from hell

19. yuzyil sonlari, londra. ustuste işlenen cinayetler; karindeşen jack abimiz peşpeşe fahişe hacamat ediyor. altinci hissi fazla gelişmiş zeki (ve afyonkeş) detektifimiz (johnyy depp) olaylarin peşindedir, lakin olaylar yuksek mercilere dogru gitme egilimindedir.karindeşen jack hikayesine ingiliz kraliyet ailesini ve masonlari harmanlayarak oluşturulmuş bir senaryoyu, hoş (gercekten cok hoş) goruntulerle biberleyerek kotarilmiş guzel film. ozellikle bir sahnede oldurulmuş kadin yerde sabitken insanlarin cevresinde pitir pitir koşturmalarini hizli kamerayla gostermelerini takdir ettim.masonlarin yuksek mimari ile ilgili hikaye icin (bkz: hiram usta)insanlarin iki adet parayla (gerek peni olsun gerek drahmi olsun) defnedilme hikayesi icin (bkz: ferryman) ve hikayenin daha eski versiyonu icin (bkz: kharon).

ortaya attığı yenilir yutulur cinsten olmayan komplo teorisi ile akıllarda soru işaretleri bırakmış, jack the ripper'ın fahişeleri öldürme nedenini inanılmaz bir biçimde gerçekçi sebeplere dayandıran, johnny depp'in ve ian holm'ün iyi oyuncululukarın yanında, heather graham'ın "eeöh" oyunculuğunu da barındıran, görüntü yönetmenin değişik bir iş ortaya çıkardığı (forza kırmızı) güzel film. aşk muhabbetleri biraz daha hafifletilseymiş daha iyi olurmuş. ya da bunu izleyiciyi sadece masonlar ve icraatları üzerinde çok durmamaları için kasıtlı olarak da yapmış olabilirler. ya da olabilmezler. bilemiyorum. zaten meraklı olanı araştırıyor.

bütün film boyunca büyük suspenceler yaratmış ancak film sonundaki alakasız ve basit bitişiyle dumurdan dumura koşturmuş filmdir.johnny depp karizmasıyla gene büyülemiştir.--- spoiler ---bilbo amca* da kuku hırsızlığına soyunarak cık cık cık* dedirtmiştir.boyun kesme ve bağırsak deşme sahneleri de gayet acı vericidir.--- spoiler ---

johnny depp bu filmde son dort filminde gormeye aliştigimiz kafa bulma ile kendini kaybetmiş bir metropolitan (scotland yard degil) mufettişi, bir takim vision'lara sahip bir vatandaş. guzel oynuyor depp, ama gelin gorun ki bizim adama yapmacik ingiliz aksani olmamiş, uyduramamiş kendisi. heather graham boyali kizil saclari ile irlandali "unfortunate woman" rolunde daha idare eder bir aksanla, cok fazla numarasi olmayan vasat bir oyunculuk icinde.asil filmin agir toplari aktorler kraliyet doktoru sir william gull rolunde sir ian holm (kendisi bilbo baggins rolu ile hatirlanabilir) ve metropolitan polisi cavuşu godley rolunde robbie coltrane (ozellikle cok cok başarili gorundu, sahnelerin cogunu depp'den caldi zannimca).hughes kardeşler oldukca gercege uygun ve ozgun bir ripper yorumu ile ortaya cikmişlar, guzel bir film olmuş, kendilerini tebrik ediyorum. bu arada arabaci netley rolune dikkat, lock stock and two smoking barrels tuyosunu ben buradan vereyim, selam gondereyim guy ritchie'ye...

yüzüklerin efendisinden sonra, ian holm'un oyunculugunu bir kez daha takdir edilesi boyutlara tasiyan(tabii ki yalniz ian holm degil, ozelikle netley'i oynayan sahis da fevkalade bir oyunculuk sergilemis), bol bol kan gorebileceginiz yuksek gerilimli, sahane bir jack the ripper uyarlamasi.

(bkz: welcome to hell)

bravehearttaki boyun kesme sahnesinin defalarca uygulandığı, izlerken insanın canının üzüm ve afyon çektiği film...

eğer daha önceki bir başlıkta belirtmiş olduğum üzere çizgi romanın filmden daha iyi olduğuna dair benimle bahse giren çıkmış olsaydı pek tabii ki o bahsi kazanacak, belki şimdi sarayda meyveli muhallebi yiyor olacaktım.hoş bir film olmasına rağmen baştan sona bir "havada kalmışlık" hissi ile doluydu, red herring konusunda abartılı ipuçları verilmiş, fakat bu gudik ipuçlarının hiçbiri fazla gerilim yaratamamıştı. mason törenlerini gösteren sahnelerin filme komedi unsuru olarak konulmuş olduğunu düşünüyorum.

(bkz: uzum yer misin eniste)

16 yaşından küçüklerin izlemesinin sakıncalı olduğu film.

kafalarda [film hala vizyonda olduğu için söylemeye çekindiğim] birçok şüphe oluşturan film.bu arada,keşke holmes'e gönderme yapılsaydı diye düşünüyor insan.*

(bkz: college roomies from hell)

yeniden her cinayet filmi gerilim filmi olamaz kanisini dogrulayan, her ne kadar seyiciyi etkilemek icin hep karanlik ortamlarda cekilsede ve herkes siyah giysede, gokyuzu alev renginde gozuksede, hic bir sekilde hicbir seyircinin gerilime kapilmadigi, tek arti yaninin sonu oldugunu dusundugum film

heather graham'in berbat bir rol sergiledigi dusundugum ama buna ragmen filmin iyi olmasini etkilememis. ian holm'e ise helal olsun diyorum pek iyi bir oyuncuymus kendisi. johnny depp ise hic de fena degil hatta cok iyi bir performans sergilemis. lakin filmde birsey dikkatimi cekmisti. heather graham'in arkadaslari yuzleri camur giysileri pislik icindeyken heather masallah gokten inmis gibi yuz tertemiz kapkaranlik sokaklarda bile parliyor masallah. ki movie mistakes'de de bahsedilmis olay. guzel film seyredilesi bir film. vakit kaybi falan olmayacaktir kanimca.

bu filmde jack the ripper karakteri kapitalizmi (medya olarak da okumak mümkün) simgeler. filmin başında sarfettiği 20. yüzyıl ile ilgili sözü zaten tam da sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkmaya başlamış olan ve güç kazanan kapitalist düzene denk düşer. düzenin habercisidir bu filmde. zaten abberline gibi bir çok insan da kapitalist düzen tarafından ' afyonlanacaktır.' olup biten tüm iç oyulmalarına seyirci kalacak hayal meyal ( halüsinasyon mu demeliydim!) görecektir gerçeği ancak. başarılı filmdir. sinematografisi de altmetini kadar başarılı.

ingiltere* diye izlesek de, aslen prag ve çek cumhuriyeti'nin farklı yerlerinde çekilmiş film.

kan görmeye dayanamayanların kesinlikle gitmemesi gereken bir film,ama kurgu mükemmel.

karındeşen arkadaşın kim olduğunu açıkca belli eden ama yinede kendini izletmeyi başarmış olan film. senaryosu ve kurgusu inanılmaz güzeldi. moviemax ara sıra veriyor. tavsiye ederim.

başrollerini johnny depp ve austin powers: the spy who shagged me'nin taş hatunu heather graham* 'ın paylaştığı; jack the ripper hikayesine doğaüstü bir yorumla yaklaşan korku filmi. camia olarak merakla beklemekteyiz.

arkadaşımla bu filmi izlerken "bu kim lan, tanıdın mı?, bilbo baggins" demesi sonucu bir daha havasına giremediğim bir film oldu kendisi. masonların toplandığı mekana hayran kaldım, o ayrı.

uyarlandığı başyapıtın sadece bir iki karesini almış, üzerine klişe motifler ve kaçınılmaz bir mutlu son eklemiş, bir hollywood filmi olarak iyi, bir edebiyat uyarlaması olarak başarısız film. yine de beterin beteri var.(bkz: league of extraordinary gentlemen)

mukemmel bir filmdi..olaylar ve bağlantılar cok akıllıcaydı..hıkayeyı yazan terry hayes ve rafael yglesias ayrıca kutlamak ıstıyorum,inanılmaz basarılı bır senaryo.

kendince belirlediği sistemi bitirip yakalamadan yok olan ilk ve (dogru hatırlıyorsam) tek seri cinayetler katilinin, scotland yard'ın yayınladığı olası bir sebebi üzerinde basitçe oynanarak elde edilmiş bir senaryonun filme çekilmiş hali. filme korku yada gerilim filminden çok belgesel tadında gittiğim ve boşlukları bildiğim için zevk aldığım bir film.açık kalp ameliyatı sahnesi ve sir ian holm'un bu noktada yaptığı konuşma (açıklama, ders, bilgi yıgını) için bile giderdim.

gothic çekimlerin çok iyi olduğu, 4-5 kere oturduğum koltuktan yukarı zıplamama sebep olan, filmin belli bi kısmına kadar muhteşem bir karın deşen jack hikayesi izliyoruz derken sonlara doğru bir an romeo ve juliet'e dönerekten neye uğradığımı şaşırttıran ve kesinlikle daha iyi bi sonla bitmesi gereken bir hughes brothers filmi.

en güzel johnny depp filmlerinden biri. filmi izledikten sonra düşündüren hatta unutulamayan bir kurguya sahip. çekimlerindeki estetik, pragtaki kasvetin kameraya yansıtılısı tek kelimeyle kusursuz. bütün bu ozellikler oyunculardaki tecrübe ve yetenek ile birleşince ortaya bir basyapıt çıkmıs.(bkz: jack the ripper)

filmden(bkz: the nobodies)

johny depp'in inanilmaz performasi ve filmin akisi ile izleyenleri koltuga yapistiran, gerilimin her an hissedildigi ama katilin kim oldugu verilen ipuclari ile cok erken belirtilmis gerilim filmi. ayrica filmde duygusallik da gerilim kadar etkileyici. sevdiginin basi derde girmesin diye onu gormeyip buna da dayanamayip intihar eden bir insani izlerken duygulanmamak mumkun degil. beni su ana kadar en fazla etkilemis gerilim filmi.

bir hughes brothers filmi. dogaustu bi yorumun mevcut olup olmadigi tam anlasilmamis ancak bi hikayenin uzerine gidilmesinden olusmustur script. esrarengiz bi adam bi hayat kadiniyla evlenir. sonucta oldurulen bu bes kadinin ayni dugunde oldugu soylenilir. film bunun uzerinden ve scotland yardin eline gecen mektuplardan birinde adres olarak from hell yazmasindan yola cikilarak gerceklestirilmistir. heather grahamda aksan eksiklii biraz rahatsiz etmistir ama genel olarak basarili bir gorsel keyiftir.

karın deşen jack'in cinayetlerini araştırmakla görevli olan bir adamın* gotik macerasını konu alan film.afişleri oldukça karanlık bir film olduğunun ilk sinyallerini veriyordu zaten ve bir de planet of the apes'te fragmanı yayınlanınca anladım ki bir başyapıt geliyor*.

johnny depp ve ian holmun muhteşem oyunculukları ve senaryosuyla hayran bırakan film. temelinde karındeşen jack'in işlediği cinayetleri anlatırken yan hikayelerde ise masonluk, kraliyet ailesi içinde dönen dolaplar gibi konulara değinilmesi çok başarılı. karındeşen jack'in kurbanlarından birini kameranın önünden hızlı bir şekilde geçip öldürdüğü sahne süperdi.film başında jack the ripper'ın 1888 yılında söylediği "one day men will look back and say i gave birth to the twentieth century" lafına şahit oluruz ve takdir ederiz.

sam raimi'nin the gift'iyle birlikte son yıllarin en iyi korku filmlerinden biri olarak gösterebileceğim film...

johnny depp in afyon çektiği sanheler karşısında gözler baygın konumdan istemsiz olarak şaşı hale geçiş yapar, omuzlar çöker, kambur ve çaresiz bir halde boyun bükülür ve yakında kim varsa artık, "neden vanessa*, neden ben* değil" diye zırlanır. bir süre sonra ses kesilir ve gothic kahraman johnny i izlemeye devam edilir.bunların ötesinde, bütün objektifliğinizi takınıp baktığınızda da, gerilim öğrelerinin kurguya dahil edilişinde ulaşılan akışkanlık, zaten ilginç olan bir hikayeyle birleştiğinde filmi oldukça başarılı ve izlenmesi keyifli kılan bir unsur olmuştur ayrıca.iyi filmdir, es geçilmemelidir (bkz: es geçmek)

http://www.fromhellmovie.com

from hell ayni zamanda karin desen jack'in postaladigi bir (ya da birkac) mektupta gonderilen adres yerine yazdigi ibaredir. bunlardan bir tanesinde mail attachment olarak bir bobrek bulunmaktadir, bobrek.zip formatinda..(bkz: bir katilin anatomisi)http://www.casebook.org/ripper_letters/index.html (from hell letter)

güzel film, ayrıca enteresan bir nokta filmin amerika dışında daha fazla hasılat yapması. pek amerikan tarzı değil zaten.--- spoiler ---katilin ian holm olduğunu ellerinden ve sesinden anlamak mümkün, bu yüzden pek süpriz etkisi yapmıyor kişiye, ancak filmin işlenişi güzel, ayrıca johnny baba'nın yaptığı fedakarlık da gözleri yaşarttı hani.--- spoiler ---

zamanında aynı hikaye tv için filme alınmış, johnny depp'in rolünü michael caine oynamışmış. bu durumda o filmi merak etmemek elde değil.

çizgi roman tanrısı alan moore'un şahane dizisi from hell'den uyarlanmış bu film. çizgi romanının filmden çok daha iyi olduğuna dair bahse bile girebilirim.

çizgi roman demeye kıyamadığım kitap. william gull'ın arabacıya londra yı anlattığı kareler muhteşemdir. gull öyle yerlere götürür ki adamı, gezi sonlanıp önlerine haritayı aldıkları zaman gittikleri yerleri işaretler. karşımıza çıkan şekil ise bir pentagram dan başka bir şey değildir.

se7en 2.

seyrederken sürekli johnny depp'in* yardımcısına* bakakaldığım filmdir, bu bakışları bir yerden hatırlıyorum hatırlıyorum.... (bkz: hagrid)

çok ince göndermelerini çok az sayıda kişinin anlayabildiğini sandığım bir hughes brother başyapıtıdır. bunlardan birisi de filmin sonunda, johnny depp kızıl saçlı hatunun hayatı için intihar ettiğinde gözlerine konulan paraların üzerindeki kraliçe resimidir. 1800'lerin sonu ingiltere'si çok iyi çizilmiştir filmde. jack the ripper efsanesinin iii. richard tadında işlendiği bir film.

son sahnesindeki göze para koyma hadisesi mitolojideki kharon ve yeraltı dünyası mitoslarıyla ilişkilidir.

(bkz: absinth)

Rasgele

+ stranger by the day
+ ne yaptigini hatirlamamak
+ kosuyolu
+ marlboro
+ kitap alirken kararsiz kalmak
+ hyatt regency
+ basliklari alt alta okumak
+ aglarken olmek
+ fistik ezmeli sokellali balli pekmezli ekmek
+ surekli sizlanip duran insanlar
+ tavsan
+ sevgilinin yaninda biriyle sevismenin heyecani
+ tampa bay
+ coremax
+ apartmana yemek kokusu yayilmasi
+ samatya anarat haygatyun ermeni katolik kilisesi
+ gwyneth paltrow
+ night flight
+ komik clairvoyance mesajlari
+ yuksekten asagi bakinca dogan tukurme istegi

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam