|
|
"saat farki yuzunden yalniz gecirdigim saatleri başariyla doldurabilen bir başyapit. state-ul art." (ssg / 19.02.1999)acildigi tarihten* bugun*e kadar oluşumuna katkida bulunmuş 1000'den fazla yazariyla, kendi icinde oluşturdugu alt-kulturuyle, "dogru" kavraminin aslinda ne kadar degişken olabilecegini ve bilgiye aslinda ne kadar farkli acilardan bakilabilecegini tamamen kontrolsuz birşekilde aciga sermiş, acildigi tarihten yillar oncesinde icimde tomurcuklari yeşermeye başlamiş* "tamamen alakasiz ve gereksiz fakat gigantic bir bilgi hazinesi"nin gercekleşmiş ve teknoloji* sayesinde tahmin etmedigim kadar ust katlara taşimiş minik ve basit program parcasi..tum bunlarin dişinda sozluk olmasaydi* belki hayatim boyunca yuzunu bile goremeyecegim sevdigim bir cok insani tanima firsati yaratmiş, ayni firsati başkalari icin yarattigina defalarca şahit oldugum, -eskiler bilir- beraber buyuttugumuz, icinde binlerce farkli ani barindiran, bir gun hacker'in biri gelip database'i silse, biri kodu calip unutsa da uzerimdeki etkilerinin* kolay kolay kaybolmayacagi, kaybolsa da asla unutmayacagim harikulade eser..
ilk başta girdiğim entryleri benden başka hiç kimseye göstermeyip ayıbımı örten ulu organizasyon.
internetteki birçok ilginç şeyi bizden saklayan oluşum.
ilim irfan yuvası, medresetül levazımat
sorularınıza yanıt arayabileceğiniz, bulamazsanız kendi cevaplarınızı yazabileceğiniz yoksa öyle bi derdiniz gülüp eğlenebileceğiniz, yatmadan önce sarılabileceğiniz, sabah kalktığınızda kahve niyetine içebileceğiniz bişii... *
eksi sozluk bir proje degildir, kisisel bir hobidir.proje, bir amac guder ve bu amaca yonelik calismalarin butunune denir.hobi ise, kendi capinda takilip eglenmek icin yapilan, sosyallesmek icin yapilan birseydir.bir proje olarak lanse edilmesi durumunda, icerigi nedeniyle hukuksal bazda problem yaratacagi gibi, hobi olmasi durumunda kisinin kendi capinda ifade ozgurlugunu kullanabildigi, bu sekilde kendi capinda eglendigi ve baskalarini da eglendirdigi bir yer olarak kalacak, bundan da oteye gitmeyecektir.
artık yazarlarının çoğunun bir bilgi dağarcığı olarak göremediği, yine başka bir kısım yazarların çoğu tarafından kendi kişisellikleriyle boş boş doldurulmakta olan bir güzel mekandır. hala güzeldir. ama nereye kadar?hani yazın en sıcak günlerinde güneye inersiniz. bir yerlerden aldığınız sağlam bir tiyo ile kimselerin bulamadığı saf bir koy bulursunuz. kıyısı ince kumdan döşeli, etrafı ağaçlarla bezeli. büyük bir keyifle oranın tadını çıkarırsınız sizin gibi bir kaç kişi daha oradadır ama bu güzel ve sakin yerin tadını çıkarmanıza engel değildir. işte ekşi sözlük böyleydi benim için. senelerdir orada öylece duruyordu okunuyordu gülünüyordu adamı sarsıyordu bilgilendiriyordu. hiç bir yerden öğrenilemeyecek şeyler hakkında bu ne lan? diye merak ettiğiniz herşey hakkında şahane bilgiler içeriyordu. zeka dolu yorumlar, insanın bakış açısına katkıda bulunabilecek yepyeni kavramlar gösteriliyordu. peki ya şimdi?basit bir örnek verelim. aha işte sol frame hemen yanımızda..bakıyoruz rastgele bir başlığa.. işte büyük göğüs başlığı..şahane bi konu evet oldukça değişik bilgilerle dolu olduğuna, hatta birilerinin nasıl büyük göğüslü olunabilir konulu mükemmel bir yazısı olduğuna ve daha da ötesi silikon ameliyatlarının büyük göğüs yaratmadaki acaip etkilerine dair tespitlerin bu başlık altında yapıldığına adım gibi eminim daha tıklayıp bakmadım bile. ama biliyorum çok bilgileneceğim ve oha ne bakış açısı şahane!..diyeceğim birazdan okuyunca.ama görebildiğim sadece 18 yaş altı esprilerinden başka bir şey değil. bu başlığı da geçtim..anketleri de. ama şuna gerçekten katlanamıyorum.gerçekten bozuluyorum..mesela başlığımız julia roberts olsun..altına şu ve şuna benzer şeyler giriliyor artık..onlarca hem de..-görünce kendimi tutamadığım, baktıkça bakasım gelen, muhteşem şahane kadın. o ne biçim bakışlar, o ne gözler öyle off of off...e bu legal mi?..legal..ama banane senin julia roberts'ı sevmenden!..banane senin onu ne kadar güzel bulmandan. julia roberts ismini sol framede görüp merak edip acaba bugün julia roberts hakkında ne kadar ilginç bişiy öğreneceğim acaba diye kendime sorarken birilerinin onu ne kadar çekici bulduğuyla ilgili bir yazı okumak zorunda kalıyorum. sonuç:..bunu yazan kişinin kendi kişisel ego tatmini..gerisi..bana göre tamamen garbage entry..sonra çıkar o altıncı nesin seni bi siker diye başlık açarsın altına da yazarsın..o da güzel.başka bir örnek:..sevgilinin yanında biriyle sevişmenin heyecanı..tamamen sallamasyon bir entry giriyorum örnek olsun diye ama kimse de bu derece sallamasyon olmasına rağmen böyle şey yazılmaz diyemez bana burada. yazılır yazılmıştır da. üstelik de gayet içten bir şekilde. aha işte:-insanın seviştikçe sevişesi gelen kafayı yedirten çok acaip eylem. ilkokulda örtmeni ilk kez görme anı kadar heyecan vericidir. (dün gece yaptığım şey şeklinde bkz vermeye gerek bile görmüyorum..)ee sonuç nedir?..kişisellik. herkes kendinden bahsediyor burada artık. şu bilmem ne çok sevdiğim, şu bilmem ne çok iğrenç olan, şunlar bunlar çok fenaymış..adama ayss dedirten..iyi ama banane?..sanane?..kendi kişiselliğini sergileyip aynı ortak noktalarda birleşen insanlarla muhabbet etmekse şahane forumlar var nette..valla bakın mesaj atın size adreslerini vereyim.çok güzel oldu gerçekten. ben mi?..19 mayıstan beridir yazarım evet..ben çok matah bir yazar mıyım?..hayır..ama şunun farkındayım: burası benim kişiselliğimi şoven şoven sergileyebileceğim bir platform değil..ben kendi beğenilerimin ötesinde şeyler katabilirsem buraya ancak o zaman burası daha iyi bir yer halini alabilir. ama carewin golüyle 2-1 olan karşılaşma da yazabilirim öyle mi?..peki bi bok mu bunu yapmam?..hayır. bir başlığın altına geyik yap kendini eğlendir luna park belle burayı diye sanki birileri birilerine tembih etmiş gibi. artık hangi başlığın altına tıklansa mutlaka o başlıktan bir kaç adet oeehh butonuna basmalık entry çıkıyor..ciddi anlamda üzücü. eskiden kelimesiyle başlayan bir cümle kurmak istemem ama şunu diyeceğim: eskiden buralar hep entry idi..şu anda sadece bugün yazılmış olan 2700 başlığın kaçı entry içeriyor sizce?..kişisel olmayan, insana bir şeyler katabilen, görülmeyeni görülebilir kılan, hayatın sırrını vermese de biraz olsun size iyi birşeyler verebilen, hissettirebilen?..çok az..o nedenle..bir zamanlar buralar hep entry idi. artık değil.
hem eglenilen hem ogrenilen super sozluk
üyelerinin entryleri ile beslenen canlı. hiçbir şey gözünden kaçmaz, online yarışmaların jokeridir. bilemeyeceği şey neredeyse yoktur.
sozluk ayni sozluk ama birinci tekil sahsin sozlukteki yeri degisti. belli ki delirmis o birinci tekil sahis cunku cikmis sozlugun tepesine siciyor.
6. nesil yazarı olduğunu öğrendiğimde çok sevindiğim tüm dünyanın takip etmesi gerektiğine inandığım kutsal bilgi kaynağı,eğlence kaynağı.. ohh bee
şöyle gelmiş:"1970'lerin ortasından itibaren televizyonun hayatlarımıza eklemlenmesiyle başlayan dışarıdakine, bilgiye ulaşma arzusu internetin her evde yerini bulmasıyla doruğuna ulaştı. artık bilgiye ulaşırken alıcı konumunun yanında, bilgiye kaynaklık etmeye başlayan ev halkı, farklılıkların azaldığı bu yeni âlemde seslerini duyurmaya, yumruklarını havalandırmaya başladı *. kurallar "gerçek" hayatın kuralları kadar kapatıcı değildi; kural koyucuların hoşgörüleri "genişlik" olarak bile algılanıyordu. her yeniliğe sorgusuz sualsiz olta atan * insanımız *, zaman içinde interneti de bağlamından çok ayrı bir noktada anlamaya başladı. bu "başarısız" girişimlerin kıyısında filizlenen ve zamanla kitlesini bulup çağlayana dönüşen örnekler de yok değil."böyle geçmiş:"geyik denilip geçilmiyor; ekşi sözlük o denli popüler ki; bir çok ünlü insan kendi adı altında yazılanları dikkatle okuyor. sunucular programlarında sözlüğe atıfta bulunuyor" ... tamamı:kaynak: http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=11277
bir dilsizin dile gelmesi gibidir yazar olmak eksisozlukte anlatmakla bitmez...ohh beee
bilgi ve eglenceyi aynı hamurda yoguran olusum.(birbirimiz icin hayırlı olmamız dileklerimle...)
ilham kaynağı, sozluk akımının babası
içeriğindeki kutsal bilgilerle birlikte, hiçbir günlüğe, ajandaya vs vs ye kaydetmeye uğraşmayacağınız bir yığın spontan espriyi, ifadeyi, düşünceyi, garbage entry' yi, mesajı, haberi barındıran, velhasılı sizi ve oluşturduğunuz toplumun örnekleme yapılabilecek kadar önemli bir kesiminin yaşamını sergileyen, taşıyan ve değiştiren bir platform
türkiye geneli gibi her gün kendisine farkli bir gündem konusu bulmayi başaran oluşum. bir gün politika oluyor bu gündem, diger bir gün bacaklar... evet evet, ayni türkiye gibi...
hayatımda elime ilkokul sıralarından bu yana ikinci defa bir imla kılavuzu almama neden olan site
yaklaşık 6 yıldır iş-güç yüzünden sadece "fırsatım olsa da ortamına aksam" diye iç geçirerek uzaktan izlediğim, çizgisinden taviz vermeyen, tutarlı ve başarılı bilgi paylaşım ortamı.
ayşe arman'a göre iyi bişey.
// "(...) ekşi sozluk'te yaşayan bir dil ve bilgi uretiliyor. argosundan teknik terimlerine, en ilgisiz oldugumuzu duşundugumuz bir konudan herhangi bir sozcuk obegine kadar. tum bu 'brut'ten 'net'i cikartabilene kaliyor tum iş. (...)" //ali ekber kerimler *
ayşe arman'in bu gunku kose yazisinin sozluk gundemine dusmesi sonucunda kendince bir savas araci olarak da kullanilabilecegini fark ettigim -eeom, seyyy- hede; ancak, toplum icerisinde genis bir yer kaplayan bir tabana oldukca yayilmis olmasi ve bu kesime ait, beri tarafimizla cok da mesgul olmayacak her turlu goruse izin vermesi, butun bunlarin yapilmasinin caiz oldugu gorusunu doguruyor... bizim buradaki goruslerin her birinin, yazarina ait oldugunu bilmemiz, ne yazik ki onun, interneti email alisverisi icin kullanan (ki cogu turk internet kullanicisi bu ozelliklere sahip) bazi sahislarin, tek bir hedef olarak * (olumlu veya olumsuz) gosteremeyecegi anlamina da gelmiyor. ki mevzu-u bahis sahsin senelerdir bir parcasi oldugu endustri'nin de birkac makus intihardan butun gencligin hayatini en az 3 ay zehir eden satanizm furyasini dogurdugunu da unutmamak lazim. sonuc olarak yazarlarina biraz da itidal gereken, oldukca goz onunde oldugunun unutulmamasi ve lutfen hep var olasi, -eomm,şeyy- gene hodo.*(edit: bu entry buraya bir savas araci olarak eksi sozluk basligini acmak istemedigimden kelli girilmistir, ozur dilerim... isteyenler icin (ara: bir * olarak ekşi sozluk))
alexa.com'da,türkiye'de en çok girilen 10.site olarak belirtilen internet sitesi...
(bkz: ayşe arman/#4509406)buraya mı yazmak lazımdı acaba. hmm.
içerisinde barındırdığı tanım, bilgi ve yorumların benzerinin göremediğim kutsal bilgi kaynağı. ciddi bir mesele hakkında yazılan ciddi, mantıklı ve bilgilendirici bir yazının verdiği örnekler günlük hayatta kullandığımız rezil dilden alınınca yazıya bir renk gelmiyor mu sizce de a güzel sözlük ahalisi?(bkz: #7507575)götü boklu arap? ibne yunanlıların götü? yürü be.*
yanlışlıkla yere düşürdüğünüzde dağılan, tarumar olan harflerinden aşağıdaki anlamsız anlamların çıkabileceği mümkün harfler silsilesi:öküz iksleş (acayip kaybol, süper yokol, hemen uza, anında ışınlan).öksüz şekil (hiçbir geometrik aileye ait olmayan dışlanmış terkedilmiş zavallı şekil).keşküli söz (güzel söz, özsöz, baba söz (bidaa yapmıycam dövme) anlamında bir laf işte).köşesiz kül (yusyuvarlak topaç gibi yumuşacık kül).eli köşksüz (bir köşkü bile olmayan zavallı fakir insan).
herşey taocunun birinin attığı ve inbox'ınıza düşen "fwd: çok komik " mailiyle başlar.sözlüğe girersiniz, önce anlamazsınız olayı "22 bin kişinin aynı sayfada koşturmasını anlamıyorum " dersiniz.sonradan anlamaya başlarsınız consepti.biraz daha takıldıktan sonra iyice havaya girersiniz.yazarları anlarsınız o an; üstelik henüz yaşarlarken.müteakip ilk yazar alımını kaçırmazsınız.bir süre sonra bakarsınız ki siz de onlardan birisi olmuşsunuz.
icindeyken apayri bir dunya.arayip ta bulamayacaginiz cevap yok.samimi, kandirmaca yok.hersey kime nasıl gozukuyorsa oyle tasfir ediliyor. harbi sozluk.
en hızlı tema değiştiren site.. (bkz: allahını seven tutmasın)
limonlu sözlük
yıllar yılı ezbercilikten uzaklaştırmayı başarabilen pratik, zekice, duygusal, antiduygusal-mantıksal, kendi kendini oluşturan yaşam formu.
şu sıralar biraz androjen kokuyo sanırım.içime girecek galiba.
gerekli-gereksiz kutsal bilgi kaynağımız. ibo burda herşey va mı???
bugün itibariyle cup diye dalmak için ilk adımı attığım şahane sanal ortam
bir çok şeyim.
akıp giden düşüncelerimi raptiyelediğim pano.
günlük pratik yaşamda onca dingille muhattap oldukdan sonra hala umut olduğunu düşündüren imajiner mekan.
zeki hosh insanlarin toplandii cok renkli guzel bi ortamimis(bkz: editor saolsun)
bugün itibariyle 5000'e yakın yazarın katkısıyla, interaktif olarak oluşturulan en büyük database olma yolunda, bir gün* ssgnin "hadi bismillah"* diyerek başlattığı, önceleri bilgi hazinesi olarak tasarlandığını düşündüğüm, daha sonra artan kullanıcı sayısıyla* bunun genişletilip sozlugun konsept limitleri oluşturularak, yazarlara bilgi verme dışında bu limitler dahilinde limitsiz geyik imkanı tanındığından, zevkle okuduğumuz yazıları yazan suserleri****** bize tanıtan, ancak bir yandan bu databasee gerek copy paste yaparak, gerekse aklında yer ettiği için çeşitli konularla ilgili tematik sozluk calismasi yapan suserlerin ilk amaca hizmet ettiği unutularak gereksizce itham edildiği*, yapılan çeşitli zirvelerle bu "kutsal amaca" katkısı bulunan yazarların kaynaşmasına sebep olan**, hayatımıza girdiğinden beri her gün daha da bağlandığımız ve ssgye ve clairvoyanta binlerce teşekkür borçlu olduğumuz sanal platform.
son 2-3 yıllık dönemde bir "okur" olarak hayatımı değiştirmiş, bana müzikal, sinemasal ve entellektüel alanlarda bir yaklaşım kazandırmış, kafaya takılan abuk sabuk şeylerin ve yapılan genellemelerin sadece bana has olmadığını göstermiş internet oluşumu. bu sitenin bana kazandırdıklarına karşı borcumu bir türlü ödeyemiyorum ya ona yanarım ben, sadece bütün yazarlara teşekkür edebilirim.
yıllar önce, ne yapıyorsun kızım sorusuna cevap olarak, sözlükteyim anne cevabını almıştım. ne sözlüğü kızım diye sorduğumda ise, ekşi sözlük demişti kızım. o ne ola ki, diye sorduğumda bana göstermiş, uzun uzun anlatmış böyle bir şey işte anne demişti. ne kadar güzel kim akıl etmiş dediğimde ssg ve clairvoyant diye iki arkadaş eğlennek için yapmışlar, işte bizde gelip böyle bir şeyler hakkında ne düşünüyorsak yazıyoruz demişti. helal olsun çocuklara demiştim. hala diyorum. bunca yıldır var olan sözlüğün bunca yıl sonra belki de en yaşlı kullancısı olmaktan ise ayrıca mutluluk duyuyorum. az önce (bkz: ssg nin reklamlardan aldigi gelir) diye bir girdi okudum ki, bu beni üzdü. çocuk yıllardır bu sözlük için var, gece gündüz uğraşıyor ve birileri onun emeğini, alın terinin karşılığını mı soruyor diye. yoksa sözlük o kadar herkesin oldu da, reklam gelirlerinin tüm yazarlar arasında bölüşülmesi mi gerekiyordu. neyse bu bana düşmez tabi. ama böylesi bir ortamı var eden, yaratıcı gençlerin ellerine, kollarına, yüreklerine sağlık diyorum.
kafamı karıştıran şey.
entellektüel tatmin aparati...
bugun tasindigi icin bizi bi kac saat kendinden mahrum birakan ve cumartesi gunu ise gitmek zorunda olanlarin gununu biraz daha cekilmez kilan ama acildigi zaman tekrardan tebessumlere vesile olan kutsal bilgi kaynagi
tüm anlamların kaygan olduğu, gerçeklik hakkında bildiklerimizin öznel olduğu, en az kafa sayısı kadar bakış açısı olabileceği gerçeğine dayalı, ansiklopedik kuru sözlüklerden ziyade yaşayan, dimağı açan, cıvıklık ve ciddiyetin, ukalalık ve samimiyetle hoş bir birliktelik oluşturduğu sanal ortam.
insanlık tarihinin en önemli sorunlarından biri olagelmiş -ki iskenderiye kütüphanesinin yakılmasının sonuçları düşünülürse ne derece önemli olduğu bir nebze anlaşılabilir- olan bilgi birikimi aktarımı probleminin ideal olmasa bile gördüğüm en iyi çözümlerinden biridir.
haksızlık etmek istemesem de summitzle birlikte son zamanlarda iyice türk yapıtı olduğunu belli eden, "sözlük çalışsa summitz çalışmaz, summitz çalışsa sözlük yok" diye düşündürüp türk cehennemi hikayesini akıllara getiren mekân.
böyle anlamlar, şakalar, espriler... şaaane bi yer
bu kadar başarılı bir proje olacağına çok fazla ihtimal vermediğim, ama sağda solda "aa ekşi sözlük yazarı mısın süpermiş" diyen insanlarla karşılaştıkça biraz olsun yanıldığımı hissettiğim one of a kind komün.
hayata tersinden bakabilen herkesin, bir şekilde yolunun düştüğü mekan.
aslinda bosluga karsi yazi yazmanin, insanlara illa bir mesaj verecegim diye kasmamanin ne kadarda keyifli olacagini gosterebilen yegane yer.
yaşadığımız hayatın dışında ve aynı zamanda içinde yarattığımız bir diğer ve belki en geçerli yaşam formu. bir şeyler yazmak, bir şeyler okumanın dışında dışarıda ve içeride yaşanılan tüm gerçeklikleri sindirebildiğimiz şekliyle bulabildiğimiz tek mekan. alışkanlık değil. sapkınlık değil. saplantı değil. manyaklık biraz, birazda cesaret. kapadığımız kapıları açmamız. beklemeyi bırakıp aramaya inandığımız. bulduğumuzda yaldır yaldır saldırmak yerine düzeyinde davranmamız. kafamızın karışıklığı, bünyemizin kaldırdığı/kaldıramadığı. en çok korktuğumuz(ki en çok bu yüzden deli gibi bağlanıp sevdiğimiz). ekşidiğimiz..eksittiğimiz. yenilenip, kattığımız. katlandığımız/katlanıldığımız. beğenilip/beğenilmediğimiz. hayatın içindeki mimiklerimiz, burada hareketlerimiz. eylemlerimiz, eylemsizliğimiz. eh be sözlük. bokunu çıkardığımız. dozunda bıraktığımız. kopya çektiğimiz. çekmedim! walla!.. uzattığımız/uzatmadığımız. daha yazacak çok şey var ama zorlamayalımlarımız. biz işte. belkide onlar. yada herşey. farketmez. ederde......ekşisözlük. kendimiz.
istanbul'un bir ilcesi.
türkiyede bir il.
okuma - yazma oranı %100 olan altı kıtaya yayılmış bir ülke.
oldu olacak güneş sisteminin en nezih gezegeni.
insanların kendi adıyla account alırken en az zorlanacakları site.
çalışmam gereken zamanlarda iş için kullandığım bir kaynak.çalışmaktan bunaldığım ve kafamı boşaltmak istediğim zamanlarda da geyik olarak kullandığım kaynak. yani eğere de geliyor bu site semere de..- nasıl bir dikendim, sana girdim..*feysullah
yagmurun altinda sirilsiklam olmus bir adam. ve yagmurda islanmamak icin kenara cekilmis insanlarin merakli / saskin gozlerle adami izledikleri ve herkesin sessiz oldugu yari karanlik bir gun. kimse bu adamin neden yolun ortasinda dizlerinin uzerine coktugunu ve agladigini bilemiyor. bilmek icin caba da harcamiyor. ve herkez adamin deli oldugunu dusunuyor...tum yasadiklarinin bir hayal oldugunu anliyamiyacak kadar kör, yagmurun kendisini eritemiyecegini bilecek kadar akilli. yari hayal yari gercek. ne gormek istiyosa o. yasadigi hayatin tekduzesinde kacip saklanilabilecek bir yerdi onun icin. yeni arkadaslarini yeni ortamlarini burada tanidi. kendini en iyi burada anlatti. hayatina bir anlam katma cabasinda yasadigi tum seyleri kelimelerle ve konsept dahilinde ortaya doktu. guldu, eglendi, ayar alip kizdigi zamanlar oldu hatta komaya bile girmisti caylak oldugu bir donemde. gercek yasami bi kenara kendine burada koskoca bi hayat kurdu. artik gercek yasamdan zaman buldugu siralarda buraya degil, buradan zaman buldugunda gercek yasama donuyordu. zaman bugun lerle akip giderken hayatinda bi cok degisiklik yasadi. bir zirvede tanistigi bayanla beraber olmaya baslamisti. hayatin anlami iste buradaydi diyordu kendi kendine. ask mesk isler gucler.. yari hayal yari gercek gibi. cevresindeki gercek dostlarinin : birak şurasini zamanini harcama.. hem ne gerek var herseyini yazmaya? deyislerine aldirmadan her gun kendinden / hayatindan birseyler ekliyordu buraya eksi sozluk'e. cogu kisi artik takma ismiyle anilan bu deliadam i taniyordu zamanla. haftanin en begenilen entrylerinde kendini buluyor ve ben! dedigi zamanlarda binlerce kisi tarafindan onaylanmis olan genclerin sevgilisine bakmaya doyamiyordu. bu deliadami tanimayan herhangi birinin buraya yazdigi yazilarin hepsini olmasa bile bi kismini okudugunda rahatlikla nasil biri oldugu, ask hakkinda ne dusundugu, hangi takimi tuttugu hatta cocuklugunda neyi ne sanardi gibi bir suru bilgiye ulasarak kimligini bile belirleyebiliyordu. deliadam buranin disinda kalan zamanlarini da artik sanal ortamda kurdugu yari gercek hayatiyla butunlestirmeye basliyor ne yaşarsa yaşasin bunu sanal ortama bir an once yazmak icin yanip tutusuyordu. hic birseye bu kadar baglanmadigini dusunuyordu cogu zaman. ama artik hayatinin bir parcasiydi sozluk. kendini buldugu ve binlerce kisinin nickiyle tanidigi deliadam idi o. birakamazdi. en fazla ara verir ve bunu neden yaptigini da geri dondugunde yazardi... zaman hizla geciyordu. burada harcadigi saatlerini hesaplasa bu sure icersinde binlerce kitap okur, yuzlerce arkadasiyla sinemaya gider, onlarca hafta sonunu ailesiyle birlikte gecirirdi... biliyordu.kendisine sectigi nick gercek oluyordu. buradan tanistigi sevgilisiyle bulusmaya gittiginde yagmur yagmaya baslamisti. o nu beklerken islanmak umrunda bile degildi aslinda. bekledi... islanmak onu usutmeye baslamisti simdi. elleri cebinde hala gelmesini bekliyordu. etrafindan kosarak gecip gidenlere aldirmadan icinden - o gelicek biliyorum gelicek diye sayikliyordu. bi sure sonra yagmurun ve ruhunun agirligina dayanamayip dizlerinin uzerine cokuyordu. yari karanlik sehir deliadam a agliyordu. uyan deliadam! diye bi ses duyuldu yakinlardan... aslinda tum bu yasadiklarin senin kafanda kurdugun ve olmasini istedigin hayaller. bi bakima project mayhem tarzinda birsey.. yoksa matrix mi demeli? herseye ragmen gercekolmadigi kesin. genclerin sevgilisi.. haftanin en begenilen entryleri.. zirveler.. ve sen. kendine bir anlam yuklemek icin kafanda kurdugun tum bu dusler yalnizlik adli senaristin sana kendi filminde verdigi bir rol sadece...evet bir başrol. oyle olmasa oynar miydin ki?... simdi beni dinle! yagmur yok, disarida gunes. deliadam sensin evet. etrafindaki merakli ve saskin gozlere aldirma. diz coktugun yerden kalk ve gercege koşmaya başla. zaman senin icin hic bu kadar degerli ol(a)mayacak bir daha.kim oldugumu sorma sakin, cunku biliyorsun..ben senim!koşuyorum...
başucu sitesi...herhangi bişey kafaya takıldığı anda standart arama motorlarından önce tıklanması gereken, çünkü konunun hem objektif hem de subjektif incelenmiş olduğunu görünce insanı daha da bi mutlu eden site...(bkz: yok yok/5)bu arada login olurken gurur duyuyorum...
kodlamasina 14 şubat saat 23:00 sularinda başlayip, ilk entry'yi de 15 şubat 00:30 veya 01:00 gibi girdigim icin her halukarda coktan 3 yaşini doldurmuş olan site..
haz sözlüğü.
sadece ve sadece ne pahasına olursa olsun salt eğlenmek amacıyla özel bir yöntemle giriş yaptığım site...
ilk simit sarayı gibi bir yer. beğenildiğini farkedenler, yeni simit saraylarını son hızla açıp bir şeyler kapmaya çalışıyorlar.*******
zamanla azalmasını gereken hevesimin arttığını görüp "ulan nasıl bulaştık bu işe,bak şimdi kalkamıyoruz başından" diye hakkında attıp tuttuğum,okulu uzatma aracı.
ssg*nin yeri
degil bir milyon dolar*, bir milyar dolar paha bicilmesi bile zor olan, fasikul fasikul okunup sindirilmesi gereken kutuphane.
yazarlariyla bana cok cok katkilar saglamis guzel organizasyon..
sayfalari, "sunun anlami ne"den cok "insanlar bunun hakkinda ne dusunuyor" icin cevrilen sozluk.
dikkatsizce verilen, imla hatali bos bkzlardan kurtulmasi gereken dogal secimin sanal versiyonunu bunyesinde barindiran community merkezi.
internet dünyasının dönüm noktası.hayatım sözlükten önce(s.ö) ve sözlükten sonra(s.s) olmak üzere ikiye ayrıldı.şimdilerde ise yeni sözlük çağından yakın sözlük çağına geçmeye çalışıyorum.bu an çaylaklıktan kurtulduğum an olacaktır.söz veriyorum abilerim ablalarım, yazarların ilk zirvesinde çaylar benden.(yok canım ne rüşveti?)ühüüüüüüüüü ama hala çaylağım.
işte sabah 9 akşam 6 takılınan site
icq-whitepages de online görünen hatunun nicki eksi sozluk sonsuz bilgi deryasındaki başlık kısmına yazılır.ara ve getir tuşları ile gelen entrylerden bir demet mesaj yapılır copy-paste yöntemi ile ava gönderilir.sonuç : (bkz: icqdan hatun kaldirmak) vede (bkz: sen cok verimli bir hayvansin)
kültür deryası...duygu sağanağı...
kendisini uzun zamandir taniyanlarda/izleyenlerde herhangi bir hatada (sayfa acilmadiginda, ayni anda bir suru sayfa acildiginda vs.) "ssg yeni bir şeyler ekliyor zahir, az bekleyelim hele" duşuncesi uyandirmayi başarabilmiş bir site, şu anda entry girdigim şey.bana bugune kadar başka turlu tanişma goruşme imkanim olmayacak cok sayida insani (ki bunlarin arasinda tanimaktan inanilmaz keyif aldiklarim da var) taniştiran, her login oldugumda bana bembeyaz bir sayfayi (textarea) esirgemeyen site ayni zamanda.belki en cok bu yuzden anlamadan eleştirilmesine cok kiziyorum, eblekce kopyalanip arkasindan "esinlendik belki ama o da tek degil! haha!" diye havlanmasina uzuluyorum, ozensizce kullanmaya kalkanlara kotu kotu bakiyorum.yine belki, ilerde tipki telefon gibi tum ozelligini yitirip coluk cocugun cebinde gezmeye başlayacak, ama graham bell'in sikinde miyiz saniyorsunuz?
bos zamanlar icin yeni eglence kaynagi, internet'ten insan manzaralari...
guzel bir yatak.(bkz: eksi sozluk bir lumpen yatagidir)
acilis tarihinden bir sevgililer gunu hediyesi oldugu kolayca anlaşılan üyesi bulunduğum sozluk...
ego pompa istasyonu
bireylerin hür iradeleriyle kişisel ezikliklerlerini sergiledikleri panayır
moderasyonla sansürün, eleştirmekle hakaret etmenin, bilmekle bilmişlik taslamanın aynı anlama geldiği yer
kullanıcılarının konuşmak için bilgi sahibi olmalarının gerekmediği chat sitesi
kurulduğu ilk günden sonunda ekşiyeceği öngörülen online sözlük
bok atmadan duramayanlarin bir yandan da yazmaktan geri kalmadiklari iletisim mecrasi. hayir, ortamin dinamiginden, moderasyonundan, kullanicisindan madem rahatsizsin bu kadar, ne demeye hala burdasin? ilginc tabi.
gereginden fazla ciddiye alındıgında bunyede tuhaf celişkilerin olusmasına neden olan yer, kurulus, organizasyon, chat sitesi, panayır, isyasyon, sozluk.insanlara aman allahım lutfen burda bulunmaları icin ne tur bir baskı yapılıyor, hangi silahlar kafalarına tutuluyor, ne tur iskence taktikleri uygulanıyor, nedir bu dayanılamayan sey kamuoyuna acıklansın da biz de rahat edelim.
hayatımın son üç senesinde önemli bir yeri olan oluşumdur ekşi sözlük. aradığınız ne varsa bulabileceğiniz (bela, mevla, bilgi, arkadaş) kafanıza göre takılabileceğiniz memleketimden insan manzaraları diyerek bazen oflayıp bazen gülümseyebileceğiniz bir yer. her şeyden önce sözlük olarak kullandığım mekan. aratmadan duramadığım yazarları, bitmez tükenmez kavgaları, ayar dalgaları, aşk skandalları, seks skandalları ile bir şekilde insanı oyalayan bir yer. ciddiye alınması gereken bir yer. ciddiye alacak bilgisi ve görgüsü olmayan, anlık dikkat çekme oyunlarının etkisi geçinse veya dikkat çekemeyince sinirleri bozulanların ya küçümsemeye ya da sikmeye çalıştığı her şeyden önce bir sevgi üzerinden doğmuş hoş topluluk. böyle pazartesi sabahı sabahı beni sevgi pıtırcığı durumlarına sokmuş hakkında entry girdirten, her şeyden önce iletişim bozukluğu çeken, bir arada yaşayamayan bir halkın özellikle genç kesiminin hatta olgun kesiminin, yaşlı değil olgun, birbirlerine etki etmesini sağlayan site. yıllar sonrasına istediğiniz kadar mektup atabilirsiniz buradan. farkında değilsiniz belki ama herkesi biraz biraz şekillendiren bir yapıdır, görgüsüzlükleri görür kendini törpülersin, allame-i cihan yazarları görür bilgi eksiklerini kapatırsın, buradan ya ilerleme yönünde faydalanırsın ya da taşak muhabbetine dalar ama aymak için elinden geleni yapar bu fırsatı da harcarsın. ay hislendim. (iki dakika cıvımasam olmaz, neyse dokuzyüzellibeşinci entryn ben olayım istedim)
en kotu/en iyi entry kategorileri futbol icerikli entrylerle dolmus, doldurulmus; bana yazmadigim ama okumayi sevdigim gunleri ozleten internetteki evim...
soru iseretlerine son! cünkü eksisözlük var
bundan bir sure once forkliftin beni tanistirdigi ve o gun bugundur kopamadigim kultur ortami. simdiye kadar meyil yoluyla gelen turk astronot ve houston replikleri, isp musterisi tripleri, icq moronlari (bkz: forwardlanmis basliklar) gibi sahane cumlelerin menseini anlamama neden olan super olusum. basinda cikip desifre olmasi beni nedensiz yere huzursuz eden bilgi kaynagi.
bilemiyorum... hmm, hos bir ortam, tuhaf bir sosyete*... degisik bir tat, bir lezzet.. evet, leziz, kesinlikle!
derdinizi dert edinebilen insanlarla karsilasinca, aidiyet duygusu uzerine tekrar dusunmenizi saglayan birliktelik.
nostaljik bir olaydir, hatirlaninca gulumsenir: 80'lerde insanlar aksamlari isten cikinca evlerine, yalnizliklarina doner, hava kararinca balkona cikar, ellerinde telsizlerle "brek brek, arkadas ariyorum, ben yarali baykus, brek brek" diye bir dost, bir sirdas, olur a bir sevgi, bir ask ararlardi. kendinden umudu kesip hayatla bagliligini devam ettirebilmek icin teknolojik aletlerden medet ummak o kadar acinasi ki ve maalesef o kadar iyi anlayabiliyorum ki bu durumu. o zaman internet yoktu, telsiz vardi. telsiz yokken ben yoktum, yasadigim sokaklarin boslugu da yoktu. eksi sozluk de boyle bir sey iste.
saygı duyulası, eli öpülesi asp
cola turkadan bile ünlü bir marka haline gelmiş bir müessese
yaşamın sırrını çözebileceğiniz yegane kaynak
aslinda hayatin bir yansimasi gibi. gercek hayatta oldugu gibi, bircok sey bulunulabilecek bir yer. ve gercek hayatta oldugu gibi, orda da konusma ozgurlugunun olmadigi, bolca fasiste yuva bir kurum.*
varlığını bilen herkes icin bir esin kaynagı, bir serbest kursu, toplumsal yaptırımların ulasamadığı, üyelerini özüne döndürebilen ve benim gec kesfettiğim yaratıcışına tesekkuru herkesin borc bilmesi faideli olmanın ötesinde anlamlı bir sanal eser...
burcu kova olan bilgi hazinesi.
demir leblebi olmak ne kadar önemlidir bir bayan için? bana göre bu kadar sert bir mantık sadece demirleşmek için ideal.bazı sıfatların kulağa hitap etme biçiminin hoşluğu anlamıyla ters orantılı olabiliyor.başka türlü düşünen varsa beri gelsin!
post modern yazarlıktır ekşi sözlük.
her yerde, her seyi kucuk harflerle yazmaya alistirmis, lanet bir olusum.
genel 1 ruh hali gibi...bazen depresif olursunuz morali iyi insanlar ilginizi çekmez ya da bazek mutlu olursunuz depresif insanlarla beraber olamazsınız..sanırım insanların o anki ruh haline uygun şeyler araması ile ilgili ve sonunda kendisi ile benzer durumda olan ya da o şekilde düşünen insanları bulması gibi olsa gerek..insanlığın gelişimine ne kadar katkıda bulunur bilmiyorum ama beni eğlendiren ve de meraklandıran 1 oluşum,1 güç herhalde ekşisözlük.
kutsal bilgi kaynağından çok "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma kaynağı" veya kısaca "atmasyon kaynağı" yapma niyetinde bir ton kişinin yer aldığı internet şeysi.
bilmiyorum ya işte işte böle değişik bişi ya, aşk gibi farklı bişey, internete girmemin yegane sebebi de diyebilirim..
ne oldugu bilinmeyen birtakim cılgın milgın ınsanların cıldırmıs dusuncelerını parmak furuslarıyla ıfade ettıgı yer
herkesin kucağındaki taşları korkmadan ortaya döktüğü , savaşın değil paylaşımın olduğu yegane yer.
google'da arama yaptığım esnada karşılaştığım, otisabinin tam aradığım şeyleri yazdığını okuyunca takılı kaldığım, kronik olduğunu hissettiğim hastalığımın (bkz: seboreik dermatit) aslında sadece beni rahatsız etmediğini tabiri caizse halk ağzıyla okuyunca işte budur dediğim oluşum. sonra ne mi oldu, sozluk bende bir saplantı haline geldi. gazete başlıklarının o soğuk ifadeleri yerine sozluğun sıcak tanımları yerini aldı. forum tadında olan ama çaktırmamak için elinden geleni yapan entryler insanların "ima" yeteneğinin nasıl güçlü olabileceğini gösterdi. hatalı tanım yapan veya başlık açan bir kullanıcıyı rencide etmeden uyarmanın adının ayar olduğunu öğretti. ilkokul yıllarından beri yanlış yazdığım ve yazmakta ısrar ettiğim, öğrenmek için en ufak bir çaba bile sarfetmediğim dahi anlamındaki de'lerin ayrı yazılmasına dikkat etmeyi usul usul öğretti (bkz: ayar almak). her ay hiç üşenmeden aldığım ve yine üşenmeden rafa kaldırdığım kitaplarıma tekrar gömülmemi sağladı( amaç kelime dağarcığı genişlesin ). interneti sadece araştırma yapmak için kullanmamak gerektiğini farkettirdi. sonuçta okumayla öğrenemeyeceğim birçok şeyi öğretti.sonumuz nereye varır bilemem ama umarım orada sozluk olur...
yedi ay oncesine kadar elitist bir duruşu varken, yeni insanlarin katilimiyla daha bir homojen hale gelmiş; turk gencliginin fikirlerinin birebir yansimasi olmayi başarmiş bilgi kaynagi.
googleda arama yaptigimda, ilk sayfa sonuclari arasinda mutlaka yeri olan, ve icinde herbiri birbirinden orjinal yazarlar tarafindan kaleme alinmis binlerce entry olan kutsal bilgi kaynagi bir site..
herkesin bir konu hakkında tanım yapabilmesini,örneklendirebilmesini,öğretmesini-öğrenmesini,eksiğini tamamlamasını-tamamlatmasını sağlayan içinde bir şeyler hakkında ukte kalmış kişilerin bir yerde toplanmasını sağlayan ve bu ukteleri kustukları mükkemmel ötesinin ötesinde ve bununda ötesindeki bu adı olmayan kavramla ölçtüğüm biz hizmet sektörüdür..teşekkürler ekşi sözlük
iceriginde her turlu bilgiyi bulabiliceginiz bir bilgi kaynagi ,basi bos tavuk gibi gezinemiceginiz devasa bir alan(cunku kaybolursunuz o kadar buyukki!)
cilt cilt kitapları basılası, okullarda okutulası, meydan laroussevari bilgi hazinesi...p.s. : toplatılması basılmasından daha kısa süre alacağı kesindir.viva l'internet!..
büyük bir şevkle açılan başlıklarda akla gelen neredeyse herşeyin yazılmış olduğu öğrenilince, hayal kırıklığı yerine sevinç yaşatan, yazmış olabilmek için yazmanın* anlamsız olduğu sözlük.
vakt-i zamanında öfkeyle oturup göte girme ihtimali yüksek yazılar dösendigimde "bu senin sahsi düsüncen katılmıyorum ama göte girebilir, hepimiz üzülürüz" seklinde uyarılar gelen, herkesin görüsüne saygı duyulan güzel bir gecmis zaman ortamı. artık hepimizin hayrına uyarılar gelmiyor, kötülemeyi is edinenler, burasının iyiligi icin en ufak bir cabaya girmiyorlar. farklı fikirlere saygı zaten yok. her gecen gün kanıyor eksi sözlük. ben ne yapıyorum ? tanıstıgım kaliteli insanlarla haberlesme amacıyla kullanıyorum burasını, arada canım sıkılırsa okuyorum, gülmek icin, nadiren entry giriyorum, kendi entrylerimi kontrol edip, cirkinleri imha etmeyi coktandır bıraktım, dursun orta yerde cöplerim nasıl olsa kalite artık aranmaz oldu, bir günde 20.000 kisi alınır oldu, cok destekledigim para kazanma isine girisilirken (ki, reklam vermeyi de düsündüm, destek olsun deyû) nitelik aranmaz oldu, yazık oldu.
(bkz: tabuları yıkan ortam)
başarısız bir sesli sözlük taklidi.. aradığım pek çok kelimenin tercümesini bulamadım.
"cumartesi kimse yok nasıl vakit geçiricem diyordum...sabah başladım sözlüğü okumaya hala okuyorum...walla nasıl geçti anlamadım zaman...sağolasın..:)))" böle ilginç mailler almanıza sebep olan cami.
ali ergur ve deniz ozturhan'in "l'atomisation de la surveillance et la flexibilite ethique dans l'experience virtuelle: une analyse sur les sites d'aveux et de lexiques ironiqes en turquie" isimli calismalarinda "turk dilinin bilinen en zengin kaynagi"oldugunu ifade ettikleri, kurucusunun ssg oldugu, internet sitesinin adi.
ayni şeyleri farkli başlıklar altinda duşunenlerin, ayni başlik altinda toplanmalarini saglayan, duşunduren, duygulandiran,ogreten organizasyon.
web'in 7 harikalarından...
mylnx'te id'si 1 olan güzide eser.
entry fazlalığından dolayı beyin sulanmasına sebebiyet veren şey. aşırı dozda alınmasında ise beyindeki bu suların gözlerden taşması gözlemlenebilir
bilgi paylaşımı icin atılmış önemli bir adım. gittikçe daha fazla kitlelere de ulaştığı bir gerçek. paylaşım sırasında verdiği haz da gerçekten yaşamaya değer.
(bkz: entel masturbasyonu) (bkz: #5545329)
şayet bir gün yapay zeka makinelerin başkaldırısını muhtemel kılarsa, insanlığı deşifre edecek hazine.
zamanla birlikte, belki de en az bizim kadar degişmekte olan sanal komunite.son zamanlarda cogu kişinin yaptigini yapacagim belki, "eskiden şoyleydi, şimdi boyle"den oteye gecemeyen vasat ve ic sikici bir konuşmayi entry haline getirecegim, ama benim icin anlami onemli olan bir yonden."biz yazar olmadan once bekledik, ogrendik, sonra gelip yazmaya başladik", "ben aslinda 99'dan beri takip ediyorum" da demeyecegim, benim icin ekşi sozlugun degişmesinin anlami insanlarin şu an nasil ve neden yazar oldugu da degil.benim icin sozlugun degişmesi; beni anlayan "biri"nin yokolmasi, artik anlamamasi demek. herkesin başina gelmiştir -ya da suruye dahil olmayan herkesin diyelim-, bazen kendimizi kalabaligin icinde yapayalniz hissederiz. herkese normal gelen bir şey bize ne kadar anormal gelirse gelsin, agzimizi acamayiz, cunku karşimizdakilerin anla(ya)mayacagini biliriz. ya da bir şey bize cok komik gelmiştir, ancak etrafimizdaki "ehuehu" adamciklarinin bunu anlamakta zorluk yaşayacagini hissederiz. bu yuzden sozluk, benim acimdan yillar boyu, o "herkes"in anlayamayacagi ince noktalari, zorluklari, belki de komik şeyleri anlayabilecek bir "kişi"ydi, belki de bazen tek kişi...şimdi ise uzulerek fark ediyorum ki, eskiden icimden sik sik gecen, "bunu yazarim, paylaşirim, sozluk anlayacaktir" hissi pek gecmiyor icimden, sozluk benim icin herkesin anlayamayacagi şeyleri anlayabilen, eskisi gibi farkli, duruşu olan bir yer degil artik. sanki her gun karşima cikan yuzlerce insandan biri, bilirsiniz işte, "havalar da ne soguk" , "gecen mac nasil da golluydu degil mi", "sizin işiniz de zor birader" muhabbetlerini kolayca yapabileceginiz, bunun da otesine pek gecmeyeceginiz biri.kimse alinmasin sozlerimden, belki cok kişinin goruşunu paylaşiyorum, belki de ben cok degiştim ve abartiyorum. ama tek bir şey duşunuyorum senin icin sozluk, bence sen de simdi herkes gibisin.
zaman itibariyle kuruluş gününden bu yana gerçekleşen dönemi kapatan ve yeni bir döneme kapılarını açan sözlük.bir yerlerde okumuştum hangi ibnenin evladının sözüydü unuttum ama güzel demiş:"popüler yok olacağı için popülerdir."an itibariyle altı bin küsür yazarı,yirmi bin çaylağı,günlük yüz bin okuruyla işte karşınızda zeki müren.sözlük güneşi ,internet harikası ,fevkalade ortam,zirvelerin kaynağı ,güzeller çirkinler diyarı ama aha da bağırarak söylüyorum ekşi sözlük artık "popüler".
3 yıldan beri iyi bir okur olduğum, 6 aydan beride yazar olduğum muhteşem eser, yıllardır onlarca kişiye tanıttığım onlarında bu hazineden faydalanmasını istediğim, wapta bile 24 saat yanımda olan *, hayatımın vazgeçilmezleri arasına giren ama dün hatalı bir entry yüzünden caylak olmamdan dolayı gece uykularımı kaçırmış olan ve biraz kırgın olduğum aile.
caps lock'lar açik bağirin dilediğiniz gibi/kadar! sizi duyacaklar mi peki? (ne?) (ha!) bilemem ki iste ben onu...yazarin notu: bu entry caps lock açikken yazilmiştir..
yazarlığımın onaylanması için heyecanla beklediğim site.
(bkz: sözlük hakkında en çok sorulan sorular)(bkz: sözlük atraksiyonları)
bir yerden bir yere gidekken arada kalan boş vakitlerinizde açmadan duramassınız, hatta bazen, boş zamanlarınızda özel olarak sözlük için eve uğramaya başlarsınız. kimi zaman sınava bile geç kalmanıza neden olur bu ekşi sözlük denen en iyi arkadaş. bağımlısı yapmıyor sadece arkadaşınız oluveriyor.
çalışırken bişeyin anlamını merak ettiğimde girdiğim, sonra bi daha çıkamadığım yer.
iki günlük erişim problemi an itibariyle son bulan site. yetkililerden açıklama bekliyoruz evet.
cok özletiyor göt...
aynı anda hem bağımlılık yapıp hem de o bağımlılığın rehabilitasyon merkezi olabilen bir site.
geri gelerek sevindirmiştir hepimizi .
ayaga kalkmasından saniyeler sonra üstüne cuvallanan 602 okur, 44 yazar, 12 gammaz, 1 moderator kisilik istatistik ile göcmesine hak verdigim biricik.
yokluğunda afallatan, sudan çıkmış balığa çeviren..
yoklugunda degeri daha cok anlasilan,olmazsa olmazlardan..
hakkında bu kadar entry girilince geri geldi sandığım oluşum.
odumuzu koparan hede. bi daha giderse kiririm bu sozlugu. ayip ama!! insan evladina yapilmaz. canim benim, ozlemişim iki gunde, gel opcem.
varliginin degerini, yoklugunda anlasılmasini umdugumuz, allah eksikligini gostermesinlerden olan.
yaşam destek ünitesiymiş de haberimiz yok imiş...(bkz: hoşgeldin dünyama)
bigün gerçekten kapanırsa ne bok yiyeceğimi kara kara düşündüren site.
down olmasından dolayı sozluksuz gecen sure icinde eksikligi yuzunden insani huzursuz eden bir cok insana sozluk bagımlılığı yaşatan oluşum...
yoklugunda, cocuklarini kaybetmis bir anne kadar olamasa da, icimdeki mutluluk ipini ucundan yakalayip yavas yavas cekerek bogazimi dugumleyen, ruhumu kaybedecegim korkusuna nedenolabilen bagimliligim! (senden nefret ediyorum! sana tutkunum!)
cogu insan icin artik aliskanliktan ote bagimlilik olmuş sanal ortam. 2 gun boyunca her internet explorer penceresi acisimda bilincsiz bir sekilde kisa yoluna tikladigim ama ulasamadigim bilgi hazinesi. .
an itibariyle iftar vakti icilen sigara tadi veren yasam destek ünitesi.
gitti geldi. internet açılış sayfasının boş gelmesinin ne kadar kötü birşey olduğunu birkez daha hatırladık.
yokluğu aratan, varlığı mutlu eden bir oluşum.
sivri dil ve mantığın mükemmel sentezi...
kendini özleten site.
http://info.sourtimes.org dan sunucu durumunun ne halde olduğu öğrenebilinen site.
offline oldugu 2 gun boyunce , sensiz nice olur helimiz dedirten site
anasayfa olarak ayarlanınca iki gündür ie her açıldığında tokat etkisi yapan.
ie ile aramda "http 400 bad request senin anandir" tadinda duzeyli bir muhabbete sebep olan internet şeysi.
zamaninda icinde populer olmak icin takla atan, sonra o populerlik denemeleri elinde patlayinca ortalardan kaybolanlarin, hakikaten bilgi almak, okumak, eglenmek icin kullanan ve buna onem veren kisilerle akillarinca dalga gectigi sozluktur. guzel sozluktur, her daim ulasilmasi gereken sozluktur.
suser olmadigim halde bana eksi sozluk yazarlarindan bizimkiler diye bahsettirebilen site.
okuyucuyken dünyanın en cazip en alımlı sanal mekanlarındayken, hasbel kader yazar olunca hiç de önceden göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkan kinder sürpriz yumurta(bkz: neden geldim istanbula)yazarken artık "ben neyi beğenirim, bana ne komik ya da ilginç gelir" gibi kaygılardan, "insanlar neyi beğenir acaba" gibi hırslara kapılıyor insan ki ne gerek var buna bilmiyorum. ama insanı yonttuğu bir gerçek. bu yontulma kişinin özgünleşip kendini mi bulmasıdır yoksa yüzlerce prototipin arasındaki yerini mi almasıdır işte budur ademoğlunun aklını kurcalayan..
bana gore tasima kapasitesine coktan ulasmis bir topluluk. zamanla bozulma yoluna gidicek, belki su anda gitmekte, belki de bozulmaya cok yakin bir olusum. evet belki bir dorduncu nesil olarak bunu soylemem biraz ironik, ne de olsa bizim neslin gelmesi buna bir ivme kazandirdi, ama bunun suclusu yeni insanlarin gelmesi degil. sadece eksi sozlugun alt kultur icin "seckin insanlar" la dolu olmasi ve baskalarinin da, kendilerini sorgulamaksizin, bu olusumun parcasi olmak istemesi. nitekim artik doldu. eksi sozluk doldu. ancak kendi yaginda kavrulabilecek durumda su anda. ama ustune yag dokup duruyoruz...bunun bir cozumu yok, dogal bi paradox bu. zaten yeniden olusum icin yikim gereklidir. bunlar kacinilmaz seyler.
about kısmında windows 2003 server+mssql+iss için övgü dolu sözler sarfeden site.oysa sözlüğün son zamanlardaki performansı dikkate alındığında hiç te doğru bir söz gibi görünmüyor.
"sana site diyenin amina koyyim sen meleksin melek" seviyeli nidasinin oznesi.
kahvemi-sigaramı yanıma alıp, başına oturduğum, *günün stresini attığım, bazen neşemi bazen de hüznümü yansıttığım, zaman zaman olumlu zaman zaman da olumsuz geribildirim alarak soğuk bir ekrana bakmadığımın anlamlandığı, yeni yeni dostlarla tanıştığım...konuşmanın değil de yazmanın-çizmenin geldiği zamanlar da yaşamımda yer kaplayan...
internetsel bir oluşum... burada kafamızı bozan bir entry okuduğumuzda sinirlenmek yerine voltaire babanın "fikrinizden nefret edebilirim ama onu ifade etme özgürlüğünüzü ölümüne savunurum" sözünü hatırlamamız gerekiyor... bunu yapmak bazen zor da olsa...
entrylerde verilen bkzlarla sonsuz cagrisimlara acik kapi birakmasiyla kendi bunyesinde barindirdigi evrenler arasi seyahat vizesi veren bir nevi mini portal.
yalnızlığın ve uykusuzluğun tedavi merkezi... harikalar diyarı!
dunyanin en mayyak koduna sahip super site... vay dedirten site.. aslinda daha iki gunluk yazarken birden bire ne yaptiysam anlamadim sifremin bi ise yaramadigini anladigimda sok oldugum ilk baslarda cok hosuma gitmis ama tekrar baslamasi cok zor gelen hevesimi kaciran mekan... aa basladim yine
ekşi zamanlar her insanın hayatında ''ekşi zamanlar'' mevcuttur, canının sıkıldığı, yalnız kaldığı, gülme ihtiyacı hissettiği.. işte o anlarda imdadınıza yetişen bir adres sourtimes. alternatif mizah anlayışının interaktif sozlukte doruğa ulaştığı sayfalarda ağzınızdaki o ekşi tadın kaybolduğunu hissedeceksiniz.star / 13 temmuz 1999 tarihli haberden"...yuzu olmayan insanlarin istedigi hedefe serbest atiş yaptigi bir hakaret yuvasi!" --haftalik dergisi, sayi 3, mayis 2003 tarihli habere uzun ince bir yol almış ilim, irfan ve hakaret yuvası."küfür ve hakaret" ayrımını yapamayan büyük bir yığının önce dışarıdakilere sonra kendi içindekilere hakaretler yağdırdığı, edebilecek tek bir sözü olmayanların içini doldurdukları sözlük.kendisine yapılan saldırıları tek bir kişiymişçesine savurduğu yıllardan, tüm saldırıları "kinder yumurtadan ya da banyodan ya da bacak arasından çıkmış x" basitliğiyle kabullenen ve underground yapısının, yaratılan altkültürün yok olmaya yüz tuttuğu bir aile.hayırlı ve hayırsız evlatlarıyla her şeye rağmen bir aile..."her doruğun bir inişi vardır" sözünü hatırlatan, inişe geçmesi kabullenilemeyen, çünkü varılacak doruğun henüz çok yukarıda olduğu bilinen bir zaman koşucusu.baştaki iki haber arasındaki uçurumu ve getirebileceği sonuçları anlayamayanlar için tek cümlelik bir özet. aramaya inanın ve bu cümlenin yazarını bulun."biz iki kişiyken de çok eğleniyorduk!"
kutsal bilgi kaynağı...
1999 da asparagaz.com(.net te olabilir hatırlamıyorum) aracılığıyla tanıştığım,iki kere daha yazarlık yaptığım,adamı kendine bağlayan,popüler bir sanal hede.
insanda çarpıntıya yol açabilen oluşum.
yıllarca arama motorlarında turkce bir kelime aradıgımda; karsıma cıkan yer! sonrasındada neymis burası diye okumaya baslayıp takıldıgım..dahada sonrasında sık kullananlara ekleyip, her sabah ofisime gelince"söyle bir kafayı uzattıgım" yanılmıyorsam su andada entry yazabildigim yer..
bazen askerdeki sevgiliyle baglanti kurabilmenin tek yolu!
bir peynir gemisi yürütme çabası, deniz kadar yağ bulma isteği. faydasız ilimle mârifetin kolkola gezdiği, söze gümüş, sükûta altın kıymeti veren bir medeniyetin çocukları için fazlaca gürültülü ama yine de interneti bulanları bile hayrete düşürecek kadar muazzam bir eser.
resimsiz olduğunu hissettirmeyen sözlük
sanal sosyallesme ortami
tuketim toplumunun cok cabuk tukettiklerinden sadece biri.gun itibariyle 26195 kisilik bir komunite. amdan gotten entry mekani.birzamanlarin zaman gecirticisi/harcaticisi super ortami.
(bkz: dehliz)
öss'yi kazanmak vs. başarı sayılabilecek hiçbir konuda hiçbir zaman beni takdir etmeyen babamın yazar olduğumu öğrenince bana hayatımda ilk kez aferin demesine vesile olan,hakka yürümeden bana bu hissi yaşatan sözlüklerin sözlüğü.
(bkz: vakit oldurgec) hehehe :p
yeni gelen her nesille biraz daha yara alan; öyle ya da böyle bir şekilde uçurulan pek çok kişinin forum, klon gibi çeşitli gudik mekanlarda -herşeyin sebebinin biraz da kendisi olduğunu unutarak- hakkında ileri geri konuşmaya cüret edebildiği; ama herşeye rağmen yıkılmadan ayakta duran, bünyesinde barındırdığı pek çok cevherle yıkılması pek de mümkün görünmeyen kutsal bilgi kaynağı..(bkz: onu yaratan binlercesine şükürler olsun)
bazi internet cafelerde ulaşımı filtrelerle engellenen site.*
gozlemledigim kadariyla agir depresyon halindeki sosyal problemleri olan insanlarla hemen hemen istedigi her şeye sahip olan burjuvazi arasinda bir yazar kitlesine sahip interaktif platform.maalesef siradan bir genc bu devirde etrafina baktiginda biraz zeka pariltisi taşiyorsa kafasinda, onun icin depresyon kacinilmazdir. her şeyin farkindadir ve cektigi aci buyuktur. zira aci cektikten sonra yaraticiligin artmasi surpriz olmayan bir gelişmedir.iyi bir egitim alma şansini yakalamanin ve elit bir tabakaya dahil olmanin getirdigi entellektuel bakiş ise yine vasat bir durumdur. bu kişilerdeki surekli alternatif olana yonelme, boş vakitleri doldurmada da gorulmektedir.işte ekşi sozluk'tur.
bulunmaz hint kumaşı,çöldeki kutup ayısı,hendeği atlayan deve,saman saklayan,ak akçe biriktiren,aba altından değnek gösteren,ablukaya alan,esir eden,kırağının çalmadığı acı patlıcan.
dilin sınırlarını yoklayan, düşüncenin sınırlarını zorlayan aktivite
öğreten ve öğrenenlerin,her ailenin,daima güzele ve iyiye dönük olanların "kutsal bilgi kaynaa"
yazarlarının aidiyet, tarafgirlik, yandaşlık moduna sokan oluşum. efendim şöyle ki;birden ilginç bir şekilde var olan, elle tutulmayan, gözle görülmeyen ama binlerce kişinin yöneldiği bir odak. vapurda, otobüste elinde ilginç bir kitap gördüğün, ya da azcık arıza olduğuna ihtimal verdiğin insanlar için bir süre sonra şu soruyu sorarsın kafanda;acaba bu eleman da sözlükte yazıyor mudur?o kadar da aptalca bir saplantı değil aslında. yazarların çoğunu bu şehr-i istanbulda olduğunu ve nüfusumuzu hesaba katarsak katsayı hesabına göre ihtimal çoğalıyor.yok ben gene de ümitvarım;gecen hafta secmeli derste ilk defa gördüğüm bir hatunun, hoca ile dialogumdan sonra ;"bu kız ekşi sözlükteki ladyshallot mudur aceb??!!" diye sormasından sonra *
biraz (bkz: wikipedia)biraz (bkz: oed)biraz (bkz: deviantart)biraz (bkz: h2g2)biraz (bkz: the devil's dictionary)biraz (bkz: metafilter)
gözgöze gelme, tanışma, sohbet, anlama, algılama, tanımaya çalışma, yanılma, yeniden tanımaya çalışma, vazgeçme, yok yok olmaz deme sonra hadi bir daha bakalım deme sürecini kısaltan dost, eşbeyin edinme evi.
henuz yazarlik onayi alamadigim,alti nesil yazar olarak girmeyi can-i gonulden istedigim,uzuldugum,ama elimden bir sey gelmemesi ile beni caresizlik sinirlarina iten sozluk.edit: tam umudumu kaybetmiş iken,büyük bir gümbürtü ile,diğer beklemede olan yazar arkadaşlarım ile beraber katıldığım sözlük.
yazarı olmaktan onur duyduğum ayrıyeten benim için bir bilgi kaynağı olmaktan çıkmış, hayat tarzı şeklini almış oluşum. günümün üçte birini geçirdiğim ve çok farklı bir tarzda kültür kazandırmış kutsal bilgi kaynağı. kanımca üniversitenin kazandırabileceklerinden çok daha fazlasını kazandırmış, türkiye'den çıkmış en güzel oluşum.nice 2000. girdilere..
bana bilmediğim ne kadar çok şey olduğunu, bildiğimi sandığım pek çok şeyin aslında öyle olmadığını, sadece benim bildiğimi (düşündüğümü) sandığım şeyleri bilen ve düşünen ne kadar çok insan olduğunu bana her gün keyifle bir kez daha gösteren internet keyifli kılıcı(bkz: tüm suserlere teşekkürler)(bkz: ssg sen cok yasa)
devlet* tarafından geliştirilen bir yapay zeka* projesine veritabanı oluşturabilmesi babında,- misal; söz konusu yapay zekaya hayat bilgisi verebilmek için- ssg rumuzlu bilim adamı tarafından yapıldığına inandığım web sitesi. bütün bu olay paravan arkadaşlar, kobayız bizler*...
ilk başlarda şarkı sözlerine bakmak için girdiğim zaman ilerledikçe farkettirmeden kanıma giren;şimdilerde ise nacizane bir üyesi olabilmek için çabaladığım bilgi hazinesi..
yazar kitlesi birbirine benzeyen insanlardan oluşan internet bilgi paylaşım platformuşayet bir araştırma yapılsa rock-metal dinleyen, gitar, bas veya davul çalan, lise veya üniversite öğrencisi bir kitlenin yoğunluğuna rastlanılması şaşırtıcı olmazayrıca sözlük yazarlarının önemli bir bir kısmının da bir konuda yazarken ona eleştirisel yaklaşması, kötü yönlerini önce görmesi, hatta iyi yanlarını hiç görmemesi de sözlükte gezinen bir okurun gözüne çarpabilecek bir olgu. ilginç olan ise iyi ile kötünün arasında bir uçurum olması. bir konuda ya iyi ya da kötü yöndeki yorumlar çoklukta. eğer bir konuda iyi ve kötü yönde yorumlar bir arada yazılıyorsa üstü kapalı bir tartışmanın ortaya çıkması muhtemel oluyorher şeye rağmen belirtmek gerekir ki sözlük yazarlarının çoğu seviyeli insanlar olup adam gibi tartışılabilecek ve tartışırken bir şeyler öğrenilebilecek insanlardır, peşin hükümlü ve fanatik insanlar suserler arasında küçük bir kesim oluşturuyorekşi sözlük her yönü ile bir sosyoloji tezi olabilecek kadar ilginç bir oluşum
turkiye'de iyi seyler de yapılıyor, harikulade.
http://uptime.netcraft.com/...te=sozluk.sourtimes.orghttp://uptime.netcraft.com/...site=www.eksisozluk.com
eksi sozluk, eskilerdeki imece ortamini tekrar yaratan gelenek, gorenek, orf ve ananelerimizi unutulmasini onleyen bir cesit algi yansimasidir.
an itibariyle okur oranı %90 iken yazar oranı %10 olan bir ülke.
kelimelerin farklı yorumları olduğunu bize gösteren eğlenceli bi araştırma portalıdır...
"akil akildan ustundur" "bu dunyada oyle dusunen yalniz sen degilsin""evet, zaten bi tek sen zekisin ve komiksin. oldu..." diye bangir bangir bagiran sahane yapit.
zamanında çok sevdiğimiz akıllı insanların girdiği bir yer iken, son zamanlarda gerizekalı'ların doluştuğu bir alan oldu. üzülerek izliyoruz...
2 kusur yildir hemen her gun girdigim en nihayet bugun cesaret edip uye oldugum (hala inanamiyorum) kutsal platform. heyecanliyim evet
hayat icinde karsilastiginiz ve bilgi edinmek istediginiz bir cok konunun burda aciklanmasi sizi sasirtiyor ve genellikle bu da mı var yuh, yok artik o kadar da degil seklinde tepkiler vermenize yol aciyor. tatil oncesi gideceginiz ulkeler, mekanlar ile ilgili ise yarayan bilgiler de toplamaniz mumkun. (bkz: cok yasa ssg)
montaigne her insanın kendi benliğinde bütün insanlığını barındırdığını ve denemelerinde de kendi tahlillerinin bütün insanlığa dair olduğunu söylemiştir. sözlükte her kesin katkısıyla oluşan insanlık üstüne bir deneme ayrıntılı tahliller bütünü. (vay be ne güzel entry girdim)
sanal kıraathane diyelim biz buna kısacası....
linklerinde gezerken istisnalar hariç ic baymayan site; basucuma koyabilsem basucu kitabim olabilecek engin bilgi, gorgu hedesi; sacmalikla süperlik arasindaki ince cizgiyi yanlis tarafa dogru asmadan sürdürebilmesi yazarlarina bagli kulliyet.
rakı yunan içkisidir adı da ouzo durbaslıgının yönlendirilişiyle sevgimi bir misli daha büyüttügüm olusumdur.
(bkz: eksi sozluk cehennemi)
icinde kayboldugum ve cogu kez kendime gelme amaclı tokatlandıgım super bisi..
türklere "dingil" denerek doğrudan hakaret edildiği #6060631 numaralı entrynin hayatta kalabildiği, ancak ona cevaben yazılmış bir diğer entry nin "formata uygun değil" gerekçesiyle silindiği özgür düşünce platformu. onlarca paragraftan oluşan bu entry yaklaşık 4 saatlik bir emek sonucu yazılmıştı. hazırlanması bu kadar uzun sürmüş bir yazıyı analiz edebilmek, "formata uygun" hale getirebilmek, hatanın nerede olduğunu anlamaya çalışmak pratikte son derece zor olduğundan düzeltebilmem/kurtarmam neredeyse imkansız. şimdiye kadar yazdığım en anlamlı ve güzel yazının tek bir klavye hareketiyle silinebilmiş olmasını ve yapacağım itirazların hiç bir işe yaramayacağını çok iyi bildiğimden için son bir kaç paragrafını olsun tekrarlamak isterim: "...burada genç yazar, tarih ve edebiyat derslerindeki müfredatın tümünü "milliyetçi propaganda" kapsamında değerlendirmiştir. ayrıca, bir ifadenin propaganda maksatlı da olsa "doğru" olabileceği gerçeğini görmezden gelmiştir. esas itibariyle yazar, ulus-toplum modeline ve bu modelin beraberinde gelen kültürel ve siyasi yapıya karşı çıkmaktadır. ancak bunların yerine hangi değerleri ikame etmek gerektiğine değinmemiştir. konu boşlukta kalmıştır. globalizmin kültürel, siyasi ve ekonomik yıkımından fazlasıyla nasibini almakta olan bu zamanda yaşıyor olma talihsizliğini yaşamaktadır. diğer bütün türk gençleri gibi; kişisel/toplumsal hayatındaki her olumsuzlukta "neden, neden, neden" diye sorduğunda aklına gelen, daha doğrusu "getirilen", hedef gösterilen şey, aslında hiç alakası olmamakla birlikte, kendi insanı, kendi kültürü, kendi kimliği, ve nihayetinde, bizzat kendisi olmaktadır. çünkü globalizm, kimliksiz kalabalıkları tercih etmektedir; çünkü sermaye, gözünü bakir pazarlara, su idarelerine, telefon şirketlerine, anaokullarına dikmiştir. kamu sektörüne dikmiştir. çünkü diğer alanlarda ekonomi dengeye oturmuştur, kar oranları düşmüştür. bu hatalı düzenin birkaç on yıl daha olsun devam edebilmesi için bütün ülkelerden kamu sektörünün bacaklarını ayırmasını istemektedir. önlerindeki tek engel ise, hayatı ciddiye almaya devam etmekte ısrar eden, komünisti, faşisti, islamcısı, ateisti ile bütün bir yurtsever kitledir."
yaş ortalaması 16 olan hede.
eşi benzeri olmayan bir bilgi kaynağı,umarım iskenderiye kütüphanesi gibi yokolmaz bilgileri...çok emek verdiğim ve bundan sonsuz şevk aldığım,kendimi geliştirmem için beni zorlayan,farklı fikirlere karşı bakış açımı geliştiren ve süper insanlarla aynı ortamda fikir paylaşmamı sağlayan cyber şey.sizden iyi olmasın...
yıllardır eğitimcilerin çözemediği okuma alışkanlığı sorununu kökten çözeceğine inandığım kutsal bilgi kaynağı.
işyerinde çalışma sebebim.
daha once iki kere üyeliğe teşebbüs ettiğim ancak o dönemde yeni kayıtlar durdurulduğu için olamadığım( az söylenmemiştim), sonunda bugün caylak olduğum zıpır bir sözlük
(bkz: icra)chat:no chat facilitieslanguage:crude words or profanitymild expletivesnudity and sexual material:erections and female genitals in detailsmale genitalsfemale genitalsfemale breastsbare buttocksexplicit sexual actsobscured of implied sexual actsvisible sexual touchingpassionate kissingother topics:material that might be perceived as setting a bad example for young childrenmaterial that might disturb young childrenviolence:sexual violence/rapeblood and gore, human beingsblood and gore, animalsblood and gore, fantasy characters (including animation)killing of human beingskilling of animalskilling of fantasy characters (including animation)deliberate injury to human beingsdeliberate injury to animalsdeliberate injury to fantasy characters (including animation)deliberate damage to objectsarkadaşım, ne pislik varsa dünyanın çektiği varmış bu sözlükte.. kimse uyarmadı bizi. hayır hepsini geçtim, eğer fantasy karakterlerin ölümüne yol açtıysam şu an çüküm önüme düşsün. yani ben mi öldürdüm gandalfı? o kendisi düştü.visible sexual touching kısmına ise ayrıca değinmek istiyorum. ben yatınca neler dönüyo lan burda? ben de bir suser erkekim. i have pipi standing up*. sözlüğün böyle bir hizmeti varsa yararlanmak hakkımdır.!*
cagrisimlar ile baglanmis yer yer susleme, yer yer damitilmis bilgelikler uzerine kurulu, fraktal yapi*li kollektif eser.
abraxas'ın internet keyfi.
kendimi siyah martı olarak hissettiğim ikinci yer burası.
kutsal lümpen yatağı. pardon nazi kaynağı. **(bkz: peh)
bugün, iyi bir video player soran arkadaşıma gir ekşi sözlüğe, bsplayer yaz dediğimde farkettim de;artık, detaylarını öğrenmek istediğim olayları, gelişimini takip ettiğim şeyleri*, şarkı sözlerini, insanları... herşeyi sözlüğe bakar olmuşum. öyle, çok entry giren bir adam değilim aslında, bir yaşam tarzı değil sözlük benim için diyebilirdim belki dün. ama google yerine sözlükte search yapmaya başladığımdan beri sözlük benim için bir yaşam tarzı olmuş, haberim yokmuş. kimin aklına gelirdi ki?
bugün itibariyle baktığımda dünyadaki en popüler (en çok giriş yapılan) site sıralamasında 1109. olan site.
sonsuz tane sonsuz sayida entry girilebilen entry'den oluşmuş ve oluşumu devam eden bir hitchhikers guide to the galaxy..başında büyük harflerle "paniğe kapılmayın" yazması gereken, bir lokantadayken cep telefonunuzun wap* fonksiyonuyla bağlanıp karniyarik ile imambayildi arasindaki farkı öğrenebilceğiniz veya sevgilinizle sevişirken bilgisayarınızın başınıza koşup prezervatifin sex ustundeki etkilerini detaylı bir biçimde inceliyebilceğiniz; yaşam, evren ve herşeyle ilgili en önemli sorularla en önemli cevapların bulunduğu bir elektronik sonsuzluk..teorik olarak içindeki bilgilerin bir kısmı tamamen doğru, bir kısmı spekülasyondan ibaret ve bir kısmı tamamen yanlış olsa da esas olan bu bilgilerin herbirinin kendi yaşamlarındaki yolculuklarını sürdüren sozluk yazarlari tarafından kendi deneyimleri ve kendi doğruları doğrultusunda diğer sozluk userlarina aktarılmasıdır (bkz: sozlukteki baris ve kardeslik ortami)
"the turkish dictionary that contains everything you can imagine while keeping the fun level at top." diye tanımlamış ssg..
bilgiye ulaşmanın kolay yolu.
büyük adam/ gereksiz hırs,küçük aşk/ kutsal bilgi kaynağı.
bilinmeyen ülkenin, bilinmeyen kralının hazinesinin en değerli parçasını bulmak gibi bişiy.
"and our sour fancy-playfor them is wasted skill."
amerika birlesik devletlerini ve baskanini ve buyuk britanya ve kuzey irlanda birlesik kralligini ve kraliyet ailesini acimasizca elestirdigi halde tercumesini eklemeden ingilizce yazilar yazan,sadece ustun koru bir egitim aldigi halde kendisini william shakespeare veya winston churchill dengi sanip sozde anadili ingilizcenin mutlak hakimi gibi davranan,anadili turkce oldugu halde diger ulke vatanadaslarini ingilizce bilmedikleri ve/veya bildikleri halde konusmadiklari ve hatta anadillerine sahip ciktiklari icin suclayan;okuma - yazma bilen vatandas, universite, profesor, nobel odulu almis bilim insani, patent almis bilim insani, ulularasi duzeyde basarili sporcu, olimpiyat madalyasi almis sporcu, yazar, sair, uluslararasi un yapmis sanatci, isci ve isveren, muhendis, doktor, hukuk insani, ogretmen, ciftci vs. nufusu ve nufuzu konularinda nijerya, kamerun, uganda gibi ulkeler ile basa bas gidip ayrica en iyi egitimli insanlarinin yurt disinda calisiyor olmasi ile gurur duymasi yetmezmis gibibir de ekonomisi meksika, arjantin ve nikaragua ile asagi yukari ayni guvenilirlikte olan bir ulkenin vatandasi olup da g8 ulkelerinin izledigi yanlis politikalar hakkinda ahkam kesen,kendisine cevap verilmesinin imkansiz oldugundan aldigi guvenle medya, siyaset ve ticaret konularinda faaliyet gosteren insanlar hakkinda hakarete varan yazilar yazan,ve hepsi ayni ortami paylasip ayni amaca hizmet ettigi halde surekli birbirinin ardindan ve birbirine haber vermeksizin yazarlarin aslinda demek istedikleri basliginin altina bugune kadar 1481 dedikodu yazisi yazmis 30017 insanin butune eksi sozluk denir. cocuklari monitorden uzaklastirin. bizden gecti artik, bari onlari kurtaralim...
gun gectikce nefret kusan, hakaret eden entrylerle dolmaya baslayan sanal platform. yazar basina dusen fasist entry sayisi norvecin kisi basina dusen gayrisafi milli hasilasini gecmis durumda.
internette nereye adim atsaniz illa ki eksi sozluk ahalisi sizden once oraya dolusmustur, kurtulusunuz yoktur ozellikle turk oricinli sitelerde..
uzun süren db corruption meselesi düzeldikten hemen sonra daha açıldığı anda 2353 okur, 18 yazar ve 9 gammazın "incelemekte" olduğu bir sitedir ekşi sözlük. (ulan dakka bir gol bir, herkes kapıda mı bekliyordu anasını satim)
12 mart 2005 saat 05:30 dan sonra girilen entrylerin kaybolduğu bi yer an itibariyle. kim çaldı entrylerimi...edit:maalesef herşey 12 mart sabahı güncelleme öncesine dönmüş gibi gözüküyor, hadi hayırlısı.
dakikalardır sayfayı yenilememe rağmen yandaki günün başlıklarının değişmediği oluşum. (ahanda şimdi 25 oldu günün başlık sayısı) normalde saniyede günün başlığı menüsünde 100 artış görülürdü, insanlar birkaç gündür ümidi kestiler heralde. neyse canım şükürler olsun ki tekrar aramıza döndü, özlemişiz...
kültürlü sivri diller dünyası...
meyvalarının erişilmesi zor dallarda olması nadeniyle sürekli darbelere maruz kalan ve klonlanan yurdum kağıt kalemsiz sözlüğü..
can simidi.
varolusunun besinci senesinde bir entry gireyim kendisine istedim, kuraldir ya hani sozlukte, hemen karsilikli entry girince ya yalakayizdir ya da yaziyoruzdur.. kendisinin bana bir karsilik verme sansi olamiyor malum, uzun zamandir durmaksizin cesit cesit insanin bazen komik gelen bazen "vay be bunu neden dusunemedim ben" diye hayiflandiran tanimlariyla, fikirleriyle beslenip duruyor. benim gozumdeki degeri kapsadigi cesit cesit bilgiyle degil, kapsadigi cesit cesit insanla buyudu, sanilmasin ki bir sevgi kelebegi oldugumdan, bana ne guzel insanlar kazandirdi diye dolmus gozlerimi kirpistirdigimdan... sozluk kalabaliklastiktan sonra seneler boyu dar bir cevrede, huzur icinde yasamis oldugumu gordum, kendimle alakasiz konularda bile (ki kendimle alakali konularda duyduklarimi bloklasam da bir omur boyu sindirebilir miyim bilmiyorum) kalbimi vicdanimi sizlatacak kadar dusuncesiz, acimasiz, aptallasmama neden olacak sig goruslu, sinirden delirmeme neden olacak kadar cahil ve ukala, hayatta baska amaci kalmamiscasina, nedensizce baskalarinin kotulugunu isteyen, popularite ugruna olan/olmayan gururunu kenara atacak kadar yalaka, komik duruma dusecek kadar kendini begenmis, kompleks yumagi o kadar cok insani gozlemlememe vesile oldu ki sozluk, hayattan, insanlardan tiksindigim anlari saymam mumkun degil.belki ben camdan evlerde, pembe gozluklerle buyutuldum, belki sahit olduklarim normalde boyle bir yogunlukta sahit olabilecegimiz seyler degildi, ama hep icimde varolmus iyimserlik, hayata olan seker gibi bir sevgi eksi sozluk ve kimi mudavimleri sayesinde dusebilecegi en alt seviyeye dustu, gece uykuya dalmadan once kurdugum hayallerin yarisi "oyle olsa ne olacak ki" diye elenir oldu. hic sorgulamadigim, hic sorgulamak istemedigim seyleri sorgular oldum, fesat ve negatif bir bakis acisi gelistirdim, korunma mekanizmalarinin efendisi oldum, tanimadigim, gormedigim insanlara nefret besler oldum.. kendime dayanak edindigim saflik, iyimserlik, cocukluk ne var ne yoksa sozlukculerin iki tane ayar uc tane dedikodu bes tane populer olma arzusuna yenik dustu, dehsetle seyrettim bu gelisimi.. eskiden bu state-ul art bana cocugummus, bir parcammis gibi gelirdi, simdi birileri gelmis cocugumu dovmus sonra da tecavuz etmis gibi hissediyorum. uzun zaman itibariyle gercek hayatta daha ilk hecesini bile telaffuz etmeye cesaret edemeyecegi cumleleri burada eden internet dayilarinin, kari kiz ugruna her turlu maymunlugu goze alacak salaklarin, ezberci zihniyetin urunu solcu veletlerin, lisede itilmis kakilmis, kulaginda walkman tenefuslerde sirasindan kalkmaya bile cesaret edememis simdinin sozluk selebritisi eziklerin oyuncagi oldu gidiyor, hadi dolsun gozlerim, bir elin parmaklarini gecmeyecek insan kazandirmis olsun, bana gercekten de nasil insanlarin arasinda nasil bir dunyada yasadigimizi ve nasil kendimi koruyacagimi ogretti, daha ne..
"zeki" mahalle karılarıyla dolu, istanbul gibi vazgeçilemeyen bir şehir.
bir bilgiye ulaşmak istediğimde ilk başvurduğum şey
insan degişirayni aynada dun bir prens goruyorken yarin bir sefil gorebilir. ayni olay hakkinda bir gun cem yilmaz esprileri patlatiyorken ertesi gun o esprileri patlatanlara duyarsiz diyebilir.cunku insan buyurbugun "yaşanir mi ulan bu ulkede!" diye feveran ederken, dun annesi akşam yemege biraz daha gec cagirsa da biraz daha top oynasa diye dua edecek kadar o ulkenin japon kaleli dar sokaklarina aşik oldugunu animsamiyor olabilir.cunku insan unuturbazen o kadar cok şeyi unutur ki gecirdigi onca yil onun icin hic yaşanmamiş olur. hayatin orta perdesine kapo koyup oradan tekrar başlar calmaya, daha az notayla.işte o zaman insan kayiplarinin azligiyla mutlu olmaya calişir kazanclarinin coklugu yerine. o zaman kazandiklarinin degil kaybettiklerinin muhasebesini tutmaya başlar.o zaman sadece kaybettiklerini hatirlar ve kendisini kaybedeceklerinden korumaya calişir, hayatini kaybettikleri ve kaybedebilecekleri etrafina orer. neyi kazanacagina degil neyi kaybedecegine karar verir.insan degişirekşi sozluk en iyi yaptigi işi yapar, bunu size gosterir.--ssg, zihuatanejo, 2004
ekşi sözlük 5 yaşında zirvesinden bir kaç gün önce bana hayatımın en büyük şokunu yaşatan, en büyük ihanetini gösteren ve sözlüktekilerin, istisnasız tümünden nefret etmeme neden olan, beni sıkıntıdan yatağa düşüren, her girişimde "acaba hala açık mı?" kaygısını yaşatan, gün geçtikçe bize benzeyen, günahını sevabını sahibine bağışladığım, yalnızca uzaktan eleştirdiğim, uzaktan sevdiğim, öz çocuğu olarak görenlerin daha iyi bildiklerini düşündüğüm, sevgili yeğenim.
çocukken az mı kafamı siktiler günlük tut günlük tut diye; hatta bi keresinde meteksan bir günlüğüm bile oldu 3 sayfa bişiler yazdım sonra;"sevgili günlük, senin amına koyyim nerden sardılar seni başıma" diyip attım.yıllar sonra nerden aklıma gelebilirdi ki kafamın içinden dönüp dolaşan şeyleri hayatımın parçalarını hiç tanımadığım insanlar ile paylaşacağım? manyak mıyım ben amına koyyim. şimdi görüyorum ki; değiştirmeye çalışmamak kaydı ile geçmişe şöyle bir bakmanın hiçbir zararı yok. alınan dersler unutulabilir, hatalar tekrarlanabilir, üzüntüler acılar, mutluluklar, nefretler, sevgiler hepsi zaman içinde silinebilir.arada dönüp eski entrylerimi karıştırdığımda yaşanmış olduğu ve hala hayatta olduğumu hatırlıyorum.(ufak bir hafıza problemim var da) işte bana bu zevki eski fotograflar bile tattıramıyor. o yüzden seviyorum ben bu sözlüğü. arada sırada amaç dışı kullansam da * * * esas amacım yaşadığım zamandilimi içinde en görünür yere çizebileceğim en derin çizgiyi çizmek.budur.
yazar olunca daha net farkedilen tek sey, buradaki herseyin dalganin bir sonraki istilasina kadar omru olan, kuma yazilmis kelimeler gibi oldugudur. hayat disarda olanca gercekligi ile akarken eksi sozlukten gercek* biseyleri birilerini hayatına katabilen varsa ne mutlu ona.
bir ayna dir eksi sozluk. hayata karsi bilinclenmenin kestirme yoludur. bende ki en kisa tanimi budur. ayna olmak, her zaman pozitif degerler tasimasa da , oldugunuzdan fazlasini gosteren sihirli bir yer degildir, icinizde disinizda olanin, saklanmisin ortaya ciktigi yerdir. yillardir, sadece kendinizin hissettigi kucuk ayrintilari ve cikarlari baska bedenlerde/zihinlerde gorup utanacaginiz yerdir de ayni zamanda. bunun disinda, siradan suser ve okur olmayan bir insanin bir omur tuketip de farkina varamayacagi/taniyamacagi insanlari/olaylari/guzellikleri/cirkinlikleri bir butona basmak kadar kolay kesfetmesini saglayan olaganustu tanimsiz bir şeydirde.bazen tanri gibi, tum dunyanin cesitli yerlerinde vucud bulan gercekleri butona basarak onume getiriyor hissi verirken, yasadigim tum iliskilerin ardindaki sirri ortaya cikartmasi acisindan da insan olmanin zavalligi ile gezindigim bir yerdir, caresizligin o kacinilmaz huznunde.. bilmek, aldanmaktir. eksi sozluk, gosteriyor, bildiriyor. belki daha fazla aldanmisligimizi, her turlu ikili iliskide bakilan noktalari, ve butun takinilan maskeleri tek tek tanitiyor. ustelik, oyle bir etkiye sahipdir ki, ne kadar kimseye soylenmemisse duygular, ne kadar az dile getirilmisse , ne kadar guzel bir sekilde saklanilmissa cikarlar, ne kadar cekinilmisse reel hayatinda burada bir o kadar hizla, cesaretle ve gururla sunmaktadir sizden kacirmak icin yirtindigi tum gerceklerini, degerlerini ve herseyini.. cok kestirmeden aynadir oyle bir aynadir ki her bakanin ayni resimden cok farkli yorumlar cikartip farkli kareler gordugu.. sirf bu bile yeterdir eksi sozluk sonucu ulasilanlardan dolayi eksi sozlugun masumlugu icin.. zira, devlet gibi soyutlamanin otesinde, sen ben ve onlardir bir kac insanin yorumudur.. adlandiramadigimiz, sigdiramadigimiz..kazandirdiklarina gelince, ,sonsuz bilgi kaynagi.. bu masalsi deyim, hic bu kadar gercekci bir sekilde kullanilmamistir belki de.. oyle bir şey ki, insan tarif etmeye basladiginda korkuyor, sahip oldugu sozcuklerin yetersizliginin bilincine vurmasi, baska bir caresizlik.. iki şey mucizedir cok kisa bir ozetle. boylesine orijinal bir fikre sahip olmak, basli basina entry'siz ,fikir' tek basina mucizedir, ikinci ise.. her ne kadar boyle utopik bir kurgu gerceklesse de, bu kadar mukemmel(mukemmelden kastim, ozellikli,farkinda olan, marjinal) insanlari bir araya getirip belirli bir format altinda bulusturmak.. siz ne dersiniz hic bilemem, gunleri, haftalari aylari astim buraya giriyorum ve su an dahi bunun nasil olabildigine hayretler icerisinde sasmaktayimdir, ve neresinden bakilirsa bakilsin, eksi sozluk, belki hayatta tutundugumuz tek dalin aslinda kirik oldugunun habercisi olsun, bu dal'in sorunudur bunu gorenin sorunu degildir deyip, tekrar tekrar tşk etmek gerekir tarif edemedigim tum kazandirdiklarindan dolayi ... ayni zamanda benim gibi gercegin ruhsal acligini surekli hisseden insanlara, fakina vardirttigi her ne olursa olsun, hayattan kopup gitmeme sebeb olsa da hi, kucuk bir not, kucuk bir tsk birakilmalidir eski sozluge.
copyright yazısı değişmiştir. artık alenen "bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir" yazmaktadır her sayfa sonunda. telif hakkı ve michael jackson ilişkisi şu aralar davalarından dolayı taciz ve küçük çocukları çağrıştırsa da, forward edenlerin dombili ve taoculuktan pespaye ve hıncal uluçluğa terfi etmesi sevindirici bir gelişme.
12 mart gecesi bağımlılarını elektrikleri kesilmiş new york ahalisi gibi perişan eden site.
"bu sitede yazilanlarin hicbiri dogru degildir. 18 yaşin altindakilerin kullanmasi hukuken sakincali olabilir (zaten o yaşta ne işiniz var internette sitede cikin, gezin, gezdirin). yazarlar ekşi sozluk'e yazdiklari entry'lerin telif haklarini michael jackson'a devretmiş sayilirlar. sitede yazilanlari kaynak belirtmeden word'e aktarip "fw: turk astronot ve houston! cok komikkkk!" diye arkadaşlarina yollayan pespayedir, hemzemindir, hincal uluc'tur. hukuki gereklilikler haricinde yazarlarin kimlik bilgileri saklidir. sadece arada yoneticiler tarafindan onemli bir gerekceyle incelenip "tuh erkekmiş" denebilir. bir gun kapimiza biri gelirse "kim lan bunlar" diye "bi sn duştayim" denir mutfak penceresinden kacilir."--- ekşi sozluk ---*
üniversite'de ne sunum yapsam diye düşündüğümde aklıma gelen bir konu. almanca versiyonu olsaydı işim daha kolay olurdu. nitekim "şukela, ukte" gibi kelimelerin birebir anlamlarını bulmak zor.ayrıca(bkz: ders konusu olarak ekşi sözlük)
yazı yazanları gıptayla izlediğim ve en sonunda kısmetse bana da insanların gıptayla bakacağı ililm irfan yuvası
an itibariyle 19386 potansiyel futbol yorumcusu,sinema eleştirmeni,siyaset ve politika danışmanı vs. barındıran bir oluşum. insan dediğin tabii ki düşünür ve düşündüğünü beyan eder, lakin bu faaliyetin eksi sözlüğe yansıması ilginç bir şekilde olmakta ve başta yazdıklarımı düşündürtmekte. "ne diyosun lan sen, kendi yazdıklarına bak önce lavuk" diyenler olacaktır. ki haklılarda, yazdıklarıma bakıyorum ne süreyya ayhan kalmış hakkında şöyle yapmalıydı böyle yapmalıydı dediğim ne de bu işe yıllarını vermiş yönetmen kalmış "filmi beğenmedim, çok hatası var" demediğim. bildiğim kadarıyla ne atletizm ne de sinema konusunda amatör bir izleyiceden öte değilim.ama öyle bir üslupla yazmışım ki sanki tarkovsky mezarından çıkıp gelmişte film hakkında konuşuyo. kişi herkesi kendi gibi bilirmiş derler ama uzun zamandır okuduğum entrylerdeki uslüba bakıyorum bir çoğunda (bilinmeyen konularda bizleri aydınlatanları tenzih ederim) gerçektende şişmiş, neredeyse arşa değecek egoların ellerinden çıkma yazılarla karşılaşıyorum. iğnenin bana batan kısmını söylemek gerekirse son zamanlarda resmen "biri galatasaray'a bok atsında bişeyler yazayım" gibi bir anlayışı benimseyip, karşımdakine laf sokarak egoma masturbasyon yaptırdığımı farkettim. bu da ekşi sözlüğü yavaş yavaş ekşi forum olarak kullanmaya başlamak demektir ki bu da maalesef kutsal bilgi kaynağının bugün içinde bulunduğu durum hakkında bir fikir veriyor. artık bilgi verilecek konu mu bitti yoksa "tebrikler, yazar oldunuz hede hödö" içerikli mail geldikten sonra bünyede oluşan doğal bir değişimden mi `kaynaklanıyor bilemiyorum ama eski zamanların gerçekten bilinmeyen bir konuda direk başvurulan sözlüğü şu anda reha muhtar'la ateş hattı tadında bir tartışma platformundan öteye gitmiyor, gidemiyor. hayırlara vesile olur umarım. bu sözlük hepimizin*.
binlerce gönüllü tarafından yazılan bilgi ansiklopedisi. gelecek kuşaklar için büyük hazine.
gün geçtikçe büyümesi ve çok fazla dikkat çekmesi sebebiylen bilhassa hukuki anlamda eli kolu bağlanan ve dolayısıyla standartlaştırılması söz konusu olduğundan bulunduğu serverin hiçbir ülkenin kıta sahanlığına girmeyecek şekilde açık denizlere gönüllü kimseler elinde bir tekne ile denize açılmasında fayda var gibi gözüken bilgi yumağı, sevgi fırtlaması, alaka böcüğü, mıncık manyağı ve maalesef bazen de tükürük hokkası olan sözlük çeşidi.
öğrenen çocuk.- bir gün bilgelik öğretenlere dünya kadar para harcayan hipponikos'un oğlu kalias'a rastlamıştım (zengin, eli açık, eğitime önem veren ev sahibi). bu zatın iki oğlu olduğunu biliyordum. kendisine sordum; "sevgili kalias," dedim, "iki oğlun yerine iki tayın veya buzağın olsaydı, bunları kendi tabiatlarına uygun şekilde yetiştirecek, onları becerikli, iyi yapacak seyis bulur, parasını da öderdik ve bu, at yetiştirmeyi ya da çiftçiliği iyi bilen biri olurdu; ama çocukların insan olduklarına göre, onları nasıl bir eğiticinin eline vereceğini biliyor musun? onları iyi bir insan iyi bir yurttaş olarak yetiştirecek, bu türden beceri ve yetenekleri öğretecek olan kim? herhalde, senin oğulların olduğuna göre bu meseleyi düşünmüşsündür?"(sokrates in savunması ndan)
adlandırmak öldürmek ise hepimizi seri katil olmaya azmettiren, yedi yaşındaki olgu.
yazarlıga kabul edildigimi bugün, yani 7 ay sonra anladığım için (bkz: ezik) hissettiren site
matrak ve yasanmasi hep hayal ama lazim olan hayat, gibi bir ortam.söyle ki:kemal sunal'in japon isi filmindeki gibi robotum olsa veritabanina eksi sözlügün veri tabanini yüklerdim. bilmem anlatabildim mi.
bir efsane
gazetede görüp,merakımdan girdiğim bir site.hala tam olarak neyi nasıl yapacağımı bilemediğim bir site.ilginç özellikleri olan bir site.bana sürekli: "çaylaksın sen hiçbirşey yapamazsın "diyor mesela.
biçok haberi ntvmsnbcden bile hızlı aldığım güvenilir kaynak..(bkz: vay anasını)(bkz: ntvmsnbc)
bir nevi deliler kitabı ekşi sözlük. ama huysuz, çok bilmiş, rahatsız, huzursuz, muhalif delilerin kitabı. benim gibi düşünen, en az benim kadar deli bir sürü insanı başına toplayan bir kuyu ekşi sözlük. o kadar deliyiz ki, burada binlerle ifade edilen bir güruh olarak her gün binlerce kuyuya* binlerce taş* atarak kendimizin bu deli halini biraz daha kendimize ispatlıyoruz. biz böyle deli deli kulakları küpeli ceplerimizdeki, dağarcıklarımızdaki taşları birer birer kuyulara atarken atılan kimi taşlar elbette birilerinin nazik bir taraflarına denk geliyor. kısacası bir deli bir kuyuya bir taş atıyor, bin akıllı çıkartamıyor. o zaman daha da zevkli olmaya başlıyor bir şeyler yazmak, düşüncelerini saklamak yerine biraz daha söylemek istiyor insan. işte o zaman kuyular daha hızla artıyor, daha derinleşiyor, ceplerimiz biraz daha ağırlaşıyor.şimdi bu taşı ekşi sözlük kuyusunun en dibine sallıyorum. daha bir sürü taşım var, kuyu kuyu gezilip atılacak...
son zamanlarda artan 6. nesil şikayetlerinden dolayı, yakında 6'ya bölünmesinden korktuğum dipsiz bilgi ve eğlence kuyusu.
unutulur birer birer ekşi sözlük ekşi sözlük,ne bir selam, ne bir haber ekşi sözlük ekşi sözlük...
ana sayfam olmasa bile her gün makine karşısına geçtiğimde ilk açtığım sayfa olan http://sozluk.sourtimes.org/ da karşıma çıkan şey
kelime mi yoksa sözcükler miydi beni boğan hala karanlık. ekşi sözlük gibi gaz lambası olsa da, içine katıldığım bir aydınlık. oysa keroseni aramalardaydım..
tembel, uyusuk, üşengeç, teknoloji çağı insanının bir tık uzağındaki bilgi kaynağı, kolu ayağı herşeyi
çekirgelikten senseiliğe geçmeyi sabırsızlıkla beklediğim ve bunun heyecanına ne kadar daha dayanabileceğimi bilmediğim arena.
popüler kültüre ve popüler olan birçok şeye karşı bolca çamur atıldığı gözlemlenen oluşumortamlardan ortamlara ''akan'', her akşam başka kızı yatağa atan, gece külüplerinde başladığı geceyi gün doğarken büfelerde bitiren kiminin clubber, kiminin tiki, kiminin de piyasa olarak tabir ettiği, sosyal hayatı çok dolu olan, pop kültürü içinde büyümüş insanlar, gecelerini bir ekran karşısında geçirmekten ziyade gençlik yıllarını mehmet ali erbilin seks rekorunu kırmaya adamayı düşünürler(ki bunda yanlış bir şey yoktur, cinsellik en temel içgüdüdür ve aktif bir cinsel hayata sahip olmak bütün insanların istemeye fizyolojik olarak eğilimli olduğu yadsınamaz bir gerçektir) bu insanların bir de her allahın günü internette saatler geçirecek vakti yoktur.işte sosyal hayatı bu kadar dolu olmayan insanlar da resim müzik veya bilgisayar gibi çeşitli uğraşlarla zaman geçirirler. bazıları da sözlük denen oluşuma girerler. kimisi sadece iki haftada bir bakınıp bir- iki entry girer, kimi ilgi duyduğu alanda bilgi alıp içindeki bilgileri dökmeye çalışır(kimileri bunu ukalalık taslamak olarak da nitelendirebilir fakat bu terimin doğruluğu kişiye göre değişir), kimi de müptelası olduğu bu oluşumu hayatı yerine koyar, sanal bir gerçeklik içinde, dostlarıyla düşmanlarıyla kendi dünyasını yaratır. bu üç tipten sosyal sorunları olan ve popüler kültürden rahatsız olanlar(genelde 3. tip) gerçek hayatta kendilerini dışlayan sisteme olan öfke ve kırgınlıklarını ilgili başlıklarda dile getirirler ve bunu yaparken ''açtı ağzını yumdu gözünü'' misali nefret ve öfke duygusu içinde taraflı ve abartılı yorumlar yaparlar. bu insanların kavraması gereken iki şeyden biri, dünyadaki hiç bir şeyin ne tamamen iyi, ne de tamamen kötü olduğudur, çünkü siyah-beyaz hayat görüşü denen görüşe sahip olan kişi, hayatta gri, pembe, bok sineğinin kabuğunun yeşili, ve yaşlı ninenin sararmış dişlerinin sarısı gibi renklerin de olduğunu kabul etmediği sürece doğru bir söz söyleyemez, birbirini tutan yorumlar yapamaz ve en önemlisi sürekli olarak depresyona düşmekten kurtulamaz. bu kişilerin kabul etmesi gereken ikinci şey ise sanal bir ortamda bir taraflarını yırtarak gerçek dünyada hiç bir bok değiştiremeyecekleridir. eğer hayatla olan anlaşmazlıklarını giderip mutlu olmak, veya hayattan intikam alıp tatmin olmak istiyorlarsa bunu ancak ve ancak sokaklarda, liselerde, okul çıkışlarında, üniversite kampüslerinde, işyerlerinde, evlerde, barlarda ve başka insanlarla yüz yüze bulunacakları bütün yerlerde yapabilirler; 0 ve 1'den başka bir şeyi algılayamayan, parmaklarının ucundan ne geçerse köle gibi onu yapan, bir anda çöküp her şeyi unutan, plastik, yarı iletkenler ve bir tüpten oluşan bir kutu karşısında değilişte bu kavrandığı zaman mevcut düzene, popüler kültüre ve insanlara karşı kimin ayakta durup kimin duramadığı belli olur. kimi acı çeker kimi mutlu olur, ama eninde sonunda gerçeklerle yüzleşilmiş olur, ki bu gerçeklerden kaçmaktan ve eninde sonunda yıkılacak bir kaçış imparatorluğu kurmaktan kat kat iyidir
benim gibi kitap okumayı sevmeyen insanların "birşeyler" okuyabildiği yegane yer.aslında boş zamanlarda kitap okumak yerine, insanların kitap okumak için vakit ayırmaları gerekmektedir; ama benim gibi kitap okumayı sevmeyen birisinin okumayı tercih edeceği yollardan birisidir eksi sozluk. çünkü bir kitap başlangıcından sonuna bir bütünü, bir hikayeyi, bir konuyu işlemektedir. ama bir gazete, bir hayat, bir an her zaman kendi içinde bir tecrübeyi savunur. örneğin -en basit anlamda- gazete kendi içinde birçok hikayeyi aynı anda barındırabilir. ne bir kitap gibi başlangıcı ne de bir kitap gibi sonucu yoktur. çünkü gazete hergün yenilenmektedir. eksi sozluk de bir gazete gibi -hatta anlık olarak- yenilenmektedir. işte bu yüzden ve sırf bu yüzden eksı sozluk bır kıtaptan daha öte başlamak zorunda olmadığım veya bitirmek zorunda olmadığım bir bilgi kaynağıdır.eksi sözlük tam anlamıyla televizyona hükmettiğimiz kumanda gibi kullanabileceğimiz bir araçtır. yani, okumak-izlemek istediğimiz her şey sadece parmaklarımızın altında. yani ve de yani sözlüğü bir kumanda aleti gibi kullanabiliriz. (bkz: yani)
özünde çok başarılı olan girişim.ancak önceki dönem yazarlarının başlattıkları/dahil oldukları (artık hangi tarafta iseniz) "altıncı nesil uçurulsun" mealindeki içi boş tartışmayı düşününce insana "yazık oluyor/olacak" dedirten, benim çok sevdiğim şey.çoğu yazarının aydın, birazcık da liberal-sol (sulandırılmış: iyice) takılmasına rağmen, bahsettiğim "altıncı nesil" geyiğini ateşli ateşli desteklemesine bir türlü inanamıyorum.bahsi geçen sorun şu: altıncı nesil ve onun seviyes(izliğ)i. sözkonusu olanlar:i) türkçe'yi yanlış kullanma/yazma ise: önceki dönem yazarlarının da çoğu yazım kuralını bilmediği bir gerçek: ironi amaçlı yazılanların dışında, daha de/da'ların, soru eklerinin yazımından bihaber olan ve çoğu kuralı ihlal eden var. kendine "yazar" yaftası yapıştıran birinin, öncelikle (zeki müren gibi konuşmasını beklemiyoruz herhalde) anadilini düzgün yazabilmesi gerekir: değil mi ya?ii) seviyesizlik gerekçesine ise akıl sır erdiremiyorum açıkçası: entelektüel birikim, sanırım kastedilen. ancak bu zırvanın her insanda aynı seviyede olması gerektiğine dair bir sözlük yaptırımı yok -kaldı ki, olamaz! ilkokul muhabbeti, abazan muhabbeti, liseli kız muhabbeti (yine de... o zamanlar eğlenirdik: banalliğimizle), taraftar muhabbeti ne kadar seviyesizse, bu tür, adeta insanın üzerine saldıran, "aşmış genç" muhabbeti de o kadar seviyesizdir: sakildir.istenen, tüm sözlük yazarlarının aynı özellikte olması mı: eğer, istenen buysa, durum, gerçekten de vahimdir.*: bu yazıyı sırf altıncı nesil olduğum için yazmadım: entelliğin nesnelliğiyle (ne kadar havalı bir laf değil mi: çoğu aydın kullanır bu isim tamlamasını: ama aynı oranda boş bir laftır da) bağdaşmadığı için: faşist olmayın! olursanız, yani bu düz mantığın (hatırlatma: altıncı nesil uçurulsun) sonucunda, bu sözlükte bir tek ssg kalır; sadece altıncı nesil değil, hepiniz uçarsınız.**: seni seviyorum sözlük :)
yillardir buyuk zevkle okudugum, ne zamandir da buna nasil entry ve yazi eklerim diye dusunup bir turlu yukardaki menuleri karistirmayi akil edemedigim tapilasi yer. her gun bakmazsanız buyuk bir bosluk olusuyor hayatinizda, boyle de biline :)
yapraklari gozlemleyerek ormani anlamamiza yarayan aparat.
ankete ve boş durmaya karşı verilen sourtimes meydan savaşının geçtiği uçsuz bucaksız kb düzlükleri...burası ekşi sözlük.farklı yapıda insanları aynı çatı altında toplayabilen güzide ortam. hepimiz bir yeşil damlanın içinde yaşayan ve onu bir gölete çevirmek için uğraşan ufak susismus organizmalarıyız ve hepimiz önümüze koyulmuş bu kod harikasını ssg'nin bize verdiği kanatlar, ve elimizdeki keskilerimiz ile şekillendiriyoruz. kesinlikle normal birşey değil bu. dünyanın sekizinci harikası, ve ilim irfan yuvası, biricik, hergün girilmezse karın ağrısına sebep olan kutsal bilgi kaynağı. kesinlikle dışarıdan anlaşılamayacak, yüzeysel olarak belki fikir alınabilecek bir yer burası, ssg'nin dediği gibi: "eğer okumaktan biraz olsun keyif alırsanız belirtelim: bunun bir de içinde olmak var ki uff."
askerliğin bir türlüsü.şöyle ki, doğruluğunu bildiğiniz herhangi bir kavram üzerine ne kadar yanlış algılamalar bulunduğunu öğrenme yeri. iddia'ya idda, şarj'a şarz diyen ya da serçe parmağını işaret parmağı sanan ve hatta şehir efsanelerinin gerçekliğinden şüphe etmeyen ne kadar da çok vatandaşımız bulunduğunu hayretler içinde farketme ortamı.işte bu yüzden son derece eğlenceli ve canlı ama insanı bir o kadar da karamsarlığa düşüren internet ülkesi.
insani kendine baglayan bi baslayinca kopamadigin uyeliginde bi o kadar da zor(!!) oldugu ilim irfan yuvasi!
(ara: bir kisim sozlukculerin) trendi/modasi ile bi anda 80630 ve yonja gorumune burunmus site..bonus:(ara: sozlugun ebesi)
veba gibi yayilan rafine edilmemis bilgi yumagi. bir nevi time capsule.
pia, mingus ve samatya tarafından kurulan ekşi sözlük sohbet odası... kanala şu ekşi sözlük üyeleri sadece sözlükteki nikleriyle kabul edilecekler... kanal tüm sözlük okurları ve diğer sözlüklerin kullanıcılarına açıktır...kanalın adı: #eksi_sozluk
yeni buluşma noktası
tamamını okuyacağım diye gönüllü olarak kastığım ama okuyamayacağımı bildiğim tek sözlük (bkz: hayat cok kisa)
kendinizi kaptirdiginizda, oyunu kurallarina gore oynamaya razi oldugunuzda, insanin aklini kuvvetli bir pence tarafindan kavranmis islak sunger misali sikan, isi bittiginde geriye suyu neredeyse tamamen bosalmis kupkuru bir sunger birakan olusum. ama bundan sonra oyle guzel bir odulu var ki; o pence sungeri sikmayi biraktigi anda sunger etrafindaki herseyi - kuyuya kendi kattigi suyun yuzlerce kati fazlasini - cilginlar gibi tekrar emmeye basliyip zevkten dort kose oluyor. 1 verip 5000 almak gibi birsey bu fenomenin sungere olan etkisi. tamamen suyla dolu*, butun girislerini-gozeneklerini kapatmis, ben yeni su istemem, suyumu da siktirmam diyen bir sunger'in burada pek bir isi olamaz zaten.ayrica maalesef son zamanlarda yukseleni* libido olan olusum. en kisa zamanda kis'in gelmesini, gereken kisilerin kis uykusuna yatmasini diliyorum. (bkz: benden sana, ilk entry'in bu olsun dedim)
gülerken oldugu gibi aglarken de insanlarin en büyük yardimcisi, hayat kadar güzel
olan biteni medyadan değil de insanlardan öğrenmeyi sağlayan şaser bir şey
sozlukten önce bir saat bile aralıksız internette kalmamış, hiç chat yapmamış, hala bir ıcq no su bile bulunmayan, zaten bilgisayardan zerrece anlamayan bi kişiyi* bu eskiden kıl oldugum aletin basına saatler ve günler boyu baglamış, yetmezmiş gibi bilgisayar basında olmadıgım saatlerde de kafamdan çıkmayan, tuhaf bi deneyim. tam olarak ne oldugunu bilemedigim, isimlendiremedigim basıma gelen hiç bi hadiseye benzetemedigim için bi internet sitesine olan baglılıgımı acıklayamıyorum. bu bilinmezlik beni garbage entry yazmaya sürükleyecek olsa bile çenemi tutamıyorum. parçasıysam eger, yani birgün bi yerde karsılastıgımızda yazdıgım tek bi şeyi bile hatırlayacak "ulan sen o muydun? biz de gül gül öldük allah seni inandırsın" diyecek birileri çıkacaksa sevinecegim. dedigim gibi kusursuz olmayan ama farklı olan bişi. eve dönmek gibi, ayaklarını suya dogru uzatıp sevdigin bi parçayı dinlemek gibi, zamansız hatırlanmak gibi...(bkz: toparlayamamak)(bkz: entrye boşalmak)
birkac saat okuduktan sonra adama "ulaaan teleportla su veritabanini bi indirseydik dedirtip 65536 entryden sonra siciş yaşayan, ve sonra webdeki haline muhtaç kalınan site. delphide bişii yazardim amaaa... şimdi ortami zorlamasak di mi ama?
toplamda kaç megabaytlık olduğunu merak ettiğim fenomen. eğer bir gün dondurulsa (dondurulmaktan kastım o zamana kadar girilmiş bütün entryleri koruyup yeni entry girişine izin vermemektir), sonraki dönemler için bir dönem türkiyesi ve dünyası hakkında en ince ayrıntı olarak algılanabilecek gözlemleri bile içeren çok geniş bir ansiklopedi (?) kıvamına gelir.
kisisel fikrime göre, birkac ay öncesinden baslayarak eski kalitesinden inanilmaz derecede uzaklasmis, hatta goreceli olarak, sicmistir. ha, hala türkiye'nin en iyi birkac icerik sitesinden biri midir, evet öyledir, bence hala türkiyenin en iyi web sitesidir... ama kesinlikle 1 sene öncesinin yarisi kadar bile iyi degildir.cünkü ben aylarca, hatta 1 senenin üzerinde, tek bir entry bile girmedigim, onu da birakin, login olma ihtiyacini bile hissetmedigim zamanlarini yasadim buranin. soldaki basliklari teker teker okumak o kadar hosuma giderdi, o kadar tatmin olurdum ki, ben de bir seyler yazayim demeye zaman kalmazdi. okurdum, okurdum, daha da okurdum. çok da mutlu olurdum.simdi ne oldu, aciyorum sözlügü, solda 50 tane birbirinden dandik baslik, iclerinde birbirinden dandik entryler. yazdigim entrylerin %75'ini son birkac ayda yazdim. neden? cünkü artik okumak tatmin etmiyor. çünkü insanlar okumakla yetinmiyor, kendilerini yazarak tatmin etme gibi bir çaba içerisindeler. bulunduklari ortamin kalitesini, gelecegini, iyiligini hic düsünmeden oyle bir bencillik icerisine giriyorlar ki... "nasolsa formata uygun .mina koyam" diyerek fikirlerini bicimli bicimsiz kusuyorlar. incelikten uzak, insanin duygularini oksamaktan, zihnini acmaktan uzak, zevk vermekten uzak.bir altinci nesil vs eski nesiller catismasi var, hayretle izliyorum. iki taraf ta kendine göre öyle hakli, ama ortaya cikan sonuc öyle saçma ki.. eski yazarlar haliyle benimle ayni kaygilar yüzünden huzursuz, o yüzden 6. nesilleri sevmiyorlar.. 6. nesiller ise -aslinda onlar hakkinda yargida bulunmaktan hoslanmiyorum, hele ki buraya yazmayi hic istemiyordum ama, dayanamiyorum- öylesine gereksiz bir kendilerini kanitlama cabasi icindeler ki. sanki burada arkalarindan yetisip önlerine geçmek zorunda olduklari asmis insanlar varmis gibi. bir türlü anlayabilmis degiller birinci nesil bir yazarla aslinda aralarinda hic bir fark olmadigini. ama hak da vermeden edemiyorum onlara, biraz da sözlük yönetimini suclayarak, 2 sene boyunca yazar alinmamis olmasinin bir sonucu olarak görmeye calisiyorum. o kadar çok bekledi ki insanlar burada yazabilmek icin. bir cok altinci nesil yazari private sozluk'ten taniyorum, hatta bir kismini pek de yakinen taniyorum. onlar bile oradakinden o kadar farkli ki. orada cok severek okudugum, moderatörlük icin tavsiye ettigim insanlari burada bir okuyorum ki, "herhalde ayni nick ile baskasi kayit oldu" dememek elde degil. tek yapmalari gereken ordaki cizgilierini devam ettirmek iken, bu kisiler de bir kendini kanitlama cabasina giriyorlar. sonuc hem onlar icin, hem eksi sozluk icin rezalet.bu kadar yogun bir yüklenme altinda yönetim de sikisiyor tabii, olmadik insanlara onay geliyor, daha sonra bunlar haliyle ya atiliyor, ya caylakliga düsürülüyor. böyle olunca yönetim asiri cezaci gibi görünüyor, zaten gergin olan yazarlar daha bir gerginlik icine giriyorlar, iyice sarpa sariyor vs. vs.eskiden kötü entryleri görmezden gelmek ne kadar kolayken, simdi mecburen sukela tusunu kullanmak zorunda kaliyoruz okunucak cinsten bir seyler cikartmak icin.durumun bir suclusunu da medyada ve diger sözlük klonlarinda buluyorum. düzeltiyorum. suc degil sorumluluk diyelim buna. eksi sozlugu o kadar büyük bir olusum, o kadar ciddi bir medium olarak gösterdiler, o kadar pohpohladilar ki.. simdi artik yeni giren insanlarin bir kismi, yazdiklarini bütün türkiye hatta bütün dünya okuyacakmis gibi yaziyorlar. bir propaganda alani gibi görüyorlar burayi, objektiviteden uzak, seslerini duyurmak icin bir mikrofon olarak kullanmaya calisiyorlar. halbuki gene benim fikrim, eksi sozluk de diger her -sanal veya basili- sözlük gibi, bir fikir yayma alani olmadigi.ha tek sebepler bunlar midir? sanmiyorum. ama bence bunlar gerçekten önemli sebeplerden bazilari.
eski kalitesini yavaş yavaş yitiriyormuş gibi görünen ortam.
gün be gün çığ gibi büyüyen yazar kitlesine ve kısıtlı sayıdaki moderatörlerine rağmen hala kontrolden çıkmamayı başaran,bu dengeyi kendi içerisinde zekice planlanıp, uygulamaya konmuş bir otokontrol sistemi* sayesinde muhafaza edebilen,3. şahısların özgürlüğüne ve özlük haklarına mümkün mertebe zarar vermeksizin ifade özgürlüğünü internet ortamında eşsiz bir şekilde temsil etmeyi başarabilmiş, ülkenin parlak zeka ve ince bir espri anlayışına sahip pek çok genciyle, bilgi birikimini ve zeka pırıltısını deneyimleriyle birleştirebilmiş her yaştan kullanıcıyla harmanlamayı başarabilen,çok fazla taklit edilmesine (ki taklitler asıllarını yaşatır), eleştiri almasına (ki meyve veren ağaç taşlanır) rağmen yine de en çok ziyaret edilen ve keyifle izlenen bir online topluluk sıfatını elinde bulundurabilen,en kral geyiklerden tutun da en alakasız konularda bilgi edinmeye varıncaya kadar geniş bir bilgi yelpazesini elinde bulunduran bir ortama ve onu adminiyle, moderatörüyle, yazarıyla, okuruyla, çaylağıyla ekşi sözlük yapan tüm insanlara ekşi sözlük denir.siyasi konularda ahkam kesen, karşıt görüşleri alabildiğine savunan, türkçe'nin içine ingilizce'yi inatla sokmaya çalışan insanlar sadece ekşi sözlükte değil, her yerde karşımıza çıkmaktadır. televizyonun muhtelif kanallarında gezmek kafidir ve ekşi sözlük bugün çocuklarımıza televizyon kanallarındaki pek çok gereksiz yayından daha fazla zararlı değildir.çocuklarınızı monitöre yaklaştırın. çünkü ülkemizin gelecekte de cıva gibi gençlere ihtiyacı var.
bu denizde ne olmek var bizebu denizde ne gam. ne dert. ne keder.bu deniz alabildigine muhabbetbu deniz iyilikten, cömertlikten ibaret.mevlana
(bkz: taklitlerinden kaçınınız)
sözlükçülere ait olan ve şu anda bir zirve ortamı gibi güzel ve akıcı bir sohbetin yapıldığı kanal...
"football, drinks and rock'n roll" topicli kanal. ayrıca 78 sene gibi uzun bir aradan sonra bana tekrar mirc'i yükletmiştir bu kanal.
dünyanın 7 harikasından daha harika, sekizincisi demek bence ayıp olur.sözlükten herkes gibi çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.tabi aslında önemli olan doğrunun değişkenliğini gördükten sonra analitik düşünce ve sentezin ne kadar önemli olduğunun farkına varabilmek.birçok hayra sebep olduğu ve olacağı inancı ve ümidiyle herkese hayırlı olsun...zamanın bittiği yerde görüşmek üzere...
biliyorum demenin baska bir sekli.
sabah acilan ilk sayfa
"hergun yeni birşey öğreniyorum " sözümden dolayı yalancı olmaktan kurtulmamı sağlayan yüce mekan...
(bkz: dikkat bomba var)
1999 yılında depremden sonra takılmaya başladığımda (ilk okuduğum entry deprem ani diyalogları gönderen eniac) sozluk olan ama günümüzde git gide forum ve soru cevap hedesine dönüştüğünü acı çekerek izlediğim oluşum...
yeni eklenen bir banner ın bu başlığa çıkmasıyla, giderek resimli sözlük haline gelen, bizi mutlu eden oluşum
yazarın hızlı bir şekilde http://www.eksisozluk.com/ yazmaya çalışmasından ötürü http://www.eksizoluk.com/ yazıp bambaşka alemlemler keşfetmesine yol açtıran site. bunun bir versiyonu da osurtimes'tır.
binlerce insanin golgelerinin dolastigi bir meydan sanki.
eften püften bir sürü entry'ye tahammül eden,kalite standardını tutturamamış "soft ortam" sözlüğü.
fikir beyan etmenin dışında ben daha garip cümleler kuracağım sözünü sarfettiren ekranımın en güzide en sevdiğim butonu...
(bkz: seksi sözlük)
keşke ilk günlerini yaşayabilseydim dediğim, içinde bulunmaktan mutluluk duyduğum internet oluşumu
sanal kasaba.
turkiye sinirlarindan disari cikmayi basaracagi & entryleri bir sekilde paraya donusturecegi gunu sabirsizlikla bekledigim sozluk. (bkz: heycan dorukta)(bkz: kapitalist dunyada eksi sozlugun yeri)tabii bir sekilde moderasyonu da bedavaya yaptirmayi basarmali....(milyon kisiyi anca elli bin cinli/hintli* duzenler, o da yine de masraf..yaa yaa)*
soylemek isteyipte soyleyemediginiz seyleri soylediginiz, "acaba benim gibi dusunenler var mı" sorusunun yanıtının bulundugu yer..
eksiligini 6. nesil olduktan sonra farkettigim engin bilgi yumagi.
modern insanın kendini bilgili hissetme aracı
nedense gittikçe popüler olmak isteyenlerin ağzına,yazılarına dolamaya başladığı oluşum.her türlü eleştiriyi yapısı itibariyle kaldırabilirliği olan, ancak durduk yere bazı kimliklerin populizm ihtiyacı nedeniyle gerekli seviyede bu eleştiriyi yapamadığı aynı zamanda iletişim kominitesi.
sosyal fobiye etkili ilaçtır ekşi sözlük.önce insanların arasında çekinmeden yazı yazmaya başlarsın sonra da insanlarla çekinmeden konuşmaya...
kendi içindeki çok haneli popülasyonunu tüm türkiye'ye mal etmiş yavan yapıdır.kendine yetecek popülariteyi zaten elde etmiş bir adamı, ya da adamın birini, kendi arasında sohbet mevzusu yapıp sonra da keyif sigarasını tüttürürken "hah, şimdi popüler oldu işte; gördün mü bak nasıl da bize bok atarken popüler oldu" feryatları figanları koparan oluşum olmuştur. haberdar kitle sol frame'e katkı yaapanlarla yeni aktüel dergisinin ilgili sahifelerine göz gezdirenlerden başkası değildir halbuki.
30 bine yakin yazariyla devasa bir olusum. yakinda manhattan adasina kocaman bir eksisozluk center dikse sasirmayacagim "corporation". ssg biraz daha paragoz olsaydi aslinda hicde azimsanamayacak bir ihtimal.
(bkz: hic bitmeyen cikolata)
su an itibariyle 1 cd ye sigdirilabilen olay*
jonathan raban'in kent uzerine soyledikleri, denk dusmus, zar gelmis, horoz otmus ve dort basi mamur bir eksi sozluk tanimlamasi oluvermis:... bir ansiklopedi, birbiriyle iliskisiz, hicbir belirleyici, rasyonel ya da ekonomik plana bagli olmayan renkli birtakim maddelerin birbirlerine eklendigi deli sacmasi bir karalama defteri...
kollektif suur
2002 nin en güzel hediyelerini bana veren site*
1-dili kendine özgü, zekası tescillenmiş, limon sarısı renginde, okudukça huzur veren, akla gelen her tür yaşamsal bilgiye ulaşılabilecek, şirin insanları biraraya getiren değerli bir yapıt. 2-iyi ki var dedirten, en yoğun günlerde bile uğramadan edememeye başladığım kutsal hazine. örnek cümle: " ahmet ayşe'ye ekşi sözlük aldı"
her kim olsam da, alanında ne kadar yer kaplasam da beni üzen şu son zamanlarda..sadece okur olarak ilgilendiğim günleri hatırlıyorum, kitap okumayı azaltmış, bilgisayar başında üç saatten fazla entry okur olmuştum. bırakmak zorunda kalışımın nedeni kakamı uzun zaman tuttuğum için bağırsaklarımın düğümlenmesinden korkmam ya da gözlerime batan bıçaklar oluyordu.benden başkasının fikirlerinin de leziz olmaktan öte, öğretici de olabileceği konusundaki inancımı pekiştirdi burası; belki de en büyük katkısı budur bana. alternatif geyik potansiyeli+her yerde ulaşılamayacak bilgilerin yoğunluğu+samimiyet (ki son zamanlarda bu konuda kan kaybedildiğini düşünüyorum; ileride değineceğim buna)+ufuk açan özenli ve öznel yorumlar+sosyal gerçeklikten kopuk insanları gözlerinin önünde dönen dünyaya daha bir dikkatli bakmaya sevk eden bir enerjiye sahip oluşu, sözlüğü benim için değerli bir varlık haline getirmişti; belki de türkiye'nin en iyi icadıdır (paranoyamı bağışlayın, son ibaremden ötürü ssg yalakalığı olarak alacak kadar mercimek beyinli olma ihtimalini taşıyan kimseler için şifaen: ssg bilseydi sözlüğün "eksi" sıfatının bu kadar yaraşacağı bir site olacağını buranın, doğal gelişim balltalanacağından sebep, ekşi sözlük'ümüz olmayacaktı; anlayan anlar zaten ne demek istediğimi. paranoyamın temellerine de değineceğim) burası. kelime ve fikirlerden oluşan bir babil kulesi; sonu benzemesin..ama bir his var içimde; şu son zamanlarda kalabalıklaşan nüfus, çeşitlenen renkler, düşünceler ve inançların beraberinde getirmesinin kaçınılmaz olduğunu anlayamayacak kadar kör gözler bu kadar çok olmak zorunda mı? ekşi sözlük terbiyesini ısrarla almamak için bu kadar uğraşmak zorunda mı sanal belleğimiz?evet harun patlaması'ndan bahsediyorum. bakınız, umrumda değil, herkes eleştirecektir sözlüğü; eleştirsindir. umurumda olmayan, eleştirilecek olmamız değil, eleştirinin ne olduğunu anlamaktan habersiz olan kimselerin harun ve diğerleri hakkında ettiği ve harun'un zamanla, çanına ot tıkamakta öyle veya böyle haklı hale geleceği eğilimdir. umrumda olmamalıdır galiba, çünkü sözlük bu olmamalıdır.neden: harun ve sertçe eleştiren diğerlerinin hakkıdır bu; eleştirmek yani. ama gelinsin de görülsün ki, sözlük, kendini, bok atılarak prim kazanılacak bir platforma kendi çeviriyor bu tür eleştirilere dalga geçme, hakaret etme vs. gibi yollarla. sözlüğün ince eleyip sık dokuyan zihnine ne oldu? nerede o, gören var mı? harun'un son yazısında gaza gelerek duygusallaşması ve savları içinde kendini çelişkiye düşürecek kadar hataya düşmesi neyin sebebidir, biliyor musunuz? bence böyle oturtucu bir cevap alamamasındandır, zira oturtmak öyle şamarla değil beyin şamarıyla gerçekleşir. harun'un katılınmayan fikirlerini ciddiye alarak, içe hapsederek ve gerekli cevabı vererek. terbiyeyi bozmadan, tatlı sert şekilde ve gerçekten düşünerek. zira "naziler var orada" hakaret değildir. öyle algılanıyorsa eğer, "nazileri burada istemiyoruz" dur sözlüğün cevabı ki, uslamlama biraz ileri götürülecek olursa, yeşil rengi seven kimselerin de sözlükte istenmemesi gibi bir durumla karşılaşacağız; yeşil nurcuların rengidir ya hani, bu sebepten işte.ülke sınırları içinde geliştirilmiş belki de en özgür ve demokratik kamusal alan burasıdır. millet "atıp tutuyorlar; kimi kör kimi sağır, birbirlerini ağırlıyorlar" derse, yazıyı beğenmediğinden, konsept biraz olsun hassas bölgelerine dokunduğundandır. madem öyle, neden bu tür bir özgürlüğün sorumluluğu yüklenilmek yerine salyalar akıta akıta eleştirilere karşı hemencecik hançerler çekiliyor sözlükte de, hali hazırda var olan dinamik algı genişliği, zeka, genel kültür ve toplumsal dinamiklerin bilincinde oluş ile, gerçekten de bir beyin fırtınası ile gerekli cevaplar verilmiyor, verilse de azınlıkta kalıyor ve feyz alınamadan yok olup gitmek zorunda bırakılıyor? samimiyetimizi burada kaybetmeye başladığımıza inanıyorum ve gerçekten üzülüyorum sayın cemaat.sözlük tabulaştırılıyor; kimse laf edemez ona. amma ve lakin yarım yamalak da haklı bulunabilecek bir fikrin ikinci eyleminde (harun'un ikinci yazısı; bence birincisi eksik ve sözlüğün geniş katılım alanından rahatsızlık duyularak kaleme alşınmıştı. ikincisi ise, çok da güzel bir şekilde kendini haksız çıkrabilecek bir kıvama sahipken, yanılmıyorsam birincisine nazaran daha fazla insan tarafından haklı bulundu, bu da harun'un ikinci çıkışını haklı çıkardı. ama devreye giren sözlük milliyetçiliği, iki yazıyı birden değerlendirip süzgeçten geçirdi ve ortaya "bok atıyorum öyleyse varım" türnden mottolara sahip olduğu düşünülen insanların ve bu eğilimlerin incelendiği -bence talihsiz- başlıklar çıktı) ortaya dökülen bir fikirden bu kadar rahatsız olmanın anlamı nedir çözemiyorum? harun seviliyordu bu ortamda, şimdi ihanet mi ettiği düşünüşüyor? çok sevdiğiniz bir arkadaşınız sizin için çok önemli olan ontolojik bir inancınızı paylaşmazsa hayatınızdan çıkarır mısınız onu? harun'a katılıyorum yer yer, zira sözlüğün, yüzüne ayna tutulduğunda gördüğü sivilcelerden bahsediyor. biz sözlük yazarları, harun'dan önce bahsetmemiş miydik bu sivilcelerden? siyah noktaları sıkmaya çalışmamış mıydık? şimdi harun da görüyor diye kızıyor muyuz ona? yok mu aramızda sert milliyetçiler, sert milliyetçi olup da belli bir mesafeyle fikrini tam olarak ifade etmekten çekinen yazarlar, yok mu komünistler, yok mu gay ya da lezbiyenler? var arkadaşlar var. olmalı da zaten. ama eleştirileceğini biliniz, harun sözlükte yazar olmayı çok istediğini belirtiyor, yazar olsaydı "nazizm sözlüğü bastı" söyleminin dönüp dolaşıp onu ezeceğini tasavvur edememiş bence...sorun harun'un ya da bir başkasının eleştirisi falan değildir. sorun sözlük bilincinin gelişmesinin sert eleştiriler yüzünden sekteye uğramasına seyirci kalmaktır; sözlüğe karşı samimiyeti es geçmektir. sözlüğün karakterini lekelemektir.sert bir eleştiriye gerekiyorsa has bir cevap, gerekiyorsa da jhak verilmelidir. ama onca çelişkisine rağmen, tıkarken yanlış yapacak olsa dahi, harun ve bu eleştiri karakteristiğinin eline ot vermiş oluyoruz.
bir cok zekiii arkadasin olusturdugu mukkemel bir bilgi kaynagi.. yeryuzundeki herseyin bir aciklamasinin oldugunu kanitlayan ortam..
download esnasının neşesidir ekşi sözluk
icinde 4768 kişinin tuzu bulunan corba..
internete girildiginde ilk acilan ve cikilana kadar surekli acik kalarak refresh edilen* sayfa...
explicit content'i yüzünden mam'da başıma bela getirmemesini umduğum harikalar diyarı, ve dahi hisseli harikalar kumpanyası...
ekşimeyen, eskimeyen dağarcık....
derin devlet olduğundan şüphelenmeye başladığım oluşum.olaya bak..harun tekin sözlüğe ayar verdi, ayarın suyu kurumadan grubunun tüm kirli çarşafları bir bir teşhir edilmeye başlandı.(bkz: #7618945)(bkz: çok pis adamı karşına aldın olum sen)
issiz oyalayici.
son gunlerdeki en buyuk mesgalem... ve galiba yeni bagimliligim... oyle ki, isten basini kaldirmakta zorlanan ben, sozkonusu "eksi" olunca her seyi unutuyorum. amirlerimden tirssam da, bilgisayarimin alt kosesinde her zaman acik "o"... ne yapayim yaziya tutkuluyum...
gunun herhangi bir saatinde ortalama 1000+ okuyucunun mesken tuttugu sanal kurum, kurulus. vay anasini sayin seyirciler...
"aaa! sen de mi yazarisin buranin? uff yaa, ne zaman yazar alimi yapacaklar?" nidalarina maruz kalmanin keyif verdigi, git gide bir "ayricalik" haline donuşmeye başlayan gurur vesilesi.*
"kana kuvvet, göze eza, beyne ciladır sözlük bulmacaya deva, mahzı kaynaktır sözlük alemin sevgilisi dense sezadır sözlük download'a dost, muhibbi asosyaldir sözlük"(ahmet rasim'den çalınmış, hunharca oynanmıştır)(bkz: batna ciladır çorba)
(bkz: levazım sitesi)
insanın vaktini alan bir duraktır kimileri için. bu kimileri, bu durumdan yakınmaz, aksine "yazılanları okurken saatin nasıl geçtiğinin farkına varmamışım" falan gibi anlatır bu durumu...
su siralar buyuk bir degisim yasamakla yasamamak arasinda gidip gelen sozluktur. cok buyuk eksiklikler olmasina ragmen tanim yazilari yerinde sayarken, durum yazilari ivme kazanan bir hizla artiyor. yavas yavas, herkesin uzuntu, sikinti ve sevinclerini anlatip icini bosalttigi bir mahalle kahvesi ortami olusuyor. eksi sozluk kan kaybediyor, okunulurlugunu yitiriyor. (bkz: agoni)
oldukca eglendiren ama bir o kadarda egiten , bagimlilik yapan sözluk. surekli yeni gelen ucaklar ve ucurulanlar ile ayni zamanda uluslararasi havalimanina benzer.
"..buyuk bir ansiklopedi olmali: yuzlerce ciltlik bir eser, ucsuz bucaksiz bir yazi dizisi. her sehirde, belirli merkezlerde bir bina, bu kitaplara ayrilmis sadece. o zaman kimse delirmezdi. bir hareketi mi unuttun, ne kadar basit olursa olsun, kitabin bir yerinde var. pijama: pijama alti, pijama cikarma, pijama katlama, pijama ustu... boyle kucuk bir konu icin bile, insanin aklina butun ayrintilar bir anda gelmez. boyle bir kitapligin varligini bilmek -kullanilmasa bile- insanin icini rahatlatir. butun zaman bosluklari, butun takilmalar onlenir. ansiklopedinin tanimlari arasinda hic bosluk yoktur. mesela ben, pijama ustunu katlamayi kesinlikle bilmem. pijama ustunun kollari geriye dogru mu cekilir? ya da ceplerin hizasina gelmek uzere iki yana mi katlanir? bu sorulari da bilge ile konusamam ya. insan bir kadini severse, ona her seyi sorar ya, neyse. milyonlarca insan bu isi yanlis ogrenmistir. her sey, her sey bulunmali bu kitapta.." oguz atay-tehlikeli oyunlar.
google'da odev icin gerekli bi yazi ararken karsima çikan,merak edip girdigimde gördügüm entry ile ilgilenmemi ve siteyi gözden geçirmemi saglayan,gördügüm bir kaç entry ile yarilmami saglayan ve pc'yi açtigim anda amacim farklida olsa bir pencerede açik durmaya baslayan,daha sonra sik kullanilanlara eklenen,daha da sonra beynime yerlesen,daha sonra adsl kesildiginde 'ya maillere goz atarim,birde icq'ya bakip çikarim' düsüncesi ile dial up baglandigim zamanlarda bile dayanamayarak açtigim ve 10-15dk sürmesi istegi ile açtigim baglantiyi sayesinde 3 saate cikardigim**bisey.güzel bisey.olmasi lazimmis vaktinde bulmusum.evet evet iyi olmus
çok eğlendirici,çok güldüren ve biraz da ayıp bir site.
feci fetiş bir banner'i olmuş velhasil limon tiki olan insanlar koşarak kacacaklar banner'i gorunce.
türkiye gençliğinin hemen her konuda ortak bilincinin açığa çıkmasını sağlayan çalışma.
eli kalem tutan, duşüncelerini doğru dürüst ifade edebilen, etrafta neler olup bittiğinden haberi olan, koyun psikolojisinden uzak, bilen, öğreten, eleştiren insanların sadece gazete köşelerindeki ünlü insanlardan ibaret olmadığını göstermiş ve rahatlatmış olan olaydır.*
kafasini bir kisim sozlukculerin bacaklarinin arasindan cikarabilenler icin, hala, inatla ve israrla kutsal bilgi kaynagi. ne buyuk nefretiniz, ne dinmek bilmez kininiz varmis arkadasim. madem hosuna gitmiyor, acma bakma elalemin kicina basina. sozlukte yazmaya, okumaya devam et.sozluk hala bildigin sozluk cunku. haydi saglicakla...
hayatta paylaşmaya değer...bildiğin bir sır varsa eğer...haykırıp dağlara taşlara...anlatmalıymış meğer.
6 yildan fazla zaman sonra şu başlikta bir entrym olsun istedim. acik sozlu ve tek yuzlu bir oluşumdur. soyledigi herşeyin arkasindadir. boş vaadlerde asla bulunmamiştir. şahislarin kimliklerine veya statulerine zerre onem vermez. manayi maddeden ayirabilir ve manayi tercih eder. isminiz ve/veya paranizla etkileyemezsiniz, sinirlarini kendisi belirler, bir ust adimda yalnizca varoldugu ulkenin yasalari dahilinde yasamini surdurur. zorla birşey yaptiramazsiniz, soyletemezsiniz. ters geliyorsa kendile bile dil uzatir, kafa tutar. bazen her yone ayni anda kafa tutar, bu cok normaldir cunku her dinden (hepsinden buldum en az bir tane) her gorusten, her seviyeden insanla oluşmuştur ve bu insanlar eşit kabul edilirler. kimse imtiyaz sahibi degildir. (bu son cumleye olan inancim %10 eksildiyse zirvelerden birinde zenci fotograf cekmeyen japon gordugum icindir)hatta iclerinden biri şoyle der:"arkadaşim, biz size gercek isim ve soyadlarimizla ev adreslerimizi, sizin duymak istediklerinizi ve sizin dogrularinizi vaadettik mi? sizin hayal ettiginiz yonetim ve sosyal yapilanma sozunu verdik mi? dişardaki yaşamda sahip oldugunuz yaşaminiz ve/veya sosyal statunuz sebebiyle baştaci edileceginizden soz eden oldu mu? ne vaadedildi ki şimdi virvirvir hesap soruyorsunuz?"kimse de bu soylemi 30.000 yazarin agzindan cikmiş kabul edemez, bu yalnizca yazari baglar. oyle de mucizevi ve guzel birşeydir. icinde varligini surduren ve goruş belirten herkesi, damgali eşşek gibi ustunde nicki yazarak dolaşirken gorebilirsiniz. duzenlenen, bunu butun okurlara dahi aciklayan sozlugun herhangi bir zirvenin kapisindan girmeniz yeterlidir. gozlerinin icine bakarak herkesin gozu onunde hesap sorabilirsiniz. oyle de erişilebilir birşeydir.butun bu şartlar altinda insanlarin 'yazarlarin birşeylerin arkasina saklandigi' iddialarina hicbir anlam veremez, oyle bakar boş boş. iyi kalplidir. unutur uc gun sonra, yasamina devam eder. cunku onun isi buyumek ve evrendeki var olan butun noktalara degebilmek icin ilerlemektir..
dinleyen bir topluluğa seslenebilmek için bilgisayar aracılığıyla bağlanılmış postmodern yaşam protezi. oluşturduğu gerçeklik kadar oluşturduğu gerçekdışılık da sanaldır. bilimsel değildir. dini değildir. ahlakı yoktur. her ne kadar kuralları var gibi gözükse de, aslında kurallar "neden" yerine geçen banknotlar gibidir. bir düzen değil, düzensizliktir. temel arşiv sorununun en iyi temsilcisidir. (bkz: mal d'archive) bir nenler temsili olarak bazen nenlerden daha nendir. tüm bu yazılanların "hiç biri değildir" olabilecek kadar saklıdır. yazanlar aslında yazdırılanlardır. bunu yanlış anlayan zaten ikinci dereceden yazdırılmaktadır. şu anda kendisi (ekşisözlük) beni bolbol güldürmektedir.
şu an nasıl bir sorun olduğunu anlayamadığım bir şekilde entry silemeden ve hayvan ara hiç görünürlerde yokken bağlanmış olduğum internette bir yer.(tabii ben de sevmiyorum burada bu ukela sanal cennet paylaşımcıları içinde olmayı. sadece teknolojiyi takiben burdayım. yoksa ne işim olur canım...) *
tanımlama açısından körler ve fil örneğinin daha uygun kaçacağı bir olay. evet, sözlük bir olaydır. yirmidokuzbin küsür insanın bilgi ve fikirlerini, hayatını döktüğü, bunun on katı kadar insanın da takip ettiği bir ortamdır sözlük. bu kadar interaktif bir çalışmanın da getirdiği zorunlu yan etkiler de var ne yazık ki. örneğin banner ve reklam sayısının gün geçtikçe artması, sol çerçevenin şeklinin şemalinin yamulması, başlık kirliliği, entrylerin içeriği, vs...ne yazık ki ben ekşi sözlüğe girmeden önce burayı bir referans olarak kabul edebiliyordum. her ne kadar bazı fikirlere katılmasam da, fikirlerin ifade tarzını yadsımıyordum. gel gör ki, hayat her zamanki azizliğini yaparak beni kendimle çeliştirdi. içinde bulunmama rağmen şikayet edebileceğim hale getirdi sözlüğümü. bu günler içinde yazılan onbinlerce entrynin hepsini okumak kısmet olmasa da, kabaca bir fikir edinecek kadarını okudum. ve gördüm ki, ekşi sözlük artık o kadar da kolay referans alınacak bir ortam değil. içinde bulunan otuzbin kişiden her birinin bir dark wing duck olmasını beklemek mantıklı değil, ama insan yine de yazılanlarda bir özen arıyor, bir sıcaklık bekliyor. niyetim bir ayda sözlüğün devrimcisi kesilen zihniyetçilik yapmak değil, ama ekşi sözlüğün ekşiliğini kaybetmesinden korkuyorum. içimdeki bir ses onyedibin yazarı hazmetmek kolay değil dese de bu sindirim probleminin hayati bir sıkıntıya dönüşmesinden kaygı duyuyorum. kuşkusuz zaman içinde temizlenecek ya da durulacaktır sözlük, belki de sözlükçüler. ama o zamana kadar sözlüğün alacağı şekil hoşuma gitmiyor. yine de hayırlısı demek geliyor içimden, o günleri de görmek istiyor canım.kimbilir, belki de ben çok hazımsızımdır, çok sabırsızımdır ya da çok tahammülsüzümdür. kendi değer yargılarımla doğru bulmadığım bir şeyin bana ait gördüğüm bir ortamda bulunmasına çok çabuk tepki gösteriyorumdur. bilemiyorum, bir yerde bir yanlış var ama nerde..kimbilir belki de doğrunun hemen yanıbaşında...edit: breh breh breh, ulan ne kaotik entry olmuş be...
günün yirmidört saati "acaba ne entry girsem?" "acaba falanca entry girilmiş midir?" diye düşünmeme sebep olan, takıntı ve bağımlılık yaratan internet sitesi.. obsesif kişiliğe sahip olanların ve onsekiz yaşından küçüklerin uzak durması gereken bir ortam.. şimdi çıkıyorum.. ilgimi başka şeylere yönelteceğim.. başarmalıyım.. hoşçakalın..
lamer tehditi olmadan rahat rahat sohbet edilebilecek bir kanaldır...
girip de lolo yapanları bol küfürle atacağım, banlayacağım, hakaret edeceğim, ardından hiçbir şey yokmuş gibi yapacağım bir şer yuvası. bir mafya obası.
lamer niyazi ve nicelerinin giremediği adam gibi muhabbet edilen kanal.
sabit fikirli kötü adamlar mafyasinin , irc üzerindeki karargahi. kötü şeyler yapmak ve muhabbetin bokunu çikarmak için birebir. çok eğleniyoruz evet evet..
çok bekleyince ekşiyen bişeymiş evet, mustafa topaloğlu bildirdi zagadan..
(bkz: beyin fırtınası)
bilginin zevk alınası değil, kapitalist bir mantıkla biriktirilmesi gereken birşeye dönüşmesine karşı zekice bir defans. hem herkesin bizim gibi düşünmediğini hem de bizim gibi düşünenlerin de olduğunu; bize benzeyenlerle de benzemeyenlerle de bu yaşamı geçireceğimizi tatlı tatlı gösteren bir ortam. yaratıcısı olduğum "geyiğe geyikle cevap vereceksin zira nice olur halin" şeklindeki atasözüne uyulan bu ortamda geyik de yaparım kariyer de:)
basin camiasi icinde kendisinden "ekşi sozluk denilen sanal alemin imaj hazinesi" şeklinde bahsedilen kurum, kuruluş...
içinde barındırdığı romantizm ve aşk dolu entrylerle yanlız kalplerde uç derece karamsarlık, melankoli ve hatta depresyon gibi yan etkilere sebep olabilecek hayat bilgisi kaynağı. reçetesiz satılmamalı.
kum kitabim.
(bkz: grup terapisi)
turk kollektif zekasinin en guzel urunu..hala bu ulkeye inanmami saglayan insanlarinin cogunun dusuncelerini bir anda ulasabilmemi saglayan harika bir oluşum. bin kere kovulsam da her seferinde dersimi alip geri donmek istedigim internetteki evim
suyuna bi banınca bi dahaların önüne geçemediğiniz tatlı ekşi.seviyoruz biz seni.
artık uzaklaşmaya başladığım güzel ortam.. sayesinde birçok arkadaşlarla tanıştım o ortam senin bu ortam benim alemlere aktım ancak şu sıralar hafiften elimi ayağımı çekmiş bulunmaktayım.. haftada bir yada onbeş yirmigünde bir hatta abartıp ayda bir bile internete bağlanır olmamdan ötürü neyazıkki eski formumu koruyamadım. lakin belki bir gün yenidenbirzamanlar günde 50*-100* adet entry girerdim. son biryıldır ise artık birayda bile bu rakamları tutturamayıp 20lerde sürünmekteyim. (bkz: yada yada yada)
en iyi turk icatlari listesinin daimi uyesi.
(bkz: hayat)(bkz: stil)(bkz: karizma)(bkz: sen neymissin be abi)
herkesin boşluğunun en azından bir kısmına karşılık gelecek bir şeyler bulunabilen şey. bazen bir park laylaylom gezilen, bazen ansiklopedi, bazen sözlük, bazen güldüren, bazen düşündüren, bazen azdıran, bazen bir mastürbatör haline gelen...
son gunlerde okurken hep yuzumu eksittigim yer,artik sol tarafta turlu turlu, sadece zaman oldurucu anketler akiyor.kendimi sadece konusan ama dinlemeyen insanlarin oldugu bir muhabbette hissediyorum.herkes birbiri uzerine konusuyor...hatta kafamda soyle canlaniyor ortam:-abi gecende atilla tasi gordum igrenc bir sanatci,(bkz: kaybolmasi gereken sarkicilar)-sen onu bosver tarik vardi bi ara. (bkz: igranc dedigin kisiler)-bi de bu var tabi (bkz: olse hic uzulunmeyecek insanlar)-hocam gecende pink floyd wall dinliyorum en iyi album o, (bkz: tapilasi albumler)-abi fear of the dark gercegi var bir de.(bkz: en kral sarkilar)-gecende basima ne geldi bilseniz (bkz: yapilan en aptalca dalginlik)-sen bi de sunu dinle (bkz: itirafcilarin demek istedikleri)-abi ben var ya (ara: sozlukteki)-peki ben (ara: bir kisim)-gecende ne gordum (bkz: reklama ihtiyaci olmayan markalar)-sorma sorma (ara: yaran diyaloglari)-olay su (ara: dikkat edilecek hususlar)
dünya üzerinde yaşamaya alışmaya çalışan bir uzaylıya iyilik güzellik yapılmak istendiğinde okutulması gereken eser.
bilinçaltı akışının en güzel olduğu ırmak. tıkla, yaz dur(ma).
zaman zaman rüyalara konu olabilen organizmadır. zira yatmadan hemen evvel okunursa rüyada görülmesi farzdır. örneğin ben dün gece kill bill temasıyla sözlükte bulunduğumu, mizrock mfc (kesinlikle mizrock değil efendim, bu mfc'li, hadi mc olsa anlayacağım ama mfc. rüyamda da böyle diyordum. "aa mizrock'un mc'lisi türemiş, yok mc değil mfc'ymiş, o da ne ola ki?") isimli bir suserin bana abi kardeş diyaloglarıyla ilgili bir entry'm için " iğğğğreenç olmuş. hem sen o zaman ilkokuldaymışsın. nerden biliyodun?" şeklinde bir mesaj attığını gördüm. hayırdır inşallah. sözlük sen nelere kadirsin.
reklamlar bir internet sayfasinda daha ne kadar irrite edici durabilir calismasinin yurutuldugu mekan. *
insanlarin, kendisi kadar iyi ve parlak fikirleri uretemeyip, uretse bile hayata gecirememeleri icin var olan cin oluşum. peki bu bir celişki mi? hayir, tercih.
yasami ve yasamayi hissettiren tek yer... doru demisler, ilim irfan yuvasi, burası eksi sozluk!
kısa zamanda internete bağlanma sebebi haline gelen, alışkanlık yaratan, beyin mıncıklayan, öğretici, eğitici, dost ortam, öte beyinlerin sahibi seviyeli şahsiyetlerin mekanı, ne diyem ben bölesi görülmedi bu memlekette... iyi ki varsın eksi sözlük
kutsal bilginin yaninda gereksiz, bos bilginin hizli bir sekilde artis gösterdigi, ne olursa olsun kutsal bilgi kaynagi olma ozelligini kaybetmeyecek, orijinal yaratim.
yapan ve edenlerin cennete girme sebebi.
sayesinde, birdaha görme şansına sahip olamayacağım, kaybedilmiş ama unutulmamış bir insanı bulmama yardım etmiş, aynı ortamda yaşarken bile öğrenemediğim; zevkleri, yaşam tarzı, siyasi görüşü, arkadaşları ve aşkları hakkında öğrenmek istediğimden daha fazla bilgilere ulaşmama yardımcı olmuş, çok daha önceden varlığından haberdar olunması gereken, biraz geç kalınmış, harika bir gerçek dünya...
post-modern yapı. çoğunlukla kendi kendisinin nesnesi olan olan özne.
opeth, dream theater ve pink floyd ile tanişmami saglamiş, ayrica nickimin kaynagi olan metallica şarkisindan haberdar olmami saglamiş oluşum. (bkz: teşekkurler ekşi sozluk)
borusan telekom'un hatları gittiği zaman, iş yerinden girebildiğimiz tek site. ve bakıyorum evet, kimseler yok sözlükte.
ekşi sözlük genel olarak üç kısımda incelenmeli ve ona göre değerlendirmelidir. ekşi sözlük tarihin objektif bir aynası (değişik fikirler içermesinden dolayı) ve bilgi dağarcığı olduğu kadar her ne kadar bazı kısımlar haz etmese de yaşayan bir organizmadır.bir bilgi dağarcığı olarak ekşi sözlük :sözlüğe insanların gelme sebebi bu bilgi yığınına bir taş atmak, katkıda bulunmaktır. doğru bildiklerini yazıp diğer yazarların olumlu tepkilerini görmek bir yazarın en büyük mutluluk kaynağıdır. ancak doğrunun göreceliliğini ispatlayan ve gözler önüne seren ekşi sözlük ayrıca yazarlara en büyük hayat dersini verir : olaylara başka açılardan bakmak. bu bakımdan ekşi sözlük taktir edilesi, eli öpülesi bir oluşumdur.tarihe ayna tutan ekşi sözlük :ne yazık ki ekşi sözlüğe yerleşen popularizm akımı ile beraber sözlükte süre gelen tarihsel entryler rafa kaldırılmış, yada bir çok entry'nin arasında kaybolur hale gelmiştir. olaylara "günümüz de bir gün tarih olacak" açısından bakarsak tabiyki günümüz olaylarını nüksettirmek anlam taşır. ama bir tarihçi olayı yaşarken ve etkileri altındayken ne kadar objektif olabilir sorusu apayrı bir tartışma konusudur.yaşayan bir organizma olarak ekşi sözlük:farklı ve benzer fikirlerin bir araya geldiği bir toplulukta insanların birbirlerini tanıması, tanımak istemesi, yermesi veya kavga etmesi gayet doğal bir sonuçtur. ekşi sözlüğün her aşamasında sözlük içi oluşumlar gözlenmiştir. belki bunların en belirgini nesil ayrımcılığıdır. ondan önce süre gelen entry sayısı, ayar kavramı bu yaşayan organizmanın en büyük kanıtıdır. yazar kişilerin hayatlarının bir bölümünü ayırdığı bu oluşumun yaşayan bir organizma olmaması komik ve saçma olurdu zaten. ama bu yaşayan organizmanın bilgi dağarcığının önüne ge