|
|
düşünsel kaynakların evrimsel açıdan optimal kullanımına bir örnektir. *
hatun kişinin kalkacağı gelmiş ise felsefe bahane olur. tav yakalanmış ise mahmut tuncer'den bile konuşsanız sonuç değişmeyecektir.
(bkz: felsefenin tesellisi)
arsimet'in unlu sozunun yanlis anlasilmasinin bir sonucu:"bana yeterince buyuk bir kaldirac verin, size dunyanin hatununu kaldirayim"
türkiye için bilmiyorum ama yurt dışında özellikle amerikada felsefe hatun kaldırmak için çok kullanışlı bir araçtır. erkeklerin %99'unun sıfır numara angut olduğu yeni dünyada, esmer ve yağız bir anadolu evladı, üniversite çevresinde bir parti ortamında muhabbeti açıp, iki foucault bir heidegger dedi mi götüremeyeceği kız yok gibidir. (bkz: biliyoruz da konuşuyoruz)
cogu zaman ard arda bir kac farkliymis havasi yaratan sözler sarfederseniz,hemen büyülenen, oh aman tanrim bu herif yasami cözmüs bitirmis,cok degisik tarzindan laflar söyleyen hatunun kucaga gelmesi olasidir..ancak hatunu etkisi altina alabilen bu basit icerikli söz oyunlarinin felsefik degeri nedir,ne kadari felsefe icerir,orasi tartisilir..
bu işin pîri, elbette, şüpesiz, cezmi ersözdür.(bkz: ani bir kararla cezmi ersöz olmak)(bkz: bazi 20lik hatunlarin cezmi ersoz e verme arzusu)
kız kaldırma aracı olarak felsefe aslında oldukça etkili bir silahtır. hatta uzmanı tarafından gerçekleştirildiğnde sanat niteliği kazanır. silahini düzgün ateşleyen erkeğin karizması artar, grup içinde cakal, ustat,serserigibi nişanlara layık görülür.şimdi yaşanmış bir olaydan feyz alarak neler yapılmaması gerektiğine değinelim;- selam- selam, nasılsın?- pek iyi değilim. kafama bir şey takıldı da...- hayırdır, ne oldu?- boş ver.- ne oldu söylesene...- boş ver ya... canının sıkmak istemem.- hadi... insanı merakta bırakmaplan bu noktaya kadar gayet iyi işlelemiştir. duygusal ve içine kapanık erkek portresi çizilerek, hatun kişinin ilgisi çekilmiş, ilk etap başarıyla tamamlanmıştır.- biz kimiz?- efendim anlamadım!- yani varoluşumuzun farkında mıyız?- rıza sen iyi misin?ikinci etapta dikkat edilmesi gereken husus; karşı tarafı sıkmamaktır. örnekte, hatun kişi sıkıldığının sinyallerini vermiştir, konu en kısa sürede değiştirilmelidir. varoluscu felsefe genelde bayık bir alandır, onun için konu magazin, muzik vs gibi çerez sahalara sürülmelidir. asla ama asla üzerine gidilmemeli, ısrar edilmemelidir.- iyiyim iyi olmasına ama sencede gerçektende kendi farkındalığınına varmadan yaşamaya yaşamak denir mi?- bilmem ki...işler sarpa sarmaktadır, hatun kişinin mahali terk etmesine ramak kalmıştır. acilen ya dışarda bulunan bir ekip arakadaşının yardımı alınmalı ya da başka bir numaraya baş vurulmalıdır.- yani kaçımız gerçekten var oluyoruz şu dünyada söylesene, kaçımız umarsızca bir güvercinin kanadında umut buluyor, bir su damlasını engin derinliğine vakıf oluyor, aldığımız oksijenin hakkını veriyoruz.- neyse rızacım benim kaçmam lazım. evedekiler beni bekliyor. görüşürüz...- görüşürüz pıtırcık, sevgi kelebeği...- ...!!!er kişinin ruhuna fatiha zamanı gelmiştir.(bkz: ben yandim eller yanmasin)
- ben kural tanımam mahmut. öyle özgür bir kadınım. - ''yasa yapılacak ve yapılmayacak olanı buyuran yüce akıldır. o doğanın gücüdür, o ruhtur, bilgenin aklıdır, adaletli olanla olmayanın ölçüsüdür.''- ha?- cicero.- haaaa. özgürüm ama erkeğim için köle olurum ben. ne istersen yaparım.- ''köle olmayan birini göster, kimi şehvetin, kimi tamahın, kimi şeref tutkusunun, herkes umudun, herkes korkunun kölesidir.''- ne?- seneca'nın köleliğe bakış açısı.- dansetmeye gidelim mi? içelim gezelim dansedelim!- ''her olay nesnelerin en yalın hareketleriyle başlar ve hareket olduğu ilk bakışta anlaşılamayacak kadar karmaşık durumlara geçer.''- öyle mi? ne güzel. bu kimindi?- hobbes.- anlıyorum. daha önce hiç bir kızla yattın mı sen mahmut?- ''zihni örneğin beyaz bir kağıt gibi düşünelim. nasıl dolar o? bunu tek bir sözcükle yanıt vereceğim: deneyimle.''- .....- locke. john locke.- ay ne sıkıcı bi adamsın sen. ben gidiyorum. ne halin varsa gör. allahın salağı!- ''hasiktir ya. yine olmadı.''- bu kimindi?- mahmut. allahın salağı mahmut.
gitardan daha iyidir. kürekten de...
kaldırılan biri olacağı kesin ama acaba hangisi ? izleyelim...- hakikaten benden hoşlanıyor musun ?+ hakikat zamansal değildir, ancak hakikati ortaya çıkaran varolan yani insan zamansaldır ve zamansal olmayanı zaman içinde ortaya çıkarır.- anlamadım ?+ gözlerin diyorum...bir çığlık, bir yaralı haykırış.- gözlerimi o kadar beğeniyor musun ?+ o gözler, aslında gerçek değiller, yoklar..onu göz olarak öğrendik biz..gözünü, masa olarak bilseydin mesela, masayı da tuval ? öğretilmiş olan bilgiler bunlar, sonradan öğrendiklerimiz.- övüyor musun, sövüyor musun ?+ değişmeyen tek şey varsa o da değişimdir ! [kol ileri uzanmış, işaret parmağı havaya bakıyor, ses gür.]*****küt!*****+ napıyorsun ayla ?- hayal et ayağımdakiler marx'ın postalları, ve açıkla bana o kıçında hissettiğin acı gerçek mi, değil mi ?
tandığım felsefe mezunlarının başarısızlık hikayelerini(unsuccess stories) dinledikten sonra pek de etkili bir yöntem olmadığına inandığım teknik. ortalama bir türk hatunu için popüler müzik felsefeden daha etkili bir kaldıraçtır denilebilir.ayrıca (bkz: finansal kaldıraç)
(bkz: hatun kaldirma araci olarak feslegen)
- pisagor bile demis ki bana bi kaldiraç verin dünyayi yerinden oynatayim...- numan seni de anliyorum ama ne kadar kaldirsan hepsi 12 cm. dişimi kariştirsam yarida kirilir bu- çok gerçekçisin nesine sana olan ilgim bundan- evet ben tam bir materyalistim, görüyorum ki elde malzeme yok.
-insanlar çalışıp para kazanıyor öyle değil mi elmas?+evet canım..-ve dinlenirken de çalışırken kazandıkları parayı harcıyorlar?+hı hı-öyle ise hayat çalışmak,sonra çalıştığın için dinlenmek ve bu sürede hiç para biriktirememek gibi bir şey değil mi?+öyle denebilir galiba..-şimdi biz gitsek bi yere otursak dinlenirken para harcıcaz soora para harcadığımız için bir daha çalışmak zorunda kalıcaz..+ayyy berk ne harikasın..ne yapalım peki?-bence bize gidelim..+ayy bilmem ki..-bilsen gelmezdin canım..şimdi gel bakiiim sen şööölee bi bunlar ne bööle bakiiim...+.oşkkk!..!!
- levinas demiş ki ; "çıplak yüz karşısındakini de soyar"- de me !!! soyunmamız mı lazım şimdi ?- hayır yani yalınlık.. kem.. küm- yüzümü mü soyayım vücudumu mu tercih senin ?- eeeuuhhh euhhh siz şehirli yalnız özgür kadınlar ne kadar acımasızsınız , nerde o eski bogaziciyi kazanıp taşradan yeni gelen kızlar..
- tanri kaldiramayacagi hatun yaratabilir mi aylin hanım ?- vaaaay ? - eee felsefe de bi yere kadar.
erkek -öyle varoluşçuyum ki inanamazsın yani sartre olsam yeriymiş.kız -sartre sevdiği kadınla yatamazmış melek olarak görüyomuş onu böyle bi felsefesi varmış ne şirin di mi?e. - yok ben camus ü alıcam o zaman hem dünyaya da çok yabancı kaldım.k. -döneksin ne diyim
(bkz: felsefeyi sever misiniz)
kendine güvenen bireyler için gereksiz bir eylem.! olayın değğişik bir boyutu için lütfen ;(bkz: cok felsolojik konusuyorsun).!
"felsefe yapmak hatunu kucaga oturtmaya yarar mi" sorunsalini gundeme getirecek soylem.
tam da bu noktada(bkz: diyalektik materyalizm)
(bkz: hatun kandırma aracı olarak felsefe)
orta zekada , makul bir hatun kisinin ; "hatun kaldirma araci" olarak kullanilan ve "felsefe" gibi yansitilmaya calisilan bos lakirdilarin altindaki temel felsefenin hep biz sikmeye calismayalim biraz da siz verin felsefesi oldugunu anlamasi pek muhtemel oldugundan, felsefeyi bilmeyen adamlarin kalkismamasi gereken eylem.
felsefi terimlerle dolu iki cilali lafa kalkan andon hatun sikilmeye mahkumdur elbette. mustahaktir yani evet
felsefeyi amaç değil araç olarak görenlerin yaptığı pis şey. hatun arkadaşları kaldırırken felsefeyi kullanmayalım, kullananları uyaralım*
(bkz: hatun kaldirma araci olarak kriko)
bu konu ile alakalı akla gelen ilk şey; kıçını silmek için ipek kullanmak gibi gözüküyor. ama daha bi dikkatli bakıldığında körler ile sağırlar birbirini ağırlar yada tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş tabirleri daha bir cuk oturmakta bu konsepte.
(bkz: hatunun felsefe mezunu çıkması) ve söylenen her şeyi hayranlıkla! dinliyormuş gibi yapıp, ardından argümanlar geliştirmesi ve karşısındaki zat-ı salağı daha bir salak etmesiyle son bulacak eylem. girişilmemelidir. hatundan gelebilecek iyi düşünülmüş, toparlanmış ve beyin kemirircesine karşı tarafın* bünyesine verilen bilgi ağır gelebilir.
kaldıraç kimliğinde çalışan felsefe.(bkz: cankiri corum yozgat kaldir at)
ölü dogan bir araçtır bu... zira felsefe mezunu bir hatun felsefe yapmaya calısan armutlardan koşarak uzaklaşır... üstelik de felsefeyi bu tip amaca bulaştıran erkeklerin neyi ne kadar bilip, söyledikleri alenen ortadadır... yaglı ve yalaka bi şekilde felsefi açıklamalar ve tribal pozlara giren erkekler kadar itici başka bi şey daha yoktur ayrıca...
birinden felsefeyi hatun kaldırma aracı olarak görüyor diye bahsedebilmek için o kişinin felsefe ile neden ilgilendiğini - yani niyetini - bilmek gerekir. eğer bir grup insan gelip size "abi biz felsefeyi hatun kaldırmak için araç olarak görüyoruz." dememişlerse eğer, hangi motivasyonlarla felsefe öğrenmeye çalıştığını bilebileceğiniz ve ilgilenme motivasyonunu yargılayabileceğiniz tek kişi de bizzat kendinizdir. o halde felsefe ile ilgilenip de buraya görüş aktarmış yazarların hepsi gerçekten de bilgiyi kadınları etkileme aracı olarak görüyorlar - ya da bizzat kadınlar, öyle atıp tutuyorlar diyebiliriz.eğer siz kendinizden değil de bir başka insan ya da insan grubunun davranışından bahsediyor ve onların felsefeyi hatun kaldırma aracı olarak gördükleri iddia ediyorsanız büyük olasılıkla felsefe bilmiyor ve buna rağmen felsfenin gayesinin hatun kaldırmak oldugunu düşünüyorsunuzdur ki bu durumda muhtemelen bahsettiğiniz gaye size aittir. başka bir deyişle bu, gayesi hatun kaldırmak olan ve felsefeyi hatun kaldırmak için araç olarak gören felsefe bilmeyenlerin , felsefe bilenlerin felsefeyi hatun kaldırmak için araç olarak gördüğünü düşündüklerinden başka bir anlam ifade etmez; tüm bunları özetle kıskançlığa yoranlar bile çıkabilir.felsefeyi bilmediğiniz halde felsefe bilenlerin felsefeyi hatun kaldırmak için öğrendiklerini düşünüyor fakat bu düşüncenizde ısrarcı olup, ahkam kesmeye çalışmadan sadece bir kaç espri ya da komik olması umulan bir diyalog aktararak hemfikirliğinizi gösteriyorsanız o vakit sizin hatun kaldırmak için araç olarak kullandığınız komikliktir.(bkz: hatun kaldırma aracı olarak komiklik)bunların tamamı benim için de geçerli olabilir tabi. bonus (bkz: niyet yargılamak)
(bkz: hatun bayma araçları)(bkz: bir platon vardı bilir misin)(bkz: ben sofi nin dünyasına bi daldım daha da çıkamadım)(bkz: freud a göre şimdi senin bu rüyanın yorumu)(bkz: dur kaçma)(bkz: tüh ya kaldıramadık yine hatunu)(bkz: buz dağı kılıklı şirret kadın nolucak)
pekala kullanilabilen, ve yurdum insaninin felsefeyi "komunizm, nietzsche, marx" sanmasindan oturu "kolay birsey" sandigi icin ozellikle bar entellerinin yapmaya calistigi bir yontemdir, bir hatun kaldirma bicimidir. ancak bu, nukleer enerji ile nukleer silahlanma arasindaki fark gibidir. felsefe mahiyeti sorgulayarak varolan bir disiplindir. "hatun" dediginde bir insan eger akli hayaline sadece cinsel organ geliyor, hatta spesifiklestirirsek kadin cinsel organi ve yatak geliyorsa, bu o insanin birakin felsefeci olmasini; bir b*k olamadiginin gostergesidir. moral degerleri kendi tatmini icin hice sayan birisinin insan evriminden payini almadigini dusunuyorum acikcasi. ayrica sunu da eklemek gerek, kendisine "ben felsefeciyim" diyen birisi felsefeyi bu amac ile kullanamaz cunku felsefe ilk olarak insana, insan degerine saygiyi icerir. insan degeri de ciftlesilecek varlik demek degildir. felsefe egitimi almis birisi agzi laf yapan lafebesi degildir maalesef ki cogu insanimizin bildiginin aksine. iyi felsefeci alti yasindaki cocugun bile anlayabilecegi bir netlikte konulari aciklayabilen insandir... oraya buraya gidip bol bol alkol alinmakla, siir okumakla felsefeci olunmaz.
(bkz: cabuk kalkti dikkat edersen)
felsefeyi hatun kaldırma aracı olarak gören insanların büyük ihtimalle önceden ne kadar evde çalışırlarsa çalışsın sadece ezberledikleri cümlelerden ibaret olması muhtemel felsefe birikimlerinin tanımı. özellikle bu durum lise yıllarında depresyon hırkalı ergenlerin milletin yanında nietzsche, sartre muhabbeti yapıp eve gidince bigüzel bilgisayar başına oturmalarına benzetilebilir.
erkek "kaldirmayi" hedefledigi kisiyle konusmaktadir:-bayan diyerek ne kadar anti-feminist bir tavir sergilediginin farkinda misin? ayni erkek "kaldiramadigi" kisi hakkinda sap kankasiyla konusmaktadir:-nerde kalmistik, hah, sonra kariya dedim ki siktir git!
hatun kaldırma aracı olabilir felsefe. misal, demokrasi, amaç değil araç oluyorsa, ben istemem ki felsefe de bu havuzdan suyunu çekemeden gerdanını kırsın, birikimini çıplak ayakla toprağa boşaltsın. felsefe fayda uğruna kullanılmayacak ya da okuduklarının sonucunda zihninde etkileri oluşmayacak bir uğraş mıdır ki felsefi düşünmeyi şiar edinmiş insanlar, hatun kaldırma tabir ettiğiniz eyleme geçerken faz değiştirsinler!...ilişki kurma esnasında vites değiştirip, felsefi bütünlüğünden sıyrılmak mı gerekiyor ? kişi kendisini tom byron olarak falan mı düşünmelidir ?ufak bi parantez burda. "şu anlamsız kalabalığı görüyor musun" gibi başlayan cümleler kişinin kıvrılıp kıçına kaçsın inşallah. burada mutabığız. hatta bir küçük hikaye vardır tam bu noktada anlatılması gereken.hemingway (yanılmıyosam) bi partide fena halde sıkılmış, bir köşede içkisini yudumlarken yanına bir kadın yaklaşır. ona der ki:- şu anlamsız kalabalık içinde bir tek sizinle konuşabileceğimi düşündüm bay hemingway.üstat cevabı fildişi kulesinden yapıştırır:- siz benden daha şanslısınız.demek ki ucuz felsefe yaparak hatun kaldırma değil, erkek kaldırma çabası da vaki. ya da mevlana nın "ortalarına bir kemik at da gör" diyerek cevabını verdiği gariban müride ne demeli ? sen tut koca mevlana nın yanında "şu köpeklere bak ne güzel anlaşıyorlar, oysa biz insanlar böyle miyiz" falan gibi şeyler zırvala... işte bu da felsefe yaparak mevlana yı kaldırmaya çalışıyor. herkes tuttuğunu kaldırır arkadaş...(konu boka sarıyo)demem o ki, mevzu felsefe yapmak değildir. onu değersizleştirmektir. felsefe yalnızca "şu buluta bak, böcüğe bak, okyanuslar ne büyük, aman yarabbi benim de götüm var, şu koca evrende ne kadar da bamyayız, bu anlamsız kitleyi görüyor musun" lardan ibaret kalıyorsa, eyvallah, toplanıp hep birlikte dövelim bu insanları.ama güzel abim, bırak da schopenhauer u yemiş yutmuş bi insan, hoşlandığı kıza ondan bahsedebilsin değil mi ? kimse sıkılmayacaksa tabi...sözün bittiği yerde, hey bebek ! yaşamak bir şebboy çiçeğini eline alıp, üç kulhu bi elhamla onu gökyüzüne kaldırmaktır. buyur bu benim telefon numaram. hahaha.
(bkz: ali desidero)
bazıları bunun yerine daha kısa bir yol olarak kolaya ilaç katarlar; ikisi de bayıltıyor.
her halükarda başarısız olacak yöntem,şöyle ki: -eğer kız felsefeyi sevmiyor ve anlamıyorsa;karşısındaki "felsefe yapmaya çabalayan" erkeği, sen de haklısın aslında bir yerde diyerek geçiştirir... -eğer kız felsefeyi seviyor ve anlıyorsa;aynı erkeği dinlemeden geçiştirir... eğer hem kız hem de erkek felsefeyi seviyor ve anlıyorsa bir beraberlik için güzel bir başlangıç olabilir,zaten böyle bir ilişki de " hatun kaldırmak" olarak tanımlanmaz...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |