ilhan irem

gözlüklerinden, sesinden, sözlerinden, karısına çektirdigi kliplerinden bi bok anlasilmamsinagayret gösterdigi halde, isi bilenlere "hahaha entel maymunlugu" dedirten garip insan.aleme tek faydasiçok güzel bir tezahürat olan "milyonlarca taraftarin yan yana bagiriyorlar hep beraber kol kola adinla takiminla,taraftarinla en büyük sensin cim bom bom" tezahüratini kazandirmasidir.

1986 yılında klips ve onlar grubunun eurovision'da seslendirdiği halley adlı şarkının sözlerini yazmıştı ilhan irem. yalnız kendisi yarışmanın yapıldığı ülkeye kulağındaki küpe yüzünden gidememişti. trt'nin bilmem nesi ya kulağındaki küpeyi çıkarır da gidersin ya da gitmezsin dediği için... kendisi gitmemeyi tercih etmiştir, takdir edilesi bir adamdır...

sesi ve sarki sozlerini dahi yadsiyanlari anlamama ragmen, muzigine , muzikten anlayan hic bir insan evladinin ses cikartmamasi gereken, klasik muzik , gitar, ney , elektronik , mistik ,geleneksel muzikleri birbirleriyle en iyi sekilde harmanlayan adamdir. sozlukten once ilhan irem in sadece bana album yaptigina dair derinden bir inancim vardi.**koridor ve ilhan- i ask en iyi albumleridir.

seksenlerde kendisini bireysel aşk şarkılarıyla meşhur etmiş sonra hayat ne tuhaf vapurlar filan buhranına kapılmış şarkıcı. (bkz: anlasana)

akibeti merak edilen sanatci..(bkz: ilhan irem vardi noldu ona)

işşiz pisikiyatristten ne olur diye sorduğumuzda aldiğimiz cevap!

(bkz: hastasıyız)

hatırlar mısın bilmem... yıllar geçti üstünden...yağmurlu bir akşamdı...sevgimi söyledim ben...yağmur muydu bilmem...süzüldü gözlerinden...utanmış kızarmıştın... lay lay lay diye devam eden acaip güzel bi şarkısı vardı*... her ne kadar diğerlerini pek sevmesem de annem sayesinde az dinlemedim...

belli bir yaşa kadar kendisini harun kolçak'la karıştırdığım kişidir

en son yeditepe univresitesinde bir konser izlemeye gittiginde gorulmus muhtesem insan.

çocukluk yıllarımın en güzel aşk şarkılarını yapan adam. sen gittiğinde hayat bitti sanmıştım

bir aralar ilk turk rock operasini yaptigini iddia etmisti bir ara, aklimda kalmis en onemli oge budur hakkindaki.

yetenek fıskırtan insan

aşmış bir adamdır, şarkı sözleri derindir, içinizi acıtır.

nilüfer göze eylül 2004 röportajından:...herşeyin yapay yaşandığı ülkede, göçüp giden sanatçıların ardından kısa süre ağıtlar yakmak, kutsamak moda haline geldi. bu şarkıların tanrısal yüceliğin hazinelerine işlenmiş cevherler olarak dönüşümü için... işık ve sevginin paha biçilmez değerini bilenlere üretiyorum. sonra, başka alemlere uçacağım. bu kainata bir ilhan irem daha gelmeyecek. ilhan irem bir daha gelmeyecek. (bkz: http://www.iirem.com)

bi de ben lisede falanken bi haberi cikmisti kanser oldu ameliyat gecirdi die. geyik mi ciddi mi bilmiorum milliyet yazmisti.

"sazliklardan havalanan bir ordek gibi sesin" derken iltifat mi yoksa hakaret mi etmek istediğine bir türlü kanaat getiremediğim ama yine de sarkilarini sevdigim sahis...

"ucun kuslar ucun, yarin oldugu yereucun kuslar ucun, alin goturun benide"sarkisini kime yazdigini bildigim adam.

bu adamın müziğinden nefret ederim, sevgi, kelebek cart curt felsefesinden, çok gizli bir tarikatı varmış da onun önderiymiş, bilmemneymiş gibi triplerinden de nefret ederim ama gerçekten olağanüstü olmayı başarmış bir tarafı varsa, o da 70lerdeki albümlerinin, 45liklerinin kapaklarıdır. hem ön hem arkla kapaklarıyla o kadar incelikli düşünülmüş, o kadar güzel konseptli kapaklardır ki, ağzım açık hayretle izlemiştim ilk gördüğümde. 70lerin saykadelik havasını albüm kapaklarında müthiş fotoğraflarla yansıtabilmiş, o dönem bu kadar incelikli bir özeni başka kimsede göremeyiz, kaldı ki yabancı örnekleri de çok azdır. yazık oldu yarınlara ile hasretim sana 45liklerinin arkalı önlü kapak çalışmaları harikadır. havalar nasıl/gözünü seveyim 45lik kapağı da çok ilginçtir bana kalırsa, gayet karizmatik çıkmıştır bu adam. zannedersem o dönemlerde genç kızların sevgilisi modundaymış ayrıca bu adam.

(bkz: sevecen)

(bkz: hersey simdi basliyor)

hakkında bu kadar entry girildiğini görünce döndü sandığım sanatçı

sözlüğe bakınırken ilhan iremin şarkılarını dinliyordum.annem demez mi ya oğlum noldu bu adama hep kayboldu diye.bu dertten muzdarip bir sen değilsin dedim kendisine.

harika şarkı sözleri yazarı, söyleri. 70lerin saflığını taşıyan şarkılarıyla kalbimde bir numaradır her zaman. dişlekliği sonra ne bileyim incecik sesi, karizmatik ismiyle muhteşem bir sanatçıdır kendisi. daha kimbilir neler var onun, şarkılarının hakkında söylenecek...(bkz: söyleyemediklerimi bak gözlerimden anla)

bugün kendisi hakkında bu kadar entry girilince öldü sandım

(bkz: ya yiter ya)

kendisi bir vogonmuş ya da ani bir kararla vogon olmuş bilemiyorum.("b.i.r" / irembağı iç haberleşmeler -01.2004- bülteninden.) samansarısı bir aşk kurduk labirentlerdekörler örgü örüyor.iki ters bir yüz, sevda dokuyoruz.vanilyalı dondurma, çikolata soslu.sıramızı bekliyoruz fotograf stüdyosundaparmak izleri...önden, yandan, numaralı çekimlersabıka kaydı.sırların ardından belgeliyorsunuz beni,teşekkür ederim.kör sevgili habersiz çağın tekliflerinden,zambak bir aşk düşlüyor.kimse yok !geç tezgahın arkasına, kendin al viskinikarafatmalar dansediyor kadehlerdecumhuriyetlerini ilan etmiş böcekler.güzel ruhlarız, bekleşen...retrospektif / dokuz saniye !milyonlarca yıl öteden.bütün sıcaklığıyla arzularının,öyle bir sarıl ki banautansın örümcekler.ezilip bükülmelerin ötesinderuhani bir aşk varsa hayatlarında,böyle davetkar sarılmadıkları için sınırsızlığa...ağrılarla bastırıp tanrısal zevkleri bacakaralarınaertelenmiş cennetler düşlesinler.iyiler gülüşüyor aynalarımızayarınsız, hesapsız sevişiyoruz.karanlığa, borsaya, kazanmaya eğilmiş bir dünyadadimdik bir güzelliğe dölleniyoruz.korku mağaralarının, karanlık işgallerin ötesindebu, zor kazanılmış notaların senfonisi,işıklı bir hediyesi evreningelini öpebilirsin !ilhan irem ("adonai"/senfonik şiir/ episode-7 )--------------------------------------boşuna dememişler too much love will kill you diyeyazdım entryi çekirgelerin gölgesindekazan dibi, sütlaç ve revani.sen böyle değildin ilhan abi.

(bkz: ilhan irem i sevmekten utanmak sikilmak)

coşkun demir'in seslendirdiği "kim o" isimli şarkının söz yazarı.çözüldükçe dolaşıyor..

sevenlerinin şarkılarını tekrar tekrar aralıksız dinledikleri sanatçı. dinledikçe farklı modlara giriliyor. aynı zamanda sevmeyenlerinin bir şarkısına bile katlanamadıkları sanatçı.

"yürek gözü" ile dinlenince anlaşılan, değerlenen sonsuzluğa yayılmış büyük sanatçı.

vipsaş'ta çalıştığım 1994-95 gibi bir dönemde video kliplerini montajlamak için stüdyoya geldiğinde tanıştığım ve birkaç gün aynı montaj odasını paylaştığım, dışarıdan görünenin ve iddia edilenin aksine zamanımda tanıştığım komplekslerini aşmayı becerebilmiş en ender beyefendi kişiliklerden birine sahip olduğunu düşündüğüm sanatçı.nedense müziği bana hiçbir zaman ilginç gelmemiştir, ancak kendisinin kesinlikle saygı duyulması gereken bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. selamlar olsun buradan.

şarkılarını ancak ilhan irem sevenlerin sevebileceği müzisyen. oldukça kemikleşmiş hayran kitlesine sahip, hayran kitlesindeki şahısların benzerlikler gösterdiği rahatlıkla farkedilebilecek sanatçı.

altıncı nesilden de bir sözük yazarı olmuş sanırım kendisi.

tasaginin tekini aaldırmıştı, zira kanserdi (keyiften aldiran varsa beri gelsin aldirdigi parcayi basucumda saklayacam), ona sarılacak bir cornelius u varmıydı bilemem.

yel değirmenlerine karşı don kişot muyumuçuyorum durmadan, ben pilot muyumdiye bir şarkısı vardı, küçükken dinlemiştim.. sarhoşken yazılmış şarkı sözleriyle bir çocuğun psikolojisiyle oynamıştır bu adam.

telefon sapığıymışçasına şarkı söyleyen adam *-alo turkcell ben ece nasıl yardımcı olabilirim?+sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sessiiiiiinnnn-dıt dıt dıt dıııııııııııt...

sıkı durun! ilhan irem vardi noldu ona? diye sorup duruyorsunuz yıllardır.kendisi tv'de jethro tull konserinde mikrofona konuşurken görülmüştür. saçları ve gözlükleri durduğundan sağlık durumunun iyi olduğuna kanaat getirilmiştir.

http://www.iirem.com/

(bkz: konuşamıyorum)(bkz: sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sesin)(bkz: yapma canım yapma arkadaşım)

(bkz: bakirkoy ruh ve sinir hastaliklari hastanesi)'nde bu adamın şarkılarını hoperlörlerden çalıyorlarmış deliler sakinleşsin diye.

ilginç kişilik,bazen gerçekten anlaşılmaz olan,küçüklüğümün barış manço'dan başka tek uzun saçlı abisi,daima güneş gözlüğü ile hatırladığım ilhan irem demiş ki:balmumundan yapılmıştı elleri/ortancalar,unutma beni çiçekleri/saçlarında dalga sesleri uyuyordu/bir meleğin düşleri üzerinden bir tüy kanatlandı/beyaz bir ruh havalandı../sisler ,büyülü su yosunları..deniz kızlarının ürperten çığlıkları/hayat öpücüğü soluksu dudaklara..o dedikçe biz de sevmişiz..

koridor albumu ile eren kisi. diger albumlerle arasindaki fark cok belirgin bir sekilde ortaya cikiyor.*

gulhane de konser yapilan zamanlarda, bir arkadasla cebimize sadece yol ve park giris parasini koyarak konserine gittigimiz muthis besteci. bircok sarkisi favorimdir ama ozellikle yemyesil bir deniz i ayri tutarim. muzik calismalarinin basinda bircok studyonun kapisindan geri cevrilmis *, sonunda kasetini cikarmayi basarmistir. iyi de olmustur diyorum hele hele bugun pitirak gibi cogalanlara bakinca.

platonik aşkı anımsatan adam.sevecenleri vardır kendisinin. dokunaklı şarkı sözleri yazar.80 lerde pek bi çıkardı trt ye anımsıyorum bazı hallerini. hala aynıymış duyduğuma göre... acıklı....

seksenli yıllar'ın ortasında çevirdiği sevecen isimli fotoroman ile kitsch in ve o yılların bir nevi belgeselini çekmiş olan insan. gerçekten o dönem insanların nasıl giyindiklerini belgelemek için önemlidir bu fotoroman. görüp incelemek isteyenler için http://kopru.fisek.com.tr/rsev1.htm diyoruz.

çocukken hep iki kişi zannederdim ilhan iremi.yani ilhan ve irem adında bir bayan ve bir erkekten oluşan gurup zannederdim ve kliplerinde gözlerim hep iremi arardı "ulan niye hep ilhan görünüyo irem niye hiç görünmüyor" derdim .demekki çocukluk başa bela bi şeymiş.

her ne hikmetse bana atilla atasoy'u çağrıştıran (soyad - isim benzerliği ve ikisinde de uzun saç - sakal - gözlük olmasından herhal), her an ağlamaya hazır bi aabi.

bir karikatürüyle her zaman insanın aklının bir ucunda yer sahibi olmayı başarmış şahsiyet:(#2998107)

hakkında bu kadar entry girilince ya "wolf gene coşmuş" ya da "ilhan abi'ye olanlar olmuş" diye heyecanlandığım insan. allah'a şükür a seçeneği doğruymuş..

hakkinda bu kadar entry girilince, "sozluge inanmiyorum ama bir ilhan irem var" dedirtmiş insan. *

- hanim koş, ilhan irem yazar olmuş.- wolf dur o wolf.

bir "içimde bir ümit var, yeniden seveceksin" diyen sonra playlistte sarki degisince birden bire "boşver arkadaş başka bulursun, gidenler geri gelmez, gider gencligin" diyen şarkilarinda cozum arayan bunyeyi aptala ceviren "ee şimdi napicam ben şimdi..." diye kitleyen müzisyen, insan. (bkz: tecrube ile sabittir)

(bkz: evrensel esim olur musun)(bkz: size evrensel annem diyebilir miyim)

ilhan irem ile yaptigim 93 seneli yastik savasi sirasinda konustuklarimizdan. - ilhan agabey susamissin, su ister misin?..- "suya bakisim degisik. eksiden iki hidrojen bir oksijendi su benim icin. hala bir cogu icin oyledir. oysa ki batili suya bakisini seneler once degistirmis."(ilhan agabey ne kadar hakli) "suya bakis degistigi icin su da degismis. ayni kalmamis.goksel bir sey olmus. batida bugun su en az uc hidrojen atomundan olusuyor. (arabaslik.: turkiyedeki iki hidrojenli suyu asariz ama gec olabilir.) sazliklardan havalanan sarkimda boylesi bir suya bakis anim vardir. evrensel bir andir o. - ilhan agabey, evrensel deyince turkiyede ilk akla gelen isimsin?- otis herseyden once ben kozmigim.dikkat ettiysen bir cumle, bir paragraftir olayim.(ilhan agabey cok hakli, gercekten de bir paragrafi bir cumleden olusuyor.)kozmik bu demek. yani her cumle,de bir paragraf.niye?cunku bu kozmigin icabi budur. ben bunu zihin spam maili olarak dunyaya yolladim.enlarge your cosmic now.batida bugun cosmic bakis ozumsenmis. amerikaliyi normal bakarken gormek guc.(ilhan agabey cok hakli. ilhan agabey ile karakucak gurestikten sonra sorularimla yormaya karar veriyorum. kara gozluklerin ardindan gozlerini goremedigimden sorularimi yanitlarken uyuyor mu emin olamiyorum. gizem dolu bir lusifer, bir ashanti gerillasi sanki)- ilhan agabey duzenl-- duzenlemelerimde siklikla goksel olurum otis. ruhustu bir bilise gecerim.o zaman an gelir arafat olurum.- arafat mi?- yes sir. - peki ya araf?- o ayri. bir senfonidir arafat. titresimdir. bu spektradan akuaryus cagina bir agittir. dongudur.(ilhan agabey cok hakli. titresim lafi cok hosuma gidiyor, not aliyorum."titresim". hic duymamistim)(arabaslik: sartli refleks de dunyayi ve hz. meryemin son sirrini anlattim!)- otis, dunyaya 42 yildir sevgi mesaji veriyorum. dunya okuz olmasin otius. duyarlilik istiyorum. bu yuzden ilhan irem severlere duyarga ismini taktim- ilginc- ya da vantuz demek istiyorum onlara. zihin teleksi gectigim bir sevgilim var neptunden. onunla konusuyorum. manevi manalarin hepsi bir araya gelmis. ama bunu yikamayacaklar otis. evrensel doslugun sevigsiyle baglandik her an burada.- ilhan agabey- otis sormak istedigin soruyu sen sormadan hissettim. spektrandan bal gibi akiyordu.hale dedigimiz olay. abartilmamali.auramiza sahip cikmaliyiz. ataturk'un aurasina dikkat cekmek isterim.bugun dunyada aurasini kaybedenler yarin duyargalarini yitirirler. bu bir cigliktir. hosgoru nerede?

cok caliskan ya da cok iyi para kazanan bir menajere sahip oldugunu dusunuyorum ben bu adamin..

ilhan irem'in massai yerlilerine milenyum hitabi (zihin telgrafi ile yollanmis 2000 kelime, 10000 vurus.) muhatap olan kabilenin de resimleri iliskteki linkte(resim alti baslik: masai genci: http://www.africanheart.com/...masai_circumcision.jpg )yine bir bin yila giriyoruz. bilmem haberiniz var mi? yeni bir caga giriyoruz. hosgorunun cagina. sevgi ve bilisin cagina. evrensel sevgi planeti oldugumuz caga. bu geciste en onde olmasini umdugum kabile sana selam olsun. planetin kara derili aydinlari. enerjinizi bana ve birbirinize yoneltin. biliyorsunuz, gectigimiz yuzyil acligin, direnisin ve onemlisi kozmik'in yili oldu. gectigimiz bin yilin basinda kendimize bir soz vermistik. enerjiyi yay demistiktitreselim demistikbunlarin cogu havada asili kalan sozler oldu. cunku anladim ki onceki reenkarnasyonlarimda yeterince evrensel olmadim (kisaca y.e.o). simdi bu firsat elimize gecti. ne mutlu.(resim alti: duskirikligina ugramis afrikalilar: http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_1.jpg)masaililer evrensel planetimizin ulu onderi ataturk bakin neler neler demis. ama en onemlisi istikbal goklerde olmus. bu mesaji sizlerle notalarda ucusarak paylasmama izin veren "tutuk", baskalasim", "kesit", "kapilar kapilar kapilar" gibi sarkilari hatirlayin. ne cig duygularla cosmustuk. kucuk urecikler olup, patir patik patladik. bunlari unutmayin.masaililer. kozmosun dostlari. seyyahlar. spiral galaksinin savascilari(http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_2.jpg) gun bugundur. cag yaklasiyor. notalarin uzun seruvenini siz tom tomlarinizla, ben sentetik brass duzenlemeleri ile yakaladik. aslinda hepimizin dili ayni. bunu unutmayalim.http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_7.jpg)boynumuzu bukmeyelim, hepimiz bugun ihrama girdik. dua ne demek? bir ayin demek. bir suzulme. asirlarustu bir ustbenlik. http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_9.jpgmassaililer, populer kulturun ve arabeskin yikici etkileri dunyayi kasip kavuruyor. laiklik karsiti kesim, bilhassa ikinci cumhuriyetci tehlikesi, kahvalti hazirlamayi bilmeyen maco erkekler. mikrocipler, cocuklarimizin gelecegi. bunlar bugunun sorunlari. http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_4.jpgpopulere karsi durun. tek ornek giyinmeyin. populer igrenc bir sey. ben de bir zamanlar populerdim.ozellikle darbe sonrasi ekranlara konuk olmustum. ne dedigimi kenan pasa da anlayamamisti. sorunsuz uyum sagladim. evren pasa da evrenseldir. gokseldir. kendisiyle marmaristeki konutunun altin klozetinden kozmik isimalar aliyorum.butun bunlar elbette size yabanci. ama evrense isima dahepinizin sevecenlikle beni dinleyeceginize inaniyorum.yeni milenyumun sonunda kozmik testi yaptiracagim. auraniza gore notunuzu verecegim. bati da artik herkes boyle.http://www.africanheart.com/.../masai_simanjiro_5.jpgsizinle beraber trans halinde patlamalar yasayacagimiz, bencillik ve hosgorusulukten uzak sevgi planetimde rotasyon dileklerimle.isik ve sevgiyleilhan irem

(bkz: #7102456)

galaktik baris sarkisi halley'in soz yazari kisi.

zamanında "anlasanaaaa..anlasanaaaa" bağrışından tevekküllü bir şey anlayamadığım insan. neden o vitrin mankenleriyle dans edilir, neden sonra o mankenler camlardan atılır, ne anlatılmak istenir, nasıl bir mesaj verilmeye çalışılır bir türlü çözemedim. o gözlüklerin altında ne var? gökyüzünde bizim kabil olamadığımız ne görüyor, boynu tutulmuyor mu? anlayamadık seni belki de ilhan. mustafa topaloğluyla düet yap da meselenin kökenine inelim. martılar uçsun kendimizden geçelim.

(bkz: ışık ve sevgiyle 30 yıl)

ilhan irem belkide türkiyenin yetiştirdiği en iyi sanatçılardan biridir.sesi ve müziği eşsiz olup insanı farklı boyutlara taşıyabilecek niteliktedir.aşık olan için terkedilmiş için dostluk için yaşam için her türlü ruh halindeki insan için yer vardır onun müziğinde.ilhan irem rock türünde eserler vermiştir.her ne kadar dinlediğimiz zaman bunun neresi rock sorusu akla gelsede olay müziğin progressive olmasında bitmektedir.ilhan irem çeşitli enstrümanlardan çeşitli seslerden sentezler yaratmıştır.günümüz dıpçıs dıpçıs anlayışına verilebilecek güzel bir cevaptır onun müziği.tavsiye edilecek albümleri 1-seni seviyorum 2-aşk iksiri-cadı ağacı 3-ilhan-ı aşk ve tabii diğer albümleride mükemmel dir.söz olarak ta çok ilginç yerlere değinip insanı can noktasından vurabiliyor yani insanda ben bööle bişeyi hiç akıl etmemiştim gibisinden mesela ''sen hiç sensiz kalmadın ki'' sözü gerçekten mükemmel bi sözdür.kısacası ilhan irem değer verilmesi gereken bir sanatçıdır.çünkü o gerçek sanatçıdır.

ressamdır aynı zamanda.

"ucun kuslar ucun yarin oldugu yere ucun kuslar ucun ahh,alın götürün beni de..."dizeleriyle aşk hayatımın seyrini degistiren adam...

bir de er mektubu görülmüştür adlı, 'gel tezkerem' tadında, 1980 tarihli bir 45'liği vardır bende, diğer yüzünde balağızlım vardır. her iki parça da gayet başarılıdır, özellikle ilk parça asker bekleyenler içindir, dinlerken depreşir duygular, trampet ve yaylalar sesleri içinde.

insanlarin yaptkilariyla alay ederek mutlu olan insanlarin başvuru kaynagi. duygulari uc noktalarda yaşadigini tahmin ettigim soz yazari/besteci.

tam hatırlamıyorum, 86 ya da 87'de hey dergisinin kapağında yeni deldirdiği kulağı ve halka küpesiyle dişlek dişlek sırıtan bir pozu vardı, 'baaak, ben ne marjinalim' diye sesleniyordu sıradan insanlara, behey nerden nereye...aklıma 'sazlıklardan havalanannnn' diye başladığı şarkısı kazınmış, aldığım ilk 45'likti, nasıl unutulur!

... arkadaşımdan aldığı mektup üzerine -benim hiç haberim olmadan- doğumgünümde beni arayıp doğumgünümü kutlayarak beni afallatmış, pek kimsenin sevmediği, koridorun öteki ucundaki güzel insan.

basit ve sık kullanılan kelimelere anlam katabilen şahıs

elimde bulunan 1 albümüyle yetinmeye çalıştığım, çok iyi şarkılar yapmış (aşağıda yazdığım en iyilerinden biridir) özleten şahsiyet. havalar nasıl sizin şehirde, anlat bana güzel kızımyağmur yağıyor buralara, durmaksızın, durmaksızınuludağ'ın yollarında, marmara kıyılarındadolaşıyor, seni düşünüyorum, durmaksızın, durmaksızınne zaman geleceksin, buraları görmeye, bu yağmurları dindirmeyene zaman geleceksin, buraları görmeye, bu yağmurları dindirmeyeevet, evet biliyorum, biliyorum çaresizimfakat olsun; ziyanı yok, ziyanı yok, seni seviyorumseni seviyorum, seni seviyorumherşey o kadar karanlık, bu yağmurun altındave inan bu yollar da, benim gibi sıkılmaktabir gün elin gelecek, kışta kalan bu çocuğuyaza doğru güldürecek, onun gözleride gülecek ne zaman geleceksin, buraları görmeye, bu yağmurları dindirmeyene zaman geleceksin, buraları görmeye, bu yağmurları dindirmeyeevet, evet biliyorum, biliyorum çaresizimfakat olsun; ziyanı yok, ziyanı yok, seni seviyorumseni seviyorum, seni seviyorumhavalar nasıl sizin şehirde, anlat bana güzel kızımyağmur yağıyor buralara, durmaksızın, durmaksızın

bunalım ve konusamıyorum gibi guzel sarkılar yaratan insan.

iste hayat yine akip gidiyoriste hayat sensizde yasaniyoriste hayat boyledir deniyorzaman herseyi siliyor...diye baya anlamli bi sarkisi varinsanin bu sarkiyi dinlerken, ne kadar uzgun olsada, ayrildigi yada terk edildigi sevgilisinin karsisina gecip 'ohh canima degsin ne guzel iste kurtuldum senden, baskalarida var tek sen diilsin' diyesi gelio...ama sadece sarkiyi dinlerken...

(bkz: ilhan irem nerdeyse ortaya çıksın)

ben marjinalim diye ortalarda gezinmeyen insan. yalanci medya ordusundan uzak yasayan. populerligi takmayan. sadece sanatla ugrasan -ki buna muzik resim siir giriyor- insan. her seyde oldugu gibi onun da seveni ve sevmeyeni vardir ama sevmeyeni bok atmaya bayilir.

bugun benim dogum gunum sevgin olmekti yasama dondumbirakipta gitsen bile iki yuzlu askina gule gule demistir hos olmustur.

(bkz: ilhan irem overdose)

albümlerinin bazılarına gizli mesajlar saklayan insan. öyle ki albümün sonunda çıkan seslerin ne olduğunu yıllarca anlayamazsınız. sonra birden kaydın ters yapıldığı fikri gelir aklınıza ve o bölümü tersten dinlediğinizde* ilhan irem'in tüylerinizi ürperten mesajını alırsınız.

türkçe sözlü hafif batı müziği nin devr i saadetinde yani çikolata soslu şarkı sözü yazarı sezen cumhur önalın osuruktan teyyare parçalarının hüküm sürdüğü yıllarda farklı ses ve sözlerle ortaya çıkan bu genç, pop müzikte büyük devlet şeyi cem uzan ın daha sonraları diyeceği gibi türkiye nin önünü açmıştır..ilk parçaları güzeldir ama sonraları mistik- fıstık işlere bir ördek misali dalmış ve bir daha çıkamamıştır..

kitlenilen zamanlarda sokaklarda "anlasanaaa anlasanaaaa" diye dolaşma sebebi olmuş, bunun dışında nedir ne değildir bilemediğim bir şahsiyet. öpesim var ellerinden böyle bir şarkı yazdığı için gerçi.

kendine mektup yazan hansu isimli bir hayranıyla evlenmişti.

sevgililer günü adlı albümü ile ortaokul ve lise yıllarıma anlam katan sevgi insanı.sesi pek güzeldir.dingin.sakin..hele hele konuşamıyorum adlı parçasıyla kimbilir kaç kişiyi gözyaşlarına boğmuştur*.(bkz: konuşursam gözyaşlarım beni boğacak)

türk rock müziginin babalarindandir. çektigi kliplerle hatirlarda kalmistir ve alay konusu olmustur. ama o çizgisinden hiçbir zaman sapmamistir. sirf bu yüzden bile saygiyi haketmektedir. çok sadik hayran kitlesine sahiptir. televizyonlarda boy göstermez. bu ülkedeki ender sanatçilardandir. klip çekmedigi öyle parçalari vardirki dehset derecesinde güzeldir.(bkz: sürgün gibi masallarda)(bkz: buruk)(bkz: belki)bunlardan birkaçidir.

türkiyenin gelmiş geçmiş en romantik sanatçısıdır. bence son derece başarılı bir kişidir.

birden fazla şahane şarkısı bulunan eski şarkıcılarımızdan.

sesindeki sakinlestirici özellik, hekimler tarafından bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde degerlendirilmis ve bir süre tedavi amaclı kullanılmıstır. gerek muzik gerekse soz anlamında her derde deva parcaları vardır ki "tamamlanınca hersey, eksik kalıyor" en çarpıcılarındandır. son albumu ile erdigini dusunduren, tarzını hiç bozmamıs bir sanatcı.ilginctir ki kendisi ya çok sevilir, ya hiç sevilmez..tam ortada olan pek kimse yoktur

sarkilarina karsi notr oldugum bu adamla yillar once yapilan bir gazete roportajini okumustum. karisi hansu ile ruyasinda telepati yardimiyla tanistigini daha sonra bilmemneredeki konserine gelen hansu'nun "ben sizi zaten ruyamda gormustum" demesi uzerine evlendikleri anlatiyordu. benim icin her ne felsefesi var idiyse orada bitmistir.

iyi bir besteci ve yorumcudur. bir ara kanser olduğu dedikoduları yayıldı. uzun zamandır ses seda yok kendisinden. inzivaya çekildi heralde. adam gerçekten farklı olmaya çalışıyor ve bence de çok haklı. 1-2 şarkı ile tüm varoşları ve boş gençliği peşlerinden koşturan kalitesiz onlarca sözde sanatçının içinde,aynı ortamda bulunmaması gereken altın ses.

bıyık bölgesinin tam ortasında; tabanı dudak üstü olacak şekilde kılsız, küçük bir ikizkenar dik üçgenlik boşluk barındıran adam.

şu aralara teknolojiden uzak bir yerde albüm kaydı yapıtığı iddia ediliyor. fakat teknolojiden uzak nasıl kayıt yapacağı da merak ediliyor.

haziran 1998de millenium-sanalizasyon fareleri, yarasalar ve diğerleri adında bir kitapta kuva-yı medya dergisinde ve cumhuriyet gazetesinde çıkan yazılarını topladı, genelde ülkenin politikasıyla ilgili yazılar bunlar. çok okunası şeyler değil.

5 dakikalık bir klibi için toplam 2-3 dakikalık farklı çekimler yapılır, çoğu şey kendini yineler kliplerinde. köşede duran keman, danseden huri kılıklı hatun, siyah pardesü, deniz kenarı, sisler dumanlar gibi vazgeçilmez ögeleri vardır. anlasana hoş bi şarkısıdır bu melankolik amcanın.şarkılarının vakt-i zamanında tımarhanelerde delileri sakinleştirmek için çalındığı söylenmektedir.

bu dünyaya ait değil. sevgi insanım benim o...

nedense hakkinda herkesin guzel seyler yazmasini bekledigim, yazmadigini gorunce de yahu sevmeyeni de varmis diye huzunlendigim apayri muzisyen...

turkiyenin en farkli muzik adami belkide.1955 dogumlu.yalniz kendi bestelerini seslendirmesiyle taninir.kendi oykulerini de bestelemistir.ilhan irem 1973 - 1976 (1976) bir yıldız (1978) sevgiliye (1979) bezgin (1981)pencere (1983) köprü (1985) ve ötesi (1987) dünden yarına (1988) ucun kuslar ucun (1989)pencere... köprü... ve ötesi... (1990) ilhan-ı aşk (1992) koridor (1994)romans (1994)sevgililer günü / the best of ilhan irem/1 (1995) aşk iksiri / cadı ağacı / the best of ilhan irem/2 (1997) hayat öpücüğü / the best of ilhan irem/3 (1998) bezginin gizli mektupları (2000) uçuk mavi pencere (2000) bulutlara köprü (2000)düşler ve ötesi (2000) seni seviyorum (2001)albumlerine imza atmis romantik ve dussel anlamda insani surukleyip baska yerlere goturen sevenlerinin hastasi oldugu sevmeyenlerin ise uyuz otesi hisler tasidigi sahis.kadife sesiyle oksarcasina soyledigi sarkilari rahatsiz etmeden adeta hayal kurmaya zemin hazirlamakta.balikli rum hastanesinde tedavi goren bagimlilara tedavi esnasinda dinletildigi soylenmekte.hayranlarina sevecen diye hitap eden her zaman turkiyenin en iyi muzisyenleriyle calisan irem,gozlerden uzak yasantisina yeni calismalariyla devam ediyor.yazilarini pek tutmamisimdir dusuncelerinide,lakin muzigi lirik sesiyle butunlesip sakinlige ve farkliliga yonlendirdikce kiymetini bilmemenin mantiksiz oldugunu dusunuyorum.

her nekadar kendine ait bir tarzı ve kayda deger bir müzikal altyapısı oldugu görülsede, mistik olma ayagına sacma sapan sözlerle örülmüs eserleride yok değil....

pk 2 rumelihisarı istanbul(edit: eski adresidir.)

alaca tüylü kuş,anlasana,ben değilim,bir yıldız,dua,gemiler döner geriye,hoşgeldin,işte hayat,konuşamıyorum,olanlar olmuş,sen ak bir zambak,son selam,yemyeşil bir deniz* gibi hoş parçaları bulunan müzisyen;biryerde türkiyede tv'ye küpeli çıkan ilk erkek olduğunu okumuştum.

felsefesinden hala vaz geçmemiş adamcagızattıgı mailler, sms mesajlar ve telesekreteri"işık ve sevgi ile" mesajı ile biter

kafa dinlerken fon müziği olabilecek nadir şarkıların sahibidir.herkes tarafından kabul edilmese de müzikal anlamda ismiyle saygı uyandıran bir insan.

6-7 eylül tarihlerinde ülke sınırları içinde olursa eğer, çok uzun bir aradan sonra ilk kez barısarock kapsamında sahneye çıkacak olan insan.

bi arkadaşımız bu adam yüzünden kafayı sıyırdı: her tarafa yazar şimdi imza gibi "ışık ve sevgiyle" diye

elleriniz varmis, ellerinizde guller sunarak.... (bkz: koridor)diyip hayal dunyasinda yasayadigini zannettigim insan

olanlar olmus, konusamiyorum, anlasana arka arkaya 2 tur dinlendiginde boyut degistirir insan. sozluge bos bos bakar ilhan irem in katkilariyla.

yüreği sazlıklardan havalanan bir ördek tadında olan -ya da en azından o tattaki kişiliklerden hoşlanan- bu ermiş kişinin benzersiz çıkarımlarıyla, o eşsiz varsayımlarından hoş bir örnek için (cumhuriyet dergi sayı: 29 "...ve insanlar" füsun özbilgen, 7 eylül 1986):"bir zamanların romantik şarkıcısı ilhan irem, askerliğini yaparken, 'özüne dönmesini öğrenmiş'. nasıl bir değişim geçirdiğini de 'köprü' isimli sağcı ve islamcı dergiye anlatmış. biz de bu dergiden değişimini ve fikirlerini okuyoruz: 'ilhan irem kainatı bir baklava dilimi şeklinde alarak çapı hizasından iki üçgene ayırıyor. alt üçgeni ikiye bölerek, en alttaki dilimi tek boyutlu hale indiriyor. burada atomlar, moleküller, tek hücreli hayvanlar var. buranın adı tek boyutlu alem veya mikrokozmos. onun üstünde iki boyutlu alem yer alıyor. bitkiler ve canlılar alemi. aynı zamanda üç boyutlu alemin alt ayağı. bu alemde insanlar ve başka gezegenlerde başka canlılar varsa onlar bulunuyor. sonra üst üçgen. ilhan irem bu üst üçgeni yukarıya doğru iki çizgiyle üçe ayırıyor. teşevvüş alemi, sevgi alemi, idrak alemi. daha sonra dördüncü boyut ve başka boyutlar geliyor. ilhan irem dördüncü boyutu, insanların dualarla, birtakım dileklerle ulaşabildikleri yer olarak düşünüyor. daha sonra da baklavanın en üst boyutunda mutlak varlık var. burası allaha ulaşmadan önceki son aşama. ilhan irem, bizim içtenlikle ettiğimiz duaların buraya uğrayarak, allah katına ulaştırıldığını, içtenlikle olmayanların da burada eridiğini, hedefine ulaşmadığını düşünüyor.' işte irem'in 'boş ver boş ver arkadaş, başka bulursun' şarkısından sonra özüne dönerek geliştirdiği baklava teoremi." i. irem bu eşsiz kuramcığını 2004'ün bu son aylarında da savunuyor mu, yoksa boyutlarına boyutlar, baklavalarına hanımgöbekleri mi ekledi öğrenmek gerek; müziğinde şuncacık bir ilerleme yok, ipucunu oradan alamıyoruz. cumhur canbazoğlu da irem'e "ozan" diyordu bir ara; kendisinin "ozan" anlayışı ne mene bir şey idiyse?

ceddin deden, neslin baban ilhan irem gece hışırtılı, ıslak ve soğuktu... biraz da ürkünç... uzaklarda iki üç ışık göz kırpıyordu. alaca karanlık dalgalar kayalıklarda kişnerken, o kara eteklerini sürüyerek tepelerdeki şatoya yaklaşıyordu... yağlı meşaleler gökyüzünü isliyordu... yosunlu zincirlerin kıyısında paslı haçlı askerleri zaman öldürüyorlardı... kapalıydı kara kapılar... ve o, geceyle birlikte kara çarşafları sonbaharı süpürerek yaklaştı kapıya... açıldı kapılar... avludan geçti... küçüldü... küçüldü... şimdi dolgun bacaklı mermer sütunlarıyla satrançlı bir salonda minicik bir piyondu... özenle tuttuğu fiyonklu fermanı ilk kez buruşturdu... sonra, "kralım" dedi... "osmanlı sultanından haber var..." açtı ve okudu... titrek sesi yankılandı duvarlarda: "tez açın türklere viyana kapılarını..." "tez acın..." "açın... " " uçuştu sesler... karıştı kuşatma surlarına... xxx avuç ayası anadolu'ya konmuş bir elin parmakları gibi dağıldı türkler dünyanın dört bir yanına... "ceddin deden - neslin baban..." "tez açın kapıları..." "açın..."açıldı kapılar... kimseler yoktu arkalarında.. var mı açılan kapının/pencerenin faydası?... boşsa arkası... xxx onlar, en dinamik çağların ateşli temposuyla yürüyüp gittiler... bizim dilimizde halâ iki ileri - bir geri mehter tangosu... başımızda halâ çağlar öncesine ceddin deden'lerle ilmik atmaya çalışan boş bezirganlar varken, sanatımız da/ kültürümüz de, çırpınışımız da tarih masallarıyla gözleri bağlanmış dolap beygirleri gibi olduğu yerde dönüp dururlar... dışardan gelen albenili çağrılara kapılan gençlik... karamsarlığa programlanmış karmaşık insanlar... kültür kargaşasında çağdaşlaşmayı unutanlar... ve kırılmış bir aynadan yansıyan garip dağılımlar... saz, ince saz, ortaoyunu, oyun havaları, saray müziği, klasiklerden bir demet, türk sanat müziği, türk halk müziği (ötekiler halkın değil), türk hafif müziği (bu adı "ağır" birisi koydu herhalde), türk pop müziği (hafifliği kaldıramayanlar böyle diyorlar), arabesk (toplumun, patlatmaktan ince bir zevk duyduğu sivilcesi...) aynamız bu... daha doğrusu, "kırık görüntüler" bunlar... ve ellerindeki, yüreklerindeki bütün sırlarla kırılmış aynaları eritip bizim gerçek aynamızın, çağdaş türk sanatının kalıbını dökmeye çalışan üç-beş hamleci var... onlara "kaka" denmediği gün böyle bir tartışmanın daha yerinde olacağı kanısındayım.ayrica fotograflar icin (bkz: http://www.iirem.com )

www.iirem.com adresinden eristigimiz fotograflari civardan gecen amerikalilarin gormesi sebebiyle izdiham yasanmis, "bu kim yeni mahir mi?" tezahuratiyla 25 dakika boyunca her fotografi ile ayri ayri tasak gecilmis bir sanatcimizidir. yeterli zaman sahip olsak kendi kultunu olusturabilecegine inandigim, tum zamanlarin en kich insanlarindan birisidir ilhan irem. sitesinin navigasyonunu kim yaptiysa beni bendne aldi, bambasak galaksilere surukledi. bunu da soylemek durumundayim.

5 tane albümü olup 10 tane the best of albümü bulunan sanatçı.düzeltme22 albüm.. bunlardan 8'i best of ya da başka isimle tekrar niteliğinde

tek kanallı televizyon döneminde ilkokul öncesi bir veletin kabusu olmayı becermiş egzantirik şahsiyet. o sıkıcı böğk getirten trt yayınlarından aklımda tek kalan açık havada ilhan irem, kahverengi kıvırcık saçlarını rüzgara katmış deri ceketi güneşte parıldarkene şarkı söylemekte bir keyboardçu da ona eşlik etmektedir. o günler hatırlandıkça hala içime daral gelmesine neden olan klipleri trt nedense pek bir sever ve yayınlar dururdu.bir neslin hafif tırlak olmasında payı vardır kuşkusuz, cool tripler, bunalım havaları kendisinden kapılmıştır.15 yaşın altındakilere tavsiye edilmemektedir.her ne hikmetse trtnin beyin yıkama projesi yarıda kalmış ve kendisinden hatırlanan yanlızcakonuşamıyoruuuum (tamamı değil sadece bu kısmı) ve sazlıklardan havalananannn (yine sadece bu kısmı) olmuştur. dinlemem, dinleyene de iyi gözle bakmam.

tip olarak weird al yankovicin turkiye subesi gibidir kendisi, aslinda guldurme potansiyeli olarakta bayagi yakindirlar baska sebeplerden de olsa...

popun arabeske teslim olduğu dönemde,benim yolum bu değil diyerek ötelere kanat açmış ve hissedişlerini milimi milimine müziğine yansıtmayı başarmış usta bir sanatçı ,ekoldür fenomendir.özlemlerin en yücesi, seni seviyoruz.....

onu niteleyecek övgü bulamadığım aşmış insan.ne yazık ki genelde insanlar onun düşüncelerinin,yeteneğinin,şarkılarının,sesinin değerini anlayamaz,komik ve gülünç bulurlar.istisnasız bütün şarkılarını beğendiğim,bu dünyanın kalıplaşmış insanlarına fazla gelen,değişik sanatçı.bir insanın sesi bu kadar mı güzel olur, bu kadar mı güzel söz yazıp müzik yapabilir dediğim insan.şarkılarının melodileri insanın ruhunu arındırır,sözleri ayrı bir anlamlıdır.

yeraltindan fisiltilar geliyor şarkisi ile dikkatimi ceken muzisyen, cocukken trt ekranlarinda cikan ya da cikabilen ender 'cilgin' veya o zamanlar icin radikal sayilan tiplerdendi, zamanla buyuduk o da gozumuze daha normal gorunmeye başladi herhalde. ama bunca senedir cizgisinden ayrilmamiş olmasi, kimseyle garip ortakliklar kurmadan kendi başina muzigini yapiyor olmasi saygi duyulasi birşey. şunu merak etmeden duramiyorum ama , bu adam imc ye gidip de kimi nasil ikna etmiş acaba ben kaset yapicam abi diye. allah sesine zeval vermesin.

devamlı aynı tip klipler çekerek kusmamızı sağlayan adamkliplerdeki klişeleri sıralayacak olursaksisdanseden ağlayan palyaçoçiçeklerden tacı olan tüllü hatunparende atan böcükleratlı bi adamçimen yeşillik falan şeklindedir

(bkz: evrensel sevgi planeti)(bkz: ışık ve sevgiyle)(bkz: irem bağı)

hisar'da karakol'un üstündeki sokaktır yuvası...

hayranları 12 aralık 2004 pazar günü dunia da buluşacak olan kişidir

yeni albumüyle eskisinden çok fazla şey kaybettiğine kanaat getirdiğim sanatci.

allah gecinden versin ama kendisine bir şey olmadan bir entry gireyim ağız tadıyla. şu aralar herkes o kadar çok gitme merakında ki, o da takılıverir arkalarına diye korkuyorum. nasıl ki kazım koyuncuya yazacaklarım yüreğimin köşesinde düğümlendi kaldı, bu sefer olmasın diyorum.ilhan irem 80li yılların önemli bir sanatçısıdır. 70lerde müziğe başlamış ve bir dönem kızların sevgilisi şarkıcı modunda takılmıştır. zamanla kendisine ithaf edilen aşk şarkıları olmasa bir b.k beceremez laflarına alınmış olmalı ki, değişik alemlere değişik boyutlara vermiştir kendisini. leylasından geçmiştir mevlayı bulmak için. ve bu değişim o kadar kendi içine apanık olmuştur ki dışarıdan kaybolmuş, tek başına gibi görünür ilhan irem. onu sevmeyen insanlar bu noktayı anlayamamaktadırlar, fakat onu anlamak için bütün serüveni baştan sarmak gerek. yavaş yavaş ilk şarkılarından başlayarak sona doğru yaklaşmak gerekir. yoksa insanda ters etki yapar, "bu ne lan mıy mıy mıy" edasıyla kaset veya şarkı değiştirilir. ilhan irem bir ekoldür, kendi başına yıllarca var olmayı becerdiği için bile takdire şayandır. bu kadar özel, bu kadar kendi içinde tutarlı bir müzisyene sahip olmak çok güzel.bir de (bkz: ilhan irem vardı noldu ona) durumu vardır ki, aslında bu ilhan iremle değil ölü seviciliğimize alakalıdır.bünye aslında ilhan iremi biliyordur ve merak ediyordur, ancak kendisinden haber alamadığından öldüğünü düşünmektedir. sanatçıların boş oturma hakkı yoktur ya, ilhan irem de çalışmıyorsa ölmüş demektir. aslında bu soru "ilhan ireme bensiz mi ağladınız yoksa" sorusudur. kimse cenazede ağlama zevkini kaçırmak istemez.

taksim semalarında kolsuz siyah tişörtü, hala aynı güneş gözlüğü ile sürdüğü 4 çarpı 4 üyle sözlükten nerdeyse bir suser ı eksiltecekti kendileri.. ve o vakit asla sevecen bulamamıştım kendisini..**

küskünler ordusunun başkomutanı.

lise yillarimda dilimden dusurmedigim sarkilarin sahibi... yeni bir album yapmis... "bi melege asik oldum" mus adi. ozdemir asaf'in her neysesi de varmis. daha onceki best of serilerinden farkliymis. "nokturn", "yalnizlik koncertosu", "sevgi yetmez" albümdeki sarkilardan bazilari. kendi anlatimiyla album, "kiyilardaki çirpintilari ruzgarlayip, hayat belleyenlerden cok uzak derinliklerdeki sonsuz duslere ucabilenler icin" hazirlanmis.

3 kusaga birden hitab edebilen nadir sanatcilarimizdan. sarkilarinin modasi asla gecmez, her dinleyiste ayni derecede duygulanir insan. ayin isiklari isimli sarkisi tapilasi guzelliktedir. ozgun muzigi, enteresan yorumuyla birlesince cok dinlenesi bisey cikiyor ortaya. takdir edilesi muzisyen, yorumcu.

vakti zamanında ''ünlü'' grubunu da dinlemiş ve onlara tam not* vermiş olan pek değerli, otorite sahibi müzisyenimizdir..

olaganustu bi insan. sirf muzisyen degil şair, sirf yazar degil ressam.imkansiza yakin yaraticilik gucu ile işik sacan yumuşacik, ic parcalayan ses.1973'ten bu yana işik ve sevgi'nin yegane sembolu."dişi akşam ici gunduz, yuzu bahar icinde guz."(bkz: ilhan-i aşk)

bi tarzı vardır,hiçbirzaman bozmamıştır ve hatta bütün kaset boyunca hep aynı şarkıyı dinliyomuşsun hissi verecek kadar iktidarlı davranmıştır tarzında

sazliklardan havalanan parcasi soz-muzik olarak iyidir , ancak aranje bir faciadir.hele o klavye ile yaptigi bateri ataklari falan, adami oldurur.

muhteşem guzel şarkilari olan birisi.. (ben bu entry i daha once yazmiş olabilirim yada en azindan bi benzerini ama olsun)

gecen hafta nukhet duru'nun cenk eren ile yaptigi programda acikladigina gore, eylul ayinda yeni bir album cikaracak olan muzisyen.

tüm varlığıyla bana seksenleri hatırlatan insan. yaw bir kişi bu kadar mı seksenler olur, orada kalır?

bir zamanlar,tahteravallinin bir ucunda sen, bir ucunda benikimiz de sikayetciyiz, dengelerden gibi sahane dizeler yazmisligi olan artik sesi solugu cikmayan pop sarkicisi.

(bkz: sunset)(bkz: dancing in the sun)(bkz: ra)

(bkz: bir meleğe aşık oldum)

nuri kurtcebenin hakkında cizgi roman yaptığı insan....ayrıca eski gençlik dergilerindeki fotoromanlarda da oynamış...bunların haricinde şu an plakları olağanüstü fiyatlara satılan sanatçı...11 albümüne sahibim ..sevecenlere* başka bir boyuttan seslenen insan

sesi elliott smith'e benzeyen adam.

müzik ile duygularını anlatabilenlere ama gerçekten anlatabilenlere (anlatmak: karşıdakinin ne dediğini anlaması) hayranlık duymuşumdur hep. şarkılarından sözlerini çıkardığımızda bile ne demek istediğini anlatabilen bir müzisyen işte bu adam. bir de birkaç şarkısının dışında bütün şarkı sözleri kendisine aittir. bütün şarkıların besteleri kendisinindir.

sevgililer gunu albumunun kapagindaki resmiyle beter boceki andiran kisi.

konser vermesini hala ümitsizlikle beklediğim

gece perisinin sahibi, saniyorum ki burdaki kadin ruyasini anlatiyor, hasta ruhlu denilen sarkidenize açılan penceresi olanama bütün her tarafı penceretül perdeleri uçus¸an uçuk mavii?nanılmaz güzel bir odabiraz önce o odada su varmıs¸, denizoraya kadar gelmis¸, bütün odayı kaplamıs¸ama ondan sonra zaman gelince çekilmis¸denizin bıraktıg?ı neler varolamaz ! inanılmaz... böyletutuyorum bi tane deniz kabug?u, kocamanve nasıl söyleyeyim sana, incecikporselenden daha ince, daha da incehani bizdeniz kenarına gidinces¸u kadarcık, s¸u kadarcık sarı s¸eyler buluyordukhatırladın mı ?onlardan daha ince ! incecik !hiç bir maddede olmayacak kadar inceüç tane iç içe girmis¸, sen onu bir zannediyorsunkocaman bir deniz minaresi. ah !görüyorum onları, sana göstermek istiyorum. hiii !!!dilim tutuluyor, ne söyleyeceg?imi s¸as¸ırıyorum-o kadın arkamda-böyle bir tanesini hafifçe elime alıyorumelime aldıg?ım anda tuz buz oluyorbirkaç tane parçası kalıyoronun içinden bi tane daha çıkıyoro da kırılıyor, o da kırılıyorama diyorum, 'neden bunu elime aldım ?o kadar güzeldi ki'!sana göstermek istiyorumve sen gelmeyi o tarafahiç düs¸ünmüyorsunmecburen onu elime alıyorumama elime aldıg?ımda kırılıyorher taraf dolubas¸ka bir tane görüyorumondan da güzel !bu sefer onu elime alıyorumo çok sag?lamhiçbirs¸ey olmuyor ona'tamam is¸te' diyorumtekrar o kabuklara baktımi?lhan'cım o kadar güzel kabuklar kidev boyutlardaçok güzellerdiama, o oda çok güzeldi 'denizin çekildig?i oda'sol kapının ardında gül kokulu çeyiz sandıg?ının ardındabulus¸alımbakalım tanıyabilecekmisin benidüs¸ünemiyeceg?in bir haldeyim"krizalit kristalin"

cocuklugumda ' onunla evlenecegim' dieyerek ailemdeki herkesi sasirtmama sebep olan ( o zamandan belliymis ne kadar iyi bir dinleyici oldugum) ve sarkilarina hayran oldugum muzik adami...

çok sakin, çok halim selim bir insanmış bu. biz bu gün bunu gördük. (bkz: #2943168)

etrafta şarkı söylüyorum diyen yüzlerce tipitipin olduğu bir ortamda eksikliği hissedilen sanatçı. kulağı tırmalamayan güzel bir ses, güzel sözler, daha ne.

gelmiş geçmiş en iyi şarkı yazarlarındandır ilhan irem. kendini müziğe gerçekten adamış bir insan olmasının yanı sıra hakikaten 80lerle özdeşleşmiştir; 80lerde çocuk olmak kültünü yaşayan pek çok insanın parklarda "ali veli maria" nidalarayla gezmesinin yegane sebebidir. klipleri, besteleri, sesi ve tavrıyla kendine özgüdür, birileri gibi olmak için kasmamıştır. ve çok güzel şarkı sözleri vardır; bazen onun şarkı sözlerinde şiirselliği yakalayabilirsiniz. fazlasıyla zengin ve estetiktir; yani öyle bacaktan oluk oluk çocuk akıtmayla filan kasmaz kendisini..

türk hafif müziği ile arabeskin birbirine karışarak türk popu patlamasını yaratacağını, olayın cereyan etmesinden birkaç yıl önce boom müzik dergisindeki bir röportajında öngörerek takdirimizi kazanan abi. derindir. şnorkensiz yaklaşılmaz.

ha geldi ha gelecek diye dort gozle yeni albumunu bekledigimiz bir efsane... belli ki yarım kaldı bir seyler yine, belli ki yine kırdılar gonlunu. yoksa bu kadar bekletmezdi o sevenlerini

80li yillardan hatirladigim kadife bir sesti kivir kivir kizil sacli vardi o zamanlar cocuk oldugum icin onu sevmezdim ama suan bana 80li yillari cocuklugumu hatirlattigi icin sevmeye basladim.

seneler sonra ilk kez bugün kanlı canlı karşımda görüp çok şükür yaşıyormuş dedigim müzisyen...

"bazen neşe, bazen keder, geçiyor ömürler" diyor 18 yaşındaki gencecik sesiyle şimdi.. zirvesi yapılmalı evet.

trt de bir cok kez belgeseli yayimlanmis insandir kendisi.. cok sevmemin nedenlerinden biri de belgeselidir.. izlenmeli, izletilmeli..

trt'de ben çocukken sürekli çalardı şarkıları. çocukluğumu çağrıştırdığından mıdır bilmem pek sevilesidir

o korkunç klavye müziğine rağmen çokça dinletmiştir bize kendisini.*

(bkz: ayıp yatakta olur)

psikologlar tarafindan, sesinin bir nevi yatistirici etkisi oldugu kabullenilmis kisi. ben bu adami dinledikce iyice geriliyorum, sinirlerim bozuluyor, o halde ya adamlar bu isi bilmiyor ya da ben manyagim.

turkiyede adam gibi muzik yapabilen en azindan kendi muzigini yapmayi basarmis minor tonlarin lirik prensi

son günlerde şarkılarına feci şekilde kafayı takmış olduğum,bana bütün gün "yel değirmenlerine karşı don kişot muyum,dilimde hep aynı şarkı ben idiyotmuyum dedirten şahsiyet

kocaman bir yağlı boya tablo gibi bu adamın müziği. doğu, batı ve ilhan irem marka, açık mavi, pembe ve bazen de siyah/kahverengi boyaları duygularının yoğunlaşıp katran katran biriktiği anlarda serbestçe fırlatır tuale. tuale bakarsınız, güzeldir ama basit görünür. sonra tuali parçalara* ayırır inceler, dinlersiniz. tabloyu tamamlar sonra bir daha parçalarsınız ve hem bütün olarak hem de parça parça ne kadar güzel olduğuna tekrar tekrar hayret edersiniz. işte o zaman tekrar başlarsınız tümevarmaya ve tümden gelmeye. bu böyle sürer gider ve hiç tükenmez emek-duygu-hayal-huzur-güzellik-insancıllık-incelik kokan fırça darbeleri...

bugün gazetelerde çıkan; yapımcıların yoğun baskılarına dayanamayıp stüdyoya girme kararı aldığı ve yeni albümünü ocak ayında çıkarağı haberleriyle üzerindeki sır perdesi bir nebze aydınlanan meçhul şarkıcı. ayrıyetten sabah gazetesinin bu konudaki haberinde kullanılan fotoğrafında üzerindeki rengi solmuş, mor, iğrenç giysi nicedir ortalarda neden görünmediği konusunda topluma bazı ipuçları vermektedir.

ilhan irem in olmazsa olmaz klip ogeleri

bekliyoruz albümünü. hayranıyız. yetmez mi. bizim için, hadi artık. mevsimler geçiyor.

ilk canlı yayın performanslarında apansız sahneye atılıp, yok ben yine yapamiiicam vücüt akustiği eşliğinde mikrofonu bırakıp kaçmışlığını makam-ı iddia aile eşrafından ogrenmiş bulundum.

''-tümüyle gerçek olan,olaganustu bir düş dünyasının kapilarini aralayan kainatlar bana,hiç hoşnut olmadıkları yaşam koşuşturmalarında,dostluk olmayan dostluk,sevgi olmayan sevgi,aşk olmayan plastik yakınlaşmalardan öte,başka bir gerçeklik arayan insanların duyumsayabileceği büyülü bir anlatım verdi.ve ben her türlü ayrılığın ötesinde huzurlu bir bütünleşmeye programlanmış kainatların ışıklı yayıcısıyım.bu söylediklerimin yanlış anlaşılmasını istemem,böylesi bir felsefenin ışığında yürümek hoşuma gidiyor yalnızca,beni mutlu ediyor.ışık yolculuğumun dünya ziyareti sona erdiğinde,sevecenlere işik ve sevgiyle yoğurulmuş bir küçük düşünce bırakacağım...ışık ve sevgiyle...''

"sazlıklardan havalanan bir ordek gibi sesin" sozunu neye dayanarak ve ne bicim sesli bir hatuna asık oldugunu anlayamayarak yıllarım gecti. ta ki bir arkadasim sevgilisi guldugunde "aha gene kaz surusu geciyor" diyene kadar. aşıktı bide.

ilk bestesini 72 yılında arap-israil savasından esinlenerek birleşsin bütün eller ile yapmıştır.geri kalan besteleri ise aşk şarkısıdır.

babamın asker arkadaşı.

askerliğini doğu anadolunun çeşitli şehirlerin de (sivas erzurum vs..) yapan mükemmel insan.

beklenen albümünün hazırlıklarını yaptığı bildirilen sanatçı... albümde yakın zamanda göçen bir bestecinin eserine yer verirse hiç şaşırmayın...(bkz: ekşi sözlük haber ajansı)

dinlerken, üzerinize getirdiği kara bulutlarla beyaz karlar yağdıran müzisyen.

bursa atatürk ilkokulu mezunudur.

2005 yılında albüm çıkartacağım demişti ama hani nerde? bir de 2007 de çıkartacağım demişti artık onu bekleyeceğiz herhalde.

ne zaman adı geçse şöyle bi durup düşünürüm "lan ben bu adamı seviyo muyum, sevmiyo muyum?" diye. çok ilginç bir adamdır. harcanmış bir yetenek, şahane şarkılara "sevginin böceğini gökkuşaklarında pörtletelim evrenin şafak vaktinde" diye söz yazan adam. liseli kızların hastası olduğu richard bach'tan girip ra'dan ramtha'dan çıkan, hint asıllı yeni amerikan sevgi evren çakra felsefelerine fazla takılmış, kendini kaptırmış insan. karmik yumak, kozmik sevgi üçgeni.hani desem ki, "bu adam beni aşar, ben anlayamıyorum", elimde davulu tamamen midi olan albümü var, gubidik sözlü 50 tane şarkısı var. bu mudur aşmışlık? desem ki "bu adam boktan müzik yapıyor, çok abartmışlar", şahane parçaları var, diyemiyorum, kıyamıyorum. sanırım kendi mesaj kaygısının içinde boğulmuş şahane bi adam bu ilhan irem. sanki o pardesüsüyle matrixte keanu reeves olacakmış da anca melekler şehri'nde nicolas cage olmuş. kendisine ulvi bir görev verilmiş gibi kendisine bişeyleri misyon belirlemiş de, henüz hazır değil gibi.ne olursa olsun, aşk şarkılarına laf atarım, yine gidip "ben değilim" dinlerim, "yemyeşil bir deniz" dinlerim, felsefesine bok atarım, giderim "gemiler döner geriye" dinlerim. böyle de nev-i şahsına münhasır garip bir adamdır bu.

ışık ve sevgiye bulanmış murat yılmazyıldırım. yaptığı güzel şarkılara sırf farklı olabilmek adına yazık etmiş bir şarkıcıdır gözümde.

şu anda gemiler döner geriye şarkısını dinlerken, tüm kötü eleştirilere (hakkım değil biliyorum ama) hadi ordan diyorum.bu adam başka bir adam. bazı şarkı sözleri anlamsız ve basit gelebilir ama şaheserleri ile hatırlanması gereken şahsiyet.en azından ortaokuldan beri her aşk acımızda şarkıları ile yanımızda oldu.

hastasıyız kendisinin. neden mi o zaman:http://www.birzamanlar.net/...grafi/ilhanirem/d19.jpg

her dinlediğimde çook özlediğimi fark ettiğim adam. iyi ki var, iyi ki o da bu dünyada soluk alıp veriyor.

mart 2006 da yeni albümü çıkacak sanatçı.eşi hansu irem ile çalışmışlar. http://www.hurriyet.com.tr/...azin/3849804.asp?gid=63demek ki bu tarihten sonra artık ilhan irem vardı noldu ona denmeyecektir.

ufakken devamlı gözlük takmasındanmıdır bilinmez kör sandığım ve akabinde ışık sevgi kozmik gibi lafları sölemesinden dolayı uzaylı zannettiğim müzisyen..

yakinda cikmasi beklenen yeni albumunde gur akad'la calismakta olan baska dunyalarin adami, muzisyen kisi.

hâlen ortalarda oldugu zamanlarda, kliplerine maruz kaldigimiz zamanlarda yapilmis bir röportajinda, ki web sayfasindaki bir sarkisinin basinda kismen yer alan bir röportajdir bu, genelce *sorulardan birine cevaben:"ilk zamanlar kendi gencligimi, sorunlarimi ve duygularimi anlatiyordum. kendi odami anlatiyordum. sonra odamin penceresinden kozmoza açildim, isik, sevgi ve kozmozu anlatiyorum artik." tadinda bir seyler gevelemis kisidir.benim asil merakimi cezbeden, ergenlikten sonsuzluga, odadan dis uzaya insan nasil gecer? yani arada kalan koca medeniyet, tarih, dünya nerdedir, nasil çözülmüstür halledilmistir?hist hist kulak ver, hist hist attention...

popülerlik uğruna aynı kalıpta bir şeyler yapmak yerine yeni arayışlar içerisinde müziğine felsefe karıştıramayı başarmış,şarkı sözlerinin nakaratlardan oluşmayacağını göstererek şarkılar içerisine öyküler sığdırmış,türkiyede ilk defa kesintisiz müzikten oluşan bir albüm çıkarmış,(bkz: pencere)daha best of albümleri etrafta türememişken yine türkiyede bir ilk olarak best of amaçlı bir albüm çıkarmış, (bkz: dünden yarına)sayı olarak onbinleri geçen ve çok sadık bir hayran kitlesine sahip türkiyede sayıları az kalan sanatçılardan biri.sadece müzik alanında değil aynı zamanda sanatın resim ve edebiyat gibi alanlarında da faaliyetler göstermiştir.sanat hayatı boyunca hep kendi bestelerini sevenlerine sunan ilhan irem bazen eşi hansu irem ve en sevdiği şairler olarak özdemir asaf ve nazım hikmetşiirlerini şarkı sözü olarak kullanmıştır.trt dönemlerinde onu bir kalıba sokmak isteyenleri geri çevirmiş,şöhret olmak pahasına kendini ve çizgisini değiştirmemiştir.otuzuncu sanat yılını geride bırakmış,önümüzdeki günlerde yepyeni şarkıları ile üretkenliğinden ve kalitesinden ödün vermediğini gösterecek olan sanatçıdır.

mozart effecte benzer olmasa da, psikolojik dinginlik sagladigi turk psikologlar dernegi tarafindan ileri surulen yumusak ses.

yillar yili klipleri, sarki sözleri, gözlükleri ve saçlariyla aklimizi duhul eden, bir nesli buhrana sürükleyen ilhan irem'in varolus nedeni ortaya çikti.in midir cin midir, android midir, kontrolden cikmis bir deney midir? sanatsal frankenstein midir konulu sohbetlere noktayi koyacak bilgiyi tüm sözlük kardeslerimle paylasmayi, insanligin vicdanina bir borc bilirim.isik ve sevgiyle söylemeliyim ki arkadaslar, ilhan irem, 1 nisan dogumludur.alinti ps: tanrinin espri anlayisi kusursuzdur.

(bkz: cennet ilahileri)

(bkz: ilhan irem geri döndü)

gerçekten de sadık bir dinleyici kitlesine sahip olan ve onları şenlendiren sanatçı. cennet ilahileri beklenen albümüydü, sessiz sedasız çıkarttı yine. tüm sevenleri alıp dinlemeli bu şarkıları. *

turkiyede televizyona kupeyle cikan ilk erkek sanatciymis. yil 1984mus.http://kopru.fisek.com.tr/ke1.htm

yıllar sonra ilk kez bugün hürriyet'in kelebek ekinde röportajı çıkan ışık ve sevgi yolcusu.özellikle, şu cevabıyla cennet ilahilerini fısıldamıştır en alasından.mevlüt tezel: ilhan irem albümlerinin kuytu köşelerinde gizli mesajların yer aldığına ve defalarca dinlendikten sonra bu mesajların ortaya çıktığına dair şehir efsaneleri dilden dile dolaşıyor. bu noktadan yola çıkarak "cennet ilahileri"nde yer alan "şatlup" ve "sekiz bulut dağının prensesi" şiirlerindeki sis perdesini aralayabilir misiniz? google'da araştırma yaptığımda ilginçtir "cennet ilahileri"nden başka bir veri çıkmadı.ilhan irem: yanlış yerde aramışsınız. google'da aramak beyhude çaba. maya ağacının kökleri arasındaki melaikeler size fısıldardı.tamamı için: http://kelebek.hurriyet.com.tr/.../4534235.asp?gid=90*

kesinlikle müthiş bi insan. süper. röportajındaki soru ve cevabını yorumsuz aktarmak isterim:---- hansu irem ile evlenmeden önce birbirinizi rüyalarınızda gördüğünüz ve daha sonra da bir konserinizde tanıştığınız doğru mu?-masalsı bir rüyada karşılaştık.yıllar sonra ankara'daki konserimde, göründüğü an kayboldu."sözcüklerin büyütülmesinin bazen sessizlik olduğunu..... ve neşenin büyütülmesinin bazen gözyaşları..."magnafantagna yazılı bir kitap kalmıştı elimde.sindrella'nın sihirli cam pabucu gibi.---süpersin illhan irem. ışık ve sevgiyle

özlenen sarkıların seslendiricisidir.konuşamıyorum, anlasana,boşver boşver arkadaş başka bulursun, işte hayat sensiz de yaşanıyor...seksenlerin çocukları ucundan köşesinden de olsa bilir bu şarkıları...ne güzelmiş 70lerde genç olmak varmış...

kendini tekrar ede ede bir şekilde unutturmayan şarkıcı. sevgi kelebeği, ışık ve sevgi insanı, rüyaların, mistisizmin yeni efendisi, sahte evrensel sevgi planeti yöneticisi vs vs.çıkardığı onlarca best of albüm serisini üretme kabızlığına, temcit pilavı sevgisine bağlıyor ilhan irem deyince aklımdan gitmeyenlerle birkaç cümle daha kuruyorum ki laf uzasın. ne yapıyor bu adam? ışık ve sevgi kavramlarının kanatları altında dini ögeleri de harmanlayarak yapay bir filozof edasına bürünüp, hala büyük bir arzuyla ağaçlara renkli renkli çaputlar bağlıyor, palyaço kostümlerine hayranlık duyuyor, deniz kabuklarından vazgeçemiyor, dumanlı havalardan gizem peydahlıyor ve garip garip kitaplar yazıyor nadir zamanlarda . uzakdoğu mistisizminin paraya evrilme furyası onu da etkiliyor diyeceğim fakat ticari anlamda kendisine isnad edecek bir kaygı seziyor da değilim.yine de bazı eski şarkılarını dinlemekten keyif alıyorum. sazlıklardan havalanan ördekleri seviyorum. donkişot şarkısıyla coşuyorum, konuşamıyorum şarkısını dinlerken inanın konuşmuyorum. romans albümü sonrası kaybettiği irtifayı nasıl geri kazanabilir bilmiyorum. böyle bir derdi yok gördüğüm kadarıyla. çekildiği kabuğunun içinden sesi çok cılız ve detone çıkıyor. anlayamıyorum.

http://www.ilhaniask.com/

(bkz: ilhan irem in laneti)

18 yıl sonra ilk defa konser verecekmiş 29 eylül de harbiye açıkhava da..

konseri sabırsızlıkla beklenen,konser biletlerinin ticketturk'ten henüz satışa sunulmadığı sanatçıdır.

(bkz: 29 eylul 2006 ilhan irem istanbul konseri)

son zamanlardaki haliyle çok yakışıklı olmuş.

(bkz: 7 ekim 2006 izmir ilhan irem konseri)(bkz: 14 ekim 2006 ankara ilhan irem konseri)

bir çeşit bağımlılık türü.

ilhan irem'in iyi müzisyen olduğunu ve güzel şarkılar yaptığını söyleyebilirim. ancak türk gençliğindeki müzikal kahraman yaratma isteği ilhan iremi bambaşka bir konumdan gündeme oturtuyor.adam oralıkta görünmediği için ister istemez mitleştirildi tabi.. bu da böyle bir ihtiyacın projesi işte, ilhan irem..

"allahım aç kapılarını" ile bambaşka bir hava yakalamış. adeta bir inziva dönemi bitmiş yeni bir insan doğmuş. bir ilhan irem vardı ne oldu ona? işte bu oldu.

http://www.ilhaniremkonserleri.com

(bkz: aşk kapilari)

(bkz: ilham iren)*

gecenin karanlığında sokakta yalnız yürüyorken mırıldanılan büyülü şarkıların sahibi.''bir sensizlik bir de ben bir de gece yürüyoruz sessizce...'' (bkz: saçların sarmaşıklar)

tuhaf bir şekilde bağlandığım, gizli gizli hayranı olduğum insan. neden bilemiyorum ama bütün şarkılarını tek tek bulup çılgınca dinlemeye başladım. eskiden de sesi hoşuma giderdi ama şimdi sesi sanki meditatif olmuş.. elimde olmadan, sanki ruhumun derinliklerinden gelen bir itişle seviyorum kendisini. çok..

vaktiyle isim-sehir oynanirken i geldiginde artist bolumune yazilan tek isimdi.[adi soyadi i yle basladigindan olacak herkes yazardi ibrahim vardi oysa ]-bak simdiden soyluyorum ilhan irem yazmayin baska bulun!!-ben sildim -ben de

ilk plagi 'birleşsin bütün eller/bazen neşe bazen keder' 96 adet satmistir.asil patlamasini ikinci plak 'yazık oldu yarınlara/haydi sil gözlerini' ile yapmistir.ikinci plağı 1 milyonun üstünde satmış ve altın plak almistir. *

hayatını, hayatın anlamını aramakla geçirmiş ve geçirecek olan kişi.

sanat'in cok daha degerli oldugu ulkelerde bu adamin yaptigi muzigin turu olan psychedelic rock'a milletin tek kelimeyle tapinmasina ragmen (bkz: pink floyd) (bkz: eloy) turk dinleyicisinin ilhan irem'i bu derece yogun taşak oglani yapmasina denilebilecek tek şey yaziktir.. yanliş ulkede bu işlere kalkişmişsin be ilhan baba.

bir veya birkaç filmde de oynamış şarkıcı. adını hatırlayamadığım bir filmde; "bir de karate öğreniverirsem, kendini kapının önünde bulursun" şeklinde sözleri olan adını bilmediğim bir şarkı söylemekteydi.

gercek soyadi aldatmaz olan bir abidir. yani kendisi ilhan aldatmaz'dir. kulaga hos gelsin diye(hakkaten oyle) irem olarak degistirmistir soyadini.

kac yil once ve orda ne isim oldugunu hatirlamadigim bir burhaniye oren festivalinde duzenlenen guzellik yarismasinda(koylu guzeli idi bu yarismanin adi, bambaska bisiydi) bes kisilik juri uyelerinden(digerleri belediye baskani, komite baskani falandi) biri olan bir abiydi bu. ne ictiyse, neyi neyle karistirdiysa artik gozlerinde gunes gozlukleri uc saat boyunca hic konusmadan gulumsemis, kendisine sorulan sorulara sadece bas sallayarak yanit vermisti. ("abi gidip ilhan irem'den imza al!" diye israr eden kardesimi cimcikleyip aglatmistim guzellik yarismasinin ortasinda, sirf boyle gulumseyen bir adamdan bir tersoluk gelir de, rezil oluruz korkusu ile gidip de isteyememistim imzayi, hala vicdanimda bir yaradir kardesimin aglayisi.)

ilk genclikten bu yana hoyratca karalanmis defterlerimizi bir konserle temize cekmis kisi.(bkz: 14 ekim 2006 ankara ilhan irem konseri)

sarki sozleri dali * tablolarini andiran, yetmislerde cocuk, seksenlerde genc olanlarin kalbinde her daim sakin, huzurlu bir yeri bulunan kisi. isik ve sevgiyle mottosunu hepimizin aklina kazimistir. bir dusunursek, hafizalara bu denli naksedilmis baska bir sarkici mottosu zor buluruz. o bakimdan istikrari takdir edilmelidir. sarki sozleri kadar sesi ve yorumu da surrealist'tir. bambaska dunyalara goturur. ilhan irem, turk pop muzigi'nde cok onemli bir mihenk tasidir. ozgunlugunu koruyan, kendi gibi olmayi basaran, ozel bir muzisyendir. ayrica cok mutevazi bir kisiliktir. "bi ilhan irem vardi ne ol du ona?" diye endiseye gerek yok. yoksa ortalarda, vardir bir nedeni.

Rasgele

+ elvan abeylegesse
+ selcuklu kartali
+ futbol sevmeyen insanlar
+ dinozorlar nasil yok oldu
+ simav
+ yemeye kiyilamayan seyler
+ katakofti
+ juicefuls
+ davut imamoglu
+ antalya anadolu lisesi
+ uzaltma
+ silmaril
+ bunyenin pastorize olmasi
+ 11 mayis 2005 galatasaray fenerbahce maci
+ miss pizza
+ sunnet olmak
+ murekkep baligi yalamak
+ kadikoyde lodos
+ burundi
+ kingpin

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam