dogmamis sevgiliye mektup

''en iyi sevgili hiç doğmamış sevgilidir,, düsturundan hareketle kaleme alınmış,gönderilip gönderilmediği,okunup okunmadığı bir muamma olan,meçhule mektuplar katagorisinde 10 hüzün tadında olabilecek mektup kuşağıdır. hamiş:bu mektupların okunması, yazarının öldüğü zaman koşuluna bağlıdır.

arkadaşlar güldüler bugün bana sana mektup yazıyorum diye.ayrılacak bir gün senden nasıl olsa!yapar mı hiç,ayrılır mı benden.yüreği kağıttan mı?böyle dedim aynı;yüreği kağıttan mı?,, çok güldüler yine..onun yüreğini bilmeyiz ama ''senin yüreğin kağıttan!,,dediler.''olabilir'' dedim.''olabilir'' herşey;ama olur mu öteki söylediğiniz?,,sustular.''nasıl dayanır öyle bir acıya hepatrol? -sana acımıyor o,yazmıyor mektup. -gelsin günü,yazacak. -girince mi mezara? -...

gerçekler çok dövüyor beni bugünlerde dayanamıyorum!sis içinde kafam;yüzüyor gibi.düşünemiyorum doğrudürüst;düşünmeye başladım mı,pelteleşiyor beynimdeki sözcükler,su gibi oluyor.dilediğini söylersin sen bana.susma yeter ki! ''mezarına yürüyen bir insana el sallayalım,gülümseyelim hiç değilse ,, de. unutma hepa'nı küçük çiçek..

mektup amacina ve sahibine ulasirsa 20 yasinda kizin 70 lik sevgilisi veya 70 lik ninenin torunu yasindaki sevgilisi durumlari gercek olur.

senden sonraki günlerim güzel olur mu?ya olmazsa?senden sonraki günlerim de,o aynı ürpertileri,o aynı içe kar yağışları getirirse?tuhaf ya,ağlayacakmışım gibi titriyor çenem şu an,ağlamıyorum ama.gülesim geliyor,gülüyorum.gülmekten yazamıyorum;çenem,dudaklarım titriyor..sen daha doğmadın ki!!!

(bkz: domalmış sevgiliye mektup)

çok kısa ve net olmalıdır.."sübyancıyım, bilesin..."

sübyancı olmayan idealindeki sevgiliyi bekleyen,kendini ona hazırlayan bayan kişisi de olabilir.

(bkz: doymamis sevgiliye mektup)

(bkz: goodnight my someone)

ileri görüşlü ya da posta idaresine güvenmeyen bir sevgilinin mektubudur.

birgün gelip bana kızıp bağıracağın günler olacak.n'olur bağırırsan?yanımda olsan da,bağırsan hep,gücenmem ki!bağırsan da ''canım'' diyen gözlerini gizleyemezsin ki!bir damlacık oldu mu bu mektubum;gücendin mi?çok uzunlarını yazarım sana,gücenme!

yazın ivecen,sabısız günlerinden biri gizlice kaçmış sanki.öylesine güzel bir hava;ağaçlardan bulutlardan,güneşten ballanmış birşeyler yağıyor.öğleden sonra çalışmadım bugün,izin aldım.kadıköy'de yürüdüm sahil boyunca.teknelerden birinden balık ekmek yedim.doymadım,çeyrek ekmek daha.o iyice ayıklanmamış balıkları inanılmaz iştahla yerken,sendin aklımda yine,seni düşündüm; ''o da olsa şimdi,, diye geçirdim içimden.çok seversin sen de böyle şeyleri eminim..

gizli gizli bak gözlerimin içine;gözlerinle gözlerimi öp.yumuşacık,dalgın.sevdalılar öyle bakar,öğrenirsin!

askim,bugun babana bir kilo portakal satarak, askimizin ilk tohumlarini attim,manav husnu

sevgili.sen bu satırları okuduğun zaman ben muhtemelen tohuma kaçmış olacağım. aramızdaki ilişki nasıl bir şey olur bilemem; pek iyi bir şey olacak gibi görünmüyor. ısrar edersen lolita tadında bir şeyler deneriz. öpüyorum.

nasılsın annenle,seviyor musun?sevdiğini ,güzel birmanzaraya bakar gibi baktığını biliyorum ona.-beni seveceğin kadar belki.belki çok- çok mu yazdım,bunalttım mı,''okuyamayacağım bu uzun ve pörsük mektupları,,diye mi bağırtıyorum seni boyuna?

özlemlerim var.. namuslu,sıcak çorbamı içebileceğim,saran,öpen bir eve.hastalansam bakacak,ölsem gömecek,sahi gömersin beni değil mi kendi ellerinle?sen olmalısın yanımda.

kaçıncı kez yazışım;yazıyorum yine;kızma!'' evlenelim'' diyeceğim.''sessizce evlenelim.kimse duymasın.biz bile.kar sesi gibi usul usul'' bir yaprağın döne döne düşüşü,mor bir bulut,camın terleyişi,çok sevdiğimiz bir bir çiçeği,bir kediyi öpmek isteyişimiz gibi küçük küçük şeyler bile,sevdiklerimizi,yakınlarımızı,ölülerimizi,hiç doğmamışlarımızı getirir aklımıza,ürpeririz; ''susmuyor onlar,, deriz.hiç susmayan anılarımız biriksin bizim de..

saat beş;bir parkta yazıyorum;denizin yanı hemen;vapurlar,sandallar geçiyor yorgun;ağır bir yosun kokusu.seninle de gelelim buraya..anlıyor musun yazımdan,ellerim titriyor.hasta olduğumu düşündün birden,biliyorum;güzel yüzün gölgelendi. hayır,iyiyim;düşündüğün gibi değilim.kansızlıktan galiba.üzüldün mü?üzülme! ''kansızmış sevdiğim,,diye tasalanma.buna da gülebiliyorum çünkü,ayrı bir tad çıkarıyorum bu hastalıktan.ne güzel mi ? soytarı bir yel -benden de soytarı- saçlarımı atıyor yüzüme.

doğumgünü armağanın dolaşıyor içimde günlerdir;ne alsam?değişik,kimseninkine benzemeyen olmalı.kara gizlenmiş küçük bir çam ağacı mı,yıldızların salkım salkım aktığı bir temmuz gecesi mi,akvaryumda bir balık mı,benim ağlamamı taşıyan ,bir teyp bandı mı?

ne çok özlüyorum seni bir bilsen;beni öpüşünü,saçlarımı sevişini,annemleşmeni..kahve yapıyorum akşamları kendime.seninle de içmek isterdim böyle köpüklü köpüklü.-ispirto ocağında çok güzel pişiyor kahve-arkadaşım eşlik etti bugün bana.seni konuşuyorum ona.''bir sevgilim olacak,su gibi,hiç doğmayacak'' diyorum;mektup yazmamasına bakma!beğenirse,severse.. böyle şeyler söylüyorum hep,içer gibi dinliyor sözlerimi,gülüyor tüm bunlara.''sen yok musun ah!'' diyor.

sevgili sevgilim,bu ilişkiye başlamdan bir nokta koymalıyız aramızdaki yaş farkı doğumun yaklaştıkça beni düşündürüyor. bu mektubu okuduğunda senin yaşında bir çocuğum olsun istemiyorum. aramızdaki ulaşılamaz mesafe herşeye engel.uzun bir yaşam seni bekliyor haydi hayırlı ola.

canım;sen bu mektubu okuduğunda ben buralardan çok çok uzakta olacağım..sakın beni aramaya kalkma, istesen de bulamazsın...gizem yaratmaya çalışmıyorum ömrüm yetmez o açıdan...boşuna arama derken bunu kastettim...tabii şimdi sana bu çok saçma geliyor olabilir, bak görüyor musun şimdi dedim bi de nasıl da özümsemişim mevzuyu..okuduğunda diycektim...neyse okuduğunda bu sana çok saçma gelebilir, bana da öyle geliyor aslında ama ne biliyim içimden geldi işte...burada olabilsen seni nasıl severdim..tanısan sen de beni çok severdin biliyorum...en azından sevsen iyi olurdu...hele bir sevmeseydin kırardım bacaklarını, ağzını yüzünü dağıtırdım! ama sen öyle şeyler yapmazsın biliyorum...en azından yapmayacağını tahmin ediyorum..yani benim sevdiğim yapmaz öle şeyler...yapmazdın dimi?? zaten ben bunları haketcek bişi yapmam ki...o denli severim ki seni aklın şaşar, dumur olursun...ama talihsizsin işte..beni tanıyamayacaksın..bak üzüldüm şimdi senin için yaa...sakın okurken üzme kendini kıyamam ben sana...hayallah bak bunu hiç düşünmemiştim ben yıpratırsında şimdi sen kendini...bilirim ben seni yıkılırsın..ama yapma! nolcak tek kavuşamayan aşık sen misin canım? unutursun bir süre sonra...hakkatten sen beni unutursun da haaa...ben seni bu kadar severken bi de utanmadan unutacaksın di mi!!! pislik!! hiç haketmemişsin sen bu sevgiyi...allahtan iş fazla uzamadan ne tip biri olduğunu anladım da fazla üzülmeyeceğim...aklımdayken bu mektubu da okıyım deme sakın haketmiyorsun sen bu yazıları...aslında ben yırtıp atarım ama belki biraz vicdanın sızlar diye saklıycam...neyse daha fazla uzatmamın anlamı yok...ilişki tek kişinin çabası ile yürümüyor...bu satırları okudukça beni ne kadar üzdüğünü hatırla...okuma demiştim ama madem o kadar yazdım ziyan olmasın bari...uzun lafın kısası burada yaralı bir kalp bıraktığını hep bil...sevgiler ps: sevgiler dedim diye seni sevdiğimi sanma! aramızda herşey bitti!!

çiçek kokusu sanki,duyuyorum;soruyorum kendime;tez mi geçecek bu bahar?geçsin geçmesin;bana ne,neden ilgileniyorum? korkuyor muyum?korkuyorum evet.bilmediğim,görmediğim,biçimlendiremediğim bir şeyden.sisleşmiş,uzaktan uzaktan kokusu gelen;fırtınadan önceki yaprak hışırtısı gibi,denizin gecedeki soluyuşu gibi bir şeyden.rengi var mı?var,yorgun sarı. not:kimse ilgilenmiyor benimle. yüzyıl önce ölmüş biri miyim?

benim gibi değişik,ilginç bir sevdiğin olduğuna üzüleceğinden korkuyorum,yüreğim titriyor.biliyorum ama,durumumu anlatamazsam acı çekerim.durmadan seninle ola(bilecek miyiz?)bileceğimiz anları yaşıyorum çünkü:içimi,damarlarımın,sinirlerimin,kaslarımın en gizli,en derin yerlerini bir ılıklık,yaşama sevincine benzer yumuşak bir duygu kaplıyor.nasıl şey,anlamıyorum;anlamak zor! yıldızlarla konuşan bir ıhlamur ağacından söz etmiş miydim?odamın camına bakan,binlerce ayağı toprağın içinde,kötürüm.çok güzelleşti son günlerde;fışkıran,fişekleşen,köpüren bir yaşamla dolu.dallarından ballanmış gölgeler yağıyor.ağaca sevdalanılır mı?evet.ama böylesine!kıskanma sakın! ... bahar geldi ...

bir baba dogmamis kizina, bir anne dogmamis ogluna da yazabilir belki neden olmasin.ayni durum olmamakla beraber (bkz: kizima mektup) (bkz: ogluma mektup).

... sevgilim,dogarsan seni sevmeyecegim;dogma.boyle cok guzelsin..

(bkz: hatunu toyken kapip ideal sevgili yetistirmek)delli bilim adaminin hatunun butun hayatini yonlendirme sansi taniyacak bi deneyin baslangicinda yazdigi mektup.sevgili canan bugun senin icin gittim sperm bankasindan kendi ellerimle hiper zeki sarisin bi adamin spermlerini sectim. tasiyici anneni tanisan oyle sevimli bi bayan ki. sana kendimi ne oalark tanitsam diye dusunuyorum hala, ailen olamam, yillar sonra sevgilim olmaya hazir oldugunda sasirmani istemem. yakin bir aile dostu olabilirim ancak. o zaman sana soyle kulturlusunden bi de aile bulmak lazim, hmm biri fransiz olsun biri ingiliz, iyi yemek yersin, bilingual olursun. ama ingilizler soguk insanlar ya bi amerikan domuzu mu bulsam o da adi ustundxe domuz. fransizlar da snob zaten. hakkinda hic bir genelleme yapamayacagim kadar mukemmel bi irk bulmam lazim cok mesguluim gorusuruz (potansiyel) askim..

düşerken tutunacağım bir dal,''ver elini,,diyeceğim bir insan arıyorum.düşünüyorum bazı bazı;''n'olcak çürüdüğümü göre göre yaşamak?'' görür gibiyim yüzünü! solgun,binbir hüzünle dolu.incindin mi? niye?sitem etmedim ki?iş olsun diye yazdım.yaralar mıyım yüreğini,yapabilir miyim? ne çok seviyorum seni ki,o çok seveceğin sardunyalardan aldım ben de.konuşuyorum bazen; ''ne çok sever seni bilir misin?,,diyorum.''bilirim,, dercesine titriyor.gül,leylak,karanfil gibi şımarık değil o;titrek,duygusal insanları;yani beni andırıyor biraz biraz ,okşanmak isteyen ,utangaç,tatlı bakışlı sokak kedileri olur ya,onlara benziyor. söylüyorum eğilip susuyor.ya da öyle geliyor bana.''güzel kokmadığın için mi böylesin?,, diye sordum dün;başını eğdi.''üzülme,öbür çiçeklerden ayrı bir kokun var senin umut verici,, dedim,gönlünü aldım. anlıyorsun,neyi seversen onu seveceğim.zorlamıyorum kendimi,içimden geliyor.toprağımız,dokumuz aynı olsun hep,olur mu başka?

tüm bunları okuyunca güleceksin..binlerce ,onbinlerce,milyonlarca gülücük bir sağnak olup yağmıştır yüzüne,biliyorum. sarışın mısın?değilsin.esmerle buğday rengi arasındasın;saman rengi gibi de olabilir;yağmur kokan bir renk!

ben ahmet 8 yaşındayım, öğretmenim sevdiğiniz birine mektup yazın dedi bende sana yazmaya karar verdim. inşallah en kısa zamanda doğarsın. zaten 8 yıl yeterince özledim seni....

" askim zaman makinemi tamir ettim, allah izin verirse 10 dakkaya kadar yanindayim, bi daha icat olayina girersem zigsinler...p.s: kanatli bi yaratik cukumu kapti .."

(bkz: sen gelirken ben gidiyorum)

küçükken ne çok severdim tiyatroyu bir bilsen!annemle babamın ellerinden tutup,nerdeyse her haftasonu soluğu beyoğlu' ndaki tiyatrolarda alıyorduk.ayıramıyordum gözümü oyunculardan;söz atıyordum bazı;güldürüyordum.bir seyirci çağırdılar bir gün;koştum girdim oyunlarına;ne gülünçlükler,ne tuhaflıklar yaptım,anlatamam!yalnız seyirciler değil,oyuncular da güldü. -alacaksın ekmeğimizi elimizden!böyle dediler,unutamam,kulağımdadır hala!

şimdi nasılsın?bunu düşünüyorum.yüzün gülücüklerle mi dolu;dalgın üzgün mü gözlrin;bir sevinci ya da burukluğu mu taşıyorsun,aklında ben miyim?bilemem! hiçbir mektubuna senden yanıt alamayan hepatrol...

neler bekliyorum,neler istiyorum,nelere razıyım?''yatağa düşsem,hastalanıp baksan bana,, diyorum ,azcık azcık nazlasan ''iyileştin mi canım biraz,,diye sorsan elin alnımda(olmaz ya)...ölmeye bile olur muyum razı?olurum.ölmeye değilse de kestirmeye oje sürdüğüm parmaklarımı!

yorulmadın mı? soluk soluğa kalmıyorsun di mi mektupları okurken?gücüne,sabrına şaşıyorum,''benim gibi,, diyorum..hadi sevdiğim öperim gözlerindeki o güzel hüzünden!

anlattığım kendim hep..düğümler içindeyim.hepsini ölüm çözecek,öyle düşünüyorum.sana mektup yazıyorum yalnız;kim okur,kim dinler başka!mektup yazmasam da bütün bunları okudukça,içindeki sevgi tellerinden biri tınlıyor,biliyorum.bilmesem yaşayamam. öyle değil mi?yanılıyor muyum?

n'oluyor şu günlerde bana,anlamak zor;eskinin küllenmişliğini,buzlanmışlığını deşmek istiyorum boyuna;geçmişin en uzak,en solgun günlerini düşünüyorum.yürümeye başladığımı bile anımsıyor gibiyim,öyle geliyor bana;elimden tutuyor annem,o içten türkülü sesiyle '' yürü'' diyor,''düşme!'' düşüyorum ve ağlıyorum;kucağına alıyor.başım sıcacık bir ekmeğin üstünde dinleniyor sanki,hoşlanıyorum.ıslak dudaklarını bastırıyor yanağıma;içim kamaşıyor,boynuna sarılıyorum.küçücük ellerimi,ayaklarımı seviyor;''yum gözlerini'' diyor, ''uyu!'' çocukluk anılarım yağmur olmuş yağıyor mu? ''gerçek mi?'' diye düşünüyorum bazı,''kafamın içi mi uyduruyor?'' nasıl kalın bir buğu düşüncelerimde;düşle gerçeği ayıramıyor gibiyim.hoşlanıyorum yine de,içim yüzüyor..

nokta nokta herşey,kıl gibi ayrıntılarıyla belirgin.anımsamak mı bu,yeniden yaşamak mı?şuna bak,annemin yorgun güvercin gözleri,babamın zayıf yüzü,abimin sol yanağındaki küçük ben..(ve küçük bir horoz camdan ötüyor,hiç küçük horoz olur mu,küçükmüş işte) korkuyorum,nelerkle doluyor beynim;geçmişi an an sürekli yaşamak üşütüyor çok.ısıtıyor da...

inanmayacaksın,annemle babamın kokularını duyuyorum şu an;uzaklardan ince bir esinti gibi geliyor,oh,ne güzel!!!böyle ansızın içimde esneyeceğini çocukluğumun nerden bilebilirdim? ''deliriyor muyum?,, diye soruyorum kendime boyuna ''annem bir salıncağa koysa da ninni söylese!,, diyorum;sesi titriyor kulağımda..''özlemim,,..yazarken bu mektubu ağlamak geliyor içimden,gülüyorum ne yazık ki!

kalkıp mektup yazdım;sana değil,senin ağzından kendime.noldu,neden öyleydim,nerden esiyordu o uğultulu rüzgar saçlarıma,anlayamadım.??karanlık,soğuk,dikenli bir boşluğa fırlatılmış gibiydim;dayanılmaz bir kuşku,dayanılmaz bir korku,dayanılmaz bir ıssızlık.kalemi kağıdı aldım,açıldım biraz,iyileştim;ısınmaya,ağarmaya başladı dünyam.delilik mi,delilik böyle mi başlıyor,bilmiyorum.soruyorum günlerdir.kimi,önem vermeyen bir tavırla gülüyor,kimi ''deliler delirmez '' diyor. senin ağzından kendime yazdığım mektubu okuyunca arkadaşlardan biri,'' birinci sınıf bir delisin,kuşkun olmasın,, dedi.şaşıyorum doğrusu,neden anlamıyorlar?boyutları küçük,sığ insanlar;kavrayamıyorlar hiçbir şeyi;insan ne ,dünya ne,insanın dünyadaki yeri ne?

ağrıyan,kuduran,çığlıklar atan ,dişini parasızlıktan çektiremeyen insanların yaşadıkları,ülke var mıdır?var mıdır zavallılaşmanın böylesi?vardır..büyük bir ihtimalle bu ülkede doğacaksın sen??

segiliye mektupmeraba sevgili bugün annem kelebek yediyme kızdı ben anneme tekme attım annem çok kızdı. annem çok kötü. erhan amca çokiyi erhan amcayı çok seviyorum. erhan amca lego getirdi. sende annenin karnıdan çık legomla oynarız burası çokgüzel. senin hiç legon yok ama ben sanada vericem. annem mektupu okudu güldü. annem çok aptal.sevgilin burak yalçın 1-c

yağmur var şehirde.romatizmalarım çok azdı.mektup yazamıycam..n'olur,n'olur kızma.. hepan yaşlanıyor..

eh be sevgilim az kaldı doğmana. 7 ay 10 günlüksün tam. sayılı gün çabuk geçer derler. ama doğar doğmaz kaçıramam ki seni. 18 sene daha beklememiz gerekecek. bende seni seviyorum....

fotoğraf çektirdim;uzun bir sehpa,üstünde saksı..üzgün gözlerle plastik güle bakıyorum.mektuplardan birinin içine koyacağım.inan benim başkası sanma!

biliyorum üzüleceksin bu mektubu hastaneden yazdığımı duyunca.-öyle mi,hastane mi?-üzülme,belki iyileşirim,eski günlerimdeki gibi olurum yine iyileşemesem de dert değil,ölmeyecek miyiz günü gelince,bir avuç toprak içinde erimeyecek miyiz? korku filmlerinde de var böylesi,-öyle mi,hastane mi?-duvarları acı kusan.komşular getirdiler buraya. dedim ya,ne burası,hastane mi?karabasan mı görüyorum?kirli,çirkin,çıldırmış bir hastane belli ki..masalar,sandalyeler,burda ölmüş hastaların acılarından,umutsuzluklarından yapılmıışa benziyor;kırık dökük,bitkin,kapkara.hele perdeler,korkuyorum ellemeye;yağımsı birşey sızıyor.pislik mi>?ağır,öldürücü bir koku.ölüm kokusu bu diyorum!!!

öyle bir an geldi ki,''ağlayın ey gözlerim!,, diye buyruk verdim gözlerime.dinletemedim sözümü ne ki,ağlamadılar.ağlamak bir yana ,güldüler.(her göz gülmez)

"lise etegini ellerimle dikip giydirecegim.. hlşşşaalımmpulluuffff.. öhöm öhöm.. neyse.. çabuk doğ çabuk doğ..""şöför tayyar"

(bkz: dogurmamis anneye mektup)

sonu gelmez " dogmamış ...'ya mektup" konseptlerinin bir başka versiyonu. muhtemelen erkek kişi, henüz araklayamadığı hatuna yazmıştır. aslında ana tema , diger hatunlara bir şekilde "bakın ben ne romantiğim, ne duyarlıyım, benim sevgilim olsanız uçururum sizi, yere göğe sığdıramam, selam ederim" mesajıdır. alan alır, almayan şiir diye okur.

küçücüğüm..şu sıralar o kadar sıkıldım ki kendimden, bu dünyadan, insanlardan bilemezsin. nasıl bir bekleyiştir ki bakmaktan yollar aşındı, nasıl bir sancıdır ki saçlarım ağırdı günleri saymaktan. sen daha yağmurlarında ıslanmadın buranın, bulutlarına bakmadın, yollarında yürümedin. o kadar sığ bir dünya ki burası sen de gelince bu küçük dünya iki büyük yüreği nasıl taşıyacak bilemiyorum. işte ben bu dertlerle mücadele ederken sen ananın amında keyif çatıyorsun, sikerim ben böyle aşkın ızdırabını..sevdiceğin murtaza

(bkz: huzurevinden mektup)

(bkz: reenkarne olmus cocuga mektuplar)

joey'nin bir bölümünde bahsi geçen kişi... joey 30 yaş üstü kadınları seksi bulduğu iddiasıyla kendisi hakkında olumlu yazmasını istediği bir kadını kafalamıştır. ama aklı genç kızlardadır, ki bu genç kızlarla da yaşlanınca ciddi olarak ilgileneceğini belirtir..ablası: senin karın ne diyecek buna acaba?joey: benim karım henüz doğmadı!!

kendi ideallerine göre bir sevgili yaratmak isteyen genetik mühendisinin yazabileceği mektup. 5 dakika sonra sevgiliniz servise hazır*.. ayrıca vasiyetname de olabilir yaş haylice ilerlemişse. polonezköydeki yalıyı henüz doğmamış sevgilime bırakıyorum. bir de çocuklarımın tüm bebeklik kıyafetlerini..(bkz: eski sevgilileri karıştırıp yeni sevgili yaratmak)

adres kismina anasinin .mı yazilabilecek mektuptur...

Rasgele

+ you know my name look up the number
+ bdsm
+ uzayli mitolojisi
+ progressive cam
+ ykm
+ bira bebegi
+ iki milyonuncu entry
+ sozlukte sevgili cilginligi
+ nezihe baysal
+ wohlfahrtsstaat
+ eve atilan erkegin dikkat etmesi gereken hususlar
+ final destination
+ 6 kelimeli enteresan nick ekolu
+ t4
+ ghost
+ ericsson 388
+ sutyen giymemek
+ ciplaklar kampindaki turk bekci
+ cod
+ hatun

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam