|
|
spor müdürlüğü döneminde aziz yıldırım aleyhine yaptığı haberlerle mesleki kariyerine tırpan alan; sabah gazetesinde bugün yazdığı "ama dünkü finale kadar, galatasaraylılar da dahil, sokakta konuştuğum herkes, keşke bizim de aziz yıldırım gibi bir başkanımız olsa diyorlardı.." cümlesindeki bahsi geçen sokağın kariyerindeki çıkmaz sokak olduğunu belgeleyen.. her yazısındaki recep tayyip erdoğan özneli methiyeleri ise tutunamayanlar ın uçurumda kalan son parmağıdır..
türkiye'de futbolsevere fikirlerini kabul ettirmek için futbol tarihini yeni baştan kafasına göre yazan spor yazarı...--- spoiler ---"şu anda dünyanın en iyi teknik adamı kim diye sorsanız çoğu kişi chelsea'nin genç çalıştırıcısı mourinho'nun ismini verir.. gelecek yıl 5 milyon pound alacak olan portekizli teknik direktörün 2000-2001 yılında, portekiz'in 30 şampiyonlukla en çok şampiyon olmuş takımı benfica'yı lig 6'ncısı yaptığı biliyor musunuz? bu adam futbolu bilmiyor, diye lizbon sokaklarında gitmesi için gösteriler yapıldığını.. "--- spoiler ---2000-2001 sezonunda jose mourinho 'nun çalıştırdığı benfica 'yı başkanlık seçimlerinde onu göreve getiren eski başkanın seçimi kaybetmesi sonrasında göreve gelen yeni başkanın kendisiyle çalışmayacağını bildiğinden istifa ettiğini, üstelik bu istifanın sporting lizbon derbisinde alınan 3-0 galibiyetin hemen ertesinde olduğunu, benfica'yı bir sezon çalıştırmadığını, dolayısıyla ligi altınca sırada bitiren takımın teknik direktörü olmadığını, sadece 9 hafta görevde kaldığını otobiyografisinde anlatan jose mourinho hakkında biraz daha araştırması gereken "bu adam futbol bilmiyor" diye lizbon sokaklarında gösteri yapanlar da kim kardeşim dedirten spor yazarı..
david ginolanin posterinde yazan "if racism wins sport loses" tabirini sabah gazetesindeki yazisinda "yarışmacılık kazanırsa spor kaybeder" olarak ceviren yazar.
ogrenci affini destekleyen spor yazari.vakt-i zamaninda kendisi itü bilgisayar muhendisligini kazanmistir fakat ayni dersten iki sene ust uste kaldigi icin * okuldan uzaklastirilmistir.
esquire dergisinin yönelttiği "2003-2004 sezonunun flaş transferi kimdir?" sorusuna enkecevabını vermiş spor yazarımız. daha sonra, hatasını anlayıp "gerçekten flaş bir cevap vermişim" demişti kendisi.
futbolda ırkçılıkla ilgil bir konuda racisme* "yarışçılık" dediği de olmuştur zamanında..oldukça gelişigüzel yazılar yazmaktadır.. özenilmeden hazırlanan, serviste, otobüste yapılan ev ödevleri gibi..
yakın zamanda* önce evlenen şahıs
istatistiğe önem veren ve fenerbahçe cumhuriyeti vatandaşı olan güzel yazar ve spor adamı
bugün itibariyle sabah gazetesinden istifa eden spor yazarı.
fotomaç gazetesi genel yayın yönetmeni. bazı çevrelerde sözlükteki bir yazara fiziksel benzerliğiyle anılır.
turkiye futbolda istatistiklerin onemini belirtmis, realist iyi futbol yazarlarindan
1997 1998 ve sonrası ilk tanınmaya başladığı senelerde futbol okurlarının dikkatini çekmeye başlamış yazar... kaliteli ve farklı yorumları , futbol bilgisini yazılarına yansıtması ve dünya futboluyla alakadar olmasıyla basının da ilgisini çekmiş ve sanırız hincal ulucun destegiyle hızlı bir yükselise gecmistir. fenerbahce tarihi isimli kitabı yerini saglamlastirmis sabah ve bunyesindeki fotomac gazetelerinde spor müdürlüklerine getirilmiş , televizyonlarda sık sık boy göstermeye başlamıştır. ancak durup dururken gelen bu yükselişin etkisinden olacak , sozu gecen bir kisi olmaya baslayınca kendisinin yaptigi isler de tamamen değişmiştir. ilk puan kaybını hincal uluc'un "hicbir gazete bisiklet sampiyonasini manset olarak veremez" seklinde gaza getirmesi sonucunda fotomac gazetesinde bisiklet sampiyonasi haberini manset yapması ve puan toplamaya calisması , lakin ondan sonraki 5-6 senelik doneminde ayni turden bir cesareti hicbir zaman gosterememesiyle vermistir. sözkonusu haberi manset yaparak amacı spor medyasini gelistirmek degil hincal hocasinin gozunde puan toplamaktir. bu hareketiyle gerileme devrine gecen sözde farklı ve kaliteli yazar gitgide isin cılkını çıkarmış elindeki güçle (bkz: fotomac) türk sporuna ve spor basınına inanılmaz boyutlarda zarar vermeye başlamıştır.alen , hasan vs gibi tribun adamlarını gazetesine yazar yaparak seviyeyi iyice düşürmüş , aziz yıldırımın resminin ters basılması gibi her fırsatta saçma sapan olayların manşete yansıyarak polemik yaratılmasının gizli mimarı olmuştur. artık gerileme devrinden çıkmış katletme devrine girmiştir. kendisi ve diğer spor yazarları 2002 dünya kupasından sonra takımda revizyonun şart oldugunu hakan sükür vs gibi yası ilerlemis futbolcular yerine genc yeteneklere yol açilmasi gerektigini buyurmuslardir! akabinde ersun yanalın genç bir kadro kurması ve hakan sükürü de kadroya almayacagini açıklamasi ; altan tanrikulunun ne kadar tiraj meraklisi , gazetesinin daha cok satilmasi icin her türlü bukalemunluga girecek birisi oldugunu anlamamiza firsat vermistir. milli takımımızın en zor ve en destek isteyen donemlerinde hakan sukur polemikleri yaratılmış , ersun yanal vatan haini ilan edilmiş , yerden yere vurulmuş , tiraj ugruna milli takımımızın teknik direktorunun haysiyeti sürekli olarak ayaklar altına alınmistir. artık is tehlikeli bir noktaya gelmiştir. (bkz: gürcistan maçından önce manşetten ersun yanalın her sonucta istifa edeceginin duyurulması asparagası) ersun yanalın olası bir guven tazeleme istifası karsisinda gazetenin zor duruma düsebilecegi ongorulmus ve ince bir taktikle asparagas önceden manset yapılarak olacaksa da bir güven tazelemesinin yolu tıkanmıştır. senede üç büyüklerin her birine yüz kadar futbolcunun transfer ettirilmesi gibi durumlar da diger ayrıntılardır. bu olay sevgili spor müdürünün ne ilk ne de son basarili icraati olacaktır.
bugun hagi ve galatasaray hakkinda guzel bir yazi yazmis sabah yazari:http://www.sabah.com.tr/2005/01/27/yaz35-80-128.html
sayılı iyi türk futbol yorumcularından biri. bence tek eksiği, büyük bi aşkla bağlı olduğunu tahmin ettiğim fenerliliğini abartması.
(bkz: iyi futbol yazarları/5)
bir zamanlar o kadar bostu ki, telsim gs'ye reklam verince sutunundan tum fb taraftarlarini turkcell abonesi olma cagrisi yapmisti. gizli fanatik.
"fikstür çekilmeden önce..." (altan tanrıkulu, ntv, 10.07.2004) fikstür düzenlenir; kura çekilir! . kaynak: hüseyin movit
kaliteli spor yazarlarındandır kendisi.yorumları ve analizleri mantıklı ve gerçekçidir.
pierre van hooijdonk'a hitaben yazdığı köşe yazısını "bundan sonra türk medyası için ne düşünürsün bilmiyorum. ama medyanın ve fenerbahçe taraftarının sana bakışının değiştiğini bilmeni istiyorum.. kaliteli yabancı futbolcum .. " sözleri ile bitirirken aklı sıra fenerbahçe taraftarının sözcülüğünü yaptığını zanneden gazeteci.
gelişimspor'la birlikte basın hayatına adım atan, aykut kocaman, oğuz çetin hayranı ; fenerbahçeli gazeteci. rivayet odur ki gelişimspor'a alınan ve daha sonra spor basınında önemli yerlere gelen stajyerler arasında torpilsiz alınan tek kişi. gelişimspor sonrası gol dergisini çıkartı ömer altay'la birlikte, uzun sürmedi. ardından türkiye'de ve dünya'da spor dergisi'ni çıkardı. 1992'de de 3 arkadaşıyla birlikte 6 yıl yayın hayatını sürdürecek spor&spor dergisi'ni kurdu. basın dünyasında bu dergiyle adını duyurdu. taraftar fotomaç, yeni yüzyıl, yeni binyıl ve sabah gazetelerinde çalıştı. şimdilerde sabah gazetesi'nin spor müdürü olarak görev yapmakta.
2000 avrupa basketbol şampiyonasına "on iki dev adam organizasyonu" diyerek akşam akşam beni şaşırtmış insan.
mantikli, akli başinda birisidir, fenerbahçeli olmasina rağmen, bir galatasarayli olarak takdir ettiğim bir futbol yazaridir...
bugunkü sabah gazetesinde giray bulak a ayar vermeye çalisan yazar kisisi. efendim yazdigina göre 2-0 lik denizli-fb macindan sonra havalalaninda ali ismet ural , mehmet demirkol, gürcan biligiç in de oldugu grupta bulak, umit ozat icin "mikrop" ifadesini kullanmis. ama dost ortami oldugu için kimse gazetesinde yazmamis bunu.1- madem dost ortaminda soylendi simdi niye yaziyorsun? ehem kek küm e adam durmuyor f.bahce aleyhinde konusuyor...avukati misin f.bahce'nin ? hayir ama benim passatim var..yok muydu yoksa..yoksa da olabilir en kisa zamanda..iste öle bir sey...2-dost ortamindaki bu "dedikodu" gazetede yazilmamis olabilr ama birileri tarafindan umit'in kulagina fisildanmamis da olamaz di mi?yoksa umit pozisyonun degil içinde etrafinda bile degilken kosarak gidip bulak'a ana-avrat niye dümdüz gitsin...netice itibariyle aha buradan evet fikir ayriliklari zaman zaman tavana vursa da yine de pek çok dostlugun kuruldugu bu dostane sözlük ortamindan aççikk ve seccikk olarak söylüyorum. kendisine karsi özel bir husumetim olmasa da yazilarini, yorumlarini, f.bahce amigolugunu sevmiyorum ve ilave ediyorum bunu bir kaç hafta bekletip gazetesinde yazmasina gerek yok..hemen yazabilir.
şşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş bunyesi.. (bkz: ben bugun bunu gordum)faik cetiner= sevgili altan bik bik de bik bidi bidi bidi bidi cekirge?altan tanrikulu= şşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşimdi.. vs vs vs.. yapma kuzum yapma cigerim..
hemen hemen hiç gülmeyen adam.. hadi eskiden dişleri çok kötüydü. ama şimdi dişlerini de yaptırdı, hala gülmüyor...
"hurriyet ailesine"(aile de ne demekse) katilan yazar. mac yazilari ve degerlendirmeleri yazacakmiş..
hıncal uluç'un bir operasyonu sonucu görevinden uzaklaştırıldığı söylenen spor müdürü. yerine gürcan bilgiç vekalet ediyormuş.edit: görevden alınmasının nedeni sağlık problemleriymiş.
"altan da tanrinin kulu"
gurcistan ve yunanistan maclari sonrasi (bkz: ersun yenal)i savunan nadir yazar/yorumcu idi.
gunumuz turkiyesinde bir kulup baskanıyla kavganin nasil bir spor mudurunu issiz birakacaginin guzel bir ornegi
hincal uluc' tan gazeteciligi ve spor yazarligini ogrendigini her firsatda aciklayan kalitesiz spor medyamizdaki birkac seviyeli sahisdan biri.
kendisini her daim komik duruma düşürebilen, fenerbahçeyi destekleyen taraflı yazılarıyla aklımızda yer etmiş olan spor yazarı
fransa '98 sirasinda tanidigimizdan beri ilgiyle takip edip begendigimiz bir yazardir altan bey. gerci hep biliyorduk baska seyler de yazabilecegini ama sabahtaki son yazilari biraksin topu mopu da hayatin icinden yazsin dedirtecek nitelikte. boyle bir kac numune var futbol medyasinda. ornegin mehmet demirkol dis politika yazsa, sami cohen'den, hele hele yasemin congar'dan falan cok daha iyisini yapar bence.
17 eylül 2005 tarihli yazısında (bkz: http://www.hurriyetim.com.tr/...14@nvid~632110,00.asp)antu forumları bünyesinde yazılan bir yazıyı "italyan medyasında, corriera della sportda çıkmış bir maç yazısı, bir okurum bana gonderdi ben de sizinle paylaşıyorum" sunumuyla yayınlayarak fena şekilde keklendiği anlaşılan yazar. ikinci jose genero vakasinin başrol oyuncusu. ama zaten bu işin böyle olacağı belliydi (bkz: #7471394)ayrıca olayın antudaki yansıması için(bkz: http://forum.antu.com/...=146016&page=1&pp=15)
(bkz: sazan avi)
tuttuğu takım taraftarı tarafından fena halde işletilen ve corriere dello sport 'un "hazır" çevirisine köşesinde yer verdiği gün anlamsızca san siro stadına ve italyanlara saldıran spor yazarı. san siro 'yu teknoloji fakiri olarak sunan ve stadda kablosuz internet olmadığını öne süren, curva sud'de olan bağlantıyı basın tribününden mi esirgemişler dedirten yazar...
bugun "tigana'yla cok zor" baslikli bir yazi yazmis kendisi. oncelikle yaziya bir buyuralim. sonra da turkiye'de medya iki gunde nasil adam bitiriyor bilmeden etmeden ona bakalim. http://www.hurriyet.com.tr/...3692973.asp?yazarid=162 yaziyi okumayacaklar icin ozet su: temel olarak tigana'nin yanlis secim oldugunu soyluyor. gerekceler bugune kadarki maclarda bir zeka kivilcimi aramis ve bulamamis. ayrica daum ilk geldiginde demis ki kendisine: "büyük kulüplerde teknik direktörlerin zamana ihtiyacı yoktur.. çünkü böyle bir lüksleri yoktur.. yaptığım her şeyi kazanmak için yapacağım.. her maçı kazanmak için oynayacağım.. her sezon şampiyon olmak için yarışacağım.. onun için geldim." daha sonra da tigana'nin hicbir kritik hamleyi yapmadigini falan soyluyor. oncelikle sunu soyleyeyim. sezonun bile degil, devrenin ortasinda gelmis, ustelik iki yildir futbol oynamayan bir takimin basina gelmis bir hocaya bu kadar anlamsiz yuklenmenin mantigi yok. "mesela daum hemen basarili oldu" diye arguman yapmis ama o da yanlis. daum fenerbahce'ye haziran ayinda geldi. oyuncu yolladi, oyuncu aldi, serhati geri cagirdi. sezona kotu bir futbolla girdi, sonra besiktas'in inanilmaz cokusuyle sampiyon oldu. bu olayla tigana arasinda paralellik kuruyor tanrikulu. fenerbahce seruveni daum'un turkiye'ye ilk gelisi degildi. ornegin ikinci gelisini bir hatirlayalim. nevio scala'ya deli raporu alip tazminatsiz yollayan serdar bilgili yonetimi mart ayinda daum'u getirdiginde besiktas'in 24 macta 46 puani vardi, yani mac basina iki puandan biraz aha iyi bir ortalama. kalan 10 macta da 18 puan topladi daum'la (mac basi 1.8 puan ortalamasi). yani daum gelince bir anda muhtesem seyler olmadi tanrikulu'nun iddia ettigi gibi. ustelik de bayagi kotu oynadi o maclarda. yani verdigi daum argumani dahi yanlis bastan sona. her hoca iki gunde asmis futbol oynatacak diye bir kural mi var? ornegin rijkaard barcelona'ya geldiginde rezalet bir yarim donem gecirdi. yaptigi secimler cok elestirildi. su anda bir suru insan rijkaard'in barcelona'sinin dunyanin en iyi takimi oldugu gorusunde. altan tanrikulu gibi medyanin goreli mantikli bir yazari bile temel mantik ogelerine aykiri yazilar yazabiliyor. tigana besiktas'ta basarisiz da olabilir. eksikleri vardir mutlaka. belki oyuncu degisikliklerini gec yapma gibi bir huyu vardir (boyle hocalar vardir, oyunu gorurler ama hep bir 5-10 dakika gecikirler). ama tigana tempolu futbol oynatan iyi bir hocadir. monaco takimini sampiyonlar ligi'nde yari finale cikartmak gibi su anda turkiye'de gorev yapan hicbir hocanin ulasamadigi bir basarisi vardir. ustelik de basarilarini hep yildizlari alarak degil, yildizlari yaratarak kazanmistir. daha geleli yedi hafta olmus adami "uc macta bile belli olur, zeka kivilcimi yok" diye elestirmek olacak sey degil. allah askina su adama bir sans verin. 1.5 yil yonetsin, kadro kursun, diledigi oyun sistemini yerlestirsin. yoksa mourinho gelse, rijkaard gelse yine uc haftada pirilti goremeyecek bizim skor yazarlarimiz.
medyanın yol gösterici yanını bugünkü yazısında da belirtmiş olan ülkenin en önemli 5 spor yazarından biri. tigana'nın kendi kurduğu takım kötü sonuçlar aldığında bu hocayla işler yürümez demek kolaydır. şu unutulmasın kafanıza yağmur damlası düştüğünde yağmur yağıyor demek değildir olayın hası. önemli olan havada bulut yokken yağmur yağacak demektir.....
mehmet demirkol ile arasında şöyle bir fark vardır. mehmet demirkol beşiktaş kadrosu için "bu kadro çok teknik direktör yer" der. altan tanrıkulu ise teknik direktörü beşiktaşlı futbolculara bırakmamaya çalışır.
23 aralik 2005 tarihli yazisinda (bkz: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...84&yazarid=162) 70lerden bu yana suregelen arkadasligi 90larda isimlendiren fenerbahce tribunun efsanevi insanlari olan kill for you grubunun isminden yola cikarak onlarin futbol icin insanlari oldurdugunu dusunmus olacak ki cesitli elestirilerde bulunan, elestiri yaparken de "tamam, anladik gencsiniz, heyecanlisiniz" seklinde ayar vermeye calisan; oysa ki arastirsa, bahsettigi grupta babasindan buyuk insanlarin oldugunu gorecek arastirmadan yoksun gazeteci.
geçenlerde bir yazısında 19 mart 2006 galatasaray kayseri erciyesspor maçındaki malum pozisyon için "penaltı ama kırmızı kart yok, devran'ın hareketi refleks ve bariz gol şansını engellemiyor(?!?!?), dolayısıyla sarı kart yeterli" deme başarısını göstermiş insan.
15 nisan tarihli yazısı sebebiyle antu.com tarafından galatasaray forması ile resminin yayınlanması cezasına layık görülen spor yazarı.http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...17&yazarid=162
3 mayıs 2006 besiktas fenerbahçe kupa finalindeki yenilginin kabahatini hakeme kesen en asil duygunun insanı fenerbahçe taraftarına, yazısıyla ayar veren fenerli futbol yazarı. tabi, anlayana. anlamak için okuma yazma bilmek yetmiyor çünkü. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...67&yazarid=162
son dakikalarını seyrettiği maçtan hareketle ünlü futbolculara sahip büyük kulüplerin nasıl mağlup edilebileceği üzerine döktürmüş spor yazarı.http://www.hurriyet.com.tr/...4982458.asp?yazarid=162hem maçı seyretme hem yorum yap, valla bravo...
lig tv'de " ben olsamgalatasaray'da tomas'ı ön libero oynatırım" demesinin iki açılımı olabilir. 1- fanatik fenerliyim. belki yerler.2- topu karakola bomba diye götürürüm ama futbol yorumcusuyum..
aziz yildirim in sekeri arttikca soyunma odasina inerek futbolculari azarladigi duyumu almis ve asagidaki "lutfen sayin baskan" baslikla yazisiyla da bunu gazete okurlariyla paylasma cesaretini gosterebilmis fenerbahce li spor yazari.http://www.hurriyet.com.tr/...?yazarid=162&gid=61
bu adamin ingilizce ile gercekten bir problemi vardir; newcastle'i nivkaestil diye okur.(bkz: newcastle united)
http://www.hurriyet.com.tr/...5296524.asp?yazarid=162 yazısında zico'nun newcastle maçında yaptığı taktiksel değişikliği, yönetimin baskısından kurtulup rahat bırakılmasına bağlamış yorumcu. bugüne kadar kendi de dahil onlarca futbol yorumcusu, zico'nun zayıf orta alan ve çift forvete dayalı sistemini eleştirirken, zico ısrarla bu sistemin geçiş dönemi nedeniyle bu zaafları gösterdiği ve alınan sonuçların normal olduğunu söyleyerek sisteminden kesinlikle vazgeçmeyeceğini belirtiyordu. dahası takımın herhangi bir b planına ihtiyacı olmadığı, hiçbir maça savunma yapmak için çıkmayacaklarını ve güç düzeyi ne olursa olsun her takıma karşı bu sistemle mücadele edeceklerini direk zico kendi ağzından belirtiyordu. newcastle maçı sonrasına dönersek basın toplantısında zico, kendisine sorulan yeni sistem bu mu olacak sorularına evet demediği gibi yakın zamanda yeniden çift forvetli sisteme döneceğini de açık açık belirtti. tümer ve serkan gibi oyuncuları maçlarda yaptıkları hatalar yüzünden (kırmızı kart görerek takımı eksik bırakma, orta alanda top kaptırarak gole neden olma gibi gerekçelerle) kafasından sildiğini ima ederken, temposu yüksek her maçta aksayan alex'e hiçbir şekilde toz kondurmadı. yani newcastle'a karşı oynayan kadro ve sistem tercihi, kesinlikle zico'nun kafasındaki oyun yapısı değil. bu değişikliğin yönetim veya medyadan gelen bir takım baskılar sonucu zorunlu olarak yapıldığı aşikar durumda. altan tanrıkulu'ysa bu değişiklikleri nedense zico'nun rahat bırakılmasına bağlamış ve bu rahatlık devam ettiği sürece zico'nun başarılı olacağını belirtmiş. kendisinin yorumculuk çizgisini bilmesem, şaka yaptığını zannedeceğim ancak altan tanrıkulu, newcastle maçına dek direk bir uyarı veya yönetimden müdahale almamış zico'nun kadro ve sistem seçimindeki yanlışlarını yönetimin kendisini sıkmasına, newcastle maçındaki kadro ve sistem seçiminiyse zico'nun rahat bırakılmasına bağlıyorsa, ya bu yazıyı kafası iyiyken yazmış ya da günden güne analiz yeteneğini kaybetmeye başlamış olmalı. zira ortada altan tanrıkulu'nun söyledikleriyle tamamen ters bir durum var.zico ve sistemiyle ilgili bursa maçından sonra yaptığı eleştiride herkes gibi, zico'nun sisteminin takımın yapısına uygun olmadığını dile getirmiş mesela ancak yönetimin zico'ya bu sistemi zorla oynattığına dair herhangi bir yorumda bulunmamış.http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...48&yazarid=162
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |