george orwell

"dindarların ve ahlaksızların doğal olarak birbirlerini buldukları bir gerçektir.." sözünün sahibi..

direk yada indirekt, soguk savas suresince cia ve mi6'e hizmet etmis olan yazar.

kesinlikle anti-sosyalist bir argümana sahip değildir...muzaffer rus devrimine inanmıştır fakat ispanya iç savaşında stalin in tutumları onun tüm umutlarını yıkmıştır...zaten 1984 üde bu umutsuzluğu içinde yazmıştır...hatta 1984 ün (bkz: bertrand russell) a ait önsüz ünde şöyle yazar "george orwell, önce döneminin ve ülkesinin toplumsal düzenine karşı çıktı.büyük rus devrimine inandı.troçki ye hayrandı.ancak, ispanya içsavaşı sırasında stalinistlerin troçkistlere karşı tutumu,umutlarını yıktı.bu durum ve yakalandığı hastalık, orwell i 1984 ün mutlak umutsuzluğuna sürükledi..."

1903te hindistanda dogdu(ki babasi sivil polisti). ailesi 1907de ingiltereye dondu ve oda 1917de eton college a girdi, ki kendisi bir cok okul magazini cikartmistir. 1922 den 1927 kadar hindistan polis mudurlugunde (burma diye bir yerde) ve orada ilk romanini yazdi(burmese days-1924)ingiltereye donmeden iki yil paris te yaşadi ve bir suru meslekte calişti. down and out in paris and london 1933de yayinlandi.1937de the road to wogan pier diye bir kitap daha yazdi. 1936da ispanyaya savasa gitti ve yaralandi. asla tam olarak iyileşemedi. moroccoo da alti ay kaldi ve coming up for airi yazdi. ikinci dunya savasi sirasinda bbc de calisti ve tribune de edebiyat editoru oldu. 1945 animal farm yayinlandi.subat 1950 de oldu.

insanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca mutluluğa ulaşabilirler. - george orwell

bir idam mahkumunun, yaninda kendisine eslik eden iki gardiyanla birlikte ipe goturulusu sirasinda, yoldaki camurlu su birikintisine basmamak icin yana dogru yaptigi kucuk bir hamle derin soru isaretleri birakmistir orwell'in aklinda. "o da bizim gibi bir insan" diye dusunur mahkumun bu hareketi uzerine; "o da bir canli, suya basmamak icin sakiniyor, az sonra olecek; hala cabaliyor; ancak az sonra olecek".

(bkz: war is peace)(bkz: freedom is slavery)(bkz: ignorance is strength)

orwell, 1914-1945 "30 yil savasi"nin entelektuel kurbanlarindandir denebilir bence. en cok sozu edilen romani "1984" o yuzden biraz da kendi intihar mektubu, yilginligi gibi okunabilir.tornasindan gectigi elit ingiliz emperyal egitiminden namemnun bir sekilde hindistan'a gittiginde cokmekte olan imparatorluk'un yukunu omuzlayamaz once, "burmese days" (her ne kadar oryantalist arizalar tasisa da) karamsarliklarini cok iyi yansitir. biraz da bu deneyimi, onu trockizme yoneltir.emekcilerle gonul bagi kurmustur, kendi de otel restoranlarinda kolelik yapmis, "down and out in paris and london"da otel yemeklerine neden guvenilemeyecegini cok guzel anlatmistir. "road to wigan pier"da kendince iscilerle humanist-sosyalist dayanismasini surdurur. bu kitaplarinin gosterdigi gibi, muthis bir edebiyatci degildir ama, iyi hikaye anlatir. kendi sinif konumunun olumcul ic sikintilarini "coming up for air"de anlatir uzun uzun.fasizmin yukselisi onun icin bir baska travma olmustur, o kadar ki enternasyonel tugaylar'a katilip ispanya ic savasi'nda cumhuriyetcilere yardima kosar. savas sirasinda sol hizipciligi gozlemleyip ikinci travmasini yasar, mutsuzlugu hat safhaya cikmistir, sonra ikinci buyuk savas patlak verir, orwell pek hoslasmadigi imparatorluga teslim eder hizmetlerini, caresizlik icinde.belirtilmemis sanirim yukarida, sikca anti-komunist propaganda araci yapilmis "1984"un 1942-43 arasinda olusturulan ilk catisi agirlikli olarak anti-fasist bir catidir (orwell'in ilk dusundugu baslik da "avrupa'daki son adam"di), savasin sonuna dogru anti-stalinist unsurlari da ekler orwell, boylece total hayalkirikligi tamamlanir.mutsuz bir adam olarak vefat eder.

barselona'nin meydanlarindan birine ismi verilmistir. barri goticte yer alan bu kanaatimce kelek mekan bir uyusturucu merkezi oldugundan keyri halk arasinda placa trippy seklinde komik bir isim almis, sehir belediyesi millet burda takilmasin diye banklari sokmus, lakin fayda etmemistir.

1984 romaniyla unludur

ken loach'un ulke ve ozgurluk filmi acik bir sekilde onun ispanya ic savasi anilarini anlattigi "katalonya'ya selam" kitabindan esinlenilerek cekilmistir. ayrica bu ulkede fasizme karsi poum milisleri arasinda savasirken boynundan vuruldugu ve olumden dondugu dusunuldugunde ajan olmanin daha kolay ve tehlikesiz yollari da var demez mi insan. 1984'u okuyup bombok hissedenlere gyorgy dalos'un "1985 - tarihsel bir arastirma" romani tavsiye edilir. (bkz: guzel gunler gorecegiz cocuklar)

bir nevi atatürk şu halde...

sahaflar çarşısında papazın kızı adlı eserini görünce hortladı da kitap mı yazdı bu diye sordum kendime.bir de katalonyaya es-selamın aleyküm adlı eseri var.basımı yapılmıyor.okuyamıyoruz, mağduruz.haa unutmadan...papazın kızı ideefixede yarı fiyatına satılıyor şu an.alın okuyun, sonunu bana da anlatın.*

yaw orwell marksizmi sonuna kadar savunan bi tip. komunizme de pislik atmasının sebeb-i hikmeti marksizmin orda ii uygulanmayışına veryansın etmesiherkes eşittir; ama bazıları daha eşittir sözü çok akılda kalan beylik bir sözdür

üsküdar amerikan lisesinde kitapları okutulurken kendisinin bir komünist olduğunu ve bir komünist olarak komünizmi eleştirdiğini ve kapitalizmi sevdiğini öğrettikleri ünlü yazar

orwell söz konusu olduğunda biçem "insan" 'dır..

yazdıkları hayvan çiftliği ve 1984'ten ibaret olmayan fakat diğer kitapları nedense türkçe'ye pek çevrilmemiş olan yazar. (bkz: papazın kızı)(bkz: paris ve londra'da beşparasız)

kitaplarinin sosyalizme karsi ingiliz gizli servisi tarafindan yazdirildigi iddia edilen şahis.

gerçek adı eric arthur blair, yoksulluğu anlatan yazar.

asil adi arthur blair olan yazar

en cok etkilendigi yazar biz'i* kaleme alan yevgeni ivanovic zamyatindir. hatta kitabi konu olarak biz'den alinmis olup yalnizca sonunu degistirmistir. hikayelerinde karamsar olup olum mutlak vardir.

1944te yazdigi "what is fascism" isimli makalesi okunmaya degerdir. degisik politik taraflarin fasizm tanimlarini yorumlamis ve fasistin nedenbir hakaret olarak kullanildigi hakkindaki fikirlerini beyan etmistir. kanimca cok basarilidir.

doneminin entellektuel cevresinden ilgili-ilgisiz pek cok kisiyle ilgili "komunist ya da sempatizan olabilir" saptamali notlar tutmustur. listesinde bertrand russell dahil 86 kisi vardir.

ingiliz ajanı, salak bir anti komünist. sscb için yazdıklarının hepsi şimdi abd için geçerli. öngörülü ama yanlış öngörülü. basiretsiz. dallama.

bengal doğumludur.

19. yuzyil sonlarinda bir ingiliz subayin oglu olarak hindistan da dogan yazar. baslica eserleri animal farm ve 1984 dur. ozellikle animal farm 'da bir sosyalist olarak rus devrimini ve dolayisiyla komunizm 'i elestirmis ;yine animal farm da gecen 'all animals are equal but some animals are more equal than others' seklindeki soylemi kitaplarindan daha cok taninir olmustur.

geleceği merak ediyorsanız, insan suratına yapışmış bir postal hayal edin, her zaman... - george orwell

çift taraflı ajan olduu iddia edilir. sanatsal açıdan 1984 tam bi fiyaskodur

ispanyada devrimcilerle birlikte savaşmış, sscb ye gitmiş, stalin'in yaptıklarını görünce komünizme olan inancını yitirmiş adam. ne kadar komünizme saldırmış olsa da oligarşik olmayan kollektivist bir düzen olabileceği düşüncesiyle ölmüştür.

1984 kitabı ile ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlayabildiğimiz yazar.

vakt-i zamanında hampstead'de, heath'e 15-20 adım mesafede bulunan, south hill park 77 no.lu [ günün birinde londra'ya yerleşirsem o hafif kasvetli/kuytu eve taşınmayı çok istediğim ] binada yaşamış önemli yazar.

"milliyetçi, kendi tarafınca girişilen katliama karşı çıkmamakla kalmaz, ayrıca bunları hiç duymamak gibi müthiş bir yeteneğe de sahiptir." diyen yazar.

(bkz: double think)

toplumların geleceği için karamsar öngörüleri olan ve bu öngörülerini bilim kurguya benzer bir üslupla 1984 adlı romanında yazıya döken ingiliz edebiyatının 20. yüzyıldaki en önemli isimlerinden biri. 1984 romanı onun fikirlerini tam olarak işlediği ve onu tüm dünyanın tanımasını sağlayan önemli bir eserdir. yazar bu romanda animal farm adlı romanın aksine yalnızca komünizmi değil diğer yönetim sistemlerini de eleştirir. onun kullandığı bazı cümleler, ifadeler birçok olaya ilham kaynağı olmuştur ve hala kullanılmaktadır. mesela biri bizi gözetliyor adlı yarışma zımbırtısının almanya'daki versiyonu big brother ismini 1984 adlı romanda her şeyi bilen ve gören kişilik abi (yani gavurcası big brother)'den almıştır.

ww 1 ve 2'yi gormus diger birkac yazar gibi dunyanin gelecegiyle ilgili hicbir umudu bulunmayan ve bunu butun eserlerinde aciga vurarak cogumuzun "nerde yasiyorum ben" "nasi bi yer burasi" cigliklarina sebep olmus muhim sahis. (bkz: aldous huxley) (bkz: ernest hemingway)

"yazın tutkum ta başlangıçtan beri herkesten kopmuşluk duygusuyla ,gördüğüm aşağısamayla iç içeydi. yazıyorum çünkü gözler önüne sermek istediğim bir yalan ,dikkatleri üzerine çekmek istediğim bir olgu var, birinci amacım da sesimi duyurmak."

(bkz: shooting an elephant)

(bkz: eric arthur blair)

" evrensel dolandiriciligin hukum surdugu zamanda gercegi soylemek devrimciliktir." diyen yazar.

(bkz: http://students.ou.edu/c/kara.c.chiodo-1/orwell.html)

ispanya iç savaşında anarşistlerle beraber savaşmış olduğu es geçelip sürekli komunizmi eleştirmek için hede hödö gizli servisinden para aldığı gibi saçma sapan iddialar ortaya atılan yazar. onun eleştirdiği 1984 de belirttiği gibi oligarsik kollektivizm dir.

zamanin kaliplasmis onyargilarina da saygiyla yaklasan bir kisiymis:"he called himself a greek, but in reality he was an armenian. after knowing him i saw the force of the proverb 'trust a snake before a jew and a jew before a greek, but don't trust an armenian'"*not: galeyana gelip orwell'in bu lafindan ceddin deden cagrisimlari cikaracak arkadaslara hatirlatmak isterim ki ayni donemin yazarlari turkler hakkinda da pek iyi seyler soylemezler, ona gore...

diktatorluk rejimlerini pratik ve acik anlatimiyla hicvetmis, ozellikle komunist idarelerin celiskilerine isaret etmis; uygulananla teoride belirtilenlerin zit olan yonlerini ortaya koymustur.1984 ve hayvan ciftligi kısa surede klasiklesmis romanlaridir.

dünyanın en dahi yazarlarından biri. benzetme üstadı.

(bkz: orwell rolls in his grave)

okudugunuzda sizi gulumseten dahiyane bir diger cumlesi de sudur: 'the quickest way of ending a war is to lose it'.

kendisinin ajan olabilmesi, yahut en azından kişisel görüşünün dönemin devlet ideolojisiyle örtüşmesi gayet muhtemel yazar. ancak gözardı etmemek gerekir ki ingiliz gizli servisi totaliter tehlikenin kapitalizmle geldiğini örtbas etmek için bir romancı yetiştirebiliyorsa, pekala, kapitalizm bugün de varolduğuna göre, ve teknolojik gelişmeyle birlikte kişisel hak ve özgürlükler dünyasını denetim almaya 1949 daki durumundan çok daha yatkın ve hevesli olduğuna göre, kendi kendisinin arşivlerine "bakınız, totaliter tehlike komünizmde olduğu için anti komünist 1984'ü aslında biz yazdırmıştık" iddiasında naylon belgeler yerleştirmiş olabilir ve bu yolla antikomünist olduğu kadar anti kapitalist de olan 1984'ün işaret ettiği tehlikeyi örtbas etmeyi bugün amaçlıyor olabilir.

orwell'a göre özgürlük yazıyla ilintilidir ve özgürlüğü yok etmek isteyen bürokratlar kötü konuşur, kötü yazarlar; anlamın kaybolduğu cümlelere sığınırlar. o yüzden dilin, yazının duruluğu konusunda aşırı bir titizlik gösterir.

(bkz: her sey kontrol altinda)

totaliter rejimin nelere yol açacağını bana açıkça gösterdiği için her zaman saygı duyacağım insan. kaldı ki 1984'ün vuruculuğu abartılmıştır. bu kitabı okuyan insanların hala stalin'i, baskıcılığı, adam keserek insanlara rağmen insanlar için gibi zavallılıkları savunabiliyor olmaları bu kitabın bile sektiği duvarların olduğunu göstermiştir.

. http://orwell.ru/ (sağlam kaynak). http://whitewolf.newcastle.edu.au/.../o/orwellgeorge/ (eserleri). http://whitewolf.newcastle.edu.au/...eorge/index.html (makaleler, denemeler, vs.). http://www.resort.com/~prime8/orwell/ (politik yazıları) . http://www.george-orwell-essays.com/ (paralı maalesef!)

'calar saatin kadinsi gevezeligi' son okudugum 'papazin kizi' romanında henuz kitabi okumaya baslayacaginiz ilk satirlardan bir benzetme. gercek adi eric arthur blair. 1903 yilinda hindistan'da dunyaya gelen yazar 1950 yilinda londra'da olur. benim en begendigim 1984 romani ayni zamanda apple'in yillar once yasaklanan reklam filminin yonetmenlerine de esin kaynagi olmustu. herkesin en az bir kere okumasini tavsiye edecegim degerli bir yazar.

kendisini anti sosyalist diye nitelendirmek yanlıştır. ispanya iç savaşından derin bir bunalıma girmiş ve sosyalist sistemi kıyasıya eleştirmiştir. sosyalizmi eleştirmesi tek yönlü değildir, kapitalizmi de aynı şekilde eleştirmiştir fakat asıl sorunu sscb'nin sosyalizm anlayışıyla olduğu için kitaplarında bu konu üzerine düşmüştür. ne demek istediğim hayvan çiftliğinin son bölümü olan domuzların (sosyalistler) ve çiftlik sahiplerinin (kapitalistler) birlikte yemek yediği sahnede çok güzel anlatılmaktadır. domuzlar ve çiftlik sahipleri yemek yiyip eğlenirken bir süre sonra domuzların suretleri ve çiftlik sahiplerin suretleri birbirine karışır. kimin ne olduğu anlaşılmaz bir hale gelir. george orwell için ikisinin de bir farkı yoktur. o zamanın kötü bir döneminde gelip ,karamsarlık rüzgarlarında savrulmuş bir yazardır.

1984 isimli romanında aslında varolmayan ama heryerde resimleri bulunan her cümlede adı geçen bir liderin adıyla ülkeyi yöneten bir oligarşiden bahseder.bu ülkede insanlar asla devleti ve onlara öğretilenleri sorgulamazlar, sorgulamak isteyenler hemen ispiyonlanır ve cazaladırılır.insanlar aslında hiç olmayan yapılmayan işleri devlet kanalıyla istatistik olarak öğrenirler(toplu iğne üretimi %1,5 artmıştır gibi.) ve aslında yalan olmak birlikte buna rağmen gerçek olsada kendilerine hiç birşey getirmeyen bu haberler ile mutlu olurlar.çocuklarından itibaren big brotherın yaptığı devrimleri öğrenirler ne yüce bir kişi olduğu ve ne kadar mükemmel bir sistem kurduğunu özümserler ve sistemin yılmaz bir neferi olurlar.o kadar ileri giderlerki bu konuda insanlar kendi kendilerinden bile şüphe ederek kendilerini ispiyonlayabilmektedirler; düzenle ilgili zararlı düşünceleri olabileceği kuşkusuyla.ne komik-olmayacak şeylerdir orwell ın yazdıkları aslında, bizim ülkemize ne kadar uzak ve alaksızdır mesela;hahahha,haha,ha,haa

hapishanelerdeki yaşamı görmek için, sarhoş olup kendini içeri attırmışlığı vardır. alt tabakanın hayatını öğrenmek için de bulaşıkçılık yapmıştır. insan düşünmeden edemiyor. bunlar da mı ajanlık diye...anti-komünist olduğu savı ise, bir çocuk kitabından daha ağır olmayan animal farm'ı ya okuyup götünden anlamış, ya da hiç okumamış kişilerce savunulmaktadır.ikinci dünya savaşı sırasında, nazilerin londra'ya bomba yağdırdığı günlerde, bbc'de radyo programı yapmakta olan george orwell, hitler'den bahsettiği bir programda mein kampf'dan alıntılar yapar. bu durumda bbc'nin adolf hitler'e telif hakkı için ödeme yapması gerekmektedir. ancak iki ülke savaş halinde olduğundan, tüm ikili ilişkiler donmuş durumdadır. yine de bir yol bulunur ve telif hakkı norveç üzerinden almanlara ödenir.

bu kadar iyi gozlem ve analiz yapip , bu kadar yaratici olup cozum sunmayisi benim gibi okurlarini kahreder. farkina varabildigim tek cozumu 1984 'te kahramanlarin ask ve bireysel yasama donup, dis dunyayla ilgilenmeyip kendi iclerine kapanik yasayarak mutlu olduklari donemden cikardigim `ilgilenmeyin ve ozgur ,mutlu yasamak icin mucadele etmek yerine gerekirse sinirlarinizi daraltin ,o sinirlarin icinde gonlunuzce yasayin `mesajidir. (isime geldigi icin de oyle algilamis olabilirim yani,herkes mesrebince yorumlar tabi ki)

en iyi degil ama kesinlikle en onemli eseri oldugunu dusundugum homage to cataloniayi (bkz: ispanya ic savasi) okursaniz, anti-sosyalist, anti-komunist, pro-kapitalist, ingiliz ajani gibi yakistirmalarin ne kadar alakasiz oldugunu anlarsiniz.yahu adam gazeteci diye gittigi ispanyada gonullu olarak sosyalist militia'lara girmis, aylar boyunca camur icindeki siperlerde, anarsistler ve sosyalistlerle birlikte savasmis fasistlere karsi, sonunda bogazina kursun yemis, ne anti-sosyalisti. bu savasta yasadigi "aydinlanma", moskovadan emir alan ve fasistlere karsi savasan yani sozde diger militan gruplarla/sendikalarla ayni tarafta olan komunistlerin, herhangi bir sosyalist devrime en az dusmanlari kadar karsi olduklarini anlamasidir. fasist francoya karsi olanlarin odak noktasi hukumet, rusyadan gelen yardimlar sayesinde giderek komunistlerin ve onlarla isbirligi yapan kucuk burjuvanin etkisine girmis, devrimi, yani sol kanat sosyalistleri ve anarsistleri ezmistir. hatta herif bizzat, unlu may days olaylari sirasinda (savasin basindan beri anarsistlerin idare ettigi barcelona telefon binasinin hukumet birlikleri tarafindan basilmasiyla patlak veren ve kisa surede komunist/burjuva/merkezi hukumet cephesinin anarsist avina donusturdugu "ic savas icinde ic savas") neredeyse icgudusel bicimde anarsistlerin yaninda yeralmistir, birkac gun oncesinde madride gidebilmek icin komunistlerin elinde olan uluslararasi tugaylara * yazilmis olmasina ragmen.orwell de bu yuzden merkeziyetci ve totaliter komunizmden ve bunun en uc ornegi olan stalinizmden nefret etmistir, sosyalizmden degil. hele hele kapitalizmi hic ovmemistir. zira kapitalist sistemlerin yapilari itibariyle anti-demokratik olduklarini, kisisel ozgurluklerden en onemlisi olan dusunce ozgurlugunu daha sofistike yollarla kacinilmaz olarak kisitlayacaklarini *, bunlarin stalinizmden farklarinin cok da buyuk olmadigini dusunuyordu. hatta en cok propaganda icin kullanilmis kitabi animal farmin konusu da budur, zira domuzlar kotu de komsu ciftliklerin insanlari iyiydi gibi birsey yok; kapitalist propagandanin bunu evirip cevirip kendini ovuyormus gibi gostermesi onunla alakasizdir, adam 1950de olmus zaten. ingiliz emperyalizminin icinde yetistigi icin, her turlu ozgurlukcu soylemine karsin, ozellikle burmadaki polislik gorevinde edindigi "bir miktar yol gostericilik de lazim" dusuncesinden tamamen kurtulamamasina ragmen, mumkun olamayacagini sandigi kadar samimi ve esitlikci bir duzenin, savas sirasinda yokluk icinde bile isleyebildigine katalanyada taniklik edince, bu devrimci anarsistleri * hayvan ciftliginin domuzlarindan da, insanlarindan da hep ustun tutmustur.

"every line of serious work that i have written since 1936 has been written, directly or indirectly, against totalitarianism and for democratic socialism, as i understand it."bu adamin olumunden sonra kapitalizm savunucusu olarak sekillendirilmesi iste bu yuzden uzucudur.

(bkz: nineteen eighty four)

Rasgele

+ saros
+ muhim olan kafada bagimsiz olmak
+ orhan kurtuldu
+ turk polisi yakalar
+ gunduz
+ magnetic core
+ terms and conditions okumak
+ erkek gibi kadinlar
+ ilahi spacetimereality
+ kucuk ev
+ izomeri
+ mars a ayak basacak ilk insandan beklenenler
+ thehungersite com
+ v tech
+ gigantic erection
+ ilgisiz sevgili
+ kiz gibi cocuk
+ ada cayi
+ ece temelkuran
+ boyle rektorun oldugu yerde teror olur

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam