iskele

(bkz: port)(bkz: liman)

rumeli hisarı'nda eski vapur iskelesinin üstüne yapılan lüks balık lokantasının adı.

(bkz: urla iskele)

denize atlamak**** için en ideal noktalardan.

(bkz: iskele alabanda)

gemilerin sol tarafına verilen isim, kırmızı ile işaretlenir veya ışıklandırılır.

gemilerin yanasmasi icin yapilan yapi

(bkz: trikomo)

aynı zamanda bir oktay rıfat siiri:denize baksamkapının hatırı kalıragaca baksambulutunpeki ya iskele

teknenin sağ yarısı veya gemiye girip çıkmak için kullanılan sürme veya inip kalkan merdiven

(bkz: iskeleler)

larnaka * sehrinin bir diger adi.

yapilarda yuksek yerlerin yapilmasi icin disaridan kurulan ve kat kat yukselen cati.

gemici dili ile türkce'ye yerlesen, latince scla (merdiven)'ya dayanan sözcük.

insaatlarda icerde ya da disarda dusey yuzeylere, ya da yuksek noktalara ulasmak icin kurulan struktur. tahtadan kalastan yapilanina ancak bizim melmekette* izin verilir, dogru durust is guvenligi yasalarinin yururlukte oldugu ve ehsden haberdar olan ulkelerde iskele kurmak ozel kriterlere tabiidir, belli noktalardan rijit strukture (ki bu genelde binadir) monte etmek, capraz gergilerle rijitligi arttirmak, iskeleler icin ayri bir logbook tutmak, sadece iskele kurum ve sokumunden sorumlu bir teknik eleman bulundurmak, ve odun/kalas yerine ozel demontabl iskele elemani kullanmak bunlardan bazilaridir.ingilizcesi scaffoldingdir.

bulusulan yer

rumeli hisarindaki cok basarili balik restorani. genel olarak is yemeklerine ev sahipligi yapar. taninan simalarin sikca gorulebilecegi bir yerdir. imkanlar dahilinde denenmesi gereken yemek kilic balisi filetosudur.

kibris 'in karpaz bolgesi ve cevresinin ait oldugu il.

kıyıdan denize genelde 15-20 metre kadar olan, üzerinde güneşlenilen, üzerinden denize atlanılan, tekne bağlanan ve buna benzer pek çok işe yarayan bir şey. maalesef ki "iskele vergisi"nin çıkmasıyla, güzel ülkemizin güzel iskelelerinin sayılarında büyük bir azalma yaşanmıştır.

denizcilikte teknenin solu, ayrica denizden karaya cikmak icin-bazende karadan denize-kullanilan, cogunlukla ahsaptan kaziklar ustune yatay tahtaların siralandigi sirin yapi...ruzgarli gunlerde denize yakin kayalarda yer bulamayan uzun sacli, pardesulu, dusunen mutsuz tribi atan sahislarin da goruldugu mahal..

eski gemi makineleri sola çektiğinden iskeleye yanaşılırken hep solun kullanılmasından dolayı kullanımını yaratmış bir kelimedir.

küçük balıkçı kasabalarında küçük tekne veya sandalların yanaşması için yapılan sığ sulardan başlayan ahşap oluşum

(bkz: deniz trafiği)

bir sunay akın şiiri;" iskelenin altına sığınan deniz bırak artık saklanmayı savaş gemileri çoktan geçip gitti..."

gemi istasyonudur. istanbul'da doğup büyüdükten sonra çok uzun zaman eskişehir'de yaşamış ve tren garları ve istasyonlarıyla haşır neşir olmuşsanız, günün birinde kalabalık bir grup içinde boğazı boylu boyunca geçen gezinti vapurlarının rotaları üzerine konuşurken bir anda kendinizi "hededen sonra hödö yönüne doğru ilk gemi istasyonu neresiydi" cümlesini kurmuş ve kendinizi ortamda oluşan şaşkın sessizliği dinlerken bulabilirsiniz.

verilmeden vapurdan atlanılması yasak olan şey.

babası da olan tahta oluşum.

gecenin ilerlemiş saatlerinde giderseniz iskeleye ve etrafı aydınlatan bir ışık yoksa, denizin ortasında bir adadaymış gibi hissedersiniz kendinizi.. eğer bir de deniz sakinse dalgaların sunduğu huzuru kabul etmek düşer size sadece..

necif fazıl kısakürek şiiri :yorulmuş esnemekten,herkes neyi bekliyor?bir ölü beklemekten,bu bekleyiş daha zor.geldi yorgun ve hazin,hiç de sezdirmeksizin,sularla kabrimizin,yolunu açan vapur....

bir fatin hazinedar şiiri...boğazda bir iskeleydim sen şehir hatlarında vapur yaklaşırken bana hep vurdun acımasızca oysa sevgiden lastikler koymuştum aramıza aşıkların sandalında bir ıskarmozdum sen bana bağlı bir kürektin ipin ince biliyordum ki en ufak dalgada bile denize düşecektin benden çözülünce iki kolunu açmış bir limandım sen hırçın bir denizdin fırtınalar koparan uysallaşırdın her defasında kollarımın arasına seni aldığım zaman

insan bünyesi üzerinde "koşma eğilimi yaratmak" gibi bir etkisi olan yapı. siz hiç beşiktaş, kadıköy ya da eminönü iskeleleri civarında koşmayan bir insan gördünüz mü? evlerinden o noktaya kadar adımını bir kez olsun hızlandırmamış insanlar "x iskelesi" yazısını görmeleriyle beraber ayrı birer carl lewis, tim montgomery oluyorlar ya gözümüzün önünde... vapur gelmiş gelmemiş, gitmiş gitmemiş... hiç bakmadan.

birisi koşmaya başlayınca herkesin "herhalde kaçıyo vapur" diyip deli gibi koştuğu,,sürü psikolojisinin sadece koyunlarda gecerli olmadığını gösteren şey..

caddebostan barlar sokağında yeni açılmış balık rakı mekanı.

daha net algilanabilmesi icin geminin kic tarafinda iken geminin burnuna (bkz: pruva) donuk olarak duruldugunda solda kalan taraftir.

4. kattaki dairemizin çevresin boydan boya sarmalamış ve bir takım insanların elinde matkaplarla güvertede gezinir gibi gezbeilmelerini sağlamış inşaat yapısı. bu yapı sayesinde amcalar lank diye kafalarını odanızın pencersinden içeri sokabilmekte, balkonunuzda dolaşabilmekte, mutfak tezgahının üzerine koyduğunuz sudan içebilmekte ve canları sıkıldıkça içeriyi dikizleyebilmektedirler. belki de amcaların tek şansızlıkları bu yapı sayesinde edindikleri dikiz hakkını evde kız olmayışından kelli randımanlı kullanamamalarıdır.

(bkz: portside)

(bkz: jetty)

günümüzde trafik akışı mantığı ile olaya yaklaşan kimsenin * ısrarla geminin yanaştığı sağ taraf olarak algıdığı gemi yönü.

Rasgele

+ natasa
+ doktora yapmak icin gerekenler
+ finaller varken hic sinavinizin olmamasi
+ odtu balgat kapisindaki yokus
+ biber sosu
+ mau
+ beos
+ vites kolunu tutarken sevgilinin eli kavramasi
+ 9 haziran 2005 sebastian bach istanbul konseri
+ sozlukculerin aslinda demek istedikleri
+ mert
+ saint
+ yund
+ gary gilmores eyes
+ baslik
+ yuruyen merdivenlerden ters yonde inmek
+ dev sise
+ nevruz
+ dogmamis sevgiliye mektup
+ otogar

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam