alkollu bisiklet kullanmak

iki saat icinde ontane bira icip ustune yarim litre votka su karisimini fondipleyip yokus cikmaya calismanin cok vahim sonuclara neden olabilecegi bir eylem seklidir. sabah veya oglen uyanildiginda vucudunuzun olmayacak yerlerinde envai cesitte yarayla karsilasabilme ihtimali pek yuksektir.

yavas gitmek zordur cunku denge sorunlari yasanir. hizli gidince bu sefer de zayiflamis refleksler yuzunden bariyerleri asip otoyola, kirlara vs. dalma ihtimali bulunur. mecbur kalinmadikca sakinilmalidir.

(bkz: kafa kiyakken bisiklete binmek)

alkollu bisiklet kullanmak zorunda kaldiniz diyelim, mevlam kayira diyerek yola koyuldunuz. asla iki sarhos iki ayri bisikletle bir de geyik yaparak surmeye kalkmayin. cunku;- birbirinizin tepesine surme olasiliginiz yuksektir- birinizin abuk bir hareketine digerinin ani tepki vermesi nedeniyle zor anlar yasanmasi kacinilmazdir - karsidan gelenler sizi sagi ve solu birbirinden uzkalasip birbirine yakinlasan bir araba zannedip halusinasyona gark olabilirler, yapmayin etmeyin

(bkz: bisikletle takla atmak)

trafik kurallarında cezası olmayan tehlikeli eylem.

bazi ulkelerde bisikletlilere cevirme yapildigini eklemek isterim. gerci kimse kendi halinde giden bir bisikletliyi tutup kontrol etmez ama o bisiklet alkollu olmanin tum emarelerini gosteriyor ise bu durumda bir devriye ile karsilasildiginda durdurulmak ve ceza yemek kacinilmaz oluyor (bkz: bircok arkadasim)

zevkin dibidir. gecenin ilerleyen saatlerinde kafa güzel olduktan sonra bir de üstüne bisiklet tepesinde bagira cagira sarki söylemek vardir ki, polis tarafindan durdurulup polise de bir öpücük kondurmak isten bile degildir. insan tekerlek yerine bacak sahibi oldugunu ertesi sabah anliyor tabi...

yokuş çıkarken yana devrilmekle sonuçlanabilen eylem. bir de yalpa vurmak var tabii. bisiklet üstünde sızmaktan hiç bahsetmiyorum ki ben bunu zamanın birinde yapmıştım. bütün bunları gece 2de eve dönerken istanbulun ortasında yaşadığınızda ise dadından yinmez.

efendim hollandalilar dogru soylemis, gecenin korunde sarhos kafa son surat giderken kaldirima yuzden gecirip bi de ustune arkadan gelen denyo arkadasiniz sizin ustunuzden gecince ayiliyosunuz haliyle.. bacak ve kollarda curukler, ellerde ve yuzde siyriklar bi de on disin kirilmasi... cok tehlikeli. ayrica velvet underground'dan nico da alkollu bisiklet kullanirken hayatindan olmus. ha bir de bizim kaza almanya da yasandi, polise yakalansaydik bi de ceza yiycektik ki kimliksiz de cikmistik, geceyi nezarette gecirecektik.

kesinlikle bu davranıştan kaçınılmalıdır.bisiklete tercihe göre şekersiz bir türk kahvesi ya da bol limonlu ezogelin çorbası içirilerek ayıltma işlemi uygulanmalı ve sonrasında binilmelidir.

(bkz: stairway to heaven)

vıjjjjjttttt, bipbip çekilin çocuklar, hahaaaaaaaa, ulan bulutlar ne güzel, ne korna çalıyon be düdük....... nasıl güzeldi gözleri... vıjt diye inilir yokuşlardan. ayıkken duyulan kaygı duyulmaz. evde denemeyiniz ama güzel oluyo.

hayatta yalnızca bir kere yapılması gereken eylem **. bisiklete binmenin ne kadar denge gerektirdiğini bir daha kanıtlar. aslında yıllardır bindiğimiz için kanıksamışızdır iki teker üzerinde dengede durmayı. ama aslında o her gün karşılaşılan mucizelerden biridir; üç nokta gerekmeksizin ayakta durmak mucizede değilse nedir? bunu anlamak için ise ilk 10 metre yeterlidir. yavaşça gövde yanlar, gözle görülür biçimde yere doğru ilerlenir, hız gittikçe yükselmektedir sanki... refleksler bir türlü devreye girmez. göz göre göre yere gidilir, vurulur. ilk 10 metrede akıllanmayıp bir de trafiğe çıkmak vardır. hayatın film şeridi gibi geçmesi deyiminin nereden çıktığına açıklık getirir. bir de eforla birlikte alkol iyice kana karışır, kan dolaşımı hızlanır ve alkolün etkisi katlanır. bir süre pedal çevirdikten sonra leylâlık katsayısı bu yüzden artar. eve geri dönmek ya da kaldırımda uyuyup biraz olsun ayılmak artık dünyadaki tek ikilemdir. zaten eve geri dönmek iyice zorlaşmıştır. iki kilometre mesafedeki ev artık ulaşılamaz gibi gelir. *

tehlikesi alkollu araba kullanmaktan daha fazla, cezasi ise danimarka sinirlari icinde hemen hemen ayni olan eylem. olmeseniz ya da ceza odemeseniz bile en azindan kic ustu oturur rezil olursunuz. yapmayın, etmeyin.

-karsidan iki motosiklet geliyobjjttt! aralarindanjjj gecelimmm!!-neaaaah hayiiir, onlar motosiklet degil, kamyon o!!!

fenadır. kafa göz yarılabilir. ayakkabının bağcıkları pedala dolanıp sizi bisiklete kopamayacağınız bir şekilde bağlayabilir. ertesi gün bacaklarınızın çocukken olmadığı kadar yara bere içinde kaldığını görebilirsiniz. onlar geçmez bir de, aileye de açıklanamaz nasıl hasıl oldukları. fenadır yani. alkollü araç kullanmamakta faide vardır her türlü.

daha önce de yaptığım, birazdan da gerçekleştireceğim hadisedir. lakin türlü belirsizlikleri bünyesinde barındıran aktivitedir. misal polis sizi çevirip bisiklete el koyduğunda , siz bisikleti kullanmadan taşıyarak eve götüreceğinizi söylerseniz ne olur? hangi ehliyete el konulur? cezası nedir?süper zevkli olduğu su götürmez bir gerçektir. ama siz gene de trafiğe kapalı alanda tecrübe ediniz.

(bkz: anlatım bozukluğu içeren başlıklar)

(bkz: alkollü bisiklet)(bkz: tadından yenmez)

feci sonuçları olabilir -yokuşun dibindeki elektrik direğini çok geç fark etmek, iki hafta şiş dizle gezmek gibi-, hele ki bir yandan da california dreamin dinlenip dans ediliyorsa.

şuursuz bünyelerin yaptıkları bir harekettir, akıl başa gelene kadar. akıl da başa genelde, hayatın film şeridi gibi gözün önünden geçtiği anlarda gelirmiş, ama ben kendi filmimi hatırlamıyorum, sarhoştum. betonun tadıyla beraber kavuştuğum şuurum ise, yokuş aşağı hızla buzlu zeminde* ilerlerken yaklaşan kaldırımdan uzaklaşmanıza yetecek refleksinizin alkolle eridiği gerçeğini hatırlatır bana. ve sürtünmeyi takip eden taklayla kafalama yere çakılmam, yoldan geçen çocuğun geri gelip 'are you ok?' sorusuna 'i am fiiine*' (bkz: ross geller) cevabıyla bile toparlanamıcak bir gurur kırıklığı bırakır, asla kapanmayacak yara izlerini yoksayıyorum...

yaklaşık bir ay önce biten biraları tazelemek için denediğim akabinde kaldırımdan gidip önüme çıkan iki bayanı ezmeyim diye soluğu çalıların arasında almışlığım da vardır. üstüne bir de ''madem kullanamıyosun ne diye biniyorsun?'' bakışı yedim. her şeye rağmen o kafayala gidip 10 bira alıp bir adetini bile kırmadan geri götürmüşlüğüm de vardır hani. * not: 10 birayı ben içmedim tabii ki.

Rasgele

+ ataji
+ ot ve portakal suyu
+ yiyip yiyip kilo almamak
+ en karizmatik cizgi film karakteri
+ kadinlar melektir kadinlar kutsaldir
+ fulgencio batista zaldivar
+ atem tutem ben seni sekere katem ben seni
+ yanlis park eden arabaya not birakmak
+ buces bbs
+ mobileburn
+ ugur dundar
+ forsaken
+ midye kabugu
+ alismak tehlikeli ve yasaktir
+ zhang yimou
+ aspirin silgili kalemtras
+ imq
+ cincin
+ masturbasyon malzemesi
+ her konuda degerleri olan tassak gecilesi insanlar

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam