deja vu

yaşanmış bir anın tekrar yaşıyormuşçasına kapılınan hislerdir. nerde ne yaşatılıyorsa (bkz: reha muhtar)matrix'de bunla ilgili kedi geyiği vardi ya. süperdi. kedi çıkıyordu falan.

djibuti dilinde "moderatorler pırlanta" anlamina gelen kelime.

arada bi beyin yorgunluk veya baska sebeplerden oole bi duruma gelir ki, bir goruntu, ses, veya bunun gibi iceri giren herhangi bisey giris (oorenilme) ani sirasinda farkedilmez, beyin onu bi anda icerde buluverir. bu da hatirlama gibi bi histir, cunku ne zamandan beri o ani'nin orda oldugu bilinmez.

anadolu punk - ska tarzları ile onbirinci geleneksel taskisla bahar senliginde karşılarındaki topluluğu feci halde çoşturarak tozu dumana katmış grup. başarılı olduklarını burdan söyleyebiliriz. bağlama, gitar, bas gitar, davul, vokal (5) + sahnede saçma^komik danslar eden elemanlar (2) = 7 kişiler ama o son iki kişinin gruptan olmadığını düşünüyoruz. kısaca : çok zıplattı.çok coşturdu.çok yordu.

ilk kez onbirinci geleneksel taskisla bahar senliginde izleme firsati buldugum ve fena halde yaraticilik sorunu olduguna kanaat getirdigim grup. caldiklari sarkilarin yarisi coverdi.

fransizca "rerun" demek..

malmsteen'in (tam olarak yngwie j. malmsteen's rising force) odyssey albumundeki 7. sarkidir. sozleri ise soyledir:i always knew, somewhere in time we'd meet again, we'd cross that line don't need to question, no reason why the answer lies before your eyes. do you know who i am do you understand? deja vu, dreams come true i see my soul inside of you deja vu, so many lives familiar spirits behind your eyes. we cross between worlds through windows of light with open arms we hold back the night the crystal of power we hold in our hands we go on forever and love is the plan. do you know who i am do you understand?

hakikaten, elemanların hepsinin ayrı ayrı sempatik olduğu grup*.çok güzel bir müzik yapıyorlar*, ve sahne performansları çok yüksek.gelecek vaadeden gruplardan...

asli "j'ai deja vu"dur.(bkz: deja loin)

matrix'deki glitch

crosby, stillsnash & young'ın 1970 tarihli muhteşem klasikleşmiş albümleri...çok sewerim bu albümü...hep dinnerim fırsat oldukça...hele bi woodstock yorumu war...bide almost cut my hair war...muhteşem ötesi...

24 aralik 2004 kurban ankara konserinin öngrubu. hastasıyız.

déjà: daha öncedenvu: görmek fiilinin geçmiş zamanda çekilmiş hali

şaşırtıcı karşılaşma"çok eskiden yaşadım bu anı ben"dersiniz şaşkınlık içinde.ilk girdiğiniz bir ev, bir merdiven,birden güneş vuran pencere,ve tam sırasında tiren düdüğü...işte böyle gelmişti siz dünyadadeğilken bir gün öğle üstübu renklerle bu sesler bir araya.yaşamak anımsamak mıdır yoksa?sanmam, biz de bir sestik belkibirileri için yıllar öncekişaşırtıcı karşılaşmada.melih cevdet anday

(bkz: yngwie malmsteen)'in yarmış parçası.deja vu dreams come true i see my soul inside of youdeja vu so many lives familiar spirits behind your eyes

nasıl olduğunu kimsenin açıklayamadığı hal. reankarnasyoncular teorilerini kanıtlamak için kullanır

eh bu grup manga dan da beterdir . coverlar zati iğrenç .katula katula diye rap şarkısı yapmışlar. (çeşit çeşit insan var) aslında komedi dans 3lüsü şeklinde bakarsak başarılı sayabiliriz bu adamları. tek üzüldüğüm şey ise web sitelerini ozzy adlı çok başarılı,zeki ve becerikli bir arkadaşımız yapmıştır.niye yapmıştır, ne gerek vardı bilinmez tabi...edit: bunlar benim zevkime göre olan düşüncelerim dinleyin belki siz seversiniz,ben dinledim bunları yazdım...

beynin buglarindan biri.. bir nevi ikiz entryler

(saat farkıyla) dün bir kez daha gördüğüm vu.

matrix'in error verme durumunda ortaya çıkan durum genelde siyah kedi tekrar görülür.

it seems i always end upin the same old placelike i've seen it all beforeand though i try not toi mae the same mistakeswho's playing a trick on mei don't nowdeja vui recognize the beati've heard it on the streetthey put it on repeatsuddenly i turn aroundto face it a second timehaven't i done it all beforejust like a rerun on tevewithin my mindwho's playing a trick on mei don't knowdeja vui recognize the beati've heard it on the streetthey put it on repeatune reprise téléviséea l'intérieur de mon esprita répétitionj'avais tout vécu précedemmentje fais toujours les mêmes erreursca revient sans arretencore et pareillesantenna / jay-jay johanson

"deca vu" şeklinde okuyan (ki türk olsun ingiliz olsun aynı boku yer çoğu) kişilere oldum olası kıl olmuşumdur. "deja vü" ulan vü...

asıl adı osman yanturban olan deja vu, aslen fransiz olup, 1943 adana dogumludur. ülkemizi çok sevdiği içinde türk kimliğine sığınmıştır. memleketi kendisine sorulduğunda "sapına kadaradanalıyım" der. kendisi yüce bir insandır.(bkz: asparagaz)

i can't stop thinking of you adli bir sarkilari bulunan muzik grubu

bazilarinin ne anlama geldigini asla anlayamacaklari sey(bkz: alzheimer)(bkz: dory)

tekin degildir. (bkz: tekinsiz)

sevimsiz bir kelime.. basına eklendigi veya bu isimle acılmıs mekanların bokunu cıkartan, ısrarla mekan ismi konulmaması gereken sey.. hemen orneklendirmek gerekecekse; beyoglunda ki metal barın deja vu gay bara dondugunden tutun da, bbc nin deja vu dance bar olması rezaletine kadar yaram derindir, oyle yani..

konserlerinde hande yener istedim, çaldılar..elemanların hepsi acayip klap dansı yapıyor, ama aynı zamanda da deli müzisyen takılıyorlar..frontman'lerinin cıvıtıp eğlenme katsayısı acayip yüksek..seyirciyle muhabbet acayip sağlam.satisfaction'ı ve katula katula'yı orjinalinden daha iyi coverlamışlar*türkiyenin bloodhoundgang'i sıfatını yakıştırdığımda ise hayır biz türkiyenin korn'uyuz diyerek beni iptal ettiler..harika diyorum, konserlerin hepsine gidilmeli, eğlenilmeli, tanışılmalı diye de ekliyorum

ben bu başlık altına daha önce yazdım sanki..

(bkz: dejavutheband)

necdet sen'in bir kitabi idi bu. baciya benzer biraz. sorunlu, eski komunist bir babanin kimlik bunalimindaki kizini irdeleyen bir cizgi romandi. paris te yasardi bunlar, kizin adi umut idi.

9 haziran çarşamba gecesi yuxexes programında guven erkin erkal'ın konugu olacak olan grup.

bir açıklaması da ruhun daha önce levh-i mahfuz'da gördüklerini hatırlaması şeklinde olan, ama bilginin kaynağını ve sıhhatini bilemediğim durum.

gitaristine aşırı antipati beslediğim ankaralı grup.

seattle 1st avenue'da son derece acik goruşlu, medeni ve dunyevi kaygilardan kendilerini arindirmiş calişanlara sahip strip club.

tanrının bug ı . yaratıcı günün birinde mükemmel seviyeye geldiğinde insanoğluna açıklayacaktır herşeyi.nerelerde yanlış yaptığını, açık verdiğini hatalar yaptığını.işte o anlardan biridir deja vu.bir ipucu dünyadaki zaman biriminin diğer boyutlarla olan ilişkisinde bir hata dilimi.

asil elemanlari dagilan, sanirim yine de devam eden ankarali grup. saklikentte kurban a ongrupluk yapmişliklari vardir.

canakkaledeki gunluk hayat

(bkz: cheja vu)

(bkz: si tu n existais pas deja je t inventerais)

stephen king'in "sadece fransizca tarif edebileceginiz o his" adli kisa bir hikayesinde bahsettigi olaydir.

4:56 süreye sahip bu mükemmel iron maiden parçası bir murray/harris ortak yapımıdır.parçada alıştığımız hızlı melodik iron maiden solosu yer almaz sadece başında dave murray'in çaldığı ağır tempolu bir solo vardır.parçada yer alan melodiler mükemmel ötesidir.

iron maiden - somewhere in time 'dam bi sarki.when you see familiar faces,but you don't remember where they're from,could you be wrong?when you've been particular places,that you know you've never been before,can you be sure?'cause you know this has happened before,and you know that this moment in time is for real,and you know when you feel deja vu.chorus:feel like i've been here before,feel like i've been here before.ever had a conversation,that you realise you've had before,isn't it strange?have you ever talked to someone,and you feel you know what's coming next?it feels pre-arranged.'cause you know that you've heard it before,and you feel that this moment in time is surreal,'cause you know when you feel deja-vu.

moda'da oyun oynanabilen iki katlı café. rahat bir mekandır, koltuklar eski ve pis olsa da etraftaki çeşitli objeler hoş bir hava katar mekana. sahibi deniz abi neyzen olup, canayakın bir adamdır, devamlı müşterileri tanır, selamını eksik etmez. (bkz: deja vu'yla öss'ye hazırlanmak)

ayni olayi daha onceden yaşamiş gibi olmak, reenkarnasyondan cok daha mantikli bi aciklama duymuştum bunun hakkinda... bazi insanlarin sezgi yetenekleri cok guclu oluyomuş (bir nevi 6. duyu) ve o ani onceden seziyormuş fakat bilinustune cikmiyormuş bu, ve o an geldiginde onceden yaşamiş gibi oluyormuş..

zihin aynen bir bilgisayar gibi çalışır, her bilgiye bir tarih atar, created modified gibi. bazen bu ilişki aşırı şartlar sebebiyle(stress,alkol,radyasyon) hatta sebepsiz yere bozulur , o an gördüğünüz bişeye geçmiş bir tarih etiketi yapıştırır beyin. kısaca yer zaman ilşkisinin bozulması sonucu oluşur, bir arızadır,iyi bişey diildir yani.

matrixde deja vu durumu genelde matrix uzerinde disaridan bir degisiklik yapildiginin habercisidir.

best tv de yunus günçenin programının adı

ilk icon adventure lardan...konusu ile hep beni büyülemeyi bilmiştir.aslında belki konu basittir ama anlatımı güçlüdür.red herring kaynar ortalık.

beynin sağ lobu ile sol lobunun milisaniyeden daha küçük bir zaman farkı ile çalışması, bir taraf diğer taraftan önce algıladığı için, geç algılayan taraf bu olayı daha önce yaşamış gibi olur. sinir aksonlarındaki minik bir sapmadan kaynaklanır.

yapmaciktan uzak kendine has hareketlere ve cosma tarzina sahip bir vokali olan, bir o kadar** orjinal müzik yapan ankarali grup. bildigim kadariyla album hazirligindalarmis vokale göre martta bascisina gore hazirana cikiyormus.dagilmazlar umarim.

ceza*'nın en başarılı parçalarından biri.

muzigi hic hosuma gitmeyen grup, neden bilemiyorum ama..

16 haziran carsamba gecesi istanbul- manhattan bar'da sahne alacak ankarali grup.

(bkz: vuja de)

my chemical romance dinleyen gitaristlerini takdir ettiğim grup.

(bkz: şöhret nelere kadir)

bugün dream tv - yuxexes programında klipleri yayınlanacak olan grup, dost kişiler..(bkz: guven erkin erkal samimiyetle sunar)

birazdan video prömiyeri dream tv'de gerçekleşecek olan grup

harika bir videoya sahip grup..hayırlı olsun diyelim..(bkz: kendin coş)

güven erkin erkal gerçeği sayesinde yakın zamanda yine yuxexes programında canlı performanslarını izleyebilme fırsatı bulacağım grup olur kendileri..

hangi müzik bilgisi beğenisi takdiri ile bu derece gaz verilip süper hipersiniz abi yürüyün koçlarım şeklinde gazlandığına akıl sır erdirilemeyen grup, groupie ortalaması yüksek bir seyirci profili ile yola çıkmış, turkrock.com gibi amatör gruplara destek verdiğini inkar edemeyeceğimiz bi sitedeki 'roxy müzik günlerini kazandığı için ilerde albüm çıkarıp tanınma olasılıkları yüksek o yüzden ben bu adamları tanıyim seviyormuş gibi yapayım ve konserlerinde şöle eğlendim böle pogo yaptım tarzı postlar gireyim ki bu adamların gözüne gireyim' gibi ezik, üzücü, acınası rollere bürünmüş ve müzik zekası ve bilgisi kral tv ile mtv nümetal gruplarının ötesine geçmeyen kişilerce övülen, forumlarına en ufak bi kötü eleştiri yazıldığında çevresindeki bu tarz adamlar tarafından hakaret yağmuruna tutulan bi dinleyici profilne sahip grup. kötü eleştiri karşısında grup üyelerinin cevabı ise 'roxydeki jüri bizi beğendi size de bok yemek düşer' gibi bişeyler olmaktadır. daha sonraları ise biz halay grubuyuz, yaşasın bağlamayla kafa sallamak ve pogo yapmak şeklinde felsefeleriyle kimseleri sallamadıklarını göstermeye çalışmaktadırlar. yani allahım inanamıyorum ki, herhangi bi adamı bunların konserine sokun, vokalin seyiciye gaz vericem diye şarkı söylemediğini, sözleri çığırarak bağırdığını, ola ki bi ara şarkı söyliyim diye düşünürse detonelikten öteye geçemediğini, gitaristin tonları hariç aynı akorları basmaktan öte bişey yapmadığını, basçı ve davulcunun standard harici hiç bi pırıltı veremediğini rahatlıkla görebilir. kendin coş hadiiii kendin zıpla hopla tarzı şarkılarının yanısıra grubun playlisti, benni benassi-satisfaction, davut güloğlu-katula katula, birzamanlar sevginle ateşlenen başımı dizlerinin yerine dayasaydım taşlara şeklindeki hüzzam ?? makamındaki türk sanat müziği şarkısı, bi kaç cem karaca-çünkü bağlamayla ancak bunlar çalınabiliyor-somethings wrong, çnkü gaz ve pogo grubu ya bunlar, işte bu şarkılardan oluşmaktadır, grupla ilgili artı ise vokalistin her ne kadar berbat bi vokal olsa da iyi bi frontman olduğu gerçeği, zira sahneyi gerçekten dolduruyor. ancak, grup kötü, ve bu yazların sıcak kışların kurak olduğu gerçeği kadar aşikar.

son günlerde fazlaca yaşamam sonucu "galiba filmi başa sarıyoruz" düşüncesine sürükleyen duygu.

vokal yapan arkadasi -cenk idi sanirsam adi- sarki soylerken gorunce bi garip olmama neden olan grup.

kas'da iki kardeş tarafından uzun zamandır işletilen en güzel gün batımı seyredilebilen, iyi müziklerin de çaldığı,güzel içilen teras bar.

(bkz: dejavu kebap salonu)

klipleri* yayınlanır yayınlanmaz birden manga* muamelesi görmeye başladılar bazı çevrelerde..hayret bir şey..

gece itibariyle sahne aldığı 9. efes dark roxy müzik günlerinde iki şarkıyla da olsa coşmuş, coşturmuş, izleyenleri enerji manyağı yapmış bi acaip grup. bu kadar enerjiyi nerden buldu bu adamlar bilemedim. özellikle vokalistin sahnede 10 kaplan gücünde bir şov adamı olduğu, ama ayakları o yükseltiyi terkettikten sonra kuzuya dönüştüğü gözlenmiştir. ben enerjilerinden çok etkilendim. bir gün istanbula konsere geliceklermiş, bir de orda coşturacaklarmış. bekliyoruz.

dagilmis olan turk muzik grubu

bellegin gorsel tanima illuzyonudur.

(bkz: djvu)

bunu türkçe haliyle deja vu diye okuyanlar, rendez-vous 'yu da randevü şeklinde telaffuz ederek insanı gıcık ederler.

internet sitesi http://www.dejavumusic.com olan ve yakinda demo cikartacak olan, kadrosunda vokalde mansur asrar, gitarda cenk sonmez, bas gitarda tolga nemutlu, kemanda gorkem karabudak ve davulda baris bilgenden olusan ankarali grup.

9. efes dark roxy müzik günleri birincisi olduğu sırada katıldıkları bir programda(yuxexesti galiba) kendi tarzları için yanlış hatırlamıyorsam etnik nu metal demiş olan grup.

bir kez canlı izlediğim, teker teker tanıştığım komik ve yetenekli insanlar topluluğu. umarım roxy uğurlu gelir

türkiyede alternatif piyasaya yönelik nihayet doğru düzgün işlerin yapılmaya başlandığının, firmaların artık gönül rahatlığı ile distortion içeren, hardcore/nu metal içeren işlere destek vermeye başladıklarının işaretini veren grup. kendin coş adlı ablümün kendin coş adlı parçasına çekilen sempatik ve kaliteli klipleri ise twinsen's odyssey cutscene'lerinden kötü grafiklere sahip klip çekme düşkünü olanlara ders olsun. (klip kaliteli flash site gibi valla, iyidir)

(bkz: dejavu geldi)

korkarım bu bazılarımız için bir tarzı-hayat. sürekli kurulmuş bandocu ayıcıklar gibi aynı yerlere aynı kişilerle aynı şekilde aynı giysilerle gidiyoruz. hatta aynı duygu ve düşüncelerle, sözcükler de sıralanışları da değişmiyor. ezberlemişiz sindirmişiz olanları üstelik olacakları da. değişen bir şey yok mudur, vardır şüphesiz;ellerinize bir bakın! (bkz: macbeth)ellerinize bir bakın!

matrix de kaymadır

güzel müşterilere apaçık asılan abazanlarla dolu boğuk mekan

(bkz: sozlukte deja vu)

efes dark roxy muzik gunlerinde 1. lik kazanan ve bunu sonuna kadar da hakeden ankaralı grup...

olağanüstü bir basçıya sahip grup. melodileri bas ve davul ritmi etrafında biçimlendirmeleri ve bu kadar kusursuz bir basçıya tüm diğer gruplarda yapılan "sen takıl orada" muamelesinin yapılmaması hoş. vokal sadece coşturuyor zıplayarak.. sesi böğürmek için kullanmak yerine normal sesler çıkararak enstrüman gibi kullansa daha da karlı çıkabilecek grup.. yine de izleyelim ve görelim diyoruz çünkü kaliteli bir gruba benziyor.

muzik yapmak kameraya bakip trip atmak midir acaba diye dusunden soliste sahip grup. solistin klipteki daron malakianin ben kafayi yemis insanim triplerine benzer hali nedir ki. distortiona aralarda bir yerde abanip sacmasalak bir riffi sarki boyunca calip bidi bidi konusacam ben de, geliyorum bekleyin ulen.

vokaline nedense kıl kaptığım grup.önleri açık olsun

netin en guzel, en hizli, en dahice yapilmis sayfasina sahip sahane, mukemmel grup.. (bkz: helal)

vokali* the offspringten noodlesa acaip benziyor*.

doğru olduğunu bilmeme ramen,jay jay johanson telaffuzu midemi bulandıran sözcük. arkadaki hatunun tellaffuzu da cabası. doğru tellaffuz etcez diye insanın midesini kaldırmaya gerek yok yahu.

(bkz: jay jay johanson)

sahnede misket çalarken ''içinizdeki ankarayı dışarı çıkartın'' diyen bir vokaliste sahip, önü açık olan grup

takvimin, ağır, kadınsı dönüşünde hayat musluğuna biriken anları paylaşamıyor insan kimseyle : ne coşku, ne buruk tad, bir lokomotifin ardına taktığı iki som düş vagonunu geri geri koyağa söküşünden sökün eden o yabanıl, unutulmamış duygu ve her sabah, aynı pencereden aynı gözün aynı görüntüyü bulup retinede doğurduğu yumuşak ayar: saf beyaz dumanın seke seke kurduğu bulut dansından her zaman yaşanmış bir tüy doğuyor içimde. enis batur

hafıza yorgunluğundan kaynaklanan 'ben bu anın gerçekleşeceğini daha önceden biliyordum' hissi.

müzik olarak gittikçe özgün bir çizgi yakaladıklarını düşündüğüm, seveni kadar sevmeyeninin olacağı daha şimdiden belli, ünlü olma yolunda emin adımlarla yürüyen ankaralı grup. tarzları etnik + ska + nu-metal imiş.

fiyatın ucuzlugunu one cıkararak kandıran 30 ekran televizyonda film izletmeyi amaclayarak dumurdan dumura surukleyen ve bundan hic utanmayan kadıkoy mekanı

deniz abi adında dünya tatlısı bir abimizin işlettiği, her daim takılınası mekân..

(bkz: matrix)

asitsiz birasına ragmen muşterilerine evlatları gibi davranan insanlar tarafından işletilen,gençlere dart zevkini tattıran cafe.

uyelerınden birinin arkadası olmam sebeyle dream tvde gordukce gozlerımın dolmasını saglayan ankara kokenli muzik grubu.

rockistanbul 2005 te sahne alip bizi eglendiren ve kizlardan bol bol sempati puani toplayan ama kamp alaninda bir sürü dallamanin gecenin köründe "baaaliiiggk baastan kooggkar..kendin cos" diye yirtinmasina sebebiyet verdigi için bu puanleri hemen kaybeden,iyi sayilabilecek bir grup.

yıllarca tunalı boyunda endamı arz ederken gördüğüm adamı tvde görünce içimde bi garip ankaralılık bilinci doğuran grup. peki ya bir ankaralı turgut'la bir hakan taşıyan'la aynı mahallenin adamı olsaydık ne olacakmış, yaaa yaaaa...

deja-vu'nun öyle çok enstrumantel ve çok müzikal altyapılı bir grup olmadığı aşikardır.ancak unutulmamalı ki adamlar da böyle bir iddiaya sahip değil..onlar deneyselinden eğlenceli nu-metal yapıyorlar.kimi insanlar beğeniyor, kimileri ise beğenmiyor *ama müzikleri müzikal olarak zengin değil ve basit diye grubu aşağılamak yanlış olur.ayrıca;grubun performansı çoğu zaman değişiklik gösterebiliyor.vokalistleri bazen gül gibi söylüuor, bazen detone. bazen grup uyumu sağlıyorlar, bazen anlaşılmadık sakatlıklar oluyor. ama zaten yaptıkları müzik ve iddiaları öyle harika bir grup olmalarını gerektirmiyor. daha doğrusu yaptıkları müzği yapabilecek zaten en iyi grup onlar.zaten deja-vu'nun takdir edilme sebebi de bu.

moda da ust katı cıddı rezıl kokan, sulu bıralı mekan. hata yapıp yıne buraya gıtmeye karar verdıgımız bı gun kapıda bı kadın(sahıbı heralde) bı yandan "canııııım hos geldıııın nasılsınnnnn" derken bı yandan da kolumu mıncıklamıstı. bu olay psikolojimde derın tahrıbatlar yarattı. su anda bıle ellerım tıtrıyo bunları yazarken(öh). tanımıyorum sızı hanfendı sız kımsınız... hayır bana kızım dıyemezsınız..musterı mı baglıyosun, sorunların mı var? tovbe tovbe..

yıllarca uğraşan,didinen,ısrarcı olan ve en sonunda roxy'yi kazanarak kendisiyle gurur duydurtan gaz insanlar topluluğu (bkz: cenk'in borusu)

(bkz: i cant stop)

bir iron maiden sarkisi..

büyük aldatmacalardan biri..olucağına varıyor kanısını zayıf beyinlere işlemek için bir tuzak..yolun önemini bilemeyenler için..

ingilizlerin/amerikalıların "deja vu" şeklinde telaffuz edip fransızların "deja vü" şeklinde teleffuz ettikleri kelime. kelime fransızca olduğu için doğrusu fransızların telaffuzudur doğal olarak.

grup elemanlarının teker teker x, y veya z grubuna özendikleri iddia edilen, ancak hepsinin kendilerine has özellikleri olduğu bilinmeyen grup. şöyleki: vokale "özenti" diyenler bilmezler onun müzik bilgisinin ve kafasının kendisini eleştirenlerin düşündüğünden daha ileride olduğunu. anthony özentisi iddiasına karşılık cenk sönmez'în bir mike patton hayranı olduğunu belirtmekte fayda vardır. ama bu hayranlığa rağmen (ki hayran olup etkilenmek ise her müzisyenin hamuruna katılan bir malzemedir) kendine has bir tarzının olması ve sahne performansının da süper olması göz ardı edilmemelidir.

matrix te sinematografiye yansitilamayacagini gordugumuz olgu

ankarali 7-8 kisiden olusan darbukali, baglamali hardcore grubu

pek çok haksız eleştiriye maruz kalmış grup. zevkler ve renklerin değişkenliğinin yanı sıra (ki pek çok kişinin kötüleme sebebi kendisine hitap etmemesi kaynaklı) göz önünde bulundurulması gereken şeyler vardır.populer olup maddi kazanç sağlama kaygısı kesinlikle yoktur. çünkü zaten aşılması zor bir sayıda cd satmadıkları sürece* prosedürler vs gereğince satılan hiç bir cdden tek kuruş para almayacaklardır. ha niye yapımcıya para yedireyim almicam albümü diye düşünmek de büyük bir hatadır çünkü albüm satışlarınının fazla olması konserlerinin artması, başka albümlerin gelmesi, dolayısıyla önlerinin açılmasında önemli bi etkendir.müzik yapmalarının altında yatan yegane amaç eğlenmek ve eğlendirmektir ki bunu da kaliteli bir şekilde fazlasıyla başarıyorlar. bir şeyleri aşşağılamadan önce önyargılardan kurtulmak ve türk müziğinin abuk subuk yerlere giderken, gerçekten güzel bir şeyler yapmak için uğraşıp emek veren çok az kişi olduğunu hatırlamak gerekir.

korn,limp bizkit,slipknot ve türevleri kadar sıfır yaratıcılığı olan lüzumsuz gereksiz çerçöp grup var mı diye derin derin düşündüğüm günlerde imdadıma yetişmiş,dünya tarihinin en gereksiz grubu

fransa ve kuzey afrika, ve kanada'nin cesitli bolgelerinde yasayan japon baliklarinin surekli attiklari cigliklar neticesinde dunya dillerinde kendine bi yer edinmis terim... (isvicre'de japon baligi yasamiyormus).

(bkz: ilk kezmiş gibi)

beşiktaş'ta ev yemekleri yapan güzel bir lokanta.

- hassktr deja vu!+ hayrola?- deja vu matrix'te bir degişiklik oldugu zaman meyd...+ abi tamam kendine gel film bitti ya..

"balık baştan kokar kendin çoş" gibi komik replikle ünlü olmayı başarmış* çılgın olduğu derecede manasız gençlik grubu. yeni nesilin bulunduğu noktayı gösteren bir işaret.*(bkz: hele löy löy)

dream tv ile sıkı ilişkiler içinde olduğu açık, groupie suserlara sahip, hakkında sadece çıkış parçalarına dayanarak fazla yorum yapmak istemediğim grup. fakat şöyle birşey diyorlar:"balık baştan kokar."

ilk kurulduğu zamandan bu yana müziği oturan ve daha özgün tarz yakalayan grup. papa roach, system of a down coverlarından sıyrılıp orjinal birşeyler yaptıkları için kutlamak lazım. plak şirketinin grubun müziğine neredeyse hiç karşmamış olması dikkat çekici zira distortion'şından korkan türk halkına; gitar tonları hep kısılarak ve yumuşatılarak sunulmuştur. konserlerde ingilizce seslendirdikleri şarkılar are you ready ve somethings wrong cover'ı caged, albümde türkçeye çevrilmiş ve isimleri adın neydi ve öylesine olmuştur. ayrıca kargaşa şarkısı da üstü kapalı olarak amerika'ya ithaf edilmiştir. gönül konserlerinde çaldıkları pogos not fight şarkısı olan madımakta infaz'ı da albümde görmek isterdi ama kargaşa şarkısı da dünyada olan bitene karşı tepkisiz olmadıklarını gösteriyor.

matrix te beklenmedik değişimler olduğu zaman görülür.

kaderci bir grup bu grup sanki. sevdiğim bir grup ayrıca.

kaş 'ın en keyifli mekanlarından biridir. müziği çok zevkli, gün batımı mükemmel, birası da lezzetli ve ucuzdur.yıllardır hemkendi, hem müdavimleri aynı tarzlarını korumuş,yılda bir gidenlere, bıraktıkları kadehten devam edebilme şansını her zaman sunmuştur.

konuyla ilgili olarak (bkz: jamais vu)

günde en az 2-3 kere yaşadığım durum

artık vokalde cenk, gitarda barış, davulda başka bi barış, basta tolga ve bağlamada kıvanç bulunan ankaralı pek eğlenceli grup.

izmir göndoğdu meydani'nda gidilesi yerlerden. gecen senelerde her pazar bi sürü yaris severle beraber gidilip formula izlenirken bir yandan da icmek pek hos olurdu. gözlerden uzak hos mekan.

kendin coş adlı şarkısı bir çok kişi tarafından anlaşılmayan, "bu ne saçmalıktır böyle" diye alay konusu olan grup.lakin şöyle bir hakikat mevcudiyetini muhafaza etmektedir, buyrun: (bkz: #1514852) ve (bkz: #7788552)

-tolga, deja vu grubunun bir uyesidir.tolga: bize hep "politik gorusunuz nedir?" diye sorarlar. bizim oyle bir seyimiz yok.-baris, tolga'nin grup arkadasidir.baris: grupta herkesin kendine ait siyasi bir gorusu olabilir ya da olmayabilir.-cenk, baris ve tolga'nin grup arkadaslaridir.cenk: ozel bir durus derken,herhangi bir siyasi gorusumuz yok. sarkilardan insanlar buyuk ihtimal bir tarafa cekerler.ama baris'in dedigi ozel bir durus yok derken aslinda durus var. biz rage against the machine ya da system of a down gibi sol ya da milliyetci bir grup degiliz.(bkz: yorum yok)

ankara'dan kötü grup çıkmaz tezinin bir diğer kanıtı.

popo fetişisti vokaliste sahip grup.

her günüm

basci tolga nemutlu ve davulcu baris bilgen'in isimleri albumde bir baski hatasi nedeniyle karisan, sonra da cnn turk frekans programinda bu karisikligin devam ettigi grup. ikinci baskida duzeltilecek de olsa bir daha boyle bir karisiklik yasamamalarini diledigimiz grup.

grup elemanlarinin, zamaninda (ve belki halen) bolca replikas dinlediklerini tahmin ediyorum. kotu bisi mi yapiyorlar, hayir yapmiyorlar tabi, aksine...

(bkz: deja lu)

türkçesi badöy olan kelime öbeğibadöy:bu anı daha önce yaşamıştım(bkz: ben yaptım oldu)

aylar sonra ilk kez tekrar yaşadım. beyin oyunu mudur nedir artık. çok tuhaf bir olgu. harbi entersan. (bkz: biz menhetındaykene)

benim duyduguma gore insanın butun hayatı bebekken gozunun onunden geciyormus.ve buna dejavu deniyormus.

dinledikce güzellesen, baska bir deyisle "sarap gibi" bir albüme sahip grup. (bkz: kendin cos)

(bkz: deja vu matrixte bir dalgalanmadir)

moda da acilmis bir frp kafe.mukkemmel kamuflaji ile hicbir sekilde fark edemeyeceginiz ve sadece orda calisan birine sorunca ya da ust kata(cikisi bulabilirseniz) cikinca fark edilebiliyor.aslinda frp kafede degil. sadece frp odasi var.onun disinda hic bir sekilde bir frp ogesi barindirmiyor.

hayatın size bis yapmasıdır. söylenilegeldiği gibi, o anın, hemen öncesinde tekrar yaşanmış olması değildir*, aksine o anı çok önceden yaşamışsınız gibi hissetmenizdir.bir düşünceye göre, olay sadece göz ile beyin arasındaki küçük bir iletişimsizlikten ibarettir. göz gördüğü nesneyi beyine ilettikten sonra gördüğünü bir kez daha iletir. beyin de "nooluyo?" tepkisi olarak suratınıza aptal bir ifade takınmanıza sebep olur.tabi eğer "deja vu" birkaç gün önceden başınıza geliyorsa, ve bu tekrar etmeye başlamışsa, ya bu hayatı defalarca tekrar yaşadığınızı düşünür, ya da altıncı hissinizi kontrol etmeye çalışırsınız. o zaman yaşadıklarınıza zaten deja vu değil öngörü denir.

bu sene dokuzuncusu düzenlenen efes dark roxy müzik günleri'nin birincisi olmuşlardır da aynı zamanda.

bu nick'li bir insana -genelde bayan- "sanki sizinle daha once konuşmuştuk eki eki" denir .

haluk savas'in tanimladigina gore:beyin hucrelerinde gerceklesen bi tur kisadevrenin sonucu.

bir arkadasla diyalog:- aaa reenkarnasyon oldu.- ne??ne diyon be?- hani boyle bisey olur da "aa ben bunu daha onceden yasamistim" dersin ya. reenkarnasyon iste.- haa deja vu diyosun...- mm evet...

fransızca: déja : önceden ve voir fiilinin gecmis zaman cekimi olan "vu" nun birlesimidir...dejavü okunur...sanki onceden o sahneleri yasamısık gibi gelmesinin nedeni beynin kısa sureli hafıza bolumundeki ufak atlamalardır...aslında ilk defa gordugumuz sahneler bu bolumden gecerken nedensiz bir sekilde sanki hafızanın gerilerinden bir bilgiymis gibi algılanır ve beyin bize bunun bir hatıra oldugunu soyler fakat hemen akabinde yanıldıgını anlar ve déjavu den sonraki en fazla 5 dk. icinde bunu bir hatıra olarak hatırlamayız...gecer gider cope atılır...

tekrar toplanmis son gaz calismalara devam eden ankarali suan itibari ile kadrosunda keman da bulunduran ankarali alternative metal - core - punk - ska* grubu

ust kati nargile cafe olan, alt katta kahvalti ve bi kac yemek secenegi sahibi mekan. besiktasta, deri koltuklu, papatyali duvar kagitli bi yere verilebilecegi dusunulmus isim.

top secrettaki muhtesem karakterlerden biri. val kilmer'la tanistirilir, gozlerini kisip baktiktan sonra "daha once tanismis miydik?" diye sorar. filmin sonunda kiz, (korkuluga sarilip veda etmeden hemen once) "seni hic unutmayacagim deja vu!" der.

modadakinin üst katına çıkmayı akıl edemediğimiz için yorgunken alt kattaki televizyonda salak bir türk filmine katlanmak zorunda kaldığımız, musluk suyuyunu dayayan cafe.

(bkz: presque vu)

şarkı sözleri çok anlamlı olnmasa da müziği ve özellikle de canlı performanslarında insanı coşturan, eğlendiren grup.

(bkz: ankara saklıkent te çılgın pogo eğlentileri)

sizofreni baslangıcı olan sey.

bir bilim teknik sayısında bilimsel açıdan bahsi geçen, zararsız, her insanın yaşayabileceği türden bir sanrı

isimden kaybeden topluluk... insan hiç mi üretken olamaz yahu, onyüzbinmilyon tane deja-vu varken* yenisine ne gerek var*kendin coş ise gerçekten başarılı...

vokal antipatik gibi görünse de son dönemde türeyen yeni gruplar arasında en gelecek vaadedeni kanımca. albümleri alınmalı dinlenmeli. gerçekten şarkılar çok başarılı, sahnede cover seçimleri de bir o kadar takdire şayan. gözüme çarpan birkaç nota değinmek isterim..* gruptan çok vokal abimizin kişisel projesi gibi duruyor. zaten yaş itibariyle de olay bu yönde seyretmiş.* gerek albümü gerek rockistanbul performansı gözönünde bulundurulduğunda bu güzelim şarkıların düzenlemelerinde, altyapılarında kulak tırmalayan birşeyler sezmek pek güç değil. kolay da değil elbet rock grubuna etkin bir bağlama koymak. daha çok çalışmaları daha iyi bir sound yakalamaları gerekiyor..* şarkı sözlerine güzel ve eğlenceli diyebilirim ancak gençlik buhranları temalı olduğunu belirtmekte fayda var. olsun cobain abimiz de ne buyurmuşlar "teenage angst has paid off well". vardır bu yüzden bir bildikleri..özetle sevdiğimiz saydığımız başarılarının devamını beklediğimiz ankaralı grup.

ankara'lı hardcore ağırlıklı çok yönlü müzik yapan grup, 1999'da vocalde kerem işeri, gitarda cenk sönmez, davulda ahmet türk, bassta mansur asrar olarak basladıgı bu yolda, zaman zaman gruba darbuka, baglama ve keman gibi cesitli enstrumanlar da ekleyerek ilerledi ve anlaşılacağı gibi çokça şekil ve üye degiştirerek bu günlere geldi. şuan ki kadro; davulda barış, bassta tolga, gitarda barış, baglamada kıvanç ve vocal+didjeridooda cenk'ten oluşuyor. 9. roxy müzik günlerinin 1.si olmuslar. tebrik ediyoruz.

(bkz: gereksizlik abidesi)

matrix te de işlenen,kesinlikle o anın yaşanmış olduğu hissi..zira ben bunun altında bilinemez,açıklanamaz bir sebep olduğunu düşünüyorum.yani insana özgü basit bir histen öte..açıklanamaz olduğu için de açıklayamıyorum.

ulan sanki ben bu kelimeyi daha önceden duymuştum iyi mi..(bkz: kemal kenan ergen)

ankara'daki bir performansları madımak oteli'nin yakıldığı güne denk gelmişti bu grubun. grup radikal noise'un(yada pogo s not fight çıkaramadım şimdi, "din adına devlet adına yak hadi yak" bilen bilir.) ilgili olay için yaptığı bir şarkıyı söylemeye başlamadan hemen önce vokalci abi seyirciye "işte bugün sivas'ta yüzlerce (!) aydın can vermişti biz o günü unutmayacağız vs vs" demişti. aynı sığlık aynı poz klip çektikleri şarkılarından da akmakta. iyi müzik, kötü müzik iyi söz, kötü söz yapıyorlar/yazıyorlar demiyeceğim ama samimiyetleri konusunda ciddi şüphelerim var. öyle üfürükten bir karşı duruş, bir cadde anarşisti imajı saplandı bana bu adamlarla ilgili.düzeltme : madımak oteli'nin yakıldığı gün değildi performans. ve "yüzlerce kişi yakıldı" değil "yüzlerce aydın yakılmaya çalışıldı" şeklinde olduğu konusunda da uyarıldım bahsi geçen konuşmanın. yine de o poser imajını da o teen genç sığlığı yargımızı da kıracak olan kişiler kendileridir.

beyindeki elektrik kesilmesinden meydana gelir

28 temmuz 2005 tarihinde dream tv de rock istanbul canli performanslari yayinlanmis olan grup.oglen sicaginin altinda bir grup mayismis insani costurma cabalarinin bosa gittigi gorulmustur,zira sahneye yakin 5 kisilik bir grubun(ki bunlarin ya deja vuelemanlarinin arkadaslari ya da sarhos olduklari tahmin edilmektedir) disinda yasam belirtisi gosteren yoktur.insanlar adeta klasik muzik konseri izler gibi ne sarkilara eslik eder ne de alkis tutarlar,pogoyapanina dahi rastlanmaz.bunun sonucunda cenk in suratindaki "abi,o kadar da ustsuz ciktik karizma yapalim dedik adamlar yine iplemedi" ifadesi gorulmektedir.sozlukcunun aslinda demek istedigi:roxy de elde ettikleri basarinin uzun vadeli olacagi,ya da buyuk bir kitlenin hayranligini kazanacaklarini dusunen grup hayal kirikligina ugramistir biraz sanki...

britney spears'in patlamasindan sonra ortalikta bitiveren jessica simpson, christina aguilera, stacie orrico ve bilimumlarini hatirliyorum.. onlara tepki diye piyasanin ortaya surdugu kelly osbourne, ashlee simpson, avril lavigne'i hatirliyorum.. herkesin bir anda clubber olmaya karar vermesinden (( (bkz: butun sozluk ayni anda ziplasa olabilecekler) )) sonra mtv dance floor chart'in gece yarisindan prime time'a alinisini ve cilgin gecis donemi muzisyenlerinin sel olup aktigini hatirliyorum.. pop muzikte tekrar eden "ciptis ciptis ciptis"'in vazgecilmez bir oge haline donustugunu de. yasim bu kadarina yettigi icin kulaktan dolma bilgiler dogrultusunda 80lere 90lara iliskin cok cilgin saptamalar yapamayacagim ama bu kimsenin aklina gelmedigini gostermez. neyse. turkiyeye bakmak gerekirse.. bu dalgalar yurt disinda olusurken turk piyasasindaki acigi kesfeden produktorlerin "guzel, seksi kadin" ile beraber promosyon niyetine satamayacagi hic bir tini olmadigini kesfetmesi bize petek dincoz, tugba ekinci, hepsi ve pesi sira album yapan mankenleri kazandirdi. hatta bir noktada sarki sozlerinin pek bir anlami olmadigini ayca sen ve ayse hatun onal'la bize dikte etti. sonra ortalik clubber'dan gecilmez olunca otomatik olarak belli bir kesimin tepkisini kazandi muzik marketi. tepki olarak rock gruplari beslenmeye basladi, piyasada yine buyuk potansiyel var diye. gripin istanbulda oldugundan ileri bir adim atmak konusunda kanimca cok sikinti cekmedi ankarali gruplara kiyasla. akabinde manga geldi ki benim hic anlayamadigim bir gelis oldu bu. taksim ve kadikoy civarinda milyon tane muzik yapan grup varken aralarindan secilmesi ve pohpohlanmasi gereken grubun manga olduguna sahsen ben bir turlu inanamadim. yine, neyse.. bir anda herkesin cep telefonunun polifonik "bir kadiin cizeceeksiiiiieen" olmasi, bu girisimin de basarisiz olmadiginin bir kaniti olsa gerek ki sevgili amator rock gruplarimiz turedi. gecenlerde radikal'i okurken ayni sayfada pespese piyasaya surulen 4 yeni rock grubunun roportajini gordum. bu arada amator diyorum ama kimse alinmasin, kendi profesyonelligimden bok atmiyorum insanlara. piyasadaki bu acik yeni yeni ortaya ciktigi icin, (mor ve otesi, duman, kurban gibi gruplar ortaliga cikma savasinda gecmiste muziklerini hafif hafif yumusattigini goz onunde bulunduruyor sair burada) produktorler, san hocalari, teknik muzik egitmenleri bu tarz gruplari daha onceden yetistirmedigi icin, bu gruplar ucra sokaklarin, garip apartman dairelerinde yillarini studyo calismalarina vererek buralara gelebildiler, bu nedenden dolayi da kimse cok profesyonel, sifir detone bir manzara beklememeli. ama sonucta benim fikrim bu gruplarin bir dalga sonrasinda ortaya cikan indigo cocuklari olmadigi. asil ileride karsimiza cikacak olan egitimli, profesyonel rock gruplarinin onunu acan bir dalga. deja vu olmus hissiyle muzik piyasasina soyle bir bakarken ozellikle cenk'i boyle bir yerde gormekten gurur duymadigimi da soyleyemeyecegim. domates, patlican kabugu muhabbeti yaptigimiz zamanlarda sanki hep o orda kalicakmis, tunali'nin demirbasiymis gibi dusunurdum hep. kendilerini heba ettikleri studyo saatlerinin onlari buralara kadar getirmesi hos, umudum potansiyel groupielerinin yavsak elestirilerine kapilip gitmeden genel olarak yapici, yikici elestirilerle kendilerinden sonrakilere daha makul bir ortam birakmalari ve sapitmadan yeterince eglenip hem cosup hem costurmalari.

disosiyatif bozukluk semptomlarından biridir.

izmir gündoğdu meydanında küçük ve sevimli içkili mekan

web sitelerinin adresi http://www.dejavu.web.tr olarak değişmiştir.

gitaristleri soad, vokalistleri incubus triplerinde bir grup.

amiga doneminden hafizalarimizdaki yerini alan, 2 bolumu yapilmiş ve amiga severlere daha kucuk yaşlarda sodyum pentathol'un kullanim amacini -en azindan- teorik olarak ogretmiş adventure oyunu.

deja vunun bilişsel psikolojideki açıklaması şöyledir; uyaranı bilişsel sisteme ileten iki yol vardır, bunlardan biri kısa yol acil anlarda kullanılır, kaç ya da saldır yönergesini hızlandırmak için, diğeri ise normal durumlarda kullanılan uzun yoldur, bellek gibi değerlendirme ölçütlerini içerir. bazen aslında öyle olmayan uyaranlar bile tehlikeli algılanıp kısa yoldan iletilir ancak bir kaç milisaniye farkla uzun yol da işler ve birey kısa yoldan gelen uyaranı ikinci kez uzun yolla alır. böylece daha önce bu uyaranla karşılaştığını zanneder.

6 nesil entryleriyle karşılaşınca hissedilen durum. yeni fikirler yeni açılımlar, yeni heyecanlar... da... "ben bunu bir yerden hatırlıyorum sanki" gibi duyguların genel tanımı...

"mahallenin delisi"nin yanına aldığı saz arkadaşlarıyla kurmuş olduğu müzik grubudur. rock istanbul'da hava biraz daha serin olsa herkese pogo yaptırabilirabilirlerdi fakat geçmiş ola. albüm baştan sona en fazla iki kez dinlenebiliyor, pogo pogo nereye kadar? ayrıca kendin cos isimli kliplerini çekerken yanlarına saz çalan elemanı almayarak hata yapmışlardır bence... sürekli zıplayan ve kendini kaybeden solist arkadaş, şarkının sonlarına doğru sırf orada uygun duruyor diye şarkının bütünüyle ilgisiz bir "balık baştan kokar" deyimi sıkıştırıyor. ilgiyle takip ediyoruz.

ismi beşinci renk olarak değişmiş türk progressive rock grubu.

yaşanan bir anın sanki önceden, yaşanan bir anın sanki önceden yaşanmış gibi gelmesi insana.

füsun erbulak'ın bir dönem anılarını anlatan kitabının ismi aynı zamanda.pardon yaw. füsun erbulak değil füsun önal olacak o.. hımmm..

her iron maiden eseri gibi rezalet sozlere fakat nefis bir muzige sahip parca.

somewhere in time'ın alexander the great ile en iyisi.

slipknot,kurban,athena'nın karışımı bir sounda sahip olan performans manyağı grup.

korsan cd nin atlama yapması olayı

bir sanat eseri için kullanıldığında yapıtın kopya olduğu ima ediliyor demek.

"deja vu" fransizca'dan türkçe'ye "daha önce görülmüş (olan şey) diye tercüme edilebilir, tam türkçe karşiligi ise "biz bu filmi daha önce görmüştük" şeklindedir.

(bkz: deja fu)

rockistanbul 2005 te kendilerini izleyebileceğiz ayrıca ilk albümünü de yakında* çıkaracak grup.*

kadikoy'un kalitesiz nargile kafelerinden sonra gelen en rezalet mekan. bir hata edip* oturduktan sonra takriben 5 dakika icinde "bi tane icer kalkariz" muhabbetlerinin donmeye başladigi, alkollu icecek satma iznine sahip olmayan ve tahminimizce biralari yandaki bakkaldan alip servis yapan (10 dakikalik gecikme bizi bu yonde duşundurdu) berbat yer. ben bizzat bizim yerleşmeye caliştigimiz esnada kalkan bir gruba garsonun "nereye daha garpuz gesecektik" diyerek bir elini diger elinin ustune koymak suretiyle kesme hareketi yaptigina tanik olduktan sonra aglamakli oldum. hatta biz cikarken ayni ilgiyi bize gostermedi, dişari cikinca agladim. gitmeyin, gondermeyin, uyarin. dantelli masa ortulerine ve ayni zamanda trafik tabelalari, uzayli kiligina burundurulmuş mankenler gibi aykiri dekorlara sahip paradoks mekani. bir de arkadan bi yerden kuflenmiş peynir kokusu geliyordu, adama dedik "abi bu ne", demez mi "pancodan geliyodur o ne olacak." iyi de amca sen pancoyu yeni getirmiştin, biz o kokuyu 10 dakika soluduk şimdi kandik mi ne oldu. buyuk ihtimalle biz o mekandan ciktik, 5 dakika sonra ugur dundar gelip "ne bu rezalet" falan dedi oyle tahmin ediyoruz. of cok kotuydu daha sonra anlatmaya devam edecegim. (bkz: ne diyorum)

amerika'da bulunan bir striptiz bar zinciri. genelde guzel hatunlar bulunur, amerika turuna cikan jill kelly, niki tyler gibi sanatcilar da buralarda dans ederler. filmlerde gordukleri striptiz bar olayina ozenen yurdum genclerinin de bulunabilecegi yerlerdir.

kaş'ta da bu isimde, limana bakan bir bar vardı. guzel müzikler calan, hoş bir yerdi.

grup olanının site adresi şudur: http://www.dejavu.web.tr

uludag universitesi gorukle kampusundeki kulüp, gençliğin deyimiyle kılap. holiday inn otelinin hemen arkasinda konuşlandırılmıştır.

genç bi türk grup. solistleri kliplerinde dave grohla benziyor. şarkı da güzel . kendin coş hahah süper laf! bozarım sinirlerimi diyo bi de şarkının bi yerinde orası da mükemmel. klip ise süper olmuş. harika bi underground havası var. kim çekmişse eline sağlık. bu gençleri ben beğendim sonuç olarak... yürüyün koçlarım bakim! alem türk rakırı görsün!

(bkz: gözü ısırmak)

bir aventura şarkisi.sözlerini de yazayim tam olsun: quiero revivir la pasion que ayer mostrabamos delante de la gente como nos abrasabamos,como me acarisiabas la cara lentamente asi (asi)dame la oportunidad de gosar de tus besostus carisias las extraño en tu carcel vivo preso dame otra oportunidad bien sabes que soy de tino lo pienses dulce amor que estoy harto de sufrirmira que te necesito y hasta he pensado en morirquitame ya este castigo, no soporto este tormento yo no me olvido de ti, te llevo en mi pensamientoeres tu vidita mia la que quiero no es a ellaen verdad me he dado quenta que tu vales mas que esarevivamos la locura tan divina del amorven sacame de esta carcel esta carcel del dolor(chorus)henry don't you worry dedicale esta bachataand if she wants to frontswitch the girl to one that's hotterella se perdera the trip to the bahamasaquella llamadita a la cinco e la mañanadejavu once again a la cinco e la mañananow everybody make a line, and follow the new leaders, who? aventuranow we ain't playin....bananas...rodar juntos por la llerva, caminar bajo la lluvia,montar juntos a caballo, que perdamos la corduracomo haciamos ayer, aquellas mañanitas de amor.no lo pienses dulce amor que estoy harto de sufrirmira que te necesito y hasta he pensado en morirquitame ya este castigo, no soporto este tormentoyo no me olvido de ti, te llevo en mi pensamientoeres tu vidita mia la que quiero no es a ellaen verdad me he dado cuenta que tu vales mas que esarevivamos la locura tan divina del amorven sacame de esta carcel, esta carcel del dolor.(chorus)henry don't you worry dedicale esta bachataand if she wants to frontswitch the girl to one that's hotter ella se perdera the trip to the bahamasaquella llamadita a la cinco de la mañanadejavu once again a la cinco de la mañanate voy a dar mi amor(a las cinco de la mañana)y todo mi calor(a las cinco de la mañana)reina mia ven a mi(a las cinco de la mañana)porque yo te necesito aqui (a las cinco de la mañana)come on girl, ill pick you up at 9:15(a las cinco de la mañana)(a las cinco de la mañana)

(bkz: deja vu)

iyi müzik yapmalarına rağmen her röportajda " biz rock müziğe bağlama yeniliği getirdik" demekten geri durmayarak antipati toplayan grup. yahu sizden yıllar evvel erkin koray var (bkz: #8218120). akabinde zen ve istanbul blues kumpanyası geliyor. hemen ardından baba zula ve 96 yılında fairuz derin bulut bolca bağlama kullanıyor şarkılarında. en azından erkin babaya saygıdan bu tür sorular gelse bile babayı anmalı, bu işi babanın başlattığını söylemeliler.

yalnızca fransızca tarif edebileceğiniz o his.

bir anı birden çok kez yaşamış olma hissibir anı birden çok kez yaşamış olma hissi

13 ekim 2005 perşembe günü dream tv de tekrar yayına başlayacak yunus günce nin programı.*

dream tv de başlayacak yeni program. teaser ini izledikten sonra kesinlikle izlemeye karar verilmesi gerek diye düsünüyorum. ben hayatimda bu kadar kötü bir şey görmedim dedirtiyor insana. o kadar kötü, o kadar başarısızdır ki, bilerek yapıldığı aşikardır.merakle beklemedeyiz.

programın başlamasıyla birlikte , "eyvallah" , "bunlar güzel şeyler" gibi kalıpları tekrar sıklıkla duymamıza neden olacaktır.gerek programdan gerek çevreden.[gerçi eyvallah gibi lezzet bir kelimeyi kullanmayan bir insan evladı var mı bilmiyorum]programa başlıyoruz geri vites yok abi.

aynı kişi tarafından, birden fazla kez aldatma, görmezden gelme durumu yaşandıktan sonra aslında herşeyin bir tekrardan ibaret olduğunu anlatan, "kuyruğumuzu kovalıyoruz" ve "yeter artık" anlamına gelen bir terim.herşey o kadar güzel anlatır ki başka bir açıklama yapmak bile gereksizdir adeta.

dream tv de baslamis olan yunus gunceli super dekorlu super program.bol bol eski sevgili muhabbetinin dondugu ikinci seansının studyo konugu erdil yasaroglu idi,bir sonraki sesansta ise tuba unsal gelecekmis.*

flash tv'de bir dönemler regatta'dan transfer şarkıcılarla yürütülen programları andırıyor nasıl da.. sunucu ayrı, konuklar ayrı fena, kamera, çekimler almış başını gidiyor kötülükte. bu haftaki konukları, korkunç giyinen avukat kardeşler bir de.. bir zamanlar kankigiller vardı hani nasıl da samimiymiş onlar yahu aslında.

nefis grup valla. o ha şarkıları da nefis. adam new model army tişörtü giymiş şarkıyı söylüyo olm. ayrıca solist kesin dave grohl un yeğeni felan sanırız. ayrıca müzikleri baba zula ve erkin koray ve grunge tadı yakalamış şaane gençler.bi de sözüm size türk rakır grupları. bakın bu deja vu gençleri ne şaane klipler çekiyor. ikisi de mükemmel klipler. o ha da nefis olmuş. kendin coş da süperdi. biraz feyz alın siz de çekin klip felan.bravo deja vu gençlerim! açın önünü durduramazsınız bunların hahha nefis ya o haaa !! kendin coş !!!

the aquabatsın tadını aldığım grup..*

güzel bir albüm çıkarmış olan, vokalistlerinin sesine hasta olduğum rock grubu...

mp3 lerin arasında rastgele bulup dinlediğim, ceza adlı rap üstadı tarafından yazılmış güzel parça! daha önce hiç ceza dinlememiş biri olarak açıkça söyleyebilirim ki; sözlere olduğu kadar ardındaki müziğe de ciddi önem veren bi zat-ı muhteremmiş bu ceza... alt müziğin kalitesi vede sözlerle uyumlu işleyişi insanı gerçekten bi anda içine çekiyor ve sizde herşeyi unutup şuursuzca dinlemekten başka bişey yapamıyorsunuz. realnebula, sözlük haber ajansı, ntvparçanın sözlerini de yazalım tam olsun:dejavu söz+seslendiren: cezaseçkin insanların kurduğu galaxi'de bir karadelik bengördüğüm herşey silik bir fenomen.hızla gelişen neslesahip olamayan her ebeveyn süper emici bir zihniyetlekalıcı lekeler bırakır en sonunda biyonik olmak isterancak paranın tadı çok hoş gelir.rhyme'larımda belirendünyamda paraya ter yok esas kavram insanizm.liriklerimdeyansıyan global isteybumed-cezir dikkat etmek gerekirbeyne hükmedr ve bitirir.insan oğlunun içindeki bu savaşıen iyi olmanın nir tadı var ancak sınırı yok boşa kürekçeken kağıt geminin kaptanlarına çare yok gemiyi terkedenfare rolüne bürünen kahraman çok boşver sen kahramandankork.savaşı seyreden bir kargayım ben sesim duyulmaz ölümügökte görmeliyim gökten değil.bozulan her düzen zamanlaaşılır kökten değil gökten zembille inmedim ve nefretettim önceden.önceden çocuktum aklım ermedi tamam ki şimdigeriye baktığımda yaşadığım bütün olaylar tekerrür ediyoralemimde.kötü bir günümü tekrarda yaşamak istemezkendahada kötüsü gelebilir beklemek rahatsız edebilir aynışeyimi yaşayacam bu paradox boşa yapılan her zikir beniyanıltan her fikir havaya karışan tüm zehir.zehirlerakılmı yoksa panzehirmi gerekir gündüzüm gecem eşşek gibive her gün ekinox ve her şey büyülü her zamanki hissedejavu(bkz: rapstar)(bkz: med cezir)

"je l'ai déjà vu" şeklinde yazildiginda türkce'de ki anlam karşiligina gelirken,"son style est déjà vu" --> ing. "his style is not original" şeklinde yazildiginda; modasi gecmiş veya miyadi dolmuş anlamlarinda da kullanilabilen fransizca deyim

daha önce benzeri hiç algılanmamış bir girdinin, mesela ilk kez görülen bir mekan veya olayın, hafızada yarattığı bir gecikme sonrasında çok kısa bir süre için iki kez algılanması sonucu oluşan durum. beyin bir nevi bunu yeni rastlanan duruma bir alışma mekanizması olarak kullanıyormuş. aynı girdi ard arda iki kez algılanınca, doğal olarak daha önce yaşanmışlık hissi oluşuyor. sinir hücreleri bilgiyi aralarındaki bağlatı ve bu bağlantıların ağırlıklarına göre (elektrik yükleri) depolar, işlemlerde bu bağlantılar arasında dolaşan akım ile sağlanır, öğrenme algoritması gereği, dış dünyadan gelen girdilerin sinir hücreleri arasında işlenmesi, ne olduğuna karar verilmesi gerekir, bu algoritmada bir şeyin anlaşılaması için önceden bir benzerine rastlanmış olması gerekir. mesela masanın yarısını bile görsek, onun masa olduğunu anlarız, bunun sebebi, önceden bezerinin kayıtlı olması ve tolaranslı benzeşim yönteminin kullanılmasıdır.belki yorgunluk, belki stres veya bilmediğimiz başka nedenlerden dolayı, bu algılama işleminde bir gecikme olursa, beyin aynı sinyalleri tekrar gönderiyor, gözden gelen bilgiler iki kez işleniyor, anlık olarak ikinci algılanan bilgi, ilk bilgiden dolayı daha önceden yaşanmış gibi hissedilmesine neden olur.

bugun alsancak bios barda dinledigim ve belkıde bugunku ruh halım nedenıyle pek ısınamadıgım bır grup. ama kotuler demıyorum gayet eglencelı enerjık falan bı grup

denzel washington ve jim caviezel ikilisi deja-vu adlı bilimkurgu aksiyonda oynayacaklar. tony scott'ın yöneteceği filmin yapımcılığını da jerry bruckheimer üstleniyor.caviezel büyük bir feribotta bombalama eylemi düzenleyen teröristi oynarken, washington ise sevdiği kadının bu patlamada öldüğünü öğrendikten sonra onu kurtarmak için zaman yolculuğu ile geçmişe giden fbi ajanını canlandırıyor.the passion of the christ'tan sonra bağımsız filmlerde gözüken caviezel, bu film ile o zamandan bu yana ilk kez büyük bir prodüksüyonda rol almış olacak.

yuxexes programinda az once dinledigim canli performanslarindan hicbir sey anlayamadim. muzikal olarak durdugu yer, yapmak istedigi seyler vs pek bir sey cikaramadim. belki albumunu dinlesem daha uygun olabilir denemek lazim. yine de ilk izlenim cok da olumlu diyemem.

bence benden kötü müzik yapan grup.. ki ben müzik yapmıyorum.. gerçi saygı duymak lazım, ellerinden geleni yapıyor gibi görünüyorlar..

televizyon tarafından filtrelenmiş yuxexes'in iğrenç sounduna göre değerlendirilmemesi gereken grup, tıpkı o programa çıkan diğer gruplar gibi.(bkz: albüm almak)

(bkz: #8672500)

şunu görünce, insanın içine girdiği ruh hali:ha babam de babam show 9. progarmı yayınlayan kanalın ileri zekalıları tarafından alınan bir kararla ikiye bölünerek ekranda mitoz bölünme yaşayan program. memleketimizin yıllardır beklediği olay da böylelikle gerçekleşmiş oldu. artık ha babam show cuma günler, de babam şov ise cumartesi günleri, ekranlarımızı süsleyerek büyük bir açığı kapatmış olacaklar.(fortuneteller 657, 12.12.2005 15:24) #868072110. programı yayınlayan kanalın ileri zekalıları tarafından alınan bir kararla ikiye bölünerek ekranda mitoz bölünme yaşayan program. memleketimizin yıllardır beklediği olay da böylelikle gerçekleşmiş oldu. artık ha babam show cuma günleri, de babam şov ise cumartesi günleri, ekranlarımızı süsleyerek büyük bir açığı kapatmış olacaklar.(fortuneteller 657, 12.12.2005 15:25 ~ 15:27) #8680726

arkadaşım (a) ile aramda geçen diyalog daha sonra ikimizi de şaşırtmıştır.a- hobaaab- noldua- ben bu anı daha önce yaşamıştımb- (saçma bir yüz ifadesiyle, işaret parmağımı ona doğrultarak) bunu da hatırlıyor musun?a- (indexoutofboundsexception verir)

cok kisa bir ozete sahiplerdir kendileri :"bi bateri bi gitar tamam grup kurduk, ustune zipladik, red hot chili papers taklit ettik, wicked olsun diye cayci abbas'in oglu baglamaci murtaza'yi da gruba ekledik, yetmedi yarişmaya girdik, ama guzel grup yoktu mecburen bizi sectiler birinci olduk, havalara girdik, album yaptik.. gittik fabrikada klip cektik, solist tişortu cikartti, gotik olduk yuxexes'e ciktik, herkes bizi konuşuyo unlu olduk.. "keşke boyle bir grup var olmasaydi... albumlerine bosu bosuna verdigim 12 lira cebimde kalirdi en azindan.. sayelerinde en pahalı frizbimi almiş oldum.yogun istek uzerine, gunler sonra gelen kapsamli edit: igrenc bir album, anlamsiz sozler, sazla kapatilmiş tamamen calinti muzik, ozenti hareketler ve ne ? daha hangi muzigi yaptigini bile bilmeyen bir gruptan ben ne beklerim ki ? ska ve nu-metal'in harmanlanmiş haliymiş? yahu bu 60 desibeli gecen sesler nu-metal'se, muazzez abaci yillardir punk soyluyor o zaman... bi baglama var diye nu-metal olmak zorundalar mi ? hatta birak nu'yu yaptiklari muzigin (muzik dememem gerekiyor, biliyorum.. gercek sanatcilara hakaret oluyor) metalle, hatta rock'la bile alakasi yokken, nasil olduysa bir yarişma kazanip album yapmişlar.. sanki turkiye'de başka grup yokmuş gibi, 16 yaş alti butun ergenler bu insanlari sahipleniyor gibi bir his var icimde, hayir amacim grubu kotulemek degil, zaten kotu olan şeyi bir de ben kotulesem yerin dibine girmeyecek, bunu biliyorum, sonucta buraya yazdigim şey kendi tepkim.. albumlerini aldim ve eleştirilerimi yaziyorum.. olmayan başarilarinin devamini diliyorum..

grup elemanlarının müzikten anlamayan, bağlamacıların bizim köydeki çaycı muhammedin amcasının oğlunun yeğeninin kuzeninin eski oda arkadaşı olduğu, vokallerin yer yer anthony yer yer dave grohl özentisi olduğu, rock ile alakası olmadığından bir şarkılarının kurban'ın yalanına benzetildiği, kimilerinin moğolların bağlama ile rock harmanının devamı olduğu söylediği, aslında 9 yaşındaki dinleyicilerinin de nu metal nedir bilmedikleri, kendileri ve hayranları dışında herkesin müzik tarzlarının ne olduğunu müziğin nasıl yapılması gerektiğini bildiği ve bağlama ile nu metal arasında enteresan bir zorunluluk olduğunu sezdiğini zannedip sorguladığı grup.şimdiki gençler bilmez anlamaz. onlar aslında arabesk yapıyorlar ya da böyle hip hop kılıklı köy cingıllı atmosferik bişi. bakınız nası da biliyorum ben çok sağlam analiz yaparım ayıptır söylemesi.kinayeden anlamayanlara da yaş sınırları ile genelleme yapmanın, bizler daha dün annemizin türkülerine oynarken vokallerinin life of agonylerle therapylerle faith no morelarla yatıp kalkıp eski ankara soundunun içinden geldiğini bilmemenin, yıllardır müzik ile içli dışlı olan müzik eğitimi alan bir bağlamacıya köylü çaycıymışcasına (çaycılar alınmasın) murtaza demenin ve tanımadığımız etmediğimiz insanları özentilikle ve çalmakla suçlamanın dayanılmaz zevkini tatmaları şiddetle önerilir. zira bu grup ve yapmış oldukları albüm bu imkanı fazlasıyla sağlamakta.hadi şimdi koşup eğlensin dinleyiciler de eleştirmenler de ve eleştiri adı altında ekran arkasından nefretlerine hakaret dolu kılıflar uyduranlar da.(müzikal terim serpiştirdim araya bilgili gözükeyim şekil olsun diye süperim di mi)

televizyonda yayınlanan bir roportajlarında stage diving'i kültür yapmıs insanlardır.-eeaauummm stage diving kulturu turkiye'de pek yok ama biz yayıcaaz..?

cem karaca'nın raptiye rap rap şarkısına güzel bir yorum getirmiş olan grup

her fırsatta kıraç, haluk levent gibilere laf sokmaya çalışan kişilerin hangi akla hizmet etmek için desteklediğini anlamadığım gruplardan biri. neyin mücadelesini veriyorsunuz bir bilsek.

cocuk'un unutulmayanlarini tekrar tekrar yasamasidir. deja vu, oncesinde aglamak isteyip de aglayamamaktir. deja vu, sonu husranla bitecek olan bir yolculuga tekrar tekrar cikmaktir. deja vu, gecenin bir saatinde kalbi yerinden sokulmuscesine uyanmak, soluk soluga, duvara, aglayarak, terli terli sovmektir. deja vu, elinden aldiklari icin tanriyi tekrar tekrar sorgulamaktir. deja vu, sessizligi bozan cakmagi aklindan bir turlu atamamaktir.deja vu, lapa lapa yagan kar altinda, uzaklara yapayalniz yuruyuse cikmaktir.deja vu, martin ayazinda donan camurlu sular gibi dusuncenin buz tutmasidir.deja vu, yasanmis 22 gunu 22 sene dahi gecse yeniden yasamaktir.deja vu, tarlalarina her sene yeniden ektigi umutlarini, toprak altinda cururken tekrar tekrar, caresiz seyretmektir. deja vu, cocuk'un dogum gununde, tam bir hafta elinde siki sikiya tutup hirpaladigi hediyesini, mezarkabulden once usulca sahibinin yanina birakmasidir.

*güzelim klipleri, güzelim forumlarindan, güzelce edinilebilen grup. hali hazirda tiklamak icin: http://www.dejavu.web.tr/phpbb2

başrolünde denzel washington ve jim caviezel'in oynayacağı daha önce açıklanan deja vu'nun kadrosuna adam goldberg dahil oldu.tony scott'ın yönettiği filmin çekimleri önümüzdeki ay başlıyor. hikaye, zamanda yolculuk yaparak bir kadını öldürülmükten kurtaran, bu arada da kendisine aşık olan fbi ajanını (washington) anlatıyor.daha önce a beautiful mind ve saving private ryan gibi filmlerde de oynayan golderg bu kez filmdeki bilimadamını canlandıracak. washington'ın aşık olduğu kadını oynayacak oyuncu henüz kesinleşmedi. (bkz: butterfly effect) ee simdi ne farki var ?

dünden bugüne deja vu tarihi sanırım alttaki yazı için uygun başlık olabilir, buyrun buyrun okuyun;daha önce yaşanmamış, görülmemiş şeylerin bir an için tanıdık gelmesi, o konu hakkındaki yaşanmışlık hissi olarak kısaca tanımlanabilecek deja vu bu kısa cümleden çok daha detaylı ve karışık bir yapıya sahip. hemen hemen herkesin başına gelen bu olay pek çok kişi tarafından mistik, doğa üstü gibi tanımlarla ifade edildiysede bu olayın birde bilimsel yönü var. sevgili bilim adamlarıda boş durmamış araştırmış haliyle. deja vu başka birkaç hastalıklada ortak-benzer özelliklere sahip olduğundan zaman zaman ayırt edilemiyor. halüsinasyon, uyuşturucu kullanımı, çeşitli ruh hastalıkları, epilepside de benzer yanılsamalar olabiliyor. deja vu'nun en kolay ayrıldığı nokta ise, yaşayan kişinin durumun kolayca fark ederek olayı mantığıyla çözmesi denebilir. britanya'da leeds üniversitesi'nden bir ekibin, kronik deja vu gören 80 yaşındaki bir hastanın şikayeti üzerine bu konuda çalışma yaptı. yaşlı adam arkadaşının cenazesine daha önce gittiği, televizyondaki programları daha önce izlediği, hatta sabah kalktığında hep aynı kuşun aynı melodiyle aynı ağaçta öttüğünü iddia etti. bu ve bunun gibi örneklerden biride alman bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar. araştırmada deneklerin yüzde 80'i bunun geçmişte yaşadıkları bir olaya benzediğini belirtti. psikologlar bu durumu uzun zamandır unutulan, bilinçli olarak geri çağırılamayan, ama henüz sinir ağından silinememiş yaşanmışlıklar olarak tanımlıyor. örneğin; bir bitpazarında fincanların dizili olduğu bir rafı gördüğünüzde ve aniden rafın hemde onu görme biçiminizin tanıdık gelmesi, aslında unuttuğunuz, ya da iyi hatırlıyamadığınız, küçükken ananenizin evinde de aynen buna benzer bir rafın olmasından kaynaklanıyor. bilginin bilinçdışı işlenişine dayanan varsayımlar, deja vu'ya sebep olan nedenleri, dikkat sistemindeki boşluğa bağlıyor. bilim adamları bugüne kadar sinir ağının yalnızca bir bölümüne ulaşılabildiği için deja vu'nun tam kökeni açıklanamıyor. 1989'da washington'da yapılan bir başka deneyde yapay olarak deja vu elde edilmeye çalışılmış. deneklere bilinçli olarak algılayamayacakları kadar kısa bir süre içerisinde bulundukları yerdeki duvara bir kelime yansıtıldı ve daha sonra kelime uzun süreli olarak duvara yansıtıldığında denekler bu kelimeyi gördüklerini iddia ettiler. bu olgu işlemeye hazırlama olarak tanımlanan bu durum o tarihten beri ciddi olarak incelenmeye başlandı. özelikle beynin sol kısmındaki şakak lobunun gelen verileri düzenlemekten sorumlu olduğu ortaya koyulduktan sonra bu yönde araştırmalar yapıldı. aynı zamanda beynin bu kısmının saliseler içinde iki kez görsel mesaj alması birinin doğrudan, diğerinin dolaylı olarak kaydedilmesi ve bu kaydetme esnasında olası bir gecikme oluşması durumunda görsel sahne daha önce yaşanmış gibi yorumlanabiliyor, amerikalı bilim adam robert erfon'ın ortaya koyduğu bu teori ne çürütülebildi ne de doğrulandı.halen süren çalışmalar sonucunda eğer deja vu'nun nasıl oluştuğu ortaya konursa beynin hangi yollarla güvenilir bilgiyi oluşturduğu, gerçeklik hissinin nasıl oluştuğununda ortaya çıkması bekleniyor.

acayip kötü bir vokale sahip grup. o ses tonuyla çıkıp nasıl da utanmadan şarkı söylüyor anlamak zor. insanda bi utanma, arlanma olur * * *edit: hala subjektif olan arkadaşlara selam olsun. * * * * * *

gayet güzel bir vokale sahip bir grup. o ses tonuyla o şarkıları o kadar güzel yorumluyor ki seve seve dinliyorum. * * *edit: hala saygısız olan arkadaşlara selam olsun. * * * *

daha önce ortaya çıkıp kaybolan benzer grupların bir "deja vu"su olarak da nitelendirilebilecek grup.

güzel ses ile güzel söylemek arasında farkların olduğunu gösteren grup.sesi güzel bulanın bakış açısı böyledir lakin sesi güzel bulmayanın bakış açısı da "rezalet kötü bi ses" yerine "rezalet kötü söylemiş" şeklinde olabilir. kimin nasıl eleştirdiği ile de bok atmak ve saygı çerçevesinde negatif eleştirmek arasındaki farkı da göstermiştir bu grup (evet illa ki beğenilsin diyen de olmamalı, anlaşılsın veya hiç olmazsa hakarete maruz kalmasın denir).böylede enteresan olayların yaratıcısı bir gruptur deja-vu.taklit ve esinlenme arasındaki farka da sevenleri ve sevmeyenleri sayesinde dolaylı yoldan ışık tutabilen bir grup olmuş mudur? olmuştur (sanarsın her şeyi grup yapıyor).misal: (bkz: #9345431)

web siteleri (bkz: http://www.dejavu.web.tr) an itibari ile hacklenmiş grup.

hacklenen sitelerinde sunlar yazan grup bu.biz bu sitede, grubunuz sevgili deja-vu'nun dinleyenleriydik...amacımız kızlarınıza asılmak değildi !buradan forum adminlerinize sesleniyoruz !bizden özür dilemezseniz çok çirkin şeyler yapacağız !biz abaza değiliz !!!kahramanlar 46boyle bir post yapmislar hackledikleri web sitesinde..okudugumu dogru anladiysam yas 15 yada 16..daha fazlasina imkan ihtimal vermiyorum..lafa bak abi..cok cirkin seyler yapacagiz ne demek yahu..biz abaza degiliz nedir..(bkz: yurdum insani) hay allah sizi bildigi gibi yapsin..hehe

kaş'ta bulunan en bi güzel barın adı. meis'e bakarak harika musikiler dinleyip farkında olmadan geceye geçilinebilinir (kaş'ta sokak ışıkları yandığı anda meis'de de sokak ışıkları yanar). bir şukela yerdir.

web siteleri hack edilen fakat an itibari ile web siteleri eski haline döndürülen grup. * *

o kadar enteresan bir gruptur ki bazı insanların yerlere göklere sığdıramadığı ve bu insanlara " yauw! tamam yauw deja vu dünyanın en iyi grubu! vokali de 7 oktav tamam yaauww..." dedirtir hatta "ilerleyin artık" bile dedirttiği görülmüştür *

o kadar enteresan bir gruptur ki bazı insanların ne kadar önyargılı olduklarını ve sevmese bile biraz kibar olamadıklarını göstermiştir. hatta "ilerleyin artık" bile dedirttiği görülmüştür. valla bak..

şöyle bir konser programıyla mayıs ayına merhaba diyecek olan grup ;28 nisan 2006 cuma, backstage - ankara 03 mayıs 2006 çarşamba, sakarya üniversitesi bahar şenlikleri 05 mayıs 2006 cuma, resimli bar - bursa 11 mayıs 2006 perşembe, 274 bar - kütahya 12 mayıs 2006 cuma, backstage - ankara 19 mayıs 2006 cuma, olimpia wish - istanbul 26 mayıs 2006 cuma, backstage - ankara 27 mayıs 2006 cumartesi, istanbul lisesi - istanbul 30 mayıs 2006 salı, ankirockfest - anatolia showland - ankara

yeah yeah yeahs show your bones albümündeki bonus track.. well black out well no time the skin of the city is pulling real tight around the big head of the hot rind the skin of the city is blushing at the sight of her, of her, of her, of her it's deja vu you got your big teeth with your big bite you're ripping off the wrong tag shaking off the right can you sink ships with your pink thighs? the skin of the city is shaking at the sight of her, of her, of her, of her it's deja vu well here it is again can you make it to the end of the deja vu? well here it comes again can you make it to the end of her, of her, of her, of her, of her? the way you look five beats slow i'm wiggling the way you look five beats slow i'm wiggling the way you look five beats slow i'm wiggling well here it comes again can you make it to the end of the deja vu? well here it is again can you make it to the end of the deja vu? well here it comes again can you make it to the end of her, of her, of her, of her, of her?

deja vu'nun teknik açıklamalarından birisi : beynin iki bölgesinin aynı şeyi aralarında çok az zaman farkiyla algılamasıymış. bir sahte hatıra. şüphesiz öteki açıklaması kadar romantik değil. ya beynin iki ayrı bölgesi aynı anda aynı kadına aşık olursa, çok az zaman farkıyla ?doktor, ya çok kişilikli isem ben, iki tanesi aynı kadına aşık olursa ne olacak ? kavga çıkıyor bak ! ya üçüncü kişiliğim bir kadınsa ve kıskanırsa, beynimdeki odaların birine girip kapıyı kitlerse ardından ? kırıp dökmeye başlarsa ? peki çekip gitmeye kalkarsa aralarından bir tanesi ?kısmi tedavi sayılır, belki iyi olur.

(bkz: kedidir kedi)(bkz: matrix)

beyonce'nin jay z ile birlikte seslendirdiği, bu yıl çıkacak yeni albümünden yayınlanan ilk şarkı. beyonce şarkının sonlarına doğru kendini kaybedip bağıra çağıra söylemeye başlıyor. hoş olmuş..(bass) uh (high hat) uh (808) uh (jay) uh huh ready uh uh (lets go get 'em) uh huh (c'mon)c'mon jay-z rap intro: i used to run base like juan pierre now i run the base high hat in the snare i used to bag girls like purple bags now i bag b (boy you hurtin' that) brooklyn bay where they birthed me at now b everywhere the nerver at the audacity to have me with them curtains back me and b, she about to steam, stand back verse 1: baby seem like everywhere i go i see you from your eyes, i smile its like i breathe you helplessly i reminisce don't want to compare nobody to you chorus 1: boy i try to catch myself but i'm outta control your sexiness is so appealing i can't let it go chorus 2: know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu verse 2: seeing things that i know can't be am i dreaming when i saw you walkin' past me almost called yo' name got a better glimpse and then i looked away it was like i'm losing it chorus 1: boy i try to catch myself but i'm outta control your sexiness is so appealing i can't let it go chorus 2: know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu jay-z rap outro: yes hova's flow so unusual baby girl you should already know it's h-o light up the dro 'cause you gon need help tryna study my bounce flow glow what's the difference one you take in vein while the otha you sniffin' it's still dough po-po try to convict 'em thats a no-go my dough keep the scales tippin like four-fours like her from the h- o-u-s-t-o-n blow wind so chicago of him is he the best ever that's the argu-a-ment i don't make the list don't be mad at me i just make the hits like a factory i'm just one to one nuttin' afta me no deja vu just me and my...oh! bridge: baby i can't go anywhere without thinkin' that you're there seems like you're everywhere it's true gotta be havin' deja vu 'cause in my mind i want you here get on the next plane i don't care is it because i'm missin' you that i'm havin' deja vu chorus 1: boy i try to catch myself but i'm outta control your sexiness is so appealing i can't let it go chorus 2: know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu chorus 2: know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu know that i can't get over you 'cause everything i see is you and i don't want no substitute baby i swear it's deja vu

monty python'un tahmin edebileceginiz konuyu ele aldigi skeci; bir tv programi sunucusu ayni programa tekrar tekrar baslar, her seferinde tabii daha garip hisseder.. sonra psikiyatri klinigine gitmeye baslar ama bu sefer tekrar tekrar klinige girdigini goruruz.. pek guldurmez belki ama dusundurur..

beyonce bu klip için yıldız tilbe'den ders almış bunu eski stiliyle harmanlamıştır. klibi izlerken "ha şimdi kırılacak" diye düşüne düşüne kafayı yiyorsunuz. ayrıca sonlara doğru biraz petek dinçöz havası sezdim (o elleri kanat gibi açıp bööö der gibi seksi bakmaya çalışma hareketi).... kamera açıları da türk yönetmenlerinkine benziyor ya.. hayırdır inşallah..

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193561

klibinde beyonce etrafında büklüm büklüm kıvrılıp, omurgasını aldırmışçasına gerdan kırarken, sakin ve oturaklı tavrını bozmayan, hatta bakışı ve duruşuyla "beyonce, git bi rakı koy lan" ya da "lan zilli, git bi kavun kes gel şerefsiz" edasını taşıyan jay z'nin beni benden aldığı çerez şarkı.

beyonce sarkinin sonlarina dogru ciglik cigliga kendini parcalarken hep kendisine "dude, chill" diyesim geliyo benim.

beyonce sarkinin sonlarina dogru ciglik cigliga kendini parcalarken hep kendisine "yavaş gel saçın başın dağılmasın" diyorum, tabii tevenin arkasından duyulmuyor.

yasanan ani, sanki onceden yasanmis gibi hatirlama hali. bir nevi yasanan ani gecmis yerine hatirlama. hem yasama hem hatirlama. bunun bir ileri versiyonuna deja wecu(?) deniyor (degilse ismi iyi salladim). kisiler hic yapmadiklari seyleri yaptiklarini dusunurmus. tembellesirmis. aslinda yapilmayan odevler icin iyi mazeret olabilir:_hocam bende asiri derecede deja wecu hali bulunuyor. bu sinifi okudugumu saniyorum. dolayisiyla odevleri ben donem basinda toptan verdim gibi geliyor bana su an.edit: iyi sallamisim. deja vecu'ymus deja wecu diye yazdigim kelime. sink disposer'e tesekkurler.

yyyin show your bones unun limited edition'ındaki bonus track. fever to tell tadında çiğ, vahşi, kafese kapatılmış karen o'nun serbest bırakıldığında sahip olduğu vokallerle bezeli super şarkı

beyonce un son şarkısı. azmış bir kadın portresi.

kesinlikle kadının** sarkıyı söylerken bir yerlerine iğne batıyorlar ki acıyla o çığlıkları atıyor.* ilk defa bir yerde kendisini susturmak istediğim kanal değiştirip kendimce kaçtığım yılların hatırına bile tahmmül edemediğim beyonce şarkısı olmuştur.***

beyonce'ın klibinde kendini haşat edercesine dans ettiği şarkı. tozu dumana kattığı sahnede helikopter gibi havalanacaktı az daha.

Rasgele

+ cok hizli klavye kullanmak
+ paintball zirvesi
+ buyuk filmlerden buyuk replikler
+ book of nod
+ yiyip yiyip kilo almamak
+ jaws
+ sogani oldurmek
+ yas kac
+ hate
+ orgy kursu
+ angry beavers
+ korku filmi kliseleri
+ 20 yy da insan haklari ve siyasal sistemler
+ guevara also known as che
+ klavyeye icini dokmek
+ seni oldurmeyen sey guclu killar
+ moribund
+ turklerin deniz kulturu
+ ancuk
+ cati

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam