|
|
en dusuk kalorili tatlilardan biri.
sakizlisi mukemmel olur
haagen-dazs, belgian chocolate....orgazm olmanin baska bir yolu....
diğer bir adı da yalamaçtır.
10 yil veya daha once sek'in vardi dondurmasi. tapilasi lezzeti vardi ve ancak izmir fuarinda bulunabiliyordu. ayni lezzetle re-release etseler haftalik tuketimim 1 kasa civarinda olabilir.
ince dil darbeleriyle okşanan mama.
ruhunuzu kaplayan endişe kütlecikerini yok edemese bile en azından belli süreliğine erteleyen, andan zevk almayı hatırlatan, baş ağrısını geçiren, mutluluk hormonu salgılatan soğuk kaçamak. yoran bir günün sonunda ulaşılan tatlı ödül.
2 gün süren bir açlıktan sonra mideye giren ilk şey olarak midenin sevinmesini sağlayan ve hiç farkına varılmamış zevkler yaşatan, temel besin kaynağı olası tatlı yiyecek..
3 öğün günde 5 taneye kadar yenilebilir,her mevsim yense de yaz kavramının zihinde direk oluşturduğu bir tasarımdır ,her cinsi mevcuttur,herkese hitabeder,şahsen dondurma sevmeyen biri var mı ;çok merak ettiğim bi konudur bu (bkz: zevk) in (bkz: ala)sı
cevizlisi harıchınde hayatımın hıch bı evresınde hazzetmedıgım zımbırtı
en güzel tatlı..
ilk dondurma makinesi, amerikalı nancy johnson tarafından 1843'te icat edildi. gelmiş geçmiş en büyük soslu dondurma, 1985 yılı boyunca anaheim, california'da hazırlandı. bu dondurma 12 feet yüksekliğindeydi ve 17,665 litrelik dondurmadan oluşuyordu. tüm dünyada dondurmaya harcanan para yıllık 60 milyar euro civarında.
(bkz: seksten daha güzel seyler)
1 kg'lik algida maraş usulü alınır, çorba kaşığı ile dalınır, mide şişirilir, fesat olur o mide sonra.
[http://www.ntvmsnbc.com/news/325529.asp adresinden alıntı]dondurma ilk olarak 3000 yıl kadar önce, çinliler tarafından üretilmiş. 1777 yılında abd´ye sıçrayan dondurma üretimi, 19. yüzyılın ortalarına kadar sadece evlerde üretilen bir yiyecek olmuş. modern dondurmacılığın temelleri 1851 yılında, jacob fussell´in baltimore´da kurmuş olduğu ticari dondurma tesisiyle atılmış. bu tarihten sonra dondurma sektöründe hızlı bir gelişme gözlenmiş. bu gelişme o kadar hızlı ve güçlü olmuş ki, bazı beslenme uzmanlarınca 20. yüzyılın ikinci yarısı "dondurma çağı" olarak adlandırılmış. ikinci dünya savaşı´nın sona ermesiyle, dondurma üretimi çok daha uygun ortamlarda gerçekleştirilmeye başlayınca, günde yaklaşık yüz ton dondurma işleyebilecek kapasitede dev tesisler çıkmış ortaya. çeşitlilikte büyük artış kaydedilip, maliyetin de aşağı çekilmesiyle, önceleri lüks bir tüketim maddesi olarak nitelendirilen dondurma, her mevsim, her yerde tüketilen bir damak tadına dönüşmüş.
bir yaz meyvesidir (bkz: cenk erdem)
envai çeşidini denemiş olmasam da aklımda kalanları sıralarsam:ankara orman çiftliği dondurması: karton kutuda 60 liraya satıldığı günden beri ankara'ya her gelişte tükettiğim ve ankarada isem tüketmek istediğim "buzlu süt"algida, panda, schöller: birbirinden pek farkı olmayan buzlu sütlerdir, schöller'in üçlü kırmızı meyvelisinde frenküzümü artı bir puan, mado: para kazanmaya başladıktan sonra aldığım yaklaşık 10 kilonun en başta gelen müsebbibi olup dondurma adı ile anılmaya layık tek hazır üründür. yarım kiloluk ambalajlarda alınır ve size aslında antep fıstığının bir kuru yemiş değil de bir meyve olduğunu hatırlatır (daha önce yaş antep fıstığı yediyseniz tabi.)yazın ortalıkta gördüğümüz pastane dondurmacıları: sütlü buza para vermektense tercih edilebilir, her kentin aslında en az bir iyi dondurmacısı vardır, meğer ki arayasınız.sonuçta: mövenpick, baskin robin's gibi tatları bilmesem de (eğer mevsim yaz değilse ve pastane dondurmacılarında dondurma bulamazsam)sütlü buz dalında ankara orman çiftliğihazır dondurma dalında rakipsiz oluşunun da katkısı ile madoyu tek geçebilirim.
gezegenin en lezzetli yiecegi
benim için sadece kakaolusu mevcut..3 öğün tüketilir tarafımdan her gün..sonra bademcikler şişio ama değer...en güzeli mado'da yenilendir...tavsiye edilir...
mado'nun, insanı mutlu edecek kadar başarılı olduğu gıda grubu
bir zamanlar pause yerine kullanilan kelime.
bir de ataturk orman ciftligi dondurmasi var ki şimdiye kadar bahsedilmemesine şaşırdım. yenilebilecek en leziz dondurmalardandır sanırım sadece ankarada var
bir cok degisik kaynagın tarihcesini farklı, ama tanısma anını buyuk bir lezzetle anlattıgı gıda maddesi. kimi 13. yy da marco polonun bugunku serbet benzeri bir soguk içecegi avrupaya getirdigini, kimisi perslerin kesfettigini ve krala yemek sonuna yetiştirmek için hızlı koşucuların yuksek dagların tepesinden topladıkları kara, kaymak ve bal kattıklarını soyler. kimi çinlilerin ilk dondurmayla tanısan ırk oldugunu kimisi de romalıların. roma imparatoru neronun gladyator dovusleri seyrederken, cesnicibası tarafından kendisine sunulan sıkıstırılmıs kar uzerine dokulmus bal ve meyve parcalarını çok begendigi-o kadar begenmis ki ertesi gun butun kolelerini kar toplamaya gondermiş- anlatılır bu mitlerde.
en lezzetlisi bodrum'dur kanımca...
scholler firmasinin vanilya-limonlu olani tavsiyem
banu alkanın yeni hitinin adı.
magnumun sandviçle birlikte sunarak yeni bir servisle yenmesine yol açtığı o güzel yiyecek.
cubuklu hazır olanları oral seks için egitim aracı.......... reklamlarda goruldugu gibi........
anneanneler kuşağı ve daha önceki kuşaklar dondurmayı pastörize süt yerine yeni sağılıp kaynatılmış halis muhlis inek sütünden yapardı. aslında oldukça uzun bir yapım süreci var. hatta dondurulma aşamasında içine malzemeyi koyduğunuz kap, kıvamı tutturmak için kilolarca kaya tuzunun arasına konup bekletilirmiş. ve o dondurmanın tadı ne algidada, ne schollerde, ne de pratik dondurmalarda var. dondurma tozu çıktı mertlik bozuldu.
super bir yiyecektir, sutlu, sorbe ya da meyveli olur. maras dondurmasinin atasi karsambactir.
(bkz: mado) (bkz: schöller) (bkz: mini dondurma) (bkz: panda) (bkz: algida) (bkz: güneş dondurmacısı) (bkz: baskin robbins)
(bkz: ice cream) (bkz: i scream)
(bkz: sorbe)
her yiyiste insanı kendinden geciren inanılmaz lezzetli bir tadı olan ve bademcigi olmayan insanları kıskanmama sebep olan tatlı:)
yemesi en zor tatlılarımızdan biridir yalama sanatını ögrenin ve daha sonra dondurma yemeye başlayındigeride künefedir onunda içinden uzayıp giden peyniri insanı sinir etmeye bire birdir
... bizim zamanimizda algida mi vardi bre!? peh.. panda vardi, evet, ama ondan da almazdik pek. gidip dondurmacidan kiloyla alinirdi da cay bardaginda servise sunulurdu. niyeyse, cok nefis bir tat birakmis bende yillardir tatmadigim. neyse, ben de dondurmayi pek sevmem zaten. esti oyle birden. *
(bkz: yalarım)
algida'nın çıkmasıyla birlikte aşkla birlikte anılmaya başlanmış olan tatlı. reklamlarda çıtır tavlama tekniği olarak kullanılan nesne, bir nevi zırtapozluk örneği.
saçma bir emir kipi.örn:sakın o sebzeleri dondurma.
(bkz: maras dondurmasi)
(bkz: ali usta) da en iyisi yapılır, ayrıca (bkz: mado) (bkz: kuru buz) (bkz: zeynel)
moda'daki dondurmacılardan birinde santa maria diye bişey varazize meryem'le dondurmanın bağlantısını kuramadım ama çok başarılıydı
en bi aşmışı bence mövenpick'in dondurmasıvanilyalısı süper, çileklisi de güzel (ya hepsi güzel aslında)
ilk acildiginda en bi populer olani "baskin robins"lerdi... [belki de yanlis yazdim]izmirde sonrada k.adasinda acilmisti.. simdi neredeler kac tane kaldi bilmiyorum.. belki de hepsi aciktir... eh sim istemez sicak kumlardan serin denize girmeyi... (bkz: magnum)
cok yiyince ishal yapiyo...
floryada manonun karsisinda giritli mustafaydi galiba sakizlisi bir harika
rüyada görüldüğünde, ev hayatindaki mutluluğun kaybina ve bu olaylarin sizi çok üzeceğine yorulan gıdadır.
arkadasim hafizenin her yemeden önce vicdanini rahatlatmak icin 300 mekik, yarim saat step ve bin cesit spor yapmayi vaad ettigi, kilo alma korkusuyla ikina sikila yedigi süper cennet yiyecegi...
salya sumuk yedigimiz yuttugumuz ana maddesi sut ve genellikle gida boyasi olan degisik tatlandiricilar iceren gunumuz yiyecegi
yugoslavyada eskiden beri spagetti şeklinde olanı vardır.şimdi ülkemizde cix cix yerlerdeki menülerde yer alır.
temel besin maddesiişte ekmek gibi su gibi filan..
(bkz: ekmek bulamazlarsa pasta yesinler)***
dovuldukce guzellesen belkide tek sey.
1 kilogram kadar yendiğinde insanı cırcır eden inanılmaz yiyecek **(bkz: ben bugün bunu gördüm)lakin yine olsa yine yerim.. bitmemeiş olsa bi kilo daha yerim.. *
annelerin genelde çocuklarını çekiştirmek zorunda bırakan nesne. sevilesidir. sankı çocuktaymış dondurma isteme kabahati gibi davranılır, halbuki dondurmanın kendisi provakatördür, istetir kendini. hiç kıymalı bamya diye tutturmaz çocuklar ama dondurmaya bayılırlar.
günde üç öğün yemekten bıkmayacağım tek besin.
koca koca binalar, süperbilgisayarlar* ve uzaymekiklerinin fink attığı bir çağda "suarısı" adında küçük bir kız yaşarmış. gerçekte hikayenin nerden çıktığını ve nasıl oluştuğunu yazarı[1] bile bilmemekteymiş ama sadece bir şeyden* eminmiş ve bunu herşeyi biliyormuşçasına anlatıyormuş*. neyse. şirin şey, ancak cennette* bulabileceğiniz neşeli kuşların sakinliğini ve cıvıltılarını yayarak, "kız şeklinde bir içim su"[2] olarak dünyaya gelmiş. bu yüzden adını başlangıçta "su" koymuşlar. altı balar[3] boyunca bahar ırmakları gibi büyümüş, serpilmiş ve yedincisinde sudan bal, baldan da su yapabildiğini keşfetmiş birden bire. tanrının bu hediyesi ihtiyar heyeti tarafından farkedilince, kızı simyacı*`:ne gümüşten altını tartışmayalım şimdi paragrafın ortasında` olarak yetiştirmeye karar vermişler[4]. o zamanlarda yer ve sakinleri "kar"ı bilmezlermiş, çünkü göze görünmezmiş. yer aniden soğur, yaratıklar uyuz olurmuş. birden gökler "kar"sız kışın anlamsız olduğu farkedip görünür yapmaya kararvermişler`:durumu çözümleyemeseler de bütün yaratıkların bir sebebe ihtiyacı vardır hani di mi`. böylece karı görmüşler, beyazmış, ve çok oynarsan eğer soğuk elini kaparmış[5]. karı o da görmüş, ve bir ilk görüşte aşk vakası yaşanmış. dokunmuş kara aldırmadan ısırmasına. sonra da tadına bakmış....*`:eger hatırlamıyorsan kapat kardeşim ne düşünüyorsan ona dön`*. doğal olarak, çamurundaki tatlı koku karla birleşince tatlandırmış karı, ve tüm çocuklar bunu çok sevmiş ve adına "tatlıkar" demişler. lakin icadın bir kötülüğü varmış, çok sert olduğu için boğazı çarparmış; en çok da çocuklar almış nasibini hastalıktan. hikayenin saf kızı, kendini suçlamış olanlardan ve çantasını toplayıp ayrılmış mekanlardan. umursamaz kar taneleri dansederek inerken yere, soluğu ormanın derinliklerinde almış. yorulup da yaşlı bir ağaca sırtını vermeye yeltenince, geldiği yolda daha önce hiç görmediği bir tür orkideyi ezdiğini, dallarını kırdığını farketmiş pişmanlıkla. körpe dal kırıklarından, beyaz[6], sütümsü bir sıvı[7] damlamaktaymış karların üstüne...yerinden sıçramış ve koşmuş başına kırık dalların; üzülmüş, ormanın barışını bozdum diye düşünmüş...sonra bir mücize olmuş`:kız zaten kendisi mucize olduğu için bu tip şeylere şaşırmaz ahali`*. karın üstündeki sıvıya dokununca, kar sıvıyı çekmiş ve daha katı köpük köpük bir şeye dönüşüvermiş...parmak da donmuş bu arada nerdeyse, ve ısıtmak için ağzına götürünce birden o muhteşem tadı almış; sevinç içinde toplamış çiçeğin polenlerini* ve koştur koştur köyüne varmış çabucak yetiştirip çiçekleri, çocukları-ve kendini- mutlu etmek için**. bu mucizeden sonra kızın adı "suarısı"na çıkmış[8]*****...çocuklar "şey"i çok sevmişler ve "dondurma" adını vermişler "şey"e...günümüzde üniversitelerce tescillenen bu tatlıyı yiyelim, zevkten zevke koşalım*`:dondurmayı meclise sokacaz inşallah gelecek seçimde`...dipnotlar:[1] aslında hikayenin belki de en ilginç yanı anlatanın esas kız hakkında hiçbirşey bilmemesidir. [2] ne baktınız ki! olmuyor ki arkadaşım! gıcık yapma eliçiye zeval olmaz, anlatıyoruz işte![3] neredeyse bir yıla eşit zaman ölçü birimi.[4] bu başka bir hikaye ama anlatan şimdi havasında değil....teşekkür eder...yine bekleriz. [5] meraklı okuyucu "soğuk kapan*"ın hikayesini de ilginç bulabilir.*[6] beyaz bir renktir...ne?!...[7] hah işte buna vanilya [i] denir ve aztekler tarafından keşfedilmiştir.[8] eğer "efendim, niye 'suarısı' da 'kararısı' değil" diye huzursuzlananınız varsa, anlatanın "su ve karın kökenleri"[ii] adlı kitabına başvurunuz [iii]öfnotlar:[i] britannica dan: (vanilya familyası[a]), tropikal orkideler grubuna ait olan, kabuklarından...vs...vs...[ii] -(c) şıttakkitap-[iii] raftan alınız.yuhnot:[a] türlerin ayrılmasında, ortak (filogenetik [ş] olarak ilişkili) ortak özellikler gözönüne alınarak yapılan grupandırma ya da sınıflandırma.çüşnot:[ş] tebrikler! bkz manyağı seçildiniz...
bilmece bildirmece dil üstünde kaydırmaca'nın cevabı
(bkz: seviyorum seni)
sözlükte (ara: dondurma*), (ara: magnum*)
dondurmak eyleminin adı.*
ne o oyle yalamak falan? delikanliya yakismaz. tobe tobe.
yaz günlerinin vaz geçilmez tadı aslında yaz kış farketmez.. serinletir işte...
yeni yakılmış bi sigaranın, uğruna feda edilebileceği tek gıda.. (bkz: ben bugün bunu gördüm)
kazandibiyle de tarifsiz lezzete bürünmüş müthiş bir kombinasyon oluşturan, haftada birkaç kilo tüketilesi tatlı**.
yıllık tüketimi kişi başına ortalama abd'de 25 litre, avrupa'da 7 litre, ülkemizde ise 1 litre olan besin....
... (bkz: vişneli dondurma)
bir ereğliliye göre adı yalaktır
yaz sıcağında yenebilecek en mükemmel tatlı, başta magnum ve karamelli versyonları olmak üzere tapılası yiyecek maddesi*
banu alkan' ın neremi albümünden sonra çıkarmayı planladığı yeni albümünün ismi
bir takim modellerin (kadin veya erkek) kendilerini yemekten alikoymak icin "one second on your lips, a lifetime on your hips" diyerek ozetledikleri tatli.
(bkz: çikolatalı dondurma)
arkadaşım biyerde okumuş.insanlar dondurma yerken mutlu ,bitince mutsuz olurmuş.bana da öyle olduğunu o söyledikte sonra farkettim..
dünyada karılan en kral karma.?? bana neli dondurma sevdiğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.??
(bkz: alpedo)
(bkz: alışmadık götte dondurma)
aras kargonun k.maraş'ta bulunan şubelerinden birisinin adı. insanda ilk duyduğunda tebessüm ettiren, bi kargo şubesi için komik isim.
aşk gibi bir şey. yerken ooohhh dünyalar sizin ama bitince hüzünlere gark oluyorsunuz. allahtan parayla satın alınabiliyor.
rekorumu bir oturuşta 2 kiloya çıkarttıran, üzgün zamanların en şahane dostu*
damak tadım gereği tatlı ve ekşi ikilisine birarada bayıldığım için çikolatalı dondurmanın yanında vişne/frambuaz benim için vazgeçilmezdir. bu birlikteliğin hazır dondurmalar familyasındaki tatmin edici tek üyesi vişneli magnumdu. yanılmıyorsam 6 yıl önce falan piyasadaydı. hem hafif, hem çok lezzetli bir dondurmaydı. algida bunu yalnızca 2-3 yıl piyasada tuttu, sonra anlamadığım bir nedenle kaldırdı. şu anda piyasaya sürdükleri magnumların hepsi birbirinden ağır. klasiği hiç güzel değil, bademlisi güzel ama çok ağır. insan ya hepsini bitiremiyor ya da bitirince midesi bulanmaya başlıyor. beyazını, fıstıklısını, şusunu busunu da sevmiyorum. hazır dondurmaların çoğu gibi dondurmada bulunması gereken hafif tattan yoksunlar. bu yüzdendir ki hazır satılanlar kesinlikle kaliteli dondurmacıların açık dondurmalarının yerini tutamıyor. algida, panda vs. bir nevi tabldot iken açık dondurma açık büfe gibi. sevmediğini bırakıyorsun, sevdiğinden dilediğin kadar alıyorsun. sosuna, fındığına fıstığına da kendin karar verince yenesi oluyor, nefis oluyor, insanın pc başında canı çekiyor falan...
kavurucu adana sıcagında en güzel arkadastır
soğuk emgeç.
kadınlara kesinlikle satılmaması gereken şey.zira, siz kuyrukta beklerken arkasında, o, dünyanın tamamen onun dondurma alması üzerine kurulduğunu sanmaktadır ki bundan böyle aşağıdaki diyalogta dondurmacı d, kadın k ve mağdure olan kişi de f olarak anılacaktır;k: şu neli?d: cevizk: hmm yok ondan istememf: (istemediklerini değil istediklerini söylesene be kadın)k: ya şu?d: karadutk: tamam ondan olsun bir kepçef: (bismillah)k: üstüne bir kepçede çikolata olsun.k: şu neli peki?d: vişne ok: limon yok mu?d: yokk: hmm d: böyle yeterli mi hanfendik: biraz da antep fıstıklı alıyımd: pekik: ama dur en alta ne koyduyduk biz?? f: (abi ağzının ortasına ben koyım mı kurban olim)d: eee karadut sanırımk: ya onu çıkarabilir miyiz? ekşiyi bi an çekmedi canım yani...püffd: olur hanfendi. tabik: şimdi bir kepçedeee eeee.. şu neliydi??f: (5 sn ara verdi ya hafıza gitti tabi ceviz o ceviiiiiiiiz sorduydun onu sen)d: cevizlik: limon yok mu??f: (yooooooooook limon yok mına koyım. al da git hadi .kicem ya)d: kalmadı hanfendik: tamam kafi böyle o zaman. fındık, fıstık, sos olsun üstüne.d. hay hay.f: (abi adamda da ne sabır varmış)k: fındıklar üstte olsun. fıstıklar yandan sarksın bölee. ok?? k: aaaa kornet külahına koymamışsınız dondurmayı. ben o külahta yemem f: (bence de, benimkine koyak ordan yesin)d: hemen değiştiriyorum, buyrun k. peçete rica ediyim 2 taneed: buyrunf: (parayı vermeden önce tatmasa ölür)k: hmm.şlup ne kadar?d: 3 lirak: merveee şunu tutar mısın çantamdan para çıkarıcamf: (ulan şu parayı tezgaha gelmeden çıkarsana)k: buyrun. teşekkürler, iyi günler. (kız yalaya yalaya gider)f: abi bana 3 kepçe sırf çikolatalıd: buyur abicimf: eyvallahbitti nedir yani. her seferinde hayatımdaki en önemli tercihmiş gibi yapamam ki kardeşim. haa canın 40 yılda bir fantazi bir tat aramış ve bunu bulamamış olabilir kilosu 6 ytl alırsın bidonla evde kendini komaya sokarsın, her dondurmacıya gidişinde milleti değil.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |