9 haziran 2005 sebastian bach istanbul konseri

bon jovi ile kiyaslanabilecek kadar buyuk olmus bir efsane... rock n roll prensi...bir cok fan tarafindan ulasilmaz idol. ona dokunma, yaklasma, onu izleme sansini ilkinde kaciranlar icin kacirilmamasi gereken bir event

verildiği tarih itibariyle tam finallerin ortasına denk gelen ve beni kara kara düşündüren konserdir. bir delilik yapmaktan korkmaktayım.(bkz: anladın sen)

bir oncekini (bkz: 7 aralik 2004 sebastian bach istanbul konseri) status libertatis, morad*, gkhn, penny, bir iki arkadas daha ve abimle daginik duzen seyredip, kalabalikta ezilip, bir de pankart sansurune ugramama ragmen * muthis zevk aldigim icin kesinlikle kacirmak istemedigim konserdir. netekim tarih ve tekerrur icin (bkz: #5977590)

herhangi bir aksilik olmazsa 31 mayis sali gunu saat 2100 de r1ada ozel bir program ile bu konser icin 10 adet bilet dagitilacaktir. soylemedi demeyin...

alt gruplar :wild romance dr gypsy

davulda bobby jarzombek (bkz: halford) (bkz: rob halford)gitarda mike chlasciak (bkz: halford) (bkz: rob halford) johnny chromatic (bkz: anthrax)bass ta steve digiorgio (bkz: death) (bkz: testament) (bkz: control denied)ve vokalde nj efsanesi........

6 mayis 2005 pain of salvation istanbul konserinden sonra yeni meleke birdaha gitmeme fikrimi değiştiren süper olay. kaçırılmayacak bir 2.şans*

tanrıyı bir kez daha izleme heyecanı yaşatan konser. (bkz: steve digiorgio) baz'ın da o muhteşem kafa ve mikrofon sallama olayını sabırsızlıkla bekliyoruz. bu konser aynı zamanda akıllara zarar bir yaz yaşayacak biz metalcilerin siftahı olacak. \m/ \m/ (bkz: still goin wild) !!!!!!! *

sandiklardan kovboy cizmelerin, deri yelek, deri pantolonlarin cikartilip gidilecegi muthis konser. *

kaçırdığım ilk konsere inat, daha da coşmuş bir kadroyla gelecek olan baz abimize teşekkürlerimi sunacağım, ve gittiğim için milletten laf yemeyeceğim* ilk konser olacaktır. yalnız adama elimdeki snake sabo penalarını gösterirsem sevinecek mi yoksa üzerime mi atlayacak (özellikle 96daki telesekretere küfür bırakma vakasından sonra) pek emin değilim.

sebastian bach in bir numarali do minor koncertosu'nun da calinacagi konsermiş...

konser dolu yaz sezonuna baslarken boyle hızlı bi baslangıç güzel olacak,siftah sebastian'dan artık...

7 aralik 2004 sebastian bach istanbul konseri nden sonra bu aksam ikinci kez izleyecegim konser olacak bu. saatler kaldi. simdiden sabirsizlaniyorum

silentman site güncellemesini biraz daha sallarsa şirketten bir türlü çıkamayıp kaçıracağımız konserdir*. kusursuz bir performans izleneceği şüphe götürmemektedir.

wasted time ile ortadan ikiye bölen konser olmuştur...

süper konserdi lakin ben sebastian'ın sakar olduğunu izlediğim yaklaşık 6-7 konser sonucu pekiştirdim."arabanın ne günahı vardı abi. sana sakar şakir tosladı. o ineğin girdiği yerden hayır gelmez..."

22 gibi içeri girdiğimiz 22:30 gibi başlayan konser biz girdiğimizden itibaren çalınan şarkılar ise özenle seçilmiş seyirciyi atmosfere alıştıran gaz şarkılardı dj arkadaşa teşek ederim.sebastian ve grubu geçen konsere göre daha iyi bir performans gösterdiler. lakin basçı arkadaş* yardı olayı konserde çok sağlam bi elemandı. ve tabi ki konserin kopuş noktası monkey business di ve herkes dağıldı bi anda. başından sonuna kadar headbangle eşlik ettiğim bu etkinlik 12'yi az geçerek sona ermiş. konserin bitmesine az vakit kala sebastian ya üzerine çıkmaya çalıştığı ya da yere indirmek istediği dev kabin tarafından eziliyordu az kalsın atraksiyon oldu iyi oldu. ve son olarak yeni melek hala çok sıcak havalandırma hala yetersiz bu soruna çözüm bulmaları şarttır yönetimin. sebastian'a teşekkürler ediyoruz bir daha ki konserde görüşmek üzere diyoruz.

bir onceki konser gibi (bkz: 7 aralik 2004 sebastian bach istanbul konseri) gene koparmistir. in a darkened room eksik kalsa da sebastian seyirciyi saglam yormustur. mimikleri ve sozleriyle istanbul seyircisinden memnun kaldigini acikca "gene" ifade etmistir. baska notlara gececek olursak:-ikinci on grup -ismini malesef anlayamadim- hatun vokalliydi. vokal gercekten cok saglamdi daha iyi bir sahne hakimiyeti beklesek de kendilerine en yuksek puani verdik -ben ve abim- hazirlanan ve secilen parcalar cok guzeldi ve tam bir on grup performansi sergileyerek seyirciyi bach'a hazirladilar. onlardan sonra banttan calan sarkilar her ne kadar cok guzel olsa da insanlari biraz soguttu ara fazla acilmadan sahneye bach cikmaliydi.- sahnenin sagindaki winston standindaki hos hatun* on grup olsun, banttan calan sarkilar olsun, bach'in kendisi olsun butun sarkilara eslik etti. -kendisini burdan takdir ediyoruz-- ilk konsere gore bu konser daha bostu 8.30'da bazi seyirciler hala disardaydi. bach'in gelmesine yakin salon dolar gibi oldu on grubu izlemeyenler cok sey kacirdi.- bach "youth gone wild" oncesinde seyircilere bir yelek gosterdi sirtinda "youth gone wild" yaziyordu "this is a nice jacket you keep it dude" dedi ve geri gonderdi. **- youth gone wild calmadan once gene sahneyi terk etme numarasi yapti -tabi ki yemedik.- yeni melek gene havasizdi.- ses duzeni daha iyi olabilirdi.- "see you next time" -bekliyoruz.

öyle, böyle veya şöyle bir konser değildi. konser de değildi aslında. brrr.bi ara yüzümü yıkıyım diye çıktım önden, bir arkadaşım 'nereye olm bis yapcaklar daha' dedi. nasıl ya? konser bitmiş ben yeni başladı sanıyorum. su gibi aktı. wasted time'da bu sefer abartısız ''yamuldum''. remember you falan hikaye oldu bana ordan sonra. baz'ın sesi bu konserde daha iyiydi gibiydi sanki. steve digiorgio tek kelimeyle tanrı. soundchecke girebildim (oley) baz yoktu tabi. sahne önünde herkes işiyle ilgilenirken bir ben sahneye aç aç bakıyordum. grup elemanları bana baktı, ben de horned hand yaptım. sonra hepsi kafayı çevirdi elim havada kaldı, göt oldum. halbuki steve'le tanışmıştım geçen konser. unuttu demek hayırsız. *youth gone wild'da ve monkey bussiness'ta seyircilerde geçen konserdeki coşku yoktu :( frozen'da steve soloyu kısa tuttu. ama o kadar sakin mizaçlı bir adamın sahnede canavara dönüşmesi, seyirciyle ara ara ama gerçekten gaza getirici iletişimi direk hayranlık sebebiydi. peki jarzombek niye jarzombek? yaa işte.. bach 100 kere gelsin 100 kere köpeğiyim.

the last hard men pankartı açılmış, baz mutlu edilmiştir. kutlarım açanları düşünenleri. still goin wilddan sonra güzel bir düşünceydi. seyirci ilk konserdeki kadar olmasa da gayet iyiydi. youth gone wild ceketi de hakikaten güzeldi. adamı gözüme kestirdim, sonra yüzünü unuttum. yoksa ceket benimdi şimdi. *

kulak cinlamasi, bel bacak ve bilumum kas agrisina ragmen hala devam ediyor olsa hala orda olunacak konser -di. *

(bkz: plakasını alın)

yarmis bitirmis bir konser olmasinin yani sira ilk alt grubun bon jovi'nin 80lerden summon edilmiş hali olması iyiydi. süper bir rock showuydu. rock star kavramını yaşatan kaç adam kaldı şu dünyada...sahnede nasıl durulur, seyirci nasıl eğlendirilir, nasıl coşturulur herkese öğrettiler. seyirci de en iyi şekilde tepki verdi. ne de olsa we're the youth gone wild! hey! hey! hey!

kadin vokalli alt grubun manyak performansi ve ozellikle gitar calan ve adi serhat olan mullet sac stilli ile 87 yillarinin futbol takimlarindan firlamis abiyi izlemeye degecek, berber salonu sahibi tipiyle super kopacaginiz, daddy brother lover little boyu ise birebir caldiklari konser olmustur*youth gone wild ve monkey businessile herkezin koptugu benim boyun kireclenmesine bi iki sene daha erken girmeme sebeb olacak sarkilarin calindigi konserdir ayni zamanda.

davulcularinin davul solosu yenilir yutulur cinsten degildi. o eller kollar bagetler havada ucusurken kalbimizin kapakciklari bile o anda ritme uyum saglamistir. (bkz: analar ne evlatlar douruyo)

(bkz: allahın hakkı üçtür)

sebastian bach efsanesinin 2. kez fırtına gibi estiği konser.-konserden önce katharsis'te bira içerken dj'in ardarda skid row klasiklerini çalmasıyla havaya girmiştik zaten. -biletix'te ön gruplarla ilgili her an gibi bir açıklama yapılmaması yanlıştı. belki çok az zamanı olan adamlar var. sen bilete 8 yaz, adam 11 gibi çıksın. gerçi baz da çıktığında bundan şikayet etti. -ilk ön grubu tutmadım ama 2. grup mükemmeldi. sahneye çıktıklarında arkadaşımla birbirimize "ya tipler hiç yabancı değil, nerden tanıyoruz bunları " dedik. sonradan çıkardık. gitarist serhat aslen northern lights'ın gitaristiydi. vokaldeki hatun da itü rock festivalinde northern lights'la düet yapmıştı. şarkı seçimleri kusursuzdu. sırada baz olmasa sabah kadar çalsınlar isterdim.-ön gruplar sonrası cd den çalan şarkılar da iyiydi ama uzun sürdü. bu arada nasıl olduysa kendimi üst katın en ön sırasında buldum. geçen konser altta kuduran ben, bu konserde oturarak bach ve arkadaşlarını net bir şekilde izleme fırsatı buldum. aynı konseri 2 farklı açıdan izlemiş gibi oldum. play listin büyük çoğunluğu, youth gone wild öncesi feyk'i aynen yaşandı. gerçi bu sefer baz atraksiyon yapayım derken yamuluyodu ama olsun. geçen konserde dinleyemediğimiz wasted time'ı dinledik, in a darkened room'dan mahrum kaldık.-sebastian bach enerjisiyle hayran bıraktı. o nasıl bir boyundur öyle kardeşim, salla salla durmadı. steve giorgio şovunu yine yaptı. gördüğüm kadarıyla 3 bas değiştirdi. -kısaca bu adam ve arkadaşları 100 defa gelsinler 100 defa da giderim.

e bir anda başlayıp biten, sanki 3-4sn lik rüya gibi, bitiğinde hade bea olmaz bukadar da canım cinsinden etki yaratan konserdir,konser başlangıcı ile süperdi ama 4.veya5. parcanın başında gitarsit abimizin gitari değistirip, diğer gitarı eline alması ile ilk tele vurması ve gitarın akordlarının kaymıs olduğunu görmesi(görmemiz) bir an tempoyu düsürdü tabiiki ama güzel topladilar, digiorgio' ya gelince adam adam diilki normal bass kullansin o bir canavar ,perdeli ve perdesiz 2 klavyeli bass i ile bir yandan alt klavye den slap, üst klavye den tapping yaparak yine yaptı yapacağını , kapanışı youth gone wild ile biten ve bu sırada da bach 'in amfi leri indirmesi ile geceye ayri bir tat katan güzel konserdi.

kuşkusuz konser alanını dolduran birçok kişinin, ve benim de, yaşadığı en mükemmel konser deneyimiydi. bach sahnesiyle, sesiyle, hareketleriyle herşeyiyle yardı geçti. ertesi gün sabah uyandıktan sonra ciddi ciddi ulan rüyamıydı diye bi an bocaladım, hala çınlayan kulaklarım olmasa inanmakta zorluk çekerdim. youth gone wild esnasında gercekten herkes, bach da dahil, çıldırdı. nitekim bach, en sondaki "oooğo ğoo ğoo ğoo ğoo" kısmında, kolonların üstüne tırmanmaya çalıştı, başaramadı düştü belki ama bu bile salondaki atmosferi anlatmaya yeter. içimde kalan tek ukte in a darkened room oldu.

dün gece karşımızda gerçekten bir canavar vardı, eski toprak bir rocker'dan beklenebilecek en üst performansı sergiledi belki de. slave to the grind ile başladı, youth gone wild ile bitirdi, arada steven adler'a takıldı, ona bir şarkı ithaf etti, bol bol salonun sıcaklığına takıldı, ''turkeeyy, isatnbuull, türkiyee'' diye bağırdı seyirciyi coşturdu. salonu hınca hınç doldurmasa da yine de büyük bir kalabalık vardı içerde. 22.30'a kadar beklediğimizde bu bekleyişin iyiye işaret olduğunu anlamalıydık; bach sahneye bir çıktı tam çıktı. klasik haline gelmiş şarkılarının hepsini seyirciyle birlikte söyledi. mikrofonunu çevirdi, bol bol poz verdi, sıcaktan bunaldı yeleğini çıkarttı. geçen sefer gördüğü ilgiden olacak ki seyirciyle yine müthiş iletişim kurdu. kel gitaristimiz johnny chromatic konserin hakkını fazlasıyla verdi; yeri geldi seyirciyi coşturdu yeri geldi geri vokallerde yer aldı. konserin bach'tan sonra en ünlü kişisi steve digiorgio idi, o da konser başında güzel bir bas solosu eyledi, sonra ne yaptıysa detay veremeyeceğim, bach'ı seyretmekteydim. bach'tan sonra kendini en çok parçalayan kişi hiç kuşkusuz gitarist mike chlasciak oldu. sahnenin bize göre sol tarafında ve tam dibimizde yer aldı, v kasa siyah gitarıyla süper bir performans sergiledi. o da seyirciyle müthiş iletişim kurdu, mimikleri ayrı bir muhabbet konusuydu. davulcu bobby jarzombek gerçekten sert çaldı, davul solosuyla mest etti, kendisini davullar ve zillerin yüksekliğinden pek de göremedik. ses tesisatı böyle bir konser için hiç de yeterli değildi, salonun havasızlığına bir de vokali duymamızı engelleyip elektro gitar ve davul seslerini kulağımıza dayayan hoparlörlere ekleyince sol kulağımızı yeni melek'te bıraktık, hala alacağız. son olarak sebastian bach bizi hit parçalarıyla kendimizden geçirdi, kan ter içinde bıraktı. şarkılara eşlik etmekten ve bağırmaktan da biraz sesimiz kısıldı tabii. hatıra olarak da çektiğimiz yüzlerce fotograf kaldı. *

dr gypsy'e sozum oldugu halde gidemedigim konserdir. neyse, videoya cekmisler... izleriz artik...

"fuckin is cool! drinkin is cool! smokin pot is very cool! metal is cool! (seyircilerden bi tshirt fırlatılır, motörhead tshirtüdür..) motörhead is cool! (bir diğer tshirt gelir) venom is cool! istanbuuul is cooool!"biz de diyoruz ki sebastian is cool!!!

ayrıca kocaman şiş bir bilekle ayağımı sıkı sıkı bandaja alarak ve konserden önce her saat başı buz uyguluyarak gittiğim ve pişman olmadığım bir konserdir. konserden aklımda ne kaldı diye sorarlarsa sebastian'ın sempatik tavırları, gitarsit mike chlasciak bir kutu birayı havadan ağzına döküşüyle ve coşuşuyla, davulcu arkadaşın solo atarken yaptığı atraksiyonlarla, steve digiorgio ise yaptığı her hareketiyle diye cevaplayacağımdır. 80 li yıllarda hissetmemizi saylamış konserdir.spidey'in uyarısı üzerine edit*: mike'ın içtiği şey bira değilmiş redbull'muş bana biraymış gibi geldiydi halbuki.

birileri "i kiss sebastian" diye bir pankart hazırlamıştı, kiss kısmını da kiss logosuyla yazmış. güzel düşünülmüş bir enstantaneydi.youth gone wild'da koro halinde söylenen "skid row" kısmında millete kıçını dönüp pat pat vurması da herhalde aralarındaki ilişkiyi en iyi açıklayan durumlardan biri. "skid row my ass" anlamına gelen bu hareketten ve geçen sene scotti hill ile ses mühendisine sorduğum soruların cevaplarından anladığım kadarıyla bu ilişkinin ümitsiz vaka olduğunu tekrardan kavramış bulunuyorum.bach 101 kere gelse 101 kere giderim, yok mu arttıran?

(bkz: still rockin)

http://i6.photobucket.com/...ebastianbach039kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach046kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach055kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach058kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach059kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach062kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach070kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach072kucuk.jpghttp://i6.photobucket.com/...ebastianbach073kucuk.jpgps: birbirinden muhteşem ötesi fotoğraflar için hasan chucky göçmen'e teşekkürler. eline, beline sağlık.

yeni meleğin konserler için ideal bir yer olmadığının da göstergesi olmuş bir konserdi. ses sistemi ve havalandırma yine berbattı. sebastian bach'ın hatrına katlandık.bach 102 kere de gelse giderim ama yeni melekten başka yerde çıkması lazım *

gerçek bir rock'n roll performansı izletti dinleyicilere bach. sahne performansı başarılıydı, ses sistemi klasik yeni melek sesine ilaveten tizdi de. ışıklandırma tam çakma olmuştu*. konser ruhu kusursuzdu. yaş ortalaması düşüktü biraz. 14-15 yaşında gotik(?) kızlar vardı bir sürü. ama bolca da sevimli insan vardı hani*. tahmin ediyorum ki orada olan hiç kimse pişman olmamış, hemen hemen herkes müziğe doymuştur.

tek kelimeyle süper bir konserdi atmosfer ve muzik çok iyidi. ama yeni meleğin ses sisteminden dolayı kulaklarımdaki çınlama birkaç gün daha gitmiyecek gibi görünüyor. boynumun tutulması ve sesimin kısılması ise tamamen benimle ilgili.

kahramanimizin* 7 aralik 2004 sebastian bach konserindeki "gerisin geriye tepetaklak dusus" sahnesinin ustune bu sefer de "kolona tirmanirken kolonla birlikte devrilmek" sahnesini ekledigi ve akillara asagidaki repligi getirdigi konser...-arabanin ne kabahati var aaabiii, sana sakar sakir tosladi, o inegin girdigi yerden hayir gelmez*bunun disinda da 7 aralik'taki konserle arasinda bircok paralellik vardi konserin. playlist %90 ayniydi. eksi in a darkened room, arti wasted time, arti yeni bir parca...tabi 7 aralik'a gore eksik olan detay, panterakay beyefendinin sahneye cikip haciyatmaz gibi sallanip sonra da stage diving yapiyim derken yere cakilmasiydi. swedenrock ayagina isvec'te hatun kovalama aktivitelerinde olmasalar allahbilir yine tesrifte bulunur ve benzer atraksiyonlari sergilerlerdi.bir soz de yeni melek denen mekani isletenlere: kardesim iyi guzel, sahne kic kadar degil, isikli misikli numaralar da mevcut, ama ya surayi dogru durust havalandirin, yapamiyorsaniz da kapinin girisine bir sigara icilmez levhasi koyun, nedir yani atla deve mi?

rock n' roll tanrısına, işitme ve ses duyularımızı feda ettiğimiz konser olmuştur. slave to the grind ile hızlı bir giriş olacağını ve ilk şarkıda dağıtacağımı düşünürken, bir anda zil zurna sarhoş, önüne geçebilirmiyim kızlarının taarruzuyla tarumar edilip, 3. şarkıda ilk bulunduğum yerden 3 metre geride buldum kendimi. şarkıların hiçbirinden habersiz, içmeyi bilmeyen, kafa dağıtmaya gelmiş, bir iki maymun yüzünden felaket derecede keyfim kaçtı. aynı davranışların*** yarısını, bir erkek yapmış olsa, anında korumalar tarafından dövülerek dışarı atılırdı.bunun dışında, bach gerçekten insanüstü güçlere sahip bir front man olduğunu gösterdi. seyirciyle diyaloğu, aralarda yaptığı ses oyunları ve sevimliliği ile taktir topladı. bir de, baz'ın ses durumunu gördükten sonra içimden "ulan bu adam velvet revolver'a alınsaydı dünyayı tersine çevirirlerdi" diye geçmedi değil.

ağrı kesici onur'cuğum* sayesinde izlediğim, hayatımın en keyifli, en hareketli ve dolayısıyla en boyun ağrılı konseriydi. ön gruplara son anda yetiştim ve dr.gypsy'yi kaçırdığıma çok pişman oldum. grup fazlasıyla iyiydi, herkesi coşturdular beklediğimin aksine seyircinin ilgisi de gayet yüksekti. vokalde meltem(yanlış duymadıysam) ve gitarist serhat'a özellikle hayran kaldım. keşke daha uzun çalsalardı.bach'a gelince.. fazla birşey söylemeye gerek yok bile. kusursuz bir şovdu. ufak tefek tipler olmamıza güvenerek olabildiğince yakınına gittik sahnenin. ilginçtir, itiş kakışlar-çarpışan kollar kafalar vs.. kimsenin umrunda değildi. herkes transa geçmişti resmen. bir ara önümdeki elemanın saçları arasında boğulma tehlikesi geçirdim ama o kadar da olsundu. chucky'yle güzel kareler (bkz: #7671679) çektik, o mesafede olmanın apayrı tadına vardık, ettik.. müthişti.ha bir de, nedensiz bir şekilde kıl olduğum barış akarsu kişisini orada görmek epey şaşırtıcı oldu. güzel bir insanmış meğer, takdir ettim.

seb'in türkiye'ye gümüş adlı dizideki ex'i için geldiği de söylenebilir, eh bu kadar kısa aralıklarla olunca. ah yurdumun güzel dizi senaristleri ah.*

bana yeni melek yeminimi bozdurmuş altın saçlı kristal ses.bu konser'de anlatılmaz yaşanır.

steve digiorgio ve bobby jarzombek için gittiğim ancak sebastian bach`a da hayran kaldığım konser...ancak üzüldüğüm bi nokta var ki o da bunların doğru dürüst sololarını izleyememiş olmak..en azından toplamda 5-6 dakkalık solo şovları fena olmazdı..*

konserde özellikle girişte sağdaki winston standındaki bayan en az sebastian kadar ilgi çekmiştir.

baz'i ikinci kere gorme sansi kadar dogru duzgun bir final donemi gecirme sansini da sunan konser. zira bu konsere sorunsuz gidebilmek icin adam gibi plan program yapip calismak gerekecek finallere.

sebastian bach' ın memleketimizde vereceği 2. konser ve ve ve kaçırılmayacak konserdir.bu sefer inanıyorum ki baz' a ulaşacak deplasmanda kendisini car car car mağlup edeceğim.

bu sefer kaçırmayacağım konserdir. kaçırırsam en mal sözlük yazarı olayım..

geçen konserinde döktüren rock prensi mr bach'ın ikinci istanbul çıkarması, gitmeyen çok şey kaçıracak.

(bkz: still goin wild)

bachin ilk konserdeki sahne sovu, performansi ve sesinden hicbirseyi kaybetmemis oldugunu gostermis olmasi itibari ile, kesinlikle kacirilmamasi gereken, memnuniyet garantisine sahip konser. bu sefer yeni melek dar gelebilir...

"herif sözünü tuttu helal olsun" dedirten konser. "see you this summer" sözünü unutmayalım ilk konserdeki...

rock star oluşu ve iyi bir insan oluşunun yanında delikanlılığını da göstermiştir bu insan verdiği sözü tutarak.

"lan???" - space time reality, 84, mucit

baz'in sitesinde de ilan edilen konser. gecen aralik'taki konserleri kaciranlar icin yeni bir sans.

bu efsane adami görmeyenler için belki de son firsat. ancak bu sefer steve digiorgio olacak mi bilemem. gittim.gördüm ve yine görecegim.

her rock and roll un ucundan azıcık bıle olsa gecmıs tc vatandaslarının kacırmaması, ılk konserın coskusunu katlaması gereken event

(bkz: bronx productions)

biletler 5 mayista biletix te satisa sunuluyor

grup şu inanılmaz kadroyla sahne alacaktır:sebastian bach - vokalmike chlasciak - gitarjohnny chromatic - gitarsteve digiorgio - basbobby jarzombek - davulbu manyakları biraraya toplayıp türkiye'ye getiren baz'dan da allah razı olsun ne diyim..

mekan yeri olarak yeni melek'i gordugum andan itibaren ne yapsak da konser mekanini degistirtsek dusuncelerine suruklemis muhtesem olaydir. sebos sole porsumus bole performansi kotu diyenlere inat yeni melegi tiklim tiklim edenlerin, konser sonrasinda bal doke doke anlatmalari ortamin daha da tiklim olmasi korkusuna suruklemektedir beni (artik o nasil olacaksa). ayrica yeni melek bir rock konseri icin olabilecek en kotu mekanlardan birisidir -hala fark etmediniz mi.

Rasgele

+ carno
+ vivre sa vie
+ besim ustunel
+ cilli
+ 15 subat sozluk bayrami
+ caylaklik evresi
+ nike vs adidas
+ aladdin
+ bulgur
+ bicycle kick
+ olkae
+ gitanes
+ nihang
+ golgotha
+ printer
+ sel sal ekleri
+ kabak tatlili carte dor
+ serart
+ acoma
+ monk

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam