|
|
(bkz: mncal)
http://www.aal.k12.tr
okulun cikis kapisinin tam karsisindaki tarlanin duvarinda kirmizi ile "oligarsik devlet yikacagiz elbet" yazar ama yillaryili boyansa da bu yazi alttan gorunur.
at arabasiylan kacilan sevgili okulum oluyor kendileri, uzun suredir gormedim, kalanlari aalh kurtarsin
bir donem islam kiray isminde, esi benzeri olmayan bir muduru bulunan okul. bu adamcagiz yaslandigini bir turlu kabul edemez, devamli saclarini boyatirdi. lakin rengi bir turlu tutturamazdik. bir hafta findik kabugu, ertesi hafta sari, ondan sonraki hafta komur karasi saclarla gelirdi okula. ha bi de arabasinda kaldir kollari oh oh sikidam sikidam sikidamdiye giden sarkiyi dinledigi rivayet edilirdi bu adamcagizin.
2001'de mezun olup, koşarak uzaklaştığım, kurtulduğum için sevince boğulduğum ve bir daha kapısından içeri adımımı atmadığım sevgili lisem.
yaz soru deee ci kimya zirtopozu okkesesmer kısa ve komik bir tarihci saddamzayıf ve kısa boylu şirin başka bir tarih hocası rintintinher hikayesi oyleyse allah vardir ile biten din hocası cevdettinhayatında bir kere tokat atmıs ama onu da cok guzel bir sekilde hoduk omer de icra etmis olan turkce hocası kocapençebaykus muavin enverçok kriminalsiniz diyen entel fizikci füsungibi enteresan hocalara sahip olmus antalyanin elit kafalarini cikarmis lise.
(bkz: mine koçak)
2000 mezunları yemeğinden anladığım kadarıyla hayatımda çok büyük yeri olan tek okul.antalya'nın en iyi lisesi, anadolu lisesi.2000 yılına kadar safkan, gerçek mezunlar veren klas okul.fakat daha sonra yeni yasa ile özünü kaybetmiş olan lise.ömür geçiyor, ömürrr....-sen x'sin...ben seni öyle tanıdım...mezun oldun, üniversiteyi bitirdin, çok büyük adam oldun...ama ben seni gördüğümde yine hey x diye bağıracağım...sen x'sin.işte böyle mezunlara sahip, böyle bir okul...
benim de mezun bulunmaktan gurur duyduğum sevgili aal' de niyazi levent diye bi beden öğretmeni vardı. (ruh öğretmenleri de vardı o yüzden beden eğitimi demedim)hala varsa allah varlığını kutsasın,her sabah uyandığında çevresinde inekler dans etsin...neyse, kendisinden iki alıntı yapıcam:-n: pazar gün veli toplantısı var, annelerniz gelceek.-öğrenciler:..............-n:gülme! baban da gelcek....ölüdeniz kıyısı,lise gezisi-n:denize girmek kim,elime mum diksin!(aramızda kendisini "denize girmek" sanan bi şizoid yoktu,inanın bana)
ilk pilav gununu 94 senesinde gerceklestirmis okul. niyazi levent hocamizin olaya bakis acisi ise bambaskaydi.nl- evladiiiim, 50 bin liraya pilav, doner, barbunya, kemal pasa...disarda bulamassiniz. (bkz: hey gidi hey)
98 mezunu olarak hertürlü bunalımımın esin kaynağı..birbirinden ilginç hocalarıyla herkesi birbirine rakip yapan ve devamlı diğer liselerden farklı olduğumuz vurgulanarak garip bir ruh haline girmemize neden olan, okulun kalitesi nedeniyle değil geçmişten gelen havası ve öğrenci seviyesinin yüksekliği nedeniyle hala şanını devam ettiren lise..şimdiki aklım olsaydı lise birde ayrılırdım die de eklemek istediğim 3 metre duvarlı maksimum masraflı lise..
zaman zaman ozledigim, aklima okul yolu geldiginde ise iyi ki kurtuldum dedigim guzide mekan.
bir dönem koçnet elemanı yetiştirmek konusunda fazla mesai yapmış olan okul.
psikolojim üzerinde derin izler bırakan, tüm okul hayatından nefret etmeme neden olan, garip bir sınıf ayrımı barındıran( en sosyetikler olmayanları aşağı görür, herkesde anadolulu olmayanları aşağı görür) 7 yıl boyunca sadece neden diğer okullardan farklı olduğumuz süper olduğumuzun öğretildiği, öğretmenler için öğrencilerin sevdikleri mesle yapmaları değil iyi okulları kazanmalarının herşeyden önemli olduğu, allahın cins öğretmenlerni barındıran okul. okuldan kaçmanın bir kabus olduğu, gül gb şehrin en kötü semtine yerleştirilerek öğrenciye gözdağı verilen okul..
(bkz: kadir müezzinoglu)
on bir yaşımdan on sekiz yaşıma kadar yılın çogunu ve günün dokuz saatini geçirdiğim yarıaçık cezaevi. gene de iyi dostluklar kuruldu volta atarken ve gene de iyi hocalar vardı çok az da olsa. aklıma geldikçe çıldırdığım ve yakma isteği duyduğum alllahın cezası okul.
zamanında çok canımı sıkmış olan yerdir. fakat deneyim ve geçen zaman ile bu can sıkıntısını yaratanın okul değil de bilhassa bünyem oldugunu anlamış bulunmakta ve bu nedenle de acaba 7 yıl her sabah söylenmeye değermiydi diyip ardından geçmiş zamana çare olunmaz kanısına vararak yargılama yapmamaktayım. aferin bana
mezunlarının aalmezunlari orgda buluştuğu anadolu lisesi
hayatimin 7 senesini gecirdigim, sonra da bir daha kapisindan ugramadigim, çok olagandisi birsey olmazsa da ugramayacagim egitim kurumu..birbirinden sorunlu hocalari, yillarca bitmeyen (hala da bitmemistir kesin) bir spor salonu vardir ve antalyanin güzide semti zeytinkoyde bulunur kendisi. mahallenin cici cocuklarindan korunmak icin bundan 6 yil kadar önce okul dikenli tellerle örülmüstür, bi zaman sonra ise sevimlilestirilmek üzere turuncu, yesil , boncuk mavisi, cam yesili gibi renklere boyanmistir. yine de her mezununa iyi biseyler katabilmistir. super arkadasliklar kurulmustur vs...
içinde okunduğunda eğitim düzeyi düşük gibi görünen,antalyada öğretim bakımından en üst seviyelerde olduğu geniş çevrelerce bilinen,kayseri gibi bir şehire gittikten sonra kendi değerini hissettiren,içindeki hocalarla hayatınızın en güzel günlerini geçirdiğiniz,inekleriyle haylazlarıyla sportif faaliyetleriyle kendini özleten,çingene mahallesinin içinde kurulmuş, eski yavuz selim lisesinin bulunduğu yerde kurulu olan anadolu lisesi...
antalya'nin 1980'den itibaren öss'de en başarili okulu*. kaliteli hocalari 1995'ler civarinda özel okullar tarafindan kapilsa da, hem ingilizce hem de üniversite sinavina hazirlik konusunda lider egitim kurumu*.
her yıl atatürk kır koşusunun yapıldıgı ve her yıl mahalledeki çingene çocuklarıyla "taşlı-sopalı-bahçe makaslı" kavgaların çıktığı, antalya'nın sürekli öss birincisi il olmasının esas nedeni, 99'da galatasaray hukuka beştane ögrenci yollamasıyla ve 2001 tm mezunlarıyla ünlü olan bi daha sikseler uğramayacagım ama hala görüştüğüm, hep görüşeceğim gerçek arkadaşlarımı bulduğum okul.
sözlükte tutunamayan suserler yetiştirmekte başarılı olan okul...
orta okul yıllarımın geçtiği yer ve her geri döndüğümde allahım ben niye kolejde kalmadım dedirten okul. ama yinede çok güldüm çok eğlendim. arıza dan somaliye cingözden niyazi yee harbi okuldu.
mezun olalı üç sene oldu fakat artan her sene özlemimi daha arttırdı,içinde büyüdüğüm bu okulu ve içinde edindiğim dostları,anıları ve sırları hayatım boyunca unutmayacağım(insanın aklı geç yerine geliyor,zamanında elindekilerin değerini bilemiyor)
(bkz: niyazi levent)(bkz: hüseyin yarıkkaya)(bkz: hasan güzel)
7 senemi gecirdigim ve bu 7 senenin her gununu ozlemle hatirladigim okuldan ote mekan...hocalariyla, ogrencileriyle muhtesem bi yerdi...ders arasi muhabbetleri ve dersteki samata insani mest ederdi....niyazi hocanin gelip "kim depti lan bu duvari" deyisi hala beni kopartir....pazartesileri cikan tavuk pilav dan tutun tuvaletlerde donen muhabbete kadar herseyini ozledigim okul, yuvam....
antalya gibi lise eğitiminin çok önemsendiği, üniversite olayının abartıldığı, ekonomik refah seviyesinin diğerlerine nazaran yüksek olduğu bir şehirde veli kisvesi taşıyan anne-babanın bir zamanlar çocuklarını öğrencisi yapabilmek için kıçlarını yırttığı okul. keramet belki de ne hocasında ne öğrencisindeydi. 15. dönemi mezun etti ve herşey bitti. 8 yıllık eğitim geldi, mertlik bozuldu; okulun itibarı taban yapma trendine esir oldu. mezun olanlar bir bok mu oldu, hayır, henüz değil ama güzel olan o yıllardı, yaşananlardı, antalya anadolu lisesi'ydi.
cok cok ozledigimi farkettigim eski okulum. 4 sene oldu...
yaziyorum begenmiyorum siliyorum sonra bir daha yaziyorum hic bir cumlem yeterince guzel ve anlamli olmuyor.o okul anlatilmaz yasanir!!bence hersey cok guzel ve ozeldi.iyi kotu hersey.bittigi icin cok uzuluyorum ve zamaninda bazen kacmak istedigim okulum oldugu icin de kendime kiziyorum.keske geri donup biraz daha eglenebilsek :)
yıllar sonra ankara sokaklarında tesadüfen gördüğümde bile kırk yıllık dostunu görmüş gibi sıcak davranan, birbirinden renkli, efsane hocalara sahip antalya'nın en iyi lisesi.
hey gidi bea. on sene oluvermis mezun olali..
*kardeşimi de sonunda mezun eden okul. bitirdikten 22 gun sonra "asla ozlemicem igrencti" diyenlerde aal ruhu yoktur, bu boyle biline.
1991 yilindan beri kapali spor salonu insaati devam eden okul. her yil ogrencilerden bu insaat icin yardim toplanirdi. simdi ne oldu bilemem. birileri insaatin bittigini soyledi gecenlerde de inanmak pek mumkun degil.
(bkz: antalya anadolu lisesi mezunlar dernegi)
mezun olduktan 6 sene sonra gidip de gördüğüm değişimden dolayı şok olduğum ve yeniden hayran olduğum eski okulum.(bkz: bir zamanlar buralar boştu)
super muhabbetlerin oldugu mezunu olmaktan gurur duydugum okul..ulaşımındaki zorlugu ve tehlikeleri saymazsak,antalyanın en iyi okulu denebilir rahatlıkla..
kazanınca herşey tamam sanılan, kazandıktan sonra da hadi bakalıım şimdi sıra odtu, boğaziçi, bilkent'te diye bastıran kaktıran yıpratan okul. çakallıklı anadolu lisesi öğrencileri tarafından içten içe kıskanılan ancak dile getirilmeyen okul.
(bkz: seçim ışık)
(ara: anadolu lisesi)
insanın okuyabileceği güsel liselerden biridir, dönem anlayışı gayet gelişmiştir. ilk kazananlarla dalga geçilir falan ama antalya nın en iyi okuludur, okuldan kaçışı her seferinde serüvenlerle dolu (çevredeki çingeneler yüzünden) olur. ama keşke diyor insan mezunları birbirine daha bağlı kalsa, 7 sene beraber gezdiğin yada gezmesen bile sima olarak tanıdığın insanlar, hiç tanışmıyormuş ayagına yatmasa. ahh insanlık öldü mü???
4 sene çewredeki çingenelerle kardeş kardeş(!) okudugumuz büyük beyaz duvarlı yarı açık cezaevi!! her nekadar sıkıldık,allah kurtarsın bizi gibi laflar etsektte mezun olduktan sonra burnumuzda tüten biricik lisemiz. hocalarıyla idaresiyle ve öğrencileriyle diğer tüm liseleri sollayacak kapasitede bi okul!! şuan orada okuyanlar okulunuzun kıymetini bilin sonra çok özlersiniz!!
benim okuduum hayatimin en gussel yillarinin(bir kismi) gectigi yer,danadolu klisesi diede anilir...
okuduğum zaman yüksek beton duvarları, bu duvarların üzerinde dikenli teller olan bildiğim tek okul. hocaların kurduğu faullü cümleler ise ayrı bir alemdir. misal olarak:- hey sen beyaz gömlekli (1500 beyaz gömlekli öğrencinin bulunduğu bayrak töreninde)
herkesin herkesi rakip olarak gordugu, herkesin herkese rakip olarak yetistirildigi, gunde otuz defa digerlerinden ne kadar farkli oldugunuzu dinleyebileceginiz,bir an once kacmak icin her yolu denedigim, sonunda da basardigim yer.
yedi sene boyunca günlük rutin kabusum olan ama mezun olduktan sonra değerini anlayıp sık sık özlediğim okulum.antalyaya son gidişimde,dış cephesinin yeşil ve turuncuya boyandığını gördüğüm,oha bu kadar da zevksizlik olmaz ki beah dediğim okulum.
(bkz: tedaviden önce tedaviden sonra)
antalya'yı sevmememin nedenlerinden birisi...yeri kötüdür, hocaları bir kaç istisna dışında kötüdür, öğrencilerin çoğu gereksiz kasıntılıdır...ve buna 7 sene dayanmak zorunda kalırsınız...
icindeyken absurdlukleri komik geliyor insana, ama 5+ yil sonra disardan bakildiginda aslinda ne kadar timarhanemsi, abuk subuk bir mekan oldugu anlasiliyor yavas yavas. gercekten bu kadar tuhaf insan ayni ogretmen kadrosunun icine nasil toplanir ben cozemedim. duvarda fare patlatan, kafada flut kiran, servise kosan ogrenciyi kafasina agirlik topu atmak suretiyle egale eden, koridorda oynanmasi yasak olan tenis topunu ogrencinin agzina sokan, dersinde ogrencilerin sinifin ve hatta okulun disina cikip tost alip gelip yedigini farketmeyen, ya da farketmez ayagina yatan,... bunlar saymakla bitmez galiba. iyi ki tek parca mezun olmusuz biryerlerimize bir hasar gelmeden.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |