aciya alismak

insan kendi için kendine acı cektirmek istemeyecegi icin, acıya alışılmasına neden olacak mutlaka biri vardır, bu kişinin acıya sebeb olma nedenide buyuk ihtimal ask-sevgi gibi kavramlardır. dolaylı yoldan ask acı yaratır insan bunyeside diger insan icin acıya alısır.

a natural disaster'i baştan aşagi dinledikten sonra hissedilebilen kavram*.

urfa'lıların ısot suz yemek yiyemesi olayı.

(bkz: pink floyd)

vucutta her impuls bir sura sonra sensivitesini kaybeder. en cabuk kaybedeni de kokudur. buna desensitivizasyon denir. yani uyaranin isarari sonucunda uyarinin durmasi, reseptorun yorulmasi. lakin tek bir duyum, aci, desensitivizasyon gostermez. vucud eger cesitli kimyasalar salgilamazsa, endorfin gibi, aci hep devam eder ta ki uyaran uyarmaktan vazgecene kadar. aciya biyolojik olarak alismak mumkun degildir.

acıya alışmak hayata alışmaktır,acıya alışmak ayrılığa alışmaktır,acıya alışmak zamanla alışmaktır,acıya alışmak zamana alışmaktır,acıya alışmak ölüm korkusuna alışmaktır,acıya alışmak depresyonla yaşamaya alışmaktır,acıya alışmak alışmaların toplamıdır...en kötüsü alışmaktır...

oysa başkaları kabul etmez bunu (bkz: acıya alışılmaz) ..

(bkz: bir acıya kiracı) olmak.

aciya alismak, her seye alismak... hayatta kalabilmenin, basetmenin on kosuludur. her insan da az cok vardir. iyi kidir belki de allah kahretsindir... yok olmasi sizi de yok edebilecek bir felakettir ama aciya alismak yine de cok acitir, kirar, o dolmayacak kocaman boslugu yaratir, hungur fosur aglatir, omrun yarisini belki de daha fazlasini alip goturur, alisamayan yariyla ne yapilir, nasil basedilir onu hic bilmiyorum! keske daha fazla sey bilsem.

(bkz: adana kebap yiyebilmek)

her anımsadığında içini kağıt kesiği gibi sızlatan şeylerin zamanla sadece küçük ürpermelere dönüşmesidir. acıdan uyuyamadığın gecelerin geride kalmasıdır,"nasıl" sorusunu artık her gece kendine sormadan uykuya dalmaktır. dalıp gitmelerin azalması, düşüncelerin çoğunu kaplamamasıdır artık. bi anlamda kalbin nasır bağlamasıdır, her acıya alışmakla kalbinden bi parça yitirmektir. eskisi gibi üzülememektir herşeye, bi o kadar da eskisi gibi sevememek. değişmektir.değiştiğine üzülmektir sonra.seni değiştiren şeyin acıya alışmak olmasına, nasırlaşmak olmasına kızmaktır içinden. eski sen olamamaktan nefret etmektir bazen. "o" şarkıyı dinlemeye cesaret edebilmektir. gözlerinin dolmasını,çenenin titremesini engelleyebildiğini farketmek. ona raslamaktan korkmadığını sanmak ama içten içe çok korkmaktır. yaranın kabuklarını deşmektir bazen isteyerek, o yara iyileştikçe bikere daha... sonra bikere daha... aslında alışamadığını farketmek sonra...

(bkz: bu gece son)

(bkz: acıya yılışmak)

söz konusu olan biberin acısı ise alışmak kaçınılmazdır. kapsikum maddesi aynı çikolata gibi beynin haz merkezini uyardığından psikolojik bağımlılık yapar, bir kez acı yemeye başlayan insan artık acısız yiyemez olur.acı çekmeye alışmak ise her zaman aynı derecede mümkün değildir. ötanazi hakkını savunan ve avrupa insan hakları mahkemesi tarafından aleyhinde karar verilen pretty, çektiği acıyı şöyle tanımlamıştır: parmaklarınızın üzerine bir kapının hızlıca kapatıldığını düşünün; şimdi de bu acıyı hiç ara vermemecesine bütün vücudunuzda sürekli hissettiğinizi düşünün...

(bkz: aci yok rocky)

(bkz: kaşarlanmak)

(bkz: derler ki bir yerden sonra acımaz daha fazla)

(bkz: öğrenilmiş çaresizlik)

aslında kaybetmektir.acı ile başa çıkamamanın sonucu, kabullenmenin başka dilde söylenişidir.alışınca acıya hiç bir amaç kalmaz yeryüzünde.

(bkz: nasır)(#1621337)(bkz: nasırlaşmak)(bkz: körelmek)

mutlulugu yeniden bulmaya çok yaklaşmaktır bir yandan,mutlu olmak yasama amacımız çünkü(bkz: alışmadan unutulmaz)

acıya alışmak bir kavle göre kazanmaya atılan ilk adımdır... ama atalarımızdan araklayabildiğimiz kadarıyla şöyle kombine bir durum da mevzu u bahis: son gülenin kahkahası uzaktan hoş gelir..

dunya uzerinde yaklasik 5 milyar 347 milyon 916 bin 183 kisinin farkinda olmadan basardigi sey..."aciya alismak" kavrami sadece karni tok sirti pek insanlarin tartisma konusudur. bu zirtapozlar icin de aci denilen sey; ask mesk, daha çok kazandiran bir iş ve insanlarla olan gecimsizlik sorunlarini icerir.

(bkz: acıdan kaçmak)

o noktaya hafiften basılmadıkça yaşıyor olabilmek, yaşamaya devam edebilmek.

(bkz: ben zaten her acının tiryakisi olmuşum)

aciyi kaniksamaktir artik..(bkz: insanin uzerinden ask gecmesi)

yasanilabilecek en kotu, uzuntu verici seylerin yasanmasi ardindan gelebilecek durumdur.

aynaya baktıgında agzı burnu dagılmıs rocky suratı gorup "acı yok, acı yok" un kulaklarda yankılanması.

(bkz: no pain no gain)

(bkz: dagcilik)

(bkz: alışmak sevmekten daha zor geliyor) *

Rasgele

+ melekler erkek olur
+ close to the flame
+ the day the music died
+ karenin alani
+ sevisirken isiklari kapatmak
+ insani duygusuzlastiran seyler
+ arthur john evans
+ yasamin zamanlamasi
+ re
+ stand up
+ bursa erkek lisesi
+ islak vucutlar ayar veriyor
+ emine sarpyener
+ kadin icin gecici olmayan erkek yoktur
+ seksenlerin hatirlamak bile istenmeyen objeleri
+ bu dukkanda molped var mi
+ soyleyecek bir seyi kalmamis olmak
+ buzuk
+ sana geldim
+ guzeller bahtsiz olur

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam