|
|
---alıntı----yüzüncü yıl tesellisi bir maç düşünün maçın üçte ikisi galatasaray yarı sahasında geçsin. galatasaray'ın direkten dönen topu yok. rüştü'nün kurtardığı bir top da yok. hatta hatta neredeyse avuta çıkan topu bile yok. bütün toplar ağlarla buluştu. fenerbahçe ise vurdu direkten döndü, vurdu avut oldu, vurdu mondragon kurtardı.maç için, mondragon'la fenerbahçeli forvetler arasında geçti diyebiliriz. tabii aslında tesadüf dediğimiz faktörün galatasaray lehine işlemesinin de bir nedeni vardı. o da hagi faktörüydü. hagi gerçekten harika değişiklikler yaptı ve bir kupa mücadelesinde nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı. kendini bilerek ve sağlam durarak. peki daum ne yaptı? daum da bir kupa mücadelesinde ne yapılmayacaksa onu yaptı. bir kere tuttu deniz'i sol kanata çekti. yani deniz'i kurtlara yem yaptı. önder'i, deniz'in oynaması gereken yerde kullandı. böylece luciano ile önder arasında tramvay geçecek kadar boşluklar oldu. ilk önce ribery sonra da hakan o tramvay görevini başarıyla yerine getirdiler. bu da yetmezmiş gibi selçuk'u sahadan alıp hooijdonk'u oyuna sürdü. böylece orta saha tamamıyla kayboldu gitti. bir teknik direktör bu kadar hata yaparsa diğeri de bundan yararlanır.kısacası hagi ile mondragon kupayı galatasaray'a verirken, daum da kupanın bir kulpundan tutup onlara hediye etti. fenerbahçe peki bu kadar taktiksel hataya rağmen nasıl bu kadar baskılı oynadı. veya kaleye inip tehlikeler yarattı. bir kere ilk yarıda serhat harika oynadı. tabii nobre de iyiydi. ama sahanın bir iyisi vardı ki onun eline kimse su dökemez. fenerbahçe taraftarı. olimpiyat stadını kasıp kavurdu taraftar. golleri yedikçe tezahüratını artırdı. dördüncü golden sonra bile galatasaray taraftarına ağız tadıyla bir sevinç yaşattırmadı. bu taraftar gerçekten inancıyla ve inadıyla büyüyor. galatasaray taraftarı aziz yıldırım'a küfür etmek dşında nedense bir suskunluk içindeydi. bu çirkinlik ne zamana kadar cezasız kalacak merak ediyorum. fairplay ödüllü başkan canaydın'ın bu küfür ile ilgili açıklamalarının ise bazı kesimlerin gözünü açmasını gerekiyor. neredeyse kendi taraftarına hak verdi sayın başkan. fairplay olayı artık bence tartışmaya açılmalı. kısacası galatasaray bir kupaya çok da haketmeden sahip oldu. ama yüzüncü yıllarında fenerbahçe'ye kaptıracakları şampiyonluğun yerini tutar mı bilemiyeceğim?----alıntı-----
fenerbahçenin oyununun abartıldığı maç.. tabiki 3-0 olduktan sonra saldırcaklardı.. rakip ceza sahasına doldurursan 8 kişi tabiki gol pozisyonu bulursun, bu marifet degildir önemli olan onları atmaktır.. ayrıca ikinci yarıda fenerbahçe bu kadar açılmasının kaçınılmaz sonucunu gördü ve 4. golü yedi. bu golden sonra kaç tane fb atağı olmuş dogru dürüst sorarım size... o yüzden böyle bahanelerle gelmesin fenerbahçeli arkadaşlar.. bari 5 tane yedikten sonra gelmeyin.. neymiş rüştüye top gelmemişrüştüye geldi de transit geçti hep kaleye, otomatik kapı misaliydi zira kendisi...şampiyon olun ama komik olmayın...
frank ribery nin 16. dakikada gercek galatasaraylı oldugu mactır.. lakin gözden kacırılmaması gereken bir hususta 38. dakikada 5erbahceli denizin gercek galatasaraylı olmasıdır... ayrıca malumunuz falcı buyucu kulubu olan 5erbahce nin taraftarlarının her galatasaray muhabbeti gecen yerde elleri ile yaptıkları 6 işaretinin anlamının bu macın skor tahmini oldugunu anlamıs bulunmaktayız. fal ile buyu ile olsada ilerisini görebilmek takdir edilesi bi olaydır. nitekimde tahmin dogru cıkmıstır. sag el :5 parmak sol el : 1 parmak... hadii hadii hep beraber kaldırın elleri... evet böyle işte.. budur...
"6-0'la mı fenerli olduk da 5-1'le bırakalım" dedirten maçtır.maç ertesi fenerbahçe forması giydiğimde galatasaraylı arkadaşlardan "utanmadan bir de o formayı mı giyiyosun" tepkisini aldım. kendilerine sözlük aracılığıyla bir kez daha hatırlatmak isterim ki; bir fenerbahçeli asla formasından utanmaz ve fenerbahçe forması naftalin kokmaz.edit: tüm galatasaraylı kardeşlere zamanın ötesinden sevgilerimi gönderiyorum. formalarının naftalin kokmaması için yapmaları gerekeni merak ediyolarsa çekinmeden söylerim: biraz giysinler, büyük zaferleri beklemeden. cümleten saygılar...
rustunun otomatik kapi sensoru sahsiyetine burundugu mactir...
tarih boyunca hic bir halt edememis "fenerbahce koyden bozma cumhuriyeti takiminin", ki sampiyonlar liginde 0 puan cekmelerini saymiorum, tek basarilarida ki o basari sayilmaz sadece "tesaduf"ten ibaret 6 sifirin uzerine bir balyoz gibi cokmus mactir...
el cezire'de mac anlatımı bir baska olan mac.http://www.deep-nblue.com/gsbasket/elcezire.wav
arkayı beşleyelim denkleminin vuku bulduğu maç tarihi şeysi.bir başka deyişle arka koltukların 4 kişilikken 5 kişilik olma durumu.
insanların sürekli hakkında "galatasaray ın değil mondragon un yenilemediği maç olmuştur" diye lakırdı yaptığı maç.meğer mondragon o maç için dardanel den kiralanmış galatasaray ın kalecisi değilmiş.(bkz: ben bugün bunu öğrendim)
tesadüf t-shirt lerine bir yenisinin eklenmesini sağlayan maç.http://www.galatasaray.org/...tesadufun_boylesi_b.gif
uzerine bu kadar yazildi cizildi bu macin.. skor yanina deginmek istemiyorum, cunku gercekten bir galatasarayli olarak 5-1 lik skoru beklemiyordum ve bu nedenle muthis bir sevinc icinde oldugum ve butun galatasaraylilarin da boyle bir mutlulugu yasadigi acik.. oncelikle ozhan canaydinin aciklamalarina sasiran birtakim fenerbahceli arkadaslar ne bekliyorlardi, merak ediyorum.. 6-0 yenilirken rakip baskanin elini sıkan, her daim surekli fair-play'den bahseden, istifasi istenirken, yuhalanirken bile rakip takim baskani hakkinda hicbir sey soylemeyen, kendisini ve federasyon baskanini aklinca adamdan saymayip toplantiya gelmeyen bir adama karsi daha ne kadar saygili davranabilir? bu zatin kendisi mekteb-i sultani mezunudur efendim, karsisindaki adamsa ali senden devraldigi ne idugu belirsiz ** isiyle buyuyup bu hale gelmis bir para babasi.. sorarim size, hangi insan evladi, bu kadar saygiya tahammul edebilir? evet, galatasaray taraftari sevmiyor aziz yildirimi.. ali seni de sevmedi.. kufur etmek dogru olmayabilir ancak dogru duzgun bir baskan geldiginde kufur etmemeyi de bilecek kadar zekidir.. objektif degerlendirmenin bile onune geciyor aziz yildirim, insanin fenerbahceli dostlariyla spor muhabbeti yapmasina mani oluyor.. cunku her seferinde konu o noktaya geliyor ve sinirler geriliyor.. hayir, sinirlerin gerilmesinin sebebi, objektif fenerbahceli arkadaslarin da bu zati sevmemesi.. beraber tepkiler belirtiliyor, futbol konusmanin bir anlami kalmiyor.. demek istedigim, bu insan turk futbolu icin kotu bir ornek olusturmaya devam ediyor..mac icinde fenerbahcenin ustun oldugu bircok an, pozisyon, durum vardi, evet.. sadece 3-0 degil, 1-0 ve 2-0 da iken de cesitli pozisyon varyasyonlari icine girip gole yaklastilar.. degerlendiremediler, orasi ayri.. ancak bu galatasarayin aldigi kupaya (kaldi ki butun mac savunma yapip 1-0 yenmis de degil bu takim) golge dusuremez.. cunku skor 5-1 lik bir neticeyi gosteriyor.. bilmiyorum, iyi futbol oynadik ama yenildik diye uzulen arkadaslar buna dikkat ediyor mu? onun disinda kimsenin de fenerbahce kotu oynadi demeye hakki oldugunu dusunmuyorum.. sadece galatasaray mondragonu ve super hazirlanmis taktigi ile bu taktigin tutmasinda onemli rol ustlenen orta saha-hucum hattiyla bu farki yaratmis, defansif ortasahalari ile feneri kilitlemis, bir tek serhati yeterince durduramamis ve fenerbahcenin organizeden ziyade yine kanat ve duran top yetenegine care bulamamistir.. yine de, bu buyuk basari gelmistir ve 14. kez bu kupa galatasarayin olmustur.. fenerbahceli arkadaslar icin, 2 hafta sonraki mac heyecan yaratabilir ancak suanda ortada olan sonuc bu yil galatasarayin fenerbahceyi iki kere rahatlikla yendigi gercegidir ve ikincisi boylesine farkli oldugu icin de galatasaray taraftarinin bu mukemmel basariyi ve dolayisiyla mutlulugu yasamaya hakki vardir..tribun mevzusuna gelince.. televizyondan izleyen arkadaslar fenerbahce tribunlerinin sesinin duyuldugunu soyluyorlar israrla.. ben maci stadda izleyen biri olarak soyluyorum ki, fenerbahce taraftari baslama dudugundeki buyuk gurultusu, 2-0 olduktan sonra gelen pozisyonlar ile bir 5 dakikalik muddet ve skor 4-1 oldugunda verdikleri kisa suren ancak super olan destek disinda cok da sesini cikartmamistir.. bunun boyle olmasi da son derece dogaldir, zira zaten takimlari erkenden geriye dusmus ve fark acilmistir.. televizyonda sesin fenerbahce seklinde duyulmasinin sebebi de, kanald ekibinin galatasaray taraftarinin sesini kisarken "zaten cok ses cikmiyor" mantigiyla fenerbahce tribunlerininkine dokunmamasidir, ki bunu da bu ekipten aldigim bilgi ile soyleyebiliyorum.. bu nedenle oyle cok boburlenmenin anlami yok, zaten mantigi da yok.. ne fener, ne galatasaray, ne de besiktas taraftari 2-0 geriye dustukten sonra diger takimin taraftari kadar ses cikartamazlar, bosuna yanilmaya gerek yok.. kaldi ki, galatasaray taraftari kendisi bagirirken cikan yankidan da macin buyuk bir bolumunde kendi sesinin ciktigini anlayabilmistir ve temposunu uzun sure kaybetmeden devam ettirmistir skorun ve gelen gollerin etkisiyle.. sahadaki sova katilmayi bilmis, tam dolmayan stadda elinden geleni yapmistir..sonuc olarak, asina olunan bir kupanin maciydi ancak skoru ve sevinciyle bir kupa macindan cok daha fazlasini saglamayi basardi bu mac.. 2 hafta sonra ne olur bilemiyorum, aslinda fenerbahcenin sampiyonluguna da kesin gozuyle bakiyorum ancak sunu rahatlikla soyleyebilirim ki; bu takimla ve bu teknik direktorle sonuna kadar gurur duyuyorum.. ve iki hafta sonrasi icin de, skoru ne olursa olsun tribun acisindan taskinliga varmayan bir sinir harbinin otesine gecmeyen bir mucadele diliyorum.. iyi oynayanin yani sira dogru taktigi yapan kazansin, tribunlerden taslar, mesaleler atilmasin..
yorumları okumadım belki yazılmıştır ama; maçın bazı bölümleri 8 mart 2005 chelsea barcelona maci ile çok benzerlikler göstermiştir. bildiğimiz gibi barcelona takımının hücum gücü ve top tutma becerisi üst düzeydedir. deplasmanda iyi oynamasına rağmen defansındaki zaafları nedeniyle elenmiştir. bu maçta da fenerbahçe topu tutmasına, oyuna hükmediyor görünmesine rağmen farklı mağlup oldu. göze hoş gelen hücum futbolu bir takımı bir yere kadar taşır. bir takımın sağlam defans kurgusu yoksa kimi zaman finalde kimi zaman yarı finalde evine dönmek zorunda kalır.her iki maçı hafızalarımızda canlandırırsak hem barcelona'nın hem fenerbahçe'nin öne geçip farklı kazanabilirlerdi de. azcık sert duvara çarpınca olmuyor işte. ha lucescu taktiğini benimsemiyoruz tabii ki.
herkesi takim duşunduren mac.
bir beşiktaşlı olarak nispeten tarafsız bir açıdan baktığımda bir kaç sene evvelki 6-0lık yenilginin galatasaraylıların hakikaten içinde kalmış olduğu gibi bir izlenim oluşturan - en azından ben sağda solda gördüğüm galatasaraylıların konuşmalarından böyle bir izlenime kapıldım - maç... bunun yanısıra, hücumda ne kadar başarılı olursa olsun savunma yapmayan bir takımın maç kazanmasının ne kadar zor olduğunun fenerbahçe'ye, beşiktaş'tan sonra bu kez galatasaray tarafından, bir kez daha hatırlatıldığı maç olmuştur aynı zamanda...
ozelliklede fenerbahce taraftarinin "bu maci mondragon aldi abi" ye takilmalari yine bir taraftar bol (tabi onemli olan nicelik degil niteliktir) ama futbolu bilen yok yorumlarina sebep olmustur fenerbahce icin.neden diyecek olursaniz:1) bu yorumu yapan arkadaslar hagi galatasarayda futbolcu iken "abi bir haginiz var iste" diye salak bir yoruma girerlerdi. arkadaslar biz hagiye 5 kurus odemedik adam 30 undan sonra her yerde oynadigi klas futbolunu sergiledi. siz anelkaya 10 milyon euro verdinizde ne oluyor? galatasarayli taraftarlar neden "abi sizde anelka var" demiyor. 2) bu yorumu yapan arkadaslara sorarim sezon basindan bu yana fenerbahceden alex adli arkadasi cikarin, fener bugun 6. mi olurdu 7. mi? fenerbahce bir sezonda kacinci teknik direktor degistirme rekorunu (yine kendisine ait olan) kirar miydi kirmaz miydi?3) fenerbahcenin son 20 yilda kazandigi 2-3 sampiyonluk (ve diyemiyorum baska bir basari yok cunku ne turkiye kupasi ne baska bir basari) tamamen rustunun eseri degil midir? gecen sezon rustunun kurtardigi toplar olmasa van hojdonkun serbest vurustan attigi gollerin esamesi okunur muydu?4) yillardir rustunun sirtindan gecinen fenerbahcenin rustuye yaptigi ayiplari baska hangi buyuk oldugunu iddia eden takim kuculerek yapar? bu sorulara cevap verecek fenerli bir baba yigit cikarsa usenmesin buraya yazsin yada bana mesaj atsin.
bir kısım insanların fenerbahçe'nin oyununu göklere çıkardığı ama aynı zamanda da teknik direktörlerini vs. suçladıkları maç.hem eleştir hem sahip çıkmaya çalış. bu tarz davranışlara bakarsak hakkaten ümit davala haklı
kalecisiz besiktasa 4-3 yenildikten sonra, tarih tek farkli galibiyetle yazilmaz, 6-0 gibi skorlarla yazilir diyenaziz yildirimin 5-1'i nasil yorumlayacagi da merakla beklenmektedir.genellikle yenilgi sonrasi trubunler ve merdivenler konusunda elestirilerine aliskin oldugumuz icin bu mac sonrasi sessiz kalisi yadirganmistir.
van der levend'in gonderdigi entry istatistikleri bir kez daha gosteriyor ki türkiye'de sadece fenerbahçe ve diğerleri vardır.. bu yüzden de sari-kanaryalar ülkenin en cok sevilen ve ayni zamanda en cok nefret edilen takimidir.. aynı abd'deki ny yankees gibi..
fenerbahce'nin 22 mayis'ta rovansi alip sampiyon olarak bir guzel unutturdugu mactir, eline sagliktir. o degil de, franck ribery vardi, noldu ona?
hakkinda hala entry girildigine gore unutulmadigi belli olan mactir.edit: (bkz: #7567599)
unutulmayanin kendisi degil kendisinden sonra burada yapilan terbiyesizlikler oldugu mactir ne yazik ki...
fenerbahcenin yaklasik 10 gun sonra rovansi alip rakibinin onunde sampiyonluk turu atmasi ile bu macin olumsuzlugunu temizlemistir. galatasaray ise bu macin ardindan kazandigi turkiye kupasi ile ancak uefa kupasina katilabilmistir lig ucuncusu olarak.
turkiye kupasi final macidir. ataturk olimpiyat stadinda oynanacak tribunler yari yariya ayrilacaktirbu entry fenerbahce finale cikamazsa mactan 5 sn sonra gote girerek kendini yok edecektir
fenerbahçeliler kadar galatasaraylilarinda gerçeklesmesini istedigini düsündügüm olasi futbol müsabakasi.
fenerbahçeliler ve galatasaraylilar kadar besiktaslilarin da gerçeklesmesini istedigini düsündügüm olasi futbol müsabakasi. malum, bu durumda besiktas'in avrupa kupalarina katilmasi kesinlesiyor.
sezona iki kupa hedefi ile çikmis iki ezeli rakibin maçi .o zamana kadar sampiyon belli olmazsa bu maç tadindan yenmez hale gelecektir.
olmasi muhtemel türkiye kupasi final maçidir.bu maçin bir diger önemi de,olmasi halinde,sampiyonlar ligi finalinden önce yapilacak ilk ve son ciddi test olacak olmasidir.
fenerbahce'nin lig sampiyonlugundan sonra türkiye kupasini da gs'nin elinden alacagi ve böylece aziz yildirim'in ve tüm fb'lilerin gs'nin 100. yilini unutamayacagi bir sekilde kutlamalarini(yoksa bi kösede oturup kahrolmalari mi deseydim) saglayacak maç...
iki takim uzun yillar sonra finalde karsilacagi için tadindan yenmeyecek,oynanma ihtimali pek kuvvetli görünen maç.
hayatim boyunca ilk kez iki takimin esit taraftar sayilariyla tarafsiz bi sahada mucadele edecegini gorecegim, turkiye icin sampiyonlar ligi finalinden daha buyuk olan mac...
25 mayis samp. ligi finali evsahibi olimpiyat stadinin denenmesi amaciyla, onceden belirlenmis olup, galatasaray - fenerbahce finalinin kesinlesmesiyle, o gün çikabilecek olasi bir savasin, sorumlusunun uefa olacagina inandigim maç...
türkiye kupasi'nin eski cazibesini yitirdigini düsünülürse, bu kupaya olan itibari tekrar kazandiracak olan bir maçtir. çünkü türkiye'de hiçbir maç, fenerbahçe-galatasaray müsabakalari kadar renkli, çekismeli ve ilgi çekici olamaz. bu anlamda hayirli bir eslesme olmustur kupanin kaderi için. ama ötesi neler getirir bilinmez. olimpiyat stadinin saha içinde mükemmel bir maça sahne olacagi kesinken, saha disinin nelere gebe oldugunu az çok tahmin edebiliriz. bu anlamda en büyük sinavi yöneticiler verecek. sükuneti korumak, iyi niyet, küfür ve siddetten uzak tribünler vaad edenlerin ne kadar samimi olduklari belgelenecektir. maçin galibi kim olur bilemem ama umarim sag duyu ve akli selim galip gelir. sampiyonlar ligi fimali'ni de düsünecek olursak, uefa'nin gözü bu maçta olacaktir. olasi bir taskinlik ve büyük olaylar itibarimizi çok olumsuz yönde etkileyecektir. bunu da unutmamak gerekiyor.ligdeki müsabaka öncesi bu maçin olmasi bir bakima avantajdir. zira final maçi, biraz olsun rahatlatacaktir bu iki takimi. futbol kalitesi ne olur bilinmez, ama bu mükemmel mücadele ve rekabeti seyretmek bir hayli zevkli olacak.... süphesiz...
tarih itibariyle vizelerimin bitisine denk geldiginden yerinde izleyememem için hiç bir nedenimin kalmadigi maç. ha sadece isparta - istanbul arasi mesafe var o o kadar önemli degil.
turk futbol tarihi icin cok onemli bir mac olacaktir. turkiyenin en buyuk kluplerinden ikisinin kapismasi, hele bir de final maci olunca butun ulkeye en az 1 aylik muhabbet cikaracaktir. umudumuz seyiri guzel ve dostane diyecem olmayacak biliyorum ama en azindan olaysiz gecmesidir. sozlukte eli ve dili cok uzamis olan ve kufur icerip, tahrik gucu yuksek entry girenlere ise o isler atip tutmakla olmaz, adamda "nah boyle" tasak olmasi gerekir, varsa onuda konusuruz diyor ve finale cikan iki takimi da tebrik ediyorum.
mutemelen fenerbahceli taraftarlarin kadikoyde galatasaraylilarin mecidiyekoyde toplanip maca goturulecekleri ve gene muhtemelen taraftar gruplarinin stad disinda bir yerde karsilasmayacagi mac. sampiyonlar ligi finalinde yer alacak takimlarin taraftarlarina nasil bir onlem alinacaksa aynisi bu macta alinacaktir prova olmasi icin ote yandan eger gruplar kapismak isterse degil 27 bin 127 bin polis olsa onlar kapisacak ortami bulurlar
turkiye tarihinde ilk kez 40.000 galatasarayli ve 40.000 fenerbahcelinin biraraya gelecegi maçtir. (bkz: hanim kos ceset torbalarini getir)
hakkinda kimbilir kac yuz entry daha yazilacak, kazanan sevinecek, kaybeden diger maci alip bari sampiyon olayim diyecek. kimse farkinda degil ki bu maç masum birileri olasi meydan muharrebelerinde hayatini bile kaybedebilir. allah korusun tarih kitaplarinda ultraslan ve genc fenerbahce ordulari, olimpiyat ovasinda karsi karsiya gelmisti seklinde yer alabilir. birileri bunun farkina vardiginda insallah cok gec olmaz.
zamaninda sukru saracoglunda oynanan ve normal suresi 4-4 biten karsilasma kadar guzel ve bir o kadar da centilmence gecmesini diledigim mac.
olimpiyat stadi cografyasinin toplu mezar olusturmaya ne kadar elverisli oldugununun unutulmamasi,stada kazma kürekle gelen degerli arkadaslarimizin bu kazmalari fidan dikmek için getirmedigini anlamamiz,buna mükabil hazirlikli gitmemiz gereken maçtir. (bkz: olmeye olmeye olmeye geldik)
sampiyonlar ligi final maci oncesi olimpiyat stadinda oynanmasinin cikabilecek olaylar nedeniyle tam bir sanssizlik olacagini dusundugum karsilasma...
eyyamci güçlerin antin kuntin sebeplerle esit sayida seyircinin gelmesine izin vermeyecegini düsündürüyor bu maç. esasen bilenlerin gayet net hatirladigi her derbiye esit seyirci alimi dönemine dönüsün habercisi olabilir. bu nedenle efendi olalim, birbirimize mesale atmayalim sevgi pitirciklari.
o kadar büyütülmemesi gereken maçtir. en nihayetinde kazanan kupa mi veriyorlar kardesim...(bkz: bunamak)
maçin sonucu ne olursa olsun her iki takimin taraftarlarinin da yapacagi taskinlikla sampiyonlar ligi final maçinin baska bir ülkeye alinmasina neden olabilecek bir maçtir aman diyim
güvenlik önlemlerinin cok ama cok iyi alinmasinin gerektigi karsilasmadir...! *
gidenlerin yanlarinda battaniye, uyku tulumu ve benzeri kamp malzemeleri götürmelerinin yerinde olcagi maçtir. zira iki hafta sonraki sampiyonlar ligi maçi için o kadar yol eziyeti çekmenin bir anlami yoktur.tabi sampiyonlar ligi final bileti olanlarin.
türkiye futbol federasyonun 25 mayis sampiyonlar ligi final maçi öncesi kobay olarak kullanacagi maç. stadda 80 bin taraftar hayal edilmemelidir. sampiyonlar ligi finalinde 70 bin kisi ile sinirlandirilan stadyuma bu maçta da en fazla o kadar bilet satilacak. prova niyetindeki maçin sampiyonlar ligi maç saati 21:45'de oynatilmasi beklenmekte, kapali ve maraton tribünden taraftar açisindan avantajli olan maratonunun hangi kulübe verilecegi merakla beklenmektedir. 25 mayis öncesi polis ve jandarma futbol tarihinin en büyük güvenlik önlemlerini alacak ve kus uçurtmayacaktir. maçin hakemi lig kopma noktasina gelirse cem papila olur, is kadiköy'e kalirsa serdar tatli .. türk spor medyasinda önümüzdeki günlerde finalin tarafsiz sahada oynanmadigi, galatasaray'in saha tecrübesi bulundugu yönünde yaygarlarin çikmasi kuvvetle muhtemeldir.
sampiyonlar ligi finali öncesi son deneme olacagindan emniyet müdürlügünün de talebiyle 21:45 de baslayacaktir.
olimpiyat stadinda oynanmamasi gereken maçtir.konuya 2 açidan bakilmasi gereken maçtir. fenerbahçeli bir taraftar olarak üsenmedim olimpiyat stadini gezdim ve bence türkiye kupasi finalinin tribün paylasimi açisindan orada oynanmamasina kanaat getirdim, 1. bakis açisi:hadi tribünleri paylastirdilar; ya çikacak olaylari nasil engelleyecekler? zira benim gibi iyi niyetli futbolseverlerin disinda bu tip spor karsilasmalarini bir nevi cinayet zemini olarak gören aptal ruhsuz o kadar insan var ki! 60.000 kisinin istirak edecegi bu karsilasmada egitim düzeyi düsük olan %5 bir taraftar gelse bile( 3.000 kisi ediyor) mutlaka olay çikacak ve bu iyi niyetli futbolseverlere bile siçrayacaktir. hiç kavga etmem ben, hayatim boyunca da etmedim ama birinin bana agir bir küfür etmesi yada vurmasi durumunda karsilik vermekten hiç çekinmem. hiç olmasini istemiyorum ama maçin orada oynanmasi halinde yaklasik 30.000 polis görev alacaktir dolayisiyla bu sayi oradaki 3.000 azmani durdurmaya yetmez buna baglantili olarak stadin bulundugu bölge jandarmasindan yardim istenecektir. jandarmanin görev almasi bir nevi kalabalik ve islerin aksamasindan baska bir ise yaramayacaktir zira ben anlamam komutan bilir olayi ne yazik ki ülkemizin genelinde var. jandarmadan da üstün bir hizmet bekleyemek çilginlik olur. ee nerde oynansin bu maç? büyüksehirlerde durum istanbulun aynisi zira olaylara her yerde sahit oluyoruz.2. bakis açisi:adi üstünde türkiye kupasi! yani türkiye'nin kupasi! bu kupanin gerek futbol takimlari gerekse futbolsever açisindan anlami çok baskadir. bana göre anlami spor, kardeslik, dostluk, hosgörü ve hayatin ta kendisidir. bu maçi ülkemizin büyüksehirlerinden birinde degil de sosyal yasanti açisindan zayif hatta hiç olmayan ve belki hayatlarinin sonuna kadar, türkiyenin 3 büyük futbol kulübünden ikisini hiç bir zaman göremeyecek olan vatandaslarimizin bulundugu bir yerde oynatmalilar. o vatandaslara siz türksünüz, siz de bizim bir vatandasimizsiniz'-i hatirlatmalilar. ey yetkililer;bir kez de para kazanmak vazgeçin ve bu maçi , mezopotomya ovasina ve suriye çölüne egemen bir konumda olan mardin daglari, geceleri uçsuz bucaksiz bir denizi andiran ovasinda kurulmus olan mardin 21 kasim sehir stadinda oynatin. bu yazdigimi kaynak belirtmeden word'e aktarip "fw: haydi mardine!!" diye arkadaslarini yollayan ne hincaldir ne de uluçtur. ben görevimi yerine getiriyor (sallamasalar bile) bu yazdiklarimi futbol federasyonuna ve iki büyük kulübe mail olarak atiyorum. birlikten güç dogar! siz de deneseniz??
galatasaray'lilarin olimpiyat stadinda oynamak istedikleri maç.
bilet fiyatlarinin yuksekligi gidecek taraftarin kaliteli olmasini saglamaktir. zira en ucuz bilet 10 ytl olsa kufurbazida, terbiyesizide, serseriside maca giderse olay cikma riski bir hayli artar. hal boyle oluncada olasi bir sampiyonlar ligi finali sansimizi zora sokabilir. karaborsaninda onune bu sayede gecilecektir, zira karaborsaci icin aldigindan dusuk fiyata bileti satma ihtimali bu fiyatlarla cok yuksek. guzel bir futbol soleni olucagi malum.
parası fazla olanın kaliteli insan olduğunu ve küfür etmediğini iddia eden kişilerce maç biletlerinin normal karşılandığı maçtır. buradaki amaç maça mümkün olduğunca az insan gelmesinin dışında bir şey değildir.
sırf ilker yasin'den dinlememek için gitmek istediğim maç.
"ulan bu iki takım taraftarları karsı karsı gelirse meydan muharebesi cıkar ne yapsak da gelmeseler" dusuncesinin sonucu olarak once saat 21'e konmus, e yine gelirlerse diye bilet fiyatları 40 milyondan baslatılmış, e ya baskası alır bunlara verirse naparız gibi bi endiseyi de ortadan kaldırmak icin bir kişiye iki bilet verilmiş sonuc olarak sporda siddeti engellemek bir yana tesvik eden sayın federesyon yetkililerinin dahiyane fikirlerini sergiledikleri bir mac olmustur. gerci turizm bakanı 'cok para harcayan gorgusuz gelmesin' (neredeyse) diyen * bir ulkenin federasyonu da dogal olarak maca ne kadar az kişi getirebiliriz diye dusunecektir.
fenerbahçe takımının galatasaray'ın eline vereceği maçtır
şampiyonlar ligi finali öncesi prova amaçlı olacak olan ve maç sonrasında 3-5 bin dengesizin maçı katletmemesi için dua edeceğim,aksi taktirde şampiyonlar ligi finaline hangi yüzle ev sahipliği yapacağımızı kara kara düşündüren,bu konulardan ötürü skorun zerre kadar sikimde olmadığı maçtır.haftalarca konuşulacak maç olacağı kesin.umarim dünya haftalarca olası bir rezaleti konuşmaz.ha çok mu abartıyorum,burası türkiye...her an herşey olabilir.kinetik enerjisini etrafındakilere yansıtacak bünyeler lütfen bu eylemi ilker yasin'e saydirarak gerçekleştirsinler.aşağı yukarı aynı kalori ediyor zaten..
kendine hakim olamayacağını düşünenlerin maçı izlerken sözlüğü açık tutmamaları önerilen maçtır. çok kişi uçacak, çok kişi çaylak olacak, çok kişi yazılanları okurken sözlüğün geleceği hakkında umutsuzluğa düşecektir.
bilet fiyatlarinin yüksekligini "kaliteli taraftar gelsin" diye savunanlarin,temelsiz kliselerle konusma tuzagina düstükleri maç. dünyada,hele hele türkiyede futbol söz konusu oldugu zaman fanatizm siniflar üstü birseydir maalesef. tam olarak hatirlayamadigim birçok yazida 2001 yilinda kadiköydeki fb-gs maçinda en agir küfürlerin numaralidan edildigi defalarca tekrarlanmistir. ayni sekilde kalkip tezahürat yapmaya üsenen asy numaralisi oyundan çikan oyuncularin küfretmekten geri durmaz,ayrica tribün liderleri de öyle zannedildigi kadar (ekonomik anlamda) serseri adamlar degillerdir,ayrica bilet fiyatlari onlari çok fazla etkilemez çünkü biletleri bedava alirlar çok zaman. evet tff büyük olasilikla üstteki düsünceyle bu fiyatlari koymustur ama amaca hizmet etmeyecektir bence.
bilet fiyatlarının yüksek tutulması zorlama yorumlara yol açmış müsabakadır. ara sıra maça gidenler bilir ki çok para veren olay çıkarmaz, küfür etmez varsayımı yanlıştır. örneğin fenerbahçe taraftarlarından migros kale arkası tribününde toplanan ve kimilerinin çapulcu dediği grup maç boyu takımını destekleyici tezahürat yapıp küfürden kaçınırken, senelik kombinesi 1 milyar olan maraton üst tribünündeki bir grubun işi gücü küfür etmektir. hatta maraton vip'teki son derece pahalı koltukların sahipleri hem rakip hem de fenerbahçeli oyunculara küfür yağdırmayı alışkanlık bellemişlerdir.bilet fiyatlarının bu kadar yüksek tutulması ve çok az bilet basılması (50,000 biletten bahsediliyor) "şu okullar olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim" anlayışının bir yansımasıdır. kimse stada gelmezse ne süper ne olaysız maç organize ederiz ama!
bilet fiyatlarının yüksek tutulmasının (bkz: do you wanna get high) her iki takım taraftarlarına hakaret olarak kabul edilmesi gerekir. çok para ödeyen küfür etmez, yanındakinin kafasında sandalye kırmaz mantığının komikliği bir tarafa, bu final misal sakaryaspor-kocaelispor arasında oynansaydı fiyatların böyle olmayacağı aşikar. bu durumda devamli olarak haksızlığa uğradığını söyleyen anadolu(!) takımların, bazı takımları bizans diye niteleyip kendilerini anti bizans görenlerin bir kez daha düşünmesi gerekir. sanki finali oynayacak bu iki takım taraftarları diğer klüpleri destekleyenlerden daha zenginmiş gibi son derece yamuk bir elitist cinnet bu.basında, günlük hayatta, şişman yöneticilerin aragazlarında beslenen fenerbahçe-galatasaray düşmanlığı körüklenmiş, üstüne bir de bu iki takım eşleşince gazete satışları artmış, günlük olarak kaç bilet satıldığı takip edilir olmuş. gereksiz bir yere anlamsız bir stat yapılmış ve bir takıma verilmiş, sadece üçyüz ortalamaya maç oynanmış hazır yakalamışken fener ve galatasarayı, ne kaldırsak kardır anlayışını lanetliyoruz tabii.sonuçta kupayı kazanan beşiktaş olmuştur, uefa'yı garantilediler.
11 mayıs 2005 çarşamba akşamı saat 21:00 den itibaren sözlükten naklen yayınlanacaktır.
yasanan bu kadar cirkeflikten sonra federasyonun fenerbahceye iki kupa verdirmeyecegi, dolayisiyla bir sekilde galatasaraya gidecek mac
bilet fiyatlari oldukça ucuz olan karşılaşma. numarali alt gs tarafi : 105 ytl(105.000.000tl)numarali üst gs tarafi : 79 ytl(79.000.000tl)kale arkasi gs tarafi : 43 ytl(43.000.000tl)kapali alt fb tarafi : 105 ytl(105.000.000tl)kapali üst fb tarafi : 79 ytl(79.000.000tl)kale arkasi fb tarafi : 43 ytl(43.000.000tl)federasyon galiba türkiye'yi britanya sandı. 21 mayıs'taki fa cup finalinin bile biletleri bu kadar pahalı değil. maç saat 21'de.. fa cup finali ise saat 17:00'da.. galiba hava iyice kararsın, insanlar birbirini daha rahat şekilde öldürsün diye böyle bir şey yapıldı. bu saatte oynayacak maça, bu fiyata bilet satarsan stadyum dolmaz. zaten şu an hala sürüyle bilet elde. boş bir statta, gecenin köründe oynanacak bir final karşılaşması. ayırca televizyonun sesini kapayarak izleyeceğim maçtır. ilker yasin'in gecemi ve futbol zevkimi mahvetmesine müsaade edemem.
william hill sitesinde galatasaray galibiyetine 2.37, beraberliğe 3.10, fenerbahçe galibiyetine 2.62 gibi süper oranlar veren maç.
serdar tatli' nin yonetecegi musabaka.
karaborsacılardan gelen yoğun tepkiler üzerine bir kişiye satılabilecek en fazla bilet sayısı iki adetten dokuz adete çıkarılmıştır.
tribunlerin buyuk oranda bos kalmasini bekliyorum bu macta. tamam sampiyonlar ligi provasi, amenna. anladik anlamasina da, bilet fiyatlarini da mi prova ediyosunuz. asgari ucretin neredeyse yarisi bilet parasiyla kim doldurur o stadi, hem de gecenin bi vakti. bu kupa finali galatasarayin bilmem kacinci turkiye kupasini muzesine goturecegi mac olacaktir ayni zamanda. daum'un maca yedeklerle cikmasi, as oyunculari ankaragucu macina saklamasi daha isabetli olur. nasil olsa galatasaray kazanir, bari ligi kacirip tum sezonu heba etmesin.
maç için henüz 6.800 civarında fenerbahçe, 5.900 civarında galatasaray taraftarının bilet aldığı ve stadın 70.000 kişilik olduğu dikkate alınınca tribün açısından heyecanlı ve görkemli görüntülere sahne olacağına ihtimal vermediğim maç...
çarşamba günü başlayacak ve penaltılara kalması halinde kupayı kazananın perşembe günü belli olması muhtemel karşılaşma.seyirciler de cuma günü evlerine dönmüş olurlar artık.
olay çıkması beklenen maç olsa da olay çıkması halinde basına yansıtılmayacağını düşünüyorum.ki gerek önlemleri gerekse de yaptırımların caydırılıcığı sayesinde olumsuz birşeyin yaşanabileceği ihtimalini düşünmüyorum bile.umarım hakem triosu(bu lafı çok seviyorum) da güzel bir maç yönetir ve uzun yıllar sonra ilk defa bir derbi maçından sonra sadece futbol konuşuruz.
11 ekim 2003 türkiye ingiltere maci biletleriuygulamasının bir benzeri yapılarak "iyi aile çocukları" maça gelsin, elit tribünlerimiz olsun, tezahüratın, tribünün, derbinin mına koyim size birşey olmasın karşılaşmasıdır..şampiyonlar ligi finali bilet fiyatlarıyla aynı rakama bilet satıp, maçı açık kanaldan naklen yayınlayıp; 80 bin kişilik stadda 30 bin kişilik güvenlik boşluğu yaratanlar, maç sonrası çıkıp "derbiden alnımızın akıyla çıktık, şampiyonlar ligi finaline hazırız" diye naklen yayınlarda turlayacaklar ve görev aşkıyla yanıp tutuşan bürokratlar olarak evlerinin yolunu tutacaklar.. türkiye, en büyük derbisinde kendi çalar kendi oynar böyle işte. el cezire televizyonu naklen yayınlayacak diye ortalığı ayağa kaldıranlar; 8 mayis 2005 milan juventus maci nın 180 ülkede naklen yayınladığını görmezden gelip, maç sabahı yine dünyanın en büyük derbisi diye manşetler atacaklar.. türkiye kupası finali falan değil kobay oğlu kobay maçtır. kazanan da; kaybeden de en elit gözyaşları ve kahkahalarıyla terketsin stadı..(bkz: 11 mayis 2005 galatasaray fenerbahce maci/#7358483)
cumle alem ltd'nin fenerbahce'yi favori gostermesinden killanilan mactir. tamam bence de fener koyar ama bu duşunce bu kadar cok paylaşilmamaliydi. nerdeyse galatasaraylilar bile dahil bu goruşe...bir pislik var.sonucta olacak olan şudur:ya killandigim gibi galatasaray kazanir.ya da fenerbahce galatasaray farki o denli buyuk bir raddeye gelmiştir ki, tarihte ilk kez favori istikrarli olarak kazanmaya başlar.gerci bir macla bu yargilara varilamaz ama takip edelim bu seneyi, onumuzdeki seneyi komple.
dünya'nın tartışmasız en büyük derbisidir. rakip derbilerden farkı sosyal sınıf, mezhep ya da siyasi ayrımları sembolize eden takımlar arasında yapılmıyor olmasıdır. bu konuda derbi kavramını da incelemek derekir. derbi aynı şehrin büyük takımları arasında yapılan müsabakalardır. farklı şehrin takımları arasında yapılan müsabakalar derbi değildir.
herkesin herkesi sağduyulu olmaya çağırdığı futbol müsabakası.
sosyal sınıf, mezhep ya da siyasi ayrımları sembolize eden takımlar arasında yapılmayan veya formalarinda ortak renk olarak sari bulunan derbiler klasmaninda bakildigi zaman dünyanin en büyük derbisi oldugu tartisma götürmeyebilir, ama genel anlamda bakildigi zaman dünyanin en büyük derbisi olup olmadigi elbette tartisilir (bkz: dünyanin gözü bu derbide).
muhtemel k1 müsabakası.
dünyanın gözü bu derbidederbisinde saat 17:00 itibariyle satılan bilet sayısı galatasaray tribünleri için toplam 6875, fenerbahçe tribünleri için toplam 7740 dır.
olay çıkmasının imkansız olduğu karşılaşma. arap kanallarının hepsinin, eurosport'un, çoğu yabancı ülke kanallarının naklen yayınlayacağı ve en önemlisi uefa gözlemcilerinin izleyeceği bir maçta 1 fb/gslinin, 1fb/gslinin burnunu kanatmasına izin verilmez. maç sonrası olay çıkar mı? çıkmaz, çıkamaz. binlerce polis buna izin vermez. türk polisi gerektiğinde oldukça gaddardır. zaten çok ucuz olan bilet fiyatları sebepli de kavga edecek adamlar o stada gidemez. not: burada türk polisi için gaddar kelimesini, maçta olay çıkaracağını düşünen hayvanları anladıkları dilden cezalandırabileceğini belirtmek için kullandım.edit: eurosport ile görüşmeler sürüyormuş. hala yayın hakkı verilmemiş.
mac icin emniyetin aldigi onlemler:-stat çevresinde 3 ayrı arama noktası olacak, taraftar afişleri kontrolden sonra tribünlere alınacak. yabancı madde de sokulamayacak.-biletlerde seyircilerin adı yazılacak, herkes kendi koltuğunda oturacak. izleme üniteleri olay halinde koltuk sahibini hemen tespit edecek.-merdivenler kesinlikle boş tutulacak. merdiven boşluklarında bulunanlar uyarılacak, boşaltmayanlar stat dışına çıkartılacak.-stadın demirbaşlarına (tribün veya tuvalet gibi diğer yerler) zarar verenler anında dışarı çıkartılacak ve haklarında kanuni işlem yapılacak.-maçın ardından stattan ilk olarak mağlup takım taraftarları çıkarılacak.8 bin güvenlik görevlisi görev yapacak. (bilet satislarina bakarsak toplam seyircinin yarisi kadar guvenlik gorevlisi olucak)
büyük randevu.. büyük stres.. büyük final.. ama en büyük fener...
hangi yabanci kanallarin yayinlayacagini merak ettigim musabaka.zira eurosport'un yayinlayacagi dedikodusu fos cikti da, yayin akisinda gencler sampiyonasi maci var onun yerine.
an itibariyle satılan bilet sayısının 20.000 e dahi ulaşamadığı maçtır. bu sebeple bir kişiye iki bilet sınırlaması koyan biletix bu sayıyı dokuza çıkartmıştır. stadda bilet satılmayacağı için karaborsacılar stad çevresinde bilet satarak stadın dolmasına katkıda bulunacaklardır. bu gelişmelerin yanısıra sözlükte de maç ile ilgili gelişmeler devam etmektedir. bazı güzide yazarlarımız ortamı germeye başlamışlardır. şiddetle, küfürle beslenen bu klavye delikanlılarına prim vermemek aklı başında sözlük yazarlarının başlıca görevleridir. maç sırasında ve maçın bitiminden itibaren geçecek kırksekiz saat içinde sözlüğü açmamak fanatik yazarlara salık verilir. ne de olsa redbull' un yaptığını ssg' de yapabilir.
tarafsiz bir spor kisisi olarak mac oncesi analizimiz soyle gerceklesmekte. bu macin oncu belirleyicisi daumun cikaracagi 11 ve fener defansinin ne kadar hata yapacagi olacaktir. daumun maca kemalle baslayip orta gobegi kalabalik tutup galatasarayin nispeten zayif olan bu bolgesine hucum etmesi halinde fener avantaj elde edecektir. serhatla baslamak daumun maci kazanma sansi olmadigini kabulu demek olur. ayrica futbol zekasindan suphe duyulmayacak olan hagi oyunu kanatlara yikacaktir, cunku herkesin gorecegi uzere ayhan ve ribery fenerin cok zayif olan kanatlardaki fullbacklerini cok rahat ekarte edeceklerdir. herkes riberyden cok seyler bekliyor fakat trabzon macinda trabzonlu volkan tarafinda defalarca gecilen serkan varken ben burada orhan ve ayhana cok is dusecegini ve fener defansinin bu kanadinin dagilacagini ongoruyorum. ayrica kanatlardan gelen yan toplarda ligin ik yarisinda oldugu gibi hakan rahatca toplari indirebilecek ve gerideki necati vs.gibi oyunculara rustunun kalesini sikca yoklama sansi taniyacaktir. eger tuncay sol kanatta degil de forvet gibi oynarsa fenerbahcenin en tehlikeli oyuncusu olacak ve gol firsatlari yaratacaktir. aksi taktirde anelkanin da olmadigi bir ortamda tuncayi solda oynatmak fenerbahcenin zaten pek fazla olmayacak gol sanslarini iyice azaltmak anlamina gelebilir. eger kazara duran top olursa alexin adini duyacagizdir ama eger bu duran toplar orta olarak gelirlerse defans cikarak ama kaleye direkt gelirlerse gol tehlikesi olacaklardir. daha once belirtildigi gibi serhatin yerine kemal ilk onbirde oynarsa aurelio ile birlikte orta alani kontrol edecekler ve galatasarayi hayli zorlayacaklardir fakat simdiye kadarki tecrubelerin gosterdigi daumun bu kadar kavrayisa sahip olmayan bir eleman oldugudur.macin bir diger boyutu da fenerbahceli defansin ozellikle kanat oyuncularinin ribery ve ayhana yapacaklari sert fauller olacaktir, buradan kirmizi kart cikmasi kuvvetle ihtimaldir. ayhanin kendisine yapilan faullerden gaza gelip serkana saldirmasi ve kirmizi gormesi de hayli mumkundur. simdiden denebilecek kesin bir sey de mactan en karli ayrilanin umit ozat oldugudur,kendisi ribery karsisinda simdilik rezil olmaktan kurtulmustur.macin mantiki sonucu uc bir galatasaray galibiyetidir,fenerin golunu tuncay atacaktir,galatasarayda hakanin kafayla indirdigi topa onsekizden vuran necati topu rustunun uzanamayacagi-zaten hic uzanamiyor kendisi- sol koseye yollayacak, bir diger golu orhan akin ortasina kafa vuran sukur atacak,diger gol de serkanin bacak arasindan topu atip gecen ayhanin rustunun yanindan yuvarlamasiyla vuku bulacaktir. tum bunlar galatasarayda ve fenerde kirmizi kart gorulmesi halinde degismeye musaiittir.
gazetelerde yazan haberlere gore seyircisi bol olmayacak mac.
90 dakikanin sonunda 0-0 bitecegini bekledigim mac. u´zerine o kadar cok polemik yapilmistir ki, tahminimce hakkinda konusanlar mac bitimindeki futbolculardan fazla yorulmus olacaktir.
yasemin boran'ın bile oturup hakkında ciddi ciddi yorumlar yaptığı, "g.saray son derece gerilimli duygular içinde. bu gerilimi düzenlemeyi başarır ve iyimser tarafını yansıtırsa son derece yüksek bir performans sergileyebilir. f.bahçe üzerinde kuvvetli baskı hissediyor. dolayısıyla enerjisini açığa çıkarması zor olabilir. baskı duygusunu disiplin ve kararlılığa çevirebilirse kazanabilir." diyerek hiç hesaba katmadığımız etkenleri de gösterip bizleri derin düşüncelere sevkettiği maç. maç sonrası yorumlarını da bekliyoruz merakla.http://www.hurriyetim.com.tr/...14@nvid~575502,00.asp
tem otoyolu'nda bagcilar yonunden gelerek organize sanayi/ havaalani (bkz: ucretli gecisten once son cıkıs) cikisinda trafik ekiplerinin fenerbahce ve galatasaray taraftarlarini tabela ile ayri yollara yonlendirme geregi duyan futbol maci karsilasmasidir.
maçı kazanan tarafın 3 puan değil kupa alacağı,berabere biterse uzatmalara gidecek ,klasik tek maçlı kupa statüsünde oynanacak maç.
kanald'nin web sitesinde ""fenerbahçe ile oynayacağımız türkiye kupası final karşılaması için taraftarlar atatürk olimpiyat stadı'na gelmeye başladı."" flaşı ile duyurulan maç. her ne kadar galatasaray'ı tutsam da taraflı yayıncılık karşısında dumur olmadım desem yalan olur.edit :yazılarını edit etmişler ve özür dilemişler :saat 16:02'de "artık saatler kaldı!" başlıklı haberde yapılan editöryel hatadan dolayı tüm taraftar ve kullanıcılarımızdan özür dileriz. www.kanald.com.tr http://www.kanald.com.tr/...er/2005.05.11/artik.shtml
kendine güvenen bahisci gençlik için oldukça karlı bi maçtır!saat 21:00'de başlayack 223 kodlu bu zevkli maçın iddaa bahis oranları:galatasaray - 2,40beraberlik - 2,90fenerbahçe - 2,30 olarak belirlenmiştir. ayrıca, sadece bu maça oynamak mümkündür. zira minimum bahis sayısında 1 işaretlenmiştir! (bkz: hissi kablel vuku)
benim ve çoğu yaşıtımın* (bkz: 1985) yeter artık bee fener, doğduğumuzdan beri bir kupa alamadın artık al dedirttiği ve bu maçtada gerçekleşmesi yüksek olan maçtır. (bkz: inşallah)
bu maçı izleyen bunu da izledi: (bkz: 22 mayis 2005 fenerbahce galatasaray maci)ayrıca şöyle bişiler de var, bu konuyla alakalıdır belki:(bkz: 22 mayis 2005 sampiyon fenerbahce)
maalesef ilker yasin tarafından sunulacak olması kesinleşen maçtır.hüzünle bekliyoruz.
internet uzerinden takip etmek isteyenlerin http://www.trt.net.tr/wwwtrt/canli.aspx adresine tiklayarak ilker yasin yerine levent ozcelikden keyifle dinleyebilecekleri mactir.
mac oncesi sunumlarinda bile pot ustune pot kiran ilker yasin'in sayesinde radyodan dinleyecegim mac. tv'yi de acip sesini kisacagim tabii ki...
federasyonun "şampiyonlar ligi provası" düşüncesiyle katlettiği maç. şöyle ki bu kadar az seyircisi bulunan bir fenerbahçe - galatasaray derbisi tahminimce ne daha önce olmuştur, ne de (seyircisiz oynama cezası sonucu ortaya çıkabilecek maçlar dışında) gelecekte mümkün gözükmektedir.eskilerin "fenerbahçe ile galatasarayın develeri kapışsa yirmibin kişi izler" mealinde bir sözü vardır. demek ki haftaiçi saat 21.00'da, edirne yolu üzerinde, futbol stadyumundan başka herşeye benzeyen bir yerde, minimum 47 ytl ödeyerek gidilen maçlar için geçerli değilmiş bu söz. ayrıca demek ki federasyon "olay çıkacağına seyircisiz oynansın da bizim başımız yanmasın" mantığında. ve hatta demek ki federasyon, isterse fifa bütün dünya kupası finallerini istanbulda oynatmaya karar versin, bu ülke topraklarında oynanacak en büyük maçların yine de fenerbahçe - galatasaray maçları olarak kalacağının farkında değil.
30000 biletin satıldığı maçtır. fakat bu yılın en iyi takımını belirleyecek maç değildir. yılın en iyi takımını uzun süre boyunca istikrarı sağlayan takımın birinci bitirdiği bir turnuva belirler. kupalar, tek maçlık organizasyonlardır ve yenenin muhteşem bir takım, yenilenin boktan bir takım olduğu anlamına gelmez.nitekim 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçında fenerbahçe galatasaray ı 6-0 yenmişti, hakem tarafsız denilebilirdi ya da az biraz galatasaray taraflısıydı, gelin görün ki fenerbahçe o sezon galatasaraydan çok daha kötüydü.
tv'den izleyenler için kabus gibi bir karşılaşma.maçı ilker yasin anlatacak, yorumcu olarak yanında ersun yanal olacakmış. tv'nin sesini kısıp, radyonun sesini açarak izlemek en iyi çözüm. bu bünye ilker yasin'e zor da olsa dayanabilir ama ersun yanal ile ikisine dayanamaz.
kırmızı* ile lacivertin*, sarı için mücadelesi...
federasyonun 9 yıl aradan sonra oynanacak olan ilk gs-fb kupa finalini -tek ayak üzerinden oynanacak ilk gs-fb finali olması ayrı bir olay- şampiyonlar ligi finali provası olarak değerlendirmesi nedeniyle, atmosferik açıdan cacık bile olamayacak hale getirdiği 2005 yılı türkiye kupası finali. sadece 20bin seyirci olması yeterince komik değilmiş gibi, sürekli çalınan şampiyonlar ligi müziği, olayı ayıplanacak boyutlara taşımıştır.maçın yeri, saati, günü, bilet fiyatları derken, maçla ilgili alınan kararların hepsinin yanlış olması sonucu bir gram heyecanla bile beklenmeyen, futbol tutkusunun olaysız maç olması tercihiyle baltalandığı derbi.ama şu bir gerçek, bu maçın böyle olmasını ortalığı kışkırtan kötü niyetli yöneticiler, kaostan ekmek yiyen medya mensupları ve en nihayetinde cebini gerginlik sayesinde dolduran taraftar grupları istemiştir. bir anlamda bile bile lades durumudur. sonuçta da bundan zarar gören, futbol görmek isteyen, futbolu canlı atmosferi nedeniyle seven futbol tutkunlarıdır...ne diyelim, olayın sorumluluları ektiklerini biçerler umarım.şu badem atmosferde bile birilerinden küfür yediği nedeniyle şeref tribününü terk edip taraftarının arasına giden yönetici şahsiyetlerin de artık şapkalarını önlerine koyup, hayırdır diye sormaları gerekir sanırım.
gonul isterki daha bir 25 yil fenerbahcenin kupa aldigini gormeyelim ama bu sefer alacak sanirim.bu yuzden entry girdikten sonra izlemeye gidecegim mac.daha once denenmis ta molmasa da tatmin olunmustur.(bkz: 1 aralik 2002 besiktas genclerbirligi maci/1)
galatasaray: mondragon, cihan, orhan, song, tomas, ribery, ayhan, conceiçao, ergün, necati, hakan şükürfenerbahçe: rüştü, deniz, serkan, önder, luciano, tuncay, serhat, kemal, aurelio, nobre, alexsaat 21.00yayın: kanal dhakem: serdar tatlıstat: atatürk olimpiyat
an itibariyle kanal d ekranina yansiyan goruntude; gs taraftarlari arasindaki bir hanim kizimizin "sampiyon fener, en buyuk fener..." seklinde tezahurat yaptigi gorulmustur.(bkz: hadi hayirlisi)
necatinin pasında riberynin rüştüyü ters köşeye yatırarak attığı gol ile 1-0 olmuş maç.
mondragonun mükemmel kurtarışına sahne olan maç. o ne kafa vuruşu o ne çıkarıştır yarebbim.
2.golü 26. dakikada necatinin* attığı maç. gs:2-fb:0
bir güzel mayıs akşamına güzellikler katan maç.(bkz: ne güzel kuşlar ağaçlar orman ne güzel)
rustu'nun geleni geceni aldigi maclardan biri simdilik.
galatasaray'ın 3.gol'ünün atıldığı maç...dakika :37 - fenerbahçeli deniz son bir dokunuşla topu kendi kalesine atmıştır.tebrik ederiz.
(bkz: cok sicak daha da sicak olacak)
ilker yasin'in hala yıllar önceki fener'in 3 -0'an 4-3 yaptığı maçı sık sık hatırlatmasıyla gördüğünü değil umduğunu anlattığı maçtır.
mondragonun devleştiği maç.
mondragonla rüştünün, tuncayla necatinin farkının görüldüğü maçtır.
şu saatlerde 112'nin sürekli olarak fenerbahçelilerin yakınları tarafından aranmasına vesile olan maç.
fenerbahçenin ilk golünü 40.dakikada attığı maç.gs 3-1 fb
3-1 olan karsılasma (bkz: luciano)
besiktas'a atacagimiz bir golu onleyen deniz'in gese adina bir gole imza koydugu mac.
spiker seçiminde biraz dikkatli olunması gerektiğini gösteren maçtır.gelişmiş ülkelerde taraf tutan spikerler maça atanmıyor.bırakın gelişmiş ülkeleri mahalle maçlarında bile taraf tutmayan abiler seçilirken ilker yasin gibi resmen taraf tutan bir adamın böyle bir maçı anlatması çok üzücü.
ilkyarısını galatasaray'ın 3-1 kazandığı maç.
stadın atmosferinden olsa gerek, sanki lig öncesindeki antalya efes cup maçlarını seyrediomuşum hissi uyandıran maç. bu kadar güzel bi karşılaşma keşke ali sami yen yada kadıköy gibi bi atmosfer'de oynansaydı çok daha güzel olurdu heralde.
an itibari ile ilker yasin'in kontrolden çıktığı maçtır.her ne kadar kassa da kendisi "haydi çocuklar" kıvamına gelmiş,televizyon başında fenerli olmayan herkesin sinirlerini zıplatmaktadır.ikinci yarı kendine bi çeki düzen verir umarız.
fenerbahcenin denizde boguldugu mactır.
galtasaray'ın ilk golü adeta futbol dersidir fenerbahçe defansına bu maçta. fenerbahçe'nin bir topu direkten dönmüştür daha fazla pozisyonu vardır ama ilk yarı neticesi galatsaray'ın bariz iyi oyun ve skor üstünlüğüyle tamamlanmıştır.ayrıca potansiyel kalp krizi sebebidir.
trt spikerinin ikide bir dilinin surctugu karsilasmadir.
fenerbahçe yönetiminin izleyip de artık bişeylerin farkına varması gerektiğini düşündüğüm karşılaşma.. çok sevgili daum o nasıl defans? deniz isimli adamın fenerbahçede işi ne? takım top rakipteyken niye pres yapmıyor? alex maça gelmeden önce .... partisi mi verdi, zira kendisi duran top dışında maçta yok? luciano gol atacağına defans yapmayı öğrenseydi şimdi en azından berabereydi maç.. selçuk kardeşimiz neden kendi kalesine yakın galatasaraylı oyuncuyu çalımlamaya çalışıyor? fenerbahçenin tek artısı serhatın galatasaraylıları çalım manyağı yapması.. delirdim mına koyyim!!not: zorunlu editte dauma a... belanı versin dediğim için ispiyonayan arkadaşı da tebrik ederim, başarılarının devamını dilerim...
"keske andy gray ve john motsondan dinleseydik" diye düsünülen mac. install edilen o veri yığını arasında çok daha yapıcı, yaratıcı, gerçekçi ve tarafsız maç anlatımları bulunuyor.
spikerin* hem sayısal olarak hem gol olarak galatasaray'ın üstün olduğunu söylediği karşılaşma.*spikerin* fenerbehçenin gol olmayan şutunda top kaleciye gelmeden gol diye bağırdığı karşılaşma.*
bugune kadar gs taraftari zannettigim ilker yasin'in, yorumlari ile beni saskina cevirdigi karsilasma. gs 3-0 onde iken seneler onceki 4-4*luk kupa macini hatirlatmasi tamamen talihsizlik ornegidir. bizler "yillarin tecrubesi" diye anilan bir spikerden bunlari duyabiliyor isek, gelecekten umidi kesmemiz gerektigi de kesindir.(bkz: yazik)
sigara, alkollü her türlü sıvı ve tüm telefon şebekelerine büyük paralar kazandıran maçtır.-ohhh bir sigara daha yakayım ya da kahretsin bir sigara daha yakayım-ohhh bir yudumda biradan alayım ya da ver lan şu birayı-ohhh koduk mu bilader ya da kapa lan şu telefonuşeklinde para akışı gerçekleşmektedir.
koko sündürmekten beyninin ön lobu erimiş daum'un deniz barış'ta ısrar etmesinin semeresini (!) gördüğü karşılaşma.gözlerimiz ümit özat'ı arıyor,neredesin sen?ayrıca nicolas anelka'yı aratmayan çalımlarından ve galatasaray defansını en çok yıpratan oyucu olmasından ötürü serhat akın'ı tebrik ediyor,tuncay şanlı'nın da ikinci yarıda şanssızlığından kurtulmuş olmasını diliyorum.
fenerbahcenin bir kez daha defans ozurlu oldugunu gosteren mac ve insanın kendi takımı ozurlu olunca dahada koyan bir hadise.
"allah aşkına biri arasa da ersun yanal'ı yayından kaldırsalar" diye düşündüğüm karşılaşma...elle tutulur bir yorum yap be kardeşim. evet serhat etkili görüyoruz hepimiz. gs ne gibi önlem almalı fb ne yapmalı onu söyle bize...ha bir de ilker yasin faktörü varki dillere destan.
ilk yarıda fenerbahçe'nin nasıl bir mantıkla defans yaptığını anlıyamadım. kafasına göre takımın bir kısmı geri gelmekte diğer kısmı beklemektedir. dolayısıyla bir ofsayt taktiği bile yapılamamaktadır. herhangi bir topu kapma hırsıda görülmemiştir. bir fenerbahçeli olarak bu mantıkla daha çok gol yeriz diyorum. ancak galatasaray ise fenerbahçe üstüne geldiği zamanlarda 10 kişi ile kapanıp bütün defansı ceza sahası önüne yığarak fenerbahçeli futbolcuların kaleyi görmesini bile engellemektedir, gayette başarılı olmaktadır.ikinci yarıda iki tarafında daha çok gol pozisyonuna gireceğini düşündüğüm maçtır*.
bir fenerbahçeli olarak izlerken sinirlendiğim maç. fenerbahçe'nin nasıl ki alex, anelka gibi yıldızları var, selçuk, deniz gibi de doğuştan futbol özürlü futbolcuları da var. bu nedenle fenerbahçe 5 gol bile atsa 6 tane yiyip yenilmeyi başarır. aynı zamanda fb'nin 8, gs'nin 3 kaleyi bulan şutu var. yani gs her bulduğu posizyonu gol yapmış. tebrik ediyoruz. tuncay'ın da başarılarının devamını diliyoruz. aynı zamanda serhat'ın ve necati'nin parladığı maç.
gecen sene satilan tomasin nasil gote kactıgını gosteren mac. (bkz: gote giren entryler)
"dahi" herr daum, yaptigi onca tarz degisikligine bir yenisi ekleyip, tuncay ya da nobre'nin yerinde luciano'yu oynatsa, simdiye kadar one gecen takim fb olurdu diye dusunduren mac.
her ne kadar galatasaray'in almasini istesem de fenerbahcenin kesinlikle alacagi mac.edit: editlemekte gucluk cekmeme neden olmus mactir....
her 2 takımımda 2 gol atmasına rağmen galatasaray'ın 3-1 önde götürdüğü karşılaşmadır. bu arada fenerbahçe'nin sanki maçı kazanmak bir yana kupayı kendi elleriyle galatasaray'a verecek gibi bir hali vardır.fenerbahçe'nin gol kaçırmasına üzülen babamı görünce dumura uğradığım maçtır. (bkz: hadi hayırlısı)
hagi'nin, ribery hız sınırlarını aşar diye korkarak oyundan aldığı maçtır.
ribery'nin çıkarılmasındaki mantığı bana bulup getirene 100 bin lira vereceğim maç..
kaybedilmesi halinde 100. yıl, son 3 hafta, sampiyonluk demeden hagi'nin kovulması gereken mac..
mondragon'un hayatının kurtarışlarını yaptığı maç.*
iki takımında sonucu kabul ettiği, heyecanın bittiği maç. zaten işe yarar adamlarda kenara çekildi.edit: (bkz: entrynin sahibinin içinde patlaması)
hagi'nin skorla değil de mondragon'la fenerbahçenin gururunu kırmayı planladığı maç.
fenerbahçe'nin inanılmaz goller kaçırmaya devam ettiği maç yada mondragon'un müthiş kurtarışlar yapmaya devam ettiği maç.
71. dakikada 4-1 olan maç.
rustunun barcelonada niye oynamadiginin gostergesi olan mactir (4-1)
hakan şükür'ün "ben daha ölmedim." dediği maç.
fenerbahçe taraftarının rüştüye artık bir siktir git demesi gerektiği maçtır.ya bir büyük maçta bir kurtatış yap allahını seversen.
kanal d yi her açtığımda bir gol daha atılmış olduğunu gördüğüm maç.
fb'nin sapir sapir dokulen savunmasi ve mondragon arasindaki mucadeledir. mondragon galip gelmistir.
fenerbahçe'nin kötü oynarken kazanma, güzel oynarken kaybetme alışkanlığının devam ettiği maç.
ersun yanal'in hakan sukur'un golune hicbir sey demedigi mac olmustur, acidir.
bi kalede kaleci, bi kalede karpuzcu olmasi sonucu sekillenen mac.
yenilen gollerde rustu recber'in degil fenerbahce savunmasinin inanilmaz hatalari olan mac. daum defansi ogrendiginde cifte kupa alinir umuyorum. bu sene icin sampiyonlukla yetinecegiz artik... galatasaray'a tebrikler.edit: bu entry zamanin otesine bu haliyle geciyorsa zaten burada konusacak birsey kalmamis. ne diyeyim allah akil fikir versin size...
uzun zamandir mac izlememe ragmen, yorumlari okuyunca, centilmenlik icinde gecen bir gs-fb derbisini kacirdigim icin üzüldügüm mactir. gs'in önde gitmesi ve büyük ihtimalle alacak olmasi sevindiriyor o ayri. artik özet görüntülerle avunucam...
ilker yasin ersun yanal 2lisinin fenerbahçe yabancı bir takımla avrupa kupası mücadelesi yapıyormuşcasına sundukları maç. ayıptır terbiyesizliktir. hagi inanılmaz taktik hatalar yapmasına rağmen galatasarayımız kupaya uzanmıştır. hayırlı olsundur.
zamaninda kumbaragon diye dalga gectigim mondragon kalecisini takdir ettigim mactir.
her büyük maçta ortaya çıkan fenerbahçedeki defans problemini görmek niye bu kadar zor diye kendime bir kez daha sorduğum, dauma da sormak istediğim maçtır. bu problem şampiyonlar liginde olsun, derbilerde olsun sürekli karşımıza çıkmaktadır ve bu gidişle çıkacaktır da (bu arada 5 oldu) sen ne kadar iyi oynarsan oyna her geleni alan bir kaleci ve defansla bu iş yürümez
an itibari ile durum hakan şükür'ün attığı gol ile 5-1 olmuştur.
fenerbahçe defansı bakar, hakan şükür atar...fenerbahçe 22 yıllık kupa hasretini 23. yıla bırakacak, kupa her zamanki gibi galatasarayın
folloş kelimesinin açılımını görebileceğimiz maçtır bu.gözünü sevdiğimin güzel türkçesi..
klasik olarak "5 çakçaz demiştim!!!" nidalarımın an itibariyle gerçekleştiği maçtır.
fenerbahçe'nin hiçbir final organizasyona iyi motive olamadığının taze bir kanıtıdır bu maç.2001 ve 2003'te gençlerbirliğine kaybedilen kupa finallerinden sonra,görünen o ki 2005'te de kupa yüzü göremeyecek bu takım.umutlarımızı, her sene daha da umutsuzlaşarak bir sonraki seneye taşırken, artık final organizasyonlarında daha bilinçli, daha hırslı, daha takım bir fenerbahçe görmeyi diliyoruz.şu cümleleri yazarken tv den fb taraftarlarının vefa nidalarını işitiyor ve gerçekten üzülüyorum.yazık şu taraftara be,wallaha...3 kupa hedefiyle çıktılar arenaya; avrupa maratonu umulandan çabuk bitti, 5 dakika sonra türkiye kupası final maçı da skor olarak aleyhte bitecek,geriye kaldı şampiyonluk kupası. eğer o kupa, galatasaray'ı kadıköy'de yenmeden, önlerinde şampiyonluk turu atılmadan kazanılacaksa hiç kazanılmasın.galatasaray'ı da galibiyetten ötürü tebrik ediyorum.
averajı 6 yı aşarsa artık diyecek birşeyimizin olamayacağı maç.
rüştü'nün barajı kuran hakem serdar tatlı'nın uzun adımlar atmasına 'ohaa hocamm ohaa ya! ' tepkisini verdigi maç. adam doğal. adam olduğu gibi..
diyicek hicbiseyin olmadigi galatasarayin nerdeyse her pozisyonunu attigi mac.
"ama biz sizi 6-0 yendik mıymıymıy" diyen fenerli arkadaşlara bilmemkaçıncı kapak olmak üzere olan maçtır.
6-0'lık skor beklentisini lige erteleyen maç.fenerbahçe üstüne rahat bir şeyler alsın, geliyoruz.
kapak olmuş maçtır...
-daum un yine ders çıkaracağı !!! -eldekiyle yetinen 6aassarayın rüştünün ve daumun armağanlarıyla hiç beklenmedik bir skora imza attığı, -fenerbahçemin becereksiz ve basiretsiz bir maç çıkaran forvetleri! ve en nihayetinde lig derbisine inanılmaz bir gerilim ve gerisayım yükleyen maç.
fenerbahcenin bir kez daha turnuva takimi olmadigini gosterdigi mac.
kural hatası nedeniyle iptal olması gereken maçtır, hakem son düdük çalmadan topu eline almıştır nitekim.(bkz: yalan mı)
fenerbahçenin 6-0'lık maçta yaptığını galatasarayın bu maçta yapıp girdiği her pozisyonu gole çevirdiği karşılaşma.
bir fenerbahceli olarak tebrikler aslan denecek bir maç...
alex'in büyük maçlarda top, rüştü'nün büyük maçlarda kurtarış yapamadığı anladığımız maçtır. geçmişler olsun.
bazı aptalların bitimiyle mecidiyeköy'ü atış poligonu zannettikleri karşılaşma.edit:aptal olarak nitelendirdiğim insanlar havaya silahlarını boşaltan insanlardır. bir fenerbahçe taraftarı olarak üzgünüm, 6alatasaray'ı tebrik ederim efendim.
eski fenerbahcelilerin bundan sonra neyi tutacaklari konusundaki iddialar acilmiştir efendim... evet...
maçtan önce her iki takımın da sponsoru olan aveanın maç sonunda sadece galatasarayın sponsorluğunda karar kıldığı maçtır.
avea maçın başında ve devre arasında her iki takımın ana sponsoru olduğunu vurgulamışken maç biter bitmez yenilen tarafı satmış, "galatasaray'ın ana sponsoru avea galatasaray'ı tebrik eder" demiştir. el-insaf. yenilen takım böyle peşinen satılır mı kardeşim ? tamam sadece kazananı tebrik et de kaybedenin de sponsoru olduğunu niye inkâr ediyorsun ki ?edit : ulan yazılmış beaa.
sonunda mondragon un kupayi evine goturmesi gereken mactir.
fenerbahce'nin mac boyu deniz tarafındaki kalede tehlike yaşadıgı mac.[ama ne nasıl...]
galatasaray'ın fenerbahçe'ye beşi bir yerde taktığı maç.
maç sonunda yayına giren turkcell reklamında, kadir çöpdemir'in fenerbahçelilerin duygularını en güzel şekilde yansıttığı maçtır.ayıptır, ayıptır... kakalak gibi yapıştırdın bizi yere...
5-1 biten komedi.. ey dahi daum! sen nası bi adamsın ki ligin bütün 2. yarısı yedek oturttuğun ve küstürdüğün hooijdonk u final maçında kurtarıcın olarak oyuna sokuyosun? adam o kadar formsuz ki kale dibinde topa 3 saniye vuramadı.. fenerin en iyisi serhatı alıp mehmet yozgatlıyı oyuna alıyosun? yanlış saymadıysam 2. yarı galatasarayın kaleyi tutan şut sayısı 2, attığı gol de 2.. bu nasıl defans demekten dilimde tüy bitti.. istifa et sezon sonunda da sen de küfür yemekten kurtul, biz de senden kurtulalım..*
bu macta mondragon kesinlikle buyu yapmistir. yahut efsunlu filandir... ya da bizim bilemedigimiz bi bicimde bilgisayar oyununda hile yapmak gibi biseyi yapmistir. gizli bir hile kodu kullanmaktadir ki fenerbahcenin maci cevirebilecegi dakikalarda inanilmaz golleri kurtarmistir. bunun kanaatimce baska aciklamasi da olamaz zira mondragon bir buyu yapmis olmasaydi yahut efsunlanmis gibi oynamasaydi mac galatasaray lehine 5-1 degil fenerbahce lehine 5-3 gibi bir skorla biterdi.
6-0 lık maçın galatasaraylılarda nasıl bir yara bırakmış olduğunu gösteren maçtır. yine de diyecek birşey yok tabi.
son derece tesadüfi bir başarıdır..*
bu arada mondragonun belki de kariyerindeki en iyi performansı sergilediği maçtır.. cm değerlendirmesine göre 10 üzerinden 10 almış, man of the match seçilmiştir..
gorunen o ki turkiye'de şu an 30 milyon kişinin telefonlarini kapamasina sebep olan mac. kimi aradiysam telefonu kapali kardeşim.buradan gsm operatorlerine sesleniyorum, takimlara sponsor oluyorsunuz ama zarar ediyorsunuz, kampanya duzenleyin. mac sirasinda ve akabinde telefonunu kapatmayana 100 kontor verin, bişi yapin, kapanmasin telefonlar, herkes konuşsun..(bkz: 30 milyon fenerbahce taraftari)
van hooijdonk'un asil bir davranış göstererek ikincilik madalyasını takmadığı maçtır.
bu güzel maçın güzelliğine güzellik katan bir olay da reklam panolarının tek şeritle sınırlandırılmasıdır. böylelikler maçı televizyondan izleyenler görüntü kirliliğinden 90 dakikalığına da olsa kurtulmuştur. zira süper lig maçları binlerce konvansiyonel ve dijital reklam panoları yüzünden çöplük şeklinde görünmeye devam edecektir.
(bkz: beşi bir yerde)
tesadüfen finale kalan bir takımın 5 yiyerek kupa finali heyecanının içine ettiği maç.
maç öncesi olan boğuk havayı golleriyle bahar esintisine çeviren galatasarayın ezeli rakibini bir finalde* daha, bu maçla birlikte iki takımın eşleştiği 3 finali de gs almıştır, madara ederek tarihe yeni bir sayfa eklediği futbol zaferi. tek maçla tarih yazmaktan iyi anlayan arkadaşlar tarafından kuvvetle muhtemel tesadüf olarak değerlendirilecektir**.
ilker yasin, şöyle özneyi başa yüklemi sona getirip adamakıllı bir kurallı cümle kuramamıştır.ayrıca tuncay'ın topu göğsünde yumuşatıp yere düşürmeden vurmaya çalıştığı bir pozisyon sonucunda; "dönüşüne vuruş" terimini futbol terminolojisine kazandırmıştır.
galatasaray fenerbahceye cok amiyane tabiriyle gol atmayi ogretmistir.. fenerbahcenin kacirdigi pozisyonlara galatasaray girse idi cok daha farkli biterdi mac (gerci 5 olmus, daha kac yiyeceksek) galatasaray ayni manchester - fenerbahce macinda oldugu gibi az gelmis, oz gelmis, geldiklerinin hepsinide atmistir. ayrica mondragonun ustun basarisi ve fenerbahce forvetinin beceriksizligi macin skorunda cok buyuk etkendi. ayrica alex bu macta gecen mac oldugu gibi sahada yuruyerek piknik yapmaya gelmis gibi bir hava sergiledi.. nasil bu kadar hirssiz olabildigi konusunda cok buyuk bir merak icerisindeyim.. iki cift lafta macin topuna etmek istiyorum.. ulan pezenvenk, serefsiz top... ulan ibnenin evladi top.. top top.. niye bu kadar taraf tutuyosun lan ha serefsiz.. delikanli gibi girsene lan iste kaleye.. bu aksam fenerbahceyi sevmediysen tamam sevme ama bokunuda cikarmanin luzumu yok ki di mi canim top kardesim.. (bi yere kufretmezsem infilak edicektim suracikta kusuruma bakmayin)
bi milyon hamleye rağmen ancak bir gol atabilmiş ve maçın ardından; '' biz kupayı ne yapalımki, seneye hangi maça yetişecektik, böylesi daha iyi oldu'' yorumları yapan taraftarın sahibi bir takımın oynadığı maçtır. *
fenerbahçeli dostlarımla izleyemediğim için skora rağmen fazla heyecan duymadığım maç olmuştur,sanki sıradan bir lig maçı gibiydi.
galatasaray ın ikinci golünü concecati atmıştır bu arada.(bkz: ilker yasin)
"mondragon show" olarak da tanımlanabilecek maç olmuştur.. özellikle ilk yarı sergilenen mücadele göz önüne alındığında, her iki takım da göz doldurmuştur.. ancak maalesef fenerbahçe'nin şanssızlığına mondragon'un başarısı eklendiğinde biz fenerbahçelileri üzen skor ortaya çıkmıştır..bununla birlikte, şahsen bir fenerbahçeli olarak üzülsem de, türk futbolu adına aynı derecede sevindim.. zira, ezeli rekabetin bu kadar centilmence, bu kadar sportmence temsili de anlamlıydı.. dileğimiz odur ki, bu güzel atmosfer saha dışında taraftarlar arasında da devam eder..velhasıl, galatasaray yüzüncü yılında, bileğinin hakkıyla türkiye kupasını müzesine götürmüş, biz fenerbahçelilere de bu büyük kulübü tebrik etmek kalmıştır..
galatasarayı bir fenerbahçeli olarak tebrik ettiğim maçtır.adamlar bir şekilde pozisyon bulup gol attılar.bize de geçmiş olsun.ayrıca rüştü efendiye buradan tüm kalbimle inanılmaz selamlar gönderiyorum.bu kadar da müthiş bir kaleci olmaz heralde !
rustu'nun kaybedip mondragon'un kazandigi mac olmustur. fenerbahce bariz ustun oynamis fakat mondragon kisisini gecememis, galatasaray kontrataga dayali oynamis ve rustu'yu yakaladigi hemen her pozisyonda avlamistir.*
5 pozisyonla, 5 gol atan galatasarayın, fenerbahçeyi inanılmaz analiz eden haginin, canlarını ortaya koyan galatasaraylı futbolcuların takdir edilmesi gereken maçtır.diğer yanda, rakibini çözemeyen, savunma kuramayan christoph daumun, volkan demirelin önünü tıkadığı yetmediği gibi eski formundan uzak olan rüştünün sezon sonunda gönderilmesi gerektiğinin birkez daha görüldüğü, tuncaya bitiricilik öğrenmesini tavsiye ettiğim maç olmakla birlikte, galatasaraylıların geyiklerine, en çok kim koydu şeklinde cevap vereceğim maç olmuştur.sahadaki güzel mücadele ve tribündeki birkaç küfür dışında da maç hakikaten türkiye kupası finaline yakışmıştır. hatta yakışmamıştır, fazla güzel olmuştur.
başkanım özhan canaydın mac sonrası gözlerini kısıp ici altın dışı gümüş kupayı pis pis kesip bir ara eliyle tartmıştır..[ama ne nasıl...]
- kotu bi tecrube oldu bizim icin, onumuzdeki maclara bakicaz.- hihim.. anliyorum..
türkiye kupasına yakışır harika bir maç oldu. bunda skorun etkisi büyük olsa da, fenerbahçe yenseydi yine galatasaraylılar olarak koymazdı bize bundan eminim.ilk defa aşırı centilmence ve gerilimin olmadığı bir galatasaray fenerbahçe maçı izledim sanırım. alınan güvenlik önlemleri, hayvan gibi stada 20.000 kişinin gelmesi bunda etkili olsa da yine çok az küfürlü tezahüratların olması ve saha içinde de tartışmaların yaşanmaması derbinin güzelliğini kat ve kat arttırdı. umarım bu güzelliği tüm taraftarlarımız görür de bundan sonra gerek lig olsun gerek avrupa da olsun taşkınlıklar sona erer. kardeş kardeş maçlar izlenir.futbol bilgim 0 olsa da, galatasaray sonuna kadar haketti bu maçı. girdiği pozisyonları harcamayarak, gerçek bir takım gibi oynarak 5 taneyi rüştü'nin eline veriverdi. fenerbahçe ise, özellikle serhat'ın, bireysel sıçışları sayesinde girdiği süper pozisyonları ya tribünlere ya da taca gönderdi. ama en önemlisi güzel bir mücadele oldu. ilk yarı galatasaray, ikinci yarının son 15 dakikası hariç de fenerbahçe zevk verdi izlerken.organizasyona gelirsek. madem fazla adam gelsin, şampiyonlar ligi finali öncesi stadı ve güvenliği test edelim diyorsun. o bilet fiyatları ne lan öyle?! sen gider kale arkasını 40 küsür ytl yaparsan, o dağın başındaki stada kimse gelmez. sen de final öncesi stadı deneyemez, anca kendini kandırırsın güzel federasyon ve emniyet müdürlüğüm. ha maçı kanal d'nin verdiğini ve ilker yasin'in anlattığını düşünerek "millet izlemez nasolsa ilker yasin anlatıyor kıyarlar bu paraya" dedilerse bilemem. ama içte patladığı kesin. maç öncesi hiç bir olayın olmaması da uefa'nın tırstığı şeyi yaşatmadı onlara. bir de stadda şampiyonlar ligi marşı çalmayı kim akıl ettiyse kendini derhal olimpiyat köyünün bayırlarına vurmalı ki kurtlar kapsın. türkiye kupası finalinde şampiyonlar ligi marşını da çaldıkya helal olsun başka bir şey demiyorum.ilker yasin yine aynı ilker yasin. biliyoruz kardeşim fenerlisin, ama bunu bu kadar belli etme. daha şut çeken fenerli adamın şutu defansa çarpmadan gol diye bağırırsan senin orda işin olmaz. gerçi bunu yıllardır söylüyorlar ama ne hikmetse hala orda duruyor ilker abimiz. zannedersem kanal d ilker yasin'e değil de ilker yasin kanal d'ye para ödüyor maç anlatmak için. "abi nolur ben anlatıyım" diye yalvardığını gözümün önüne getiriyorum da aslında hiç de olmayacak bir şey değil. ersun yanal'da sadece işini yapsın mümkünse yorumcu ayaklarına soyunmasın.ligdeki derbi öncesi güzel bir maç oldu ve o derbi için beklentilerimizi kat ve kat arttırdı. şampiyonluğun zora girdiği şu sezonda en azından türkiye kupasını almamız ve bunu fenerbahçeye 5 atarak yapmamız durumları düzeltti, hagi'ye olan güveni kat ve kat arttırdı. bir de fenerbahçe'nin avrupa kıtasına geçince neden bu kadar afalladığını, gelenden geçenden fark yediğini anlamış değilim. hakkaten araştırılacak bir konu bilim adamlarınca. ama her ne olursa olsun bu güzel maç için onları da tebrik ediyoruz. fenerbahçe olmassa galatasaray'ın da bir anlamı olmaz.ha bir de unutmadan... an itibariyle dedirten maçtır.
her kötünün altında bir iyi vardır diye düşünerekten gelecek sene daumdan ve rüştüden kurtulmamıza vesile olmasını umduğumuz maç
herkes tarafından şişirilen fenerden bi cacık olmayacağını her derbide olduğu gibi bu derbide de gösteren bir maç oldu...galatasaray yine hakem yardımı olmadan eze eze yendi ve 6-0 ı artık unutturdu tebrikler cimboma..
fenerbahçe'nin gene klasigini sergiledigi bir maç daha oldu,üzüldük tabi. o defans nedir öyle diye sormaktan alıyorum kendimi. rüştü'den bahsetmiyorum bile,seviyoruz falan ama bir yere kadar. bundan daha kötüsü ne olabilir diye sorarsanız fenerbahçe'nin bu moral bozukluguyla bu hafta ankara'da puan kaybetmesi olur derim. galatsaray mükemmele yakın ve çok zekice bir futbol oynamıştır kanımca. göze çok hoş gelmese de gizliden gizliye fenerbahçe'yi sindirmiş akabinde de bir güzel yenmiştir ayrıca mondragon denen insan üstü şey kalesinden hayvani kurtarışlar yaparak beni benden almıştır.fenerbahçe ya da daum ne yapmıştır?sahanın en iyisi serhat'ı oyundan almıştır,alex'e aylardır lider kimliği kazandıramamıştır bol bol gol kaçırmıştır ve kaçırdıgının 1/3'ü kadar pozisyon verip hepsini gol yaptırarak yenilmiştir.ne yapmalıdır?kesinlikle lig şampiyonlugu kazanmalı ardından da lider vasıflı bir futbolcu takıma kazandırılmalıdır. bunda da gocunulacak,arkasına saklanılacak birşey yoktur. galatasaray'ı tebrik etmek gerekmektedir. ne yazık ki futbol pozisyon bulanın değil,gol atanın kazandığı bir oyundur.ayrıca 7/24 telefonum açıktır gassaray'lı arkadaşlar kerhaneye çevirmişlerdir,gsm operatörleri de sırtımdan zengin olmuştur.
fenerin pozisyon zenginligi, galatasarayin iş bitiriciliği ve mükemmel kalecisiyle, futbolcularin ve taraftarlarin sakinligiyle gecen son yillarin en kaliteli maçlarından biri.
mondragon'un pancu kadar iyi bir kaleci olduğunu ispatladığı maç.
galatasaray kupayı alsın ,mondragona versin dedirten maç...
açıkçası 24 nisan 1996'da dean saunders'ın son dakikada çaktığı maç kadar içime oturmayan maç. hatta neredeyse iyi oyuna ve altıncı golü yemeyişimize sevinmekteyim.* galatasaray'dan 5 yediğimizi hiç görmemiştim,bu da oldu.*bu arada bir sezonda birbirinin neredeyse kopyası 3 maç çok fazla oldu sanırım. (bkz: 28 eylül 2004 manchester united fenerbahçe maçı) (bkz: 17 nisan 2005 fenerbahçe beşiktaş maçı) hep istikrar istikrar diyoruz ama eşşeğin anuna su kaçtı bir kere. kısacası: "daum sana söylüyorum aziz başkan sen anla"
alt maddelerde incelemek gerekirse:i) çift ön liberolu bolca takım ruhlu ölümüne inançlı 4-4-2: galatasarayii) karambola dayalı 1920 futbolu : fenerbahceiii) an ve an galatasarlı futbolcuların oyununa hagi'nin futbolunun aksettiği, "helal olsun be gica'm sahada olmasan da bu takımın her şeyindesin" dedirten hareketlere sahne olan maç: cihan'ın uzun pası, hakan'ın sağla indirip solla attığı mükemmel gol, ribery'nin oyun zekası, mondragon'un hırsı...
mondragon'un iyi gununde oldugunu gosteren maclardan biridir. (bkz: #442155)
en guzel mezuniyet hediyesi.
(bkz: kupa almaz)
sonucu itibarıyla fenerbahçe'nin müzesine bir runners-up madalyası daha eklediği maçtır.ulan o runners-up madalyalarının iplerini alıp ucuca bağlasan, daum'un içine gireceği pakedi sarmalayacak uzunlukta sicim elde edersin.artık o pakedi,alman milli takımına mı sunarsın,yoksa koko partisinde çılgın atan beyaz müptelalarına hediye edersin bilmem...
hagi'nin ribery ve necati'yi oyundan alarak, adeta maçı fenerbahçe'ye hediye etmek için elinden gelen herşeyi yaptığı ancak buna mondragon ve hakan şükür'ün izin vermediği maç olmuştur. sabri'nin yerine ribery oyunda kalmış olsa maç büyük ihtimalle daha farklı bitecekti.
bitimi sonrası telefonumun aranma rekorları kırmaya başlaması üzerine, fenerbahçe spor klübüne yönlendirmek zorunda kaldığım maç *
luciano'nun forvete, pancu'nun kaleye gecegi takımın kupalara ambargo koyacagını anladıgımız mac..[ama ne nasıl...]
mondragon'un general grievous olduğundan şüphelendiğim maç oldu. 4. hatta 5. kol çıktı yahu adamdan bazı pozisyonlarda ?
fenerbahce'mizin, galatasaray'a 100. yil hediyesi.saka bir yana, basta fizik kurallarina mudahale edercesine bir performans sergileyen mondragon olmak uzere tum kalbimle tebrik ediyorum ezeli rakibi, zira kendisi fener'i tek basina yikan adam oldu. ribery'nin de ozellikle ilk yaridaki performansi alkislanacak turden olsa da, "ahah kimmis lan bonus" geyiklerine girmemek gerekir diye dusunuyorum, zira anelka bu macta forma giymedi ve fener'in boylesine gol pozisyonu buldugu bir macta sahada olsaydi gidisat ve sonuc nasil olurdu kimse bilemez. fenerbahce'ye donersek, yoneticilerin daum'u gondermek icin en guzel firsatin olustugunu dusunuyorum bu mac sonrasinda. 2003-2004 sezonunda orta sahasiz bir takimken, bu sezon orta sahayla birlikte defansida yok etmeyi basaran bu dahi kisilik, seneye forveti de silerek fenerbahce'yi tumden yok etmeye yeltenecektir suphesiz. genelinde spor, bireysel becerilere dayali bir aktivite olsaydi, harlem her yil nba sampiyonu olurdu. bunu hala goremeyen daum efendi, hala daha stratejisiz, taktiksiz bir futbol anlayisiyla, cani o gun top oynamak isteyen futbolcularidan medet umuyor lakin bugun o "kurtaricilardan" alex'in ayagina toplam 10 defa top gelmemistir, neticeyi de gorduk. ustune ustluk takimin en iyisi olan serhat'i (ki fener, her zamanki sansiyla oynasaydi 90 dakika sonunda mondragon'u degil serhat'i konusuyor olabilirdik rahatlikla) 2. yarinin ortalarinda cikarinca, az olan umit isigi tamamen sondu.serdar tatli, cok basarili bir yonetim gosterdi bence. bir de stada gelen yaklasik 20000 taraftari kutlamak gerekir. her iki takima gonul verenlerin tezahuratlari, son gunlerini hayal meyal hatirladigim esit sayida taraftarlara oynanan maclarin zamanina goturdu..efendim sonuc itibariyle, galatasaray'i bir kez daha tebrik ediyor ve saracoglu'ndaki "rovans"i heyecanla beklemeye devam ediyoruz. bir de boyle fantastik skorlar nedense hep kupa maclarina denk geliyor, lig yerine turkiye kupasi olsun sezon boyunca, tadindan yenmez.
pozisyonu şöyle tanımlarsak: fenerbahçe'nin, duran toplardan yarattığı karamboller ve galatasaray savunmaya çekildiğinde 11 kişiyle ıkındığı anlar.evet fener'in bir dolu pozisyonu vardır maçta.
hagi'nin olimpiyat stadında sahanın boş oluşundan istifade ederek galatasaray'a idman ve taktik çalışma yaptırdığı, sinirlerin gerildiği bir hazırlık maçıdır. idman sırasında amacın gol atmak olmadığını anlamayan ribery ve necati'yi soyunma odasına göndererek cezalandıran hagi, daha sonra "insaf hocam, neye vursak alıyorlar" diye çıkışan hakan'a yaşı gereği anlayış göstermiştir.
bana ilker yasin'i boğazlama ihtiyacını hissettiren maç. ayrıca yarın itibariyle ellerimi beşparmak açarak, tabiri caizse geğire geğire yürümemi sağlamış maç..
galatasaray'ın korner dahi atmadan 5 gol attıgı, ortalama %40 topa sahip olma oranıyla 4 fark attıgı karsılasma.tuncay'a sinir oldugum, bagırıp cagırdıgım,selcuk'a futbol dısında islerde basarılar diledigim,mehmet yozgatlı'nın ergün'den daha az kostuguna sahit oldugum,en kötü yabancının bile en iyi yerliden iyi olduguna kanaat getirdigim mactır. ve daha neler neler.ama sonunda, tekrar deliler gibi sevdigimi farkediyorum fenerbahce'yi. sonuc ne olursa olsun bu takımı seviyorum. fenerbahceliyim ben. sanki kadıköy'de demirli eski mi eski zarif bir yelkenli gibi bekliyor fenerbahce. bugun cocukları iyi haber götüremedi ona. zaten bu cocuklar üzüyor bizi. ama gemi orada. hala saglam, hala güzel. formama bakıp bir kez daha öpüyorum suretini. olsun bu hafta dalga gecilsin, ellerini sıkıp tebrik ederiz. gün gelir yine seviniriz. ama biliyorum ben gemi batmaz bir rüzgarla. tebrikler galatasaray.bir kez daha ve her zaman; yasa fenerbahce.
akabinde sayın aziz yıldırım'dan bu kupa hakkında da tesadüf açıklamasını beklediğimiz maçtır.ayrıntılara girersek;- frank ribery az ve öz oynadı- mondragon kusursuzdu, şapka çıkarttı. alkışlar.- fenerde serhat parmak ısırttı- alex'în büyük maçlardaki tutukluğu devam etti.- hagi nin antrenörlüğü tartışmaları uzun bir süre ertelendi.
fenerbahcenin lucianoyu forvete koyup yeni bir defans almasi gerektiginin son kaniti olan mactir. ayrica fenerbahcenin buyuk takimlarla oynarken yasadigi defans sorunlarini ***da ayyuka cikarip, turk futbolseverleri sampiyonlar ligi oncesi gene korkutmustur.
yayını yapan televizyon kanalının aziz yıldırım'ın çokça merak edilen yüz ifadesini bir türlü teşhir etmediği maç.(bkz: seyirci bunu istiyor kardeşim.)
kanal d'nin futbol yayınından anlamadığını bir kez daha gösteren maç. kameramanlar belgesel çekmeye alışmış heralde..
galatasaray'ın bir yeni teknik direktöre daha iş bulduğu maç.
alexin bir anadolu takımının yine korkulu rüyası olduğu maçtır.
- evet arkadaşlar maça fenerbahçe başlıyor kaleyide galatasaray secicek- paramızı ikinci kez atıyoruz evet golleri rüştü sorfleri mondragon yiyecek- haydi arkadaşlar temiz bir maç olsun
cok fazla seks yapmakla cocuk olmadıgını bize tekrar tekrar hatırlatan mac.[ama ne nasıl...]
galatasarayımızın attığı şutların hepsinin kaleye girmesi yüzünden 0 köşe vuruşuyla bitirdiği maç *
iyi bir fenerbahceli olarak galatasray'i gonulden tebrik etigim mac. hagi fener'in defans zaafini iyi tahlil etmisti ve iyi bir taktikle fener'in isini bitirdi. fenerbahce ise g.s den daha baskili oynamisina ragmen mondragon'un da gununde olmasinda dolayi girdigi daha fazla gol pozisyonunu degerlendiremedi. sene basindan beri fener'in en zahif noktasi defansi ve bu macta patladi. boylece galatsaray hakli bir galibiyet aldimaca genel bakis atilirsa ilk 15 dakikada fener daha sonra galatsaray, ikinci yarinin buyuk bir bolumunde fener ve 4. gol olduktan sonra g.s iyi oynadi fener daha cok pozisyona girdi ama kalede mondragon vardi g.s'nin pozisyonlari ise az olmasina ragmen daha ozdu. macin en guzel ani luciano'nun kurtardigi pozisyondan sonra mondragon'un kafasini oksamasiydiozet olarak galatasray'i tebrik eder fenerbahce'nin bu sok ile ligde tokezlememesini umud ederim.
aziz yıldırım ın özhan canaydın ı tebrik edecek olgunluğu göstermediği maç olmuştur.
(bkz: beşin birini almak)
gerçek bir fenerbahçe aşığı ersun yanal'ın yorumculuğunu yaparak kendini maximum rezil edebileceği yegane maçtı, es geçmedi saolsun.ve de (bkz: atttıııı kralllll atttııııı).
2004 2005 sezonu boyunca kazanmasi gereken hicbir buyuk maci kazanamamis, takim oyunu oynamaktan son derece uzak, kucuk maclarin buyuk adami alex'e sahip fenerbahce takiminin, sezonun en iyi takim oyununu oynayan, tum elestirilere ragmen son derece basarili bir sezona imza atan hagi'nin yonetimindeki, anelka'nin bonusu olarak alindigi soylenen ribery'e sahip olan galatasaray'a yenilmistir...
fenerbahçenin kaçırdığı golleri gerçekleşse, uzatmalara ya da penaltılara gidilse kesinlikle daha heyecanlı olabilecek muhteşem maçtır.yine de son ana kadar mücadeleyi bırakmayan fenerbahçeyi, aradaki farka rağmen yavaşlamayan galatasarayı tebrik etmek gereken maçtır.*
galatasaray'ın, fenerbahçeyi efsanelikten kestaneliğe terfi ettirdiği maçtır.
beşinci golden sonra bağırma zahmetini göstermeyerek kendimce thierry henry karizması yaptığım maçtır. bir iki ilginç nokta:- ilker yasin galatasarayda sarı kart gören oyuncuları sıralarken "ayhan, orhan, hakan...evet güzel bir armoni oldu" diyerek yarmıştır.- yine aynı ilker yasin ayhan ve aurelio arasındaki ikili mücadeleyi "dans ederken bile bu kadar yakın olmazlar" şeklinde yorumlayarak ekran başındaki seyirciyi verem etmiştir.- hemen maç sonrası yayınlanan turkcell reklamında kadir çöpdemirin "ayıptır ayıptır, kakalak gibi yapıştırdı bizi asfalta" söylemi maçın güzel bir özetidir.
tarafımızdan fenerlilere yöneltilecek "bir elde kaç parmak var?" sorusu ve karşılığında alacağımız 6 yanıtını bize yaşatacak olan maç
hakan'ın spikerle muhteşem diyalogunun yaşandığı maçspiker: hakan ben 5 gollü bi fener maçı hatırlamıorumhakan:bi 7-0 vardi onu untmayalim !!!!...
maçın el ilginç yanı, maçın yıldızının 5-1 galip gelen takımın kalecisi olmasıydı. galatasaray'ın hakkıyla kupayı aldığı biz cim-bomluları sevindirdiği maç. devamının kadıköyde gelmesini istiyoruz, hagiye duyurulur.
maç bitiminde eşimleherif-mına koyim rüştüsünün de, daumunun da.....tbb-ya biraz sessiz olherif-allah bunların belasını versintbb-bela okumaherif-allah belalarını versintbb-bela okuma dedim sanaherif-inşallah şampiyonlugu da verirlertbb-kına yakarsınherif-bir versinler şampiyonluğu, galatasaraylı olurumtbb-he tabi olursunherif-olurumtbb-ol bak boşamıyo muyum seniherif-olurumtbb-ben de boşarımherif-boşatbb-çocugu da alır giderimherif-gittbb-gitmezsem şerefsizimşeklinde diyaloglar kurdugumuz maçtır.
fenerbahçeli olmama rağmen galatasaray'ın farklı kazanmasına sevindiğim maç. yeter ki fenerbahçe taraftarına her daim "hoş" duygular yaşatmış herr daum artık gönderilsin. hatta bu uğurda nerdeyse şampiyonluktan vazgeçeceğim. gerçi bu gidişle o da elden gidecek gibi görünüyor ya neyse...her ne kadar bir takım şakşakçı fenerbahçe medyası tarafından "ehe ehe bu sene cl'de "0" (sıfır) çekmedik. buna da şükür yarabbim amin. büyük başkan getir elini öpeyim." şeklinde kıç yalamaları vuku bulmuşsa da daum avrupa'da bizi yine rezil rüsva etmiş, sanki bu yetmezmiş gibi derbi maçlarını bile kazanamamıştır.son yıllarda fenerbahçe - galatasaray maçlarında fenerbahçe'nin üstünlüğü malumdur. hatta "ulan az kaldı küme düşüyoduk" dediğimiz sezonlarda, galatasaray'ın seri şampiyonluk yıllarında bile fenerbahçe bu maçları kazanmayı başarmıştır. uefa kupasını alan galatasaraylı futbolcular arsenal'in karşısına aslan gibi çıktıkları halde fenerbahçe maçlarında dizleri titremiştir. özellikle şükrü saracoğlu stadı onlar için kabus gibidir. ancak daum denen futbol bilgini sayesinde artık galatasaraylıların üstündeki bu baskı bile kalkmıştır. bu akşam nerdeyse 6-0'ı gölgede bırakacak bir skorla fenerbahçe camiasında bir skandala imza atacaktı kendisi.daum beyin kaybettiği her maçtan sonra söylediği gibi bu maçtan çıkarılacak önemli dersler vardır. kendisinin bünyesine soktuğu fazla kimyasal madde nedeniyle beyin fonksiyonları eksik çalışıyor olabileceğinden ben onun yerine bu dersleri sıralayayım. buyrun:rüştü reçber ilerleyen yaşıyla bozuk saat kıvamına geldiğinden fenerbahçe tarihindeki efsanevi yerini iyice bok etmemesi için sezon sonu gönderilmeli, volkan'a daha fazla yazık edilmemelidir.alex de souza en kısa zamanda psikolojik tedavi görmelidir. kendisine milyon dolarlar akçaabat sebat'a gol atması için değil, hayati maçlarda takımı sırtlaması için verilmiştir. büyük maçlardaki "yok"luğunun altında yatan psikolojik sorunlar anlaşılmalı ve giderilmelidir.deniz barış'a bikaç tokat atılıp şuuru açılmalıdır. *nobre, tuncay ve anelka'nın kafalarındaki "hangimiz gol atcaz şimdi hacı? sen at ya da dur dur ben geldim ya yok en iyisi o atsın hassiktir defans çıkardı topu." karmaşasına son verilmelidir.tuncay ve serhat gibi iki pırlantaya bu ruh yoksununun elinde yazık edilmemelidir. derlenip toparlanmalı, artık yetenekli genç olmaktan çıkıp gerçek futbolcu olmaları sağlanmalıdır.bu liste uzar gider ama hepsinden önce tüm bunların gerçekleşmesi için takımın başına bir "hoca" lazım. tabi maç boyu rahat koltuğundan kalkmayıp loca seyircisi gibi maçı seyreden, yardımcılarını saha kenarına yollayıp sözde taktiklerini onlar aracılığıyla futbolculara ileten biri değil, fenerbahçe'yi gerçekten tutacak, saha kenarında üzüntüsünü sevincini belli edecek, futbolcularına gerektiğinde bağıracak gerektiğinde sarılacak, en önemlisi futbol zekası olan ve beynini kullanma konusunda sorunları olmayan bir hoca.ps: pierre van hooijdonk'umuzu da harcadın ya allah belanı versin senin be!
taa elin new york'unda antu'dan takip etmeye calistigim mactir; heyecandan ofisin icinde bana voltalar attirmis, en sonunda mide spazmi gecirtip yere sermistir. afedersiniz, keyfimin icine etmistir bu mac. tabi macin goruntulerini gormedigim icin yorum yapamiyorum ama anladigim kadariyla galatasaray bileginin hakkiyla kazanmistir. tebrik ederiz...
süper maçtır.. güney kampüste kurulan dev ekranda seyredilen, arkadaki deli fenerlinin her an üstümüze atlayacağı düşüncesiyle bira şişesini elden bıraktırmayan maçtır ayrıca. ha bi de 5-1'dir, güzeldir, kupadır...
(bkz: bu maglubiyet aci veriyor)
yürü be mondragon sesleriyle,salyalar saçarak izlenen ve 6 farklı skor beklentilerinin neredeyse gerçekleşeceği bir futbol şöleni...
hagi'nin bir gol ve bir asistle oynamakta olan franck ribery'i ve necati ateş'i çıkardığı halde 5-1 kazandığı, maçın en iyi oyuncusunun 5-1 kazanan takımın kalecisi olduğu (bkz: mondragon), aziz yıldırım'ın türkiye kupası finalinde şeref tribününde rakip takımın başkanıyla beraber oturmak yerine fenerbahçe taraftarıyla oturmayı tercih ettiği ilginç, bol gollü ve pozisyonlu (hem de bir final maçı ve derbi için inanılmayacak kadar pozisyonlu) maç olmuştur.galatasaray 100. yılında türkiye kupası'nı müzesine 14. defa hem de böyle bir sonuçla götürerek, kadıköy'deki fenerbahçe maçı için bize umut vermiştir.
rustunun kalecilikten cok kova sponsorlugundan paraya para demedigini bana kanıtlayan guzide 22 adam 1 top dongusu
skorun pek bir şey ifade etmediği maç.bundan 2,5 sene yine bugünkü maç gibi farklı skoruyla tarihe geçen bir başka gs-fb maçı sonrası pek yakın bir fenerli arkadaşım* bana şöyle demişti:"bu skordan sonra benim artık pek şevkim kalmadı, sanki rekabet falan her şey bitmiş gibi... yani ne bileyim bu skordan sonra ne kaldı ki geriye, artık tek biz büyüğüz".o gün ben ona sadece tebessüm etmiştim ve demiştim ki "boş konuşuyosun". evet aradan 4 gs-fb maçı sonrası bu kez galatasaray tarihi bir skorla 5 golle galip geldi. peki bu ne demek? ben söylim hiç bir şey, bu maç tek başına hiç bir anlama gelmiyor.bir takımı diğerinden büyük yapan 90 dakika sonunda elde edilen sonuçlar değildir; hele hele atılan gol sayısı hiç değildir. arkasında yatan koskoca tarihtir. o takımın geçmişi dinlediğinizde, sizi duygulandıran, coşturan tarihinde yatan başarılar ve onu bugünlere getiren olaylardır.o gün gs 6 gol yemişti ve her fenerlinin dilinde "olması gereken" ama "abes" şakalar vardı, bugün de fenerbahçe 5 gol yedi. olabilir, bundan sonra da bundan daha farklı skorlar da olacaktır. abartmamak lazımdır.büyüklük sportif başarı ölçütleri olan kazanılan kupalardır, büyüklük ülkeniz dışına çıktığınızda karşınızdakinin türkiye ile ilgili söylediği 3 şeyden birinin sizin takımınız adı olmasıdır, büyüklük uefa başarı listesinde 2000 yılı karşısında 2 tane galatasaray adının yazmasıdır. büyüklük o kulübün kuruluşudur, kuruluşundan bugüne uzanan dünya görüşüdür, yetiştirdiği insanlardır, spor haricindeki kurumlarıdır*, bu kurumlardan yetiştirdiklerin ülke için neler başardığıdır.bugünkü sadece bir maçtır, ancak bu maç galatasaray'ın tarihine fenerbahçe'ye göre +1 kupa daha kazandırmıştır.
ilahi adaletin futbolda da geçerli olduğunu gösteren bir maçtır. evet, fenerbahçe iyi oynadı, hatta belki galatasaray'dan da iyi oynadı. tıpkı altı tane attığı 6 kasım'daki maçta galatasaray'ın oynadığı gibi. o maçta daha iyi oynayan taraf galatasaray'dı. bunu fenerbahçeliler de biliyordu aslında. takımları, boşalan galatasaray savunmasından yararlanarak ardı ardına bulmuştu golleri ve bu sayede yıllarca ağızlarına sakız yapabilecekleri bir fırsata kavuşmuşlardı. bugünse roller değişti. sefilleri oynayan fenerbahçe savunmasının arasında girdiği pozisyonların çok büyük bir kısmını değerlendirdi galatasaray. fenerbahçe ise oyuna hükmeden taraf gibi gözükse, müsait pozisyonlar yaratsa da tabelada yazan 5-1'lik skoru engelleyemedi. şimdi sanırım bir miti yıkmanın vaktidir. fenerbahçeli taraftarlar artık ya 6-0'lık galibiyetin tesadüfiliğini dile getirecekler ya da 5-1'lik mağlubiyete "daha iyi oynayan bizdik, mondragon'a dua edin" söylemlerinden vazgeçip, 6'nın büyüsünü ballandırarak anlattıkları gibi 5'in yükünü de paşa paşa çekecekler.
20000 civarinda seyircinin izledigi karsilasmadir. sampiyonlar ligi finali oncesi 80000 kapasiteli stadda guvenligi saglamanin tek yolu olarak bilet fiyatlarini inanilmaz derece yuksek tutarak az sayida seyirci cekmek olmustur. bu anlamda gecici ve yapay cozumlerle finalin istanbulda oynanmasi karari devam ettirilmis ancak galatasaray fenerbahce rekabeti ve dostlugu yolunda atilasi adimlar her zaman oldugu gibi bir baska bahara ertelenmistir.
1 değil 10 zidane gelse kurtaramazdı dedirten maç.
benim için en güzel doğumgünü hediyesi olmuş maç. (bkz: ilahi adalet)
iki dileğimizin ilkinin gerçekleştiği,futbolcuların söz verdiği hem ligde hem kupada geçirme hadisesinin kupa kısmının vuku bulduğu finaldi.gerisini de bekliyoruz.
rüştü'nün "abanmaca yok" ricasını bir kez daha kimsenin skine takmadığı maçtır. önce ibrahim akın, carew, koray falan. şimdi de hakan şükür, necati, riberi, miberi.hepsi terbiyesiz bu heriflerin.hayvan gibi abanmasanıza lan kaleye. terbiyesiz herifler.
meshur telefon calınma hadisesinden sonra floryaya kadar gidip ellerinde telefonları hırsız hagi diye bagıran yanar doner ruzgar gulleri formundaki taraftarların mumkunse hic sevinmemelerini rica ettigim mactır. o hırsız dediginiz adamdır bugun fenerbahceye bes tane gol atan takımın basındaki.
cimbomun, ortakoyde bir gun once meydana gelen iskinin hatali boru hatti sonrasi yapay golet hadisesine adeta gonderme niteliginde neticelendirdigi mactir. suphesiz ki galatasaray isinin ehlidir,biat ediniz. (tckupa suresi 2005. ayet)
maç sonu beyanatlari adami ("şüphesiz ki bu mağlubiyetten dersler çıkarmak lazim") daum'un derby reklamlarında başrol adayı olmasına sebebiyet veren son derbidir. yani traşşş..traştan sonra kala kala gögsümüzde gs nin astigi besi bir yerde kalmistir ders olarak.tebrikler
4 üncü golde fenere 41 kere maşallah , 5 inci golde de beşerbahçe laflarının bi anda ağzımdan dökülüverdiği bir maç.. göstermelik yandaşlık bu olsa gerek ..sporda tabi...
beni hayatımın en tatlı yorgunluklarından birini yaşatan galatasarayıma bir kez daha teşekkürü borç bildiğim maçtır. hem sahada hem tribünde üstünlüğü sağlayarak, lami cimiye mahal vermeden eze eze yenmişizdir. ayrıca mondragon uçarken 10-20 cm uzuyor sanırım tam ölçemedim sahaya uzak tribünler malum.
fenerbahce teknik direktorunun ve burada yazan fenerbahcelilerin efendi gibi tebriklerine ragmen "ezik fenerliler", "ekinler dize kadar", vs gibi bayagi ve seviyesiz yorumlar yapilan mactir. her firsatta fenerbahce'nin basarilarina bok atanlar bayram etmistir. adam gibi sevinmesini bilen galatasarayli kardeslerime selam eder, tebriklerimi ve saygilarimi sunarim...edit: sozlukteki fanatizmin boyutlarini gormemi saglayan entrydir bu ayrica. yazildigi haftanin en kotu 17. entrysi secilmis efendim bu. hakikaten bu kadar kaba, terbiyesiz, seviyesiz ve rakip takimi asagilayici bir entrynin yeri baska bir yer olamazdi tabi!
an itibari ile sonucu, heidelberg'li birkaç galatasaray taraftarınca, sokakta ya ya ya şa şa şa gassray gassray cok yaşa demek suretiyle kutlanan maç.
stadda görevli olduğum için canlı olarak izlediğim ilk futbol maçıdır*. maçın hem derbi, hem kupa maçı hem de bol gollü bir maç olması ise ayrı bir şans olsa gerek benim için.
yüzlerce yorumdan sonra hakkında benim söyleyeceğim sözler şu şekilde olan kupa finalidir :amiyane tabirle başlamak gerekirse maçı kazanmayı daha çok isteyen tarafın galatasaray olduğu maçın en başında kendini belli etti. galatasaray'ın sahaya çok ciddi bir taktik hazırlıkla çıktığı da ilk hissedilenlerdendi. fenerbahçe ise üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi oynadı denebilir. tabi bunda erken ve arka arkaya gelen gollerin etkisi olmuş olabileceğini düşünmek mümkün.her ne kadar mondragon sahanın yıldızı olduysa ve gerçekten çok başarılı kurtarışlar yaptıysa da, aslında kurtardığı pozisyonların büyük kısmının sağdan soldan ceza sahasına atılan karambol toplarına olan vuruşlardan kaynaklandığını belirtmek gerekir. yani demek istediğim ilker yasin'in sayısız kere belirttiği gibi fenerbahçe'nin çok fazla "gol pozisyonu" yakaladığına pek katılamayacağım. bilinçli olarak girdiği pozisyonlar çok daha azdı denebilir. mondragon'un kurtardığı toplarda, her ne kadar maç boyunca pozisyon almakta ve ceza sahası dışında başarılı oldularsa da, song ve tomas'ın bireysel hataları olduğunu düşünüyorum. gene de herhangi biri daha gol olsa, maçın sonucu elbet değişebilirdi. daha ilk dakikalarda direkten dönen top da gol olabilir ve bambaşka şeyler konuşuyor da olabilirdik elbet.galatasaray'ın orta sahası, sonradan girenler dahil çok iyi oynadı diye düşünüyorum. top fenerbahçe'ye geçtiğinde yaptıkları baskı ve akıllı top kullanmaları galibiyetin anahtarı oldu. ikinci yarının başlarında bir ara oyundan düşer gibi olduklarında ise fenerbahçe gol bulabilse, işler değişebilirdi. ancak dediğim gibi ben fener'in gol bulamamasını sadece mondragon'a ve şanssızlığa bağlayamıyorum. defansın sol kanadında serhat ile baş etmesi zor bir ergün, sağ kanatta ise tecrübesiz uğur varken bu avantajı kullanamayan fenerbahçe şanssızlıktan yakınmamalı.alex ise küçük maçların büyük oyuncusu olduğunu söyleyenlere büyük bir argüman daha verdi. beni en çok şaşırtan hagi'nin alex'e sıkı markaj yaptırmaması oldu ancak alex buna rağmen kornerler ve serbest atışlar dışında sahada yok gibiydi. luciano bir gol attı ancak yenilen gollerde gene sahanın alakasız yerlerindeydi çoğunlukla. cihan'ın ona attığı mükemmel çalım (sonrasında faul yaptığı) maçın en güzel enstantanesiydi zannımca. tuncay dışında, ki o da mücadelesiyle, bireysel takdir edilecek fenerli futbolcu göremiyorum. belki biraz da serhat.galatasaray'ın ilk iki golü gerçekten çok güzeldi. dördüncü gol de buna eklenebilir. ribery aslında ilk golde çok iyi bir vuruş yapmadı ama şanslıydı. necati ise ilk golun pasında da, ikinci golün vuruşunda da mükemmeldi.aziz yıldırım'ın küfür konusundaki hassasiyetine ise hayretler içerisinde bakıyorum. buna birinci sebep, daha geçen sene ali şen'le kişisel kavgası sürerken şükrü saraçoğlu'nda bir maç öncesi mikrofonu kapıp şen aleyhine zehir zemberek açıklamalar yaparken, her nasıl tesadüfse senkronize bir şekilde ali şen'e küfüre başlayan tribünlere selam verip "sağolun" diyen bir insanın (örnekler çoğalır ama bu en belirleyicisi) bu tepkisinde samimiyet bulamıyorum. bir ikincisi de aziz yıldırım'ın galatasaray'in uefa kupasına önce tesadüf diyip, sora bunu bir kere daha tekrarlayıp, galatasaray seyircisinden ne tepki beklediğini merak ediyorum. küfüre ben de elbette karşıyım ve hiç bir yerde keşke edilmese ama taraftar denilen kitlenin sayın yıldırım gibi bir şey söylemek istediğinde kameraların önüne atlayıp mikrofonu kapma şansı yok ve o tepki de bir şekilde çıkıyor işte. gazetecilere "tokatlarım bak" diyen veya "ben işimi polise bırakmam" diyen bir kişinin kendisine edilen küfüre kızmaya pek hakkı yok diye düşünüyorum.sonuç olarak sürpriz bir final oldu ve galatasaray hakkıyla kupayı kazandı.
turkiye kupasi final macidir ancak galatasarayin 5 gol attigi mac olarakta tarihe gececek olan mucadeledir.
thrylos efendinin rock'n roll damarinin haddinden fazla kabarmasini saglayan mactir!tarafsiz gozle bakildigi zaman bir fenerbahceli olarak butun galatasaraylilar'in bu tarihi galibiyetini kutlamama vesile olan mactir ayni zamanda...yine de rock'n roll gibisi yok tabi*
dolby sponsorlugunda oynanan mac(bkz: olimpiyat stadına 5.1 kurmak)
galatasaray'ın bir 15 dakika haricinde son derece sistemli ve bilinçli oynadığı, yalnızca ceza sahasında oluşan karambollerde topları çıkartmakta güçlük çektiği ve bu sebepten mondragon'u maçın adamı yaptığı bir maç olmuştur. fenerbahçe kötü mü oynamıştır? bence hayır, ligdeki bir çok maçından çok daha iyi oynamıştır. buradaki kilit nokta herhalde alex de souza'nın gerek avrupa gerekse ligimizde şimdiye kadar oynadığı hiç bir büyük maçta sahada görünmemesi, takımın da normalde alıştığı alex performansını, asistlerini ve gollerini bulamayınca bocalayıp son derece sistemsiz ve manasız bir şekilde saldırarak gol bulmaya çalışması ve ne yaptığını bilen bir takıma karşı çaresiz kalmasıdır. evet alex takımı bu sezon şampiyon yapmıştır ama hayır alex avrupa düzeyinde bu takıma faydalı olamaz. anelka olur, ona ağzımı açmam.taraftarı olduğum takımın galibiyetinden öte sevindiğim bir başka nokta ise saha içinde futbolcuların çirkefleşmemeleri* ve gerek saha dışında, gerek sözlük yorumlarında, gerek arkadaş sohbetlerinde fenerbahçeli bireylerin alışılanın üzerinde bir sportmenlik sergilemeleri, "6 soktuk oranıza buranıza oahh" hezeyanlarına kapılmamalarıdır* ki bu maçta asıl kazanılan kupa değil bence budur. hakan şükür'ün maçtan sonra dediği gibi geçmişte bir 7-0 vardır, daha yakın geçmişte 3-0 dan 4-3 hatırlanmaktadır, henüz zihinlerde 6-0 evlat acısıdır, bu gün 5-1 olmuştur, yarın belki 9-2 olacaktır. fenerbahçe yener, galatasaray yener, orasını kimse bilemez ama bu ülkede futbolun ve rekabetin ulaştığı en son nokta hep bu iki takımın maçları olacaktır.biraz değeri bilinsin artık.
malum jenerasyonun yaşamayı hakettiği skorla biten maç. gençlerle takviye olsalar da bu adamlar feneri 5'lemeyi çoktan haketmişlerdi.
geçen haftanın en kötü entrylerine en az 10 tane entryle dahil olacağına inandığım maçtır..bir de tabi yılların klasik geyiğiyle girersek olaya ribbery ve deniz gercek galatasaraylı oldularedit:beni yanıltmış geçen haftanın en kötü entrylerine 6 entry yollamıştır..
(bkz: cikarmadan 5)
aynı gün sabaha karşı birden bizleri terkeden bir dostumun ruhuna hediye olmuştur bu maç. eminim bulutların üstünden maçı seyretmiştir ve boru gibi sesiyle o kahkahalarını atmıştır.
http://video.galatasaray.org/...00405kupa_golklip.mpg
fenerbahçemin ödüle doymadığı bir gece olmuştur;en iyi kaleci dalında rüştü altın kova,en iyi defans oyuncusu dalında altın kevgir,en iyi forvet dalında altın kazma ödülü alan futbolcularım bu ödülleri biz taraftarlarını hediye ettiklerini belirtmiş, gece gece hislenip duygu patlaması yaşamama vesile olmuşlardır...şu sözü çok öncelerde belirtmiştim yineliyorum;"daum yenilince biz de yenilmiş sayıldık"
galatasarayin gayet sakin sessiz kutlamalar yaparak nasil bir takim oldugunu bir kere daha gosterdigi mac olmustur.helal olsun..
(bkz: her topu da iceri salman rushdie)
oha falan oldugumuz mac.mactan once formalari giyip minik aslan' i da yanima alarak sokaga indim "ogreten adam ve oglu" formatinda, sokagin nabzini tutmak icin, tamamen tarafsiz olarak. 9 febe formali (3 u bayan), 5 gs formali (2 si bayan) vatandaş gozlemledim, iki de biz etti 7. hemen bunlari not ettim, sosyolojik istatistik icin. bu arada febe formasi giymiş olanlarin psikolojik ve sosyolojik aciklamalarini da minik aslan' a iletmeyi ihmal etmedim, agac yaşken egilir malum.eve gelip febeteve' yi actim. 82-83 sezonunda 2 kupa almiş efsane kadroyu cikarmişlardi. bak dedim, bizi psikolojik olarak cokertmek istiyorlar. biz, diyorlar, gerekirse 1 sezonda 2 kupa da alabiliriz. 1 sezonda 4 kupa, 1 sezonda 2 avrupa kupasi + 2 tr kupasi alan takim gormuştum ama bir sezonda 2 kupa alan febe hic gormemiştim, haliyle korktum ama belli etmedim minik aslan' a.mac başladi, minik aslan, anne baskisiyla yataga gitti formasiyla. ama dayanamadi 15. dakikada yeniden tribune dondu, buyuk coşkuyla. zavalli ribery ve necati ilerleyen dakikalarda başlarina geleceklerden habersiz birbirlerine 1 er gol attirdilar, hakan şukur, nam-i diger "torino' lu şaban", cift bant gorerek attirdigi golden sonra, hemen telefonlar calişti, bahisler acildi, 7 mi olur 8 mi diye.macin 53. dakikasi bir şeylerin koptugu andi. febe ataktayken gs ceza sahasi civarindan ribery bir top aldi, orta sahaya dogru necati' ye gonderdi. necati 3-5 sn. ileri dogru goturdu ve daha once yanindan ferrari gibi gecen scarface' in onune birakti, o vurdu ve ruştu mactaki tek kurtarişini yapti. işte hagi buna cok sinirlenmişti. iki tane kazma, bir ruştu' ye gol atamamamişti. hemen kementi salladi, ribery' e isabet ettirerek, yerine "sarbi" ' yi atti arenaya. peşinden de o pozisyonunun bir diger musebbibi necati' yi kementledi. 60.dakikada biz 3 adam degiştirmiştik, uzatmaya gitme ihtimali olan bir macta. yine telefon trafigi başladi, bahisler acildi, hagi bu işi biliyor mu, bilmiyor mu, diye.hepimizin goz ardi ettigi, hakan şukur, nam-i diger "bogazin bogasi" sahne almaya başladi. havadan gelen bir topu kendisinden beklenmeyecek şekilde onune aldi, sol cakti, ruştu malumunuz. boyle bir yumuşak stop hareketini en son roy makaay yaparken gormuştum. yine ayni hakan, ergun' un nefis kesme topunu karin - gogus bolgesi civarinda durdurup koşeye birakti, ruştu malumunuz. artik bu ruştu' nun dayak zamani gelmişti, 5 sene gecmiş uzerinden.mac bitti, galatasaray' in ligde nasil 2. oldugunu anlamayan bizler, bu 5 likten de bir şey anlamadik. hagi' nin yanlişlarla dolu oyununu bu kez mondragon kurtardi. mondi, galatasaray' daki en muhteşem macini oynadi. bu arada febe' nin sag tarafinda serhat yerine ribery olsaydi belki de skor 1-5 olabilirdi.buraya dikkat hincal abi, şimdi bu tam bu noktada, canaydin' dan yeni bir "feer piley" bekliyoruz. mac oncesi ve sonrasi "anama kufrediyolar, bana taş attilar" diye aglayip mizikcilik yapan aziz' in yanina giderek bu kupayi ona versin, biz de cok var bundan ama siz 20 kac yildir alamiyorsunuz, sizindir bu, desin. samimiyetinden şupheye duşulmesin diye de, ilave olarak super kupamizi da gotursun ona versin. sonucta bariş, sevgi, dostluk paylaşmaktan gecer. komşun acken sen toksan, onun kupasi yokken senin muzen ceşit ceşit kupa doluysa bizden degilsin, demiş atalarimiz. ac gozlulugun geregi yok.
(bkz: 5er şaşar)
maçı özetleyen en güzel yorumun gs li volkan tarafından "vurduk, gol oldu" şeklinde yapıldığı maç.
sanki galatasarayın karşısın da fenerbahçe yok ta mahalle takımı var mış gibi olan bir maç. futbol işte sanki memlekette bütün sorunlar bitmiş gibi rahatlıyoruz,kitlelerin yeni afyonu işte,bu arada zam yapmış olabilirler maçtan sonra dikkat edin...
ilker yasin'in, van hooijdonk'a ısrarla "hooijdonk`dediği karşılaşma.(bkz: bu ne samimiyet)
bir fenerbahceli olarak galatasaryı kutladıgım karşılaşmadır.canımı sıkan; aylarca bundan bahsedecek olmaları ve telefonumu dun geceden beri açamıyor oluşumdur.hayır annemi falan aricam pusuya yatmış kurt gibi beklemede butun galatasaraylı eş, dost..hay allah ya.bir de deniz'e cok uzuldum..iyi oyuncudur, severiz, uzulmesin o..
çifte kupa hayallerinin suya düştüğü maçtır..
galatasaray'in, belkide son yillardaki en kotu kadroya sahip olmasina ragmen, aslanlar gibi kazandigi karsilasmadir. canim galatasaray'imi yurekten kutluyor, 22 mayis 2005 fenerbahce galatasaray maci icin basarilar diliyorum.
(bkz: derin darbe)
(bkz: eze eze yenilmek)
galatasaray'in cok istedigi, fenerbahce'lilerin de sampiyonluk hayalini kafalarindan silemedikleri icin olsa da olur olmasa da seklinde ciktiklari bir mac oldu. bu sebeple de isteyen kazandi. mondragon'du, suydu buydu gereksiz bahanelere ve suclu (kahraman) aramalara gitmemek lazim. fenerbahce ustun oynadi gibi gozukse de takim olarak basarisizdi. futbolun gerekenlerini yapmadi. daum da maci seyretti. galatasaray'in daha guclu olan sol kanadina saldirmayi denedi 2. yarida. tamamen gereksiz ve basarisiz bir deneme oldu. galatasaray da kaleci ve forvet hatti disinda basarisizdi. defans cogu noktada heyecana kapilip tum sezon vermedigi pozisyonlar verdi. bircok pozisyonda topu uzaklastirmaktan bile uzakti. orta saha derseniz zaten varligi ile yoklugu birdi. adam markajina adamisti orta saha kendini. ama bunlar tabii cok calisilmadigi anlamina gelmiyor. tum futbolcular gercekten istedikleri icin ellerinden geleni yaptilar. bu da farki ortaya koydu. sonucta heyecanli bir macti. futbol olarak goller guzellik katti ama futbol kalitesi denirse o acidan pek bir guzellik vardi diyemem. pozisyon zenginligi denilince de galatasaray'in fenerbahce bosluklarindan faydalandigi, fenerbahce'nin de duran toplardan medet umdugu bir zenginlik evet vardi. mac oyle gecti gitti. ersun yanal'in hakan sukur konusunda yaptigi ezik aciklamayla da bitti mac. kupa artik alisildik sekilde galatasaray'da kaldi. fenerbahce ayni isteksizligi ligde de gosterirse taraftarini gereginden cok uzecek bir is yapmis olur.
skoru apartmanda ve mahallede yasanan sessizlik ile tahmin edilebilecek mac.
gs nin 3-5 sene önce başına gelen şeyin bu sene fb nin başına gelmekte olduğunu gösteren maçtır bu. 4 sene üstüste şampiyon olup süper top oynarken bile gs fenere diş geçirememişti bir türlü, bunun sebebi fb nin gs den güçlü olması değil tamamen onlara ters gelen bir oyun karakterine sahip olmasındandı.. bu sene de fb güçlü kadrosuyla ligde şampiyonluğa giderken, kupa da finale çıkmışken bu sefer gs, daha güçlü olmamasına rağmen fb ye son derece ters gelen bir oyun sistemiyle fb nin canına okumuştur. yalnız aradaki fark kimseyi yanıltmasın, bu farkın bir lig maçında olması mümkün değildi, ligin ilk yarısındaki 1-0 lık maça bakarsanız o maçta fb çok daha ezik oynamasına rağmen farkı 1 de tutmayı başarmıştı, dün akşam oynanan maç ise "ya hep ya hiç" maçı olduğu için, ve fb bu kupayı 22 senedir kazanamadığı için daum 3-1 den sonra defansı bütünüyle riske atmıştır. bunun karşılığında fb bir sürü pozisyon bulmuş fakat beceriskizlik, mondragonun iyi oyunu vs. ile golleri atamamış bunun moral bozukluğu ile kalesinde 2 gol daha görmüştür.bu maçın gösterdiği bir başka şey de, gs-fb maçlarında ki ilk golün kıymeti olmuştur. iki taraf da, bu maçlarda ilk golü atan takımın coştuğunu, çoğu zaman farka götürdüğünü bildiği için ilk gol atılana kadar bütün oyuncularda aşırı gerginlik vardı, sonrasında da zaten beklenen oldu..
fenerbahce icin sonucu "agir" olmuş mactir... devaminin agir olmamasini temenni ediyoruz, şampiyonluk acisindan.
bitis duduguyle birlikte beni cesitli dusuncelere sevk eden mac.kaldigim ogrenci yurdunda kavga cikmasina neden olan mac.futbolun sadece bir oyun oldugunu fakat insanlarimizin bunu bir turlu algilayamadiklarini bizlere bir kez daha gosteren mac.insanlarimizin ve medyamizin hakkinda en az üc gün boyunca geyik cevirecegi mac.daha hala nasil sevinilmesi gerektegini ogrenemedigimizi bizlere bir kez daha gosteren mac.ispanya diktatörü general franco nun soyledigi "30 yil boyunca halki futbolla yonettim" sozunun,bizim halkimiz icinde gecerli oldugunu bizlere gosteren mac.mactan sonra gormek istemedigim,siddet,küfür,rakibini assagilama gibi eylemlerin hepsini gormeme ve fanatiklerden kelimenin tam anlamiyla tiksinmeme neden olan mac.galatsaray ve fenerbahceyi verdikleri ozverili mucadele icin (özellikle de galatasarayi) tebrik ettigim mac.iyi bir performans sergilemesine ragmen serdar tatli nin tonla kufur yemesine neden olan mac.
tek bir cumleyle ozetlemek gerekirse, romen'in akillisinin, alman'in aptalini mat ettiği karsilasmadir. bunu soylerken, hagi'nin ikinci yaridaki yanlis oyuncu degisikliklerini gozardi ettigim sanilmasin. mac pekala o hatalarla fenerbahce'ye de donebilirdi. ama hagi, sonucta, maca takimini taktik olarak dogru hazirladi; rakibinin kendisinden ustunlugunu pesinen kabul ederek, haddini bilerek oynatti takimini; bu nedenle defansini saglam tutarak rakibinin en zayif yani olan agir defansindan hizli kontrataklar vasitasiyla yararlanmayi bildi. "dahi" daum ise, taktiksel anlamda defansif guvenligi butunuyle ihmal eden, rakibinin silahlarina hicbir tedbir alamayan hatali oyun kurgusunun yaninda, luciano'nun attigi golden sonra bile, surekli rakip cezaalaninda dolasmasina goz yumdu, kac mactir sans vermedigi pierre van hooijdonk'u dalga gecercesine oyuna aldi, cok pas hatasi yapsa da rakip ataklari kesen tek adam selcuk sahin'i oyundan cikarmak pahasina. yetmedi, takimin en iyisi serhat akin'i oyundan aldi. mondragon iyi kaleci, kabul ama rolu abartilmasin, cogu top uzerine geldi, sansi ve fenerforvetinin, ozellikle tuncay sanli'nin akil almayacak beceriksizligi de basarisinda buyuk rol oynadi. mukemmel mac yonettigi iddia edilen serdar tatli ise, daha ilk yarida, gozlerinin onunde ayhan akman'in topu acikca eliyle kesmesini resmen gormezden gelerek, galatasaray'in maci 11 kisi tamamlamasini sagladi, zira adigecen, 10 dakika sonra bir sari kart daha gorerek takimini buyuk ihtimalle 10 kisi birakacakti.
(bkz: artık önümüzdeki maçlara bakacağız)
bir fenerbahçeli olarak üzülerek izlediğim karşılaşma olmuştur. konunun bendeki yansımaları için;(bkz: kadıköy panteri) - daniel pancu(bkz: olimpiyat panteri) - faryd aly camilo mondragon(bkz: pembe panter) - rustu recber
defans oynayan bi galatasarayın şansa attığı gollerle galip geldiği maçtır.daum ve rüştü de hayatlarını verdikleri futbolun hakkını vermemişlerdir.beni deli eden bi sonuçtu.lezzetli bi futbol seyrettim.
eveeet,aziz yildirimin bu yenilgi için mazereti belli oldu:''küfür ettiler'' ana menüsünden sonra ''onlarin soyunma odasinin kapisinda galatasaray yaziyo da bizim kapimizda niye misafir takim yaziyo?'' cümlesi tatli olarak sunulmustur spor camiasina.yiyen yesin.
(bkz: 5i 1 yerde)
bünyemde 12 eylül öncesine dönme arzusu uyandıran maç.gizli gizli dağıtılan ve "halkımıza" diye başlayan bildirilerden öğrendiğimiz birkaç basmakalıp cümle ile konuşup, kendimizi devrimci zannettiğimiz o günlere dönüp, "biliyor musun refik arkadaş, futbol toplumların afyonudur" demek istiyorum.(bkz: ah be fener)
fenerlilerin bu maci 6-0 lik macla neden kiyasladiklarini anlayamadigim mactir. zira fenerin 6-0 kazandigi mac ligin 15. hafta civarlarinda oynanmis ve sonucta fenerin o sene ligi 5.yada 6. bitirmesi sebebi ile fenere hic bir fayda saglamamis bir galibiyettir. ancak galatasarayin dun aksamki zaferi kazananin sonucta kupa aldigi bir final macidir. ama tabi fenerlilerin bu iki maci kiyaslamalarina sasmamak lazim, bu vizyonsuzluk degil midir fenerin 7 yilda yarim milyar dolar para harcamasina ragmen avrupada en ufak bir basari elde edememesine sebep. ama galatasaraylilarda fazla sevinmesinler. bildiginiz uzere turkiyedeki futbol klupleri dernekler kanununa gore kururlur. dernekler kanunu dernegin amaci isimli bir madde barindirir. ben vizyonsuz fenerbahce spor klubunun bir kurulus amacina sahip oldugunu zannetmiyorum ama galatasaray spor klubu derneginin bir kurulus amaci vardir. bu amaci klubun kuruldugu gun buyuk kurucumus ali sami yen soylemistir."amacimiz bir renk ve isim sahibi olmak, turk olmayan takimlari yenmektir."dolayisi ile dun aksam oynanan macin sonucu ile ilgili olarak galatasarayin asiri sevinmesini gerektirecek bir durum yoktur. sonucta fenerbahce (her ne kadar turk olmayan oyuncularina turk olanlardan 10 kat daha fazla deger versede) bir turk takimidir.
(bkz: bu da mı te5adüf)
ikinci yarıda yapılan akıl almaz oyuncu değişiklikleriyle şaşırtan ve hatta sinirlendiren ama sonuç olarak tüm galatasaray taraftarlarının huzurlu bir uyku uyumasını ve gülen yüzlerle uyanmasını sağlayan maçtır.atılan her gol yüzümüzdeki gülümsemenin biraz daha büyümesine yol açtı.
fenerbahcenin 17 nisan 2005 fenerbahce besiktas macını unutturmaya çalıştığı mactır.(bkz: yanlisi yanlisla ortmeye calismak)
mactan once ergun gursoy a gazeteci su soruyu sorar;gazeteci: sayin ergun gursoy, rakibiniz 22 yildir bu kupayi alamiyor. ne dusunuyorsunuz?ergun gursoy: 22 sene beklemişler, 1 sene daha beklerler.
(bkz: bu takım, bu futbolla feneri kadıköyde de yener)
(bkz: beşi bir yerde takmak)
dün akşam iş çıkışı ile eve gidişimin maçın sonuna denk gelmesi ile şehrin her yerinden silah sesleri duyduğum.karanlıktan çıkan iki geri zekalıdan birinin havaya ateş edecem derken az kalsın arkadaşını vuracağı-bir iki küçük çocuğun mantar tabancasıyla havaya ateş etmesi apayrı bir dumur detayıdır- hızla gelen beyaz bi şahindeki gerzeğin galatasaray bayrağını sallarken az daha kafamı yaracağı bana eve gidene kadar hay sikim maçınıza da tuttuğunuz takıma da böyle spora da dedirten maç.umarım masum biri hayatını kaybetmemiştir.peşin edit: kalkanları kaldırın zamanın ötesine geçiyoruzz..
bir fener klasiği daha. (bkz: avrupadan eli boş dönmek)
mondragon'un bana 27.5 milyon vermesi gereken maç. ilk yarı galatasaray, ikinci yarı fener oynamıştım. mondragon yüzünden yattı. paramı istiyorum ben. paramı...
bir fenerbahçe taraftarı olarak bana uzun bir süre futbolla iligili herşeyden uzak durma kararı verdiren maç olmuştur. ellerim duvarlara vurmaktan yara oldu bu maç yüzünden. tiksiniyorum artık futboldan ve onun adaletsizliğinden. aslında yok adaletsizlik falan ya. fenerbahçe bunu hakediyor. kim birşey yaptıkı yenmek için anasını satayım. yenik durumdayken ve maçı çevirmek için süre varken bile bitane koşan , mücadele eden insan evladı çıkmazmı. ne yaptıklarını ele alacak olursak; rüstü: çok hatalı olduğunu söyleyemem. ama bir tanesini tut bari be adam. hepside alınmazki içeri.deniz: ribery karşısında tutunamadı diyemiyorum. çünkü karşısına çıkamadı bile. attığı golden bahsetmiyorum bile.serkan: topu alıp , sonunda ne yapacağını düşünmeden koştu durdu sadece.luciano: ben bu adamı artık sevmiyorum. yaptığı hatalardan sonra istediği kadar gol atsın artık gol attıktan sonraki şebek gülümsemesi gözüme hiç sempatik gelmiyor.önder: olumlu bir hareketi yoktu. olumlu hareket yapabileceği pozisyonlarda gol oldu zaten.aurelio: bişey diyemeyeceğim tek adam. iyiydi.selçuk: bir ön liberonun sahip olabileceği en kötü özelliğe sahip. pas atma özürlülüğü. tuncay: kafası kesilmiş tavuklar gibi koştu durdu zavallım. ama ne sikime derman onu anlayamadım. serhat: pas verip , asist yaparakta ön plana çıkabileceğini öğrenmesi gerektiğini gösterdi yine. nobre: bişey yapamamasını yadırgamadığım tek futbolcu. ne yapabilirdiki?alex: (bkz: yok bisii pek)valla artık daum efendiyi göndermelerine neden olacaksa şampiyonlukta gitsin sikimde bile değil. böyle bi boka benzemeyen bir oyun düzenemi olur ya. her geleni yiyelim oh be. sen şu takımı iki yılda defans yapmayı öğretemediysen git nereye gidersen git kardeşim.son olarakta sözüm anelka'ya ;anelka: ey sevgili din kardeşim. ulan sakatlanacak zamanımı buldun. bilmem kaç milyon doları kıytırık maçlarda iki çalım at diyemi veriyo sana bu takım. hadi avrupa maçlarında bi bok yiyemedin. bari çık bu maçta göster kendini. daha bi numaranı göremedik.(bkz: nefretle doldum)
maçtan akılda kalan karelerden;cihan haspolatlının luciano'ya çektiği hareket.(sonrası sarı kart)hakan,ribery gibi bi kaç futbolcunun attığı bacak araları...sonuç olarak yıldız izlemeye gelmiş taraftarın umduğunu bulduğu bir ortam olmuştur.
akli başinda oynamanin, teknik olarak macta hep kontrollu olmanin ne farklar yarattigini gosteren mac oldu.ben fenerbahceli bir şahisim.lakin macin kaybedilecegini daha ilk 10 dakikada gormek zor degildi. ilk gol yendinden sonra apacik ortaya cikti, ikinci yari başladiginda ise farkin artacagi bagiriyordu.dikkat edilirse galatasaray, "- aha fark atiyorum, akayim..." gazina gelmemeyi becerirken, fenerbahce "- aha fark yiyiyorum..." gazina gelmemeyi becerebildi. galatasaray macta skor avantajini getiren oyunu, ilkeleri neyse uyguladi, gol olursa olur dedi...gol da zaten olursa olur bir şey. kastikca kaciyor.manitacilik gibi. hic kasa kasa bir kizla cikmayi başarabildiniz mi?futbolda farkli skor yakalamak mac icinde rakipte kirilan motivasyonla gelir. motivasyonunu kirmamak icin, omer urundul deyimiyle skor dezavantajina duşmemek icin, "- aha pozisyon buluyom, aha kaleci cikardi, attim atiyorum eli kulaginda..." gazina gelmeyeceksin.fenerbahce maci, sanki nba karmasi-banvitspor motivasyonu ile oynadi. "- nasil olsa atariz, yok canim o kadar da olmaz..." bilincsizligine geldi.uzerine hemen her girdigi pozisyonu atan bir gunundeki galatasaray macta farka gitti. kasmadigi icin gitti. emin olun 3-1'den sonra falan fark atacaz gazina galatasaray gelse, fener farki azaltirdi. fenerbahce mac icinde gercek anlamda mac gidiyor gercegini idrak edemedi.maci mondragon kurtardi falan bunlar devede kulak işlerdir. tuncay atsaydi onlari falan, bunlar da ayrinti işlerdir.acaba daum'un gitmesine vesile olur da hayirli olur mu diyorum artik. cunku yukarida saydigim etmenlerin bir numarali sorumlusu her takimda hocadir. fenerbahce'nin teknik direktoru ise daum.
bir aralar türkiye liginin maçlarını canlı yayınlayan bir kanal bir uygulama başlatmıştı. her takımın taraftarı, maçı taraflı spikerden dinleyebiliyordu. sonra kalktı bu uygulama. dün gördük ki bu uygulamaya yeniden başlanmış kanal d'de. gelin görün ki diğer takımın taraflı spikeri için bir sistem geliştirmeyi unutmuşlar. oysa gönül isterdi ki bir tuşa basalım da maçı ümit aktan'ın ağzından da seyredebilelim.
fenerbahce'nin bu sene oynadigi resmi maclardaki 100. golunu attigi karsilasmadir. bu maca kadar turkiye super liginde 74, sampiyonlar liginde 10, uefa kupasinda 1 ve turkiye kupasinda da 14 gol olmak uzere toplam 99 gol atan fenerbahce 100. golune fabio luciano ile ulasmistir.
galatasaraya 10 gun sonraki lig maci icin umut veren karsilasma. ammavelakin fenerbahce de kazanmak zorunda olacagi icin saldiracak. bu yenilginin acisi kolay kolay cikmaz cunku. ben manyak bi mac umuyorum yine. iyi olan kazansin istemiyorum, her halukarda galatasaray kazansin istiyorum, istiyorumki triple fenerbahce galibiyetiyle kapatalim sezonu. fener zaten olmus sampiyon. bizde bununla avunalim. ne sis yansin ne kebap.
aslan galatasarayımızın*, fenerbahçe'ye 5 takıp kanaryayı şapşal ettiği bu zevkli maç boş tribünlere oynanmıştır, çok pahalı olması nedeniyle bir çok taraftar tarafından evde cafede orda burda izlenmek zorunda kalmıştır* ama yine de galatasaray taraftarları 50 kişilik farkla yine tek büyük olduğunu göstermiştir.
(bkz: yeter)
tek kelimeyle süper maçtı.girilen pozisyonlardaki verimlilik açısından roller farklı olmasına rağmen 6-0 lık maçla büyük benzerlikler göstermiştir.ümit özat'ın yokluğunda fenerbahçenin sol kanadı atağa çıkamamış ayrıca ribery de deniz'i maymun etmiştir.2-3 yıldır efes cupla avunan galatasaray taraftarını (ya da beni) sevindirmiş,okula formayla getirtmiş maçtır.
hakan şükür'ün normal şartlar altında yapamayacağı,eline yüzüne bulaştıracağı her hareketi başarıyla yaparak beni şaşırttığı maçtır ayrıca.
mondragon´un 6 net gol pozisyonunu kurtararak, kendisine cok dert ettigi 6-0 lik macin intikamini aci aci aldigi mac olmustur. canim mondim artik rahat uyur eminim. bir de bendenizin sirf seyredebilmek icin 24 saatligine viyana´dan istanbul´a uctugum, buna da fazlasyila degmis bir efsane mactir.83´lü olan kizkardesimin hala daha fenerbahce´nin bir türkiye kupasi aldigina sahit olamamasina sebep olan maclardan biridir ayni zamanda.haaa bir de ribery´nin gercek galatasaray´li oldugu, özhan baskan´in da taraftarla arasini düzelttigi mactir bu.
şöyle bir spam mail'e de konu olmuş maçtır:"national geographic'te bu ay - panterler serisipancu: kadıköy panterimondragon: olimpiyat panterirüştü: pembe panter***national geographic ''kültür vasıtasıyla ulaşmak ve çeşitliliği kutlamak'' adı altında türkiye kupası'nın alındıgını hatırlayan-gören 22 yaşın üzerindeki fenerbeşçe taraftarlarını koruma altına almış bulunmaktadır. lütfen şefkat gösterin, kampanyaya katılın..."
galatasarayli msn kullanicilarinin nicklerini 5-1, sari kirmizi, mondragon... olarak degistirmesine neden olan galatasaray galibiyeti.(bkz: sosyal mesaj veren msn nickleri)
yoldan geçenlerin tesadüfen kurdukları bir takımın, tesadüfen ve hiç yenilmeyerek uefa kupası'nı alan bir takımın, tesadüfen süper kupa'yı alan bir takımın, tesadüfen 4 sene üst üste şampiyon olan bir takımın tesadüfen türkiye kupası'nı almasıyla sonuçlanan maç. o değil de, 20 yılı geçti. tesadüfen olsa bile, türkiye kupası'nı kazanamamak nasıl bir duygu acaba?
bir fenerbahçeli olarak en üzüldüğüm tarafı tribünde tüylerimiz diken diken olarak söylediğimiz "iki kupayı getirin bize,canımızı verelim size" tezahüratının bu sezon için yalan olması olan maçtır. temennimiz bundan 1 sene sonra bu tezahüratı 3 kupa* olarak modifiye edebilmemizdir,ki christoph daum'la ve kendisini çok sevmeme rağmen fabio luciano gibi defans oyuncularıyla bir miktar zor gözükmekte. düzeltiyorum,imkansız gözükmekte.
5-1 ve galatasaray türkiye kupasini aldi. galatasaray kupasini aldiysa bunda galatasaray kalecisi mondragon'un olaganüstü performansi ile teknik direktör hagi'nin olaganüstü sansi vardi. galatasaray ile basliyalim. galatasaray ilk yarida fenerbahce ile basa bas bir mücadele sergiledi. galatasarayin girdigi 4-5 pozisyondan 3'ünü degerlendirerek ve mondragon'un inanilmaz refleksleri sayesinde ilk yari 3-1 bitti. ikinci yari basladiginda orhan ak'in yerine 17 yasindaki genc ugur oyuna girdi. hagi'nin kafasinda neler geciyor diye düsünmeye baslarken bir de baktik ki 52. dakikada ribery oyundan cikarilip yerine sabri girdi. o an hagi'nin sacmalamaya basladigini düsündüm. fenerbahce oyuna ortak olmak istiyorsa iyice risk almak zorunda kalacakti. hele fenerbahce ikinci yarinin basinda ortasahada oynayan selcuk'un yerine hooijdonk'un girmesi ile ortasaha bir tek aurelio'nun basinda kalacak gibiydi. bu durumda ribery gibi topu sahanin dikine hizli bir sekilde götürebilen bir futbolcuyu oyundan almak akil kari bir degisiklik degildi. ribery'nin sakatlanmis olmasi gibi bir durum söz konusu degilse, cikarilmasi büyük hataydi. fenerbahce iyice bastirip pozisyon bulmasina ragmen bir türlü mondragon'u gecemiyordu. 60.dakikada necati'nin yerine hasan sas'in girmesi ile belki hagi ortasahayi kalabalik tutmak istiyordu ama buna ragmen galatasarayli oyuncular genelde cezasahasi ici ve önünde toplaniyordu. buna ragmen ayakta iyi top tutan galatasarayli oyuncular akilli oynayarak en az 5-6 tane net pozisyon buldu. bunlardan sadece iki tanesi gol oldu. digerleri ya rüstü tarafindan cikarildi ya da galatasarayli oyuncularin son paslari iyi verememesinden kaynaklandi. simdi bunlarin isiginda teknik direktör hagi'ye gelelim. 15 dakika icinde üc oyuncu degisikligini kullanip 3-1'lik skoru koruma amacina gitti. diyelim ki mac 3-1'e kadar kalan bölümlerde mondragon olaganüstü cabalarina ragmen iki gol yeseydi ve sonra galatasaray maci uzatmalara kalmadan veya kaldiktan sonra yenilseydi (penaltilardan da olabilir) o zaman tek suclu hagi olacakti. hagi yatip kalksin mondragon'a dua etsin.fenerbahceye gelince, gercekten iyi oynadi ama gol atamazsaniz ne kadar iyi oynamaniz, ne kadar cok pozisyona girmeniz bir sey ifade etmez. kimse ne kadar cok pozisyona, ne kadar iyi oynadiginizi konusmaz. sadece yenildiginiz konusulur. fenerbahcenin teknik direktörü daum ikinci yarinin basinda selcuk'u cikartip hooijdonk'u almasi erken bir karar olarak düsünüyorum. ortasahada marco aurelio tek basina kalmasi ile fenerbahcenin ortasahasi düsmüs gibiydi. aurelio elinden gelenini yapti ama fayda getirmedi, gerci onun yerinde patrick vieira* veya gattuso*'da olsa pek fazla bir sey degismezdi herhalde.simdi fenerbahce sansizdi, galatsaraydan daha cok pozisyona girdi, mondragon anormal bir bir performans gösterdi diyenler cikacaktir! ama böyle tek veya iki maclik eleme usulü maclarda girdiginiz 3-4 pozisyondan en az birini golle sonuclandiramazsaniz sonucuna da katlanmak zorunda kalirsiniz. buna benzer sahneler deplasmandaki real zaragoza macinda* da yasanmisti. orda da fenerbahcenin girdigi 7-8 net pozisyondan iki tanesini atabilseler belki o gün tur atlamis olacaklardi.öyle olsaydi, söyle olsaydi... sonucta fenerbahce daha baskin oynamis gibi gözüksede galatasaray daha akilli oynayarak ve girdikleri pozisyonlari degerlendirmesini bilerek kupayi hak etti.hakem serdar tatli belki hayatinin en rahat maclarindan hatta derbilerinden birini yönetti. ufak tefek hatalar disinda nerdeyse dört dörtlük bir mac yönetti.macin en aci ve kötü tarafi ise 80 bin kisilik olimpiyat stadina sadece 36 bin küsür seyircinin gelmesi idi. federasyonun anlasilmaz bir karariyla en ucuz bileti 43 ytl'den satmasi sonucunda muhtemelen olay cikartabilecek taraftar grubunu elemine etti ama diger taraftan cok güzel bir macin sönük gecmesini sagladi. tebrikler!!!bu mac ligin gidisatini nasil degistirecegini veya etkileyecegini görecegiz. galatasaray rehavete mi kapilacak? veya 5-1'lik sonuc fenerbahceyi motivasyon acisindan olumsuz mu etkileyecek? kesin olan tek bir sey var o da 10 gün sonra ligde oynanacak fenerbahce-galatasaray macidir*. puan farki ne olursa olsun, galatasaray ve özellikle fenerbahce acisindan bu mac daha da önem kazanmistir. not : mac bitiminde mecidiyeköy tarafinda, herhalde ali samiyen stadinda, havai fisek patlatildi.edit 1 : bu entry'i zamanin ötesine gönderen herkese, özellikle fenerbahce ve galatasarayli arkadaslara bir tesekkürü borc bilirim. hatta ve hatta sevgi ve saygilarimi yollarim...edit 2 : bu entry'i zamanin ötesinden cikartan herkese özellikle fenerbahce ve galatasarayli arkadaslara bir tesekkürü borc bilirim. hatta ve hatta sevgi ve saygilarimi yollarim...edit 3 : duruma göre 'edit 1' veya 'edit 2' gecerlidir...*
istanbul valiliğince aşağıdaki açıklamaya neden olan maç:istanbul valiliğince yapılan açıklamada aziz yıldırım'ın ceza alacağı bildirilmiştir... valilik maçtan önce defalarca, "stad, otobüs vs. gibi kamu mallarına zar