ali pehlivan

èrkeklere "ricky","elvis","rocky balboa" ; kızlara da "catherine","sharon" gibi adlarla seslenen bu komik insandan bikac ornek: -neymiş mat. ortak sınavı icin soru hazırlamak icin sabah 7de okulda olcakmışım. ulan daha karga bokunu yememiş ben okula gelcem ha. hocam yasemin hanımı* gordunuz mu?-gordum.kantinin orda piyasa yapıyor.

odev verirdi... hayvanlar gibi odev verirdi hem de... 30 soru mesela, her sorunun sıklari olurdu. aynen boole: a, b, c, d, di, dii, diii, e, f,........... wiii, wiv, z, zi... dahasindan bizi latin alfabesi korurdu...

(bkz: adana bursa ceyhan denizli edirne)

dunyada stand up yapan yegane lise ogretmenlerinden biridir. ayni donemde biz dehset neset'ten * ders almistik, ondan bizim donem mezunlari biraz gariptir.

"baletlesmeyin lan" demisti bir sefer. ne baleti hocam diye sorunca, spandau ballet seklinde yanit verip, olayi bitirmisti!

yıllarca adından bahsettirecek, akıllara kazınmış, torunlara anlatılacak bir efsane.

bizim zamanimizda yavas yavas ortaya cikan "ithal saka" larin klasik ornegi, ustu sinekli lule formunda bok modeli bir teneffuste sinifta masada biraktigi o meshuuurrr bond cantasinin ustune konmus, derse dondugunde gordugu manzara karsisinda, kocaman actigi mavi gozleriyle " kim sicti lan bunun ustune" dedirtilmis kisidir.

"evladim, sakinlesemeyen varsa ciksin disari agaci isirsin" repligi de kandisine aittir.

sınav soruları ve bu soruları degerlendirişi bile başkaydı ali pehlivanın. on soru sorardı ve hepsini sınavdan önce kendi uydurmus oldugu için, kendi degimiyle it gibi sonuçlar çıkardı. aslında genelde sınavlarda sonuç bulmak olası degildi. iki sonuç bulmus, birkaç soruyu da "ellemiş"seniz o sınavdan mutlaka gecer not alırdınız. paltosunu tersine katlar, en onde oturan temiz görünümlü kriketın dizlerine koyardı. o kızın görevi ders bitene kadar o paltoyu dizinde tasımak olurdu. sevgililere takılır "ama yürünmezki okul yolunda öyle el ele, löp löp olursunuz" derdi. hala bir lise defterimin arkasında vecizeleri özenle korunmaktadır.

sevmezdim, o da beni sevmezdi. en son kulak memelerim ve john lennon la ilgili bisiiler solemisti yanilmiyorsam bana. sahin arabasi vardi arabadan kitabini aldirmisti bana bi defa.

evet ya şahin arabasi vardi. bir gun okuldan donerken otostop cekmiştik de bize gotuyle guler bir hareketle fake atip yine de durmuştu ilerde almişti.

orta 1'deyken kucuk parmagimi iceri dogru bukup parmagimi aha nah boyle şişirmişti.(bkz: anneciiim)

kendisi erkeklerle ugraşmayı cok severdi. elleri tebeşirli olunca gelir bir ogrencisinin yanında durur ve elini silerdi. tebeşirle kişinin omzuna delme hareketi yaptıgını da bilirim, sonucta acı cektirir ama ogrenciden gık sesi duymazdı. yine de muhteşem bir hoca oldugunu teslim etmek gerekir, matematik bilgisi iyidir; herhalde kendi sıkılmamak icin takılıyor boyle.öhhö öhhö diye kesikli ozel bir oksurme stili vardır, pek komiktir. her sene yapar şunu kanımca:-cocuklar, yanında oksuruk şurubu olana 100 vericem.

bir keresinde sinifa bir eşek arisi girmiş, ve ali pehlivan "cocuklar yakalayana kanaat notu 5 vericem" demiştir. daha sonra sinifta izdiham yaşanmiş, aşşadan hasan tekin gelmiştir.

(bkz: ai pehlivan)

kızlara cricket erkeklere johnny dediği görülmüş yaşanmıştır, ne eğlenceliydi hayat dedim yine bi an. bi de kim var aynı yıllardan: (bkz: dehşet neşet)

yanimda oturan kız arkadasima (kız arkadaşım derken cinsiyeti kız olan arkadaşlarımdan biri) tenefüste bir arkadasi çubuk kraker vermiştir ve ali pehlivan durumu görmüştür.arkadaşım da biraz hoş bir kızdır ayıptır sölemesi, kendisi de takılmak ister haliyle.-kızım, ne verdiler senin ağzına tenefüste?

bana ivan dragon, esrarkeş veya dumancı diye hitap eden kızdığı zaman insana kafayı yedirten sevdiği zaman da tadından yenmeyen acayip insan-oğlum özgür sen eğitime katkı payı paranı yatırmamışsın?-hocam ben şeyy eee ( ne uydurcam lan yedik paraları? ) hııı kem a şey hocam babam yurtdışında da para alamadım ondan- yapma şinasi bu senin bi günlük sigara paran 30milyon ne ki senin gibi fabrikatör adama-ehuee hocam alem adamsınız yaa sanki havana purosu içiyoz alt tarafı parliament nieheheh :)

zamaninda sinavin birinden dokuz (9) aldi diye sinif arkadasimizi tahtaya kaldirip herkesin gozu onunde bi temiz doven egitmen, kutsal insan. sonra da cocugu acaip onore ettigini iddia etmisti. veli toplantisinda annelerimize babalarimiza "sizinki de dokuz alsin, sizinkini de doveyim" demisti. sene 1988 miydi neydi. dovdugu o arkadas simdilerde her eve lazim bir markanin bolge muduru oldu.

(bkz: based on a true history)ali pehlivan kendisini dinlemek yerine fisildasan ogrencilere ayar vermek uzere konusmaya baslar: a.p: simdi ben haftaya sinav yapacagim (dakka bir gol bir), siz tabi sinavi iplemeyip calismayacaksiniz (sinifta firtina oncesi sessizligi hakimdir), sinavda terleyeceksiniz, dogru yaptiginizi zannettiginiz bir soruyu yanlis yaptiginizi farkedeceksiniz, silmeye calisacaksiniz yaptiklarinizi, e tabi ogrenci adam kalitesiz silgi kullanir ne olacak siz kagidi yirtacaksiniz, kagidi yirtinca duzeltmeye ugrasaaksiniz. ama kagit saman olacak ve daha pis yirtilacak ve en sonunda aglayacaksiniz. sinif ayari almistir ama beni teget gecmistir ayar. netekim sinav gunu: 1. sinav kastirir terlerim 2. limit sorusunu yanlis cozdugumu farkederim 3. silmek icin elime silgiyi alirim 4. kalitesiz silgiye bakarim (flashback, siyah-beyaz, ali pehlivanin sozu kulaklarimda cinlar) 5. kagidi daha beter yirtarim 6. dayanamayip gulmeye baslarim, siradan duserim, sinifa rezil olurum 7. yillar sonra bu entryi girip (bkz: hey gidi gunler hey) derim

bornova anadolu lisesinde uzun yıllardır matematik hocalıgı yapan, ders işleyiş tarzı ve esprileriyle derslerin neşe kaynagı; gerektiginde saf geyik gerektiginde saf öfke ruhiyatına girebilen ve matematik bölüm başkanı oldugunu ögrendigim esaslı hoca. derste söylediklerini not alanlar vardır, okunup okunup gülünür sonradan.

söyledikleri anlamlı anlamsız kelimeler, kurdugu cümleler ile ekoldür-sayılar kendi aralarında bagımsız, orta asya'dan beri varolmuşlar-bundan sonrası batı yakasının hikayesi gibi-en son karıştırdıgımız halt-soru sormaya korkuyorum, seattle supersonics gibi çözüyorsunuz-tahtayı silerdim ama tahtayı silme arzunuza engel olmak istemiyorum-dik üçgenle bildigimiz bir sürü formül var. bunların en eskisi insanların yontma taş'dan beri bildigi pisagor.-çok pislik, it bir sayı çıkıyor. böyle it sayılar vermem sınavda-o sana o notu nasıl vermiş? herhalde senin tahtayı sildigini farketmemiştir-ders boş geçti diye kahrolmuşsunuzdur, boş ders alıcam-koyu çektircektin fotokopiyi benzin gidecekti-anlayan var mı? biz sallıyoruz, valla başlarını sallıyorlar-sonradan bir daha baktım orana burana ama 40 aldın-öbür sınava defter,kitap, peştemal açık yapacagım-(story continues as rocky 11) artık daha kısa alıyoruz, stallone- balboa.-osmanlının surları dövdügü gibi toplu hücum-tanım yazıyoruz, kalpten cigerden tanım; bant degil naklen yayın.

yeni bir konuya başlarken mutlaka bir cümle kurar-yeni bir okul yolunda yürüme operasyonu-yıldızlar gökyüzünde, savaşan şahinler operasyonu devam ediyor-yeni bir yanındakinin kulagını elleme ya da ellememe tereddütü-hani sarı yapraklar agaçtan düşer, üstüne basınca bir ses çıkar da siz beste yaparsınız. işte öyle bir konuya başlıyoruz-yürürken yanında birinin olup olmadıgını hissetme olayı. alpay'ın eylülde gel şarkısını dinlerken duydugunuz his-yeni bir konu, yeni bir mendil sallama olayı-yeni bir okul yolunda yagmurlu havada yürüme operasyonu. hatta çamurlu yolda botlarınızla zıplıyorsunuz ki botların havasını atasınız

-(hocam arı var ignesini sokacak) ulen arının ignesi ne yapacak? senin ignen daha büyük-bşk. yrd. nerde? niye yardım etmiyorsun başkana? (ediyorum hocam) yardımcı da arazi piyasasında. dışarıdan yardım ediyor. korulukta gördüm, ailecek kalabalık halde geçiyordunuz. ben de dedim ders çalışıyorlar orada, master yapıyorlar.. (hocam agaç var orda) agaç magaç yok, master yapıyorlar.-okuldan kaçarken otostop çekersiniz. okuldan kaçıp bana otostop çekiyorsunuz. ben zaten kaçıyorum , bana otostop çekiyor. sonra eve gidecek "annea ben okuldan kaçtım" "kim kaçırdı yavrum?" "ögretmen kaçırdı annea". ulen ögretmenle okuldan kaçılır mı yaa?-çocuklar bir daha koridorda pencere yanında durmak yok. piyasa mı yapıyorsunuz orada? piyasayı alsancak'ta yapın. kıbrıs şehitlerinde victoriada yapın. burada pencere yanında piyasa olmaz.-(kaç sınav olacak hocam?) 3 banko, 4 plase, 5 süpriz. 6 mı? 6 impossible-(hocam 3 çıkıyor!) altug, sen hatayda bir yer var. dünya ay güneş apartmanları. biliyor musun neresi orası? poligon. atış yaptın yani.-anladın mı? (anladım) nasıl anlarsın ya? anlaman için master yapmış olman lazım

-(altug saçını kestirilmesi konusunda uyarılır, pzt günü kestirip gelir) altug* bu saç ne? kestin mi sen bunu şimdi? arkayı fildiri fildiri fiş yapmış; havaalanı gibi. (hocam, muzaffer abiye al dedim, böyle aldı) sorsaydın muzaffer abi senin zamanında traş oluyor mu diye. adamın saça bak! altı boş yukarı sallıyor. gel bana md. yrd. kısa dedi diye bence bu bile kısa; istersen salla daha, ne kadar sallarsan salla... gel bana ben de delikanlı altug sahaya çıksın diyeyim-(sınıfa perde takılacak, kimin alacagı belli oluyor) muhterem piyasaya girdigi için türkiye, bir perde lafı açıldı, rekaber ortamı dogdu; sınıf gümbürtüye gitti. çocuk çankayaya gidecek,verin yol parasını, tost parasını. hem belki dürüm yer çocuk...-eger konuşursan gelirim oraya, çorabının ucundaki delige karışırım. sessiz sessiz otururken sizin çorabınızı soran var mı?-(sakız çigneyen ögrenci yakalar) var mı başka sakız çigneme operasyonu yapan? (hocam unuttum walla) ya agızda sakız unutulur mu hiç? unutulan şeyin operasyonu yapılır mı? agza sakız alınır mı hiç? başka (!) şeyler alın. ayrıca sakız çignendigini hissetsin. sakız tadını alın. dişiniz sakızla cak-cak sesi çıkartsın.-(tahtaya birşey çizer) güzel olmadı bu.. aslında estetik degil ama ayrı bir devlet, ayrı bir cumhuriyet; hani okul yolundaki solmuş çiçek gibi.-bitiren yanındakinin kulak memesini elleyebilir. bak adam sarıldı hemen memeye. memeci herif!-dalga mı geçiyon, adam mı seçiyon?

matematik derslerini anlamlı kılmasıyla ünlü hafif kafayı sıyırmış bal hocalarından biri. ki ottü mezunu hocalar genelde bu formatta olurlardı. hafızamızda kalan bi kaç örnek:-(melih soru sormak özlemindedir)hocam bişi sorabilir miyim?-sorular dinleyici istekleri köşesinde melihciğim, şimdi canlı yayındayız.-ders bitmesine beş dakka kala haber verin, sonra servislerin ardından postallarımızı fırlatmak zorunda kalıyoruz. hayır bagcıklar olmasa yine sorun diil.-kızım sende sallama sırayı..anlayan arkadasının kulagına parmagını soksun...

anlayanlar yanındaki arkadaşının kulak memesine dokunsun; sonra sınavda kimse önündekinin omzunu yalamasın. sınavda kimse kimseden kalem, silgi, çorap, pijama, şampuan, tas, pestemal, sıvı vim, klorlu vim, tüfek, tabanca, atom karınca, öksürük şurubu istemesin. yanında tırnak makası olana 100 vericem. kimsede yok mu? kızım siz okula malzemesiz mi geliyorsunuz?

limit sorusu, n'in sonsuza gittigini belirtecek:-bu n var ya, bu n; manisaya kadar gider.

buyuk insan rahatsiz insan. yukaridaki ve benzeri cumleleri kurarkenki ruh halini gormelisiniz. bir de soyle bir efsane vardir "sallama sirayi" hakinda. masira arapca yada farsca da, cok afedersiniz, sik anlamina gelirmis. salla siki derken anlasilmamak tam da ali pehlivan'a yakisir bir harekettir. benim favorim ise:roger waters beyindir.

cenkerdemin birleştirilmiş hali olan matematik hocası.

bir gun tahtaya tpart yazdi ve bunun bir film adinin bas harfleri oldugunu, bilen kisiye bes tane yuz verecegini soyledi. kiyamet koptu tabi. kimse de bilemedi ama. sinifin eli yuzu guzel kizlarindan birine ceketini emanet eder dersin basinda, bazen de "kalk naomi siraya cik da soyle etrafinda bir don" replikleri duyulurdu. aralarda "yaninda vermidon olan var mi? yaninda vermidon olana yuz verecegim, yok mu? uc tane yuz verecegim" benzeri cumleler kurardi. siralar arasinda dolasirken ogrencilerin stun pointlerine elindeki tebesir veya defter ile ani darbelerde bulunurdu. oldurmez ama uc dakika boyunca surundururdu o vuruslar.

arada sırada kendisi tahtayı temizlediğinde , teker teker sıraları dolaşıp parmak aralarını öğrencilerin gömleklerine siler, sorduğu soruları yazmayanları görünce de ellerine kalem batırırdı.

-kızım kutunu aç, niye kutularınızı açmıyorsunuz?- ne kutusu hocam?- açın açın, herkes kutusunu açsın!

(bkz: emel baturünlü)(bkz: ünlü bornova anadolu lisesi hocaları)

(bkz: sevsin seni sevme sen)

ogrencilerine taktigi ve de neredeyse hepsi birbirinden bagimsiz; enrique, michael, catherina, jr gibi ithal isimleri ogrenciler o kadar cok benimserlerdi ki; orta1'de bizi kendine hayran birakip askere gidip dondugu ve sonra da orta3'te de bizim sinifa girdigi ilk gun, yine tahtayi silmek, tebesir bulmak vb. amaciyla sinifin sessiz ogrencilerinden birisine seslenirken senin adin neydi sorusuna sessiz-sakin arkadasin tom jones seklinde yanit vermesi, gordugum en zeki hocaya bile mavi ekran verdirmistir. okul cikislarinda beyaz sahinini kalabaliga surer ve de hic istifini bozmadan, elini kornaya goturmeden ama yuzundeki gulucukleri de esirgemeden ogrencileri arabasiyla iktirerek agacli yola uzanir.

dersinde example, ekzamploş olur (konu sonunda: şimdi de patlatalım bi ekzamploş); permitasyon kombinasyon olasılığa, permi kombi tombi derdi. bi de bunlara benzer bir adeti vardır. her sınavın son dakikasında hiç sektirmez, piskopat bi ses tonuyla yavaş yavaş: "çocuklar soon rüütuuş, tüütuuş vee dee küütuuşlarınızı yapın" der. bir de dönem dönem favori laflar edinir. örneğin bir ara takmıştı derste durup durup sıkıldıkça: turbo interkulır mikro incekşın diyordu, sonra bi ara da sietıl ssupersoniksss diye tutunmuştu. ama en klas -nev'i şahsına münhasır- hareketi herhalde kesik çizgilerle başlık altı çizme yeteneğidir. tebeşiri eğmeden, tahtaya dik ve gevşek tutarak çizerseniz, çizgiler kesik kesik olur ve çizerkende tır tır tır tır diye bir ses çıkar. sınıfta kimilerinin içini kaldırırdı bu ses. gülerdi ali pehlivan. sonra da bazen tekniğini tarif ederdi: "arkadaşlar bunu öyle herkes yapamaz, tebeşiri burnunuzun dikine ya da dik olan herhangi bir organınızın dikine tutarak, naaziikçee çizeceksiniz".

sinavlarin bitmesine 10 dakika kala son rutus tutus ve kutuslarinizi yapiniz lafini 10 saniye arayla yaklasik 200 kez tekrarlamasiyla, sinac sonlarini komik bir heyecana ceviren hocamiz.

her sözünde ayrı bir inci olan,her ders en az üç kez çantasının içini yerleştiren ve 2004 sezonun son moda kar montuyla ve yıllardır değişmeyen saçlarıyla aynaya her tenefüs bakan insan.

o bir bornova anadolu lisesi fenomeni..esi benzerine rastlanmaz, turunun tek ornegi bir sinif ici atmosfer duayeni..degismez bond cantali ve yandan ayirdigi o modeli degismeyen afilli saclari...koca sinifa, tahtayi sileceklere yuksek not vadedip butun talebeleri birbirinin ustunden atlatip silmek icin yaristirmisti adeta..onun derslerinde silgi hep sira altinda her duruma nazir bir sekilde tutulan degerli bir totemdi adeta..o bir "isparta burdur" lafinin takipcisi..."tekban tek-tek-tekban" diyerek sag kanattan ilistirirdi gogus bosluguna 4 parmagini...yazdigi sorular icin "basit asit ve de kasit" yakistirmasini koro halinde yaptirirdi, "anlamayanlar yanindakinin kulak memesini oksasin"...ama ben anlayamazdim nereden fakat herkesin kiminle ciktigini bilirdi.."oglum seninki geciyor bak sinifin onunden sen de cik git yanina piyasa yaparsiniz".."kizi goturdun mu haftasonu altinkapi'ya? bonjour'a?"...arka arkaya o kadar guzel "it it it it herif" diye kopardi ki, o vurgulari kimse oyle koyamaz..ogrenci tanimlamalari muthistir bir de..."ekin arkadasimiz kendi capinda, mahcup, canayakin, sempatik, supermodel bir kizimizdir" der bir de basini oksardi tebesirli elleriyle, arada yankarin boslugundan da durterdi futursuzca..erkeklerinse alenen elinin tersiyle yuzuyle omzuna naklederdi tebesir tozunu..alimli gozuken bayan arkadaslarimizi "jennifer" erkekleri ise "enrique" diye cagirirdi..bazen tahta biterdi tek satira sigdiramazdi yazacagi denklemi, hic istifini bozmaz akabinde duvara yazmaya baslardi..oyle son noktalari da tak tak diye vururdu adeta tahtaya, tebesiri bitince hic istifini bozmaz direk yere sallardi (yerden toplayan mutlaka cikardi)..esyasi falan kaybolmaya gorsun yikardi ortaligi mali cok kiymetliydi...ah ali pehlivan, unutulmazsin sen..."yeniden yine bir hayati anlama, yandakinin kulak memesini elleme operasyonu"....ne kadar yazarsak yazalim onun dersini almayanlar anlayamaz bu tecrubeleri...eh olme sen emi alipo...

yeni yapilan hazirlik binasindaki ilk aylarimizdan birinde bir heyecan ve coskuyla koridora attigim koku bombasinin etkisiyle ali hoca:-ulen bütün okul osursa böyle kokmaz burasi, hanginiz yedi bu boku?!diye kükremistir.

yaptığı geyikler yüzünden dersinden hiçbir şey anlamadığınız ve her dersinde en az 5 kez dumura uğradığınız matematik hocası.bir de kızı vardır bunun,kızını okul birincisi yapmak için elinden geleni ardına komaz.

Rasgele

+ olumcul laboratuvar quotelari
+ dersane sloganlari
+ emirhan
+ dis sikmak
+ bunalimdan kurtulmak icin yapilmasi gerekenler
+ hapse girmeyen insan tipi
+ arkebion
+ fuck the system
+ mfo
+ ben yerine biz kullanan zihniyet
+ cagri
+ sprite
+ camembert
+ kreatinin
+ o oldu diyaloglari
+ yaz tatiline giren ilkokul ogrencisini kiskanmak
+ salla basini al maasini
+ otogar
+ outlands mud
+ skate music

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam