delikan76

yeni evli, bandırmalı* (bkz: sözlükteki bandırmalılar), büyüklerine saygılı ve de iş arkadaşım 5 numara dilek'in okuldan kankisi olan yiğit kişilik...

(#5002135) nolu entrysi ile kutupanenin orta yerinde agzimin sularini akitmis, icimdeki coban salatasi askini kabartmis, uyuyan devi uyandirmis yazar.

entryleri şu saatlerde okunduğunda durduk yerde bünyeyi gülme krizlerine sokup eser miktarda insana çeşitli rahatsızlıklar vermenize, ve hatta bir kısmını da uyandırmanıza sebep olabilecek pek şükela yazar. (bkz: ben buna gülüyorum ya)

#792246 numarali entry si milliyet otomobil adli gazetenin kadin gozuyle adli kosesinden cikan suser.(bkz: tebrik ederim)

sözlük acildiginda tepede adi büyük neonlarla yazilmasi gereken, "x sahneye bu sitede cikiyor" gibi örneklerle yeni nesillere anlatilmasi gereken 5-6 yazardan biridir benim gözümde. gülmeden okudugum entrysini hatirlamiyorum...

güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgilere göre sözlükteki entrylerinden kitap yapmak isteyen , yaşam tarzı olarak sözlükçü insan

liseli serap'ın etkisinde kalmış ve ondan aldığı ilham ile en çok sevilen entirilerini (en azından bir iki tanesini) giren sözlük mensubu.

bircok kişinin soylemeye cesaret edemedigi veya "lan simdi biri gorur okur dişarida soyler ne derim millete" diye dusundugu şeyi cat diye yazan dobra sozluk yazari. tesbitleri super, begeni ile okuyoruz.

çocuğunu pozitif önyargılarım nedeniyle hiçbir zaman sağlıklı bir şekilde değerlendiremeyeceğim kişi

nefis bir gözlemci olduğuna kanaat getirdiğim*, yaran entryler duayeni. hayvan aranan, hayvan takip edilen, kimi zaman entrylerine olaya bir de su acidan bakmaya ne dersiniz manasında takıldığım sozluk yazarı.

sözlügün güclü kalemlerinden.. o mühendis* oldugunda ben macka'ya yeni cikiyordum.

sozlukte gulumsememe neden olan yazarlardan birisi... budur...

pek güzel "bkz" veriyo.

açtığı başlıklar 100 metreden tanınan, her daim güldüren tesbit insanı. 2004ün en beğenilen entryleri sıralamasında olmaması şaşırtıcı.

washington post"delikan76 yı başarılı kılan o ilkelliğin altına gizlediği gizli ironi olsa gerek"robert fisk"eleştirel bakmam gerekirse delikan76 tam hasta amerikan toplumunun ihtiyacı olan türden bir anti kahraman"thomas friedman"küreselleşmenin bize getirdikleri arasında iletişim olanaklarının artmasını, malların serbest dolaşımını ve delikan76 yı sayabilirim"fotomaç"delikan76 fenere yeşil ışık yaktı"

nick'i gibi yazdigi seyler ve actigi basliklar da neseli olan yazar. keyifle okuyorum, takip ediyorum, ahanda su sozluk ortaminda smiley de koyuyorum :)

nerelerde acep dedirten kişi.sözlüğün kendisine en çok ihtiyacı olan zamanda yok ortalıkta.(bkz: yalaka mode on)

gamze18 ya da murat22cm türünden bi nick. arzu nicki konusunda yaptıgı yorum dogru olsa da kendisi de biraz "bir sana bir sabah uykusuna doyamadım" yaklaşımında gibi geldi.(bkz: miras degil alınteri)

hayatinda ilk kez baska kişi veya kişilerce entry'si acilmiş, ne bileyim adam yerine konmus, ezik buzuk bir insanin nicki. hisli bir hayvan, makara bi kişilik, (diyolar) sistem duşunuru, sibernetik yaratik... akabinde muteşekkir...kalp kirmadan haa hii şeklinde sozlukte takilmak, eglenmek, ogrenmek, gulmek, guldurmektir mevcudiyetinin sebebi şu platformda...

okuyup okuyup gulmekten katilacak duruma gelmeme sebep olan entryleri yazan sahis. tirnaklarima bakinca gulmem geciyor ama. gulme krizine care bulamayanlara duyurulur acayip iyi bir yontem, bakiyorsun tirnaklarina susuyorsun.

bugünlerde, açtığı başlıkların ikinci entry'sine kurulduğum yazar....

uktelerinin altina imzasini atarak seffaf sozluk kampanyası baslatmis olan susermis kendisi takdir ettim kendi capimda, hem kendisi bir bandirmali.

genelde hotmail, yahoo gibi user sayisi haddini aşmiş sitelerde hesap* acarken kullanilan "dogum yilinin son iki rakamini nicknameine ekleme yontemi"ni sozlukte kullanmiş suser kişi.

hic bi alakasi yoksa da kurlumu itibariyle (bkz: bio tursil 76)

sosyal tespit insanı. entirilerinin hastasıyız.

inhumans uyelerinden gibi gorunen agzinda purosu eksik sozluk yazarlarindan.. binadaş..

sözlükte ilk kadını* benmişim bu delikanlının. kadersiz, kısmetsiz* arkadaşım benim, neyse ki başın bağlı.

kendisi sabahlari "basur memesi" serisini yazmayi biraktigindan beri ben güne iyi baslayamiyorum.

huzun icinde bir insan... hanimini uzun sureli memlekete gonderdi, istanbul'da bekar kaldi.hasretlik tak etmekte. evlilik bekarlik terazisinde bir o yana bir bu yana gidip gelen adam. gene de evlilik, gene de sulu yemek, gene de paylaşmak.jimmy2'lerde uzun sureli misafir şu aralar. red alert 2'e siginacagiz artik, ne yabalim?!

dolmabahçe kitap fuarında almış olduğu ekşi sözlük kitabı için "aaaa parasını almayı unuttular" diyerek koşarak parasını vermiş, damıtılmış bir insan örneği, ben olsam karıyla kızla yerdim o parayı..

iktisat ilminde* bile fantezi olarak kabul edilebilecek bir rasyonelliğe sahiptir. ciğerini bilirim. bu kadar rasyonel olması itibari ile hal, hareket ve lafları çok iyi tahmin edilebilen bir insandır. ama zaten sorun burada başlar. sen!!!, bu rasyonel davranışı-söylemi bilirsin ama söyleyemezsin-yapamazsın. o söyler veya yapar. dolayısı ile o kadar yüceltmemek lazım. kendini biraz daha olduğun gibi görmen daha iyi olabilir senin açından. kendini bil. çünkü-eğer, senin delikan76'ya karşı bir hayranlığın varsa bu, onun yüceliği değil senin eksikliğindir.kendisinin de ifadesi üzerine: çabası, tecrübe sahibi olmak yerine gözlem ile bunu ne kadar iyi çözümleyebildiği yetisini kendisine ispat çalışmasıdır.dolayısı ile, senin bu ispatı kendine sağlaman için, ya çok okuman lazım ya da çok görmen lazım. -istediğin seviyeye ulaşmak için-kanka olur.not : kandırmak isterseniz abooov'a götürün yeter. tek zaafıdır*

entrylerinden anladigim kadariyla herhangi bir ideoloji, zumre vs.ye aidiyeti olmayan bir yazar. her tarakta bir bezi var. okunmasi hos, takip edilmesi elzem.

kaldırılmamış taşları dinmeyen bir iştahla bulup, altlarında saklı olan anlamları bize gösteren yazar. zaman zaman, zaman makinesine de bindiriyor beni açtığı başlıklar. amma zaman kelimesi kullandım yahu! zaten zamanı da bol bir yazar. hiç daralmamasını dilerim (her anlamda)!

yaşlı beden içindeki körpe yürek tamlamasını kuran adamdır kendisi.

sözlükte "yazara şukela" gibi bir fonksiyon olsa tereddütsüz kendisine kullanacağım yazar.

zamaninda red alert'e gonul ve zaman veren birisiymis.konuyla ilgili yazilarinin yarari buyuk oldu.selam ederim.

pek doğru tespitlerini, pek güzel ifade eden sozluk kişisidir kendisi, tebrik ve takip ediyoruz...

askere gidecek olan bana her sabah gunaydin yerine -basladin mi sinav cekmeye-az gunun kaldi-orada oyacaklarseklinde mesaj atip, sinirlerimin ve sabrimin sinirlarini zorlayan kullanici kisi.

günün ilk entrysini yazabilmek izin kastigini düsündügüm yazar.

sözlüğün neresine baksam, neresine girsem karşıma çıkan, nicki kolay akılda kalıcı suser. "amma çok entiri giriyor, dur bakayım kaç olmuş" diye kimdir nedire tıklayınca, "oha 20 bin mi. herhalde 76'dan beri yazıyor delikanlı" şeklinde hayret uyandırmıştır bende...

aynı başlıklara uzandığımız, selam diyerek badiliğe adım attırdığımız, ancak yaş konusunda moralimi feci bozmuş(bkz: evde kalmak), eğitimi ve mesleği çok alakalı görünmeyen, dobracı olduğunu düşündüğüm yeni yazar arkadaşım.

entry sini okudugum anda ahanda delikanli76 dir dedigim, imzasini entrysinin icerigine atan, * * nasil bu kadar bos vakti var dedigim suser**

entrylerini özellikle arayip okuduğum kıdemli yazar. eglenceli hayat dolu entryleri var*.. takipçisiyiz..

çok başarılı gözlemci.

eksi sozluk cizre ye kitap yagdiralim kampanyasi icin bana teslim ettiği kitaplar sayesinde yıllar sonra bütün jules verne'leri tekrardan okumamı sağlayan insan. iyi biri gibi. kesin iyi biri.

yaklaşik bir buçuk aylik bir aranın ardından bugün sözlüğe dönmüş yazardır... kişisel soru işaretlerinden arındığını umuyor, hoşgeldin diyor ve kendisini haftanın şıkı seçiyoruz.

girdiği yaran entryler ile de gönüllerimizi fethetmiş bir yazardır.

tanımama rağmen sözlüğün en değerli yazarlarından biri olarak gördüğüm, ve yazılarını son derece beğendiğim herhalde 76'lı ve delikanlı bir suser.

teknolojik bilgi, bilimsel yaklaşim, herşeyin mantikli bir sebebi oldugu gibi tavirlari ile hissedilen sozlugun forvet oyuncularindan.

bu delikanli abiye, selam verdik borclu ciktik hesabi * yumurtali sucuk ve yumurtali pastirma yapmak sozu verirken buldum kendimi, ama sozum soz. bittabi ki yengede * faydalanacak bu kaynaktan diyor ahan da buraya da kaydediyorum, belgeliyorum, hani olmaz ama olur da bir yamugumuz olursa herkes gorsun, bilsin, sahit olsun diye. *(bak abi dikkat; yumurtali sucuk ve pastirma dedim, boyle bol tereyagli, yumurtayi gormek icin caba harciyorsun yani o derece, bilmem artik...)

ahanda bugun bu dakika itibari ilen kendi sanal dunyasinda cigir acmiş insan. hayatinda ilk kez evde nete bagli bir bilgisayari olup da işyerinden binlerce entryden sonra ilk kez evinden entry giren dana. ilk kez bir entrysi 08:00-20:00 dişinda saatlenen kova burcu erkegi. ilk kez tuşlara basarken uzerinde pijama olan hayvan, ilk kez.......yalniz cok yavaşmiş bu dial up olayi, ona kanser olan sinir sahibi insan kişisi.(bkz: superonline) (bkz: amina koyim)(bkz: olsun) (bkz: ici icine sigmamak)

ucuncu kat mudavimi guneş goren şansli kullanici.. tugan'a telefon acip "orada ekşi sozluk'u yazan biri var mi?" diye sormasiyla meşhurdur...

bu aralar gayet eylenceli entiriler giren bir insan...

"danalık müessesesi" (bkz: dana) üzerine ortaklaştığımız, bazı fikirlerine katılmasam da bolca selam ettiğim delikanlı kardeşim...

son zamanlara sözlüğü okumamın en büyük nedeni.

cohesionless ve nazmiye demirel ile birlikte sozlugun baslik jenaratorlerini olusturan; yaraticiligi hat safhada, anlatimi ve analiz yetenegi guclu yazar. bir nevi, hayati oturdugu yerden dimaglarimiza "nakiled"en adam.

dusman ussunun tam karsisinda buldugum sotede beni bicaklayan taocudur kendisi başka bir şey degil.

salata tabagi kenarinda suyuna banacak yer acmak başlığına dayanarak söyleyebilirim ki kendisi tanri kaldiramayacagi agirlikta tas yaratabilir mi sorusunun cevabıdır.(bkz: delikan76ers)

sevgili gunluk, sozlukte nam-i delikan76 derler bir yazar var, adam bir muhendisin gizli gunlugu başligina girdigi entrylerle bayram gunu beni gulmekten yardirdi. muhendis olmasindan şuphe ediyorum zira yazdiklari yaşadiklari şeyler olsa gerek. zavalli muhendis taifesi. cok komik. sende biliyorsun ailecek okuyoruz biz bu adami.

(bkz: pelikan76)

sixers lı olduğunu sandığım ama buyuk ihtimalle yanıldığım suser

elinde eski bir sedef tesbih bulunan yaka dugmeleri acik orta yaşli bir delikanliyi animsatan kod-isim. bilmedigim bir neslin yazari. ismimin altina ilk hoşgeldini de o kondurdu sagolsun. ben de elini opmeye geldim. koguşa girmişim gibi hissettirdi unvani dolayisiyla. agir bir abimiz sanirsam. ve yetimin, muzigi sevenin yaninda... buralarda dursun.

özellikle havacılık konusundaki entrylerini hayranlıkla* okuduğum yazar..

ultra cimri faaliyetler başlığı altına yazdıklarıyla beni sandalyeden düşürmüş, uzun süreden yazmak istediğim ama bir türlü denk getiremediğim hakkındaki düşüncelerimi yazmaya sebebiyet vermiş kişidir. delikan76 yaşadığımız toplumu sonuna kadar özümsemiş, içindeki çocuğu hep canlı tutmayı bilmiş, çoğumuzun yaşadığı şeyleri keyifle bize yansıtacak şeyler yazmayı çok iyi becermiş bir sözlük yazarıdır.türkiye ve türk insanını analizi üst düzeyde bir yazardır ve aslında sözlüğe yazdıklarını oyunlaştıracak olsa bir iki tane cem yılmazlık malzemesi olduğu kesindir.hakkında kimseye yazmadığım kadar uzun bir entry yazmam onun bunu haketmesi yüzündendir.gülümsettiği için teşekkür edilmesi gerekir. sağolsun, iyi yaşamaklar olsun.

cemil ipekci haltetmiş.(bkz: #3833182)

her gördüğümde bilgisayarsız masum yılları pelikan markasını çağrıştırarak hatırlatan suser. silgi kokusu, kurşun kalem kombinasyonu.

karşılıklı basketbol tartışmalarına girdiğimiz basketbolda birgün ayar vereceğim güzel insan ... tracy mcgrady insanı ... aslında slam dunkolsun taştan olsun diyoda ben çaktırmıyorum ...

entrylerine hasta oldugum cin fikirli insan.

baba olmuş duyduğumuz kadarıyla... tebrik ederiz tabii ki de.(bkz: delikan05)

burda olmasa da şu an tebrikleri kabul edeceğini düşünerek allah analı babalı büyütsün delikan jr'ı dediğim artık baba kişi...delikan05`in kendisinde daha popüler olmasından tırsmaktayım...

artık rahat rahat godfather olabilecek kişi*.

kendisini kucaginda mini mini bir bebe, suratinda toparlayamadigi yayvan bir gulumseme ve "cok ufak lan! kirar miyim acaba?" endisesiyle dolanirken dusununce kendimi pis pis siritmaktan alamiyorum. vaktiyle kedi severkenki hali aklima gelince engel olamiyorum, ne yapabilirim? delikan05e uzun omurler diliyor, babasindan bebek bezi degistirme, uygun mama sicakligi, bebeklerin asi takvimi gibi basliklarda sekmesini, bizleri bebekler ve iyi ebeveyin nasil olunur gibi konularda bilgilendirmesini bekliyoruz.delikan76 sozum sana! artik yok oyle pufur pufur sigara! emir'im bas ustune!*

ağzıma puro tıkıştırsın diye beklediğim yeni baba sözlük yazarı. şey bağışlasın... ımmmm şeyyy... ulan nerden ateist oldum...

entryleri ile sadece bizleri değil oscar odullerini veren akademiyi de hayran bırakmıs yazar. kulislerde dolasan dedikodulara gore akademi bu sene 76.sı duzenlenecek odullere "akademi gururla sunar; delikan76 nın seckisi" baslıklı bi kategori ekleyecekmis. farkındayım biraz fazla zorlama oldu* ama zaten olmasa ve ustune ustluk bi de guzel olsaydı ben de bir delikan olurdum di mi ? son olarak; (bkz: yuru be kim tutar seni)

tebriklerimi sundugum sozlugun delikanli yazari. kendisine ailesi ile hayat boyu mutluluklar, cocuguna da allah anali babali buyutsun diyorum.

eğer güzel bir kızı olduysa geçen hafta 1 yaşını dolduran yakışıklı yeğenime isteyebileceğim sözlük yazarı*. allah analı babalı büyütsün diyorum buradan..

#792246 nolu entrysiyle kendisine acaip saygı duydurtan insan. tanımasamda sırf bu entrysiyle bile takdirimi kazanmış suser.

nurtopu gibi pembecik ogluşunu, (allahim sevgi pitircigi oldum) loğusa halindeki kurdeleli dunyalar guzeli hanimini hastanede birakmiş hemen bir aralikta internet cafe koşelerinden sozluge bakan adam.hayatta saglikli yaşam, saglikli evlat, sevgiye dayali bir evlilik kadar buyuk nimet olmadigini, allah'in en buyuk mucizesinin "insan" oldugunu, "uremek" ve "sevmek" haricindeki her turlu gudunun, ihtiyacin, sonradan biz insanlar tarafindan icat olundugunu bir kez daha, bu kez daha bir yakin hissederek idrak eden adam.sozlugu oglumun dogum telaşindan cok takip edemedim, denk gelmiş dogum sabahinda caylak olmuşuz, şimdi bakiyorum caylak degilim, goruntu bir gitmiş gelmiş sanirim. normaldir olur oyle şeyler... kalemi tekrar elimize vermiş moderator arkadaşlar.delikan05 başligi ile cok duygulanan bir adam ayni zamanda bu delikan76. baktim ki sozluk ailesi, bir nevi guzel gunumuzu paylaşmiş, bagrina basmiş, arkamizda, yanimizda yerini almiş.her birine ayri ayri cevap vermeye de calişiyorum, mesaj kutuma gelen onlarca tebrik mesaji icin sahiplerine, nick başligina yazanlara, okuyanlara, aklindan gecenlere, hatta ve hatta sms gonderecek kadar yakinlik ve nezaket gosteren herkese teşekkurler.not: delikan76 2 yil caylak olsun kampanyasi'na dibine kadar katilan, en gec 4. sozluk yili doluncaya kadar sozluge uzun bir ara verecek yani kendi kendini caylak edecek olan adam... oglu "çöclük" falan diyene kadar yazmaya ara verecek olan yazar. ben zamani oglanin konuşmasina endeksledim, 2 yil falan demiyorum. bu da sanirim 2007'den evvel olmayacaktir. bunun cocuk sahibi olmamla alakasi ise cok yoktur. sadece tesaduftur, bu niyetimi bazi arkadaşlar ile cok onceleri zaten paylaşti idim, bazi icsel sebeplerden dolayi uzun bir araya ihtiyacim var. bunun nedenlerini daha sonra yazariz ederiz...

sözlükte ilk kez sadece entrylerini takip ederek en uzun süre varlığını bildiğim, stili olan ve haricen tanışmasak da hayattaki temel adımlarımızdan bir şekilde haberdar olduğumuz 76 model adam.

nerden buluyosun böyle acaip başlıkları diye sormak istediğim lakin cem yılmaz vari bir cevap alırım diye soramadığım bandırmalı..

psikolog gibi bir kişiymiş.

en sevdiğim entryleri giren yazar.**

delikan76 kardeşim bana hep metin fidan'ın karikatür adamı ediz'i anımsatır.tabii çekingenliği ya da olağanüstü durumlar karşısındaki yılgınlığı delikan76'da mevcut değil. bilakis delikan ziyadesiyle sosyal ve özgüveni yüksek bir şahıstır.fakat, ediz'deki tuhaf hayal gücünü, saf olduğu kadar içinde ince bir mizahı barındıran o tasvir stilini ben delikan'da da görüyorum.hiç aklıma gelmeyecek bir ayrıntı, gayet sempatik ve esprili bir ifadeyle "bugün" sütunundaki başlıklar arasından gözüme çarpıyorsa, biliyorum ki bunun sahibi delikan'dır. sözlüğün gülen yüzlerinden birisidir biraderim, aklına sağlık.

kanun çalar gibi entry giren 10 parmak suser.*takip ediyoruz.

azicik daha kasarsa en cok bos vakti olanlar top ten'inde yer alacak sahsiyet.*

sozlukteki birinci kelime anlami ile "baba" olacagini ogrenen adam.allah sonuna, tamamina hayirlisiyla erdirsin, saglikli olsun, bizim olsun...ekşi sozlukteki birinci anlami ile de ortuşmesini temenni ediyorum.(bkz: #802)

nur topu gibi dogmasini umit ettigim cocugunun ismini delikanjr05 koymasini diledigim sevdigim bir yazar şahsiyet.

çocuğunun ismini gavur bir isim olan "dana" koymasını istediğim dana şahsiyet. gavur isim delikanlıyı bozar deyip savunmaya geçemez. çünkü çocuk daha doğmadan bile daha nice delikanlılık raconlarını "sike sike" terkedecek adamdır kendisi.tebrik olayını geçelim de şimdiden entrylerini bekler olalım müstakbel şahsiyetin. mayası süper iyi bu müstakbel yazarın...

neden hep; cocugu erkek olursa ilk olarak pipisinin boyunu ölçeceğini düşündüğüm cinsellik profesoru*

sonunda tanisma daha dogrusu gorusme serefine nail oldugum kafa bir insan kendisi. hem cusse (gordum), hem yas (76), hem de hayat tecrubesi olarak abi yerine konulasi kisilik.

erkek genc muhendis adaylarinin derdini cok iyi anlayan, gunumuz anadolu insani hakkinda cok onemli gozlemleri olan muhendislerin ve halkin sozlukteki aynasi... insani memleketinden cok uzaklardayken cocukluguna goturen delikanli bir abi...

imkaniniz olsa kiminle raki icmek isterdiniz sorusuna cevabim. ha, imkanim oldu ama ben ne yaptim? raki yerine sarap ictim*. diyecegim o ki bu zatla ayni masada oturmak, muhabbet etmek super olay'dir, deneyim konusuyor*. sonra o istanbul'un bir ucuna, ben dunya'nin diger ucuna tasindik da super olayi -hem de yengenin de varligi dahilinde- revisit etme imkanimiz olmadi. sirf bunun icin geri donecegim ben. kendisi laf arasina benden cok ingilizce sokusturmasina ragmen agzimdan cikan her ingilizce laf ile dalga gecmesine hep beraber gulecegiz. bizi guldurdu allah da onu guldursun.

bir çesit anti-kahraman.

girdiği haysiyetli ve hassas netryler ile olup bitenler hakkında daha ciddi düşünmemizi saglayan degerli bir sözlük yazarımız.

son donemde siklikla "- entrylerini kiz arkadaşin hatta ve hatta evliymişsin bak, yenge okumuyor mu? atmiyor mu seni evden, kapidan, bacadan?" sorusuna maruz kalan kişi.şoyledir:yenge internet minternet pek alakali bir şahis degil. her şeyi okuyamiyor. ama ban de bu eksikligin arkasina saklanmiyorum. sonucta hayatimda sozluk diye bir rakibinin oldugundan, benim oraya zaman ayirdigimdan haberi olan, daha onemlisi buna şahit olan birisi...- delikan76 daha bitirmedin mi?- dur bitiriyorum aşkim. iyi bir ambiyans yakaladim, 23 entry daha yazayim kalkicam...ben de cekiyorum bazen ekran başina gosteriyorum, diyorum ki "- boyleyken boyle..." bak bunu begendiler, bak boyle bişey var, bak hayatin gercekleri, bak bunu kotulediler, demek ki şoyle bir durum var falan....bak diyorum kari milleti bu, bak erkek milleti bu... kendi capimizda da olsa."- rahatsiz oluyor mu?", oluyor coklukla. cunku biz burada keskin konuşuyoruz, eyvallahimiz yok 250 grama, kari kaldirma beklentimiz yok. kadin milleti gercek aynalari sevmez, makyajli yuzlerle bakilan yalanci aynalari sever. hem ayna kucuk olsun ister, buyuk aynalardan rahatsiz olur.neyse, bizim hanim hakliligimi gordukce, hakli degilsem de yazdigimi şeyin takilacak kadar hayatta yer kapladigini gordukce anliyor. mizahin, tahlilin kucaginda buluyor kendini. kabulleniyor. cunku biliyor ki, ben soylerim, ben yapmam. ben sadece gulduren aynayim. bildigim şeyler de yapmamdan, tecrubemden kaynakli degil...uzun lafin kisasi dostlar, durustlugun ortami bozmadigi bir ilişkiyi yakaladim ben. en azindan şimdilik...(bkz: ilişkilerde yalancilik ve durustluk optimalligi)insanlar klasik, alişigelmiş ilişkilerin pazarlama stratejisine o kadar alişmişlar ki gercekten "durustlugun", "vitrinsizligin", "dekorsuzlugun", "beklentisizligin" ne oldugunu unutmuşlar. hep bir şeyler sakladiklari icin, oldugu gibi olanin yaşama hakkina olan inanclarini yitirmişler.bunun, sonuclar oyle olmadan, yaşadiginin savaşini veriyorum.duşunuyorlar ki saklanmasi gereken şeyler hep vardir, sevgililer porno izlemez, 31 cekmez, izlese ve cekse de soylemez, nazik yapar, nazik yapinca da oyle "olur".o kadar cok vitrin yapmadan da bir ozel ilişkide mutlu olunabiliyor mu bakalim deniyorum.şimdilik de fena gitmiyor.olabilir, olmali, bu başarilmali.oyle olmasin diye 19000 entry yazdim. biraz uyandirayim diye...bazen cikarima degil evet ama ne yapalim?not: bu entry alkolluyken girilmiş olabilir, bilemiyorum.

benden önce çocukları olmayacak , söz verdi*

(bkz: sozlukten yetisme edebiyatci)

sozlukte israrla takip edilmesi gereken yazarlardan biri,illa verebilecegim bi ornek isteniyosa mesela askerde falan yaninda boyle bi insan olsun istersin.

geçen sene bi zamanlar yenikapı iskelesinde, bandırmaya gitmek üzereykene enselediğim suser..nasıl olduğuna anlam verememiş "ama ama.." diyerek kalmıştır..severek okuyoruz.evlenmiş etmiş, allah şüpesiz ki kaç yastıkta kocatması gerektiğini bilmektedir bu zatı...

hasan kacan'la organik bagi kuvvetli olma ihtimalli yazar bey.fazla kasmasi onu angrboda gibi edecek benden söylemesi.entry basina dusen sik,yarrak,amcik katsayisi kuvvetli yazar beylerimizden.

angrboda ve benzeri bünyelerle yakından uzaktan ilgisi olmadığına ve olmayacağına dair derin inançlar beslediğim, nickinin söz konusu şahsiyetle birlikte anılmasının dahi haksızlık olacağını düşündüğüm, tarzı farklı olsada sevdiğim bir yazar arkadaşımız...

argo tespitlerini beğenerek okuduğum kalitesini belli etmiş basketçi* yazar arkadaşımız ..

hikayesi aşagidaki gibi olan bir antipatik nick:universite yillari, ilk tanişikliklar bir kenara atilip, gercek arkadaşliklar oluşmaya başlayinca, etrafta biraktigimiz imaj sinifta "delikanli" nickini kendiliginden getirdi. ayni konunun taa ortaokuldan beri yansimasi vardi zaten. hangi ortama girsek 2-3 sonra "delikanli aşagi, delikanli yukari..." muhabbeti.derken bilgisayar denen şeyin sadece oyundan ibaret olmadigini ogrenmeye başlayan nick sahibi, ilk kez cyrus'un tahmini gibi, hotmail kapisinda delikanli@hotmail.com adresine talip oldu. pek dogaldir ki bu id cok onceden kapilmişti. delikanli76 yok, deli76 temelli olmaz derken oldu delikan76. lakin bunye oturup duşundu, "- şimdi bunu gorenler neler duşunecek?..." diye. sonra şoyle dedi "- ulan nasilsa icq'dur, irc'dir bilmemne kari kaldirmak gibi bir niyetimiz yok. kendimizi olmadigimiz gibi pazarlayip herhangi bir cikar icin kullanacak halimiz yok. oldugumuz gibiyiz, bu nickten killanip bizimle muhattap olmayacak dar bireylerin gotune koyayim o zaman..." boyle dedik ve olduk delikan76. son 7 yilda delikan76 heryerde ayni kaldi. "delikan76" gercek nick'im, "kasanova of paris" kari kaldirma nicki, "oh arzu oh" arkadaşlari işletme nicki gibi birşeye girmedi. kendi kulagina da antipatik gelmesine ragmen hep delikan76 oldu.(bkz: nickinin anlami ne sorunu)sonralari delikan76 nickinin algilanmasi uzerine icq'de bir araştirma yapti. saatlerce izlenip, profile'larini okudugu, devamli online 100 denek kiz saptadi. (universite mezunu, calişan, 74-78 dogumlu arasi vs...) bu kizlarla "delikan76" ve sadece bu calişma icin 3 gun boyunca kullandigi "sercan" nicki ile (profile'lari aşagi yukari ayni) bu 100 kiz arkadaşa selam etti. bu mesajlar ayni entellektuel seviyede iki farkli cumle mesajdi. bir gun "sercan" bir gun "delikan76" gonderdi mesajlari ayni kişiye. neyse yontemi uzatmayalim "delikan76"'ya 1 kişi bile yanit vermez avcunu yalarken, "sercan" 26 tane bayanla muhabbete başlamayi becerdi. bir kiz hala nasil yapti bilmiyorum sercan ve delikan76'nin ayni kişi oldugunu anladi.sonucta gordu ki delikan76 kotu harbiden kotu bir nickti. ama onemi olan bu degildi, onemli olan o nick'in yanina password giren bunyenin nasil olduguydu...bugunlere geldi. koca da adam oldu. evlenmek uzere...

hatta hukuken evli olan delikanlı kişi.(bkz: mutlu olsunlar)

bazı başlıklara verdiği çok kilit bakınızlarla dikkatimi çeken, örgüyü bir anda açan mulayim ama sempatik yazar.not: ancak kebap geyiğini unuttuk sanmasın.*

şu sözlük aleminde görüp görebileceğim, gülüp gülebileceğim en komik entrinin sahibi olan yazar. sözlüğü sözlük yapan abilerimizden kendisi.(bkz: #6889523)

sozlukte salt mizah konusunda belki de en iyi yazar

intihar komandosu olmak icin yapilan mulakatlarıyla beni yarmış başarılı bir yazar arkadaşımız.

temiz yürekli, sohbet edilesi kardeş, damat.**

beni herşeye rağmen ve hala bursalı zanneden, hemşeri değil ama meslektaş olma ihtimalimizin yüksek olduğunu düşündüğüm, emektar sözlükçü..

bu aralar fena halde evlenmek üzere olan erkek psikolojisine sahip olan, muhtemelen şu yazacağımı müstakbel eşi okursa bir de kıskançlık krizinden mütevellit kavga yaşayacak olan pek şeker kişi.

askerliğini bizim okulda yapmış adam.mümkün olmadığını bilsem de, o zamanlar tanışmadığımıza üzülüyorum.zira, okuldayken tanışabilmemiz için ya onun daha büyük olması gerekirdi, ya benim daha küçük olmam.(bkz: çayda dem askerde kıdem)

çoğumuzun dikkat etmediği, es gectiği, öylesine ayrıntıları ve anlık şeyleri görebilen biri. sonra onları donduruyor, sonra da beyin kıvrımları arasından geçirip güzel bir kıvama sokuyor. keyifli bir dille o enstantaneyi anlatıyor, neden ve sonucu da ekliyor. diyor ki "bu budur, bundandır"."harbiden ne doğru dedi vallahi.. haklısın abi, eyvallah" diyorsunuz siz de mecburen. çok takip edemesem de hani arasıra ras geliyorum yazdıklarına, bir an için dünyayı kurtaran adamı görmüş gibi oluyorum. şeytan ayrıntılarda gizlidir. şeytanımız bol olsun.

(bkz: #3213249)(bkz: tuyleri diken diken olmak)

denizaltı ve wolfpack ile ilgili entrylerini okuduktan sonra direkt saygı duyduğum insan.

turkiye'nin nabzini iyi tuttuguna inandigim gozlemci, temsilci yazar. birseyi delikan76'ya begendirebilirseniz butun turkiye'ye begendirebilirsiniz.

cicegi burnunda irfansal damat kisi. her ne kadar metasal ve zamansal kaymalara takiliyo gibi gorunse de, salaklik derecesinde durust bir duygu hayvani oldugu iddiasinda (valla ben kendisinin yalancisiyim, ama kanimin son damlasina kadar soylediklerine inaniyorum). bi de eger yazdigi hizda ve uzunlukta konusuyosa vay o hayati onunla paylasan kisinin* haline derim, baska da bi sey demem

yüce türk hakanı. kimi konularda tıpatıp genelkurmay ikinci başkanı ilker başbuğ gibi düşünüyor. önce aslı aydıntaşbaş'a kulak verelim:"ilker başbuğ "topluma haber vermeyin" demediğini, ama bu haberlerde bir "ince ayar" gerektiğini söyledi. örneğin hikmet fidan'ın öldürülmesi, pkk içindeki mücadeleyi anlattığı için önemli bir haberdi. ancak pkk karşıtı bir üslupla da olsa kaçırılan er coşkun kırandi ile ilgili haberler, bir anlamda örgüte propaganda imkanı veriyordu." şimdi ilker başbuğ'u dinleyelim:"terörle ilgili konuşurken, yazarken, çizerken bu amacın daima göz önünde bulundurulması gerekir. diğer bir deyişle, medyada terörizmle ilgili haberlerin veriliş şekliyle, toplum üzerinde korku, bezginlik, yıldırma, tehdit ve baskı yaratılmasına bilerek / bilmeyerek neden olunuyorsa bu, teröristlerin amaçlarına hizmet olur.""yaşadığımız her olay ve her durumda medya, medyanın tutumu ve duruşunun çok önemli ve çoğu zaman da hayati oluşudur. zaten bu nedenle de yaygın benzetme olarak medyanın dördüncü güç oluşunda herkes hemfikirdir. bu gücünü de sanırım yalnızca haber vermekten almıyor, insanların ve toplumun düşünce ve algı çerçevelerini belirlemekten de alıyor. bu nedenle, terorizmle mücadelede doğru ve gerektiği gibi, medyayla birlikte hareket edebilmemizin önemine inanmaktayız. teröre karşı yürütülen topyekün mücadelede sizlere de büyük sorumluluk düşüyor"şimdi de delikan76'yı:"...oysa ne asker kacirilinca, ne de serbest birakilinca en ufak bir abartili haber yapilmamali, 10 saniyelik bile goruntu yayinlanmamaliydi. konu vakur ve metin bir duruşla ele alinmaliydi... erin kacirildigi haber verilirdi, kimligi aciklanirdi, "- evinde yas var..." denirdi. haberde erin elinde silahla, bereli falan "kahramanlik temali olmayan" vesikalik falan bir resmi kullanilmaliydi. sonra serbest birakilinca goruntusu bile olmayan "- ailesine kavuştu." diye kucuk fotografsiz bir haber, o kadar. ailesi ile de irtibat kurulup, sevinci, kutlamayi abartmayin, "- boyle boyle etmenler var." denirdi. konu kapanirdi." kaynakça:(bkz: coşkun kırandi/@delikan76)http://www.sabah.com.tr/2005/07/20/yaz40-50-101.html http://www.tsk.mil.tr/...temmuz2005_basinbrifingi.htm

siradan bir vatandaş.akla gelmeyenleri, atlananlari, sag gosterip sol vuranlari, dikkat cekmeyenleri gormeye bazen de yazmaya calişiyor. bazi konularda "aklin yolu bir" oldugu icin mutlu oluyor. ama keşke o aklin goserdigi yoldan yurunse, lafta kalmasa... bunu umutla bekliyor.

kesinlikle bağımlılık yapan yazarlardan..

lüzumlu bilgilerle donanmış gerektiğinde paylaşmaktan çekinmemiş yardımsever insan...*

kendisi, sabah sabah yine kopartmış, klavyenin önüne yıkmıştır. buyrun:(bkz: bekaret bacak arasinda degil beyindedir/@delikan76)

"insanustu bir gozlem yetenegi, dizginlenemeyen bir kivrak zeka."- the new york times

conan'ın denizaltı konusunda ihtisas yapmış 21. yüzyıl sürümü olduğunu düşünüyorum. budur.

yuzume bi gulumseme yerlestiren bir cok entrynin altında nicki bulunan sozluk yazarı. tanımıyorum ama seviyorum. cok ilginc lan..**

4 yili askin suredir okur olarak takip ettigim sözlük ortaminda, en cok entry'sini okudugum, takdir edilesi gözlem kabiliyetine sahip, net ve türkce'ye hakim anlatim tarzinin yani sira inceden esprileriyle de okuyani gülümsetmeyi basaran rafine sahsiyet..ayrica cok da muhabbetşinas bir arkadas kendisi *

gayet bilimsel çalışmalar yapan, zaten mühendis, pozitivist biri. (otobüste uyuyan güzel kızı öpmek istemek adlı sosyal içerikli çalışmasının bu pozitivist terbiye içinde ilave bir lezzet olduğunu belirtmeden geçmeyeyim bu arada) bakınız: muhendissin degil mi adlı başlıkta bunun nasıl da böyle olduğunu, ve delikan76 kardeşimin bundan ne kadar keyiflendiğini bir kez daha görmek mümkün. hal böyle iken, kendi nickinin kuruluşu hakkında yapılan bazı alfabetik yorumları tabii ki bir kontrol grubu, bir deneysel süreç ile inceleyip yanıtlaması, neymiş, gayet normal. (aklımdayken, eskişehir'li bir imzanın taksim- beşiktaş hattından bildirmesi halindeki insanüstü çabayı gözden kaçırmış olmasını ayıplamadım değil)bu nickin sanal dünyada belli bir notasyona gönderme yaptığı doğru, peki bununla dalga geçmenin bir yolu olamaz mı acaba diye beni şahsen düşündürmüştür. bu bir pipo değildir belki de.*

başlıkçı kral

sozluk, sozlukteki delikan76 kişisi, sozlukteki delikan76 yazilari, sozlukteki yazarlar, sozlukteki okurlar icin aşagidakileri duşunen adam.bunlari iki bolumde yazacagim, "ilkeler" ve anlatmak kolay olsun diye "sik sorulan sorular" şeklinde daha once de karşilaşmiş oldugum veya tarafimdan suzulerek rafine edilmiş, sorulmasi olasi sorular ile sanal ikinci bir şahsin muhattabiymiş şeklinde...burada sik sorulan sorulardan kastim, sozlukte yazarlar ve okurlar ile yaşadigim etkileşimler ile karşilaştigim ortak meraklar, yogun eleştiri ve/veya ovgu aldigim yazilar, tecrube ettigim problemler ile alakali sair konulardir.yazi ilkeleri:1) bunu daha once de, sozluge ilk girdigimde yazmiştim, ancak her şey ve tek degişmez gercek olarak tekrardan:delikan76, sozlukte "sadece" eglenmek, eglendirmek, bilgi paylaşmak ve edinmek icin vardir.sozluk o'nun icin mizah yetenegini, gozlem yetenegini test ettigi ve "tam beklentisizlik" ile yazdigi bir platformdur.2) sozlukte hic bir kişi ile şimdiye dek hic bir problemi olmamiş, kalp kirmamiş, kavga etmemiştir. cok az sayidaki bazi "tartişma" veya "yanliş anlama" lari da asla herkesin gordugu yuzde degil, mesaj alaninda konuşarak, ikna ederek, ikna olarak, anlatarak ve anlayarak cozmuştur ya da cozmeye calişmiştir. bundan sonra da boyle olmasi icin her turlu cabayi gosterecektir.3) sozlugu turkce yazilan bir platform olarak gorur ve turkceyi dogru, duzgun ve kurallarina uygun kullanmak icin bilgisi nispetinde caba sarfeder. hemen her entrysini yazdiktan sonra okur, linklerini test eder. harf hatasi, dahi anlaminda de ve benzeri ki ekleri icin mumkun mertebe ozen gosterir. kisacasi bir miktar kordur.entrylerinde sadece bir harf, ya da ayri yazilmasi gereken bir ek gibi hatalar icin yazar arkadaşlarindan yardim bekler. sadece bir harf icin bile mesaj ortaminda uyarilarini bekler onlarin. bu tarz şeyleri asla "- sen kendine bak artist! daha bismillah ilk mesajdan hata saptamalarina başlamişsin." gibi bir tepki ile karşilamaz. muteşekkir kalir. hic tanişmasa da herkes, hatta en yeni, en tecrubesiz yazarlar bile delikan76'ya ilk mesaj olarak,"#2236854 entrynde -de eki ayri olacak abi."falan gibi bir mesaj atabilirler.4) her ne kadar dil konusunda hassas olsa da konuşulan turkceyi icine giren yabanci kelimeler ile beraber kullanir. entry icinde ingilizce kelime(ler) gecebilir. bu kelimeyi orada anlami icin degil, doku ve atmosfer geregi gordugu icin kullanir.5) mizah ugruna bazi kelimelerin bozuk kullanimini "gidecez, yirim vs."sadece diyaloglarda ve cok ozel yerlerde yapar.6) entry sayisini, 3. nesil olmasini, şukela sayisini, cok kotu sayisini, karma puanini veya herhangi bir başka sozluk ici istatistigi, bir farklilik, ustunluk veya aşagilik araci olarak yorumlamaz. sozlukte her yazar ve hatta okur eşittir.7) biraktigi tum uktelerde d76 imzasini ukteci notunda kulanir. ukte dolduranin birakani bilme hakki oldugunu duşunur. aslinda genel anlamda sozlukte her konuda şeffafliktan yanadir.8) şarki sozleri (artik pek yazmiyor) ve 8-10 istisna (anadolu beylikleri serisi) haricinde copy paste asla yapmadi, yapmaz. yaparsa da link verir, kaynak verir.9) aramaya inanir, arar ama kacirabilir. bu konuda da yazar ve moderator arkadaşlarindan yardim ve uyari bekler.10) sozlukte yazar arkadaşlari ile ayar vermece/almaca oyunu oynamaz. herhangi bir bakinizi, yazisi falan boyle algilanmişsa ya yanliş anlaşilmiştir, ya da harbiden ayar oldu ise bile bunu bilincli yapmamiştir.11) şu anda altinda yazdigi "delikan76" başligini, oncelikle diger yazar arkadaşlarina ait bir delikan76'yi yazilarindan nasil bilirsiniz?" panosu olarak gorur.delikan76 yazilari icin sikca sorulan sorular:* o actigin başliklari gotunden mi atiyorsun? bu başliklarin bir kismi gereksiz degil mi? başka başlik altina da yazilamaz mi yazdigin cogu şey?başliklarimin bir kisminin gereksiz oldugu nispeten hak verdigim, sozluk konsepti dahilinde ayaklari yere basan, ancak katilmadigim bir yargidir. cunku sozluk sadece kelime ve tamlamalarin, isimlerin degil, hislerin, durumlarin, fikirlerin, psikolojilerin, olaylarin de sozlugudur. ayri bir başlik olmayi hakettigini duşundugum olguyu başliklaştirir ve acarim. buna sozlukte "yatay genişleme" diyorum. cunku "dikey genişleme" (mevcut bir başliga yazma cabasi) sozlugu sikici yapar ve yazilanlarin okunma ihtimalini duşurur. gercekten farkli, degişik, sozlukte ilk kez gececek ve başlik olmayi hakedecek kadar yeni ve ozgun bir "olgu" bulursam bu bence her hangi bir başligin 165. entrysi degil, kendi başliginin ilk entrysi olmalidir. ancak bu başlik ilgili yerlere mutlaka karşilikli olarak linklenmelidir. yaptigim da bu işte zaten.* yer yer rahatsiz edici genellemelerin var. ozellikle kadinlar hakkinda falan mesela. 3-5 ornekten yola cikarak, hem de koşeli yaziyorsun bazen bence. sana kil oluyorum, haksiz miyim?haklisin da, ne yapalim?ben yazilarimda "oldukca", gercek hayatimda "cok seyrek" de olsa bir genellemeseverim. bence genelleme bir savunma mekanizmasi ve cok cok guclu bir mizah mayasidir. sozlukte genellemenin kendisi degil genelleme karşitligi zaten hakim goruştur. aslinda bende de siradişi miktarda yok ama benim farkim bunlari paylaşiyor olmak, korkmadan yazmak. neyse, ama bu birbirimizi sevemeyecegimiz veya en azindan sevemesek de birlikte yaşayamamiz anlamina gelmiyor. hic bir genellemem bir yazari, veya tanimalanabilir/sayilabilir bir kitleyi anlatmaz.bandirmalilar derim ama gil demem, izmirli kizlar derim ama zelyot demem, kadinlar derim, erkekler derim ama şu, bu, şunlar, bunlar demem. genellemem her zaman eleman sayisi ve uyeleri "sonlu" ama "tanimsiz" bir kumeye gider. dogru veya yanliş, kitlesel paylaşimi vardir. istisnalar notunu genellikle, rahatsiz edici "algilanabilecek" yerlerde genelleme kullanirken eklerim.bu genelleme kullanimini gizli gizli de yapmam. yani siyasi parti liderleri gibi isim vermeden ama son derece belli (tanimdan şahsa veya gruplara gidilebilen) gondermelerde bulunmam.sen israrla ustune alinacaksan, rahatsiz olacaksan bu senin sorunun olur. rahatsiz oluyorsan bu "genellikle" gerceklerle yuzleşememenden, genc ve atilgan bir yapiya sahip olmandan veya yazidaki ayaklari yere basan saptamanin işine gelmemesindendir.sozlukte mutluluk, sagduyulu ve olgun davranabilenler icindir.* cok sayida entry yaziyorsun ve azimsanmayacak sayida bkz. var icinde. istatistiklere mi oynuyorsun, işin mi yok, paran mi cok, manyak misin?bkz. vermeyi sozlukte kullanilabilirligi ve ulaşilabilirligi artiran bir fasilite olarak goruyorum ve gordugum yerde cakiyorum bakinizi.ayrica bazi bakinizlari bakinizin kendisini bir espri olarak (ya da oyle oldugunu sanip salak durumuna duşerek:) giriyorum.entry sayisina gelince;ben hizli degilim sozluk yavaş. 28 agustos 2001'den beri yaziyorum ve gunluk ortalamam 20 entryi gecmez, otur hesapla. bunlarin 8-10 adedi bakiniz, 3-5 tanesi bir cumle olsa kalani da bir iki paragraftir. bu da toplamda hic de oyle ileri ve delicesine yazan bir performans degil. aslina bakarsan en cok efor sarfedenler istatistiginden de en cok boş vakti olanlar istatistiginden de cikmak isterdim. ama ne girmeye, ne cikmaya caba sarfediyorum, olacak oluyor. entry sayisinda geldigim nokta tavşan, kaplumbaga yarişi hikayesindeki kaplumbaga tarzi istikrarli yazmamin bir sonucu. bu gozden kacmasin. ben deli degilim.* yazdiklarin cok ortama girip cikmandan, mahalle, kahvehane, bar café, kari kiz, alkol, hali saha, park bahce mangal alkol bilmemne ortamlarina cok girip cikmiş olmandan kaynaklanan bir birikimden mi? her yazdigini yaşamiş olman mi gerek?her yazdigimi yaşamiş asla degilim. yaşadiklarim zaten genellikle sezilir yazida.yaşamadigim, bulunmadigim, hissetmediklerim icinse;sozlukte mizah yapiyorum ve yazdiklarimdan bazilari yaşanmişcasina veya o an orada yaşanircasina anlatilan kurgular olabilir. zaten bunu ne kadar iyi yaptigimi gormek icin yaziyorum. bakalim yaşamadigim ama gozlemledigim, yada benzerini gozlemleyip ket vurdugum ortam, olay ve hisleri yaşanmişcasina yazabilir miyim? derdim bu.yaşamadan "gozlem ile" biriktirdiklerimi, yaşayanlara anlatabilmenin ne kadar başarili olabilecegi testi bu bir yerde.* cok ciddi sayida begenilmeyen entryn var. ne diyorsun?entry bir mizah denemesi olup okuzleme olduysa hakediyorum dibine kadar. az bile kotuluyorlar. ancak kotuleyenlerden goruşume katilmayanlari, genellemeden, saptamadan, tahlilden alinanlari, hatta goruş veya saptama bile olmayip gayet net matematiksel derecesinde tartişilmaz durumlari soyleyen entryleri cekemeyenleri anlayamiyorum. daha dogrusu anliyorum, sozlugu cok buyutup, şu goruşu kotulersem bu goruş biter, vatan benim goruşlerim ile kurtulur, karşit goruşu ve sahiplerini cezalandirdim falan sanan ezik tayfa bence.ben şimdiye dek sozlukte tek bir entry kotulemedim. bir tane bile oeh tuşu basmadim. sadece begendigime şukela verdim ve bu hep boyle olacak.* sozlukte adin tespit insani, tahlil insanina cikti. en başinda boyle olacagini duşunuyor muydun?hayir. ben daha ziyade merakim ve okumuşlugum falan olan konularda yazdiklarim dikkat ceker herhalde diye duşunuyordum en başta. gozlem/tespit konusu bu toplamin ve genel mizah anlayişimin icinde tat, ceşni olan bir arac olarak kalir diye duşunuyordum. oyle olmadi. bu gozlemler cok one cikti. az bucuk gozlemci, tahlilci, başkalarinin duşunmedigi ayrintilari duşunen ve buradan daha genel gerceklere varmaya calişan bir insan oldugumu biliyordum, ama mizah yaparken uslubumda kantar buraya fazlaca kacar diye tahmin etmezdim. oyle oldugumu, ya da oyle degilsem bile urettigim mizahin agirlikli olarak bu cercevede "algilandigini" bana sozluk gosterdi. bu yonum one ciktikca, okuyanlar tarafindan cikarildikca demek bu biraz da, muspet tepkiler gelince, aslida biraz da talep arzi etkiledi. ama memnunum bu etiketten.* sozlukte istatistikler ve senin girdigin kategorilerdeki konumun icin goruşlerin?sozlukte genel istatistikler haricinde, yazari bir şekilde tanimlamaya, anlatmaya, olcmeye, bir nevi "rutbelendirmeye" yarayan her şeye, tamamen kulliyen karşiyim. otesini anla işte.varlik sebeplerini anlayabiliyor ve saygi duyuyorum ama ben olsam bunlari hesaplayip yayinlamazdim.* yazarlar hakkinda ne duşnuyorsun? tanişmak, birlikte olmak, dost olmak istiyor musun onlarla?tabii ki. yazarlarin hepsi sadece yazar olduklari icin zaten arkadaşim. ama fiziken, fiilen tanişmak gibi bir amacim yok. bu olursa, zirvelerde vesaire, buna bir şans, ekstra bonus gozu ile bakiyorum. kazanim olarak goruyorum. sozlukte yazişip en kisa zamanda tanişmak ve tam bir arkadaş olmak gibi bir amacim yok. zaten ayni ortami paylaşacak, zirvelere akacak bir durumum genellikle olmuyor karakter yapim, işlerim ve evliligim geregi. buna ayiracak heves ve enerjim yok. eskiden de pek yoktu, şimdi evliyim daha da zor.tercihim daha cok tembel bir şekilde sozluk icinde arkadaş olmak, yazişmak, tartişmak vs. cok yogun frekansli olmayan online arkadaşliklar yani.bu dost arkadaş canlisi bir adam olmadigimi gostermiyor. ama ben ortalamanin uzerinde bir şekilde evinde televizyon seyretmekten, dişari cikmamaktan, arkadaşlari ile evcil bir ortamda sohbet muhabbet yapmaktan hoşlanan bir adamim. icine kapanik degilim ama cevre genişlemesine ihtiyacim yok. zaman ve enerji ayiramayacaksam, hakkini veremeyeceksem yeni arkadaş edinmeye kasmam. olursa olur. ben buna "sosyal cevre planlamasi" diyorum. nasil nufus planlamasi yapmayinca o kadar cocuga bakamayacaksan, sosyal cevre planlamasi yapmayinca da arkadaşlarina vecibelerini yerine getiremezsin diye goruyorum hadiseyi.* sozluk hakkinda genel goruşlerin?sozluk benim icin de, goruyorum ki tum yazar arkadaşlar icin de cok ileri bir noktaya geldi. sozluk anlami ile, geyik barindirmaksizin "hayatin bir parcasi" haline geldi. sozluk cok degerli. bozulmamali. hem teknik olarak bozulmamali, hem konsept olarak bozulmamali, hem de elektronik kablolar icinde hissedilen "sozlukculer atmosferi" olarak bozulmamali.bu bozulmanin olmamasi ve mevcut durumun idamesi icin ssg ve moderatorlere guvenmek zorundayiz. şimdilik gayet iyi gidiyor diye duşunuyorum. nerede cokluk orada bokluk ilkesine teknik olarak ne kadar katiliyorsam, teknik dişinda o kadar katilmiyorum. daha dogrusu katiliyorum da benimsemiyorum. cunku adil degil. yani server ve baglantilar izin verdigince sistematik ve hakkaniyet cercevesinde buyumeli sozluk. gerci kotu yanlari da var elbet kalabaligin, ancak bizim yazar olarak ne ayricaligimiz var ki? bu firsati herkes paylaşmali ve istiyorsa yazabilmeli. yazabilmek okura karşi, isteyip yazamayana karşi bir ustunluk olmamali. bir tur haksiz rekabet bu. biri yer biri bakar, kiyamet ondan kopar...* sozluk yazarlari hakkinda genel goruşlerin?insanlari yazdiklarindan, attiklari mesajlardan ve bunlara dolayli olarak ilgi alanlarindan, uslubundan az da olsa tanimak mumkun. ben sozluk yazarlari toplamini 1/4 kuşak altimda olan ve yerlerinde olmak icin can attigim genc arkadaşlari tanima (kişi olarak degil ortalamada) amacli ornek kumesi olarak goruyorum daha cok sanki. "bireyler toplami" degil "bireyler butunu" olarak yani.sozlukte yaziştigim, badi listimde olan, bir şekilde etkileşime girdigim arkadaşlarim ise biraz farkli tabi. kimisi ile zirvelerde yuzyuze de olduk. ben yatmayi, televizyonu ve işi gucu birakip bir kac zirveye daha gelirsem, denk de gelirsek eglenecegiz diye umuyorum. :)* sozluk okurlari hakkindaki genel goruşlerin?bir kere en başta ben de okurum. yazarlik okurlugu kapsayan bir kavram, ama aslinda bence sadece "teknik" olarak. yazarin sozlukte okuma alişkanliklarinin biraz farkli oldugunu duşunuyorum cunku. sadece okur olmak başka bir şey. etkileyemeden, karişamadan begenmek, begenmemek, bilgi almak, farkettirmeden paylaşmak işi. sozlukte yazar oldugunuz andan itibaren her cikti ayni zamanda bir girdi halini aliyor ve sistem "geri beslemeli" oluyor, degişiyor.pratikte baktiginizda hic okur olmadigini varsaysak, bir şey degişmez gibi gelebilir. okur okusa ne olur okumasa ne olur diye duşunebilir insan. hatta belki okumasinlar, arama yapmasinlar, server rahatlasin da daha rahat yazalim diyen bile cikabilir. ama ben bir şeyi aklimdan hic cikarmiyorum. sozluk yazarligi sizi okuyup, begenip yazar olmak isteyenler ile cazip, guzel. burada sizin gibi olmak isteyenleri degil, sizin gibi yazip "okunur" olmak isteyenleri kastediyorum.kisacasi dikkat ediyorum, sozlukte aslinda "okur" denince tartişilan kitle aslinda "yazar olmak isteyenler"dir cok buyuk oranda. benim okur olarak gordugum bu degil. beni geriye kalan kitle cildirtiyor. siz hic ne bileyim, mizah yazari olarak ornek vereyim, atilla atalay'in sidika'sini okuyup, atilla atalay olmak istediniz mi? cocukken muzaffer izgu okuyup, muzeffer izgu olmak istediniz mi? hayir. yazilarini okur ve begenirsin ya da begenmezsin, neyse, kitabi kapar takdir edersin, aklinda yazari yer eder, kitap yer eder. işte beni yazmaya iten bu kitle. acaba bir yerlerde birilerini var kilabilir miyim ki, delikan76 entrysi okuyup ayni bu şekilde, "- ben de yazayim..." demeden takip etsin yazilarimi?! 1 tane bile olmasi korkunc bir şey benim gibi siradan insanlar icin. beni benden aliyor bu hayal. boylesi var mi bilemiyorum tabi.* seni pek sozluk zirvelerinde gormuyoruz?zirvelerin pek cogu, ozellikle geniş katilimli olanlari yuksek muzikli, alkollu, sigara dumanli, bar tarzi, disko tarzi yerler. hic hazzetmem bu mekanlardan. bir de buna işi, gucu, evliligi, haftasonu ve akşamlari cikmama alişkanligini ekle.. anladin sen onu. danayim oglum ben. :)* sana mesaj falan atabilir miyim şu veya bu konuda, o veya bu zaman?kim olursan ol ve her zaman. sadece eger bana bir yazimdan falan kizdiysan -bu gibi orneklerle az da olsa karşilaştim- ve onun gazi ile mesaj atacaksan once yarim saat, bir saat bekle, ilk sinirini at, sonra yaz. kullandigin kelimeler ile etkileşimimiz tansiyonlu başlamasin. agirbaşli, sagduyulu tavrim her ortami kaldiramayabilir. tavsiye olarak soyluyorum bunu. cok cok faydali. ben uyguladim, uyguluyorum. sozlukte hicbir şey kalp kirmaya degmez.mesajlarina yanit gecikse de mutlaka gelir. gelmezse de saf kalpli olarak atlamişimdir, unutmuşumdur falan... kasten yanitsiz birakmam. uzun uzun sohbet garanti edemem ama mutlaka konuşuruz, anlaşiriz. soru ise yanit veririm, kisa/baştan savma davranmamaya calişirim zamanim mertebesinde.* bu yazdigin ilkeler, kendini anlatman falan, hakkaten binlerce entryi hep boyle mi yazdin, bu kadar planli, bu kadar disiplinli ve ne yaptigini bilerek?yok oyle şey. bazi şeyler once tanimlanip sonra buna uygun ilerler, bazi şeyler ise once ilerler sonra tanimlanir. sosyalizm ve kapitalizm gibi. ama burada once ilerleyip sonra tanim yapacaksaniz, yaptiklariniz istikrarli olmali ki sonradan sonraya tanimlanabilsin. ben bu istikrarla yazdigimi duşunuyorum 2,5 yildir. o yuzden kendimi tanimlamam zor olmuyor.mutlaka yukarida anlattiklarima uymayan, kendi kendimi inkar ettigim yazilarim da vardir. ama cok cok az sayida olacaktir. o da işin sicma payi. e biz de insaniz, o kadar da yer ac bana, şaştigim yerler olabilir?! hanima kiziyorum bazen misal.* ssg hakkinda ne duşunuyorsun?ssg'yi taniyorum desem yalan, tanimiyorum desem yalan. ben sozlugu kodlayan kişi, sozlukte teknik olarak moderator ve sozlugun sahibi olarak, "sozlukten bildigim ssg"'yi degerlendirebilirim sadece.oyle bakinca da gayet başarili. kodu yazmak, super site falan bunlar ayri işler. esas takdir edilecek veya kafa yorulacak yon bu degil. bu kadar insanla ugraşmak, habire baski altinda, eleştiri altinda, patlayan boyutta bir internet komunitesinin direksiyonunda, akan muslugunun başinda, icabinda yalakasiyla, icabinda problemlisiyle icice olmak kolay iş degil. mimar sinan'in "mimarlik" yonunu degil "devlet adamligi" yonunu onemsemek gibi bu. kendisi muthiş bir mimardir tamam ama, onlarca sadrazam, birden cok padişah ile "sermimar" olarak, yani bir yuksek burokrat olarak calişmayi becermiştir. benzeri konumdaki insanlar, bir nevi donemin burokratlari degişirken, hatta kelleyi kaptirirken.ben ssg'yi daha ziyade bu yonu ile degerlendiriyorum.biliyorum ki sozluk, ssg icin iyi coder olmasindan cok, yazmayi, mizahi sevmesi ozelliginin bir ciktisi. coder kismi daha ziyade arac. boyle olmasa coktan kirilirdi bu testi.* sozluk ile, yazilarin ile ilintili bir hayalin var mi?evet var. sozluk vesilesi ile geliştirme ve eger varsa gosterme imkani buldugum yazilarimdan veya mizahimdan hareketle mizah icerikli metin/senaryo/reklam/oyun yazmak, daha dogrusu "yazan bir ekipte sinek olmak" istiyorum. buna bir firsat ciksin ve bu iş, eger kotarirsam, profesyonellige acik olsun istiyorum. daha dogrusu hayal ediyorum. bu işlerin de bir disiplini, murekkep yalamişligi, ayri bir formasyonu vardir tabi. iki tane kaliteli şaka yaptik (o da harbiden yaptiysak) diye, al gel oyun/dizi yaziyoruz, gel katil diyecek halleri yok ya. dedim ya hayal işte. hem yaş da bir milyon... :(* başka soylemek istedigin bir şey var mi?yok. ilerde olursa da buraya, bu entrye eklerim. bu entryi "sozukteki ben"i ve yazilarimi anlatmak icin yaziyorum. genel anlamda delikan76 nickli şahsi anlatmak icin degil. ben sibel can degilim, bu da pazar keyfi roportaji degil. hem sen bile yoksun salak.* butun bu uzun entryi okuyanlar sence delikan76 icin ne duşunmeli sence?yazdiklarimdan ne anliyorsa, onceden benim hakkimda nasil bir izlenimi, onyargisi varsa onunla harmanlayip, "istedigini" duşunur. buna karişacak degilim ya. yalniz şunu anlar ki herhalde, ben bunu kacirmamasini isterim, sadece yazmiyorum, yazdiklarim beni nereye goturuyor, beni nereye koyuyor, nasil algilanmami sagliyor, burasi matrix mi diye kafa yoruyorum en azindan.* cok yakişiklisin, gobegin de yok. var dedilerdi!?kulliyen yalan.not: cok uzun zamandir, kendi başligim altina sozlukteki beni ve yazilarimi anlatma niyetim vardi. misafir odasi'nin acilmasi ve oradan da akan etkileşimler ile bu istegim daha da artti. boyle bir yazi yazmayi coktandir istedim. bunun sebebi biraz da cok sik karşilaştigim konulara tek deginmek ve yuku atmaktir daha once de soyledim. sorulabileceklere, merak edilebileceklere, bir nevi toplu yanit veya yanita gerek birakmayan bir deklerasyon bu yazi benim icin.otomatik odeme hesabina para gondermeyi unutup telefon hattimin kapandigi bir ayda, sozluksuz gecen ilk haftasonunda, sonralari gunlerde bazi eklemelerde de bulunarak toplam 5-6 saat kadar ugraşarak yazdim bu yaziyi.umarim bu yazi bana, en azindan "gelmeyen sorular" olarak zaman kazandirir, daha da onemlisi capi geniş bir delikan76 tanimi ile farkli algilanma oranimi duşurur, isabetlisini artirir.

bakınızlarını takip ederken uzaya fezaya doğru yollanabileceğiniz hatırat kollektörü.

4 yil ayni siralarda dirsek curuttugum simdi ise ayni basliklarda klavye eskittigim arkadasim.

bugun, sozlukteki 4. yaşgununde, sozluge uzun bir ara verecek olan adam. 2005'deki son entrysini yaziyor olan adam. en az 2007'e kadar sozlukte bir yazi altinda nicki gozukmeyecek olan adam. bizim oglan (bkz: delikan05) "- çöclük" demeye başlamadan en azindan...yani, giden adam.4 senedir agladik, gulduk, bilgilendik. sozluge hep zevk aldigim icin yazdim. ben zevk aldigim icin. hicbiriniz burada olmasa, sadece kendim okuyor olsam da yazacaktim. ben "sozluk yazmak icin" akimindandim. "sozluk ego icin" ya da "sozluk tribunler icin" akimindan, ya da herhangi bir başka akimdan olmadim. (bkz: yazma sebepleri) ya da olmamaya caliştim diyelim. cunku cekici bir arenadir, belki dakikasi gelmiş de gaza gelmiş olabilirim. kendim bile begenmesem de yuzlerce copluk yaziyi yazmaktan, belki arada bazi kisa yazilarda goz gore gore sacmalamaktan, bakiniz vermekten, abuk subuk, ucuk mizah denemelerinden kacmadim. cunku sadece ve sadece "yazmaktan" zevk aliyordum ve sadece yazmak denen şey "vişlnypubeqip oegkrthpnmrw üpovm rpbomnpübn rpwob/76" gibi birşey bile olabilirdi benim icin...hala boyleyim ve boyle duşunuyorum.lakin son 1 yila yakindir sozlugun yazma yonunden aldigim zevk oldukca azalmiştir, neredeyse bitmiştir. eglenemiyorsam buralarda olamam, olmamaliyim. uzun ve cok sigara icilen, sohbetli muhabbetli bir akşamdan, geceden sonra "zevk almadigin sigarayi icmek" durumu vardir ya, bir nevi bu duruma duşmek istemem, daha dogrusu sanirim duştum, uzatmak istemem.eglenemiyorsam, benim icin onbinlercesini bastiginiz "şukela"lari, "cok kotuleri", karmasini vesairesi gibi sayisal, nicel amaclarim olmadigina, cinsel yaşamim sozlukteki bayan arkadaşlarimdan katki beklemedigine, maddi yaşamim sozluge yazdilarimdan katki beklemedigine gore ara verme, ya da belki temelli gitme zamani gelmiştir. aslolan yere, sine-i okur'a donuyorum. icimdeki eglencenin geri gelmesini bekleyecegim. sozlugu ozlemeyi bekleyecegim. daha dogrusu sozluge yazmayi ozlemeyi ve bu ozlemi biriktirmeyi bekleyecegim. patlayacak kadar buyuyunce, buyurse de donecegim.bu durumda sozlugun kendisinin ve icindekilerin, yazar arkadaşlarimin hemen hicbir etkisi yoktur. yani kalabaliklaşma, coluk cocuk etkisi, politize sozluk, kotuleme mafyalari, hayatinda sadece sozluk varmiş gibi davranip buyuten mallar gibi etkiler de "zevk almamamda" dolayli etkiler sergilemiş olabilir ama dolaysiz etki degildirler hicbiri.4 senede cok şey gordum. cok arkadaşim ile taniştim, yaziştim. yilda ortalama 6000 yazi yazdim. tek bir prensibi hicbir zaman hicbir ruh hali icinde bozmadim, ya da bozmamaya caliştim. "kalp kirmamaya" ozen gosterdim. becermiş oldugumu umuyorum. beceremedigim kişi var ise ozur diliyorum. kalan rahatsizliklar, sozlugun konsept limitleri dahilinde sadece ortaya yazdigim yorumdan, tespitten, tahlilden, kisacasi entryden olabilir, e o kadar da olacaktir, okuyanin icsel problemidir. onlarin hepsinin arkasindayim.sozluge girmeye devam edecegim. yani şifremi yazip, login olarak girmeye de. mesajlarinizi okurum, yanit veririm. yazilarim zaten duracak, her zamanki gibi. size mesaj atip badilerime hal hatir sorabilirim. yani bir "terkediş" degil bu, sadece yazmamak karari. muhtemelen en cok girdigim site yine ekşi sozluk olacaktir.moderasyon tarafindan silinen yazilarimi edit ederim, zirvelerden gelecek olduguma gelirim, begendigim yazilara şukela veririm, sozlugu sevmeye, sozlukcu olmaya, kendimi oyle tanimlamaya devam ederim. ustelik emin degilim yayinlarlar mi, yazi verecegim inşallah, bazi "ekşi" yazilarim da yayinlanir, orada yazma hevesimi tatmin ederim.okuma olarak zaten problem olmayacaktir. ilk aklima gelenler olarak nazmiye demirel, gauche, cohesionless, cyrano, eyco yazilarini bazen kendiminkiler kadar zevkle okuyorum. sadece bu kadar degil, burada degerli, iyi yazar arkadaşlar var bir suru. onlar başta olma uzere hepinizden devam edecegim sozlukten okur olarak zevk almaya...gidip de donememek, donup de bulamamak var. hakkinizi helal edin, varsa benimki size helaldir.ben yazmak icin yazdim, bazilariniz "sizi mutlu ettigini soyleyerek" bunu daha degerli hale getirip paylaştiniz.bir zaman goruşuruz.

bunca zamandır takip ettiğim,yazdıklarını okuyarak mutlu olduğum insan.ara verdiğini okuduğumda üzüldüm;ancak gerekçesine göre sanırım bir molaya ihtiyacı var.*

(bkz: nerde bende o yurek yardan cayacak)

giderken entiri sayisini 24.000'de birakmis. kusurat sevmiyor zaar.

21.yy'daki evlilik kurumu ve geleneksel yasam bicimleri (aile vs) hakkindaki goruslerine tamamiyle katildigim, sozlukte en begendigim entrylerin bir cogunda imzasi bulunan yazar.

sözlüğü şu an bulunduğu duruma getirip, sonradan vazgeçenlerden biri.kendisini tanımam etmem. ancak şu bir gerçektir, yazdığı her yazıyı dikkatle okur, ve muhtemelen çok da eğlenirim. delikan76 sözlük için bir değerdir, tıpkı terkeden diğerleri gibi. artık kızamıyorum bile, bir de mantıklı sebep verme modası geldi, kimse suçlanamıyor eskisi gibi. 24,000 entry. oku oku bitmez. biz tekrar ederiz hepsini o dönünceye kadar, sonra kalındığı yerden devam ederiz, eğer dönerse. özleyeceğiz o süre zarfında.

bugüne kadar tanimam etmem diyerek her günüme ekledigi gülücüklere* bir tesekkür bile etmedigim ve fakat giderayak ellerinden öpüp mutluluklar diledigim insandir.oglani yetistirip beraber dönse sözlüge de iki olsalar dedigim aliendir.

(bkz: yolculuk nereye hemserim)

ekşiye yazdığı düğün durumunu en alasından yaşamış yazar. yok ben yaşamadım diyorsa pırlantalar üzerine yemin eder mi merajk ediyorum. ayrıca yazmama sebebi delikan05'i öss'ye hazırlama çabasındandır.

2 entry'sini silmiş kardesim benim.23,998..s..s... 2 tane entry'n ellerinden öper..bekliyoruz kardeşim.24,000'e tamamlican.

muhtemelen hayatımın sonuna kadar hayatımın içinde olacak kişidir. bu cümleyi bir daha okumak gerekebilir.

yeni doğmuş oğluna 15 sene sonra kullanılacak hesap (bkz: delikan05) rezerve ettiği sözlüğün yildiztilbezeverler tarafından ele geçirilmemesi için dönmesi gerektiğine inandığım insan. haklı olarak, oğluna, eşine, hayatına zaman ayırmak için sözlüğü terk etmiş olsa da, medyayı, sokakları, tüm ülkeyi ele geçirmiş yildiztilbeseverlere karşı ayakta kalması gereken son kalenin, sonunun benzemesini istemesem de yildiztilbeseverlerin karşısında bir alamo kalesi, bir estergon kalesi olmasını yakıştırdığım sözlüğün, yildiztilbeseverlerin eline geçmesi halinde oğlunun da büyürken arabesk-pop-ümraniye-balgam kültürünün etkisi altında kalma tehlikesi vardır.delikan05 okula başladığında belki de sırasının üzerinde duracak tabletlerden arkadaşları ile sözlüğe girecek, güzel bir şeyler üretmeye çalışanlara "yaaaraaumu yiiuuueee" diye laf atıp kötü adam kahkahası atanları okuya okuya kimliği bir yildiztilbesever olarak şekillenecek; sözlükten ve sözlüğü istila edenlerden etkilenen basının haberleryle, yorumlarıyla düşünsel dünyası zehirlenecek ve babasına, annesine yabancılaşacak, siz geri kafalı sıkıcı insanlarsınız deyip dönemin yildiztilbelerinin konserlerinde kendinden geçecek. günde onbeş yirmi dakikanı sözlüğe ayırıp, kafası karışmış gençliğe yol göstermek seni oğlundan uzaklaştırmaz delikanlım. koşarak dönmeni bekliyorum.kendisine buradan bir de şiir armağan etmek istiyorum.delikanlıyım dedin sonra düğün dernek evlendin,mağaza mağaza dolaşıp mobilya, çek-yat seçtin, belli ki aşık oldun, sevdin. anladık ki delikanlılık aşkmış, ama anlamadık ki, neden koşa koşa kaçıp gittin.

melancholia vakti zamanında "neden hep; cocugu erkek olursa ilk olarak pipisinin boyunu ölçeceğini düşündüğüm cinsellik profesoru*" diye yazmış kendisi için. valla boyunu ölçtümü ölçmedi mi bilmiyorum ama bize cep telefonundan delikan05'in pipisinin resmini gösterdi.

yazdığı pek çok şeyin beni sinir ettiği, pek çoğunun güldürdüğü, ileri gözlem derslerinin bir numerolu profesörü. bu gün entrylerini gördüm ve "aha döndü mü lem" dedim bi kaç kez kontrol ettim. evet sahalarda görmek istediğimiz bir yazar geri gelmiş. ne güzel.edit: ulen yuvarlama yapmak için dönmüş. bak yine sinir etti beni.

silinen 5 entarisinin yerine 5 tane entari dikip sayıyı 24000'e fiksleme niyetindeki adam. buradan moderatörlere sesleniyorum, düzenli olarak silin bu adamın entarilerini ki daha çok okuyabilelim

entrylerine olan özlemimi, iki başlıkta bir bakınız vererek (illa o konuyla ilintili harika bir entrysi mevcuttur) ya da kenarda köşede kalmış, yeni yazar alımlarından sonra tekrar elden geçirilmesinin çok eğlenceli olacağını düşündüğüm başlıklarına entry girerek dindirmeye çalıştığım yazar. hatta sol frame'i hareketlendirmek, sözlüğün eski tadını yakalamak adına şöyle bir kampanya bile başlatılabilir; (bkz: delikan76 başlıklarını elden geçirme kampanyası)özledik bea..

loto toto oynamamasi gereken vatandas(bkz: #7598865)

yuvalama çorbası için bir kez daha, yeniden sözlüğe beklediğimiz yazarkasap. zira (bkz: 23999).

bir entrysinin daha silinmesiyle entry sayısı 23.998'e düşen ve en kısa zamanda bunu 24.000'e tamamlamak için iki adet yeni entry girmesini beklediğimiz yazar.(bkz: #9441523)

rumuzunun açılım şifresinin "-lı" olduğunu sandığım yazar.delikanlı 76lı**

detaylara hakimiyeti, ince esprileri, tartışılmaz gözlem yetenği ve tabi ki hınzırca kullandığı keskin zekasıyla okunan her entrysi sonrası "ah be abim nere gittin, neden gittin" isyanlarına sürükleyen sözlük abisi.

ekşi duyuru'ya tazesinden bir adet duyuru yazmış güzel yazar. eksik olan 13 entry'sini girip total'i 24.000'e tamamlamasını bekliyoruz.

deliler gibi sozluk sifresini aradigim asmis yazar. bi bulsam login olup sourlemonade de alicam solugu. entryleri yedekle diyip hepsini indiricem bilgisayara. sonra hepsini a4 kagitlara bastirip ciltlettiricem. o kadar begeniorum ben bu adami. keske "delikan76 entrysi getir" butonu olsa da eskitsek. (bkz: hastasiyim)

hasan nasrallah başlığındaki ilk; "hizbullah terör örgütü lideri" entirisini, 4 yıl sonra hasan nasrallah; "hizbullah örgütünün lideri" şeklinde değiştiren hakikaten delikanlı adam.

Rasgele

+ living death
+ soket
+ boktan biri olsan da sadece seni istiyorum
+ sanayi
+ ziyi zhang
+ turk ordusunun balans ayari yapmasi
+ ardesen
+ himini
+ 6 easy pieces
+ jeux d enfants
+ puschkin
+ akilli ol senin aklini alirim
+ saclarini kazitan erkeklerin yasadigi diyaloglar
+ kirmizi isikta taksici dovmek
+ ferahnak asiran
+ duvarlara carpmadan yurumeye calismak
+ bandini
+ necare
+ itunes
+ borsa terimleri

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam