|
|
sözlük konseptli olanları da mevcuttur.-entry girerken müdehale etmemek.-sözlükteyken yüksek sesli konuşmamak.-sözlükte yaslı,gazi ve hamilelere yer vermek.-ayar alırken memnunmuş gibi görünmek.*
içinde hatırlanmasında faydalı olanları çoktur.(bkz: söz istemek)
(bkz: askerlik subesine sortla gitmek) cok ayip bir seydir bir centilmene hic yakismaz. (bkz: centilmen)
ayıp değil(bkz: yasak)
hasan deniz tarafından yazılmış,altıncı baskısı 1978 yılında yapılmış "en yeni görgü kuralları" kitabında, tüm detaylarıyla açıklanmış kurallar silsilesi.küçük bir kaç alıntı yapmaz da ne yaparım?(makbul sınıf geçme hediyeleri):-sigara kutusu,tatil gezintisi,para,daktilo makinesi(?),şekerleme(?)(altın düğün hediyeleri);-altın barometre(??)(hizmetçilere dikatatör gibi davranmayınız!!!)...eğer hizmetçi ölürse,ölüyü mezara kadar götürmekten çekinilmemelidir.(öksürüklü ve aksırıklı iken genel taşıtlara binmeyiniz!)-işinize atla; o da olmadı koşarak gidip geliniz.....
"birbirini tanıyan bir bay ve bir bayan karşılaştıklarında, evvela bayan selam vermelidir."böyle de bir şey vardı bu kitaplardan birinde. günümüz "trip atma" geleneğinin köklerini burada aramamız, zannediyorum ki çok yanlış olmayacaktır.(ve hatta bunu söylediğim bir arkadaşım, "var öyle bir şey, önce sen selam verirsen görgüsüz derler adama" buyurdu. eğer hakikaten varsa böyle bir şey, ben platon'un mağarada yetiştirdiği o adam olabilirim.)
çok saçma gelenlerin üstünde bi süre düşünüp, nedeni araştırıldığında nazik ve zeki insanların bi şekilde koydukları anlaşılan silsile..biliyorum örnek istiyorsunuz ama yok.. düşünün bulun..
adli moran'ın adabı muaşeret adlı kitabından noktasına virgülüne dokunmadan alınmıştır:başlık: davranışlar-sayfaları çevirmek veya bazı dokumanları karıştırmak için parmaklarınızı yalamayınız.-sümkürürken mendilinizi tamamıyle açmayınız veya sümkürdükten sonra mendilinizi açıp içine bakmayınız.-göz göre göre kaşınmayınız.-parmaklarınızı çatırdatmayınız.başlık: soru nasıl sorulur-gerçek terbiye kurallarına uymak gerekirse hiç soru sorulmaz.başlık:ziyaretler-ziyaretine gittiğiniz kimsenin kapı zili belki bozuktur. olabilir. o zaman işaret parmağınızın dış orta çıkıntısıyle kapıya birkaç defa hafifçe vurunuz. eğer kapı iki dakika içinde açılmazsa ısrar etmeyin. evinde telefon varsa ilgili kişiyi telefonla ararsınız. baktınız kimse gelip apıyı açmadı kartınızı kapının altından içeri atarsınız.
adab-i muaseret kurallari.
uyulduğu takdirde toplumda saygınlık sağlayan kurallar..ör:çay içerken kaşığı bardaktan çıkarmak..
bazi kurallara uyulmasi siki sikiya aranirken, bazi kurallar da garipsenir. erkek kapiyi acmazsa olmaz, acmali ve kizin gecmesini saglamalidir, bu esnada hafiften bele bir dokunusun da etkisi bir baskadir. oysa hesabi oderken paralarini gostermemek ugruna masa altina giren erkeklerse hep yadirganir.
lokantaların önünden geçerken sizi "buyrun, buyrun efendim" diye davet edebilirler. sakın girmeyin çok ayıp olur, üstelik zararlı çıkabilirsiniz. bu gibi hallerde buyrun diyen şahsın omzuna dokunarak:" - davetinize çok teşekkür ederim, fakat iştahım hiç yok, başka sefere gelirim, darılmadınız ya" diyerek centilmen bir kişi olduğunuzu göstermelisiniz.
bir bayanı dansa kaldırmak istediğiniz zaman, kadın "affedersiniz, asya gribiyim" gibi bir cevap verebilir, yani sizi refüze edebilir. bu cevabı alınca, eğer genç bir erkekseniz:"- kusura bakmayın hanımefendi, sizi tedavi edebilirim. zira bendeniz de asya doktoruyum." demelisiniz.yok yaşlı bir erkekseniz (yaşlı erkekler ne de olsa biraz pişkindirler) o bayanın yanındaki kadını davet edersiniz, o dahi reddederse, sırayla bütün bayanları dansa çağırırsınız. kazara birisi kalkabilir. fakat hiçbirisi kalkmazsa bozuntuya vermeden öz karınızı kaldırırsınız olur biter.
bütün gün evde oturup film, dergi, gazete, geyik, abur cubur ....vs. den sonra girilen semirme halinde tüm geçerliliklerini ve ciddiyetini kaybeden ve hatta hiçlemek, anlamsızlaştırmak ve gayriciddileşmek üzere çok verimli bir malzeme niteliği taşıyan adeta osurgan göte fasulye tadındaki kurallar bütünü
görgüsüz olmamak, sonradan görme olmamak, görmemişlik etmemek.
değişiyorlar...- çikleti çakkada çakkada çiğnemek, kendimizden büyük birinin gözlerinin içine bakarak patlatmak,- terlikleri fışır fışır yere sürterek yürümek,- evin önüne gelince yukarı çıkmak yerine dat daat daaattt diye kornaya abanmak,- işyeri ortamında "ayşe hanım", " kamil bey" gibi beyli hanımlı konuşmamak, "canikom, şekerim, ayol" gibi profesyonel sözcükler sarf etmek, birini çağırmak adına telefon edip gelmesini rica etmek yerine koridora bağırmak "ayyyyşeeeee bi geeellllll",- ben falan yere gidiyorum diyen birine bana da şunu bunu alır mısın diyerek samimiyet dozajlarını aşarak siparişler vermek,- alışılagelen kuralları çiğnediğinin farkına varmamak,- nezaketen ikram edilen şeker, çikolata üstüne atlamak ve bir tane ile yetinmeyip avuçlamak, kahveyi/çayı höpüüürt diye sesli bir nefesle içmeye çalışmak,- kapı açıp hanımlara yer vermek yerine önden atlamak, asansör beklerken arkadan gelip öne geçip sizin önünüzdekini saf dışı bırakmak...ve daha niceleri. biz mi kabalaşıyoruz yoksa aldırmaz insanlar nasılsa mı diyoruz bilemiyorum. ancak genelleşmeler sonucu görgüsüzlük kuralları görgü haline dönmekte zamanla.(bkz: degisen zamanlar ve adab i muaseret kurallari)
biri size birşey ikram ettiği zaman ille önce numaradan "teşekkür ederim, istemem" deyin. fakat takdimde ısrar ederse alın ama içmeyin. bana verin, ben içeyim.
bir ziyafette tavuk ikram edilirse çatal ve bıçakla yiyin. geri kalanını eve götürürsünüz.
bazı anarşist bünyeli insan topraklarında; kurallara gıccık olunması sonucu;giderek ne ne ne kuraları diye sorulacak olan görgüsüzleri görgülü yapma hayalleridir.
(bkz: adab i muaseret)
(bkz: milonga kuralları)
sevgili halam anneme bu kitabı hediye ettiği için annem babamı boşamıştı. bu da görgü kurallarının böyle bir anısıdır bizim ailede hala gülünen...
mesela bir erkek bir kız lokantaya gittiler.garsona muhatap olacak kişi erkek olacaktır.ve kızın siparişlerini de o verir( önce kıza danışması mantıklıdır tabi ).diyelim ki kızımız salata istiyor ve garson salatanız nasıl olsun diye sordu.bu durumda kızımız soruya kendi cevap verebilir ama onun dışında o garsona dönüp sipariş vermez ya da konuşmaz.bu arada içilecek içkilerin seçimini erkeğe bırakmak daha uygundur.diyelim ki hesabı beyefendi oğlumuz ödeyecek.o zaman hanım kızımızın hesap istendikten sonra kalkıp bir wc ziyaretine çıkması, makyajını tazelemesi makul ve yerinde bir davranış olacaktır.( asıl amaç beyefendi oğlumuzun hesabı görünce vereceği tepki sırasında yalnız kalmasını sağlamak olacaktır.
mesela bir kızla bir erkek parkta yanyana oturuyorlar.asla kız ilk öpen olmamalıdır. neden mi? e çok ayıp, aykırı bu kurallara.
topluma ve bulunulan ortama göre değişebilen ahlaki değerler topluluğudur. bu kurallar zaman zaman çok acımasız olabildiği gibi zaman zaman çok komik de olabilmektedir.mesela eski zamanlarda mısır'da birisinin evinde yemek yemişseniz emekten sonra nasıl geğirdiğiniz o yemeği beğenme derecenizi belirlerdi. geğirmezseniz o evin sahibine bu büyük bir hakaret sayılırdı.aynı olayı geçen gün yemekte anneme yapmayı denedim."ulan eşşek herif ben bütün gün bu yemek için uğraştım" diyerek aannem beni oklava ile kovaladı.
hiç bir ahlak kuralı bu kadar masraflı olamaz: şanlıurfada mırra( acı birçeşit kahvedir) ikram edildiğinde içtikten sonra ikram edene vermezde daha doğrusu onun gelip almasını beklemezde yere koyarsanız, getiren kişiyi evlendirmek zorunda kalırsınız.
corbanin tabagin dibinde kalan kismini kasiga alirken corba tabagini kendimize dogru degil karsiya dogru egmek de bir gorgu kuraliymis efendim.
-yolda yururken cadde tarafinda erkegin yurumesi [carparsa araba erkege carpsin, ya da erkek kacsin, kacirsin, gotu kurtarmak adina]-karsi taraf izin verdigi icin sigara yaktiktan sonra erkek tarafinin tesekkur etmesi [pek bilinmez ama]
daha şık yaşamak için bilinen yazısız kurallar- samimiyet ve resmiyet arasındaki farkın bilinmesi.- tanımadığı insanlara '' sen '' diye değil '' siz'' diye hitap etmelidir kişi. neden mi? zira '' sen'' samimi iken ''siz'' resmidir. aynı internet sitesinde yazmak, samimiyet için yeterli değildir. sadece bir ortak noktadır ki bu samimi hitabı gerektirmez.iş bu görgü kuralıyla, hiç tanımadığım yazarlardan gelen '' sen '' hitaplı mesajlara yanıt vermeyeceğimi de burdan belirteyim.
bir sürü insanı bir eve kapatarak, zorla öğretirken neler olduğunu pek izlemek istediğim teve programı format kaynağı..- hadi bakalım şimdi yemek yiyoruz...remziye hanım; ekmek öyle mi koparılır ha? o ne o nesligül, çatal bıçak öyle mi kullanılır? indir bakiim dirseklerini sofradan!- şimdi bir telefon görüşmesi yapacaz...öyle değil, öyle değil; o ne o - alaoooo naaaber? olduaaa..-- şimdi en önemli bölüm geldi...haydi hep beraber te-şek-kür e-de-rim; ri-ca e-de-rim ve lüt-fen...bugün bitti, hadi şimdi halay çekip, göbek atabilirsiniz!
pek bilinmemektedir; eldivenle tokalaşılmaz efendim. tokalaşacak olan kişilerin, eldivenlerini çıkartıp çıplak elle tokalaşmaları gerekmektedir. eldivenle tokalaşmak, karşıdaki insana saygısızlıktır.sadece tokalaşma değil, selamlaşmanın her türlüsü eldivenle yapılmaz, yapılamaz. askeri selamlamada da ast, üstünü eldivenle selamlayamaz. dikkat ediniz, kış günü yolda üniforma ile gezen askerlerin sağ ellerinde eldiven olmaz genelde.
kadeh tokuşturulurken; saygı gösteren kişi, kendi kadehini saygı gösterilen kişinin kadehine daha aşağı seviyeden tokuşturur. örneğin; kendi kadehinin ucu, saygı gösterilen kişinin kadehinin ortalarına gelecek şekilde tokuşturur. erkek ile kadın kadeh tokuştururken erkeğin kadehinin daha aşağıda kalması, hanımlara karşı nezaketten ötürü gereklidir. iki erkek karşılıklı oturmuş rakı içerken ise, her iki erkek de birbirine jest yapıp aşağıdan tokuşturmak için cebelleşir ve kadehleri masaya kadar indirirler.
merdiven çıkılacaksa erkekler önden çıkar.edit: tam tersinin olması gerektiğine dair mesajlar aldım. bildiğim kadarıyla, erkeğin kadının bacaklarına bakma ihtimali ve bu nedenle kadının rahatsız olması durumunu önlemek için böyle bir kural var. amma velakin, kadının ayağının kayıp düşmesi durumuna karşı erkeğin arkada olması gerektiği de iddia ediliyor. yani yukarıdaki hareket görgüsüzlük de olabilir. arkadan çıkayım, hem bacaklara bakarım hem düşerse tutarım puan yaparım diyorsanız tüü allah sizi bildiği gibi yapsın. yeter ki içimiz temiz olsun derim ben.
(bkz: dansta erkeğin dikkat etmesi gerekenler)
insan varlığına ve özgürlüklerine saygı duyma halleridir.genelde bu olması gerekendir de insan işte ancak kural denince - belki - uyar.saat 22:00 den sonra; insanlar arası ilişki çeşidine göre bir insanı telefon ile aramamak bir de aranmamayı arzu etmektir şu an aklıma gelen...ailem, çocuğum, eşim acil ise dostum arar ama gerisi saygı duyacak, ben duyarım çünkü...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |