ally mcbeal

5. sezonunda yapimcinin fark acilinca oyuna onune geleni sokan basketbol kocu tavri takindigi dizi (kim bu adamlar yaa, hepsi birbirine benziyor)

jenny karakterinin güzelliği kişiyi boş baktırırken, glenn karakterinin hoşluğu, lüzumundan fazla güzelliği, öyle bakmaz olsun bir adam bir kadına dedirtebilitesi hayli yüksek gözü kaşı, allyi olduğu kadar izleyeni de çileden (ya da baştan) çıkarmış mıdır? çıkarmıştır konulu dizi.

cok severek izledigim ve etrafimdakilere de alistirip sevdirdigim cok basarili bi dizi..her bolumunden sonra insanlarla kulisini yaparim... married with children in yerini almasina ve o diziyi de cok sevmeme ragmen bu dizinin yerine gecmesine uzulmedim...herkesin izlemesi tavsiye edilir..

(bkz: john cage)

ally'nin ilk sezonlarda göstermeye çabaladığı seksi kadınlıktan abla kıvamına geçiş yaptığı dizi.

entry sayisini gorunce sasirdigim, ulkemde olay yarattigini anladigim postmodern pembe dizi. elalemin desperate single female lawyeri ulkem insaninin derdi olmus. bu adamlar kime neyi pazarliyacaklarini iyi biliyorlar.***

cnbce izleme fırsatım yokken nedir bu ally mcbeal çılgınlığı diye meraktan çatladığım bir bölümünü izlemeye biraz tahahmmül gösterip bir daha yüzüne bile bakmadığım dizi olmuştur bu. ya da karakter demek daha doğru olacak sanırım. o sinir bozucu kadını kendileriyle nasıl özdeşleştirmiş insanlar bi anlam vermedim ben.

cumhuriyet derginin bugünkü sayısında "ally mcbeal fırtınası" olarak yer bulmuş dizi. hatta yazıda "interneteki ekşi sözlük sitesinde fikir beyan eden bir kişinin söyledikleri ise şöyle..." şeklinde bir alıntıya da rastlamak mümkün. lakin kişinin nicki belirtilmemiş ben de burda öyle bir entry bulamadım, gözümden kaçmış olabilir ya da entry sahibi uçmuş olabilir.

"burclarin amina koyim size bisey olmasin" mantigindaki insanlarin bile * allynin dengesiz bi terazi nin allahi oldugunu kabul ettigi bi dizidir bu.. bi insani dengesiz olarak kabul ettikten sonra yaptigi hicbiseye sasirmayan "ay cok acaibim ben ya sunu sunu yaptim inanabiliyo musun?" sözlerine eyw diyebilen kişilerde de görülebilecek yaklaşım gereği dizi de bu acıdan değişim görülmemektedir.. aynaya bakan suretinden yanilir prensıbı geregi etrafınıza şöyle bi baktığınızda amerikan toplumu etkilenmesi mıdir yoksa insanların evrenselliği midir bilinmez bu yapılar ally e taş cıkartıcak davranışlarla karşınıza çıkmakta* size "e be yarraam" tepkisini verdirtmektedirler.. bu dizi de bu aralar en cok diikatimi ceken değişim ise bazı konularda bokunu cıkartma olayının abartılmasıdır.. mesela yakın bölümlerden birinde georgia nın büro yu dava etmesi ve tazminat talep etmesi "amına koyim bu amerika ne kebap memleket" baloncuklarını kafamızda olusturmustur.. bu iş böyle giderse her sikime dava acılacak, dava konusu olarak loop a giricek bu adamlar.. veya filmin başında dava edilen şeylere dava ettıklerı ıcın dava acarak bi loopa girmesini beklemekteyim..

sinir katsayımı hızla yükselten gudubet dizi. şımarık ve bencil bi insanın bu kadar sevimli gösterilmesi çabasının nasıl da başarıya ulaştığını ciddi anlamda merak ediyorum.

60 bölümü yayınlanan ve toplam 112 bölüm cekildigine göre 5 aylık bir ömrü kalan dizi*

iyice taşşağa saran, "dedektiflik oynayak hele bu bölümde de" gazıyla "fbi geldi, yatın lan yere" repliğiyle de bunu kanıtlayan dizi.

bu aksam itibariyla sona erecek olan dizi. ancak meraklilari sakin ha üzülmesinler cnbc-e tarafindan yapilan aciklamaya göre, bu ayrilik kisa sürecekmis. kisa bir süre sonra mcbeal, agirlikli olarak cekimleri yapilip da bölümlerde kullanilmayan sahnelerden olusacak olan ally ile karsimizda olacakmis.

calista flockhart in bile artik bay geldigi bir erkegini bulamama sendromu vardir, ama kendisini izlettirir. buradaki diz kapagi oynaşmasi diyebilecegim teknigi cozen anindaalemlerin krali olacaktir. yeni serisinde bir ruh arkadasi edinmişir, hatta gelen yeni citirin yuzundeki ciller tek tek ozenle sayilmalidir.

her zaman gülümsemeyle izlememe rağmen, bugün ağlamama neden olmuş dizi. gerçekçi...

oyunculari, yazari, ...(bkz: hersey) cok basarili olan, aglatan ama cok da guzel olan dizinin adi.

gercek hayattan cok farkli olmayan dizi.

dizideki tek normal adam bugün itibariyle, sevgi ifadeleri ile diziden ayrılmıştır

(bkz: yorgan gitti kavga bitti)

bugünkü bölümünün sadece, beni inanılmaz şaşırtan son sahnesini görebildiğim, neler olduğunu anlatmaları için takip eden arkadaşlarımı aradığım, sonuç alamayıp merak içinde saat 2' deki tekrarını beklediğim güzel dizi.

billy nin ölümüyle tanrım ne olur ben sevgilimden önce geberip gideyim su acıya katlanamam diye dusunup, sonradan kendi kendime sakin ol sen delikanlısın gozyasıfalan seni bozar dememe ragmen beni bögürtlü bir aglamaya bogan dizi (bkz: sulugoz)

billy'nin ölümünü ve ölümünden 2 dakika evvelki dialoglarıyla birlikte benim vanaları açmama neden olan. gerçek hayatta olabilme ihtimalini düşünmem ile birlikte şakır şakır ağladığım cnbc-e dizisi... (bkz: erkek adam aglar)

(bkz: billy thomas)

bu aksamki bolumunu izleyenlerin aglamamasi neredeyse imkansiz olan dizi. bolumde neler olacagini biliyor olmama ragmen, yine de koltuguma mihlamayi basarmis, bogazimda bir yumru ve gozlerimde yaslar olusmasina*** sebebiyet veren tv yapimi. bir karakterin olumu ancak bu kadar ani, ve ugurlanmasi da ancak bu kadar gorkemli olabilirdi.

her zaman beni gulmekten oldurmesine karşın, bugun itibariyle salya sumuk aglatan dizi..

insanın çocukluğundan beri sevdiği hatta tek aşkı olarak bildiği kişinin ellerinin arasından nasıl bir anda kayıp gideceğini tek bölümde etkileyici olarak anlatan, ağlamaktan başımın ağrımasına neden olan, şehre yeni bir adam geldi şarkısı eşliğinde hayatının aşkını ölüme uğurlayan kadının maceralarının işlendiği dizi...

insana halusilasyon gormeyi istetebilecek belki de tek dizi

bugünkü bölümünde önce -beyin tümörüm var-kafanda mı-hayır kıçımda, kıçımda beyin tümörü var allyrepliğiyle yarmış, sonra ağzıma sıçmış dizidir

gercekten oldukca genis kadroya sahip bi dizi.. diziyi her bolumde farkli formata sokabilirsiniz.. ilerde porno ya donerse kadro yine hazir.. ally i geri dortlunun sagina cekersin.. ling i ve nell i ileri ikiliye alir arkalarina finsch i koyarsin.. kadro gercekten saglam kurulmus.. begenerek izliyor billy icin de allah taksiratini affetsin diyoruz..

3. sezonla birlikte bölüm başına yüzbinlerce dolar talep eden billy thomas karakterinin* david e kelly tarafından sittiredilmiş olabileceği akla gelse de, gerçekte gil bellows'un başka dizilerde de oynadığı ve yeterli zamanı olmadığı için şakacıktan öldüğü bir tv şeysidir bu. korkarım ki, ölüm de kurtuluş değil. ally'yi şu kadarcık tanıyorsam, halüsinasyonlar devam edecektir. adım gibi eminim.

gerçekte ortada ölen birinin olmadığını, sadece bir oyuncunun-muhtemelen son derece mantıklı bir sebepten-diziden ayrıldığını bildiginiz halde, sanki gerçekten hayatınızdan bir şeyler eksilmiş gibi içinizin acımasını sağlayan dizi. ya bu adamlar bazı şeyleri çok iyi biliyor, ya da tüm bu salya sümük entryleri giren bizler salagiz. neyse tabi bütün bunlar dizi bitmiş olmasına ragmen hala ağlamaklı olmayı kendime bi türlü yediremeyişimden... john cage gene yüz ifadeleriyle bile yetti. richard fish nasıl oldu da bu kadar güzel ağlayabildi bilen var mı!yine de billy gittiyse bu da demektir ki, "there's another new man in town"...and show must go on.*

bugunku bolumunu seyrettikten sonra "ama ama olmazki" dedirten sonrada gozumden yaslar gelmesini saglayan dizi.

beni deliler gibi ağlatan, eskiden cok eylenerek izlediğim, her bölümde billy ile ally nin evlenmesi icin gerekli olayların olmasını ümit ettiğim, sabırla beklediğim, ama bugünkü bölümüyle beni sonu gelmez bi depresyona sokmuş, aklıma gelen herkesi arayıp seni cok seviyorum iyi ki varsın dememe neden olmuş ve buna rağmen hala kendimden utanmamı sağlayamamış dizi

derhal bir tokmakçı bulup sorunlarıyla başımızın etini daha fazla yememesini istediğim karakter.

david e kelleynin ne kadar başarılı bir yapımcı olduğunu bi kere daha anlamamı sağlayan güzel dizi.

17 aralık 2002 tarihindeki bölümü ile beni ruhsal bunalıma sürüklemeye başlayan dizidir... lakin billy thomas o diziyi seyretmek için başlıca bir sebepti...

ekşi sözlükte her bölümü hakkında günlük yorumları okunabilicek belki de tek dizi.

bugun yayinlanan bolumu ile beni salya sumuk aglatan ama bir turlu billy'in olumune mi agladigimi yoksa boylesine buyuk bir sevgi yasamadim diye mi agladigimi kestiremedigim etkileyici dizi.

bugünkü bölümüyle insanların arkasından neden böyle törenler yapılmaz ki diye düşündüren dizi.

billy: i have brain tumor...ally: ......ally: in your head? billy: no, in my ass.. i have brain tumor in my ass..diyaloğuna çok güldüğüm..guzel bakışlı adam billy'nin öldüğü ve bugün itibarıyle işin içine hüznün de dahil olduğu dizi..

sarı kafalı haliyle bile sevgi duyduğumuz içinde hassas bir doku barındıran poor billy'nin bugün hakkın rahmetine kavuşmasıyla* izleyenleri derin hüzünlere sevk eden, isyan ettiren seri dizi.sevgili ally mcbeale başsağlığı mesajlarını sunarız sözlük ailesi olarak belki de.

beni en cok etkiliyen ne kadar gercekci bilmesemde adamlarin yaptiklari cenaze torenleri..burda kiyisindan kosesinden sahit olduklarimla pek alakasi yok hicbirinin ve sahsen kendim icin dizideki turden bir tane istedigim kesin. tabi herangi bir mabet vs icinde degil. ama konsept olarak hos bence.

izleyenleri tarifi mümkün olmayan acılara gark ederek bugünü sözlük tarihine geçirmeye çok yaklaşmış tv şeysi, uzuntu ve muz kabugu... kemerlerinizi bağlayınız, inişe geçiyoruz. bir sonraki seferimiz gece 02:00'de. bu sefer tedarikli geliniz, selpak zart zurt herşeyinizi yanınıza alınız*, kendinizi yerden yere vurunuz. mümkünse ölünüz.

aynı cenaze torenlerini yurdumda da ıstedıgım cenaze torenlerıne sahip amerikan dizilerinden biri olmuştur bu.. şöle ki:imam: evet bugun burda ismail dayının cenazesi için bulunmaktayız.. ölüm allahın emri.. buna diyecegimiz yok pek muhterem müminler ..konusma yapması için buraya en samimi arkadaşı süleyman emmiyi çagarıyorum..sü em: ismail bir müminden önce cok iyi bir arkadaştı.. su camiye geliş gidişini hayatım boyunca unutmayacağım.. namaz kılarken her secdeye vardıgımda bilecegim ki ismail bana gülümsüyor.. o cok iyi bir mümin di.. ölümü için üzülmemizi asla istemez onun için mutlu olmamızı isterdi.(burda kamera müminlerin suratlarındaki o masum gülüşü ceker)haydi artık bence zamanı.. (ve film burda kopar.. kenarda bekleyen marjinal ilahi korosu ilahiden girip olayı davul ve zurnanın eşliğinde halaya taşırlar. tabut da halay eşliginde ebedi yolculuguna ugurlanır )

basından beri bir turlu isinamadigim billy thomasın bugun itibariyla hakkın rahmetine kavustugu dizi. aglamadım ama uzuldum. sonucta iyi bir avukat, orta halli bir koca ve hatırı sayılır bir kadiristti. topragı bol olsun. amin.

nell potter'ın john'umuzu cage'imizi* terk etmesi ve akabinde diziyi moonlighting* gibi iğrenç bir duygu yumağına, bir sevgi böceğine dönüştürmesinden korkulan bill thomas'ın hakkın rahmetine kavuşmasıyla, boşa çıkan ally, georgia ve nell'in beraber ve solo şarkılara başlamasını, ling'in de en kısa zamanda onlara katılmasını, alemden aleme akmalarını ve uçanla kaçana bile yazmalarını dört gözle beklediğimiz pembe dizi. bill kardeşimizin kırkının çıkması* gibi bir durum yoktur herhalde. yani umarım yoktur. olsa da kaç yazar zaten, ayda bir christmas kutlanıyor dizide.

artık tadı tuzu kaçmış dizidir nazarımda. artık denk gelirsem izler oldum.

leman'da vedat özdemiroğlu ise kendisine "bildiğimiz fahişe" demiştir.

her gece teeee 3,5 lara kadar oturup izlediğim ama final bölümünde "nasıl yani, bu mudur?" diye hayal kırıklığına uğradığım dizi.

(bkz: bogazina yumruk tikanmak)

tgrtnin o muthis degisimini* yasadigi 1998 senesinde er ve x files ile birlikte satin aldigi ancak gotu yemedigi icin`* yayinlayamayarak cnbc eye kaptirdigi dizi*

her gece 2de yayınlanan tekrarı saat 2 buçuk olmasına rağmen hala başlamamış, cnbc-e debillynin ölümüyle yasa mı girdi, yürekleri bir dah akaldırmaz diye yayınlamıyolar mı diye merak ettirten dizi.

(bkz: ally mcbeale bassagligi mesajlari)

insanların hayatını etkileyen dizi.. soyleki bu hafta cok seyler olacak die entry girisimden sonra "neler olacagını soyle yoksa kendimi yakarım" "billyi sen oldurdun" gibi msgların bana yagmasını saglayan yegane dizi..*

tadı tuzu kaçmış, artık çok da izlenilesi olmayacak dizi...

bu efsanevi son bolumden sonra ne kadar boktanlaşırsa boktanlaşsın bitene kadar izleyeceğim dizi.sadece richard fishin o inanılmaz john cagee haber verme sahnesi bile yeter.

dün akşamki bölümünü izlerken yanımda uyuyan küçük yeğenimin uyanmaması için doya sıya ağlayamadığım ve bu yüzden sabah boğazımda koskaca bir yumrukla uyandığım, ve hala gözpınarlarımda her an düşmeye hazır yaşlarla birlikte billy'nin nasıl oldu da öldüğüne dair tüm ofisçek cevap aradığımız, en güzel dizi. bu arada canım john cage'ın asansördeki zor anlarını fırsat bilen nell'i kadınların yüz karası ilan ediyorum. itiraz eden varsa beri gelsin.

17 aralik tarihli bolumuyle agzima sicmis olan dizi. ne bolumdu o kardesim. biz bu diziyi neseli ally ve manyak halisunasyonlari icin izlemeye baslamamis miydik? dumurdan dumura kosturdu bu bolum beni.bu arada nelle'den nefret etmeyen insan mıdır, sorarim hepinize...(bkz: cnbc e dizilerinde uzuntu veren kayiplar)(bkz: cnbc e dumur gunu)

zannımca yaratıcıları artık toparlayamayacaklarını düşündükleri için billy karakterini öldürmeye karar verdiler. ev arkadaşımın dediğine bakılırsa bölüm muhteşemmiş. kişisel fikrim; yaratıcıları dizinin sürükleyiciliği, seyirci beğenisinin devamı için hiçbir yenilikten kaçınmıyorlar. kangrenli kol kesiliyor. güzel. hatta ling*in ally*yi yavaş yavaş ezerek baş karakterliğe getirileceğinden şüpheleniyorum.

fishism'i yere göğe sığdıramayan, zincire her eklenen yeni halkada böğüre böğüre gülüp eğlenen, daha da ileri gidip bu düşünce şeklini kendilerine yaşam biçimi edinmeye debelenen "erkek ruhlu" bir güruhun, olayları tüm yalınlığıyla ve pattadanak söyleyen, insanoğlunun temel zaaf ve ihtiyaçları olarak tanımlanabilecek, kadın ve kapitalizmin ironik bir sentezi olarak düşünülebilecek fishism varoluşçuluğuna paralel hareket edip kendince "doğru" olanı aynı düztaban yalınlıkla sergilemeye yeltenen nelle porter insanını hain ilan etmesini ağzım beş karış açık izlememe sebebiyet veren olaylar zinciri, insan mozaikleri ve bu ikisinin birleşimi olan, bu şekliyle artık diziden öte birşey olmuş "şey"*. kanaatimce, bu haliyle ve son çıkışlarıyla kısa vadede bu 'şey'e damgasını vuracak karakter ling woo değil, nelle porter denilen kişizadedir. fishism olayına "kadınsı" bir dokunuşla bu şey'i alacakaranlik kusagi'na döndürme yetisini görebiliyorum kendilerinde. akşam olsa da izlesek.

dun gece itibariyle beni benden alan,tum gecemi mahveden,alkol ve nikotinle kendimi zehirlememe ve yerlerde katıla katıla aglamama neden olan dizi..ki akabinde elliot smith dinlemek suretiyle ruhsal cokusumu hizlandirmama da vesile olan dizi..saniyorum ki dun geceki bolumden digerlerine gore daha fazla etkilenen kitle hayatlarinda hali hazirda birer billy bulunan -benim gibi-ally'lerdir... birseylerin yasanmadan bitmesi o mahkeme sahnesinde billynin olmeden az once soyledikleri -aslında ne soyledigini kendi avaz avaz aglama seansım sirasinda kismen unuttum... peki yarin hersey icin cok gecse?olumden bile guclu ?-my ass...

yıllar önce çocukken, dallas ' ta bobby öldüğünde salya sümük ağlayan mahalleli teyzeleri hatırlıyorum da... çok komik gelmişti bana çocuk aklımla bir dizi kahramanı için ağlamak... ally mcbeal ' de billy ölünce ne kadar üzüldüğümü düşününce, "yaşlandık mı?? duygusallaştık mı??" demeden duramıyorum. "there is a new man in heaven"

20 mayıs 2002 tarihinde son bulmuş dizi.

efendim, 1-) en az sultanhamam'daki perdeler kadar manasız olan bu angutlarpadişahı dizideki, birbirinden gerzek bütün karakterlerin halüsinasyonları, neden ille de bir şarkıcı tarafından icra edilmektedir? 2-) dahası, neden bu koful arkadaşların her birinin beyninde dandik bir taverna hizmet vermektedir?3-) bunların hepsi, küçükken bir rıza silahlıpoda mı yutmuştur da, böyle başları her sıkıştığında götlerinden bir şarkıcı fırlamaktadır?4-) bu habislerin memleketinde*, hiç doğru dürüst bir deli: şizofren, paranoyak, manik depresif vs. yok mudur da, hepsi kendini deli zannettiği vakit, halk oyunları ekibiyle birlik atabarı oynamaktadır? 5-) yoksa bu kokoroz arkadaşların hepsi, yine küçükken, basiret sahibi bir seri müzikal sapığı tarafından mı düzülmüşlerdir de, şimdi böyle bir müzikli salak topluluğu oluvermişlerdir? 6-) bu fırfırlı arkadaşların, normal ve henüz bestelenmemiş bir halüsinasyon: efendime söyleyeyim bir kurukafa, cabbar bir timsah uzmanı, adamyiyen bir karıncayiyen* görmesi olasılığı yüzde kaçtır?7-) bu zıpzıp avuklayan katlar, madem müziğe bu kadar yatkınlardır da, neden hâlâ bir ally mcbeal filârmoni orkestrası kurmamışlardır, bu büyük bir eksiklik değil midir, aşkolsundur?8-) billy adlı sarı hıyarın, hıyarlar cennetine gittikten sonra bile, avanak ally üzerinden müzikal eylemlerine devam etmesi, nasıl bir ölüm fikridir yahu, alla'seniz bir el edin, boy verin*ağalar?9-) hangi aklıselim deli, sevdiceğini kaybettikten sonra, petek dinçöz'ün kısmetsizim* veyahut da izel çelik ercan'ın dönmelisin şarkısı tarafından kovalanır be, n'oolur bir istatistik çıkarın uzmanlar?10-) bu arada, o şarkılıtürkülüdallamalarlokali, neden bir avukatlık bürosunun altındadır; ve mütemadiyen piyano çalan o ebleh sarışının bacakları yok mudur, hababam o piyanonun tepesinde ne bok yemektedir, gitsene kızım evine, deli etmesene adamı? istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz..

bir dizinin senaryo itibariyle ne kadar saglam, oyunculuk itibariyle de ne kadar basarili oldugunu gormek istiyorsaniz bu diziyi izleyin ve ardindan da yerli dizilerden en yuksek reytingli olaninin iki saniyesini izlemeyi deneyin dememe sebep olmustur gecen aksam.birlikte iken ben ally'i actigimda kicini tv'ye donup, izlemesi yonundeki israrli tavsiyelerimi de iplemeyen benim hatun o aksam nasil olduysa basindan itibaren izlemis ve hungur hungur aglayarak kucagima siginmistir. "erkekler aglamaz" dusturundan gram taviz vermeyen ben, bir yandan "bak ne sahane diziymis, bosuna tavsiye etmiyorduk" havalarindayken bir yandan da iki damlayi usulca gozumden alisimi caktirmamaya calisiyordum. ve hatta hatun kisiyle dalga gecer mahiyette bir de kahkaha patlatip "cok guldum, ondan gozum kizardi" kamuflaji icin alt yapiyi kurmayi da ihmal etmedim. sozlugu takibeden ve kim oldugumu bilen kisilerin, bu entrymi hayretle okuyacaklarini biliyorum ve hatta kimligimden supheye duseceklerini de. evet. itiraf ediyorum, ben bu dizide agladim. evet evet, yaptim.eh be kardesim, bir senaryo bu kadar mi oturakli, sozler bu kadar mi etkileyici, oyuncular bu kadar mi inandirici olur.billy'nin ally'e soylediklerinin ardindan bilincini yitirip oldugu yere cokmesini hatirlayan insan evladi, "ay bayiliyorum galiba" diyip elinin tersini alnina koyup gozunu basini gokyuzune cevirerek bayilan yurdum oyuncularini bir daha nasil izleyebilsin.fish gibi safi fetish bir karakterin insan kiliginda aglamasini goren bir ademoglu, bir elinde mendil, makyaji akmasin diye kastiran yerli aglama ozurlulerinden bir daha nasil etkilensin.ve billy'nin olecegini bilen (ustelik senaryo icabi) birini bile saskinlik icinde birakacak, gozlerini yasartacak agirlikta bir senaryoyu izleyen kisinin, "yurtta cok tutulan bu diziyi tum dunyaya saticaz, hede hodo" deyip her tarafa gogsunu gere gere "made in turkey" damgasini vuran ibisleri nasil ciddiye alsin.diyecegim odur ki; alin ayni senaryoyu, bir de bizim oyuncaklara oynatin, yonetmiklere yonettirin bakalim nasil boktan bir urun cikacak. bir de derler ki niye yerli dizi sevmezsin. e eblehler, siz bu ayarda is cikardiniz da biz mi izlemedik.!

sozluk dahil bilimum yerde bir kabus gibi karsimiza cikan dizi.. ayni mekani paylastiginiz bireyler (ev, yurt.. vs.) seyrediyorsa, hep calan rezil sarkilardan korunmak icin walkman kullanilabilir..

jon bon jovi'nin dünkü bölümden itibaren dahil olduğu dizi.yakında ally ile fingirdeşmeleri an meselesi olacak bir karakteri canlandırmaktadır kendisi.

billy thomasın iki gün içinde paketlenip yollanmasından sonra bir daha kolay kolay kendine gelemeyecek dizi ve dizideki karakterin ismi. dün mahkeme salonunda ally'nin yeni gelen avukatı* şapşal bir gülümsemeyle süzmesini bir foreshadowing olarak kabul ederek korkarak söylüyorum ki billy kısa zamanda şahane bir boynuz sahibi olacak.

neseyi ve huznu ayni anda veren ki iste tam da bu nedenle gercekci olan dizi.. beni diziye baglayan quartetin (ally, john, richard ve billy) bir bacagi 17 aralik 2002 itibariyle artik yoktur.. aglayamadim, konusamadim, kilitlendim kaldim..tam da yansimami gordugum billynin gocmesinden sonra artik tadi kalir mi? quartet isi bir troyka halinde goturebilir mi? yoksa yeni gelen mark albert dallamasi mi alinacak quartet e gibi sorularla en azindan belli bir sure izlemeye devam edecegim dizi..

ove ove bitiremediginiz "billy'nin olumu" olayinin oldugu bolumunu kacirdigim icin eziklik hissettigim dizi!

dün yayınlanan bölümde ally 30 yaşına giriyordu...bu bölüm usa* de 24/04/00 tarihinde yayınlanmış...yani o günü baz alırsak ally boğa burcu dur diyebiliriz...(bkz: boga burcu kadini)

nelle karakterinin neden son zamanlarda şirret bir hatun olarak gosterilmeye calisildigi arkadaslarla tartısılan, bulunamayan ve gelecek bolumlerde bu karakterden bir entrika beklenilen dizi (bkz: demedi demeyin)

kişilerin birbirlerine ağıza alınmayacak laflar edip sonra hiçbirşey olmamış gibi diğer bölüme devam ettikleri dizidir oysa ki gerçek hayatta böyle olmadığı halde nedense dizinin fanatikleri bunu hala görebilmiş değil hatta bilakis gayet de gerçek hayata yakın olduğuna inanmaktadırlar.

hakkinda yapilan sohbetlerde;"yav bilader.. bu siktimin dizisinde ally'den başka hatun yok mu .. yeni eleman aldilar.. albert.. bu da ally'e pisleniyo.. uzuluyo filan.. aşik olcak başka hatun yok mu.. dizinin adi ally mcbeal oldugu icin mi ona aşik oluyorlar.. nelle var ling var hatta elaine var.. sik mi var ally'de ?!?! şaka maka hacim gecen elaine ally'nin odasinda soyunuyordu.. bir got var serefsizim kaymak kaymak.. taparsin allah belami versin.. hatun direk makina.. richard da yakinda bafilicek bunu ama ne zaman bakalim"şeklinde duşuncelerimizi derinden ilgilendiren dizi oldu cikti kendisi..

memlekette yeni yayınlanmaya başlayacak, halen çevirileri yapılan, kentin yalnız kızları tarafından sahiplenilecek dizi

cnbc-e'nin müthiş bi cinlik yapıp yayınlamaya karar vermesiyle hayatımıza giren, çocukluk aşkıyla arasındaki müthiş bağla imrendiren, "ah 8 yaşımızdan beri böyle sevmiş, sevilmiş olsak" şeklinde takıntılara kapılmamıza neden olan, etrafındakilere akıl verirken pek bi havalı olan ama kendi sorunlarına geldi mi bişeycikler yapamayan, kendi çapında iyiniyetli, kendi dünyasında yaşayan avukat kadın.. ayrıca, ülkemizdeki hukuk sisteminin ve mahkemelerin de ally mcbealin katıldıklarıyla karşılaştırıldığında ne kadar sıkıcı, ruhsuz ve heyecansız olduğunu bir kez daha farketmemizi sağlayan dizi.. :)john cage, richard fish, renee, georgia, ling, elaine, nelle ve tabii ki artık aramızda bulunmayan, bu diyarlardan göçüp gittiği bölümle derin bir deprosyona sürüklenmemizi sağlayan billy allen thomas ve baş kahramanımız arasındaki sittin senedir süren aşkla unutulmazlar arasına giren, ağlatmayı da güldürmeyi de çok iyi başaran, boston avukatlarını anlatan klasik...

bugün hürriyet gazetesinin keyif ekinde diziyle ilgili haddinden fazla bilgi verilmiş,sonu ve olacak gelişmeler resmen anlatılmış olup şimdi bunları unutmaya çalıştığım güzel dizi.

22 aralik 2002 pazar gunku hurriyet pazar'in ilerki bolumlerde ne olacagini, hatta nasil bitecegini, anlattigi dizi.*(bkz: spoiler)(bkz: spoilercilar cehennemde yanacak)

cnbc e nin tüm sezonlarını yayınlayacağı dizi.

tam adı allyson mcbeal.

kendisine aşık olan bütün adamların kariyerleri için terk-i diyar ettikleri;hep elde var sıfır diyip,hormonlarımın sesine kulak verip doğru adamı ve çocuğumun babasını bulucam die kendini her şekle sokan ve bu dizinin verdiği gazla gerçek hayattaki sevgilisi harrison ford u kendisinin köpeği ölünce üzülmedi die terk eden ( kadın dediğinde biraz delilik olur) dizi karaketeri

seviyesiz ve anlamsız dizi. bon jovi gitmeden bi iki you give love patlatsa da bari izlemeye değer olsa denilmiştir bu bölümünde.

(bkz: görmemiş her mini etekliye fahişe dermiş)(bkz: evlenmeden olmaz)

(bkz: duşta seks)çılgın ally işte n'aparsın...

(bkz: elim akbil)

eskiden obsesif davranışlara neden olan dizi artık tavşanın suyunun suyu kıvamına dönmüştür.

es kaza 300 bölüm falan çekilecek olsaydı amerika'daki bütün hukuk firmalarının sahipleri, çalışanları, hatta ve hatta onların eski sevgilileri, kocaları, karıları, vs. ayrıntıda bilgi sahibi olmamıza yol açacak, mitoz bölünerek çoğalan ve kraliçe arı görevini üstlenmiş şirketin en memesiz çalışanı. başkalarını ortak yapmışlar, onu da "sana dizinin adını vericez" diye kandırmışlar. zavallı, o yüzden bi türlü aşık olamıyo. çünkü o dizinin adını aldığı karakteri kapmış. salak, insan önce bi senaryoyu falan okur. gerizekalı...

bu aksamki* bolumunde nelle porterin avukatini oynayan alicia witt isimli inanilmaz hatun aktrisi mutlaka ve kesinlikle her zaman her yerde gorme istegi uyandiran dizi. ayrica diziye adini veren bayan avukat* hakettiklerine kavusacaktir.

her akşam saat 19.50 de beklemeye başladığım,ama* genelde 8.15 gibi başlayan dizi.aradaki 25 dakika geçmek bilmiyor bir türlü.

bu aksamki bolumyle muzikal havasina girmish ve beni benden almis dizi.. * *

ozellikle renee john cage ve nelle in soyledigi sarkiyi kazaa da daha dizi bile bitmeden aramaya basladigim dizi..

yapimcisi david e. kelly e "hic mi vicdanin yok bre piskin munafik ne istedin vonda shepardin uc kurusluk sarkicilik parasindan" demek istedigim ve artik bu kadinin isten cikarilip "ulen bizim dizidekilerin sesi de pek guzelmis sirayla soyletir işi kotaririz" mantigiyla sarki soyleme isinide oyuncularin yapicagini dusundugum bi dizi olmustur bu ali makbul.

dunden beri yakin takibe aldigimiz hope merson isimli kizil sacli avukatin john cagein dogumgunu hatrina "spank me" isimli* bir sarki soyledigi ve on yuz bin defa daha takdirimi kazanmayi basardigi, neredeyse muzikal tadinda bir bolum ile ucuncu sezonunu tamamladigimiz dizi.

-türkiye de gösterilen- bu günkü bölümün dörtte üçünü woddy allen müzikali kıvamında geçiren; ancak içindeki gelgitlerle ve hatta daha çok gitlerle karanlıkta dansa benzemeye başladığını, insanda uzun çümle kurma eğilim yarattığını ve bölüm sonunda diziye ismini veren hanfendinin kendini asacağını ya da asılacağını hissettiren dizi. içinde geçen şarkıları müzik tarihçisi yazarlar eminim ki açıklayacaktır; dizi mi pembeleşti, yoksa yaşlandıkça duygusallaştığı doğrumudur insanın. bilemem.

bugun itibariyle ucuncu sezonun son bolumunun yayinlandigi, aslen bolumun adinin da "almost, the musical" oldugu, benim sarkilarin icinde en cok "you can't keep a good man down"u tuttugum, gunun nesesi dizi

allynin babası son anda bombayı patlattı..bi baba kızına ancak bu kadar tapabilir ve kızını ancak bu kadar iyi tanıyabilir...ally resmen bulmus da bunuyo..

http://allymcbeal.tktv.net/ally' yi seven bir insanın içinde saatlerce kaybolabileceği kadar malzeme var.

blues brothersdan fazla fazla fon müzigi (ç)alan dizi.

son yayınlanan bölümü ile hayat bir şarkıdır tadı yakalamış olan dizi.

bugünkü bölümündeki müzikal havasıyla felaket bayan dizi.

gece işten gelip sabirsizlikla 02.00'deki tekrar bolumunu bekleyen bir kisim sozluk yazarinin "bugunku bolumunde" seklinde başlayan entrylere acaip tav olup, izlemek icin hic bir hevesinin kalmadigi dizi..

az zamanda sözlüğün en favori başlıkları arasına girmeyi başarmış* ve çevremde konuştuğum tanıdık tanımadık herkesi bir şekilde ağlatmayı başarmış olan bir cnbc e dizisi****

(bkz: sizofren avukat)dizi eglencelidir guzel zaman gecirtir insana o ayri ama disardan sesler duymak halusinasyon gormek sanirim * sizofren sinifina giriyoryanlisim varsa duzeltin

gece saati kurup kalkıp tekrarlarını bile büyük bir haz ve heyecanla izlediğim bende avukat olma idolü yaratan süper bir dizi ..

4. sezon bölüm adları:-sex,lies and second thoughts-girls night out-two s a crowd-without a net-the last virgin-tis the season-love on holiday-the man with the bag-reasons to believe-the ex-files-mr.bo-hats off the larry-reach out and touch-boys town-falling up-the getaway-the pursuit of unhappiness-the obstacle course-in search of barry white-cloudy skies,change of parade-queen bee-home again-the wedding olan dizi

artık iyice saçmalamaya başlayan*,bitmesine üzülmediğim,'umarım yerine güzel birşey koyarlar' dediğim dizi.

bugün daha once yayinlanan bir bolumunun tekrarini verdigi halde sozlukte tepki toplamadigina sasirdigim dizi

türk televizyonlarında izlenen bölümlerinde, ki sanırım artık sona yaklaşmaktadır dizi, düşen ratingleri artıtmak için yapılmadık numara bırakmayan dizi. yeni karakterler, boncovi* derkene bi de kızı oldu haspanın.neyse spoiler vermiş gibi olmasın ama amerikada yaşayan bi sözluk celebritysi** ile havlet olup bitireceklermiş diziyi. zaten bi o, bi de ben kaldım oynamayan.

her ntvmsnbc ziyaretimde karsima cikan derin yirtmacli kisilik. baydi artik ayni yirtmac, diger bacakta yirtmac istiyoruz.

animasyonlarla olağanüstü bir tad kazanmış dizi, tek kelimeyle mükemmel.

bugun ve onumuzdeki gunlerde, billy'nin anisina, catch-up bolumleri yayinlanacak olan, hurriyet gazetesinin pazar gunku sayisinda resmen, su andan itibaren neler olacagini futursuzca beyan ettigi ve friends'in pabucunu dama attiran dizi.hafta ici her gun, saat ~20:00 ve cnbc e'nin insafina gore 02:00-03:15 saatleri arasinda, gunde iki defa, tok karnina.

alimakbiyl olarak telaffuz edilir.

dun itibariyle hakikaten baslamis dizi, vatana millete hayirli olmasini temenni ettigim, bolumler ilerledikce komiklesen, guzellesen dizi

gercekten de billy'nin olumuyle bizi dumur etti..artık her bolumde gozumuz onu ariyo kardeşim....ayrica billy oldukten sonraki bolumu de son derece duygusaldi. ona dışari cıktıgı zaman yagmur yagdirmicani soylemişti..ama yagdi.....

matthew perry'nin yakında konuk oyuncu olarak boy göstereceği dizi. böyle ara sıra konuk olan ünlüler arasında (ki konsepte friends'den aşinayız) barry white, elton john, jon bon jovi, sting filan da vardır.

seyrettikçe insanı sinir küpü yapan biz dizi bu, öyle bir ortam ki brezilya dizisinden de beter, kadınlar etraflarındaki her hoş erkeğe asılır, yatar ve pişman olurlar, ally başta olmak üzere daha azınlık bir kısmı erkeğin hoş olmasıyla da pek ilgilenmez ve direk diğer adımları gerçekleştirmek için uğraşır ancak sonra toplu halde bundan pişman olurlar, birbirlerinin sevgilileri, kocaları ile yatmış veya o raddeye gelemedikleri için aslında üzgün olduğunu bildiğimiz birkaç kadın bir araya gelip, ben seninkiyle hayvanlar gibi seviştim ancak pişmanım, seni üzdüm çok üzgünüm der, öbürü de ya sorma ben de aynen der, sonra beraber bara gidip dansederler...yukarıdaki paragrafı kadın milleti değil mi, yaparlar, niye şaşırıyorsun ki? diye geçiştirebiliriz, ancak...bu dizide erkekler de bir gariptir, özellikle başrolde olanlar, hepsinin karşı cinsle ilgili orijinal bir sorunu vardır, kimisi direk kadınların suratına bakamaz, hele ki göğüs görsün koşarak uzaklaşır, bir diğer nemfomanyaktır bir nevi, diğeri eski aşkını unutamaz, tam kadın güzel gibi bir ilişki tutturmuştur ki gidip ben seni unutamadım der, kadın zaten dünden meyillidir, hayda yine her şey arap saçına döner...en bomba taraflarından biri birbiriyle cinsel olarak kaynaşan veya kaynaşmak isteyen herkes aynı ortamda çalışır veya ille de aynı ortama girer, ofis, bar veya mahkeme salonudur buralar, işte brezilya dizileri ve türk filmleri bu noktada mükemmel derecede sentezlenmiş ve kaynaştırılmış olarak bizi vurur, firma sahibi yargıçla beraberdir, aslında ayrılmışlardır, yargıçı evde yeni sevgilisi ile çırılçıplak halde basmışlardır, kadın ya adama süprüz diye soyunup adamın evinde beklemiştir, erkek de bu dizide oynamanın bir numaralı kuralı olarak kadını unutamamıştır, tüm avukatlar sevgilidir, ya da sevgili olmak istemektedirler, ya da bir zamanlar sevgilidirler, ya da o an farkında olmasalar da biz gidişattan biliriz ki ille de sevgili olacaklardır, eski sevgililer, karı kocalar hep aynı ortamda çalışır ancak her ikisinin de eski sevdicekleri de aynı ortamdadır ve tabi ki eskileri unutamamışlardır, her bir kaç bölümde bir bunlar eskileri yad eder ve birbirlerini unutamadıklarını söylerler, yıllar önce lisedeki erkek arkadaşını unutamayan bir kadın o bölüm için elini nereye koyacağını bilemezken, aslında evli olan erkek ve onun eski sevgilisi için sizin için çok geç değil, tekrar kaynaşırsınız gibi ultra yorumlarda bulunur...bunlar istisnasız her davayı kazanırlar, kaybettiklerini ben görmedim ancak kaybetmişlerse bile bir sebebi vardır, ya kaybetmemeleri gereken bir davayı kaybedip gönüllerimizin şampiyonu olmuşlardır veya hikayede bununla ilgili bir şeyler vardır...tuvalet unisex ve supreme derecede temizdir, tuvalette yere oturulup muhabbet edebilir, gerekirse eliniz tuvaletin içine sokup içinden bir şeyler alıp sonra da elinizi şöyle bir yıkamanız yine temiz olması için yeterlidir...ofiste kurbağa beslenebilir, çıplak ayakla dolaşabilir, bereket türk değiller bilmiyorlar yoksa ofiste mangal yapmak başlığına da katkıda bulunabilirlerdi bunlar...özetlersek, dizideki tüm kadınlar yollu, tüm erkekler de adam değildir, bunlar sürekli birbirleri ile sevişmek isteyip sürekli bunun getirdiği sıkıntıları paylaşırlar ancak tüm bunlara rağmen hepsi aynı ortamda mutlu mutlu çalışmaktadırlar...iyi şeyler de yok mudur? vardır, kimi davranışlar, düşünceler, çeşitli bilgisayar efektleri veya çekilen alakasız sahneler ile desteklenmiştir, bunlar zaman zaman komik olabilmektedir...zaman zaman ünlü yüzler görürüz, lucy liu olsun, bon jovi olsun, gelir giderler konuya göre, hele ki bir bölümünde bruce willis görünmüş, toplam 5 dakika bile oynamamış ancak hem oyunculuk hem yaptıkları olarak yarmıştır...gerçekten de oyunculuk iyidir dizideki, bu tümü çeşitli davranış bozukluklarına sahip karakterler başarıyla canlandırılmaktadır, hatta o kadar fazla gerçek olur ki zaman zaman bu sefer ondan sıkılırsınız...gerçek hayatla kıyaslamadığınız sürece güzel, eğlenceli bir dizi olarak nitelendirilebilir...

bugün yine blly'nin öldüğü bölümü yayınlayan dizi.son 20 dakikasını ilk yayınında izlemiş ve replikleri bile ezbere hatırlamama rağmen,billy'nin öldükten sonra ally ile konuştuğu bölümde beni yine hüngür hüngür ağlatmış dizi...seni çok özlicez billy allen thomas....

bu dizi türkiye'de ilk yayınlandığı zaman hiç başarılı bulmamış, neden bu kadar sevilip sayıldığını bir türlü anlayamamıştım. hatta sonraları uzunca bir süre bütün konunun seks etrafında dönmesi olduğunu düşünmüştüm, gayet makul görünüyordu bu sebep bana; ta ki asıl sebep, dizinin ikinci defa gösterilişinde son birkaç sezonu adamakıllı izleyerek hayatımın (bence) önemli bir kısmını bu diziye harcarken malum oluncaya kadar. bence esas sebep, dizideki karakterlerin hedef kitlesi insanların bizzat kendilerine benzetip, rahatlıkla özdeşleşmelerini sağlayıp, sonra da fazla abartıya kaçmadan karakterlere olması düşlenen hayatlar yaşatılarak bu popülerlik yakalanmış.(tabi seksin payı hala büyük)buyrun isterseniz karakterleri şöyle bir inceleyelim:ally mcbeal: ana karakterimiz, güzel(olduğu iddia edilen), başarılı, zengin, akıllı genç bir avukat. genellikle kadınlar tarafından beğenildiğini gördüğümüz, gil bellows,robert downey jr ve jon bon jovi gibi karakterlerle ilişkiler yaşar, ve öyle ya da böyle bir şekilde istemediği halde ilişkileri sonlanır, sonra da uzun uzun üzülür, travmalar geçirir. yalnızdır, bütün arkadaşları işiyle ilintilidir. fazla bir şeyler yapmadığı halde şirketin işle ilgili veya ilgisiz odağıymış gibi gösterilir. tam da yalnız hissetme bakımından kendini özdeşleştirebilecek ve yine de zenginlik, yakışıklı erkeklerle birlikte olma gibi ilgi çekici öğelerle albenisi artmış bir karakter.john cage:okulda bir ezik bir karakter iken büyümüş, kafasını kullanarak zenginleşmiş, güzel kadınlarla zaman zaman birlikte olabilen, hatta ve hatta mahkeme salonlarında hayatında sürekli ezilmiş olmanın eksikliğini giderircesine ayardan ayara koşan bir karakter. özellikle mahkeme performansları önemli bir faktör karakterin oluşumunda. bunun dışında kafasına esti mi gider bunu istiyorum diyerek meksika şarkıcısı olur. tam ortalama ezilmiş bir erkeğin kendi benliğinden kopmadan olmak isteyeceği gibi bir karakter.elaine vassal: kısaca sekretersiniz, az para kazanıyorsunuz, aynı ligde yarışmıyorsunuz ama yine de onlarla ayrım gözetmeden arkadaş olabilirsiniz, şahane dans edip, seksi imajınızla ağızlarını açık bırakabilirsiniz.richard fish: bu da normal ortalama erkeğin rüya karakteri olarak yaratılmış, doğru dürüst çalışmadan paraya para demeyen, ve bu kazandığı paranın her kapıyı açacağına inanan, yine bu sayede bir sürü güzel kadınla beraber olan**, ama zaman zaman duygusallık kılıfı da giydirilerek insani bir yönü olduğu da vurgulanan bir karakter.ve benzeri yorumlara açık bir sürü karakter daha. bunlar demek değil ki dizi eğlenceli değil, tam tersine hollywood sinemasında da bolbol görüldüğü gibi insana düşünme zorunluluğu vermeden hoşça vakit geçirtiyor. ancak bu demek değil ki seinfeld ve benzeri mükemmel senaryolara dayanan, akla yönelik, referanslarla dolu dizilerle kıyaslanabilir ve komedi dizisi klasikleri arasına girebilir.not: bu arada vonda shepard'dan ve başta iyi gibi gelse de her bölümde söyleyerek nefret ettiği şarkılardan da bir süre sonra gına geliyor, insan nefret etmeye başlıyor vonda'nın sesinden.

(bkz: alien mcbeal)

harrison fordun kız arkadaşı olan calista flockhartın başrolünde olduğu dizi.

henüz sadece bir bölüm seyrettigim icin erken ve gereksiz bir yorum olabilir ama ally'nin mimikleri (yüz, el, kol, artik allah ne verdiyse) yüzünden yorgunluk hissettigim dizi... tamam komedi, tamam absürd, tamam abarti olur ama nereye kadar? bi de alttan alta verilmis "politically correct" mesajları da pek keyif vermedi... ama sans verelim, bi kaç bölüm daha izleyelim bakalım... evet, bakalım... bakalım diimi efendimiz? amaaan bosver ya, nasilsa southpark basliyo...

"ulan billy'nin öldüğü bölümün tekrarını bile kaçıncıya izledim ama gene ağlatıyo meret" dedirten dizi. ayrıca çekimlerini durmuş olması nedeniyle yakında biticek olması içten içe canımı sıkmaktadır. ayrıca (bkz: diziye kendini fena kaptırmak)

married with childrenı yerinden ederek ben dahil pek çok kişinin önyargılı nefretini kazanan dizi...

ördeğe benzeyen kekeme bir kızın başından geçenlerin anlatıldığı bir cnbc-e pembe dizisi.

sonunda o feciii 3. sezonun bittigi, 4. sezonda tekrar bizi guldurecegine inandigimiz dizi

ilk bakışta her ne kadar genç , güzel , bekar aramaya inanan ve asgari bir yabancı dil bilen mini etek giymeye müsait dişi bünyeler için yazılmış bir çoktan seçmeli-hisseli harikalar kumpanyası gibi gözükse de aslında batının çağdaş-wasp, pseudo-sosyal ve politically correct düzenin kalbine damardan bir saldırı*...kırkına kadar superego, kırkından sonra id peşinde koşan standart amerikan toplumunun başucundaki portakal*... bir dizi bu dizi

eğlenceli bir dizi, kafa dağıtmak için birebir.

bir kere izledkiten sonra "ulan author haklı galiba karı milletinden tiksinti duymakta" hisleriyle dolduğum bir daha da mümkün mertebe uzak durmaya gayret ettiğim dizidir bu. sevmedim, derhal kaldırılsın yayından, seinfeld bir daha en baştan başlasın,ha bir de aklıma gelmişken buffy'i ısrarla yayınlayan lavuğun da tiz kellesi vurulsun....

bitimine 6 bölüm kalmış, absürd olayları gerçeklik kapsamına sokabilen dizi.

(bkz: bitse de gitsek)

bar sahnelerindeki kadın piyanistin gereksiz şarkılarının sözlerinin çevirisiyle cidden çok güldüren dizi. ben en çok çevirmene acıyorum, eminim böyle bir işkenceyi hak etmeyen bir insandır günlük hayatında.

daha önce hakkında hiçbir şey duymamış olmama rağmen şans eseri 1. bölümünü bu da ne ki diyerek başından izlediğim ve devamında da muptelası olduğum dizi... başrodleki bayana selam edebilmek isteği bir yana, richard ve özellikle biscuit karakterlerinin aşmış olduğu dizi... ayrıca ally'nin(evet böyle de samimi olmak isterim kendisiyle) aklından geçenleri gördüğümüz anlar her daim kahkaha kopartıyor bir şekilde...

iyi hoş da neden bu kadar uzun bu dizi, yazık senaristine 15 dakikalık mevzuyu 60 dakikaya yayacağım diye ne sıkıntılar çekiyordur, hem kısa ve öz olsa çok daha zevkli olurdu bu dizi, ah acaba jon bon jovili bölümleri ne zaman başlayacak sorunsallarını yaşatan dizi

bugünkü bölümüyle bilinçaltı ve bilinçüstündeki sex kavramının ne kadar da önplanda bulunduğunu gözler önüne sermiş aşırı duygusallaşmaya başlamış robert downey jr. diziye girmesiyle belki yeni heyecanlar kazanmaya başlayacak cnbc-e dizisi.

robert downey jr in katilimiyla tekrar ilgimi ceken dizi

(bkz: lucy liu)

(bkz: fishism)

02.01.2003 bolumunum tekrarini izleyebildigimden dolayi gecenin bi vakti beni butun olaylariyla yere yikmis gulmekten kendimden gecirmis dizi.. yayinda ve yapimda emegi gecen herkesi yaliyorum.. daha ne diyim..

sanirim bundan sonra haftada sadece 3 gun yayinlanicakmiş aldigim dedikodulara gore, sali-carşamba-perşembe şeklinde. cnbceye yaziklar olsun. bugunleri de mi gorecektik.(bkz: dipteyim sondayim depresyondayim)

dawsons creekin pazartesi dublajlı cumada orjinal sesiyle yayınlanıcak olmasından dolayı haftada 3 gün yayınlanıcak olan dizi .dawson'nın aynı bölümünü yok dublajlı yok orjinal diye 2 gün yayınlamaları acaip saçma olmuş,ayıp etmiş cnbce.

tuvaletlerin uniseks oldugu bi dizi. demek ki gavur memleketinde boyle oluyormus. allah muhafaza biz de de bu sisteme gecilirse ne olur bilemiyorum.

sanatçı ruhlu, temiz yüzlü ve taş gibi bir erkeği* penguene çeviren bir unisex serial. ally yine çok başarılı ve kendine güvenen bir kadın olduğu için* terkedilir. taş erkek, ally tarafından kullanılmış, prezervatif misali bir kenara atılmıştır. ve taş erkek cezalandırılmıştır*.kimi iletişim fakültelerinde araştırma konusu olan bir dizidir aynı zamanda.

başarılı,eli para gören, cici bir yuppie adayı,yalnız bir bayanın etrafında dönen, konusu ve kahramanı itibariyle kısa bir zaman içerisinde büyük şehir*** kadınlarının muhtemel sevgilisi olacak dizi. lakin, her gün, akşam saatlerinde televizyonun başına geçip de ally mcbeal ve mecaralarını izleyenlerin sosyal hayata ne denli katılabilecekleri de tartışılır elbette.

ruh hastası, bol parası olan bir kadının etrafında dönüp duran ebleh dizi. buffy the vampire slayer'ı mumla aratıyor.

(bkz: vonda shepard)(bkz: ally)

aliye makbule (copyright *)

dizideki butun karakterlerde kendinizden bi parca bulabileceginiz super dizi. karakterlerin absurd saplantilari bana kendimi ve seinfield i niye sevdigimi hatirlatti.. benzer saplantilar olmasalar da, farkli yonlerde saplantilar olsalar da, baskasina kolay kolay soylenmeyecek saplantilariyla insana "ulan varmis demek ki bole arizalilar" dedirten dizi..

bir zamanlar ekrana bağlayan dizi..

kesinlikle olağanüstü dizi. özellikle izleyen bütün kadınların dizideki (ally olsun georgia olsun) kadın karakterlerde kendinden bir şeyler bulabileceğine inandığım dizidir. bugünkü bölümünde ally'nin sarfettiği "bütün sorunlarımı halletsem dışarı çıkıp kendime yenilerini bulurdum" cümlesi çoğumuzun patetik denebilecek durumunu özetlerken, georgia-billy-ally üçgeni sözlükte de çoğu insanın muzdarip olduğu eski sevgili müessesesini en güzel şekilde anlatıp dürtüklemektedir. biscuit'in mimikleri, otomatik sifonu ve "it troubles me"leri, richard fish'in fishismi, fetişi ve pervasızlıkları, elaine'in sinir bozucu işe yararlığı, renee'nin 12'den vuran saptamaları ve ally'nin hayal gücüne dair her türlü animasyon bizi dizinin bağımlısı kılmaya yetmiş, evdeki yemek saatini değiştirebilmiştir.

(bkz: single female lawyer)(bkz: jenny mcneal)

bugünlü bölümde christina riccinin de o koca kafası, toparlacık alını ve cage den kısa boyuyla arzu endam ettiği dizi. hatta ilerideki bölümlerde de edicek gibi görünüyor bu hanımkızımız cünkü billi kendi yerini ve ofisini ona verdi

gun gectikce bir kadin bu kadar gerzek ve takintili olabilir dedigim,bazi kadinlarin"hah ishte bizde aynen bunun gibiyiz" soylemlerinin "aslinda bulunmaz hint kumasiyiz dizilerdeki nevrotik karakterlerle ozdeslesmisiz haberiniz yok" mesajini vererek "ee nedirki marifetmidir" tepkisini aldiklarini tahmin ettigim ve bi tarafimla guldugum dizi.(bkz: deli sacmasi)

karakterlerin pek çabuk buharlaşabildikleri, yerlerinin hemen celebrity'lerle doldurulabildiği dizi olmuştur ally mcbeal son demlerini yaşarken. georgia, renee, ling ve jackson diziden açıklamasız olarak, billy, larry, glenn* ve jenn ise kötü bahanelerle uçurulmuştur. oysa ki en kalın bam telimiz olan eski sevgiliye basan billy'i seviyorduk çok, larry karakterinde robert downey jr mükemmel erkeği temsil ediyordu, renee hepimizin beraber yaşamak istediği, desteğini aradığı en iyi arkadaşıydı, ling "şirretlik nedir ne değildir" derslerinde gayet iyiydi, georgia ise her gördüğümüzde gözlerimizi kısıp dudaklarımızı büzüştürdüğümüz "yeni sevgili" idi. bütün bu insan ilişkilerinin gerçekçi yönlerini bir tarafa bırakan david e kelley sadece oyuncularla değil senaristiyle de sorunlar yaşadığını düşündürtürcesine uçan adamlara, tesisatçı sevgililere (ki jon bon jovi gıyabında en ufak bir şikayetimiz yoktur, yanlış olmasın) ve bağışlanmış yumurtalıklardan olmuş çocukların "merhaba ben senin kızınım" repliklerine yer veregelmiştir. bu süreç dahilinde çok sevdiğimiz joh cage'imiz "guest star" ünvanına geçmiş, bizi bir kere daha üzmüştür. sonuç itibariyle sonlara doğru kendisini bozmuştur dizi, larry gitti gideli hiçbir şey aynı değildir. yine de ikinci ve üçüncü sezonunun dvd'si alınası, ezberlercesine seyredilesidir.

ally'nin her bölümde ayrı bir surat ifadesini görebildiğimiz, ayrıca dudaklarına hasta olduğumuz, kadın milletinin içini az da olsa anlatan tek dizi.

hiç izlemeden sadece fragmanlarından nefret ettiğim menopoz dizilerinden

büyükşehirlerde yaşayanlarımızın aynen amerikan dizilerindekine benzer durumlar içinde olduğunu kanıtlayıp, titreyip kendimize gelmemiz alarmını veren dizi. birer ally olmamak için* farklı tandanslara yönelmekte hiç de gecikilmemiştir. yani yararlı bi yapım kendisi.

larry gittiğinden beri hiç tat vermeyen dizi. gerçi bon jovi'nin gelişiyle toparlanır gibi oldu ama..(bon jovi'nin iyi oyuncu olduğunu da öğrenmiş olduk bu sayede)durmadan yeni genç avukatın diziye katılıp durmasıyla bir ara gerçekten saçmalaşmıştı. zaten bitmesine 4 kalmış. dün öyle dediler anonsta..yine de ah larry ah diyorum..

bugünkü bölümünde the practice dizisi karakterlerinin de yer aldığı dizi.

dünkü bölümünde biriyle çıkarken soyadını bilmemiz gerektiğini ikinci kez gördüğümüz dizi (bkz: ben bugün bunu gördüm)

ammy* am meal.

sanirim artik eglenmekten cok, agzimin sularini akitmak icin izleyecegim bir dizi olacak bu.(bkz: robert downey jr)

yayinlanan 4. sezonunda larry ve elaine karakterlerine dikkat etmemiz gerektigini yuzumuze vuran dizi.

geçtiğimiz perşembe günkü bölümüne yedi kocalı hürmüz rolüyle hıdır locklearı konuk etmiş olan dizi.diziyi sevmeyenler yüreklerini ferah tutsunlar, az kaldı bitiyor.

diziye adini veren ally mc beal karakterinin salak oldugunu dusundugum dizidir. hic bir insan bu kadar bosbogaz, patavatsiz, meraki * yuzunden her boku yiyebilecek durumda olamaz, olursa da boyle salak olur. ruh hastasi bir karakterdir.ama zaten dizi de bu yuzden guzel.

diziler ve filmlerde insanın aklına takılan* klasik meselelerden biri de ordaki insanların hiç tuvalete gidip gitmedikleri, filmlerde bunun neden gösterilmediğidir. işte bu dizi bu konuya da parmak basarak karakterleri her bölümde en az 17 kez tuvalet sahnesinde göstermektedir.

sonunda catlak avukatin yavastan asik olmaya basladigi dizi.bugunku bolumu ciddi ciddi duygusal olan dizi.(opusme esnasinda theme song yok,bu demektirki o opusmenin icine edilmeyecek)

bir avukatlık bürosunda çalışan herkesin sesi nasıl güzel olabilir ve hepsi birden nasıl notalı, detone olmadan şarkı söyleyebilir diye insanı düşünmeye sevkeden, işten sonra eve gelince bir abur cuburla kolayca tüketilebilen dizi.

fena halde sinirlerime dokunan, surekli bir tatminsizlik, mizmizlik, duygusal patlama catlama, beceriksizlik, patavatsizlik, kustahlik, incinmislik, hakki yenmislik vs vs vs halinde dolasan dizi karakteri. sahaneyim ben, kariyer canavariyim, i am a woman of the world netekim iddialariyla ortalikta gezinmesine ragmen neticede her seyi yuzune gozune bulastirmasi, sonra da minik kedi yavrusu numaralariyla acindirik yapmasiyla birtakim erkeklerin egolarini oksayan, muhtemelen gormek istedikleri kadin tipini temsil eden, gel canim killi kollarima, ben sana hayatin zorlu yollarindaki dikenleri temizlerim deme firsati veren, anlamsiz ve profesyonelligin yanindan gecmemis tripleriyle gercek hayatta hicbir hukuk burosunda, hele de amerika'daki gibi rekabetin olumcul boyutlarda oldugu burolarda zerre kadar sansi olmayan yaratik.

artik mahkemedeki sert mizacli aksi sihayi yargic abiyle ne zaman opuşup fingirdeşecegini merak ettigim dizi karakteri..

(bkz: motör)

normalde ally mcbeal olarak yazilmasi gereken genc ve bekar avukat. ama ayni zamanda izledigim ilk bolumde feci kil oldugum, daha sonra izledikce sevdigim aptal ve gerzek avukat.

hukuk fakültesi puanlarının bir miktar artmasına sebep verebilecek dizi. fakat bu gazla hukuk yazacak arkadaşlaraı çok büyük bir süpriz bekliyor lakin hukuk bürosu sahibi adamla (richard) iş çıkışı barda dans eden yargıç (whip), unisex tuvatler, vs, yok. ne var: yekta güngör özden var, vural savaş var nusret demiral var, bir de "kız kaçırıp, 3 ay tecavüz etmiş, üstüne benzin dökmüş yakmış, vahap batarya, vahap batarya" diye bağıran mübaşirler var.(bkz: harvard law school)(bkz: selçuk law school)

muziklerinin alt yazilari ing. bilmeyenler icin yararli, bilenler icidne karsilastirma yapip "heyho" demelerini saglayabilecek bir dizi. jenerikteki sarkinin tercumesi ve kendisi hos olmasina ragmen, tecume kisminda "ohhhhhh bebeeeeekkkkk yeahaaahaaaeeeyeah oh" bolumu neden tercume edilmemis anlamadim.dizinin sarkilari bence elle tutulur kisimalrindan biri, sarkilari soyliyen sarisin hatunda guzel hani. dizinin cnbce'de bir hafta kadar tekrar bolumleri verilmekte.

ekip elemanlarının the practice ekibi ile karsılasıp kendilerini salak ve anormal hissetikleri bolum benim salonda bir koltuktan digerine fırlatmıstır. ancak donnell in bir degil iki sevgilisi varken ally ile aralarında olması muhtemel iliskiyi kınamaktayım. biri mudahale etsin derken senarist etti . yok kardesim donnellda sadakat yok. hatta sanırım kalp de yok.*

ilerleyen bolumlerinden birinde, oldukca sinir oldugum georgia ile en sonunda sac saca baş başa kavga ederek beni rahata kavuşturan hatun.. elleri dert gormesin!

(bkz: loser)

ally: how did i get to be such a mess so early in my life?billy: you've always been ahead of your time.

her bölümünde ilginç davalar görülürdü bu dizinin. böle az raslanan, amerikan medyasını vakti-i zamanında meşgul etmiş, hakkat kafaları karıştırmış ilginç davaları stilize edip çözdüler falan. ama bence çok güzel bi ayrımcılık konusunu atladılar: "uğursuzluk".firmaya uğursuzluk getirdiği için işten atılan bi adamın haksız işten çıkarıldığı için iş verenine tazminat davası açması süper bi konu olabilirdi.düşünsenize; bi adam var şirkette, o yokken herşey yolunda, ama kapıdan gidiği anda her şey ters gitmeye başlıyor, ama tamamen adamdan bağımsız olarak. yani adamın sakarlık, işi konusunda yetkinlik noksanlığı, en küçük bi sıyrığı blie yok. adam şirkete adım atıyor, tuvalette klozetten sular fışkırıyor bigün, başka bi gün birisi elini bi yere sıkıştırıyor, fotokopi makineleri bozuluyor, evraklar kayboluyor. adamı bu olan bitenle bağlantılı tutabilmek adına elde hiçbişii yok, adamın gelmesiyle senkronize olmaları dışında. uğura uğursuzluğa inanmasa bile işyeri sahibi, adamı uzak tutmak istiyor falan. david e. kelley'in senaristleri ile çok eğlenceli bi dava olabilirdi bu.

cnbce'de tekrar ilk bölümüne dönülmüş, "haydaaa" dedirtmiş dizi.

abazaligindan evinde bulunan sisme herifi patlatmis kisidir bu eli makbiyil.

iki hafta boyunca "en iyi" bölümleri verilecek olan dizi...her bölümünde hem gülmekten yere düşürttüren (bkz: oldurgan) (bkz: ettirgen) hem de tuvalete koşup bilek kesmeye dürtüleyen dizi...hafiften pembe dizi havasına bürünme izleri taşıyan, taşımasa daha iyi olacak dizi...john cage karakteri her bölümde büyüleyen dizi...her karakterin karakteristik özelliklerini belirleyen bir çocukluk hatırası olmasını yadırgadığım, bu tarafıyla biraz ucuz psikoloji kokan dizi (elain bisiklet istemiş ama ancak zilini alabilmiş, o yüzden zilli olmuştur; renee'yi küçükken erkekler ellemiştir, o yüzden datelerine kickbox yapar vb)...izleyicilerinin illâ kadın olması gerekmese gerek olan dizi, aksi işime gelmeyen dizi (nedir yani insan kendini cage'le özdeşleştiremez mi?)...severek izliyoruz...

michelle pfeiffer'ın öz be öz kızkardeşiymiş bu insan meğer. gerçek hayatta yani. tamam indiana jones ile nişanlanırsın da, bu kadarı da fazla canım.

yalniz kalmasi imkansiz olup, senaristler tarafindan yalniz birakilmaya zorlanan dizi karakteri.

ali makbule isimlerini aklima getiren avukat hatunun etrafinda donen dizi. 21 ekim'e kadar tekrar bolumleri verilecek.

hakkında iyi-kötü ilk yayınlandığı tarihten itibaren sürekli konuşulan,dikkat çeken ve kız-erkek çoğunluğun sevdiği aslında abartılıklarla dolu olan ama kendini sevdirmeyi başaran güzel dizi.öyle ki ben hem saat 20:00 da hem de 02:00 civarı günde 2 kez izledim ve hala tekrar bölümlerini izliyorum.bir an önce bon jovi'li bölümleri izlemek istiyorum hatta :)hepimizin hayatından küçük te olsa bir parça taşıyan dizi.ne kadar reddetsek te..._fragrance_

larry gittiğinden beri ''ne yapsak da izleyici ilgisini çeksek'' anlayışıyla yapılan,özellikle maddie'nin çıkıp gelmesiyle iyice saçmaladıkları,karakterlerin özelliklerinin hızla değişmesi** yüzünden iyice ipin ucunu kaçıran,yine de derinlerde bir yerde ''bitince ne bok yicez'' düşüncesini uyandıran dizi.

22 nisan 2003 tarihinde final bölümü yayınlanacak olan dizi.. final bölümünün fragmanlarında son bölümde ally'nin çok zor bi karar vermesi gerektiğinden fln bahsedildi...*

dizinin en mukemmel karakteri john cage dir kanımca. muvekkilini sessiz sedasız, ilgilenmez tavırlar ile dinleyen, mahkemede savunmasını yapacagı sırada once surahiden yavaş yavaş bardagına su koyup ardından enteresan sorular soran, kimi zaman kendi tanıgını bile sorgulamadan "başka sorum yok sayın yargıc" diyerek herkesi şaşırtan, burnu ıslık calmasın diye elini muvekkilinin onunde burnunun dibine dek sokmaktan cekinmeyen, gulumseme terapisine gittigi icin ona buna gulen, kendini yormamak icin dusundugu anlarda kendine yardımcı plastik bir el alan, kekelememek icin hicbir anlamı olmayan pokipsi kelimesini tekrar eden, tuvaleti icin ozel uzaktan kumandalı sifonu olan, tuvaletten cıkarken cogu kez pantolonunu cekmeyi unutan, savunmasında onemli temayı juriye tekrarlatan super adam..

(bkz: ali makbil)

uğruna bu kadar çok entry girmeye, nefes tüketmeye, klavye aşındırmaya, elektrik tüketmeye değecek bir olay mı diye düşündürmeye sevkeden* dizi.

başlangıcıyla sonu arasındaki rüzgarın değişimini gözler önüne seren, başladığından beri boktan ötesi olan iğrenç dizi..neyse ki kurtuluyoruz bu salı..

ötenaziden yargılanıp hapse atılan doktorun ismi boyd kestnermiş, aramayınız bulunmuşu var.

16.01.2003 akşamı 17.01.2003 sabaha karşısında yayınlanan bölümündeki noel baba ifadesiyle senaristlerinin becerisini ayrıca kanıtlamış süper dizi.

yuzlerce bolumunu izledikten sonra artik bay gelmiş* dizi. efendim nedir olay, ya ally sevgilisini terk eder, ya da sevgilisi ally'yi. olmadi ya ally oglana kavuşamaz. ya da oglan ally'ye. bu arada artik yeni bolumlerinin cekilmeyecegi aciklandi. bence senaryo ekibi ellerindeki konuyu/kişileri yeterince degerlendirmelediler. sanmayin ki kotu dizidir, ne diyorum, yuzlerce bolumunu izledikten sonra artik durmaliyim diyorum, o da son seriyi tamamladiktan sonra. (bkz: sozluk yazarlarinin demek istedikleri)

yalnızlıgı arttıkca etek boyu kısalan*dizi kişisi.

bon jovi'nin diziye katilmasiyla hicbir pazartesi kacirmadigim dizi. nasil sirin, olgun, sicak, sevecen, kol kanat geren bir tablo ciziyor dizide anlatamam.

cumartesi ve pazar günleri cnbce'de saat 12:00'de tekrarları yayınlanacak olan dizi.

iğrenç diyenlerin bile seyrettiği bu sebeple ilgimi çeken dizi, bu akşam elveda diyecek bislere...

elinin kızı olarak piyasa çıkan kızın aslında nell'in kızı yada kardeşi olmasından ciddi halde şüpheleniyorum. fotokopisi mübarek.kaçırmamak için taklalar attığım bir diziyken bu akşam bitecek olmasına sevinir hale geldiysem varın anlayın ne kadar da baymıştır.son dönemlerdi içimden yükselen bir sesle tekrar ettiğim cümleyi haykırıyorum: bi siktir git artık.

bitmesi ile birlikte yerine hangi dizinin konacagini merak ettigim dizi. keske millenniumu koysalar.

bu akşam tanrının titretmesiyle ilgili bi festival filmi izleyecek olduumdan , her ne kadar fanı olmasamda bana son bölümü için dayanamayıp videoma record komutu verdirten dizi..

şu anda biten dizi.azıcık bile izlemiş olsam böyle ünlü bir dizinin sonunu kaçırmak istemedim.*

her güzel şeyin bir sonu olduğunu bana bir kere daha ispatlamış dizi.her ne kadar son sezon baya kötüleşse de finalde*yine duygusallığın boyutuna ulaşmış,veda sahnesinde boğazımızda bir yumru oluşturmuştur.daha güzel bir final beklenemezdi**..

türkiye'deki kanser oranını arttırmadan rtük tarafından durdurulmuş olması iyi oldu.

beni yine* salya sümük ağlatan, veda sahnesinin hemen öncesinde billyyle öngörüşme yapılması iyice çökerten, depresyona sürükleyen, alkol ihtiyacı yaratan* son bölümü bugun gösterilmiş olan dizi

ayrıca son bölümünde richard fishin evliliği şok etkisi yaratan dizi

az önce biten bölümüyle insanı yerlerde süründüren, çılgınca ağlatan, dietini mutfaktan bi koşu aldığı ruffles ve carte dorla bozmasına yol açan; insanın kendi hayatında bi takım insanları billy ve ally yerine koyarak korkunç düşüncelere iten dizi.

ayrıca liza'nın gelin halinin bana şaşılacak şekilde güzel geldiği bölüm.

rahat 1-2 aydır çoğu kimsenin (ben de dahil) eskisi gibi takip etmediği diziydi. pembe diziye dönüşmüş, diziyi yazanların yaratıcılığının da bir sınırı olduğunu kanıtlamıştı. gene de, biraz da vefa duygusuyla izlediğim final bölümüyle bir miktar sızı bırakarak gitti tuhaf tipli hoş hatun. bir de, iş arkadaşlarıyla kasap havası oynadı gitmeden.

bugün bizlere hayaletlerin yaşlanabildiğini gösteren dizi.lakin en baştan yayınlanacaksa billy thomas (canlı hali), henüz saçmalamamış bir senaryo ve kaçırılmış bölümler uğruna izlenmelidir,farzdır.

kendisi olmasa veya senaristler tarafından öldürülse, içinde rol aldığı dizinin süper olmasına katkıda bulunabilecek karakter.

larry gittiğinden beri iyice abuk sabuk hale gelen dizi nihayete ermişti artık.lakin cnbce "parasıyla değil mi kardeşim istersek 15 tekrar yaparız" mantığıyla ilk bölümden itibaren tekrar yayınlayacağını da duyurmuştur.yayınlasın bakalım.en azından dizi son zamanlardaki saçma haline gelmeden önce nasılmış onu izler eğlenir insanlar.

bugün ilk bölümünü izleyebildiğim dizi.

guzel ve bekar avukat olarak tanitilan ama bir turlu guzel bulamadigim, aptal tepkiler veren bir suru insanin bulundugu, ama kendimi seyretmekten alamadigim dizi.

bu dizinin her bölümünde en az bir karakter acıklı bakışlar takınarak, ben 6/7/8/9 yaşımdayken... deyip, yok babam beni terk etti, yok annem noel babaya kaçtı, yok piyanomun tuşu çıktı, yok oyuncak ayım dereye düştü gibi derin bir travmasından dem vurur ve bu sayede naçar davranışlarına bir kılıf örmüş olur. bir başka ally mcbeal klasiği de "sen benim ruh eşimsin, ama seninle, birlikte olamayız, ama benimle ofiste dans eder misin, dostluğumuz bozulmasın, kuşkonmazlar üzülmesin, kurbağalar süzülmesin, kuburlarda gezinmesin, bik bik bik" diyalogudur. cnbce'de yayınlanmış tüm bölümler içindeki en komik satır da ally kızımızın ağzından gerzekçe bir sırıtma eşliğinde dökülen "i am beautiful" tümcesi olmuştur.

objection,objection,objection!! diye bağırdığı ve yargıcı al green olarak gördüğü bölüme bayıldığım sevimli karakter. son dönem reklamlarda kullanılır bu scene.

ilac icin bir tane kendini bilen, kendini taniyan elemanin olmadigi, alenen denyo, dallama toplulugu olan bir dizi. ha, onlarin hiyarliklarini ara sira takip ediyorum, 15 günde bir, hala ayni derecede hiyar olduklarini görüyorum. bir de ally kesinlikle güzel degil, asla. kendisine ait bir havasi hepsi bu.

(bkz: kadinlardaki bridget jones ve ally mcbeal sendromu)

çok saçma bir finale sahip olan ve nihayet bitmiş olan dizi. larry gittiğinden beri hiçbirşey eskisi gibi değildi zaten. ama insan hiç olmazsa finale özenir biraz. herşey bu kadar lap diye olabilirdi..2-3 bölüme yaysalardı bari, maddy biraz hasta olsaydı, ally endişelenip en son çare newyork'a karar verseydi..falan..neyse, 1. bölümden başlayıp tekrar veriliyormuş, izleyemediğimiz esas iyi olan başa kısımlarını seyredebilmek için iyi bir fırsat.

billy öldükten sonra biten dizi.

(bkz: tum ally mcbeal bolumleri)

ailenizin gereksiz bilgiler çöplüğü fultaym çif ofisırı olaraktan bu dizinin kanımca en kayda değer kişisi john cage nam şahsa neden biscuit dendiğini 13 ocak 1998 tarihli philadelphia inquirer'da senarist ve oyuncuyla yapılan bir röportajdan aktarmayı borç bilirim efendim. yapımcı ve senarist david e kelley (ki kendisi eski bir hokey oyuncusudur) john cage'i arkadaşları tarafından itilip kakılmış bir çocukluk geçirmiş bir karakter olarak düşünmek istediğini söyler. (ama hokey oyununda top yerine kullanılan yassı nesneye argoda "biscuit" dendiğinden bahsetmez). cage'i canlandıran peter macnicol ise cage'in böyle sıcak, keskin hatları olmayan, "tatlı" bir adam oluşuna gönderme yapıldığını söyler ki o kadarını o söylemeden biz de anlayabiliyoruz.

sözlük yazarlarındanren hoekin, mesleği,karakteri,hareketleri,mimikleri ve güzelliği göz önünde bulundurulduğunda,türkiye şubesi sayılabileceği amerikalı dizi kahramanı.

ozlenen sicacik dizi.ozellikle robert downey jrin arz-i endam ettigi bolumler tadindan yenmez.

calisan kesime hitap eden bir nevi dawsons creek. ayrica dizinin 4. sezon bolumlerinde insanin vicdan duygularini kabartan ana karakterimiz ally hanim kizimiz, onceki sezonlarda sergiledigi cilgin sersem sepeleklikgi uzerinden soylece bir ativermis, izleyenlerine bir sevgili bulmak hali hazirda var olan salakligini bu kadar mi basariyla alir insanin diye sordurmus ve boylelikle senaristlerin bu u donusunu seyircinin farketmeyecegine dair besledigi umutlari cup diye suya dusurmustur. ayni zamanda kadinlarin mutsuzluk sendromuna taze ally mutsuzluklari eklemesi suretiyle onlari bir sekil memnun etmektedir. onu da birakiniz bir kenara, genc yasli herkes bu ally mcbeal izleyeyim aman kacirmayayim firtinasi icinde oradan oraya savrulmaktadir. bunun meyvelerini aksam ve geceyarisi kusagini sozkonusu dizi ile senlendiren cnbce zannimca citir citir yemek ile mesguldur su siralar. soylenmeden gecilemeyecek baska bir nokta ise, lucy liunun canlandirdigi hatta zaman zaman beni lucy liu sasi midir aceba sorusuna garkeden ling karakterinin rahatsiz fishizm dusunce akiminin kurucusu richard fish ile birlikte olusturduklari ciftin mukemmelligidir. kendileri ornek bir cift olmakla beraber, dizinin ritmini ayakta tutmaktaki basarilari tartisilmazdir kanimca.

21.01.2003 tarihinde tavırları, şirinliği ve herşeyiyle bir kez daha taptığım dizinin başı.*

her bolumde bi erkekle cikan bekar avukat. bi gun kapi calacak ve ally 'merhaba, sira sana geldi' diyecek.

her bolum birbirinin ayni olsa da, bu ally hic mi mutlu olamiycak, hic mi iki bolum ayni adamla takilamiycak sorularini sordurtsada doyumu olmayan bittigi zaman agizlarda tadi dudaklarda giris muzigi kalan super eglencelik dizi.

bugünkü bölümünde ''let me see your teeth'' cümlesini sarfederek gönlümde taht kuran şirin yargıç ölüp, beni üzüntüye gark etmiş bulunmaktadır.

bu tür kadınlar gerçekten vardır.sorunları olmasını çok seven tiplerdir yoksa rahat edemezler.temelde sevgiye muhtaçlık ve center of attentions olma arzusu vardır.dövülebilirler.

bugün nelle'e dans ööreten adam chayannedi galiba,en iyisi bi kusayım..

kiskanclik sonrasi cikan bir tartisma sirasindabili : bitcheli : lawyerbili : (hönk)...bitcheli : lawyerbili : bitcheli : man ..bili : .....*

zaten cogu sosyal yonden sorunlu olan cici turk kizlarimizin ornek alarak iyice sorun haline gelmelerine neden olan kisi. surf tahtasi da diyebiliriz kisaca.

oynayan bayanların 3/4 ünün göğüs fakiri olduğu dizi. kınıyorum.

sadece tek bölümünü yarısına kadar izlemeye katlanabildiğim the practise izlendikten sonra çok bayat gelen dizi..

izledigim bolumlerde ne kadar boktan bir durum olsa da hicbir davayi kaybetmeyen avukatlik sirketindeki patlak dudakli ve ayni zamanda diziye de adini veren kadin... hepsi birbirinden ariza karakterleri oynayan kisilerden hicbirinin mutlak yakisikli yada mutlak guzel sifatini hakedemeyecek fiziksel görünümde olmalarının castin cok isabetli bir politikasi olduguna inandigim, logosu opulesice kanal cnbcenin muptela edici dizilerinden biri...

türkiye'ye dvd'leri sonunda gelmiş dizidir evet.buna göre ally dvd'lerinde her sezon 2 kısımdan oluşmaktadır. part 1 ve part 2. bir kısımda yanılmıyorsam 3 dvd vardır. güzel memleketimizde bu kısımlardan bir tanesi ortalama 50 milyona satılmaktadır. yani bir sezonun fiyatı 100 milyondur. toplam 5 sezon olduğunu düşünecek olursak, "aa heyo ally dvd'leri gelmiş" diyen bir bilinçsiz tüketici* 500 ytl ödeyerek ally mcbeal setinin sahibi olabilir.gelin görün ki, bu güzide dizimizin asya versiyonunun toplam 55 dvd'lik 5 sezon seti (ki sadece kutunun üzerinde çince bir şeyler yazmaktadır) ebay'de 63 dolara satılmaktadır. 50 dolar da shipping masrafı olarak gidince, 113 dolara bütün sezonlar elde edilebilmektedir. bu da günümüz kuruyla 160 milyon civarı bir meblağ yapmaktadır. burdan çıkaracağımız sonuç d&r'dan dizi dvd'si almamak gerektiğidir. (bkz: bilinçli tüketici)

bugüne kadar yapılmış en iyi bir kaç televizyon yapımından biridir.

salak supuk bir dizinin ve iri gözlü,çizgi burunlu bakmasını bilmiyen kabiliyet yoksunu baş karakterinin adı. karakterlerden john cage iyi.dizideki ally mcbeal için sexi/güzel diyen erkekler için ise diyecek laf yok*

cosmopolitan dergisinin david kellyleştirilmiş hali.

hafta içi hergun eve 20:00'den once gelme nedenim, 21:00'e kadar gozumu kırpmadan izledigim caaaanım dizi. şunu da söylemeliyim ki ben diziyi ally icin degil billy* için izliyorum.

bugünkü bölümüyle, 5. kez izlememe rağmen aynı etkiyi yaratan, ağlatan mükemmel dizi.

bugün izlediğim bölümünde billy nin ölümüne tanık olduğum üzüldüğüm ve her gün severek izlediğim dizi. cebaze töreni ayrı bi olaydı tabe

jon bon jovi'nin konuk olacağı bölümü iple çektiğim dizi..bugün duyduğuma göre jon bon jovi 5. sezonda ally'nin sevgilisi olarak boy gösterecekmiş hadi bakalım hayırlısı ..

bir bolumunde, genc ve guzel bayan avukatin, eteginin boyu yuzunden mahkeme salonundan cikarildigi; nevrotiklik katsayisi yuksek; icinden evcil kurbagalar ve sisme bebekler gecen bi pop kultur-modern sehir hayati dizisi

en güzel bölümlerinin robert downey jrin oldugu bolumler oldugunu düsündügüm, dizideki isimleriyle richard, john ve elaine'in de muthis oynadigini söylemeden edemeyecegim güzel dizi...

(bkz: pokipsi)(bkz: pokip)

her bölümde konuya uygun bir şarkının barda söylenmesi sonucu senaristin rastgele bi parça seçip, temasına göre senaryo yazdığını düşündürten dizi...

bugun (28.01.2003) itibariiyle ama niye yani nicin ayrilik, siz daha yenisiniz ne detroiti birak oglunu be adam bohuvee tepkilerini kafamda birer şimşek gibi caktiran dizi.

(bkz: alime akbil)

david e kelley hayrani oldugundan kadrolu sarkıcısı olan ve o kadrolu sarkıcının dızıde soyledıgı sarkıların album yapıldıgı dızı

ya çook sevilen ya da nefret edilen fenomenler mertebesine ilerleyen dizi. sevenler ve sevmeyenlerden karakter analizi yapabilirsiniz.

hic bir karakteri gercekci veya gercek olmayan, kisilerin ve olaylarin tamamen karikature edilmis oldugu dizi. bunun kotu bir tarafi yok tabii, zevkle izleniyor.

sonu yaklaştıkça "niye bitiyo bu yaaa" şeklinde panik yaratmaya başlayan ve şimdilik ctesi-pazar günlerindeki tekrarlarının fanatikleri sakinleştireceği düşünüldüğü muhteşem dizi.bu kadar ödül almış ve başarıyla oynanmış bir diziden "nefret" etme mantığını da anlamış değilim yani(bkz: önyargı)(bkz: ben diğerlerinden farklıyım)

her bölümde içinde ally'nin ne kadar güzel ve başarılı olduğundan dem vurulan bir cümle barındıran senaryoya sahip dizi.

hem sen karşıma çıkanların en iyisisin bebeğim der hem de gider bu larry. döneceğim notunu astığı kardan adam da pek manidardır sanki o dakika. larry şunu demek istemektedir aslında: "sütler kaymak tutar tutmaz, ibibikler öter ötmez burdayım". biliriz ama yine de ağlarız işte.

bugünkü* bölümünde bruce willisin cameo yaptığı ve dumura uğrattığı dizi... üstelik çok da eğlenceli bir karakterdi devam eder mi acaba görünmeye...

gercek olmadigini bilsem de zekasiyla beni kendine hayran birakmis olan diziye de adini veren avukat hatun.ozellikle o is yerinde taciz yasayan kadinin davasini dusurme sekli cok fena sekilde afallama etkisi olusturmustu anaaa , hede hodo gibicok fena etkilenmistimayrica anlattigi pire fikrasi bence oldukca komikti hatta ev arkadasinin sakat kadin fikrasindan kat kat iyiydi.

evindeki sominenin uzerinde akrep ve yelkovani olmayan super saane* dev bir duvar saati asili olan kizcagiz. sirf bu yuzden yine yeni yeniden birilerine asik olsun ve herifi eve atsin istiyorum. ve oturup saati seyrediyorum* super! bi de saane.

bugun itibariyle dizide bruce willis ve lucy liu yu gordup, sasırdıgım,lucy* bir sahnede erkeklerin ve bazı kadınların o kelimeyi * soylediginde tahrik oldugunu soyledigi ve o kelimeyi soylediginde gercekten garip oldugum * daha hangi unluleri gorecegim dedirten 1 saatlik eglence

eğlenceli olmasına rağmen karakterleri gerçekçilikten biraz uzak bulduğum dizi.*

zerre kadar guzel bulmadıgım ve hic bir arkadasımın hoslanmadıgı ama yine de gazeterde cok begenilen, coksevilen, erkekleri ekranbasina civileyen diye habire yazılan salak dizi-filmin salak karakteri. dizi-film aslında guzel olabilecekken sacmalıklar yuzunden bıktıran ve eglencesini yok eden bir dizi-film de diyebiliriz. hic bir sekilde gercekcilikle alakası olmayan ve normalde hakimle o sekilde muhatap olması halinde mahkemeden atılması gereken ama dizinin icinde cirit atılabilen sacma sapan ve 30 agustosta american bagımsizlik savasi filmi gosterilen kanalda oynatılan kusulası boktanlık abidesi. al bundy i koysunlar daha iyi 4.kez izlemis olurum.

guzel olmasına guzel ve de utanmadan basarılı bır fırmada calısan bır bayanın nasıl olup da bu kadar kendıne guvenı olmaz nasıl olur da bunca sacma salak sorunun sahibi olur... tamamiyle "bridget jones" vari bir karakter oldugu belli ally mcbeal denen kisinin.dizinin diger karakterleri daha ilginc ve eger illaki izlenecekse diger karakterleri takip etmek daha bi sikilmamanizi saglayabilir.dizinin suprizi ise ilerleyen bolumlerde christina ricci nin boygostermesi...

bu akşam 6th sense'teki ufaklığın oynadığı ve bir taşı bile ağlatabilecek nitelikte bir bölümü yayınlanan süper dizi.

nerdeyse her turlu duyguyu yasatabilen guzel dizi.

bir grup arkadaş avukatın başından geçenleri anlatan cnbc-e'nin eğlenceli dizisi.. genelde hiçbir davayı kaybetmiyorlar.. dizinin ana karakteri genelde davanın kapanış konuşmasını yaparken coşuyo..bi de efektler hasta ediyor.. çook eğlenceli bir dizi..

yeni yeni ilgimi ceken, gelen bir gazla da 24 adet dvdsini siparis ettigim, bu siparisimi iptal edip etmeme konusuna derin bir kararsizlik cektigim, cnbc-e'nin artik kabak tadi vermis olan cocuklarla evlilik'in yerine koydugu, gulme efektlerinin olmadigi onun yerine gorsel efektlerin oldugu, friends'in yerini hicbir zaman tutamiyacak olsa da son derece iyi vakit gecirten, guzel dizi.

bu zamana kadar ortalarda 'fm seçcem ben mühendis olcam' diye gezinen beni,ciddi şekilde 'acaba tm seçip de avukat mı olsam' düşüncelerine sevketmiş dizi*

ucuk,komik ve eglenceli bir dizi olmasi gerekirken, birkac bolumdur yer alan kurtulmasi imkansiz hasta karakterleriyle salya sumuk aglamami saglayarak keyfimi kacirmis olan dizi.

bu akşamki bölümüyle, birkere bile gülümsemeyen, taş kalpli ve buz gibi soğuk japon karakter ling'e hayran olmamı sağlayan dizi. meğer ablamız ne merhametli, ne düşünceli bir insanmış.

3. kere izlediğim billy' nin ölüm sahnesinde, ilk kez izlemişcesine salya sümük ağlatmış, the practice in daha eğlenceli olanı..

bugunku(30 ocak persembe) bolumu abuklugu ve komikligiyle nispeten eski gunleri(2.sezonu) hatirlatan dizi. ask yok mesh yok,sdc dava ve kavga var,oh bee sonunda gercek ally mcbeal. neydi o son bolumler ole sulu sepken?

amerikan bir hukuk firmasında çalışan sarışın bir hatun, firmaya bir gün gözlerinde panda makyajıyla gelebiliyor... ben dün akşamki bölümde bunu gördüm... vayy beee! özgürlüğü bu derecede yaşayabilmek kimbilir ne kadar güzel bir duygudur!!

(bkz: single female lawyer)

lucy, soylediginde herkesin tuhaf oldugu o kelimeyi telaffuz ettiginde, dizinin normal bir kanalda dublajli olmasi halinde kafayi nasil yedirtecegini en iyi anlamami saglayan cnbce dizisi...

friends ile aynı saatte yayınlanması nedeniyle asla tercih etmediğim,geçenlerde tesadüfen 5 dakika izledikten sonra kanalı değiştirdiğim,insanların neden bu kadar çok sevdiğini anlayamadığım tuhaf dizi. izlediğim 5 dakika boyunca kadının biri şu anda anımsayamadığım iğrenç bir şarkı söyledi,eğer her bölümde aynı şey tekrarlanıyorsa,pms sendromu yaşayan bayanların kendilerini yalnız hissetmemeleri için yapılmış türden bir diziyle karşı karşıyayız demektir*. dizinin diğer bir dezavantajı 1 saat sürüyor olması. başroldeki kadının çok antipatik göründüğü de su götürmez bi gerçek. ayrıca,friends rulz!edit: dermişeeeam! tekrarlarını izledim sonra ve sevdim bu diziyi.

ilk baslarda izlemesi cok zevkli olan, ama gittikce sıkıcı hale gelen dizi! dizinin bas rolundeki hatun her bolumde yepyeni bi maceraya atılır, o bolumdeki sorunu ne ise aldıgı davanın kesin onunla ilgisi vardır, sanık ya da tanıklardan biri konustukca hatun kisi sanki kendisi hakkında konusuluyormus hissine kapılır. aksamları gittigi barda surekli o anki ruh halini yansıtan sarkılar calar! her ne kadar her bolumde farklı bi olay yasansa da ayrıntıların aynılıgı diziyi monoton bi hale getiriyor! ama hakkını vermek lazım; dun aksamki haley joel osment'ın oynadıgı bolum baya guzeldi.

ağlatan dizi...bitti malesef

gıcık karı.biz bir tane bulamıyoruz hatuna gokten erkek yagıyor,begenmıyor cillopları.

(bkz: alim akbil)

(bkz: veli mcbeal)

kafa yormadan ve çok da ciddiye almadan izlendiğinde iyi vakit geçirmenizi sağlayan dizi.avukat billy karakteri de gönüller(imiz)de yer etmiştir.ayrıca bu diziyi izleyen bütün türk kızlarının psikolojisinin bozulduğu tamamen bir yalandan ibarettir.**

bittigi ichin chok sevindigim chunku beni her hafta 3 saatimi tv karşisinda gechirmeye mahkum etmiş olan vazgechilmez dizi...

görür görmez kanal değiştirdiğim tahammül ötesi dizi. hatta bir defasında tv'yi açıp denk geldiğimde jon bon jovi'nin de rol aldığını görünce olacağı buydu dememe sebep olmuştur. aklı başında olanların ısrarla uzak durmaları tavsiye olunur, diğerleri kendilerini haliç köprüsünden atabilirler, tutmayayım.

bu geceki bölümüyle bir kez daha beni benden etmiş, tüyleri diken diken havaya dikmiş, akıl ve ruh sağlığına olan yıkıcı etkisi asla yadırganamayacak çok zararlı bir o kadar tehlikeli ve acı verici dizi*.

hukuk okuyan billik toramanlar. (bkz: buzines okuyan billik toramanlar)(bkz: serdar turgut)

kendisini giderek daha sık tekrarlamaya başlayan dizi. şöyle ki, john cage kazanacağı davalardan önce kesik kesik bakar, çan sesleri duyulur, duruşmada abudik gubudik bi savunma yapar, nelle'i kah kaybetmekten, kah ona aşık olmaktan korkar. aynı şekilde ally sürekli her gördüğü erkeğe dil atar,* billy'ye uzaktan iç çekerek bakar, sürekli aynı şarkılar çalar, her bölümün yarısını aynı sıkıcı barda geçirirler, vs...

dun ve bugunku bolumleriyle billy'nin "en igrenc karakter" unvanini elaine'in elinden aldigi dizi.

light modda genis genis izlenince eglendiren, hardcore modda purdikkat izlenince duygusal yasami yerden yere vurabilen, zeki ötesi show adami david e. kelley tarafindan yazilan (bkz: chicago hope) yaraticilikta ve fantazide sinir tanimayan fantastik dizi.

(bkz: never never never gonna get married)

bence izlenebilcek düzeyde bi diziydi.insanın aklına hayatta nelerin gelebileceğini hatırlatıyo ve şu gözünü sevdiğim türkiye şartlarında gıpta edilecek işlerle uğraşılıyordu.

mahkeme sahneleri cikartilip ekstra cekimler eklenerek 11 tane 30 dakikalik "ally" adli dizisi de yapilmistir.

artik dip boyasi gelmis, kuafore bi ugramasi gereken insan.

'her bölüm sonunda da ağlanır' mı dedirten çook tatlı dizi.larry'nin dönmesi ile ally kadar şanslı ve sürprizler yapılan biri olmayı ne kadar istediğim gördüm bir kere daha*

(bkz: kemik torbasi)

bugünkü bölümünün sonunda john cage'in doğumgününde yaptığı dans ve diğerlerinin katılımı ile gelmiş geçmiş en gaz bölüm sonlarından birisine imza atmış dizi...

kesinlikle çok şeker izlemektende aşırı zevk aldığım bi dizi.herzaman için bugecede dahil olmaz üzere savcıya çok acıyorum daha bi dava bile kazanamadı ya.yanlız şu diz arkası işini hiç anlayamadım gitti walla:)

kanaatimce john cage veya richard fish karakterleri olmadan katlanılamayacak , gittikçe sıradanlaştığını düşündüğüm halde izlediğim , arka fonda çalan müziklerle insanı çoşturan ,bir şekilde insanı güldürebilen ,boş vakit doldurucusu , olsa da olmasa da farketmez olan dizi...(bkz: ne dedim ben)

mutlulugu bulamayan arada digerlerinin mutluluguna da comak sokan minyon insan temasinin islendigi dizi. bi de kadin arada donen tekme filan atiyor ama niye bilmiyorum.

süper iş ortamına, güzel esprilere, güzel kadınlara, bazı ünlülerin cameo'larına, komik sahnelere, meramını enfes anlatabilen insanlara sahip dizi.

calista flockhart'in oynadigi ally karakterinin daha önce bridget fonda'ya teklif edilmis oldugu amerikan episodu

richard fish'i gördüğüm yerde "hey dostum, adamımsın sen" dememe sebebiyet verecek dizi.

davalardaki kapanış konuşmalarının davaya yönelik değil de castteki birine ayar vermek için yapılan dizi.

en nihayetinde kurtulduğumuz, bridget jones diary tadında, bütün evde kalmış ve menapoza girmeye yaklaşmış kadınların adeta kendini bulup tutundukları, transseksüel kılıklı vonda shepard'ın ise her bölümde illa o bet sesiyle şarkı söylediği, aslında bir bakıma saçma amerikan hukuk sistemini de gözler önüne sermiş, hiçbir zaman sempati duymadığım, duyamadığım aksine her daim gıcık olduğum dizi. dizi dediğin friends gibi olur.(bkz: bir antidepresan olarak friends)

gunluk konulari iceren gorup gorulebilcek en mukemmel dizi olmakla beraber, ally idol olarak secilesi bi karakterdir.. ayrica muthis karakter john cage in ayna karsisinda barry white dinleyerek kendinden gecmesi, mahkemede juriye sarki soyletmesi ise dizinin ilgi cekici baska bi yonu.. hergun izlenesi, hergun daha cok tapilasi dizi..

(bkz: 4 mart 2003 babylon ally mcbeal partisi)

çalışan ve bekar kadınların kendilerinden çok şey bulacakları hoş bir dizi. ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz. dizinin kadınlarına özellikle dikkat edin. özellikle ally ve renee'nin ev içindeki diyalogları bir sürü bekar kadın evinde geçer. bizimkinde çok geçiyor ordan biliyom.

her bölümünde dizinin bir karakterinin sahneye çıkıp şarkı söylemesinin zorunlu olduğu tuhaf dizi.cenazede bile şarkı söyledi herifler..

bir bölümünde bruce willisin psikopat bir psikologu canlandirdigi dizi.(bkz: shrink)ayrica beklenenin aksine (kimden neyden bekliyoruz ben de bilmiyorum) psikologlarin danisanlardan acik farkla manyak oldugu dizi.

kişi başına düşen 'gayrı safi millî terapist' sayısının hayli yüksek olduğu; dahası, gerzek ally ve onun birbirinden gerzek avenesinin, dönüşümlü olarak, birbirlerinin terapistlerine misafirliğe gittikleri; terapistten eve, evden mahkemeye, mahkemeden terapiste, terapistten kendileri içün özel olarak tesis edilmiş şarkılıtürkülüdallamalarlokaline, şarkılıtürkülüdallamalarlokalinden mahkemeye sürgit devam eden endallamabastonödüllü bir dizidir.. bu şarkılıtürkülüdallamalarlokalinde, şarkı söyleyen biricik ebleh ve keriz sarışındallamayı da unutmamak gerekir tabii.. bu yönüyle, dizinin, onbeşincisınıf bir müzikal tadını da yakaladığını söyleyebiliriz elbet: zira karakterler, yaptıkları her dallamalıktan sonra kalkıp halaya durmakta, ve hatta yeri geldi mi tuvalette bindallı oynamakta hiçbir beis görmemektedirler.. yapımcılarının, yapıp da iyi bok yedikleri, bu ondakikabileizlemeyekatlanılamayacakkadardallamaolan dizi sayesinde, hakikaten eşeklikvecennetlik* mertebesine ulaşmaları bir yana; ally adlı, kelimelerin tanımlamakta kifayetsiz kaldığı, ne idüğü belirsiz avanak mcbeal'ın da, mezarda yatacak, kubur kadar bile yeri yoktur*.. bu zırlak, ağlak, "ay kafam çok karışık" beyinli; ne halt edeceğini bir an olsun bilemeyen, kadınlık emarelerinden her birine bünyesinde geniş geniş yer veren, ibiş ve kaşkaval kılıklı allyşan* yüzünden, kadınlar arasında her ay, 'dünya regl huzurlukları festivali' alişenliklerle kutlanır hale gelmiştir ya, gayrı allah sonumuzu hayır eylesindir.. efendim hâsıl-ı kelâm, senelerdir araştırdığımız kadınların aptal olmasının sebepleri, aynen bu dizide aranmalıdır..

keşke sonsuza kadar sürse dediğim ve her bölümünü ezbere bildiğim dizi

sevgilisi olmayan ve şiddetle yalnızlık çeken her dişi izleyicinin kendisini başrol oyuncusu ally mc beal le özdeşleştirdiği ve onu üzen erkeklere kendisine kelek atmışlar gibi küfür ettiği cnbc-e de yayınlanan dizi.

biraz fazla doğal bir dizi. şöye ki: corcia ve kocası fantazi olsun die ofiste geç bi saatte masanın üzerinde sevişirlerken içeri ally girer, dünya üzerindeki biricik sevdiceğini o kadının üzerinde görür, selamlaşırlar, işlerin nasıl gittiğini sorarlar birbirlerine, konuşmaları bitince ally "ışık kapalı mı kalsın" der, sevişgenler "söndür söndür" derler, elly ışığı söndürür gider. be arkadaşım, bi şaşırın, bi tedirgin olun, kaçın uzatmayın, insanız herşey olabilir, makul karşılamak lazm tabi ama her şeyi de o kadar doğal karşılayamaz insan. john cage saçmalamada sınır tanımaz, juriyle oynar, kağıt delgeci ile savcıya itiraz eder, karın guruldaması ile salonu gürletir, fish desen kopmuş gitmiş sıyrılmış çoktan, kendi evreninde yaşamakta, ama herkez herkezin durumunu makul karşılıyo.ally'nin obsesif tavrı, uzatmalı imkansız aşkı, loser sekreteri, garip ofis arkadaşları bir yere kadar. bu dizi çoktan bitmiştir, yaratıcılıkta sınır tanımayan senaristleri ile daha 10 yıl ayakta dursa yerdirir, izlerim de ama tekrardır şudur budur.

hafta ici her aksam saat 20:00'da butun isi gucu bırakıp kendisiyle ilgilenilmesine neden olan dizi, ally mcbeal orospu bu arada, georgia'nın kocasını optu, iste dedikodu duygumu nasıl tatmin ediyorum ben, heyt be!!!

john cagee kazandirdiklari yeni karakter, degisim sonucu izlenilebilirligi biraz daha artmiş dizi. zira, pooksie biscuit ugradigi degisim sonucu bugun tuvaletten havada iki takla atarak cikmiştir. (konu hakkinda bilirkisi arkadaşlar yapilan hareketin tam adini yazacaklardir)

genelde sabah ucte tekrari verilen, bu sayede tarafimdan izlenilebilen super dizi.

john cage ve rıchard fish in one ciktigi bolumler harika....ama seinfeld den fazla entry almasina anlam veremedim

(bkz: entry almak)

(bkz: allynin yalnızlığında bulunan huzur)

(bkz: my first my last my everything)(bkz: you belong to me)

olusan ortak kanaatin aksine, sarki soyleyen tek ve biricik insanin bardaki sarisin olmadigi dizidir. kilise korosundaki bi dudagi yerde, bi dudagi gokte insani ve gobeginin derinliklerinden cikan bi bogurtuyle soyledigi sarkilari unutmak haksizligin daniskasi olur. bi baska yikilasi kanaat ise, dizinin koskoca bir saat surmesi nedeniyle gereksiz uzun bolumlere sahip oldugu yonundedir ki, cnbc-e'nin bizim gibi mallar yuzunden super rating aldigi bu dakikalari degerlendirip araya koydugu sonu gelmez reklamlar yuzunden bu kadar uzadigini fark etmemek taoculuktur, dombili olmaktir. nitekim her gece 02:00'de verilen tekrar bolumleri reklam kusaksiz ve net 45 dakikadir. hani oyle ki, mazallah cisiniz gelse mecburen tutmak durumunda kalirsiniz, o da iyi degildir. bi de dizinin oncesinde ve sonrasinda klip arkasi tadinda 15'er dakikalik programlar vardir. iciniz disiniz muzik olur. tv'yi kapatip cd dinlemek daha hayirlidir. ya da uyumak. zaten gecenin 03:00'u olmus, yatin zibarin. en guzeli.

reklamlarının "genç ve bekar" avukat olarak yapıldığı abik dizidir. bekar avukat ne demektir ? bekarlık avukatlık kavramında niteleyici ve şaşırılması gereken bir nokta mıdır ? dizinin en vurucu yanı ali mak biyıl isimli hatunun genç ve bekar olması mıdır ? komiklik canavarı diğer karekterler dizide figüran mıdır ? hayatlarındaki bütün(temel) sorunların "regular" bir sevişici unsura sahip olamamak olarak özetlenebileceği ve şirkette yan masadaki kadından zımba istesen hakkında cinsel taciz davası açılabilecek kadar çürümüş bir hukuk sisteminde debelenen zavallı insanların mahkeme salonlarında sürünmesi ile nemalanan avukatlar yığını (ki kendileri amerikada en çok nefret edilen meslek grubunu oluşturmaktadır) kafayı bitmek bilmez ortayaş krizlerine takarak küçük dünyalarında devinip duran küçük ayrıntılarla uğraşmaktan keyif alıyor da bize ne oluyor ? hiç mahkeme jürisi gören var mı arkadaşlar ? unisex tuvalet kullanma tecrübesine haiz misiniz ? çalıştığınız binanın altında bar var mı ? nedir yani olay ?

seinfeld'den daha çok entry alması takım tutarmışcasına beni de üzen, bu durumu haftaiçi hergün birer saatten yayınlanmasına bağladığım dizi.

ucuncu seasonda, lover lips nickiyle, 16 yasindaki bir cocukla cybersex yapan, sonra da cocugun annesi tarafindan "statutory rape" suclamasiyla iceri attirilmaya calisilan kadin. (john ve fish hemen imdadina yetisiyor elbet.)icinde envai cesit "firlayan topuz", "hirlayan ling", "sirtina bicak saplanmis georgia" gibi yaran sekanslar barindiran dizi. bygones.

erkek tarafinin can hirac kacaraktan yeni maceralara yelken actigi iliskilerde "eline yuzune bulastiran taraf olmak" gibi bir meziyete sahip olan kadin tarafi kisisidir ally mcbeal (belki sadece memeleri olmadigi icin kotu davraniyorlardir ona, kimbilir). erkek kisisi "ally-sonrasi" olarak tanimlayabilecegimiz bi duygu durumuna gecer ve de hani yani aramizda kalsin, hic ama hic de pisman olduklari soylenemez bu durumdan. abicim yani ally'yi defeden adamlarin su baslarina gelenlere bi zahmet bakar misiniz lutfen:dr. greg--->kimbaokuz billy--->georgiaj. cage--->nellyhayir benim merak ettigim, richard fish ile ally'nin arasinda ne gecmistir ki fish denilen insan kisisi ling gibi bir sahsiyetle seedebilmistir?

(bkz: ally mcbealdan nefret etmek)

hakkında bu kadar entry girildiğine göre bi şekilde başarıyı yakalamış bir dizidir kesinlikle.

mutlu olmayı bilmeyen hatta istemeyen, egoist "loser"

ally kesinlikle pozitif bir karakter degildir hep acılar yanlızlıklar içindedir ama hiç mesleginde bir düşüş olsun bir alkoliklik olsun bir sürünmek olsun yaşamamaktadır.nevrotik bir insan bide üstüne üstlük her daim aşk acısı çekerken nasıl gidip cinayet davaları kazanabilir sorarım size.biz sıradan kişiler aşkımızdan öldüğümüzde evde oturur aglar ve on dersten kalırızız.ally azimle meydan okur.bunun yanısıra zor bir yaratıktır ally devamlı geçmişiyle şimdisiyle hesaplaşma içindedir.bir çok erkek izleyicinin şimdiden tiksintisini kazanmıştır.bu da bize şu genllemeyi hatırlatır:günümüzde erkekler pozitif kızları sever..dert olma başıma ally seni git de senarist dövsün diye haykırır günümüz erkegi.ama zaten allyin sıradan kadınla bir alakası yoktur,allyin pedi kayıp kıçında kımızı bir lekeyle mahkeme salonuna girdiğini gören olmamıştır.her bölümde ev arkadaşıyla kaşık kaşık dondurma yerlerde allynin bi gram dahi almışlıgı yoktur.saçları yataktan fönlü kalkan kadınlardandır mesela ally tek derdi yanlız olmaktır.ama oh olsun gorgia yı döverek kalplerimiz sogutmuştur.daha ne olsun.bi de terapistini dövse artık gam yemeyecegiz .

etrafımdaki herkesin izleyip benim nefret ettiğim dizi

ally mcbeal, bir dizi kahramanidir.... zap yapmak ya da yapmamak tumuyle kisinin kendi tasarrufundadir. bu baglamda yapacaginiz secimi ally'nin ipleyecegini dusunmek tasviri mumkun olmayan acilara vesile olabilir.

bugünkü bölümünde ling* richard fishten umduğunu bulamıyor ve televizyonu açıp chicago hopeu izliyor.ne de olsa ikiside aynı adamın*ın elinden çıkıyor.

kimilerinin önüne gelenle yatan bir orospu olmakla, kimilerinin tatminsiz olmakla, kimilerinin loser olmakla itham ettiği, kiminin kendine idol tuttuğu, kiminin ise kendine benzettiği kadın, callista flockhart'ın başarılı oyunculuğuyla son derece gerçekçi bir kimliğe bürünmüş dizi karakteri. aynı zamanda kadınların pek çok özelliğini bünyesinde toplamış bir tasvir.söz konusu kadını önyargısız, "aman ne salak be"* nidalarından sıyrılmış bir şekilde inceleyecek olursak; öncelikle fiziksel olarak ally kesinlikle kusursuz bir kadın değildir. sütun gibi bacakları ve incecik bir vücudu olmasına rağmen, olumsuz bir bakış açısıyla kendisine bakıldığında "pörtlek gözlü, ördek dudaklı, memeleri de yok" gibi yakıştırmalar yapmak mümkündür. buna rağmen çok güzel giyinir, beğendiği özelliklerini (örneğin bacak) ön plana çıkarır ki bu her kadının yaptığı bir şeydir. fiziksel olarak kusursuz olmaması, bilinçaltında kendimizi ona yakın hissetmemizi sağlayan özelliklerden biridir.psikolojik hallerine gelecek olursak, sorunlu olduğu âşikar bir kadındır. pek çok ilişkisi "sen mükemmel bir kadınsın ama.." cümlesiyle başlayan tiradlarla* sonlanmış, bir kısım ilişkisi sadece aptallık derecesinde dürüst olduğundan bitmiş, diğer bir kısım ilişkisiyse ilişkiler zaten kökten yanlış olduğu için bitmiştir. aşka saplantı derecesinde inanır ve hayatında aşk olmadan yaşayamaz. hayatında sevdiği tek erkek olan çocukluk aşkına olan bağlılığı da bu yüzdendir belki, hayatında hiç başka sevgi olmasa ona olan sevgisi vardır. bu noktada kendisine "orospu" sıfatı yakıştırmak adımızın başına "gerzek" sıfatını koymakla aynı şey olmaz mı, bence olur. zira ally sadece orta yaşa yaklaşmış olmanın da etkisiyle hayatında inandığı tek gerçek olan hayatının aşkını bulma çabası içinde yanlış ilişkiler yaşayan bir kadındır. gelelim ally'nin mızmız bir loser olmasına... öncelikle ally kesinlikle bir loser olarak nitelenemez, çünkü öncelikle iş hayatında son derece başarılıdır, kendisini seven bir dolu arkadaşı vardır ve aşk hayatında pek çok erkeği çeken, elde eden bir dişidir. bunlardan pek çoğuna ise kendi takıntıları ve sınırlamaları yüzünden yol verir, çünkü kafasında yarattığı bir "doğru adam" profili vardır, ve buna uymayanlarla zaman kaybetmeye niyeti yoktur. yine de arasıra, inancını yitirdiği dönemlerde saçma sapan işlere kalkışacak cesareti kendinde bulur ve sonra kendi haline kendi de güler. mızmız oluşu da kesinlikle tartışmaya açıktır, çünkü sorunlarını görebilen ve üzerlerine giden bir kadındır ally. sürekli kendini didik didik ederek sorun edilecek bir başka nokta bulması hayatın sorunsuz ne kadar sıkıcı ve tekdüze olduğunu anlayamayan insanlara "mızmızlık, sorunluluk" gibi geliyor olsa da, ally bu insanlara "bütün sorunlarımı çözmüş olsam, dışarı çıkar yenilerini bulurdum" gibi bir cevap verebilmektedir. yine bu kadar sorunlu olmasıyla ilgili kendisine yöneltilen "niye senin sorunların hep bu kadar önemli?" sorusuna, "çünkü onlar benim sorunlarım" cevabını vererek mantık çizgisinden de ayrılmadığını göstermiştir. ally'nin çoğu insana yapmacık gelen patavatsızlıkları da aslında sosyal hayatta çoğumuzun asla ulaşamayacağı bir konumun güzelliğini taşımakta ve yine bizi içten içe özendirmektedir. kırdığı potlar, ağzından kaçan laflar ne olursa olsun sonuçta düşündüğü şeylerdir ve insanların hergün binlerce düşünceyi yuttuğu düşünüldüğünde, böylesi bir patavatsızlık şahsen bana cazip gelmektedir. insanlara ne olduklarını söyleme yeteneğini elinde tutan bir karakterdir ally.böylesi bir kadın tasvirinden nefret eden insanların hatırlaması gereken bazı durumlar aşağıda listelenmiştir.1- hayat hiçbir zaman tozpembe olamaz, içinde mutlaka lekeler barındırmak zorundadır. bu gerçeği bilen bazı insanlar hayatlarına bu lekeleri bilerek ve isteyerek kendileri eklerler. sonra da o lekeyi çıkardıklarında biraz olsun mutlu olurlar..2- kendilerine layık olabilecek sadece tek bir erkeğin olduğuna inanacak derecede kendini seven, bu erkek için onlarca erkeği feda edecek kadınlar idealist kadınlardır. azla yetinmez, tatmin olmazlar. 3- herkesin sorunu kendisi için dünyadaki tek ve en önemli sorundur, bunun ilk örneği ally değildir. 4- herkes bu kadından nefret etmekte özgürdür ama bu kadın sadece bir dizi karakteri değildir, arkanıza döndüğünüzde bir tane görebilirsiniz.

her gece saat 02.00'den sonra cnbc e'de o günkü bölümün tekrarı yayınlanması sonucu 02.45 civarlarında pek çok entry alan dizinin ismi. ayrıca pek de fena olmayan bazen mini etek olayını abartan sevimli dizi

etrafı kutup ayılarıyla cevrili bir nevi bahtsız bedeviliğe aday hatun kişi.... en yürek parçalayan kısım ise evli olan eski aşkıyla aynı işyerinde çalışması olsa gerek... tabii hatun kişinin hayatının yanı sıra kararsız erkek profili çizen jönünde tiplemesini de es geçmemek lazım

in dreams adlı bölüm tekrar tekrar izlenesi dizi.

bu gece elektrikler kesilmesin, yangin çikmasin, deprem olmasin diye özellikle panikledigim ve misafir sanatçi olarak sting in gelecegi dizi.

neden bu kadar psikolojik analiz ve karakter tesbiti yapıldığını anlayamadığım allaın dizisi.. sadecene meleklerden birtanesi olarak nedense nefret ettiğim lucy liu* kişisinin canlandırdığı karakter olan ling e hasta olduğum cnbce dizisidir bu.. şu kedi mi kaplan mı ne olduğu belli olmayan tribi süperdir bu kişinin..

bon jovi hakkından gelicektir allynin kanaatimce.

billy denilen hayran bakışların muptelası olmuş ,egosu tavana vurmuş,dizinin renksiz kişiliği cevresindeki pırıltılı john cage,elaine,ling vb gibi ayrıntılı karakterleriyle izlenmeye deger hızlı tempolu bir dizi...

dizinin belli anlarındaally nin hayal dünyası devreye girerya o ördek dudakları arasından dili çıkıp adamı yalarya aptal aptal belden aşşa konuşursüper bir dizidirartık yayınlamalılar

artık ally'nin depresyonlarının kabak tadı verdiği dizi.

bas rolunde oynayan hatun kisisinin muthis derecede itici olmasi sebebiyle, bende antipati uyandirmis olan dizi

dünkü bölümden sonra ally'nin ve türevi kadınların çevresindeki insanlar ne yaparlarsa yapsınlar mutlu olamayacaklarına beni inandırmış dizi

ardarda 3 kere kaçırmayı* başardığım,bitmesinin yaklaştığını düşününce panik olduğum dizi.

20li yaşlarının ortasında ya da 30larında olan üniversite mezunu olmuş, güzel bir işe yerleşmiş, bağımsızlığını kanıtlamış ama bunu gösterecek yer arayan, rastgele seks ile özgürleştiğini düşünen bayan kimseleri betimlemekte kullanılan isim. if'de bolca görülmesi muhtemeldr bunlardan. **

tokatlanacak kadın(bkz: ally mcbeal gibi olmak)

3. seasona girmis olan dizi. pek yakinda ally'nın sapıklıkları bir bir ortaya cikacak..

yayinlanacak 3 seasoni (3,4,5) kalmis, http://www.allymcbeal.com adresinde butun bolumlerinin ayrintili ozetlerini iceren bir web site'i bulunan dizi. son season'ina kadar butun episode'lari okudum, pismanim.

mansur foroutan'ın pazar günü sabah gazetesinin ekinde yazdığı yazıda örnek olarak kullandığı, türk toplumunu amerikan özentisi yaptığını savunduğu cnbc-e dizisi.

en guzel sezonuna girmek uzere olan muhtesem dizi.

25.11.2002 itibariyle dizi üzerine cekilmis bir belgesel seyrettik.oyuncular kendi karakterlerini ve ally'i anlattilar.amerikalilarin tutan dizileri icin yaptıkları bu tip secme bölümler,oyuncu görüşleri falan hosuma gider ayrı bir renk katar olaya.

sebepsiz bir şekilde uyuz olduğum dizi ve onun karakteri.özellikle cnbc e nin dergisinde ki çömelmiş süper itici fotoğrafından sonra iyice uyuz olduğum ve iğrendiğim aktristin(adını bilmemekteyim) canlandırdığı avukat karakteri...

bir halta benzemeyen, lüzumsuz dizi.

25 kasim 2002'deki belgeselimsi ozetimsi bolum ile beyinlerimizi tazeleyen, ayrica "john cage sen bizim herseyimizsin" dememize sebep olan dizi. 3. sezonu baslayacagina gore cnbce bu diziyi mart-nisan ayina kadar araliksiz yayinlayip bitirecek gibi.

dudaklarinin bazi mimiklerinde ajda pekkaninkilere benzettigim mal karakter.

yurtdışında haftada bir kez vermelerine rağmen türkiyede haftaiçi her akşam izlenilmesi dolayısıyla bi sezonunun kısa sürede bittiği dizi

soundtrackinde yeralan "tell him" adlı muhteşem şarkının aynı zamanda "my best friend's wedding" adlı filmin soundtrackinde de yer aldığı dizi

(bkz: ben olmusum ally sen hala john dasin cage desin)

ufak tefek, takıntılı, zeki (erkek) avukat haricinde, tüm karakterleri, kurgusu ve kastingi de dahil olmak üzere, berbat bir dizi. her şey yapmacık. alttan alta vermeye çalıştıkları hadi hep beraber iyi birer amerikalı olalım mesajları da cabası.hem o nasıl avukatlıktır, nasıl yargılama sistemidir öyle, hiç kimse, hiç bir kurala takılmaz, canının istediği gibi, istediği kadar konuşur. her seferinde de adalet yerini bulur. onlar ne yüce, ne insanüstü hakimlerdir, zeki, olgun, muktedir, adil. yav adamlar bi sürü davaya giriyorlar bir tane kanundan, eski karardan filan bahseden yok. tamam anglo-sakson sistemi, farklıdır anladık ama keys lov meys lov bi yere kadar kardeşim. duruşmada felsefi sorgulamalar, jürinin bilgiç bilgiç kafa sallamaları. sonra gelen o adil karar.hani adamlar hakkaten böyle yargılama yapıp onbeş dakkada 1 milyon doları kapıyorlarsa yer açın ben de geliyorum amerika'ya..angel ve bufy'yi de hemmen yok edin kardeşim. seinfeld en baştan başlasın günde iki kere yayınlansın. ikisinin arasına da married with children'ı yerleştirirseniz, benden kocaman bir aferin alırsınız.işle güçle ne zaman uğraşıcaz, o da ayrı tabii.

2.sezonun sonunda yayınlanan özet bölümde bir önceki sezona göre ne kadar zayıfladığını gözlemleyebildiğimiz kişi.

fareye benzeyen tipi ve herkesin izliyor olmasından kaynaklanan muhabbetleriyle kendisinden tiksindiren, nefret edilesi dizi ve baş karakterinin adı.(bkz: friends rules)

(bkz: menopoz teyze ve saz arkadaşları)

cnbce tarafindan sansure ugramis dizi.

kaçırılan bölümleri ekşi sözlükten takip edilebilen dizi.

şu anda başlayan ve ilk defa bu kadar geç başladığına tanık olduğum cnbc-e'de hafta içi her gün 2 defa yayınlanan tv dizisi (saat 02:00'de başlar normalde, en fazla 10 dk falan rötar yapardı).

ne zaman açsam menopoz teyze'nin son sevgilisinin john cage'e gerekli ayarı mahkemede verdiğini gördüğüm dizi..hani john cage en iyiydi, yenilmezdi? (bkz: john cage yalan oldu)

başta izliyenlerini nefretle kınadıım fakat zamanla etrafımdaki herkesin birer allyci olmaya başlamasıyla * hararetli olaylarını dinlemek zorunda kaldıım, dolayısıyla izlemesem de bütün olaylarını bildiim,"ulan çirkinim mirkinim ama biraz daa mini giyersem belki bi gün şu şişme erkekten kurtulurum" düşüncesiyle günden güne kaşar bi role bürünen karakteri canlandıran callista flockhartın başrol oynadıı garip gurup halisunasyonlu dizi..artık karşımızda sadece erkeklere diil, kızlara da atlayan abaza bi ally var..

bugunku bolumunde ally mcbeal ve ling woonun opusmesinin sansurlendigi, daha once de ally ve georgia opusmesi makaslandigi dusunulurse cnbce'nin lezbiyenlerle bir sorunu oldugu kanaatine varilabilecek dizi. bir de, reklamsiz ve muhtemelen sansursuz tekrari her gece saat 02'de yayinlanan dizi.

saat 02'deki tekrarında yine ling ve ally'nin öpüşmesi kesilmiş, araya bir de prezervatif reklamı sokulmuş dizi.

ling ile olan öpüşme sahnesinde kendini aşmış kişi, film kahramanıdır. lucy liu'nun bu kadar erotik olabileceğini de bilmezdim ayrıca. fırın ağızlı ally ile minik dudaklarını iyi kullanan ling öpüşürken, nefesimi tuttuğumu farkettim. (bkz: kazaa)

bir yandan ling ve ally'nin opusmesini beklerken diger yandan turkiye ukrayna macini izlemeye cabalarken, hem macin sonunu hem de opusme sahnesini kacirdigimizi dusundugumuz, ama buradan sansurlendigini ogrendigim dizi.

10 dakikadan fazla izlemeye katlanamadigim, yakinimdaki bircok insanin kendine idol belledigi dizi kahramani. konu, animasyonlar, vs. hos olabilir nitekim ally'nin mimikleri insani cileden cikartio, 10. dakikadan sonra burnumdan hizli hizli nefes alip vermeye basladigimi farkediyorum, ayrica oldukca pesimistik bir abla kendisi. ozenilcek biri degil kanimca...

oyuncularin ozel hayatlarindaki sorunlari yuzunden konusu ve gidisi cok onemli noktalarda degistirilmis, bu yuzden de biryerden sonra akiciligini kaybetmis dizi..*

her gördüğümde daha fazla irite olmamı sağlayan televizyon karakteri, hatun belki gerçek hayatta iyi biri ama bu saatten sonra yolda görsem tokadı basar devam ederim, kesmezse döner bir tane daha patlatırım, o derece suni bir karakterdir bu, kaldırsınlar artık bunun sürekli somurtan suratını ekrandan...şişman ev arkadaşına da şişman olduğunu biri hatırlatsın, zenci, hoş yüzlü* ve vantuz gibi dudaklara sahip olabilirsin ama güzel değilsin işte, seni de ancak ilkolkuldan felan sevgililerin beğenir bu saatten sonra, neden ally'nin her bölümde 3-5 sevgilisi oluyor da sen 3-5 bölümde bir ancak erkek birinin yanından geçiyorsun diye düşündün mü hiç şeklinde bir soru sormak lazım ona...ling ablayı da* dışarıya karizmanın kraliçesiyim edasını sunarken kimsenin görmediği sahnelerde içimde ise kırılgan bir kız çocuğu var bakın ağlıyorum tadını yansıtması dolayısı ile ally'nin arkasından tokatlamak istiyorum*yeter şimdilik bu kadar...

yavaş yavaş sex and the citytadı vermeye başlayan dizi...ayrıca(bkz: kabak tadı vermek)

ally ile ling'in opusme sahnesini ramazan ayında verdigi prezervatif reklamıyla sansurleyerek bir ilke daha imza atmıstır cnbc-e.

(bkz: ali makbul)*

her doğum gününde elaine'in sabit olduğu bir güruhun barda kendisine şarkı söylediği ve bu ritüele süpriz süsü vermeye çalıştığı insan.bu seferkinde* bonus olarak sting vardı,(bkz: o ayrı).

dün akşamdan itibaren irrite olduğum hatun.. bu nasıl vücud öyle ya.. aylarca kandırlmışım.. sadece bacakla da olmaz ki bu iş.. (bkz: gitti guzelim hayaller)

hayatimda olmuş ve olmakta olanlarin o akşam karşima episode olarak döküldügü phenomenon.

(bkz: hastalikli)(bkz: isterik)(bkz: sizofren)

ucuncu sezonla birlikte iyi ki de kafasina perma yaptirtmis dedirten insan. bahaneyle vucudunda bikac kivrim var artik.

4 mart salı 2003 akşamı saat 21:30 da babylon'da partisi yapılacak olan dizinin adı.partide şanslı konuklara sony music türkiye'den ally mcbeal cd.leri ve özel süpriz hediyeler verilecekmiş.vonda shepard'ın son albümü ve alanis morisette,tori amos gibi şarkıcıların müzikleri çalınacak.ve tabiki barkovizyonda ally mcbeal klipleri gösterilecek.yanlış öğrenmediysem giriş ücreti 10 milyon tl.

rahatça söölenebilir ki artık ally ve boktan takıntıları kabak tadı verdi,bundan sonra sadece jon bon jovinin görünmesi beklenecek...hakkında esra ceyhan adlı insan görünümlü suni madde bile birşeyler yazdığına göre fazlaca popüler oldu bu ördek kadın..

hala daha begenerek izliyor olsam da, 5. sezonunun sonunda neden bittigini anladigim dizi. artik yavas yavas kendini tekrar etmeye baslayan, ve en keyifli bolumlerin ally merkezli olmayan bolumler oldugu dizi. gorunen o ki doruk noktasi billy thomasin vefat ettigi bolummus, zira ondan sonra performansi git gide dustu dizinin.

bircok suser tarafindan izlendii anlasılınca gonullere su serpen dizi...'bu hafta season3 nin ilk bolumunde ally dugun sermonisinde tarafimdan bi miktar kinanmiştir...sen ne diye baariyosun oole ben damatla duzustum deyyu..sonra kendisine hak vermedim degil hani..ama ally iste hiç birimizin cort diye ortaya koyamayacagi seyleri gonul raatliiyla soolemesiyle kalplere taht kurmustur..ayrıca oto yikamadaki tas otesi arkadasla bi kez daa takilarak aazimizin suyunu akitti helal olsun nidalariyla izletti..'

tamamen anlık eğlenceye dayanan çokda fazla sallanmaması gereken c nbce basyapıtı

bugun ogleden sonra 7 bolum ardarda izleyerek beynimi bulandaran, son bolumunu izledikten sonra icimi burkan televizyon tarihinin bence en kaliteli dizisi.

nick fallin'in the guardian'dan transfer olmasıyla, ally'nin artık insanı bunaltan "hayatımın erkeğini arıyorum" sendromuna son vereceğini düşündüğüm dizi. zira ikisi de genç, ikisi de bekar, ikisi de başarılı, ikisi de avukat, ikisi de narsist,ikisi de hede hödö.

amerika'da izlenme oraninin dusmesi sonucu 5. sezon sonunda bitirilmis harikulade dizi.

dvdleri türkiyeye de geliyormuş en sonunda. 9 temmuz 2004 önsipariş ile ilk sezonun ilk bölümünün dvdlerine 48 milyon tl karşılığı sahip olunabilir.

tam anlamıyla şaşkın,minicik sorunları dev boyutlarda büyütebilen,hayalindeki aşkı bulabilmek için komik durumlara düşen,sıradışı avukat,sevimli dizi karakteri.

12 02 2003 tarihinde selahattin duman'a ait köşe yazısında gayet güzel analiz edilmiş ve açıklanmış dizidir. yazının sonunun doğru olmasını umut ediyor buradan selahattin duman ağabeyime göz kırpıyorum.

eskiden sadece nelle porter için izlenirken, jenny'nin gelmesiyle iyice şenlenen dizidir. hastasıyım jenny ve nelle'in. evet evet sevgili sözlük bayanları... var mı içinizde bunlardan birine benzeyen? huy olarak benzemenize gerek yok... eheheh

bu aksamki bolumuyle izleyenleri dumurdan dumura surukleyen, tum karakterlere reset atarak belki de yepyeni bir yonde ilerlemeye baslayacak olan modern zaman iliskileri dizisi.

eskiden ironiyi üstü kapalı verip, seyircinin keşfederek eğlenmesine sebep olurken daha çok zevk veren dizi. son dönemde esprileri gözümüze sokmaya başlayarak hayal kırıklığına uğratmakta. muhtemelen popülerleşince yozlaşmak zorunda hissetmiş kendini. işten eve dönüş saatinde izlenmesi hala keyifli olan yapım.

cnbce nin haftalik formatta oldugu halde hergun yayinlayarak pic ettigi dizi.insan en azindan tekrarini mantikli bir saate koyar.

larrynin not birakmasiyla*, yurek parcalayan bir bolum olma ozelligini kazanmistir. nasi olabilir, ask var mi ki, yoksa ask yalan mi ki acaba sorularini sormama sebep olan dizi. (bkz: ally mcbeal kaderi)

(bkz: allah larry paul un belasını versin)

gil bellowstan sonra robert downey jrın da terkettiği,artık izlemesi haram olan dizi.acımız sonsuz.

perşembe'den pazartesi'ye özlediğim kadın.

ha bu bölüm atacaklar ha öteki bölüm atacaklar diye diye gitti işte en sonunda robert downey jr. kederli sevenleri olarak "hepimizin başı sağolsun" diyoruz.

02/12/02 tarihinden itibaren siemens-mobile in sponsor olduğu ve her bölümün giderek birbirine benzediği...ama seyretmeninde insana keyif verdiği dizi...

27.02.2003 tarihinde yayınlanan bölümüyle bir kez daha kalp ağrısı çektirten dizi.

hayaletlerin kilo alabileceğini ispatlayan dizi.son bölümde şöyle bir görünen billy'nin semirmiş hali gözlerden kaçmıyordu

gördüğüm zaman sinir krizi geçirmeme neden olan, etraftaki herhangi bir madde ile kafası gözü patlatılması gereken iğrenç dizi karakteri, iğrenç olan dizi değil ally mcbeal (yazarken bile içim kalktı) denen karakter. hayatımda gördüğüm en itici kadın

son bölümlerinde, dizinin tek sağlam karakteri olan billy'nin de sapıtmasıyla normal kimsenin kalmadığı izlence.

billy ve larryden sonra şimdi de yakışıklı avukat raymond milbury rolündeki adama hasta oldugum dizi, aslında glenn foy da yakışıklı ama ally nin de dediği gibi o daha çocuk, raymond da tam bir womanizer aslında, ne yapcan her güzelin bir kusuru vardır.

armudun sapı uzumun copu diyen, beni sinir eden kişi. o bi turlu begenmedigi glenn foy icin harp cıkarırım ben.

normalde haftalık olan bölümleri cnbc-e günlük yayınladığı için üç ayda üçüncü christmas bölümünü izlemek üzere olduğumuz, bağımlılık yaptığı klinik deneylerle kanıtlanmış dizi. daha önce sadece dizinin ana karakteri olan ally üzerine yaptığım incelemeyi derinleştirerek diğer karakterlere yayma arzusundayım.son zamanlarda dizide geçirdiği mutasyonla ön plana çıkan, kısa süre öncesine kadar "iyi aile erkeği" olarak bildiğimiz billy'den başlayacak olursak; değişimle beraber karşımıza billy'nin türk olarak reenkarne olmuş halinin geldiğini söyleyebiliriz ve dizinin başından beri adı en sonda "with" ibaresiyle gösterilen gil bellows'un canlandırdığı karakterin bu şekilde diziden şutlanacağını tahmin etmek çok da zor değil. bir anda rüyasında sarı saçlı, küpeli dede görmüşçesine ani bir değişim geçirip "there's a new man in town" sloganıyla alemlerde sekmeye başlayan orta yaş krizli erkeğimiz billy, bu bunalım doğrultusunda karısına boynuz üzerine boynuz takmakta, ortamda dişi olan ne varsa inceden selam etmektedir. en son raddede kocasını başka bir kadınla ofisinde yiyişirken bulan georgia siktiri çekecek, şirketten de ayrılarak kendi yolunu çizecektir. bu noktada, senaryonun biraz ıkınma aşamasına girdiğini görmek için dahi olmak gerekmiyor. dizinin ilk bölümünden beri "mükemmel evlilik" olarak lanse edilen billy-georgia ilişkisi ani bir çatlakla ortadan ikiye ayrılırken seyircilere "nası yani" demek kalmış. daha önce üniversitede billy'den önce âşık olduğu erkekle öpüşmeyi sadakati yüzünden reddeden georgia, ally'nin babasının dilini emiyor; psikolog tracy'nin "karını aldatman için çok anlamlı bir sebebe ihtiyacın vardı ve bu yüzden ally'le öpüştün" teşhisini koyduğu billy anna nichole smith mantalitesinde kadınlarla yiyişiyor. bölümler boyu bize ideal evlilik olarak gösterilmiş bir evliliğin bu şekilde saçmalaması biraz yapay geliyor, bu olayın bu kadar çabuk olması da tuz biber oluyor. bu noktada cnbce'nin bölümleri yayınlamaktaki aceleciliğinin payı da yok değil elbet, normalde 1 ayda gerçekleşmesi gereken bir ayrılık 4 günde olunca bocalıyor insan tabi. bunun yanında üçüncü sezonla beraber ally ablamızda da köklü değişiklikler farkediyoruz. hayaller görmesi, patavatsızlıkları değişmezken, seks konusunda yumuşamalara gittiğini oto yıkamada adını bile bilmediği bir adamla çılgınca sevişmesinden anlayabiliyoruz. bunun öncesinde kadınların sevmedikleri erkeklerle beraber olmasının yanlışlığı üzerinde sıkça duran ally, oto yıkamada gerçekleşen hadisenin de "sevişme" değil "seks" olduğunu belirtme inceliğini gösteriyor allahtan. kendisindeki bir diğer değişiklik de billy ile ilgili ki bunun da billy'nin şutlanışına yardımcı faktör olduğunu düşünmekteyim. önceki sezonda billy için ölüp dirilen, hayatının aşkı olduğunu savunan ally, öpülme sonrası geçirdiği şok sayesinde billy'nin aslında doğru insan olmadığını anlıyor ve bir anda huzuru hiç uğraşamam cümlesinde buluyor. boşanmanın eşiğinde olan billy'yi kollarında teselli etmek yerine karısıyla barıştırmaya çalışıyor ki bu tarz eylemleri tracy isimli karakter bir bölümde oldukça güzel nitelemişti; "o kadar sağlıklı ki kusabilirim".billy'nin olası bir diziden ayrılığının başından beri beynimize empoze edilen "unutulamayan çocukluk aşkı" konseptine çok aykırı düşeceği de atlanmaması gereken bir nokta. her fırsatta geçmişte yaşadığını gördüğümüz ally'nin geçmişinin en büyük parçası olan billy olur da gidecek olursa (ki bu konuda kesinlikle elimizde spoilervari bir bilgi yoktur, tamamen önsezi) dizide büyük bir gedik açılacağı ortadadır. georgia-billy-ally üçgeninin ölümcül güzelliği açısından billy'nin dizide kalması için fakslar çekme, imzalar toplama taraftarıyım*.bu üç ana karakterin dışında john-nelle ilişkisi ve richard-ling-whipper üçgeni de yavaş da olsa gelişmekte, her gün bizi tam 8'de ekran başına çekmektedir. senaryosundaki mantık hatalarıyla ve çelişkilerle de olsa keyifle izlenen, izlendikçe hakkında yorumlar yapılmaya deval edilecek olan dizidir. bizi izlemeye devam edin.

bu kadar çok şeyin yazılmasını yadırgadığım ve buna şaşırdığım, bir çeşit gereksiz dizi karakteri...

billynin yardimcisi citirin* da eklenmesiyle daha da bi hos olan dizi

gavur ellerindeki dostlardan edindigimiz bilgilere gore ally iyicene sacmalamis, mundar etmisler guzelim hikayeyi de en sonunda da sana yeter bu kadar deyip bitirmisler diziyi. http://www.allymcbeal.com adresinden episode guide filan takip edilebilir istenirse.

su an icin adlari bilinmeyen tas gibi hatunlar modulune eklenebilecek ama en kisa zamanda adi soyadi otu boku da ogrenilesi bi insan oldugunu dusundugum sandy kod isimli guzelligin de eklendigi velhasil billy nin nasil es gectigini anlayamadigim ali makbulrulerrin deyimi ve katkilariyla arastirmaci abazalikla gelen edit: hatun kisimizin ismi gina philips olarakk deklare edilmistir.. buyrun bokunu cikartin..

bugün 5. sezona başlayacak olan, kadınlarla izlemekle erkeklerle izlemenin arasında yapılan yorumlar, verilen tepkiler açısından dünya kadar fark olduğuna şahit olduğum dizi.

5. sezonla beraber en nihayetinde dişilerin de gözünü gönlünü açmaya karar vermiş dizi. geç olsun da güç olmasın tabi.

dışardan bakıldığında sıkıcı ama sürekli olarak izlemeye başlandığında da ne keyifliymiş y ada hoşmuş aslında çok da duygusal bir diziymiş dedirten dizi.a bide komik.

5. sezonun baslamasiyla beraber ezeli soruna john cage ve ally ile cevap aramaya niyetlenen dizi. (bkz: arkadasa asik olmak)

(bkz: ally yi salla georgia nın hastasıyım)

(bkz: i will look back and laugh)

artık iyice sacmalamıs, kimin eli kimin cebinde moduna girmiş diziamerikan yapımı bi vahşi güzel

ilk bölümleri gerçektende çok güzeldi. fakat birkaç ay sonra artık "ally'nin fantezileri" oldu. artık izlenmemesi caizdir.

3. sezonla beraber tum karakterlerin tranformasyona ugramasi sonucu izleyenleri her gecen gun daha da soka ugratan dizi. populerlik ugruna iyice mainstreame kaymis, standart bi fox dizisi olmustur. tek aklibasinda karakter bili sapitirken diger karakterler normallestirilmis hatta diziye adini tadini veren ali ve biscuit'in deliliklerinden eser kalmamistir. nitekim artik komik ya da kendimizi biraz da olsa buldugumuz bi dizi diildir. her bolumun sonunda "amma da sikici bi bolumdu" dedirtmektedir. aliskanliktan ve boston manzaralari yuzunden hala izlenmektedir. fakat fanatiklerini bir ofke seline iterek senaristlerine karsi dusmanca duygular olusmasina neden olmustur. ezcumle: catlak aliyi geri istiyoruz. ortalikta yeterince normallik(kime gore neye gore) var.

ilk başlarda zevkle seyredilebilir olan lakin ilerleyen bölümlerle birlikte ally nin gereksiz mimiklerle baş gösterdiği ve parmaklarını sürekli dudaklarında gezdirmesiyle ufaktan sinir olmaya başladığım, evcil kurbağa mefhumunu ideallerim arasına sokan, amerikada allynin kısa etek giymesiyle prim yapmış memleketimde ise tahminimce ling'in diziye kattığı seks kokusuyla erkek müdavimlerinin sayısını arttıran dizi...kim diyebilir ki bir erkek de sevgilisinin kendisi üzerinde ling'in saç ya da parmak terapisini denemesini istememiştir. (bkz: her gordugunu sevgiliyle deneme tutkusu)

4. sezon geldiğinde yine cok sevilecek ve ilgiyle izlenecek dizi...

bugünkü bölümde lingin allye doğru erkek hakkında "there is always a girlfriend ally, because all the best men are taken." şeklinde verdiği beyanatla "all the best women are married and all the handsome men are gay" tezine uzaktan göz kırptığı görülmektedir. şüphesiz ki en iyiler kapılmıştır.*

hesaplarıma gore onumuzdeki hafta iki eliniz kanda da olsa kacırılmaması gereken dizi* *

(bkz: you re the first)

ucuncu sezondaki cesitli bombalardan birini bu gece gordugumuz dizi. nefret ve ofke oklarinin artik billyden georgiaya kayacagi, ve bu gece itibariyle* izleyenleri yine "john cage sen bizim herseyimizsin" diye bagirmak zorunda birakan dizi. ayrica "iyiki dizinin akibetini biliyorum da keyfimin icine edilmiyor" dememe sebebiyet veren entrylere sahip olan baslik.

10 aralık akşamı-11 aralık sabahında ve 11 aralık akşamı-12 aralık sabahındaki iki bölümüyle ayrıca oha! dedirten muhteşem dizi.

bir yerde gördüm, tam adı allyson marie mcbeal imiş.

türkiyede yalnız yaşayan ve bu diziyi seyreden kadınların çoğu kendini ally mcbeal zannediyor.

uzun zamandır ilk kez denk gelip de izlediğim ve jenny karakterinin güzelliğine boş bakmama* neden olmuş dizi... netekim o karakterin oyuncusu julianne nicholson storm of the centuryde de cat weathers karakterindeymiş, oradan bir deja vu da yaşattı bana bizzat kendime...

zannimca badak prototipi disi kisiliktir.

http://www.cnbce.com/pr-diziyeni-ally.asp

10 mart'tan itibaren her çarşamba daha önce yayınlanmayan planlardan oluşturulan bölümleriyle cnbc-e ekranlarına gelecek ve ally hayranlarının yüzünü güldürecek...

tüm sezonlarının dvd box setlerinin, toplam 10box set, 30dvd; amazon'da postası dahil,subat2004 itibariyle 101pound olan dizi.edit1: mart ayi basinda dvdlere zam yapmasiyla birlikte 132pound'a patlayan dizi.edit2: mart ayi sonunda dvdlere zam yapmasiyla birlikte 150pound'a patlayan dizi.(bkz: akılsız başım)ebayden 90 amerikan doları artı 38 amerika doları posta ücreti karşılığı alınabilecek dizi. western unionun auction payments sitesi sayesinde 7 amerikan doları karşılığı kredi kartı ile ödeme yapılabiliyor artık.

(bkz: ally mcbeal official guide)

bir grup birbirleriyle iyi arkadaş avukatın öykülerinin yer aldığı dizi, ancak olaylar çoğunlukla diziye de adını veren ally mcbeal çevresinde dönüyor. ally ördek dudaklı, patlak gözlü, anoreksik, kronik depresif, şımarık, egosantrik, nevrotik, kimi zaman şizofrenik, artık kırkına yaklaşmasına rağmen hala ebedi aşk, sevgi, yalnızlık, aman orda bebek gördüm, aman burda hayali oklar kalbime saplandı, ay gene gaipten sesler duyuyorum diye dolanıp duran aslında temiz bir sopa yese aklı başına gelecek bir bayandır; kaç sezondur bir arpa boyu yol ilerleyemedin be kadın, sevdiğimiz diziden de soğuttu anasını satayım.. gene de richard fish'e dikkat..

cnbc-e'de yayınlanmaya başlayan yeni-kısa versiyonu için (bkz: ally).

acilen diyarbakir sanayiden killi bi tornaci ile hallestirilmesi gereken kisi. bu hastaligin panzehiri bitek ordan alinabilir. ozguruz, bagimsisiz diye erkeklerin agzina siciyorlar, iyicene efemine ediyorlar, ondan sonra da adamlari begenmiyorlar.

yayinlandigi donemlerde saat tam 20'de ekran karsisinda hazir olup, buyuk bir keyifle izledigim, muzikleri de en az dizinin kendisi kadar basarili olmus, hafta ici hergun ally'nin 30 yas sendromuna taniklik ettigimiz, o donemde sozluk yazarlari tarafindan pek sevilip tutulan, ozlenen yapimlardan.

insanda bazen yanaklarını içtenlikle okşama bazense odunla beline beline vurma hissiyatı yaratabilen modeliyle çelişik insan dişisi *.

isminin telaffuzu* nedeniyle karşılaştığım en yeşil diyaloglardan birine neden olan cnbc-e figürü.+anne değiştirmesene kanalı, ally mcbeal izliyorum!*-bize ne evladım elin makbilisinden?+.........(bkz: mavi ekran)

(bkz: #8936518)(bkz: garip ama gerçek)

eger flash tv tekrar yayinlayacaksa, minik bir kadro degisikligine gitmesi eglenmemiz acisindan daha iyi olacaktir."john cage rolünü sarı bıyık oynasın" !zekaysa zeka,oyunculuksa oyunculuk,karizmaysa.................. neyse ben bisey demedim.

flash tv de olsa bir kanalda tekrar yayınlanması iyi olacak dizi. özlemiştik kendilerini..

carsamba gunleri 21:30'da flash tv ekranlarında ilk kez tr dublajlı olarak yayınlanan dizi

defalarca cnbce'de orjinal sesiyle izledikten sonra dublajlı haline dayanamadığım ama izlemeden de edemediğim ve çok özlediğim yerini doldurumamış olduğum dizi.

genc ve dişi bünyeye ben de avukat olucam heheeyt dedirten ama olamayınca bilinç altından sonradan hortladigi gorulen dizidir,iş yerimin altında bar olsun ben her akşam gideyim dedirtir. sinirlenince beyninizin olayları tuhaf algılayıp tuhaf hayaller gördürtmesi , en sevdiginiz sevgilinizin esi falan, ben de ben de dedirtir , tuhaftır.

flash tv'de yayınlanan halinde ally mcbeal'i şenay gürler konuşuyor. çok da güzel konuşuyor.

dünya'nın en boktan dizilerinden birisi.avukatlar avukattan başka her boka benziyor, hukuk bürosu daha çok fuhuş bürosunu andırıyor.

fena müzikleri olmayan hoş ve boş dizi

Rasgele

+ spitney beers
+ recep tayyip erdogan
+ paranoya mode on
+ super ayakkabilar
+ tante
+ scene
+ her sehirde bulunan klasik sokak isimleri
+ bir kere ogrenilince unutulmayan seyler
+ aslan burcu unluleri
+ klasik sevgili diyaloglari
+ i feel love
+ takim tutmayan ve yemek yapan erkekler
+ yale
+ orgy sonrasi pisman olan ciftler
+ balki bartokomous
+ the contours
+ sertab erener
+ rok yapmak
+ citleme
+ behind the power

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam