|
|
ruslana türkiye şubesi çarpık bacaklıyı yollamamız gerken yarışma...
trt'nin ulusal finallere dönerek * birinci olma ihtimalimizi neredeyse yok eden yarışma.
siyasi ve ırksal oylar verilen yarışmanın 50. defa bizlere (bana) işkence çektirecek olmasının kanıtı(bkz: ben biz sayiliyir miyim)
lübnan'ın parasal nedenlerden dolayı katılmayacağını açıkladığı yarışma. bundan sonra çekilen ülkeler, kurallar gereği tazminat vermek zorunda kalacak.edit: lübnan son anda katılmaya karar verdi. böylelikle katılımcı ülke sayısı 40 oldu ve yeni bir rekora imza atıldı.
bu sene katılacağımız şarkıyla sonu bizim için hüsran olacak olan yarışma...
avusturya'nın film müzikaline benzeyen hoş şarkısıyla,latvia'nın bebe yüzlü iki çocuğun, sahil kenarında yakılan ateşin başında söylenilecek türden şarkısıyla,monaco'nun çok hoş bi hatun ve kötü bir parçayla,israil'in fazla iddialı olamayacağı bir şarkıyla,belarus'un hoş hatunlarla, güzel bir müzikle fakat müziğe tam oturmamış sözlerle katılacağı,the netherlands'ın hoş ama eurovisionda iddialı olamayacağı bir şarkıyla,estonya'nın şarkısından çok kızlarıyla,norveç'in rock tarzında süper bir parçayla katılacağı,romanya, andorra, croatia, ireland,slovenia,poland, albania, türkiye, russia, france hakkında yazmaya pek gerek olmayan şarkıyla,hungary'nin sanki bir ton alakasız şarkıdan birer kuble alınmışta yapılmış gibi gözüken parçasıyla,finland'in back vokalleriyle kötüleşen şarkısıyla,makedonya'nın pop yapayım, içine etnik müzik aletlerimi koyayım trendi yakalayayım dediği parçasıyla,switzerland'in sahne şovuna gerek duymam aslolan şarkıdır diyerek daha şimdiden sempatimi kazanmış bir şarkıyla,bulgaristan'ın ohaa nası yani dediğim bir parçayla(illa kötü bir şarkıyla katılması lazım ya!) katılmasına rağmen, yine de fazla şansı olmadığı,denmark'ın hoş olmasına karşı şansı olmayacağı,cyprus'un tarkanla mustafa sandal kırması bir şarkıcıyla katılacağı,ispanya'nın ve yunanistan'ın oyları götüreceği,sweden'ın hiç bir şey olmasa las vegas la ilgili bir filmde soundtrack olabilecek tatda şarkısıyla,united kingdom'un, oryantalist motiflerle süslediği ve şimdiden en iddialılar arasında olacağı kesin gibi gözüken,malta'nın celtic tadında hoş bir parçayla,ukrayna'nın kötü bir hip hop denemesiyle,germany'nin akılam gelmeyen ama kesinlikle bir yerlerden araklanmış olduğunu düşündüğüm introlu parçasıyla,bosna-hersek'in uyduğu çıtır kızlar akımıylakatılacağı yarışmadır. tüm parçaları dinledikten sonra türkiye'nin en kötü beş parçadan biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. ozan çolakoğlu'nun da müzikaliteye pek bir katkısı olmamış gibi. yarışma gecesi ekranın karşısına bolca güzel kız izlemek için oturulabilir. birincilik yarışının yunanistan-ispanya-isviçre-ingiltere arasında gidip geleceği daha şimdiden aşikar olmuş durumda. türkiye üzerine oynanan bahislerinde kesinlikle ilk 10'a girer mi, girmez mi üzerinden oynanması gerektiği de muhtemel bir gerçek.
bu sene yarı finaller 19 mayıs gecesi, finaller ise 21 mayıs gecesi yapılacak. eurovision'a iki gün kala ise, sabancı üniversitesi radyo kulübü radyosu'da her salı akşamı 22.00 - 23.00 arası deniz ve armağan'ın hazırlayıp sunduğu neşeli günler adlı türkçe nostalji programı, türkiye'nin 30 yıllık eurovision tarihini konu alan özel bir bölümü ile dinleyicilerle olacak. başarılarıyla, başarısızlıklarıyla bu 30 yıla damgasını vuran ve zihinlere kazınan tüm parçalar da programda yerlerini alacak.radyosu'yu http://radyosu.sabanciuniv.edu adresinden 128kbps linkine tıklayarak, ya da mp3 çalarınızın url bölümüne http://radyosu.sabanciuniv.edu:8002 yazarak dinleyebilirsiniz.
su an icin en iddialı sarkıların moldova (evet, evet moldova!), avusturya, yunanistan, polonya ve kıbrıs tan gelecek gibi oldugu gozuken yarısma
televoting sistemi sayesinde avrupali gurbetcilerin oy yagdirip rimi rimi ley'i ilk uce sokacaklarina inandigim organizasyon olacaktir.
komşumuz yunanistan'dan helena paparizou'nun, "my number one" adlı parçasıyla tek favorim olduğu yarışmadır...
yunanistan'in varını yoğunu ortaya koyarak "my number one" adlı şarkısıyla birincilik aradığı yarışma. komşumuzun durumu 80'li yılların türkiyesi'ni hatırlatmaktadır. zira kiev'deki yarışma ölüm kalım meselesi haline getirilmiş; olimpiyatları düzenleyen, futbolda avrupa şampiyonu olan ülkenin tek eksiği olarak görülen eurovision birinciliği neredeyse "milli hedef" olma özelliği kazanmıştır.
19 mayıs gecesi yarı final sonuçları ile birlikte 21 mayıs final akşamı ülkelerin sahneye çıkış sırası belli olan sirk:01-macaristan 02-ingiltere 03-malta 04-romanya 05-norveç 06-türkiye 07-moldovya 08-arnavutluk 09-kıbrıs 10-ispanya 11-israil 12-sırbistan karadağ 13-danimarka 14-isveç 15-makedonya 16-ukrayna 17-almanya 18-hırvatistan 19-yunanistan 20-rusya 21-bosna hersek 22-isviçre 23-letonya 24-fransa
bu seneki tek güzel sürprizinin norveç olacağına inandığım yarışma.
bizden baska kimsenin onemsemedigini sandigim yarismaydi, komsiyi unutmusum. su anda yunanistan'in sarkisi dinliyorum da, bu formul bana bi tanidik geldi be. tek basina giren gitar(veya bas), ustune darbuka, kemanlar, oryantal ritimler, ingilizce sozler, oryantal ritimden daha uzak klasik bati pop muzigi tadindaki nakarat. (bkz: everyway that i can)klasik turk-yunan sidik yaristirmasina girmeye hic niyetim yok ama komsi ayni formulu uygulamis valla, neyse iyi sanslar dileriz kendilerine.
yarı finalde favorilerimin (sırasıyla) moldova, norveç, romanya ve macaristan olduğu yarışma... dördü de ilk açıklanan 4 finalist olarak 19 mayıs akşamına yerlerini ayırttılar... moldova etnik ezgileri ve anadillerindeki şarkıları ile ve büyükanne konseptiyle benden tam puan aldı... norveç ise uçuk ama sempatik bir rock topluluğu ile gönüllerimizi fethetti, solistin ses kalitesi freddie mercurie'yi andırmaktaydı... romanya'nın şarkısından ziyade şovu güzeldi... mazot varilleri ile yapılan ve ayağına çöp tenekesi "giymiş" dansçılarla sunulan şov çok başarılıydı... enteresan olan finalde türkiye'nin davullu şovu ve bu varilli şovun arka arkaya gelecek olması... herhalde bbc'nin eurovision sunucusu olan dalgacı abimizin dikkatinden kaçmayacaktır bu husus... efendim son olarak da macaristan konusuna bakacak olursak, esasen pek numarası yok ama bizim kulağımıza hoş gelen orta avrupa, balkan tarsı yansımaları yakaladığım için listeme almıştım... başarılı... 19 mayıs'ta neler olur onu bilemem tabii ama bu 4 ülke en azından seneye doğrudan finalde olmayı hakkedecekler gibi geliyor bana...bu arada ukrayna'nın başarılı organizasyonuna buradan dikkat çekmek isterim ayrıca sunucular da çok başarılılardı. (sunucu adam esasen boksörmüş... ama, ingilizce fransızca su gibi maşallah...)ek olarak, bülend özveren "1991'de bağımsızlığını kazanan romanya..." diye başladığı bir anonsuyla gönüllerimizde taht kurmuştur...
bizim pek beceremediğimiz ulusal tanıtım işini yunanistan'ın ülkemiz dahil tüm avrupa'da ne kadar güzel yaptığını düşündürten reklamlarda kullanılan fon müziğinin de yarışacağı yarışma. basit sözler ve keyifli melodi ile yunanistan'ın şansının yüksek olduğunu düşündürten yarışma.
yarı finaliyle, yıllar (8) sonra 1997 eurovision sarki yarisması ve daha öncesinin tadını yakalayabilmiş yarışmadır. yıllardır klasik batı avrupa tarzında, ingilizce pop yapan ülkeler bir anda kendi dillerinde, kendi ruhlarını yansıtan parçalar yapmaya başlamışlar. (macaristan, moldova, andorra, hırvatistan, slovenya, polonya) bir de bunlara pek güzel norveç ve isviçre eklenmiş. doğru yolu bulan doğu avrupalılardan sonra darısı iskandinavların başına.not:- slovenyaya o kadar oy verdik, elendi, yazık oldu, polonyaya da yazık oldu.- irlanda yıllardan (~5328) sonra ağır bi şarkıyla değil, hızlı bir şarkıyla baydı, şarkıda 33 kez (saydım) "love can.." geçiyodu, elendi, isabet oldu.edit: polonya 11., slovenya 12. olmuş, geçen sene de o kadar oy verdiğim estonya 11. olmuştu.
maltalı yarışmacının, basen farkıyla en azından bir dalda birinci olabileceğini düşündüğüm gülsereni bu dalda da ezeceğini fark ettiğimden bizim için hayal kırıklığı olacaktır. halbu ki ne güzel en tonajı yüksek yarışmacı sıralamasında birinci olacaktık
yarı finali şatafatlı bir araba kazasına benzeyen yarışma. acınacak derecede detone olan mı istersin, rezalet koreografiler ve "besteler" mi istersin, başka bir gezegende görsen bile garipseyeceğin bir moda anlayışı mı istersin, hepsi burada kardeşim. işte erovizyon! gel gelelim norveçli tükenik rockçular parlamıştır. tek geçerim.
(bkz: şebnem ferah)
ingiltere'nin ilk kez yarı oryantal bir parçayla dahil olduğu müsabaka.(bkz: javine)(bkz: 2003 eurovision sarki yarismasi birinciligi)
(bkz: eurovision a tarik menguc katilsin kampanyasi)
yarı final göstermiştir ki koskoca bir kıta müzik açısından kendini bir kez daha rezil etmiştir, finalde daha da edecektir. dinlenecek bir şarkı dahi çıkarılamayacaktır. her tarafta bir müsamere havası...(bkz: ab nin geleceğinden endişe duymak)(bkz: avrupa)
şarkıların aşağı yukarı hepsini dinlemiş olarak diyorum ki: norveç rulezzzzz!!!... hayatında eurovision'a asla oy vermeyi düşünmemiş biri olarak bu gece oturup norveç'i oy manyağına çevirerek birinci yapmaya uğraşacağım. bence siz de katılın, 80lerin ruhu geri dönsün... yaşasın glam rock, yaşasın hair metal!!!!!
gönüllerin 80lerden kopup gelen wig wam'den yana olduğu yarışma.
turkiyenin norvecten hemen sonra yarisacagini gordukten sonra basarisiz olacagimiza iyice inandigim yarisma. not : norvec sarkisini dinlemek bana skid row zamanlarini hatirlatti. hey gidi gunler hey...
eurovision'a "kiss" çıksa bu kadar sevinirdim!... kabarık saçlar, makyaj, göğüs kılları ve fantastik kıyafetlerle dört dörtlük olmuşlar. wig wam yeni idolümüz, kıytırık eurovision'a yeni bir soluk getirecek, hepsi birbirine benzeyen uyuz şarkıların hegemonyasını kıracak ve en önemlisi belki de yeniden bir 80ler dalgası yaratacak grup bunlar. bu devirde hala böyle ortalığa çıkabilen bir grubu ve böyle bir grubu ülkelerini temsil etmek üzere yedi düvelin izlediği eurovision'a gönderebilen norveçlileri öpüp başımızın üzerine koymak lazım. ahanda bunlar da kendileri. tekrar ediyorum: norveç rulezzzz!! *http://www.eurovision.tv/...g/03_norway_left_2005.jpghttp://www.wigwam-sweden.se/..._presse_2004-01_gs.jpg
uğruna bugün takım komutanına çıkıp yat saatini ileri alması için yalvardığım müthiş ötesi müzik organizasyonu, şu dünyadaki yegane çılgınlığımın 2005 versiyonu. nöbetçi amirin izin vermesi için sürekli dua etmememi sağlamıştır. zaten yarı finali seyredemedim finali de izleyemezsem bunalıma girerim, benim askerlik de bitmez...
isveclilerin kendilerini temsil eden martin stenmarck'dan cok elena'yi destekledikleri sarki yarismasi. nedeni isvec'in göteborg sehrinden elena papparizou ritmik parcasi ile yunanistani temsil ediyor.
muhtemelen, sırbistan karadağ 'ın yine ortalığı yarıp geçeceği fakat hak ettiği yeri alamayacağı , bizim parçada insanların acaba katar devlet televizyonu yayını mı karışıyor diye alıcılarının ayarı ile oynayacakları ve maalesef büyük bir ihtimalle norveç'in basit şekilde ilk birkaç sıra içinde olacağı eğlencelik tatil köyü aktivitesi... ayrıca malta 'ya ve solistine de dikkat derim (zaten gözden kaçırmak hayli zor!) zira muhtemel kurbanlardan biri de onların eseri olacak...(bkz: come on come on come oooooon)
norveç 'e oy yağdıralım kampanyasına neden olabilecek bir yarışmadır.
norveç adına katılan isveçli grup *, isviçre adına katılan estonyalı grup * ile globalizmin örneklerini sergileyen yarışma. ha bir de bu gruplar ingilizce söylüyor.
terry wogan'ın anlatırken yorumları ile gene gösteri * yapacağı arışma olacak. eurovision u trt de izlemek varken bbc de izlemek eylemini gene çılgınlar gibi uygulayacağızdır.
yarisma oncesi programinda sunucu bayan (her kimse) gulmekten yarmistir efendim. cem yilmaz esprisi gibi olur anlatmaya calisirsam, anlatilmaz yasanir cinsten. ama illa bir ornek vermek gerekirse;------ pekiiiiiii sevgili seyircileeeeerr, ya televotingde bir ariza olursa? hıı?(burayi hickirir gibi hı lıyor) bilin bakalim napicaz hihihi. o zamaaaaaaaaaan, burda jürimiz vaaaarrr..---- jürimizdeki bir diger kişi ise noter yetkilimiz bilmem kim(kamera noteri gösterir, adam kafasini saygidan soyle bi sallar)- aaaaaaaaaa, biz noterimizden gülen bi yüz bekliyoruz, di mi amaaa(adam bi anda "noluyoruz ulen" seklinde bir tepki ile yapmacik bi sekilde guler)edit : meltem yazgan mis kendisi..
bizim rimi rimi leylim ley seçildikten sonra kıyamet koparılmıştı ancak yarı finaldeki şarkılara bakarak yorum yapacak olursak en kötü ihtimalle beşincilik çantada keklik gibi görünen avrupa müzik şeysi...*
http://www.eurovision.tv/english/1019.htm adresinden favorimi isviçre olarak belirlediğim yarışmadır.edit: oylama değil,yarışmacılar hakkında bilgidir sadece.
macarların ilk sırada çıkıp halay çektiği müsabaka.
ingilizlerin beyoncenin kopyasını çıkardığı, fakat pop müziği 5 sene kadar geriden takip ediyor görüntüsü çizdiği yarışma
ingiltere'nin ikinci sırada çıkarak ingilizce sözlü türk pop'u dalında katıldığı hede. bu melodiyi bir yerden hatırlıyorum ama, sanki dini içerikli türk filmlerinde çöl sahnesindeki şarkıyı andırıyor.
gurbetciler icin su an yarismanin canli streaminki: http://www.eurovision.tv/english/index.htm#
ilk ülkenin* halay çektiği ikinci ülkenin* göbek attığı bir acaip yarışma. (bkz: bismillah)
malta'nın tek kişilik grup olarak katıldığı yarışma.http://vietnamnet.vn/...ages610125_chiara_malta_a.jpg
kültür'ün metalaştığı bir yarışma..
romanya'nın bir çift silikonla temsil edildiği yarışma.
norvec grubu velvet goldmine'i aklima gelmistir. pek bi glam olmuslar.
bon jovi'nin norvec adina yaristigini goruyoruz yarismada.
horon'u kim teperse kazanacaktır gibi düşüncelerin oluşmasına vesile olmuş organizasyon*. edit : horonu yunanistan tepti kazandı.
norveç'i de marilyn manson oslo şubesi temsil etti
gülseren isimli şahsın gerçekten kıyafetiyle sürpriz yaptığı söylenebilir. kanat takıp hezarfen çelebiyi canlandıracağı kimsenin aklına gelmezdi.
(bkz: bakamıcam)
bbc'nin türkiye'nin şarkısını tiye aldığı yarışmadır.- rimi rimi ley. ahah rimi ley ley ley rimi rimi rey ley limi
şu saniyeler itibari ile gulseren isimli turk vokalin sictigi, detone manyagi oldugu yarişmadir. televoting olmasa rezil oluruz.şarkimiz esnasinda sanki televizyonun sesi kisildi. zayif vokalle bu işler olmuyor demek. bakin daha super şakimiza yoruma sira gelmedi.tekrar ediyorum, sen cok yaşa televoting.
gülseren'in çığlıklarıyla ekran başında milyonların içini daraltan etkinliktir
(bkz: aman tanrım)(bkz: günahımız neydi)(bkz: rimi rimi ley)
grand bazaar espirisini de duyduk ya gam yemeyiz artık
(bkz: bir tv guide olarak sozluk)
estetik olarak ilk haline göre daha çekici kılınmış grup olarak türkiye , ama ses yoktu sesss!!!
bu sene hindistanı temsilen katıldığımıza inandığım şarkı yarışması..
gülseren'in önce türk aksanıyla thank you daha sonra ingiliz aksanıyla teşeküüleee dediği yarışma..
"an itibariyle" entryler girmekten nefret ettigim halde yorum yapmadan gecemeyecegim:* son yillarda oryantal ezgilerin prim yaptigini goren ingiltere bizim neyimiz eksik demis ve bildigin mtv muziginin üzerine oryantal davullar calmis iki de gobek atmis, oldugunu sanmis.* yarismanin* muzik yarismasi oldugunu kavrayamadigini dusundugum turkiye palyaco kiliginda katilmis ve ne oldugu cok belli olmayan ; arada kalmis bir parca soylemistir. neysedir...* norvec' i temsil eden wig wam kesinlikle birinci olmayi hakediyor. resmen kıskandim adamlari.edit: simdiye kadar izledigim en bi taklit avrovizyondur kendisi. herkes bişiyin taklidi ama anlamadim neden...
terry wogan please stop shouting your turn is over diyerek gülseren'e ayari da vermiştir an itibariyle
solistimizin şarkıyı söylemekten çok kıçını yırtarcasına bağırdığı yarışma..türkiye'den önceki 5 şarkı da resmen favoriydi..bu arada görüntünün şarkı kalitesi yanında o kadar da etkili olmadığı açıkça gözlenmiştir..(bkz: malta)
türkiye'nin sovu biraz hintlilerden araklama gibi geldi bana.(bkz: avaramu)
tanıtım görüntülerine bakarak bu sene türkmenistanı temsilen katıldığımıza inandığım yarışma.
tum zamanlarin en kotu 50 sarkisi listesini derinden sarsacak gibi görünen güldürü. koca avrupa'dan bi akıllı çıkmaz mı ya?
gülseren'in thank you ve teşekkürler dedikten sonra üstüne bir de gracias patlatarak yardığı yarışma.
rimi rimi ley'in baslamasiyla birlikte ev halkinin * ayni anda kusmasini saglamis yarisma.
bbc prime'da programı sunan abimiz, şarkısı bittikten sonra o tuhaf çığlıklarını atmaya devam eden gulseren'e az önce ayarını vermiştir..." stop shouting, your turn is over" türkçe meali "çığırtmayı kes hanım sıran geçti anca gidersin..."ek: bbc'deki tapılası yorumcu abimizin ismi terry wogan'mış, onu da edit yapan nesildaşımdan öğrendim #7552162
batı avrupa'da başlayan doğu ezgileri ve oryantellik koyma modasını kıçından anlamamız sonucu onlar doğuya kayarsa biz daha da doğuay kayarız gibi kraldan daha kralcı felsefemiz sonucunda gide gide hindistan'a vardığımız, şu anda ise moldova'nın bize ve diğer bir çok ülkeye müzik ve de şov dersi verdiği yarışma.
gülserenin bağırmaları ve kötü kıyafeti sayesinde ülkemizin daha da beklenilenden de kötü bir yere sahip olacağı yarışma. ama norveç ve moldova şaşırttı beni. (bkz: rock n roll forever)
gülseren'in sesi yetmemiş ve vokal le söylediği yerlerde sesini dinlenmeye bırakmış olup, neden durmadan aralarda çığırdığına gelince sesini tek çıkarabildiği ve kullanabildiği alanda kullanmıştır. bir ara sesçiler bize kıllık yapıyor da vokalimizin sesini i açmıyolar diye düşündüm ki sonradan anladım ki gülseren ablamızın sesi yetmiyomuş sadece... bari abla biraz da şan çalışsaymış ya...
ingilitere'yi oryantal müzik eşliğinde beyonce bozması zenci bi hatunun temsil ettiği yarışma..
arnavutluk sankim ithal şarkıcı getirmiş gibi durmaktadır.
(bkz: sen çok yaşa sözlük)
herseyden cok taklit yarismasina donusmus yarismadir. hangi ulke hangi ulkeymis gibi yapiyor, bulun bakalim?*
tam şenlik, payanır gibi haline dönmüş yarışma. bizimkilerin yeşilli pembeli kıyafetlerini canan göknil yapmış. e hint ezgileri bu kadar çok olursa kullanılır tabi böyle renkler. tabi bi de göknilinben yaptım oldu ismi de var.
arnavutluk'un da eski türk ezgileri üzerine yaptığı cover ile dumuru sürüklediği garip şey. (bkz: kedidir kedi)
bbc prime'da terry wogan'ın yine harikalar yarattığı yarışmadır.
göbek havası ve glam rock arasındaki "ince çizgi"de geçen yarışma. (bkz: hey neler oluyor orada)
gulseren sayesinde maziye bakmakta fayda olan yarişma.super coşturduk seyirciyi, bravo bize.(bkz: kaybedilen donemlerde eurovision aliskanliklarimiz)
surpriz bir sekilde yabanci arkadaslarimdan olumlu tepkiler aldigim ciyak ciyak rimi ley ciyak sarkisi ile temsil edilmis bulunuyoruz.ayriyetten dikkati cekmemesi imkansiz olan bir husus butun ulkelerin etnik-oryantal unsurlar iceren hareketli sarkilarla katilmis olmasi... insanlari costuralim, oylari toplayalim hesabi..... evet hatta ve hatta su anda guney kibrislilar ciftetelliye basladilar.edit: sirbistan karadag da ciftetelliye katildi.(bkz: #7552330)
gülserenin orgazmik çigliklari ile beni bitirdigi yarismadir. allez! go! nidalariyla ise, kendisinin ne denli yunivorsil bi sahis oldugu gözümüze gözümüze sokulmustur. ayrica farkettim ki davulu kapan gelmis.
norveç 'li grubun geceye renk kattığı yarışmadır. adamı görünce aklıma gelen ilk kelime için;(bkz: kiss)
kıbrıs'ın shake it'i rai ezgileriyle taklidi ile ilk beşe oynamaya çalışması gerçekten komiktir ki iki sene önce 16 yaşında bir kızın söylediği romantik şarkı ile eurovision'a kaliteli şeyler yolluyorlar imajını yıkmıştır.
guney kibris'in yunanistan'in izinden gittigini bir kez daha kanitladigi yarismadir...anladilar, seksi, kasli erkeklerle prim yapildigini, sizi gidi siziler...
büyük avrupa şenliği. eğlencenin doruk noktası.
az önce alev makineli 32 seçme adamı yolladığım neffis organizasyon. yakınınız varsa söyleyin salonu boşaltsınlar!
trt'nin "ya biz bir daha masrafa girmeyelim" mantığı ile seçtiği eskaza bile birinci olamayacağı aşikar gülseren'in bu sene önplanda olan "davullu etnik takılalım ruslana'nın sertab'ın yaptığını yapalım" akımına uyan ama hiç bir şekilde bir bütünlük sağlayamayan bir sahne şovumususu ile katıldığı yıllık kıtasal işkence yarışmasının 2005 yılı versiyonu...
kıbrıs'lı bayan vokalistin iç çamaşırı giymeyerek yarışmada şov olayını abarttığı eurovision finalidir. hayır bu görüntüden sonra konsantre olabilirsem ispanya'nın çizgi film müziğini izlemeye çalışacağım.
las ketchup'un bir başka versiyonu da ispanya'yı temsil etmektedir. ama onlardan daha güzel söylemeklerdir o ayrı
bu yarisma gitgide bir musamere havasina burunuyor... benimde midemi bulandiriyor...bu seneki yarismaya iki nokta damga vurdu bence: sarkiyatcilik ve hat safadaki ozentilik...(bkz: beyonce) (bkz: las ketchup) (bkz: sertap erener)(bkz: ruslana) (bkz: athena)...
ispanyayı temsilen las ketchup grubu çıktı zannettiğimde bir anlık şaşkınlığı üzerimden atamadığım yarışma..
norveç'in birincisi olması durumunda bon jovi'nin gaza gelip yeni albüm yapmasından, dünya turnesine çıkmasından korkmaktayım fena halde.
siyasi ve ekonomik bir şov olan erovizyonun bu yılki müsameresi.rimi rimi ley , şarkı mı bulamadın heeeyyyy, sen kimin torpilisisin heyyy ...şarkıları inadina dinlemiyorum ama değerlendirmelerde (eğer yayınlıyorlarsa) bbc'yi veya benzer bir ingiliz kanalını seyredeceğim/dinleyeceğim kesin. kendini beğenmiş ingilizlerin her düşük puan alışlarında kıskanç/ilginç yorumları gerçekten iyi oluyor.(bkz: terry wogan)
göbek atmayanı almadıkları yarışma. bu ne yaa herkes söz birliği etmişçesine kıvırtarak geliyor piste. hele bir tane holy gay vardı, değinmeden edemeyeceğim kendisine, kaçasım geldi ilk gördüğümde. norveç bari özgünlükten kazansa...
gülseren 'in kıyafetinin de makyajının da rezalet olduğu, seyrederken bizim utandığımız şarkı yarışması. bu arada solist hanımın saçını mos kuaför yapmış, hoş olmuş gerçekten en azından saçı sahnede güzel duruyordu.
-hala bir ebleh sürüsü en önde bayrak sallıyor mu neriman.-ayy sallıyorlar necmi..-iyi ben tuvaletteyim..
entryleri takip edecem diye kıbrısı kaçırdığıma üzüldüğüm yarışma.
bu sene bir davul konsepti çarpmıştır gözlere..herkesin elinde bi davul.. solist arada 2-3 kere vurmasa bile, arkada dans eden tayfa heycan ilen davul çalmakta..(bkz: hadi hayırlısı)edit:hırvatistan bu davul olayını abartmıştır.. davulcu gaza gelip amuda kalkmıştır sahnede bi de.. yanında takım elbiseli adam, arkada peri gibi giyinmiş kızlar, sen kalk el amudu yap.. aferim.. *
norveçli grubun cdsini fellik fellik aratacak yarışma. solistin çüşcinsel görünümü, kiss'i anımsatan kitschin dibine vurmuş makyajı bi tarafa şarkı ve ses süper. 2005 yılında adamlar 80lerin hair metaline saygı duruşuna geçmiş, helal olsun...bu norveç ekibi arabada dinlenirse kaza yaptıracak ölçüde heyecan yaratmaz elbet. fakat tahminen, yine de hıza sevkeder, ekstra güzellikler yaratır...
dogma 95 manifestosu'nu çıkarabilen bir ülkenin bir tane orta kara şarkı dahi yapamadığını gördüğümüz kepazelik.(bkz: danimarka)
ingiltere'yi temsil etmesi gereken grubun danimarka adına çıktığı yarışma.
bugün oldugunun farkina sözlük sayesinde vardigim yarisma. su anda backstreetboys u andiran danimarka "talking to you" ile sansini denemekte.edit: simdi de isvec basladi, sarki acisindan soguk ülke danimarkadan pek bi farki olmasa da sahneye 5 sap cikarmaktansa 4 cicek 1 böcek cikarak cok daha fazla puan alacaklari kesin. ciceklerin fermuarlarinin acilmasini beklerdik :)
gulseren`e makyaj degil badana yapilmis, kim yaptiysa iyi yapmis dedirten yarisma. bilerek sevimsiz hale getirilmis gibi durmus.
isveçli amca ağzımızı sulandırmıştır *...
isveç'in hit the road jack ve fame karışımı parçayla katıldığı deja vu şarkı yarışması
isvecin niye las vegas diye bir sarkı sectigini bir turlu anlayamadım. en azından davul yoktu.
gülseren çıktıgında bizim evde beş on saniyeliğine bir sessizlik oldu, en sonunda kardeşim "ama ama bu... gulyabaniye benzemiş" diyebildi. evet gülsereni gulyabaniye benzeten herkese burdan teşekkür ediyoruz ailecek.
kanımca malta'nın birinci olacağı yarışma.
gulseren`in makyaji (badanasi) iticiligini kapatmis fakat arada attigi cigliklar...jesus christ...
ucuz seks ve ucuz ses akan sacmalik.
makedonya super uyum sergilemiştir. kizlarin kulotlari ile adamin ceketi ayni renktir mesela*...
makedonya'nın karadeniz yöremizi temsil ettiği yarışmadır. ancak horonu öğrenememişler.edit : arada 10 saniye kadar çalan ezgi neydi? bu bizim yöresel ezgilerimizden biriydi. en az 100 kez duyduğum bir ezgi. neler oluyor? mustafa karadeniz az sonra sahneye çıkıp rekorlar kitabındaki yerini mi sağlamlaştıracak. olsa olsa kamera şakasıdır bu.
makedonya ekibinin kizlarinin ne sekilde olursa olsun puan alabilmek icin kicini basini yirttiklari yarismadir.
makedonyanın sahnede bir nevi eller havaya ortamı* yaratmış olduğu güzide şarkı yarışması..
macaristanin sovunu türkiye'ye uyarlarsak sov direk önde sarki söyleyen hülya polat ve arkada horon tepen gençler topluluguydu.
razom nas bahato ile iddiaları olmasa da ukrayna için bir gurur ve de turuncu devrim'in bir simgesi olması açısından bir başka duran hede
che t-shirtü, ilginç vokalisti ve rap/rock tarzı şarkılarıyla ukraynanın bizi şaşırttığı yarışma
makedonyanın bacak acmasına sebep veren hadise (bkz: bacak acmak)
almanya bon jovi - always tarzı bir şarkı ile katılmıştır.
almanya'nın şarkısındaki nakarat ve klavyeler van halen(dreams, hadi isim de veriyim), akustik kısımlar bon jovi kokuyor. vokalist de detonasyonun sınırlarını zorluyor. hayatta izlenebilecek en ilginç eurovision olacak gibi bu yarışma.
almanya'nın yarışmaya katıldığı şarkısı 4 non blondes 'ın what's going on* 'una mı benziyor ne.. yok yok bu sene hiç bir ülkenin şarkısı hiç bir şarkıdan esinlenilmemiş tamamen orijinal*
ukrayna ekibi, sarkinin sonunda che t-shirt'ü ambiyansını zafer işareti ve koldaki kırık zincirle tamamlamistir. (bkz: neler oluyor)
pek de uzak olmayan bir gelecekte death metal tarzında şarkılar da eurovision'u basacaktır, hatta onlardan önce bir dolu insanın headbang yaptığını da görürsek şaşırılması gerekir.
gelmis gecmis en davullu zurnali eurovision gecesi.hatta bir ara ingiltere dansoz bile cikardi.puanlamanin sonunda ilk uce giren gruplarin topluca halay cekmelerinden endise ediyorum.edit: aha, horon da teptiler tam oldu.(bkz: yunanistan)
sanki en sonunda biri cikip "bunlarin hepsi sakaydi, ingiltere olarak izlediginiz israildi, isvec olarak izlediginiz yunanistandi v.s." diyecek gibi...eglenceli yarisma...
hırvatistanın da tefle türk kültürüne katkıda bulunduğu hede hödö
yarışmadaki yunanistan'ın şarkısı avaravuu, uuuu, avaravuu melodisindedir. hakkatten böyle eurovision daha önce görülmedi.edit: avaramu imiş.
yunanistan'ın pekala türkiye'nin de katılabileceği bir eserler katıldığı yarışma
yunanistan'ın güzellik konusunda komşusu arnavutluk'a geçilmesine karşın, şarkı olarak bir kaç gömlek üstün olmaı da ezeli rekabette(!) bir zafer daha kazandırabilir kendilerine.şu dakika da en orjinal şovu da gerçekleştirdiler ya seneye atina'da mı olacak bu yarışma acep?
büyük ihtimalle yunanistanın kazanacağı yarışma.
horonu yunanistan teptiğine göre kalan ülkelerden birinin adıyaman halk oyunlarını sergilememesi durumunda şansları kalmayan hede.dipnot :(bkz: elektronik muzikle halay cekmek)(bkz: halk oyunlari yarismasi)
yunanistan için "gerçekten çok başarılıydı" dedirten ve yarışma bitmeden yunanistan'ın birinciliğini ilan ettiği yarışma**.(bkz: helena paparizou)(bkz: my number one)
şaşırtıcı şekilde bir sürü güzel şarkının peşpeşe yer aldığı eurovision 2005'in fovorisinin yunanistan olması pek inandırıcı gelmiyor zira çok sıradan, çok banal ve çok gıy gıy "power fm this is greece" albümünden alelade bir şarkı gibi durmakta. norveç'i geçtim almanya da ukrayna da macaristan da rusya da türkiye de bu şarkıya on basar. bu boktan şarkı asla birinci olamaz, olmamalı hayır...
trt halkoyunları topluluğu gösterisi ile rock'n'roll kültürü arasında bir yerlere sıkışmış yarışma. çiftetelli duydum, horon gördüm, halay yakaladım, doğu anadolu yöresinden trakyaya geniş bir yelpazede hazırlanmış bir çalışma olmuş, tebrikler.
rusya ile olayın şarkılardan ziyade şarkıcılarda olduğu bir kez daha görülmüştür.(bkz: arnavutluk) hala tek geçerim(bkz: ingiltere)(bkz: yunanistan)(bkz: israil)(bkz: macaristan)(bkz: almanya)(bkz: bosna hersek)(bkz: isviçre)bu liste böyle gider.ya da bunlar ters tepip de malta veya türkiye'de kazanabilir..
bosna hersek in gonlumde birincilik odulune layik oldugu yarismadir henuz sonuclanmadan..
bülent özveren'in bosna hersek'i sunarken dünyaca ünlü rock grubu eminem gibi laf etmesine sebep olan yarışma. en ilginç eurovision yarışması yolunda hızla ilerlemektedir.
önümüzdeki yıl türkiye'nin sirtaki dansıyla katılmasını beklediğim yarışma. (bkz: küresellesme)
bi abba taklidini görmemiştik, onu da gördük..(bkz: hanım koş eurovision u taklitçiler basmış)
yunanistanın şarkısı çalıntı değilse reankarnasyon, devaju zart zurt gerçektir şeklinde düşünceler gark ettirmiş hede. bu şarkı bana en az sezen aksu'nun kavaklar şarkısı kadar tanıdık gelmiştir, şaşkınlıkla hangi şarkıdan "çaldıkları" düşünülmüştür, bulunamamıştır.
yunanistan adina nejat uygur da yarisabilirmis diye dusunmeme sebep olan yarisma.
yunanistan adına katılan helena paparizou'yu ağzım açık izlediğim yarışmadır.ama favorim hala norveç'tir.
(bkz: estonian girls rock)
isviçre'nin de klasik olarak türk müziği olmazsa rock yapalım mantığıyla hareket ettiği ve iyi de yaptığı yarışmadır
binlerce yillik ortak kulture bakilmadan "oryantal" ogelerin sirf bu topraklarin urunu diye baska ulkelere sozluk genelinde yasaklandigini gosteren yarisma olmustur ayrica. ayni danslar ayni muzikler binlerce yil. kim kime dum duma.
geçen sene prim yaptı diye sanıyorum bu sene neredeyse bütün ülkelerin ellerinde tokmaklar, variller ve davullarla katıldığı yarışma.
yunanistanın sarkısının (bkz: my number one) türk müzik kanalları ve radyolarında günde 50 defa çalınmasıyla millete lan çalıntı bunu radyoda duymuştum tribi getiren kusmuk
letonya'nın take that'in yarısının kopyasıyla yarıştığı yarışma.
almanyayı temsilen orange bluenın katılacağını sanarken* karşımda deri kıyafetli bir kadın görünce "görmeyeli çok değişmiş bunlar" diyerek beni dumur etmiş yarışmamsı.
macaristan'ın geleneksel ezgileri kemanla çok zarif bir şekilde süsleyip açılışı yaptığı, ingiltere'nin ismail yk ayarında pop-arabesk fantaazi dalında bir eserle katıldığı, malta'nın tepeye oynamaya müsait bir eurovision klasiği slowla yer aldığı, romanya'nın sıradan bir pop şarkısı, fake bir ritm grubuyla ve iki silikonla boy gösterdiği, norveç'in queen'in kemiklerini sızlatırcasına 80'lerden kopup geldiği, türkiye'nin kulak tırmalayan çığlıklarla dolu hint solistin seslendirdiği bir şarkıya sahip olduğu, **moldova'nın etnik-rock yaptığı, e valla çok da güzel yaptığı, arnavutluk'un geçen seneki başarılı çıtasını biraz daha yukarı taşıdığı, kıbrıs'ın sakis rouvas'ın izinden gitsek olur mu ki diye düşündüğü, ispanya'nın asereje'yi ısıtıp ketçaplayarak tekrar önümüze sürdüğü, israel'in yumuşak, güzel bir şarkıyla ve taş bir ablayla yerini aldığı, sırbistan karadağ'ın etnikten devam edip "hacı ben hep kendi dilimde söylerim, olayım budur" dediği, danimarka'nın eğlenceli, mutlu bir şarkıyla yine kızlara oynadığı, isveç'in vasat bir şakıyı çarli'nin melekleriyle bize yedirdiği, makedonya'nın sertab'dan feyz aldığı ve eurovision kalitesine göre iyi kabul edilebilecek bir şarkıyla yarıştığı, ukrayna'nın che önderliğinde devrimci protest zincirli rap denediği, almanya'nın şarkı pop, nakarat rock, yolunu bulup idare ettiği, hırvatistan'ın balkan kırlarının mis kokusunu içimize taşıdığı, yunanistan'ın bire bir aynı şeyde ısrar edip kazanmaya oynadığı, rusya'nın pop-rock olsun bizim olsun deyip almanya'nın izinden yürüdüğü, bosna hersek'in muhtemelen 70'lerden beri tekrarlanan bir şeyi yeniymiş gibi ittirmeye kalktığı, isviçre'nin "hafif senfonik, gotik rock deneyelim dur bakalım" diye iştirak ettiği, letonya'nın 16 yaşında iki çocukla olmayacak barış duasına "amin" dediği, fransa'nın eurovision tarzından uzak çok iyi düzenlenmiş bir şarkıyla son sırada sahne aldığıgönlümün ilk dördünün moldova - macaristan - hırvatistan - fransa olduğu fakat galibin yunanistan olacağı (gibi gelen) müzik yarışması, şöleni. hiçbir eurovision'da bu kadar rock tandansı görülmemiştir. seneye mor ve ötesi veya kurban'la katılmamız gayet yerinde olacaktır. (bkz: buradan yetkililere sesleniyorum)
norveçli tipleri görünce,bir an için sahneye mötley crue nun çıktığını sandığım yarışma.olsun, yine de glam rock lives diyoruz ,susuyoruz.
norveçli grubun bir marilyn manson,aerosmith, placebo(makyaj bağlamında) karışımı olduğu,fazlasıyla rock grubunun performansına sahne olunan,aralardaki görüntülerde ukraynadaki turuncu devrimden kesitler yer alan türkiyeyi temsil eden gülserenin (şahsi kanaatim)beklenmedik bir performans göstererek şaşkınlık yarattığı ve arif durgeç anadolu ateşinin baş dansçısı değil miydi dedirtenkanımca yunanistan ın birinci(adamlar horon teptiler ve koreografi dahilinde kemençe çaldı solist biz hala dımtıs dımtıs aklımıza sıçayım avrupa özentiliğimizi yiyeyim yani...), britanya nın da ikinci veya tam tersi olacak olan yarışmadır.
terry woganın spikerlerle ölümüne dalga geçtiği yarışma.şu yarışma ingiltere de yapılsa da terry wogan spiker olsa düşüncesi kafamdan çıkmıyor.efsane bu adam.
moldova - macaristan - isviçre - fransa - rusya'yı ilk beşe koyarım ama sıralaması nasıl olur bilmem. ki tabii ki burada bosna-hersek'e, israil'e ve de arnavutluk'a da güzellik mansiyonu sorgusuz sualsiz verilir o ayrı.
gulseren'in performansında sıradaki moldova'lı grubun şarkısının seslerinin karıştığı karnaval. isveçli firma spectra'nın kasıtlı mix'lediğini düşünmüyor değilim.(bkz: sabotaj)
gülseren hanım, bağırmayla çığırmayla işi kotardı aslına bakarsanız.. o denli saçma bir şarkıyı, sahne şovu ve artık eurovision klasiği thrash davullarıyla yamadılar. alacakları puanı çok merak ediyorum.ingiltereye inanamıyorum yalnız.. son birkaç senedir çıktıkları yarışmalarda slow şarkılar seçiyorlardı, yeniyetme konservatuar çıkışlı bebeleri gönderiyorlardı yarışmaya.. adeta sallamıyoruz diyorlardı eurovision'u.. ama bu sefer işi ne kadar ciddiye aldıklarını gösterdiler(!) bu ne oynaklıktır be yavrum ? ananda mı nesrin topkapıydı ?
geçen sene sırbistan'ın alihan samedov'dan yürüttüğü melodi ile ikinci olduğu hatırlanırsa bu sene yunanistan'ın avaramu'dan aparma şarkıyla birinci gelmesine şaşırmayacağım yarışma.
yarişmayi bbc yerine trt'den izleyen pek cok kişinin guzel gosterileri kacirdigi yarişma, zira "dansci adam* ne bicimdi ya" dedigim hemen herkes "ne danscisi reklamlar var şu an" dedi...
yunanistan'in da firdevs'le katildigini ogrendigimiz yarişma..
amerika'nin bundan boyle avrupa birligini kendisine karsi bir tehdit olarak gormekten vazgecmesine neden olan yarisma...
yunanistanın şarkısının melodisini mırıldanırken kendimi bir anda haluk levent'in kaçış adlı parçasında bulduğum hede.neden şarkının her anında kendimi*bir oyuncak gemi yaparım*kara kara sayfalardan*uçak yaparım*alır seni uçarım*giderim bu diyardankısmı çalınacakmış gibi hissettiğimi nota bilgisi olan biri bana açıklarsa mutlu olacağım.
komşusuna tek puan vermeyen türkiye ve yunanistan olur herhalde..
litvanya'ya ve portekiz'e helal olsun dediğimiz organizasyon. turkey, sıfır pua. hehehehehe. oh oh. hep böyle gitsin işalla.
puanlama sirasinda gercek dostlarimizin ortaya cikacagi eurovision gecesi.iyi gunde herkes yaninda. athena'ya dedem de oy verir.onemli olan boyle gunde yanimizda olacak, oy verecek misiniz bakalim.
bülend özveren'in "ve küçük bir devlete gidiyoruz, monaco'dayız" cümlesiyle ülke, devlet, yüzölçümü kavramlarını kafasında çorba ettiğini gördüğümüz yarışma
"helal monako! turkey sıfır pua!" olan şeydir.rezalet rimi rimi rimi diyoruz!ehheheeh diyoruz!
gurbetçi oyları haricinde oy alamadığımız yarışma olarak tarihe geçecek, acaba eski günler geri mi geliyor, tabii trt bu kafa ile devam ederse o da olur mazallah
monako'nun, komşunu sev politikasına delikanlı gibi direnerek, fransa'ya sıfır puanı layık gördüğü yarışma...bu arada, bülend özveren'in gurbetçilerimize "aman oylama yapılırken trt'den ayrılın gidin bulunduğunuz ülkenin televizyonundan türkiye'ye oy verin" gazının faydasını görebileceğimiz yarışma. televoting geldi mertlik bozuldu bir anlamda...
bize puan verecek olanların aklından şüphe edilecek yarışma.
hollanda'nin turkiye icin oyu uzerine ailecek bayram degil seyran degil enistem beni niye optu dedigimiz yarisma...
hollandanın 12 puanı sonrasında mahalle civarında ıslık sesleri duymamızı sağlayan yarışma..
(bkz: 3 cep telefonunu yanyana koyup yes yes yese basmak)
hollanda'da daki türklerin eurovisionu'u milli gurur yapıp telefonlara sarılıp türkiyeye oy verdiği yarışma.
belcikadan 10 puan alarak 29 puana yukseldigimiz yarisma
televoting olduğu sürece ankaralı namıkla bile katılsak sıfır çekmeyiz diye düşündüğüm yarışma
böyle giderse yakında televoting sisteminin iptal edileceği yarışma.
hollanda ve belçikadaki emirdağlılar sayesinde 22 puan götürdüğümüz yarışma...adamlar bu şarkıya bile oy verebildiklerine göre hakikaten vatansevermişler...
bbc prime'dan izleyerek, spikerin de süper eğlenceli, komik yorumlarıyla neşeli saatler geçirilebilecek program.
bülent özveren'in türkiye'nin aldığı puanlarda sakin tavrını koruduğunu gözlemlediğim aktivite. baştan kabullenmiş olacak başarısızlığı ya da sonradan açılacak bakalım. ayrıca ileride bir gün bir ercan taner, bir sabri ugan sunsun isterim bu yarışmayı ki nasıl tadından yenmiyor görülsün.- 12 puan geldieeeeeaaveya- işte türkiye bu! haydi çıkın sokaklara kutlayın bu zaferi..
(bkz: 27 ekim 2004 istanbul depremi/@ssg)
sonrasında, gurbetçi oylarına ve de hatır niyetine verilecek bulgaristan, yunanistan ile bosna'dan 1-2 puana bakıp, aa bakın ilk ona giridk vs... nidalarıyla gülseren ve onu seçen trt tayfasının bik bik edeceği gerçeği insanın içini burkmuyor değil.
beni heyecandan öldürmüş, ambulansla hastaneye kaldırılırken karşılaştığım transvestite-liz-in-chi hemşireye "10 milyonun var mı haftaiçi de görüşelim" dedirten, dual layer dvd'si çıkarsa kesin almam şart olan, directors cut olursa bileklerimi kesip bir kez daha patır patır kalp krizi geçireceğim, fallen landlord saddam'ın donetollo versace imzalı mini cooper içerisinden sadece calvin klein don'la fırlayarak, pofur pofur aqua di gio kokarak sahneye atlayıp yıldız tilbeden "salla gitsin dertlerini" cover'laması gerektiğini ısrarla düşündüğüm, genel avrupa şaşkolozluğunun kafasıkarışmış popstarlara izdüştüğü eurotrashedy
bu gidişle gelecek sene yarı finalden katılacağımız yarışma olacak 2006 eurovision sarki yarismasi
ingiltere'den puan aldigimiz yarisma. (bkz: allah allah)
puanlamayı, bbc'de terry wogan 'ın yorumlarıyla gülümseyerek takip ettiğim yarışmaaslında bazı gerçekler yadsınamaz:* insan dostlarına ve düşmanlarına objektif olamıyor.(bkz: eurovision da birbirine hep 12 puan veren ulkeler)* bizim gurbetçiler iyi çalışıyor (bkz: televoting)* ingilizleri kimse sevmiyor (kendileri dışında tabii ki, ha bi de irlanda vardı) terry wogan'ın dediği gibi "the voting doesn't change"aslında gerçekten ilginç. çocukluğumda heyecanla sonucu beklediğimiz günler aklıma geldi de.terry wogan gibi gülmek lazım şindi.
ukraynalıların eğlence anlayışını gördükçe kendimi lost in translation'daki bill murray sanmamı sağlamış yarışmadır.
romanya'nin puanlarini george costanza'nin bildirdigi yarisma.
uc tane etekli cillop sarişin goren insanimizin bosna hersek'e caliştigi okazyon..
12 puanı bosna hersek'e vermemekle birçoklarını şok ettiğimiz gece. olsun onlara da 10 puan gitti. 12 ise komşuya.
letonya'nın anlamsızca başa güreştiği ve belki de kazanacağı gece
bakin turk insaninin da sarisin olani var demek ister gibi sapsari bi ablayi puanlari aciklamasi icin ekran karsisina koydugumuz yarisma...
ukrayna'li erkek sunucunun news radio'nun yayin yonetmeni dave'e benzerligi kacinilmaz olarak goze carpmakta. konusmadigi surece tabii.
kime oy verdiysek güzel güzel taş gibin hatun şarkıcılara ve de hoş dansçılara sahip ülkeler olması nedeniyle zannedersem abazanlığında oy verme işlemlerinde etkisi olduğu aşikar müzik müsabakası
gurbetçiler sayesinde ikinci bir opera vakası yaşamadığımız yarışma.
trt spikerinin makedonya'ya bizim tanıdığımız ismi* ile değilde, ucube gibi fyrom diyerek beni üzdüğü yarışma. şeytan detaylarda saklıdır. azıcık muhalif olun, azıcık dik durun ya...
eski yugosvlav cumhuriyeti makedonya olarak adlandirilmis ulkenin adini bir sekilde kisaltmak gerek diye not aldigimiz etkinlik. sunucular soylerken sekilden sekile girmesin, yazik.
algılarım beni yanıltmıyorsa yunanistan'ın horon tepip kemençe çalarak kazanmış olacağı bir yarışma olacak bu. buna misilleme olarak gülseren'den seneye sirtaki performansı bekliyoruz.
bbc spikerinin f.y.r. macedonıa spikeri için prencess leia benzetmesiyle bana büyük kahkahalar attıran yarışma.
an itibariyle son 4 ülkenin diğer avrupa ülkelerine göçmen veremeyen zengin ab üyeleri olan almanya, ispanya, ingiltere ve de fransa olması artık iyice bu işin cılkından çıktığını göstermektedir.
ukrayna'nın rusya'ya 4 puan vermesiyle sistemin de sapıttığı, bilgisayar'ın salak saçması işler yaptığı ve gecenin en büyük süprizinin gerçekleştiği de eklenmelidir.
ingilizlerin, "bak haftaya geliyoruz iyi agirlayin ha" dercesine bize puan verdikleri yarisma(bkz: enteresan)
(bkz: eksi sozluk haber ajansi)
almanya'daki gurbetçilerimizin bile bizden ziyade yunanistan'a oy verdiği ve televoting'den 12 puan çıkaramamızla rimi rimi ley adlı şarkının ne kadar b.ktan olduğunu bazılarının suratına çaaat diye çakmıştır o da ayrı bir konu.
bosna hersek puanları sunarken arkadan yükselen alevleri gördüğümde ayaklanma çıktı sandığım yarışma..8 puan aldık bu arada..
yarı finali 19 mayıs finali 21 mayısta kiev'de palats sportu'da yapılacak yarışma
(bkz: sikose to gamimeno)
pekala katıldığımız şarkılar ve düzenlemeleri ile alakalı olaraktan önceki seneler ile karşılaştırma yapabileceğimiz hüsran gecesi ..(bkz: 2003 eurovision sarki yarismasi)(bkz: 2004 eurovision sarki yarismasi)
an itibariyle yunanlilara daha da uyuz oldugum yarisma
big four denilen, ebu'yu finanse ettikleri için hiç bir zaman yarı finale düşmeyecek olan fransa, ingiltere, ispanya ve almanya'nın son 4'ü kimselere kaptırmadığı yarışma. hakikaten büyük 4'lermiş.
sozlukten canli izlerken dayanamayip tivi den izlemeye basladigim ve 12 puani isvicre spikerine verdigim yarisma olmustur.
avusturya'dan 7, hollanda'dan 12, belçika'dan 10, bulgaristan'dan 3, ingiltere'den 1, romanya'dan 3, arnavutluk'tan 8, danimarka'dan 8, makedonya'dan 4, almanya'dan 10, bosna hersek'ten 8, isviçre'den 6, fransa'dan 12puan, yunanistan ve rusya'dan babayı aldığımız yarışma. gurbetçilerin, soydaşların, yurtdışında çalışanların ve dış temsilciliklerin seneye daha organize çalışmaları gerekiyor, nedir o 0'lar 1'ler 3'ler ayıp yahu. ayrıca andorra ve israel'den bildiren hatunların türk televizyonlarına transfer edilmesi gerekliliğine dikkat çekip, sözlerime burada son veriyorum efendim.
şike olduğunu düşüneyazdığım yarışma.böyle eşantiyon bir şarkı ile sonuncu olmadıysak kesinlikle şike vardır bu yarışmada.umarım bazı zihniyetlerin akılları başlarına az da olsa gelmiştir.bu arada az önce fransadan 12 puan almış bulunmaktayız.
13.sırada tamamladığımız için gelecek seneye büyük ihtimalle yarı finalden yarışmaya katılacağız.bravo gülseren'ebravo trt'ye ve bu başarıda bütün emeği geçen insanlara
tabloya bakarak konusursak kendi sutunumuzda birinci olarak tamamladigimizi soyleyebiliriz.(bkz: polyanna)(bkz: zugurt tesellisi)
toplamda nası olduğunu anlamadığım şekilde 92 puan alıp 13. bitirdiğimiz yarışmadır.bu kadarını bile beklemezdim.rimi rimi ley li ley li rimiley.**.oy verdiğim norveç ise malesef kazanamamıştır ama o gönüllerimizin birincisi.**
hint ezgileri yerine karadeniz havalarıyla katılsaydık kazanacağımız yarışma. (bkz: geçmiş olsun)
fransizlarin referanduma gitmeden türkiye ye 12 puan vermesine şaşirdigim yarişma.(bkz: findik fistik mi atiyosunuz ulaan)
gurbetçi vatandaşlarımızın oy vermesi engellense sıfır puan alacağımızı gördüğümüz yarışma..
bile bile lades oldugu halde bi amorti bile mi yok diye sordurtan sarki yarismasi.
adıyaman halk oyunlarını kimse sahneye koymayınca yunanistanın kazandığı karşılaşma.(bkz: #7552110)(bkz: #7552608)
(bkz: 135 bin olu daha verir yunanistan i bile aliriz) ben baska bisey demiyorum
yunanistan'ın horon tepip, kemençe çaldığı parçayla birinci oldugu yarışma.ayrıca 12 puanı yunanistana vermemizde yabancı damat'ın payı var mıdır diye sordurtan yarışma.
keşke bizde sırtaki yapsaydık diye düşündüren yarışma. kısmetse seneye yaparız artık.
televizyona çıkıp o kadar ağlamasına rağmen göze hitap etmeyen bir kareografi ve kulağa hitap etmeyen bir şarkıyla bizi temsil ettiği icin utandığım gülseren midir nedir ona kapak olmuştur umarım bu yarışma. gülseren yerine ajdar ile katılalım kampanyasının sonuna kadar arkasında duran bir insan olarak ve utanarak söylüyorum ki sırf bu kadın rezil olsun die kendi biricik vatanıma oy gitmesin diye izledim bütün yarışmayı. bu kadını şarkıcı diye ortaya cıkaran trt yetkililerine sonsuz teşekkürler rezil ettikleri icin bizi. tahminimce bize 12 oy veren fransa "bu kadına fazladan verelim belki türkler seneye daha kötüsüyle gelir bizde daha üst sırada bitiririz" ya da "nası olsa bundan bisi olmaz verelim 12 yi ne şiş yansın ne kebap seneye de onlar bize 12 verir" diye düşünmüştür.
şu birinci seçilen şarkı bi şarkının klonu ama neydi yahu diye düşündüren yarışma.
yunanlı yarışmacının gözüme seksi göründüğü şarkı yarışması.çok geç saate koyuyolar bu yarışmayı çook...
gurbetçilerin oylarına rağmen rezil olmaktan kurtulamayan rezil ötesi bir şarkıyla katıldığımız, yunanistan'a oy verdiğim ve hak edenin kazandığı yarışma. kompleksli trt spikeri ise oldukça sinir bozucuydu.
yunanistanın birinciliğinin belli olmasında hemen sonra; aziz yıldırım, norveçli ekibin kendisine küfür ettiğini belirtmiştir..
gelecek seneki yarismada daha fazla ter dokecek olmamizin disinda ogrenilenler listesi soyle:1- sarki mutlaka evrensel dil olan ingilizce de olmali ki herkes anlayabilsin.2- sarki basit bir dille yazilmali, tipki everyway that i can gibi, ya da son sampiyon yunanistan'in sarkisi gibi. basit olmali ki herkes anlayabilsin, cunku yeryuzunde ki herkesin ingilizcesi mukemmel degil, herkesin okulda gordugu basit ingilizceyle sarkiyi kavrayabilmesi icin basit bir dil kullanilmali3- kendi ezgilerimizden asla sasmamaliyiz4- daha genc, daha citir, daha guzel kisacasi soyle bakinca insanin icini acan biri(leri) ile katilmaliyiz.5- asla ve asla televotinge guvenmemeliyiz!!!6- cok calismaliyiz coookkkkkkkkkhaaa birinci, sonuncu olmak benim icin birsey ifade etmiyor ama madem emek harciyorsun, madem o kadar masraf ediliyor bari eli ayagi duzgun birseyler yapin, degsin harcanan emege. not: fransa, gulseren fransa'da yasadigi icin verdi o 12 puani yoksa turkiye'ye vermedi. o puan sade ve sadece gulseren'eydi...
yunanlılar sonunda muratlarına ermiş oldukları bir yarışmadır. ayrıca yine iyi bir pazarlamanın da kazandığını göstermiştir. son bir kac haftadır gerek mtvde gerekse türk tvlerinde gösterilen greece helena reklamlarının bir ürünüdür bu birincilik. o reklamın müziği de birinciliği kazanan şarkıdır. türkiye'nin gelecek sene ön elemeden gececek olması da müstahaktır. doğru düzgün türkçe konuşamayan, türkiye'de bile yaşamayan birine ülkemizi temsil ettirenler utansın..
yunan-istan-bul danda anlasilacagi uzere bizim olan topraklardandir yarismanin galibi.
türkiye, muhteşem performansıyla yunanistanın hemen yanında yer alarak, sağ sütunun birincisi olmayı bilmiştir..
birinci olan şarkının orjinal sözleri yerine avaramu diyince "ananı skym şimdi hatırladım!" dediğim organizasyon.
kesinlikle bir yerlerden kulaamızın ısırdığı bir parçayla yunanistanın birinci olduğu yarışmadır. kulağımızın ısırdığı parça ise ya awaara hoondur ya da başka bir şeydir ama henüz aklıma gelmiyor.
bu kadar rezalete rağmen son iki senenin hatrına 13. olduğumuzu düşündüren yarışma...hakeden kazanıyo işte.. bu iş bu kadar.....
önümüzdeki sene erkan can ın turkiye adına sahneye cıkıp ulan sizin vicdanınızı sikim demesini istedigim yarısma
eğer yanlış anlamadıysam bülent özveren'in bosnadan katılan grubun adı* hakkında konuşurken eminem'e ünlü rock grubu dediği yarışma.
çeşitli mazeretlerin sıralanıp, "aslında şöyleyken böyledir bunun için başarılı olduk diyebiliriz, önümüzdeki yarışmalara bakacağız" ile biten açıklamaları beklemekteyiz.trt deki her haltın iyisini bilen üstadlara ilham kaynağı olması açısından;(bkz: benim ebem de iyi davul çalardı)
gelmiş geçmiş en kötü şarkıyı söylemiş olduğumuz yarışma (lemi lemi ley midir limi limi ney midir neyse ne. ). neyseki koreografi iyiydi de 13. olabildik.
yunanistan ın hakkıyla kazandığı yarışmadır.hakikaten şarkıları çok güzeldi,karadeniz motifleri de bu satırların yazarının keyfine güzel bir cila çekmiştir.müthiştir o coğrafyanın ritmi,ister pontus deyin adına ister karadeniz...
fransizlar, baltik ulkelerinin* ve slavlarin* birbirlerine calismasini kustahca elestirip durdular yarisma boyunca. ama fransa'ya oy vermeyen monaco'ya da ambargo koymayi ihmal etmediler... gerci sarki sirasinda "rimi rimi leeeyyy" diye eslik edip, turkiye oylarken "referandum sirasinda, turkiye'nin 30 yildir muzik*'te zaten avrupa'nin icinde oldugunu belirtmemiz gerekir." diyerek sasirttilar beni. hadi affettim bu seferlik...
geçen sene ruslana'nın davullu şovundan sonra bu sene nerdeyse herkesin davul kullandığı yarışma.
yıllardan beri iskandinav ülkelerinin ve eski sovyet ülkelerinin örneklerini verdiği dayanışmayı balkan ülkelerinin de gösterdiği yarışma. balkan ülkeleri birbirlerine oy vermiş türkiyede bu kapsamda oylar almıştır. ama moldovya nın ve yunanistan ın birçok balkan ülkesine oy dağıtırken türkiye ye oy vermemesi dikkat çekmiştir.
birinciligin yine avrupa'nin dogusuna gittigi yarisma. gelecek senelerde yine bu unvan kaptirilmayacak gibi duruyor. gelecek senelerde de bu sistemle en fazla orta avrupa'ya dogru kisa bir yolculuk olur ama birinciligin batiya dogru gitmesi imkansiz gibi.
turkiye'nin fransa'dan hindistan ezgileriyle katilip umulandan fazla basari elde ettigi yarisma. seneye horon tepip japon turkuleri soyleyerek katilmali, arka planda kizilderililer mangal yapmalidir.
türkiye adına katılan gülseren ve ekibinin güzel yanlarının şaman giysileri ve dansçıların figürleri olduğu yarışmadır. bunun dışında şarkı iğrençtir, 92 puan bile fazladır.
hangi ülke olduğunu hatırlamıyorum ama (bkz: yarım yamalak seyretmek), bir ülkenin bizim gözlemeci gülsüm teyzeyle yarışmaya katıldığını farkettim.yunanistan ın şarkısını da ilk duyduğum günden beri ulan neydi bu parça neydi diye beynimi yoklamam, annemin, bu avaramu ya benziyo demesiyle son buldu
önceki senelere göre cıtanın az da olsa yükseldiği yarışma olmustur, bunun yanında biz kendi çıtamızı düşürmeyi tercih ettik anlaşılmaz bir şekilde. yunanistan birinciligi bence hak etmiştir ,hem müzik hemde danslar oldukça iyiydi. ayrıca dansların horona benzemesi dogaldır hatırlayınız tarih kitapları karedenizde kurulan bir rum pontus cumhuriyetinden bahseder, hatta bu dansın orjinal kıyafetleride bizim kareniz kıyafetlerinin hemen hemen aynısıdır. biz bu dansı olimpiyat açılışında da izlemiştik.
gülseren'in bu şarkıyla ilk 10'a giremeyeceğini eminim ki herkes tahmin ediyordu. özellikle sertab'ın 2003 birinciliğinden sonra , eurovision yarışmasında ön plana çıkan sahne performansı, görsel etkinlik , müzikte evrensel dil gibi özelliklerin bu yarışmada çok etkili olacağını biliyorduk. zaten ruslana'nın birinciliğinde bu alenen ortadaydı. kostümünden , dansına, söylediği ingilizce parçadan , fiziksel görünümüne kadar tam bir görsel şölen vardı... buraya kadar herşey normal, anlaşılmayan hiç bir şey yok. yani sokaktaki herhangi bir vatandaşa sorduğunuzda da " kardeşim bu rimi rimiley midir nedir , o şarkı ile ilk 10'a bile giremeyiz "derdi. peki sevgili trt ve saz arkadaşları, 2003 1.'lik , 2004 4.'lük , hedef büyültmek yerine neden hedef küçülttünüz ? yani biz bugün birinci olan yunanistan gibi bir şarkı biz çıkaramaz mıydık ? artık 2006 eurovision yarı final elemelerine yurttan sesler korosu katılır , belki elemeyi geçer...
birincilikten gayrisini kendine yakistiramayan ve bu gubidik organizasyonu gereginden fazla ciddiye alip asip-kesen,kalp kiran bizlere örnek olmasi acisindan yarismayi sonunculukla bitiren almanya'nin umudu grazia'nin demecini aktarmak istiyorum:spiker "neyse sonuncu olmak sondan birinci olmaktan iyidir,en azindan uclardan biridir ehehe" seklindeki denyo esprilerinden sonra kendisine soruyor "geriye baktiginda sarkida veya sahne performansinda degistirmek istedigin bi sey var mi" diye.-hayir diyor grazia.ne sarkiyi ne de performansimizi degistirmeyi düsünmezdim.biz ciktik sarkimizi söyledik gösterimizi yaptik.sarkiyi da hala ayni deger de seviyoruz.bizi de oylarinizla sizler secmistiniz.ve bence biz,gururla memleketimize dönücek kadar basariliydik.her yarismada bir birinci bir sonuncu olur
almanya'dan bekledigimiz gibi 12 degil, sadece ve sadece 10 puan aldigimiz yarisma. sasirmayin. aciklayayim efendim:tanidigin oglunun sünnet dügünü oldugu icin turkıya'ya oy veremedim bu örovizyonda. sünnet dügünü tabii ki gurbetci türk doluydu, hicbirimiz arayamadik, cünkü avrupa sahnelerinin nadide sanatcisi sevda'yi -ki kendisi bir gece önce pforzheim'da şamdan bar'da sahne almis, kaufhof satis elemani ve ehliyet kursu sahibi 30 yas üzeri türkler'den olusan müsterilerini iyice eglendirmisti- dinleyip dans ediyorduk. o esnada almanya'da vuku bulan tek sünnet dügünü bizimki degildi elbette; ayni sekilde yüzlerce sünnet kutlamasi hamburg'ta, kreuzberg'te, oberhausen'da, saarbrücken'de yapiliyor, cocuklar, sünnet olan oglanin babaannesinin türkiye'de bastirip getirdigi ve üzerinde minik atakan'in veya pipisi kesilen her kimse onun resminin bulundugu şakacik 100.000 türk lirasini alman barmene verip kola almaya calisiyorlardi. hatice'ye degil, neticeye bakmamiz gerekirse, sms yazamadik, telefon da edemedik türkiya icin.yunan halki, hristiyanligin ilk yayildigi halklardan birisi. yahudilerde de adet olan sünnet, yunanlilarda belki cok eski zamanlarda yapiliyordu, ancak günümüzde gyros yiyici ve olimpiyat düzenleyici bu halk, sünnet münnet yapmiyor, o deri parcasinin ufak bir operasyonla alinmasinin kutlamasi da böylelikle örovizyon gecesine denk menk gelmiyor. yani bu gece almanya'da cok daha fazla yunanli evde oturup yunanistan'in numarasina sms yollayabildi ve 12 puani cikarabildi, bizim gibi eve gec gelip sadece sonuclari izleyenlere de orhan ayhan'in 40 sene önce almanya'da bir macerasi sonucu peydahladigindan süphelendigim alman spikerin "bizim sarkici gracia cok iyiydi, sonuncu oldu gerci ama bu kesinlikle kendi sucu degil; diger parcalar gercekten cok saglamdi" demesini dinlemek kaldi.
13. olduğumuz yarışmadır. bir uğursuzluk olmalı bu işte.
yunanistan'ın güney kıbrıs'a, güney kıbrıs'ın da yunanistan'a 12 puan vermesini normal karşıladığımız ancak bu iki ülkenin oylarını açıklarken o anda yunanistanla çekişmekte olan letonya'ya 1'er puan vermeleriyle akıllara 1 takım komplo teorileri getiren yarışma.
adam gibi bir şarkıya sahip olmadığımız için ilk ona giremediğimiz yarışma. şarkı, şarkıcı ve şov güzel olduktan sonra ilk beşte yerimizin garanti olacağını bu seneki şarkıya gelen oylardan rahatlıkla anlayabiliriz. bu yarışmadan sonra avrupalılar "hiç güzel ve uzun boylu türk kızı yok mu acaba" diye düşünmüşlerdir. gelecek yıl hepsi gitsin bence, ya da erkek olsun deniliyorsa anadolu rock yapan biri gitsin. eski eurovision konsepti bitti zaten.
gulseren sahnedeyken ses sisteminin çok bozuk olması ve kadın birinci nakaratı söylerken araya tanımlamakta güçlük çektiğim bir takım erkek seslerinin karışması, aradaki keman ezgilerinin yeterince güçlü olmayıp cılız kaçması ve gibi sebeplerden, o kadar gurbetçiye rağmen yeterince oy alamadığımız yarışma. aslında bizim şovumuz çok iyi ve orijinaldi, orta asya etkileri vardı, yani klas ve kaliteliydi.
ingiltere'nin çok kötü puan alması karşısında şok uyandıran yarışma. böylece söyleyen kadının beyonce'nın yüzde 99 kopyası olması oy verenler tarafından hoş karşılanmadı herhalde diye düşünmeme yol açan yarışmadır.buna rağmen ingilterenin şarkısı ve şovunun yunanistan'ınkinden hiçbir eksiği olmadığını düşünmekte ısrar etmemi sağlayan yarışmadır aynı zamanda.
yunanistan'ın tamamen türkiye'den aşırma bir şovla nihayet 1.olabildiği yarışma,bana göre şarkı kötünün iyisidir.gurbetçilerimizin kahramanca çabalarına rağmen finale dahi kalamayan gülseren'i ve onu oraya yollayan müzikten bi haber trt jürisini candan kutlamak lazımdır.bu şarkıya dahi 92 puan alabilen türkiye bu gurbetçi potansiyeli ile vasat bir şarkıyla katılmayı becerebildiği her sene bu yarışmayı kazanır dedirten yarışmadır.bu yarışmada beni en şaşırtan ise fransa'nın bize 12 puan vermesidir,zira bu kızı oraya yollayan zevat gülseren fransa 'da çok tanınıyor dediklerinde hadi canım demiştim ama tanınıyormuş hakikaten
rotting christ konserinden donerken otobus harringaye yaklaştigi sirada yanimizdan dort tarafindan yunan bayragi cikartilmiş, arkasinda hellas yazan bir araba gectiydi kurt restoranlarina dogru. arsenalden sonra herhalde yunanistanda kazandi kupa nein dediydim. demekki bu isler boyleymiş, arabayla sokaga cikmak ulusal bir olayimiz degilmiş...
lisede tarih dersleri bos gecen yazarları ogrenmemize vesile olmus yarısmadır. uzulerek belirtmek isterim ki, yunanlıların kemenceyle olan baglantıları sanıldıgı gibi "aa ulan bu turklerde bi muzik aleti var üff yıkılıyoo hemen kullanalım biz de" seklinde olmamıstır, pontus rum devleti diye bir devlet vardı, hatırlarsınız?ayrıca girit kemencesi diye de bir sey var belki konuyla alakalıdır.
(bkz: hakkında bu kadar entry girilince öldü sandım)
yunanlıların,ülkede yaşayan bir grubun geleneksel müzik ve kültüründen yararlanarak başarılı bir pop şarkısı ve koreografi hazırlayıp birinci olduğu yarışmadır.yarışmada yunanistanın kemençe ve karadeniz motifleri kullanması gayet normaldir.ahali mübadelesinde yunanistan'a sürülen karadenizli rumlar tabii ki geleneksel müziklerini ve enstrümanlarını da yanlarında götürmüşlerdir ki bu müzik ve kültür de özellikle karadeniz göçmenlerinin yoğun olarak yaşadığı yunan makedonyasında bir hayli yaygındır. hatta hatırladığım kadarıyla yunanistan'daki karadenizliler derneğinin de amblemi kemençe çalan bir adam siluetidir.kısacası karadenizli türk ve lazlar nasıl kültürlerini burada yaşatıyor ve zaman zaman -davut güloğlu örneğinde de gördüğümüz şekilde- pop müziği de buradan besliyorlarsa,benzeri bir hadiseyi yunanistan gerçekleştirmiş ve bu enternasyonal yarışmada birinci olmuştur.
yunanistan'a 12 puani verip, hüsranlara boguldugumuz yarismadir. post one night stand syndrome yasamis gibi hissettik; "verdik ama ertesi günü aramadi yunan evladi" tadinda..bi arkadasimin hatta "ama yunanlilar bilmiyordu bizim onlara 12 puan verdigimizi, yoksa bize verirlerdi" diye serzenisini yakaladim... bir yurovizyon da boyle geçti..
sebnem paker'den dinle'yi durmaksizin calma istegi uyandirmistir.
isvec televizyonu spikerinin danimarka'dan isvec'e gelen oylar sonucunda "we love you" diye bagirdigi, ayrica fransa ve monaco'nun gelenegi bozmayarak oylari ingilizce degil fransizca sundugu, diplomatik duzey yerine halk duzeyinde yurutulen uluslararasi politika oyunlarinin 2005'te yapilani.
ufak ve güçsüz devletlerin , büyük ve güçlü devletlerden daha çok söz sahibi olduğu tek yer olan bu yarışmanın kanımca artık boku çıkmıştır.lakin ingiltere'nin herhangi bir ülkeye yarın öbür gün " len siz bize eurovision da puan vermediydiniz , alın size ambargo" demesi bile beni şaşırtmayacaktır. işler o raddeye gelmiştir. ayrıca ne gerek vardır böyle bir yarışmaya? zaten 20 yıl öncesinin şarkı akımları ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyor. bir de son yıllarda bir ulusalcılık patlaması yaşandı bu yarışmada...iyi de kardeşim müzik evrensel değil midir? neden " off araya bi göbek havası kattık mı at skinde kelebek gibi olur , süper puan alırız" mantığı yer almakta aranjörlerde...kirlettiler müziği de. oynamıyorum ben.
yillardir sonundaki puanlama kismini (nasil bir merakin neticesi ise artik) istisnasiz seyrettigim, basindaki sarki-turkuyu ise istisnasiz seyretmedigim yarisma hadisesinin 2005 versiyonu...lakin bu sene bir degisiklik olmustur ve izleyesim gelmistir. bunun sebebi de iki gun once bir tesaduf eseri yari finallerde yarismakta olan norvec temsilcisi wig wam'i (isveclilermis gerci) gorup "aha bu ne la 80leeerrr" diye saskinliga ugramam ve bu saskinlik neticesinde mevcut aliskanligimin tersi yonunde hareket etmeye karar vermemdir.adamlarin kilik kiyafeti gayet glam'di. vokalisti de sac stili ve kafasindaki sac bandi nedeniyle phil lewis'e benzettim hatta.parca, oyle super muthis bir parca degildi ama oncesinde ve sonrasinda dinlenen/seyredilen bilimum "banglades halkoyunlarinin lambada ile sentezlenmesi" turunden abuk sarki/dans cesitleri sayesinde damarlardaki kanin fazlasiyla kaynamasina sebep olan bir parcaydi.bir de yanlis duymadiysam adam parcanin bitiminde "rock'n roll revolution" diye bagirdi, (belki de baska bir sey dedi de bendeki dinozor beyni o sozleri boyle algiladi) ayni anda ben de havaya firladim gayriihtiyari...oylamada da zaten rock'n roll milliyetciliginin dibine vurup "aha danimarka ile isvec de komsu ulkeler, ordan da 12 puan gelirse..." seklinde tuhaf yorumlara sardirmadik degil hani... gerci daha sonra bu davranislarin bizi "uzun sacli bulend ozveren" moduna soktugunu fark edip biraz "hasktr noluyo" diyecek olduysak da istifmizi bozmadik. seyretmeye devam ettik oylamayi.bunlara ek olarak wig wam'in katilimiyla ilgili birkac onemli detaya bakacak olursak:i) rock'n roll'u tekrar insanlarin gozune sokmasi acisindan cok olumlu olmustur. yillardir underground'a hapsedilmeye calisilan bu muzigin tekrar kitlesellesebilmesi icin bu tip girisimlere ihtiyac oldugu bir gercek. 20 sene once stadyumlar dolup tasardi rock gruplarinin konserlerinde, sonra rock'la alakasi olmayan bir suru zebani bu isin icine girermis gibi yapip rock'i yer altina cekmeye calisti ve bugune gelindiginde rock, benligini yitirme tehlikesi ile "trapped underground" bir vaziyette kalakaldi. bu carkin daha fazla donmemesi icin atilacak her adimin faydasi var. wig wam de kucuk de olsa boyle bir adim atmistir. tesekkurler ederiz kendilerine...ii) norvec'i (her ne kadar isvecli olsalar da) temsil etmesi icin boyle bir glam tayfasinin secilmesi de manidardir. bize yillardir yutturulmaya calisildigi gibi bir black metal ulkesi falan degildir norvec. tnt gibi bir rock'n roll markasini bu muzige armagan etmis dogru duzgun bir ulkedir. boyle bir yarismaya boyle bir temsilci gondermeleri de tandanslarinin ne yonde oldugunu yeterince gostermektedir!bunun disinda yarismayla ilgili goz ucuyla yakaladigim detaylari da soyle toparlayabilirim:- turkler, yuzyillar sonra cinliler ile rekabete geri donus yapmistir. rimi rimi ley gibi bir iskencenin icadina baska bir mana yukleyemiyorum!- letonya iki tane leonardo di caprio dubloru velet ile muhtemelen liseli kizlarin oy potansiyaline goz dikmis ve gorundugu kadari ile basarili da olmustur.- bosna hersek'i swedish bikini team temsil etmistir.- almanya'nin vokalisti yarismanin adini "eurovision song contest" degil de "eurovision detonation contest" zannetmistir. zannettigi gibi olsaydi isler, birinciligi garantiydi!- uzun yillardir ortalikta gorunmeyen ve bizi meraklandiran evin ana, malta adina yarismaci olarak ortaya cikmistir.- avrupalilar'in beyonce'ye gicik oldugu kanitlanmistir. zira ingiltere bir beyonce kopyasi ile dibe demir atmistir. kopya olmanin gicikliga sebep oldugunu da zannetmiyorum, sayet oyle olsaydi raj kapoor'un bir kopyasi, hem de disi bir kopyasi, birinci gelmezdi yarismada!
vurmalı çalgıların kazandığı yarışmadır. zira neredeyse her ülkenin performansında bir yerden bir davul ya da benzeri bir enstrüman alakasız denebilecek anlarda türemiştir. davulla sahneye çıkan teyze ya da romanyanın şarkısındaki sarı sprey boyayla boyanmış facia tenekeler buna örnektir.
norveci temsil eden wig wam adlı gruba 10 kontorumu feda ettigim yarisma. puan verme sirasi turkiyeye geldiginde benim gibi kac deli oldugunu merak etmis, puan cikmadigini gorunce de "turkiyede rock n roll olmus abi*" demisimdir.
milliyetcilik damarlarimin kabardigi bu gurbet ellerde en agrima giden seyin, tabi ki yunanistan'a 12 puan verip karsiliginda puan alamamamiz oldugu yarisma olmustur. hayir bir de onlar 12 puani hakedene verseler hadi neyse, yine gidip kibris'a vermislerdir.en sevindigim tarafinin ise ispanya, ingiltere, almanya ve fransa'nin son dordu paylasmalari oldugu yarismadir. bu bir kismisi birbiriyle komsu snob 4 ulke, balkan ulkeleri gibi birbirlerini desteklemez cunku birbirlerinin golgelerine kursun sikarlar. dunyanin diger ulkeleri de bunlara ozel bir sempati duyamayacagindan yerlerde surunur dururlar. yani oylamalarla politik bir baglanti kurma artniyetini gosterirsek avrupa'nin en guclu ulkelerinin dislanmak istendigi sonucuna varacagimiz yarisma olmustur. e tabi soyle bir tablo cikiyor ortaya artik: eurovizyon, merkez avrupa'nin diil dis avrupa'nin yarismasi oluvermistir.daha onceden duymadigim gulseren'in sarkisini korktugumdan cok daha iyi buldum; bagirmalar, davullar falan biraz abarti da olsa sozluk'teki onceden okudugum yorumlara gore konusursak "oh be, o kadar da diilmis" dedim; anlasilan uzerinde baya bi ugrasmislar. tabi ki bu sans trt'nin sacmaliklarini hakli cikarmaz: dunya biraz da birkac yilin aliskanligiyla turkiye'ye oy verdi, gelecek sene bu kadar sansli olmayiz. zaten hizla eski performansimiza geri dondugumuz de asikar.
romanya'nin bol davullu tangir tungurlu parcasi ile 3. oldugu yarismadir - lakin solistleri sarki soyleyemiyordu. bu nasil perhiz , bu ne lahana tursusu? sirk mi sarki yarismasi mi belli degil.sahsen norvec, israil, malta, letonya , isvicre gibi ulkelerin galip gelmesini bekliyordum.
yarışmada tek dişe dokunur gösteri moldova'lı zdob si zdub grubuna aitti. solistlerinde her ne kadar bir red hot chilli peppers havası gözlemlesem de sağlam ve eğlenceliydiler. ayrıca bu sene belli olduki orjinallik rafa kaldırılmış. solistlerin başka olma çabalarının yanında apartma müzikler kol geziyordu. yunanistan'ın şarkısı bariz bir avaramu apartmasıyken, almanya'nın şarkısını kulak bir yerden ısırmış ama ne olduğunu çıkartamamıştır. en şaşırtıcı mevzu ise ingiltere'nin beyoncé kopyası taş hatunla bile yerlerde sürünmesidir. sahne şovları da 2003'ün etkisiyle bol davullu, gümbür gümbür, dansçılardan göz gözü görmeyen bir hal almış ki aman diyim.
bizim sakis rouvas (bkz: of of of) için çıldırdığımız gibi yunan çıtırlarını (ve gaylerini) çıldırtacak tarkan 'ın bir sonraki sene süper bir şarkıyla gönderilmesini sağlayacak bu yarışma. hatırlarsanız ortalığı athena'dan veya ruslana'dan daha fazla inletmiştik sakis soyunurken.
çok kötü bi şarkıyla katıldığımız için avrupada yaşayan vatandaşlarımızın da desteğini kaybetmişizdir.
yunanistan'in, seslendirdigi sarkinin yillar once satisa sunulan albumlerde yer almasi nedeni ile birinciliginin elinden alinmasi gereken yarisma.
birinciligi aslinda moldova'nin hakettigi, ancak romanya disinda dostu olmayan bu minik devletin oylari toplamasini icin yeterli bir siyasal kimliginin olmamasi nedeni ile birinci olamadigi yarisma. buyukannemin bir davulu var... ah ki ne ah. cok guzeldi.
olayın bir başka yanına dikkat çekelim. bildiğiniz gibi frankofon ülkeler her zamanki gibi puanlamalarını fransızca ile yaptılar. biliyorsunuz fransızca uluslararası dil olma özelliğini bugün büyük ölçüde yitirmiştir ama frankofon ülkeler fransızcada ısrar etmektedir. hani kendi çaplarında da haklılardır belki, orasına karışmamaktayız öte yandan yıllardan beri iki dilli olarak götürülen eurovision da bu sene fransızca konuşması için oraya konulmuş spikerin dahi sadece belli kısımları(anonsları ve puanlamaları) fransızca yapıp çoğunlukla ingilizce konuşması, kadın spikerin ise fransızca sadece "merci" demesi ilginçtir. bu nedenden ötürü "ğoyamüni an puan" lafı sadece formalite icabı söylenir olmuş gibi durmaktadır. zaten ebu'nun genişlemesiyle artık frankofon ülkeler oran olarak gözardı edilecek denli azaldığından, bu fransızca konuşma işi daha da sırıtmaya başlamıştır.bir başka ilgi çekici yan ise, alışılageldiği üzere fransa, belçika, andorra ve monaco dışında sadece tek bir ülkenin daha fransızca konuşmasıdır(isviçre de ingilizce konuşmuştur zira yayın bern'den yapılmıştır) bu ülke de ilginç şekilde arnavutluk'tur. bu ülkenin sunuşunu neden fransızca yaptığı konusunda ise bir fikrim bulunmamaktadır.(ekşi sözlük dilbilim merkezi sundu)
yuşçenko ödülü verirken, "bu, bütün avrupa'yı birleştiren şarkının ödülü" demiştir..
eğer avrupa tarafından bu kadar önemsenseydi şu sonuçların çıkması gereken yarışma;- almanya müzik konusunda eziktir*.- fransa rezil bir ülkedir. müziği berbattır*.- ingiltere müzik konusunda vasattır, rezildir*.- ispanya ve müzik yanyana gelemez, onlar da eziktir*..bu dört ülke de cümle aleme rezil olmalıdır türk insanının baktığı gözle yarışmaya bakılırsa. şimdi hep beraber düşünelim, acaba harbi oldular mı.. yoksa bi taraflarına bile takmıyorlar mı.. bi tek biz mi bu kadar önemsiyoruz yoksa..elbette ki her ülkede ilgilenenler var; sonuçta ulusların katıldığı bir yarışma. ancak ne birinci olmak ne de sonuncu olmak müzik piyasasını etkilemiyorsa bu kadar fanatiklik gereksizdir, saçmadır. yapmayalım etmeyelim, ilgilenecek sürüyle konu var..
grip olan ufak oğlum sabahın dördünde uyanıp kusunca ortalığı temizledikten sonra bir sigara içerken sözlüğe göz atıp konu ile ilgili başlığı görünce varlığını hatırladığım şarkı yarışması. entryleri okudum, okurken tüm şarkıları internetten indirip tek tek dinledim, vallahi moldavya'nın parçasını pek beğendim. gerisi yaramaz bence. orta ve doğu avrupa ülkelerinde halay-horon havası normal tabii ne de olsa yüzlerce yıl osmanlı etkisinde kalmışlar. bizde nasıl arap ezgisi varsa bizden de onlara geçmiş bir sürü şey ama ingiltere'ye kadar nasıl gitmiş onu ben de anlayamadım.
terry wogan sayesinde bir nebze seyredilebilir hale gelen, her geçen sene cılkı çıkan, hatta yavaş yavaş terry'nin bile eskimeye başladığı yarışma.terry yine sunucular ve oy_bildirme_insanları ile bol bol dalga geçmiş, suratlarda tebessüm oluşturmuşur. bayan sunucu için "bu kadının kesinlikle mikrofona ihtiyacı yok" yorumunu, kulağımın hasar görmesinden dolayı tv'nin sesini kısarken yapmış olması zaman-mekan gibi unsurların cuk oturmasına sebep olmuş, ufak çapta yarılmayla sonuçlanmıştır.geçmiş yıllarda sonlara demir atmışken oylamaları seyreder ve "tamamen politik nedenlerle bize oy vermiyorlar, e güzel şarkı oysa.. pis avrupalılar işte" gibi şeyler derdik. gazetelerimiz böyle yazardı. zaman değişiyor tabi. şimdi de tamamen politik nedenlerden dolayı aldığımız 90küsur puanla 13. olduk. hak mıdır, adalet midir böylesine kötü (düşünün artık, çetin alp'in opera'sı ile kıyaslanan bir şarkı bu) bir şarkı ile 13. olmak? ... bitti.
yunanistan'ın you're my lover-secret passion-pleasure hede hödö diye giden şarkı sözleri ve oynak,kolay akılda kalan müziği araya serpiştirilen melodisi ile çağla siker kılıklı şarkıcının seksi tavırları tam talebe göre arz edilmiş bir ticari maldı. bu şarkı birinci olmakla kalmaz discolarda çalar; dance dance, eğlence eğlence diye gezenlerin arabalarından güm güm diye duyulur, yazlık mekanları süsler artık bu yıl. umarız sadece bu yıl çalar. çünkü everyway that i can'e kıyasla göbek atmaya, seksi danslar yapmaya ve kız götürmeye daha bir müsait...
belki hatırlayan çıkacaktır; bu yarışmada son üç sırayı paylaşan ülkeler (ingiltere, fransa, almanya), yakın bir zaman önce, berlin flarmoni orkestrasının şefi öldüğünde ve merhum zatın yerine orkestranın başına geçecek yeni bir şef arandığında, neredeyse kendi adaylarını seçtirmek adına birbirine girme raddesine gelmişlerdi.şimdi hangisi seçildi hatırlamıyorum ama, sonunda kazanan ülke sokağa dökülmüş, memleket genelinde bir bayram havası hakim olmuştu...bu toplumlara hakim olan böylesi bir zihniyet çerçevesinde, tabiki ingiltere, fransa ve almanya'nın yurovizyon s.kinde, minare g.tünde olmayacaktır.yarış, malta, romanya, moldova, yunanistan, ukrayna, türkiye vb. ülkeler arasında geçecektir.evet, yunanistan bu yıl medeniyet ikinci liginde birinci olmuştur ama premier lige yükselememiştir.tıpkı daha önce türkiye ve ukrayna'nın yükselemediği gibi...
norveç 'e oy verdiğim fakat türkiye olarak sıfır verdiğimizi gördüğümde bir hayli üzüldüğüm yarışmadır. yunanistan ilk 6-7 ülke den çok kötü puanlar alarak başladı yarışmaya. türkiye ile arka arkaya sıralandı. fakat daha sonra arap atı gibi açılarak oldukça yüksek denebilecek bir puanı hanesine yazdırdı. türkiye 'nin 12 puan verdiği sırada helena 'nın türkiye diye bağırması ilginç olduğu kadar güzeldi de. sahne şovlarını hatırlarsak eğer makedonyanın sahne şovundaki hatunların tüm gecenin en güzel varlıkları olduğuna kanaat getirebiliriz.
bir dragostea din tei'yi mumla aradığımız yarışma, abba'lardan nerelere düştük.
darbukayi dumbelegi kapanin kosup geldigi,davul calmanin, patirti yapmanin ve hemen hemen cogu parcada vokallerden birinin sahnede amuda kalkmasinin mecburi oldugu , (bunu detone sesler yarismasi diye de duzeltebiliriz)..ayrica balkan , skandinav ve baltik ulkelerinin birbirlerine puan verdikleri, her sene cok asil gecinen ve slow parcalarla inat eden ingilterenin bile bu yil göbek atarak katildigi..norvec'in kaliteli parcasinin böyle bir yarismada ne aradigi merak konusu olan, baska ulkelerin vatandaslarinin diger ulke adina yarismalara katilarak globallesmenin örneklerini verdikleri,iclerinde tek patirti yapmayan hanim hanimcik sarkisini söyleyerek dereceye girebilen malta gibi örneklerin oldugu, aslinda sarkici ve ses yarismasi degil beste yarismasi oldugu hep unutulan, her yil senliklerle izledigimiz yarisma..
ukrayna'nın çelişkilerden çelişkilere koştuğu şovuyla zihnime kazınan yarışma. che baskılı bi tişort ve rap yapan yeni yetme hip hop adamlar.(bkz: allah şaşırtmasın)
monako'nun fransa'ya oy vermediği yarışma. küs müdürler nedir?
sunuculardan pashaya -özverenin yalancısıyım- hasta olduğum yarışma olmuştur. eleman kiev'in ünlü dj'lerindenmiş hem de.. o ne güzel telaffuz *, o ne hoş fransızca, o ne hoş ingilizce konuşmadır ya rabbim*
yunanistan'a bu sefer we took your virginity in 1453 pankarti acamadigimiz yarisma olmustur maalesef. halbuki sarkinin ismi de uyuyordu, you are my number one.
yarışmada finale kalmış olan 24 ülkenin neredeyse 20sinin sahneye davullarla çıktığı ve sahneye şarkı söylemek için çıkmış insanların bir şekilde davula vurayım da tam olsun havasında artık sadece şarkı kurtarmıyor, ben en iyisi şov yapıyım ama mutlaka da bir davulum bulunsun sahnede ne olur ne olmaz zengin gösteriyor diye sahneye çıktıkları yarışma.
benim televizyonda bir hata falan olduğunu zannederken, başka kişilerin de duyduğunu gördüğüm bir ayrıntıya sahne olmuştur. gülseren şarkısını söylerken, başlarda araya başka sesler de karışmış, tam bir cümbüşe dönüşmüştür. bir de merak ediyorum; acaba bizden güney kıbrıs'a puan çıksaydı ne olurdu? onları tanıdığımız anlamına gelip bir krize yol açardı herhalde.
varlığı nedeniyle zaganın papucunu dama atmış, an itibariyle bildiren tüm yazarları kendine bağlayıp, zaganın hakkında en az entry girilen haftayı yaşamasına neden olmuş yarışmadır.
katılımcıların dansçısız ve davulsuz çıkmam abi temasını bu kadar candan işlemesi, bu uyum, bu birliktelik gözlerimi yaşartmıştır.
hiç birşey yapmadan kaç puan alabileceğimizi öğrendiğimiz yarışma. sanırım sadece konuyla ilgilenen avrupadaki türklerin oyları bunlar.
bbc yada tve* den izlenildiğinde aralarda reklam olmadığından izlemesi daha zevkli olan yarışma.aralardaki dans gösterilerini ve ingiliz spikerin yaran yorumlarını kaçırmıyorsunuz.
müzikten çok katılan grupların acaip isimleriyle ilgi çeken yarışma.(bkz: zdob si zdub)(bkz: wig wam)(bkz: vanilla ninja)(bkz: global kryner)(bkz: feminnem)(bkz: greenjolly)
sanırım kimsenin "türkiye 13.oldu" demeye ağzı gitmiyor.birinci olan şarkı için yunanistan birinci oldu denirken,biz rimi rimi ley 13.oldu diyoruz.
bulent ozveren'in estonya'nın sunucusunun 12 puanı isvicre'ye vermesini sürpriz olarak acıklamasına bir anlam veremediği yarışma. vanilla ninja, estonya'nın afaroz ettiği isvicre'nin bağrına bastığı bir gruptur oysa.
22 mayis 2005 fenerbahce galatasaray maci arefesinde girilen 510 entry ile (anin itibari ile) eksi bir tribündür diyip sanati, sinemayi, siyaseti, aşki eksi de goremeyenlere dürbün olmus yarismadir.
aslinda hangi sirada yer aldigimizin cok cok da buyutulmemesi gereken sarki yarismasi. eurovision tarihine bakarsaniz her sene basarili olan, ilk bese oynayan bir ulkenin olmadigini gorursunuz. bu anlamda da inisler ve cikislar olacaktir, bunu kabul etmek gerekir. evet, bu sene daha kendi ulkemizde bile benimsenmemis bir sarkiyla katildik ama bu bile bir politi-k-ultur yarismasi olan eurovisionda bir sekilde kendimizi temsil etmemizi saglamadi mi? cilgin norvecliler, muzikleriyle ortada olan almanlar, guzel kizlarla sov yapan isvecliler, hareketli yunanlar, belki ilginc ve farkli turkler, ve daha bircok yansima.. bunun yaninda kendi icinde tek bir yurekle karar olusturamayan, birkac kisinin secimleriyle temsil edilen turkiye olarak yerimizi aldik.. biraz daha genis perspektiften bakinca cok da garip degil aslinda.. ayni biz yillarca bizi sevmiyorlar dedikten, iyisiyle kotusuyle yarismaya katildiktan sonra avrupa capinda bir sarkiyla birinciligi almadik mi? sozun ozu, bu biziz. yapilan, yapilmayan ve yapilamayan her sey kulturumuzun bir yansimasi. ovunmeyi de biliriz, elestirmeyi de. bir de bu acidan bakmak lazim.
komşumuz yunanistanın hiç de yadırganmayacak şekilde birinci olduğu, bizim de kimseye kızıp küsmeye gerek kalmadan 13. olduğumuz organizasyon...aldığımız puanların çok olduğunu bile düşünenlerimiz var... demek ki artık bazı şeyleri tarafsız olarak algılayıp yorumlayabiliyoruz.fakat bülent özveren ağabeyimizin, hâlâ sonuncu olduğumuz yıllarda bir bahane olarak savunduğumuz "komşunun komşuya puan vermesi" olayına takılıp kalmasına pek anlam veremedim.yok kuzey ülkesi kuzey ülkesine puan verdi, yok dağın öbür yamacındaki bu yamacındakini unutmadı gibi sözler oldukça komikti.bu şartlarda hollanda ile fransa'nın bize tam puan vermesini nasıl izah edeceğiz?bizim yarışmacımızın bana göre üç büyük eksiği vardı. biri beste kaynaklı... o kadar pes tonda bir düzenleme ki, içinde zaten doğrı dürüst bir söz de yok. hani kimse bizim şarkımızdan bir şey anlayamadı. solistimizin ne dediğini türk olarak ben bile anlamadım.ikincisi makyaj... hoş ben bu konudan pek anlamam ama, doğrusu kızımızı sokakta gören kimse tanıyamaz. tamamen farklı -ve bana göre de maalesef kötü- bir kişiliğe büründürülmüş...üçüncüsü de kareografi... bu da benim çok iyi bilmediğim bir konu. ama izleyici olarak beni ne etkiledi, ne de kendini bana sevdirebildi. bizim kültürümüzden, akılda kalıcı, etkileyici bir düzenleme yapılabilirdi, diye düşünüyorum. nitekim yunanistan bu kozu çok daha iyi kullanmış..bu arada malta'nın ikinciliğini de gözden uzak tutmamak gerekir diyorum. kendi halinde slow bir parçayla tek başına, fiziği de çok çok etkileyici olmayan bir hanımefendi puanları toplayıverdi.son sıraların almanya, fransa, ingiltere ve ispanya tarafından paylaşılması ise 50. eurovision şarkı yarışmasının başka bir ilginç noktasıydı.
bir kaç fotosuna,http://p212.ezboard.com/...message?topicid=8041.topicadresinden ulaşabilceğimiz aktivite..
eurovision " şarkı " yarışması öncesi rimi rimi ley üzerine trt spikerinin yaptığı yorum bile durumun tuhaflığının resmiydi."gerçekten sahne show'u,kostümler,makyaj,koreografi,....tek kelimeyle müthiş."niyeyse şarkıdan hiç söz etmedi.
puanlamalar gösterilirken, o an hangi ülkenin verdiği puanların açıklandığını belirtmek için, listede o ülkenin isminin yanından bayrağını kaldırıyorlardı.mutlaka daha iyi bir yol seçilebilirdi.
birincilik hırvatistan'ın hakkıydı. ancak anlaşılmıştır ki, seneye hoytur akçaabat halk oyunları ekibi ile katılırsak ortalığı yıkıp geçeceğizdir.
yunanistan ın son derece itici olan bir hatunun şarkısıyla ve horon teperek hatta kemençe ezgileri kullanarak birinci olduğu yarışma. biz yunanistan a tam puan verdik ama onlar bize hiç vermediler, öyle ya, bizim rimi rimi ley imize neden oy versinler ki, zaten bi de türküz. malta yı temsil eden son derece şişman ve son derece güzel sesli olan şarkıcısının ikincilik yerine birinciliği almasını tercih ederdim yine de.
sadece gurbetçi desteğinin bizi en fazla 13. sıraya çıkarabildiğini gördüğümüz yarışma.
benim de terry wogan denilen ingiliz snobtan dinlemek zorunda kaldigim yarismadir. ama ben bu adam sayesinde yarismayi cekilebilir bulmak bir yana dursun, bu adam yuzunden bircok yerde kumandanin mute dugmesine basmak zorunda kalmisimdir. tabi ki birbirini destekleyen ulkeler olucak, bunu her defasinda buyuk bir dahiymis gibi alaya almayi daha ikinci yilda bayatlamis bulmaktayim. komsu ulkelerin birbirine oy vermesiyle dalga gecerken kendi komsulari neden kendilerine oy vermiyor diye dusunuyorlar mi acaba? (ispanya, almanya, fransa ve ingiltere'nin son 4u paylastigini tekrar vurgularim). hem o kadar cabalarlar, hem de son 4e kalinca bok atarlar. "cekilebilir" olmasinin en onemli sebebi, hangi ulkenin hangi ulkeyi kayiracagini bilseniz bile, cocukluktan kalma bir aliskanlik olmasidir. o son siralara mahkum olmamizi yanan odun sobasi esliginde izledigimiz zamanlardir. hatta bu sepep erovizyonu yalniz "cekilebilir" diil "guzel" bile yapmaktadir. hele bir de simdi gurbette olan sizseniz...
gecenin bence en büyük çelişkisi bülent özveren'in her ülke puanlarını açıkladıktan sonra, - tabii komşusu. komşuya gitti 12 puan tarzı eleştirel söylemlerde bulunup bizden yunanistan'a 12 puan gidince,- iyi oldu 12 puanı komşumuza verdik demesi idi.
bizim ikiyüzlülüğümüzü ortaya çıkartan yarışma da olmuştur aynı zamanda. hem 12 puanı yunanistan'a verip ertesi gün bütün kanallarımızda müziği aparma, horonu bizden çalıntı yayınları yapmak da sadece bize özgüdür zannedersem.
sahnemiz iyiydi, kostumler ve makyaj superdi, bu kez de sesten batirdik.(bkz: iki ileri bir geri)
rimi rimi ley sarkisi ile sonuncu olmayi beklerken, 13. olmamiza gercekten cok sasirdigim yarisma. ayrica fransa ve hollanda'nin tam puan vermesi de oldukca ilgincti. ben sahsen norvec'in kazanmasini cok istedim ama olmadi.
kalite olarak 2003 ve 2004 yarışmalarının yanına bile yaklaşamayacak olan yarışma. sorarım size, yunanistan bu şarkıyla geçen sene veya 2003'te ilk 3'e bile girebilir miydi? *sahnenin küçüklüğünden ve anti-teknolojikliğinden bahsetmiyorum bile.
çekoslavakya türevi ülkelerin, baltık ülkelerinin, birleşik ingiltere ülkelerinin ve benzeri bilumum grup ülkelerinin grup içindeki ülke sayısı kadar şarkı ile katıldığı bir yarışma olmuştur. bu durum bülent özvereni çileden çıkarmıştır.
gülseren daha yarismaya gitmeden kaybetmisti. sarkiyi bir tarafa birakip, secilip gönderilme sekli bile bir sürü spekülasyona yol acip saibe altinda kalmisti. %99'a varan bir oran cercevesinde begenilmeyen bir sarkiyi "ben yaptim, sectim ve gönderdim, isinize gelirse" mantigi ile gönderilmesi sonucunda 13. olmasi bile basariydi. bu durum birilerine kapak oldu mu bilemem, ama seneye ayni mantik ile devam ederse yarifinalden finale dahi cikamayabiliriz!bu arada bu seneki yarisma, sonuncu olan almanya'ya da kapak olmustur. yanlisim yoksa apocalyptica almanya eurovision elemelerine katilip kazanamamisti.
malta'li 250 kiloluk bayan sarkici aldigi ikincilikle isin kalcada, kareografide degil, sarkida oldugunu gostermis, bu da anlayana kapak olmustur.
macaristanla bir güzel başlayıp sıra türkiyeye gelinceye kadar gayet iyi giden, türkiye de gayet hoş bir görsel şov yaptıktan sonra cıvıyan yarışma.özellikle isveçli mi isviçreli mi bilemeyeceğim iki adet temiz yüzlü genç çocuğun elde gitar mr. big hesabı takıldığı şarkı uzunca süre önde gidince "noluyoruz" dedik. maltalı bayan simge'ye * pek benziyordu, ses ve fizik olarak. çok başarılıydı gönül telim titredi, omurilikten bişiler aktı mideme filan. ingiltere tam rezaletti. bi ara gülmekten mide kası yaptım. bu sene ortadoğu kökenli müziğe bi el atalım demişler muhtemelen sertab'ın başarısı sayesinde. e her işin vatanı erbabı biz boşuna senelerce yabancı müzik özentisi berbat şarkılar dinlemedik erovizyonlarda filan. macaristan birinci olsa sevinirdim şahsen. o da arada kaynadı garibim. evsahibi de iyiydi. ska takılanlar da iyiydi. yunanistan hepten yüzsüzdü, hindistandan "avarem o" şarkısını apar, türkiye'den horonu apar, kemençeyi apar. milliyetçi yapar bunları adamlar ya. türkiye yunanistan'a 12 puan verme yalakalığını da bıraksın artık. adamlar günahını vermiyo hala bi dilleme vaziyetleri nedir bu anlamak elde değil. neyse malta ya da norveç mi ne böyle 80'ler hesabı takılan punkımsı grup ya da macaristan ön plana çıkmalıydı, çıktılar da keşke kazansalardı yani. ötekileri bilmiyorum. ispanya da çok komikti bu arada. fransa da bi süre yollamasın adam. gerçi kazanılmış hakları varmış. ingiltereye hala gülüyorum.
bülent özveren'in sunarken komşuların birbirine verdiği puanları tekrar tekrar söyleyerek beni çileden çıkarttığı yarışma,sanki bize türklerin olmadığı bir yerden oy gelmiş gibi.
(bkz: oylar yine komsuya gitti) (bkz: daha gider bu) allah uzun ömürler versin bülent abi..
2004 eurovision sarki yarismasindan sonra nerde yapılacağı belli olacak olan yarışma. (bkz: gun ola hayrola)
bundan sonraki yarışmalarda elde edeceğimiz müzikal başarılar için bir sıfır noktası, bir offset, bir darı gibi kabul edilebilir. ileriki senelerde "biz sahneye zırıltı bile çıkarsak 92 puan alabiliyoruz zaten" diyerek, puanlarımızdan 92 çıkararak müzikten gelen puanlarımızı bulabiliriz.
yunanistan in, bir hint klasigi 'avara mu' parcasiyla karadeniz horonunu harmanlayarak birinci secildigi yarisma.
başından sonuna kadar saniyesi saniyesine seyretmekle kalmadığım üstüne üstlük bir de bülent özveren'in:- oylama için 10 dakikanız var !demesiyle yerimden zıplayarak deliler gibi * cep telefonu aradığım yarışma olmuştur. ne yazık ki olay telefonu bulmakla bitmemiş kalan sekiz dakika boyunca:-ulan oyu kime versek, kime versek... allah ! tekrar küçük küçük geçiyorlar şarkıların üzerinden, hah işte dur, o olsa olmaz, bu olsa nerde kaldı milliyetçilik, şu da iyiydi ama şarkıcı ibiş gibi ne biçim kıyafet o öyle, ondan sonraki de biraz politik sanki, sanata karışmalı mı böyle şeyler ?, uzun saçlı oğlan güzel söyledi ama rujunun rengi çok uçuk..çuk..çuk.... diyerekten son 30 saniyede oyumu gönderebildiğim, o esnada da gene bülent beyin :- aynı telefondan en fazla 20 oy gönderebilirsiniz, fazlası sayılmıyor.demesiyle televizyon karşısında iyice apıştığım, bir oy vermeyi bile 10 dakikada anca becerebilmişken bir de bu çeşit bir kotayla karşılaşmanın verdiği şaşkınlık, derken oylamanın başlaması, puan cetvelinin hareketlerini izlerken heyecandan sigara yakışım. binbir güçlükle seçtiğim ülkenin şarkısının bir türlü sağ frameden sola geçememesi....... kabus.. kabus... kabus...tüm bunları nasıl yaptım anlayamıyorum. bugüne kadar bu tip oy vermeli bir programda * annemin isteği üzerine * sadece bir kere mesaj göndermiştim. o da birinci falan olamamıştı zaten. belki de yarı finali seyretmiş olmamın da etkisi var. bu kadar zaman harcadım, çorbada benim de tuzum olsun mudur nedir bilemiyorum. halbuki en son ve de dikkatlice seyrettiğim eurovision çetin alp beyin de performans sergilediği yıl yapılan yarışma olmuştu. tüm bunları unutmak istiyorum doktor bey. mümkünse rimi rimi leyli leyli rimi ley nakaratından başlayalım. sanırım bu hale gelmemin suçlusu o.
avrovizyon
(bkz: tarihin tekerrürden ibaret olması)
tarık mengüç gitseydi kesinlikle daha başarılı bir sonuç elde edeceğimizi düşündüğüm yarışma.
bulent ozveren'in sittin senedir sunduğu organizasyonun 2005 versiyonu.yarışma bittikten sonra ukrayna devlet başkanı sahneye çıkıyor ve eurovision yarışmasının kadrolu sunucusu bülent özveren ukrayna devlet başkanının konuştuklarını şöyle tercüme ediyor:- ne dediğini anlamıyorum ama büyük ihtimalle kutluyor.trt de kendisini tahmini güçlü diye ukrayna'ya gönderdi zaten. dil bilmeye veya gittiğin ülkenin dilini bilen birini oraya götürmeye ne gerek var?
birinci olan yunan şarkısının giriş bölümünü ilk dinleyişte terence d'arby nin rain adlı şarkısına benzettim. tamam yunan şarkısı güzel hoş ama nedense akıllarda "yahu nerden acaba nerden" diye soru işareti bıraktığından şarkıdan tat alamıyorum. benim favorilerim macaristan ve fransaydı. zannedersem eurovision giderek otantikleşecek.
yunanistan'in gayet de gözdolduran birinciliginden ve ustelik turkiyenin de yunan'a 12 puan vermesinden sonra:"aman bizim horonumuzu caldilar""aman trabzon yaptilar""aman da avaramu olmus bu"nidalarinin yukseldigi ve bu durumun bir gurur meselesiyapildigi yarisma.tabi ogrenemedigimiz bazi seyler de yeniden su yuzune cikti. -yenilgiyi haketsek de kabullenemiyoruz sanki bundan once hic olmamis gibi.-ayrica madem horonumuz vardi da ne diye kullanmadik? ne diye hindistan'ı temsil eder bir görüntü sergiledik?-ayrica turkce sarki konusunda duygusalligimizi sürdüren de bizdik.-hem yunan da demez mi bizim de pontus'umuz trabzon'da idi, horon bizim diye. ki yunan ve türk arasinda müthiş bir paylaşamazlik varken her konuda. hayir benim! hayir benim!zeytin benim yagsenin, kardak benim kaya senin tartişmalarina bir yenisi eklenmez mi böyle? ki biseyleri iki arada carşaf misali cekiştirmeye pek megilliyizdir komsumuzla.e o halde ne diye dinlemeyiz birinciyi paşa paşa ve önümüzdeki maclara bakmayiz? *orasi bilinmez. *bi de ayrica yarismanin basinda cikan bir macar hatunu var idi ki kendisi bir kadin degil periydi, arada kaynadi yazik oldu.
israil'i temsil eden meleğe bakıp bakıp hayran kaldığım yarışma o neydi ya demekten kendimi alamıyorum gene
türkiye'nin yunanistan'a 12 puan vererek "komser abi aslında biz kavga etmiyoduk şakalaşıyodug arkadaşla" tavrı, kiss ve red hot chili peppers'dan arak imajlı gruplar ve tabii ki rimi rimi ley. bir de limonata ile kuş boku.(bkz: hayatın anlamı)
bülent özveren'in sunumunu yaparken zaman zaman bizi yardıgı yarışma:-evet sayın izleyiciler,rusya 10 puan aldı,bizim üstümüze çıktılar.
çok şey kaldı bana eurovisionun 2005'inden! yapaylığın kitabını yazmış bir bayan sunucunun varlığıyla sarsıldıkça sarsıldım önce!! memleketinde televizyon sunucusuymuş aynı zamanda, adı da şöyle bir şeydi yanlış anımsamıyorsam: maria(olabilir mi?!) ağzını, guinness rekorlar kitabına girmek için çıldırırcasına yayarak konuşan ve 10 fitil zoruyla gülen hatun çıktıkça, sinirlerim, ülkemdeki bütün sorunları bir yana koyup ona odaklandı! "abi, buraya en genelinden bir bakış" dersek, çok iyi olmasa da üç beş rock, bir adet sağlam rap şarkısının varlığı bence pek bir renk kattı olaya! kabul etmeliyiz ki, farklı tatların aynı eurovision içinde hatırı sayılır oranda yer alması önemli bir gelişme! malum, nicedir "eurovision şarkısı" diye nitelendirebileceğimiz bir tür var! bu tür ki ikiye ayrılıyor, ilki, en çok celine diondan duymaya alıştığımız bol çığırmalı aşk melodileriyle dolu "you're my love", "i want you"... gibi ucu bir yere varmayan naraları içeren "slow"lar, ikincisi de, bu, "you're my love", "i want you"ların mini elbiseli, dalgalı saçlı hatunlar tarafından söylenen ve böğrü açık gökhan özen tipli erkek dansçıların kendilerine eşlik ettiği cıstakalı versiyonları! bu yıl bir dümteka tribi egemendi şovlara zaten, o ayrı! gamze özçelik türevi ingiliz teenagerının söylediği ama ne olduğu anlaşılamalayan şeyde bile bir doğu furyası çabası olduğu kulaklardan cebren ve hile ile kaçmadı, kaçırtmadılar! yarışmanın 2. olan, ingiltere'den hemen sonra bir başına çıkan, gecenin en güzel seslisi, maltalı bayanın "angel"lı şarkısı, nakarat tarafından the power of lovea pek benziyordu! son çıkanlardan isviçre, 4 hatun ve 2 erkekle katılmıştı, hatunlar güzeldi, güzel de çaldılar ettiler, şarkıları da hoştu beşti. 2005 eurovision, bize çok önemli bir ders verdi! rimileyden daha kötü şarkılar olabileceğini defalarca kez kanıtladı! ingiltere'den sonra kıbrıs ve fransa da gerçek birer faciaydı! arada anlaşmışlar gibi üst üste çıkan dolayısıyla işkence molası almamıza dahi izin vermeyen blue ve boyzone özentisi erkek grupları ise neredeyse televizyona kuruyemiş atmama neden oluyorlardı! bu konuya girmişken, değinmeden edemeyeceğim, bu yıl en çok gözüme çarpan şey, malum 24 ülkeden söz ediyoruz! dansçılardan şarkıcılara erkeklerin yüzde doksanı düpedüz gaydi! hatta daha fazla da olabilir! kara kaşlı hırvatistanlı arkadaş ve ukraynalı gençlik dışında kadınlardan hoşlanabilecek bir erkek anımsamıyorum orada! haa, ukraynalı gençlik, rap şarkısına can verenlerdi işte, gerçi 20. oldular! oysa, bütün şarkılardan farklı bir yerdeydi onlarınki, ne dedikleri pek anlaşılmıyordu ukraynaca olduğu için(!) ama, elleri zincirli çıkmalarından arada revolution demelerinden "you're my love"lu bir şey ima etmediklerini hemen çözüverdim!!!! romanyadan gelen ahali, bir 2 unlimited rüzgarı estirdi gibi geldi, bariz tekno bir şarkıydı da söyledikleri! ama kısa siyah saçlı solist hatun yer yer detone oldu. bu arada moldovyalılar sahneye "büyükanne" çıkartıp, davul çaldırdılar ya helal olsundu, işte o beste, bir kızılderili ruhu taşıyordu ki beni de oradan vurdu! aaaa, neredeyse unutuyordum, letonyalı 13 15 yaşında iki çocuk çıkıp gitar tıngırdattılar da hazırlık sınıfı ingilizcesiyle söyledikleri "the war is not over"la 5. oldular ya!bu kadar teşvik de fazla sayın büyüklerim, o kadar bilinç zaten olmalı çocuk dediğinde! rus kızlar da seksiydi meksiydi de, o "rock şarkıcısıyız biz" halleri hareketleri neydi allah aşkına! en alkışlanası koreografi macaristan'a aitti! hani yarışmayı açanlar, yanlış anımsamıyorsam! müzik eğlenceliydi, sevimliydi, kızın sesi az biraz daha güzel olsaydı (zira kendisi fiziki olarak inanılmazdı) ilk 5e bile girerlerdi belki! ukrayna çok ahım şahım aman da unutulmaz bir geceye imza atmadı, zaten böyle bir şeye de gerek kalmadı, çünkü kanımca, gece, oylamasıyla, yarışmacılarıya, türkiyeden katılan şarkısıyla olduğu gibi unutulmazdı!
katıldığımız diğer yıllardan hiç bir farkı olmayan öncesinde ve sonrasında incir çekirdeğini doldurmayan tespitler yapılıp bunlar üzerinde yoğun tarışmalar yaşanan bir yarışma olmuştur. bu seneki yarışmanın tartışmaları hiç olmazsa neden artık ülkemizde besteci çıkmıyor sorusuna odaklanabilseydi hem önümüzdeki yarışmalar hem de müziğimiz adına bir kazanç olabilirdi.
diger tum eurovisionlar gibi "muzik yarismasi"dir. verilen puanlarin sebebini muzik disinda bir yerde aramak ne denli abes ise ile muzik disi sebeplerle puan verilmesini savunanlarin iki yuzlulugu de o denli iticidir. ne bitmez cileniz varmis yahu.
komplekssiz olduklarını sanan embesil televizyonlarımızda (bkz: haberturk) "biz komplekssiziz, onlar kompleksli" diye haber yapılarak türkiyenin yunanistana 12 puan verip, yunanistan ve kıbrısın türkiyeye puan vermemesi incelenmiştir bu yarışmadan sonra, boktan şarkı yapmışsın, yurt dışındaki türklerden başka oy veren yok, sen diyosun neden kıbrıs bize oy vermedi. aynısını 2003de bir kısım kıbrıs rum medyası da yapmıştı, biz 8 verdik onlar neden bize vermedi falan diyerek
yunan ege kıyılarından sonra karadeniz kıyılarına da göz dikmiş de haberimiz yokmuş.*
sasirtici bir sekilde andorra'nin son derece kaliteli bir parca ile elemeleri gecemedigi, romanya'nin ise polifonik osuruktan az daha kalitesiz bir parca ile elemeleri gectigi yarisma. sahsi fikrim malta, israel, andorra, isvicre icin ayri bir yarisma acilmaliydi. zira bu 4 sarki geriye kalan 35 sarkinin tamamindan daha fazla muzikalite tasiyordu.
populizmin müziği katlettiği bir yarışmadır. sadece populizm ile kalsa ona da şükür demek gerekir. bir de politika ve milli duygular ile subjektif kararlar daha doğrusu oylar tüy dikmiştir sonuca.
(bkz: beste yarismasi)
bir şişe şarap eşliginde ve sozluk destekli takip edildiginde tadindan yenmeyen yarişma. yok kemenceymiş, yok zurnaymiş farketmedi, hepsinde oynadim, bir gobekler attim ki sormayin. ayrica isvec adina yarişan solist bayan hakkinda gunlerdir derin bir sevgi besliyorum, opuyorum onu buradan. ***
http://devaiso.endi.lt/old/files/eurovizija/
30 farkli ulkeden kisi beraber seyrettik yarismayi..ne diim ben bizim sarkidan malesef hic memnun kalmadim, bana da e hadi sen de bi gobek sov yap bize bile dedi saolsun arkadaslargenelde moldova`yi begenenler vardi ve yunanistan da sevildi bazilarinca(tabi canim hatunun etkisi olur mu hiiiic)ne diyim ben wig wam norvec`e bittim..sevdim iste sevdim..isvecli arkadasla baya dalga gectiler onun yuzunden ancak cocuk napsin, hem sarki hosuma gitti hem de onlarin aykiri olmalari..biraz asiri dursa da glam rock sahnesini andirdi bi an heyecan yaptim..bide yarisma macar-yunan ortakli bi barda izlenince degmeyin keyfimize..sonuc belli olunca yunanli dostlarimizla sirtaki bile yaptik..
ukrayna'nın hiphop (bkz: razom nas bagato), norveç'in rock n roll parçayla katıldığı yarışmaavusturya ispanyolca şarkıyla katılmıştır, macaristanınki iskandinav halk şarkısına benzemektedir, makedonyanın şarkısında da kemençe vardırirlanda ise yıllar sonra bayık olmayan bi şarkıyla katılmaktadır, ama çok kötü bu sefer de şarkı, beceremiyolar hızlı şarkı yapmayıedit: fransa da yıllar sonra hızlı bir şarkıyla katılmış, ama o da iyi değilhırvatistan ve slovenya'yı beğendim ama yunanistan'ın, belki de ispanya veya isviçre'nin kazanacağını iddia ediyorum, henüz dinleyemediğim belçika, portekiz ve izlanda da kazanabilir tabi bilemem
yunanistan'in kibris'a oniki puan,kibrisin'da yunanistan'a oniki puan vereceği yarışma.
lübnan resmi olarak çekildiğini açıklamıştır. neden olarak, prensip gereği israil'in şarkısını yayımlayamayacak olmasını göstermişti. oysaki kurala göre her katılımcı ülke, yarı final ve finalin tamamını kesintisiz yayımlamak zorundadır. lübnan şimdi katılım payının yanısıra ekstra ceza ücreti ödemek zorunda kalacak.ayrıntılı bilgi için:http://www.eurovision.tv/english/982.htm
norveç'in ciddi şekilde iddialı olduğu yarışma. zira wig ham grubunun in my dreams isimli rock tarzdaki şarkısı süper. aynı şekilde geçen yılın eziği isviçre bu yıl vanilla ninja ile ortalığı kasıp kavuracak.
bugün kiev'de yapılan kura çekilişinde ülkelerin sahneye çıkış sırası belirlenmiştir:19 mayıs 2005 yarı final gecesi1- avusturya2- litvanya3- portekiz4- moldova5- letonya6- monako7- israil8- beyaz rusya9- hollanda10- izlanda11- belçika12- estonya13- norveç14- romanya15- macaristan16- finlandiya17- makedonya18- andorra19- isviçre20- hırvatistan21- bulgaristan22- irlanda23- slovenya24- danimarka25- polonya21 mayıs final gecesi:1- yarı finalden2- ingiltere3- malta4- yarı finalden5- yarı finalden6- türkiye7- yarı finalden8- arnavutluk9- kıbrıs10- ispanya11- yarı finalden12- sırbistan karadağ13- yarı finalden14- isveç15- yarı finalden16- ukrayna17- almanya18- yarı finalden19- yunanistan20- rusya21- bosna hersek22- yarı finalden23- yarı finalden24- fransa
yarışmayı 2004 birincisi ruslana dışında 2004 yılının ukrayna oylarını bildiren dj pasha ve bir boksör, evet evet bir boksörün sunacağı da kesinleşmiştir.(bkz: wladimir klitschko)
http://eurovil.iba.org.il/ adresinden katılan bütün şarkıların kliplerinin, bu sayede en son hallerinin izlenebileceği yarışmasevgili rimi rimi ley'imiz de değişmiş biraz, arkaya ıptıs ıptıs ritm koymuşlar
oylarına göre ülke sıralaması şu şekildedir:1- yunanistan 2302- malta 1923- romanya 1584- israil 1545- letonya 1536- moldova 1487- sirbistan ve karadag 1378- isvicre 1259- norvec 1259- danimarka 12511- hirvatistan 11512- macaristan 9713- turkiye 9214- bosna hersek 7915- rusya 5716- arnavutluk 5317- makedonya 5218- kibris 4619- isvec 3019- ukrayna 3021- ispanya 2822- ingiltere 1823- fransa 1124- almanya 4turkiye'nin verdiği oy sıralamasına gelince:1- ingiltere2- arnavutluk3- israil4- romanya5- makedonya6- macaristan7- moldova8- malta10- bosna hersek12- yunanistan(bkz: eurovision 2005 elemeleri)(bkz: eurovision sarki yarismasi 50nci yil kutlamasi)
ingiltere'nin "yeter ulan, artık gözümüz bir ödül görsün" diyerek ozzy osbourne'la, almanya'nın scorpions'la, isviçre'nin celtic frost'la, danimarka'nın da king diamond'la katılacağı organizasyon. (anca rüyanda görürsün sen space bey)türkiye ise misilleme olarak ne yapalım ne edelim diye bir süre tartışacak, sonunda sayılan gruplarla aynı dönemden gelen bir isim olarak ersen ve dadaşlarla katılacak, avrupa'da ve yayının ulaştığı tüm ülkelerde 41 yıl kıtlık yaşanmasına neden olacaktır.
(bkz: başlıkta iyi yer tutmak)
(bkz: başlık rezerve etmek)
artık seref golu stresı gerıde kaldıgı ıcın, amacına hızmet eden yarısma usulune geri donulmesini, yok eger sipariş usulunde ısrarcı davranılacaksa artık sıranın muslum gurses e gelmesını ve itirazım vara etnik altyapı yapılarak gırmemızı arzu ettıgım sarkı yarısması.
buyuk ihtimalle ukraynada gerceklesecek yarisma. *
bu yılın ulusal seçmelerinde yarışacak eserleri seslendirecekler belli oldu.1 - sen benim aşkimsin - mine2 - rumuz andante - seçil hüner3 - rimi rimi ley - gülseren4 - tek isteğim - nursel efe5 - yana yana - barış kömürcüoğlu6 - saydam - murat türkücüoğlu7 - yeniden - sedat yüce
yine eleme sistemine, türkçe şarkılara dönülmüş. sıkıldık başarıdan herhalde, yetti bize bu kadarı.
ukraynada gerçekleşecek olan yarışma
50. kez gerceklesek olan yarısma
nev ile katılarak terry'ye malzeme vermemiz gerektiğini akıllara getiren yarışma. (bkz: bono)
turkiyeyi kimin/kimlerin temsil edeceği şimdiden merak konusu yarışma.
ruslana'nın ingilizce bilmemesinden ötürü aktif olarak* yer alamayacağı yarışma
ruslananin düzenlenene kadar bir şekilde ingilizce öğrenip aktif olarak katılabilitesi olduğu yarışma.
bu senekini seyrederken deli gibi eğlendiğim içun şimdiden sabırsızlıkla beklediğim yarışmadır...
bu sene bayma boyutuna çıkan komşuluk - akrabalık ilişkilerini protesto için, "ilginç" bir çalışmanın mutlaka dahil olması gereken yarışma.
bir önceki sene eurovision tarihinde bir ilki gerçekleştirerek ska türünde katıldığımız yarışmaya bu sefer black metalle katılacakmışız, öyle dedikodular dolanıyormuş
bayhan'la katilip tum eurovision alemini yerle bir edecegimiz yarisma. acin turkiye'nin onunu..
son iki yıldır yükselen eurovision grafiğimizin çeşitli bünyelerde hazımsızlık yapması dolayısıyla eski günlerdeki gibi -ne bileyim; bir sonunculuk olsun, bir yuhalanma olsun, bir ayıplanma olsun- başarısız sonuçlara gerileme isteğinin neticesidir rimi rimi ley.konuyla bağlantılı olarak;(bkz: alışmadık götte don durmaz)
ulusal seçmelerin final gecesi programı trt tarafından açıklanan yarışma. değerlendirme trt nin oluşturduğu uzman jüri tarafından yapılacak. türkiye finali 11 şubat'ta. trt'nin açıklaması şöyle:"50. eurovision şarkı yarışması"nda türkiye adına yarışacak eser, 11 şubat 2005 cuma akşamı gerçekleşecek "türkiye finali" ile belirlenecek. trt-1'den canlı yayınlanacak olan gecede sadece 7 eser yarışacak. geceye 7 finalistin yanı sıra sürpriz konuklar katılacak. trt ankara stüdyolarından gerçekleşecek organizasyonun genel koordinatörlüğünü muhsin yıldırım üstlenirken; yapımcılığını ve yönetmenliğini yıldırım eskici yapacak. bu görkemli geceyi bülent özveren ile meltem yazgan sunacaklar. "eurovision şarkı yarışması 2005" türkiye temsilcisini uzman jüri belirleyecek. ukrayna'nın başkenti kiev'de düzenlenecek "50.eurovision şarkı yarışması"nda türkiye, 21 mayıs 2005 tarihinde gerçekleşecek "eurovision şarkı yarışması final gecesi"nde yarışacak. 7 finalist eser aşağıdaki sırayla sahne alacaklar: bestesi ümran akdokur'a, sözleri ümran akdokur ve irfan akdokur'a, aranjesi ise irfan akdokur'a ait eser "sen benim aşkımsın"ı grup adrianna seslendirecek. bestesi ve sözleri selahattin erhan'a, aranjesi orhan sancak'a ait "rumuz andante"yi seçil hüner seslendirecek. bestesi erdinç tunç, sözleri göksan arman, aranjesi ümit eroğlu'na ait "rimi rimi ley"i gülseren seslendirecek. bestesi serkan sönmez'e, sözleri nursel efe'ye, aranjesi bestecisi ve söz yazarına ait "tek isteğim"i nursel efe seslendirecek. bestesi erdinç tunç, sözleri göksan arman, aranjesi ümit eroğlu'na ait "yana yana"yı barış seslendirecek. bestesi ve sözleri murat türkücüoğlu'na, aranjesi murat türkücüoğlu ve barış özesener'e ait "saydam"ı murat türkcüoğlu seslendirecek. en son sahneye çıkacak eser olan "yeniden"i parçanın bestecisi, söz yazarı ve aranjörü olan sedat yüce seslendirecek.
eurovision 2004'ü ukraynalı ruslana'nın kazanmasıyla (ki kendisinin bende dev boy posteri vardır) ukrayna'da yapılacak olan şarkı yarışması. arkadaşımla beraber gidip yerinde izleme zevkine varmak için para biriktirmekteyizdir ayrıca.
trt fm'de 31 ocak 2005 tarihinde saat 22.00 de ulusal seçmelerde yarışacak yedi şarkının hem ilk elemeyi geçtiği halleri hem de düzenlenip seslendirilerek kaydedilmiş yeni halleri ile dinleyici karşısına çıkacağı yarışma. trtfm internet üzerinde de http://www.trt.net.tr/wwwtrt/canli.aspx adresinde dinlenilebilir.
trt fm'de bülend özveren'in şarkıların tanıtımı sırasında yaptığı açıklamaya göre kiev'e gidecek şarkının belirlenmesi yarışma gecesi yapılacak sms yolu ile halk oylaması ve trt'nin uzman jürisinin değerlendirmesinin ortak sonucuna göre olacak. günlerdir bir sms yolu ile halk oyu, bir trt uzman jürisi derken sonunda böyle bir orta noktada karar kılınmış. bu durum bana otuz yıl önce eurovision'a ilk katıldığımız yarışmanın böyle çift jürili türkiye seçmelerini ve seçim sonrası oluşan polemikleri anımsattı. (bkz: 1975 eurovision sarki yarismasi)edit: oylamanın nasıl olacağı konusunda trt her hafta kararını değiştirip farklı farklı açıklamalar yaptığı için ben de epey müddet trt'nin yalancısı oldum ve son düzeltmeyi de yarışmayı izleyip oylamayı gözümle gördükten sonra yapmaya karar verdim. evet yarışma oldu. halk oyu tamamen gündemden kalkmıştı. ve trt uzman jürisini - ki içinde izzet öz, melih kibar, garo mafyan, neşet ruacan gibi önemli müzik adamları, trt nin bıyıklı yöneticileri ve ogaenin iki , magazin gazetecileri derneği'nin bir temsilcisi ve semiha yankı vardı - bir odaya noterle birlikte kapattı. ve sonuç, hangi kriterlere göre tespit edildi , oylama nasıl yapıldı gibi konularda hiç bir bilgi vermeden iki satırlık bir yazı ile açıklandı. rimi rimi ley kiev yolcusu oldu.
sadece aday şarkıların isimlerine bakıldığında, önyargıyla da olsa 70lerde ve 80lerde ve hatta 90larda yaşadığımız eurovision hayalkırıklıklarına, aptal trt'nin aptal jürisinin aptal şarkıları seçip tekrar üçün birini aldığımız günlere geri dönüleceğinin sinyallerini vermekte.örneğin yana yana adlı şarkı ikinci bir bana bana faciası, rimi rimi ley bir diday diday day, sen benim aşkımsın da unutamazsın facialarını yaratma potansiyelleri varmış gibi duruyor. asıl bir de rumuz andante diye gudik adlı bir şarkı var ki, onun bana hatırlattığı eurovision şarkısının adını buraya yazmak dahi istemiyorum.bence de nil karaibrahimgil katılsaydı, salak şarkıcıları hep ingilizler çıkaracak değil ya... ortam şenlenir, samanlık seyran olurdu.
sıfır puanlı günlerimizin nostaljisini yaşatacağına kesin gözüyle baktığım yarışma. bu kadar büyük konuşuyorum...
herhalde rezil olacagimiz bir yarisma olacak trt unluleri eurovisiona sokmaktansa rezil olmayi tercih ediyor galiba umarim ben rezil olurum da turkiye kazanır (hic sanmiyorum)
aday olan bestecilere sanki bilhassa kotu sarkilar yapin denmis. usenmedim dinledim hepsini, hayatimda duydugum en kotu sarkilar diyebilirim birkaci icin, ozellikle rumuz andante ve rimi rimi ley. tek istegim adli sarki asiri derecede ic bayici. digerleri de bu saydiklarimdan bir derece daha iyi sadece. neden bu arkadaslar dogru duzgun besteler yapmiyorlar da sittin senedir basarisiz oldugu apacik ortada olan klasik eurovision soundlarini kullaniyorlar merak ediyorum dogrusu.
televote sağolsun, opera ile katılsak bile ilk 10'a rahat gireceğimiz yarışma. 103 yaşına gelmiş isviçre köylülerinin fondue yiyip heidi'nin bacaklarını dikizlerken dinlemekten zevk aldığı baladların yerine şöyle sazlı sözlü bişiler, hakan taşıyan, olmadı gece evine dönmek için dolmuş parasını zor biriktiren yarrak metal gruplar falan göndersek en azından bir duruşumuz olur, bişiyimiz olur. ayrıca opera da, bana bana da zevklen dinlenen şarkılardır.
hem türkçe şarkı olacak, hem de şarkının seçiminde uzman jüri de karar verecek. kesin sonuncuyuz...
forumlarda tarkan, nez, isin karaca ve funda arar'in onerildigi , benim de nez olabilecegini dusundugum yarisma
türkiye elemelerindeki şarkı tanıtımlarını dinledikten sonra umudu iyice kestiğim yarışma. elemelerdeki 7 şarkı da gerçekten vasat. barış kömürcüoğlu'nun yana yana'sı hayal kırıklığı. rumuz andante'nin sözleri felaket. rimi rimi ley, etnik olayım derken iyice batırılmış bir şarkı. sözleri çok güzel olmasa da sen benim aşkımsın adlı eser, alt yapısı, aranjesi ve akılda kalır melodisiyle diğerlerine göre nispeten daha şanslı. bu arada sedat yüce'nin eurovision finallerine katılmaktan başka işi yok mudur diye düşünmeden edemiyor insan...
türkiye finaline katılan parçaların 30'ar saniyelik örneklerinin http://www.trt.net.tr/eurovision2005/turkiye2005.htm adresinde bulunabileceği şarkı yarışması.(bkz: ne koy olur ne kasaba)
yıllardır neden bu kadar kötü şarkıların katıldığına anlam veremediğim yarışma..ya trt nin seçimleri kötü,ya da başvuranlar arasında bunlar kötünün iyileri...ne diyim şimdiden geçmiş olsun..
türkiye ayaginda birbirinden vasat yedi sarkinin yaristigi (ki insan iki yüz otuz sarki arasindan en iyi yedisinin bu olduguna inanmak istemiyor) ve gülseren adinda darbuka da calan bir kizcagizin söyledigi rimi rimi ley adli sarkinin kazandigi yarismadir. yazik olmustur, olacaktir. hepsini gectim bülend özveren'in yaninda, yillardir türkiye'nin puanlarini aciklayan meltem adindaki sunucu kizin sunumunun yapayligi ve iticiligi konusuna da dikkat cekmek isterim. bir yandan da bunu bu kadar ciddiye aldigim icin kendime de yaziklar olsun diyorum.sanirim en keyifli an; trt genel müdürünün birinci olan sarkinin adini leylim ley diye telaffuz etmesi, salondaki bir kac taskin arkadasin püskürerek 'hobaraa, leylim ley dedi rimi rimi leyyyyooooo diye bagirmalariydi. coskundu.)
ulusal elemenin oldukça sönük geçtiği yarışmadır. bir tek sunucular büyük bir coşkuyla kutladılar. ayrıca bu hayatta ne olmak istemezsin diye sorsalar 2005 eurovision türkiye elemelerindeki şarkılar olmak istemezdim herhalde. hepsi birbirinden kötüydü. **
"basaridan sonra gelen dogal sürec kendi kendine zarar vermedir" önermemi bir kere daha dogrulamistir 2005 elemeleri... hic bir sekilde mantik dahilinde degerlendirilemeyecek sekilde eski sisteme dönülmesi ve bu sistem dahilinde eleme amaciyle belirlenen ücüncü sinif eurovision sarkilari arasinda gidip de en kötüsünün secilmesini salt nostalji baglaminda degerlendirip "0 puan almayi özledik" diye dusunüyorum.. ya da trt bir kere daha birinci olup masraf yapmamak icin kazanma sansi bindelik dilimlerle ifade edilecek bir sarkiyi secti. baska aciklama bulamiyorum maalesef...
fas, cezayir ve benzeri fantastik "avrupa" ülkelerinin katılmaması dolayısıyla puan şansımızın olmadığı yarışma. bize puan veren ülkenin de feci şekilde protesto edileceğini düşünüyorum. artık herkesin tek ümidi trt'nin bu sene yaşanması kesinleşecek fiyaskodan ders çıkarması.
bizi temsil edecek şarkıyı dinlediğimde,hayal kırıklığından öteye götüremeyeceğini düşündüğüm yarışma platformu...
bu seneki adayları ve birincisiyle, "yok artık daha fazla dayanamicam ben olaya el koyuyorum,bu yılkini yanlışlıkla kaçırdık ama 2006 ya katılıp herkese gününü göstermenin zamanı gelmiştir" kararı aldırtan yarışma..fikrime katılan müzisyen arkadaşları ortak bir platformda toplanmaya davet ediyorum..toplanalım,şarkı yapalım,belki albüm de yaparız arada..
türkiye elemelerinde büyük yanlışların yapıldığı yarışma. elemeleri düzenleyen trt, "türk kültürünü yansıtmak için türkçe şarkı" diye hala anlaşılamayan bir mantıkla yola çıkıp türkçe şarkı şartı koyarak işe başladı. (başarı battı yani). lakin "bu türk milletini en iyi şekilde temsil edecek şarkı"yı milletin kendisinin seçmesine izin vermedi. gitti, profesyonel jüri adı altında, birçoğu trt'nin bilmemne müdürlerinden oluşan bir kurulu görevlendirdi. bizi ukrayna'da temsil edecek şarkıyı telefon oylarıyla seçmemize izin verilmedi. eh biz uzman değiliz tabi, anlamayız.şarkılardan bazıları hakikaten iyiydi. rumuz andante, kötü sözlerine karşın temposu ve melodisiyle çok başarılıydı. eurovision gediklisi sedat yüce'nin bissürü güzel kızla söylediği yeniden, ilk başta çıkan sen benim aşkımsın diğer iyi eserlerdi. yanzı kimi şarkılarda etnik olma hastalığı insanı uyuz edecek derecedeydi. örneğin ney. yani bir şarkıda illahaki ney sesi olmak zorunda mi? dördüncü sırada hoş bir slov şarkı vardı (ismini unuttum). tam batı müziği, hoş bir melodi. ama o da ne? ney sesi! allahım...her neyse, rimi rimi ley denilen şarkının dün geceki en dikkat çekici yönü, solist gülseren'in performansıydı. trt jürisi dün gece bir şeyi iyi yaptı: en iyi sahne performansını seçti. ancak eurovision'da sahne performansı ikinci veya üçüncü sıradadır. oy veren insanlar sahne performansından önce editlenmiş, mixlenmiş şarkıları defalarca dinler ve zaten şarkısını seçmiş olur. (mesela ruslana geçen yıl finalde çok iyi değildi ama birinci oldu). jüri, öncelikle şarkı melodisine ve sese önem vermeliydi. rimi rimi ley, eurovision'da temsil edemeyecek çapta, son derece yetersiz bir şarkı, kimse kusura bakmasın.ha, eğer televoting olsa büyük ihtimalle barış kömürcüoğlu birinci olurdu. şarkı iyi olduğundan değil, eleman ünlü olduğundan. bu nedenle, barışı beğenen bir insan olarak memnun oldum. o kötü şarkıyla rezil olup gelmeyecek.
olduramadımla katılsak değil kazanmak amına bile koruz dediğim yarışma.
türkiye finalinin, görsellik ve duysallık açısından "neredesin firuze"deki "altın rüya şarkı yarışması"na fazlasıyla benzediği* yarışma.
türkiye açısından son iki yılda gelen iyi sonuçların ardından eski günler nostaljisinin yapılmak istendiği şarkı yarışması. öncelikle trt genel müdürü şenol demiröz tarafından, elemelere katılacak şarkılara türkçe olma zorunluluğu getirilmiş, bununla da yetinilmeyip amatörce hatta acemice hazırlanmış yedi şarkı şeffaf olmayan bir eleme süreci sonunda finale bırakılmış, avrupa finalinde televoting sistemi bulunmasına karşın eleme süreci içinde bir sürü vekil vükelanın bulunduğu jüriye bırakılmış, en küçük bir başarı şansını da bertaraf etmek için müzik zevkine hatta kulak sağlığına zarar yedi eserin içinden de belki de en kötüsü kiev'e gönderilmiştir. görünen o ki türkiye 2006 eurovision şarkı yarışmasına yarı finalden başlamak zorunda kalacaktır. süreç ile ilgili tartışmalar http://www.onikipuan.com/ adresinden izlenebilir.
yarışmanın yarı final ve finalinde katılacak ülkeler şu şekildedir:yarı final: andora, avusturya, beyaz rusya, belçika, bulgaristan, hırvatistan, çek cumhuriyeti, danimarka, estonya, finlandiya,makedonya, macaristan,izlanda, macaristan, israil,letonya, lübnan, litvanya,moldova, monaco,hollanda, norveç, polonya, portekiz,romanya, slovenya, isviçre.bu ülkelerden lübnan oldukça dikkat çekici. ayrıca moldova, bulgaristan ve çek cumhuriyeti de ilk kez yarışmaya katılacak. bir zamanların şampiyonu italya ise hala yarışmada yok.doğrudan finalistler ise şöyle:arnavutluk, bosna hersek, kıbrıs rum kesimi, fransa, almanya, malta, yunanistan, rusya, sırbistan karadağ, ispanya, isveç, türkiye, ukrayna, birleşik krallık.
isviçre adına vanilla ninja'nın katılacağı yarışma
helena paparizounun my number one parçası ile yunanistanın kazanacağına kesin gözüyle bakılan yarışma
trt'nin yeniden türkiye seçmeleri sistemine dönmesi sebebiyle özel olarak atanmış bir sanatçıyla temsil edilmeyeceğimiz yarışma.
şebnem ferah'ın %99.5 * * * katılmayı düşünmediği müzik yarışması..
athena'dan sonra benzeri ilginçlikte olan nil karaibrahimlgil'i yollarlar diyordum ama yeniden seçme sistemine geçmişler.
(bkz: eurovision'a erkan ogur katilsin kampanyasi)
böyle giderse süreyya ayhan -yücel kop ikilisinin düet yaparak katılacakları yarışma..
çek cumhuriyetinin çekildiği yarışma, televizyonunun parası yokmuş, peh
türkiye elemesi şubat ortasında yapılacak yarışma, elemede finale kalan 7 şarkı:selahattin erhan'ın sözlerini yazdığı ve bestelediği, aranjesi orhan sancak'a ait "rumuz andante" bestesi, sözleri ve aranjesi sedat yüce'ye ait eser "yeniden" bestesi ümran akdokur'a, sözleri ümran akdokur ve irfan akdokur'a, aranjesi ise irfan akdokur'a ait eser "sen benim aşkımsın" bestesi ve sözleri murat türkücüoğlu'na, aranjesi murat türkücüoğlu ve barış özesener'e ait "saydam"bestesi ve aranjesi serkan sönmez'e, sözleri nursel efe'ye ait "tek isteğim"bestesi erdinç tunç, sözleri göksan arman, aranjesi ümit eroğlu'na ait "rimilimiley" bestesi erdinç tunç, sözleri göksan arman, aranjesi ümit eroğlu'na ait "yana yana"
çoğu batı ülkesinde amatörlere şans kapısı olarak görülen, bizden ve yeni bağımsızlığını kazanan birkaç ülkeden başka kimse tarafından ciddiye alınmayan yarışmanın 2005'deki organizasyonu. eurovision üyesi kurum olan trt'nin uhdesinde yapıldığı için, devletin ulusal müzikal kültür stratejisi doğrultusunda bir katılımla yer almaktayız. ulusal müzik kültür stratejimizi göz önüne alırsak şaşırmaya ve dellenmeye gerek yoktur. katılan parça bugüne kadar çeşitli ülkelerin gönderdiği bir çok klasik eurovision şarkısına göre daha fazla popülerlik arz eden bir şarkıdır. çok daha iyisini yapabilirdik ve yaptıklarımız da oldu. yine de bunu namus meselesi haline getirecek bir şey göremiyorum. televoting ile seçim olduğu sürece bundan sonra sıralamanın üstlerinde yer alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. şafak karaman gibi de kimse çıkıp ne kadar fena olursa olsun müzik insanlarının emeklerine hakaret etmemelidir. çok dertlendiyse şafak karaman bey seneye trt ile görüşsün, kendisi bir beste yaparak şansını denemek istediğini belirtsin. biz de onu destekleyelim yerlere vurmayalım. opera hüsranından sonra buğra uğur'u köşe başında dövenleri hatırlayalım, tepkimizi sanatçılara değil onları seçenlere yöneltmemiz gerektiğini unutmayalım. trt'miz de aklını başına alsın, bu işe son iki yılki basiretini göstersin, başsız kalan kültür bakanlığımız tekstilcilere yapıldığı gibi, yurt dışındaki müzik fuarlarında temsil desteği sağlasın, herkes mutlu olsun. ibre bize doğru dönmektedir.edit : 13. olundu da ne oldu ? eurovision'da her ülkeden gönderilen oy mesajlarının yüzde kaçının türklerden geldiği açıklanırsa sonuç gülünç çıkabilir..
hangi ruh durumda hazırlandığı belli olmayan bir şarkıyla katılacağımız şarkı yarışmasıdır.şarkıda her öğe bulunsun diye o kadar çok şey karıştırılmıştırki sonuçta ortaya anlamsız bir şarkı çıkmıştır üstelik,2003 te birinci olduğumuz şarkıyla karşılaştırdığımızda bu sene neden kazanamıyacağımız hatta pek çok kişiye görede en kötü derecelerden birin alacağımız aşikardır.şarkıyı söyleyen kişinin hangi üniversiteden mezun olduğuna değil ,o geceki sahne performansına oy vereceklerdir.şarkının alt yapısı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin bence sonuc değişmeyecek...
malta'nın 'ağırlığını' koyacağı yarışmadır.http://www.eurovision-fr.net/...2005/detail.php?id=33
jüri üyelerinin güneşsizlikten kaynaklanan kış depresyonundayken ülkemizi temsil edecek şarkıyı seçtiklerini düşündüğüm yarışma. yahu havalar düzelmeye başladı, bak ilk cemre de düştü havaya. yok di mi bunun geri dönüşü, sevgili jüri bi çıkın, çayır çimen gezin, şöle gözünüzü kapayıp güneşte yüzünüzü ısıtın, kararınızı bi daha düşünün demek için çok geç değil mi...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |