|
|
abd son baskani bill clintonun son demlerinde..yaptıgı ve gecmisde yaptıgı hatalarını dusunmesıne sebep oldumu acaba dedigim eylem..bide dönen makına karşısında mecmua filan okunur..
halka acik camasirhanede camasir yikamak zorunda olan insanlarin yapmakla yukumlu oldugu davranis, keza camasirhane makinasini dikkatle izlemeyen insanlarin bos bulunduklari anlarda esyalarini goturmekten zevk duyan hasta ruhlu insanlarla dolup tasar. (bkz: paranoya) kimileri bu aktiviteden zevk duyar, hatta camasir makinesinin cam kapagindaki kendi yansimasinda donen donlar, pantolonlar esliginde hayati bir film seridi gibi gozlerinden gecirir, hatta dellenip bir film yapsam su suratimin makinedeki yansimasi olayini gorsel olarak belgelesem diye...(bkz: hayal)
-taksi !!(taksi durur, adam biner)-şu çamaşır makinasını izle.-hö?-ne diyorsam onu yap, emir yüksek yerden*.
temizlenmesi için kedinizi attıktan sonra "acaba boğulurmu" düşüncesine kapılıp dönen kediyi seyretme eylemi..
spor ayakkabınızı* temizlensin diye makina içersine attıktan sonra "bakim nasıl yıkıyomuş" dercesine seyretme eylemi..
alfin gerçekleştirdiği hadise..
(bkz: defrag seyretmek)
(ara: seyretmek)ne huzur verici bir devinimdir o, camasir makinesi degil dunya mubarek, gosterisli bir donusu var, hem simdi kirmizi bluzum cikicak bu da ne kimin pantalonu bu diye atraksiyonlari var.
yakın tarihlerde türkiye otizm erken tanı ve eğitim vakfı tarafından çekilmiş bir reklama konu olmuştur. bu işlemi yapan çocukların otistik olabileceğini söylemektedirler. zamanında bu eylemi gerçekleştirmiş binlerce çocuk gibi diyebilirim ki külliyen yalandır efendim, yok böyle bişii..
karşısına oturup, alık alık, bütün renklere, devinimlere, suya, sabuna, kıyafetlere, çoraplara, kire ve bütün bunların ahenkle yorgun argın döne döne temizlenişine bakarak zevk alabilen arızalı bünyelerin yaptığı şey.. asıl zevklisi, bütün bunları kirletirken yapılanları tekrar hatırlamak.. düşünmek.. her lekenin, tozun, toprağın, izini tekrar duyumsamaktır...ne de olsa temiz kalarak öğrenemez çocuklar... ve de kirlenmek güzeldir hep!
renklilerden sonra vizyona girecek olan beyazları sabırsızlıkla bekleyen kişinin yaptığı iş. çamaşırlar yıkandıktan sonra oturup kritiğini de yapmaya kalkarsa, vakit gelmiş demektir.
eve ilk camasir makinesi alindiginda - ki buda yaklasik 92 yilina tekabul eder- ailecek yaptigimiz olay. gormemisin makinesi olmus oturmus seyretmistir isin ozu.. *
kedimin boş zamanlarını değerlendirmek için seçtiği aktivite.
siyahlar ile beyazlar ayni anda* yikaniyor ise, kisa sure sonra hipnoz edebilecek eylem.
birde ayak başparmagı seyretmek vardir, bir junkie yaklaşimidir. bazi istisnai parmaklar dişinda 'turn off' durumdaki camaşir makinesi bile daha eglencelidir. en azindan ya kokmaz, yada deterjan kokar.
özellikle küçük çocukların sıkca yaptığı eylem.
cocuklarda otizme egilimi gosteren bulgulardan biridir.
(bkz: trene bakan okuz)
ogrencilik yillarinda kalinan evde camasir makinasi bulunmamasi nedeni ile yakinlardaki bir camasirhaneye camasirlarinizi goturdugunuzde yapilan eylem. camasirlarinizi makinaya koyarsiniz, lemanininizi (daha genc yaslarda limonunuzu) alip walkman'inizin sesini acip camasirlari koydugunuz makinanin karsisina gecersiniz. arada kafanizi derginizden kaldirip camasirlarinizi izlersiniz. caniniz camasirlariniz. kotlariniz, pijamalariniz... hele hele o guzel nevresimleriniz... ahenkle dans ederler... oysaki hemen yandaki camasir makinasinda, yurtta kalan bir oglanin donlari ile coraplari donuyordur. arada gozunuz ona da kayar... ama ah o kendi camasirlariniz...
seyrederken adeta hipnotize olup gayri ihtiyari dillerinden "trum trum trum makinalaşmak istiyorum" lakırdısını çıkaranlara da şahit oldu bu bok kahverengisi gözler ve saman sarısı kirden muhteva kulaklar.
renkli çamaşırların h (sıkma) programı çalıştırıldığı sırada çok hızlı bir şekilde dönerek beyaz gibi görünmesinde hayatın anlamının yakalandığı an...
(bkz: kurutma makinasini seyretmek)
kedilerin bayıldıgı şeylerden biri
(bkz: rainman)
çok zekice bir davranış değil.. tamam kabul...buna bir insan neden başlar bunu anlamak da mümkün değil.. ama başlanınca bırakılamayan türden bir şey bu.. çekirdek yemek gibi.. kalk kızım makinanın başından diyen anneye hipnotize olmuşçasına gözlerini makinadan ayıramaksızın anne 5 dakka daha dediren bir hal..
bendeki çok iyi çekmediği için sıkça yapmıyorum.
(bkz: buradan tutarak kaldirmayiniz)
(bkz: flashget yuvarlaklarını seyretmek)
kafasi iyi olan kisilerin saatlerce yapabilecekleri eylem. (bkz: basima geldi ordan biliyorum)
çocukken bir kere yaptığım onda da "anaa makinenin altında ışık yanıyomuş" diye düşündüğüm ancak daha sonra makinenin arkasındaki kabloların alev aldığını farkedip tüm apartmanı ayağa kaldırmama sebep olan olay.
(bkz: camasir makinesinde seyredilen ilk film)(bkz: camasir makinesine bakip hipnotize olmak)
uzun yıllar kapaklı (transparan olmayan) bir çamaşır makinası sahibi olup, çamaşır yıkama algoritmasını merak eden kişinin yaptığı eylem. çamaşırın yıkanması işlemi, mekanik ağırlıklı mıdır (merdaneli çamaşır makinalarındaki gibi) yoksa kimyasal olaylar mı yoğunluktadır sorularına cevap verebilmek için yapılan deney.24 yaşını aştıktan sonra yapabildiğim deney sonunda anlaşılmıştır ki olay mekanikten ziyade kimyasaldır. kurutma işlemi dışında çamaşır makinası bi numara yapmamaktadır.
(bkz: otistik eğilimler)
o anda yapılacak daha iyi bir iş yoksa ya da olduğu halde görmezden geliniyorsa çamaşır makinesine gözünüzün takılması üzerine yapılabilinecek zaman geçirici eylem.(bkz: deli değilim mutluyum)
kari kocanin birlikte yasayabilecegi guzel anlardan en orjinalidir.(bkz: #6206666)
huzur dolu bir olaydir. sakinlestirir, dinginlestirir, durgunlastirir. cok guzeldir.
(bkz: makina)(bkz: makine)
ileri aşaması;(bkz: çamaşır makinesine bakıp hipnotize olmak)
genelde büyük tuvaletinizi yapmak için girdiğiniz tuvalette; çamaşır makinasının devinimine tutulup, "hadi çık artık sıkıştım" diye kapıyı zorlayan aile bireylerinin feryatlarıyla düşünüzden uyanıp orada yarım saat oturmuş olmanıza sebebiyet veren harika seyirdir.
sayet camasir makinasi amuda kalkip portakal soyuyorsa takla atip yuvarlaniyorsa illaki seyretmek gerekir kacmaz bu firsat
manyakca belki ama kendi kazandigim parayla aldigim camasir makinasini, servisin gelip monte etmesinden sonra ilk yikamada karsisina oturup 1 saat boyunca gozlerim yas icinde seyretmistim. cok duygulu bir andi. yillarca camasirhane camasirhane gezdikten sonra insanin ici bi garip oluyor o goruntu karsisinda. birde zeki alasya-metin akpinar ikilisinin bir filmi vardi, kadir savun ile neriman koksalin evlerine camasir makinasi aliniyordu da sonra evleri yikilinca sokakta kalip denizin ortasina sal yapiyorlardi, orada yasiyorlardi, vesaire vesaire. o filmdeki camasir makinasi metaforu da zaten baska hicbir film de yoktu.
(bkz: internet bağlantısı olan çamaşır makinesi)
(bkz: baş dönmesi)
(bkz: camasir makinasi ile konusmak)
kendi evime çıktığımda ilk aldığım * eşyalardan biri olan çamaşır makinesini kuinirozi ile birlikte kurdelele kesmeli, alkışlı açılışını* yaptıktan sonra gerçekleştirdiğimiz eylem. akabinde birinci kişisel beyazlar sergimi açtım tabi
eksi gunluk kapsamina mi girer bilmiyorum ama zamaninda icinde pembe panter yikanan camasir makinesini az seyretmedim.
çok sevdiğim, ara ara yaptığım, ama başkalarının da yapıp burada da bahsedeceğini tahmin etmediğim için enrtysini görünce şaşırdığım davranış.kendini yeteri kadar kaptıranlar için bir nevi beyine gider bağlama görevi görebilir.aklı temizler, sıkar, mis gibi kokutur.
winamp visualizationlarinin atasi sayilabilecek mekanik bir operasyonun merakla seyredilmesi, makinenin sesini bastirmak ve olaya renk katmak amacli kulaklik ile muzik dinlenilebilir.
gözlüğünüzü yanlışlıkla çamaşır makinasına attığınızda* yapacağınız eylem.(bkz: ben bugün bunu gördüm)
çamaşır makinasında bu akşam:17.00 ön yıkama alemi17.30 renkliler dünyası18.00 yabancı film "panties in the catch"
çocukluk haliyle saatlerce yapılmış olan eylemdir.. ilk başlarda ilginç gelen merdaneli camasır makinaların tedavülden kalkmaya başladıgı sıralar hayatımıza girmiş olan eylemdir aynı zamanda.. hafızalar zorlanırsa eve ilk gelen tam otomatik çamaşır makinası hatırlanabilir ve akabinde olanlarda.. deneme amaçlı çamaşır ve deterjan konuldugunda ise heyecanlı anlar başlamıştır.. ilk once bu kadar hızlı donebilen bir makinaya şaşırır kalır çocuk.. makinanın içindeki bilindik kirliler tespit edilir, her donuste gozun seçebildikleri mutlu eder cocugu.. sonra makinanın titremesi ise orgazm anıdır.. uzerinize gelecek, yürüyecek sanırsınız makinayı.. ama ebevenylerden birinin kulagınızdan tutp çekmesiyle bu heyacan son bulur..
seinfeld'in pilot bölümünde george kuru temizlemecide bu işi yaparken jerry'ye "jerry, i have to tell you something. this is the dullest moment i've ever experienced." diye yakınır.
bizim ufak canavarın her makine çalışmasında bıdı bıdı emekleyerek koşup gelip yaptığı eylem. bi de kapağını açmaya çalışması var ki, sormayın şipşirin...
mutlaka hayal kurmaya yonlendiren eylem.(bkz: camasir makinesinden uzay gemisi yapmak)
lava lamp seyretmenin bir üst aşaması.
(bkz: orbital camasır makinesi)
en ozel ve guzel ani kanimca makina su alirken yasananidir. makina su alir ve agir bir devirde donmeye baslar. sonra durur. su bu esnada kapaga dogru yukselerek gelir makina tekrardan calisir ve su camasirlara karisir ve gider. akabinde insan dusunur hayat dediginde boyle gel gitlerden olusmuyor mu...
'bunu da alim, bunu da' derken ağzına kadar dolan makinayı 'acaba çalışacak mı' diye başlatıp başında beklemek, çamaşırların kapak camına ağır hareketlerle sürtüp gıcırdamasını izlerken birdenbire su boşaltma aşamasına gelmiş olduğunu farketmektir..
sinemadaki güzel bir örneği stanno tutti bene filminde izlenebilecek aktivite.
download seyretmekten pek farki yoktur...
çamasir makinesini izlemek ve akabinde çamasir makinesinin sapitmasina tanik olmak.
birkac yildir sinemaya gidip, film öncesi yayinlanan sessiz arcelik orbital camasir makinesi reklamini * izlemek...
kendi evinde nihayet bir çamaşır makinasına sahip olan insanlar için gerçekten son derece hissiyatlı bir durumdur. makinanın her dönüşünde ayrı bir sevinç kaplar içinizi. yıkanan çamaşırlarla birlikte ruhunuzu da arındırısınız.
(bkz: camasir makinasini dinlemek)
yurtta yaşıyorsanız ve sıranızdan önce gittiyseniz sıkılmamak ve tekrar gidip gelmemek için yapılan eylem
(bkz: kendi kendini hipnotize etmek)
bulaşık makinasını seyretmekle aynı zevki vermeyen eylem.*
(bkz: groove)
(bkz: meditasyon)
çamaşır makinesi çalışıyorsa eh! gene neyse, fakat çalışmıyorken seyrediliyorsa durum daha vahim, kişinin oldukça içi sıkılmış demektir.
çamaşır makinesinin içine kedi sokup, makineyi yünlü programına ayarlayıp çalıştırıldıktan sonra yapılan bilgilendirici işlem.
(bkz: download yuzdesini seyretmek)
surekli kıyafetlerimin bir hata sonucu renklerinin degisebilecegini dusunup 15 dakkada bir camasır makinasının camına yapısıp gerceklestirdiim olay...
(bkz: hasta ruhlu bir eğlence anlayışı)*
(bkz: çamaşır makinasıyla masturbasyon yapmak)(bkz: titreşmeyen çamaşır makinalarının etkileri)
allah muhafaza insan hipnotize olabilir; bu yüzden uzman bir psikoloğun gözetimi haricinde yapılmaması salık verilir durulur.
her türlü depresyon, agresyon, reglasyon zamanını tuvalette geçirenler içün de ayrı bir önem arzeder çamaşır makinesini seyretmek.. nitekim o döngüsel hareket, adama momento prensibi, evrim teorisi, ana rahmine dönme içgüdüsü gibi bir dolu insani hali hatırlatarak, "hayat boş, kiboş'la coş" fikrini kafasına kakar; tabii bir sağ, bir sol lob sırasıyla..bu eylemin öncülü de, merdaneli çamaşır makinesinin merdanesinin karşısında durup, bedeni bir sağ bir sol yana döndermekti, hey gidi günler..
renkiler yıkanırken daha eğlenceli olabilir, eskiden sadece siyah beyaz çamaşırlar yıkanırdı.. ah .. ah
(bkz: defragmantasyonu izlemek)
en güzel hassas çamaşırların harfi olan j programında izleniyor, bizatihi denedim, ninni gibi yahu..
- abi dün reha muhtarı seyrettin mi, adam kopparttı beni yine yaaauv, ehüe ehü- ben sadece çamaşır makinası seyrediyorum. - puhahaha, o ne yaauvv? puhahahahaha.- haklısın, çamaşır yıkama makinası denmesi daha doğru olur.- puha.. pu..
bazi kediler yaparlar bu eylemi genelde. oturup makinanın basina sikilincaya kadar ozellikle renkli camasirlarin donuslerini izlerler hatta cama hamle yapip yakalamaya calisirlar.
dönen cisimlere olan aşırı ilginin psikolojik rahatsızlık belirtisi olduğunu okumuştum bir yerde, ama yine de bulaşık makinesi seyretmekten anlamlı diil mi
- abi baksana şu herife, geçti önüme iki saattir bakıyor dik dik..- hakikaten gına getirdim artık hoca be gına, karşımıza geçip bakıyorlar bok var sanki! hayır dönmekten gayrı bir olayımız da yok ki koduğumun; gönül istemez mi şöyle iki el hareketi çekeyim, feleği şaşsın şu zevzeğin.. heyhat, dön baba dönelim işte, çilem neydi be..- tamam güzel abicim tamam, yine calgon'nunu koymayı unuttular belli ki, geçti hadi geçti..
(bkz: otistik zevkler)
seyderken osbir cekmek. boylece gurultu sayesinde duyulmazsiniz sadece makine durdugunda durmak can sikicidir.
küçükken evimize alınan ilk çamaşır makinesi kurulduğunda,babam hemen deneme amaçlı bir yıkama yapmış ve çamaşırlar yıkanırken makinenin karşısına bir sandalye çekip breh breh breh teknolojiye bak meyanından bişeyler söyleyerek izlemişti.ayrıca (bkz: kedi tripleri)
uzun yıllar otomatik çamaşır makinesi kullanılmamış yazlık eve makine getirildiğinde, annemin iki parça bez için bile olsa aleti çalıştırdıktan sonra tabureyi alıp, karşısna geçip, bilumum sevgi sözcüğüyle eda ettiği işlem.
kedilerin yavruyken en sevdigi zaman gecirme sekillerinden biri. tam kapagin karsisina otururlar , makinanin devrine gore kafalarini cevirirler, o an onlarin o kucuk kulaklarini isrmaktan kendinizi alamazsiniz...
(bkz: seksenler çocuklarının travmatik geçmişi)
takıntılı adam işi. mesela ben, çamaşır makinesinin su ve deterjan almaya başladığı anda zevkten geberirim. çamaşırların temizleniyor oluşu, aklımda yer eden bazı saçmalıkların da suyla akıp gittiği yanılsamasını yaşatıyor bana.
camasir makineniz takla atma egilimli ise mecburen yaptiginiz kontrol eylemi. hatta sikma evresine gecince uzerine de oturuyorum, bir nevi rodeo keyfi veriyor.
küçük yaştaki çocukların,çamaşır makinesinden çıkan ses anne karnında duydukları seslere benzediği için bir ayran budalası tadında yapmaya bayıldıkları eylem.diğeri ise elektrik süpürgesinin sesini dinlemektir; bacak kadar boylarıyla kocaman süpürgeyi sürükleyip çalıştırmanız için kendilerini yerden yere vururlar.
(bkz: yalnizligin anlaşildigi anlar)
bir yılı çamaşır makinesiz geçirdikten sonra eve çamaşır makinesi girdiğinde gerçekleşen eylem. bir yandan yıkanan donlar, kotlar hatta abartarak nevresimler felan düşünülür bir yandan da "ülen ben seni icat ettirene kurban olurum" diyerek çamaşır yıkayan makine hayran hayran seyredilir.
çamaşırhanelerde büyük çamaşır makinelerinin önünde arkadaşlarla durup -aa bak benim tshirt geçti -aaa evet bak şimdi de benimki geçiyor bak bak gibi dialoglarla izlenen ve diğer insanlar tarafından gerizekalı gurubu olarak görülmenize neden olan olaydır kimi zamanda.
eviniz camasirhaneye uzaksa ve yaniniza okuyacak bir kitap almayi unutmussaniz yapacaginiz tek olaydir.
seyretmek sanki biraz haksız bir muamele, yeterince etkin değil. önerim: bir de içerden bakmaya ne dersin**
yaklaşık 20 yıl içi görünmeyen bir çamaşır makinesi kullandıktan sonra , içi görülen yeni çamaşır makinesinin karşısına anneyle birlikte oturup "aa bak bu benim donum hep nasıl yıkandığını merak ederdim" deyip saatlerce izleyenler de vardır.
seinfeld'in ilk bölümü, george çamaşırhanede makinanın karşısına bağdaş kurmuş izlemektedir. arkasındaki jerry'ye: "bu hayatımdaki en kasvetli an."
bu eylemi gerçekleştirmek için sağlam kafa ve sağlam vücut gerekir kanımca. ayrıca uyarayım, vertigosu olanlar sakın kalkışmasın, çok feci mide bulantısı yapıyor. özellikle sıkma programı son derece dehşet verici.
biraz geçmişte kalmış da olsa bir çocuk için kesinlikle alışkanlık yapabilecek bir aktiviteydi. televizyonun sadece trt'den ibaret olduğu yıllarda çok da yadırganmayası bir durumdu ayrıca.
annemin hobisi olduğunu zannettiğim faaliyet
aylarca camasir makinesi ve aile olmadan yasamak zorundaysaniz, yani butun camasirlari elde yikamaktan bikmis durumdaysaniz, eve alinan bu yararli makineyi saatlerce izleyebiliyorsunuz.
sene 1997, öğrenci evinde gerçekleştirdiğimiz eylem. üç arkadaş gidip eskiciden çalışır vaziyette tam otomatik bir çamaşır makinesi almışız. eve taşıyana kadar bel kopmuş, ebemiz sikilmiş kimin umurunda. artık makinamız var, kim tutar bizi. öyle 4 gün aynı çorabı giyip, kirlenmiş mi diye anlamak için duvara yapışıp yapışmadığını kontrol etmek yok. at makinaya yıkasın. kurduk eve makinayı, borular felan tastamam. attık içine 2 adet kot pantolon başladık seyretmeye. öncelikli amacımız makina kotların anasını sikecekmi diye kontrol etmek. bir zaman sonra bir dalmışız biz tutana helal olsun. tam yarım saat evet tam yarım saat mal gibi seyretmişiz makinayı. kendimize geldiğimizde hiç bir şey olmamış muamelesi yaptıysak da ben o yarım saatte aldığım huzuru, pozitif enerjiyi hiç bir yerde bulamadım.
senaryo hep aynı olmasına rağmen zevklidir. önce esas oğlanın(hafif sararmış atlet) zengin kıza(kırmızılı pembeli badi) olan aşkına tanık oluruz. lakin gençler bir türlü bir araya gelemez, araya kalantor baba(boğazlı kazak) ve kızı elde etmeye çalışan zengin oğlan(kot pantolon) girer durur. gelişme bölümünde(durulama) atletimiz kariyer yapıp çok zengin olur(bembeyaz). sonuç bölümünde(sıkma) ise pantolonla badi iç içe geçmesine rağmen delikanlı atletimiz badiyi kotun elinden(ya da bacağından diyelim) koparıp alır.(ben burada göz yaşlarımı tutamam)not: renklilerle beyazları karıştırmadan yıkıyorum bu yüzden bi çok pembe mavi atlete sahibim. maksat sevenleri ayırmayalım.
bir paket sigara ve iyi demlenmiş tavşan kanı çay ile beraber yapılabilecek bünyeye en faydalı aktivitelerden biri. belki de birincisi. otur karşısına; ne televizyon ne internet ne futbol ne vize ne final hiçbiri seni ondan koparamaz. tüm dertlerini unutursun. en ufak bir sıkıntı hissetmezsin. rahatlarsın. oehkısaca bildiğin uyuşturucu.
otomatik çamaşır makinalarının ilk alındığı evlerde, ilk çamaşır yıkama olayında ailecek yapılan eylemdir. makinenin karşısında tabure konur, çaylar demlenir, yıkama işleminin her aşaması ayrıntılı olarak incelenir. "hadi canım sen de, yok artık daha neler" diyenlerin, evlerine çamaşır makinesi ilk girdiğinde (m.ö. yıllarından söz ediyorum tabi) ettikleri lafları unuturak bi tabure bi bardak çay bi cigara şeklinde kombinasyon oluşturup seyretme olayını yaşadıklarını sonradan itiraf ettikleri görülmüştür.
(bkz: ev aletlerinin garip huyları/@karviskali)
eve yeni taşınılmıştır, çamaşır makinesi yeni alındığı için ilk o gelmiştir.çamaşır yıkamaktasınızdır.ev boştur.bir bira açılır, olaylar gelişir...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |