evlenene kadar cinsel iliski yasamayan kadin

bacak arasında kokarca ya da mutant olan kadındır pardon kız ewet. onu sevip onunla evlenecek insanın ondan utanmıycaağının yanılsamasını yaşayan küçük bir pişiktir o...iğrençtir...

erkek :yani biz şimdi senle sevişmicek miyiz?kız: ı ıh.erkek: evlenmek mi lazım yani?kız : hı hı.erkek : söz yapsak?kız: olmaz.erkek :nişan da kurtarmaz mı ?kız: eeeeee.senin niyetin ne hani beni seviyodun amaaaaa....erkek :....................

makbul olan.

nesli tükenen kadınlar grubuna girer bu kadınlar. günümüzde bu tür kadın bulmak oldukça azdır. din, ırk ya da millet ile asla sınırlandırılmamalır. lakin bir çok arap amerikan yunan ingiliz kadın cinsel ilişki yaşamadan evlenmeyi tercih eder. bu bir tercih ve olayı sindirebilme meselesidir.(bkz: dinozor)

abide-i bekaret

kıraathane veya kantin köşelerinde "abi şöyle siktim böyle soktum ehiehehiehe" muhabbetlerine meze olmamak isteyen kadındır. takdir edilir. ayrıca cinselliği özel bir paylaşım olarak görür ve karşısına da bu özel olguyu paylaşmaya değecek bir insan çıkmamıştır henüz, o da takdir edilir.görüldüğü yerde yanından kaçmak, enayi olarak nitelemek ya da şöyle çirkindir, böyle tipsizdir şeklinde önyargıda bulunmak ise gereksizdir, takdir edilmez.

bana aşık oluncaya kadar cinsel ilişki yaşamayan kadın gibi bir başlık açmış olsaydınız(cümleye bak, sözlükteki başlıklar şahsima açılıyor sanki, neyse) ben bu kadın cinsine saygı duyabilirdim. bir bildiği var diyebilirdim. ama evlenene kadar diyince işin rengi acaip şekilde değişiyor. o kadının üzerine evlilik bir son kullanma tarihi gibi yapışıyor, toplum olarak ne ikiyüzlü ve ne cahil olduğumuzu yüzümüze yüzümüze tükürüyor. şöyleki:yanılgı bir: efendim evlenene kadar bekaretini korumuş kızımız, sanıldığı gibi ahlaklı iffetli değildir. büyük bir ihtimal, boğaz kesen bir babası, hasta ruhlu, delikanlıcılık oynayan asabi abileri, koca sözünden çıkamayan, cahil bir annesi vardır. aile baskından bir türlü veremiyordur. ki biz bu türü yakınen kız yurtlarında, üniversite meclislerinde tanıdık, inceledik. sadece gömmeye gelmediğini, ama, açılmak için gününün gelmesini bekleyen kutucuğu haricindeki tüm beden parçalarıyla, yalan yanlış tüm numaraları çektiğini öğrendik, şaşkınlıktan küçük dilimizi yuttuk.yanılgı iki: sanıldığının aksine evlenmek, "yanlız birbirimizi düzeceğiz, sonsuza kadar" mottosuyla gerçekleşen bir anlaşma değildir. evliliğin pek az bir kısmını cinsellik oluşturmaktadır. ha bana dersiniz ki "yanılgıcım, bir kız buldum, 25 yaşında, hala bakire, onu helal süt gibi temizliğinden dolayı evinim kadını yapıcam". ben de size, "yarramıyeooo" demek durumunda kalırım. niye mi? o kadıncağızın cinsellik başta olmak üzere aşamadığı, geliştiremediği ne çok yönü olduğunu unutuyorsun sen evladım. bi kere o kadın, azıcık düşünmüyordur, "neden? " diye. "neden illaki benim bakire olmam gerekiyor da sen hüsnü, bekaretini, bayramda el öperek aldığın harçlıkla, keranede bozabiliyorsun? ben evde rus klasikleri okuyup, fransız sinemasını takip ediyorum hüsnü, dünyayı algılamak, insan davranışları üzerine düşünmek, hayatın, varoluşun anlamını kavramak için götümü yırtıyorum, niye hayatım boyunca tek bir erkekle beraber olmam gerektiğini kavrayamıyorum. senin bamya çüklü, kompleksli bir ibne olup olmadığını bilmiyorum hüsnü, benim tek erkeğim olmayı, kendi komplekslerin, ego tatminin için isteyip istemediğini bilmiyorum."diye düşünmüyorsa en basitinden, düşünmüyor lan bu kadın! demek sen, hayatın boyunca, sırf senden başka bir erkeği tanımamış olduğu için, bir koyunla yemek yemeye, konuşmaya, dertlerini paylaşmaya razısın. sen de salaksın hüsnü. fena halde salaksın. evet bu kadar da ağır konuşurum yeri geldiğinde, çünkü burda tek bir kadından, bir kadının özgür iradesinden bahsetmiyoruz. iradesi toplum, sözde değerler ve ikiyüzlü, topoş hüsnüler tarafından kontrol edilen bir kadından bahsediyoruz. düşünsel bazda, yaşantı bazında erkeği ile eşit, denk olmayan bir kadından bahsediyoruz. bu arada hünsü, kız değil kadın. evet kadın. kadın olmak başka bişey çünkü, git oku öğren. ayrıca, otur sıfır.

şimdi aç karnına istemeyerek de olsa tekrar içine düşme ihtiyacı hissettiğim tartışma konusudur. bir kere her seferinde dönüp dolaşıp aynı sap-saman meselesine geliyoruz. gördüğüm kadarıyla toplumdaki alt-kültür gruplarının tanımlayıp her biri için ayrıca gözlemlerde bulunup fikir yürütmedikçe kör dövüşü devam edecek. herkes kendi çevresine bakıp yorum yapıyor. birinin gözlemlerinizden çıkan veriler, diğerinin gözlemleriyle hiç mi hiç uyuşmuyor, sanki farklı gezegenlerde yaşıyormuşuz gibi...madem öyle (gel böyle, iki de döner söyle, midem delinmeden) şunu tam yapalım ve evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamayan kadın hakkında konuşmayı bırakıp evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamayan kadın türlerini el birliğiyle tesbit edip her biri hakkında ayrıca konuşalım.misal, evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamayan kadınların nadir bulunduğu -belirli çevrelerin dışında- kesinlikle hatalı bir gözlem. nişantaşı'ndan, boğaziçi kampüsünden, bilemediğim-bildiğiniz bir yerlerden mi bahsediyorsunuz, örnekleminizi laila'dan mı aldınız bilemiyorum. şurada sıralanan genellemelerin çoğu bizim köy için -mesela- doğru ya da yanlış değil, tamamen alakasız ve anlamsız.misal, pek çok çevrede konu "bekaret" adı verilen üstün bir kavram değil, sadece evlilik dışı ilişki yaşamamak. ikisi aynı kapıya çıkar gibi görünse de olaya yüklediğiniz değer açısından fark olması, meselenin gelişi ve gidişatı açısından da fark doğacağı mânâsına gelebilir.misal, şu grekoromen vb hadiseler de konuyla alâkasız, onu tasvip etmeyip bunu hoşgörmesi mümkün olmayan pek çok insan var. pek çok kişi için "intakt" bir hymen, "intakt" bir iffet demek değil.misal, kadınların bakire olması şarttır, erkeklerin ne halt ettiği önemli değildir sözü de pek çok kişiyi bağlamıyor. erkeğin iffetine de kadınınki kadar önem veren pek çok insan var.misaller uzatılabilir, ama bu kadarı çerçeveyi çizmek için kâfi zannederim. bir de şu cinsel ilişki yaşamayan insanların akıl ve ruh sağlıkları hakkında bu kadar ahkâm kesmesek, tamam olacak galiba.

tercih meselesidir, saygi duymak gerekir. ama sunu da unutmamak lazim, evlenmeden önce turlu sekillerle erkeklerle birlikte olan kadinlarin olayin sadece son kismini yasamamaları onlarin hala bakire olduklarini ispatlar mi? bekaret aslinda nedir? nerde baslar nerde biter?

bu tip kadınlar genelde baskıcı yada utangac ailelerde yetisirler,cok calıskan olanları,fersah fersah kitap okuyup hayatı kitaplardan ögrenmeye calısanları,bir erkekten cok agır bi darbe yemis olanları,tecavüze ugramaktan son anda kurtulanları,vücutlarının cirkin olduguna inananları,yüzlerinin cok cirkin oldugunu düsünenleri,psikolojik rahatsızlıklar cekenleri,kendini bi erkegi mutlu edecek kadar yeterli görmeyenleri vardır.yada her bi boku yiyip zarım da zarım biricik kurtarıcım diyenleri vardır ki bunlar en asagılık olanlarıdır.normal bi kadının normal bi erkek gibi hayatını beraber sürdürebilecegine,ona hayat arkadası olabilecegine inandıgı insanı kendine belediye izniyle! eş olarak secene kadar yasadıgı bazı tecrübeler olmalıdır,olabilmelidir.kültürün,egitimin,cirkinliğin aslında hic önemi yoktur ,önemli olan doğru insanı bulmaktır.ama özgürlügünü sehvetin dipsiz kuyularında fütursuzca yasadıgını sanan zavallılar et parcası olmaktan öteye gidemezler.sevilmeyen biriyle yasanılan her sey cinsellikte dahil olmak üzere yarımdır,eksiktir.offf ya asamadık sunları bi türlü ,her yerde aynı muhabbet dönüyo.

belli bir prensip oturtmuş iradeli kadın kişi.sonuçta bu bir fikir meselesidir ve saygılı olunması lazımdır. bekaretin algılanma şeklide çok önemlidir zira bekaretin anlamsız bir şey olduğu fikrini savunanların eline "bak bu kız bakire ama nasıl kaşarlık yapıyo?" "aha kızın başı kapalı ama kimbilir o ne alemde?" gibi önermeler verilir.bu da kişinin kendi özgür iradesi ile almış olduğu karara saygısızlık eder. sağ eliyle yazı yazan adama sağlak* denerek malzeme yapılması kadar saçma birşeydir.günümüzde insanlar kendi yaşadığı grup içinde araştırma yapıp tez sunuyorlar. bunun sonucudur ki, insanlar az biraz kendilerinden farklı birilerini gördüğü zaman hemen bir kulp takma hevesine, bir aşağılma hareketine girişiyorlar. bekaret konusuda bunlardan biridir ve sadece bizim toplumumuza has birşey değildir. a.b.d de cinsellik üstüne yapılan bir kaç araştırma bekaret kavramının yeniden ivme kazandığını gösterir. bunun birçok nedeni vardır. sadece namus kavramının arkasına saklanmaz.insanlar günümüzde kişi özgürlüğü diye bas bas bağırırken, bir tabuyu devirmeye çalışırken zıt olarak kafalarında başka tabular kuruyorlar. bu bekaret kavramıda bunlardan sadece biri...

kendisine giren cikanin olmamasindan dolayi cumle aleme giren cikanin ne oldugundan ne onun ne de bu durumdan rahatsizlik duyan sozlukcanlarin haberi yoktur.

evlenince de sevişmeye niyeti pek yoksa, boşandıktan sonra da cinsel ilişki yaşamayacak olan soğuk kadındır.

tek kelimeyle sagliksiz birey. baski sonucu veya kişisel tercih farketmeksizin evliligine baştan darbe vuran insan. cinsellik yaradiliş geregi deneyime dayanir ve evli ciftlerden biri bu konuda deneyimsiz, digeri de deneyimliyse evliligi boşanmaya kadar goturebilecek kadindir. turkiye icin konuşmak gerekirse tercih sorunsalindan ote toplumsal bir ayiptir.

genellemelerle yargilanan bireydir. 'istedigini bulmak' n kisiyle beraber olmayi her turlu deneyimin tadina bakmayi gerektirmez*. cinsel iliski yasayan kadin ozgur kiz yada bayagi bir insan olmayacagi gibi, yasamayan da ruh hastasi, sorunlu bir aileden gelen, kendini baskilayan kadin degildir. herkes kolay kolay sevemez. asil cirkinlik sevmeden asik olmadan cinselligi paylasmaya kalkmaktir. "ne sekilde" oldugu farketmez. sanilanlarin aksine evleninceye yada birini gercekten cok sevinceye kadar* cinselligi yasamayi reddeden kadin sadece ne istedigini bilen kadindir. fast food yemek yer gibi hapur hupur yasamak istemeyen kadindir. aradigini bulamamis kadindir. bu surec insani problemli bir kimlige sokmaz. bir erkek icin ayni sey soz konusu degilse konu bireylerden cikar ve toplumsal bir boyut kazanir. son olarak, kadin-kiz ayrimini yapan zihniyete soyleyecek soz bulamiyorum. butun bunlar zaten baskalarinin yatak odalariyla, zarlariyla asklari ve hayatiyla kafayi bozan herseyi kategorize ederek tanimlama egilimindeki zihinlerden cikiyor. hayir, yok oyle birsey. sevmek sevismekle ozdestir. biri varken digerinin olmamasi abestir.

zamparalık döneminde etraftaki kızlara yaranmak için lanetlenen, evlenme döneminde ise peşinden koşulan, erkek çifte standardının baş kadın kişisi.

erkeklerin evlenmeden once pek sevmedikleri evlenme doneminde ise inatla bulmaya calıstıkları hatun modelidir. bir de konu ile ilgili olarak (bkz: her sevgilim bi kere versin ama karım bakire olsun) diye bi durumda vardır.

"...avlanmanın tadını henüz bilmeyen yavru bir aslan gibidir. henüz küçük ama tehlikeli".bir hobart atasözü (bkz: asparagas)

şüphesiz ki annelerinizin büyük bir çoğunluğudur.

baştan yanlış olan önerme zaten buna kadın denmez kız denir.

neler kacirdiginin farkinda olmayan kadindirpardon kiz evetedit: kotulenmis bu, demek hakkaten neler kacirdiginin farkinda olmayan dolusuyla bayan yazarimiz varedit2: gordugum kadariyla burda tartisma konusu olmus, bekaret lazim mi degil mi diyekisaca fikrimi belirtmem gerekirse cinsel iliski duygusal olarak yeterince yogun bi iliskide yasaniyosa evlilik oncesi olsun sonrasi olsun iliskiyi daha da guclendirir, eger iki taraf da bunun sorumlulugunu alabiliyosa ve yeterince saygi duyuyosa tanrinin insanlara verdigi bu güzelliğe bence evlilik muessesini beklemenin hiç bir anlami yoktur, kaldi ki evliligi ayakta tutan en onemli etmenlerden birisi cinsel iliskidir, ve ayakta tuttugu gibi eger saglıksız, ya da kötü ya da vasatsa evlilikleri bitirebilir de, o yuzden bir cift eger evlenmeyi dusunuyosa bu konu uzerinde en azindan bir uzlasma icerisinde olmalidirlar. yoksa sirf cinsel iliski olsun diye, 30 saniyelik zevk diye önüne gelen sevisen insan, insan degildir, hayvan da degildir, bilemicem nedir yani..ulan dayanamadim edit 3: bence kadinlarin bu olaya yaklasimi daha mantiklidir, bir erkegin son kadini olmak isterler; erkek denesin istedigi kadar, bende noktayi koysun, benim en iyisi oldugumu tescillesin diye dusunur, benden baskasini aramasin, benden baskasini yeterli gormesin diye dusunur; erkegin benden baskasini aramasin mantigi ise malesef digerlerini tecrube etmemesi uzerine kurulu," ulan ya benden daha iyisini bulursa " stresiyle erkek kiskanir esini, ancak ne olup bitecegini bilen birisi cok daha siki sarilir noktayi koydugu zaman; bu mantikta hareket eden erkek, bakireligi kesfetmis, bu deneyimin olmadigina kanit olarak bellemistir, e binlerce yildir kurallari erkekler koydugu icin kadinlar da ister istemez inanmis, benimsemisler ve kraldan cok kralci olmuslardir zaman icinde; valla kafadan atiyorum ama sanirim kadinin bekareti 200 yil once oldugu kadar onemli degildir artik, ve bunu savunanlar (bekareti) daha cok kadinlardir, elbette kiminle, ne zaman yapacaklari onlari ve sevgililerini ilgilendirir, guvenmiyosa, deger bulmuyosa yapmasin tabi; ilk onune gelene buyrun demesini beklemiyoruz elbette, ancak gunumuzde evlenme yasinin ilerlemesi (nedir? 25-26 degil midir ortalama?) bi 50 sene oncesine gore, bu olayin yan etkilerini getirmektedir, insanoglu yaradilis icabi zevk icin, ihtiyaci oldugu icin seks yapar; ama sevgilisiyle, ama karisiyla ama parasini odedigi ve 'hizmet' aldigi bir baskasiyla, eskiden 18 yasinda evlenenler icin bu dert degil; elbette bekleyebilir, ne zaman farkina variyo ki zaten cinselliginin? ama 30 yasina kadar beklemek, valla aklin alcagi bi is degildir gibi geliyor bana, bi dereceye kadar ayni sey erkekler icin de gecerli bence, eger ki eslerinin 'el degmemis' olmasini istiyolarsa, hayatlarini adamaya yemin ettikleri insana da 'el degmemis' bi sekilde sunmalari gerekmemekte midir kendilerini? yani butun erkekler super deneyimli olcak ama kizlar bakire olcak oyle mi? erkekler afedersiniz birbirlerini mi s.kecekler de kizlar bakire kalcak? konumuza ve benim en bastan beri savundugum hadiseye gelirsek, seks super biseydir, saglikliysa, sorumluluklarini bilen insanlar arasinda anlasilarak yapiliyosa gayet de faydalidir, ve insani daha mutlu, daha iyi bir birey yapar, ve bunu yasamayan kadin erkek neyse artik, bence neler kacirdigini hakkaten bilmiyodur

birebir ete kemiğe bürünmüş şeklini gördüğüm ve gerçekten de beraber olmak istemeyeceğiniz model bir kadındır kendisi.pardon kız evet.fiziksel olarak taş gibi olabilir ama derin psikolojik sorunlar barındırır bünyesinde.hele ki 25 yaşın üzerinde ise bu şahsiyet bırakın koşmayı ışık hızında kaçmanızı öneririm.

sozluk erkeklerinin %90 nının gizliden gizliye evlenenmeyi planladığı kızdır.*

zifaf gecesi kara kara dusunecek olan kadin ..

gelinlik ile ayyıldızlı formayı ilk kez aynı gün içinde giyen türk gençleri bu grup dahilindedirler.

zifaf gecesinde yeni gelin gibi tutma olasiligi buyuk olan kadindir. pardon kiz evet.

eline erkek eli değmemiş, kız oğlan kız, bayan yaşam formu...

bedenini paylasacak ozel birini bulamamis ve o özel insani buldugunda onunla hayatini gecirmek isteyen kadindir , zira kadin olmanin zannedilenin aksine incecik bir zarla ilgisi yoktur , tipki erkek olmanin sunnet olmakla ilgisi olmamasi gibi.

* gereksiz attraxyon yapan, allahin sundugu nimetlerden faydalanamayan, muhtemelen yatakta mal mal yatıp sizin birseyler yapmanizi bekleyen insan.* anal delisi.

erken yaş evliliğinde akılcı gec yas evliliğinde sıkıcı

büyük ihtimalle o güne değin her türlü pozisyonda defalarca kez ilişkiye girmiş fakat; -kendimi evleneceğim erkeğe saklıyorum (kendimden kasıt bir damar parçası oluyor,bedeninin geri kalanı başkasının çünkü)safsatasıyla namuslu geçinen motor modelidir,yazıktır,acınasıdır.

-abi çevremizdeki kadın nüfusunu skolastik eklektik bağlamda konjonktüre adapte ederek periferik demografik veriler ışığında gözlediğimizde, subkültürel psikozların genel sonuçlarından pay alan bir strüktür olarak himen orjinli bir yas tutmakta olduğunu görüyoruz.--ee?-hiçbirisi mariaj(burda sapıtmış zaten) öncesi intakt/kontakt himen konusunda yetki sahibi olmadıkları gibi, bu yetkiye sahip olduklarına inandıkları tribal liderin komandasyonu orijinli bir yaşam süriyorlar.--yani?-evlilik isimli kurumun yaptırımları arasına himenal klirensin 0 olma zorunluluğunu ekleyen bu türün üyeleri genellikle evlilik öncesi seksüel paylaşımda bulunmamış görünümlü sevişgenler halinde yaşıyorlar. lakin, seksüel sürecin penetrasyon kısmını engelleyerek tribal konsepte bağlı kalma yoluna gidiyorlar ve ben buna gerçekten çok kızıyorum. ortaçağdan kalma bu alışkanlığa böylesine bir bağlılık, modern hayat konseptine aykırı üstad.--vermiyorlar diyosun yani? hiçbiri mi vermedi sana?-efendim? yo yo, yanlış anladın sen. kendim için bir şey istiyorsam namerdim.--sigigit...

dildo veya vibratorla ikili mücadeleye girmiş olması muhtemel kişi. yoksa önermenin dogru olması hakikaten teknik olarak pek mümkün görülmüyor pratikte...

bir tür diyet yapmış kadındır. evleninceye kadar çikolata yememek gibi bir şeydir. bu noktada evlenmek çikolata yemek için son derece makul bir sebep olabilir. söz konusu dişi kişi 15 yaşında falan evlenmediyse ciddi psikolojik sorunları olmasında şüphelinebilinir. ayrıca bu gençler hayata biraz daha -hala- çocuksu, biraz fazla alıngan ve narin*yaklaşarak zamanın akışına direnir, hayatın içinden yan tarafına doğru sürüklenirler. bunların acilen danielle steel ve barbara cartland okumayı da okuduklarına inanmayı bırakmaları gerekir.

efsane midir bilinmez ama gerdek gecesi " ne yapıyon lan sapık" nidaları ile kocasını döven modelleri de mevcutmuş

dugun gecesi sarhos olup olaydan hicbisey anlamazlar. yaziktir. gunahtir. allah akıl fikir versindir.

(bkz: sabırtaşı)

evlenene kadar hiç sevmemiş, hiç aşık olmamış olması ihtimali yüksektir.aksi bir durum söz konusu ise erkek egemen toplumun yaptırım ve önyargılarına karşı gelecek güce sahip olmama ihtimali yüksektir.gerçek sevginin ya da aşkın evlilikle sonuçlanacağına canı gönülden inandığını varsayarsak, evlilik kurumuna bir şeyler saklamak niyetinde olma ihtimali yüksektir.dini inançları çok güçlü olma ihtimali yüksektir.cinsel ilişkiye girmek için insanın kendine değil de karşısındakine güven duyması sanrısıyla güvenebileceği kişinin sadece kendisiyle evlenecek olan erkek olduğu yanılgısında olma ihtimali yüksektir...............diye uzayan bir liste oluşturmak mümkün bu tarz bir insanla ilgili. ***

böyle bir kadın ya yoktur ya da en olmadık fantaziler kurarak masturbasyon yapan kadındır; haliyle evlendikten sonra da 30 yıldır karşılıklı cinsellik yaşamaksızın kendi kendine kurduğu sapkın fikirlerine devam eder; örneğin abiniz ve babanızla grup yaptığını hayal eder ya da tüm kankalarınızı cinsel açıdan ister hatta onları kışkırtır, onlara sürtünür ama sizin ruhunuz duymaz, kimselere söylemez.böylece 'evlenene kadar hiç cinsellik yaşamamış, iyi aile kızı, el değmemiş, helal olsun' dedirtir.. zaten bu tip kadınlar bu tip kadınlar, kendilerini hakeden, ah almış erkekleri bulurlar;zavallı erkekler de karım temiz diye sevinir ve övünürler ki bu da fazlasıyla trajikomiktir.

tercihlerine saygı göstermeyip hakaret edilen kadındır. sana ne, bana ne???kadın ya da erkek...her insanın bedeni kendine aittir. kim ne isterse yaşama hakkına sahiptir. kimse yaşadıklarına ya da yaşamadıklarına göre kimseyi eleştiremez. tercihini evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamaktan yana kullanan kadına ''orospu'' diyenin insanlıktan uzak olduğu aşikardır. yeter ki insan gibi, önyargısız ve kendinden öncekiler okunup anlanarak kelimeler biryerlere çekilsin. kişisel kaygıları ön plana çıkarmanın yeri burası değildir...

sözlükte tutunamayacak kadındır. zira burada erkeğe de kadına da "önce milli ol gel" der gibi bir hava estirilmektedir. entelektüelliğin uç sınırlarında gezinen/gezindiğini sanan insanlar, bekareti önemseyen insanları yerdiğini düşünürken, bekarete saldırmayı yegane ilericilik olarak benimsemiş durumdadır.bunu tabu haline getirmiş kadının ya da erkeğin durumu, "evlenmeden ilişki yaşamayan geri kafalı, zevksiz insanlaaarr" diye haykıran kişilerin durumundan farksızdır.

politically correct diye bir kavram var; suya sabuna -en azindan dava edilemeyecek kadar- dokunmadan birseyleri halletmek, bir fikri dile getirmek icin kullanilir. ornegin irk ve din meselelerinde bolca kullanim alani bulan bu kavrama kendini fazlasiyla kaptirip, bunu bir yasam felsefesi haline getiren insanlar vardir. atiyorum, zenci denmesine cok kizan, onun yerine illa siyahi lafini kullanan insanlardir. bu tutumlarini da erdemli olduklarini savunarak desteklerler. yine atiyorum, esitlikci, bariscil olduklari icin siyahi lafini kullaniyorlardir, irkci olmadiklari icin. oysa benim barbar ve basit dusunce yapima gore, asil irkcilar bunlardir cunku herseyi o gozle gorurler. bir insan ne zaman ki karsidakinin rengini unutur, o zaman da zenci kelimesi onun icin kotu birsey ifade etmez, yapmacik ve zorlama bir tepki gostermek zorunda kalmaz. simdi zenci ornegi bizim toplumumuzla yakindan iliskili degil pek, lakin konunun bir sekilde bekarete baglanacagini bildiginizden bu acayip giris paragrafinin burada ne aradigini da biliyorsunuz. bekaretle namus arasinda, benim herhalde yine barbar oldugumdan goremedigim o baglantiyi gorup, bunun edebiyatini yaparak kendilerine erdemli susu vermenin de, bildigin zenciye siyahi veya cikolata renkli sanatci dedirterek hosgorulu sifatini kazanmaya calismaktan pek bir farki yok.daha kisa cumlelerle izah edeyim ki, uygarlasmis ve namuslu olanlar da anlasinlar. namus iyi birsey, onemli bir erdemdir. bu erdemi bekaretle iliskilendirenler, bakire olmayan birinin daha fazla kirlendigini dusunurler. ace reklamlarindan ogrendigimiz uzere kirlilik kotudur, istenmez. yani kadinin bacak arasina bir pipi girdiginde, kadin kirlenir. artik o ikinci eldir, kullanilmistir, saf degildir.artik burada iyice acik olsun diye kinaye, ironi falan da yapmayacagim: bu sacma bakis acisina sahip olup da bunu namus gibi pozitif bir anlamla yuklenmis sifatlarla iliskilendirenlerdir aslen kadini mal olarak gorenler, o fesat gozle bakanlar. bu hayvanlardir asil namussuzlar cunku baskasina insan oldugu icin hakettigi ozgurlugu ve degeri vermek yerine, kendine ait olmasi gereken bir kole (pardon kole mi dedim, saf ve bembeyaz bir gul demek istemistim) gibi bakanlar. evet o namuslu kadin, daha once sizin gibi bir okuzun altinda zevkten inlememistir, o yuzden sifir kilometredir buyrun tepe tepe kullanin. baktikca akliniza gelmez oyle cirkin goruntuler, sadece sizindir. namusu apis arasinda arayan bu ganimet ve yagma kulturunun artiklarinin kafasinin basmadigi sey, boyle bir anlayis isiginda, aksi halde her turlu hayvanin tecrube ettigi bir cinsel tecrubeden ibaret olacak birseyin, isler yanlis gittiginde inanilan tum degerlerin ve kisinin kendine saygisinin yokolmasina neden oldugudur. tabii yil olmus 2005, antropoloji, psikoloji, evrimsel biyoloji, genetik, vs almis basini gitmis, hala kadini mal olarak gorup "temiz" olana yeni araba muamalesi cekecek kadar kaskafali olunuyorsa, onceki uzun cumle de anlasilmaz, izah edeyim kisaca: eger toplumun bir kadina atfettigi deger, onun entelektuel birikiminden veya yeteneklerinden ziyade namusuysa ve bu gerizekali kelimeyle de cinsel tarihi kastediliyorsa, o kadin bunu kaybettiginde herseyi kaybetmis demektir. evlenip sonra cani sikilan kocaniz tarafindan bosandiniz mi efendim, sictiniz, madam curie de olsaniz namussunuz. kultur bu yonde gelisince de kadin elbette gardini alir, zira anlamistir ki disariya iffetli gorunmek en oncelikli gerekliliktir. fakat, bahsigecen bilimlere karis konulmaz efendim, kadin da bir araba degil canli bir organizmadir. disariya ne kadar iffetli gorunmek zorundaysa, icinde kalanlar da kapali kapilar ardinda o derece siddetle patlar. lady montagu isimli fransiz gezgin sahsiyet, aydinlanma caglarinda turkiyeyi goren sayili avrupalilardandi. kocasi elci olarak ataninca kendisi de istanbulda bir sene gecirmisti. o cok namuslu (bakire efendim, unutmayiniz namusun tanimini) kadinlarimizin aslinda avrupadaki hemcinslerinden pek de farkli olmadiklarini, hatta daha bile ozgur olduklarini cok guzel hikayelerle anlatir arkadaslarina yazmis oldugu mektuplarinda. zira carsaf ve pecelerle bastan assagi kapandigi icin kadinlar, kimin kim oldugu anlasilmiyor ve ornegin varlikli bir adamin karisi, asigina bir yahudinin dukkaninda randevu vererek fantezilerini basilma ve ifsa olma korkusu olmadan gerceklestiriyor. hatta asiklarin birbirlerini cogu zaman gormediklerini, onlarin bile kadinin aslinda kim oldugunu bilmedikleri durumlardan da bahsediyor lady montagu. sadece isi hormonlarla da kisitlamamak lazim. dedigim gibi eger en buyuk deger iffet ise, carpik bir namus anlayisi ise, kadinin degeri bu ise, o zaman ne bir sanat ogrenmek zorundadir, ne bir bilim, ne kitap okur, ne dusunur. gosterip gosterip vermemek konusunda yapar tahsilini, bu da yeter ona. ayni sacma kavramlarin daha da yerlesik oldugu irana bakiniz. daha once de bahsetmistim, yasadigim sehrin bulundugum kesimi iran bolgesi oldugu icin cok fazla sayida hikaye ve gozlem biriktirdim konu hakkinda... o iranli kizlarin, o evlenene kadar cinsel iliski yasamadigi icin namus abidesi olan kadinlarin, bu dogaya ve mantiga aykiri, ganimet kulturunun artigi baski anlayisindan anlik da olsa kurtulduklari vakit o namuslarini nasil koruduklari hakkinda. asiriliklar her zaman kotudur ve iki yanlis da bir dogru etmez.o natasa diye asagilanan rus kadinlarinin -en azindan tanimis olduklarimin- nasil namusla seksi birbirine karistirmadiklarindan, kisisel egitimlerine ve yeteneklerine onem verdiklerinden, it gibi calistiklarindan, lakin erkek bir saygisizlik yaptiginda yahut aldattiginda da tokadi basip cekip gittiklerinden. vallahi tum ruslar boyle olmayabilir ama birine namuslu ve serefli diyeceksem, boyle kendine saygisi olan birine derim, tasvir ettigim firsatci ve ici bos iranlilara degil, bir kadini bakire oldugu icin namuslu sayacak ve "tum sevgililerim bir kere versin ama karim bakire olsun"culara hic degil.

(bkz: kız kurusu)

evlenmeden önce veya sonra ya da hayatinda bir kere bile olsun herkes cinsel ilişki yaşamak zorundadir diye bir kural söz konusu degildir. hatta evlendikten önce veya sonra olsun cinsel ilişkiye girip hayatlari boyunca orgazm olamayan bir çok kadin vardir dunya uzerinde ve özellikle turkiye'de. bunun nedeni insanlarin cinsellige bir tabu olarak bakmasidir. bir kadin bir adama aşik oluyor, bu ne demektir? bu kadin o adama beynini ve ruhunu vermiş demektir nedir ki bence daha önemli olan birseyi verdigi halde toplum baskisi olsun, din baskisi olsun ya da cesitli sebeplerden öturu bir sekilde bedenini vermek istemez. burada şuna dikkat cekmek istiyorum, evlenip cinsel ilişkiye girip daha sonra evli oldugu esinden ayrilan bir kadin neden namuslu addedilir de (ya da en azindan namussuz sayilmaz - ha belki 30-40 yil önce bir de dulluk kavrami oldugu icin kadinlar ayrilmaya dahi teşebbus edemezlerdi belki hala kirsal kesimde bu gelenek devam etmektedir), birine aşik olmuş onunla cinsel ilişki yaşamiş ve daha sonra ondan ayrilmiş bir insan namussuz sayili? bu ikisi arasinda tek fark olan imza neden toplumun cogu bireyi icin bu kadar önemlidir? bunun yaninda evlenmeden önce cinsel ilişkiye giren erkege neden namussuz ya da ırıspı gözuyle bakilmamaktadir?... gibi sorulari aklima getiren kadin... benim icin sevsin sevmesin bir kadin hoşlandigi bir erkekle sevişebilmelidir, erkekler gibi hoşlandiklari kişilerden "offf nasi götururum şu yavruyu" muhabbeti yapabilmelidir.

cinsel iliski yasayabilmek icin evlenen kadin...

"kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. bu sonuncular, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar. kendileri için bağışlanma ve güzel bir rızık vardır." (nur, 26)

kıyastan götü atan erkeğin yarattığı bir gulyabanidir.

"30 yasinda modern bir kentliyim ve bakireyim" aciklamasi yapabilecek kadindir..

kim ne derse desin "evlenilecek kadın" kavramının hala en geçerli eş seçme yöntemi olduğu günümüz şartlarında, kendince doğru olanı yapan kadındır. "kucağa oturtmalık" "elini tutmalık" gibi iki sınıfta çağdaşlığı hakkıyla incelenen kadının durumuysa hala içler acısı.

bir kısmı evlendikten sonra da yaşamazlar.

her zaman olmasa da büyük olasılıkla bir takım yanılgılar içine düşmüş bir kadındır. insanlar tarafından fiziksel olarak düzülmek, zihinsel olarak düzülmekten çok daha az folloş yapar insanı. kendine ve çevresindeki insanlara karşı dürüst olan bir kadının (bekareti boşverin) son derece renkli bir cinsel yaşantısının olması kesinlikle onu küçük düşürmez veya "kullanılmış" hale getirmez. otomobiller veya elbiseler "kullanılmış" veya "ikinci el" olabilirler, ancak seks yapan bir kadın sırf bu nedenle "kullanılmış" değildir.erkeklerin önüne geleni becerdikçe "çapkın" ve becerikli görülmeleri, ancak kadınların fahişe olarak görülmeleri ile ilgili çifte standartı da bilmeyen yok içimizde. hala da hayvanlı porno izledikten ve belki de yolda gördüğü travestiyi arabasına attıktan on dakika sonra "evleneceğim kadın bakire olsun, bilmemne olsun, kimsenin elini tutmasın" düşüncelerine dalabilen erkeklerin samimiyetsizliği ve kendilerine karşı dürüst olmamaları devam ettikçe bu tür kadınların sayısı artacak, mutsuz ve insanlığını insan gibi yaşayamamış nesiller çoğalacaktır. sevgi, saygı ve ahlak karşılıklı ve herkese eşit sunulması gereken şeylerdir.ha tabii ki her şeyin bir orta noktası var. 90'larda amerika'da yaşanan cinsel devrimde görüldüğü gibi ailelerin haftalık toplantılar düzenleyip grup seks ve eş değiştirme etkinliklerine girmeleri de abartılı bir özgürlük düşüncesi.

evlenene kadar cinsel ilişki yaşamamasının kimseyi zerre kadar ilgilendirmediği kadındır. elbette buradaki kadın hayali olup bu tercih üzerine yüzlerce fikir üretilebilecekken ve bu fikirler uzayıp giden diyaloglara, tartışmalara sebep olabilecekken kadınımız kanlı canlı olduğunda ve olay kişisel tercihleri eleştirmeye geldiğinde kendisine "evlenene kadar cinsel ilişki yaşamamışsın, bu konu üzerine sana bir iki kelam etmek istiyorum" diyen insanlara "deassiktir" deme hakkı saklıdır.

iki yüzlü kimi türk erkeklerinin lafa gelince dalga geçtigi, ancak sözkonusu evlenmek oldu mu içten içe takdir edip saygi duydugu kadin modelidir.bu erkekler toplumdan sebep avantajli konumlarina "modern" etiketi yapistirmistir ve serbestçe hareket ederler, sözkonusu kadin, eger sevgilisiyle "aaa canim cicim hani sen feministtin gak guk" diyerek kadinlarin dar alanda, kisitli imkanlarla yeserttigi özgürlük anlayisini suistimal etmek isterler, yok "müstakbel es"se bayanin 'en nadide çiçegini' kendisine saklamis olmasindan ve ömür boyu ona 'namus bekçiligi' edeceklerinden dolayi horoz gibi kabarir da kabarirlar.ama bilmezler ki kendilerine benzeyen çok erkek vardir ve zamaninda birinin sevgilisi olmus olan digerinin karisi olabilir.

ayrica (bkz: kadin ve kiz ayrimi)

evlenene kadar cinsel iliski yasamayan kizin kafasi karisiktir.iliskilerin yozlastigi ve sevginin artik iliski yasamaya çok az yeter oldugu bir toplumda, bir erkekle beraber olmanin artik az biraz yataktan geçtigini anlayan kiz toplum ile toplumun bir parçasi olan ailesi arasinda sikisip kalmistir.aileden gelen tabular bir süre sonra çevresel faktörlerin içinde harmanlanip gider ve kizcagizi bir karar vermeye iter.ya hayatinin erkegini(!) bulduguna inandigi an verecektir ya da bu diyardan göçüp baska alemlere akacaktir.verdiginde daha özgür,daha güvenli,daha olaganüstü seyler yasayacagini düsünür ama aslinda aslolan kendisidir kukusu degil.bunu ancak verdiginde anlar.kizlarin kafasindaki 'erkekler evlenecegin kadinin özel olmasini ister.bu hosuna gider' düsüncesi nedeniyle hep özel olmayi ve özel kilinmayi bekler.ama sunu bilmezler ki özel olmak vermekten geçmez!bu tür kizlari yargilamakta anlamsizdir aslinda.sonuçta 'her tercih bir vazgeçistir.birini seçer birini kaybedersin!'bu noktada evlenmedende yasanabilecek hatta evlilik için amaç degil araç olabilecek bir durumdur.vermeyen verenden daha kutsal degildir.kutsallik ve kadinlik kendini paketleyip çok zamanda az is yapmaktan geçmiyor maalesef!

henuz bedenini ruhuyla paylasacak erkegi bulamamis, ya da toplumsal tabuyu ruhunda ve bedeninde yikamamis dişi dir.

mazosit ve cikarci kadin tipi. malesef bu tip insanlar cevremizde cokca bulunmaktadir. kendilerini guvenceye aldiklarini zannederler ama ilerleyen zamanlarda buyuk cogunlugu pisman oldurlar. pismanligi lugatlarinda bulundurmayacak kadar inatci olan azinlik ise bir basamak yukari cikamadiklari icin ne mutlu olduklarini ne mutsuz olduklarini farkina varabilirler.

iki ihtimal vardır.1- aile yada toplum baskısını "kocama saklıyorum" yalanı ile servis eden kızdır2- inanılmaz derecede çirkindir.

sizi kız kıza yalnız yakaladığı bir anda " aci oluyor mu? " diye sorarak sizi 10 sn. dumur edebilecek kız tipidir.

tercihine saygı duyulması gereken dişi. lakin nedenleri gerçekten sorgulanmalıdır, tabi burada 18 yaşında falan evlenmediğini kabul ediyorum. gerçekten de bakıldığında, korku, baskı, ve seksapel eksikliği öne çıkacaktır. ama esas sorun şudur ki, "ulan evleneceğin adamla bile yatmıyorsan ne diyeyim ki daha"...

(bkz: sadece evlenene kadar cinsel ilişki yaşayan kadın)

kendini bi turlu buna hazir hissedememis kadindir,imzayi atmayi hazir hissetme konusunda bi unsur olarak mi gormektedir bilinmez,ya da hazir hisseder ama illaki ilk olarak evlendigi adamla olucam diye tutturur...basarilar dileklerimi iletirken de dusunurum acaba bekledigine/kacirdigi zamana degecek mi...

birikim ve tecrübe dediğimiz olgulardan uzak kalacağı için, her şeyi öğretmek zorunda kalacağınız, ama bir yandan da ilk olan çoğu şey özel olduğu için, sizi asla unutamayacak olan kadındır, pardon kızdır evet.

normal ve sıradan biridir. herkesi kendi çevrelerindeki modellere göre değerlendiren bir azınlığın aksine, hayatını haz ekseni üzerinde kurmamıştır, bir yuva kuruncaya kadar beklemekten yüksünmez, geçen zamana da pekâlâ değer. ben asıl beklemeyenlerin beklemediğine değiyor mu, onu merak ediyorum.

güzeliğinden çok değerleriyle hareket eden, zannımca herkeşin etrafında bulunup, yadırgamaması gereken; seçimlerine saygı duyulması gereken kadındır. pardon kız evet.

eğer konunun gündeme geldiği günden önce evlenmiş ise gayet de varolabilecek kadin.ayrıca (bkz: cinsiyet)

her ne kadar dunya uzerindeki hemen hemen tum dinler ve etik degerler aksini iddia etse de, yuva kurmanin haz almakla veya insan vucudunun en dogal islevlerinden birini yerine getirmekle bir baglantisi yoktur. yani inanin, yuva kurana kadar bekleyene odul olarak hayatinin sonuna kadar coklu orgazmlar verilmiyor, hic ciplak bile gormemis oldugun, asla dogru duzgun tanidigini iddia edemeyecegin bir hayat arkadasi veriliyor o kadar. soyle de klise bir bakinizla noktalayayim entrymi: (bkz: free your mind)

nasıl ki evlenene kadar cinsel iliski yasamayan erkek, hala * erkekse, bu kişi de kadındır. kadınlık, erkekler tarafından verilen bir rütbe, ünvan falan değildir. *tanrının kendisine verdiği bir hakkı tercih ettiği zamanda kullanmıştır. budur.

yuva kurmakla haz almak arasında bağlantı kurmak gibi bir sıkıntısı olmayan insandır. derdi zoru çoklu orgazmlardan ibaret olmayan bir insandır.

yuva kurmakla haz almak arasinda baglanti kurmuyorsa haz almak icin yuva kurmaya ihtiyac duymamasi gereken insandir. coklu orgazmlarin da kimseye "dert" olacagini sanmiyorum sahsen.

şu diyaloğun oluşmasını sağlayan kadın türü:- evlenmeden olmaz hayatım- o halde evlenince bana haber verpardon kız evet.

ne denebilir ki... allah sevdiğine bağışlasın... veya memlekette birgün kadınlar için genelev açılır ondan soora tartışırız....

saygı duyulacak bir sabır örneği sergilemiş olan bayandır. belki zaman zaman onun da canına tak demiştir bu siftahsızlık ama o dayanmıştır; aynı bir demir gibi...

turkiyede islami duygularin hala oldukca guclu oldugu dusunulurse ulkemiz kizlarinin buyuk bir cogunlugunu olustururlar. toplumumuzda default kabul edilen moddur.

anlaşılamadığı üzere, hayatının amacı haz olmak olmayan kişidir. (bunu bir daha yazmayacağım, anlamayan da anlamasın, ne yapayım) hayatın tadını çıkarmak ve eğlencenin, hazzın dibine vurmak gibi hedefler, onun değerlerinden, inançlarından (üstelik bunun dinî inanç olması da şart değil), müstakbel yuvasından, ailesinden daha önemli değildir. belki daha az keyifli, ama kendince çok daha huzurlu bir hayatı seçmiştir, bunun için bedel ödemeyi de peşinen kabul etmiştir. birileri bunu hatalı bile bulsa, bu ancak kendisini ilgilendirir, kimsenin alayını aşağılamasını hak etmemektedir. nasıl dayandıklarını kendilerinden başkası bilemez zannederim, ama bunun yanında muaf oldukları pek çok acı da yanlarına kâr kalmaktadır.

(bkz: hanım senin)

her sevgilim bi kere versin ama karım bakire olsun kafa yapısındaki erkeklerin erkek populasyonunun çoğunluğunu oluşturduğu bir toplumda yaşıyorken varlığı yadırganmaması gereken kadındır..

evleneceği kişiyi tam olarak tanıyamayacağı için mutsuz bir evlilik yapma ihtimali, evlilik öncesi cinsel ilişki(ler) yaşayan hemcinsine göre daha yüksek olan kadın.

evlenmeden önce cinsel ilişki yaşayan bir insanı eleştirmek nasıl sacma ve gülünç ise bu tercihte bulunan insanı da eleştirmek o derece sacma ve gülünçtür. insanların kimlerle beraber oldugu ya da beraber olmadığı gereksiz bir ilgi alanıdır. sonra sorarlar adama:(bkz: sana giren cikan ne)

süperegosu gerektiğinden fazla çalışan bayan

cinsel ilişkiyi ayaklara düşüren, sevişmeyi kuru kuruya sekse dönüştüren, hemen her şeyi cinsel organa indirgeyen, ''abi bu gece de mala vurdum ekieki, aklım çıktı ya vuramasaydım yawww, çüküm olmadan ben ne işe yararım allaam sen onu koru yarabbim!!!!'' şeklinde repliklerle eş değiştirmelere girişmiş kişilerle birlikte olmadığı için asıl kutlanması gereken; önce yüreği ve beyniyle seçim yapmanın önemini kavramış kadındır; kadındır gercek anlamda, diğerleri gibi beyni zar tutmamıştır...üstelik de bir tercihtir, ne kadar doğru ne kadar yanlış sadece seçeni ilgilendirir...

herseyden once cinselligi evlenmeden once yasamak da yasamamak da bir tercihdir ve her ikisine birden saygi duyulmalidir. yani, 'buna saygi duyun bu kisiyi ilgilendirir soyleminden yola cikip evlenmeden once cinsel iliski yasayan insanlarin tercihine bok atip, orospuya es deger tutmak, celiskilidir, anlamsizdir, angutluktur. tercihe elbette saygi duyulur lakin bunun bir erdem, olmasi gereken, olmadiginda acilara gelicek olan gibi yorumlanmasi ise gorecelidir, kisinin inanclarina gore degiskenlik gosterir. bilimsel ispat gibi sunulmamasi acisindan. deger ise;'kişisel deger saydigimiz seylerin, toplumun baskisiyla edinilimis sahte nitelikler olabilecegini de hic bir zaman akildan cikarmamaliyiz'*

yaşamayan değil yaşayamayan demek gerek türkiye şartlarında.bu erkek anneleri için kullanılmamış,açılmadık veya koklanmadık gibi aşağılayıcı tanımlara maruz kalan insandır.bu zihniyeti kınamak da aslında bir bakıma yanlıştır;bu zihniyetin tüm suçlusu erkeklerdir çünkü. *

(bkz: girl you ll be a woman soon)

'şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler'i dinlemeyi en cok sevmesi muhtemel kadın grubu. ustlerine gitmeyin yazık onlara... edit: sözkonusu şarkıyı sevmeleri dinlemeleri ve dinlerken iç geçirmeleri muhtemeldir çünkü....a- cinsellik, canlıların en önemli içgüdülerinden biridir ve koşullandırmalar nedeniyle bastırılmaları sonucu, en sık görülen örneğiyle obsesyonlara vb pek çok ruhsal rahatsızlığa neden olur... en basit ve en sık karşılaşılan örneğiyle temizlik takıntısı, sanrılar (yapılan araştırmalara göre rahibelerde sıklıklıkla şeytanın tecavüzüne uğrama şeklinde görülüyormuş) agresif davranışlar biçiminde dışa vurulan pek çok psikolojik / psikiyatrik soruna sebebiyet verdiği için b - sözkonusu sorunlar nedeniyle çevreyle ilişkilerinde sorunlar yaşadıkları ve çoğunlukla uyumsuz kişiler olarak tanımlandıkları için (kinsey de dahil çok sayıda araştırmacı böyle söylüyor) c- yapmak istedikleri ( istememek imkansız ancak baskılanım sözkonusu olabiliyor. malum doğa bu biz engel olamıyoruz) şeyleri yapamamaktan muzdarip bir hayat yaşadıkları için d- çevre baskısından elalem ne der derdinden kendi hayatları hatta ve hatta bedenleri hakkında söz sahibi olamadıkları için ... e- insan doğası süperegodan güçlü olduğu için.

kendini gerdek gecesine saklamış insandır.gerdek gecesi fasilitesinde cinsel hayat hikayesinin climaxine ulaşacaktır.

(bkz: uzanamayıp koruk sanan tilki devşirmesi zihniyet)

(bkz: grekoromen)

doğuda buna uymayan kadının/kızın vay haline

evlenene kadar kimseyle cinsel ilişki yaşamayan bir kadındır, kız değildir bayan hiç değilidir.

bakir koca arayisi icindeyse bir tercih olarak saygi gostermek icin kendimizi zorlayabilecegimiz, aksi halde ise mantiga dayanan hicbir aciklamasi olmayan, olaya direk ezik olarak girmis, surtunmeyi, oral ve/veya anal seksi ispatlanamadigi icin cinsel iliski kategorisine sokmayan bir toplumun yarattigi kadin tipidir.bu kadin tipi ve dolayisiyla bunu bekleyen erkek tipi gelismemis bolgelerde goruldugunde anlasilabilir; ama, 25 yas olayini baz alirsak, bir yere kadar okumus bir insanin hala bu mantikla isleyebilen bir beyne sahip olmasi format atma istegi uyandiran bir sinir bozucu durum olmakla birlikte, bu kadinin potansiyel yetistirecegi cocuklari dusunmek bile uzucudur.sanilmamalidir ki evlenmeden once cinsel iliski yasayan kadinlar kendilerini hazzin kollarina birakmis, nerede seks orada onlar tadinda, birincil gudulerinin pesinde toplu olsun tekil olsun alemlerde kosmaktalar. ya da sanilmamalidir ki su basligin altina karsi goruste yazan her kisinin amaci, hadi kadinlar cikin ilk gordugunuzle sevisin, demektir. sadece bu kadin tipi olmasi gerekenmis gibi beklenmemeli, kendine saygi denilen kavramin her alanda yerlesmesi gerekmelidir. evine internet ve bilgisayar sokabilmis bir insan, olmasi gerekenin bu olduguna kanaat getirebildiyse, bu kadin tipi hep var olacak, ucuncu sayfadaki tore cinayetlerine de soyleyebilecek hicbir sozumuz kalmayacaktir.pardon kiz evet

laf dolaştirmayi seven bir kişi degilim, alinip eve kari yapilabilecek hatunlar kumesinin bir elemanidir.evlenmek icin tek başina yeterli degildir bu kume elemani olmak, ama bu kumeden olmamak evlenmemek icin fazlasiyla yeterlidir.bir goruş de boyle.buyrun kotuleyelim.

(bkz: #4165703)

bazen kafasindaki tabunun vurgusunun evlilik oncesi cinsellikte degil tek eslilikte yattigini unutan kadindir.

(bkz: çok çalışman lazım çok)

bastırılmış olarak yaşadığı için cinsel içerikli zevzekleme modunun doruklarındadır tabi mütiş bi patlama beklenir kendisinden vatana millete hayırlı.zira kendisi ufodur ufo!!"kızım ayakların yere bassın azcık!!"

evlenene kadar cinsel ilişki yaşamayan erkekten daha kötü olmayan insanlardır bu kadınlar.geçen senelere sonradan üzülmeyceklerse hiç bir sorun yoktur.

cinsel ilşki yaşamasının telk yolu evlenmekse, bir an önce baş göz edilmesinde hayır olunacak yaşam formu. yazıktır, günahtır. bırakınız...

kendileri hakkında kendileri gibi olmayanların daha çok konuştuğu, ahlak ve namus kavramlarını popüler akımların değil binlerce yıllık insanlık birikiminden gelen öğretilerin ışığında gören ve uygulayan insanlardır. bu tutumu benimseyen insanın, her ne kadar birçok din yaşadığı durumu tavsiye/emir etse de, dindar olması gerekmez. onlar için yaşam, birbirine eklenen tecrübeler silsilesi değil, tek parça halinde belli bir yönü ve amacı olan bir şeydir. evet muhafazakardırlar. ve her şeyin çabucak yittiği, eskidiği, yok edildiği bir devirde bazı konularda muhafazakar olmak iyi olabilir. haklarında konuşurken dikkatli olmak ve kararlarına saygıda kusur etmemek lazımdır bence...

neden bilmiyorum, evlendikten sonra " acaba baska bir ten vucut nasildir" diye merak edecek, ici icini yiyecek kadinmis gibi geliyor bunlar bana.

yıllarca ket vurduğu cinsel dürtülerinin üstüne, bir de cinselliği kocasının kapasitesiyle tanıyacak kişidir. ister dinsel, ister düşünsel sebeplerle olsun, kendi doğasının yönelimine engel olduğu için sağlıksızdır.

ortalıkta bir suru tas gibi kapasite varken hic birinden faydalanamamıs zavallı,atla ustune dene hopla zıpla ne diye kocan olacak herifin kapasitesini beklersin hayır bir de kapasite yetersiz cıkarsa tam hayal kırıklıgı insan bir mal alırken bile eller koklar sagını solunu mıncıklar kapasitesi nedir,acaba memnun kalır mıyım verdigimin karsılıgını alır mıyım.(bkz: kobra beklerken kus cıkması)

evlendikten sonra yasamaya baslayan kadindir.

ozne ortalama bir erkegin annesiyse - olmasi gerekeni yapmistir. her kadin bekareti korumalidir. dusunulmesi bile insani kahreder.ozne ortalama bir erkegin kiz kardesiyse - olmasi gerekeni yapmistir. isterse yapmasin denilir asilir kesilir. ozne ortalama bir erkegin karisi olmaya aday yada karisiysa - olmasi gereni yapmistir. aksi takdirde evlenilmez evlenilmisse oldurulur yada bosanir cunku ayni paraya ikinci el almak salakliktir. ozne kiz arkadasimsa - o bir aptaldir. hayatini eksik yasamakta hatta yasamamaktadir. bu kotu takintilardan vazgecmesi paylasmayi bilmesi guzeliklerin(in) farkina varmasi gerekmektedir.

evlilikten sonra kocasını yatakta öldürmesi muhtemel kadındır

bir sürü genellemeye maruz kalan normal bir insan evladıdır.

malesef kültürümüz ve dinimiz geregi "normal" sıfatıyla nitelendirilen kadındır. "evlenmezse tabi ki cinsel iliski yasamayacak" fikrine kurban gitmis kadindir.

vaginismus geçirme olasılığı yüksek olan kadındır. yazıktır günahtır. acilen birilerinin el atması* temenni edilir...(bkz: neden ben olmayayım) *

kendisi hakkında tek dileğim evlendikten sonra yaşayabilmesidir.

en çok evlenene kadar cinsel iliski yasamayan erkek lere layık kızlardır, sevilmeli ve hatta layık iseniz evlenilmeli.**

evlenene kadar cinsel iliski yasayamayan kadindir. insan ureme organlarini neden kullanmak istemez? doga lan bu, nesine direniyorsun?

türk erkeklerinin % 95 inin evlenirken göz önünde bulundurduğu tür.

kendini tek erkekle paylaşmak istemenin tutuculuk veya dindarlık değil bir seçim oldugunun bilincinde olan fakat bu bilince varamamış kişilerce sürekli dindarmış veya muhafazakarmış gibi düşünülen kadın.

geleneksel toplumlarda henuz evlenmemis ama bulug cagini atlatmis olan hanim kizdir, bu kiz ebeveyni yaninda yoksa muhtarlik sinirlari disina asla cikmaz, karsi cinsten bir erkegi gordugunde vebali gormuscesine kacar. akraba olmayan bir erkegin yaninda asla bulunmaz ve erkeklerin ikram ettigi gazoz ve buna benzer sivi gidalardan korkarak uzaklasir. bu hanim kizin bir erkekle yakinlasmasi ancak ruyalarinda olmaktadir, ruyasinda gordugu beyaz at, murat demek oldugundan hanim kiza bu ruya bir hafta yeter. hanim kizin evlenecegi erkege sakladigi seyin ne oldugunu bu kizin yaninda soylenmesi halinde soz konusu hanim kiz once kipkirmizi olur sonra utancindan ya odayi terk eder ya da dusup bayilir. ancak kotu kader hanim kizin hic hazirlikli olmadigi bir anda aglarini orerek hanim kizi, kotu emelleri olan, coskun bey ya da kiymetlimisss nuri alco tarafindan igfal edilmeye mahkum etmektedir. sonra hanim kizi kimse taniyamaz, aman efendim bir fettanlik, bir motorluk ki o kadar olur. evlenecegi erkege sakladigi seyi, paylastikca artan tad mantigiyla eglenecegi her erkege sunmayi kendine adet haline getirir, ondan sonra gelsin one night standlar gitsin orgyler...

(bkz: sözlükçülerin aslında demek istedikleri)

1 senedir posta gazetesi'nde haydar dümen'e gelen okur mektuplarından anlayabildiğim kadarıyla evlendikten sonra da uzun süre cinsel ilişki yaşayamıyo bu kadınlar. zorlama,ağrılı vs. oluyomuş uzun bi süre. yani haydar amca kilitdi,çilingirdi bişeyler geveliyo ama yaş itibariyle pek bişey anladığım söylenemez. ama sanki birileri hakkaten anahtarı, hazır olmayan kilide, yanlış zamanda sokmaya çalışıyomuş gibi geldi bana.

(bkz: lisa kudrow)

kisisel tercih denmesi konusunda takildigim hadise. simdi bir cevrenize bakin, kim olursa olsun turkiye'den bahsediyorum, cunku her ne kadar yurt disinda da bekaretin oneminin arttigi soylense de, aslina bakilirsa yurt disinda da dinsel egilimlerin de ayni oranda arttigi gozlemlenecektir. cunku insanlar guruplar halinda yonetilmeye baslandigindan beri din hep yoneticilerin kullandigi en buyuk malzeme olmustur ki son zamanlarda din ustunden politika yapmak sadece bizim memleketimize ozgu bir olay degildir (yurt disindaki (bkz: intelligent design),(bkz: intelligent design and evolution awareness) tartismalari) din yoksa da yonetici sahsiyet kendini putlastirmaya calismistir falan filan ama konumuz bu degil. simdi ozgur iradeyle secim yapmak soz konusu ediliyor kimi zaman. hangi ozgur iradedir bu? dinini secme ozgurlugu mu? cinsel tercih ozgurlugu mu? evlenip evlenmeme ozgurlugu mu? evlenilecek kisiyi secme ozgurlugu mu? bizim toplulumumuzda evlenilecek kisiyi secebilme ozgurlugune kadinlarimizin en fazla yarisi sahipken hangi ozgur iradedir bu? bahsettigim diger ozgurluklerin adini anmak bile zinhar haramken...bilinc duzeyi bu kadar dusuk bir toplumda kimse tercih meselesidir diyip olayi kucumseyemez, kisisellestiremez, basite indirgeyemez. bu bir toplum meselesidir, cunku toplum bilinci olusturmak icin tartisilmasi gereken en onemli konulardan biridir. yoksa hic kimsenin derdi degil kimin bakire olup olmadigi. (bu arada, tercih demekte israr edenlerin de farketmesi gereken bir nokta vardir ki o da,kisinin kac kisiyle , ne zaman, nerde yatacagi da kendi tercihidir, madem tercihidir ona orospu diyemezsiniz ) herkesin kendi tercihlerini gercekten ve ozgurce, egitimle aydinlanmis akillariyla yaptiklari bir toplumda kimse kimsenin tercihine karismaz efendim. amerika ornek verilmis degil mi , burada bakire evlenen insanlar da vardir elbet, kimseye sormadim sormam da , kimse de kimseye soramaz sen kac kisiyle yattin diye, kiz arkadaslarina dahil ! cunku bu bilgi insanlarin ozel hayatidir ve kimse kimsenin ozel hayatina saygisizlik gostermez burda. bir suru escinsel insan vardir etrafinizda fakat cogu kez anlamazsiniz bile escinsel olduklarini, cunku ozel hayatlarina eger onlar izin vermediyse girmeye hakkiniz yoktur. kimse kimseyi cinsel hayatiyla yargilamaz burda. halbuki bizim ulkemizde insanlar isminden sonra hangi isle istigal ettiklerini sorar, cunku illa bir etiket yapistirmasi sarttir karsisindakine. iyi bir iste calismak, iyi bir okulda okumak, iyi bir geliri olmaktir insani insan yapan degerler bizde. yoksa, iyi kalpli olmus, kulturlu olmus, dusunsel birikime sahip olmus, onemli degildir kimse icin. kapiciysa bir insan, zavalli bir kapicidir o kadar. insanlarimizi boyle etiketlendirmekten vazgectigimiz gun sanirim toplum bilinci acisindan oldukca yol katetmis olacagiz. o vakit birileri cikip sanane kardesim bu benim secimim, yalniz da yasarim, sevgilimle de yasarim, evlenmeden cocuk da yaparim, ya da evlenirim de cocuk yapmam diyebilir. fakat bu cumlelerden herbirini ozgurce soyleyemeyecegini dusundugu bir toplumda, sadece tercih edebildigi tek sey olarak evlenene kadar bakire kalirim diyen birine gercekten kac tercih arasindan bunu sectigini de sorarlar.

nasil olsa bekaretimi sakladim diye, diger her şeyi (akli fikri, egitimi, dünya görüşünü, espri anlayişini, gögüs-bel-basen ölcüsünü) salmamişsa, elbet bir alicisi cikacak müstakbel kadindir. yine de bekarligi ya da beraket süresini fazla uzatmamasini yine kendi akil sagliginin devami icin öneririz.

eğer canı istemiyorsa ya da kendini psikolojik olarak hazır hissetmiyorsa bu düşüncesine tartışmasız saygı duyulması gerekir bence. yok öyle değil de sırf bekaret sorunu yüzünden kendini kasıyorsa kasmaması gereken kadındır çünkü bütün bu kasma durumu boşa gidebilir*, eğer günah diye yapmayıp sonra evlenmeden önce sevgilimle herkesten gizli imam nikahı yaparım böylece hem evlenmiş sayılırım hem de her istediğim haltı yerim diye düşünüyorsa buradan şaşkınlıklarımı iletip (ara: akıl fikir) diyorum.

altında çizgili pijama, üstünde atlet olan kel, göbekli amca: hanım nereye koyduk şu kullanma kılavuzunu?cümlesindeki kullanma kılavuzunun bir benzerine ihtiyaç duyması muhtemel kişi.

evlenene kadar tinsel iliski yasamayan kadindan kat kat durust olan kadin.(bkz: tin/13)

milyonlarca kadın ve milyonlarca erkek... bu kadın ve erkeklerin milyonlarca değişik beklentisi var birbirine benzemeyen, ve milyonlarca değişik ilişki var. evet insanlar arası farklılık bu kadar çok, haliyle hayal edilen ilişkiler arasındaki farklılıklar da çok. hata bu farklılıkları algılayamayıp belli bir ideal yaratma ve herkesi ona uydurma, ona uymayanı sorunlu görme çabasında. görücü usulüyle evlenip ömür boyu mutlu bir evliliği olan insanlar da var, 5 sene çıkıp(yani 5 sene yatıp) evlendikten 1 sene sonra birbirine etmediği hakaret, okumadığı beddua kalmadan boşananı da.siz bilmeseniz de en zengininden en fakirine, her yerde evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamamayı seçen kadın var. "kesin çirkindir" demeyin, bu kızlar gayet bir kızın arayacağı hemen her özelliğe sahip pek çok erkeği reddetmiş olabilirler. sevmeden cinsel ilişki kurmak istemiyorlardır, sevdikleri erkeği bulunca da evlenmeyi düşünürler, ki bu ikisine de laf etmek kimseye düşmez. bir kız düşünün, istanbul'un güzide semtlerinden birinde doğmuş büyümüş, üniversite okurken de master yaparken de kimseyi sevmemiş, kimseden o güveni ve şefkati görmemiş, hiç erkek arkadaşı olmamış bir kız. 26 yaşına geldiğinde hoşuna giden birini buluyor, onu çok seviyor ve evleniyor. "ski bir kere yedi mi yerinde duramaz, yazık adama, hahaha" kıvamında laflar eden, bekaretlerini lisede kaybetmiş arkadaşlarından sevgilisiyle 5 sene çıkmış olanı kocasını aldatıyor ve foyası ortaya çıkınca boşanıyor, yine uzun yıllar çıkmış bir başkası "çocuk bu yaşta boşanmayı kaldıramaz" diye evliliğini güç bela sürdürüyor, "evliliğe filan gerek yok, ben evlenmeden de doğururum çocuğumu" diyeni çocuğunun babası kendini terkedince kafasını duvarlara vuruyor. tüm bunlar olurken, ilk cinsel ilişkisini kocasıyla kuran kadın kocası ve çocuklarıyla beraber hâlâ mutlu bir şekilde hayatına devam ediyor. (gerçek bir hikayedir)yani görüldüğü gibi ilk cinsel ilişkisini kocasıyla yaşayan bir kadının evliliği, 30 küsürüncü erkek arkadaşıyla birkaç sene çıktıktan sonra evlenmiş bir kadınınkinden çok daha sağlıklı bir şekilde ilerleyebiliyor.her insan farklı, her insanın istekleri farklı. herkesi isteyen birileri var, ters gelen de var. bu farklılıkları yok sayıp kategoriler yapıp yoktan genellemeler yaratmakla çıkıyor bütün sorun.her insan değişik bir şekilde mutlu oluyor ve bunda rahatsız olunacak hiçbir şey yok.öte yandan, evlilik olayı söz konusu olduğunda bu kızlar özde arabaya, eve, şirketin borsadaki değerine verip "çok seviyor" görünmeye çalışan, orgazm taklidi yapıp sahte iniltiler savuran, bulduğu her zengin veya yakışıklı erkeğin altına serilmeyi marifet sayan kadınlardan milyon kat daha arzulanır durumdadır. alıcıları da kör değildir.ayrıca bildiğim kadarıyla bakirelere kura ile eş bulup zorla evlendiren bir yasa çıkmadı. rahat olun.

kendi seçimini yapmıştır. kişisel özelliklerinin çoğunu ortaya koyar aslında.eğer güzel bir bayansa ve talibi çok ise, evlenene kadar kasması onun çok kurallı olduğunu gösterir. hayatta risk almayı sevmez bu tipler, kitapta ne yazıyorsa odur. çirkin bir bayan ise, nihayetinde memleketim insanları aç olduğu için talip bulmuştur, ama onun aklını çelecek birine denk gelmeme olasılığı da kurallı olma olasılığı kadar yüksektir. yani, biraz daha soru işareti barındırır çirkin bayansa. önemli olan ne yaptığını bilmesidir. ona o aptal zarın hesabını soracak adam, zaten atın çöpe gitsindir. aslolan kişiliktir.

(bkz: bakire sozluk yazarlari)

Rasgele

+ idra
+ collectible
+ pesimist
+ zambak
+ atem tutem ben seni sekere katem ben seni
+ buenaventura durruti
+ i am alive
+ sevgilinin son mektubu
+ kisirdongu
+ kenan ozcan
+ zeytinnn
+ akilli ol senin aklini alirim
+ bildigin hicbir dilde olmayan bir kelime soyle
+ smiley koydum uzlastim
+ supar
+ kurtlar vadisi gunu
+ q3dm6
+ merkez bankasi
+ 00larda cocuk olmak
+ h2000 2003

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam