|
|
g3 versiyonunu albümdekinden çok çok daha başarılı bulduğum, saatlerce üstüste dinlenilebilecek bir şarkı.
(bkz: tanrı aşkına)
klibinde dünyanın temel inanışlarına ve savaşlarına dair görüntülerin bir arada bulunduğu harika parça...
daha girişinde eğik olan hitap başınızı kaldırıp, etrafa bakmanızı sağlayan, insanın içinde anlamlandırılması zor duyguları uyandıran, orgazm'dan öte şarkı.
nedense gun icersinde surekli dinlemeye basladigim, agasim gabarasimi getirten parca. soyle bayirda cimende kosasim gelir. standart satriani-vai ruhani akorlariyla yumusak baslayan sonra hayde bre seklinde cosan notalara sahiptir. evet dikkatli dinlendiginde vai`den baskasi calamaz izlenimi yaratir, kisinin fani oldugunu hisettirir.
başlaması ile bitmesi arasında tüyleri diken diken tutan passion and warfare albümünün en baba şarkılarından.
dünyanın en berrak gitar tonuyla çalınmış kusursuz şarkı.
steve vai' in yazdigi en iyi sarki. passion and warfare albumunun yedinci parcasi olup, her vai albumunun yedinci parcasi gibi bir balladtir. ama ne guzel bir balladtir, insanin dinlerken aglayasi gelir. albumde, sarki baslamadan onceki nefes alip verme efektide cok barizdir ve kanimca steve vai agbimiz meditasyon olayina bir gonderme yapar orda. yada bu muhtesem sarkiya baslamadan once zihnen ve bedenen kendini hazirlar gitar tanrisi agbimiz. her neyse ikisi de ayni kapiya cikar zaten. sonra sarkiya girer, daha ilk melodide huzunleniriz, agbimiz cosar, kendinden gecer ve sarkiyi bitirir:walking the fine line between pagan and christian.passion and warfare albumunun nota kitabinda soyle der mr. vai:... to date, this is the ultimate musical statement of my subliminal love for all that is, and my desire to achieve purity of heart in one of these lifetimes soon. it was inspired by divinity, like all great things that human race takes credit for.passion and warfare albumunde bu sarki icin yazilan aciklama da steve vai'in yarmis ve de ermis oldugunu gosterir: there is no religionthere is no reality or lack of realitythere is no start or finishthere is no me or youthere is only eveythingand the only thing that is that everythingis divinity itselfand it is all for the love of god
ulver parçası, blood inside albümünden.love god harder from behind the red flames of the dragon with seven heads directing angels to blow the horns going down faster than the light going down deeper than the dark blood of the god word spoken in tongues that we may see the end of the babel tower fucking heaven to kingdom come
steve vai'ın aynen tender surrender gibi insanın belini kıran, duvarlardan sektiren bir parçadır, hele ki steve vai istanbul konserinde bir çalınmışlığı vardır ki, ben diyeyim oy sen de oy oy oy, öyle yani...
passion and warfare guitarbook'unda bu şarkiya ait fotografta, vai'nin sol eli bir universe klavyesi tutarken gorulur, parmak uclari calmaktan kanamaktadir, ama o calmaya devam etmektedir...for the love of god.sonlardaki cikişta arkadan, derinlerden gelen bir "yeah" sesine de dikkat edelim.
kendinden geçiren, tasavvuf müziğinin batıdaki yansıması zannımca. g3 klibinde sitar (sanırım) çalan amcaya ve kıvırtan basçıya dikkat etmek, tam diz çökmek gereken yerde kendini yere atan steve vaiye de saygı duymak lazım gelir.
(bkz: bunu çalan insan olamaz)
steve vai'in en iyi parcalarindan biri.
şarkının sonundaki "i'm walkin' in the fine line between christ and pagan" sözlerine ses veren amca david coverdale'dir.
tam bir sigara içimlik süren, sigara ile birlikte insanı alemlerden alemlere sokan tam mükemmel parça, nefis...
(bkz: allahaskina)
(bkz: gercek ask)(bkz: tasavvuf)
bu şarkıyı dinlemeden önce kirk hammett, slash ve benzeri kişileri ki severim hala ayrı konu, gitar dünyasının tanrıları zannederdim. yanlış biliyormuşum onu anladım.
passion and warfare'in passion'ının dibine vuran, vapurda giderken rüzgara karşı titanic misali kollar iki yana açık dinlenilesi şarkı.
(bkz: allahın adını verdim)
1997 g3 konser albümünün öldürücü 8 dakikalık 8. şarkısı.
devamı şöyledir: "... and all that is holy, my anus is bleeding!"(bkz: rejected)
ilk dinleyişten sonra ust uste dort beş kez "dur bakalim bir daha dinleyelim" tepkisi vererek defalarca dinledigim, bagimlilik yapan harika şarki.
hayatımda duyduğum en güzel gitar sololarını barındıran şarkı. dinledikçe kendinizi kanatlanıp yükseklere doğru uçuyormuş gibi hissedersiniz.
yeryuzunde en guzel david schwimmer tarafindan soylendigine inandigim cumle.(bkz: for the love of god take it of)(bkz: tow they're all late)*
ayrıntılarına dikkat edildiğinde steve vai dan başkasının çalamıyacağına kanaat getirdiğim şarkı.uykusuz gecelerde playlistlerin baştacı.
(bkz: 100 greatest rock guitar solos)
kısmetse bu cuma canlı dinleyeceğimiz, hayatımızda zaten bir iki kez canlı dinleme şansına sahip olabileceğimiz, bu yüzden tadını çıkarta çıkarta dinlememiz gereken muhteşem parça
tanrinin adina parca yapabilmek icin tanri olmak gerekir diye dusundurtturen sarki. her dinleyisinizde sizi baska alemlere goturur, her seferinde baska duygulara burunursunuz. ofis ortaminda dinlemeniz tavsiye edilmez, sarkinin sonunda lanet olsun bu is yapilir mi diyerek kapiyi vurarak cikmaniz olasi.
steve vai bu sarkiyi 1992 yilinda brian may'in ev sahipligini yaptigi joe satriani, cozy powell, nuno bettencourt, joe walsh, ve paul rogers'in da konuk oldugu sevilla konserinde calar. passion and warfare albumunun cikis tarihi 17/05/90 olmasina ragmen bu konserde simdi size yeni bir sarki calacagim der ve for the love of godi girer. sarkiyi defalarca dinlemis (ki bu sarkiyi defalarca dinlememis olanamiz yoktur) kulaklar aninda bazi farkliliklari duyabilir.ayrica bu sarkiyi metropole orkestrasi ile birlikte 2004 yilinda calar. bizdeki konserini hatirlarsaniz sarkiya studyo kaydindaki gibi dirah diye vuran davul ve ardindan ana melodi ile giren gitar yerine grup hep beraber girmis, gitar sonra katilmisti. iste bu konserinde de buna benzer fakat daha uzun bir donus ardindan sarkiya fagot (tahmini) ile girer. fagot ana melodiye caldiktan sonra ikinci melodide (ana melodi degil, yazarak nini nini nini nini ni niiiii) steve vai de katilir. fotolar icin www.vai.com/sightssounds/achinghunger2004/
vai'ın en güzel parçalarından olmasının yanı sıra, zannımca vai'ın şahsına münhasır vantilatörünü de en bir güzel destekleyen bestesidir. vai da zaten çalarken, "bildiğimiz bişi var da vantilatör kullanıyoruz" dercesine havalara girer. off off.
gloria jean s mabetlerinin girişinde görebileceğiniz ibare(yalnız belirtmekte fayda görüyorum bu girişler kahve buharı ve bir takım esrar perdeleriyle örtülmüş ve gizlidir)(bkz: for the love of coffee)(bkz: for the glory of amn)
gecenin bir vakti dinlenip yalnızlıkla harmanlandığında ilaca dönüşen steve vai şarkısı..
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |