|
|
canim sikildikca oynadigim ve hala bikmadigim, insanda altin likoru icme istegi uyandiran lucas arts oyunu
keşke pop kültüre malzeme olsa da mariaçili kültablası satılsa da alsam dediğim bi oyun.müşteri (yeni ölen kişi de diyebiliriz ona):- i find you a little bit... intimidating.manuel calavera:- intimidating?? me???bunu sorduğunda elinde boyundan uzun bir tırpan vardır ve suratını boşuk olarak gösteren siyah bir rob giymektedir.
amazon.com'dan "the curse of the monkey island" ile birlikte bedava satın aldığım, gelmiş geçmiş en iyi adventure oyunu. hayatta oldukları günlerden " on those fatty days" diye bahseden ölülerin diyarında geçer.müzikleri olsun, görseli olsun, konusu olsun gayet orijinal bir çalışma. "play the game" veya "resume the game"e tıklayınca gelen "drnnnn" gitar sesi hala kulaklarımdadır.
gelmis geçmis en iyi oyunlardan birisi.tam anlamiyla efsane! müzikleri, karakter tasarimlari, oynama sekli hepsi mükemmel olusturulmus. muhtesem bir öykü ve senaryosya sahip. bilgisayara yükledikten 4 gün sonra bitirmistim oyunu. yemeden içmeden kesilmistim.
kisa sarkilariyla ve uyakli konusmalariyla buyuleyen oyun. this key unlocks the gates of hell steady traveler use it wellen iyi oyun turunun adventure oldugunu tekar gosteriyor.ayrica oyundaki o ismiler muthisen başta manuel calavera olmak uzere
fangorn un hastası olduğu,ne zaman evine gitsem yeni bir şey keşefettiği "bak olm bak" diye heycanla anlattığı oyun
elemanin blue cascet barinda masalardaki adamlardan birinin yanina yaklasip "pick up" diyince verdigi "it is not that kind of bar" tepkisi ile yarmis bir oyundur."that soul has already been reaped"
kesinlikle gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan biridir. ayrıca ormandaki tabela bulmacasını çözüm olmadan* bitirebildiğim için hep gurur duymuşumdur kendimle.
lucasarts'in bir adventure oyunu..
cennet (belki de cehenneme) gitmeye calisan bir ruh (gorsel olarak iskelet olarak temsil ediliyor) rolunde oynadiginiz guzel bir adventure.
adventure dünyasının en güzel yüzlerinden biri. konu, muhabbetler, kurgu ve bence en güzeli espriler çok çok güzel. manuel calevera'nin birbiri ardına patlattığı bomba espriler sayesinde hayatımda hiç gülmediğim kadar güldüm bir oyunda. bunların yanında müzikler de harika 32 şarkılık soundtrack* de dinlediğim en güzel oyun soundtracklerinden biri.(bkz: grim fandango original soundtrack)tabi herşey bir yana walkthroughlara bakmamaya yemin etmiş biri için de oldukça zor. zorluğu aşmak için en ufak muhabbetlere, en anlamsız laflara bile dikkat edilmesi lazım. zira hepsi içinde birer adet ipucu barındırıyor. ama adventure oyuncusu olmak için bir sınav gibi bir şey bana kalırsa.
"you must come with me young ones, for i am the grim reaper" cümlesini hafızama kazıyan manuel calavera'nın başrolünde olduğu muhteşem bir adventure oyunu.başından sonuna kadar sürükleyici ve salvador'un "sprouted" olduğu ve onun cesedinin üstündeki çiçekleri biçtiğimiz sahneler gibi duygusal sahnelerle dolu 1000 yılda 1 benzeri gelebilecek muhteşem bir adventure oyunu.
bir oyundan öte oyunların önde gideni aşmış oyun,game noir. orta amerika* kültüründe yer alan day of the dead kültünü temel alan ve bunu inanılmaz estetik şekilde senaryolaştırıp sahneye koyan oyundur. oyunda inceden ölüm ve yaşam hakkında ahkam kesiliyor, sayısız absürd espri ve kara mizah almış başını gidiyor... bunun yanı sıra alttan alta kapitalizm eleştrisi de olduğu doğrudur. zira azgın bir patron, orta amerika referanslı kararlı gerillacı devrimci ve manny gibi bir girişimci oldukça eğlenceli biçimde karikatürize edilmiştir.*
olivia ofrenda'nin, blue casket adli gece kulubünde, oyuna adini veren ve,"with bony hands i hold my partner,on soulless feet we cross the floor.the music stops as if to answer,an empty knocking at the door.it seems his skin was sweet as mango,when last i held him to my breast.but now we dance this grim fandango,and will four years before we rest."dizelerine sahip olan muthiş şiiri okudugu oyun.
ölüm temasını en güzel/komik şekilde işlemiş film gibi oyun.
intel pentium4 hyper threading islemcili makinelerde problemsiz oynamak icin bios'dan hyper threading ozelligini disable etmeniz gereken super oyun.
oyun harikaydı puzzlelar tam yerindeydi bir tanesi hariç:manny ormanın ortasında kalır bir ağaç kabuğuna girip diğerinden çıkar. bu nedir ki şimdi yaklaşık bir saat denedikten sonra netten walkthrough'su açılır ve anlamsızlıklar zinciri başlar:önceki ekranda çarptığınız trafik işaretini alıp ağaçların ortasına koyun. o döncek döncek bi yeri göstercek. gösterdiği yere gidip koyun. yine döncek. bu işlemi delirinceye kadar tekrarlayın. (unutmayınki bir kaç tekrardan sonra ağaç kavuğunun yönünü değil ağaçlığın ortasında bir noktayı gösterecektir işaret) parantezli kısım hiç bir walkthrough* da olmadığı için saatlerimi harcamış işareti oradan oraya taşımıştım.ama yinede çok can oyundur. konusu ve yaratıcılığı inanılmazdır.
bu oyundaki kuşlara ekmek arasi balon verip balonu patlattirmak ve kuşlari kacirma atraksiyonu cok harika dusunulmuş..lucasarts'i bu konuda takdir ettim.bu arada oyunun tam cozumu http://www.cdoyun.com'da "tam cozumler" kisminda bulunmaktadir.
müziklerine hasta olmuş, cd'sinin içinde ya da harddiskimin içinde eşelenip bulamamış*, sonra da kasıp* napsterdan hepsini indirmiştim.
"an epic tale of crime and corruption in the land of the dead"http://www.lucasarts.com/...s/grim/grim_spotlight.htmadresinden wallpaper, oyunun müziklerinden bazıları, karakterlerin konuşmaları vs download edilebilir. manny'yi seslendiren kişi tony plana isimli kübalı bir aktördür.
olulerin dunyasinda pazarlamanin nasi isledigini gozler onune seren oyun
super adventure oneririm oynayin gulun eglenin
ilk bes dakikasi icerisinde insani saran ve gunlerce basindan kalkamaz hale getirecek kadar surukleyici bir konuya ve atmosfere sahip bir oyun. her karesi zevkle, zekayla ve kimi zaman muziplikle bezenmis; her kosesi insana ayri bir keyif veren bir macera, bir seruven. 3 boyutlu macera oyunlari konusundaki her turlu onyargiyi yikiyor, en az bir ikon adventure kadar derilik sunuyor oyuncuya. muzikler, seslendirmeler, her sey cok iyi, hele hele hikayesi. tum macera oyunlari arasinda en orjinal hikayeye sahip oldugu soylenebilir rahatlikla. mesela, lucasarts'in diger klasikleri ile karsilastirildiginda, indiana jones serisinden oyunlar zaten basarisi filmleri ile kanitlanmis bir atmosferde geciyor, monkey island ise, diger konularda daha ustun olmasi mumkun olsa da, hikaye konusunda asagi yukari bilinen veya en azindan daha baska ornekleri bulunan deniz-korsan temasi ile ortaya cikiyor. fakat grim fandango; tamamen sifirdan baslayarak daha once ornegi gorulmemis bir dunya yaratiyor, bu dunya icerisinde bir hikaye anlatiyor, cozum bekleyen olaylar ortaya atiyor ve butun bunlari oyuncunun yaratilan dunyaya fransiz kalmasina izin vermeden yapmayi basariyor. (belki nightmare before christmas'in atmosferi one surulerek benzersizlik konusuna itiraz edilebilir, ama yine de tam olarak oyunun verdigi atmosfer degil bu; gokdelenler, dev sirketler falan yok)oyun hakkinda diger konulara gelince, oynanabilirlik yeterince iyi. kimi zaman oyunun 3 boyutlu olmasindan kaynaklanan bazi problemler yasansa da, bir kere alistiktan sonra pek o kadar sorun cikmiyor. ikon adventure tipi oyunlarda ikonlarin gorevini burda klavenin muhtelif tuslari aliyor. mesela, bir esyayi incelemek icin "e" tusuna, cebe atmak icin "p" tusuna, bir esyayi kullanmak icin veya biri ile konusmak icin "w" veya "enter" tusuna, yanimizda tasidigimiz esyalari gormek icin ise "i" tusuna basmak yeterli. diger macera turu oyunlara arasindaki en buyuk farklardan biri, bu oyunda yanimizdaki esyayi tasidigimiz baska bir esya uzerinde kullanamiyor olmamiz. bu, zorluk seviyesini hatiri sayilir bir sekilde etkiliyor. ayni sekilde zorluk seviyesini etkileyen, oyunun 3 boyutlu olmasindan kaynaklanan bir baska nokta var, bir odaya girince alinacak veya kullanilacak esyalar arkaplan cizimlerinden farkli olarak cizildikleri icin kabak gibi ortada oluyor (barda altin likorunun alindigi sahne mesela). son olarak, bir cok sahnede, cok guzel bulmacalar hazirlanmis olmasina ragmen, cok sinirli hareket alani ve kullanilacak cok az esya bulunmasi sebebi ile bulmacanin cozulmesi kolaylasiyor. yani, butun esyalari butun esyalar uzerinde kullanilarak rahatlikla gecilebilecek bolumler var. fakat bunlara ragmen oyunun zevk vermeyecek kadar kolay oldugunu soylemek buyuk haksizlik olur, cunku oyun icinde insani zorlayan bir cok bulmaca mevcut. yani zorluk seviyesi tatmin edici. oyunun en guzel yani ise, 5 yil kadar oncesine ait olmasina ragmen daha yapildigi yil bitmeden unutulan binlerce oyunun aksine su an bile bir cok insan tarafindan hatirlanmasi ve ayni keyif alinarak oynanabilir olmasi. buyuk ihtimalle en az bir 5 yil daha ayni ozelligi koruyacak gibi duruyor. 2 cd'den olusan ve emule kullanilarak rahatlikla indirilebilen bu oyun, macera turu oyunlardan hoslananlar basta olmak uzere herkese siddetle tavsiye edilir.
aşırı zor olmayan puzzleları olan, güzel atmosfere sahip harika bir oyun olsa da monkey island tadını yakalayamadığım oyun.
icinde sadece bir kez adini veren tamlamanin gectigi, ustelik oyun akişina etksi olmadigi icin bircok oyuncunun asla gormedigi duymadigi bilmedigi bir detay. mavi tabut barina geri dondugunuzde size aşik olan komunust hatunu sahneye cikarip şiir okutmaniz gerekiyor "grim fandango" lafini duyabilmek icin."en" lerin adami olmasam da sakinca gormuyorum ki bu oyun insan irkinin gordugu en iyi 3 edvebcirdan biridir demeye. ayrica lucas art'in logosu ile de super uyum gosterir bir oyundur. mariacili kultablasi, oyunu sonuna dogru havuzun kenarinda calan mariaciler gibi bi ton incelikler iceren, yapaninin insan olduguna inanmakta gucluk cekilesi adventure
edvencir oyun tezimi uzerinde hazirladigim, en kucuk ayrintisina kadar ezbere bildigim, muziklerine taptigim ama kurulum surumu inanilmaz bugli oyun. bir fallout gibi yeri ayridir her daim
asansörde forkliftle flört edilen kısımda takılıp kaldıgım oyun.yıllardır hala uktedir içimde
oyundaki quotelardan bir demet:manuel calavera: my boss is always giving me these motivational books - "they bought the farm, now sell them the cows"... stuff like that. --------------------------------------------------------------------------------[looking at the door to his office.] manuel calavera: wasn't too long ago the name on that door was "supply closet." --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: i think we should team up - be partners. domino hurley: oh, i would, but i could never be partners with someone who was so much more of a man than me. manuel calavera: oh, come on... i've seen your wife. --------------------------------------------------------------------------------[talking about the car] glottis: there was a high-pitched whining noise. kinda grating, you know? i couldn't nail it down. it only stopped when i pulled up here. velasco: what was it? the blower? glottis: nah. it was manny, screaming like a cat tied to a cruise missile.--------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: i just locked an open door... strange, yet symbolically compelling.--------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: as a rule, i never touch anything more sophisticated and delicate than myself.--------------------------------------------------------------------------------olivia ofrenda: [reading a poem] with bony hands i hold my partner/ on soulless feet we cross the floor/ the music stops as if to answer/ an empty knocking at the door/ it seems his skin was sweet as mango/ when last i held him to my breast/ but now we dance this grim fandango/ and will four years before we rest. --------------------------------------------------------------------------------hector lemans: oh manny... so cynical... what happened to you, manny, that caused you to lose your sense of hope, your love of life? manuel calavera: i died. --------------------------------------------------------------------------------[about mercedes colomar] salvador: manuel? are you... in love with her? manuel calavera: love? love is for the living, sal. i'm only after her for one reason... she's my ticket out of here. --------------------------------------------------------------------------------[glottis soups up a dod car] manuel calavera: glottis. are you loco? what got into you? that was a company car. glottis: oh yeah. and it's even better company now. hop in. --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: the living still give me the creeps. --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: [referring to making balloon animals] can you teach me to do that? clown: well, uh, since you're a beginner, why don't you practice the first step? manuel calavera: which is? clown: blow. --------------------------------------------------------------------------------[manny looks at a hamburger and fries on a table in a land of the living restaurant.] manuel calavera: i can't reap hamburger - cows are a whole other bureau, not to mention the lettuce. --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: i want to ask you a question. domino hurley: shoot, slugger. manuel calavera: is it hard to kiss up to the boss so much with no lips? domino hurley: hey, i got all the lip i need. i get it from you.--------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: it's an ugly pile of bones... like me.--------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: i'll help you find your wife. what did she look like? celso: oh, here - i got this from the d.o.d., and made copies to hand out. isn't she something? [celso gives manny a photo of his wife.] manuel calavera: she must have been beautiful with skin. celso: [wistfully] weren't we all? --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: so what did you think of my poem? slisko: i liked it. it was sad and beautiful, like my mother. alexi: i despised it. it was too short and said nothing to me, like my father. gunnar: i had no feelings about it. it was aloof and licked itself too much, like my cat, mr. trotsky. --------------------------------------------------------------------------------olivia ofrenda: why are you leaving town? manuel calavera: i'm chasing a woman i met once and can't forget. olivia ofrenda: well, i have a poem i wrote just for you. pay attention because it's pretty short. here it goes: ch-ch-ch-u-u-u-u-u-u-u-u-u-u-u-mp. --------------------------------------------------------------------------------[glottis has been kicked out of the v.i.p. gambling club.] glottis: you gotta let me back in. i'm a v.i.p.. manuel calavera: does that stand for very inebriated pianist?--------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: dom's just the kind of guy to practice oxford-regulation boxing and then pull out a blade when it comes down to a fight.--------------------------------------------------------------------------------[on the tiny gremlins at the gondola.] manuel calavera: i think that's what glottis would look like if he hadn't drink his milk growing up.--------------------------------------------------------------------------------[manny looks at the domino booby trap trapped in a frozen gel.] manuel calavera: a parade of bones, trapped in a suspended state... kind of a metaphor for all of us if you really think -... glottis: [panicked] just defuse the bomb, manny. --------------------------------------------------------------------------------[manny looks at the booby trapped bone wagon.] manuel calavera: soon to be known as "the blown wagon." glottis: [panicked] hey. that's not funny. --------------------------------------------------------------------------------[manny tries to touch a pigeon.] manuel calavera: come here, little manny. [the pigeon bites his finger.] manuel calavera: ow. must be little meche. --------------------------------------------------------------------------------[eva is with the lost souls alliance.] manuel calavera: any messages for me? eva: no, calls stopped coming for you the day you left. they're still sending you that lingerie catalog, though. --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: i bet hector pauses here every day, and thinks to himself, "boy, i wish i could see past my gut and enjoy my expensive monogrammed floor." --------------------------------------------------------------------------------[manny looks at the door entering hector lamans' office.] manuel calavera: [quoting] "through this dark portal, an innocent man shall pass and arrive on the other side, innocent still, but colder of heart." --------------------------------------------------------------------------------manuel calavera: you know, you have a really bad taste in men. olivia ofrenda: no, i have a taste for really bad men. there's a difference. --------------------------------------------------------------------------------hector lemans: i guess domino was right - you don't have a shred of optimism. manuel calavera: well, when it comes to shreds, dom is the expert. --------------------------------------------------------------------------------salvador limones: good luck, agent calavera. viva la revolución.
çok sevilen ve bitmesini istemediğiniz bir kitap gibi bitince çok üzen bir oyun. oynayanda duygusal bağlılık yaratıyor.
ben boyle tuhaf bir oyun ama bu derece guzel bir oyun da oynamamistim.tiplerin tipleri hala ruyama girmekte...(bkz: ne dedim ben simdi)
son yıllarda zevk alarak oynadığım tek bilgisayar oyunu... oyunun büyük kısmının geçtiği rubakawa, "casablanca" filmindeki bütün temalardan, kostümlere varıncaya kadar esinlenilerek yapılmış... ama ancak bu kadar tatlı olabilirdi.
aralıksız üç günde sabahlayarak bitirdiğim, bittiği zaman da içimde derin bir üzüntü hissedip hızımı alamayıp grim fandango fanatikleri sitesine girip, grim fandango 2'nin çıkması için oy verdiğim, ayrıca lucas arts'a bu dileğimi belirten bir mail attığım, kısaca bittiği zaman depresyona girdiğim adventure oyunu...
ikincisi asla cikmayacak olan oyun..(bkz: #5017803)*
this little lamp of mine i'm gonna let it shinenakaratli super sarkinin yer aldigi konusu oynanabilirliği ve grafikleriyle muhteşem bir adventure klasiği
monkey island 3 deki "enable super scumm 3d accelerated enviroment" seçeneğindeki espiriden sonra gerçek bir 3d adventure olması ile şaşırtan yegane adventure oyunu..
iste en sevdiim oyunlar olan adventure'lar ın en başarılarından, 3d karakterler, inanılmaz yaratıcı ve fantastik ortam ve senaryo insanı büyülüo... 3ayda bitirmiştim... oyunun ana karakteri manny cavalera nın sesi hiç deise bir kere duyulmalıdır...
(bkz: sanat eseri)
kuskusuz su zamana kadar yapilmis en kaliteli senaryoya sahip adventure oyunu. tabi ki sanitarium ve monkey island serileri cok ciddi rakiplerdir bu konuda lakin hic biri grim fandango kadar buyuleyici degildir. her yasa hitap eden bir oundur, genc yastakiler salvador limones'i gorurler kendilerine kahraman olarak, cocuklar ise glottis'i. diger adventure oyunlariyla karsilastirildiginda oynanabilirlik seviyesi epey yuksektir, ana karakterin sadece kullanabilecegi objelere dogru basini cevirmesi, olur olmadik her yeri didik didik aramayi onler. karakterlerin seslendirilmesi ise ayrica takdire sayandir, bu derece ozgun seslendirme sonucu manny, glottis ve saldavor daha bir hayat bulmustur zihinlerimizde. bilgisayari hizli olanlara oyuna baslamadan once muhakkak patch yuklemelerini tavsiye ederim yoksa manny'nin forklift kullandigi yerde oyun gereginden hizli calisiyor ve mutlaka yapilmasi gereken bir islem yapilamiyor. son olarak, salvador abi gozun arkada kalmasin. viva la revolution...
gelişen ev bilgisayarı teknolojisi nedeniyle artık hiç yenisi çıkmayan sağlam senaryolu adventure oyunlarının önde gelen temsilcilerinden. (bkz: manny calavera)ayrıca;(bkz: lucas arts)
monkey island 3'te scumm bar'da masada oturan iskeletin ceketindeki rozet "ask me about grim fandango" yazısına sahiptir. rozeti almaya çalışırsanız guybrush "i don't want people always asking me about grim fandango" der. bir nevi kıskançlık, hırs belirtileri gösterir. oyunun en geç anlaşılan ve en ince esprilerindendir.bu arada asansör-forklift bulmacasının çözülememe sebebi bazı güçlü sistemlerde asansörü çok hızlı hareket etmesiymiş.lucas arts oyun için yayınladığı 1.01 patchinin açıklamasında "corrects:year 2:the high roller kitchen elevator goes by too fast to solve the puzzle on very fast machines."ifadesini kullanmıştır.
gelmis gecmis en guzel 10 oyun arasina girer. en iyi adventure oyunlari arasinda da rakip tanimaz. cennet veya cehenneme gitmek icin olulerin bekledigi garip,komik diyarda gecen macera.
oynayan herkesin içinden muhteşem sözler bulabileceği oyunglottis siyah arabaya zar zor sığar hey harika değil mi der manny de:"they say black is slimming" (siyah ince gösterir derler)3. yılda elimdeki çeşitli eşyaları kafesteki küçük çocuklara gösterip onları korkutuyordum. sonra bir silah buldum hemen oraya gidince manny sadece "too easy" dedi ve ben de dumur oldum. (bkz: bunu yapan insan olamaz) oyuncunun aklını böylesine okuyabilen başka bir oyun hatırlamıyorum
taptigim muhteşem super atraksiyonlu ultra mega giga kaliteli adventure oyunu. mexica kulturu felan da var icinde az biraz. üzerinde oldukça uğraşılmış olduğuna inandığım bir başka oyun da budur . adventure dediğin zor olmalı aynı zamanda sürüklemeli.. (bkz: lba)'den sonra insanı en sürükleyebilitesi olan oyunlardan.. vampire the masqueradei de unutmamalı . şu derin dondurucu kapağı puzzle'ı oldukça zordu kanımca. [ 3.yıl ]
lucas in en iyi oyunu.
(bkz: manuelcalavera)
ölen insan tekrar nasıl ölebilir ?, çiçeğe dönme esprisi süper bulunmuş ve silahların üzerindeki kuru kafa yerine çiçek olan logo da harika fikir.lucas ın oyunlarında, diğer oyunlarıyla ilgili küçük alıntılar yapması grim fandango'da da var. mesela;-toto's tatoo shop ta arkadaki posterde hem sam&max deki sam hemde full throttle daki corley motors un logosuna rastlamak münkün.-festivalde, balonla türlü şekiller yapan arkadaşın yanındaki çadırda yukarıda asılı olan iskelet kafası a nightmare before christmas filmindeki jack skellington a aitmiş.
bitireli yıllar olmasına karşın hala başarılı arkadaşlarıma manuel calaveradememe neden olan,yeni çıkan her adventure oyununu kendisiyle kıyaslattırıp akabinde "kötü demek ki bu" dedirtip aldırmayan güzel lucas art çalışması.
içinde sahte at yarışı bileti hazırlamaya çalıştığınız bir bölüm yer alan ve bana kafayı yedirten efsane oyun. en sonunda tüm rakamsal olasılıkları deneyerek bulmuştum ki 2-3 günü mü almıştır. filmi olsa da izlesek derim hep. fantastik sinema adına şahane bir yapıt olabilir di.
konu kisaca şudur: manuel calavera 8th underworld'de, lost souls alliance (lsa) calismaktadir. lsa olen insanlarin ruhunu teslim alır ve hayatlarinda yaptiklari iyilik ve kotuluklere gore 9th underworld'e nasil gideceklerini belirlerler. buraya gitmenin en iyi yolu bir trendir. manny calavera eskiden lsa'in gözde bir calisani olmasina ragmen domino geldikten sonra gozden duşmuştur cunku butun iyi muşterileri (olenleri) domino toplamaktadir. manny bu durumdan suphelenerek bir gun dominonun muşterisini calar. caldigi müsteri mercedes calamar bir rahibe olmasına ragmen 9th underworld'e giden trende yeri olmadigini gorunce durumdan suphelenmeye baslar, bu arada mercdes kayiplara karisir ve maceramiz boylece baslar.
bu oyunun bir casino jazz soundtrack i vardir ki; of allahim dersin, yeme de yaninda yat.. bir de compeneros u vardir; onda da artik yiycem yani ugrasamam, diyip yumulursun.. o derece guzel muzikleri olan bir oyundur, kendi gibi aynen. simdi sayamam muziklerini, oynamak gerek dinlemek icin. gerci mp3 leri de mevcuttur sanirim bunun..
the dig'den sonraki en iyi adventure oyunu olsa gerek..
oynayamadığım için hüzünlenip durduğum oyun
dört yıla yayılan koca senaryosuyla, unutulmaz karakterleriyle, hala göz kamaştıran grafikleriyle kalplerde taht kuran macera oyunu.
ankarada yana yana aradıgım ama bir turlu bulamadıgım muhtesem otesi oyun...
oyunda brazil filminin seti kullanılmış neredeyse. bilgisayarlardan posta sistemine kadar her şey filme gönderme yapıyordu.
ayrıca oyunda velasco ile manny karşılıklı şu şiiri okurlar:"it shone pale as boneas i stood there aloneand i thought to myselfhow the moon, that night,cast its lighton my hart's true delightand the reef where her body was strewn"rubacawa'ya geri döndüğünüzde velasco yokken aya tekrar bakarsanız manny tek başına okur şiiri ve "velasco olmadan olmuyor bu be" gibi bir şey söyler.
bir banner. (tanım)birdenbire karşıma çıkan 'banner'ıyla, kaygısız çocukluk günleriyle ilgili bir şeyler gördüğümde olduğu gibi yüzüme engel olamadığım geniş bir gülümseme getirdi, çok sevdiğim eski bir dostumu görmüş gibi oldum. oysa oyunu oynadığım sıralarda da kocaman (kazık kadar okuyunuz) adamdım.
forklift puzzle için hardware accelerationı kaldırıp arkada bir sürü ıvır zıvır program açıp oyunu iyice yavaşlatmamı gerektiren ve de velhasıl muvaffak eden oyun. kan kustum o kısmı geçene kadar
teknik aksakliklardan dolayi bir yerinde takilip kaldigim harika bir oyun. sekreter kizin sesine ve calavera ya hastayim ayrica yaşanilasi bi sey..
(bkz: viva la revolucion)
sözlükteki bannerıyla beni 1998 yılına götürmüş oyun. pcgamer'ın verdiği cd'de demosu vardı o zaman bile oyuna hasta olmuştum. sonra ancak 2000'de bulabildim iki cdlik oyunu. üç gün içinde başından hiç kalkmadan bitirmiştim. süper oyundur ya süper. ayrıca müzikleri de süperdir. (bkz: companeros)(bkz: buenos dias)
şunu da eklemek isterim ki;oyunda unutulmayacak kalite bir diyalog vardır. calavera* ve o sekreter hatun (ismini hatırlayamadım) arasında, oyunun başında bir diyalog;manny*: how do you define a good life?eva: better than yours and mine..
lucas arts'in bir numarali adventure oyun yapimcisi oldugunu ve grim fandango'nun da yaptiklari en iyi oyun oldugunu varsayarsak, yeryüzünde var olan en iyi oyun oldugu söylenecebilecek yarati.
(bkz: salvador limones)
(bkz: monkey island)
monkey island 3'de bu filme bi gönderme vardır. galiba restorandaki adamın yaka iğnesinde manny resmi falan vardı. görünce çok heyecanlanmıştık.(edit: film değil vera'cım oyun bu?! ohoo sen bilgisayar oyunlarına böyle bakıyorsan işimiz var...)
müziği, sesleri, grafikleri, konusu.. hepsi de kusursuz olan oyun. zamanının bütün oyun dergilerinden tam puan alan yapıttır da. sanmıyorum ki üstüne adventure yapılsın.
adventure oyun sektöründe lucas arts'ın neden bir numara olduğunu merak edenlere tavsiye edilmesi gereken, mükemmel espriler ve müziklerle bezenmiş bir day of the dead..
(bkz: viva la revolution)
o zamanlar 3d kısıtlarını kese kağıdı kafalı iskeletorlarla altetmiş olduğunu düşündüğüm, background'ları pre rendered diyalogları kırıp geçiren, bitmek bilmeyen, save'lerkenki progress mozaiğine de ayrıca alkış tuttuğum adventure tarihinin bir başyapıtı..özellikle geminin batmasıyla su altında başlayan diyaloglar yuh dedirtmiştir, yerlere yatırmıştır beni..
tam 3 gun boyunca araliksiz "big mr bossman doesn't want to be disturbed today!!" lafinin kulaklarimda cinlamasina sebep olan, sonra gece yarisi aklima gelip bossmanin odasindaki hazir cevap mesajini deistirdigim psikopata baglamis cok zekice tasarlanmis uyku dusmani oyun.
oyunun türkçe tam çözümüne aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz. kolay gele...http://www.trgamer.com/yazi.asp?id=591http://www.merlininkazani.com/...w_screen.asp?gid=479
yeni bir altinci nesil yazar.
menny calavera'nın pratik ve biraz da pragmatist yaklashım sergilediği. viva la revolucion nidalarıyla hayatımızı renklendiren " sea bees, free bees " diye super nakaratı olan ustun lucasarts oyunlarından biri
ayrica monkey island'da ayni sahnedeki ölü adam grim fandango'dan tanidiğimiz manny calavera'dir...
çok kısa zamanda, çok iyi arkadaşlarım arasına giren, uzun zamandır suser olmayı bekleyen, sözlüğe güzel şeyler katacağından emin olduğum 6. nesil makina mühendisi. * miğferdibi çaylak alımları'nın sonuçları hakkında tek bir kötü entry yazamamamın yegane nedeni, bir jim raynor duayeni.
lucas arts'ın zamanında yapmış olduğu bir ankete göre tüm zamanların lucas arts oyunları içinde monkey island'dan sonra en çok sevilen oyun olduğu ortaya çıkmıştı. benim için tüm zamanların en güzel oyunudur ama.
özünde satıcı bi insan olmasına rağmen son zamanlarda buluşmalara* hep katılarak beni şaşırtmıştır. yine de satıcıdır işte ama severim ii çocuktur lafını esirgemez* ayrıca konser, festival ve bilimum aktiviteler insanıdır
tim schafer'ın oyunu yazarkenki hislerini, duygu ve düşüncelerini kısaca güncesini kitlelere açtığı bir sitesi de var:http://www.lucasarts.com/...cts/grim/grim_diaries.htmson olarak: viva la revolution!
manny'nin başlangıçta süper kostümünü nadiren göstermesi (cübbe, orak,vs.) sonlara doğru gitgide abartıp cüppesini çıkarmadan gerçek kahramanlar gibi ortada dolaşmaya başladıkça gözüme daha bir karizmatik ve hoş gözüktüğü oyun.
bir meksika efsanesinden esinlenilerek senaryosu yazılmış olan lucas arts harikası. belki de bu güne kadar oynadığım en farklı ve en çarpıcı adventure. karakterler muhteşem. atmosfer harika. oyunun bazı bölümlerinde holywood'un en çarpıcı filmlerinin sahnelerini hatırlar gibi oluyorsunuz. karakterlerin seslendirmeleri ise, profesyonel oyuncular tarafından yapılmış olan ilk örneklerden biri. geçen gün eski oyunları karıştırırken elime geçti, oradan aklıma geldi.
senaryosu,diyalogları,sesleri,bulmacalarıyla her yerinden kalite akan bir lucasarts şaheseri.şu şekilde başlayan bir açılış diyaloğu vardır:-sorry for the wait mr flouris,i'm ready to take you now-take me?take me where?-no,no there is no need to be nervous-nervous,no.just your appearance is....little intimidating-intimidating?me!?but i'm your friend.my name is manny calavera,i'm your new travel agent.-i don't want a new travel agent,i want to go home-you can't go home celso you're dead.but you're not alone everbody here is just as dead as you.that's why we call it the land of the dead.are you ready for your big journey?-noo!!....what journey?
sadece demosunu oynayabildiğim muhteşem oyun. gebze'de 4 cd'lik bir versiyonunu görüp almamıştım 8 milyonu pahalı bulup, kafama sıçayım.
"server hiçbir zaman down olmaz, bakım yapılana kadar geçici olarak hizmet dışı" esprisini barındıran oyun.
o kadar inmesini beklediğim ama grafik kırılmaları nedeniyle oynayamadığım oyun. bazen windows 98 daha mı iyiydi diye düşünmeden edemiyorumedit:grafik kırılmalarını alletim ama en kısa sürede masa üstüne atıyor oyun. eğer grim fandango oynayamayacaksam ben bilgisayarı ne yapayım
hayatım boyunca şu kadar oyun oynadım, beni grim fandango kadar büyüleyen bir oyun daha olmadı, oyun dünyasının şimdiki gidişatına bakarak da, en azından uzunca bir zaman olacağını zannetmiyorum. öyle bir oyundur ki grim fandango, benim diyen film böyle bir atmosfer yaşatamaz izleyicine. bu atmosfer öyle kolay kurulmamıstır tabi. dört yıl boyunca, dia de los muertos'un bir gününde geçen hikayede, tasarımlarında josé guadelupe posada'nın resimlerinden esinlenilmiş karakterle yaşarız bir süre. peter mcconnell'in muhteşem müziği de kulaklarımızın pasını almakla kalmaz, atmosfere inanılmaz bir katkı yapar. kah bir festivalin ortasında buluruz kendimizi, kah bir aztek tapınağının yanında peru pan flütleriyle huşu içinde gezeriz. belki yanımızda bir ingrid bergman yoktur ama humphrey bogart olmuş manny'mizle hayali casablanca sokaklarında dolaşırız, big band dinler, kumarhanemizde polis şefiyle bir aşk-kıskançlık ilişkisi yaşamasak da (#9716070) bir ilişki kurar; hatta bazen biraz hareketsiz durur, atmosfer tamam olsun diye sevgili manuel'in bir sigara içmesini izleriz. 30'lu, 40'lı yılların film noirlarından fırlamış gibi duran art deco ve streamlined tasarımların ortasında gezinir, zeplinli, trenli günleri hayal ederiz. ya salvador'la büyük bir devrimin temellerini atar, viva la revolution deyişini duyarız, ya da limanda l'internationale eşliğinde işçi arılarla küçük çaplı bir başkaldırıyı, grevi tetikleriz. hikayenin o ana kadar oynadığınız kısmını temsil eden bir fresk biçiminde tasarlanmış kaydetme ekranına ağzımız açık bakarız. bir aralar dünyanın sonuna gider, dünyanın sonu olsa, orda gerçekten de olabilecek bir şelalenin güzelliğini izleriz.bütün bunları tim schafer'in yaratıcı dehası sayesinde yapar, kendisine de tekrar tekrar teşekkür ederiz (içimizden). böyle güzel bir oyundur grim fandango, çok sevdiğiniz bir film gibidir, kendini tekrar tekrar oynatır, oyun dünyasının bugünkü haline küfrettirir. yalnıız, sekizinci yeraltı dünyasından dokuzuncu (ve nihai) yeraltı dünyasına, cennete gitmek isteyenleri casablanca referansı üzerinden avrupa'dan, (cennet) amerika'ya kaçmaya çalışanlara benzetmesi, amerika'yı böyle göstermesi de gözden kaçmaz, hemen yakalanır. eh o kadar kusur kadı kızında da olur der, üzerinde pek durmayız. ara ara şöyle diyaloglarıyla hatırlar, kendisini yad ederiz:hector lemans: oh manny... so cynical... what happened to you, manny, that caused you to lose your sense of hope, your love of life?manuel calavera: i died.
xp de sorunsuz bi şekilde oynabilecek miyim acaba diye kara kara düşündüren oyun.(bkz: sözlük bana yardım et ulan allahsız)
oyundaki, artık ailemizden saydığımız manuel "manny" calavera'yı seslendiren aktör tony plana, seinfeld'in bir bölümünde manny isimli bir karakteri canlandırmış.trivia diyorlarmış bu yaptığıma. kimse bişi desin diye yapmıyorum halbusi. bıktım böle hep ilgi odaa olmaktan. ayh fenalık geldi ayol.
queen'in bohemian rhapsody şarkısında da geçer. en azından geçtiğini düşünmek hoşuma gitmiştir her daim:"i see a little silhouetto of a man,scaramouche, scaramouche, grim fandangofor meee, for meeeeeee"
ikincisinin yapılması için hali vaktiyle şu adreste bir imza kampanyası başlamış ve şimdiye kadar adına 3334 tane imza toplanmış oyundur..http://www.petitiononline.com/grim2/petition.htmlama tahmin ediyorum ikincisini gerçeğine yeğlemek durumunda kalacağız..full throttle 2yi de iptal ettirdi corç* efendi, rengini verdi zaten. number ninelar ezer inşallah, hain domdom!
"hafızamı sildirme imkanım olsaydı öncelikle bu oyunu sildirirdim, tekrar oynayıp ilk günkü gibi zevk alabilmek için." aforizmasını bana söyletendir.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |