|
|
bacon,mantar,domatez,baked beans,yagda yumurta,yaglı ekmek,salam bulunur içinde.yaninda ise portakal suyu ve de ayrıyeten cay veya kahve alınır. afiyetle yenilir
sahanda yumurta'nın üzerine sürülmüş yaban mersini marmelatından mürekkep kahvaltı.bu kahvaltıyı etmeye başladıktan takriben bir hafta kadar sonra, bir şeylerin eksikliği hissedilir. bu durumda, en yakın yunan bakkalından bir kalıp feta alıp, kaldırımda yemek caizdir. sosyal hizmet görevlileri'nin gözüne çarpmamak koşuluyla.(bkz: charity)
(bkz: marmite)
sözkonusu kahvaltıda kullanılan ve reçel olarak adlandırılan ve marketten hazır olarak alınan nesne genelde jöleden bir derece daha serttir, bıçakla kavanozun içinden kesip yemeyi gerektirir. ingiltere'ye yolu düşecek kahvaltıseverlerin peynir, zeytin götürmesi veya türk bakkal bulması şiddetle tavsiye edilir. yok, ben gittiğim ülkeye uyarım, ne yerlerse ingiliz kardeşlerim onu yerim derseniz ayrı tabii...
(bkz: hash browns)
(bkz: bubble and squeak)
sayfiye yorelerinde** bir cok cafemsi yerin kapi tabelalarinda ya da camlarinda bu ibareyi gormek mumkundur.
(bkz: porridge)
(bkz: breakfast in america)(bkz: breakfast at tiffany s)
kahvalti demeye bin sahit ister.bu adamlar baked beans adi altinda bildigimiz kuru fasulyeyi yerler sabahlariiki kizarmis ekmek arasina bacon koyduktan sonra ustunede tavada yumurta koyup yiyebilen midesizlerdir bu ingilizler.. hatta bir keresinde yine kahvaltida patates kizartip ustune baked beans doktukten sonra afiyetle yiyen bi bunyeyle karsilasmisligim bile vardir..bilimum kahvaltisi beyaz peynir, domates, cay olan bir ortamdan kopup gelen akdeniz insaninin bu kahvalti kulturu (ozellikle kokusu) na alismasi zaman alir.. bu surecte yapilmasi en faideli sey ise seriallardan bir favori edinip onla idare etmektir..
(bkz: an englishman in new york)
yurt disindaki turk donercisinin kendi kafasina gore bicimledigi kahvaltidir. kizarmis bacon yerine adamlara yagda kizartilmis sucuklu yumurtayi english muffin yerine de firindan taze cikmis mis gibi pideyi verdigi halde, kimsenin gikinin cikmamasi aksine her sabah sucuklu, yumurtali, pideli, cayli kahvaltinin mudavimi olmasina ve hatta cogu kez sucuk alabilmek icin turk kasabinin adresini istemesine sebebiyet veren kahvalti turudur.
öncelikle, gelin canlar şuna "politically correct" bir tabirle british breakfast diyelim ki birleşik krallık adı altında yaşayıp da aynı kahvaltıyı eden cici uluslarımız alınmasın (ayrıca tahmin edilebileceği gibi irish breakfast diye bir şey varsa o da bunun tıpkısının aynısıdır, belirtmekte yarar görüyorum. sadece, irlandalıların çayı daha güzeldir.). fasulyesiyle, baconıyla çok çok güzel bir kahvaltıdır, ancak vatandaşlarımızı white* ve black* olarak ikiye ayrılan pudding adlı şarküteriye karşı uyarmayı kendime borç bilirim: beyaz olanının tadı idare eder olsa da siyahınınki rezil ötesidir, zira kapkara rengini domuz kanından almaktadır. demedi demeyin.
ingiltereye gittigim zaman bol bol yaptigim kahvalti.ayrica turklerin sabah kahvalti da mercimek corbasi bile ictiklerini bildigimize gore ingilizlerin sabah baked beans yemeleri pek de garipsenecek durum olamaz di mi .ayrica baked beans ekol yiyecektir guzel marketlerde bulunup tikinmasi mübahtir.
bazıları hiç kasmaz direkman corn flakes yer. ayrıca tereyağı yanında reçelleri vardır; ya böğürtlenlidir ya da çileklidir. domuz da tüketilebilir. türkiye ile kıyaslandığı vakit tüm avrupada olduğu gibi fakir bir kahvaltı kültürleri vardır.bir de ingiliz rock kültüründen çıkma bir kahvaltı için (bkz: alans psychedelic breakfast)
(bkz: ingiliz klasigi)
didimdeki dükkanların, domuz ihtiva ettiği gerekçesiyle türklere satmak istemedikleri ve bu konuda çok inatçı davrandıkları kahvaltı çeşidi.
buyukce bir servis tabaginin icine duzenlenmis iki dilim kizarmis ekmek, herbirinin uzerine yagda pismis yumurta, yanlarina konserve kuru fasulye, yagda kizarmis sosis(domuz makbuldur), ve tabii ki bacon. bu tabagin yaninda sofrada sarmisakli tereyag, peynir cesitleri, misir gevregi, cay, kahve ve portakal suyu seklinde hazirlanmis oldukca agir ingilizlere ait geleneksel kahvaltidir.
aslında türkiye'de kırsal kesim hariç genellikle yaptığımız, ekmek, çayi reçel, peynir, yumurta ve tereyağından oluşan kahvaltıya ingiliz usulü kahvaltı denir. et ürünleri içermez.
(bkz: kusturan entryler)
full english breakfast olan versyonu da vardir.
(bkz: english summer rain)
(bkz: english breakfast tea)
kabuğu soyularak haşlanmış (veya tam tersi) domatezin sulu kuru fasulyenin ortasında yüzdüğü kahvaltı çeşididir**
ingiltere'de herhangi iyi bir otelde kalıyorsanız (bazen 2-3 yıldızlı küçük otellerde doğu avrupalı kadınlar mutfakları işletebiliyorlar ve sabah uyanıp yemek salonuna indiğinizde bu nimetlerden hiçbiriyle karşılaşmayıp sıradan bir international breakfast'mış kapıdaki bed&breakfast yazısı diyebiliyor içses...*) karşılaşabileceğiniz gayet yüklü bir öğün. yönetim biçimi meşruti krallık olan adamlara sabah uyandıkları zaman 4 zeytin, bir kibrit kutusu beyaz peynir, iki dilim ekmek verdiğiniz zaman alnınızı karışlar. onlar daha ziyade atalarımızın dediği gibi güne iyi, sağlam bir öğünle başlamayı tercih ederler. sabah anne oğluna baked beans on toast hazırlar, çocuk öyle okula yol alır. ya da anne çok iyi niyetliyse kocası işe gitmeden bacon and eggs yapar, adam öyle vauxhall'ına biner işine gider. bu bizim kültürümüzde pek mümkün olmayan birşeydir. sabahın köründe bir fincan çay ve bir dilim kek, ya da bir poğaça**'dır benim raconum. yoksa baked beansler, bacon'lar, maazallah vapurda hoş karşılanmayabilir sabah sabah.herneyse, ev ortamından otellerde karşılaşılan english breakfast'lara gelelim. bu kahvaltılar, pek komiktir, salata bar gibi düzenekte sunulur müşterilere. sabah indiğiniz zaman lobby'e, yemek salonundan direk sıcak sıcak güzel kokular gelir burnunuza ve beyindeki nöronlar yaklaşık 5 dk. içersinde nirvana'ya ulaşılacak olmanın heyecanı içersinde kıpır kıpır, yerinde duramazlar. anahtarınızı masaya bırakır bu salata bar'ımsı şeyin önünde yerinizi alırsınız, avına saldıracak bir hayvan gibi. zira önünüzde şerit şerit bacon'lar, uzun ve oldukça şişko domuz sosisleri, küp küp büyükçe fırınlanmış patatesler, scrambled eggs (ki bu ilk kez karşılaşıyorsanız pek hoş bir görüntüsü olmayabilir ama hakiki bir english breakfast experience'ını yaşamak istiyorsanız olmazsa olmazdır), baked beans, domates, mantar gibi kalorisi oldukça yüksek, yağ oranı hayvani olan ama tadı süper, hiper muhteşem yemekler vardır önünüzde. seçtiklerinizi bir tabağa koyup masanıza oturur, o sırada teyze hanımcağız size toast ekmeğinizi getirir (bu arada önünüzde yağ, reçel bir sürü ıvır zıvır küçük şeyimsiler olur) çay-kahve tercihinizi alır. bir portakal suyu istetmekte de yarar vardır. zira o yemeklerin yanında iyi gidiyor, bünye istiyor. üstüne de çay içimi. seksten sonra yakılan sigara gibidir nerdeyse. bu kahvaltı elbette benim de favori kahvaltımdır. herkese tavsiye ederim. şahsen her gün böyle bir kahvaltı sunsalar bana çok büyük memnuniyetle yerim. fakat kolesterol seviyem tavan yapar, bel ölçüm alır başını gider. pek hoş olmaz. onun için bu kahvaltıların yenimi, bir londra ziyaretinde bir kaç gün yerinde ve güzeldir. abartmamak lazım. bir fincan çay, bir poğaça da kafidir..
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |