|
|
intihar etmek isteyipte basaramayan bünyede vukuu bulan durumdur.biraz paradokssal gözüksede degildir.bir nevi gerekceli sado-mazodur.
(bkz: olumden sonra ne oldugunu bilsem dakika durmam)
(bkz: bir yaraya bir ömür harcamak)
(bkz: kara sevda)
(bkz: öss)
hiçbir beklentiye bağlı olmayıp,hiçbir umut bulamayıp amaçsızca ve çaresiz yaşamaktan daha güzel olabilen durum.
(bkz: gerçek aşk)ya da sadece(bkz: aşk)
bir seye yada kimseye once futursuzca baglanmak ve beklemeye baslamak,gelmedikce uzerine daha cok deger bindirmek,beklemeye devam etmek,inat etmek,sonra,vazgecmek istemek ama akıldan cıkarılamaması sonucu artık ne olursa olsun diyip yine beklemeyi tercih etmek ve her gecen gun biraz daha kabuguna cekilmek
bi şey vardı platonik aşkı betimleyen lisenin son üniversitenin ilk yıllarında sık sık duyduğum. "insan bazan bir gülün peşlinde koşarken ayaklarının altında ezilen papatyaların farkına varmaz" gibi bir şeydi. tam olarak anlatıyor bir beklentinin bağımlısı olup hayata küsme durumunu.
yaşamsal eylemlerin hemen hemen hepsini ezberden gerçekleştirmekle belli eder kendini bu hadise. tüm yaşananlar, stereotipik hareketler gibidir. bilinçsizce, istemsizce gerçekleşmektedirler sanki. sabahları kalkmak, işe/okula gitmek, geri dönmek, arkadaşlarla takılmak, eğlen(ir gibi görün)mek vesaire. hepsinde yalancılık had safhada, hepsinde rol kesimi maksimal düzeydedir. hayat aslında bir teatral performanstır bu işi hayatlarına adapte etmiş kişilerde. beklentinin ne olduğunu umursamanıza, üzerinde durmanıza bile gerek yoktur. önemli olan hayata küsmektir.kişi hayata uyum sağlamayı beceremez bir türlü. hep bir geç kalış, hep bir çekiniş vardır gerçeklerden. nehir misali akan hayatın karşısında kulaç atmaya çalışmaz birey. akıntının içinde, onu akıntıdan çekip alacak eli bekler sanki. kaybeder, kaybettiğini farketmez, farketse bile yalanları öyle sistematik ve kaşarlanmıştır ki, kendini bile kandırır. ekrana boş boş bakar, camdan dışarı boş boş bakar, televizyona boş boş bakar.susar bazen, ama susmayı bile sahte bir halde yapar. her şey sahtedir artık. beklentisi için yaşamaktadır, kendisi için bile değil.
etrafındaki diğer olanakları ve seçenekleri göremez insan, böylece bağımlılığı gittikçe artar.
(bkz: hadi be)
(bkz: bir anıyı agırlamakla gecen hayatlar)
sonunda 'rüyadan uyanınca gördüklerinin sadece rüya olduğunu anlama hissi' ile benzer bir his yaşanır genellikle.
gecmise yonelik olabilir bu beklenti. kisi gecmisteki hayatinin bir parcasini -animsadigi bicimiyle oldugu gibi- geri isteyebilir. kisi, gercekten yasanmisin, kendi bellegindeki tezahurden farkli olmasini ya da o zaman dilimini paylastigi kisilerce farkli algilanmis olmasini hesaba katamayabilir beklentisini olustururken. kisi, beklentisini olusturan diger kisileri ve ortak sandigi deneyimleri geri getirebilmek icin once kendini belki de daha iyi ifade etmesi gerektigini dusunur ve bir aciklama - ifsaat - donemi baslatabilir. farkli algilamalarin bilincine bu safhada vardigi takdirde yasadigi sandigi seyin kendi kurmacasi oldugu telasina kapilabilir. bu telasi bir varolus sorunu haline dondurmektense (hayatimdaki hersey mi yalan?) kisi etrafindaki insanlarin nasil olup da yasanmislarin gercekligini unuttuguna hayret etme yolunu secebilir. bu durumda kisi, kendisi degil hikayenin diger kahramanlarinin aklinin basina gelmesini beklemek safhasina gecis yapar. bu karamsar ve dingin bekleyis kisiyi zamanla hayata kusturebilir zira gecmise ait ne varsa aslinda hicbir zaman geri gelmeyecektir...
ne kadar beklenti, o kadar hayalkırıklığı; hayat kimseye bir şey vaadetmez ki... fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış...
(bkz: hayat aci degildir hayalleriniz tatlidir)
beklentileri en aza indirgemekle nihayet bulacak yaşam tarzı.
karşılıksız aşkın akıbeti.
orta yaş bunalımının temelimde yatan sebeb.hayatı olduğu gibi kabullenmek gerekir. anı falan yaşamak hikaye. eğer saçların dökülmüş, kredi kartların dibine vurmuş, arabaya benzin alacak gücün yok, hala bekar ve bir baltaya sap olamadıysanız hiçbir şeye küsmeyin.. buna hakkınız yok! mal olduğunuzu hatta malın önde gideni olduğunuzu kabul edin ve silkinin. adam olun.
(bkz: das versprechen)
beckett psikolojisi..(bkz: godot)
(bkz: agriyi yinele suyu yinele)
yatakta kendi ıssına tahammül edemez insan, kurtulmak için dönüp durur sağa sola. ümit yok olmadıkça uzatacaktır işkencesini ve geçmişi ile geleceği arasında sıkşıp kalacaktır.
yemişim abimi diyerek bu hayatın bekleyenlere hic bir sey vermedigini idda ettigim beklemeyenlere ise yuru ya insanoglu diyerek ecdadına kufrettirdigi olgudur. beklentileri karsılanamayan insan hayata kuser bir daha oyun oynamak istemez ama hayat arsızdır ve gelir sana yılışır (o zaman hayat=barakuda) seni oyuna dahil eder ve bir kez daha sittireder yine kusersin bu dongu icinde dolasır harcanırsın.
(bkz: beklemek)
(bkz: derin olan kuyu degil kisa olan iptir)
(bkz: sürekli gelecekteki güzel günleri beklemek) sonucunda kaçınılmaz olabilen durum.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |