|
|
dokunma çekingen merak içerir, ellemek ise amaca yönelik mıncıklamaktır.. bu yüzden züccaciye tezgahında "lütfen dokunmayınız" yazarken, manav tezgahında, "lütfen ellemeyiniz" yazar..
(bkz: görmek ile bakmak arasındaki farklar)
dokunmakta hisler, duygular, sevgi ve aşk vardır, yoğun duygular içerir,ellemekte ise bütün sapıklık, hisleri kötü emeller ve düşünceler, muvaffaktır.
dokunmak karşıdaki insanı rahatlatırken, ellemek rahatsız eder...
(bkz: ellemek ile avuçlamak arasındaki fark)
(bkz: dokun beni)(bkz: elle bana)
diğer dünya insanlarını o kadar derin tanımadığımdan söyleyebilirim ki, bizim insanımızın çok da bilmediği bir ayırım dokunmak ile ellemek arasindaki fark. daha doğrusu, dokunmayı "ellemek" olarak görmek yaygın toplumumuzda. halbuki sevgiliye, arkadaşa, aileden birine, bir çocuğa ve hatta kendi kendine dokunmanın içindeki insanlığı görmekten, yaşamaktan yoksundur pek çok insan. dokunmanın zenginleştirmediği, beslemediği, güzelleştirmediği bir aşk düşünülebilir mi? ilk olarak murathan mungan'in fi tarihinden kalma bir yazısında karşılaştım bu ayrımla. sonra hayatın her yanında gördüm. birbirine dokunmaktan korkan insanlar... yanlışlıkla yapılmış dokunmaların dokundurdukları... kolektif bilinçaltımızda dokunak deyince ellemek var, mıncıklamak, var. bir kadının yüzüme dokunması kadar etkileyememişti hayatımda bir başka dokunma. veya binlerce sevişmeden daha kuvvetli bir etki bırakmıştır hayatımda acemi bir aşkın sahil yürüyüşünde çıplak kolların birbirine değmesi öylece... kimilerinin kanına dokunsa da dokunmak, sıcaklığı, gözyaşlarıyla ıslanan yanaklardaki ıslaklığı duyumsamak lazım. yıllar önce yabancı bir ülkenin havaalanında bir yer hostesinin koluna dokunmustum bakması için, ona saldıracağımı düşünmüştü. hayret etmiştim, demek ki dokunmanın bizden daha fazla dokunduğu toplumlar da var. (bkz: toplumsal bilincle entry girmek)
dokunmak istemli bir anlama, tanıma eylemiyken; ellemek daha fazla birşeyleri dürtüklemektir.ve değinmeden * geçemeyeceğim, karşılıklı ellemek için bakınız elleşmek. karşılıklı dokunmak için bakınız ya da daha iyisi mi yapınız: sevişmek.
beğeni ve merak arasındaki farka çok benzer.
(bkz: skin hunger)
bakmak ile görmek fiili arasındaki farka benzemektedir.
dokunma eylemi yabancı filmlerde, ellemek ise türk filmlerinde olur.
(bkz: kadınlar dokunur erkekler eller) bonus:(bkz: lütfen dokunmadan elleyiniz)
elle ellemek diye birsey yoktur, oysa elle dokunmak kaliteli bir halıda aranan özelliktir ayricaliktir*.
sokakta karşi cinsten birine dokununuz, bir başkasini ise elleyiniz. hala anlamadiysaniz, buyuk olasilikla ellediginiz aradaki farki anlatacaktir.
beş duyu denilen üç boyutlu dünya gezegeni tanıma hali içinde bulunan beşleri; bilinçsiz yapbilinç katarak yap işi sonrası oluşan farklardan bir fark.ellerken neye dokunduğunun farkında mısın?bakarken ne gördüğünün farkında mısın?duyarken ne dinlediğinin farkında mısın?şimdi sanırım kelek bir durum var:koklamak ve tatmak...demek ki bu son iki duyuda bilinçsiz bir hal olamıyor...haaa o nedenle bebekler dünyayı koklayarak ve tadarak öğreniyor....(bkz: aha şimdi sıçtım)
(bkz: u can t touch this)
(bkz: ovalamayı ön sevişme zanneden insanlar)
(bkz: sevismek ile seks arasindaki fark)
dokunmak, babacan bir tavırla ellemektir.
(bkz: aşure tozu)
(bkz: touch)(bkz: grope)
ellemek icin el sarttirdokunmak vucudun herhangi bi yeriyle yapilabilir, geneldir
sevgili kizgindir herhangi bir seye. digeri yaklasmaya calisir belki duzelir diye bisiyler. ardindan gozlerine bakar kacamak... elini dokunmadan hissettirir varligini. sonra sevgili gelir yuzunu yanastirir eline... deger dokunur... ellemeden dokunup heyecana kapilir bedenler...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |