|
|
almak icin yorulmaya, plan kurmaya hic gerek yok "zaman" nasilsa bu isi dogal yolla hallediyor.
en lezzetli zeytinyaglı.
kötüden kötülük kapmaktan başka bir şey değildir.
karsilik verme arzusu.karsilik verme gerekliligi.karsilik verme kompleksi.(bkz: ne iyiligin nede kotulugun altinda kalmamak)
kevin costner ve anthony quinn in başrollerini oynadıgı,tony scottın yönettiği bir filmin turkçeye cevrilmiş ismi.turkceye ismi tam cevrilmiş nadir filmlerden biri.(bkz: revenge).filmde kevin costner cok yakın arkadası olan anthony quinn 'in genc karısına asık olur ve cok güçlü bir adam olan tiburon mendez yani anthony quinn büyük bir savaş başlatır.
intikam iki türlüdür. pasif intikam ve aktif intikam...1- pasif intikam: kıyma almak için kasaba* gidersiniz. kasaptan size yağsız kıyma vermesini dilersiniz. size istediğiniz miktarda kıymayı verip yolcu eder. eve gelirsiniz, paketi açtığınızda bir de ne göreyimsinizdir? kıyma yağlı!... ama siz kasabın suratına kıyma fırlatacak g.te sahip değilsinizdir. böylelikle ne yaparsınız? yine aynı gün, aynı kasaba gidip size bir kilo daha kıyma vermesini söylersiniz. hatta üstüne bir de "kıymaların o kadar güzeldi ki, yemeye doyamadık, bir gram yağ yoktu" dersiniz. amacınız, o kasabı "vay be yanlış yaptık adamcağıza, baksana rezil etti bizi, ben mahallelinin yüzüne nasıl bakarım?" gibi düşüncelere sevk etmektir. lakin işler böyle yürümez kuzucuklarım. o kasabın aklından geçse geçse "kerize bah la, bi daha alıyo. iyi soktum yağlı yağlı" gibilerinden düşünceler geçer. anlayacağınız pasif intikam bi b.ka yaramaz. kendinizi kandırmayın.2- aktif intikam: kasap örneği sıktıysa bunu başka bir örnekle örneklendirelim. misal arkadaşınız kahve yapıyor. siz de biraz sonra kahve içeceğinizden çok mutlusunuzdur. ama o da ne?! arkadaşınız sadece kendine kahve koyup, karşınızda kahvesini hüpletir. fitil olmuşsunuzdur. aktif intikamı benimsemiş bir kişi bu durumda ne yapar, bilir misiniz? avını bekleyen çita gibi, arkadaşının bir sonraki kahve seansını bekler. zamanı geldiğinde arkadaşı yine kendine kahve koyar. arkadaşının dalgınlığından yararlanan avcı, kahveyi önünden alır. arkadaşı başka dünyalarda gezerken o, kahveyi lavaboya boca eder. arkadaşı pişmandır, dersini almıştır. bir daha böyle bir ayıp yapmayacaktır. yani going to work'tur aktif intikam. liriktir, epiktir olmadı didaktiktir.
"zaman gelir ki ilahi adaletin yerini bulması için kişinin kendisine hak tanınır" derdi bir amcamız. ilahi olaylarla yakın olmasam da* bu tezin varlığından bahsetmek istedim. intikam, kişinin yaşadığı acıyı karşısındakine yaşatması; hatta aradan geçen zamanın faizini ödetmesi olarak da tanımlanabilir. muhteşem bir tadı vardır ve en mülayim görünümlü insan bile intikam sonrası yaşadığı zevki fazla şeyle değişmez. bazı kişilerde intikam sonrası vicdan azabı sendromu görülse de, zaman içinde sendromun kaybolmaya başladığı tespit edilmiştir.
aa ben naptim ki hatta ben iyiligin icin ugrastim densede bostur, intikami ozenle alinir.
intikam almak güzeldir, ama dünyanın en çaresizce işidir.
yanlışa yanlışla cevap vermek ve hareketin sonucunda doğruya ulaşamamaktır.
kimin yedigi hiç belli olmayan bir cinsiymiş hem de. nefis.
(bkz: terör)
hattori hanzo çok güzel bir açıklama yapmıştı intikamla ilgili, belirtmeden geçmemek lazım:"revenge is never a straight line. it's a forest. it's easy to get lost and forget where you came in."
en iyi intikam yapılan yanlışların gereğine bakacak yasaların olmadığı zaman alınan intikamdır.her ne kadar kulağa ilkel gelse de bence yasalar problemi çözümleyemiyorsa yapabilecek tek şey kalmıştır artık, o da kendi adaletini gerçekleştirmektir.sadece insana has olan bu duygunun denetim altına alınması mümkün değildir ve gerek de yoktur.elbette intikam almak elden gideni geri getirmeyecektir ama insan sonsuza kadar da tepkisiz kalamaz.bir şekilde yaşaması gerekmektedir ve bunu bir nedene bağlamalıdır.intikam almayı düşünmek zorunda kalmayanlarımız fütursuzca serzenişler de bulunabilir.böyle bir deneyim yaşamadıklarından kaynaklanmaktadır.intikamı insansı bir duygu olarak tanımlamak daha akla yatkındır.
amacına ulaştığında, görebiliyorsan karşındakinin de bir zamanlar senin yaşadığın acıyı tatmış gözlerini eğer;ruhunu kanatırcasına sıktıklarını hissediyorsa ve kıpırdayamıyorsa yüzüne bakarken;kurtulmak için çırpınıp, hala üzerine üzerine yürümeye gayret ediyorsave en sonunda ayaklarının dibinde köpek gibi yığılıp kalıyorsa ve sen sırtını dönüp gidebiliyorsan umarsızca;işte o an intikam anıdır, o yaşadığın en güzel orgazmdır...
soğuk yenen bir yemektir ;)
dusuncesiyle tatmin olup, sessiz kalmak.. ve bir sure sonra lank diye intikam alinicak kisinin karsisina cikip oylece bakmak iyi bir fikir gibi...
insanin icinde nefretiyle yeserttigi bir agac gibidir intikam. yillarca icinizde kok salmasi mumkundur. ustelik cezalandirmaniza * ve intikaminizi * * almaniza ragmen icinizde bu korkunc his kaybolmaz . aci duyup duymadigindan emin olunmadigi icin mi bilinmez . affedilmesi mumkun de degildir. cunku yillarin ya da gunlerin baslatigi korkunc guclu bir nefret vardir icinizde .birseylerin acisini cikarmak birseylerle cezalandirmak ister kisi.ancak somut bir kanit * *gorunce rahatlar , koltuguna oturur ''evet intikamimi aldim'' denir .oysa en aciz duygu ve eylemdir intikam. kisinin ruhunu egitememisinin sonuclaridir .nefret ve kin le beslenen acemi ruhun affetmemeyi bilmemesinden kaynaklanmaktadir.
intikam alan kişi sonunda pişman olmaz, vicdan azabı çekmez. kendine yapılanı, karşısındakinin yüzüne vurmak, onun da içinde hissetmesini görmek için beklemiştir.intikam alan kişi sonsuz bir haz, tatmin de yaşamaz. intikam aldığı kişiler zaten hayatından çook zaman önce çıkmıştır. artık bir değerleri yoktur. zaten böyle olmasını onlar istemiştir ki, kişi an itibariyle onlardan intikam almaktadır. intikam denen şeyi aldıysa intikamcı, sadece yoluna yürümeye devam eder. belki adımları daha ağır, düşünceli, eski güzel zamanlar aklına gelmiştir büyük ihtimal.bir sicilya atasözü, "intikam cehennemde bir mevsimdir" der.intikam denince ilk akla gelen, bol kanlı, vurdulu kırdılı ortamlardır. ama gerçekte böyle olmasına hiç gerek yoktur. esasen bu ortamları oluşturan da intikam değil, nefret ve öfkedir. intikamın ardında yatan nedenler arasında ise nefret ve öfke yoktur, varsalar bile son sıralardadır. daha çok harcanmışlık, değerinin bilinmemesi türevi, ben bunu haketmedim menşeli, yenilgi ağırlıklı duygularla beslenir, durumu kabullenme ile birlikte ortaya çıkan burukluk ve hüzün ile tohumlanmaya, yeşermeye başlar. gayet kontrast duygular birbirini tetikler, intikamcı mevzubahis konuya ve hayata karşı yeni tavrını oluşturur. bu süreçte intikamcı intikamını almak için plan kurmaz, intikam almak gayesiyle çalışmaz. sadece artık değişmiş biridir, yeni bir hayatı yaşamaya başlamıştır, ve yeni hayatının bir yerlerinde öyle bir an gelecektir ki, intikam kendi kendine alınmış olacaktır. çok uzun süre de geçebilir, çok derinden de işletebilir kendisini, hatta belki kişi intikam alması gerekenleri, konuyu vsr'yi bile unutabilir. ama işte o an geldiğinde, "yaa, evet..." diyecektir.buna inanmak içinde dindar olmaya gerek yoktur*, hayatın gidişi budur, isterseniz ilahi adalet dersiniz, isterseniz de hayatın kıvamına dem vurabilirsiniz.
çoğu kadın tarafından soğuk yenen bir yemek yerine ara sıcak şeklinde algılanmış e tabi akabinde şefin yarağını yemelerine sebep olmuş şeydir.
ilkel ve etkili bir birikmiş üzünçleri muhatabına kusma yöntemi. gerizekalıca tasarlanmışları başarıyla uygulanırsa daha sıkı sonuçlanır, daha fazla can acıtır.örneğin eski sevgili aylar sonra arar. güya sırf hâl hatır sormak için aramıştır, nasıl olduğunuzu merak etmektedir. (o telefondan sonra nasıl olmanızı bekliyorsa...)- merhaba. sırf nasıl olduğunu merak ettiğim için aradın. hayatında biri var mı?- sana ne? - çok kabasın.- tamam. yok kimse.(heyecanını kasmasına karşın gizleyemeyen bir edayla dalar söze)- benim var. gerçi pek iyi gitmiyo. tatile gittik en son. bik bik bik..- ötelere gitseydiniz. bir daha arama beni lütfen.
her zaman bilerek ve isteyerek yapılmazbir bakmışsınız yaptığınız şey intikam almakmışbunu çok sonra anlarsınız
tarafları birbirine düşürüp en büyük payı sonsuza vurmuş tecrübesiyle kapıveren zamana ödenir genelde bedeller soğuk soğuk. mal mal bakar sonra insanoğlu şöyle bi etrafa birbiriyle uğraşmaya ara verip.. e, görür gününü..
aslında bir nevi hayata tutunma yolu... ama tabi gönül ister ki böyle şeylere hiç gerek kalmasın hayata tutunmak için.
bir ozan orhon şarkısı. genç beyinlere zarar. (bkz: sözlerini de yazın ki tam olsun)
kararinca yapilinca, buzdolabinda bir gece beklemis zeytinyagli, sarimsakli yogurtlu biber kizartmasi zevki veren sey. icindeki bagirtiyi susturabiliyorsa her seye deger.
fitili nefret olan bir dinamittir.
bir hikaye anlatırdı dedem, eski zamanlarda adamın biri 30 sene sonra intikamını almış ve demiş ki, acele mi ettim acaba?
(bkz: daha bitmedi)
amaca ulaşma hazzını sadece kısa vadede veren olay
gerçekleştirmek için çaba sarfedilmesine gerek yoktur.. kediliğinden gelişen bir süreçtir.(bkz: gün gelir bütün bedeller ödenir)hatta(bkz: sabrın sonu selamettir)
(bkz: nefret)
sherlock holmes diyor ki intikam yüzümüzde gülümseme ile servis edilmesi gereken soğuk bir yemektir.sherlock abi(ya da mr.doyle) klasik tabiri bir adım öteye götürmüş.sen souk servis etsen bile yüzünüzdeki o gevrek gülüşü görmeden o soğuk yemekten ne anlayacaktı yiyen.ya da o zehirli yemeği yiyen karnında sancılar başlarken "ulan ondan sırtarıyomuş ibine" demeyecekse son anlarında basit bir gıda zehirlenmesinden ne farkı kalır?ben bir adım ileri götürüyorum söylemi:"intikam yüzümüzde bir gülümseme ile servis ettiğimiz tek başımıza hazırladığımız bir yemektir."
intikam alma anına kadar gelip son anda vaz geçmek de intikamın kendisi kadar zevklidir.
güzel bir ispanyolca atasözü der ki, "en şerefli intikam hiç alınmayandır". lakin, şerefli olmayı istemez o anda bünye; ayna gibi yansıtmak, kinini kusmak ister, zehrini boşaltmak*.. ama sakinleşince anlaşılır, doğru seçim hiçbir şey yapmamış olmanın hafifliğidir, bırakıp gitmenin üstünlüğüdür. değer vermeyen intikam da almaz, tek akıllıca çözüm de değer vermemektir size kötülüğü dokunana, ikinci şansı vermemektir; pişmanlık pahasına, "acaba"lar pahasına..şarkilar soylenir " i don't want to hate but that's all you've left me with" temali ama kendisi gibi geçicidir insanın duygularının kuvveti de.. zaman geçtikçe ne intikam isteği kalır, ne de alınmış intikamdan duyulan haz. zarif anların tadıdır damakta kalan*..
insan iradesinin yenilmesi gereken üçüncül zayıflığı..ilk ikisi için: (bkz: kötülük), (bkz: nefret)
(bkz: oc)
incinmişlik
gozleri karartan, en ihleze agaclari koklerinden sokucek guc veren. her kalem de aci, guc ve kan kokan. yaşama amacini digistirecek, sana, bitti derken yasamak icin amac olan, hayata baglayan duygunun en yogunu korkunun en asili..
(bkz: gün gelir tüm bedeller ödenir)
evet intikam soğuk yenen bir yemektir doğrudur hatta yılların gurmeleri der ki. "acısı da bol olmalıdır" ama dozu kaçırırsanız yediğiniz o leziz yemeğin götünüzden çıkışı da hayli zor olacaktır. o açıdan sağdan soldan duyulan yalan yanlış tariflere göre yapmamaktır bu yemeği işin en doğrusu. ha ben acısını bol koyarım adanalıyım derseniz o sizin le büzüğünüz arasındaki bir mevzudur beni germez.
(bkz: intik am peşinde)
borges intikam kavramını dıştalar; ona göre tek intikam unutmaktır, kayıtsızlıktır.ama unutmak da bir anlamda affetmektir.
kişi ilahi adaletten umudu kestiğinde, "kısasa kısas", "madem öyle işte böyle" şeklinde sloganlarla çok da uzun sürebilecek bir intikam yolculuğuna çıkar. burda esas olan intikam alınan kişinin yapılanı haketmiş olmasıdır. hakkın yerini bulması amacıyla yapılan bu eylemin maksimum zevk ve tatmin vermesi için sabırlı olunmalıdır, planlar kusursuz olmalıdır* ve zamanlama mükemmel olmalıdır. düşmanı hazırlıksız ve savunmasız yakalamak zevki katlayarak arttıracaktır.
intikam bi kere son derece gerekli bi şeydir. gereksiz olan şudur: karşıdakinin ondan intikam aldığınızı bilmesi, anlaması. öyle yanağına vurana elini aç bi de eline attırsın filan, yok intikam ilkel bi şeymiş, yok gelişmiş insan bunu yapmazmış. geç bu işleri. bi kere karşıdaki ilkel ben değilim ve de onun anladığı dilden konuşuyorum ama burada bi fark var. şahsen intikam aldığım zaman karşıdakine bunu asla çaktırmamış bi insanımdır. korkun benden!!! en zevklisi intikamını alıp defterini dürdüğün kişinin karşısına geçip veya haberlerini uzaktan alıp, kuduruşunu ama nereye saldıracağını bilememesini görüp hahaha diye gülmektir. intikam soğuk ve yalnız yenen bi yemektir.
iyilikler taşa, kötülükler kuma yazıldıkları takdirde hissedilmeyecek nefis sınavı.
bir kimsenin yapılan bir kötülük karşısında duyduğu acının aynısını, hatta mümkünse daha fazlasını kötülük eyleminin sahibine yaşatma isteği sonucu ortaya koyduğu eylem ya da eylemler dizisi
elinde mor çiçeklerle kapıyı çalan bir palyaçodur.
bazi insanlar icin hayatin anlamidir.
kötü bir davranis/eylem/soze kotulukle karsilik verme istegi ve isi diye tanimlamis tdk bunu. kotulukle karsilasan insanin karsisinde iki secenek vardir: kotuluge kotulukle karsilik vermek ki sabir isidir, emek ister. digeri hic bir sey yapmamayi secmektir ki ilahi adalet vardir, tum kotulukler boomerang misali yapan kisiye geri doner-farketse de farketmese de. intikam istegini kin ve nefret besler ki her ikisi de ruhsal bunalimdir. en buyuk intikam unutmaktir lafi ise toptan yanlistir. kimse kendisine yapilan kotulugu gercek anlamda unutmaz, unutmus gibi yapmayi secebilir olsa olsa. en buyuk intikam kayitsiz kalmaktir. intikam almamak asildir belki, akillica alinan intikam daha asildir. illa ki karsindakine kotuluk yapmayi da gerektirmez. turk filmlerindeki "hani kapiniza gelen fakr bir genc vardi ya, ise almamistiniz iste o benim" seklinde ifade edilebilecek intikam sekli guclu olmaktir. negativiteden beslenerek guc almak, yol almaktir. intikam tatlidir, soguktur. intikam sabir isidir. intikam planli olmayi gerektirir. intikam kayitsiz kaldigin meseleyi unutmamak ve bundan ders almak ve bunun hic bir zaman bir kez daha tekrarlanmamasini garantiye almaktir. intikam plani yasama amaci olabilir. en buyuk intikam basin dimdik hayatta kalmaktir.
en başarılı intikam, her an alacakmış gibi karşı tarafı muallakta bırakmak, afakanlar bastırmak, bundan haz almaktır. aksi halde, tamamlanmış bir intikamın hazzı hem kısa sürecek, hem eğer varsa eldeki kozdan da olunacaktır. ayrıca intikam alan kimliğinden, intikam alınan kimliğine bir geçiş olasılığı kuvvetlidir. zaten bir müddet sonra intikam dürtüsü tarafından uyarılan kişi karşısındakinin, artık o intikam almak istediği kişi olmadığını fark edecektir. değişimde korku da -acı kadar olmasın- etkili bir katalizördür. ama elbette noktasız cümle kurmak yakışmaz bize
almanız gereken kişiden almadığınız her an kendinizden aldığınız şey.
ilginc sekillere burunebilmektedir. ornegin,"intikamın böylesi görülmedisoner kocaer/antalya, (dha)antalya'da 20 yaşındaki d.k., evlenme vaadiyle kendisini kandırıp ilişkiye giren eski sevgilisi 23 yaşında n.g'den intikam almak için üç ay önce evlendiği 18 yaşındaki o.k.'la birlikte hazırladığı intikam planını uyguladı. bir eve çağrılan n.g.'nin makatına, o. k. ve bir arkadaşı tarafından tek fincanlık küçük cezve sokuldu. bu işkence, o.k. tarafından baştan sona kameraya kaydedildi. intikam planı gereği d. k. bir mağazada tezgahtarlık yapan n.g'nu telefonla arayarak buluşmak istediğini söyledi ve güneş mahallesi'nde, eşinin bulduğu gecekonduya davet etti. n.g.'yi eve geldiğinde o. k. ve bir arkadaşı karşıladı. bu arada d. k. da eline bir kamera alarak eşi ve arkadaşı tarafından dövülen eski sevgilisini görüntülemeye başladı.kollarını bağladıkları n.g'yi tekme tokat döven o.k. ve arkadaşı, daha sonra makatına yaklaşık 5 santimetre çapındaki kahve cezvesini soktu. d. k. ise yapılan işkenceyi kamerayla saniye saniye görüntüledi. işkenceden sonra sokağa atılan n.g. telefonla polisi arayarak yardım istedi. polis, kaçan k. çiftini başka bir arkadaşlarının evinde saklanırken yakaladı. yapılan aramada işkence görüntülerinin kayıtlı olduğu kaset de ele geçirildi.tezgahtar n.g. ise hastaneye kaldırılarak tedavi edildi. polis, o. k.'la birlikte n.g.'ye işkence yapan arkadaşını arıyor. gözaltındaki k. çifti ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilecek."kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/...8346.asp?m=1&gid=69
unutamamanın ve daha çok acı çekmenin sebebidir.
"en büyük intikam vurdumduymazlıktır."demiş napoleon* bir keresinde.
kin tutmayı gerektiren.
"bugün onların milli kahramanı, en kutsal hak olan özel mülkiyet adına silahsız işçilere ateş açılması için emirler veren bakandır; ve yarın, işsiz kalmış bir işçinin çaresizlikten deliye dönmüş eli yumruğa dönüştüğünde ya da bir silahı kavradığında, şiddetin hiçbir çeşidinin kabul edilemeyeceği üzerine türlü türlü saçmalamalara başlayacaklardır. ahlakçı haremağaları ve müritleri ne derlerse desinler, intikam duygusu haklıdır. işçi sınıfının, olası dünyaların bu en iyisine boş bir aldırmazlıkla bakmamasını sağlayan en önemli ahlaki değerdir." demiş trocki. bize üzerine söyleyecek söz düşmez.
filmlerin hep büyük intikamlardan ve hain intikam planlarından söz etmesi nedeniyle pembe dizilerden fırlamış bir terim gibi görünse de, herkes çeşitli zamanlarda küçük intikamlar alır birbirinden. çok alakasız bir günün alakasız bir saatinde alakasız bir insan bir anlığına sinirinize dokunur ve bunun farkına bile varmaz, hatta intikam alana kadar siz bile bir süredir hep bu anı beklediğinizin farkına varmazsınız. sonrası işte şizofrenik bir tatmindir intikam alan için, çünkü intikam aldığı kişiye küçük bir zarar vermiştir ve bu kişi bunun nedenini asla anlayamayacaktır. içinden erol taş gibi gülen şizofrenimiz sonuçta mutlu ve tatmin olur, gariptir dünya, dünyası.
sıcak yenildiğinde mide bulandırıcı, soğuk yenildiğinde ise yaşamın en tatlı yemeklerinden biridir.
intikam, imkansiz bir proje gibi geliyor bana. intikam sadece benim yaramdan dogmus bir arzudur, anlami sadece bende gizlidir. bir baskasinin bana yasattigi aciyi onun da tatmasini isterim, ama bunun mumkun olmasi icin benim acimin onun tarafindan taninmasi gerekir en basta. intikami intikam yapan sey, bu taninma istedigidir. oysa ben edimimi gerceklestirdigim an, intikam projesi, siradan bir oldurme, aldatma, vs. eylemine donusur cunku canini yaktigim kisi boylece benim acimla degil, kendisininkiyle tanisir. bu yuzden intikam ici bos bir idealdir.
meyve vermekte öte insanı kendi bağırsağını yiyen sırtlana çeviren, kendi ile beslenen bir duygudur.
(bkz: oldboy)
empati yoksunu olduğuna inanılan birinde, empati etkinliği geliştirmeye yönelik, kötülük kurgusudur. dolayısıyla, derdini anlatmaya; kendini, bilhassa intikama konu olan o özel kimseye, ifade etmeye yöneliktir. "nasıl hissettiğimi; neler hissettiğimi bilmeni öyle çok isterim ki!" kipinin; "nasıl hissettiğimi; neler hissettiğimi anladın mı şimdi!" cümlesine imkan vermesini sağlar. en boktan sonucuysa, "anladım!" cevabının alınmasıyla belirir. o an kişinin içinde, yıkıcı ve tamiri imkansız bir boşluk bırakır ki; ölene dek kalır orda o korkunç boşluk. hala anlatamadıysa kişi, yine bi boka yaramaz. hiç bir iyi şeye yaramaz yani, kısaca. ama o kendini anlatma itkisi nasıl gemlenir; bilgim yok. olsa zaten ne yazacam buraya.
intikam yaptıklarının sonucunu göremeyen insanlara o sonucu gösterme isteğidir aslında,çekilen acıyı da anlatma bir parça...ama bazen intikamın bile yetersiz kaldığı anlar vardır.verilecek acının karşıdakine ulaşamayacağını bilirsin çünkü acıyı algılamak için de bir beyin ve kalp gerekir.ya da bilirsin ki onun acı çekmesi senin acını hafifletmeyecek.intikam içindeki yarayı onarmaz sadece kanatır,kabuk tutamaz yara.en iyi intikam unutmaktır gerçekten,unutmak onun gerçekliğini almaktır.yokmuş gibi yapmak değil,aldırmamak değil unutmak...onu yok etmek,unutmak intikamdır.yaşamına cebren girip hayatına acıyı,kederi getirene en büyük iyilik zamanını ona zarar vermeyi düşünerek geçirmen,o hayatında yol alırken senin yolunu onun acısı üzerine kurman olur.böylece hiç haketmediği halde biraz daha kalır hayatında ve daha önce yaptığı gibi yine mutsuzluk,hüzün,gözyaşı getirir sana.getirir ama sen izin verdiğin sürece...işte intikam ona o izni vermemektir,yok etmektir onu kendi gerçeklerinden.bir gün tüm kötülüklerin yok olacağını bilerek...
can acısını hafifletmek için başvurulan yöntem. hukukta yeri mevcuttur fakat teleffuzu biraz çiğrinçtir. o yüzden hukuktaki adı "kısas" tır.(bkz: kısas)
gün olup dönen devranın getirdiği..
çoğu zaman alınması çok gereksiz olsa bile, bedenin kımıl kımıl olup, "ulan bugün ne halt etsem, ne plan yapsam da şu kahyanın karıyı bir şey etsem" tarzında fikirleri akla asansörlemesi durumunda, seçilecek yolların fevkalade önemli olduğu gerçeğini asla unutturmaması gerek olgu.öyle ki alınması ya da alındığının düşünülmesi esnasında öyle şeyler yapılır ki, intikam muhattabı kişi "ulan bu da nasıl bir insanmış meğersem behh hay salladığıma yanayım, bilememişim, allah kahretsin" şeklinde sözler sarf edebilir, zeka parıltısı bazında pek de göz almayan eylemler karşısında intikam alma eğilimi olan kişi direkt gözden düşüp zavallı bir insanmış gibi değerlendirilebilinir. bu yüzden intikam almak, ya da alengirli veya alengirsiz can acıtıcı odaklı eylemlere girişilecekse lost karakteri sawyer'ın yaşadıklarından ders alınmalıdır değerini küçültmemek adına.
karşındakini doğru yer ve doğru zaman geldiğinde empati kurmaya zorlamak.bak.. nasılmış?anlattınız ve anlamak istemedi.dinlemek istemedi. duymak istemedi. görmek istemedi. belki biraz dinlese, biraz anlamaya çalışsa böyle olmazdı.ama bencilliğin doruklarında gezerken gözü hiçbir şey görmüyordu haliyle.şimdiyse yavaş yavaş aşağı doğru tırmanmaya başladı.bulutların arasından sıyrıldı kafası.biraz daha.. biraz daha..ah!.. aynı boydasınız şimdi..her şey ne kadar berrak ve anlaşılır.çok üzüldüğünüz, gecelerce uykusuz kaldığınız,ya da kızgınlıktan, şaşkınlıktan ne yapacağınızı bilemediğiniz hallerinizi anlayıverdi bir anda."evet.. çok zormuş.."evet zordu.ama sen anlamak istemedin.oysa şimdi anladın.zor da olsa..acı da verse..keşke daha erken anlasaydın. daha az bencil olsaydın. daha çok dokunsaydın kalbine. daha çok baksaydın gözlerine...inkitam.. kulağa bazen çok kötü gelse de, verilmiş en büyük borçtur kalbi kıran kişiye. alınması gerekir geri, günü geldiğinde.
insanın ancak kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür. zira, bazı şeyleri geride bırakmak gereklidir. üç günlük şu dünyada rahat olunmalıdır. yazıktır günahtır.
aslında hala bişeyler anlatma çabasıdır, karşıdaki insana yaşatılmak istenen bir deneyimdir, o başkasından öğrenmeden ben kendi kurallarımla öğretiyimciliktir, garip bi bakış açısından o kişinin iyiliği için olduğu bile düşünülebilir. o yüzden değer vermediğimiz kimselerden intikam almak aklımıza bile gelmez. karmayı el yordamıyla hızlandırmaya çalışmaktır, gereksizdir.*intikam bu entryde bir nevi "kişiyi kendi silahıyla vurmak" anlamında alınmıştır, herhangi bi konuda yanlış yaptı diye apayrı bi konuda canını sıkmak olarak alınmamıştır.ayrıca spoiler:oldboy
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |