|
|
cocuklari adam yerine koyan birkac dergiden biri.
benim çocukluğumda görme şansına erdiğim en acaip bilim kurgu çizgi romanlar vermiş dergidir bu dergi. kaçırdıklarımı da sonradan ciltlettirilmiş halinden okumuştum. ateş topu, flash gordon gibi çok süper hikayeleri vardı. manyak gibi okurdum onları. çizim kalitesi de süperdi. sonradan sonraya gördüm, böyle severek okuyan tek ben değilmişim ki, bu hikayelerdeki çizimleri ve konuları birebir kopyalıyan türk işi çizgi romanlar yayınlanmıştı. yüzbaşı volkan ve kaptan venüs bunlardan birkaçıydı. ali recan da çok sevmiş olmalı ki, oturmuş karbon kopya yaparaktan bunları çizimlerine konularına kadar araklamıştı. hey gidi günler hey...
tüm zamanların en güzel dergisi. ozan hugo ve ayısı vardı bi de bu dergide, çok severdim. altın beyinli adam diye süper fantastik, korkunç bi hikaye de vardı son sayılarından birinde, beyni altından oluşan ve insanları memnun etmek için her gün beyninin bir parçasını koparıp satan, sonunda da ölen bi adamın hikayesini anlatıyodu, hala aklıma geldikçe ürperirim. çocuk dergisi demeye bin şahit isterdi vesselam.
sonlara yakin sayfalarda "limonun yarisi nedir?" cevap: "lim-bes" tadinda espirilerin bulundugu bir kose barindiran dergi. o koseleri okuya okuya kac cocugun espiri anlayisi geri donulmez bir haraba ugramistir bilinmez. hayvan ciftligi vardi, o zamanlar anlamamistik tabi degerini ama olsun...
benim mektubum mu, şiirim mi ne yayınlandıydı da çok mutu oluştum. bu hadise ceryan ettiinde max 8 yaşında olsam gerek.
scrabble oyununu moda haline gelmeden yillar once dilmece adi ile cocuklara ogreten oncu cocuk dergisi. bir donem bir hikaye yayinlarar ve hikayenin kalanini okurlarin tamamlamasini isterlerdi de bir devam hikayem yayinlanmis ve kitap kazanmis, baya mutlu hissetmistim kendimi.
son sayılarında timoti diye bana çok şeker gelen bi kuşun tek sayfalık çizgi roman hikayeleri vardı.
gectigimiz yillarda sadece birkac sayi cıkıp sonra ortadan kaybolan "album" dergisinin bir sayisinda dogan kardes yayinları ve dergiye adini veren dogan'ın isvicre'de cıg dusmesi sonucu olumu uzerine epey uzun bir yazi vardi. dogan kardes yayinlarinin ayrica bir sürü de cocuk kitabi vardı, ilk aklima gelen ve en sevdigim, uykudan once anne-babalarca cocuklara okunsun diye yazılmıs kisacik bir suru masaldan olusan, adı da -yanlıs hatırlamıyorsam- "allah rahatlik versin" olan kitapti.
bir dönem çıkan, buram buram kalite kokan dergi. içinde öyle bölümler vardı ki çocuk dergisi demek ayıp olurdu. yazı dizileri olurdu yurtdışıyla ilgili, bir de çeviri hikayeler yayınlanırdı, bulsam gene okurum. ciltlerini hala aradığım, bulursam üzerine atlayacağım dergi.
benim çocuklugumda vardı,babamın cocuklugunda da daha gerisini bilemiycemen güzel cocuk dergisiydi,şeytan çekici pen,tarzan,yıldırım kaptan,ateştop falam vardı içindeen güzel bölümü dolu dolu anadolu diye efsane anlatan bir bölümdürivayete göre dergiyi çıkaranın oğlu doğan isviçrede kayak kayarken çığ düşmesi sonucu ölüyor ve dergi onun anısına çıkartılıyor...
üye olup aldığın kredi kartı tadındaki kırmızı kartıyla bilumum yerden indirim alabildiğin dergiydi zamanında.
çocuk güzelliği yarışmasına vesikalık resmimi gönderdiğim,halamın kızının finale kalıp kendimin elendiği,"yüzüm kızardı mı?"adlı şişko bir kızın utandığı durumların küçük çizgi hikayelerinin olduğu,hacivat ile karagöz'ün oğullarının 40 küpe daldıkları 40 sayıya yakın süren maceraları olan,tarzan,devler ülkesi,spirou gibi sayısız çizgi roman yayınlayan harika çocuk dergisi.
cocuklugumun super dergisi.. ozellikle gezgin veli'ye hastaydim diyebilirim..
george orwell'ın hayvan çiftliğini(çizgi roman şeklinde yayınlamışlardı,çok ağır gelmesin diye heralde),ıtri'nin hayatını ilk bu dergide okumuştum.içerik çok zenginmiş ,şimdi anlıyorum.posta kutumuzdan 3 ayda bir çalınırdı dergi.ben gün sayarken derginin yadellere gitmesi çok koyardı, o gazla dolanırdım bütün apartmanı gördünüz mü diye.hiç çıkmazdı ortaya.direk postacıyı bekleyip elden teslim alınca çözüldü sorun.yararlıymış,devam etse yayınlanmaya keşke.
deli bir arşivci olan dayımda 1. sayısı da bulunan dergi.. hatta aynı cildin "geleceğin ressamları" adlı bölümünde şu an ünlü birer ressam/karikatürist olan bikaç kişinin 7-8 yaşlarındaki çalışmalarını görüp gülmüştük bayaa..ayrıca taşkafa ve bilgisayar serisiyle bende derin bir bilgisayar aşkını başlatan dergi olmuştur kendisi..
tortaks, kahraman ozan hügo, ikiz kardeşler, profosör tonton gibi çizgiromanlarıyla elimizden düşürmediğimiz dergiydi..
1990'lı yılların ilk başlarında tekrar çıkmış ve yaklaşık 3-4 yıl sürdükten sonra yayın hayatına veda etmişti. bir de ilkokullar arasında bir fen bilgisi proje yarışması düzenlemişti. konusu tam hatırlayamamakla birlikte turkiye'nin yararına olacak olan bir şeyin ortaya konulması idi. samandan mantar yetiştirmeyi beceren bir kız öğrenci ve öğretmeni bu projede birinci olup dergi tarafından uluslararası yarışma'da turkiyeyi temsil için brüksel'e gönderilmişlerdi. baskı ve kağıt kalitesi çok iyiydi.
(bkz: dogan kardes kitapligi)
yapi kredi bankasi kurucusu kazim taşkent'in oğlu doğan' in ölümü sonrasi yayin hayatina baslayan dergi. onceleri banka promosyonu olarak çikarken sonralari turkiyenin en kapsamli cocuk dergisi olmus ve 30 kusur yil kesintisiz yayinlanmıstir.
gelmiş geçmiş en iyi, en güzel baskılı çocuk dergisidir.(bkz: dolu dolu anadolu)
türkiye'de şu ana kadar çıkan en kaliteli çocuk dergisi...hayvan çiftliği'ni çizgi roman olarak yayınlamak başka hangi derginin aklına gelir ki...bir sayıda ağustos böceği ile karınca hakkında bir yazı vardı..."herkesin tembel dediği çalgıcı ağustos böceği, o sesi çıkarmak için kanatlarını birbirine öyle çok sürtmek zorunda ki, kanatları yanıyor, ve yumurtalarını bırakırken de ölüyor" gibi şeylerden bahsediyordu ki, bu şimdiye kadar yerleşmiş bir önyargıya karşı yapılan en dokunaklı argümandır herhalde...bunca yıl aklımdan silinmediğine göre...bir ağustos sayısında da "küçük gemi" adlı nacizane şiirim basılmıştı, ikinci sınıftaydım, hatta bütün sayfayı da gemi konseptine göre düzenlemişlerdi de, sevinçten havaya uçmuştum. umarım kimse arşivlememiştir dergiyi bu arada:)
çocukluğumda tiryakisi olup da unutamadığım teksas tommiks kitaplarının yanısıra, anılarımda yereden çocuk dergisi..gerçekten çok kaliteliydi..hayvanın 25 nisan 2003 tarihli sayısında yer verilmiş derginin öyküsüne..23 nisan 1945'te çıkmaya başlamış..dergiye ismini veren de yapıkredi bankasının kurucusu olan kazım taşkent'in oğlu doğan taşkent..30 yıl boyunca devam etmiş, paşalar gibi..ben sonuna yetişebildim ne yazık.. gazeteci yazar mine söğüt, yapı kredi yayınlarından çıkan kitabında doğan kardeş dergisinin öyküsünü anlatmış..okumalı..
70lerin sonunda yayinlanan bir sayisinda annesinden para isteyen, vermeyince de annesini bicaklayan genc bir adamin hikayesi yayinlanmisti. adam annesinden niye para istiyordu filan onlari hatirlamiyorum ama derinden etkilemisti beni. hatta sonra sinifcak (galiba 5inci siniftaydik) kucuk bir tiyatro oyunu haline getirmistik bu hikayeyi. oynarken gozlerimden yas geldigini hatirliyorum.edit: galiba o hikaye 70lerin sonunda yayinlanmamisti. annemin zamaninda okudugu ve ciltlettigi (50ler??) dogan kardeslerden birindeydi...bilemedim.
(bkz: doğan taşkent)
anne ve baba'nın "bak bu benim çocukluğumun dergisi idi" diye verip, çocukluğuma kazandırdığı leziz dergi. hatta baba kimsesinin yapı ve kredi bakası sosyal işler bölümünde çalışması sebebi ile, bir gün derginin çıktığı mahali ziyeret edip getir götür işine bakmış neşelenmiş idim.ve gerçekten de "eee,ööe üç pembe top neşeyle zıpladı ..." benzeri kelamlar yerine 6 yaşındaki bir çocuğun zihinine; butun hayvanlar esittir ama domuzlar daha eşittir kelamını neşeli bir kaşıntıyla salan yegane dergi olması da hatırlanan en belirgin neşelerinden biridir.
çocukluğumun unutulmaz dergisi. hatta 89-90 senesinin tüm sayıları bir ciltte toplanmış halde hala odamda duran dergi.
(bkz: vedat nedim tör)
behiç ak ve memosunu barındıran dergi...veda sayısını verdiklerinde salya sümük ağladığım kağıttan hayalden tomarlar.pembe kuşa ne oldu diye sordurtan,resim yarışmalarında hiç birinci olamadığım olanları kıskandığım,kıskançlıktan öldüğüm...muzik sayfası olan ,poster kıvamında kocaman resimlerin altını okuduğum koca paket içinde adıma gelen ,beni mest eden dergi...
abone oldugum ilk dergiadres kısmında benim adım yazardı da nasıl gururlanırdım önemli birisiymişim, bana özel dergi yolluyorlarmış gibi. halbuki ne alaka; parasını verip abone oluyorsun ama çocukluk işte.neyse nerede kalmıştık, efendime söyleyeyim acaip kapsamlı, oldukça egitici ve ögretici bir dergiydi bu. dogan kardesten cok sonraları cıkan cocuk dergileri yok miço'ymuş bilmem neymiş onun eline su dökemez.*
zamanında adına takıldığım dergi. doğan bir kuştu, olmadı arabaydı, ikisinden de kardeş olmazdı, ne sikindirik isimdi. çok sonraları öğrenince derginin adının hikayesini, bir miktar üzülmüşlüğüm vardır be sözlük...klasik deyişle kaliteli ve seviyeli bir dergi idi; çocuk dergisinde seviyesiz ne olacaksa...
60 ve 70li yıllardaki sayılarını babamın ciltletmesi sayesinde çocukluk yıllarımda okuma şansına eriştiğim çok güzel bir dergi. gerçekten fasikülleri bilgi hazinesi değerindedir.içeriğinden hatırlayabildiklerim; zero x adında bir uzay macerası çizgi dizi vardı. sonra bildiğimiz tarzan'ın siyah beyaz çizgi romanı. her sayıda bir minik hikaye de olurdu. bu hikayeler türk veya yabancı yazarların güzel eserlerinden oluşurdu. sonraları trt'de çizgi filmi gösterilen şirinler'i doğan kardeş dergisinden strumpf lar (veya ona benzer bir ad) adıyla okumuştum. hatta mantar cüceleri diye de geçerdi. mantar evlerde yaşadıkları için. dergiyi çok beğenip, babama yine alalım bu dergiden dediğimde, artık yayınlanmıyor demişti. bu da 80lerin başları idi. (dergi 1978'de yayınını bitirmiş) elimizde kalan 8-9 adet cildi çevire çevire senelerce okumuştum.
okumayı öğrenmeden evvel almaya başlamıştım doğan kardeş'i. dergi kapanana dek, tüm sayılarını biriktirdim, heyhülâ gibi üç tane cilt elde ettim onlardan. ne güzel duruyorlar kütüphanemde.
çocuk masallarında başka bir hayvanın doğan kuşuna hitap şekli:-doğan kardeş, doğan kardeş! bak ben doydum şu tavşan kardeşi de sen avla istersen.-teşekkür ederim doğan görünümlü şahin kardeş! çok mutluyum..
küçük gemiküçük gemigüzel gemisöyle banayola mı düştün?güzel gemişirin gemisöyle banaizmir'e mi antalya'ya mı gidiyorsun?güzel gemiakdeniz'e mi ege'ye mi gidiyorsun?söyle banaküçük gemiküçük glass sealed'ın duyarlı şiir yaşamı resmi olarak bu şiirle başladı, yıl 1990, doğan kardeş'in o sayısının o sayfasını sular bastı ve gemideki tatlı çocukların ağzında kalan şekerimsi tad hiç geçmedi. bu ıslak sayfa mesela örneğin belki de kesinkez kim bilir, benim arşivimde.
doğan kardeş dergisi bir de ulusal çocuk kurultayıdüzenlemişti, 1990 yılında, enis rıza ve ekibi de belgeselini çekmişti. farkında değildim ama olağandışı bir hadiseydi.
çocukluğumuzun unutulmaz parçası, en çok arka sayfadaki bilmeceleri severdim o sıralar.ordaki bilmeceleri hemen ezberleyip arkadaşlarıma sorardım.
yuzlerce sayisini ciltletip kutuphaneme koydugum, hala arada bi acip baktigim, gelmis gecmis en kaliteli, en guzel cocuk dergisi..
(bkz: milliyet cocuk)
gülten dayıoğlu'nun omuzlarında yükselmiş bir imparatorluk.
(bkz: milliyet kardeş)
bizim çocukluğumuzun şimdilerden kat kat güzel olduğunun ispatı.
bir çocuğun içine entellektüelliğin tohumlarını eken, tarihten mitolojiye, bilimden sanata her konudan bir şeyler bulunabilecek atmaya kıyamadığım ve kendi çocuğumun * da okumasını istediğim çocukluk dergim
yıllar boyunca her sayısını heyecanla okuyup hatmettiğim, bana edebiyatı ve sanatı sevdiren dergi. adeta çocukluğum benim. özlüyorum..
(bkz: doğan güneş)
ekim 1988 sayısıyla uzun bir aradan sonra tekrar yayımlanmış, fakat bu da sanırım 1994 yılında sona ermiş süper dergi. enis batur, kemal aydabol, gülten dayıoğlu, ege madra, piyale madra gibi isimlerin katkılarıyla hazırlanan çocuk dergisiydi. şimdi şöyle bir göz gezdirdim erhan bener, sait faik, roald dahl gibi yazarların öyküleri bile bu dergide varmış.
80'lerin sonunda tekrar yayına başladığında, avrupa birliğine üye ülkeleri tanıtan bir bölümü vardı.her sayıda 8-10 yaşlarında bir çocuk kendi ülkesini anlatırdı;hatta son bölümde birliğe aday ülkeler arasında türkiye'nin de ismi geçmişti.*
(bkz: kırmızıfare)
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |