borulce

lat. vigna sinensis

(bkz: black eyed pea)

bahçelerde börülceoynar gelin görümce diye şarkısı olan haşlanır haşlanmaz üzerine sarımsak ve sirke karışımı dökülüp soğuduktan sonra biraz zeytinyağı gezdirilmesi gereken zerzevat

bi tip fasulye ince bişi hoş bi tadi varuzerine , bahcelerde borulce oynar gelin gorumce die turku yapilmiştir

ayıklayan olduğu sürece yemekten sıkılınmayacak sebze. yeter ki ayıklayan yiyenin kendisi olmasın.

egenin ünlü, muğlalıların sofralarından eksik edemediği ince fasülye görünümünde olan sebzesi. üç çeşit alanda kullanılabilir. birincisi; yemeği yapılır, üstüne sarmısaklı yoğurt olmazsa olmaz, ikincisi; salatası yapılır bol bol yoğurtlanır üstü bu türde, üçüncü olarak; taratorda kulllanılabilir, ekşi bi salçayla soğuk servis yapılır, lezizdir, üstüne sebze tanımam.

arşın börülcesi denen bir türü de vardır. normal börülceye göre kabuk rengi daha açık yeşildir. boyu daha uzundur ve daha etlidir. normal börülcenin etli kısmı ise incedir.

diğer adı karnıkara...fasulyeye benzeyen tohumlarının göbeklerinde kara bi leke bulunur..hayvan yemi ve yeşil gübre olarak da kullanılabilir

(bkz: pearl jam)

turkusude olan bir sebze turu.(bkz: borulce)

teretorunun *ve kavurmasının lezzetini hiçbirşeyle değişmeyeceğim,en sevdiğim sebzelerden biridir...

çocukluk yıllarında alanya manavlarında bol bol karşılaşılan fasülye benzeri sebze. fasülyeden daha tatlı bir tadı vardır, zeytinyağlısı yapıldığı gibi salatasının da yapıldığı söylenmektedir. ankara'da ne kendisine ne de konservesine rastlanmıştır bugüne kadar.

(bkz: raki mezeleri)

ayıklanmadan taze haşlanmışına eşme civarı köylerde "sıyırma yemeği" (kılçığının sıyırılmasından geliyor herhalde) de denir. üstüne kızarmış zeytinyağlı soğan karışımı yayılır. yufkayla* yerseniz yemenin zevkine doyum olmaz. (bkz: olmuyor olmuyoor)

eskidende konservesi varmiydi bilmiyorum ama gecen hafta markette cam bir kavanozda konservesini (tamek) gordugum anda benden once kimse almasin diye reyona saldirmami saglayan fasulyegillerden bir sebze.

taneleri marketlerde kuru olarak da bulunabiliyor, ayrica kuru tanelerin haslanarak yapildigi bol soganli, sirkeli salatasi da oldukca lezzetlidir.

bazi insanlar tarafindan bööörülce* diye telafuz edilen fasulye turu

izmirlilerin en cok tükettiği ege sebzesi...salatası da yemegi de yapılır..*en lezzetlisinin tarifini de yazayım tam olsun..rendelenmis bol domates biraz tuz ve bir cay kasıgı seker ile zeytinyagında bir guzel sote edilir..daha sıcakken haslanmıs borulce ile harmonize ettikten sonra uzerine de bol sarımsaklı yogurt gezdirilir afiyetle yenilir..

aylardan soora ilk kez yiicek olmanin heecaniyla yanip tutuşurken bu entryi yapmayi uygun gordum.. karşilaştiim tek gucluk yemeini mi yoksa salatasini mi yaptirtsam anneme şeklindedir... zira buzlukta benim icin saklanmiş bi miktar olup henuz pazarlarimizda gorucuye cikmamiştir...

salatası, limon, zeytinyağı ve chok az un ile terbiyelendiğindehic bir yemege degishilmez, sezonu uzun surse bir ay sabah ogle aksham tuketılebılır, yılın sadece bir ayı pazarlarda arzı endam ederler, ancak 15 gun yeshıl kalırlar pazarda kalan 15 gunu sarı ve ucuz shekılde tamamlarlar

salatasi disinda bir de yemegi yapilir, cok da lezzetli olur ama tabii salatasinin yeri ayridir...

borullerin konustugu dil. boruller kaf daginin ardinda yasarlar.

istanbul'dan ege'de bir yere her gittiğimde yemeden duramadığım, taze fasulyeden azbuçuk ekşice, zeytinyağlısı dadından yinmez bir lezzet bombası. bir yiyen pişman, bir de yemeyen.

bayılınası, sebzedir. ister egede bir sahilde ister bir ada meyhanesinde yemeye doyulamayan, evde pişirilince o diyarları hatırlatandır....

börülce iyidir hoştur, minyatür fasülyedir, fasülyenin de envai çeşit faidesi vardır fek'at;ayıklama esnasında insana çin işkencesi filan çektirir bu börülce dedikleri. pirincin taşını ayıklamaktan zordur börülcenin başını ayıklamak. bir kilogramlık bir börülce kütlesinin kütletmek insanın üç saatini filan alabilir. aynı oranda fasülyeyi taraklamak beş dakikaya tekabul eder. öte yandan ayıklarken börülcenin yırtık dondan fırlayan dene dene deneleri yüzünden daral filan geçirebilirsiniz ha. mümkün mertebe ayıkladığınız poşede elinizi ayağınızı saklayarak börülceleri parçalayınız ki, fırlayan börülce denelerini odanın orasında burasında aramak ve toplamak için de bir üç saat harcamayasınız!ha bir de fasülyelerde olduğu gibi, börülcelerimizde de fermuar adı verilen aparatın ototrof bir versiyonu mevcuttur. ayıklama esnasında sizi ayıltan değil bayıltan, size böööööööö dedirden bu nefis yiyeceğin, ya böööörülcenin imalatını filan yasaklamak dileyebilirsiniz. böyle ferman buyurdu dafi filan dersiniz. lakin ayıkladığınız börülceyi haşlayıp, yağlayıp, limonlayıp, soğanlayıp, sarımsaklayıp, biberleyip soğuk salata olarak sofraya getirdiğinizde bu kararınızdan cayabilirsiniz. cayınız. ya da üniversitelere "börülce ayıklama bilimi" gibi bir kürsü kurmayı düşünebiliriz. böylece bu ayıklama işiyle profesyoneller, akademisyenler filan ilgilenir. börülce salatasını siz götürürsünüz.

guneydoguda lolaz olarak bilinir.

hemen her egeli gibi bayilirim, ah simdi aydin'da olup sarmisak soslu, cevizli borulce teltoru yemek vardi...

zeytinyaglisi insani cildirtan bir yemektir. yazin denize gidersin ogleden sonra, aksam 7 gibi donersin eve, kurt gibi acikmissindir, buzdolabini acarsin, kocaman cam bi kabin icinde zeytinyagli börülceyi görürsün, iste o an beyin durur, tamamen omurilikten refleksiv hareketleriniz baslar, taze ekmegi alirsiniz, suyuna bandira bandira, soguk soguk, koca kabi bitirirsiniz 10 dk icinde...

börül kültür merkezi'nde öğrenilebilecek yabancı dil.

(bkz: libye)

bahcelerde borulce oynar gelin gorumceoynasinlar bakalim biraraya gelincediye sarkisi olan,az kullanilan az bilinen sebze turu.

turk olmanin ya da turkiyede yasamanin, egenin en guzel seylerinden biridir, zeytinyagli borulce.deniz borulcesinin raki balik sofralarinda mezeler protokulde basi cektigi de unutulmamalidir.

(bkz: bahcelerde borulce)

iğrenç bir yemek.hiçbir çeşidini sevmem.

(bkz: olsa da yesek), börülcem.

bahçelerde bulunduğu vakit gelin-görümce-kaynana-elti-eğrelti vs üçdörtbeşaltılamalarını raksettiren tad odağı..

hertürlüsü yenir. ençok terture dediğimiz haşlanmış börülcenin döğülmüş ceviz, sarımsak, zeytin yağı ile oluşturdukları sulu bir karışımdır. soğuk tüketiniz.

bodrum'da tadılası fasulyemsi..

zamanin birinde istanbullu bir arkadasimi bunun fasulye olmadigina inandiramadigim, her turlu yemegi guzel super lezzetli sebze.

tukas tarafindan konsevesi uretilen sebze.(bkz: yeni urun)

genellikle tazesi bilinmekle beraber kuru fasulyeye benzeyen çeşidi de çok lezzetli olan sebze.

ege bölgesini dahada sevmemi sağlayan sebze olup, haşlanarak koruk suyu ,sarımsak, zeyzinyağı ile harmanlandığında lezzetinden delirten, yeşil renkli, fasulye benzeri, güzel yiyecek.

denizden cıkanı ayrı,toprakta yetişeni ayrı bir güzeldir.her sekilde salatası en makbul olanıdır.ayrıca isminin nerden geldiği konusunda oldukça kafa patlatmışımdır.aklı selim bir arkadasım* börülce nin antik çağlardan kalma bir dil olduğunu öne sürse de yalandır,iftiradır.

ege dışında pek bilinmeyen güzellik. hayatında bu güzellikle tanışamamış olanlara pek bir üzülürüm. tabağın dibinde kalan, ekşi suyuyla karışan tanelerini - ki bunlara pıti denir - sıyırmak ayrı bir zevktir. bir de suyuna tarhana çorbası yapılır ki ...

turunc gibi pek çok kimsenin bilmediği bir lezzettir.

ister balıkesirde ister malatyada yetişsin bahçeden toplanıp yine bahcenin domatesi, fasulyesi ile birlikte pişirlirse lezzetine lezzet katılan baklagil,

fasülyenin kara kaşlı kara gözlüsüdür der büyüklerimiz.

çanakkalede bolbol olur.tadı fasulyeye binbasar.son bi hafta içinde durmadan yedim

bizim kedinin her ne hikmetse en sevdigi besin. hayvan whiskasi birakip tabak tabak borulce yiyor. tamam bol limonla birlikte tadi cok guzel olur; ama bir kedi icin biraz garip bir durum...

izmir'de tanıştığım sebze ... alkol yanına meze olarak kullanabilitesi vardır .. birbirimizden hiç hoşlanmayız

vakti zamanı-ı gelse de taam eylesek diyebileceğim sebze...(bkz: ailecek severiz)

düşüncesi bile insanın ağzının suyunu akıtır bu meretin... haşlarsın bi güzel üzerine sarımsak, koruk suyu bi de zeytinyağını döker atarsın dolaba... sonra oturur dolabın önüne işkence yaparsın kendine... "yemeyeceğim... yemeyeceğim... yemeyeceğim..." mutfak masasının üzerindeki fırından taze çıkmış ekmeğin dumanı kavislene kavislene ilerler, taa gelir burnunun ucuna konar... nefsin son sınırlarında gezinmeye başlarsın... "yemeyeceğim, yemeyeceğim, yemeyeceğim..."(bkz: siye)

bol domates salçalı börülce yemeği ile süzme yoğurt inanılmazıdrbi de muğla da tarhana nın içine konur.ama kurusu

börülceleri bildiğimiz taze fasulye usulüne göre, ikiye filan bölmeyin uzun uzun kalsın börülceler sadece kenarlarını ayıklayın derim ben, ayıkladıktan sonra tencere atıyorsunuz bir miktar tuz, bir küp şeker ve limon( bu tamamen batıl bi inanç ne işe yaradığını bilmiyom ama iyi olurmuş gibi geldi bana)... kaynıyor ve börülceler pişiyor sonrasında süzerek sos yapma işlemine girişiyorsunuz, aslında börülceler kaynarkende yapabilirdiniz bunu neyse artık. sos için bir kaç domates soğan, sarımsak ve bibere ihtiyacımız var ve zeytinyağına. şimdi önce soğanları küçük küçük doğrayıp tavaya atıyorsun sonrada biberleri ama minik minik olucak, onlar kavrulurken domatesleri de doğrayabilirsin. kavruldu mu. hıh tamam, şimdi domatesleri de atıyorsun belki bir fincan su, sen bilirsin artık. tuzla beraber bir küp şekerde buna atıyoruz çeyrek yada yarım limon sıkıyoruz ve bir küçük kaşık da un koyduk mu(ben unsuz yaptım ama...) tamamdır. sonra, az önce aslında bayağı bir zaman geçti ama iyi oldu soğudu börülceler, işte o börülceleri süzüp de koyduğun kaba boca ediyorsun bu sosu iyice kaplıyor börülcelerin üstünü. yanında süzme yoğurt afiyet ilen...

kışın kurusu haşlanıp lahana, karnıbahar, ıspanak ve soğanla iç ısıtan bi çorbaya konabilir. "ıyyk, lahana mıı!" dendiğini duyar gibi olduğum için uzun uzun tarif etme zahmetine girmeyeceğim, malzemeleri saydım, seven azmeder, yapar zaten.haa...bi de bu çorba olanca lifi içerdiğinden düzenli kullanıldığında had safhada zayıflatır.

tukaş tarafından hazırlanan konservesi eskiden pek ortalarda yok iken, günümüzde hemen her markette kolayca bulunabilen sebze.direkt süzüyorsun, üstüne limonsirkezeytinyağı, ooohhhşp gnamz...

güneyde* acebek diye bilinen sebze.

kuru fasülye gibi olanının salatası* inanılmaz lezzetlidir. minyatür fasülyeler yumuşayıncaya kadar haşlanır, daha sonra taze soğan, maydanoz, kuru* veya taze nane, bol sirke, az zeytinyağı ve kilit içerik olan sumak ile karıştırılır. üzerine çok çok limon sıkılır. 5 dakika içinde tüketilir.

yiyerek hayatımı geçirebileceğim sebze...hatta bir ara sabah kahvaltısında bile yeme noktasına gelmiştim. amaaa ağustos sonu gibi kartlaşınca hiç çekilmez, o ayıklama eziyetine değmez...

köpeklere yedirildiğinde zekalarını geliştireceğine inanılan baklagil... ya da sebze...(bkz: muzaffer izgü)

kurusuna sirke, tazesine limon ya da koruk suyu yakışır...

sarmısak, limon, zeytinyaği, domates ve yoğurttan çeşitli kombinasyonlarla yapılan soslarıyla orgazmik bir yiyeceğe dönüşen, yaza doğru akla düşen, istanbul'da bulunmayan izmir yollarına düşüren baklagil. yerim onu ben.mesaj üzerine gelen edit:istanbul'da büyük marketlerde bile bulunabiliyormuş, aramaya inanmak, çıkmasını bekleyip mideye indirmek lazımmış.

muğla usulü olanı şöyledir:börülceler haşlanır, üzerlerine birsürü kızartılmış biber konur, onun üzerine de sarımsaklı unlu domates sosu konur.afiyet olur. *

haşlayıp bir güzel zeytinyagi limon ve sarmisak kutsal ittifaki ile harmanlayıp , buzdolabında yaklaşık 1 saat bekletip , bu kutsal ittifakın börülcenin içine iyice işlemesi suretiyle tadından yenmeyen yemek desem yemek değil , bambaşka bişii ..

şimdi bunun buzdolabında torbada bayaa bir süre (ki bilinmemekte, çürümemiş olmasıyla yetinilmekte) durmuş olanı taze olanına nazaran daha fazla güç sarfedilerek kırılabilmektedir. böyle çekiştiriyosun çekiştiriyosun ucu kopmuyor kardeşim. kim bekletti bunu bu kadar dolapta.. aynı ağırlıkta fasülyenin kırılmasına oranla üç kat daha fazla zaman harcattırıyor insana. bir de çoroşmuşluk sahibi ise o vakit beş kat zaman harcattırıyor...zahmetli ama nimet... bir kuru fasülye kendini nimetten sanabiliyorsa bu meretin kendini nimetin onuncu kuvveti bellemesi icabetmekte...bütün bu zahmetliliklerinin yanısıra fasülyeye nazaran az vakit harcattıran bir özelliği var, o da pişme süresi... on onbeş dakika içerisinde haşlanıyor pincik... yirim..

Rasgele

+ hayati cm olmak
+ 80lerle dans zirvesi
+ the tower
+ lark
+ iki milyonuncu entry
+ teoman in dogmayacak olan milyonlarca cocugu
+ 42
+ hukuk perisi
+ kelebek sallamak
+ super ayakkabilar
+ the sims
+ kendini harf zannetmek
+ depresyon
+ gigamen
+ suadiye
+ potansiyel ortaokul resim dersi konusu
+ gullac
+ circir
+ guzel ama sevgilisi olmayan kiz
+ hamiyet

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam