|
|
tanrımmmmmmmmmmm diyor başka birşey dedirtmiyor tadında bir haber...
"liseden beri bugunu bekliyordum" konseri. yas oldu 22. efsane geri donuyor.. jın jın jın jın.
biletlerinin biletixten temin edilebileceği yazılmıştır.türkiyeye akan bu grup furyasının bitmemesini diliyoruz, organizatörlere duyrulur..
ne yalan söyliim.to mega therion başladığında önlerde milleti gaz getiren ve pogo'yu başlatan şahıs benim.fakat bazı lale soğanları pogo'nun ne olduğunu bilmeyip ; " ne vuruyon lağn emcuk! " diyip kavgaya tutuştuğu anı da dehşet ve dalalet içerisinde izledim.
cristian nieman ile konser sonrası aramda geçen çok küçük sohbet , ben : baba çok sağlamdınız ya,seyirciyi beğendiniz mi?c : sen kimsin be?ben : benim ( bu arada gülüşmeler )c : de get mna goyim!...ve apar topar güvenlik müdahalesi şeysi...
thrion'la yapılan bir roportajın ve elemanların kuliste son hazırlıklarını yaptığı görüntülerin bu gece, 22.00'de dream tv - yuxexes'de izlenebileceği konser.
ne diyelim. clavicula nox artik bizde.
biletleri bu hafta çıkacak olan, bir kaynaktan duyduguma göre ilk çıkan biletlerin 33 milyon sonra ise 35 milyon olacağı konser.
ankara'ya da uğrayacak olmalarına karşın, saklıkentin ses sistemi vb uyarılar sonucu (ya da bahanesiyle) tercih edilecek konserdir. duyulduğunda "hahh?" efektiyle bir kaç dakika dumur şeklinde monitöre bakınma sebebi olmuştur. telefon zincirindeki efektlerse daha hayvani boyutlara ulaşmıştır. (bkz: wine of aluqah)
mezardan yeni kalmış bol pudralı gotik ablalarımızın ve slipnot t-shirt lu kardeşlerimizinde ön sıralarda saf tuttuğu konser. (?!)
kaç yıldır beklediniz de tam benim türkiyede olmayacağım vakti mi buldunuz bre allahsızlar diye dumur yaşamama sebep olan konser.
kalabalık gelirlerse sahneye nasıl sığılacak diye merak ettiğim ve mutlaka en önelerde olacağım etkinlik
zorunlu olarak katilinacak bir aktivite
host productions tarafından organize edilen, tanıtım çalışmaları için yarın metal monster adına grupla röportaj yapacağım konser.
biletleri satışa sunulan konser, dediğim gibi ilk biletler 33 milyondan satılıyor, sonrakiler 35 milyondan satılacak. kartondan yapılan bilet pek bi adi gibi görünüyordu.
sahsimi simdiden cok heycanlandiran konser.. therion tisortumu yikayip, utuleyip koydum odamin en gorunen kosesine.. ve iste o gun gelince hemen alip, giyip, cikip, gidene kadar heycandan olmezsem theli albumu tisortumle boy gosterecegim konser.. keske eskisi gibi, ortacag kiyafetleriyle ciksalar sahneye... ya da cikmasinlar, farketmez.. ciksinlar da nasil cikarlarsa ciksinlar.. ********
18 yaş sınırı olan konser.
canli olarak dinlenmis gruplar haneme bir centik daha atmami saglayacak, cocuklarima gosterecek bir konser bileti daha edinmemi saglayacak, hafizamda buyuk ihtimalle clavicula nox ile yer edicek konser olucak organizasyon.
biletleri 2 gün önce piyasaya çıkmış olan konserdir. önceden anons edilenin aksine biletler, biletix'ten değil, gişe'den ve kimi müzik marketlerden temin edilebilir. fiyatı 33 milyondur.(bkz: evet yanlış duymadınız)
ve ayrıca: http://www.gise.com.tr http://www.hostproductions.com
sürü halinde katılacağımız, almora'nın gündüz gözüyle çıkacağı ve venue'nün brandasını kapalı olup olmadığını merak ettiğimiz, insanın içini kıpraştıran konser.
hazır senfoni orkestrası da geliyorken bir babalık edilip o fortunanın da söylenmesini arzu ettiğim konser*
koro kisimlarinda bol bol sample kullanilacagi, onun disinda korodan sadece birkac elemanin sahnede bulunacagi soylenen konser. olmaz oyle sey. anladik tura herkes hurraaa diye gitmezmismis...ama yine diyorum olmaz oyle sey.
her halukarda enfes bir muzik ziyafeti olarak gececek konser. rise of sodom'u, wine of aluqah'ı, to mega therion'u ve daha birçoklarını dinleyeceğiz, var mı ötesi.
therion fanatiği olmamama rağmen katılacağım konser. sahnede o müziği nasıl ve ne kadar başarı ile icra edebileceklerini merak etmekteyim.
gitmek için 26 eylül'e kadar kesin iş bulmam gerektiğini bana düşündürten konser.yoksa kanser olabilirim..
aslında 18 yaş sınırı var, ama 100 kişiye kadar içeri alabilecekler, biletleri bakırköyde kripton cafe rock markette satılmaktadır
daha evvel orkestra ile geldiğinde neredeyse hiç bilet satmıyıp geri döndüğünü olaydan 2 hafta sonra öğrendiğimde.ohhoo organizasyon böyleyse bunlar bi daha gelmez diye düşünerek hayal kırıklığı yaşarken bu haberi almamla beraber sevincimdem zıplarken kafamı tavana gömçürttüğüm mutlaka gidilmesi görülmesi gereken konser.
web adresinde 25 eylul olarak gozuken etkinlik
iki elim kanda bile olsa bulunacağım konserdir kendisi. <caps>açılın lan, ben de geliyom!!!</caps>
bugün itibari ile katılmamdaki engelin ortadan kalktığını öğrendiğim ve katılmak için can atıp günleri geri sayarken aynı zamanda da iple çektiğim konser.
playlist'i delicesine merak edilen konser.acaba bizim için neler hazırlandı???
çok güzel bir bilete sahip konserdir. renkli renkli şeker gibi... aynı zamanda konsere 4 gün kalmış olması da, kanları kaynatan bir olaydır.
therion'un sahneye 3 erkek 3 bayan ve yeni lead vokalleri artı 4 grup elamanı ile hayvan gibi çıkacağını tahmin ettiğim ayrıca 2004'de verdikleri konserlerde uçuk playlistler yapan draconian trilogy'iden tutda the invincible'a kadar bir dolu hiç tahmin edilmeyen parça çalan grubun bizi mest etmenin ötesine taşıyacağı konser. biste çaldıkları coverlardan motorhead'den iron fist ve mercyful fate'den black funeral umuyor, istiyor, arzu ve temenni ediyorum...
muhtemelen gidemeyecegim, the rise of sodom and gomorrah dinleyemeyecegim konser.
trt'nin yeni yayın dönemini tanıtırken fon müziği olarak rise of sodom and gomorrah kullanması ile bu konser arasında bir korelasyon olduğu tespit edilemese de araştırılmaktadır.
http://www.biletix.com daki bilgiye göre kesinlikle 18 yaş sınırının olacağı konser... rock the nations 2003 teki gibi hiçbir minik kardeşimizin venue kapısında ciğerci kedileri gibi bekleşip mağdur olmamasını dilediğim, nefis geçeceğine kesinlikle inandığım ama nedense bir türlü kendime bilet almaya fırsat bulamadığım ve bu sebeple ulan acaba yaya kalabilir miyim diye düşünüp tırstığım konser...
biletini 2 hafta evvel alıp,ölümüne gideceğim tek grup!
duyduğumda 2 saatlik duygusal şok geçirmeme sahne olan acıklı olayın özeti.işimi gücümü bırakıp,kaçacağım tek konser olacak!orkestralarıyla gelmeleri de konserin hayvani ötesi olacağını göstermektedir.
mikdat kadioglu'nun pazar günü yağmur haberi vermesi nedeniyle azıcık rahatların kaçma ihtimali olan konser.
host productions tarafından düzenlenen konser; sanırım on altı kişi ile sahne alacakmış therion . bu da parçaların koro bölümlerinde canlı vokal kullanılacağı anlamına geliyor ki konser atmosferini tahmin etmek güç olmasa gerek.
ortalığın yıkılacağı ve milletin yardıracağı konser!
"rise of sodom and gommorah" ile başlarsa kısa süre sonra maslak venue'nün yıkılacağını tahmin ettiğim konser.
öncesinde mephisto imza günü düzenlenecek konser, ayrıca mephistodaki imza şeysinden sonra grup caravan'ın 3. katında olacakmış.
ankaradaki gibi bir rezilliğin yaşanılmasını istemediğim konser.
kapı acılısı 18:00 dan 1 saat ileri alınarak 19:00 olan konser.
biletini aldığım merakla beklediğim konser.
10 kişilik bir ekiple sahneye çıkacak therionun istanbullulara vereceği ziyafet.özellikle şişman bayan sopranonun disiplin dolu hareketlerine dikkat etmeniz tarafımdan tavsiye olunur.bu arada therion with orchestra gazıyla kemanlar çellolar bekleyen arkadaşlar büyük hayal kırıklığına uğrayacaklar *.sadece vokal abi ve ablalar var. ve toplam 10 kişiye tekabül ediyor tüm grup.geri soprano vokaldeki sarışın ablalardan biri de tadından yenmeyecek güzelliktedir.
therion grubu kişilerinin insan olmadıgını duşunmeye başladıgım konser... 3 saat sahneden kalıp 2 bis yaptıktan sonra, hicbişey olmamış gibi motorhead ve mercyful fate coverlarının calındıgı konserdir..
"7'de kapilar aciliyormuş" soylentisiyle 7 bucukta varmamiza uzulurken saat 22:00'ye kadar kapida bekledigimiz, ekmek kuyrugu gibi bir devasa kuyruk yapmiş kotu bir organizasyon.tabi ki sacma bir kuyruga girecegimize gidip yandaki bp'nin marketinin kuyruguna girip bira mira aldik ictik eglendik. sonra bp'nin marketi kapandi yogun talepten dolayi.neyse ki arioch ve mithril'e rastladik da neşelendik. sir erdoquan, bwh, kronin tisleknot, zaknafein, lisadanimer, raz, angelique, kertenkele gibi sozluk yazarlariyla karşilaştim, kimileriyle vesileyle taniştim.grubun performansi iyiydi ama therion'un kotu bir grup oldugu konusundaki fikrimi degiştiremedi. halen diyorum ki o miymiy hatunlari atsalar super grup olur nefis bir şey olur. sert muzik kisvesi altindaki operaya hayir!ozellikle lead gitarist ve erkek vokal iyiydi. anac hatun vokalin "agir abi" triplerinden tiksindim. arkadaki backvocal hatunlardan hicbir atraksiyon gormedik. bir tek erkek backvocal'ler arada nazi marşi soylediler o kadar.konserin oncesi daha eglenceliydi valla.
basçı arkadaştan pena kaptığım konser oldu. sırf bu yüzden bile süper bir konserdi.
sıcaktı, çok sıcaktı...
bir daha bu kadar gaz, bu kadar coşkulu, görsel açıdansa bu kadar zengin ve etkileyici bir konser ne zaman olur bilinmez. therion neredeyse repertuarın en iyi şarkılarının tümünü alacak genişlikte bir playlisti bizlere adeta cd'den dinliyormuş keyfini ve netliğini yaşatarak sergiledi. tüm lead vokal ve koro, neredeyse hiç detone olmaksızın müthiş bir performans sergilediler, hiçbirinin sesinin az ya da çok olması gibi bir ses düzeni sorunu gerçekleşmedi. sample'lar çok temiz bir şekilde kullanıldı ve şarkılar en az orijinal hallerindeki kadar coşturucuydular. in the desert of seti eye of shiva, clavicula nox, seawinds, beauty in black ve de birth of venus illegitima dışında neredeyse tüm therion hitlerini çaldılar. ağırlık yeni albümlerdeydi demek yanlış olur. güzel bir dağılım yapmışlardı ve bir de ilk yaptılar bunların yanısıra ve siren of the woods baladını da canlı olarak çaldılar. korodaki vokalistlerin ve bayan lead vokalin gotik kostümleri ve makyajı, önceden hazırlanmış oldukları belli olan el kol hareketlerinden oluşan kareografileri, yüzlerinden neredeyse hiç eksilmeyen ciddiyet ve sertlik, ağırlık itici değil aksine gaza getiriciydi ve yapılan müziğin havasına çokça da seyirciyi soktu. lead erkek vokalin sesi ise cidden çok iyi, canlı performansının ne kadar yeterli olduğunu görmüş bulunduk. çalınan şarkılardan şimdilik hatırlayabildiklerim karışık olarak şu şekilde: the blood of kingu, uthark runa, son of the sun, seven secrets of the sphinx, in remembrance, wine of aluqah, to mega therion, cults of the shadow, typhon, the rise of sodom and gomorrah, asgard, crowning of atlantis, the khlysti evangelist, invocation of naamah, ginnungagap, the siren of the woods, flesh of the gods...bunların yanısıra seyirci de iyi sayılırdı. organizasyonun eksiklikleri her zaman olduğu gibi kapı açılışının gecikmesi, sonu gelmeyen kuyruklar ve mekandaki inanılmaz bunaltıcı sıcak şeklinde sıralandı. ama hepsi açıkçası therion için değdi. zira üstünde sert müzik kisvesi hiçbir zaman olmamıştı, buna gerek de olmadı, rock müzikle opera vokal ancak bu kadar iyi birleşirdi ve bu müziğe her zaman evetti...evet fazlasıyla doyduk.
asla beklemediğimiz o uzun kuyruk sebebi ile almora 'ya sonlara doğru erişebildiiğimiz konser.bu kadar çok therion sever olduğunu bilmek güzel bir duygu.neyse efendim,almora beklediğimden de iyiydi,bir güzel coşturdu,bizi therion'a hazırladı.ve therion!coştukça coştu,coştukça coştu.pek bir sıcak kanlılar,pek bir sevimliler.finale kadar rise of sodom and gomorrah'ı çalmadılar,yüreklerimize inecekti play list'te yok diye.mega therion için de seyirciyi kudurttukça kudurttular.erkek vokaller sanki oraya ait değillermiş gibiydiler lakin bir ara coşup kafa bile salladılar.ve soprano!muhteşem bir ses,harika bir dinamizm..çıkışta pek çoğunun hakkında konuştuğuna kulak misafiri oldum.herşeye rağmen yetmedi de yetmedi.kulaklar nightside of eden'ı,in the desert of set'i aradı ama nafile.ne diyelim,therion'un ''next year'' sözüne inanıyor ve inzivaya çekiliyoruz.
konser izdihama neden olmuş, aşırı kalabalık içeri zamanında girememiş, seyircilerin büyük kısmı alt grup olan almorayı izleyememiş, ve konser orkestrasız bitmiştir. seyircilerden biri bu durumu arkada gruba iletmeye çalışmış ama beklediği ilgiyi görememiş, "bi dahaki sefere" sözüyle yetinmeye çalışmıştır. konserde ses sistemiyle ilgili ufak tefek sorunlar dışında iyiydi diyebiliriz. grup son olarak motörhead çaldı.
grubun oldukça iyi bir performans sergilediği bir konserdi. özellikle gitaristler ve erkek vokalist son derece başarılı gözüktü. kanımca oldukça doyurucu bir playlist'ti. lepacca kliffoth'a kadar uzandılar, hatta the siren of the woods bile çaldılar. doruk noktaları "rise of sodom and gomorrah" ve "to mega therion"du. özellikle "rise of sodom..." girince büyük yığılma oldu. konsere girerken kapıdaki görevlinin cebimdeki mentollü şekerden otlanması, merdivende beklerken bir ayı yavrusunun herkesi aşağı itmesi, sıcak sayılabilecek hava dışında -ve tabi uzun saatler süren gecikme- benim açımdan ve sanırım çoğu kişi açısından da güzel geçmiş bir konserdi. grubun 2. biste çaldığı merciful fate - black funeral ve motorhead - iron fist cover'ları konsere çok hoş bir nokta kondu.
host productionsin beceriksizliklerinin bile gölgeleyemedigi therionun 2 saatten fazla sahnede kaldigi konser
-arioch: oolum gene son gune biraktik bilet isini, kicimizda patlamaz insallah?-mithril: yok yok bisey olmaz kapidakiler rahat yeter, herkese yeter diyor2 saat sonra:-kusura bakmayin, biletler bitti.-arioch: nasssi yani ?-bitti. yok bilet.-arioch: lan nasi bitti?-arkadasim bilet bitti yok bilet yahu.-mithril: ilk geldigimizde sorduk bize bilet bol bol yeterli, simdi almaniza gerek yok girerken alacaksiniz dendi?-yok ben demedim oyle bisey.-arioch: arkadasim 10 dakka once mi belli oldu elinizde kac tane bilet oldugu?-yahu bitti diyorum?-arioch: canim benim, duyursana o zaman bilet sayisi az, herkese yetmeyebilir diye, biz de essek gibi beklemeyelim burda?-bilet bitti.-mithril: kardesim bilet bitti tamam ama bu sizin "bilet konusunda sorun yok" deyip 2 saat beklettiginiz gercegini degistirmiyor yanniz. -yok bilet, biletli olanlari alamam bu sefer-arioch: rooeaahhhhhh-tamam sizi alayim ben. kac kisisiniz?-arioch: iki.2 dakika sonra iceride:-mithril: aha biletsiz girdim lan?-arioch: nassssi yaaa.
guzel gecti guzel. umuyorum bu therion uyeleri ulkelerine donduklerinde bahsederler "orada* cok guzel seyirci kitlesi vardi,calmaya doyamadik" falan diye. kim bilir belki haggard a da vesile olur.
"ulan ne zeki bir adamim ben ya. iceri giristeki sulara el koydum, havalandirmayi da kistim ki icerde icecek satayim. el koydugum sulari da geri sattim ahahaha allah beni kahretmesin be." / isletme sahibi"kicimda kurt oldugu icin yerimde duramiyorum, kalabaligi yarip insanlarin uc kurusluk (35 milyon) zevkinin icine etmek icin yanip tutusuyorum. dur surdakiler egleniyor gibi gozukuyor hemen aralarindan gecip onlerinde durayim. " / hacidurmaz kicikurtlu, seyirci."guvenlik cok onemli, kimseyi aramadan iceri alamam. bakayim cuzdaniniza ?! sulara el koyun! ver o cipsi! ben yiycem. suyu iceriden alin, bira da alabilirsiniz. onlari farkli bir plastikten yaptik sahneye firlatilmasi imkansiz firlattin mi geri geliyor" / berkemal sitiyu, guvenlik gorevlisi"allahalllaaaah alkislasaniz da alkislamasaniz da bis yapacaklar ne gerek var yaa. nasil olsa cikicaklar daha once de oyle oldu gittigim 4 konserde. " / yusuf şuguzelortamgil, velet- yas 14."simdiye kadar turkiyede yapilan her konserde niyeyse uzun kuyruklardan, biletle uyusmayan saatlerden yakindilar ama dur bakalim bu sefer bisey olmaz belki, bakalim bu sefer noolacak." / ahmet fenomeni, organizator (bkz: #5832079)"ortam kapali mapali ama, dumandan gemi yapip etrafa ufluyorum dur biraz daha emeyim sigarayi vuffffffp- puffff... oh be. sigarasiz duramiyorum beş dakka. ay pardon gomleginizi deldim? bir an ziplayinca..." / cgb spender, yuruyen soba.
bir organizasyon anca bu kadar basarisiz olabilirdi.daha siradaki insanlar disaridayen, iceri girememisken therion sahneye cikti. "madem dediginiz saatte cikacakti adamlar sahneye, o zaman kapilari niye dediginiz saatte acmadiniz?" diye asabiyet yaptik. tamam biz de sirada beklemek yerine cimlerde yayildik ama ne de olsa eninde sonunda birileri bizim oldugumuz yerde olacakti.iceri girince de tiklim tiklim olmus olan ufacik mekanda birakin sahneyi gormek, ayakta durabilmek bile dertti. neyse ki 18 yasin altindakilerin tutuldugu yukaridaki koltuklu, klimali camli mekanin kapisindaki amcaya biraz yalvarinca bizi de oraya aldi. gerci sonra da kapida durmamaya basladi ya olsun. hemen cam onunden yer kapip rahat rahat izledik konseri.therion'un performansi icin cok bir sey soyleyemicem. guzel guzel caldilar. hastasi degilim ama dinlerim. bir daha da ne zaman gelecekler ki diye gittim. gitmesem de olurmus. hatta su anda sahip oldugum bel agrisi yerine 35 milyonum da olurmus. onu da saatlerimi anlamsiz bir sekilde bekleryerek harcamak yerine arkadaslarimla baska yeerlerde daha anlamli ve daha az yorucu bir sekilde harcardim.
olmayan havalandirmaya, kicimdan akan terlere, önümde sallanip yagli saclariyla suratimda daireler cizen abiye ve kolumu morartan lavuga ragmen parcalanmakta olan bel kemige baski yaparak suratimda gülücüklerle izledigim sahane bir performansti. gönülden nagmeler isimli trt programina mensup kiyafetleriyle sakiyan santöz ablalar ve agir abiler bir gidim detone olmadan olayin hakkini verdiler. the rise of sodom and gomorrah da bicare bel kemigim ve ezilip kokusmus ayaklarim kanatlanip havalandi. bu iste her ne kadar yumruguyla beni yerden havalandiran sarhos bir zatin parmagi olsa da sarki bitene kadar farketmedim. müzügün o ruhu delip gecen seysine...gücüne neyim verdiydim ben onu ...
konser öncesi çimenlerde bira keyfimizle, konser boyunca da havalandırma ızgarası üzerinde durmanın getirdiği ferahlıkla geçen, görüntüden az feda edilerek pekiala gayet kebap geçebiliyormuş dedirten, martina hornbachersizliğin üzdüğü, yerine alınan denizanası ablanın da pek bir hareket acizi olduu gözlemlenen, içeridebirçok insanın cep telefonuyla fotoğraf çektiği, bazılarının zibidi telefonun mikrofonu ile kayıt etmeye ya da başkalarına yayın yapmaya * çalıştığı hoşbir konser.'the rise of sodom and gommorrah'ın ezgisi hala kulağımda, sabahın 6sı olduğu halde' diyebildiğime göre de pek bir beyinde yer etmiş konser...
izleyicilerin şarkılara "hey hey hey" dışında eşlik edemeyip maymun olduğu konserdir.yer zaten sıkış pıkıştı ama sahnenin tam karşısındaki lonca türü yerden çok iyi izlenebildi.lead sopranomu denir artık ne denirse o sarışın şişman hatun tam anlamıyla hükümet gibi karıydı.etrafı süzüşü yer yer tırstırdı....arada sırada grubun gitarlari ve erkek vokal sahnenin sol tarafında deli gibi çalıp,çılgın atarken sağ tarafta orkestra kısmı put gibi dururken ilginç bir görüntü oluşturdular.ama herşeyin ötesinde therion'un muhteşem performansıyla,gerek parazit türünden ibibiklerin fazla olmamasıyla,gerekse öncesinde çimenler üzerinde bira içip "sayısal loto çıksa hangi konsere gideriz lan acaba" muhabbetiyle zevkli bir akşam geçirtti..
yine abuk sabuk metal dinlyecileriyle bizleri yuzlestiren konser.. therion dinleyicilerinin akli selim olduklarini dusunurdum kendime bakinca, ama diillermis. o ayri mevzu.. omr-u hayatimda bu konseri de gordum ya gozum acik gitmem dememi saglamistir. 8 senelik hasrete nokta koymustur.. gonul martina' yi isterdi soprano vokallerde ama yeni hatun da karizmasina karizma katan bir insanmis.. ve tabi ki ezelden beridir her konserde 18. yy kiyafetleriyle cikan bu grup zaten oldugum hayranligi, canli canli gormemle 4 katina cikarmistir.. "abi n'oluyor mega to therion, cults of shadow denmeyecek mi , nedir gidiyorlar" dendiginde ise, ilk bis le gonullerimize taht kurmuslardir.. sahneden inmeye de niyetleri yoktur.. helal olsun..
bir insan evladının başına gelebilecek en güzel tecrübelerden birini yaşattılar... therion gerçek müzik ziyafetinin nasıl olduğunu, maslak venuede gerçek bir konser salonunun nasıl olması gerektiğini -havalandırmaların kapatılması hariç- göstermiş oldu. sahnenin sağ tarafında kolonların tam dibinde olmama rağmen rahatsız edici tek ses çıkmamış, bütün vokalleri ve enstrümanları tek tek duyabilmiş ve stüdyo ses kalitesinde canlı performans izlemiş oldum. benim bulunduğum tarafta en ufak bir tatsızlık, taşkınlık yaşanmadı. bu da konseri çok daha keyifli hale getiren unsurlardan sadece biri... saat 17:00 gibi gidip içeri 21:30 da girmek ise sonradan sürülen sefanın minicik bir cefasıydı.. helal olsun beklediğim o saatler diyor, therion un en kısa zamanda bizleri tekrar şereflendirmesini diliyorum.
harika bir konserdi. yıllardır therionun gelmesini isterdim o kadar beklememe değdi.. playlist harikaydı.. ne sırf yenilerden çalıp çoşma katsayısını düşürdüler ne de hep eskilerde kaldılar. lepaca kliffoth döneminden bir parça çaldılar. konserin theli ağırlıklı olması beni çokmutlu etti zira en sevdiğim albümleridir... soprano teyzem çok başarılıydı.. cool görünüşleri bence çok hoştu. lead erkek vokal de çok iyiydi. flesh of god da hansi'yi aratmadı. üzerindeki t-shirtteki han solo ve r2d2 resimleriyle sempatimizi bir kez daha kazandı.. parçaları çalmalarıi seslendirmeleri olsun, seyirciyi coşturmaları olsun hepsi harikaydı.. mega therionu bise saklayacakları belliydi ama biste önce cults of the shadow arkasından megatherion gelince daha bir hoş oldu.. yerimizde duramadık.. tam kapıdan çıkarken tekrar gelmeleri, bu sefer de merciful fate ve motorhead çalmaları da süpriz oldu..son derece kalabalık bir konserdi. ben bu kadar kişinin geleceğini tahmin etmezdim. aşırı sıcaktan bunalmama, kulaklarımın şu anda fazla duymuyor olmasına, boynumun ağrısına değen bir konser oldu.. organizatörlere teşekkürler..
solist flesh of the gods'ı sunarken bi eleman "where is hansiiii" diye çığlık attı.dağlara taşlara..
beklenen ve ne yazık ki okulun baslamasıyla gidilemeyen konser...
grup elemanlarının dışında esas ilginc olan operator amcalar ve hanımlardı. lead soprano vokal yapan hatun kişi, ya kulisde cekip cıkmış * ya da psikolojik sorunlu arkasında 23 leşi olan bir hatun imajı cizmeye calişan 3 cocuklu bir ev hanımı... back vokallerdeki sarışın hatun banu alkan'ın guzel versyonuna benzerligi ile, bir de sagdaki erkek vokalin christoph dauma olan benzerligi dikkat cekmiştir.. hatta "ulan bu herifte cektikten sonra ben herşeyi yapmasını beklerim.. bu kesin daum.." dedirmiştir bizlere..
solistleri olan gencin, han solo t-shirtü, başarılı lemmy** ve king diamond** taklitleriyle takdirleri kazandığı konser olmuştur. vokalist abilerden, sağdaki olanı, giydiği takım elbisenin ütüsüz, saçlarının yağlı oluşu ile resmen şarapçı modeli çizdi.
tayfun'dan güzel fotoğraflar beklediğimiz konser.
ankara konserine gidip bozguna ugrayanlarin hakkinda yazilanlari okudukca kafalarini duvara vurduklari konserdir.
hiç hesapta yokken beleşe izlemiş olmanın verdiği gönül huzurunun üzerimde yarattığı pozitif izlenimleri bir kenara koyup konseri objektif bir şekilde değerlendirmek istiyorum.abi bugün mü alsak, yok yarın alalım, öbürsü gün alalım derken her günün koşuşturmasının ardından konser alanına gittiğimizde hala bilet almamış olmamız, biletixe olan soğukluğumuz, arioch efendinin bilet alma teşebbüsünün gişeye kapanışından 10 dk sonra yetişebilmesi nedeni ile güme gitmiş olması gibi etkenler tamamen bizim sorumluluğumuzda olmasına rağmen, konserden 2 saat önce kapıda bizzat konuştuğum 3 görevlinin ki bunlardan ikisi direk mekan görevlisi, diğeri kapıda önceden internetten biletini sipariş edenlere biletlerini veren arkadaş idi, "sıraya girin, içeri girerken biletinizi alacaksınız, merak etmeyin herkese yetecek kadar bilet var" telkininde bulunmuş olması, buna rağmen benim "bakın burada insanlar var biraz önce bilet almışlar, bizi de sıraya sokmayın alabiliyorsak hemen alalım" demiş olmama rağmen "sıraya girin bilet çok" demeleri, üzerinede sıra bittikten sonra dışarıda kalan "9" biletsiz kişiye bilet bitti demelerini kabul etmek mümkün değildi. son iki ayını gece gündüz therion dinleyip kendini konsere gazlayarak geçiren iki kafadar olarak önceden and içmiştik, ne olursa olsun bu konseri izleyecektik, gerekirse kapılara yüklenecektik, yakıcı güneş altında çölleri, dondurucu soğukta dağları aşacak, gerekirse ejderhalarla savaşacaktık, bizi durdurmaya çalışanlara gazabımız büyük bir acıyla gelecekti. herneyse, tabi bize "bilet yok" demekte ısrar eden arkadaş, bizim bu gazımızdan habersiz idi. özellikle arioch efendinin bütün gün binbir sinir bozucu şeyle uğraşmış ve inanın sırf o bütün sinirini boşaltmak için bu tip bir aksilik kolladığından habersiz idi yavrucak. velet bile diyebiliriz kendisine öyle bir görünümü vardı bu kendini "herşeyden sorumlu maslak venue bakanı" ilan etmiş şahsiyetin. bilet yok dendiği anda arioch'un ettiği kelam şu oldu. "aha abi, işte tam zamanıdır, macerayı seven adam geliyor, kup!". biz hasımlarımıza iki koldan dalmış kafa ayarlarını yapmaya çalışırken arka planda beliren iki kişi "aha baksana lan bunlar q klavye manyakları değil mi?" dedi.*kısa süren bir laf dalaşının ardından içeri girdik, aramadan geçtik, inventorye atmış olduğum iki şişe su ve soulfly efendinin emaneti olan kekikli zeytinli nefis cips güvenlik görevlisinin midesine gitmek üzere elimden alındı.(adam benden aldıktan sonra bunlar benim diyerek vestiyerde duran bayana zulaya atmasını söyledi ondan biliyorum)herneyse güvenlikten geçtim, son kontrolde bana bilet yerine nedense kimliğimi sordular gösterdim, ya bilet milet diyecek gibi oldum adam geçsene kardeşim burayı meşgul etme dedi. içeri girdim arioch nerde gözlerim onu arıyordu, bir baktım arkadan elinde biletle geliyor yavrucak...herneyse içeride cep telfonuyla konseri videoya kaydeden mi dersiniz, fosur fosur sigara içen, elindeki sigarayı fütursuzca sağa sola sallayıp milletin yanağını yüzünü yakan, dumanınıda üzerine üfleyen mi dersiniz, konsere gelmeden önce ilaçlarını içip kıçındaki kurtlarını dökmeyi unuttuğundan sürekli konser alanında dönüp duran mı dersiniz, en güzel parçalar çalarken çıkıp giden dallamalar mı dersiniz ne tip ararsanız vardı. mühtiş bir havasızlık, sıcak, kalabalık, bir ara eriyip gideceğimi sandım. ancak bütün bunlara rağmen içerideydik, therion bizi mest eden bir performans sergiledi. o yüzden son derece mutlu bir şekilde ayrıldık mekandan. bir dahaki sefere haggardı bekliyoruz inşallah.
tek kelimeyle " muhteşem ötesi" vir konserdi.yardırdık!ortamın boğucu olması ve bir kaç denyonun gaz parçalar esnasında kavgaya tutuşması ilginç bir görüntü oluşuturuyordu.chirstoher'ın "ankaradaki şanssız bir konser olmuştu.bunu unutmaya çalışıyoruz.ancak istanbul'daki bu ilk konserimizde yaşadıklarımız için sizlere çok özel teşekkürlerimizi sunuyoruz." demesi bu grubun bendeki hayranlık hisleri sonsuzluğa taşındı.ayrıca "mega therion" da milletin artık ne yapacağını şaşırmış şekilde pogo'ya dalması ve sapıtması ayrı bir güzellikti ki ; grubun bile böyle bir şey beklemediği konser sonunda yüzlerinden okunuyordu!( 2 defa tekrar sahneye gelmeleri buna ispattır.)mükemmel di , fazla bir şey yazmaya gerek yok.yaşanması ve görülmesi gereken bir konserdi!teşekkürler therion!
çektiğim fotoğraflarla ufaktan oynamaya başladığım konserdir, bir de ana ışık olarak mavi/yeşil yardımcı oyuncu olarak da kan kırmızı seçilmese imiş şahane olacakmış...bunun dışında sahne bugüne kadar orada olan bu tarz konserler arasındaki en alçak sahne idi, ayrıca seyirci ve sahne arasındaki boşluk ancak 1 kişinin rahat durabileceği genişlikte olduğu için ilerlemek pek mümkün değildi, misal sahnenin solundan çekmek hiç mümkün olmadı...şimdiye kadar toparlayabildiklerim için:http://www.ozakinci.net/...os/20040926_therion/01.jpg (02.jpg, 03.jpg şeklinde 30'a kadar devam ediyor)"bir de merak içerisindeyim, anathema'yı düzenleyen kişiler ile dirsek teması olan var mıdır? o konseri de çekebilsek keşke" demiştim, kendileriyle bağlantı kuruldu ve mutlu son, orada da fotoğraf çekeceğim, başta ssg ilgi göstersen herkese teşekkürler...
fazla söylenecek bir sey yok;müthiş bir konserdi.bu kadar iyi bir performans beklemiyordum acıkcası.fakat playlisti ben düzenlesem heralde bayagı farklı olurdu.bi clauvia nox bi beauty in black i illaki koyardım.ortamda therionun sadece yumusak/senfonik sarkılarını dinlemeye gelmiş olanlar biraz fazla sert bulmus olabilirler konseri.lakin bu adamlar içlerinde birer canavar besliyorlar ona sahit oldum.kadınları ve cocukları kulise gönderdikten sonra cılgınlar gibi heavy metal caldılar.tadından yenmedi.4. defa bis yapmaya calısalım dedik ama sesimiz iyice kısılmıstı artık.pek yakında tekrar gelecekler gibi bir his var içimde.
başta kaamos'a hitafen olmak üzere, duslervekabusalar.com forumundan aynen kesip yapıştırıyorum konserin playlistiniacceptstarting member42 posts posted - 09/27/2004 : 01:20:13 -------------------------------------------------------------------------------- yukarıda yazdığım playlisti istanbul'da aynen satırı satırına çaldılar. ben tekrar yazayım:1)the blood of kingu2)uthark runa 3)seven secrets of the sphinx 4)asgard 5)son of the son 6)the invocation of namaah 7)typhon 8)crowning of atlantis 9)draconian trilogy 10)flesh of the gods 11)schwarzalbenhein 12)ginnungagap 13)in remembrance 14)wild hunt 15)the invincible 16)melez 17)rise of sodom and gomorrah 18)the khlysti evangelist 19)siren of the woods 20)quetzalcoatl 21)wine of aluqah--------------------22)cult of the shadows 23)to mega therion --------------------24)black funeral (mercyful fate) 25)iron fist (motorhead)en bildik parçaları "to mega therion"dan sonra bir daha çalmayacaklarının düşünen millet alanı boşaltmaya başladı ancak biz biliyorduk :)bence sondaki iki coverı seçmelerindeki amaç, vokalistin king diamond ve lemmy'nin sesini iyi taklit ettiğini düşünmesi zira ikisi de "süper" parçalar değil. --------------------------------------------------------------------------------edited by - accept on 09/27/2004 01:21:58
konser oncesi gidecegim arkadaslarla neredeyse kan govdeyi goturecek sekilde tartistik. nedeni de benim " konser 9dan once baslamaz 10da da therion cikar 12de de konser biter" dememdi. sonucta birebir hakli ciktim ve dogal olarak 6.30da ortama gidip 10a kadar girmeyi bekledik. artik bu gibi organizasyon bozukluklarini normal karsiliyoruz hani bi konserde de olmasa yadirgiyacaz. gulu seven dikenine katlanir netekim. ama bizim gruptan biri beklemekten sıkılıp kapida bilet satanlardan 25 milyona aldigi bileti yine 25e satarak evine gitti. dipnot olarak biletixte 36ya satilan biletler kapida 35e satiliyordu.adamlar bi onceki konserlerindeki playlistin aynisini caldilar. konser oncesinde arkadasin elinde bulunan playlist printoutu aynen tuttu.icerisi sicakti baya ki bu da garip karsilanmamali. hangi konseri pufur pufur izlediniz ki?therion'un hala en iyi sarkilari theli'nin tamami ve rise of sodom and gommorrah idi. to mega therion cok basariliydi. bu arada konserin belirli anlarinda vokal sesi duyulurken butun vokalistler susuyordu demek ki bazi kisimlar tamamen sample idi.yanimizda bir de amerikali arkadasimiz vardi kiz ilk kez boyle bir grup izlemenin dumurunu yasadi ama sanirim sevdi. konserden sonra begendin mi diye sordugumda " it was wouuuuuuvvvvv" dedi heralde iyi bisey.edit: eger konserde gordugum adam gercekten ssg ise baya bi zayfilamis.
venuenün önüne gelinmesiyle görülen kuyruğa cebren ve hile ile kaynayarak içeriye dalınmış, lita grayshadow'un* güvenlikle ahbaplığı sayesinde sahneyi tamamen gören bir noktadan izlenilmiş, ortamın sıcaklığı sebebiyle * sadece dikilerek dahi on kilo verilmiş, koskoca orkestra olmadığı halde sesten sorumlu arkadaşların işlerini cidden bilmeleriyle teknolojinin faziletlerinin ne kadar verimli kullanılabileceğini göstermiş ve hepsinden önemlisi vokalistin mercyul fate coverı sırasındaki performansıyla, emperor ihsahnın king diamond'ı en güzel yorumlayabilen insan olduğuna dair fikrimi tekrar düşünmem gerektiğini göstermiş konserdi. türkiye'de konserler bu yoğunlukta devam eder ve her gelen grup bir diğerine referans verirse, ölsek de kalsak da gam yemeyiz, keder tanımayız.
bir takım fotoğrafları http://www.hostproductions.com/therionlive-tr.htmadresinden görülebilen konser..ayrıca ankara'daki konsere gidip saklıkent'teki rezaleti yaşadıktan sonra gitmeyi çok istediğim fakat gidemediğim, içimde kalan konserdir bu.. aaaah ah!!.. *
tam anlamıyla parasıyla rezil olan ankara dinleyicisini "niye istanbul'da oturmuyorum?!azcık trafiğe katlanırdım" diyerekten dinden çıkaran konserdir kendileri..yine de bencilliğe lüzum yok, en azından türk olan birileri de izleyebilmiş, en azından gelmişlerdir..
meydana getirdigi kulak cinlamasi hala gecmemis olan konser. ayrica havalandirmanin kotu oldugunu dusunenler eger 29 mayis 1999 overkill istanbul konserine gelmis olsalardi, aslinda havalandirmanin o tarz bir mekana gore kotu olmadigini bilirlerdi, hic olmazsa arada sirada nefes alinabilyordu.
"bize sirik arkasi bilet vermisler (antitikky ve modemi olmayan baris), oh oh hem de bir sarisin bir esmer, süper konsermis bu" diye basladigim görsel sölen.. sakasi bir yana geç baslasa da gayet keyifli geçen bir konser oldu, zira sırıkları ekarte edip önlerine geçtik. sira beklemeden (güvenlik tanıdık çıktı) önden girenlerdendik dolayisiyla almora'yi da kaçirmadik ve hatta sahsen çok begendim. dikildiğimiz nokta da tam havalandırmaların olduğu bölgeydi. etek giysem marilyn monroe tribi yapabilirdim o derece efil efil. crowning of atlantis ile coşmaya başlarken the rise of sodom and gomorrah ile eglencede pik yaptık. bis arkasindan gelen to mega therion da muhtesemdi. adamlar ankaradaki aksaklıklar için özür dilediler inanamadım (biz özür dileriz yani). çok alçak gönüllüler ve kesinlikle yaptıkları işte profosyoneller.(ayrıca konser öncesi bir saat "ya 'the rion' diye bir grupsa bu, içeri girip bir caz konseriyle karşılaşırsak ha ha ha, ya da mesela biri grubu 'dı rayın' telaffuzuyla anons ederse ha ha ha" şeklinde bir yığın geyik yaptığımızdan dolayı, içeride "dı rayın, dı rayın" diye tempo tutanlar bizlerdik. korkmayın)
saat 4 buçukta olay yerine varıp, grubun otobusle gelişini de gordum ya artık aksiyon diye buna derim. yalnız acıklı olan, o saatte gelip bulduğumuz çimene yayılmamız sonra da kuyruga geç girerek almora falan gormemiş olmamızdı. fakat therion için soyleyecek hiçbir şey bulamıyorum, beni çok mutlu etti. şişman bayanın kendisini heykel (ya da kukla) sanması da ilginçti. orda gitarist beyler kadar karizmatik bir de kemancı olsa güzel olurdu sanki. bir de çok sıcaktı. hep birlikte tek doğru düzgün soyleyebildiğimiz kısım "rise of sodom and gomorrah" oldu. bir daha ne yapıp edip butun sözleri ezberleyelim de ayıp olmasın diyeceğim ama.. çok zor ya vazgeçtim.
therion öncesi sahne alan almoranın kemancısına "atla,atla" tezahüratları yapıldı ama hatun kişi hiç oralı olmadı nedense . therion pek bir heybetli sahne aldı. çaldı da çaldı , pek bir enerjikmiş arkadaşlar. asıl şaşırdığım nokta ise o sopranonun cüssesi* ve tavırlarıdır. enine boyuna fazlasıyla gelişmiş bu teyzemiz bir de üstüne çılgın bir makyaj yapınca gece rüyama girecek diye epey bir korktum. tavırlarında ise bir bülent ersoy ekolü sezinlemek fazlasıyla mümkündü. o nasıl bir duruş , o nasıl bir bakıştır ki konser boyunca toplasan 2-3 dakika tebessüm etmiş , geri kalanında hepinizin .mına koyacam bakışlarıyla kitleyi süzmüştür.
"yaw bu vokalist yngwie malmsteen livedaki mats leven degil mi?" dedirten konser. sesi zaten iyi olan arkadasin kafasi da bir dakika durmadı.keske ondeki soprano da digerlerinin yanında dursaydı da onları da daha iyi gorebilseydik...
uzun zaman sonra kas aralarında ve kulakta birikmiş olan paslarımı yok etmeme yol açmış bir konser oldu kendisi. 18 yaş altı kişilerin vip ye götürülmesi konusunda büyük rahatsızlık hissetmemek elde değildi. bizim yaşlarımız ilerlemiiş, hem konseri izleyelim, hem de sıkışmayalım niyetinde salona sızmaya çalışırken, 18 yaş altının mekanın değerini bilmemesi şahsen hoşuma gitmedi*. şahane bir sahne performansı izlemiş olduk. dışarıda benzinciden alınıp tükenen biraların ardından, konser alanında kimin olduğu bilinmeyen biraları içmek gibi bir aksiyona girdim hayatımda ilk defa. aşırı sıcaktı mekan. konser öncesi flyerlarda therion with orchestra yazıyordu, aşırı gaz yapmıştım. fakat konserde gördüm ki almora'nın bile daha çok enstrümanı vardı. bu durum therion'un konser performansı ve gaza gelme katsayısı açısından bir değişim yarattı mı derseniz, daha neler derim. therion gelmiş, bi de kemancı mı isteyecez yanına? harika çoşuldu, ense kökü ağrıları anılarımız kaldı geriye...
öncelikle bir konsere gitmek için illa o grubu çok sevmen ve şarkılarını bilmen gerekmez fikrimi bana yine doğrulatmış konserdir. zira çok severek dinlediğim bir grup olan ve tarz olarak therion'dan çok farklı olan overkill konserinden çok daha fazla eğlendiğimi üzerinden 2 gün geçince daha objektif olarak görüp söyleyebiliyorum.eğer güzel müzik yapıyorsanız sizi herkes dinler bu düşünce de therion sayesinden doğrulandı zira therion o kadar az dinlediğim bir grup ki konserde 4 tane şarkıları tanıdık geldi diğer şarkıların hiç biri daha önce dinlediğimi hatırladığım şarkılar değildi ama çok severek izledim.bis öncesinde konser bitti sanarak çıkan arkadaşlar sayesinde birden kendimi en önde bulup çok güzel fotoğraflar çektim. özellikle bas'çı arkadaş bir ara gaza gelip poz vermeye başladı. ona gösterdiğim bu ilgi sonunda penasını benim olduğum tarafa fırlatarak beni ödüllendirdi sanırım havada kaptım penayı.lead hatun vokalist ata demirel tiplemelerini andırıyordu özellikle kulise gidip geri gelirken attığı bakışlar seyirciyi kendisine odaklamaya ve etkilemeye yetiyordu.lead erkek vokal ise mükemmel bir rock vokalisti kapasitesinde sesine inanamadım ve şöyle söyleyim adamın yüzünü ilk 15-20 dk hiç göremedim adam hem vokal yaptı hem headbang yaptı.*sıra yüzünden almora'yı yine izleyemedim yine içimde kaldı bakalım almora'yı izlemek ne zaman nasip olacak. görevliler sanırım sıra bitsin diye bir süre sonra insanların tipine bakarak arama yaptılar zira beni aramadılar bile ama arkadaşımı cüzdanının içine kadar aradılar. *merdivendeki insanları aşağı iten görevliyi sakinleştirmeye çalıştım bana ne oluyorsa.konser bitince bursadan gelmiş bi arkadaşla tanıştık mail alış verişinde bulunduk. bir gün bursaya gidersem kendisine uğrayacağım.herşey çok güzeldi müzik güzeldi therion güzeldi konser süperdi kaçıranlar dizlerini dövebilir.
sıkı bir rebound ile kristian niemann'ın havlusunu kapabildiğim (malesef imzalatamadım), "mükemmel" olarak yorumladığım konser.
yurt dışında olduğum için kaçırdığım ve kendilerini daha önce orkestrasız gördüğüm için dövünüp durduğum konser. ancak resimlerde orkestra gözükmüyor. galiba orkestra işi yine yalan olmuş sadece koroyla çıkmışlar ondan biraz daha az dövünüyorum.
hala salya sümük hasta hasta dolaşmamı sağlayan konser. tonla kafa göz göt baş salladıktan ve ter bira ve penye karışımı tişörtle konser sonrası rüzgarda ortalıkta dolaşıp üzerine haremden bulduğum ilk otobüsle izmir'e dönüp (malum çalışıyoz) gece saat 01:30'da eve gidince* başka bişi olması beklenemezdi zaten. ancak her sümkürüğe değmiştir. o da ayrı konu...
arkadaki sarışın bayan vokalin beni benden aldığı konserdir ayrıca (bkz: hastasıyım)...
ayıptır söylemesi #5846364 de belirttiğim üzre kasarak hemen yanıbaşlarından izlemeyi başardığım şu an itibarı ile daha az duymamı, boynumu sabit tutarken bile acı çekmemi sağlamış grup. o nası karizma, o nası lead erkek vokal, o nası lead kadın vokal, o nası lead gitar, o nassı grup ehey amaneyy dedirtmiş grup. samimi ve sempatik hareketlerine, ifadelerine, bis üstüne bis yapmalarına hasta oldum. son albümlerini çok fazla gözümüze sokmaksızın diğer nadide klasikleriyle harmanlayarak kuple kuple dinlettiler ve gayet beğendik, coştuk, çılgın attık. enstrümanları ve tüm vokalleri gayet net duyduum bir iki konserden biriydi herhalde..ses düzenine lafım yok yani..büyük bi accept fan ı olduunu bildiimiz grup sonda bizi şaşırttı balls to the wall gösterip motörhead verdi ama olsundu hiç pişman diilim..bi ara da lead vokal ablayla göz göze geldik baktı baktı ifade yok..dedim bi el salliim sevaptır..o da sonunda gülümsedi. anladım ki gülme kasları varmış..ama tırsmadım da diil tabi..sonuç itibarı ile belirtmek isterim ki, konser dışarıdaki açık alanda yapılsaydı tadından yinmeyecek harikuladelikte olur, sauna etkisi yaratmaz idi mekan. yine gelirlerse de koşa koşa gitmeyi planlamaktayım.
kapıda yaşanan rezalet ve bis sırasında insanların konseri bitti sanıp dışarı çıkıp geri girememesi dışında herşeyin çok güzel olduğu konser.çok iyi bir performans izledik.ayrıca motorhead coveri değil de taklıdı yaptılar ama öyle iyi gaza getirdilerki bizi bir an balkondan aşağı düşüyordum.ayrıca öndeki şişko,çirkin * ablanın tripleri süperdi lakin arkadaki sarışın hatunun güzelliği beni büyüledi.
son ana kadar gidip gitmemekte kararsız kaldığım lakin sathaner'in gazıyla kendimi ortamda bulduğum konser. *sahne kötüydü, sahnenin arkasına insan bir perde gerer en azından logonun falan bulunduğu, fonda hiçbir şey yoktu.korodakilere "bak biz çalcaz, siz sakın gaza gelip kıpırdamayın, kafa sallayanın kafasını vururum" denmiş anlaşılan. asıl grup kendinden geçerken bu arkadaşlar mumya edasıyla seyirciye bakıyordular. erkekler zaten 2-3 dakikada bir ter silmekle meşgul oldular (takım elbise yakışmış amcalara ancak biz t-shirtlerle bile sırıl sıklam olduk) sahnenin sol tarafında metal konseri varken sağ tarafında trt'deki türk sanat müziği korosu görüntüsü vardı.lead vokal arada bir seyircilerin içindeki bir hatuna uzattı mikrofonu ve onun çığlıklarını dinledik kısa aralıklarla. vokal de beğenmiş olacak ki "crazy girl" diyerek iltifat etti kendisine; çok güzel anısı olmuştur bu bayanın. konserin sonlarına doğru hatuncağızın biri (belki de vokal yapan, bilemiyorum) nasıl becerdiyse sahneye çıkıp 3-5 saniye kafasını aşağı yukarı salladı ama akabinde güvenliğin birisi derdest edip aşağı yolladı kendisini.çok eğlendim ben, kafam dağıldı biraz... hatta konser arkadaşlarımdan birisini omuzuma alıp hoplayıp zıplayarak cümle aleme gösterdim on kaplan gücünde olduğumu (kimse küfür etmedi zira arkamda kimse yoktu) sathaner konserle ilgili bilinmeyenleri ekleyecektir, takip edin derim ben.
alt grup olarak melodik açıdan therion'dan daha başarılı teknik açıdan yetersiz olduğunu düşündüğüm almora'nın sahne aldığı konser.işbu konser sonrası sitesini ziyaret ettiğim almora'nın, keman flüt ve yaylı tamburu rock enstrumanlarına çok güzel adapte ettiklerini söylemesinden sebep, o kadar enstruman var ama hepsi aynı melodiyi çalıyor bu mudur adaptasyondiye düşündüğüm, çok enstrumanlı tek sesli müzik yapan bunun yanında yapılan melodileri de oldukça hoş bulduğum, yaylıların bestelere birşeyler katması (gitarın melodisine uyumlu başka birşeyler çalması) halinde aşmış müzik yapmasının olası olduğunu düşünmemi sağlayan konser.
gordugum en kotu organizasyonlardan biriydi. mekan kapasitesi yetersizdi ve ustune ustluk seyircilerin bizim balkon kapisi kadar bir kapidan iceri alinmasi ayri bir andavallikti. bunun disinda therion tabiiki iyiyidi. ozellikle the rise of sodom and gomorrah calarken smokinli abilerin satanist tavirlar icersine girmesi hayli gaz vericiydi.
18 yaşın altındakilerin vip salonuna alındığı(hapsedildiği) organizasyon. önceleri kızdığım bu uygulamanın aşağıdaki kalabalığa girince ne büyük bir lüks olduğunu anladım ve zar zor yukarı çıkarak gecenin bi kısmını vipde geçirdim. konsere gelen davetli sayısı da beni korkuttu, konserin yarısı davetlilerden oluşuyordu.
maslak venue sauna'da yapılan en sağlam konser
eğer bu orkestradan kasıt, klasik müzik enstrümanlarının yanında bir de (bkz: therion)'un bazı albümlerini beraber yaptıkları (bkz: german radio choir')in şan sanatçılarının gelmesi demek oluyorsa, tarifi mümkün olmayan anların yaşanacağı konser demektir bu.
the rise of sodom and gomorrah'ı canlı dinlemek için mutlaka gidilmesi gereken konser.
therionun bir metal grubu olarak çok iyi ama senfonik metal grubu olarak bekleneni veremediği konser.zira konserden sonra therion with orchestra nın ne demek olduğunu tekrar bi gözden geçirdik zihinlerde soru işareti kalmasın diye.daha büyük bi mekanda yapılabilirdi falan...genel olarak iyi bi konser diyebilirim tabi christofer in de 'its pretty warm in istanbul' şeklinde teyit ettiği salon sıcaklığı dışında.nasıl anladığınıza da bağlı biraz.istanbul daki arkadaş canlısı tutumdan bahsetmiyordu sanırsam.ayrıca christofer in ne dediğini anlamadığını sandığım bi kısım seyircinin de her cümleden sonra hölölö şeklindeki kelime sarfiyatı da gözlerden kulaklardan kaçmadı...
biletleri www.biletix.com adresinden 35 milyon türk lirasına alınabilecek şahane etkinlik.
aynı zamanda konser öncesi salonda soilwork - figure number five albümünden parçaların çalındığı bir konserdi.
allah'ım ne inanılmaz gündü o!
ankaradaki konserde elektrik kesilmesinden dolayı izleyemediğim, istanbuldakine son anda karar verip gittiğim konser, saat 22:00 olmasına ve therion un yarım saattir sahnede olmasına rağmen kapıda hala uzun bir kuyruk vardı, içerisi tamamen dolduğu için biletsizleri almıyorlardı, davetiyem olduğu için geçte olsa grimeyi başardım. 800 kişinin beklendiğin konserde 1500 kişi vardı, duyduğum en ilginç şey bayan vokalin 17 yaşında olması, therion elemanları seyirciden gayet memnun kalmışlar, tekrar gelmeyi istiyorlarmış şimdiden.yakın zamanda therion türkiye turu olursa şaşırmayın.
muhteşem tabirini hak eden konserdi. akabinde içerideki sıcak** atmosfer insanları sarıp sarmalamış ve therion beklendiği üzere mest etmiştir.evet ta ankara'dan kalkıp gitmeye değmiştir. evet konser sonrası vasıta bulunamadığı için tarabya'ya yürümeye de değmiştir. evet yine olsa yine yaparım.
arka arkaya gelen birsürü konser nedeniyle nasıl para bulucaz dedirten olay
sıkı bir rebound'la son raddesine kadar sömürülmüş bageti kaptığım, christopher johansson'un ankara'dan ve iran'dan gelen izleyicilere konser sonunda ayrıca teşekkür ettiği konser.
(bkz: 24 eylul 2004 therion ankara konseri)
(bkz: ağlamak istiyorum sayın seyirciler)
nihayet fotoları ile uğraşmayı tamamladığım konserdir*, umarım beğenirsiniz ve şu linkten ulaşabilirsiniz:http://www.ozakinci.net/...040926_therion/page_01.htmsıra geldi anathema'ya...
lemuria ve sirius b'nin hayvanlığı ile, daha da heyecanlandıran konserdir. rtn'de geçen harika 3 günün ardından yeniden maslak venue'ye gitmek, üstelik de therion için gitmek ayrı bir zevk olacak.
özellikle son albümdeki aşmış melodik parçaların çalınmalarının merakla beklendiği , ginnungagap olsun in the desert of seth olsun ortalığı paramparça edecek olan konserdir. zaten orkestrasyon olayının fazlasıyla gaz bir unsur olmasının yanında adamlar artık solo atmayı öğrendikleri bir dönemde ülkemizi ziyaret edeceklerdir. şimdiden başlayabiliriz kutlamalara. lakin adamların live in midgard daki performanslarına bakılacak olursa kimse ama kimse gitmekten pişman olmayacaktır.
official sitede duyurulmuş (http://www.megatherion.com/tour.asp), alt grubun almora olacagi konser. super sevincliyiz falan filan da zaman sakat gibi**, yine de gitmek gormek lazim. mekan: maslak, biletler: biletix.(bkz: sevincten halay cekme efekti)
haberi alınca işte işte nihayet diye haykırdıgım konsero kadar grup gelmesine rağmen üşengeçlikten o kadar kilometreyi * yapmaya üşenmeyeceğim atraksiyon
(bkz: sozlukten al haberi)orgazm tetikleyici bir haber, amanin amaniiin!
alt grup seçimi de başarılı olmuş konserdir, iyi bi organizasyon olur umarım..
(bkz: oha)
gördügüm anda yok ebenin amı ali sami diye bagırmama sebep olmus konserdir. official siteden kontrol ettikten sonra yavas yavas inandırmaya calısıyorum kendimi..
"ebebebebebe" efektiyle karşıladığım vaka-i hayriyedir.
mutlaka zirvesininde yapılması gerektiğine inandığım süpernatural olay
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |