|
|
kamelot albümü olan karma'nın tracklisti de şöyledir;1. regalis apertura2. forever3. wings of despair4. the spell5. dont you cry6. karma7. the light i shine on you8. temples of gold9. across the highlands10. elizabeth: i. mirror mirror11. elizabeth: ii. requiem for the innocent12. elizabeth: iii. fall from grace13. ne pleure pas14. once and future king(japan bonus track)
değerlerin çok çabuk düşüp, çok çabuk yükseldiğini tecrübe ettiğim fasilite...
hesabinda entry'lere verilen oylar dişinda hic bir istatistiki deger kullanilmamaktadir. birinin yuceltilen entry'sinin cok sayida olmasi icin onu seven tek bir kişi olmasi ve paso oy dayamasi yeterlidir. karma'nin yuksek olmasi icin ise yazarin entry'lerinin sozlugun geneli tarafindan begenilmesi gerekir.(bkz: sozlukte acilabilecek maksimum başlik sayisi/@ssg)
ilgili olarak (bkz: dharma)
bu mekanizmanın nasıl çalıştığını anlamak için şöyle bir test yaptım:1) yüceltilmiş entrilerimden 20-25 tanesini sildim.2) ertesi gün karma değeri yaklaşık 15 puan düştü.3) bu entrileri geri canlandırdım.4) ertesi gün karma değeri 2 birim arttı.sonuçlar: 1) allah allah2) karmaya inanmıyorum ama bir güç var.
guleryuzlu, hossohbet alim bir adam **
eylem, hareket, kader eğilimi
metafizikteiyilik yaparsan iyilikkötülük yaparsan kötülük bulursun felsefesi
martin lopez abimizin en az sevdiği opeth şarkısıymış kendisi.
ne ekersen onu biçersin'in budistçesi
5 gün içinde 5 farklı değerlendirme ismi aldığım olay.anadolu çocuğu iken battal gazi olup, tekrar anadolu çocuğu olup hırçın golcü ye dönüşüp tekrar anadolu çocuğu olduğum hede.enteresan birşey..
anadolu agızı ile etme bulma dünyası.
(bkz: herkesin karmasi olsun)
mevcut aktiviteye göre, hoplayan zıplayan bir inip bir çıkan değer. bir gün kofti anarşist olurken ertesi gün padawan sonraki gün anarşist olunabiliyor. şimdi ya kaotik notral olunacak ya da anadolu çocuğu.
kaldırılmasının sağ görüşlü suserları derinden yaralayacağına inandığım sözlük fasilitesi.
en ve en sonunda okulu boğaziçi üniversitesi kimya yüksek lisansı bitirip askerlik planları yapan dost ötesi insan... hayırlı teskereler
hindistan inancına göre: if u follow your dharma, you'll get good karma and you'll be born in a better varna
artık hiç skimde olmayan sözlük atraksiyonu. ne en beğenilen entryler ne de en kötü entryler gerçek sahiplerinin oluyorken, birileri benim entrymi övmüş ya da yermiş ne farkeder? karması yüksek olana madalya mı veriyorlar? "galatasaray bu sene de sıçtı" diye başlık açınca galatasaraylılar bunu beğenmiyorsa, "allaha şükredin" diye entry girdiğimde ateistler bana ayar vermeye çalışıyorsa, "millet diye bi kavram uydurmadır, kullanılıyorsunuz" deyince milliyetçiler delirip "linç edelim" diyolarsa benim entry'm değerini mi kaybediyor? sözlükte yazar olmayı haketmiyor muyum?edit: yukarıdaki "oyları sklenmeyen sözlük yazarları" kategorisine "espriden anlamayan" sözlük yazarlarını da eklemek istiyorum. ileride belki bu tanımlamayı daha da genişletebiliriz..
ben tusuna bastigimda bana kim oldugumu anlatmaya calisan hede. arada sirada, kafa goz dalasim geliyor.
hayatimi zehir eden sözlük puanlama sistemi; her sabah açiyorum sözlüğü, bakiyorum karma' ma "madem sözlük yazarlarinin benim için kanaati bu, ben de bu çerçevede yaşayayim" diyorum ama üç gün önce delikanliydim, iki gün önce hippi oldum, sonrasinda anadolu çocuğu ve en sonunda bugün hirçin golcü ne yapacağimi şaşirdim sayesinde. ne yer ne yapar hirçin golcü şimdi gidip kale önünde mi bekleyeceğim anlayamadim
(bkz: başkalarının ne düşündüğü)
gerçek adı xi'an "shan" coy manh olan bu vietnamlı mutant başka varlıkların beynini kontrol etme gücüne sahiptir.ayrıca lezbiyendir
geçen haftanin en begenilen entryleri siralamasinda birinci olan entrymi en begenilen ilk on entryim arasinda göstermeyen bir sistemdir bu..
tarkan in yeni albumunun adi imiş...
çince yazılmış dövme olarak :(bkz: http://www.deviantart.com/deviation/13705393/) *
hoş bir tarkan albümü...
karmak fiilinin 3. tekil şahıs olumsuz çekimi.
1. sezonda jerry, elaine'e hoş görünmek için bi hayır kurumuna bağış eylemeye meyleder, kramer bu tarz ama düzmece bi kurum bulur. 3. sezonda vergi dairesi kurumun düzmece olduğunu ve jerry'nin haksız vergi indirimi aldığını bildirip vergi takibine alırlarelaine: bana hoş görünmek için bi yolsuzluk yaptın ve bunca yıl sonra acısı çıkıyor. işte bu karma.jerry: hayır bu kramer
bugün itibariyle göremediğim fasilite. önceden battal gazi,cetrefilli,hippi olmuştum. şimdi ise hiçbirşey yok.
(bkz: bir varmış bir yokmuş)
karma dişardan izlenerek saglikli olmasi beklenebilen bir yapi degildir. eger karma degerlerinin dogru sonuclari gostermesini istiyorsaniz bol bol şaibeli entry oylayacaksiniz. karma'sini anormal buldugunuz insanlarin "en begenilen" ve "en kotu" entry'lerini oylayacaksiniz. ne kadar cok kişi entry oylarsa karma o kadar saglikli hale gelir.amac ise dunyayi kurtarmak.
karma nedir, ne degildir, neden iner, neden çıkar, neden yer yarılır içine girer, neden ağaçtan düşer, bi yerini kırar, neden neden neden.bu karmanın amacı, hoşluk olsun torbamız dolsun'dan öte bir şey olmasa gerek ama gerek hesaplamasında olsun gerekse bütüniyle mevcudiyetinde zuhur eden sanki tutarsızlık, bi nevi şaibe ve neredeyse muamma hissi, bu hoşlugun yerini "ne oluyoruz be yaaaa" nidalarına bırakıyor. sonra karmalar ortalıgı karıştıran bişiyden öteye gidemiyor. nihayetinde karma neyse ne oldugunu bilsin, nasıl hesaplanıyosa hesaplansın, haddini bilsin, kımıldayacaksa zırtp pırt kımıldamasın, bi gün var bi gün yok olmasın. derim ben.
(bkz: karma/@ssg)(bkz: okumaya uşenmek)
okurlara acik oldugu takdirde abuse edilmesini engellemek pek mumkun olmayan fasilite.
tabii önerdiğim şey puanlamaya okurların da katılması değil. sadece görebilmesi. açıkça şu: ya okur da görebilsin ya da sadece yazar kendininkini görebilsin. kişisel tercihim sadece yazar kendininkini görebilsin.
yazarları "iyi" ya da "kötü" olarak sınıflandıran sistem.sözkonusu sistem, entry'lerin "beğenilmesini" ya da "beğenilmemesini" baz alarak çalıştığına göre, bu, aynı zamanda kişileri "beğenilen" ya da "beğenilmeyen" şeklinde afişe etmek anlamına gelir. nazmiye demirel'in fikri bana çok 'insancıl' geldi. "karma puanımı kimseler göremesin edemesin" gibi bir "ayarlama" seçeneği sunulabilir.
karma fasilitesinin eglence amacli oldugunu unutmamak, fazla hırs yapmamak ve hayatin tadini cikartmak gereklidir... netekim iyilik ve kötülük göreceli kavramlardir ve bazi yazarlarin amacları kızgın kumlardan serin sulara atlamak ya da anarşist kalmak olabilir... ayrıca bonus olarak (bkz: seni bi sikerim kimseye soylemem aramizda kalir)...
anlasilmaz bir sekilde yukselip, dusen acaip birsey. (bkz: bize birsey anlatmaya calisiyor)
tum tutarsizligi oy sayilarinda saglikli genelleme kriterlerinin (ara: saglikli bir genelleme icin) olusmamis olmasindandir. gosterilen tepkinin sinirli olmasi icin ortaya cikisi belirli bir oy yuzdesine ulasincaya dek ertelenebilirdi ama nasilsa zaman icinde her yazar hakkinda saglikli degerlendirme yapabilecek oy sayisina ulasinca icindeki tutarsizlik da azalacaktir. bir de unutmamak gereken nokta sevilmeyen ve sevilen kelimeleri icindeki edilgenlik; neticede verilen oylar yazarin kendi karari degil ama en azindan yazara hitap ettigi kitle hakkinda bir fikir verecektir karma degeri ve sevilen/sevilmeyen entryleri. karma degerini ve sevilen sevilmeyen entryleri bu yuzden bir mesaj fasilitesi olarak gormekte fayda var; hitap ettiginiz kitlenin sizin yaptiklariniza tepkisi bu sekilde size ulasiyor. gun itibariyla tutarli degilse bile herkesin oy verme isine yeterli ehemmiyeti gostermesinden sonra tutarli olacak bir iletisim aracidir karma.
secme ozgurlugu gazinin koklenmis oldugu, iyi-kotu ayriminin deger bagimsiz an be an yapildigi, yargilar sistemi yokus assagiya kosturan sosyal cercevemizin sozlukteki imgesi olarak gozumu alan sistem. agir girdim, ornekler ile acayim: bachelor'da da yazili kriterler uzerine olmadan "iyi-kotu" diye ayristirilanlarin arasindan secilmektedir bireyler, big brother'da da. pop stars ile hayatinin cikisini yasamaya calisan insanlar iyi-kotu diye nitelenmektedir, mtv'de yayinlanan bilimum livecam yarismalarda da. gecmiste oldugundan cok daha fazla sekilde populerlik - loserlik olayinin uzerine oturtulmus neo amerikan degerlerini ozumseme cabasindaki kuresel toplum ile ilgili bu tarz ornekler daha da cogaltilabilir, zira emegin ve etkinin karsiliginin erdemden ziyade materyal olarak algilandigi gunumuz toplumunda bu tarz imgeler ile karsilasmak dogal hale gelmistir. eskiden genel gecerliligi olan kriterler uzerine cekinerek yapilan "iyi - kotu" nitelemeleri, ki bunda o toplumun deger yargilarinin tabaninin da etkisi vardir, gunumuzun yokus assagi kosturan degerler sisteminde eglence anlayisi olarak ortaya cikmaktadir. seceneklerin nereden geldigini sorgulamadan yapilan her secim "secim" degildir; zira felsefesi bin turlu yone cekilmis gunumuzun kult ornegi matrix serisinde daha da ilkellesilerek inanclar uzerine yapilan secimler vurgulanmistir.kriterlerin ne oldugu pek de goz onunde bulundurulmadan yargilama, secme ve tuketme uzerine kurulu, oldukca gecici bir degerler sistemi uzerinde yuruyen jenerik anlayisimizin sozlukte de etkilerini karma sisteminin algilanmaya calismasi olarak gorebiliriz. onumuze gelen herhangi bir entry'i o anda icinde bulundugumuz hissiyata da bagli olarak aninda iyi-kotu diye degerlendirmemiz beklenmekte, bu durum da herhangi bir entry'i aslinda birinci elden imaj kaygili hale getirmektedir. cok da belli olmayan formulasyon uzerinde uzerinde hakeden yazarlar birinci tekil sifatlar ve puanlar ile nitelenmekte (yani etiketlenmekte) ve kacinilmaz olarak bu diger yazarlarin o yazara karsi bakis acisinda onemli bir altyapi olusturmaktadir. amacim sistemi yada getirdigi yaklasimi elestirmek degildir, ki kimi yazarlarin belirttigi uzere sozluge belli bir kalite artisi getirmesi durumu muteberdir. uslubu, yargilari ve bireysel cervesi oturmus olan belli yazarlarin yaptigi gibi sistemi sallamamak ve eglence amaci olarak algilamak da soz konusu olabilir. amma ve lakin degerler sistemi tam oturmamis, kabul edilme kaygili bireyler yetistirmesi soz konusu olan toplumumuzun aynasi olarak ortaya cikan sozlukte bu sistem kanimca uslubunu oturtma asamasinda olan yazarlari ozgurlestirmekten ziyade mesaj kaygili ve kisitli hale getirebilmektedir. bu durum da sozlugun bol kutuplu interaksiyona dayali dinamigini tek duzelige veya siradanliga itebilir. hala ve her zaman: (bkz: kime gore neye gore)
karma'nin okur/yazar/allah ne verdiyse bireyler tarafindan yorumlanma şekli formulune takilmadan şu olmalidir: "haa bunun karmasi sifirdan yuksek o zaman yazarlar genelde bu adamin entry'lerini begeniyor", ya da "haa bunun karmasi sifirdan duşuk demek ki genelde yazarlar bunun entrylerini begenmiyor".bunun formulu x=2+2 de olsa bu fasilite size yukaridaki sonucu taahhut ettikten sonra gerisi umrunuzda olmamalidir.formul gormek istiyorsaniz oss kitapciklarinizda bolca var acin okuyun.hatta (bkz: sozlukte acilabilecek maksimum başlik sayisi)
(bkz: her canli bir gun olumu tadacaktir)
abuse olaylarinin hicbir teknik hamle ile engellenemeyecegi, sadece ve sadece etik degerlere sahip cikilmasi ve her bireyin vicdani ile hareket etmesi ile rayina oturacak, aksi taktirde su anki mevcut tartismalarin hicbir zaman kesilmeyecegi sozluk fasilitesi. kisaca "kin" olgusu ssg'nin tum bu emeklerini bir hamlede yok etmektir. demek istedigim sudur; zamaninda x ile y arasinda bir tartisma yada istenmeyen bazi olaylar yasanmis olabilir ve bu yuzden bir takim "cok kotu" oylari kullanilmis olabilir ama onemli olan o sevmediginiz kisinin, cok begendiginiz bir entrysi ile karsilasinca "cok iyi" tusuna basmamazlik etmemek, yada ayni sekilde "oehhh"'lik bir entrysine "cok kotu" oyu kullanmamanizla cozulebilecek bir sorun. yani burada "tarafsizlik", "esitlik" son derece buyuk onem tasiyor. bence her yazar kendi fikrine, zevkine ve deger yargilarina gore kendi kafasinda bir puanlama sistemi olusturmali ve o kriterlere giren entyrlere, kendi belirledigi puanlama sistemini delmeden, ilgili oyu (iyi,kotu,oehhh) yazar nickine bakmadan (yani ismi kaale almadan) kullanmali.bir baska ornek vermek istiyorum; bir yazar x basligina sizin hic begenmediginiz bir entryi girmis olabilir ama y basligina da begendiginiz bir entry girdigini goruyorsunuz birkac gun sonra. burada demek istedigim, sirf o x basligindan kalma onyarginizi bu y basliginda karsiniza cikan entrye tasimamanizdir. bence "temiz toplum, temiz birey, esitlik, adalet" gibi kavramlar burada devreye giriyor.
bir günde 200 puan birden düşebilen, bir sonraki 200 puan birden artabilen ilginç bir ölçü birimi. cümle içinde örnek: anne bana karma al.
kesinlikle abuse edilemeyen bir sistemdir kendisi. o kadar da superim.
karisik olan.
karmaktan olumsuz emir.
dun 69 iken bugun 159 olabilen şey. anlayamıyorum bitürlü.
kim ne derse desin sözlükteki popülerlikle direk ilintili olduğundan abuse edilmesi işten bile olmayan fasilite. mutlaka faydaları vardır karmanın. sözlükte kimin popüler, kimin sevilen, kimin sevilmeyen, kimin loser, kimin farkedilmeyen olduğunu göstermek için birebir doğrusu. hah bir de komik entrylerin her zaman beğenildiğinin kanıtı bu karma dharmasıen nihayetinde, eğer bu karma fasilitesi ileride yayımlanacak yeni bir ekşi sözlük kitabı için gerekli envanteri oluşturma amaçlıysa, sorarım size en beğenilen ikinci entrym olan #3260583 kimin ne işine yarayacak, kime ne ifade edecektir? ve kaçınılmaz olan soru da gelmez mi sonunda?bu karma ne kadar sağlıklıdır?
yükselip alçalması durmuş fasilitedir..
bir yoga türü... uygulayıcısı, belli bir alanda (sanat, savaş, vs) olağanüstü yetenekler kazanmak için dış dünyada çalışır... temelinde bilinçaltının gücü yattığı söylenir...
sözlük adına kalite çıtası yaratma çabası adına çok yararlı bir uygulama olduğunu düşünmekle beraber herkese hakettiği karmayı vermediğini düşündüğüm sistem..aslında burada problemin karma yapısıyla alakası yok,şukela verilenlerle alakası var..yani bir yazar mizah-espri kabiliyeti yeterliyse çok rahatça yüksek karmalara tırmanabilmekte;çünkü insanlar şukela butonunun üstündeki gülen surattan da çağrışım yapabileceği üzere kendini güldüren entryleri sevmekte..ancak insanların pek bilmediği,merak edilen ve spesifik bilgi isteyen konularda yazılmış bilgi dolu değerli entryler aynı cömertliği görmüyor şukela konusunda.insanlar okuyor,alması gerekeni alıyor ama şukela vermiyor..aslında en büyük haksızlık bu;eli klavye tutan herkes iyi kötü mizah yapabilir ama herkes bilgi dolu değerli entryler düzemez kolay kolay..yazarlar esprili-nükteli entrylere verdiği şukelalar gibi bu;üzerinde uğraşıldığı belli olan araştırma ürünü entrylere de şukela verirse eminim ki bu tür birikimli yazarlar daha da heveslenir sözlüğün niteliğini yüceltme konusunda..
bugün itibariyle oynama olduğunu tahmin ettiğim değer... bir günde 44 puan düşmüştür kendileri.
alicia keys'in bir parçasının ismiymiş:what goes around, comes around.what goes up, must come down.it's called karma baby.and it goes around.
karma kelimesindeki -ma bana olumsuzluk eki gibi geliyo...ama yine de siz bilirsiniz....
(bkz: instant karma)
(bkz: olsa da yesek)(bkz: sözlükçülerin aslında demek istedikleri)
tanidigim en iyi niyetli insanlardan biri...
karmalarin hesaplanmasindaki ciddi hata yüzünden bir miktar kafa karıştırmış fasilite. olsun, biz onu böykle de cok seviyoruz.
(bkz: reputation)
fazlası ile ilgi çekmiş ve bir o kadar da tepki almış bir casino. eğlence ile neyin karıldığı muğlakta kaldığı sürece çöplüğe * dönüşmesi ve "gözümüze kaçması endişesi taşımaktayız" buyuruyor çoğu yazar. karıştırıyorlar...(bkz: sakınılan göte çük batar)
araştırmalarıma göre 1 er 1 er çıkıp 10 ar 10 ar inen mekanizma.
sanskritce'de eylem anlamina gelen kelime.
karma police vardır birde..süper şarkı(bkz: radiohead)
karmakoma vardir bir de (bkz: massive attack)
taşak geçer gibi aksatmadan bir gün 62 ye çıkıp diğer gün 56 ya düşen bir sonraki gün yine 62 ye çıktıktan sonra öbür gün yine 56 ya düşen şey.
moskova'nin bence en iyi bari. hungry duck kadar cilgin olmasa da gelen hatunlar daha kaliteli ve nispeten daha havadar bir yer, ustelik latin dersleri felan oldukca eglenceli.
sözlükte yazar için karizma anlamına gelen bu kelime (kar*ma) aynı zamanda yazarın popülerlik durumunu da yansıtır. pozitif popülerlik olabileceği gibi negatif popülerlik de mümkündür. varsa eğer, değer kabaca +800 ila -700 arasında dalgalanır.
cok temel olarak, kisinin belli bir yasaminda yasadigi deneyimlerin, diger yasam(lar)indan etkilenerek geldigini ve sonraki yasam(lar)ini da etkileyecegini anlatan inanctir...bununla birlikte, herhangi bir davranisin, yapilmasi anindaki sartlari ve ve yapildiktan sonraki durum gibi detaylari da icerir... ornegin, size saldiran birisini isteyerek, veya tamamen istemeden yanlislikla oldurebilirsiniz (bkz: self defense)... bu ikisi arasinda fark vardir... oldurdukten sonra da, oldugune uzulebilir veya "oh olsun geberdi" seklinde bir yaklasima da girebilirsiniz... tum bunlar da karmayi etkiler...bir diger unsur da, insanlarin yasadigi yasamlarin (bkz: reenkarnasyon) kronolojik olmasinin sart olmadigidir...
nasıl oluyo da oluyo ve benimki sürekli nickname'imle alakalı bir noktada dengeleniyo anlamadıgım durum. bazen yükseliyo, bazen alçalıyo ama dönüp dolaşıp şuralarda karar kılıyo: bal küpü. baldan tatlı. var bir hikmet. hoşuma da gidiyo, hiç de şikayetçi degilim. (bkz: lüküs hayat)
dün hiçbir karmam marmam yokken bugün -361 (zirtapoz) mertebesine ulaşmışımdır. ne yaptım da ne oldu hiç anlamadım.(bkz: beni bugünlere siz getirdiniz)
sözlüğe fallout havası katmış ilginç fasilite.zira fallout adlı oyunda da yaptığınız hebeler sonucunda ilginç lakaplar alıyordunuz.mesela new reno'da corsican kardeşlerin filminde iyi performans gösterirseniz karmanız pornstar oluyordu.
begenilen entrilerin fazlalıgyla alakalı olmayan, akıl sır erdiremedigim sır kupu, devlet sırrı. su an itibariyle 105 en begenilen entrisi olan bir kişi cılgın'a layık gorulurken, 30 tane en begenilen entrisi olan bir kimse agir abi olabilmiştir.
türkçemizde "ne ekersen onu biçersin" ,ingilizcede "what goes around comes around" gibi özlü sözlerde yer alan ve tahminimce tüm kültürlerde bi şekilde bahsedilen felsefe.özünde herşeyin birbirine bagli oldugu,tek oldugu yatar.her metafizik olgunun somutlanması mümkün olduğu gibi (belirtmem gerekir bu henüz kanıtlanmış birşey değildir ancak metafizik kaynaklarda buna rastlayabiliriz) bunun da mümkündür ve fizikteki yeri etki-tepki mekanizmasıdır.
the diary of alicia keys albumunden cıkan yeni alicia keys single'ı.weren't you the one that saidthat you don't want me anymoreand how you need your spaceand give the keys back to your doorand how i cried and tried and tried to make you stay with mebut still you said that love was goneand that i had to leavenow youtalkin bout a familynow yousayin i complete your dreamnow yousayin i'm your everythingyou confusin mewhat you say to medon't play with medon't play with mecause what goes around comes aroundwhat goes up must come downnow who's cryindesirin to come back to mewhat goes around comes aroundwhat goes up must come downnow who's cryindesirin to come backi remember wheni was sittin home alonewaitin for youtil 3 o'clock in the mornand when you came homeyou'd always have some sorry excuseand explainin to melike i'm just some kind of a fooli sacrifice the things i want to and do things for youbut when it's time to do for meyou never come throughnow you wanna be up under menow you have so much to say to menow youwanna make time for mewhat you do to meyou confusin medon't play with medon't play with mewhat goes around comes aroundwhat goes up must come downi remember wheni was sittin home alonewaitin for youtil 3 o'clock in the mornnight after nightknowin something goin onwasn't long before i be gggonelord knows it wasn't easybelieve menever thought you'd be the one that would deceived meand never do wha u was supposed to dono need to approach me boocause i'm ova youwhat goes around comes aroundwhat goes up must come downgotta stop tryin to come back to meit's called karma babyand it goes around
(bkz: karma teorisi/#6129946)
ruyalarima girmeye baslayan istatistik.ayrica standart sapma'sinin kac oldugunu merak etmekteyim.
sanirsam puanlama sistemi degismis olan deger. bi gecede 100 puanlik dusus normal diil pek.*
durup dururken yeni oylanan entry olmadan 192 den 329 a fırlayabilen bir şeydir..(bkz: hadi bakalım)edit: bidon ve grapes of butcher ın açıklaması ile anladığım,uçurulan suserların oylarının da uçması ile olmuş olan durum.
(bkz: surekli degisiyor efendim durduramiyoruz)
ilkokul 4. siniftan beri tanidigim, dostum, kafa insan.
içinde gitti gideli şarkısını barındıran süper albüm
eski bir mehter takımı üyesi..
kamelot'un ayni adli albumunden dogu ezgileriyle bezeli, insanda kilic kusanip ata binip dortnala maceraya kosma istegi uyandiran pozitif gazli sarkisi..buyrun sozleri...i am a king of honorgold and glorybut every king must also diehave i been just and righteouswhat is gloryi know i've torn and taken life and here i standa small and simple manwho will trade his karma for my kingdoma sacrificial rite to render truththe fire in my soul rejects my wisdomcause all you do in life comes back to youi am a king in crisiscounting minutesthere is an ending to my reignmy sins have come to face mei can feel itthat i have lived my life in vainand now i know i'll reapthe seeds i've sownwho will trade his karma for my kingdoma sacrificial rite to render truththe fire in my soul rejects my wisdomcause all you do in life comes back to youam i madi feel so void and coldwho can tellwho holds the stories untoldtired and tremblingi am descendingwill i have to stay hereand live this life again
beni şoka ugratmiş olan istatistiki veri. ilk olarak 12900 kusuruncu entrymle beraber sahip oldum. oluş ki ne oluş; birden bire eksi 345. insan yavaş yavaş duşer ya da yukselir diye bekliyo ama boyle oldu hadi bakalim hayirlisi...
(bkz: iyilik yap iyilik bul kim kazanmis kotulukten)
sozluk yazarlari icinde bas ortusu, evrim teorisi; daha genel olarak siyaset, futbol, ekonomi, muzik gibi konularin her biri ile ilgili baskin, yaygin bir gorus oldugunu varsayarsak karma puaniniz -bir dereceye kadar- sizin bu konular hakkindaki goruslerinizin komunitenin gorusleriyle ne kadar ortustugunun olcusudur. bu baglamda ne kadar iyi bir yazar oldugunuzun olcusu degildir.
(bkz: racaraca)
himalaya adlı filmde gurgon kyap tarafından oynanan karakter "karma" , şef olunmaz doğulur mu sorusunun cevabı.
kuran'daki elif lam mim gibi anlasilmaz birsey bu.."suphesiz ki biz, uzerine kafa yorasiniz diye karmayi yarattik""nedir karma bilir misin?""yoo hayir onlar(suserlar) bilmezler, ancak o gun geldiginde,""anlayacaklar""karma,suserlari ucuran yahut yerlerden goklere cikartan,geri yere indirebilen aparattir"
bir şey anlamadığım bir şey. kaç gündür hırçın golcü-anadolu çocuğu arası gidip geliyordu sapıkça şimdi toptan gitti.
tam da sabahın köründen beri içimden söyledigim şarkı mısralarını bugunden itibaren yok olan merhum karmama ithaf ediyorum:i've been so highi've been so downup tu the skiesdown to the ground.*
ortada bir karma puanları robin hood'u var sanırım, birilerinden alıp birilerine veriyor...
alicia keysin sarkiyla da kliple de kendini astigi yer..(bkz: sahane)
artık her entry'nin altında "bu entryimi kötülüyenler lafım size" tarzı editler görmemizi sağlaması dışında eğlenceli oluşum.
(bkz: ekşi sözlük karma borsası)
oisffuserin guzel bir sarkisi.
karma ne haldeyimkarma söyleyememkarma nöbetlerdeyimbaşım duman duman(bkz: ağır abi tribi)
(bkz: karma felsefesi)
"derin derin düşünmey ey türk halkı , otur popstar izle , elalemi gözetle , cep telefonunla tanımadığın insanlara oy ver turkcell i zengin et" mantığıyla yaklaşırsak olaya şöyle bir tanım yapılabilir :tarkan'ın 900'lü hatlarda hayranlarına anlattığı şey ( felsefe desek çok derin olurdu ).
opeth'in 1998'de cikardigi my arms your hearse adli albumunun 8. sarkisi.sozleri:and as they say, grief is only able to possess.the rotting body clad in ancient clothesis left behind with a wave of the hand.i have gone away. the bed is cold and empty.trees bend their boughs toward the earth.and nighttime birds float as black faces.it was the hand reaching out through the mirror.unknown and scarred by life...the luring eyes, you had never seen.you have nothing more to find.you have nothing more to loose.the cold season drifts over the land.they huddle in the brown corners.some would settle for less.the castles were all empty, asleep.long awaiting their king.beckoning round the bend.amidst the forest one would hear that i had been there.draped within a fate i could not change,and always welcoming winter's epilogue.
tarkan'dan dinlenilmemesi gereken felsefe
dun olan bugun olmayan yarin olup olmayacagi supheli sozluk ayrintisi.
bir ekşi sözlük olgusu.bazı yazarlarca kendileri kadar ciddiye aldığını zannettikleri diğer yazarların sinirini bozmaya çalışma aracı.hele ki din konusunda biraz çizginin dışında olduğunuzda başına gelmedik kalmayan olgu.ekşi sözlük'te hakkında açılan başlık sayesinde bu aralar ne entry girdiysem sırayla kötüleyerek beni deriiin üzüntülere gark eden yazar arkadaşa kendisinin ve karmamın s.kimde olmadığını söylememe fırsat yaratmış anlamsız konu.
zaman zaman gorunup zaman zaman kaybolan ama her gorundugunde beni ille de battal gazi olarak nitelemekte israr eden yazar sarrafi..
eksi sozlugun kimler vardan sonra en gerzek fasilitesi.
karma, hicbir seyin onceden duzenlenmedigini savunan bir temel doktrindir. tum dusuncelerin, duygu ve eylemlerin kacinilmaz sonuclari vardir. her sey kendisinden bir once gelenle birlikte mantik cercevesi icinde cozumlenir. karmanin ilkeleri evrenseldir. karmayi anlamak icin belirli bir dinsel inanc ya da dogmaya bagli olmak gerekmez.
benim ki, genel tanım ve genel kanı olarak karmaların her sabah saat 7'de yenileniyor olması gibi bir durumu söz konusu olmasına rağmen, durup dururken gün içerisinde oynamakta ve değişmekte.. oynak karma.. kıvırıyor bu... (mesela 3 puan oynadı biraz evvel.. allah allah)
(bkz: karma listesi)
her gün; sözlüğü selamlarken yapılan ilk işlerden biri olan;ben butonuna konup; sonra bir gün - 11 nisan 2005, yazar için o gün -;genel kategorisinde,ilk satırda, yazar için ilk kez karşılaşılan kavram.yazar delikanlı olmuş.aşağıdaki diyalogta 10 yaşındaki oğlu ona bir zamanlar zaten delikanlı demiş ki bu çok şaşırtıcı:anne: bak oğlum adam gibi adam olacaksın.oğlan: nassı yani, şimdi ben adam değil miyim?anne: bak canım, adam yalan söylemez...ya da en azından annesine söylemeyeceğini bilir. çünkü anneler çocuklarının gözünü, içini, ruhunu okur.oğan: hadi be anne.anne: ya ya...o nedenle söyleme emi yakışıklım...oğlan: ama ama...tamam ya, söylememeye çalışırım.anne: (gülerek) bir de adam gibi adam olmak için; dürüstlüğün yanında, dedikodu yapmayacaksın, arkadaşını arkadan vurmayacaksın, mızmızlık etmeyeceksin, cesur olacaksın, hava atmayacaksın, ha bir de kız kardeşinin yanında küfür etmezsen süper olur...yani yemezler...oğlan: anne ya sen de çok delikanlı anneymişsin...edit:karmanın ne olduğu bilinmeyen günlerde neşe içinde yazılmış sözlerdir..şimdi 5 ay geçti üzerinden; delikanlılık uzak oldu karmasal olarak; ha delikanlı mıyım; sanki evet..
cok takilip, uzerinde kafa yorulmamasi gereken konudur. herhangi bir ayirim yapilmadan herkesin onune 2 buton koyuluyor ve isteyen istedigine, kimse gormeden basabiliyor. hele bazen oyle entry'ler olabiliyor ki kotulenmesine, sukelalanmasina hic bir sebep bulamiyorsunuz. secici kurulun, secilmis olmadigi, kimse gormeden o gunku siniri veya keyfine gore diledigi gibi de kotuleyip, sukelalayabildigi bir ortamda ne kadar gercekci sonuclar cikabilir ki? kizmayin, sinirlenmeyin, yazarlarin karmalarini da degerlendirme unsuru olarak gormeyin. acin 3 tane entry'sini okuyun. (bence)
kattiyen anlamadigim deger. 2 gun icinde kotulenen entrym yok, bunun yaninda sukella alan 2 yeni entrym var, fekat bu namussuz 3 puan dusmus. ne anladim simdi ben bundan.
bugun gayet aci bir şekilde taniştigim sozluk fasilitesi.(bkz: hoşgeldin)
(bkz: rio karma)
akla tosun pasa kurnazlığını getiren olgu-tabi canım sende paşasın bende paşayım hadi sende paşaol hepimiz paşayız..
ekşi campaign 2'mizin biricik paladin'i.. bugün gördüm ki* gerçek hayat'ta da kendisi bir paladin kadar asil, nazik, kibar *vs vs. imiş.. dwarf dostunun başına açtığı sorunları onarmasını iyi bilen biridir ayrıca..*
abicimm sonra bizim arkadaşa elektrik tesisatını döşedik şeklindeki muhteşem cümlesiyle zirve insanlarının terastan aşağıya düşmesini sağlayan* buna rağmen yardım sever* güzel , hoş sohbet suser .
(bkz: solo test/@kolonyalı mendil)
2000 yilinda birkac genc tarafindan cekilen amator film. bir genc adamin gecmiste yaptigi seylerden dolayi hayatinda cektigi acilari ve bunun yansimalarini anlatan siyah beyaz filmde oyunculuk deneyimi olmayan belli bir arkadas cevresinde olan bir grup genc oynamistir.
şu siralar kafayi yedigine kanaat getirdigim fasilite. garip dalgalanmalar olmakta degerinde. hayrola diyoruz, gecmiş olsunlar diliyoruz...
karilan sey
an itibariyle kacip bir yerlere saklanmis gosterge. fazla dayanamaycagini biliyordum zati ben, dusmustur pesine adamlar, an meselesi bence yakalanmasi. oh oldu. linc edilseydi keske. (bkz: ne dedigini bilmemek)
bence sözlüge renk katan bir hadisedir, neden sürekli tepki topladigini asla anlayamadigim, fazla üstünde düsünülmemesi gereken olay. düsük karma puanlarini kafalarina takan suser lara bir anlam vermekte mümkün degil.
hayatta ilk defa beni mangal yürekli rişar olarak göstermiş, daha sonra da kayıplara karışmış ilginç gösterge.
o karma,velut lunastatu variabilis,semper crescisaut descrescis-ahh karmma ahtipki ay gibisin serefsizimhabire degisirsinhep yukselir ya da duserbazen de kaybolur, geri gelirsin*
bu hafta dikkat çeken entry leri listesi dopdolu olana kadar karma oyuncağı yazarın elinden alınmış gibi sanki. her bir yeri tıkladım da bir tek başı göğe ermiş yazarların karması olduğu sonucuna vardım* ya da örneklemeyi boktan yaptım, ne bileyim.
bir entryniz zamanın ötesine gidince 25 puan düşebilen,aynı entry ertesi gün beğenilen entry haline gelince sadece 2 puan çıkan acayip şey
kendisini allah a havale ettiğim sözlük gerçeğidir. pis işler açtı başıma. gençlere örnek olması açısından anlatmayı uygun gördüm uğur bey, kafamdaki kesekağıdına aldırmayın, nefes alabiliyorum..efendim bu karma denen nalet bir bahar akşamı rastladı bana. heyooooo... hoşgeldin gönül bahçeme bahar yüzlüm.... diye karşıladım kendisini. muhabbetimiz iyiydi ilk başlarda. sonra bunda bi afralar, tafralar, en küçük oyda yerin dibine batmalar. noluyoruz lan dedim. işkillendim. verdim kendimi karma konusundaki entrylere. baktım alem hesaplama sistemini bile çıkartmış ama bende anlayacak şey yok, eeeeeeeee... vizyon. yani icat sahibi önüme karma formülünü gümüş tepside koysa anca formüle bakarak maraba televole diyebilirim, o kadar. ama nedir ne değildir merak da almış yürümüş.ne yapmak lazım ? evet, formüllerle aramız olmadığına göre (son formülü lisede görmüşüm, üstünden milenyum geçmiş).. evet, olmadığına göre:-gel vatandaşşşşş ! kendi filini kendin tarif et !böylece körün fili tarifi gibi, dedim ki uğraşayım şunla biraz, anlayım nedir ne değildir. kendi tarifimi kendim yapayım. başladım kurcalamaya.nasıl öğreneceğiz işleyişi ? oy la. fakat ssg bey yazarın kendi kendini oylamasına izin vermediğinden illegaliteye sapmak kaçınılmaz. oy verecek birisi lazım. işte olaylar böyle başladı..... oy verecek kişi ancak bir badi olabileceğinden direk gözlerim badi liste kaydı. kurbanımı seçmem zaman almadı. koşullar: normal şartlar altında 1 atmosfer basınç etkisinde ve mükemmeldi. oy un etkisini en az 1 gün içinde gösterdiğini bildiğimden 2 gün entrylerimin oylanmamasını bekledim. benim için zor olmadı... fazla meraklım yok.koşullar sağlanınca hemen badiye mesaj attım.-en beğenilenlerden bir tane oyla.ertesi gün girip karma puanına bakacağım ve artışı kaydedeceğim. bunun adını da "bir şukelanın beğenilen entry üstündeki etkisi çalışması" koydum. ama işler istenildiği gibi gitmedi.benim badi olacak, sen git öylesine (nerden seçtiyse artık) aradan üç entryi oyla. ben e basınca nevrim döndü. ne yaptın yaaa... batırdın deneyi ! bastım kalayı. o da daha etkili bir alaşımla cevap verdi tabi. elamanla papaz olduk.atalarımız boşuna dememiş, bir işin iyi yapılmasını istiyorsan kendin yap. baban olsa güvenmeyeceksin, bilim adamı objektif olacak ki insanlık ilerleyebilsin. gel de bunu ssg ye anlat. oy verdirmiyor ki insana. o gece asabım bozuldu baya. neyse bekledim. oylar ertesi gün burnumdan çıkan duman ve alevler eşliğinde etkisini gösterdi. karma 12 point düşmüş. hemen badiyi mal yapıp gerekli incelemeyi başlattım. lavuğun şukela verdim diyip beni kandırabileceğini sanması ne büyük yanılgı. alçak herif...benim karma yüksek ya çekemedi hıyar. kötüledi hepsini.neyse inceleme sonucu gördüm ki eleman gerçekten şukela vermiş. ama pis küfrettiği için bir süre mal kaldı. lakin deneyim zafere ulaşmıştı. badi tarafından verilen şukelanın eksi karmaya dönüştüğünü anladım. 3 şukelayla 12 karma kaybetmem dolayısı ile çok kötü butonu deneylerini ileriki bir tarihe erteledim. badimle barıştım. zaten yakın zamanda kendisine şu şu entrylerimi kötüle dersem korkusundan iyileyebilirdi.çok geçmeden de kendime geldim zaten. ulan insan bi karma işleyişi için arkadaşını mal yapıp kendini de tımarhanelik eder mi. anlamayım nolucak ? kalsın orda öle. zaten gelip de hır bereket getirmedi. takılıyo lavuk.işte sayın dündar olay budur. pişmanım.edit: son iki paragrafta 3 tane zaten kullanmışım. beğenmediklerinizi görmezden gelin, bilemedim hangisini sileyim.edit 2: şaka bu şakaaaaa...... gelen vuruyo giden vuruyo..... üzülüyorum... (yalnız badiden gelen şukelanın eksi karmaya dönüştüğüne adım gibi eminim. adım pieta.)
- erdener abi sırf karmam olsun diye galatasaray'a sövdüm fener'e saydım. sağcılara küfrettim, solculara laf çaktım abi. nihayet tamer şahin marka karmam oldu abi, kutlayalım bu akşam....- sikerim atmacanı da şahinini de!
benden biranda uçup giden gösterge.. oysa daha karpuz kesecektik
doluca'nın yıllarca uğraşıp yeni piyasaya sürdüğü şarabının adı. cabernet sauvignon ile öküzgözü, merlot ile boğazkere, gamay ile boğazkere üzümlerinin karıştırılmasından üretilen kırmızı şaraplarıdır.
askere gideceğini az önce öğrendiğim arkadaşım. sağlık ve başarıyla gidip gelmesini diliyoruz. sayılı gün çabuk geçermiş, 6 ay sonra görüşürüz!
entry sayisi artsin diye entry girmek mantığı ile entry girmediği içn bazı suserlar tarafından hala 7 ayda 100 tane entry girmiş ama 300 taneyi geçememiş diye hakkında fikir beyan edilen suser. cok entry girmek icin kastirmak zihniyetinde olmadığı için büyük ihtimal ile daha bu konuda az entryi giren bir suser olarak kalacak ve entrysi sayısı ile yazarlığı özdeşleştiren * mantığa karşı olan suser.sozlugun konsept limitleri izin veriyor diye her bir şeyi ben entry yaparım mantığını güden başka susera cevap vermek için kendi nicki altına bu kadar entryi girmek zorunda kalan suser.
alicia keys'in son albumu the diary of alicia keys'den pek guzel bir sarkidir.
etki - tepki, sebep - sonuç kavramlarının bu hayatımız ve diğer hayatlarımız üzerine uygulanış sistemi.
ruyama bile girmis bir hadisedir bu karma olayı..efendim şöyledir ki rüyamdaki karmam memoliydi(puani hatirlamiyorum), yaratıcı bilincaltım bana yine bir oyun oynamıstı memoli karması da neyin nesiydi? derken irkilerek uyandim..ve bir baktim ki ağir abi olan karmam silinmis.. neden gittigini anlamamakla beraber aah diyorum simdi karmam olsunda keske memoli olsun. ehea
tarkan in albumune de ismini verdigi " karma " felsefesi yani ; tarkan artik asti arkadaslar , unlu oldu , kiza kiz demiyor , etrafinda donuyorlar , eee bizim hos beyimizde ne yapti : " karma" , oldu bir george michael adeta , secmiyor artik , karma sekilde yatiyor , seciyor hem erkek, hem kiz onun icin farketmiyor . karma felsefesindeye artik bizimkisi hem veriyor , hem aliyor.
karma ''eylem'' anlamındadır.hem hareketlerimizin içindeki görünmez güç,hem de yaptığımız hareketlerin oluşturduğu sonuçtur.karma'nın bir çok çeşidi vardır:uluslararası karma,ulusal karma ve bireysel karma.bunların hepsi karmaşık bir şekilde birbirleriyle ilişkilidir ve bu karmaşıklık sadece aydınlanmış varlıklar tarafından anlaşılabilir.
razorlines alçakgönüllülük yapmış, 2000 yılında bizzat onun trafından çekilen filmin adıdır.yanılmıyorsam da filmdeki telefon konuşması dillere pelesenk olmuştur.*
yaptığın işlerin sana geri dönmesi olarak tanımlanabiliyorsa, entryleri hep şukela bile olsa, etrafa bok atan ve herkesin entrysini kötüleyen bir yazarın yüksek karma sahibi olmaması gerekir tanım gereği. ilgililer düşünmüştür herhalde gereğini.
(bkz: dc karma)
(bkz: karma ortaokulu)
alicia keys in üretmiş olduğu en iyi şarkı sanırsam ki...
kamelot'un son cikan albumu..the fourth legacy'den daha iyi bi album oldugu soyleniyor.. benim daha dinliyemedigim album, ama eger harbiden the fourth legacy'den guzelse, kesinlikle dinlenmesi gereken album..
delerium'un ayni poem gibi super albumu . silence, euphoria, koran ve enchanted titretir .
(bkz: bindim bir cehalete gidiyorum keramete)
"the fire in my soul rejects my wisdom" diyerek insanin tuylerini diken diken ediveren, ayni anda hem kilic, kalkan kuşanip meydan savaşina koşma gazi veren hem de uzayda salinarak istemsiz hareket ediyormuş hissi veren muhteşem kamelot şarkisi.
magic the gathering'de bir döneme damgasını vurabilmiş siyah belalısı beyaz kartlardan birisidir. tek dezavantajı sadece siyaha karşı olması nedeniyle sideboard kartı olmasıdır. enchantment'dır. 2ww'ye açılır, her upkeep'de oyunda swamp'i olan oyuncuya sahip olduğu (oyundaki) swamp sayısı kadar damage verir. kısacası 3 swamp açtıysanız her turn 3 damage alırsınız. siyahların enchantment yokedici kartlarının durumu da gözönüne alındığında kullanıldığı dönemlerde tek panzehiri nevinyrral's disk'tir.
bir nevi sözlük karnesi.
(bkz: karmanın anarşist kalmasını istemek)
mandrake'nin yardımcısı olan abdullah'ın kız arkadaşının adıdır..
paul brunton un kitabının adı. karma felsefesini, ne olduğunu ve nasıl işlediğini anlatıyor.(bkz: threefold law)
(bkz: karma teorisi)
kimdir nedir'in yeni bir bolumu.
sayesinde agir abi olduğumu öğrendiğim kimdir nedirin yeni satırı.
ssg beylerin her zamanki gibi açıklamasını yapmadan önce bir süre milletin çatlamasını beklediği özellik şeysi..
yüceltilmiş entry sayısına göre belirlenmiş olması kuvvetle muhtemel olan kısım.
bir yazarin entrylerinin diger sozluk yazarlari tarafindan ne kadar begenildigine gore belirlenen bir olcu. yuceltme sayisi veya puanlar tek başina faktorler degildir. formulunu veya her karma'nin anlamini abuse edilmemesi adina aciklamayacagim. ama genel olarak iyi anlamli şeyler iyi, kotu anlamli şeyler kotudur. sen sensin ben de benim.
talihsiz sözlük yazarı. altına kendisi ile ilgili olmayan herşey yazılmış. bir de bu ssgnin "karma" kategorizasyon robotu devreye girince, iyice sıçış.gerçi başlık kendi içinde tam olarak bütünlük sağlamış. şöyle bi bakınca; "ulan bu ne yaa...sözlük yazarını mı yazmış bunlar, yoksa tarkanın karma felsefesini mi, yoksa ssgnin kategorizasyon robotuna mı laf sokmuş, yoksa karma kelimesini mi tanımlamış, yoksa inceden bana mı laf sokmuşlar, ulan iyice kafam karıştı be..."
neredeyse her sözlük yazarı hakkında yorum yapmış insan. bana "anarşist" demiş, ssgye "gençlerin sevgilisi"...ya bi moderatörlük arzusu var ya da geçen gün ki lafıma bozulmuş.
sözlük halkını büyük bir karmaşa içine sokmuş, muammalara düşürmüş bir rating türü. şimdilik sadece "üçüncü göz"ü açık tek tanrı ssg görebiliyor. yazarların tekamül etmek için ne yapmaları gerektiğini toplu bir meditasyon seansı ile açığa çıkarmaları söz konusu.(ara: bütün sözlük olabilecekler)
(bkz: şamda kayisi)
kimi sozluk yazarlarina henuz verilmemis (ben dahil) payelerin gorundugu (ya da gorunmedigi) hane.
sözlükte ayrımcılığın yazar hakkındaya dökülmesi. eminim hoşuna gidecekler çıkacaktır ama sevmedim.
(bkz: karma whore)
okullarda her yıl yapılması gelenek haline gelmiş aşı türü..(bkz: karma ası)
nemo ramjet universal insan siniflandirma sistemini hatırlatan şey. belirtilenlere ek olarak hulleci, zırtapoz, çiçek çocuk,balkabağı, şamda kayısı gibi kategorilerle karşılaşıp yarılmış durumdayım.
kimler var'da yapilmis bir arastirma sonucu agir abi, akliselim, anadolu cocugu, anarsist,anka kusu, balkabagi, battal gazi, bickin, cetrefilli, cicek cocuk, cillop, delikanli, genclerin sevgilisi, hippi, hircin golcu, hulleci, kackin, kalburustu, kizlaragasi, kofti anarsist, mangal yurekli risar, mulayim ama sempatik, muzmin yedek, samda kayisi, padawan, pikacu, prezentabl, sakalli tavernaci, sekerpare, seker gibi, tadina doyum olmaz, tutunamayan, yeni gelin, zirtapoz degerlerini alabildigi (baskalari da vardir herhalde) kesfedilmis sozluk ozelligi. hangisi iyi hangisi kotu karar vermek bazilarinda kolay degil, misal "pikacu" olmak iyi bir sey midir? sahsen en begendiklerim "muzmin yedek" ve "hulleci" oldu. ben de istiyorum.
ssgnin en kısa zamanda hakkında şööyle detaylıca bir açıklama yapmasını beklediğimiz garip fasilite. kendimi cahil hissettiriyor, kavrayamıyorum. matematik sınavından çıkmış gibi oldum aniden.
ek bilgi olarak sunmak gerekirse karma'si olmayan yazarlarin entryleri yeterince oy almamiş demek oluyor.
bir de şöyle birşey var:(bkz: yeme de yanında yat)tamam çok eğleniyoruz da oldukça kafa karıştırıcı bir fasilite olduğu inancındayım, bu kadar çok grup nasıl ve niye var, hangisi nedir ne değildir.. eminim ki bu gece sözlük yazarlarının gözüne uyku girmeyecek. (vallahi)
alternatif zirvelere zemin hazırlayan bir proje olmuş3. nesil moderatör yeni gelinler zirvesikızılçakçak birinci çetrefilliler zirvesigibi
(bkz: harman)
(bkz: hippi)(bkz: cillop)(bkz: çılgın)(bkz: bıçkın)(bkz: daha gider bu)gördüklerimden en yaratıcısı ise (bkz: sakallı tavernacı)
sahane bir code is magic guzelligi. sozlukte easter egg arar gibi onun bunun yazar hakkinda'sina tiklama yoluyla sozluk serverini yormama sebep olmustur, verdigimiz rahatsizliktan oturu ozur dileriz.
ilk olarak "anarşist iyi de bu kofti ne ola ki" tepkisini verdirten sözlükün yeni özelliği.çeşitli muhabbetlere konu olmuştur.- ssg sana ne demis lan?- ne cetrefilli mi? olum ne lan. zaten senin gibi kıl herife başka ne denir ki!- ya senin karman ne?- benim ki sey, müzmin yedek!- eh desene adam senden de bi bok olmayacağını anlamış.- canım senin karman ne?- benim ki cillop.- eh baya uymus sana. yoxa ssg'ye mi verdin?- seviye, seviye- tamam canım, vermemiş olabilirsin ama bak adam bilmiş senin cillop gibi olduğunu.- konusma sen be kofti anarşist- berkant, simdi baktım sana. niye sakallı tavernacı oldun sen bakıym.- ha ha ha. ne bileyim sevgilim. ssg'nin işine akıl sır erer mi!- gevrek gevrek gülme. benden bişey saklamıyorsun di mi sen?- nası yani?- niye sana ilyas atakvari bir karma belirlemiş. yoxa ssg'nin bi bildiği mi var?- ya ne alaka be yavrum. adamın aklına o an öyle esmiş iste. hem bana bak bakıym sana niye tadına doyum olmaz demis, demek ki senin tadına bakmıs.- hadi ordan be. pis sakallı tavernacı seni.
robin'e ağır abi diyerek güvenilirliğini baştan sıfırlamış oluşum
şimdi bu bana şamda kayısı diyor, sayın meslektaşlarımla yaptığım görüşmeler neticesinde bunun 'bundan iyisi şamda kayısı'daki kayısıya refere ettiğine, demek ki 'bundan iyisi' olduğuma kanaat getirdim.amma ve lakin. şimdi 'bu' nedir? ssg'ye sorsam bana orta ve işaret parmağı arasından baş parmak sallayıp 'aha da bundan' demez mi?ayrıca zaten hayırsız adam, sersem yarasa hatta zebellah bile bundanmış. hayatta iyi bişey olamaz.
beni bir gecede agir abiden hippiye cevirmis sistem, nereden nereye dememek elde mi*?
hala hatalar barındırsa da (robin'e ağır abi demekte ısrar ediyor mesela) kanımca giderek daha sağlıklı bilgiler vermeye başlayan çok gelişmiş sistem. özellikle lem kişisinin kimliğindeki mülayim ama sempatik ibaresini görünce "evet evet bir güç var" demeden edemedim (adamlar yapmış). sadece entry'lere verilen 2**, bilemedin 3* kriterden yola çıkarak yazarlar hakkında bu denli mükemmel saptamalarda bulunamayacağına göre derin bir araştırma sürecinden geçtiğini tahmin ediyorum bu icadın. evet bütün kimlik bilgilerimiz, soyumuz sopumuz özgeçmişimiz dosyalar halinde önünde duruyor ssg nin şu an..
beni yin yang ilan eden fasilite. ne demektir diye merak et dur şimdi. ne nedir açıklansın artık.
korkunç bir sözlük hedesi bu!
sahip olunmak için sözlükteki eşe dosta , benim entrilerimi yüceltin ya da aşagilayin, birseyler yapın diye yalvarilinabilir
(bkz: karma atlamak)
tam olarak ne anlama geldiğini sadece ssg ve belki biriki kişinin daha bileceği, şu ana kadar sözlüğe bir sürü gereksiz tahmin dolu geyik entry girilmesinden başka neye yaradığını anlamadığım fasilite. hayır bişi diil bizim iyi sandığımız bir fasilite çok boktan belki , biz sevinirken yukardan birileri gülecek. tam tanrıcılık valla, günah/sevap envanteri sadece sözlük tanrılarınca biliniyor. ne işe yarıcak sonuçta? misal, atıyorum, olmaz ya bu entry yüzünden kanatlanıcak olsam karmam kanaat notu yerine geçip kurtaracak mı beni? faideliymiş bu uçurmayak mı denilicek? her ihtimale karşı hakkınızı helal edin. *
solo test sonuclari gibi bisey.
sözlüğün karma ortalaması hesaplansa istatistiklere konsa, ayrıca mangal yürekli rişardan 100 kişi, hülleciden 200 kişi mevcuttur yazsa, yanlarında sözlük toplamına oranları ile beraber, daha hoş olur. olur mu olur..
hangi kriterleri baz almış tam seçemesem de, pek güvenilir sonuçlar verdiğini düşünmediğm özellik. shaba eksi puan vermesinden belli mesela... verdiği lakaplar epey eğlenceli ama.bunun yerine kaç entrymiz oeehhlenmiş, kaçı çok kötülenmiş onu görsek daha şukela olacağı kanaatindeyim.
sozluk icindeki arkadaslarin birbirine senin icin x diyorlar* seklinde mesajlar yagdirmasini saglayan, genel olarak sozluge renk kattigini dusundugum ama henuz benim icin yorum yapmamis ve de hededen baska tanimlayici isim bulamadigim hede..
20.000'in ustunde entry girip, sadece topu topu 8 entry'si yuceltilmis olan bir caylagimiz vardi, hatirlar misiniz bilmem. iste onu bile "bickin" (489 puan) olarak tanimladigina gore, kriterleri hayli ilginc olsa gerek.ayrica shab gibi birinin eksi puan almasiylan da biraz "hmmm" dedirtti.
455 puanla agir abi oldugumu ogrendigim fasilite. ama sevineyim mi uzuleyim mi karar veremedim ben. bari siralamasi yayinlansa da bilsek
(bkz: beni kategorize etme)
birisinin bir tematik calişma ile eldeki tum sifatlari ascending/descending dizmesi beklenen fasilite.(bkz: karma icat oldu mertlik bozuldu)
degisen reyting sonrasi farkli farkli isimler alan kisileri titretip "ne oldum degil ne olacagim demeli" atasozunu hatirlatmasi icin sozluge eklenmis bir sey.*
su an itibariyle 666 puanla flagg'in en sahanesine sahip oldugu sozluk seyi.
en begenilen ikinci yazar da taurus olsa gerek, zira 9 puan var arada. ama arada puan farki cok az olsa da (0.009 herhalde), tanimlamalar arasindaki kalite farki dikkat cekiyor. nerde anka kusunun asaleti, nerde reyting canavarinin levent kirca esprisi tarzi..
(bkz: eva pilotu) (bkz: kizlaragasi) (bkz: dadaist)
bilmem kacinci nesil yazar ve entry sayısından sonra, sınıflandırma için kullanılan bir başka ölçüt.bu kadar siniflandirma, bu kadar hiyerarsik duzen cildi bozar.
her begenilen entry ile 2 puan artan puanlama.
hugeri dadaist yapmiş, bu işte bir maneviyat oldugunu hissettirmiştir.
her beğenilen entry ile 2 puan artmayan hede,bir ara bir entryim beğenildi ama puan değişmedi sabit kaldı.çok acaip kriterlere dayandığını düşünmekteyim bu meretin.
real time olabilir, olmayabilir de, o bakımdan beğenilen entry şu kadar puandır, bu bu kadardır demek pek doğru olmaz -ki ayrıca ssg beyler de pek çok parametreye bağlı olduğunu belirtmiş idi..
(bkz: ssg nin karma felsefesi)
ne zaman tamamlanacagı merak edilen hadise.
buyuk ihtimalle yeni yeni istatistiklerin ortaya cikmasini saglayacak bir olusum.
(bkz: enkarnasyon)(bkz: transit)
real time olmayan, birçok diğer özellik gibi (örn. istatistikler) sabahın 7sinde yenilenen şey.ayrıca çıktığından beri yüceltilen entry sayım artarken düşmekte ısrarlı olan bir değer.*anlamadım tam bu fasiliteyi, ama geçmiş sözlük hayatımda kötü şeyler yapmış olmalıyım. kısmet gelecek hayata artık...
(bkz: sarma felsefesi)
vaktiyle fuar açıp adres olarak compex'in tam karşısı diyen komik distribütor kuruluş.
opeth'in my arms your hearse albümünden, bam güm girişli olan uyandırıcı etkili sert şarkısı.ayrıca opeth'in en güzel şarkısı için (bkz: drapery falls)
welcome to the karma hotel yazması muhtemeldir mezar taşlarında
sozluk yazarlarini "tembel ogrenciler ve caliskan ogrenciler" gibi ayirmasindan dolayi, ayriyeten insanlari "bu herifin karmasini dusurelim" mentalitesi ile yuceltme fasilitelerini abuse etmelerine tesvik eden olay.bu karma olayi yuzunden gelecekte yine yuceltme olayi kaldirilirsa, kurunun yaninda yas da yanacak. zira eski zamanlarda kaldirilmasinin sebebi abuse iken, simdi de karma bu abuse olayina itiyor insanlari.(dikkat ediniz, karma'si yuksek bir insan oldugum halde bunlari soyluyorum).(bkz: karma fasilitesi kaldirilsin kampanyasi)
bi süre sözlükten ayrı kaldıktan sonra geldiğim ne bok olduğunu anlamak için bazı yazarların ukalalıklarını çektiğim we anladığım anlamaya başladığım oluşum...son olarakta en düşük karmalardan birisi bende araştırmalarıma göre,kahrolsun sütyenler memelere özgürlük diyip mesaj içerikli entry girmiş olur entry mi noktalarım .*
neden çıktığı veya düştüğü anlaşılamayan sözlük şeysi. efenim bu konudaki görüşlerimi kendimden örnekler vererek açıklamakta hiçbir sakınca görmüyorum. neyse, başlıyorum. sıcak bir cumartesi öğleni yeni bir güne "merhaba" dedim. ilk vazife olarak, bilgisayarımı açıp, aletimi download diye tabir edilen okyanusun bir köşesine daldırıp çıkarmaya başladım. eskiler buna makineyi download'a yatırmak veya bırakmak diyor. lakin ben bilgisayar denilen iletişim ve teknoloji şeysi ile geç tanıştığım için, o dönemleri pek bilmem ve bilmek de istemem. benim 6 yaşında bilgisayarım olmadı lan ipneler. yaramı deştiniz. örselediniz beni tabiri caizse. neyse bunlar başka bi maceranın konusu. gelelim benim tabiatımı, huyumu suyumu değiştirmiş karma mevzusuna. download'a başladıktan sonra "bakayım, ne var ne yok, net alemlerinde, sözlük dolaylarında" dedim. üzerinize afiyet o hafta bir bisiklet kazasına karışıp, seksi bedenimde çeşitli yaralanmalara sebebiyet vermemden mütevellit, afedersiniz kaba etlerim nasıl ağrıyor, tasviri imkansız. zor oturuyorum sandalye üzerinde, o derece. hah, onu diyordum. açtım sözlüğü, bakıyorum neler var. lan elim gitmez olaydı o ben düğmesinin üzerine. bir açıldı zamazingo, baktım karma olarak mangal yürekli rişar yazıyor. hemen araştırdım. bayaa iyi bişey bu mangal yürekli rişar. lan, içime bir sevinç geldi, ben neymişim havalarına girdim -ki buna argoda göt kalkması deniliyor. ha, ben kullanmam argo kelimeler o ayrı çünkü çok terbiyeli bir beyfendiyim. neyse hani "görmemişin oğlu olmuş" derler ya aynısı. gün içinde sürekli bakıyorum. yalama yaptım, ben tuşunu. o gazla giriyorum entry'leri, içimden "oylayın bakalım" diyorum.o gün için "gelsin karmalar" felsefesini benimsediğim için populist davranıp patlayan başlıklara yazıyorum. çok akıllıyım ya paso oylanacak, benim de karmam tavan yapacak. fakat şark kurnazı olmak reel bir fayda sağlamadı. aksine ertesi gün neşe içinde karmama baktığımda düşmüş olduğunu gözlemledim. "bana bunu nası yaparsanız lan" diye hiddetlenip akabinde bir üzüldüm, bir üzüldüm sormayın. çok kırıldım beni ısrarla takip eden kitleye. neşet ertaş baba "insan olan insan darıltır mı?" demiş. sonuna kadar katılıyorum. bundan sonra meramımı kısa olarak anlatıp gideceğim. ertesi gün tekrar düşmüş bu şerefsiz. sürekli düşüyor bu meret. en sonunda 485 puanla bıçkın olup çıktı. ama ne fayda, ben hep artacak diye bekleyip, beyhude bir umutla sürekli karmamı kontrol ediyorum. manyak oldum lan iyice; ikide bir ben tuşuna basmak nasıl bir eziyet biliyor musunuz? cezmi ersöz oldum sizin yüzünüzden. "şimdi seni benim düşen karmamla ararlar" diye karma felsefesi üzerine kitap çıkartacağım. ayrıca bütün karma mağdurlarını örgütleyip, ankara'ya kadar yürüyeceğim. bütün ezilenlere bu başlık altında örgütlenmeyi teklif ediyorum.efendiler! bu son uyarım size. şimdi gidiyorum ama yarın baktığımda o karmada bir düşme olsun, şerefsizim pılı pırtıyı toplayıp giderim. o kadar da kesin konuşuyorum. adamsanız el ele verip yarına kadar o karmayı yükseltirsiniz. bak "adamsınız" demiyorum, "adamsanız" diyorum. mahçupsun de mi güntekin?
kendisine sahip oldugum gün caylak konumuna düştüğüm fasilite. allahtan reva mı bu be...
kanaatim odur ki; karma, sozlugun konsept limitleri ve formatinin mudahale edemegi durumlarda, her bir sozluk yazarina, sessiz ve derinden eksi sozlugun diger yazarlarinca verilen "toplu bir ayar mekanizmasidir." karma mantigi ile denmek istenen sudur: "ey sozluk yazari, yazdigin entrylerin, sozlugun kurallari ile herhangi bir sorunu yoktur. catisma icinde de degildir, lakin, bir de kaliteli yazinlar dolayisi ile seni sen yapan degerler vardir. eger ki, toplulugun diger sakinlerinin tasvip etmedigi, benimsemedigi, begenmedigi bir anlayista, sadece kendini tatmin etmeye yonelik monolog entryler girmeye devam edersen, yazim tarzina ceki/duzen vermez isen, reel hayatta da oldugu gibi burada da, hosuna gitmemesi olasi insan kategorilerine dahil olabilirsin ve icinde bulunmak istemedigin klasmanlarin insani olman itibari ile bunyende olusabilecek negatif tezahurlere katlanmayi da goze almalisin. yanisi, toplum icinde kabul gormeyen ve icinde bulunmak istemeyecegin insan sinifinin/statusunun adami oluveririsin benden sana demesi. ha, yok kendine rektifiye ve modifiye etme istimaketine girersen, sik ve kaliteli yazma konusunda azmeder ugrasirsan, bu toplum seni de bastaci yapar, takdir beraatlerini sunar."belirtmis oldugum anlamlar silsilesi icinden cesitli cikarimlarda bulunmak mumkundur. bunlardan en muteber olani, yine kanimca, kaliteli sozluk yazari ve okunabilirligi en yuksek mertebede ve sozluge bir seyler katma manasinda kiymetli urunler aciga cikartma gayesidir.bu gozle bakildiginda karma mantalitesi sozlugun menfaatine yonelik iyi tasarlanmis fevkalade yararli bir kalite kontrol mekanizmasidir. verimli faaliyetlerin artisina muspet yonde bir katkisi olacaktir inancindayim.amma ve lakin.! metodun oyle bir handikapi, oyle bir acigi vardir ki, (bazi duyarli sozluk yazarlarinin ustune basa basa muhalefet serhi koyarak kabullendigi veyahut aksi yonde gorusler beyan ettigi) gercekten bazi anlarda can sikici bir durum yaratmaktadir; sistemin carklarina comak sokmala esdeger bir durumdur. yuceltme fasilitelerinin bir takim fevri menfaatler ya da suru psikolojisinden hareketten dogan toplu ego tatminine yonelik kazanimlari amaclamanin sonucu aciga cikan fiiliyattir.karma mantalistesi, kurdu (ki, girdigi entryler ile uc noktalarda beyanlar veren, ilkokul seviyesi normlarinda entry giren, cop entry girmekten ote emeli olmayan, sozlugu forum ya da icq/mirc kullanicisi tadinda yasayan... bu anlamda tarzini yenilememekte israrci ve dahil oldugu toplulugun tepkisini toplayan her bir yazar ) suruye kirdirmak amaci tasirken; maalesef ki, bu yuceltme mekanizmasinin (eger ki, bu konuda bir onlem alinmissa ve de henuz bizlere sirayet etmemisse tenzih etmis olayim) kullaniminin kontrolsuzlugu nedeni ile sistemin isleyisi bazi hallerde cikmaz sokaklarda volta atmaktadir. sonuc itibari ile, ekşi sozluk gibi, herbiri yari amator yari profesyonel ve icleri yazma edimi ve paylasma arsuzu ile donanmis, idealen ortaya koydugu fikirler ve de yansittigi zihniyetlerin toplam ifadesi acisindan elit bir topluluk olmasi gereken platformda, bu handikapi ortadan kaldirabilecek kontrol ve de sikayet (belki gammazligin misyonu da bu eyleme gore degisiklik kazanmis olacak) mekanizmasi sayesinde karma tam anlami ile islevini eda etmis olacaktir. boylelikle de, organize olmus abuseciler derneginin uyeleri standart sapmayi etkileyemeyecek ve kaybedenler klubune terfi edeceklerdir. ustune alin evet sana dedim.!
kuslar kanat cirpiyor gokyuzunde,ama kafestekilerden habersiz.rezil olmus kara bulutlarin arasinda,mahallemin ustunden geciyorlar.arkalarindan bakan kafestekilerden habersiz.nasil cikacak kanat cirpacak minik kus?evi olan altin kafesin kapilari kilitli...aslinda yapmak istediklerini yapamiyor...muhtesem gokyuzune ucamiyor,insanlar onunla dalga geciyor,nefret ediyor yasamaktan.artik istemiyor kanatlarini...kotu havada, yagmurda disarda olup saklanmak,ormanda agaclarin altina siginmak,yuzune dusen yagmuru hissetmek varken,insanlar onunla dalga geciyor...muhabbet kuslari olmek istiyor...*
ak sakalli bir dedenin dedigine gore bu karma denilen sey karacigerden salgilanan bilmemne adli yag bazli hormondan kaynaklaniyormus. bu bazi yazarlarda olmadigi icin herkesin karmasi olmuyormus. (bkz: ak sakalli dede)
"i believe in karma. that means i can do bad things to people all day long and i assume they deserve it."- dogbert
karma karışık bir şey. hayır anlayamadım ibneliğine mi veriyorlar o sıfatları bana!? bunu bilinçli olarak yapıyorlarsa ve eğer işin içinde parmağı olanları tespit edersem kaçacak delik arasınlar kendilerine.balkabağı dediler, baldan tatlı dediler, şeker gibi dediler "yaa sabır" çektim...hani öyle "yalarım, dil atarım" filan demek istiyorsanız erkekçe çıkıp söyleyin adamın asabını bozmayın."şeker gibi" ne demek ulan? topitop muyum ben? yemin billah olsun ilk dalga geçeni vururum... silin olm onları, "delikanlı" filan yazın. lütfen bak, rica ediyorum."cillop" olacam diye korkmaktayım, allahıma kitabıma yakarım bu sözlüğü...
sizin farkedebileceginiz fasilitelertoplam entrylerinizyuceltilmis entrylerinizoysa, bunlarin uzerine sozlugun sizin hakkinizda topladigi/toplayabilecegi fasilitelerkotulenmis entrylerinizoehhlenmis entrylerinizkac entry sildiginizkac entry editlediginiz kac entrynizin silindigikac kisinin badisi oldugunuzkac kisinin sizi takip ettigikac kisinin mallar listinde oldugunuzeh, hal boyleyken, entry girdikce karmam dusuyor, her entryim yuceltiliyor yine de karmam dusuyor diye isyan etmek anlamsiz degil mi, user kardeslerim.adiyla da belliki bircok fasilitenin baz alindigi bir ortalama bu karma.
(bkz: karma sistemi kaldırılsın kampanyası/#3469008)
son zamanlarda sözlükte popülerleşen bir kavram olsa da, aslında o bir yazar. üstelik hem çevreci hem de martı, daha ne olsun! bir toplantı sırasında "aa sen de mi kadıköy anadolu'dansın?" sözüyle tanışmamızı ve çıkışlarda "hadi okula gidelim" gazlarımızı hatırlarım. işlerinin yoğunluğu nedeniyle akasyayı yarı yolda bırakmak zorunda kaldıysa da, kâh sözlükte kâh istiklalde karşıma çıkıyor neyse ki..
mtg oyununda her elin başinda o elin sahibine sahip oldugu bataklik* sayisi kadar vuran beyaz efsun*. 2ww manaya oynaniyor. siyah destelerin korkulu ruyasi.
kotuye kullanilabilen bir fasilite.belli mesela, biri bana kil olmus, allah ne verdiyse, her entry'me "cok kotu"; her sukelaya bir counter-sukela, hircin golcuyduk, anarsist olduk yine. yarina kofti anarsirtim. cani sagolsun lakin beni yerden yere vuran bunyenin. olur oyle.
budizmde ruhun öldükten sonra bir başka gövdeye geçmesi inancı..yaşamayı tekrar denemek ...
turkiyenin en buyuk pc parcasi distributorlerinden biri.
ultima online'da iyilik/gurur/şeref seviyesi. düşük olanlar wicked, yüksek olanlar glorious olur.
(bkz: hesap zamanı geldi çattı)
mülayim ama sempatik olarak giriş yapıp prezentabl olarak devam gösterdiğim ardından beni terkedip gitmiş sözlük bişeysi. uğruna sönen ocaklar, kesilen evlatlar, kendini yakan insanlar varmış gibi rivayetleri yüksek fasilitesiymiş sözlüğün, bir görünüp bir kayboluyormuş bir de bunu öğrendik.
ich'in 802, ben'in de 897 karmaya sahip olmasi sebebiyle anliyoruz ki; bize birşeyler anlatmaya calişiyor...
bir görünüp bir kaybolan, habire değişen, kimi gün gözüme gözüme sokulup kimi gün bir taraflara saklanan, böyle acayip, dengesiz, yanar döner bir şey. çok değişken, çok kaypak; şahsen ikizler burcu olduğunu falan düşünüyorum.*
daha önce oy vermiş olan yazarların uçmasına ve verdikleri oyların silinmesine de bağlı olarak durup dururken değişebilen, uçmalardan kaynaklanan oy vermiş yeterli yazar sayısı yüzdesini tutturamamaya bağlı olarak da ortadan kaybolabilen olduğunu tahmin ettiğim gereksiz sözlük özelliği.
bugun itibariyle bende de ciktigini gordugum her ne kadar michael jackson olsa da cildirdigim, sevinc naralari attigim delicesine costugum kimdir nedir harikasi...
iki aydir düzeltebilmek icin kastigim sözlük zamazingosu.
(bkz: karma köpeği)
komünitenin* huzurunu-düzenini, yaratıcılığı, serbest düşünceyi, bilgi paylaşımını yok etmesi açısından tez konusu olması gereken sözlük atraksiyonu... ayrıca insanların ne kadar- takdir edilmeye aç, güvensiz- emeğe saygısız- farklı düşüncelere kapalı, benmerkezcilolduklarını da gözler önüne seriyor çok başarılı bir şekilde.. başta kızıyordum ama belki de ssg sadece bu yüzden karmayı kaldırmıyor, bakalım ve ne kadar çirkin olduğumuzu kendi gözlerimizle görelim diye..(bkz: challenge)
şeref akıldan karma ise candan, can da babadan gelir demiş bir düşünür."dostlar ırmak gibidirkiminin suyu az, kiminin çokkiminde elleriniz ıslanır yalnızcakiminde ruhunuz yıkanır boydan boyainsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,bulanık bir göl gibi...ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.uzaktan görünüşü çekici, aldatıcıiçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!insanlar vardır; derin bir okyanus...ilk anda ürkütür, korkutur sizi.derinliklerinde saklıdır gizi,daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;yanında kendinizi içi boş sanırsınız.insanlar vardır, coşkun bir akarsu...yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;bu tip insanla bir ömür dolmaz.insanlar vardır; sakin akan bir dere...insanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.yanında olmak başlı başına bir mutluluk.sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.insanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.her biri başka bir karaktere sahip.görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...insanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.boşa gitmez ne kadar güvenseniz.dibini görürsünüz her şey meydanda.korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.içi dışı birdir çekinme ondan.her sözü içtendir, her davranışı candan..."* okyanus candan, kime göre neye göre düşünürü.not: aynı karmada iki kere yıkanılmaz...
ne halta yaradığını, nasıl arttığını ya da nasıl azaldığını tam olarak anlayamadığım* bir ay öncesine kadar "lan karmam azaldı, lan sakallı tavernacılıktan nasıl kurtulacam, nasıl iyi bir insan, nasıl sözlükte oylanan bir adam" olacağım düsturunu benimsemeden, gönül rahatlığıyla pembe panjurlu sözlüğümde gezip tozarken, şimdi sözlüğe uzunca bir süre girmediğim zamanların ertesinde azalışını ve yeni sıfatlarla nitleneşimi görüp yutkunmama sebep olarak, abuk sabuk bir ton sıfattan kurtulup nirvanaya ulaşma eğilimi için çalışmama neden olan, sssym (sozluk suser seçme ve yerleştirme merkezine) ait olduğunu düşündüğüm baş ağrısı mekanizma! işin yok gücün yok, sözlük için çalış didin, kendini parala, popüler entry gir, iyi oylan (şukela mı ne diyolar), yüksel, kariyer yap, gençlerin sevgilisi filan ol, sonra ebenle fiji adalarında bir tatil kazan! oof off çok çalışmam lazım çooook!
hiçbir zaman bende pozitife geçmeyeceğine inandığım değer. bunun temel nedenini ilk girdiğimde(sebebini anlayamadığım) bir mafya hamlesi sonucunda entrylerimin sürekli kötülenmiş olmasına bağlıyorum. bence karma, bırakın bir yazarın yazım kalitesini ölçmeyi, sözlüğün içindeki "güc"ünü(statüsünü) bile ölçmeye tam olarak yetmez. birisinin açtığı başlıkların altına girilen entry miktarı, nickinin başlığındaki entry sayısı, toplam entry sayısı(tematik entryler hariç) gibi şeyler karmadan daha net göstergeler olarak görülebilirler. ama bunlar da yazım kalitesinden ziyade "sözlük içindeki güç"(statü)ile ilgili göstergelerdir. karma da bu göstergelerden sadece biridir, ama bence sanki en önemsizidir.neyse, bu geyiklere niye girdiğime gelince: geçenlerde bir arkadaştan mesaj geldi, "senin karman düşük diye sana önyargılı yaklaşılıyor olabilir" diye. düşündüm taşındım evet olabilir. sonuçta burada her türlü önyargıya kapılmaya meyilli birçok insan var. karma da rahatlıkla bir önyargı unsuru oluşturmuş olabilir.
bir kaç gün öncesine kadar son derece dikkat ettiğim sözlük değerlendirmesiydi. sonra anladım ki benim karmam benim yazdıklarımın puanını aldığım bir şey değil, onu oylayanların kıymetinin anlaşıldığı bir olaymış.hala israrcıyım, entry oylayanın adı görünsün diye fakat olmuyor. keza yeni okur alınmadan önce 800'ü görmek üzere olan karmamın, şunca zamanda her gün mütemadiyen düşerek 500'lere gelmesi de yeni okurlara bakış açımı da sorgulatmıştır. ben önce paranoyaklaşıp sonra vur entry'nin dibine koy karma'nın götüne* şeklinde ilk paragrafımdaki düşünceye kavuşmuşumdur. kendimi çok daha özgür hissetmişimdir.yani özetle, benim karmam, sevilen, sevilmeyen entrylerim beni değil onu oylayanı yansıtıyormuş.
bir yaftadır karma. insanları yazmaya tetiklemesi için konmuştur. hani şu beyaz adamın rekabetçi dünyası varya, onun sistemleri koydu onu oraya.
genel geçer geyikler yapılmadıkça; dostlara sevgi, kutlama, hoşluk yazıldıkça; sözlüğe bilgi koyma babında tematik yapıldıkça; ayrımcılık kokan başlık ve entirilere savaş açılınca; sözlük ünlülerine destek, yolun açık olsun entirileri girildikçe düşen şeydir bu..
hakkında şöyle bi diyalog yaşamış olduğum hede...- brick senin karma kaç?- şu kadar.- ne oldun?- hede hödö'yüm ben, geçtim seni ehehe...m: bu karma nedir?brick: ya yazdıklarınla belli bi puan alıyosun sözlükte, o.m: nasıl alıyosun o puanı?b: entry'nin altında güzel, kötü diye tuşlar var, ona basıyo okuyan. ona göre puanın hesaplanıyo.m: sıfır olursa n'oluyo?b: eksi bile oluyo bazen.m: o zaman sözlükten mi atılıyosun?b: yoo, devam ediyosun yazmaya.m: çok yükselirse bişey veriyolar mı peki?b: yok canım, ne alaka?m: e ne işe yarıyo o zaman?b: ya biri entry'ni okuyup bu adam kimmiş diye kimlik bilgilerine baktığında karmanı görüyo. eğer yüksekse "hmm iyi yazıyo heralde" diyo.m: öyle diyince n'oluyo?b: o zaman diğer entry'lerini de okuma ihtimali artıyo.m: diğer entry'lerini okuyunca n'oluyo?b: ebeninki oluyo... tövbeeee...m: ahahaha...b: n'oluyo n'oluyo... yazdıkların okunuyo işte, o oluyo allaalla...m: tamam ya tamam...b: ben yazdıklarım okunsun diye sözlüğe yazıyorum, yoksa günlük yazar kendim yazar kendim okurdum cık cık cık...m: çok kızdı ya ahahahaha...
ehlilestirilmeye calisilan ilkel suser icgudusu.sozluk yazarinin evrimi surecinde ortadan kalkacaktir boylece eksi sozlugun eksi ansiklopediye evrimi tamamlanacaktir. geyik bir yana obezitenin de insanlarin ilkel icgudulerine yenik duserek ortaya ciktigini dusunulurse, bazi durumlarda " onlar kas degil yag" denebilir, gerci eskiden sismanlik erk simgesiymis.(son bilginin dogrulugu su goturur,sisman kadinlar paralidir diye tercih edilirmis felan dedilerdi bi ara )hem ustelik (bkz: hepimiz insaniz) (bkz: suser sasar)
(bkz: karma esiri yazarlar)
(bkz: korkuyorum beni oylamasınlar)
bir yazarın entrylerinin diger yazarlarca ne kadar beğenildiğini belirleyen bir ölçüdür, ancak tematik sözlük çalışması yapan yazarın başlık/entry girme hızı arttıkça, tematik sözlük çalışması dışında diğer yazarların girdiği entrylere şukela/oeehh verme olasılığı azalmaktadır, çünkü bu entryler tematik çalışma entryleri arasında kaybolmaktadır. bu açıdan tematik sözlük çalışması karma ile çelişiyor gözükmektedir.edit: kanımca oylamalar genelde insanların en son girdikleri, o andaki entrylerine yapılmaktadır. son yıllarda yazar sayısının artmasıyla birlikte, entry sayısı da artmakta, bu da yazarların entry girmeden önce araştırmaya üşenmelerine neden olmaktadır. aynı mantık, oylamada da geçerlidir. yazarlar sadece o an girilen entryleri oylamakta, deminki üşengeçliğe paralel olarak entrylerini oyladıkları yazarların eski yazılarını oylamamaktadırlar. bu açıdan istatistiksel açıdan birtakım şeyler devreye sokularak daha gerçekçi sonuçlar alınabilir*.
kimi sitelerde internet explorer'ın sağ alk köşesinde görülen "bilinmeyen bölge (karma)" şeklindeki sözcük.
saniyorum zaman icinde iyice gelistirilmis bir hesaplama sistemine sahip hadise. cunku dun ismi lazim degil bir gruptan oldugunu sandigim birisi tarafindan *onlarca* entarim siradan kotulenmisti, ancak goruyorum ki karmamda hicbir etkisi olmamis. sanirim bir yazarin baska bir yazara verdigi eksi puanlarin da bir siniri var. pek guzel olmus.
sozluk hayatinda kariyer demektir. bu tanimimin ssg'nin aciklamalari ile (bkz: karma/@ssg) ortustugune hak vereceginizi umuyorum asagidaki incelememi okuduktan sonra. en azindan karmasi olan herkesi alakadar ettigini ve uzun olacagini dusundugum bu entry'yi, ocakta yemeginiz yoksa azmedip okumaniz fena olmaz diye dusunuyorum kafamizda bir seylerin olusmasi veya onceden var olanlarin yorumlanmasi acisindan. (resat abi bir inceleme yapacagim ama kusura bakmazsin umarim)dorduncu nesil olarak tanistim sozlukle. bazen o zaman girdigim entry'leri dusunuyorum da; aklima gelenler bile gulduruyor beni. ssg de gulmekten olmemek icin onlem almis olsa gerek, ucurmustu beni kisa surede. yazacaklarim o zamandan bugune kadarki ic/dis gozlemlerim ve 17 aylik bu ikinci yazarlik tecrubem dogrultusundadir. duyum alabilecek kadar tasakli bir insan olmamamdan da belli oldugu uzere kisisel, ozturkcesi ile sallamasyon tespittir hepsi. "oyle sey olmaz" diye gelmeyin vallahi "sozlugun konsept limitleri/1" derim."karma, kariyerdir" demistim; oraya doneyim. modern hayatlarimiza bakin. bir engeli olmayan hemen herkes bir yerlere basvurup calisabiliyor (bkz: yazar alimlari), herkesin amaci da para kazanmak (bkz: sukela). zevk icin calisan gordunuz mu bugune kadar? bence de yalan. kimisi cok kazaniyor (bkz: baldan tatli), kimisi de az (bkz: viyaduk). iki grup da dibe vurup basa donebiliyor bazi donemlerde (bkz: caylak). neticede kisinin insan oldugu gercegini hicbir sey degistirmiyor (bkz: sozluk yazari).bugun bir mekana girdiginizi dusunun. taninmayan, silik biriyseniz kimse sallamaz sizi. siparisleriniz ya gec, ya da eksik gelir. piyasa yapmis, cebinde kedi kafasi olan insani ise nasil karsilayacaklarini bilemezler. iste karma hadisesi budur. uzaga gitmeyecegim, kendimden ornek verecegim. 19 mayis 2004 gunu basvurup bir saat icinde onaylandim. sozlukte baska mecralardan tanistigim arkadaslarimla kontak kurmaya calisirken hasimlarim da haberdar oldu varligimdan. o gunlerde de biliyorsunuz entry girilme rekorlari filan kiriliyor, sokaktaki vatandas bile online neredeyse. o yogun kotuleme ile cuzzi miktardaki entry'me ragmen karmasi gozuken ilk altinci nesil guruhuna dahil oldum. en sevdigim karmam, eksi ikiyuzaltmisalti ile dunyayi kurtaran adam idi. gulmustum cok. hosuma gittigi icin de bu aklimda kaldi, yoksa gozuktugunde cok daha dusuktu. simdi bakiyorum altiyuzlerde break-dance yapiyorum. sanirim konu ile ilgili yorum yapma hakkini veriyor bu bana. radioheadbanger'in hayatinda ne degismisti? moderatorler basliginin altina "kalitesiyle diger dumbeleklerden siyrilan altinci nesil yazar" yazmis miydi? kizlardan "prense donusecek misiniz merak ediyorum, opebilir miyim?" diye mesaj almis miydi? az sonra...evet efendim her gun en az bes saat online oldugumu dusunursek, onyedi ay o kadar da az bir sure olmuyor. karmanin sozluk icindeki etkisini anlatacagim oncelikle. lutfen "istisnalar elbette vardi" dedirtmeyin bana hepimiz biliyoruz artik bunu. o, karmamin okyanusta boy verdigi gunlerden bugune en cok evrim geciren sey aldigim mesajlar oldu. adeta bir poketopuydu mesaj kutum. karma-mesaj iliskisini kaba hatlariyla soyle ozelteyebilirim ki daha mantiklisi sunulmadigi surece zerre degisen bir adam degilimdir, sadece agresifligim azaldi caylak edildikten sonra. puanlar ve entry ustunden alinan mesaj kaliplari asagidaki gibidir:- 200: ahahaha ne yaptin sen yaa (oradaki ahahaha alaycidir ve selam sabah yoktur. yolladiginiz cevaba lutfetmez bir seyler yazmaya. en fazla smiley)- 100: abi ne geregi vardi ki (yazdiklarinizin yargilanmaya musait oldugu anlamina gelir o karma tabii.)0: mesaj falan almazsiniz. kimse iplemez.100: abi dogru soylemissin yahu. (mesaj atanlar yaklasik bir karmaya sahiptir ve forum entry'lerini kayda deger bulurlar.)200: selam. boyle boyle demissin ama aslinda boyle boyledir bu. (artik selam veriliyordur ama bu yazdiklariniz yargilanamaz demek degildir. cunku bu sitede yazilanlarin hepsi dogrudur.)300: selam. aslinda cok dogru bir sey demissiniz, anlamamislar sanirim. iyi gunler. (iste bu yine ayni seviyerlerde bir karmaya sahip kibar bir dorduncu nesil yazardir. bu gercekten sevdigim arkadaslarim "elim sende" deyip kacan cocuklari andirir. "protokollere uyarim, soyleyecegimi soylerim, iyi gunler de dilerim ki rahatsiz etmeme kisvesi altinda cevap vermemeni saglarim" tadi vardir. oysa kaynassak cok daha guzel olacaktir, ikimiz de daha yuksek karmalari hak ettigimize inaniyoruzdur.)400: selam abi. burada boyle boyle yazmissin ya, peki sey nasil seyle oluyor? (bos yazmadiginiza dair intibalar uyanmistir artik zihinlerde. sacmalamadiginiz, yazdiginiz konulara hakim oldugunuz dusunuluyordur. en ego tatmin edici mesajlari ve yasadigim en zevkli diyaloglari karmamin dortyuzlerde seyrettigi bugunlerde aldim.)500: iyi gunler. bu entry'nize tamamen katiliyorum. cok guzel ozetlemissiniz (muhtemelen hayvan gibi bir entry'dir ozet denilen). diger entry'lerinizi de begenerek okuyorum, basarilar dilerim. (bu seviyede elitist bir hava vardir (resat abinin elitistligi gibi degil ama). kendimden de biliyorum; her entry'den sonra insan soruyor "yahu garbage olmadi bu degil mi?" diye. en guzeli de takdir edilebiliyorsunuz; kayginiz seziliyor herhalde. halbuse aylardir yazan ayni insandir; ne uslubu degismistir, ne de bahsettigi seyler. velhasil yazdiklarinizin okundugunu bu semalarda bilirsiniz. "okurlariniza" karsi bir sorumluluk yuklenmis gibi hissedersiniz, acayip gotunuz kalkar.)600: iyi gunler. bidibidibidibidibidibidibidibidibidibidi. saygilarimla. (nedense dikkat ettim bu dolaylardayken karmasi olmayan ya da dusuk karma sahibi olan arkadaslar mesaj atmiyor. boyle bir cekincem olmadigindan sebebini kestiremiyorum. bu bahsettigim mesaj modeli de diger seviyelerde gorulmedigi kadar fiks bir hal aliyor. siradan bir entry'niz uzerinden girdiginiz muhabbetten "bir insan en fazla kac paket milkinis yiyebilir?" gibi derin mevzulardan cikabiliyorsunuz. protokol o kadar cok hissettirir ki kendini, "siz" yerine "sen" kacmis mi klavyenizden diye iki uc kere okursunuz yazdiginiz cevabi.)evet canlarim. "hepiniz busunuz iste!" demiyorum. benim basima gelen; benim gozlemlerim bu diyorum. yani karma inanilmaz bir statu unsuru. oyle ki aratip mail'inizi bulup messenger'dan "sizi begenerek takip ediyorum" diyen insanlar cikiyor. "su siralar hangi kitabi okuyorsunuz?" muhabbetlerinden bir sure sonra "referans verip yazar yapabilir misiniz beni?" diye sorup niyetlerini acik ediyorlar. bu da kanimca karmanin disaridan nasil bir tasak isareti oldugunu gostermekten baska bir anlam ifade etmiyor. durumu izah ettikten sonra bloke ediliyorsunuz bu insanlar tarafindan. bu, ariza miknatisi ve surekli online oldugum icin benim basima geliyor muhtemelen ki altiyuzlu puanlardan bahsediyorum. yediyuz, sekizyuz kusur karmasi olan insanlarin ne kadar yapmacik bir dunyasi oldugunu tahmin edemiyorum artik. sozlugu, elimi kolumu kaptirdigim bir cilginlik olarak goruyordum; umdugumdan kat kat fazlasiymis gercekten.simdi bir de bana sorun "karma neyi degistirdi hayatinda?" diye (en guzel haberi sona saklama ekolu). hicbir sey abi. ben karmadan ne bekledim peki? "yuksek olsun ki hem zirvalarla ikide birde kafami sisiremesinler, hem de bir hata islersem ucurmaya kiyamasinlar". budur. ha tabii iki sozlukcu bayan gelseydi; cilekli cappy icmeyi, tek kasikla nutella yalamayi teklif etseydi de fena olmazdi. ama oncelikli arzum buydu. simdi ne peki? hic. karmanin sacma sapan, ipe sapa gelmez bir sey oldugunu dusunuyorum. elbette kotulemeci arkadaslarimin da bu isteksizlikte etkisi oldu, ama temel etmen bu bahsettigim gudik statu carpikligindan mutevellittir. istemiyorum boyle ayrimlar; bu, populizm yapiyormus gibi gozukmeme neden olacak kadar igrenc bir abarti halinde gercekten. meshur "insanlik buna hazir degil" repligini layik goruyorum karmaya. birkac rakamdan ve lobiden ibaret oldugunu kabul edemiyoruz henuz karmanin. hepimiz insaniz ve yazariz yahu. "selam. entry'nizi okudum da, dallama misiniz merak ettim?" diye samimi mesajlar almak istiyorum; boyle yuppie sisteminde bogulmak degil.cok kotu butonunun iktidarsizliga iyi geldigini sanan bir grup arkadasim da benle ayni gorusu paylasiyor olsa gerek. onlar kotuluyor ben entry giriyorum; onlar kotuluyor ben entry giriyorum. yuvarlanip gidiyoruz. az sonra aciklayacagim karma gerceklerine gecmeden once bu noktaya da deginmek istiyorum. kotulemeci arkadaslarim (ki cok kotu hak eden entry'ler girdigimi dusunmuyorum, oylanmadan gecilebilirler pekala; etliye sutluye dokunmamaya ozen gosteriyorum) tabiri caiz ise basucu eserlerimin ve en begenilen entry'lerimin mina koydugundan dolayi "kimdir nedir" bilgilerime ulasan diger arkadaslarim da beni kotuluyor hakli olarak. bir entry'yi begeniyor, "hmm kimmis bu bakayim baska neleri var" diye aciyor bakiyor ki en begenilen entry'lerinde iki tane sahin k temali basta olmak uzere yarak kurek seyler dolu. fiyasko resmen. "be ibne bu entry'lerle mi altiyuz karma yaptin" diyerek bir de o abaniyor. sonuna kadar da hak veriyorum. kotuleyin abi; elbette sizin probleminiz degil "icimizdeki verheugenler"in beni kotulemesi. gelelim karmayi olusturan dengelere... (uc noktaya dikkatinizi cekerim)oncelikle "tek oyumla mina koydum iste nihahahaha" diyen kotulemeci arkadaslarima, ardindan da ayni yanilgi icindeki bir kisim kamuoyuna sesleniyorum. ey, kendini tasakli sananlar! biliniz ki bu isin algoritmasinda "aldim verdim ben seni yendimden" daha derin yollar cizilmistir. verdiginiz cok kotu etkili olmustur cunku alinan oy sayisi artmis, sukela yuzdesi dusmustur. hepimizin oyu ayni oy. yok oyle bir sey. en begenilen entry'ler gibi istatistikler de bu yuzde oranlariyla olusuyor. en cok sukelayi bu almis diye degil. ssg'nin bu kadar basit bir mantikla hareket edecegini dusunmek sacmalik olur zaten. bu nedenledir ki karisik aratip da kotuleyin diyorum size. canima tak edip sozlugu birakirsam kimi kotuleyeceksiniz hic dusunmuyor musunuz? ne zevk alacaksiniz bu sozlukten? zaten bir sey yazmayi, uretmeyi beceremiyorsunuz; ne anlami kalacak? yaa...bir diger yanilgi da zamanin otesindeki entry'leri silerek karmanin yukseltilecegini veyahut hatanin telafi edilecegini sanmak. yok oyle bir sey. seve seve dusuluyor o puanlar karmanizdan. isterseniz butun entry'lerinizi silip test edin. cok kotu almak, sukela almaktan daha etkili bir durum. belli bir karmadan sonra goreceksiniz ki yukselisiniz cok yavaslamisken, tam tersi bir hizda dususe gecebiliyorsunuz. bunun nedeni de yine yuzdelerdir. yazar bazinda aldiginiz sukelalar orani yuksek oldugundan karmaniz yukselmistir fakat bu noktaya gelmenizden de belli oldugu uzere yeterince kotulenmediginizden cok kotu oyu daha kiymetlidir karmaya yansirken. karmasi yuksek olup da bircok zamanin otesinde entry'si olan yazaralari takip ediniz; ancak milimetrik oynamalar goreceksinizdir karmalarinda. bu nedenledir ki entry'yi girdikten sonra degil, girmeden once dusunun.ssg'nin abuse edilemeyeceginden emin olmasinin sebeplerinden biri de herhalde bu karma puaninin hesaplanmasinda surekli ayni kisilerin yuceltmesinin bir sure sonra etkisiz olmasidir. girdiginiz entry'lerin begenilmesi ve guzelinden olmasi, bunun karmaniza arti puan olarak yansiyacagi anlamina gelmez. yok oyle bir sey. hedef kitlenizi degistirin veya badilerinizi arttirin ya da hayatinizdan memnun olun.sik duydugum serzenislerin bir kismi da, entry girip ertesi gun karmasinda kipirdama olmadigini goren yazarlardan. yok oyle bir sey. entry girildikten sonra 24 saat gecmeli ki karmayi etkilesin. yani bu girdigim entry'nin karmama olan etkisini yarin sabah uyanip cise giderken ben'e tikladigimda goremeyecegim. ertesi sabah mumkun olacak bu ancak; olumlu ya da olumsuz.entry'niz oylanmadigi halde karmaniz mi degisiyor? dert degil. demek ki ssg foundation yine isbasinda; size iyi/kotu oy verenlere bedava ucak bileti dagitiyor cekilissiz kur'asiz.karmasi asena gibi oynayan arkadaslara da yolun basinda olduklarini soylemek istiyorum. entry bazinda oldugu gibi toplamda da bir yuzde hesabi donuyor suphesiz. karmaniz kemiklesene kadar (cok fazla oy alana kadar) elli altmis puana varan hoplamalara ziplamalara tanik olabilirsiniz bir gun icinde.bir zamanlar karmayi gercekten cok umursayan biri olarak ozetlemem gerekirse (ki bu sozume guvenebilirsiniz; mesai saatlerinin baslangicina muteakip dakikalarda kahvesini yudumlarken muntazaman kotulerler ve yine de gayet iyi bir karmam var) karma gercekten hicbir seydir. er ya da gec ucacaksak da, su sozlukte yasayabileceginiz cok ama cok guzel sadece iki sey vardir. biri guzel insanlarla tanisip bir seyler paylasmak, digeri de hic tanimadiginiz insanlarin entry'lerinizi oven veya yeren mesajlarini almaktir. suphesiz sosyal varliklariz."eger girdiginiz uzun bir entry uzerinden mesaj aliyorsaniz, mesajin icerigine pek de onem vermeyiniz. bir tutam tebessum ediniz." - emine s. better'dan lezzetin puf noktalari, s. 3169
-404 e dustukten sonra yok oldugunu farkettigim* hede...
fikirlerle düşüncelerle hiç alakası olmayan, ağzı olan konuşuyor misali clickleyen oyveriyor mantığıyla geyik espriler yaptığınızda tavan, düzgün bişey söylediğinizde taban yapan manasız sayı
(bkz: lords of karma)
cok onemli bir istatistik, en yuksek karmaliya madalya veriyolarmis. karma ustune yakisani giymektir diyenlere, bob marley'den satisfy my soul dinletiyoruz ki bir nebze daha adam olsunlar.
bir black eyed peas şarkisi.sözlerini de yazayim tam olsun: yeah, yeahwatch outain't no running fromkarma, and no runningain't no running fromkarma, and no running[repeat]i'm the caboose of the wrong doings you producethe wild tail of the tornado running looseyou tie the noose, i kick the chairi'm the cinai that snatch your life while you gasp for airthe echo of the "fuck you" that boomerangs to hurt your loved onesthe thief that held your son, held by ransomthe pervert that raped your wifethe hand that held the knife that took your lifeyou shot tupac and biggienow i'm coming after you like v-w-x-y-zthis is cause and effect, the dominal effectthe "what goes up, must come down" effectyou hopin, though, that you had a hand in doin the dointhe conclusion of the evil that you ended and start pursuingain't no running fromkarma, and no runningain't no running fromkarma, and no running[repeat]this is the payback from the pastyou threw me down like i was just a piece of trashyou gave me cash every week just enough to livebut didn't get what i deserved instead i was deceivedstill young and didn't know about this in the streetof the acts, so crass and shadydon't crush your dreamshow and your whole entitysubliminally you're on the hire from a slaveryremember that "what goes around, comes around"god is watching you and evrything that you dodo you remember everything that you did beforethe way the bad action opens cosmic doori'ma leave it up to god what he got for youi'ma leave it up to him what he got for meand he's watching youyeah, yeahwatch outain't no running fromkarma, and no runningain't no running fromkarma, and no running[repeat]yeah, yeah, you can't run away (no, no, no)you know, it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)and don't ignore it (no, no, no)you know why, it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)yeah, yeah, you can't run away (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)don't ignore it (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)'cause one way or anotherit's gonna find yait's gonna get ya-get ya-get ya-get yaone way or anotherit's gonna find yait's gonna get ya-get ya-get ya-get yaone way or anotherit's gonna find yait's gonna get ya-get ya-get ya-get yaone way or anotherit's gonna find yait's gonna get ya-get ya-get ya-get yayeah, yeah, niggaain't no running fromkarma, and no runningain't no running fromkarma, and no running[repeat]yeah, yeahwatch outcan't run away (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)don't ignore it (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)you can't run away (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)don't ignore it (no, no, no)it's gonna get ya (yeah, yeah, yeah)ain't no running fromkarma, and no runningain't no running fromkarma, and no running[repeat]yeah, yeah, good god
bir breed 77 şarkisi.sözlerini de yazayim tam olsun: what goes around, comes aroundwelltake a look around my headlook at all the things you saidfreedom comes to those who payyou'll get yours some other dayround and round inside my wheellost and torn is how i feelsand run dry, why can't i heal?wrong is right, why can't i feel?kill my brother in my eyesrain falls down on the other skyfreedom comes to those who praymine won't be back todayround and round inside my wheellost and torn is how i feelsand run dry, why can't i heal?wrong is right, why can't i feel?what goes around, comes around againround and round inside my wheellost and torn is how i feelsand run dry, why can't i heal?wrong is right, why can't i feel?well, well, well, well
(bkz: nazar etme ne olur calis senin de olur)(bkz: miras degil alinteri)(bkz: calisana her sey kolay)(bkz: allah rızkını verir)(bkz: tarlada izi olmayanin harmanda gözü olmaz)
şimdiye kadar rast geldiğim, 800 ve üstü karması olan yazarlar:. . . . .3141592653 *arroway *arsonist *ben *benbirpipodegilim *calendil *damon *hoba *ich *justinianus *kalashnikov *kaplanın gözü *kimi raikkonen *lacrima *saruman *supernova *petekdoku *quantin *tashih tamyeri *terelelli temcik *yumuk kelebecik *not: listedeki yazarlardan petekdoku artık yazar değil.
egomuzu düşünerek yaptığımız iyi ya da kötü fiillerimiz. doğu felsefesinde bunların içinde bulunulan yaşamımızda ya da sonraki yaşamlarımızda karşımıza tekrar çıkacağına inanılır. doğum, ölüm çarkından (bkz: samsara) kurtulmak için karmanın yüklerini atmak gerekir (bkz: nirvana). karmadan kurtuluştan benim anladığım fiilsizlik değil aksine fiilde bulunmadan fiil yapmaktır. yani egonun yönlendirmesi olmadan fiilin olmasına izin verecek ve gözleyebilecek (bkz: farkındalık) olmaktır.
tüm hikaye içinde, kişisel yaşam senaryosudur.ben yazdım, ben oynadım, oyun bitti.şimdi bire bakalım.
hibrit.
yağmurlu bir istanbul sabahına gözlerini açıp lanet ederek güne başlayan ben insanının * bilgisayar ekranında beliren hırçın golcü sıfatını kazanmasıyla beraber sevinmesine * sebep olan sözlük özelliği.
(bkz: dün yediğin hurmalar gün gelir götünü tırmalar)
aslında hiç de iyi bir insan olmadığımı bana anlatmaya çalışan fasilite.. sözlüğe girince psikopat mı oluyorum yoksa burdaki atatürk karşıtları artmakta mı?.. yoksa tek yanlışım altıncı nesil olmak mı?..ya bırak yaa.. psikopatımdır herhal.. sözlük bilir..
bu şeyin ne kadar önemsenmesi gerektiği konusunda yoğun tartışmalar mevcut...benim şöyle bir önerim olacak: bilgisayarınızın -500 ile 1000 arasında(karma bu aralık arasında hareket ediyor bildiğim kadarıyla, yamuluyorsam düzeltin) random bir sayı üretmesini sağlayacak bir kod yazın. işte bilgisayarın ürettiği random sayı sizin yazdığınız entrylerin kalitesi için ne derece geçerli bir referanssa karma da o derece geçerli bir referanstır.
(bkz: korg karma)
henüz karması olmayan bir yazardır; ayrıca...
ömrümden 3 yıl çaldı şerrefsiz
son derece geçerli bir zeka ölçütü: bir insanın zekası bu konuya verdiği önemle ters orantılıdır. (bunu düşünmemi benim karmamın negatif olmasına bağlayacakların -ki mutlaka çıkacaktır- zeka düzeyi ise ayrı bir yazının konusu)(bkz: karmayı namus gibi algılamak)
dün var olup bugun yok olmayı basaran sözlük şeysi ne yapacağı hiç belli olmuyor gercekten
bir gecede 100 puan* düştüğüne şahit olduğum şey*
cehenneminde cennetinde bu hayatta oldugunu savunan bi dunya gorusu.ne ekersen onu biçersin felsefesi.
yazdığınız mesajların ne kadar popülist veya ne kadar genel kanıya alternatif olduğunu gösteren ölçü aleti.
bir gecede 250 puan düşerek beni anarşist yapmış olaydır, yetkililerden ortaya atılan sistem değişti iddaları için açıklama beklemekteyiz.
sözlük malı sözlükte kalır, bugün var yarın yok tarzı bir hede.bir de karma felsefesine çok ters ironik bir şekilde.*
karma:"sen seni bil sen senisen gözetme kıçını..."* atlantis şiir ödülleri birincisi
"bahsis birakmaniz karmaniz icin yararli olur" (tipping is good for the karma) tabelasini gorunce pizzacida iki dolar fazladan biraktim. sonuc? 11 puan daha dusmusum. allahim ben ne yaptim?
şukela butonu ile arasi bozuk oldugu için onu ölçümlere katmiyor. buna karşin çok kötü butonunu kendisine arkadaş seçmesi sözlük yazarlari için büyük bir talihsizlik.oeehh butonu, günlerdir bariştirmak istiyor ikisini.ancak karma butonu, karma felsefesinin degiştigi kanaattinde.zira kendisi şukela butonunun karma felsefesinde bir araç olmaktan çikip bir amaç olmaya dogru gittigini belirtti.sözlük yazarlarinin akıllarini başlarina almalarini ve hadlerini bilmeleri gerektigini söyleyen karma,"şukela artik ukela oldu" diyerek karma felsefesinin ne kadar derin manalar içerebilecegine örnek teşkil eden bir cümle kurdu.
new york 1. caddede* tutturmenin*** serbest oldugu bir mekan. bara sikca takildigi cogunlukla da sevgilileriyle (bkz: biseksuel olmak) geldigi bilinen tarkanin karma albumunu burada yazdigi soyleniyor.
karılmaması gereken durumlar için ünlem örneği;- dur! karma!
uzun süredir kendisinden esirgediğim dikkatimi, muhtemelen bir kaç fevkalbeşerin kafaları güzelken entry oylamaya oturmaları neticesinde, tekrar celbeden sermaye. yalnız incecik tekir belimle bunca yükü kaldıramıyorum. bir gecede yüzlerce puan yükseldi, her gün sadece bir kaç puan düşüyor. bakalım kaç günde yiyeceğiz..
haftalardır birçok entryimin iyi veya kötü oylanmasına rağmen, en beğenilenler, başucu eserleri, zamanın ötesindekilerin devamlı değişmesine rağmen milim kıpırdamayan sayı.kesin bir yanlışlık olmalı.
bir kaybolup bir belirme özelliğiyle saklambaç mı oynuyor dedirten sözlük hedesi.. olsun,biz onu her haliyle seviyoruz.
yaşadıklarımızın bütünü.
türkçesi ne ekersen onu biçersin..
nasıl işlediği hakkında fikir yürütmekten vazgeçtiğim sözlük puanlama sistemi. bu sistem bir yazarı önce 400 küsür karmayla hippi yapıp, iki hafta sonra gelen bir karma dalgalanmasıyla* tekrar karmasız hale getirebiliyor. bunu önemsiz sayıp omuz silkiyorsunuz, sonra bir ay sonra sabah kalktığınızda bakıyorsunuz ki tekrar karmanız var ve 686 ile şamda kayısı olmuş. "vaay... ulan döndüm, ama dönüşüm muhteşem oldu beah," diye kasılmaya başlıyorsunuz. sonra ertesi sabah bir bakıyosunuz ki, karma falan yok. düşmemiş, bildiğin yok...tamam, kimse karma için yazmıyor. karmayı iplemeyenler idealist, karmayı önemseyenler kompleksli materyalist lavuklar olsun, ama en azından yazarlara karma verilip geri alınırken belirgin bir kriter olsun. kriteri sağlayamayanlar ömür boyu karma göremesin. eğer karmanın bir önemi yoksa da tamamen kalksın, herkes kardeş olsun, kimse kötüleyin bakalim ibneler diye editlemesin entrylerini.çünkü bir sabah 686 karmalı, bir sabah karmasız olunca hafiften taşşak geçiliyor hissine kapılıyor insan. sado-mazo bir tat alıyorsunuz inceden. tabi bizim haddimize değil, biz fani kullar olarak aklımız almaz böyler şeyleri, ama moderatörler "taşşak geçtik oğlum seninle... sen 686 karmayı rüyanda bile göremezsin, puhaha!..." diye mesaj atarak bilgilendirse bile razıyız. en azından durumu anlar bükeriz boynumuzu, devam ederiz tekrar yazmaya...edit: an itibariyle karmam geri gelmiş ve 725 olmuş. fani kullarının duaları kabul oldu, şükürler olsun...not: yok cidden bir tuhaflık var bu işte. yarın sabah karmam yine kaybolursa sürpriz olmayacak kesinlikle. hadi bakalım hayırlısı diyelim yine.
fazla öne çıkmayan ama aslında yarıp atan, ortamlara soğuk havalar getiren bir opeth şarkısı. my arms your hearse albümündeki her şarkı gibi, adını kendisinden bir önceki şarkının sözlerinin son kelimesinden almıştır, kendi sözlerinin son kelimesini de kendinden sonra gelen son şarkıya* vermiştir.
zamanın ötesindeye entry gönderdiğimde yükselen, başucu eserlerime 2 tane yeni soktuğum gün azalan aritmatik değer. algoritması garip olsa gerek. ve lakin çok statik. neden böyle dedim zira ben de bir çok yazar gibi bu karma olayını hayati görmüyor, sözlükteki eğlencelerden birisi olarak ele alıyorum: böyle olunca biraz daha geniş bir karmalama sistemi olsa da alt değerler sürekli dalgalansa maksat renk olsa sözlükte, zira 2 yıldır 50 puan arasında bi o tarafa bi bu tarafa gidip geliyorum. çoğunlukla 10 puan arasına sıkışmış şekildeyim. neredeyse nickim kadar statikleşti, eğlencesi kalmadı. duy beni moderasyon...mesela *dünün karması* geçen haftanın karması falan olsa, yanında şöyle karmalar 1000 üstünden değil de daha yukarılarda değerlere yelken açsa. tuhaflıklar olsa. gariplikler olsa. dimi.
ne oldugunu bilmedigim sozluk fasilitesi imis. hala da tam olarak ne oldugunu anlayamadim, neden kendiminkini goremiyorum da digerlerininkini gorebiliyorum gibi sorular kafamda tilki olmus dolasmakta. bildigim bir karma varsa o da dunya karmasi benim.
formülünde gizli bir adalet barındırdığından şüphelenmeye başladığım şey..bir yazarın, başka bir yazar tarafından ne kadar çok entrysi oylanırsa, karma o kadar ters yönde işliyor diye sanıyorum.. zira öyle gözlemledim..açıklayalım:b yazarı, a yazarının aynı gün içinde 200 entrysini kötü oyluyor.. ancak sandığımızın zıttı oluyor ve a yazarının karması, düşmesi beklenirken artıyor..sanıyorum zıttı da geçerlidir..aynı yazar tarafından belli sayının üstünde entrysi, belli bir zaman dilimi içerisinde hızla şukelalanan yazarın karmasında da negatif yönelsme olacağını düşünmekteyim.. ayrıcaaa karmam benim her şeyim, bi ilkokul numaramı bir de sözlükteki her günümde sahip olduğum tüm karma değerlerini ezbere bilirim.. *
artık "eğlenmek" fiiliyatının sözlükteki pabucunu dama atmış kavramdır. sözlüğün varoluş sebebi olan "eğlence" yerine karma geçmiştir artık. sözlüğe yazma sebebi olarak en heybetli kavram olan eğlence rafa kalkmış, yerine karma gelmiştir. çok yakında bekliyorum smkb'de "500 karmalı yazar hesabı, 200 milyon + 3 başucu eseri de benden" diye ilanları.(ara: karma)
popülizm ölçer
formülü sır gibi saklanan müessese. formülü bir ssg bir de teo biliyormus, onlar da aynı uçağa binmiyorlarmış, o derece...
cnbc e 'nin yeni dizisi my name is earl de earl'in hayatını sorgulayan felsefe.
karmasına sitem edenlere güftesi hildacana ait bi şarkı:karmaaaaaaaan düşeeeeerdüşer düşeeer ağlarııııııııııınhep sözlüüüüühep sözlüüüüü suçlarııııııııııııııın
canımın sıkılması uzerine yaklasık yuz entrymi sildikten sonra sonunda bi karmaya kavuştum(bkz: karin agrisi). ve bolece sadece oylamaların değil entry silmeninde bu halta etki ettiğini orenmiş oldum sanırım su anda eksisozluğun karması en duşuk yazarı benim. içim buruk gozlerim ağlamaklı. zaten sozlukten karıda indiremedik.karizmayida cizdirdik. of anam ofedit: nolduysa oldu karmamızdanda olduk iyi kotu karın agrisi marin agrisi vardı işte. zaten sozlukten karıda indiremedik. of anam of*
(bkz: ya bu karmayı güdeceksin ya bu diyardan gideceksin)
what goes around comes around hesabi.(bkz: di mi)
(bkz: my name is earl)(bkz: carson daly)
mekanikleri bir yana, nasil suistimal (klasik ssg tabiriyle, abuse) edilemeyecegi tasavvur edilebilen sozluk populerite sayaci, hatta bir bakis acisiyla statu sembolu. mekanik dedik madem, algoritmanin goz onune almasi gereken potansiyel durumlardan kesit verelim, firsattan istifade (ve lafi tersyuz ederek):> a kisisi b kisisine israrla sukela veriyorsa: - murididir. - sevgilisidir. - kankasidir. - a ve b ayni kisidir, narsisttir, ayrica buyuk ihtimalle (bkz: ip log) a&b airlines olarak ucusa gececektir.> a kisisi b'ye, b kisisi a' ya surekli sukela veriyorsa: - karsilikli hediye loopuna girmis mustakil nazik kisilerdir. - sevgilidirler ve askin gozu kordur. - kumpas soz konusudur.> c kayitli okuyucusu surekli a'ya ard arda sukela veriyorsa: - murididir. - sevgilisidir/kankasidir. - c ve a ayni kisidir, narsisttir, ayrica buyuk ihtimalle (yine (bkz: ip log)) a&b airlines'da cift bilet satin alip tek basina yola suzulecektir.> [c1,cn] kapali araligindaki kayitli okuyucular mutemadiyen a'ya sukela veriyorsa: - a kisisi şeyh falandir, etrafa sorulup mabad garantiye alinmalidir. - a kisisi kendi kendine sukelaci dukkani acmistir. - a kisisinin sizofren olmasi olasidir - bi dakka belki de olasi diildir - aman neyse. ama su cok olasi: - a kisisi a&b airlines'da tek yonlu yalniz ucacaktir.... ad nauseam---------------------------cok kotu durumlari oldukca benzer, yukaridaki liste donusum fonksiyonu icin asagidaki lejand taslagini oneriyorum: - sukela -> cok kotu (ehh yani) - < sevgili | kanka> -> eski < sevgili | kanka> (matematik operatorleri olarak da yazardim ama ne hacet, devam edelim) - murid -> kan davalisi devamini siz getiriniz. ev odevi. --(dipnot: bu yaziya kendi adima oehh verirdim, ama bir de baktim kendi yazilarima not veremiyormusum.. onun yerine sirtimi sivazladim, yolla'ya tikladim)
zamanının ötesinde entry'lerle direkt ilgili olmayan sözlük karne notu.bir tane bile zamanının ötesinde entry'si olmayan yazarlar var ki karmaları pörtlemiş. karmanın hesaplanmasında şimdiye kadar okuduklarımdan çıkarabildiğim: farklı yazarlarca entry'leri kötülenmiş kişilerin karması düşüyor. bu entry'erin zamanın ötesine geçmesi şart değil çünkü bu durum aynı entrynin bir kaç defa kötülenmesi demek.çok sayıda kişiden tepki çeken bir entry girmek karmayı düşürüyor ama bir şahsın mafyalık yapıp önüne gelen entry'i kötülemesi pek etkili olmuyor.
mehter takimi misali iki ileri bir geri giden, inatci gosterge. zira yukseklerden basladi, gitgide kazanilan platonik hayranlar tarafindan dusuruldukce dusuruldu. cok sevdigim, kimliklerinin merakindan gece uyuyamadigim platonik hayranlarimin ilgilerinin yegane gostergesi.arada okumadan bile oyladiklarina gore...sevilmek guzel seydir. sevildigini bilmek.tesekkurler, tesekkurler...
enteresan bir hesaplama yöntemi olan sözlük fasilitesi. karmanıza bakıyorsunuz, sonra o gün 7 entry yapıyorsunuz. 6 tanesi "en beğenilen entryler"iniz arasına giriyor. gece karmaya bir bakıyorsunuz; 10 puan düşmüş. eh... vardır bir hikmet.
sozluge entry yazdikca duşmesiyle bana "konuştukca batiyorsun" mesaji veren sozluk icadi.edit: bak yine duştu. yaa!
kötülenen entrymizin henüz kötülenmemiş bir kopyasını çıkartıp, orjinalini silmek suretiyle değiştirebileceğimiz manasız sayı.haydi gelin beraber bir örnek yapalım. örneğin fenerbahçe, galatasaray ya da beşiktaş takımlarıyla ilgili herhangi bir başlık açarak herhangi birşey yazalım. ne yazdığımız, nereye yazdığımız önemli değil çünkü bu yazınız kesinlikle kötülenecektir. çünkü bir kısım yazarlar yazdığınızı okuyup ne anlatmak istediğinizi anlamak zahmetine katlanmadığından direkt kötüleyeceklerdir. bu onların zeka katsayısıyla alakalı bir durum ama bunun konumuzla alakası yok tabi. (bu cümleden sonra bu entry de kötülenecektir tabiki kaçış yok) daha sonra kötülenen entryniz size eski karma olarak geri dönecektir. bu aşamada yapacağımız şey aynı başlığa alakalı alakasız sadece bir bkz içericek bir entry girmek olacaktır. maksat tekrar kötülenmeyecek bir entry olsun. daha sonra biraz bekleyeceğiz ta ki bu entry sol framedeki yerini kaybedene kadar. bu aşamadan sonrası çok kolay, kötülenen entrynizi kopyalayıp, silecek, sadece bkz verdiğiniz ve kötülenmeyen entryniz editlenerek orjinal yazı buraya yapıştırılacak gönderilecek. böylece ne oldu? yazdınız ve karmanız bundan etkilenmedi! afiyet olsunburdan çıkartacağımız sonuç yazdığınız şeylerden dolayı düşen karmanızı kafanıza takmayınızmsnd magazine march'06
tarkanın açtığı parapsikolojik albüm ismi çığrıdırsilsile devam etmiştir şöyle ki:- emrah - artı- serdar ortaç - çakra- doğuş - 6.his
acaba eksi olmasımı daha kötü hissettiriyor yoksa hiç olmamasımı diye düşündüren, nasıl verildiği konusunda binlerce insan gibi benim de pek bir bilgim olmayan olgu.
"çok kötü" nün "şukela"dan daha değerli olduğunu anladığım hesaplama yöntemiyle bulunmaktadır. şöyleki; karmam x iken girdiğim tek entry, önce çok kötü butonlarının istilası ile zamanın ötesine gitmiş, akabinde şukelalarla en beğenilen entryleri kategorisine girmiştir. (bu nasıl oldu ben de bilmiyorum. sanırım sosyolojik, politik vs vs itik konularla incelenebilir) başka entry oylanmamasına rağmen karma yaklaşık x-15 oldu.not: eski nesillerin oylarının daha değerli olduğunu duymuştum. sebep bu da olabilir.
gün itibariyle sakallı tavernacı olarak sahip olduğum rütbe, bu sebeple bugün arif susam gibi hissetmemi sağlıyan sözlük özelliği.
ne menem birşey olduğunu bir türlü kavrayamadığım hede. bir yükseliyor bir düşüyor, psikolojimi bozdu valla.
eksi sözlüke verdiklerimizin karşılığında * * sözlüğün bize sunduğu dolaylı onaylanma olanağının daha da artırılmış olanıdır karma. hepimiz birşeyler peşinde girdik bu sözlüğe. hayatın en mutluluk verici olaylarından birisi olan başkaları tarafından onaylanma, takdir edilme ve bildiklerimizi, düşüncelerimizi başkalarına aktarma çabası içindeyiz hepimiz. karma ise bu sözlükte yaptıklarımızın bir nevi sağlaması *. fakat ekşi sözlüğün sağlığı bozuldukça, ekşiden çok bir bulamaça dönme süreci içerisinde bu sistem de artık devre dışı kalmış durumda ne yazık ki. oylama sistemi sağlıklı olsa bile, oylayanlar mantıklı olmadığı için karma bağımlısı yazarların uykularını kaçırıyor bu sistem. entrylere şukela verilmesinin sebeplerini incelediğimizde, şukela alan entrynin formata uygun olmasının dışında belli kalıplara uygun olması gerekliliğini görüyoruz. bunların başında taraftarlık geliyor. bugün tuttuğunuz futbol takımı ile ilgili bir entry girerseniz oy alacağınız kesindir. kendimden bir örnek vereyim, en sevilen entrym benim en çok sevdiğim entry değil mesela. daha içten yazdığım, yazarken daha çok emek harcadığım ve düşüncelerimi tam olarak anlatmayı başardığım bir çok entry var. ben eminim ki şu anda karma notu alacak kadar oya sahipsem bunda en büyük pay beşiktaş ile ilgili olarak girdiğim entryler. tabii ikinci sırada belli grup ve ideolojilere yakınlık ya da uzaklık var. çok kötü oyları da karma notu almanıza yardımcı olduğundan bu tür entryler girmek de size bir not edindirebilir. işte en büyük sorun da burada başlıyor bence. entrynin formata uygunluğu, düşünce yapısının sağlamlığı ya da mantık kurgusunun yerinde olması şukela almasına yetmiyor ne yazık ki. bir de neden kötülendiği anlaşılamayan entryler var tabi ama o konuya hiç girmek istemiyorum.mesele şukela alayım karmam tavana vursun düşüncesi değil ama, bizi değerlendiren ve birlikte aynı ortamı paylaştığımız insanların sadece içeriğine bakarak değerlendirme yapması beni üzen. yukarıda belirttiğim şekilde sağlıklı entrylerin kötülenmesi kanımca fikirlere saygısızlıktan ibaret. yani bir insanın yazdıklarını sadece içerik açısından değerlendirebiliyoruz. şukela verirken sanki ona bir tokat atarmış gibi ya da onu cezalandırırmış gibi hareket ediyoruz. farklı düşüncelerin ifade edilme şansını kıskanıyoruz gibi geliyor bana. ekşi sözlüğün ülke ortalamasına yaklaştığını bildiğimden beni rahatsız ediyor bu. beklediğim ya da istediğim bu değil ne yazık ki. entrynin konu dışına çıkmasını engellemek adına konuyu toparlamak gerekirse, karma sözlüğün bize tuttuğu bir aynadır. sözlük kitlesi tarafından nasıl algılandığımızı anlatır bize. fakat sözlük belirli bir buhran içerisinde olduğundan şimdilik bize yansıyan bu görüntünün gerçekçi olduğundan emin değilim ne yazık ki.
sozlugu hurriyet pazareki anketine cevirmis sozluk fasilitesidir. basliklarimizi doldurun size kim oldugunuzu soyleyelim olayidir.
(bkz: gucun karanlik yani)
2003 yılında doluca tarafından çıkartılmaya başlanan muhteşem bir şarap serisi. hangi çeşidi olursa olsun sınırlı sayıdadır, raflarda bulunması çok kolay değildir.. özellikle sauvignon - öküzgözü bulunduğu zaman affedillmemesi gerekir.
nasil hesaplandigi hakkinda ciddi anlamazliklar icerisinde oldugum puan seysi. soyle ki, son oylanan dort entry'min ikisi zamanin otesinden cikti, diger ikisi en begenilenler de sira yukseldi. buradan da hepsinin olumlu not aldigini dusunuyoruz. amma velakin, gel gelelim, filhakika, karma puanim 13 daha dustu. demek ki neymis, ssg'nin isine akil sir ermezmis, oturup pasa pasa entry girmek gerekirmis.
çalışma prensibi mısır piramitlerinin taşlarından iki tanesinin arasında gizli olan sozluk fasilitesi. sıradan bir entry girince düşen, zamanın ötesi entry ile yine düşen, aynı gün içerisinde başucu eserlerine 1 ve 2. sıradan giren iki entry ile ertesi gün yine düşen, gereksiz bir entry veya ukte doldurmamla ertesi gün 15 puan yükselebilen bir zımbırtı. kasmayınız ve bol bol yazınız efendim.
lush'in sabunlarindan birinin adi, benim de en sevdigim.
kaderin gibi birsey... for good karma do good deeds...
oynak bişi.. sürekli değişiyor, engel olamıyorum.. bir yerde dur, sakin sakin takıl dimi? ama yoook bir düşüyor, bir yükseliyor.. arızalı bir durum.. hayır, badiye "benim karmaya bir göz at istersen, nası kodum gör" manasında bir mesaj yollayıp, ardından bu oynak şeyin düştüğünü görüp kepaze oluyorsun.. bi nevi erken öten horozun başını keserler durumu yaşatıyor insana.. diyeceğim şu ki; oynak bişi ve oynak şeylere güven olmaz..
ilk sahip olunan dönemde bir hevesle her gün artıp artmadığı kontrol edilen, üzerine titrenen, sonra zaman geçtikçe artık eskisi kadar umursanmayan, artışları ve düşüşlerine eskisi kadar önem verilmeyen bir sistem.ama yine de hiçbir şekilde çözemediğim algoritmasıyla hala kafamda soru işaretleri biriktiren güzel bir rütbe sistemi bu sistem, hakkını vermek lazım, yapana saygı duymak lazım...
biraz once tarafindan alamanci ilan edildigim sistem. kendime "ne yaptikta alamanci oldu? nedir bu hesaplari yapan garip algoritma?" sorularini sormadan edemiyorum, geceleri uyuyamiyorum. alinan şukelalarin her zaman karmayi pozitif etkilemedigini vurgulayan sistem.(bkz: uc yanlis bir dogruyu goturur)
(bkz: karma listesi/@arise)
sozluge eklendiginde binlerce entrysi olup hemen alan eski yazarlarin hesaplanma yonteminin degişmesi haricinde agizlariyla kuş tutsalar 20-30 puanlik kaymalar dişinda (o da uzun vadede) fazla degiştiremedikleri hede.
olmadığı zamanlar insanı güzel yazmaya teşvik eden güzel bir ilham kaynağıydı bu fasilite benim için. karmam çıksın diye yazılarımda nasıl kasmıştım, güzel olsun hoş olsun diye nasıl da uğraşmıştım. şahsi görüşüm başardığım üzerineydi. yani kendi kendime "güzel oldu lan" dememi sağlardı. evet itiraf ediyorum karmam olsun çok istedim, olsun diye de çok uğraştım. sonra bir gün geldi sonunda karmam çıktı. ben sanıyordum "0" koala olarak başlayacak. e güzel karmam olsun 50 olsun yeter derdim. bir çıktı 173 kofti anarşist çıktı. nasıl sevindim anlatamam öyle böyle değil belki abartılmaması gereken bir olay ama insan seviniyor abi "hüeeee 173 laaan" şeklinde. neyse bu yazma sevincimi yükseltti ilham kaynağım oldu yazmaya devam ettim, süper yazıyorum ama böyle yazdığımdan mutluluk duyuyorum. derken aradan bir gün geçti belki bir iki puan artmıştır diye baktım önce o gün oylanan entrym olmamasına rağmen hooop 68 puan düşürdü beni padawan yaptı. nasıl düştü niye düştü anlamadım ve tabii 100de olsa moral puanımı 0 yaptı. yazamadım ilham gelmedi, düşünemedim. yani. bugün baktım gene oylanan az entrye rağmen 20 puan artmış iyi güzel ama içinizdeki yazma şevkini kırabiliyor da.. iyi yanları da var kötü yanları da var. insanın şevkini kıran bir sistem.. ama aynı zamanda da şevk getiren bir sistem. şimdi olmasa daha iyi olurdu belki demek isterim ama şey gibi bu istediğinizden değil kıskandığınızdan olsun istiyorsunuz valla. kimsede olmasa istemezdim ama cidden. yalanım yok. valla lan!
serbest çağrışım(bkz: yarma)
tecrübeli müzisyenlerden oluşmuş, nefis bir rock grubudur. kadro şöyledir:evren arkman- (bas), görkem bolaca - (vokal ve gitar), özgür hazar - (gitar), burak çakar - (davul).studyo çalışmalarını sürdürmekte olan grubun albümü çok yakında piyasada olacaktır.
bir gelip bir giden şeydir.nedir anlayamadım efendim.
görünen (192-kofti anarşist), yükselen (207-anarşist), kaybolan ( )...
benim sahip olmadığım fasilitedir. valla sevinmem mi üzülmem mi gerekir bilmiyorum ama iyi oluyor sanki, ondan bağımsız hareket ediyorum kafam rahat ama diğer yandan bu kadar dengeli mi yazıyorum da oluşmuyor yoksa sözlük beni sallamıyor mu o kadarını çözemediğim sözlük olayıdır.edit: benimde karmam var bende insanım...
begenilen entrylerinizin engellenemez artışını bir köşeye çekilip sogukkanlilikla izleyen.tüm olumluluklara ragmen gerilmesini,düşmesini bilen entry borsasi.
benim icin bir selam vermeden gidenlerin arkada biraktiklari veda notu gibi bir belge. karma dedigin yerinde sayar, duser, yukselir, gelsin şukelalar, gitsin cok kotuler kendi yaginda kavrulan bir olcu. ne yalan soyleyeyim takip ediyorum, yukselince "heyo!" diyorum, dusunce de "hmpfh!" ama karma ile ilgili bana en cok dokunan sey ortada yeni oylanan entry olmadigi halde 10 puan civari dusmesi oluyor. cunku sebebinin yazdiklarimi begenmis birinin ucmasi oldugunu tahmin ediyorum.tabii bilmiyoruz karma skorunun hesaplanmasi formulunu falan, kafadan tahminler yurutuyoruz ancak. ama iste kendimce mantikli buldum, son oylanan entrylerinde degisme yokken buyuk miktarlarda karma dusmesini (bu olay yukselme seklinde tecelli etmiyor hic zira) boyle yorumladim ben. o gun icinde ucmus bir sozluk yazarinin ucmadan once yazdiklarimi okudugunu, begendigini, şukelaya layik buldugunu, o gidince oylarinin karma uzerindeki etkisinin de gittigini dusunuyorum. oyle olunca da uzuluyorum dogrusu. entrylerim icin mesaj atip " :))))" diyen cok olmadigindan o kisilerin kim oldugunu buyuk ihtimalle bilmiyorum ve hic ogrenemeyecegim. benim icin binlerce sozluk yazarindan biri, herhangi bir nick olan bir kisi varmis, yazdiklarimi okumus, hosuna gitmis, yazdiklarim ona bir sey ifade etmis. belki :) tusuna basarken "kim yazmis?" diye bakmamistir, a lifetime of type ii errors kimmis neymis diye sormamistir. ama okumus hosuna gitmis, bu da aramizda tek yonlu bir bag olusturur her seye ragmen. ve o kisinin ucup gitmesiyle, dusen karma sayesinde farkina varabiliyorum ben bu bagin ancak. o saatten sonra birak cift yonlu bir bag olmasini olan begeni bazli tek yonlu bag da kopuveriyor. bunun cok gec farkina varinca da "hmpfh!" degil "tuh! :((((" diyorum kendi kendime. ey, karmamin dusmesine sebep olmus arkadaslar! eger bu satirlari da okuyorsaniz size en guzel dileklerimi sunuyorum!**
zamanının ötesine geçmeyen tek bir entry ve şükela sayısındaki kademeli artışa rağmen 2 günde 100 puan düşebilen değer.(bkz: ben bugun bunu gördüm)(bkz: karma listesi/@arise)edit: 3. gün ve 130 puanlık düşüş. benden habersiz bi iş mi çeviriyosunuz?
aynı günde yazarın 2 bin küsür entry arasında en beğenilen entryleri listesine giren 2 entrye rağmen 2 puan artmış hede.x kaçsa artık.
yakamıza yapıştığından beri mantığını bir türlü kavrayamadığım istatistiğe dayalı puanlama sistemidir.belki sistemde bir şey yoktur da , önüne gelen düğmeye basan kullanıcılardadır sorun. açıklayayım, bugün itibariyle: birinci nesil azimli yazarım son bir haftada 40, son bir ay da 145 toplamda 6650 tane entry girmişim ve bu karma hadisesini etkileyecek şekilde en beğenilen entrylerim listesinin en başında (bkz: berna lacin/#1703183) duruyor. yahu orda yazdıklarımı okuyorum ve en beğenilen olmsı için bir sebep göremiyorum. ya berna laçin in tm akrabaları sözlük yazarı ya da herkes atari oynar gibi şukelaya oeehh e basıyor? hayır mahsuru yok, siz devam edin, ben anlamasam da olur.
bir gecede yaklaşık 100 puan kadar düşerek, neye uğradığımı şaşırmama neden olmuş, puanlama/rütbeleme sistemi.ilk başlarda zerre kadar umrumda değildi karma. "mümkünse çıkmasın" diyordum ki, zaten çıkabileceğini de düşünmüyordum. zira, sözlüğün genelinin dikkatini çeken şeylerle, genel itibariyle ilgilenmiyordum. sevdiğim konular farklıydı; bir hafta içerisinde girdiğim 50 küsür entrynin, en fazla 9 tanesini oylanıyordu. bu yüzden de, karma gibi bir ibarenin "yazar hakkında" bölümümde yer alacağını da düşünmüyordum. gel zaman, git zaman -nasıl olduysa- karma sahibi oldum. iyi mi oldu, bilmiyorum.kimilerine göre bir yazarın ne kadar iyi yazdığının ispatıdır "karma". bence alakası yok. şu güne kadar harika entryler girdiğini gördüğüm birçok yazarın, karması yoktu. bu da onların beğenilmediği anlamına mı gelmeliydi? tabiki hayır. olsa olsa, sözlüğün çoğunluğunun ilgilendiği konular dışında, kendisinin beğendiği ve belki de birçoklarının ilgisini çekmeyen şeylerden bahsediyordu kendisi; muhtemelen de öyle... bu bağlamda, "karma"nın "beğeni"den ötürü; "genelin ilgisini çeken konularda beğeniye dayalı yazma oranı" olarak ifade edilmesi, bence, daha doğru olacaktır.":)", ":o" ve ":(" gibi butonlarla belirlenen karmanın, bu botunlarının işlevlerini de sorgulattırdığını düşünüyorum. genel bir ifadeyle, bu butonların işlevi, "herkesin sahip olduğu düşüncelere sahip misiniz, yoksa değil misiniz?" sorusuna aranan cevapta gizlidir. zira, bugün oy kullanan binlerce yazarın, belki de hepimizin, oylama yaparken ortak bir fikri var: "bu entry, benim düşünceme uyuyor mu?". her şeyden önce, bu karma fikrinin ortaya atılmasına uysa da, genel olarak; "entry oylama adabı"na ters (öyle de bir şey türettim şimdi. affedin...). bunu da, bu saatten sonra sorgulamanın bir anlamı olmadığı gibi, değiştirebileceğimizi de sanmıyorum. birçok kez, bunu yenmeye çalışıyor ve düşüncelerime ters düşse de, yalnızca emek verildiği için, birçok entryi "şukela" olarak oyluyorum. "birçok" dediysem de, "entry oylama adabına ters düşenler" kadar çok değil! olmayınca, olmuyor...peki ya karma sahibi olduktan sonra ve karma sahibi olmadan önce girilen entryler arasındaki fark, yazarların sözlükteki çizgisini değiştirebilecek kadar güçlü mü ki? bilemiyorum. ama aklıma inceden inceye, "kalemi güçsüzleştirme" iddiası da gelmiyor değil hani.sonuç olarak, karma; kimi zaman gül, kimi zaman diken oluyor. bazen, iyi yazmaya zorluyor yazarını, bazen de kötü yazmaya... ama, en önemlisi de, bir şeyler yapmaya itiyor. kâr/zarar/menfaat üçgeninde hangi köşede yer alacağına karar verebilenler ise, üstesinden rahatlıkla gelebiliyor.
sozlugu ani defteri haline getiren ozellik. oylama mekanizmasinin yazari baski altina alan unsurudur. soyle ki, bir kisi, kir kitap, bir film, hatta hatta bir dusunce uzerine sozlukte genel olarak olumlu bir kani varsa, o sey hakkinda guzel laf eden entryler yuceltilir, kotu laf eden entryler yerilir. karmayi raiting gibi goren insanlar ortalama yazara aykiri gelecek seyleri yazamazlar, yazdiklarini da silerler. sonucta aykiri dusunceler o maddeden kovulur. bu yuzden ortalama sozluk yazarinin iyi dedigi bir konu altina iyi, kotu dedigi konu altina kotu entryler girilir. sozluk bir cesit ani defterine doner.
"bir karmam bile yok" derken an itibariyle -566 puan ile şampiyona rekoru kırıp fenafillah olarak kendime en altlarda bi yerler bulduğum ekşi sözlük hedesi...tabiki dış mihraklar yaptı bunu..hı hı..evet..!!burdan eğer varsa mevkidaşlarıma selamlar ederim..!!(bkz: ah ulan ssg yaktın beni)(bkz: battı balık yan gider)
gün gelip sözlükteki karma sistemi kaldırıldığında, binlerce yazar sahtelikten uzaklaşmaya başlayacak ve içinden geleni, ya da bildiğini yazmaya çalışacak. yazıklar olsun ki karma hevesi yüzünden yalandan eşek olanlarla aynı havayı soluyoruz.
herkesin hoşuna gitmeyecek entry girmek uzereyken duşundurten zamazingo.not: daha karmam yok, mumkunse de olmasın.
(bkz: her nefis karmayı tadacaktır)
bana kafayı takan birilerinin alakalı alakasız tüm entry'lerimi kötü oylamasıyla sabah baktığımda -568 ile taban yapmış hede.birşey anladıysam fenafillah olayım.
kyotodan katrinaya yolculuk.
hafiften kafa sikici ancak hayvani bir çıkışa sahip opeth şarkısıdır.albümün en iyilerindendir.
artmasında, azalmasında 'yüzde' hesaplarının etkili olduğunu sandığım sözlük zırvası. varsayımım doğruysa, entrylerin içinde beğenilenlerin çokluğu, yüzdesel büyüklüğü bu puanın değişmesine önayak oluyor. zira, gereksiz olduğunu düşündüğüm 20 kadar entryimden arındıktan sonra karmam oldu ve şimdi yazdıkça azalıyor. felsefenin özü, "minumum entryde maksimum şukela" gibi bişey herhalde. okan bayülgen'in 17 entry ile 762 karmaya ulaşması, bunu doğruluyor!
(bkz: karmanjero)
derin devlet destekli sözlük fasilitesi, kitlelerin afyonu. eğer karma olmasaydı işi gücü olmayan bunca insan sokaklara dökülecekti, hapishaneler dolacaktı. (bkz: clean society generator)
başlangıç titreşimidir.
(bkz: karma skorunun hesaplanması/#9917878)
ne ekersen onu biçersin mahiyetinde bir dünya düzeni. varlığını, geçerliliğini asla kanıtlayamadığımız şeylerden bir tanesi.
ilginç bi şekilde entry girmediğimde daha çok artan hede. ya söz gümüşse sükut altın, ya da halk beni sustuğumda daha çok seviyor*.
kategorisine düz adamı da eklemiş. hayırlı olsun.
sahip olamadıgım fasilite. ama ısrarcıyım olacak inşallah
ahir zaman gailesi.evet sevgili sozluk yazari arkadaslarim, ben bu hafta bunu ogrendim. nasil mi? gunlerden bir yaz sabahi, gozum hirs burumus halde uyandim ama icime giren seytan aynadaki goruntume bu hirsin izini dusurmuyordu. hayattaki en hakiki mursitin karma, hem de yuksek karma olduguna o kadar emindim ki, karmasiz insanlarla yiyip icmiyor, bes cayina bile gitmiyordum.elbette bu dusunce dilime de vurmustu. el ishali olmus gibi, sol frame e ne duserse iki satir ekliyor, agzimdan akan salyalari gormezden geliyordum. yazacak sey bulamazsam ukte veriyor, etrafa bakiniz saciyordum. beni, taniyan, bilen, seven insanlar bu kudurmus halimi tarife yeltenmiyor ama uzerimdeki garabetten urkup cevre cemberimin capini uzatiyorlardi. aralarinda, beni nazikce uyarmaya calisanlar oldu. ah minel hirs, agir hakaretlerim esliginde gozden kayboldular.derken birgun, ayni azgin ruh hali icerisinde, falan ol butonuna bastim. mesaj lambasi yanmiyordu. ustunde bile durmadim, karmamin seyrine bakip keyfini surecektim. "ben" dedim, sozluk tanrisi soyle cevap verdi: "yedinci nesil caylak". "nee???" dedim, durum degismedi. ellerimin arasina aldigim basim, zonklamalar esliginde kendini duvara vurmak istiyordu. manyak degilim, mani oldum.tam o sirada, zihnimin duvarinda su cumle belirdi: geldi hirs gitti kelle gitti hirs hani kelle. bu cumleyle kendime geldim, ve entry beli bukme ayininin sonunda, husu icinde bekledim.gunler geceleri kovalarken, hirsim, eriyik haline gelmis idrar yoluyla atilmisti. artik, duz adamlara, guler yuzle bakiyor, kackin, suflor demeden, herkesle sosyallesiyor, dostlugun kardesligin sularinda yuzuyordum. aklimda, halen cevapsiz tek soru kalmisti: sozlukten sonra hayat var mi?
(bkz: karmasını düşünen kahraman olamaz)
bir zamanlar şahsımı kölesi haline getiren mefhum..hayvani karma yapmış olmanın getirdiği stres ile kastıkça kasıyor, zamanın ötesine geçen entrylerimi bile siliyordum..tek derdim yüksek karmama zeval gelmemesi idi..sonra uçuverdim sözlükten bir anda..geri döndüğümde ne göreyim, benim yıllarca bir bok olmasın diye üzerine titrediğim karmam sıfırlanmıştı..hassiktir lan! dan sonra anladım ki aslında çok fani bir şeydi bu..aha şimdi sallamıyorum valla, bırakıyorum dağınık kalsın..
kalkmasini gonulden diledigim fasilite. fobi halini aliyor zamanla insanda...
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |