defender

"acaba ben babama eric adams gibi bagirsam beni naapar?" diye duşunduren leziz şarki.- babaa! babaaaaaaaaaaaa! babaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaagggg! - ne bagiriyosun lan anasini kaybetmiş sipa gibi eşşoleşşek?!- ha?

zamaninda başarisiz bir tercume girişiminde ilk dizeleri aşagidaki gibi tercume edildiydi:"sen bu sozleri okuyacak kadar buyudugunde,gogsun killanip kamişa su yurudugunde..."

bu sözleri okuyacak kadar büyüdüğünde anlamları ortaya çıkacak bu sözler tek kalan hiçbir zaman karşıylaşamayacağız tek oğlum anlayacağnı umuyorum senin büyüdüğünü izlemek için orda olmalıydım fakat çağrım duyuldu ve gitmem gerekti şimdi görevin önünde uzanıyor uzun zaman önce benim olduğu gibi yardıma muhtaç olanlara yardım et ve seni büyütenlere ve onları sonuna kadar koru koruyucu rüzgar gibi sür gururunla savaş oğlum sen koruyucusun tanrının yolladığı baba baba baba seni aradım ve çağrına kulan verdimbu mektup arayışımı sonlandırıyor benim üstüme geçen hayalini yaşatacağım ve şimdi bekliyorum kaderin elini sıkmak için kararmayı bekleyen alacakaranlık gibi büyücüler büyülerini atacaklar bana karşıma çıkma yürekliliğini göstermeden yazılmışsa olacak koruyucu rüzgar gibi sür gururunla savaş oğlum sen koruyucusun tanrının yolladığı

homeworld'da bir fighter modeli. özelliği yavaş olmasına rağmen üç seri topuyla kabargan kuşu gibi havadan fighter toplamasıdır. mothership ve capital shiplerin etrafında guard modda bulundurulasıdır.

bir land rover modeli.(bkz: camel trophy)

(bkz: defender of the crown)

"evlat" dedi yaşlı adam oğluna, "senden istenecek şeyin imkansız olduğunu biliyorum, ama yine de istemek bana düşüyor. oğlumu imkansız bir göreve göndermek acımasızlık ama kralın isteği bu." baba oğul, yıllardır geldikleri yamacın tepesinde kuzeye doğru uzanan denize bakarak dikiliyordu. genç adam küçücük bir çocukken geldiği bu yeri hep sevmişti. babasıyla baş başa kaldığı kendini erkek gibi hissettiği yerdi burası, kralın baş danışmanı ve orduların kumandanı olan babasının yanında, savaş konseyinde bile bu kadar büyümüş hissetmiyordu kendisini. babasının neden bahsettiğini de biliyordu, neden bu görevi sadece kendisinin yapabileceğini de. bu neden içini yakan ve gözlerini karartan, kara alev diye anılmasına neden olan görev duygusu ve bağlılığıydı. suların tekrar çekilmesine ve adayı ana karaya bağlayan yolun tekrar açılmasına 2 yıl kalmıştı. yine saldıracaklardı. kıtanın tek demir kaynağını ele geçirmek için yine tüm kıta birleşecek ve üstlerine çullanacaktı. sular yükselene kadar adadaki hiçbir erkek uyumayacaktı. ancak bu sefer hücuma kalkıp kuşatma silahlarına saldıracak kadar bile savaşçıları kalmamıştı. artık tek umutları bir mucizeydi. ve mucizenin adı da yedi cehennemin kılıcıydı. 1000 yıl önce sharkan adlı barbarın kullandığı, elinde tutanın asla yenilmediği bir kılıçtı. ve birilerinin bunu bulması gerekiyordu. evine gitti. karısına sarıldı doya doya. her zamanki anlayışıyla baktı karısı yüzüne. "gitme" dedi. "gitmeliyim" dedi genç adam. "bizi yalnız bırakma" dedi kadın. genç adam anlamadı önce. sonra dizlerinin bağı çözüldü oturdu yerine. "yani." diyebildi. karısı "evet," dedi. "tapınaktaki ulunun söylediğine göre bir erkek." oturdular yan yana şöminenin yanında hiç konuşmadan. adam neden sonra kalkabildi yerinden. karısı da kalktı. sarıldılar. öylece durdular. dakikalarca. adam geri çekildi. "gitmem gerek." kadın durdu. "git," dedi "belki ölürsün, belki sağ dönersin, ama gitmezsen yanımda bir ceset olarak dolaşacağına, hayatın boyunca kendini suçlayacağına git. ama sabah kalktığımda gitmiş ol. gitmiş ol ki her şeyin bir rüya olduğuna, akşam eve geç geleceğine inandırayım kendimi. inandırayım ki çıldırmayayım." son kez öptü kocasını yüzyılların hasretiyle. o anda öylece bir oluverdiler. mekandan ve zamandan azade kalıverdiler. birbirlerinin yüreğini gördüler. kadın bunu daha önce de bir kez yaşamıştı. kocasının gözlerinde aynı kara alevi görmüştü. içini eriten, ama yine de kalmasını engelleyen ideali. sonra kadın apansız gidiverdi yatak odasına. adam kalakaldı. çalışma masasına oturup kağıtlarını çıkardı. bir mektup yazdı:when you are old enough to read this wordstheir meaning..will unfoldthese words..all that's left,and though we've never meet,my only son..i hope you knowthat i would have been there..to watch you growbut my call was heard and i did go..now..your missionlies ahead of you..as it did mine..so long agoto help the helpless ones..who all look up to youand to defend themto the end..defenderride like the windfight proud,my sonyou're the defender..god has sentve sabah olduğunda küçük bir birlik ile anakaraya çıkmış arayışına başlamıştı...

açıklaması "the best of the best" diye geçer freelancerda. öyle çok pahalı değildir 4 levelde almıştım yani.

güzel bir firewall hostnamei

yanılmıyorsam total annihilation'da arm ırkına ait bir ünite. oyunun başlarında kurulur ardından yıkılıp küllerinden guardian'lar inşa edilir..

(bkz: land rover defender)

karizma fakiri menovorun en karizma sarkisidir.

vaktiyle commodore 64 için bir türk grubu tarafından yazılmış, rainbow arts tarafından satın alınmış ama piyasaya sürülmemiş strateji oyunu.

harika manowar şarkisi.orson welles'in sesi mi bu diye duşundugum şarki.

when you are old enough to read this wordstheir meaning..will unfoldthese words..all that's left,and though we've never meet,my only son..i hope you knowthat i would have been there..to watch you growbut my call was heard and i did go..now..your missionlies ahead of you..as it did mine..so long agoto help the helpless ones..who all look up to youand to defend themto the end..defenderride like the windfight proud,my sonyou're the defender..god has sentfather,fatherfather i look up to youand heed thy callthis letter ends my search,i'll live your dream now passed on to meand i now wait to shake the hand of fatelike the dusk awaiting dawnso wizards cast your spell with no heart to do me wellso it's written,it shall be

gercekten de orson welles'in sesi .

(bkz: vay be)

freelancerda libery navy'ye ait şekline kurban olduğum bir gemi modeli.. navy üyesi gibi gözüküyor bunu kullanan..

tarihteki ilk shoot em up oyunu.

bu şarkiyi dinledikten sonra denilebilecek tek bir şey vardir.(bkz: hanim kilicimi getir)

1987 tarihli fighting the world albümünde yer alır.

Rasgele

+ wwwigncom
+ gizli numara
+ antalya fen lisesi
+ the tower
+ tatouage bleu
+ sozlukte sevgili cilginligi
+ berliner secession
+ kulakligin kulaga sigmamasi sorunsali
+ turbanli erkek
+ the high cost of living
+ nicks film lightning over water
+ her an ucurulma korkusu
+ lotus
+ ten kokusu
+ en kotu odev yapmama mazeretleri
+ sozluk kayboldugu icin sifreyi girememek
+ haste
+ golgelerin gucu adina guc bende artik
+ sakizkabagi
+ yabanci dilde sinirlenmek

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam