goran bregovic

sezen aksu icin "onunla sadece albüm değil çocuk bile yaparım" diye talihsiz bir demec veren densiz muzisyen. acaba demeci turkce mi verdi, dili ondan mi surctu diye dusunuyor insan.

unlu yugoslav (bosnak?) yonetmen emir kustirica'nın filmlerine yaptigi harika muziklerle taninmis sahis. fakat maalesef daha sonra o da sezenizme (aksu) kendini kaptirdi ve kalasnikov gibi harika sarkilarini mahvettirdi.hisar'da gene konsere geliyormus.

with two canvas shoes,arizona dream,underground,time of gypsies..vs. filmlerinin müziklerini yapan makedon deha.

(bkz: this is a film)(bkz: in the death car)(bkz: tv screen)(bkz: gypsy reggae)(bkz: kalasnikov)(bkz: arizona dream)

19 temmuz gecesi istanbul açık hava tiyatrosu'nda çok güzel bir konser veren besteci.

yaptigi film muziklerinin filmleri cok hos filmler olan besteci insan.

(bkz: mesecina)(bkz: gul/22)(bkz: la nuit)

ben de sirp diye biliyorum, hirvat ev arkadasimin yalancisiyim. sahnede cok hos ve enerjik, ayrica elli yas civarinda olmasina ragmen tas catlasa 35 gosteriyor.

düğün ve cenaze felesefesini benimsemiş biri.bu yüzden konserlerinde orkestra siyah giyinirken o ise bembeyaz giyinir.

araba kullanirken sarkilarini dinlemesi en sakincali besteci. trafikte sacma seyler yapmaniza neden olabiliyo cogu zaman

orkestrasının adı yanılmıyorsam düğün ve cenaze. sezen aksu da goran'ın hazırlamasına fazlasıyla yardımcı olduğu albümüne bu adı vermiş*. bir de atıyo olabilirim ama o albümün kapağında sezen'in arkasındaki flu bi şekilde çıkmış erkek o olsa gerek.(bkz: düğün ve cenaze)

kusturica'nın filmlerini bütünleyen müzisyen. yaptıkları çoğu zaman* çok keyifli; dansetme, hatta ufaktan göbek havaları attırma isteği yaratıyor. bazen de inanilmaz ic daraltiyor.

kendisini ederlezi isimli olagan üstü parcasiyla tanimiş olup o gün bugündür hayranlik duymusumdur..lazim böyle insanlar.

bu gece açıkhavada* orkestrası ile beraber konser veren sanatçı.. konserin başında ağırkapı roman orkestrası15 dakikalık bir konser verdi

arkasinda en az yirmi davul, otuz vokal, elli uflemeli calgi olmadan sahneye cikmaz kendileri; mutlaka beyaz bir kostum giyer, saclarini savura savura sarkilarini terennum ederler. iyi sarkilar yapmistir, o ayri. (bkz: mesecina) (bkz: lullaby)

bu akşam yine beyazlar giymişti.. şarkılarını oturarak söylediği için, saçlarını pek savuramadı*

bircok unlu besteci tarafindan yaptigi muzigin roman jazz'ı oldugu soylenen sırp asıllı sanatcı. genellikle bestelerini mahalle calgıcılarının ritimlerini kopya ederek olusturur; bu yonuyle filmlerinde yine sokaktan topladıgı figuranları basrol de oynatan yonetmen arkadası emir kusturica'ya benzetilir.

gitarını* minik minik bazı şarkıların içine de serpen ürpertme sorumlusu. önü de arkası da fokur fokur idi dün gece*.

6 ağustostaki konserde yine klasik sanatçı nazını yaptı ve çiçek parçaları çalmadan çıktı.seyirci de "onca para verdik,şu candan erçetinin de söylediği şarkıyı da çal da öyle gidelim" modunda 2 saat alkışlayınca tekrar geri geldi.ama bu olay klasik olarak her sanatçının konserinde olur.ilk defa sahneyi terkettiklerinde seyirci de hemen kıçını dönüp çıksa ne hissederler merak ediyorum?"ohhh,daha fazla yorulmayacağız" mı derler,yoksa "hasktir,kimse takmadı yahu" mu derler acab? ..

(bkz: en iyi film muzikleri)

çok güzel müzikler yapmaktadır fakat halkımız onu yeterince anlamamıştır; in the death car'ın "oo ahmet beyler de buradaymış" tarzı yerlerde çalınması üzüntü verici bir olaydır.

"çingeneler zamanı" filminin soundtracklerini dinlerken hay mına koyim bunu da mı çalmışız dedirten adam

(bkz: ogi radivojevic)

22 haziran salı gecesi, salamis antik tiyatrosun'da vereceği konserini sabırsızlıkla beklediğim müzik adamı. kıbrısın kuzeyine gelip konser vermesi gerçekten büyük bir olay. uluslararası mağusa festivalini düzenleyen gazimagusa belediyesi'ne büyük afferin...

beraber daglara cıkıp muzık yapacagımıza soz vermıs ınsan.bırakıyorum okumayı da anasını satayım yeni "in the deathcar" lar "ausencia" lar bizi bekliyor.istanbula gelir mi bu sene acaba dıye dusundurur bızleri:uzatıyoruz sacları sallıyoruz basımızı yanlara ,beraber tempolardayız sarkı soylerken.

canakkale turkusu, yemen turkusu, ne bileyim tiridine bandim gibi klasiklesmis ezgileri nasil birisi nasil besteliemis acaba? diye dusunurken aklimiza cevap olarak gelmesi gunumuzde en mumkun bir batinda onlarca klasik uretebilmis essiz besteci . duzenlemelerini de cok seviyorum, sahnesi de cok iyiymis diyorlar (goremedim evet, uhuh).

sezen aksu'nun "düğün ve cenaze" albümünde bol bol arak yaptığı müzisyen arkadaş (bkz: araklamak)hele bir "kasım yağmurları" ismiyle dile gelen bestesi var, yeme de yanında yat şeklinde tabir edilebilir.şarkıyı biraz anlatayım isterseniz... acıklı başlıyor (müzikal inceleme yapıyorum), sonra bir alevleniyor çıkı çık çık..helal goran abi denebiliyor şarkı bittiği vakit...

açıkhavada verdiği son konserlerden birinde düşünce yoksunu yönetmenin tam in the deathcar başladığında uyuyan bir kadını göstermesi sonucunda konsantrasyonu dağılan ve konser boyunca bir daha da toplanamayan müzisyen.

kel kafali perküsyoncusu ve arkasindaki bulgar kadin korosu ile her sene festivallerimize abone olan ve yakinda mehter takimi ile köprü acilisinda ve temel atma törenlerinde bile karsimiza cikip o güzel müzigini eskiteceginden endise duydugumuz müzisyen..

sezen aksu'nun, rober hatemo'nun, candan ercetin'in elinde sarkilari mundar olan muzisyen.. hele ederlezi-hıdrellez faciası vardır ki...

şarkılarının rober hatemo, candan erçetin, sezen aksu ve yeşim salkım elinde maymun olduğu doğru olmakla birlikte ederlezi-hıdırellez faciasını kendi elleriyle yarattığı da bir gerçektir, sezen aksu ile beraber, bizzat kendisidir bunun sorumlusu. bu arada yorgos dalaras ile yaptığı çalışma da pek matah değildir, özellille cajesukarije "me lene popi" adıyla tam bir facia olmuştur...

albümleri de şöyle. irish songs adlı albüme dikkat.kris & goran (2000)music for films (2000)song book (2000)kayah & bregovic (1999)thessaloniki yennena with two canvas shoes (1999)irish songs (1998)silence of balkans (1998)ederlezi (1998)tales and songs from weddings and funerals / sezen aksu (1997)p.s. (1996)underground (1995)la reine margot (1994)arizona dream (1993)time of the gypsies / kuduz (1990)

balkanların en çok tanınan modern bestecilerindendir.

vakti zamaninda giorgos ntalaras'la birlikte album yapmiş besteci. boşnak-yunan harmani, pek şikir fikir bişi olmuş. sozunu, buzukisini yunan'dan; ezgisini, akordeonunu, klarnetini boşnak-makedon'dan alan melodik balkan guc birligine karşi dinleyip gobek atmak da bizden olsun.

cingeneler zamanını izlenir,hissedilir yapan hatta sadece dinlemeyi yeterli kıldıran zat

22 haziran 2004'de magusa kultur sanat festivali kapsaminda salamis antik tiyatroda konser verecek olan sanatci. ertesi gun software engineering finali olmasi konseri kacirmak icin yeterli bir bahane degildir. (bkz: iki eli kanda olsa gidilecek konser)

22 haziran'da gazimagusa festivali'nde, 24 haziran 2004'te bursa festivali kapsaminda bursa'da kültürpark açık hava tiyatrosunda konserlerini izledigim sanatçı. in the death car çalarken göbek atan bursa halkı görülmeye değerdi.

bildigim kadariyla sirp besteci .

24 ünde açık hava tiyatrosundaki konserini merakla beklediğim sanatçı

27 temmuz 2005 de ıstanbul harbıye de sahne alacak ubermensch.gorursenız eger beyaz takımlı,uzun saclı manyak ben olacagım orada ey ahalı...

müzikleri çalındığında halkımızca "aaa bak sezen aksu çalıyoo" denilen, yaşayan en büyük müzisyenlerden

(bkz: mocking song)

(bkz: get the money)

aldigi butun arabali calan belgrad hirsizlarini protesto etmek icin en son dogu alman efsanesi altin sarisi trabant marka bir araba alan ve sehrin sokaklarinda kapisini kilitlemen birakan muzisyen. bu yaz eski grubu bijelo dugme ile eski yugoslavya sehirlerinde konserler verecektir.

geleneksel balkan ve roman müzigini enstrümantal caz ögeleriyle zenginlestirip batili dinleyicinin de kolayca zevk alabilecegi bir sekle sokan ve bunda fazlasiyla da basarili olmus olan 1950 saraybosna dogumlu sirp besteci. yugoslavya'daki iç savas sirasinda paris'e yerlesmistir. la reine margot'dan dom za vesanje'ye, arizona dream'den underground'a yaptigi muhtesem film müziklerinin bir kerecik olsun oscar'a aday bile gösterilmemesi ancak ve ancak akademi'nin* dombililigiyle açiklanabilir. besteleri kayah, iggy pop, sezen aksu, george dalaras, krzysztof krawczyk, ofra haza, cesaria evora gibi müzikal yelpazenin çok farkli noktalarinda duran insanlarca okunmus, fas'tan arjantin'e dünyanin dört bir kösesinde konserler vermistir. her yil mutlaka cemil topuzlu'ya ugrar.

en iyi film müziği yapan, bu filmlerden biri de kraliçe margot olan müzisyen. yakışıklı da gelir bana, bilmem herkese gelir mi...

saraybosna dogumlu sirp anne ve hirvat babanin cocugu. muzige 14-15 yaslarinda sarajevo sokaklarinda ya da konservatuarinda baslayip, 16 yasinda bijelo dugme (beyaz dugme) isimli rock grubunu kuran muzik adami. ilk albumu kad bih bio bijelo dugme (beyaz dugme oldugumda) ile buyuk ilgi ceken (teee sene 1974te 16 yasindayken. biz de burada hala oturuyoruz kalkip gidelim o zaman), bu grupla tamami sirpca olan asmis muzikler ve hepsi birbirinden guzel 16 album yapip, uluslararasi une kavusmayi ancak emir kusturica filmlerinde, vaktini cogunlukla bijelo dugme doneminde besteledigi muziklerin bir nevi coverlarini adini cenaze ve dugun koydugu cogunlukla uflemeli aletlerden olusan orkestrayla calarak saglamis sahsiyet. sonra da ortaya ben balkan muzigi yapiyorum diye cikmistir bu insan. halbuki hepimiz bijelo dugme'yi cok sevmistik zamaninda (en azindan o yillarda yasasam severdim). velhasil ayni şahiyet hatunlari kaldirmada daha cok verimlilige ulastigina inandigi icin gitar calmaya başladigini soylemistir. gel gör ki bu soz konusu verimliligin sonunda gidip bizim minik serce ya da cuce olarak hitap ettigimiz yaklasik olarak 1,49-1,50 (santimetre degil o kadar da abartmayalim lutfen) boylarindaki sezen aksu adli insanimizla heba edilmesi, hatta ve hatta muziklerinin sezen aksu adli vatandaşimiz tarafindan şortlanmasina izin verilmesi cemiyyetimizde cok buyuk yankilar uyandirmis, şahsimin bunu ilk duydugumdaki yuz ifadem ise deve tabaniyla şizofrenik hipopotamin dans edişini bu olayi karpuz yerken goren penguenin hayretler icerisinde bakmasina benzetilmiştir. bu yuzdendir ki sadece ve sadece bijelo dugme dinlemeye devam edecegimdir.

son istanbul konserinde (bkz: 3 agustos 2004 goran bregovic konseri) o kaskabak davulcusu yerine toy bir elemanla çalışan deha müzisyen.sanırım çocuğu çekirdekten,ilk elden yetiştirmek istemiş,iyi etmiş. ashik cygan ve kustino oro yu dinlemek de zevkin doruk noktası olsa gerek.

iksv kapsamındaki ilk açık hava konserinde harikalar yaratmış, birçoğumuzu çılgınca dans ettirmiş adam. geçen yıl ikinci defa tekrar açık hava'da dinlediğim ve yaşını başını biraz almış olmasıyla beraber enerjisinden ve performasından hiçbir şey yitirmediğini görerek sevindiğim, sevdiğim müzisyen.

bu adam sırp'tır. rakı sofrasında keyfi yerine gelince çocukluğundaki boşnak arkadaşlarından söz eder. işin acı kısmı onların çocuklukta kalması ve orkestrasında boşnaklara rastlanmamasıdır ama işin ticari boyutu ve müziğin evrenselliği bu faktörü geride bırakır. bu arada goran sırpça'da ulu anlamına gelmektedir. güzel biri isim bu. goran beyler beyaz takım elbise giyince isimleri onlara daha da bir yakışmakta. (bkz: ben o gün bunu gördüm)

uyuyan bi kadinin kameraya yakalanmasiyla gulusen dinleyiciler, zavalli anlamayan , ne oluyor diye caresizce soran bregovic, onun gonlunu almak icin en olmadik yavas, sakin bir bestede biz seni dinliyoruz havasinda alkisla ritim tutan seyircilerve yine anlamayan zavalli bregovic, "please dont clap your hands cause i cant.. can not concentrate.. please.."en kasış konserini verdi herhalde..

müslüman bir eşi vardır.

(bkz: arizona dream soundtrack)

emir kusturicafilmlerini (time of the gypsies,underground, arizona dream...) vazgeçilmez yapan, sahne performansı dadından yenmeyen yetenekli şahsiyet. düğün ve cenaze albümü bir harikadır.kadın(sezen aksu) güzel söylemiş, adam güzel bestelemiş, bundan iyisi şamda kayısı.

değişik kültürleri harmanlayarak müzik yapan deha sanatçı...(bkz: ederlezi)(bkz: mucize)

belçikada cd ihracat ettiğim bir müştermin (adam belçikalı) türk müziğini takip etmek amacıyla avrupadaki trt yayınlarını izleyip sürekli bregoviçi görünce türk sanıp albümlerini sipariş ettiği adam. herifi bir türlü inandıramadım bu adamın türk olmadığına.

bir roportajda tuba ünsal'ın "müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz, bir çingene müzisyeni misiniz, yoksa yaptığınız müzik balkan müziği mi ?" şeklindeki küfür gibi sorusuna "evrensel bir müzisyen olarak anılmak isterim" diye cevap veren, değeri gerçekten henüz anlaşılamamış müzisyen. aynı roportajda istanbul'un balkanların beşyüz yıllık kültürünü hala barındıran bir şehir olduğunu söylemişti.

dinlediğim en güzel lullabye'ın bestecisi olan müzisyen. ayrıca dinlerken eşlik edemediğimden kahrolduğum bir başka bregovic şaheseri için..(bkz: maki maki)

harika ayak bilekleri vardır...

yaptiklari aritk birer klasik hale gelmis ve son senelerde türkiye'de most acikhava konserlerinin vazgecilmez sanatcisi haline gelen bosnak muzisyeni yalnız bence artik yeni album cikarma zamani gelmiste geciyordur bile ...

la train de vie nin de müziklerini yapan besteci.

(bkz: çingeneler zamanı)

eleftheria arvanitakinin sarkilarini yorumladigi besteci.

arizona dream, çingeneler zamanı, underground gibi filmlerin insanı bu kadar derinden etkilemesinde önemli rolü olduğunu düşündüğüm müzisyen. emir kusturica filmleriyle özdeşleşmiştir. mutluluğu da hüznü de müthiş anlatır şarkılarında, sözlerini anlamasanız bile kendinizi deli gibi zıplarken ya da ağlarken bulabilirsiniz. memleketimize de sık sık gelir kendisi, kel partnerini (ulan ayıp oluyo kral gibi müzisyene kel adam diyorum) ve yöresel giysili kadın korosunu da yanında getirir. in the death car patlattığında ortalık yıkılır, kalaşnikof'la kalkıp göbek atılır..

bregovic'in yaptığı şey yeni bir müzik icat etmekten ziyade çoğu zaman var olan geleneksel folk müziği tekrar yorumlamak oldu. mesela çingeneler zamanında ederlezi dışındaki efsane müziklerin çoğunu yapan adam değildir maalesef goran bregovic. filmdeki borino oro, kustino oro, talijanska ve daha birçok akılda kalıcı efsane melodiler aslında yugoslavya, balkanlar ve hatta italya'nın anonim folk müzikleridir. zaten başka çingene balkan brass grupları da yorumlamışlardır bu ezgileri. bregovic'in aranje ettiği melodilerin tamamını ona atfetmek çok yanlış olur.

dom za vesanje filmini izleyip "ne guzel ya bu muzik kim bu" cumlesiyle yillardir kulagimdan eksik etmedim. bazen sakinlestiriyo. bazen aglatiyo, bazen oynatiyo bu adam.

sarkı sozleri icin yararlı bir link aşagıdadır..http://www.lyricsmania.com/...an_bregovic_lyrics_770/

kendisiyle yapılan bir roportajda, neden sahnede hep beyaz giydiği ve içki içtiği sorulduğunda; karısına çok aşık olarak evlendiğini, ancak o zaman durumları müsait olmadığı için düğün yapamadıklarını, bu yüzden her sahneye çıkışını kendi düğünüymüş gibi düşündüğünü ve bu sebeple her seferinde beyaz giyerek (ülkesinde damatlar beyaz giyermiş) ve parti havasında içki içerek konser verdiğini söyleyerek, bir kez daha kendine hayran bırakmış, kendini tebrik ettirmiş ve bizi lirik duygulara gark etmiş müzisyen.

kanımca yaşayan en büyük halk müziği yorumculardan birisidir. kendi bestelerine sözüm yok zaten ama eşsiz bir hayal gücüyle yorumladığı halk müziklerinin benzeri yoktur.

new york city'ye ilk cikartma dugun ve cenaze orkestrasi ile 13 temmuz 2006'da lincoln center, avery fisher hall'da.

26 temmuz 2006 da istanbul semalarındaki tüm yıldızları gölgede bırakacak şahış.

--- konserden önce ---26 temmuz'da bir kez daha izleyebilme fırsatına kavuşacağım inanılmaz adam. bu adamın sahnesinin verdiği keyfi anca seks verir kanımca.--- konserden sonra ---gittim ve böyle kötü hissetmedim kendimi. goran bey bittin sen benim için ne yazık ki. binlerce insanın alkışlarına bile aldırmadan 1 saat içinde saçma bir konser nasıl verilir ve binlerce kişi tokatlanır gidilir görmüş olduk. çok yazık.(bkz: #9851271)

26 temmuz 2006 konseri ile açık havada binlerce kişi tarafından yuhlanmış turkiye'deki kredisini bitirmiş insan..(bkz: eskiden ne guzeldi)

(bkz: fare daga kusmus dagin haberi olmamis)

ulkemize defalarca gelmis olmasına rağmen bir merhaba, iyi akşamlar, güle güle demeyi ogrenememis, bu nezaketi göstermeyen ve bu nezaketi bekleyen seyirciye ayıp eden müzisyen.

yugoslavyadaki iç savaştan önce saraybosnada yaşayan ve savaş patlak verince de bir sırp olduğu halde saraybosnada kalıp farklılıkların bir arada insanı zenginleştirdiğini savunması beklenirken, kuyruğunu kıstırıp parise kaçtığı için bosnalıların hala kendisini affedemediği müzik adamı.

annesi hırvat babası sırptır karısı ise bosnak olurlar. kendileri ise fazla ilgisinden ve yaptıgı muziklerde kullandıgı ogelerden dolayı cingenelesmis olabilir. emir kusturica'nın filmlerine muzik yapmadan once saraybosna patentli populer bir rockçı idi şimdilerde ise zamanında yapmıs oldugu film muziklerinin mirasını yemekle mesgul.

tüm objektifliğimle söyleyebilirim ki bu adamın güzel ve hareketli başlayan şarkıları aynen devam ederken, vasat başlangıçlara sahip şarkıları bir kırılma noktasından sonra çok çok daha güzelleşmektedir. sözün kısası adamın kötü şarkısı yoktur, sonuna kadar dinlenilmeyen şarkısı vardır ancak.

hareketli ve eğlenceli şarkı milliyetçisi bir tutumla albümlerindeki en güzel şarkılarını sınıflandıracak olursak:with two canvas shoes:----------------------------------don t give up annawhat if i want younight/nuxtaconfessyour love's risktreat uspesma eleniunderground:----------------------kalashnikovmesecinaunderground cocekwedding cocekkajesukarije cocekblack cat white cat:----------------------------bubamara (muhtelif versiyonları)long vehiclejek di thorinblack cat white catdaddy dont ever die on fridaytales and songs from weddings and funerals:------------------------------------------------------------hop hop hopcoctail molotovmaki maki*sexso nevo sipolizia molto arabbiotatale viisilence of the balkans: chupchickirish songs:--------------------landlord's walkfarewell to irelanddaos-tro fiselle lys vertnelson mandela's welcomesongbook:--------------------get the moneyvenzinadikole temps des gitans kuduz: borino oro

Rasgele

+ hayattan bezmis psikiyatrist
+ pi sayisi hakkinda aci gercekler
+ kefil olunacak altinci nesil caylaklar araniyor
+ mehmet sumer
+ on sirada oturan bolum birincisi
+ caddebostan mado
+ sevgilinin icq historysini okumak
+ extreme coder
+ hayvan egitiminde dayagin yeri ve onemi
+ takim elbise
+ erkek yurduna escinsel girmesi
+ doguyor omrume bir yirmisekiz yas gunesi
+ call center
+ klan euro rscg
+ 18 yasina gelip futbolcu olamayacagini anlamak
+ modelleme yapacak sozluk yazari araniyor
+ 161
+ moribund
+ labirent
+ hanimeli dantela

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam