64ler

piyasada oldugu donemlerde (88-91?) hastasi oldugum oyun dergisi. bende c64 olmamasina ragmen (bkz: commodore 64) her ay almaya kastigim bişey.. fenomen..

suratinda tokat lekesiyle görmeye alistigimiz abdurrahman pala ve mac yönetiminde ki nefis dergi.öldü mü acaba mac bilmiyorum.ama süpper dergiydi yazarlar bizden biriydi, çok kişi pessimistin anlamini orda ögrenmiş,metallica sarki sözlerine ordan ulasmisti.

64'ler, türkiye'deki ilk oyun dergisi olmasi acisindan önemli bir yere sahip ama,fotokopi fanzilerden bile kötü layout'u, anlam bozukluklariyla dolu kafa bulandiran yazilari, cami çinilerini andiran tramlar üzerine okunamayan oyun açiklamalari, kirmizi fon üzerine yesil yazilarla 11. sayida 1. yıldönümünü kutlamalari, editorial köşesinde abdurrahman pala tokat yemiş pozuna eşlik eden ercüment menemen tarzi giriş yazilariyla hafızamda pek olumlu intiba bırakmamış...o zamanki tek rakibi oyun içeriği fazla olmayan commodore dergisi'ydi. 64'ler c vg'in (bkz: computer and video games) low budget bir kopyasiydi bence. yazilarin c vg'den ceviri oldugu anlatilan oyunlarin 3 ay sonra türkiye'ye gelmesinden belliydi. bazen hiç üşenmiyorlar rastan saga'nin barbarian'in haritasini c plus vg logosuyla basabiliyorlardi. osman topçu'nun hiç piyasaya çıkamamış bir oyunun demosunu final versiyonmuş gibi tanitmasi da oldukça ilginçtir. onlu sayilardan sonra kapagin sol tarafında bulunan kesik cizgiler ile kapağı tamamen alman 64'er'in aynısı olmuştur, zaten logo da 64'er'den çorlamadır.sayfalarının neredeyse tamamını oyun açıklamasına ayırmış bir derginin oyun sektöründeki yaratıcı kişilerle yapılmış roportajlara, oyunların nasıl yapıldığına dair en ufak bir ipucuna yer ayırmamış olması ise büyük bir eksikliktir. o zamanin yabanci dergilerinde olduğu gibi arada bir düzenlenecek resim, demo yarismasi gibi aktivitelerle insanlar teşvik edilebilirdi en azından..

(bkz: commodore)

muhalefet yapalimda ucuz oluversin mantalitesinden siyrilmadan sanirim bir yere varilmayacak.teleteknik'in cikardigi ve yarsindan fazlasininyabanci dergilerden çeviri ve apartma oldugu belli olan bir dergiye kaliteli diyip, gencecik insanlarin özgün bir üslupla ve okuyucu-yazar sinirini,minumama indirebilmiş bir dergiye sirf layoutunda ki bir takim izafi benzerlikler yüzünden kötülemek, ucuz kopya demek ancak çamur atayim izikalsin mantalitesiyle hareket eden kişiler tarafindan yazilabilir.kapaga, cografi kosullardan kaynaklanan bir takim handikaplara takilmadan, ucuz muhalefet yapmadan dergiye bakarsan, "karakter" sahibi bir dergi idi 64'ler.mal gibi milyonlar bayilip almanca, ingilizce dergilerle halvet olanlar bilmezler...bilselerde anlamazlar...

dilbilgisine hakki devrim gibi takilip kalmaz isen, gereksiz taramalaradaoguz aral tribi ile yaklasmaz isen iyi dergiydi, bi takim denyoluklar yapmayan kaç dergi var ki?mac iyi idi

"oyunlara sanat eseri muamelesi istiyor isen, bütün gün bir odaya tikilip oyun açiklamasi yapanlara ne diye hor gözle bakasin ki?yok eger oyunlara eglence gözüyle bakiyor isen, orjinaline bile para vermedigin, avrupa baglantin yok ise parasini verip emegin karsiligini bile veremedigin insanlarin ismini ne diye ögrenmek isteyesin ki?vicdanina mastürbasyon yapmak icin, kendince bir elitizim havasi yaratmak icin mi?eger tezatlarini asamadan laf kalabaligi yapiyorsan sende bombos birisin..."dedirtecek kadar insanlarda iz birakmis bir dergi.

mac in yazilarına taptiim dergi....."koyun surusu siziiiiiiiii......nereye gudulurseniz orya gidersiniz... allah topunuzun...."sozleri her zaman aklimdadir...ahh beaaa ahhhh.....

abdurahhman pala ya saygim sonsuz; o ki birsürü veletin arasinda editörün yazilariyla kendisine ayri bir hava katmis sahsina munasir bir insan oldugunu bir kez daha göstermistir."standing ovation"

ulen sinci hatirladim o herifin suratinda niye hep 5 parmak tokat yemis ifade vardi diye soruyodum ki yukarda mantik dahilinde bazi aciklamalar oldugunu fark ettim( ya da ettirdiler eheheh)

turkiye'de cikan dogru duzgun iki commodore ve amiga dergisinden biri..kulvar farki oldugu icin , yani commodore official bi dergi oldugu ve teknik konulara ve perde arkasindakilere de yoneldigi icin tercihim hep o olmuştur ancak 64'ler deki amatör ruhu kesinlikle yakalamamiştir..64'lerin berbat tasarimi , başliklarda bile acayip hatalar yapip iki sayfadan ve tek paragraftan oluşan aciklamalariyla abdurrahman pala sadece introda poz vermek icin mi duruor nerde bu derginin editoru dedirtmesine raamen , bugun hic bi derginin yakalayamayacagi amatör ruha sahipti , çünkü 64'ün ruhu vardı. intel microşoft gibi firmalarin elinde olmadigindan herkes bilgisayarini da seviodu dergisinide..bundan bi 10 yil sonra kac kişi bugunun pc dergileri hakkinda bu kadar kalici yorumlar yapicak? ondan koyun layout'a falan saygi duyun o gunlere , arada tuvalete kakanizi yapmaya giderken bi 64'ler de goturun..ayrica aciyin yeni gudik directx nesline o zamanlari yaşamadiklari icin..ay cok duygulu oldu bu.

mac bi ara level da yaziyodu.. yada yeni jenarasyon oyun dergilerinden birinde tam hatirlamiyom.. sadece bir kes yazisini gordum.. ertesi ay yoktu

o sadece bir ay yazdigi dergi megamiga'ydi. ondan birkac ay sonra da gameshow'da yazmaya başladi cart curt. şimdi alamanya'larda hem calişiyor hem okuyor (bkz: tapilasi insanlar)

guzel dergiydi ama so zamanlarda c64 oyunu bulunmuyodu biz de malak malak amiga oyunlarina bakip ic geciriyoduk

kimler gelip gecmediki bu dergiden. "apo abi" nin unlu dergisi... olsada okusak netekim...

valla hala saklıyorum. çocukluğumda mac den acaip etkilenmiştim. dergi bi gün pat diye kapanınca dumur olmuştum .

son sayisini zaten hic sevmedigim ortaokul matematik ogretmenim derste okudugum bahanesiyle almiş ve geri vermemişti. mac nisan 00'de netshow adinda bir dergi ile geri donecek.

murat adanc bir nesil gencin f1, tolkien, metal muzik, frp'ye ilgi duymasini saglamiş bir insandir..

mac isminin anlamını hiç bi şekilde açıklamıyodu. okuyucular da her sayıda mac in anlamını çözdük diye alakasız mektuplar atıolardı . bi keresinde murat adanç cemiyeti felan yazan bile olmuştu yani :)))

(bkz: mac)

(bkz: kanal 64)

zamaninda simulasyon tanitimlarindaki fotoroman ve son sozler geyikleri ile beni dagitan bir dergiydi.

beşiktaş'ta bulunan, eski sayılardan almak için gittiğiniz zaman sizi içeride dergiden adım atamadığınız depo olarak kullandıkları bir odaya sokup seç beğen al dedikleri, eski sayılardan satın alırken enflasyon canavarına yenilmediğiniz, murat adanç, şahin derya, murad omay, orhan cevher gibi aklıma şimdi gelmeyen daha birçok değerli yazarı bünyesinde barındıran, adventure çözümleri konusunda bir eşi daha bulunmayan, mac adventure, püf noktası, son sayfa gibi her ay yayınlanan köşeleri ile bağımlılık yaratmış, kapandığı zaman dönemin amiga fanatiklerini öksüz bırakmış efsanevi amiga dergisi idi

çoğu sayısını hala sakladığım (bazıları kayboldu da), mac'iyle, omay'ıyla zamanında hayatımın bir parçası haline gelmiş olan, bende kaybolmuş olan eski sayılarını sahaf sahaf dolaşıp aradığım ama bir türlü bulamadığım dergi.

ucak simulasyonu tanitimlarini genelde fotoroman seklinde sunan, mac'in lotr muhabbetlerinin hala gozumun onune gelmesine sebep olan, son sayfasini top10 listeleri ile hatirladigim, cogu zaman ismin hatrina ya da 64culer de uzulmesin seklinde sayili c64 oyun tanitimi yapan (sizin yuzunuzden az mi knights of the sky, populous vs. cekti canimiz), geyik ruhunu birakmayan, commodore dergisinin oyun tanitimi eksigini kapatan eski dergi..

kutuphanenin altında bir yerlerde hala bir suru sayısı duruyor. artık ne ise yarar bilemiyorum ama atmaya da kıyamıyorum. pirates haritası verdikleri bolum ve sahin derya isimli malın yazdıgı strip poker yazısı hala aklımda*

bir dönemin efsanesi. dergicilik kavramını bızıklayan dergi. açtığımda sanki benim için hazırlanmış bir yazılı medya bulurdum karşımda. mac'e tel eder police quest 1'de arabayı patlatmamanın yolunu sorar, apo abi'ye "abi" der, omay'a gülerdim. sonradan binbir taklidi çıktı. bazıları bu türün efendisi ve ilki olduğunu sandı. ama yanıldı. geyik yaptıklarıyla kaldılar ve battılar. 64'ler ise benim ve benim gibilerin anıları arasında mezara kadar yaşar kanımca.n.

bir oyunda takılıp da oyun dergisine telefon edip yardım almanın tek örneğidir.

beşiktaşta izbe bir binada, amiga 2000 - propage, interlaced ekran gibi bir herhangi bir resmi arka plana yüklemek için 45 dakika kum saati seyrettiğiniz bir teknoloji eşliğinde baskıya hazırlanan, çoğu zaman zarar etmesine rağmen dayanabildiği kadar giden en nihayetinde yayın hayatına son vermek zorunda kalan dergi.

(bkz: yaran oyun tanitimi alintilari)

modemlerin, internetin yeni yeni çıkmaya başladığı dönemlerdi. okur mektuplarında mac'in e-mail adresi sorulup dururdu. bir yazısındaki şu ibare hala aklımdadır: "mac@nomoney.nomodem.com"komik adamdı vesselam.ayrıca ta o dönemde ve gayet düzgün yazdığı tonla frp yazısıyla muhammed dabiri'yi de hatırlatmak isterim. "yurdumda frp gelişsin" düsturuyla sağa sola fotokopi monstrous manual'lar, player's handbook'lar dağıtırken bir gün tsr'dan (harbi) gelen bir uyarı faksıyla şaşkına dönmüş ve bir daha da dergi camialarında sesi sedası duyulmamıştır. o da iyi adamdı. ne bilsin tsr türkiye'nin halini. zamanı gelip de şimdiki piyasa potansiyeline sahip olacağını bilseler, herhalde dabiri'ye yüksek hizmet nişanı falan verirlerdi.

bir dergi değil bir yaşam tarzıydı. onu tanımayanlar ondan sonra gelen basit taklitlere tapınmışlardır. 64'ler sadecebir ekol değildi bir felsefeydi de aynı zamanda. ruhu şad olsun.

http://www.students.itu.edu.tr/...eni/64ler/64ler.htmadresinden tüm sayılarının kapakları görülebilir(bkz: ağlamıyorum gözüme bir şey kaçtı)

bu kuşağın oyun meraklıları kalorifer peteği kadarken, biz yaşlı kurtların içinden akıp gittiği zaman tüneli. her şeyden önce çok hüzünlü bir dergiydi; hala tüm sayıları evimin bodrumunda bir yerde, tekrar okunacakları o harika, güneşli günü beklemektedir.

bir kuşak gameshow fanatiği iken, ondan bir kuşak öncesinin küçük bir azınlığı 64ler fanatiğidir. gameshow ne kadar aynı dili kullansa da, hatta yazarlarının bazıları 64'lerde yetişmiş olsa da aynı tadı vermedi. tüm bilgisayar oyunu dergileri "geyik" bir dile sahip olmanın çabası içindeler, level gibi teknik/geyik dengesini kurmaya çalışıyorlar, ancak hepsi geyik olmakla kalıyor. 64ler ilkti, zaten geyik değildi, mavraydı, kendi dili vardı; diğer dergiler taklit olarak kaldı, çünkü onlarınki geyikti, kesinlikle içten değildi. (pcgamer türkiye'yi bu kategoriden ayrı tutarım)

zamanında neredeyse tüm sayılarına sahip olduğum, birkaç sene önce taşınırken ise garip bir şekilde tüm sayılarını kaybettiğim dergi. çocukluğumun en güzel zamanlarını bana hatırlattığından mıdır, yoksa mac gibi okunması her zaman keyif veren yazılar yazan muhteşem bir yazara sahip olmasından mıdır veya tamamen başka bir sebepten midir bilemiyorum ama bir süre sonra "bari bir yerlerden bulup tekrar satın alayım şu dergileri" dedim kendi kendime. internette yaptığım aramalar sonuçsuz kaldı, sahaflarda kitapçılara sorunca genelde boş bakışlarla karşılaştım. artık 64'leri bulmaktan ümidimi kestim; sanırım artık kaybolan çocukluğumun diğer parçaları gibi hafızamın en sağlam yerinde, hep duracak güzel bir anıdan ibaret olacak 64'ler benim için.

(bkz: rengin abla)

kendinden sonra cikan hiçbir bilgisayar oyunları dergilerinden aynı tadı almanın mümkün olmadığı hatta yapılacak olan herhangi bir karşılaştırmada yeni dönem bilgisayar oyun dergilerinin hepsinin karşısında ezik kaldığı, okuması en keyifli dergiydi. halen başka hiç bir dergide yazarlar dozunda geyikle beraber akıcı bir dille ilgili konuyu okuyucuya anlatmayı becerememektedirler, belki benim nesilim ilk defa böyle bir güzellikle karşılaştığından diğerlerini sevmemeyi seçiyor olabilir ama sonuçta yeniler daha iyi olsaydı 64ler i bilenlerin en azından küçük bir kısmı "evet bu dergi 64ler den daha güzel" diyebilirdi.

(bkz: apo abi)

90'ların başı; amigaya bulanmış bir hayatın,kutsal dergisi.sonunda korkulan oldu ve kapandı.oyun tanıtan bir dergi olmaması, üç kuruşa oyun çektirilen (kopyalanan) bir dönemde fazla sorun olmasada, o oyunları sadece oynamayıp içinde yaşayan bir kuşak için; pirates, wings,sensible soccerlı amiga devrinin kapanmakta olduğunu hissettirmişdi.

Rasgele

+ ananasli pizza
+ esem giysem
+ x i nasil siktik
+ hayvanlari severken onlara kufretmek
+ klitorisi harttadanak isirmak
+ umberto pelozzi
+ spagetti yeme bicimleri
+ hokkuri
+ anittepe
+ deve guresi
+ blog
+ dku 5
+ turk kizlarinin yabanci erkek meraki
+ eksi sozluk yunan klonundan basliklar
+ ana gibi yar baba gibi hiyar olmaz
+ horoz tassagi
+ sozluk gibi konusmak
+ abi kardes diyaloglari
+ evcil hayvana cocuk muamelesi yapmak
+ caydanlik yakmak

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam