|
|
centilmen başkanımızın centilmenlik üstüne centilmenlik yaptığı fair play üstüne fair play ödülleri aldığı futbol klubu
bana, bir fenerli olarak, 6-0lık sonuçla çok büyük bir mutluluk yaşatmış dürrüğümün(avrupa)fatihi bir takımdırher fenerlinin 6-0lık sonuçla takdirini toplayabilen takım
fotomac gazetesine verilen taraftar ilani ile taraftarlarini cildirtan takim olmus nezih güzide takimimiz.
agustos ayinda uefa siralamasinda onuncu, fifa siralamasinda da onaltinci olan takim... durun uefa puanlarini da vereyim98-99: 8.60099-00: 26.87500-01: 20.87501-02: 15.81202-03: 1.083toplam: 73.2451. siradaki real madrid'in toplam puani ise 123.233, 9. siradaki parma'nin 77.334.
milli takıma bir seferde en çok oyuncu verme konusunda, on oyuncu ile rekor kirmiş olan takim... sözkonusu maç 10 ekim 1962'de oynanmiş ve 11 kişinin onu galatasraydanmiş... ayrica milli takim tarihinde de 1232 kez milli takima oyuncu veren klüp olarak bu siralamada da birinci gelmekte... (fenerbahçe 1097, beşiktaş 742, trabzonspor 463)
bildiğim kadariyla, kendi hastahanesi olan tek türk klubü... (bkz: galatasaray hastahanesi)
100 yıllık tarihinde daima buyuk macların, finallerin ve kupaların takımı olmus spor kulubu.müzesinde 15 lig sampiyonlugu,14 turkiye kupası(en fazla kazanan takım),13 tsyd kupası(en fazla kazanan takım),10 cumhurbaskanlığı kupası(en fazla kazanan takım) bulunmaktadır.bisey mi unuttum dersiniz.aynı zamanda 2000 uefa&super cup winner.şu tesadüfe! bakın.
100. yılında mutlu olabilmesi için illa türkiye kupası ya da lig şampiyonluğu alması gerekmeyen, yıllarca büyük başarılara imza atmış olması ve bir yüz yıl boyunca hedefleri doğrultusunda şaşmadan ilerleyebilmesi mutlu olabilmesi için gerçek sebep olan takım.(bkz: galatasaray futbol kulubunun kurulus amaci)
şu gün itibariyle yüzümü güldüren tek etken, uğruna bir haftadır sümük döktüğüm, öksürük fışkırttığım takımım.
grasshoppers ile yapılan hazırlık maçında yeni sezon için beklenenin de ötesinde umut vermiş takımımız. donna karan'ın kardeşi ümit karan da ne kadar yerinde bi transfer olduğunu kanıtladı. bütün çekemeyenlere rağmen türkiye nin gururu, türkiye hakkında yurtdışında en çok bilinen kelime.boston metrosunda bişi sorduğum average american'ın nereli olduğumu sorması ve türkiye diyince "gelıtağsırayy!!" diye şöyle bir hoplaması bunun naçizane kanıtıdır.
avarage american'dan vazgeçtim amerika'ya fildişi sahilleri'nden gelmiş zenci bir taksi şoförü bile nereli olduğumu öğrendikten sonra geçen sene uefa kupası finalinde sizin takımı tutmuştum mücadelenize hayran kalmıştım falan diyerek beni aynı anda hem dumura hem de gurura sevk etmiştir.
bu sene yaptığı transferlerin hiçbirinin taraftarında heyecan yaratmadığı takım, eski oyuncularını da bjk 'ya kaptıran takım (bkz: okan buruk) (bkz: berkant göktan) (bkz: emre aşık) bu daha gider...
hakkında söylenebilecekler ise:i) taraftarlarınca slogan olarak kabul edilmiş "cim bom bom" sloganının hikayesi şöyledir. avrupalılığını eziklikten değil kuruluş amacından almış bir kulüp olarak yıllar evvel yapılmış bir yurtdışı turnesinde karşılaşılan bir isviçre takımının tezahüratlarından esinlenilerek galatasaray'a mal edilmiştir. ii) yine taraftarlarınca benimsenmiş bir başka tezahürat biçimi olan "rerere rarara" kulübün uzun zamandır maskotu veya simgesi olarak kabul edilen aslan'ın kükremesini simgeler.iii) galatasaray kulübünün ambleminde aslan yoktur. aslan, başlarda sadece futbol takımının 50-60'lı yıllardaki efsanevi kalecisi aslan nihat'ın lakabı iken yıllar sonra galatasaraylı futbolcular aslanlar olarak anılmaya başlanmıştır. ayrıca galatasaray'ın amblemi tüzüğünde de geçtiği gibi iç içe geçmiş sarı ve kırmızı g ve s harfleriyle bunların ortasındaki 1905 tarihinden oluşur. iv) türkiye'nin kurucusu mustafa kemal 'in kulübün can damarı galatasaray lisesi'ni ziyareti sırasında imzaladığı portre fotoğrafı hala galatasaray müzesinde saklanmaktadır. fotoğraftaki imza ve harflerin latin harfleri oluşu atatürk'ün kurtuluş savaşından sonra bu ziyareti gerçekleştirdiğini ve galatasaray camiasıyla herhangi bir husumeti olmadığını kanıtlar.v) galatasaraylıların fransız hayranlığından bahsedilemez. galatasaray liseliler ise mezun oldukları okul yüzünden fransız kültürüne yakın olabilirler ki bu da çok doğaldır. galatasaray lisesi gibi köklü bir kurumdan fransız kültürüyle yetişmek, kültürsüz kalıp ona buna çamur atmaktan daha iyidir. vi) galatasaray lisesi 'nin işgal kuvvetlerinin merkezi olması ise ne kadar önemli bir yer ve işgal kuvvetleri bakımından ne kadar büyük bir potansiyel tehlike yuvası olduğunun göstergesidir. vii) galatasaraylılar belki de silahlarıyla beraber milli mücadeleye destek vermeye anadolu'ya gittikleri için silah kaçırmaya lüzum kalmamıştır. zira istanbul'da kalıp işgal kuvvetleriyle iki üç maç yapıp kazanınca memleket kurtulacak gibi durmuyordu.
atatürk'ün ilk izlediği futbol maçındaki taraflardan biri olan takım..bu yanıyla da şanlı tarihi gerçekten daha bir anlam kazanmaktadır..
her pazar yeniden aşık olduğumuz biricik takımımız.
hayatımı tamamen futbola adamış biri olmamama rağmen, belki de yaşamımın tekdüzeliğinden ve de dert eksikliğinden olsa gerek, hayatımın en mutlu ve en üzücü günlerini bana yaşatan takım.hatta yaşattığı bu mutlu günler ile mutsuz günler arasında bazen iki üç gün olmakta. bir gün sevinçten uyuyamazken üç gün sonra depresyona giriyorum. yaşamımın tek osilatörü. paratonerim. kazandıkça sevdiren, kaybettikçe sadakatimi arttıran garip bir şey. açıklanması zor karşılıksız aşk. dengesiz sevgilim. nankör dostum.
galatasaray, bizim mahalleye sonradan taşınmış, eskiden zengin, şimdi malı mülkü kalmamış ailenin dadıların yetiştirdiği çocuğudur sanki. okula gittiği zaman kavgacı görünür belki ama aslında iyi bir aile terbiyesi almıştır. belki de "şşşt, senin fransız çocuğu geliyor bak" , "hüoop cremé de la cremé ge bakam buraya" kışkırtmalarına maruz kalmak, bunları uzun süre beyaz eldivenle savuşturmak kolay değildir göründüğü kadar? kavgaya girmişse de aslında en iyi diyalogtan anlar. düşmansan bile otur karşısına, meramını sözle anlat, bak ne güzel netice alacaksın.sadece, "efendim" le konuşan, beceriksizce dövüşen bir çocuk değildir ama galatasaray. köylüdür bir yanı. köyden çıkıp üniversiteyi bitirmiş tek kişidir, ahalinin gururudur. ama niyeyse aynı ahalinin, elinde tıp diplomasıyla döndükten sonra "bunun diplomasından bize ne, devlet desteğiyle okudu bu...yerim diplomasını, ben daha iyi merhem sürüyom bundan hem..." tepkileri üzmüştür onu. her ne kadar civar köylerde yıllardır kendisiyle gurur duyulduğunu, doğudan yükselmiş bu ışığın çok insanın önünü aydınlattığını bilse de kendi köyünün, çoğunluğu ilkokul mezunu bile olmayan insanlarının vurdumduymazlığı, attığı taşlar can sıkıcıdır. galatasaray çakırkeyfliktir. çakırkeyiflikten doğan güvenle her akla gelen yapılmıştır. o güvenle devrilen çamlar unutulur gider, "kafa güzelken bağladım mevzuyu" lar kalır bir tek. "bakalım, deneriz" lerle, avrupa'nın en büyük takımlarını yenmiş, ama 10 senedir bir stat inşaatına başlayamamıştır. hagi'yi getirdiği sezon knup diye bir adam almıştır. şampiyon olmuş borçlu çıkmıştır. onbeş sezondur, türkiye'nin en iyi futbolcusu-topa vuramayan şabanın teki arasında gelgitler yaşayan bir futbolcunun önderliğinde gitmektedir. karşısına çıkan her takımı yendiği zamanındaki teknik direktörle, tarihinin en kötü sezonunu yaşamıştır. vakt-i zamanında 7 kişiyle 7-0 yendiği takımın en kötü sezonunda, 10 kişiden 6 gol yemiştir.galatasaray, tebessümdür. acı çektirmeyeceği, ağlatmayacağını bildiğiniz yakın dosttan gelen tebessüm. günü gelir bir sene aramaz sormaz, aradığında bir tatlı söz etmez ama hep oradadır. güzel günler yaşatmak için para biriktiriyordur olsa olsa.
17 ekim pazar günü saat 19.05 ten itibaren (1905 i cagristirdigi icinmis) 100. yasini kutlamaya baslayacak olan kuluptur kulup olmasina ama eger bu takım 17 ekim 1905 tarihinde kurulduysa 17 ekim 2004 te 100. yasini kutlamasi enteresan degil mi? yani evet 100. yasina giriyor ama aslen dolu dolu 99 yasinda bu takim, hatta 99 yasinda, evet.(bkz: yas hesabi)biraz erken mi baslaniyor yoksa kutlamalara diye dusundurtuyor insana ama galatasaray camiasinin dedigi gibi galatasaraylilar saat 19.05 ten itibaren bayrak, flama ne buldularsa camlara, kapilara asacaklarmis. hadi hayirlisiedit: galatasaray camiasinin 100. yil kutlamalari 1 yil boyunca surecekmis ve seneye 17 ekimde 100. yili olacakmis. aferin.(bkz: neden kotulendigi anlasilan entryler)
(bkz: galatasaray in 10 numara problemi)
büyüyüp aslan olmuş kedilere bu ad verilir.nankör kedilere de fenerli denir.
99-00 ligine en kotu hazirlik maclariyla hazirlanan takim
bir de ayni adli egitim kurullari vardir. ilkol,kuldan universiteye degin..hepsi de seviyelerinde en iyisidir.
fenerbahçe'ye yenilerek yarım sezon rakibini zafer sarhoşluğuyla kandıran, daha sonra da saman altından su yürüten zeki takım****...
ezeli rakip fenerbahce'yi yenmek/fenerbahce'ye yenilmekten cok şampiyon olmakla ilgilenen, bir ornekle acmak gerekirse, fenerbahce maglubiyeti + şampiyonluk ile fenerbahce galibiyeti + şampiyon olamamak arasinda bir secim yapilmasi istense şampiyonlugu tercih edecek taraftara sahip takim. fener taraftari da aynen boyledir diyen varsa buyrun sizi 6alatasaray başligina alalim..
rakiplerinin ilgisini kendi takımlarından daha çok çeken takım. sevme nedenimiz ne kupa, ne fb'yi yenmesi (öyle olsaydı, aydın, sigma vs taraftarı stadlara sığmazdı), ne de avrupa'da başarıdan başarıya koşmasıdır. biz ne 14 seneler gördük. aşkımız sarı ve kırmızı renklere. ali sami yen'in kuruluşta söylediği cümlelere (hazıra konmak yok. gidin araştırın). avrupadaki vatandaşlarımızın yüzlerini güldürmeye, onların işe giderken gururla işte benim tuttuğum takım demeye. yeri geldiğinde tdsine o aşkla, heyecanla rakip taraftarın stadına kendi seyircisi önünde bayrak dikmeye.. diğer rakip takımın yönetiminin galibiyetten sonra ağlamasına.. kaptanın kolu çıkmasına rağmen, türkiye için, türk halkı için mücadele etmesine, hırsına..
paris metrosunda 2 çocuk gorduyduk..16-17 yaslarinda...birinin sari kirmizi atkisi vardi..biz kendi aramizda vay lens taraftari hem de psg yoresinde geyigi yaparken farkettik gs amblemini..yok cocuk turk degil hatta biz bu kadar inceledyince cocugu yanındakine donup bizim icin turco dedi...yaniiii elin fransizina turk takimi tututuracak kadar keyifli top oynayan takim..
1996-2000 arasinda elde ettiği muzzzam basarilarin o zamanki takımda bulunan hakan şükür , arif erdem, hakan ünsal, emre belözoğlu, okan buruk gibi dindar ve terbiyeli futbolcular sayesinde olduğuna inandığım takım.
(bkz: 2 ekim 1968 fenerbahce manchester city maci)
sampiyonlar ligine pek oyle herkez gidemiyor aslındaavrupada cim bomu seyredip beyenenleri burada tesadufen hepspor yazarları kupasına goturuyorum ve aynı basarılı takımı seyrediyorlar nedense diger hicbir takımın sahip olamadıgı kalitelere sahip bir camianın ve sporcularının her alanda basarı gosterdigi isim
fenerbahcenin aglarını yirtan golun sahibi metin oktayin takimi..
hayatımda en çok küfür ettiğim güzide kulübümüz.
turk futbol tarihinde avrupa kupasi almis ilk ve tek takim, ayriyetten oyle gorunuyorki onumuzdeki bir yuzyil boyunca da bu boyle kalacak.
1985-86 sezonunda hiç yenilmediği halde şampiyon olamayan süper lig futbol takımı.
(bkz: galatasaray üniversitesi)
(bkz: galatasaray adası)
web sitesi yenilenen ve cok güzel olan takim
2004-2005 sezonundaki ilk maçinda "ev"de konya'yla karşilasacak olan takim. malatya'yla beşiktaş oynuyor. ilk derbi 6.hafta beşiktaşla.
beşiktaş 100. senesinde şampiyon olurken, kendisi 100. senesinde iflas eden takım. çok üzülüyorum.
şampiyonlar ligi ön eleme maçlarından önceki bütün lig maçlarını paşa paşa oynamış güzide futbol takımı.
basketbol 1. ligi olan tbl de 2004-2005 sezonu 19. haftası itibariyle büyük kolej, tekelsor ve itü ile aynı galibiyet sayısına sahip olup, kümede kalma savaşı veren kulüp.
20 02 2002 gecesi bir kere daha âşık olduğum renklerin* taşıyıcısı büyük kulüp. türkiye'ye kimsenin getiremediği ve uzun süre de o'ndan başka kimsenin getirebilecek gibi görünmediği başarıları getiren ve bu bağlamda galatasaray kompleksi diye bir kavramın ortaya çıkmasını sağlamış oluşum. büyüklüğü, başarıları, yaşattığı ruh; çirkefliklerle, ezikliklerle ve çamur atarak lekelenmeye çalışılan lakin enerjilerini daha pozitif alanlara yönlendirebilecekken, "ben naaparım da bu adamlar kadar başarılı olabilirim?" diye oturup kafalar ellerin arasına alınıp düşünebilecekken bu gibi gereksiz ve futbolun büyüsüne gölge düşüren eylemlerle* vakit kaybeden rakiplerine bıyık altı bir gülümsemeyle karşılık veren*, her avrupa maçında türkiye'deki rakiplerinden her konuda açık ara önde olduğunu bir kere daha ispatlayan renkler. saygı duyulması gereken camia, saygı duymayanlara bile saygı duymayı başarılarıyla öğretmiş camia.
yillardir söylenile gelen şaibe* söylemlerine karşılık son günlerde 1.lig takımları hakkında çıkan şike iddialarına en ufak bir şekilde adı karışmamış hakkında herhangi bir suçlama da bulunulmamış takım.(bkz: meyve veren agaci taslarlar)(bkz: kiskananlar catlasin)
2002-2003 sezonununda ligin* ilk yarısı sonuna doğru oldukça toparlanan, sezon sonuna doğru da şampiyonluğa ulaşacağına inandığım yegane kulüp.ayrıca bu sezonda şu güne gelene kadar ne türkiye kupasında hakem yardımıyla tur atladığı görülmüş, ne de hakem yardımı alarak ligde maç kazanmıştır.yapanlar var ama.*
(bkz: damar)(bkz: kan)(bkz: sari)(bkz: kirmizi)
5 kasım itibariyle ne kadar diplere battığını bir kez daha gözler önüne sermiş takım...
(bkz: saibe)
ergun gursoyun 'yuzuncu yilda ergun hakan sukur hasan sas ve hakan unsal'a guveniyoruz' diyerek transferin gercekten hayal oldugununun adeta resmi aciklamasini yaparak 100. yilda da 5. 6. gibi orta siralarla yetinecek takim...(bkz: tasak gecmek)
(bkz: cimbomum)
türkiye'de tarihçilik yapmayıp tarih yazan, süper kupa ve uefa kupasını müzesine koyabilen tek türk takımı.
adini, yaptigi ilk macta (sene dokuzyuzbeş) rum ekibini 2-0 yendikten sonra, seyircilerin "galata sarayi efendileri" diye bahsetmesinden alir. yoksa gloria ve audace gibi isimler almasi da mevzu edilmistir.
sampiyonlar ligi'nde barcelona - lokomotiv moskova ve club brugge'la ayni grupta mucadele edecek futbol takımı.
dünya futbolundaki "ilk 20" kulüpten birihttp://www.ntvmsnbc.com/news/206344.asp
(bkz: kara tren katar katar acep cim bom kac atar)
(bkz: cehennemden en son ne zaman ciktiniz)
(bkz: #7558314)
bugun kaybettigi sampiyonluktan sonra en buyuk degisimi gecirecek olan futbol takimi. maraton programinda galatasaray muhabiri bahri havadir'in soylediklerine gore seneye gheorghe hagi, volkan arslan,hakan unsal, arif erdem ve bulent korkmaz ile kesinlikle vedalasacak olan takimimiz. ergun penbe ve hakan sukur kalacak. soylenenlere gore zamaninda kamplarda 5 sene ayni odada kalan bulent korkmaz ve gheorghe hagi birbirlerine kusmus durumdalar, ki bu da takimin ic yapisini ozetliyor. ozellikle hagi'nin en son basin toplantisindaki yapici olmayan uslubu bardagi tasiran son damla oldu.
100. yıllarında fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmekten gurur duyduğu ezeli rakip...
asalakları arif ve hakan ünsal'dan kurtularak kendine gelebilecek, eski günlerine dönebilecek herşeye rağmen taraftarı olmaktan gurur duyduğum takımım.
türkiye'nin eğitimli kesiminin yansıması, plana, programa ve disipline sahip olduğumuzun ispatı, inanarak ve çalışarak gelebileceğimiz yerlerin güzel örneği, futbol takımımız, cumhuriyet armamız.geldiği yeri, yetiştiği çevrenin yaşadığı ve yaşamakta olduğu gerçekleri düşündüğümüzde 100 yıl içinde ulaştığı başarıların ve yıktığı tabuların değerini daha iyi anlarız. 2000 senesinden sonra elde ettiği maddi ve manevi destekle geldiği konumun istikrarını sağlayacağına ucuz hesaplar yapmaya başlayarak it dalaşına girmesi ve günü kurtarma politikaları gütmesi belki de ülkemizin aydın kesiminin idealist çizgisinin realist izdüşümüdür.umarız hiçbir zaman temsil ettiklerini unutmaz ve gerçeğimizin bu olmadığını ispatlarcasına kaldığı yerden devam eder. "artık el kaldırma onlara! sayısızdır onlar, hem senin yazgın sinek kovmak değildir ki... "nietzsche
bana tekrar tekrar izlemekten bikmadigim unutulmaz sevincleri yasatmis olan camia. formasi ustume en cok yakisan takim, ve bu formayi her zaman gurur duyarak giymisimdir.(bkz: 9 kasim 1988 galatasaray neuchatel xamax maci)(bkz: 20 ekim 1993 galatasaray manchester united maci)(bkz: 17 mayis 2000 galatasaray arsenal maci)
geçmişinde küçük! ve az! başarıları olan takım.avrupa süper kupa şampiyonlukları (1)2000uefa kupası şampiyonlukları (1)1999-2000 türkiye ligi şampiyonlukları (15)1961-1962, 1962-1963, 1968-1969, 1970-1971, 1971-1972, 1972-1973, 1986-1987, 1987-1988, 1992-1993, 1993-1994, 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999, 1999-2000, 2001-2002türkiye kupası şampiyonlukları (13)1962-63, 1963-64, 1964-65, 1965-66, 1972-73, 1975-76, 1981-82, 1984-85, 1990-91, 1992-93, 1995-96, 1998-99, 1999-2000 edit:2004-2005cumhurbaşkanlığı kupası şampiyonlukları (10)1966, 1969, 1972, 1982, 1987, 1988, 1991, 1993, 1996, 1997 başbakanlık kupası şampiyonlukları (5)1975, 1979, 1986, 1990, 1995 tsyd kupası şampiyonlukları (12) 1963, 1966, 1967, 1970, 1977, 1981, 1987, 1991, 1992, 1997, 1998, 1999 süper kupa kazanan ,ilk ve tek türk takımı uefa kupasını hiç yenilgi almadan müzesine götüren ilk ve tek türk takımıavrupa şampiyonu olan ilk ve tek türk takımıavrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok tek türk takımıfifa sıralamasında 1. sıraya yükselen ilk türk takımıüçüncü yıldızı alan ilk takımtürkiye süper ligi'nin ilk şampiyonu şampiyonlar ligi'nde çeyrek final'e çıkan ilk ve tek türk takımışampiyonlar ligi'ne katılan ilk türk takımı türkiye 1. ligi'ni namağlup bitiren ilk takım (1985-86)yurtdışında ilk galibiyet alan türk futbol takımı (1911) yurtdışında türkiye'yi temsil eden ilk futbol takımı (1911) uluslararası maçlarda kendi sahasında art arda en çok galibiyet alan tek türk takımı (20 kez) devlet üstün madalyası alan ilk takım bir sezonda 2 italyan takımını eleyen ilk türk takımı (milan-bologna) bir sezonda 2 ingiliz takımını eleyen ilk türk takımı(leeds-arsenal)böylesi başarıları taraftarlarına armağan ederek kendi taraftar kitlesini günlük boş tartışmalardan çekmeyi bilmiş ve taraftarını doyurmuş takım.*
hayatımda ilk kez futbol maçı izlememe neden olmuş bir istanbul ya da türk takımı. fenerbahçe ise, ilk maçımda babamı yumruk yerken görmem neden olarak geçmiştir kişisel tarihime. 4-5 yaşlarındaydım ve galatasaraylı babam beni fenerbahçe maçına götürdü. sahada koşturan minyatür adamları, kaleyi, gazetecileri ve topu izlemeye bir yandan da konuşmalardan birşeyler anlamaya çalıştığımı hatırlıyorum. ve tribünleri... bir kavga koptu, hatta arbede çıktı. herkes birbirine girdi. o sırada bir deprem oldu. tribün çökmüş meğerse. babam beni oradan çıkarmaya çalışırken sarı lacivert renklerini bildiğimden, fenerbahçeli olduğunu anladığım bıyıklı bir herif babama bir yumruk patlattı...sonra eve döndük. annem babama kızdı. bir hafta küs kaldılar. bir hafta sonunda annem bana "kızım sen takım tutuyor musun?" diye sorduğunda bile hep "evet, galatasaray" cevabını verdim. hala da veririm. sessiz çoğunluğun hatrına, yumruklu renklerin diğer tarafında. bu anımız ve ilkokul kompozisyonumuz da burada biterken, sarı kırmızı renkli günler diliyoruz.not: bu öyküdeki anne de eş durumundan galatasaraylı, evet..ayrıca; (bkz: babalarin olunce gittigi yer)dir galatasaray.
dunyanin en pasif yonetimine sahip olan takim
turk ulusu ve turkiye devleti'nin sahip oldugu en buyuk "dunya markasi"...gunluk skorlar, sartlar ne olursa olsun, degismeyen gercegin ismi..galatasaray bu ulkenin aydinlik, modern, guclu yonunu temsil eder.. turk insanini ileriye goturen lokomotif kurumlardandir galatasaray.. bir kurum olarak her sey olmasi gerektigi gibi isler.. makamlara ve kisilere saygi en ust duzeydedir.. mafyadan gelen parayla degil, kendi oz kaynaklariyla yonetilen sayili kululplerdendir.. yonetici parasinin en az isledigi camiadir..turkiye'nin egitim ve sosyal seviyesi en yuksek camiasidir galatasaray... galatasaray iyi oldugu zaman turkiye futbolu da parlar...turkiye'de "tek buyuk" diye anilan tek klup galatasaraydir.. turkiye'nin en cok kupa kazanan takimidir.. avrupanin en prestijli kluplerinden biri olarak anilir.. sampiyonlar ligine en fazla katilan birkac takimdan biridir.. fifa dunya klasmaninda ilk 3 siraya giren dunyanin sayili takimlarindan biridir..dunyanin bir cok yerinde bulundum, mekan neresi olursa olsun "galatasaray" dan konu acilinca herkesin saygi duydugunu gordum ve bahsederken "my team galatasaray" demekten buyuk gurur duydum..galatasaray'li bu ulkede diger insanlara gore derece bakimindan biraz daha onde gelir!..zamaninda ali tanriyar noktayi koymustur:"seni sevmeyen olsun" ...
(bkz: #3962057)
futbol takımının 2004-2005 sezonundaki durumunun genel bir değerlendirmesi için bkz: http://www.verkac.org/?p=332
hagi yönetiminde ilk üç maçını kaybeden takım.
her takımın ara sıra geçirdiği kotu gunleri geçiren ve seneye umuta baktığım takımım
su andaki haliyle kendi icinde iki kadro cikartsa ve onlar kendi aralarinda mucadele etse ikisinin de birbirini yenemeyecegini dusundugum galibiyetten ve futboldan uzak futbol takiminin bagli bulundugu klup
5 rengi olan kulüp.
gercekleri tarih yazar,tarihi de galatasaray. baska soze gerek yok.
rivaldo ydu hoydonk tu derken hakan şükür le bombayı patlatmış güzüde kulübümüz.ezeli, ebedi rakip.
devre arasinda bir suru transfer yapmayı planlayan, transfer listesinde alpay ozalan,reiziger,serginho gibi isimler bulunan takim
(bkz: en büyük taraftar)
beyoğlunda bir semt, ayrıca (bkz: galatasaray lisesi)...
turkiye liglerinden canı sıkılıp fenerbahceye surekli yenilen, 2000 yılı uefa ve uefa supercup sahibi..
torsten gutschow'ların *, didier six'lerin *, falco götz'lerin bir zaman top koşturduğu seksi takım...
galatasaraylı'ları kızdırdıklarını sananların, bunu başaramadıklarını anlayamayanların, galatasaraylı olmadıkları için o ruhtan, o hayat biçimiyle yaşamaktan bihaber olanların bok attığı kulüp. bu insanlar aynı zamanda şu an içinde bulunulan durumda bile en büyük gururumuzun ve kimliğimizin galatasaraylı olmak olduğunu bilmezler, tıpkı dünyanın herhangi bir köşesinde sadece galatasaraylı'lığı nedeniyle tanınmanın ne demek olduğunu bilmedikleri gibi, tıpkı bir stadı terk ederken evinden ayrılmanın üzüntüsüyle gözyaşı dökmenin ne demek olduğunu bilmedikleri gibi, tıpkı ali sami yen kapalısında bir milan maçında "işte böyle, her sene böyle, milan'a da böyle koyarlar amman" tezahüratının nasıl yapıldığını bilmedikleri gibi. gerçi onlar bir milan maçı bile bilmezler ya neyse.
üst üste 5 mağlubiyet almış takım.
türkiye'nin en büyük, avrupa'nın da en büyüklerinden biri olan takım. galatasaray, özellikle taraftarının diğer takımlara oranla eğitimli olması ve elit tabakadan oluşmasıyla diğerlerinden ayrılır. avrupa'da en çok taraftarı en çok olan takımdır. (yaklaşık 20 milyon) özellikle son 5 yılda büyük usta hagi'nin katkılarıyla büyük başarılara imza atmış uefa kupası şampiyonu olmuş, super kupayı da havalandırmıştır.(bkz: hagi)
(bkz: 26 mayis 2001 galatasaray trabzonspor maci)
eziklerin ve kargaların ulan nasıl bi şey bulabilirim de bu nadide oluşuma bok atabilirim zihniyeti içinde bulundukları takım..bunlar çeşitli ezik bahaneleri bularak galatasaray'ı eleştirmeye çalışırlar..bilmezler ki ne kadar komik durumdalar..türkiye'nin en iyi teknik direktörüne ve potansiyel kadrosuna sahip takımdır ayrıca
frank de boer gibi tecrubeli bir yildizi ve abdullah ercani kadrosuna katmis olan takim.
insanlara tüyleri diken diken edicek yazılar yazdırtan takım.sen eğer...bir su olsan...okyanus...bir tepe olsan...everest...bir şehir olsan...istanbul olurdun...eşi benzeri bulunmayan...bir diken olsan...gül...bir çiçek olsan...orkide...bir ağaç olsan...çınar olurdun...asırlık köklere dayanan...sen eğer...bir mevsim olsan...ilkbahar...bir içki olsan...şarap...bir bağlılık olsan...tutku olurdun...tarifi mümkün olmayan...bir kum olsan...çöl...bir taş olsan...elmas...bir kumaş olsan...ipek olurdun...en incesinden dokunan...sen eğer...bir savaşçı olsan...samuray...bir camia olsan...imparatorluk...bir zaman olsan...sonsuzluk olurdun...tarihlere sığmayan...bir kitap olsan...gerçek...bir yazı olsan...destan...bir madalyon olsan...şeref olurdun...göğsümüze takılan...sen eğer...bir ses olsan...tribün...bir öfke olsan...volkan...bir yıldız olsan...güneş olurdun...içimizi ısıtan...bir zehir olsan...şifa...bir yapı olsan...mabet...bir kuş olsan...zümrüdüanka olurdun...kendi küllerinden doğan...sen eğer...bir karakter olsan...asil...bir organ olsan...yürek...bir sembol olsan...aslan olurdun...krallığı daim kalan...bir kelime olsan...aşk...iki kelime olsan...seni seviyorum...bir sevgi olsan...anne olurdun...her şeyi karşılıksız yapan...bunların hepsi biraraya gelince...adın...galatasaray oldu...uğruna ölünse bile,asla...yalnız yürümeyecek olan...* *
sampiyon oldugu her sene "parayla sampiyonluk ne kadar kolay...", sampiyon olamadigi her sene ise "x'i aldik y'yi de aliriz, kafamizi kizdirmayin kulubu de aliriz..." tarzi elestirilere konu olan; kendisini elestirenler tarafindan maddi durumunun iyi mi kotu mu olduguna bir turlu karar verilememis futbol takimi.
parasız ve umutsuz kaldıktan sonra bir de efsanesiz ve hocasız kalan futbol takımına sahip camia. (bkz: hagi nin istifa etmesi)
şampiyon olamadığı için değil, taraftarlarının bu halini gördüğüm için kan ağladığım takımdır. bülent, arif, hakan ünsal, hagi, fatih terim, hakan şükür vs... gibi mihenk taşlarına, başarısızlık sonrasında küfür eden, siktir git diyen taraftarları görmek hiç ama hiç istemezdim. bizim hafızamız ne kadar kötüymüş. daha bir kaç yıl önce bizi sokaklara dökenler, sevinçten ağlatanlar, her futbol tartışmasında başımızı dik tutturanlar, avrupa sıralamasında bizi en tepeye taşıyanlar, iki tane avrupa kupası birden getirenler bu adamlar değil miydi? bugün küfür edenlerin akıllarına hiç mi o günler gelmez? hiç mi utanmazlar? bu adamlar geldiklerinde galatasaray şampiyonluk sayısı bakımından fenerin çok altındaydı. geldiler ve feneri geçtiler. ama önemli olan o değildi. önemli olan iki tane avrupa kupası almalarıydı. bugün gittiklerinde fener yine bizden daha fazla şampiyon olmuş durumda ama müzelerinde bir uefa bir süper kupa yok. tarihlerinde bir arsenal, bir real madrid zaferi yok. o zaman niye bu eziklik? tek sebebi fenerin bizden bir kez daha fazla şampiyon olması mı? beyler uyanın artık. siz galatasaray taraftarısınız. sizin tarihiniz hiç bir türk takımında yok. siz hala en büyüksünüz. bütün sene siz demediniz mi fener kollanıyor diye? eee o zaman niye delirdiniz şampiyon olamayınca? niye suçluyu içimizde arıyorsunuz? geçelim artık bu işleri. yok yüzüncü yılımızda fener şampiyon olmuş, yok yüzüncü yıl bu yıl değilmiş. yüzüncü yılı değerli kılacak o yıl ne yaptığınız değildir. yüz yıl boyunca ne yaptığınızdır. varsayalım sivasspor yüzüncü yılında ilk şampiyonluğunu alırsa çok büyük takım mı olacak. ya da beşiktaş yüzüncü yılında şampiyon oldu diye galatasaraydan daha mı başarılı bir tarihe sahip oldu. bu yüzyıl boyunca yaptıklarımız ortada. fenerin bizden bir tane fazla lig kupası var. beyler gidin müzeye bakın isterseniz. türkiye kupalarını, tsydleri, cumhurbaşkanlıklarını, uefayı, süper kupayı görün beyler. türkiye' de bu kadar kupası olan ikinci bir takım yok beyler. fenerin müzesinde galatasaryın müzesinde ki kupa sayısının yarısı yok. ama biz hala başarısızlıklardan bahsediyoruz. arkadaşlar bir şeyi gözümüzde büyütmeden önce biraz düşünelim. ama varsayalım ki bütün bu kupaları almadık. o zaman şu soruyu soralım; 'galatasaray neden büyüktür?' galatasaray büyüktür çünkü; galatasaray değerlerine sahip çıkan, değerlerine sevgiyi saygıyı eksik etmeyen, zor günlerde kenetlenen tek vücut olan bir takımdır. galatasarayın büyüklüğü müzesinde ki kupalardan değildir. kupalar sadece bu büyüklüğün yansımalarıdır. galatasaray büyüktür çünkü galatasaray galatasaraydır. galatasaray büyüktür çünkü biz galatasaraylıyız. galatasaray küme bile düşse biz yine galatasaraylı olacağız, galatasaray yine büyük olacak. bu değişmezdir. bu dogmadır.edit: lütfen gerçek taraftarlar üzerlerine alınmasınlar
(bkz: galatasaray in yeni teknik direktoru)
'maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmek' diyerek bu yola baş koyan ve uefa ve süper kupayı alarak hedefine ulaşan takım. renklerinin öyküsü ise şudur;galatasaray spor kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır. bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. bu nedenle, sarı-siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. bu renklerin öyküsünü ali sami yen'den dinleyelim:"birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet bahçekapı'daki şişman yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. sarı-kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. nitekim de öyle oldu." buna karşılık kuruculardan bekir sıtkı, söz konusu renklerin gül baba'nın ii.beyazıt'a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.kaynak: galatasaray resmi web sitesi
1 nisan 2005'den itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllığına adidas ile anlaşma imzalayan kulüp..
kimilerinin hayallerinin bittiği yerden gerçekleri başlayan kulüp..
olimpiyat stadini dolduracak yildizlar alacagiz derken binlerce kişiyi kombine almaktan vazgeciren transferler** yapan takim.degişik.
bı turlu sevemedıgım takım
şu ana kadar 20000 adet kombine bilet satmayı başararak bir rekor kıran takım
avrupa klasmaninda (hatta belki dunyadir bilemiycem) ilk 15e girmis kalitenin adi olan takim..
bana bütün gece silinmeyene bir gülümseme vermeyi her zaman bilmiş bu coğrafyadan çıkan en komple takım.
mart 2004 sayisinda 72. sayfasinda koyu bir galatasaray taraftari olan semih sayginer in"siz hic lacivert top gordunuz mu" sozunu mansete tasiyarak toplarin sari ve kirmiziolmasiyla ovunen dergi.(bkz: rahatsiz olmayin biz boyle iyiyiz)edit: nike fimasi sagolsun bu konuda soyledigimi tam anlamamis olacak soyle bir sey yapmis :(bkz: sari lacivert top)
en güzel sözlük bannerı.http://212.109.99.231/adimage.dll?id=3372
hiç bir sevgiliyi onun kadar sevemediğim sevgili...
avrupada ismini söylediğinizde size itibar gösterilmesini sağlayan takım.
maç eksiği ile liderliğini devam ettiren takım. bütün şer ittifaklarına karşı her daim başı dik her daim t.s.e. standartlarını fersah fersah aşmış bir futbol takımı. artık fizik kuralları kifayetsiz bu takımı açıklamakta. roma meydan muharebesi'nden sonra yeni hedef ali samiyen'i arenaya çevirip katalan boğasını hacamat etmek. ha ayrıca 3. dünya ülkelerinin de medarı iftiharı devler arenasında. "on yılda milyonlarca sempatizan devşirdik dünyanın dört bir yanında her yaştan" dedirten türkiye'nin tek dünya markası.
şu ana kadar promosyonlarla {kendi takımım olduğu için hediye demiyorum} birlikte 30000 küsur kombine bilet satmış takım... kaç kişi gider her hafta allahin olimpiyat stadına, maçlara gitmeyen biri olarak ne söylesem yalan olur...
diğer takımların resmi dergilerinden iyi olduğunu düşünsem de; ezeli rakibin şampiyonluk sayısında kendilerine yetiştiği, berbat bir sezonun ardındaki ilk sayının kapağında ''bi kere bizim uefa kupamız var'' mesajı ileterek ayar vermek bir yana, gülünç hale düşmüş dergi.
uefanin tarafli ve korkakca kararina karsilik, alternatif saha bildirmeyip, bu karara da uymayacagini aciklayan en bi delikanli kluptur.
ayrica basari taraftarlarina gore sonen bir yildiz, gercek galatasaraylilara gore ise kalplerde yildiz hatta gonullerde aydir.
en başarılı, en çok tanınan, en çok kıskanılan, en çok uğraşılan, en çok sevilen türk takımıdır, tersini söyleyen ayıp etmiştir
2005-2006 sezonunda yenilmez aslan lakaplı belçikalı eric gerets ile anlaşmış olan klübümüz
öncelikle sadece futboldan oluşmayan bir kulüp. bu sebeple takım diye adlandırmak yanlış olur. bünyesinde bir çok spor branşını barındıran türkiye'nin güzide ve tarihinde pek çok başarılar bulunan spor kulübü.. zaten kulübün internet sitesine girdiğiniz zaman sadece futboldan oluşmadığını güzel şekilde anlarsınız..
şu anki başkanını kesinlikle suçlamadığım;bütün suçun zamanında şuursuzca para harcayarak takımı o zaman avrupa'nin en iyi takımlarından biri yaptığı halde bunu gelire yansıtamadığı için kulubü bu durumlara düşüren eski başkanlarda olduğuna inandığım,türkiye'deki futbol vizyonunu 3-5 kademe yukarılara taşımış ve her zaman en önde olacağına adım kadar emin olduğum,fanatik olmasam da ömrümün sonuna kadar seveceğim takım
yükselme döneminin ardından duraklama dönemine girmiş bir takımdır.(bkz: elden ne gelir)
metallica gibi bir takim...eskiden iyiydi simdi sacmaliyor...
2004 yılına kadar özhan canaydın'ın başkanlığını yürüteceği spor kulübü...
futbol takımı sonunda yapılamayanı yaptı ve kendi rekorunu kırdı, avrupada final oynuyoruz.bunda güzel bir şey varsa da bana görünmemiştir.
fenerlilerin imrenerek baktığı, biz ne zaman böle sewinç yaşıcaz dedirten türk standartlarının üstünde bi takım...
abdürrahim albayrak'ın "allah bana onsuz yaşamak nasip etmesun" dediği kulüp...
akıllara nedense hep ankaragücü ile geliveren güzide kulübümüz.
pendik civarinda herhangi bir tesisi bulunmayan, gerek de olmayan guzide kulubumuz.
dünya tarihinde halkının büyük bir çoğunluğunun desteklemiş olduğu tek saray hükümranlığı. 30 milyon taraftara sahip olup ta, böyle tepkisiz kalmayı becerebilen tek futbol kulübüdür. taraftarlarından 20 adet san marino, 45 adet malta elde edilebilir ki; yine de bitmez tükenmez bir -tarih yazımı- işlemi söz konusudur. en büyük zevki, avrupa'da oynanan maçlarda sarı kırmızılı renklerle tribünleri donatmaktır. gurbetçi denilen kitlenin tek sevinç kaynağı olmakla beraber şu gerçeği dillere kazır adeta; "ben x takımlıyım ama avrupa da galatasaraylıyım." bu demektir ki, 4 milyon galatasaray taraftarı avrupa da, çeşitli ülkelerin altında alt-ulus tur. işte bu gerçek yüzünden ne galatasaray tarih yazmaktan vazgeçebilir ne de diğer takımlar galatasaray a yaklaşabilmek için bolca para harcayıp transfer yapmaktan bıkabilir.olmak ya da olmaya çalışmak? hangisi saray ın gerçekliğine uyar?bence her ikisi de; çünkü galatasaray hem 0-3 den 5-0 olmuştur. hem de milan maçında (3 kasım 1999) son dakikaya kadar var olmaya çalışmıştır. peki niçin her ikiside saray gerçekliğine uyar? cevap basit; galata olmuştur, saray ise cumhuriyette olmaya çalışmaktadır.
transfer yapacak parası olmayan takım
avrupa futbolunun şimarik cocugu juventus avrupa futbolunun feodal otoritesi uefa ya ve turkiye yi teror ulkesi ilan edenlere bir kac tane de pozisyon harcayarak en guzel futbol dersini veren takim. helal olsun diyorum. cani gonulden tebrik ediyorum. gurur duyuyorum. ayrica gunun birinde galatasarayi oven bir şeyler yazacagimi ruyamda gorsem hayra yormazdim o ayri.
(bkz: galatasarayin yeni transferleri)
benim aslan takımım,daha ne olsun....her ne kadar bu aralar futbol takımı pek iyi oynayamasa ve yönetilemese de her zaman saygı duyacağım yüce şey.
dunya takımları arasında en buyuk cekisme ajax feyenord arasında ikincisi ise fenerbahce galatasaray arasında (taraftar kavgalarından bahsediom bu ispatlanmıs bir istatistiktir )genelde fener taraftarı butur durumlarda onde gitmekte olup samiyen bilmem kime mezar olcak naaraları bos kalmaktadır (kimse mezara falan girmedi)aynı sekilde besiktaslılarıda kutlarım mezar olacak dedikleri zaman elbet bi bokluk cıkıo boshwer galatasaray avrupa sampionu olsanda gonullerin kralları baska bundan gocunma ama yinede helal olsun yakısır turk takımına final
uluslararası futbol tarihi ve istatistikleri federasyonu'nun yaptigi degerlendirmeye gore siralamada dunyanin en iyi yedinci takimi. bir başka deyişle dunyanin yedinci harikasi, gururumuz, sevincimiz, keyif verici maddeler kategorisine alinabilecek yegane turk takimi.
(bkz: erhan telli)
okan, ümit, emre, hakan, hagi , popescu, ilie, kosecki(çok önceden vardı ama süperdi), fatih akyel gibi yıldızlarını satıp ya da elden çıkarıp takımın belkemiğini kıran,fatih terimin canına tak dedirten, hala allahın belası spikerlerin lazio maçında(lazio top oynamadığı halde, oynasaydı lazio galatasarayın eline vereceği halde) 'birçok yıldızını kaybetti ama görüyoruz ki ruhunu kaybetmemiş' diye bahsettiği, çok yakında büyük hezimetlerini duyacak olmama kendimi alıştırmış olduğum, fatih altaylının da köşe yazarıyken yönetimine dahil olduğu, sürenin 'parası deniz yemeyen keriz' dedirttiği, turgay şerenin her yönetimine muhalefet olduğu, 1900lü yılların sonu tek rakamlarla biten yıllarında başlayan takım kurma modasında 2. sırayı alan, taraftarı olduğum kulüp...
taraftarına daha uzun seneler saç baş yolduracak, üzecek takımdır galatasarayımız. taki özhan canaydın ve kadrosu yerine işinin ehli bir yönetim geçinceye kadar.işinin ehli diyorum nedir bu işinin ehli.- ilhan cavcav ve celal doğan gibi yetenekleri keşfedebilen, futboldan, futbolcudan anlayan bir yönetim.- gelirleri arttırmak için stad projesi hazırlatıp milyon dolarlar ödemekten, sonuçta eline bir maket alıp oturmaktan, size bankadan kredi ayarlayacağım valla bak iki gözüm önüme aksın diyen adamlara para kaptırıp üçün birini tutmaktan, mali durumu düzeltmek için takımı tam anlamıyla halka açmak varken taraftarın eline 60 milyona forma satmaya çalışıp, camiadaki kaymak tabaka eğlensin diye adaya club açtırmak gibi hayali projelerden başka bir şey üretebilen bir yönetim.- mali durum uygun değil deyip ondan sonra milyonlarca dolarlık transferler peşinde koşan, pazarlık yapacağım diye 6milyon dolarlık adama peşinatsız taksitli 2milyon dolar önerip klubün ciddiyetini sarsan, ardından da tüm transfer etmeye çalıştığı adamları rakip takımlara kaptıran, en sonunda gene milyon dolarlar saçıp eşşek diye ahıra bağlamayacağınız adamları kadroya katmaktan başka bir şeyler yapabilen bir yönetim.- transfer için menejerlerin eline bakmak yerine yetenekli futbolcuların yetiştiği ülkelerle bağlantı kurabilen, oralara gönderecek doğru düzgün scoutlar bulabilen en azından bunu düşünebilecek kadar profesyonel olmayı başarabilmiş bir yönetim.- yani doğru kararları verebilen verdiği kararları uygulayıp sonunu getirebilen, klübün kısıtlı kaynaklarını en verimli şekilde kullanabilecek ve galatasarayın haklarını her platformda savunabilecek karizması ve gücü olan insanlardan kurulu bir yönetim.ancak bu özelliklere sahip bir yönetiminin çıkma ihtimali zor görünüyor. o yüzden durum hiçte parlak değil.
galatasaray kongresine ve divan kuruluna bok atanların, bundan dört sene önce avrupa'da kupalar kazanılırken galatasaray'ın yine aynı kongre ve yine aynı divan kurulundan oluştuğunu unutmuş olmaları hazindir. galatasaray omurgası belki son yıllarda futbol endüstrisinin süratine yetişememektedir ve yanlış kararlar vermektedir ama yine de kulüpte sinan enginlerin olmasını ve güven sazaktarzı baskanların görev yapmasını engelleyen yapısıyla bu omurgaya saygı duyulmalıdır.
bu güne kadar "taraftarlik" vazifesinin tekini dahi yerine getirmemis olsam bile taraftari oldugum takim..nedensiz ve sebepsiz seviyorum bu takimi ve nedensiz ve sebepsiz fenerbahceyi sevmiyorum...
uefa kupası ve süper kupa kazanıp borçta kalmayı başaran klüp. katkısından dolayı faruk süren'i ve onu seçen kongre üyelerini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.
galatasaray kulubunde baskanı divan kurulu seçmez, kongre uyeleri secer.
uefa ve süper kupayı kazananlara uefa tarafından süper paralar ödenmediği için borçta kalmış olan kulüp. şampiyonlar ligi ile karıştırmamak lazım. paraya çevrilmesi kupalarla ilgili ürünler mümkün olabilirdi ama galatasaray yönetimi bile bu başarılara hazırlıksız yakalandıkları için bunu gerçekleştirememiştir..
99-00 sezonunun şampiyonu. 4 kere üst üste şampiyon olarak bir ilke daha imza atmış takım.
son yillarda kazandigi başarilarla kucuk cocuklardan baya bir taraftar toplayan, "ilerde hepimiz gs'li olcaz" dememizi saglayan guzel takim.
2000 e damganı vurdun, ama keşke fener galibiyetiyle vurmasaydın.heyecan son haftaya sürseydi.
halen taffarel'e borcu olan takimmişiz... jardel'e olan borç ise bugun kapanmiş... hatta özhan canaydin bunun haberini bugunku divan toplantisinda almiştir... ayrica divan toplantisi demişken (bkz: osman tanburaci)
1999 - 2000 uefa kupasi şampionubaşka soze gerek yok ki..
tapılası 30 tane adamdan oluşan futbol takımı
gittikce tuhaflaşan takimimiz.kulup, başkan ozhan canaydin' in ayri, 2.başkan ve futbol grup başkani ergun gursoy' un ayri, onun asistani konumundaki yedek uye fatih gokşen' in ayri, teknik direktor hagi' nin ayri telden ve notalardan calmasiyla abuk subuk seslerin yukseldigi akortsuz, uyumsuz, bet sesli bir orkestraya donuşmuş durumda. kimin ne dedigi ne istedigi belli degil. kulubun başkani her hafta ayri bir masalla ortaya cikip taraftarlari uyutuyor. bir hafta "ozhan başkan seyrantepe' yi aslantepe yapiyor" masalini anlatiyor, daha sonra "evvel zaman icinde eski acik varmiş ali sami yen' de" muzikli masalini anlatiyor, sonraki haftalarda "ozhan başkan hagi' nin istedigi 10 numarayi aldi" masalini programa dahil ediyor, bir başka hafta "ozhan başkan monaco'da para ariyor" bolumune geciyor, taraftarim rahat olsun ben onlar icin calişiyorum diyor, kimsenin duymadigi bilmem ne kartlarindan alirsaniz bize 10 milyon dolarlik adam alacaklar diyor (bu arada adamlar sahtekarliktan iceri giriyorlar), yeni stat icin bilmem kacinci kez hayali kredi buluyor, seyrantepe' de toplu konut yapilacakmiş, satacakmiş, bilmem kac milyon dolar geliri olacakmiş kulubun v.s v.s... zihni sinir proceleri bile benim dogdugumdan beri duydugum bir riva procelerinden cok daha gercekci. bu masallara hala inanan var mi?futbol grup başkani adam transfer ediyor, teknik direktor adami oynatmiyor. yedek uye biz bilmemne' yi alacaz, diyor. futbol grup başkaninin haberi yok. teknik direktor once her mevkiye oyuncu istedim, diyor, sonra bana 2 adam lazim, diyor, takimda 3 tane santrafor oynayabilecek adamdan birini inat ugruna gonderiyor. futbol grup başkani, bizim teknik direktorde biraz tuhaf yani, onunla calişmak zor, diyor, sonuna kadar guveniyoruz, diyor. kulubun 2.başkani kendi kafasindan her seferinde, ben fransiz teknik direktor isterim, diyor. takimin 2.kaptani hakan şukur, hagi' ye gidip, umit karan kalsin dedigini soyluyor utanmadan, kimse de cikip, sana ne kardeşim, kimin gidip, kimin kalacagina sen mi karar veriyorsun, demiyor. bunu diyen adam, gun gelip, şu oyuncu gitsin de diyebilir mi?her gun medyada kolombiya'dan, brezilya' nin adini sani duyulmamiş koy takimlarindan, yunanistan'dan, romanya'dan, portekiz' den onlarca oyuncunun transfer dedikodulari cikiyor. oyuncular paralarini alamiyor. takimin 2.kalecisi, yeter ulan, bende oynamak istiyorum, diyor isyankar bir şekilde. takimda kimse oynamiyor ( ooffff yazmaktan biktim...)100. yilinda galatasaray spor kulubunun başkani eski bir basketbolcu olmasina ragmen kulubun basketbol şubesi sefilleri oynuyor, kume duşmeme mucadelesi veriyor. erkek voleybol takimi var mi yok mu belli degil. bayan basketbol takimi 2.ligde midir nedir. yuzme, sutopu ne yapiyor belli degil. galatasaray yavaş yavaş chp' ye benziyor. chp' de halka ragmen bir genel başkan var, galatasaray' da taraftara ragmen bir başkan. cikan her muhalif ses hemen kesiliyor. gazeteciler filan katildiklari programlarda başkana soru sormaya korkuyorlar, soru soranda boruyu aliyor. bu şartlardaki futbol takimi, turkiye ligindeki 3-4 takim icinden şans eseri 2.durumda oldugu icin her şey gulluk gulistanlik saniyorlar. eger daum ve aziz yildirim bir betlik yapmazlarsa bu şartlarda galatasaray' in şampiyon olmasi hayaldir.yuregimiz kan agliyor, takimimiz gozlerimizin onunde eriyeyaziyor, bize hala masallar anlatiyorlar.
1999-2000 sezonu uefa kupası şampiyonu
trabzonspor maçında aldığı 3 puanla liderliğini perçinleyen ve 3. yıldıza daha bir yaklaşan muhteşem ötesi takım.
geri geldi diye sevinen insanları ötmekle suçlayan zihniyeti, gidin de juventusu bir de siz yenin de görelim diye alay edebilecek taraftara sahip takımdır ayrıca.ayrıca bunlar da geçecektir diye şahsi yorumumu da katmak isterim. *
bugün psv eindhoven ile şampiyonlar ligi maçı oynayıp 3-1 yenilen takım.. netekim aslanlar* gibi de oynadılar galibiyet onların hakkıydı, yazık oldu..
hichbir machini izlemeden skorlari her zaman bilmemi saglayacak şekilde her gol atildiginda "goooooooooooolllll!!!!!!!!!!!", her gol yendiginde ise "senin anani var ya ben... ulan o yenir mi puşt herif..!!" gibi kufurleri baara chaara sarfeden alt komşularimizin ailecek bagimli oldugu takim... oyle ki galatasaray mach kaybederse bu evde akşam yemegi yenmiyor, müzik achilmiyor, hatta ve hatta ailenin kuchuk kizi hungur hungur agliyor... yazik diyorum... (bkz: oha)(bkz: yuh)
taraftarinin simdiki zamanda yasadagi gelecege bakan ve gecmisini de unutmayan yuzuncu yilini mutevazi bir sekilde kutlamasini bilen kazandigi kupalari abartmayip daha fazlasini isteyen takim...
türkiye'nin tek gerçeği
yuzu avrupa'ya donuk oldugu icin arka kismi da kadikoy bolgesine donuk olan futbol takimi.
fransızların istanbul'u işgali günlerinde, türk ordusu tarafından hastane olarak kullanılan liseden doğma; fransızların beşiktaş çırağan 'daki belediye binasını üs olarak kullandığını bilmeyen bok attım olducular tarafından fransız komutanı jean pierre dumouli zevzekliğinde olduğu gibi karalanmaya çalışılan, 2004-2005 sezonunda yaptığı transferler ancak futboldan anlayanlarla tartışılabilecek;yüzünü 100 yıldır avrupa'ya dönmüşken; tarihine bok atanların* sırtından bıçakladığı spor kulübüdür..
fenerbahçe gibi, 1 türk lirası karşılığı stad arazisini peşkeşleyen dönemin fanatik başbakanı ve aynı zamanda tam 16 yıl fenerbahçe başkanı olan bir şahsiyete sahip olmayan, stadının adını politikacıdan değil kurucusundan alan, bu ülkenin kurucusu belli, misyonu belli, tarihi belli en sivil kulübü. ne devlet ne de ordu tarafından desteklenen, adına xxx cumhuriyeti diye kitaplar yazılamayan, gerçek er meydanı avrupada başarılı olan tek türk takımı.yurt içinde sürekli başarılı olsalar bile , buna karşın şike yapamadıkları ve ordu/politikacı desteği işe yaramadğı için avrupaya her çıkışlarında rezil olanların sürekli kıskandığı avrupa fatihibaşkalarının hayallerinin bittiği yerde gerçekleri başlayan camiakalplerde yıldız gönüllerde ay seni çok seviyoruz şanlı galatasaray
100. yılını kutlayarak ; sonunda "doymuş" futbolcularını motive edebilecek tutarlı bir neden bulan , şampiyon olamazlarsa da alayının boku yiyeceği , tarihe geriden geçecek klüp .
fenerbahceyi turk derbi tarihinin en farkli skoruyla 7-0 yenmis olan takim
yenilince cumhurbaşkanı'nın kafasına su ve ayran şişelerini atmayan takım.
fenerbahçe'nin elinden kupayı alıp sahasının ortasına bayrak diken takım.
futbolcularını dövmeyen takım.
(bkz: küme düşmek)
yaşadigi onca başarida yaşadigi onca para sikintisina ragmen, sirtini cevirip takimini birakan bir tek futbolcuya dahi sahip olmamiş sevgi yumagi.paranin herşey demek olmadigini kanitlamayi bir gorev bilmiştir kendince.
bayan basketbol takımı ezeli rakibi fenerbahce'ye yenilerek kume dusmus asırlık spor(!) kulubu
hazirlik maclarinda saman alevi gibi parlayip sonen takimimiz. oynadigi maclarin bazi kisa surelerinde guzel sinyaller vermesine ragmen cl icin henuz hazir olmadigi gorulmektedir. ozellikle defans sorunu cok acik bir şekilde ortadadir. kaptan bulent korkmaz' in neden hazirlik maclarinda frank de boer' in yaninda oynatilmadigi bir soru işaretidir. yeni hizir transferlerden gabriel tamas 'in iki onemli hazirlik macinda (berlin ve inter) oynadigi kotu futbol umutsuzluk yaratmiştir. hazirlik maclarinda, hakan şukur ' un artik son kullanim suresini doldurdugu ve acilen iyi bir striker ihtiyaci oldugu ve umit karan' in daha cok calişmasi gerektigi hatta ne kadar calişirsa calişsin onun kapasitesinin ve yapacaklarinin bundan ibaret oldugu ve bu şekilde kabul edilmesi gerektigi anlaşilmiştir. ayrica orta sahadaki genclere abilik yapip onlari cekip cevirecek bir beyine ihtiyac duyulmaktadir. son bir kisa not olarak; hakan unsal' a daha ne kadar tahammul edilecegi bilinemeyen takimimiz.
gücün karanlık tarafını fazlasıyla kullanan ve bunun kendisine sagladigi olanakları en fazla kendisini bi sekilde sevenleri uyutmakta kullanan bir mekanizmadır galatasaray. hayatta en fazla antipati duydugum seylerin basinda gelse de galatasarayın olmadigi bir yasam mucadele gucumu,umudumu yitirmeme neden olabilirdi.cok klise babaanne deyimiyle "kötüyü yaşamadan iyinin degerini bilemezsin" felsefesine bagli bi sey bu.gecmisteki birkac ana yolculuk etmek gerekirse(sevgili gunluk):once tanju colakin monacoya gol attigi gun "goolll" diye bagirdigimda babamın "bu pezevenkleri mi tutuyosun" diye cikismasina anlam verememis,adamın 40 senelik yasam tecrubesini kaale almayıp ilker yasinle birlikte cosmustum.sonrasinda mustafa denizlinin "allaaaahhh" diye kolnde 40 bin kisinin onunde yari finali kutlamasini hatırlıyorum. o gun en az galatasaraylılar kadar sevindigimi,son 15 dakikada monaco gol atmasin diye acaip bir heyecan yasadigimi da kabul etmeliyim(itiraf.com a donduk simdi de)yalnız nolduysa ondan sonra oldu."hihoho olm kapıkuleyi gecemezsiniz siz" diye asagilamalar, "abi gassaray avrupada super,helal olsun adamlara" vari futboldan anlamayan insan replikleri,bunun uzantısı turkiyede de kollanma ve 90lı yılların dillere destan adaletsizliginde milat olması bu kulubun.burda dipnot olarak bir fenerbahce taraftarı oldugumu ve ozellikle 40lı 50li karanlık yıllarda fenerbahcenin kazandıgı pek cok istanbul sampiyonlugunda da karanlık gucun etkisi oldugu ihtimalini kabul edebilirim.en azından tartismaya deger gorurum.bu ulkede guclu kimse onun fasizan borusu otuyo cunku surekli.ama sarı kırmızı camia acık secik kanıtlara ragmen bugun hadi kabul etmeyi bırakın tartıstırmıyor bile.(burda da siyaset meydanı tadı oldu)nihayetinde golgede ve guneste futbolun golgedeki kısmıdır galatasaray.kulubun isleyisi,dinamikleri,topluma kazandırdıkları hakkında hicbir sey bilmezsiniz nerdeyse.bir okul*mezunu olmanın erdem sayıldıgı,bunun dısında kalanlara ikinci sınıf insan muamelesi yapılan belki de yeryuzundeki tek kuluptur galatasaray.tutuculugun,sanayi devrimi sonrasi zengin sınıfının isci sınıfına yonelttigi bakısların reenkarnasyonunu gorebiliriz onların suratlarinda.burda konuyla alakasız gibi gorunse de besiktasli bıyıklı bir yonetici amcanın "biz bu mosyoler takımını her zaman yeneriz" deyisini cok ozlu buldugumu da belirteyim hemen.evet kahve muhabbeti ama mosyolerin kulubudur galatasaray, sokakta kofte satan,ayakkabı boyaciligi yapan galatasaraylı yok mudur? vardir,ama cok acık ki pavlovunkine benzer sartlanmalarla donatılmıstır,hukmetmeyi,guclu olma istegini duymaktadir ve bunu sarı kırmızı renklerde bulmustur. ya da cocukken bilincsizce bir tercih yapmıs,hala suurunu kazanamadıgından girdigi yanlıs yolda devam etmektedir. ama olsundur dusman orduları guclu olsun ki biz de savasa o ciddiyetle hazırlanalımdır.felsefi zeminde benim kafamda bunlar donsun dursun isin asil onemli kısmı olan futbol takımı soz konusu oldugunda varsa yoksa spot ısıklar altında en guzel renklere boyanip size sunulan sey mevzubahistir.surece degil sonuca deger veren guzide bir takımdır geleneksel olarak.ligin son macında 1-0 galibiyetle bile sampiyon olabilecekken maci 8-0 kazanacak kadar da huner sahibidir.kendilerine yıllardır bu konuda yeni bisey soylenmese de hala "aaa bak bu hafta fenerde boyle bi gol attı,biz atsak sike yaptın dersiniz" seklinde savunmaya gecen ic huzuru,ozguveni yuksek bir takımdır.gercek anlamda avrupalılıgını kulis faaliyetleri ile,politikayı iyi bilmesiyle ortaya koyar kanımca.14 yıllık sampiyonsuzluk doneminde sarı kırmızı renklere gonul vermis bir abime "yaw galatasaraylılarin sayisi iyice azaldı galiba" diye takıldıgımda "yok olm bazimizi kaldirip sokaga cıkacak yuzumuz yok" cevabını alarak skora ne kadar onem verdiklerini de gormustum.iyi ki o gunlerde silinip gitmediler...galiba acilarin takımı olmaya dayanamıyorlar kendileri.tum guzelliklerin sahibi ikiz ama dusman kardesi sarı-lacivert camia ise "yenilsen de yensen de" felsefesinin muhafız kulesi olmayı surduruyor bugun bile...gecen yılın hafızalarda kalan en enteresan pankartlarından birini acan taraftardır galatasaray taraftarı.soyleydi galiba:"14 sampiyonluk,uefa kupasi,avrupada ceyrek final,gercek efsane biziz".boyle biseydi.sourtimes sınırları icerisinde de buna benzer 100lerce entry vardır heralde.halbuki bir kulubu buyuk yapan fenomen yapan bunlar degildir. real zaragozada uefa kupasını kazandı ama simdi ispanya ikinci liginde kume dusmemeye oynuyor.portonun avrupada galatasarayın hayalini kuramayacagi basarilari var,ingilterenin efsane mavi beyazlari manchester city ve everton maclarini 50.000 kisi ortalamanin altinda hic oynamadi(hatta man city ikinci lige dustugunde bile bu ortalamanın altına inmedi) bu koklu kulupler bile isimlerini dunya kulubu olarak zikredemezken galatasaray bu havaya girdi ve zaten o havayla sisirdikleri balonda cabuk cakıldı yere.futbolu biraz bildigini iddia eden,kafayı yoran ve tabii ki simon kuperin kitabindan haberi olan herkes icin futbol asla sadece futbol degildir.gelenekleri,aidiyet hissi,binlerce insanla ortak hissiyat kurma ve tamamiyle sayamayacagim bir suru sey icerir.galatasarayda bunların hangisi var? cevap e secenegi olmasin? kandırılmıs;guce,hırsa,sahte duygulara kurban edilmis bir taraftara yine de sefkat duyuyorum*star warsla basladim cuk oturacak bicimde lotrle bitiriym.galatasaray turkiyenin sauronudur.kapaksız alevden goz olmanın otesinde ete kemige de burunmustur artık,bunu saglayanlar,insanin icinden esit sartlarda rekabet,zekayı ve mantıgı iyiye kullanma, guclu de olsa rakibini kucumsememe,saygı duyma kavramlarini icimizden sokup alanlardir. "ne diyosun bee sacmalıyosun" tepkisiyle okuduysaniz suphe duymayin siz de onlardan birisiniz. yine de karsinizda bir muhafız kulesi bulcaksiniz mutlak.bir gun 3 diregin arasindan 6 defa gececek top ve olay orda donecek.dondu bile..
nantes takımını deplasmanda yenerek şu anda dışarıda salvo atışlara neden olmuş olan takım*
futbolda, türkiye ' nin ortak mutluluk ve gurur paydası.
başli başina bir araştirma konusudur galatasaray.araştirma sonucunda karşilaşilan bulgularda; elde edilen başarilariyla, yonetim sistemiyle, teknigiyle, taktigiyle ilgili akil sir erdilemeyen noktalara karanlik guc denmesi hoş bir yaklaşim olabilir.sunulacak rapora ayri bir gorunum kazandirabilir.bu yaklaşimin sebebi rapora ayri bir gorunum kazandirma hirsindan cok star warsin ve lotrin biraktigi gizemli duşunce tarzinin hayata yogun etkisinin bir sonucu da olabilir pek tabi.
efsanenin kestaneye dondugu su ulkede iyi ki varsin galatasaray!!
fenerbahçeli olmama ragmen takdir ettigim avrupa takımı.
an'ların takımı..gelip geçici heves..balon..çirkef..
10 paragrafla anlatılanı ancak 2 yasinda cocuga anlatir gibi anlatırsaniz idrak edebilen,basariya tapan,baska bir seye anlam ver(e)meyen bir camia. hepimiz icin bakıp ibret alınacak faydalı bir olusum.
geleceği pek de parlak görünmeyen takım. zira şu an için borcu boyunu aşmış durumdadır. galatasaray'ın en büyük maddi kaynağı olan kendi sahasındaki maçlardaki hasılatları da (maçların olimpiyat stadında oynanması ve taraftarın ligdeki durum nedeniyle maça ilgi göstermemesi sebepleriyle) yok denecek kadar azdır. 2003-2004 sezonu başlamadan emekliliğini ilan etmesi gerekecek (33+ yaşta) en az 3 banko oynayan (şu an için) futbolcusu vardır. bu futbolcuların yerlerine büyük ihtimalle kumar sayılabilecek (romanyadan, macaristandan, afganistandan) genç (18-19 yaşında) futbolcular alınacaktır. şayet galatasaray bu sene ilk 2'ye giremez ve şampiyonlar ligine gidemezse şampiyonlar ligi gelirinin de yokolocağı (bu sene zaten geçti, seneye de para kazanamayacak böyle giderse) düşünüldüğünde galatasarayın ne kadar büyük bir batağın içinde olduğu gözlerden kaçmamaktadır. yani şu an için galatasarayın başında bulunan tehdit galatasarayı değil galatasarayın geleceğini tehdit etmektedir. ayrıca fatih terim miadını doldurmuştur (her futbolcudan bir ses çıkması, fatih terimin olayları kontrolüne alamaması vb. nedenler yüzünden) ve yerine aynı iddialı yapıda bir teknik direktörün bulunması da bir o kadar şart ve zordur.
galatasaray için acil toparlanma planı: galatasaray acilen yuvasına* dönmeli ve en azından taraftarı ile barışmalıdır. galatasaray takımında her kafadan (bülent korkmaz, mondragon) bir ses çıkmaktadır ve ortaya çıkan bu kakafoni galatasaray'ın bütünlüğüne zarar vermektedir. bunun için çeşitli futbolcular (hakan şükür, belki ergün (biraz daha aktif bir insan olsa)) takım içindeki düzen için kontrolü ellerine almalıdır. fatih terim eğer kalmakta ısrar ederse bu kakafoninin mimarı bazı futbolcuların (bülent korkmaz) kellesini uçurmak, bazı futbolcuların da (mondragon, sabri) kulağını çekmek zorundadır. tabii bunun yanında aşı olarak bundan sonra alınacak genç ve ucuz futbolcuların da (çünkü daha fazlasını karşılamaya maddi güçler yetmeyecek) iyi çıkması ve maddi zorlukların (borç) aşılması için çaba gösterilmesi gerekmektedir. (bunlar nitekim daha zor hedefler)
afrika'da, asya'da, avrupa'da, türkiye denince akla gelen ilk isim.
2004-2005 futbol sezonunda maçlarını yeni ali sami yen stadı inşaatı'nda oynayan futbol takımı. dışarıdaki inşaat panosu öyle diyor en azından...
transfer politikasinda, sahip oldugu futbolcularindan birisine transfer teklifi geldiginde "bizden x i alirsaniz, bizde sizden y yi aliriz...hadi simdi yiyosa gelin alin" gibi tehditlere yer olmayan yegane takim.
galatasaray spor klubunun satislarindan degil fakat reklam gelirlerinden parayi goturdugu dergi.
kurulduğu yıllarda bünyesinde çim hokeyi takımı bile bulunduran, türkiyede uzun yıllar amatör sporların liderliğini yapmış olan kulüp. lakin kötü yönetimler zinciri yüzünden elde kalan az sayıdaki branşta bile başarıyı yakalamakta zorlanmaktadır. taraftarı, öğrencisi 4 sene evveli dahi mumla aramakta, ezeli rakiplerinin akıllı ve uzun vadeli başarılı planlarını üzülerek izlemektedirler.
rigobert song, stjepan tomas ikilisinin yaninda dinamik saidou ve top kesecek on libero flavio conceicao'yu koyarak gecen sene en cok sikinti cektigi bolgede eksiklerini tamamlamis,bir de 10 numara krizini atlatabilse eski gunlerine donebilecek takim
turkiye halkının krizle bogustugu günlerde biraz da olsa vatandaşın yüzünü güldüren futbol takımı.
(bkz: jorge loureiro felipe)(bkz: deja vu)(bkz: franck ribery)
türk futbolu'nun emrah ı olmaya doğru emin adımlarla yürüyen 100 yıllık çınar. fenerbahçe ortega gibi bir adamı süründürebilir, pvh gibi adama kapıyı gösterebilirken, galatasaray onca ismine ve enternasyonel havasına rağmen sürekli şamar yemektedir gavur birliklerinden. önce inter dadanmış, hakan şükür, emre ve okan'ı bedava kapmıştır. galatasaray ise sadece isyan edebilmiştir bu duruma. ardından da bugün acı haber tüm futbolseverleri ve özellikle de sarı-kırmızı yürekleri yakmıştır. cimbom'un bu kadrosunda tutunabileceği tek dal olan franck ribery elini kolunu sallaya sallaya om'ye transfer olmuş, hasnun galip'tekiler ise sadece emrah gibi boyun bükmüşlerdir. ezilen yılgın ve bıkkın bir camia olmaktadır avrupa aslanı ve bu haline bir fener'li bile* içten bir şekilde üzülmektedir.edit: hakan şükür den epey bir üç beş kuruş gelmiş sanırım. (bilgi:kveldulv)
asillerin kulübü, turkiye'nin gururu, en cok kiskanilan, en basarili ve en karizmatik takim.
bu sezon eğer sahasındaki yimpaş yozgatspor maçını da kazanırsa, sahasındaki tüm maçları kazanmış olacak; ama yine de fenerbahçe kadar, bu başarısı nedeniyle kafa ütülemeyen takım...
'' amacımız, bir isim ve renk sahibi olmak, yurtta ve dünyada zaferler kazanmaktır. '' ali sami yen 1 ekim 1905 ve...2000 uefa ve süper kupa şampiyonu
türkiye 1. futbol ligi 2001-2002 sezonu şampiyonu olan takım**
15.kez sampiyon olmus olan takim.*
"matematiksel kesinlik kazanmadan asla şampiyonuz demeyeceğiz" demecini verip üç yıldızlı t-shirtler, şapkalar yaptırmaktan da geri durmamış, iyi de etmiş takım, her zaman her koşulda taraftarı olmaktan gurur duyacağım takımım. tek büyük.
(bkz: 2001 2002 sezonu turkiye 1 ligi futbol sampiyonu)(bkz: ucuncu yildiz)(bkz: dogustan şampiyon)
28.04.2002 tarihi itibariyle şampiyonluk turlarını atmaya başlayan takım..
haftaya ali samiyende düzenleyecekleri şampiyonluk turlarında,orta sahaya ücüncü yıldızlarını helikopterle indirecekleri istihbaratını aldığım ve buda yetmez marsa ilk cimbomluyu ne zaman göndereceklerini beklediğim*,neler neler artık dediğim güzide takim...
bundan sonra (en azından bir yıl süreyle) bütün türk futbol takımlarının en rütbelisi, komutanını tanı demek düşer bize de...
butun yil her entryde savundugum ve sonunda sampiyonluga ulastigini gorme serefine erisip sevindigim, taraftari olmaktan gurur duydugum takim(im).(bkz: galatasarayliyim)
son şampiyon
tüm şaibe söylentilerine rağmen altı haftadır gol yemeyen, kendi sahasındaki 2001-2002 sezonu maçlarının tümünü kazanarak, şampiyonluğu dibine kadar hakeden takım.*.ayrıca kazanılan bu şampiyonluk bir atasözünün* ne denli doğru olduğunun da kanıtı olmuştur.
franck ribery'nin çok güzel tasvir ettiği güzide kulüp >> http://www.antu.com/...r/manset/ribery_cizgiroman.jpg
turkiye cumhuriyeti'nin 28.4.2002 itibariyle en cok sampiyon olan takimi (bkz: onbes) turkiye'nin en cok kupa kazanan takimi oldugunu, avrupa'da kupa kazanan tek takimi oldugunu, yani bu memleketin en basarili takimi oldugunu izah etmeye zaten luzum yokancak 28 nisan 2002 itibariyle belli olan baska bi mevzu daha var ki * * *
üç kez yönetim değiştirdiği, yıldız futbolcularının pek çoğunu kaybettiği ve yerlerine çoğu daha daha önce hiç şampiyonluk yaşamamış oyuncular aldığı,kadrosundaki bireysel yeteneği en yüksek oyuncunun* sezonun yarısını sakatlık yüzünden klübede geçirdiği,pek çok maça sakatlıklar ve kartlar yüzünden ideal kadrosuyla başlayamadığı bir sezonda üstelik de medyaya rağmen şampiyon olarak türkiye'nin gerçek manada kurumsallaşmayı en iyi beceren klübü olduğunu kanıtlayan takım.başarının büyük ölçüde kişisel becerilere ve gaza endeksli olduğu bu topraklarda yeterince çalışılırsa ve inanılırsa sistemin de kazanabileceğini gösteren takım.güzel takım büyük takım yürekli takım.
turkiye halkinin krizle bogustugu donemde herseyi unutturmak icin kullanilan futbol takimi. ayrica cocuk sarkisi kivaminda bir italyan cocuk korosu repertuarina girebilecek marsa sahip takim. cimbom vikvikvikvikvik....
yapilan inanilmaz kotu yatirimlarla adeta coken , bi daha da hayatta toparlanacagini sanmadigim, tek tesellisi girtlaga kadar borcla kazanilan bir uefa kupasi olan , artik tutmaktan utandigim spor kulubu...
turkiyeye ilkleri yasatmayi adet haline getirmis,3. yildizi gogsunde yasimaya hak kazanmis, sevenleri sevincten cilgina ceviren sevmeyenlerini sinir ve hasetle catlatan spor klubu.gerci sadece futbol alaninda bu kadar basarili*
(bkz: sampiyon cimbom)
(bkz: son şampiyon kim)?
n senede (n-1) kere şampiyon olduk sözünü..:n=1*, n=2, n=3 .. n=6 ya kadar gerçeklemiş takım*
kendisini elestirmek isteyenlerin sacmaladigini apacik herkese kanitlayacak kadar buyuk takim, haftasonlarinin 12 saatini ankara istanbul yolunda gecirme nedeni, mutluluk kaynagi, sampiyonluk naralari attiktan sonra bugun binlerce insanin sokakta basini egerek dolasmasinin sebebi.(bkz: hayallerle yasiyor bazi ibneler)(bkz: guldurmeyin lan ibneler)
duydugum en guzel tezahurati bestelemis taraftarin gonul verdigi takimsoyleki:sevincler bizimdir huzunler sizinavrupa bizimdir erzurum sizinkupalar bizimdir saplari sizinfenerli olanin ben aklini sikim.
medyanın ikiyüzlülüğünü gösteren takım.(bkz: gs dan bu sene bişey olmaz)
mutluluktan sarhoş ettiği günleri özleten, ağlatan, sinir küpü eden takım.
ortada anlatilacak 10 paragraflik bir olayin olmadigini idrak etmiş taraftarlara sahip takim.herşey cok acik, hedefi sadece turk futbolundaki citayi olabildigince yukseltmek olan, actigi yolda diger takimlarin da ilerlemesini, gelişmesini isteyen buyuk bir camiadir galatasaray.ayrica başariya taptigi da sadece bir tahmin olsa gerek.ki boyle birşey gercek olsa bile, her durumda; beton yiginlarindan oluşan tesisleri bir ovunc, bir hirs kaynagi olarak benimsemekten iyidir, hoştur.
bu seneye kadar avrupa'daki her rakibin korkulu rüyası haline gelmiş stadı olan, fakat bu sene o stadda karşısına gelen her avrupalı rakibine puan kazandıran "aaaaaaaah ulan ah maziye bir bakıver ne kadar şendik" dedirten takım... (bkz: ali sami yen stadı) (bkz: welcome to hell) (bkz: neler oluyor bize)
hala da 4 sene oncenin uefa sampiyonu olmus kadrodan 33 yasinda falan adam bulunduran, bunu 90 dakika hic bi bok yapmamasina ragmen sahada tutan, bursanin cokuşune sebep olup kume duşurmuş bir teknik direktoru sirf eski ve iyi futbolcusu diye teknik direktor yapmiş(mantik bunu gosteriyo, adam ne romayan milli takimini takim yapti, ne bursayi takim yapti) futbol takimi. yanliş işler peşindeler.
özellikle 14 senelik şampiyonluk özleminin dindirilmesinin akabinde,adım adım ve kademe kademe kaydettiği ilerleme ile günümüz itibariyle türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük başarısına imzasını koymuş büyük camia.yukarıdaki paragrafta iki kelime ile yoğurdun kaymağı şeklinde değinilen özlemin dindirilişini ve ilerlemeyi biraz deşersek, en dipte jupp derwall'in beyaz t-shirtü,gözlükleri ve gölgesindeki kıvırcık saçlı mustafa denizli'ye rast gelinir.derwall'in galatasaray geleneğine ektiği önemli tohumlardan biri alman modeli olarak tabir edilen oyun düzeni idi.bu model almanların makina düzenindeki zevksiz takım oyununu esas alırdı ki zaten o dönem oyuncu kalitesi ile büyük kulüplerin hatırı sayılır mesafede gerisinde olan türkiye'nin ekip oyunu ve disiplin ile belli bir açığı kapatmasına ön ayak olmuştu.nitekim yerine gelen mustafa denizli de benzer görüş ve modeli ile,türkiye'de o dönem hayal dahi edilemeyen başarılara yine adım adım ve sabır ile yol almış,aynı renklere gönül vermeyenlerin bile onunla beraber tanrıya şükretmesini,kimilerinin ağzına yüzde 51 şans klişesini pelesenk ettirmiş,zamanın büyük golcüsü tanju çolak'a "ben yarı finalde real madrid 'i istiyorum" dedirtecek kadar büyük ufuklara yelken açmasını sağlamıştır.futbolcusuna ve dolayısı ile camiasına büyük ufukların peşinde koşulmasını amaç edindirtmiş galatasaray kulübü,bu mantelite ve görüş çerçevesinde yürüyedurarak türkiye'ye şampiyon kulüpler kupasında yarıfinali tattırdıktan sonra,ilk kez şampiyonlar ligi'ne kalmış,ilk kez şampiyonlar ligin'de çeyrek final oynamış,ilk kez ve tarihte tek olarak "namağlup" uefa kupasını almış ve tanju'nun zamanında rakip olarak istediği kulübü eleyerek süper kupa'yı müzesine götürmüştür.bu noktada zamanında denizli ile yumruk şov yapan ve sevinen lacivertli beyazlı,sarılı siyahlı taraftar grubu benzer bir ilerleyişi kendi kulüplerinde görememenin acısı,galatasaray taraftarının geleneksel rekabet gereği kızdırıcı,kinayeli söz ve pankartları ile "nooluyoz ulen" kıvamına gelmiş ve genel itibari ile günü kurtarnak gayeli,ama onu dahi kurtarmaktan aciz yönetim tavırları,politikaları nedeniyle "nasılsa bir ortega daha gelir" görüşüne kendilerini de kaptırmışlardır.gelen veya giden ortegaların uzun vadede birşeyleri değiştirmeyeceğini,"yenilsen de yensen de" görüşünün zaten olması gereken olduğunu ve başarısızlıklarda övünç kaynağı olarak görülmemesi gerekliliğini,yani önemli olanın her daim kaynayan kazanların altına odun yollayan "içerideki irlandalıları" bulmak olduğunu,dindirilen özlem devirlerinde yakalamış olan galatasaray,maalesef özellikle son 10-12 sene itibariyle hayali başarılarla övünemeyen,karşı düstur olarak saldırıyı ve ortada folu ve hatta yumurtayı dahi görmeden suçlamalar güdümleyen diğer büyük kulüp taraftarlarının ve yönetimlerinin hedefi olmuştur.galatasaray gibi tarih olmayı hedeflemek yerine,küçük hedeflerde kalan biçare gönüller,başarılıyı aşağı çekmeyi yeğ tutmuşlar,türkiye'deki farklı galatasaray galibiyetlerine şike,avrupadaki farklı deplasman galibiyetlerine şans demeyi çıkar yol olarak seçmişlerdir.o da mı şans bu da mı şike derken galatasaray kulübü dünya üzerindeki futbol döngüsünde türkiye'nin en büyük takımı ve hatta fifa'nın istatistik değerlendirmesinde bir dönem 1 numara olmuş,diğerleri ise türkiye'nin en büyük takımının ezeli rakipleri olarak tanınmışlardır.basit bir misal teşkili açısından yakın zamana dek,dünya'nın ön sırada anılan haber kuruluşlarında galatasaray'ın başına açıklayıcı bir sıfata gerek duyulmazken,güzide kulüplerimiz fenerbahçe ve beşiktaş'ın başına "turkish side" denilmesi zaruri olarak görülmekteydi.türkiye içerisindeki başarılara göz sallandırıldığında da farkedilir ki yine en'lerde ve ilklerde galatasaray imzası vardır.ilk akla gelenler üst üste 3 kez şampiyon olan ilk,4 kez şampiyon olan ilk ve tek takım,en çok türkiye kupası,şampiyonluk kupası kaldıran ve herkesin rütbesini bilmesi gerekliliğini vurgulayan ilk takım*.galatasaray'ın başında olduğu dönemde mustafa denizli'nin belirttiği tarihi beyanat gereği:"türkiye'de başarılı olursanız;istatistik olursunuz,avrupa'da başarılı olursanız;tarih olursunuz"
her ne kadar girilen entrylerin hemen hepsi futbol uzerine yogunlasmasi ne kadar galatasarayli oldugmuzun bir gostergesidir. ama gecen sene dogru durust 90 dakika mac yapmayan fatih akyel e verilen para bile basketbol subesinin bir cok sorununu cozebilirdi. her ne kadar uefa kupasini almakla sevinsek de, futbol disindaki tum branslar kan agliyor.
galatasaray used to glorywednesday, 30 july 2003 the most successful team in turkish football history, galatasaray sk have turned themselves into a force to be reckoned with, winning the uefa cup in 2000. they have also often embarrassed the best europe can offer in the uefa champions league - especially in front of their fanatical supporters at the ali sami yen stadium. trophies galoresince their foundation in istanbul in 1905 through to 2003, galatasaray have won an astonishing 43 domestic trophies, including a record 15 league titles (significantly, one more than city rivals fenerbahçe sk) and a record 13 turkish cups. they were the first team to win the championship three times in a row (from 1971-73), a feat they then surpassed between 1997 and 2000 with four successive triumphs. given that record, it is something of a mystery how they managed to go 14 years after 1973 without winning the league once. derwall the transformerthat all changed with the arrival of jupp derwall as coach. the german transformed not only the club but also turkish football as a whole, to such an extent that at the 2002 fifa world cup in korea/japan, turkey - with five galatasaray players in the squad, including one of the stars of the tournament, hasan sas - reached the semi-finals. fundamental changesderwall altered the mentality of the club, making fundamental changes and his team responded by finally taking the championship again in 1987. his successors in the coaching role, including karl-heinz feldkamp and fatih terim, have continued the good work, consolidating galatasaray's position. the team won seven out of ten championships from 1992-2002 and also became the first turkish side to reach the quarter-finals of the champions league where, despite winning the first leg, they were knocked out by real madrid cf in the 2000/01 competition. finest momentgalatasaray's finest moment, though, came in 2000 when they became the first turkish side to win a european trophy, beating arsenal fc 4-1 on penalties following a goalless draw in the uefa cup final. terim, who coached the side to that triumph and to their four league titles in a row, returned to the club in may 2002 after a brief sojourn in italy with ac fiorentina and milan ac. (bkz: uefa com)
bu akşamki maçları sürecinde uğur getirecek miyim acaba diye düşündüğüm takım....(hayır bir beşiktaşlı olarak izlediğim her maçta ortama girer girmez galatasaray gol atıyor arkadaşım sinir oluyorum yahu.......)
(bkz: aşk)(bkz: olumune sevmek)(bkz: vazgecememek)
turkiye devletinin vatanın guzelliklerini tanıtmak, turizmi canlandırmak amacıyla yıllarca yaptıgı reklamların ve bilimum organizasyonların getiremedigi basarıyı turkiyeye 120 dakika icinde kazandırmıs olan takımdır. ( daha ne yapsın )
cem uzanin baskan olmadigi ve su an cezali oldugu icin hicbir faaliyette gorev alamayacagi bir futbol kulubu. ayrica kendi takimlarinda bisey bulamayip buraya mundar mundar yazmaya calisanlari da hosgoren takim.
turkiye ligi sampiyonlugunu, turkiye kupasini, ve cumhurbaskanligi kupasini en cok kazanan (baska birsey kalmadi sanirim) takim olmasinin disinda ayrica avrupada da bir turk takiminin erisebildigi en buyuk basariya ulasmis, dunya 'da turk futbolu denince akla gelen ilk isme sahip olan spor klubumuz...
yaptığı inanilmaz kötü yatırımlarla şu anda çökme noktasına gelse bile ileride gayet güzel toparlanacak takımdır, çünkü arkasında kötü geçen iki sezondan sonra galatasarayli olmaktan utananların değil, üst üste onyedi sezon yedinci olsa bile takımına bağli olan camiasinin desteği vardir... bir daha hayatta toparlanacağini sanmamak da toyluktur, yanlıştır, hem de çok yanlıştır, çünkü bu takım on seneye düzelmezse bizzat ben çıkıp toparlayacağım, bu da böyle bilinsin.
100. yılında ismi, tarihi seçkin camiası, vefalı taraftarı, bitmeyecek kredisi, dünya yıldızlarından oluşan bir teknik kadrosu, muhteşem tesisleri, değişilmez sevgisiyle başarıya koşmasını canı gönülden destekleyeceğimiz, bu sene başarılı olmasa da asla adını kötü olarak anmayacağımız, yöneticilerin ve kişilerin geçici olduğunu bilerek aslolanın vefa ve galatasaray sevgisi olduğunu haykırarak yürüyeceğimiz, nice yıllara başarılarla koşmasını beklediğimiz asil kulubümüz.
abi nasil bir guzelliktir galatasarayli olmak bilmiyorum ki. tekrar tekrar (bkz: şanli galatasaray) ve dinleyiniz bir yerlerden bulup.
kazandigi basarilarla ozellikle doksanli yillara damgasini vurmus, hicbir turk takiminin yapamadigini ve yakin bir gelecekte de yapamayacagini gerceklestirmis takimdir galatasaray. stadi, oyuncusu, teknik direktoru, parasi olmasa da taraftari her zaman olacak takimdir galatasaray. kimileri tutmaktan utansa da, degil alti; onalti yese de, kume dusse de her zaman onunla gurur duyacagim takim olacaktir galatasaray.
türkiye birinci liginde de ilk olarak göğsüne 3 yıldız takıcak olan , önemli olan takım ruhudur u bir daha hatırlatan , seneye inşallah 16. şampiyonluğu ve şampiyonlar ligi şampiyonluğunu kazanacak takım. (bu arada türkiye kupasını da unutmayalım)
hayatım boyunca hiç yanılmayacağım seçimim..
şu vakitler her ne kadar avrupa şampiyonlar liginde başarısız olsada elbet yakın zamanda toparlanıp kendini gene bu aleme kabul ettirecek futbol takımı.ben tekrardan şaha kalkma olayının 6 kasım tarihindeki fenerbahçe maçıyla gerçekleşeceğine inanıyorum,barcelona'yı da yenip eski günlere dönecektir.
dünya takımları istatistiklerinde 1 numaraya çıkmış takım
bugun kahve içip eurosport news seyrederken feyenoord - borussia dortmund maçindan bahsederken uefa kupasi'nin en son kazananlar çikti... çok duygusal bir insan değilim, uzun galatasaray backgrounduma rağmen fanatik bir taraftar da değilim, ama ne yalan söyleyeyim, o sirada "1999 - 2000 galatasaray" yazisini gördüğümde duygulandim... bunu yaşattiği için minnettar oldugum takimim, bunu yaşadiği için şanslı taraftarla sahip takim...
birisinin bedduasının tutmasıyla bu durumlara düşen takımım (bkz: lucescu)
ezeli rekabette fenerbahce'den 24 puanlik bir fark yiyerek bir rekora imza atan, en zor zamanlarinda fenerbahce'ye destek olan en centilmen spor kulubu...
türkiye süper lig şampiyonluğuna 1/4.5 verilen klüp. yani şimdi 1 milyar yatırırsanız mayıs sonunda 4,5 milyar lira alıyorsunuz* fatih terim'den kurtulduktan sonra hagi ile çoşacağı kesin, eminim, herkes emin.
2002-2003 sezonu şampiyonlar ligi'ne, doğrudan* katılacak takım...
büyüklüğüne dair soccernet in şu ifadeyi kullandığı futbol takımı;-you cannot afford to finish second in the table at galatasaray(g. sounness in kovulmasıyla alakalı olarak) http://soccernet.espn.go.com/...id=268670&cc=5739
bir izmirli olarak altay ve göztepe 'nin 1.lig'e çıkmalarını gönülden desteklememin tek nedeni galatasaray'ı izmir'de görebilmekti.futbol izlemenin son derece zevksiz olduğu izmir atatürk stadı 'nda, galatasaraylılar'a yalnızca kale arkasıayrıldığı için vahşi göztepe taraftarlarının arasında, her atakta önce "yürü be" diye fırlayıp sonra "kesin anladılar, kız falan dinlemeyip dalacaklar" diye korkarak, otur kalk şeklinde, binbir çile çekerek maçlarını izlemeye gittiğim takımım.hayatımda yalnızca iki kez sevinçten ağladım. uefa kupası ve süper kupa'yı getiren gollerin ardından. bana böyle sevinçleri, gururları yaşatan bir takımın taraftarı olarak kendimi hep çok şanslı gördüm.bir de yöneticiler konusunda şanslı olabilseydik, daha çok can yakacaktık. oysa ki birkaç yıldır sürekli "ne olacak bu galatasaray'ın hali" diye dert yanmaktan başka bir şey yapamıyoruz. kız basketbol takımı küme düşmüş, erkek takımı da düşmemek için çırpınıyor , futbol takımı ise yapılan birkaç başarılı transferle (song, tomas, ribery), 100.yılgazıyla, canla başla şampiyonluğu kovalıyor ama, doğruya doğru, ne kadro ne de -çok sevsek de- hagi yeterli değil. son olarak, seyrantepe projesi de yalan oldu sanırım. artık nereden, nasıl kaynak bulunacak bilemiyorum ama dileğim, tüm galatasaraylılar gibi klübün bir şekilde, girilen bu dar boğazdan daha fazla zarar görmeden çıkmasıdır.
97 yıllık tarihinde kimsenin bayrağını kesmeye ve yakmaya uğraşacak kadar alçalmamış*, bayraklara saldırı düzenlemek için plan yapıp, bunu görüntülemek için de kamera sistemi kuracak kadar ezik taraftarları bir tane bile olmamış yegane takım.
(bkz: machiavelli)(bkz: prens), turkcesi kesmediyse orijinali icin (bkz: il principe).(bkz: amac araci hakli cikarir)tabii bunlara baktiysaniz ve bir spor kulubunde olmazsa olmaz ozelliklerin bunlar olmasi gerektigini soyluyorsaniz, dogru takimin sayfadasindasiniz.kendinizle celiskiye dusmemek icin bakmamanizi onerdigim entryler asagida siralanmistir. (bkmz: seref )(bkmz: haysiyet )(bkmz: centilmenlik )
5-10 yıl önceki fenerbahçe'nin haline düşmüş olan takım. hey gidi günler hey.
her sene fenebahce tarafından itina ile terbiye edilen aslan yavrusu.
radyoda haberleri dinleyen klarnetçinin galatasaray'ı duyması ve bu isme bayılması sonucu galatasaray adını alan belçika'lı grup.grubun basçısı ve gitaristiyle yapılmış röportajın ayrıntıları için:http://www.milliyet.com.tr/...5/01/25/pazar/apaz.html
sanilanin aksine bu sezon gercekten kötü bir kadroya sahip olmayan ve ligde süpriz yapmasindan korkulan takim..
türk futbol mantalitesini ve insan mantığını bir kaç kademe üste çıkaran bir kurum.
duyduğum kadariyla bizim kulup ali sami yen'in yeniden yapilmasi için mevsimden de faydalanip noel baba'yla anlaşmiş, ikinci yariya evimizde devam edecekmişiz...
ezeli rakipleri fenerbahçe'ye atfettikleri acıların takımı yakıştırmasını dibine kadar yaşıyor galatasaray artık günümüzde.. hoş;fenerbahçe'nin "en acılı" olduğu dönem yıllardır dillerde sakız olan ve halen tam olarak yakalanamayan sportif başarı'nın eksikliği üzerineydi....öyle ya fenerbahçe kurulduğundan beri taraftarlarını şampiyonluk için hiçbir zaman uzun seneler bekletmemiş,başarı hissini onlardan asla eksik etmemişti..böyle bir sürecin ardından gelen istikrarsızlık ve başarısızlığın haliyle akisleri de büyük oldu..ama fenerbahçe hiçbir zaman maddi olarak elleri kolları bağlı hale gelmedi,fenerbahçe geleneğine uyacak şekilde yıldız ve göze hoş gelen futbol oynayan adamları kadrosuna katmaya devam etti,ha belki de istikrarsızlığın,takım olamamanın bir nedeni de buydu ama olsun varsındı,fenerbahçe taraftarı daima sahada yıldızları görmek isterdi.. paragrafla ilgili not : bazı galatasaraylı arkadaşlar bu paragrafta çizdiğim fenerbahçe görüntüsü ile ilgili belki de haklı olarak bazı küçük yanılgılara düşmüşler..benim "fenerbahçe kurulduğundan beri taraftarlarını şampiyonluk için hiçbir zaman uzun seneler bekletmemiş,başarı hissini onlardan asla eksik etmemişti" cümlesinde kastettiğim dönem 90'lar öncesidir..."böyle bir sürecin ardından gelen istikrarsızlık ve başarısızlığın haliyle akisleri de büyük oldu" derken de 90'lar sonrasında çoğumuzun nesil olarak yakından tanık olduğumuz o felaket dönemi kastediyorum.daha önce fenerbahçe hiç 90'lar sonrası gibi dipsiz bir başarısızlık kuyusuna düşmemişti..takım bir sene kötü gitse diğer sene şampiyon olurdu,ki zaten bugün hala tüm olanlara rağmen bu takımın bu kadar taraftarı,sevdalısı varsa hep bu tarihiyle,geçmişiyle alakalıdır..90'lardan önceki dönemi pek yaşamamışız,iyi hatırlamıyoruz diye silip atmanın,yaşandı bitti saygısızca demenin pek manası yok..zira ne türkiye ligi son 10 yıldır oynanıyor ne de bu guzide kulüplerimiz bir elin parmakları kadar senedir top tepiyorlar sahalarda..son 10 yılın en başarılı takımı galatasaray'ın şu anki acılası hali ise ne yazık ki ezeli rakipleri gibi sadece sportif başarısızlık ve istikrarsızlık ile sınırlı değil..son yıllarda kulübe manevi olarak büyük darbeler indiren öyle gelişmeler oldu ki,dışarıdan bir göz olarak dahi hayretler içinde kalmamak elde değil..dağılan o efsane emreli,okanlı kadroya rağmen takıma önemli başarılar kazandıran,gelecek için iyi işaretler veren ve taraftar tarafından da sevilen lucescu'yu kovup yerine gönüllerdeki teknik direktör söylemiyle fatih terim'i getirirken akıllara gelebilecek en büyük felaket senaryosu beşiktaş'a giden lucescu'nun orada şampiyonluk yaşaması olurdu herhalde..ama olsundu yel kayadan ancak toz alırdı..fatih hoca'nın bu daha ilk senesiydi,2. sene her şey düzelecekti..ama hiç de öyle olmadı.. mondragon diye bir kaleci geldi galatasaray'a. daha ilk senesinde kurtarışlarıyla takımı sürüklemiş kalpleri kazanmıştı..derken beşiktaş niyetlendi bu kaleciye..gitti gidecek derken büyük paralarla takımda kaldı mondragon,zafer naraları attı galatasaray,öyle ya savaşı kazanmıştı..beşiktaş ise bunun üzerine aynı ülkeden cordoba diye bir kaleci getirdi..mondragon yediği hatalı goller bir yana takımın başına ikinci bir bülent korkmaz kesilirken cordoba sadece işini yapıyordu...şansızlık mıydı yoksa beşiktaş'ın kısmeti miydi?tarihinin en büyük hezimetini fenerbahçe stadının yeşil çimleri üstünde alırken yeni bir tartışmanın içindeydi galatasaray..özhan canaydın fenerbahçe başkanının elini nasıl sıkardı? her fırsatta tekrarladıkları galatasaray ilkeleriyle,fair play ruhu ile örtüşür müydü bu hareket hiç? özhan canaydın uzun süre protesto edildi.revivo,elvir baliç ve adbullah ercan alındı takıma..bu şekilde fenerbahçe'yi kendi silahlarıyla vurma hesapları yapılıyordu..oysa bunlardan revivo'nun 2 senedir fenerde doğru dürüst top oynamadığı,baliç'in 4-3 lük meşhur antep maçının devre arasında stattan kaçtığı,abdullah'ın ise miladını çoktan doldurduğu gerçekleri gözardı edildi..sonuç hüsrandı..3 yıldız transferi hadisesi yılan hikayesine döndü..yıldız niyetine transfer edilen frank de boer karabasanı oldu galatasaraylıların..telekomspor teknik direktörü bile türkiye kupası maçından önce kerşe frank de boer oynasaydı diyerek ti'ye alır oldu koskoca galatasarayı.takım belki de tarihinde düştüğü en kolay şampiyonlar ligi grubundan çıkamadı,avrupa fatihi lafı tarihte kaldı,başarı taraftarları maçlara gitmez oldu..ama bunların hepsi olabilirdi,her takımın inişli çıkışlı dönemleri olurdu..fenerbahçe o sezon avrupa kupalarına bile katılamamıştı,daha beter durumdaydı.. ama başta da söyledik ya problemler sadece bunlarla sınırlı değildi ki galatasarayda..halka açılma prejesinden beklenen gelirler bir türlü elde edilemedi..galatasaray'ın acil paraya ihtiyacı vardı,borç içinde yüzülüyordu..amatör şubeler birer birer kapanmaya başladı,galatasaray adası çürümeye terkedildi,kulüp durmadan küçülüyordu..evet stadyum maketi konusunda güzel eserler verdi galatasaray ama bir türlü yıkamadı biricik stadı ali samiyeni..allahın çoktan unuttuğu bir yerdeki gudubet olimpiyat stadının yollarını aşındırıyordu bazı vefalı galatasaraylılar ama nereye kadardı,ne gelir ne de destek sağlanabiliyordu o stattan..akabinde telegol'e malzeme olundu..sahip som isimli adam ateş gibi düştü galatasaraylıların cızlayan yüreklerine..velhasıl kelam galatasaray günümüzde sportif başarısızlığın ötesinde maddi manevi bir dolu dert ile uğraşıyor..en basitinden küçük bir empati yaparsak ezeli rakipleri ortega'ya burun bükerken,alex'in transferi için önemli adımlar atarken galatasaray'ın karşıyakalı emrah'ın peşinde olması,tamas gibi bir adamdan medet umması galatasaraylıların neler hissettiği konusunda küçük ipuçları verebilir.son söz olarak şunu söyleyelim..ezeli rakip olmayı,sonu gelmez sidik yarışları ve sinkaflardan ibaret görmeyen bilinçli rakip taraftarlar hani üzülüyorlar demeyelim de (çok iyimser olur) ama en azından çok da sevinmiyorlar bu duruma..öyle ya bu haldeki galatasaray'ı geçmenin ve onu yenmenin nasıl bir tadı olabilir ki..ha ama olaya tam tersi şenkardeşler kıraathanesi zihniyetinde bakıyorsak daha önce bazı galatasaraylıların fenerbahçe için yaptığı gibi stadyumları doldurup "zavallı cimbom beter ol beterrr!!" şarkıları söylemenin vakti gelmedi mi?
altı üstü üç takımın şampiyonluk yaşadığı bir arenada bırakınız galatasaray da bir başarısızlık molası versin.eşyanın tabiatıyla alay etmesin. galatasaray başarısız olmak gibi bir lüksü olmadığını düşünenlere, sarcasm okları fırlattığını sananlara bu keyfi bırakınız yaşatsın. nasıl bir irindir ki bu yılladır birikmiştir gazetelerin spor servislerinde, basının kanlı kalemlerinde, ahkamcı taraftarların fırsatçı beyinlerinde.hadi bakalım basın gemiyi fareler.galatasaray yiyip yiyip tüketemeyeceğiniz bir sallanan gemidir.açın ağzınızı yumun gözünüzü.belli mi olur bir daha fırsat yakalayamazsınız.gün sizin gününüz. 17 mayıs 2000 tarihinden beri bekliyordunuz. işte fırsat.çentik atmaktan yorulmuşl olmalı elleriniz. saracoğlunun sarı lacivert duvarlarına.inönünün çarşıya bakan tarafına.
bir takim cevrelerin bir turlu başarilarini hazmedemedikleri, "buyuksun abi tamam" diyip bukemedikleri eli opme olgunlugunu gosteremedikleri, turkiye'nin tartişmasiz en başarili ve kaliteli takimidir galatasaray. bir fenerbahce -hayal bu ya- uefa kupasi alsa yapacagi cingenelikler hayal dahi edilemezken yine agirbaşli davranmayi bilmiş ama bunun karşiliginda uc kuruşluk butcesiyle avrupa'daki hakemleri bile satin aldigi epey yaratici hayal gucleri tarafindan iddia edilebilmiş bir takimdir ayni zamanda. boylesine buyuk başarilarin hakem satin almaktan başka turlu gercekleştirilebilecegine akil erdiremeyen*kesimin bok atip durdugu, altinda ezildigi kluptur, camiadir.
kıskananlar çatlasın sözünün gerekliliği bir kere daha kanıtlanmış... kestane tatlısına da bayılırım. efsane görmemiş efsaneciler sizi...ismini ne yere ne göğe yazdım,senin ismini cimbom, kalbime yazdım:)
geçtiğimiz sezon 8 nizami golü verilmeyen bu galatasaray değil, kuzey irlanda'nın galatasaray adlı bir takımıydı.1905 yılından beri tüm galibiyetleri hakemle, tüm kupaları şikeyle ve federasyon desteğiyle almıştır. bu nedenle 14 yıl şampiyonluk görememiştir.uefa kupası'nı da hakemle aldıklarını mantıklı ve bilgili futbolseverler unutamayacaklardır. hagi'nin kırmızı kartından sonra, bülent*'in de oyundan atılması gerekiyordu çünkü omzu çıkmasına rağmen devam ederek beckenbauer'e özenmişti, bu büyük ve aşikar suçu görmezden gelen ispanyol hakem (bayrakları da sarı - kırmızıdır zaten) galatasaray'a kupayı kazandırdı.geçen sezon aleyhine 34 maçta hiç penaltı çalınmayan takım da isveç'in fenerbahçe takımıdır. 1996 - 1997 de lehine 16 penaltı verilen bizim galatasaray, aleyhine 13 penaltı verilen takım ise yukarıda sözü edilen kuzey irlandalı galatasaray'dır.ünlü 1992 - 1993 sezonunda beşiktaş'a 4 - 0 ve 6 - 0 lık skorlarla mağlup olan takım da moldova'nın ankaragücü takımıdır.bu yabancı takımlar bizimkilerle karıştırılmamalı, 30 yıldır 14 branşta binlerce sporcu yetiştiren galatasaray kulübü artık kapatılmalıdır. ayrıca; galatasaray'ın, tayland'dan abd'ye kadar tüm dünyaya türkiye'nin tanıtımını yapması yüz kızartıcı bir durumdur.
fener gibi yalandan değil gerçekten efsane olan takım
ersun yanal ın milli takımdan gönderilmesiyle milli takıma çağırılan futbolcularının artık forma giyme şansı da elde edebileceği spor kulübü
türkiye'nin en başarılı takımıdır.
(bkz: dalian atkinson)
şampiyonlar ligi 2. tur'da barcelona, liverpool ve roma ile birlikte en zorlu grupta mücadele edecek olan takım*..
şampiyonlar liginde liverpool, barcelona ve roma tarafından elenecek takım, böyle bir grubu aşarlarsa-ki aşamazlar-zaten kupayı almış sayılırlar.
aslarindan yoksun olmasina ragmen psv karsisinda super bir oyun cikartan takim. 2.turda hic sans tanimamama ragmen efsane fener gibi de rezil olmayacak takim.
5 tane "a" harfinin bir arada bulunduğu en güzel kelime*, hastalık derecesinde taraftarı olduğum* takım.
6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray derbisi sırasında ve sonrasında her türlü yağmura**** maruz kalmış olan takım.
6 kasımda 6 golle fenerbahce tarafından perisan edilen takım.
bu kadar giden oyuncuya rağmen şampiyonlar liginde 2.tura kalabilme başarısını gösteren ve beni hayretler içinde birakan takım..
(bkz: yenilsen de sensen de taraftarın senle)
3 günde bir maç oynamaktan ebesi sikilmiş avrupada kazandığı başarıların mükafatı olarak sürekli olarak kendisini kayıran(!) futbol federasyonunun gazabına uğramış futbolcularının yarısı sakat diğer yarısının koşmaya mecali kalmamış olarak çıktığı bursaspor maçından 5-0 lık yenilgiyle ayrılmış türkiyede hiç bir başarının cezasız kalmadığını bu ülkeye 3 numara büyük geldiğini bir kez daha ispatlamış herşeye rağmen en büyük olan futbol takımı.
bursaspor yenilgisi futbolculara ve biz taraftarlara üzüntü değil tam tersine "nası da 5 yedik emuğa goyim ehü ehe" şeklinde kendimizle dalga geçme fırsatı vermiştir. zira herkes en büyüğün kim olduğunu bilmektedir. iyi bir takım yenilecekse aynen bunun gibi pişman olmayacağı şekilde yenilmeli, bu vesileyle de gelişmesi gereken anadolu klüplerine moral vermelidir.
(bkz: nasi koydu bursa bize kocaman)
aldığı üstüste hezimetlerle üzen, fakat bünyesindeki seyircilerden kurtulup, gerçek taraftarını ayırdetmiş olan takım...(bkz: biz bu takımı kupaları için sevmedik)
bursasporun 5 i bi yerde taktigi cimcime
galatanın saray yapılması gereken çok güzide bir yer olduğunu savunan cenevizlilerin ön ayak olduğu, daha sona 14. luyi nin inanılmaz çabası ile kurulmuş takım. şu anda türkiye futbol liginde, venediklilerin fener semtinin iklim koşullarının bir bahçe kurmaya çok elverişli olduğunu savunmaları ile başlayan ve demirbaş şarlkenin israrla kurulmasını desteklediği fenerbahçenin ezeli rakibi.
uzulerek soyluyorum ki bu hallere dusmus klubumuzdur : (bkz: #7753803)
fenerbahçe ve beşiktaşın arka arkaya transfer bombalarını patlattıkları şu günlerde manşetlerde adı geçmeyen takım.
yanımda uzağımda yarınımda bilmediğim yaşanmış sayfalarda sen varsın yükselen alkışlarda yumruklar tekmelerde acılar hasretlerde sen varsın bütün şarkılarımız senin için bütün kavgalarımız senin için açlıkta sefalette bollukta sefahatta el üstünde ayak altında sen varsın yenmede yenilgide ölmede öldürmede sevgide nefretlerde sen varsın bütün şarkılarımız senin için senin içinbütün kavgalarımız senin için senin için
bu oyun stiliyle hala nasil galip geldigini anlayamadigim takim.
yakin tarihte ligi fenerbahze'nin 27 puan onunde tamamlayip sampiyon olan takim...
ust uste 19. avrupa macindan da puan cikaran takim..
gommek istesek tarihe bile sigmayacak olan yegane turk takimi.
imkb de işlem gorup hacim bakımından baya zayıf olan bi sirket. mesela bugun 8,5mmm işlem hacmi ...
100. yılında bize şampiyonluk sevincini yaşatamayacak gibi olsan da 100.entryim sana feda olsun dediğim takımım. 100 puan 100 puan 100 puan *
11 ekim 2002 tarihli sabah gazetesi ve aynı gün yayınlanan spor gazetelerinde kuruluşundan günümüze dek türkiye futbol liglerindeki takımlar aldıkları kupalar,birincilikler ,ikincilikler ve avrupa kupalarından elde ettikleri başarılar için tff tarafından her bir başarıya ayrı puanlar verilmek suretiyle türkiye ligleri tarihinin en başarılı`5 takımı aşağıdaki gibi sıralanmıştır; 1) gese 2) febe 3) bejeke 4) tese 5)eskişehirspor
şu an hiçte iyi yönetilmediğine inandığım, taraftarı olduğum takım. yanlış transfer ve yatırım politikaları izleyerek beni çıldırtıyor.
eski oyuncularının adam gibi adam olması, borçlarının peşinden koşup mahkemelerde sürüm sürüm süründürmemeleri sayesinde hala ayakta olan takım.
hayatımı şekillendiren kelime.
gunluk heyecanla girilecek entrylerin ileride suserlari utandiracagini tahmin ettigim, hem hocasina hem oyuncularina olan guvenimi kaybetmedigim takimim,türkiyede futbolun anlamı (bkz: bizler inandik sizde inanin)
(bkz: gerceklerı tarıh yazar tarıhı de ordekcıoglu)
alfabetik sırayla abdullah öcalan, fatih altaylı, fatih terim, hıncal uluç, mehmet ağar ve tevfik fikret'e rağmen tutkuyla, aşkla bağlı olduğum taraftarı olduğum kulüp;bir başka dünya.
herkesin kendine göre rağmenleri olabilir, sayacak olsam ben de bu rağmenlerle kesişen ya da bunlardan farklı rağmenler öne sürebilirim ama bir rağmen var ki ona rağmen taraftarı olduğum kulüp.(bkz: galatasaraylı olup fatih terime antipati duymak)
trabzonspor yenilgisi sonrası takımının otobüsünü taşlayan ve başkanını istifaya davet edip kendisine küfür eden,teknik direktörüne "hirsiz" diye bağıran kişilerin tuttuğu takım..(bkz: taşlamak)(bkz: küfür etmek)(bkz: iyi gün taraftarlığı)(bkz: 2-3 yıllık başarının ardından 6s'li olmak)
transfer politikasını; rakiplerinin önemli adamlarına servet döküp almak yerine, kendine has tarzıyla mütevazı transferler yapmak şeklinde benimsemiş takım.ayrıca önemli olanın yıldız transfer etmek değil, yıldız üretmek olduğunun bilincinde olan tek takım.
(bkz: su ünlü galatasaray mi)
misir ve kuzey afrikada adamlara turk oldugunu soylediginde ilk duyma olasiliginin cok yuksek oldugu kelime..
(bkz: ailecek severek begenerek izliyoruz)
(bkz: orospu cimbombom)
(bkz: herkes rütbesini bilecek)
ruyalarinda gallardo'yu gorup uyandiklarinda karsilarinda saido'yu bulan taraftarlarin tuttugu takim
aynı mevkiiye* 10 tane oyuncu transfer eden takımların* yanında yaptığı transferler mantıklı olan takım..
bu aralar bazi büyük avrupa kulupleri gibi sorunlar yasimasindan dolayi benim gözümde hiç bir basarisi bulunmayan kuluplerin dalgasini geçtigi avrupanin sayili büyük takimlarindan biri.galatasaray futbol takiminin 15 yil sampiyon olamadiginida biliyoruz fakat daha sonra türkiye'de ve avrupa'da az bir kulubun yakaladigi basarilari taraftarina yasatmistir.bu sorunlari atlatiktan sonra dalkavuklar tekrardan itaat edecekler.
aria ve aycell'in birleşmesinden sonra ana sponsoru dolayısıyla forma reklamı avea olarak değişen futbol takımıdır.
sonuna kadar destekleyeceğimiz takım... kupalara layık takım...
(bkz: galatasaray to)
(bkz: 6alatasaray)
kadrosunun kötü olduğu söylentilerinin aksine ülkenin en kaliteli oyuncularını kadrosunda bulunduran, sorunun kadronun kötü olması değil, kadroda ki oyuncuların formlarının düşüklüğü olan takım. eğer bu kadro yi bir form tutarsa türkiye gibi bir ligde kolaylıkla şampiyon olabilir. galatasaray'ın kadrosunda yer bulamayan berkant'ı beşiktaş alınca büyük transfer yaptık deniyorsa bu demek ki sorun oyuncu değildir. hangi takım ümit karan, hakan şükür, sabri sarıoğlu, bülent korkmaz, volkan arslan vs... gibi oyuncuları istemez ki. kısacası gerekli olan transfer değil, galatasaraylılık ruhu.
2005 yilindan itibaren 'orjinal' renklerine donus yapacak takim. bu renkler 100. yil logosunda kullanilan renkler olup ali sami yen'in agzindan su sekilde tarif edilmistir : "visneye calan koyuca tatli bir kirmizi ve turuncudan iz tasiyan tok bir sari".(http://www.milliyet.com.tr/...02/02/son/sonspo13.html)
dün gece, barcelona'nın 21 yaş altı takımına da yenilen evropa fatoşu.
parayla saadet olmayacağının* bilincindeki futbolculara sahip yegane takım.
turkiye'nin her yonden tartismasiz en buyuk takimi.
yurtdişindaki futbol meraklilarinin cogu tarafindan sevilmeyen, ama akilli futbol oynadigi, mucadeleci bir takim ve sonucta zor bir rakip oldugu vurgulanan futbol klubu. gs'nin turkiye orijinli rakipleri ozellikle fanatikleri ne der ne duşunur bilemem ama gs'nin artik turkiye'yi aştigi ve avrupa/dunya klasmaninda koşturdugu aciktir.
(bkz: #6803162)
bugun erzurumsporun eledigi takim
100.yilda sampiyonlugu sadece sansa kalmistir.fakat sampiyonluktan önce en önemli olan her zaman taraftar ve camianin akrabadan farksiz olmalari geregidir.sonuc olarak gs spor kulübü,futbolcular ve taraftar birer ailedir.fakat taraftarlarin gözünü büyülemis olan 100.yil sampiyonlugu igrenc bir sekilde öfkeye dönüsmüs, aile arasi kavgalara neden olmustur.trabzon macinda taraftarlarin futbolculari taslayip yönetime bagirmalari kanaatimce yasanacak 100.yildan cok daha önemli bir hadisedir ve 100.yil ayibidir...ne olursa olsun her zaman tam destek.
en büyük taraftarının imralıda yattığı,avrupada aldıkları bir kaç teneke parçasıyla övünen zavallılar topluluğu
yildiz futbol takimi, 5 kita 40 ulkeden toplam 107 bin 12-14 yaş arasi oyuncunun mucadele verdigi nike premier cupta avrupa şampiyonu olan kulup.sozu gecen bu yildiz takimi isvicredeki maclarda sirasiyla;sodra'yı 2-1, brondbyyi 2-0, etzella'yı 8-0, portoyu 1-0, spartak moskovayı 2-0, servettei 3-1 finalde yine porto'yu 3-1'le gecerek namaglup bir şekilde kupaya uzanivermiştir.bu kadroda bulunan ve ileriki tarihlerde sik sik teleffuz edilecek futbolcularin isimleri;barkin topal, muhammed ali atam, halil ibrahim yuksel, harun karataş, serdar keşci, ugur demirok, dincer akdemir, aydin yilmaz, ozgur dag, mehmet duz, ozgurcan ozcan, firat kocaoglu, erkan erin ve emre korogluşeklindedir.
(bkz: 17 mayis dunya galatasaray bayrami)
23.06.2004 16:17 itibariyle roque junior'a imzayı attırmış takımım bi'denem.edit: allah belanı versin bi'denem..
sutopu subesi 2005 senesi sampiyonu olmasi sozlukte yer almamis kulup.(bkz: galatasaray sutopu subesi)
geldigi nokta itibari ile turkiye'de "toplam futbol merakini" azaltan, endustrinin pazarini etkileyen takim.bu azaltmak olayi son derece yararli da olabilir bak o'nu soyleyeyim. cumlenin gelişinden hemen negatif algilamamak lazim. eskiden 10 futbol konuşulurken artik 9 konşulmasi belki de cok faydalidir.benim yaşimin yettigi kadari ile hicbir takim galatasaray'in icine duştugu şu donem kadar renksiz, heyecansiz degildi. yaşimin yetmesi de yeter saniyorum cunku bu endustrinin altin cagini goren bir nesiliz biz. hicbir zaman bir buyuk takim taraftarini bu kadar umursamaz, umutsuz gormedim. maddi manzevi guc olarak bir kulup yonetiminin bu kadar duştugunu gormedim.artik bu durumun getirdigi, sadece galatasaray camiasini aşan etkileri de gorebiliyorum. devamli galatasaray-fenerbahce muhabbetinden falan beslenen ortamlar galatasaraylilarin geri adim atip koşeye cekilmeleri sonucu kurudu. galatasarayli arkadaşlarin gozlerinin feri sondu. en fanatikleri bile artik "gucsuzluk makarasi edebiyati" yapilirken guluyorlar mecburen. bu bir macta yenilip boynu bukuk kalmak falan degil, başka bişey bu. rakip takimlarin galatasaray'i konuşma bicimleri degişti. artik kimse bir rekabeti konuşmuyor. herkes işin makarasinda, dalgasinda, fakirlik, duşmuşluk edebiyatinda... koşe yazarlari bile anladi olayi, hepsi acaba nasil yeni tanimlamalar bulsak, yeni betimlemeler getirsek, ozhan canaydin'i kime benzetsek diye duşunuyorlar.galatasaray turkiye'deki futbol topu'nu kucultuyor. ne zaman kalkinir bilemiyoruz, inşallah bir an once. ama cok zor gorunuyor. eskiden "- ne olacak bu fener'in hali?" denirdi. kastedilen fenerbahce'nin nasil şampiyon olacagiydi. şimdi "- ne olacak cimbom'un hali?" deniyor, kastedilen futbolcu maaşlari, olmayan transfer, biten itibarin getirdigi attan inip eşşege binme durumlari, kulubun devasa borclari, olmayan stadi, olmayan taraftari... bu artik bir "cokuş" halini aldi. (bkz: der untergang)kaybolmayan galatasaray istiyoruz abicim. rakibimi geri istiyorum. eskiden daha guzeldi. galatasarayli arkadaşlarima bakarim ben. onlar mutluydu.
hakkında şimdi içimden gelenleri yazsam sözlük ahalisinin yarısından feci tepki alacağımdan,sadece başarılı ama bence kıl bir camiaya sahip olan klüp demekle yetiniyorum..
(bkz: florya metin oktay tesisleri)
imparatorun(fatih tarim) ordusunun(ultraslan) tuttugu ve yasam felsefesi haline getirdigi,turkiyenin ilk ve tek avrupa sampiyonu....uefa and super cup winner (2000)
1.lig şampiyonluğu: (15) 1961-62, 1962-63,1968-69,1970-71,1971-72,1972-73,1986-87,1987-88,1992-93, 1993-94,1996-97,1997-98,1998-99,1999-2000, 2001-2002türkiye kupası: (13) 1962-63, 1963-64,1964-65,1965-66,1972-73,1975-76,1981-82,1984-85,1990-91,1992-93,1995-96,1998-99,1999-2000c.başkanlığı kupası: (10) 1966, 1969,1972,1982,1987,1988,1991,1993,1996,1997başbakanlık kupası: (5) 1975, 1979, 1986, 1990, 1995tsyd kupası: (12) 1963-64,1966-67, 1967-68,1970-71,1977-78,1981-82, 1987-88, 1991-92, 1992-93, 1997-98, 1998-99, 1999-2000 avrupa kupaları: süper kupa: şampiyonluk, 1999-2000şampiyonlar ligi: çeyrek final, 2000-2001şampiyon klüpler kupası: yarı final, 1988-89uefa kupası: şampiyonluk, 1999-2000 kupa galipleri kupası: çeyrek final, 1991-92
onumuzdeki sene hic beklemedigi yerden vurulmasi muhtemel takim..forvet hatti galatasaray'in onumuzdeki sene en buyuk problemi olabilir.hakan sukur'un yaslanmis ve formsuz olmasi,umit karan'in ne yapacaginin belli olmamasi,hasan kabze'nin tecrubesizligi,necati'nin gecen sezonun sonlarindaki sampiyonluk kacirtan formsuzlugu cimbom'un basina is acabilir..
ajax'ın yillar once zirvedeyken yasadığı cokusu yasadiğini ve birkac sene icersinde toparlanacagini dusundugum futbol takimi.yeniden stres atmak icin sampiyonlar ligi maclarina gidecegim gunleri iple cekiyorum.
sampiyonlar liginde ceyrek finale cikmayi basaran ilk turk takimi.
cnn'in gun boyunca spor haberlerinde "gunun en onemli karşilaşmasi" şeklinde devamli goruntulerini gosterdigi takim .
dünyada ölünebilecek üç beş şeyden biri.
nasıl oluyorsa beşiktaşın 5 puan arkasına düşmelerine rağmen şampiyon olacaklarını iddia eden hayaperest takım. 86-87 sezonu 15 sene geride kalmasına rağmen tarihin tekerrür edeceğine inanan takım. ayrıca işler iyi giderken hakemlere laf söylemeyen, onlara saygılı davranan fakat şampiyonluk ellerinden kaçacağını anlayınca hakemlere, ona, buna şuna suç bulan bir teknik direktöre sahip olan takım. geçmişte çok iyi bir takım ile başarılara imza atmış fakat şimdi ellerinden bazı başarıları kaçırmayı sindiremeyen fakat yine de şahsen saygı duyduğum takım. ayrıca gençlerbirliği ile iyi ilişkiler kurmalarından şüphenelinen takım (cavcav'ın "gs'nin şampiyon olmasını istiyorum" sözlerinden bu sonuca kolayca varılabilir tabiki)
(bkz: 2004 2005 sezonu galatasaray sampiyon)
tapılası takım. (bkz: ust uste dort sene sampiyon olduk)(bkz: avrupanin krali olduk)(bkz: gercekleri tarih yazar tarihi de galatasaray)
milli takıma gönderdiği oyuncularla da (hasan şaş, hakan şükür, tugay kerimoğlu, emre belözoğlu, hakan ünsal, arif erdem, bülent korkmaz, okan buruk) göğüsleri kabartmaya devam eden, taraftarı olmaktan her zaman gurur duyacağım biricik oluşum, saygı duyulası camia.
ingiliz fon ve sigorta şirketi futurebrand 'in araştırmasına göre "avrupa kulüpleri marka değerleri" sıralamasında 29. olarak gösterilen futbol takımı.sıralamada fenerbahçe ve beşiktaş'ın ise esamesi dahi okunmuyor.değerleriyle birlikte ilk 30 sıra şu şekilde:manchester united 288 mil euroreal madrid 278 mil euro ac milan 197 mil euro bayern münchen 149 mil euro barcelona 141 mil euro juventus turin 131 mil euro arsenal london 111 mil euro inter milan 97 mil euro borussia dortmund 85 mil euro liverpool fc 84 mil euro chelsea london 80 mil euro as roma 60 mil euro newcastle united 52 mil euro schalke 04 47 mil euro bayer leverkusen 40 mil euroafc ajax 36, 2 mil euro valencia cf 32 mil euro leeds united 31,9 mil euro ss lazio roma 30,9 mil euro paris saint germain 27,8 mil euro tottenham hotspur 23,5 mil euro deportivo la coruna 22,7 mil euro olympique lyonnais 22,2 mil euro olympique marseilles 21,2 mil europsv eindhoven 19,7 mil euro celtic fc 18,5 mil euro fc porto 13,7 mil euro vfb stuttgart 12,8 mil euro galatasaray istanbul 11,2 mil euro glasgow rangers 7,4 mil eurokaynak: www.futurebrand.com
102 avrupa kulübünün oluşturduğu birliğin, 11 üyeli yönetim kuruluna girmeyi başaran tek türk takımı... diğer yönetim kurulu üyeliklerine ise, real madrid cf (ispanya), ss lazio (italya), manchester united (ingiltere), fc bayern münih (almanya), olympique lyon (fransa), fc porto (portekiz), dinamo kiev (ukrayna), glasgow rangers (iskoçya), grasshopers zürih (isviçre) ve bulgaristan'dan bir takım seçilmiştir.(bkz: kıskananlar çatlasın)
cocukluk yıllarında hayalimizde bile canlandıramadığımız uefa kupası kazanma başarısını yakalamış, gözümüzde büyüttüğümüz avrupa takımlarıyla başa baş oynamayı ve onları yenmeyi bize alıştırmış tartışmasız türkiyenin en başarılı takımı.
türkiyede bir daha yakalanamayacak bir başarı elde etmiş fifa2003'deki tek türk takımı...
galatasaray sk üyelerine bedava yollanmaktadir... ayrica kombine alanlar da otomatikman abone oluyorlarmiş...
uefa kupasi sampiyonu, sampiyonlar liginde bayaa ii işler yapmiş, european dream lige alinmasi dusunulen tek turk takimi olarak, hala galatasaray dergisi, galatasaray cikolatasi, arayin galatasaraya katkida bulunun(gerzek bi veledin dedesine uefa kupasi macini anlatmasi esliginde) telefon hatti, galatasaray kartlari, galatasaray albumu(!), ve son olarak da başkaninin tek bi noktaya bakarak avrupadaki taraftarlarindan 100 eurocuk dilenmesiyle para kazanmaya calişan kulup.ayrica butun avrupa maclarinda tuttugum, psg, man utd, vs zaferlerinden soora en yakin galatasarayli arkadaşlarimi arayip kutladigim halde ayni kişilerin bjk-valerenga macindan soora "ooba nasi koydu valerenga" diye yarilmalarinin ardindan hic sevmedigim takim.
bu aykinde göksel abiyle röportaj var... aman tanrim...
mali sıkıntı içerisindeki gs yönetiminin "allahım naapsak ta bu krizden kurtulsak" hissiyatı ile çıkardıkları, fanatiklerin kaçırmayıp alacagı bir dergi.kadıköy civarında satılması yada okunması muhtemelen yasaklanacak olan dergi.diger ezeli rakiplerin**** de özenip kendi isimlerinde bir dergi çıkarmalarını körükleyici bir etken.(bkz: bismillahirahmanirahim allahim kungfu biliyorum)
100. yıl logosu zaten herşeyi anlatan gusel ötesi takım(!)
bugunku hurriyet gazetesine gore emre belozoglunu transfer etmeye ugraşan kulup
onumuzdeki sezon 14. hafta fenerbahçe ile,16. hafta beşiktaş ile sahasinda karsilasacak takim..
marka degeri yuksek olan ismini, degeri dusmeden* satip ismini hemen "buz" yapmasi gereken guzide spor klubu. (bkz: buzada)
son yillarda yoneticilerinin uyguladigi populist politikalar yüzünden kotu bir donem geciren,avrupada turkiye nin ve turklerin gururu olmus,turk futbolunun son yillarda sahlanmasina onculuk etmis,futbol takiminin yeniden gogsumuzu kabartacagi gunleri ve yeni avrupa zaferlerini özlemle bekledigimiz spor kulubü.
güçasaletliderlikaslantürkiye'yeavrupa dasevgiadaletrakipsizaşkyaşatırakrostiş yaptım canlar.
claude colombo ve marcus merk'in son derece başarılı (!) ve tarafsız (!) yönetimleri sonucu belirli sayının üstünde kart görerek uefa tarafından uyarılan takım.ayrıca , şampiyonlar ligi 2. grubunda ilk 2 maçtaki performansıyla türkiye'deki barcelonalı, romalı ve liverpoollu futbolsever (!) vatandaş(!)larımızı üzen takım.
taraftarinin takimindan bile simarik oldugu futbol takimi...
(bkz: senin sevginle yaşıyoruz)
galatasaray.org'dan alınmıştır: en'ler ve ilk'ler avrupa'da, yarıştığı tüm kupaları alan ilk ve tek takım. galatasaray dünya sıralamasında ilk on'da 1.sıraya giren ilk türk takımı. galatasaray devlet üstün madalyası alan ilk takım. galatasaray uefa kupasını hiç yenilgi almadan kazanan ilk ve tek türk takımı türkiye'nin en çok şampiyon olan takımı galatasaray (15 kez) türkiye süper lig'inin ilk şampiyonu galatasaray üç yıldızı alan ilk takım. galatasaray dünya kulüpler şampiyonası'nda avrupa kıtasını temsil eden ilk ve tek türk takımı şampiyonlar ligi'nde çeyrek final'e çıkan ilk ve tek türk takımı türkiye'nin ilk futbol takımı galatasaray- (1905) istanbul şampiyonluğu'nu kazanan ilk futbol takımı- (1907-1908) yurt dışında ilk galibiyet alan türk futbol takımı-(1911) yurt dışında türkiye'yi temsil eden ilk futbol takımı- (1911) şampiyonlar ligine katılan ilk türk takımı avrupa'da, uefa kupasını hiç yenilgi almadan kazanan ilk ve tek takım balkanlarda uefa kupasını kazanan ilk ve tek takım uluslararası maçlarda kendi sahasında ardarda en çok galibiyet alan tek türk takımı - 20 kez uefa kupasını kazanan ilk ve tek türk takımı galatasaray - (1 kez) avrupa şampiyonu olan ilk ve tek türk takımı süper kupa kazanan ilk ve tek türk takımı galatasaray - (1 kez) internet sitesine sahip ilk türk takımı ispanyolları deplasmanda yenen ilk türk takımı. galatasaray ispanyolları eleyen ilk türk takımı. galatasaray bir sezonda 2 italyan takımını eleyen ilk türk takımı (milan-bologna) bir sezonda 2 ingiliz takımını eleyen ilk türk takımı (leeds-arsenal) avrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok tek türk takımı türkiye 1. ligi'ni na-mağlup bitiren ilk takım (1985-86) en fazla aralıksız şampiyon olan takım. galatasaray - 4 kez yerli hocayla en çok şampiyon olan takım. galatasaray - 9 kez en fazla şampiyonluk yaşayan futbolcular bülent (8 kez)- suat, arif ( 7 kez ) bir sezonda en fazla avrupa kupa maçı oynayan takım. galatasaray - 18 kez (süper kupa dahil) avrupa'da şampiyonlar ligine en fazla katılan takım galatasaray - 6 kez şampiyonlar liginde en fazla puan toplayan türk takımı- 10 puan türkiye spor yazarları kupasını en fazla kazanan takım türkiye kupasını en fazla kazanan takım -13 kez cumhurbaşkanlığı kupasını en fazla kazanan takım- 10 kez avrupa kupalarında 1 sezonda en fazla puan toplayan takım. galatasaray - 17 maç 34 puan avrupa'da, bir sezonda avrupa kupalarında en fazla galibiyet alan takım. galatasaray - 11 kez (süper kupa dahil) bir sezonda avrupa kupalarında en fazla gol atan takım. galatasaray - 35 gol (süper kupa dahil) deplasmanda aralıksız en fazla yenilmeyen takım. galatasaray - 40 kez bir sezonda en fazla maç yapan takım. galatasaray - 59 kez (süper kupa dahil) avrupa kupaları'nda en çok tur geçen türk takımı. galatasaray bir sezonda en fazla maç yapan futbolcu hakan şükür - 54 maç 4697 dakika avrupa kupalarında en fazla maç yapan türk takımı. galatasaray türkiye liglerinde bir sezonda en fazla gol atan takım. galatasaray- 62-63 sezonu 105 gol türkiye liglerinde en çok resmi kupa kazanan takım galatasaray 56 kupa*
gururlar yaşatan bir camia
"ey güzel sevgilim, eşimbiliyorum şu an hastasın... hem de çok hastasın... en ufak bir rüzgardan* nem kapar oldun... nasıl içim acıyor bir bilsen... sanki senin çektiğin o acıları, ağrıları yüreğimde yaşıyorum... ama elimden de fazla bişii gelmiyor... efendim? nasıl?... yanındayım tabiiki.... nereye gidebilirm ki seni bırakıp? sen ki sağlıklıyken bana dünyanın en güzel yemeklerini, en güzel kadınbudunu* en güzel patatesli böreklerini* en nefis tatlılarını* yapansın... ve ben bunları afiyetle yerken sana şöyle adam akıllı bir teşekkür bile edemedim... sadece o yiyeceklerin ağzımda bıraktığı nefis tadın keyfine vardım... biraz bencilim galiba... yoooo hiç öyle değilmişim gibi bakma... bırak da şimdi vefamı göstereyim... madem ki hastasın bırak da bu sefer ben sana bakayım... niye böyle oldun nasıl oldun ben de anlayamadım... sen aynı, ben aynı, peki niye böyle oldu... bu yeni yerimize* taşındığımızdan beri sürekli hastasın, korkuyorum... hastalık vücuduna tamamen yerleşecek diye korkuyorum... halbuki eski yerimiz* ne güzeldi? sen hep "cehennem gibi burası yenilemek lazım" derdin ama hiç hasta olmazdın orda, ben de üzülmezdim... bu hava değişikliği yaramadı ikimize de... bak! sevdiklerimizden de uzak kalıyoruz*... hadi be güzelim... dönelim eski yerimize... varsın çamurdan olsun ama bizim olsun..."...batıyor ama acıtmıyor senin sevdan..."*
- sampiyonlar ligine bugune kadar katilan tum takimlar (78) icinde alinan toplam puan bazinda en iyi 11. takim.- yurt dışına çıkan ilk takım: türk futbolu yurt dışına ilk kez 1911 yılı eylül ayında çıktı. ve bir türk takımı, avrupa sahalarında ilk maçını 11 eylül 1911 günü, macaristan'ın kolojvar kentinde, bu kentin adını taşıyan kolojvar takımıyla yaptı. bu türk takımı galatasaray idi. ahmet robenson- neşet ismet-cevat, hasan, bekir bircan-dalaklı hüseyin, idiris, celal (şehit) galip kulaksızoğlu, emin bülent serdaroğlu'ndan kurulu galatasaray, türk futbolunun yurt dışındaki bu ilk maçında macar kolojvar'a 5-1 yenildi. yine aynı kentte, aynı takımla 13 eylül 1911 günü oynayan rövanş maçını 4-1 kaybeden galatasaray, 15 eylül 1911 günü budapeşte'de ünlü f.t.c. (ferençvaroş) takımıyla karşılaştı, bu maçı da 7-1 kaybetti. bu ilk yurt dışı seyahatin son durağı olan bükreş'te 20 eylül 1911 günü bükreş karması ile oynayan galatasaray, bu maçı 11-1 gibi çok açık bir farkla kazanarak yurt dışında ilk galibiyeti elde eden türk takımı olmak onurunu da kazandı. (17-kasim-2003 tarihli entry)(bkz: galatasarayın yabancı futbolcuları)(bkz: galatasaray kulübü başkanları)(bkz: galatasaray ruya takimi)(bkz: galatasarayin uefa kupasini kazandigi kadrosu)galatasaray'in gollerini izleyebileceginiz, taraftar forumlarina katilabileceginiz, takimla ilgili son gelişmeleri alabileceginiz web sayfalarindan secmece bir liste sunuyorum:http://www.cimbom.org/videos/http://www.angelfire.com/ex/galahell/galavideo.htmlhttp://www.galatasaray.org.tr/ http://www.galatasaray.com http://www.ultraslan.com http://www.galatasaray.li http://www.galatasaray.de/ http://www.odtuluaslanlar.com http://www.galatasaray.bz.tc/ http://www.aslanlar.com http://www.galatasaray.tc/ http://www.galatasaraymedia.com/ http://www.infazteam.com/ http://www.cimbomnet.com (kapsamli, yogun kullanilan, guzel bir forum) http://www.alisamiyen.net/ http://www.alisamihell.com
iyice saçmalamaya başladı son zamanlarda..
diğer takımlara en kötü halinde bile'ne bok yersek yiyelim yetişemeyiz bunlara'dedirten klüp
futbolda uzun senelerden beri beni hiç bu kadar umutsuzluğa sürüklememiş kulubüm.
igrenc yonetimine ragmen israrla ayakta duran..
villereal ile oynanacak macin almanya'da oynanmasi icin uefa'ya başvuru yapmaya hazirlanan kulup.http://www.ucankus.com/haberic.asp?pw=7307
''re re re ra ra ra gassray gassray cim bom bom'' tezarühatına sahip takım.
basari elde edecegim diye 3 kurus geliri ile milyon dolarlik transferler yapan ve bugun borclarini odeyemeyen klup. yakinda bu klubu fenerbahce alip pilot takim yapacakmis.
bir aslan miyav dedi. (bkz: kedi)
avrupada pazarlama olayini layigiyla yapan kuluplerin cok onem veridigi dergi hadisesinin, turkiyede de nihayet ciddiye alindiginin gostergesi olan, mancherster united'in dergisiyle gerek kalite gerek altyapi bakimindan kapisabilecek taraftar dergisi.
calisanlarinin bir cogunun eski tribun dergisinden oldugu, subat sayisini okudugum ve gayet begendigim dergi... darısı galatasaray kanalinin basina...(bkz: milan channel)
(bkz: tuvalet kağıdı olarak galatasaray dergisi)
son on beş yılda kazandığı çuvalla kupayla ve avrupa zaferleriyle rakiplerini kıyas konusunda alternatif arayışlar içine itmiş takımım. kimine kurtuluş savaşı dönemlerini -ki o dönemdeki türk tarihi bile subjektif ve hatta işkembeden sallama olması nedeniyle türk kaynaklarından değil yabancı kaynaklardan anlatılır, hiç olmazsa karşı tarafın yalanlarını dinleyelim diye-, kimine stadını, kimine avrupa'daki akılda kalır tek maçını, kimine de atatürk'ün kulüplerini ziyaretini hatırlatan takımım. "futbol sadece sportif başarı olarak görülemez." lafını rakiplerinin mottosu yaptıran takımım.
yillariyla birlikte antrenör listesi söyledir; 1905-1908 ali sami yen 1908-1911 horace armitage 1924-1928 billy hunter 1930-1931 lambor 1931-1932 fred pegnom 1933-1936 sidney pedeafoot 1937-1938 hans bear 1938-1939 peter szabo, peter tandler 1939-1940 hayman, ceslav zaharzcuk 1941-1945 john beggett 1945-1946 miço dimitriyadis 1947-1948 j.szweng 1948-1949 pat molloy 1950-1952 donald lockhead 1952-1953 gündüz kiliç 1953-1954 lazslo szekelly 1954-1957 gündüz kuliç 1957-1958 george dick 1959-1961 remondoni 1961-1963 gündüz kiliç-coskun özari 1964-1967 gündüz kiliç 1968-1969 toma kaleperoviç 1969-1970 toma kaleperoviç-metin oktay 1970-1971 coskun özari-brian birch 1971-1973 brian birch-gazanfer olcayto 1973-1974 brian birch-tamer kaptan 1974-1975 yilmaz gökdel-ahmet karlikli-don hawe 1976-1977 malcolm allison-arthur cox-fethi demircan 1977-1978 fethi demircan-dogan kologlu 1978-1979 coskun özari 1979-1980 turgay seren 1980-1982 brian birch 1982-1983 özkan sümer 1983-1984 tomislav iviç 1984-1988 jupp derwall 1988-1990 mustafa denizli) 1990-1991 siggi held 1991-1992 mustafa denizli 1993-1994 rainer hollmann-karl heinz feldkamp 1994-1995 reinhard saftig-müfit erkasap 1995-1996 greame souness 1996-2000 fatih terim 2000-2002 mircea lucescu 2002-2003 fatih terim 2003-2004 fatih terim-gheorghe hagi 2004-... gheorghe hagi
içine düstügü mali bunalimi kaynagi belli olmayan paralarla asmaya çalismayan, mafyanin karapara aklama merkezi olmayan kulüp, baskani medya mensuplarina passatlar hediye etmeyen, sonrada tokatlarim vururum demeyen kulüp.bizim duamiz baskasina yanlisindan don diyenlerim once kendi kiçlarini toplamalari yönündedir.
aziz yildirim'in deyimiyle seyrantepe arazisini ucuza kapatarak rant elde etmeye calisan kurum. hadi bunlarin dogrulugunu kabul etsek bile, birakin biraz da galatasaray rant elde etsin su turkiyede. su memlekete galatasaray kadar hizmet etmis, yedi duvele turkun adini duyurmus baska takim var mi? galatasarayi batirmakta turkiyenin ne kazanci var? devlet belli ki hizmetlerinin karsiliginda kiyak gecmis takima araziyi vermek istemis. sana ne oluyor da maydanoz oluyorsun? avrupa kupalarini turkiyeye getirdin, dev kluplere sahalari dar ettin de devlet sana yardim mi etmedi? birakalim artik bu birbirimizin kuyusunu kazmayi.
denyolukta sinir taninmadigini gösteren sahane bir kulüptür bu.. böyle nasil eglendirir, nasil keyiflendirir anlatilmaz, yasanir sadece..neymis, önce olimpiyat stadi hediye edilmis vaktinden önce bitirilip(hangi hediyeyse bu, sadece parasi verildi, kiralandi, yeni stad yapilana kadar kullanabilir miyiz dendi.. orasi atil kalmasin, verilen 100 trilyonlar heba olmasin diye de devlet tarafindan kabul edildi.. hangi hediye, hangi bagis bi sormak lazim bu elemanlara) simdi de piyasa bedelinin altinda arazi veriliyormus..(yahu keriz mi kandiriyorsunuz siz antu gibi fanatik ortamlardan duyulan 3-5 ipe sapa gelmez yorumla.. 45 trilyondan ihaleye çikip defalarca alicisi cikmamis bir araziye 75 trilyon verip alacak galatasaray spor kulübü..) 11 milyona cizilen asy projesi, aig hadisesi ne olduysa oldu, olan zaten kulübe oldu burda, baskalarini ne ilgilendirir ki.. alisveris merkeziyle konutlar da uygun bir projeyle yapilir, bu da kafasini yormasin bazi arkadaslarin..
malesef ne transfer yapacak, ne çalışanlarının parasını ödeyecek üç kuruş parası olmadığı hakkında söylentiler dolaşan takım. keşke süper bir yıldız transfer edip bu söylentileri yayanların yüzünü kızartabilseler ama sanırım transfer sezonu sonunda elinde üçün birinden başka birşey olmayacak, yüzüncü yılını acıların takımı, avrupa'nın züğürt ağası olarak geçirecek, taraftarlarının saçlarını ağartacaktır.
4 yıl art arda şampiyon olduktan , falanca kupaları aldıktan sonra , daha çok başarı beklenmiş ama bir türlü buna muvaffak olamamış takım...fenerbahçenin bilmemkaç yıllarındaki hegemonyasıyla genellikle 50 li yılları görmüş kişilerin çoğunluğunun fenerbahçeyi tutması önermesini , 80-90 lı yılları görmüş kişilerin * çoğu da galatasarayı tutar olarak düzeltmiş takım...ve de son zamanlarındaki tutukluğunun inşallah düzelecek olmasıyla umarım bir gün bir takımı farklı yendikten sonra efsane geri döndü dedirtmeyecek takım...*****
avrupanin dev kluplerinin olusturdugu g14 organizasyonuna davet edilen ilk ve tek turk takimi.
yüz yillik kelimelerle anlatilmayacak kadar büyük bir takim... onca saldiraya, harekete, cekememezlige ragmen taraftariyla beraber dimdik ayakta.. (bkz: yuzuncu yil galatasaray sohretler ruya takim maci)
2004 2005 futbol sezonu icin hangi verilere ve dayanaklara gore şampiyonluk adayi gosterildigi belli olmayan ve anlaşilmayan sari-kirmizili sevdamiz.tarihinin en başarisiz başkani ile tarihinin en siradan kadrosu ve tarihinin en başarili eski futbolcusunun yetersiz bir teknik direktor olarak kulubeden yer almasi ile şampiyonluk maalesef ki 100. yilda tatli bir hayaldir. bu sezonun kadrosuna bakildiginda eldeki veriler şunlar; yillardan beri ayni kadroda oynayarak turkiye' de elde edilmesi mumkun butun başarilari kazandiklari icin artik hic bir heyecan ve hirslari kalmayan hakan unsal, ergun penbe, arif erdem, hasan şaş gibi futbolcularin arasina serpiştirilen ve sadece siradan anadolu takimlarinda oynayabilecek kapasiteye sahip ayhan akman, cihan haspolatli, orhan ak, elvir balic, ovidiu petre, hangi takimda oynadiklarinin farkina varamayan volkan arslan, umit karan, real madrid gibi buyuk bir takimdan gonderilmenin verdigi kirginligi uzerinden atamamiş gorunen conceicao, hocasiyla arasinda sorun olup olmadigi muamma olan alioum saidou.takimin oyun yapisina baktiginizda buyuk bir takim icin futbolun temel gereklerini yerine getirecek, defanstan orta sahaya top taşiyabilecek bir popescu, orta sahada takimini yonetecek, takimini hucuma kaldiracak bir şef, yillardir izledigimiz hakan şukur' un yanina yipratici ve firsatci bir gol adami ve bu golculeri kanatlardan ve arkadan besleyecek akli başinda kanat adamlari. bu saydiklarimizdan hic biri galatasaray' da mevcut degil. takimin geri kalan maclarini hangi statta oynayacagi bile hala muamma olarak devam etmekte. peki bu kadar eksiklere ragmen kadroyu oluşturan futbolcular ve teknik kadro bir takim olabilmişler mi? kesinlikle hayir. zaten "gonderilecek" dedikodusu ortalarda dolaşmaya başlayan bir hoca altindaki oyunculardan ne kadar verim alabilir ki?oysa ki taraftari yalanci bir şampiyonluk hayali ile kandirmak yerine 100.yilda, hazirlik maclarinda izledigimiz genclerden kurulu ve galatasaray' in geleceginin guvence altinda oldugu imajinin yaratildigi bir sezona raziydik. 100 yildir yaşadiklarimiz ve gelecekte daha iyilerini yaşayacagimizin sinyalleri bu sezon yaşatilacagi iddia edilen şampiyonluktan cok daha onemliydi.
kakdıkoy stadında avlandıktan sonra yüzülerek 6(altı) gun guneşte bekletilerek tuylerinin dokulmesine mutaakip derisinden davul yapılarak maclarda calınan, avrupa junglelarında vahşileşerek istanbulda sut dokmuş kediye donen hayvanı kendilerine sembol secmiş takım.
" aramızdaki farkı tek bi kelimede özetlemek mümkün, g a l a t a s a r a y ... " kadar yüce camia, kültür !
nadasa çekilmiş olan taraftarı olduğum kulüp.*
sonsuz bir sevda, bir aşk masalı, türkiyenin en büyük markası, en büyük futbol takımı, en büyük taraftar topluluğuna sahip camiası. 100. yılı kutlu olsun!! tüm zamanların en beceriksiz başkanına rağmen 100. yılında mafyataş (bkz: beşiktaş) gibi alaattin çakıcı ile değil bileğinin gücü ile şampiyon olacak takım.
tartışmaya bile gerek olunmadığı herzaman kendini ispat eden dünyayı fetheden asiller takımı cimbom.. bazı istisnalar olsada hep en gurur verici en büyük başarılara imza atan topluluk..
10 kişiden oluşan belçikalı rock grubu.balkan ezgileri ve şenlik müziklerinden esinlenerek enstrümental müzik yapan grubun üyeleri arasında hiç türk bulunmuyor.grubun montana adında bir de albümü varmış.*http://www.galatasaraymusic.be
sene itibariyle sutopu erkek takimi sampiyonlar ligine katilmayi hak kazanmis takimin klubu. bir dipnot: 1975 yilinda galatasaray, avrupa sampiyon kulupler turnuvasi'na katılan ilk turk takimi olmustur.
tek dertleri en büyük