|
|
bicimsel
(bkz: formal)
almanca formula (1).
almanca formülartikeli die dir.
fransızca formelle'den gelir, biçimsel demektir. (kaynak: tdk)
(krş: çokomel)
(bkz: formelsammlung)
usule uygun
matematik hakkında kafa yormuş felsefeciler(örneğin frege, russell), formelleştirmenin, matematiksel önermeler ortaya koyarken bizi tecrübi içeriğe bağımlılıktan kurtardığını söylerler. saf biçimsel bir dil kurduğumuz takdirde, elimizin altında "eğer" ile başlayan bir cümle vardır artık; bu cümlenin yapısı, bizi tezleri(tecrübeden gelen doğru öncülleri) değil ama hipotezleri dikkate almaya sevkeder.tez ile hipotez arasındaki farkı anlamayabilmemiz için hipotetik yapının, tecrübede verili olana uygun düştüğü halde(yani tetik yapı ile çelişmediği halde), önermeleştirildiği anda olgusal verinin ötesine geçen, böylece de, örneğin, "şu bir, şu da bir, etti sana iki, iki de şuradan geliyor, hepsinin toplamı dört", gibi bir aritmetiksel sayma ediminin olgusal düzeyine indirgenemez olan bir koşullu yapıya, (yani "eğer ikiye iki eklenirse toplam dört olur" gibi bir yapıya) dayandığını görmemiz gerekir. bu yeni önermenin, olgusallığı mantıksal olarak aştığı söylenir; çünkü koşula bağlı bir formüle göre oluşturulmuştur. daha açıklayıcı olsun diye başka bir örnek verelim; klasik mantıkta doğru olarak alınan öncüller ampirik önermeler olarak dile getirilirler;mesela," 1-sokrates insandır. 2-insan ölümlüdür. 3-sokrates ölümlüdür" ama fonksiyonlar üzerine kurulu bir mantığın kullandığı ifade daha faklı olacaktır; eğer sokrates insansa, sokrates ölümlüdür." gene karşımıza koşula bağlı bir yapı çıkıyor ki bu sayede önerme ampirik bilgiden yavaş yavaş kopmaya başlıyor.formelleştirmenin basamak basamak ilerleyişini buradan izlemek mümkün. dikkat ederseniz "eğer" ile başlayan koşullu yapı, formelleştirmenin anahtarı..çünkü aynı ifadeyi , sokrates, insan ve ölümlü anlamlı imlerinin yerine, hiçbir anlama gelmeyen matematiksel değişkenler( x,y ve z) koyarak tekrar yazabilirdim; "eğer x, y ise, x, z dir." başka bir hatırlatma da bu mantıksal notasyonun tüm olanaklı yazımlar için doğru olmasıdır. başka bir deyişle x, sokratesi değil de bir başka tikeli imleseydi, önermede bir değişiklik olmazdı.bu anlayış ışığında bakıldığında, formel bir önermenin mantıksal doğruluğu, hiçbir anlamlı tecrübe içeriğine müracaat etmeden saptanabilir olmalıdır.evrenseli, boş ve soyut tutan, dahası evrensellerin kendi başlarına birer varlık olduklarına inanan matematiksel platonculuğun formelleştirme eğilimi, geleneksel tümdengelim ve tümevarım teorilerini sorgusuz kabul ettiğinden dolayı, güçlü eleştirilere uğramıştır.yöneltilen eleştiriler arasında en kayda değeri, fenomenologlar cephesinden gelir(örneğin mohanty'inin erken dönem yazıları). canlı bir mantığı, süren deneyimin mantığını keşfetmeye didinen fenomenoloji, psikolojik bir soyutlama öğretisiyle iş yapan matematik felsefecilerinin formelleştirme ideallerini temelinden sarsar.alternatif olarak fenomenoloji de yeni bir formellik öğretisi gelişirir.ama bu yeni form öğretisinin amacı, tecrübenin bütünlüğünü veren evrensel bağıntıları keşfetmektir. mantıksal kendilikleri, dünyadaki nesneler gibi ele alan, onları psikolojizme özgü bir şeyleştirme sürecine tabi tutan matematiksel mantığın tam aksine,fenomenolojik mantık, tecrübeden koparılamaz bir evrenselliği yakalamaya uğraşır.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |