|
|
ziplayan birinin burnunuzu kirma olasiliginin oldukca fazla oldugu aktivite. izlemesi cok zevklidir.
biraz daha araştırma yapılıp yazılsaymış daha güzel olacakmış bu roman. birçok kez punk olduğundan bahsederken rastanın ne olduğunu bile bilmiyo kahramanımız. zaten bu "punk", chemical brothers, "off spiring"**, sex pistols ve prodigy dinliyo. neyse yinede okuması zevkli bi roman..
bir cro magnon eylencesi. sahsen hic hazetmem ve muzigin ruhuna aykiri buluyorum.
(bkz: en azından entel kuntel olmamak)
bir watchdog kurumunun (project on government oversight) da ismidir.askeri ihalelerin izlenmesiyle ilgili bir organizasyon olarak başlayıp, izleme alanını süreçte genişleten bu sivil toplum örgütü, 'güneş ışığının en güçlü dezenfektan olduğunu' savunarak, devlet (usa) kurumlarını, ihaleleri izlemekte; bir yolsuzluğun, üstü kapatılmaya çalışılan yanlış uygulamaların rapor edilebilmesi için güvenilir bir kurum olmaya ve yakaladığı usulsüzlükleri medyaya taşımaya gayret etmektedir.bugüne kadarki belki sayısız başarılarından benim aklımda biraz da medyatik olduğu için yer edenler şunlar: area 51 olarak bilinen bölgede epa'nın devreye girerek, çevre koruma kanunlarına uyum sağlanması yönünde anlaşma yapması ve bölgeyi izlemeye başlaması, bolca savunma ihalesinin soruşturma geçirmesi, birçoğunda ihale ve/veya projelerin iptal edilmesi (düşündüğümden daha az şey hatırladığımı belirtmek isterim).sitesinin birkaç sene önce temiz eller, şeffaf devlet vs gürültüsü sırasında bookmarklarımız arasına girdiği bu organizasyonun yerel benzerlerinin başarılarını da görmeyi hayal ediyorum ister istemez.web sitelerinin adresi ise:http://www.pogo.org
bir dovuş sanati. hastanede sonuclanmasi kotu tabii.
bazilarinca poga olarakta bilinir ancak bu yanlis bir tanimdir.
hos bir oyun sitesi.
(bkz: headbang)(bkz: headbangers)
of muzik filan bahane sınıfta yapmıstıkta mudur muavini bizi disipline goturmustu.. (bkz: disiplin) ismet 'te (bkz: ismet) azarlayip bizi geri yollamisti.
sarkinin baslarindaki slow kisimlarda karsinizdakileri sirayla kesersiniz, hepsinin gozlerinin icine bakarsiniz taki birininkiler size takilina kadar, yerinizde duramaz olursunuz ve o da surekli size bakiyor olur derken sarki hizlanir sertlesin ve kopar sarkiyla birlikte siz ve karsinizdaki sahisda kopar ve deliler gibi sanki bir savasa girermis gibi ona size bakmasindan dolayi duydugunuz tum kini carpisarak bosaltirsiniz, oda yetmez cevrenizdekilerede carparsiniz onlarda sizi carpar taki sarki bitene kadar.
cok kotu bir arka kapak yazisina sahip olan kitap. eger ici de oyleyse siddetle uzak durmak gerekir.
partilerimiz vargecilmez olayi.kesinlikle birisi agir yara alir.bazilari oh kurtulduk der.amac patlamaktir.
online kagit, tavla ve benzeri oyunları oynayabileceginiz yabancı bir sitenin adi.http://www.pogo.com
sid vicious'un tesadüfi olarak icat ettiği punk eğlencesi. kendisi henüz daha sex pistols üyesi değilken bunların konserlerini izlemeye gidermiş. konserde de daha önlere ilerleyebilmek için önündeki kalabalığı çarpa çarpa yararmış. pogo da bu şekilde doğmuş! (referans: the filth and the fury)
ruzgar gibi okunan, yasanan olaylarin hangilerinin acaba gercek oldugunu dusunduren, yok oyle asklar dedirtecek kivamda asklar yasanan, disardan bakildiinda oropuca icerden bakildiginda eglenceli gibi yasanan bir hayati anlatan, bir cok istanbullu gencin bilecegi mekanlari anlattigi icin insanlarin kendilerinden bir seyler bulabilecegine inandigim edebi oldugunu dusunmedigim yine de okunulmasi zevkli bi kitap...
snapcase, sick of it all, better than a thousand türkiye' ye gelse de, son bi kez de olsa (yerimizi genç arkadaşlara bırakma babında) yapsak dedigimiz aktivite.
(bkz: tübitakta pogo yapmak)
akıcı ve güzel bir turkceyle yazılmıs da olsa mantık hataları barındırdıgını düsündügüm,oha daha neler dedirtse de okunabilecek bi kitap. ayrıca karakterler cok iyi yada belirgin tasvir edilmistir. cok net yani...bir de sey var tabii trainspotting andırıyor fazlaca, hayli esinlenilmis sanırım.kahramanlarımızda ya "hey hey ne kadar enerjigiz manyagız deliyiz" havası yada "depresifim,sanrım intihar edicem,ölmeliyim" sezilmekte bir de.
kalabalık,sıkışık ortamlarda yapıldığında çevredekileri rahatsız etmek kavga çıkarmak dışında bi boka yaramayan eylem.
yaparken çok mutlu olduğum bir aktivite.içinde ki tehlike dozajı mı bilinçsizlik mi bilemiyorum ama çoğu zaman palavradan da olsa pogoyu özlüyorum.pogo's not fight diyorlardı.haklı olsa gerek.
(bkz: hidrellez/2)
aktiviteyi bilenlerle yapılırsa tadından yenmeyecek olay. en başta seyircide kollektif pogo bilinci olacaktır. aynı anda pogoya başlanırsa alınan haz had safhada olacaktır. pogo kardeşlik duygularını pekiştirir. çünkü yere düşenler başka pogodaşlar tarafından kaldırılır.her konserde olduğu gibi bu aktividen hazzetmeyen insanlar çıkıcaktır. çünkü onlar kasmak sever. onların kafalarında kalıplaşmış eğlence sekilleri vardır, yeniliğe değişikliğe gelemezler. herkesin kendileri gibi headbang yaparak, ortada kollarını kavuşturup, karşı cinsi keserek ya da sevgilisini yengeç gibi sarmalayıp yarı cima halinde konseri seyrederek eğlebileceğini zannederler.tabi bir de pogonun ne olduğunu bilmeyen insanlar vardır. sadace yaralamak maksatıyla mosh pit'e girerler. müzik bilmedikleri için anathema konserinde bile pogo yaparlar.velhasılı kelam pogo iyi birşeydir. bünyeyi rahatlatır. ertesi gün kollardaki ve bacaklardaki morluklara bakarak "ulan nası eğlenmişiz!" diye sadistçe bir zevk duyulabilir.
(bkz: wall of death)
punk halk dansi.
londra'danin hackney semtinde acilan yeni bir cafe'nin adi, vejetaryen bir cafedir.http://www.pogocafe.co.uk/
(bkz: pogos not fight) ezilme tehlikesi gecirdigim sey bisey
genelde kızlar ilk 5-10 saniyeden sonra durumun ciddiyetini kavrarlar ve yerlerini dogal ayı*lara bırakırlar.(bkz: alman bira evi)
1.demir bir çubuğa amortisor baglanmasi kaydiyla ayaklarinizi yandan cikan desteklere koyarak ve dengede durarak ziplamaya yarayan alet2.deşarj olmanin en kesin yolu
içinde dj.serhan, dj.ozan'ın da yer aldığı klüp djlerinin organizasyon şirketi...
desarj
sevdigi grubun konserine gelmis bir insana "ne diye pogolu yerde duruyorsun, geriye gitsene" demek kadar bencilce bir laf olabilir mi, hic hazirlanmis midir bilemiyorum. ayni parayi vermissiniz, ayni ortamda bulundugunuza gore muhtemelen yakin saatlerde iceriye girmissiniz, peki o on tarafi, yakindan gormek icin erkenden gittiginiz konser alaninin pogoculara ait oldugunu nereden cikardiniz? adam belki grubu sakin bir kafayla gormek ve dinlemek istiyor, bu onun gay oldugunu ya da eglence dusmani oldugunu gostermez ki? o oyle istiyordur, uyarilara ragmen kendisine ait kisisel alanda dirsekle,yumrukla,omuzla karsilastigi zaman da, kendi dirsegini siz havada iken bobreginize itina ile yerlestirmekte enn ufak bir beis gormez.
(bkz: mosh pit)
ucaklarin pist e inerken on tekerinin yere carpmasi ve sekmesi sonucu olusan olay
(bkz: mush pit)
ayca seren ural adli zatin yazdigi "ben bunca boku yedim.sizde buyrun okuyun" mantalitesiyle yazilmis, okuduktan sonra her insanin yasadiklarini anlatsa kitap yapabilecigini anladigim, anlatilan 10 seyden 9'unun illegal oldugu, kotu aliskanliklara ve olaylara ozendirici (ozenene) nitelikleri bulunan kitap
(bkz: pogo the monkey)
bi nevi yeni neslin sosyallik anlayışı...
ilk kez pogo olayina sahit olan arkadasımın 'laayn ayrılın laann' nidalarıyla daldıgı ve zararlı cıktıgı olaydir.
siki bir pogonun ardindan boyun agrilari cekmeye basladiysaniz jubile yapma zamaniniz gelmis demektir.
(bkz: madonna wayne gacy)
illa kalabalık bir yerde yapılması gerekmeyen aktivitedir..iki kişi ve tadında müzik yeterli olacaktır..ancak evde yapıldığında alt katta oturan kadın, şaşkın ve biraz da ezik vaziyette pogonuzu bölerek "ne yapıyorsunuz bilemiyorum ama bizim avizelerimiz sallanıyor" diyebilir. başka ihtimal alt katta oturan pala bıyıklı ve çizgili pijamalı adam(bkz: allah korusun) pogonuzu bölmekle kalmayıp size saldırabilir..olsun bunları dert etmeyin. onlar gelene kadar siz yeterince coşmuş hatta çılgın atmışsınızdır* zaten .e ne de olsa her iyi şeyin bir bedeli vardır.
star haber*de bir-iki sene önce bi athena konseriyle ilgili izlediğim bir haberin bu dans hakkındaki açıklaması ile: "genç athena hayranları hoplayarak ve de zıplayarak pogo adını verdikleri dansı yaptılar."
bir heavy metal dansi.tehlikeli olabildigi kadar eglencelide olabilen, boku cikarilmamasi gereken pogo yapiyorum zannedip kavga eder gibi icra edilmemesi lazim gelen bir olay.kreator konserinde bir yerlerimin kirilmasina vesile olacakti az daha.
yakında (3 şubat 2003 olabilir) stüdyo imge tarafından piyasaya pogo adlı bir kitap sürülecek. 1977 doğumlu bir hatun yazmış. uzak durmanızı tavsiye ederim. akla ziyan bir roman. içinde guitar, morg, hassiktir gibi mekanlar filan geçiyor, aptal bir kurgu var: gençler bunalımdadır, ota boka bok atıp arada da ot içmektedirler. gel gör ki en büyük tutkuları pogo yapmaktır. bir gün pogo yaptıktan hemen sonra ya da az önce "hadi lan soygun yapalım" derler. yaparlar. "şimdi napalım" derler. "captain hook'a gidelim" diye buyururlar. olaylar gelişir. bir kez daha aman diyorum.
walt kelly'nin komik karton karakterinin adı.''düşmanla karşılaştık.bizmişiz..'' repligi hep aklimda.
hastanede yatan cocuklari eglendirmek icin makyaj yapıp palyaco kılıgına giren john wayne gacy'in kullandıgı takma isim.*
dejavunun her kurban konseri öncesinde en mülayim tipi bile azdırıp yaptırdığı aktivite.
tüm kusurlarina ragmen sadece "rocker esirgeme kurumu" esprisi için okunmasi gerektigini düsündügüm kitap.
metalci çiftetellisi ...
bazı insanların piskopatlık örneği gösterip müzikle bi alakası olmadan sadece ona buna gömmek amacı ile konsere gidip gerçekleştirdikleri olaybunun yanında insanın kendini müziğin gazına kaptırıp tam anlamıyla içinden geldiği gibi davranması(not iri yarı insanların yanında yapılmaması tafsiye edilir)(bkz: ölüm tehlikesi)
(bkz: violent dancing)
ayça seren ural'ın ilk kitabı. yazar romanı 1993-1998 yılları arasında üniveriste öğrencisiyken yaşadıklarından yola çıkarak yazmış.
konser alanlarından acilen kaldırılması gereken rakçı metalci atraksiyonu. eğlenceli olması bir kenara bırakıldığı vakit, çevreye verdiği zararın, gayet düşünülmesi, akla getirilmesi gereken, yapanların mutlaka bi es verip, ya ben ne yapıyorum böyle demesi zaruri olan eğlence.dipnot: bu fikirlerin oluşmasındaki esas neden herhangi bir konser esnasında yandaki grup insanlarının pogosunun altında ezilme tehlikesi yaşamış olmaktır. önemle duyurulur.
18li yaslarda son derece eglenceli gelen, yas kemale erdikce degisen eglence anlayisi yuzunden anlamsiz, hatta aptalca gozuken bir metal aktivitesi.
ayça seren ural* isimli yazar olma çabasındaki bir "punk"ın* yaşadıklarını abartarak, bolca sallayarak, zerre sorgulamayarak belgeleme çabası..romanımsı şey..kitapta genel olarak "çılgınız, deliyiz, zekiyiz yihuuu" teması işleniyor..kitabın ilk bölümü okunmaya değer olsada ikinci bölümü tam bir sallama.."sadece bir romanın nasıl yazılmaması gerektiğini merak edenlere! " (bkz: http://www.ekritik.net/print.php?sid=210 )
(bkz: filmi cekilesi kitaplar)
pogonun arkasında ne "ben kötüyüm manyağım acıdan zevk alıyorum", ne de "çok sertim yıkarım herkesi" tarzı bir düşünce vardır. aslına bakılırsa hiçbir düşünce yoktur. genelde punk, hardcore veya numetal tarzı parça çalmaya başlar yavaştan(aslında blackmetalde bile yapılır, kendinden geçiren müzik lazımdır) kafa ritm tutar, şarkı giderek hızlanır, gözler delice dönmeye başlar ve o an pogo kaçınılmazdır. bir histir bir arzudur, nedeni nedir, bilemeyiz, ama metal parça çalarken kafanın ritmik bir şekilde öne arkaya gitmesi nasıl gayet doğal bir olaysa hardcore dinlerken dizleri karnınıza çekip kocaman kocaman zıplamak, ardından da var güçle pogo badilerinize omuz atmak aynı şekilde doğaldır. bu tarz müzik konserine gelip de pogo yapanlara pis pis bakış atan, tehdit eden, akıllı ol yapan kişiler de mevcuttur, metal ortamının ağır abileridir bunlar. kendileri eğlenemedikleri gibi milleti de eğlendirmezler. pogo sevmiyosan neden burdaki yüzlerce insan gibi pogo olmayan yerde durmuyosun da gelip bizi buluyosun angut kardeş demek lazımdır bunlara, demez kimse. pardon abi çekerler, büyütmek, eğlencelerini bozmak istemezler. pogo yapmayanların çoğu bu eğlenceyi gülerek eğlenerek izlerken ortamın ruhunu bozmaya and içmiş bu şahıslar küçük görerek izlerler yapanları. türk metalcisi kendi ortamında bile rahat edemez işte çilesi büyüktür naapsın.
(bkz: mosh)
senin gibi luks punk da zor bulunur gibi repliklerle bezenmis inceleme istegi dogumadigi icin kolay ve 'bir nefeste' okunan kitap.
iki gunde kisiler arasi iliskiler kuramlari cercevesinde analizini yaptigim , tekrar tekrar okurken belli kisimlarda her zaman gozlerimin dolmasina sebebiyet veren kitap.(bkz: studyo imge)
esas itibariyle muzigin ritmine kendini kaptirip ziplamak seklindeki bir dans sekli. mumkun oldugunca yuksege sicranip bir de muzige kaptirilinirsa cevredeki insanlara carpmak icten bile degildir, fakat pogonun esas amaci baska insanlara carpmak degildir. amaci baska insanlarla carpismak olan eglence turunun ismine gavurlar moshing bu eylemin gerceklestirildigi sahne onundeki genis acikliklara da mosh pit denmektedir. yurdumuzda moshing de pogo olarak anilmaktadir.
ayça seren ural'ın ilk kitabı. bir ilk olarak dil konusunda underground edebiyatın gereklerini yerine getiren, birkaç (aslında birkaçtan fazla) hollywood kokan repliğe karşın argoya ve sokak diline hakim bir eser. diğer yandan düzgün, sürükleyici ve temiz bir türkçeye de sahip olmasını bilen, ilk yarısındaki aşk atağı ile true romance frekansında takılan, ikinci yarıda ise bir coen kardeşler hikayesine bürünen, grup isimlerindeki vahim hatalara ve kapağında taşıdığı ismin ağırlığını kaldıramamasına rağmen ilginçliğini koruyan bir "debut" roman. aynı zamanda kendi kulvarında da ilklerden biri. en azından entel kuntel değil. umarım devamı gelir. vs vs vs...
çok abartılarak yazılmış, gerçekten uzaklaşmış bi kitap. ayrıca her 30 sayfada bir pogonun nası bi nimet olduğundan bahsetmesi de çok zorlama olmuş. trainspotting'e de pek benzemediğini düşünüyorum. uyuşturucuyla alakalı romanların, filmlerin direkt trainspotting'le karşılaştırılmasını çok doğal buluyorum ama bu bi o kadar da yanlış bence.. ha bi de dili çok akıcı ama nedir bu "dostum" saçmalığı?..
a-aa... adını bilmeden, farkında olmadan, boyle bir seyin varlıgını dahi bilmeden -gudusel mi ne?- okul koridorlarında yap-tığımız-ılan eylem... zevklidir*, eglendirir*. akabinde (bkz: sozlukten bisiler ogrenmek).
adrenalin arttiran gereksiz ama bir o kadar eglenceli, muzik eşliginde karşindaki canliya allah kitap bakmadan girme sanati...genellikle kalabalik ortamlarda yapilir bu.
rockncoke 2005 te, korn sahnedeyken boku cikarilmis olay.
konser siken.gönlünce konser izlemek isteyen kişilerin konser zevklerinin içine ya da dışına bir yerlere sıçmaktır bu. headbang yapılması gereken bir parçaysa herkes yapsın. zaten bunu yapan denyolar da "aman çok çılgınız" hesabına yapmaktadırlar. pogo yapanlar dikkat çektiği için yapmaktadırlar. ilkokulda kollarımızı önde kavuşturur birbirimize vururduk ona benziyor aynı. ama 4. sınıfa geçince bırakmıştık o oyunu. bir konserde yapılabilecek en aptalca hareket.
... şimdi efendime söyleyeyim, bir de pogo yaparken özür dileyenler var.bu çılgın gençler, ortamda bir anda gaza gelerek kendi arkadaşlarıyla pogo yapmaya çalışırlar.ancak malumunuz, bu virüs tanımadıkları kişilere de sıçrar ve hemen akabinde sert bakışlara maruz kalırlar.işte bu durumda, verdikleri rahatsızlıktan dolayı mahçup bir edayla özür dilerler.sonra da bulundukları yerden uzaklaşırlar, birer sigara yakıp sessizce bakışırlar. genelde dayaktan kurtulurlar. eh, iyi bari. sonunu tatlıya bağladık. yaşasın.siz de esen kalın. sert kalın. hem sert hem kalın hem de çok hesaplı.kalın kalmayın be, bana ne. hadi ders bitti, dağılın.
üniversitedeki ev arkadaşlarımla sabahları uyanmak için yıllarca sepultura ve soulfly eşliğinde icra ettiğimiz aktivite. zaman zaman kaş göz yarılsa kaburga incinse de neşeli günlerdi. özledik
(bkz: #8924049)
hardcore ve nu-metal konserlerinde boku çıkarılmadan yapılırsa gayet zewkli olan dansımsı... amacın ağız burun kırmak değilde zıplayıp eğlenmek olduğu anlaşılmalı. örneğin overkill konserinde head bang yaparken alnıma dizini geçiren pogocu arkadaşa uçan tekmeyle girmekte bir sakınca görmedim...genede her ihtimale karşı herkese "yapmayın etmeyin arkadaşım" demeye çalışacağınıza sevgilinize "sen git arkadan izle elinin hamuruyla" demekte fayda vardır.birde pogoya girerken sivri metallerle süslenmiş olan kemer ve bileklik takmak ne demek oluyor anlamadım. vatan hainlerini öldürmeye mi geldin arkadaşım?
aslen kafa göz yarma amaçlı bir tepinme değildir. müzikle coşup oraya buraya zıplamaktan ibaret, salak olduğu kadar eğlenceli bir aktivitedir. arada ufak tefek sakatlıklar çıksa da sinirlenmemek lazımdır, kasıt yoktur. yere düşeni elinden tutup kaldırmak lazımdır. hayvanlığa meyledilmediği sürece çok eğlencelidir. şimdiye kadar en güzel örneğini rock n coke 2005'teki offspring konserinde gördüm. mosh pit'in bi ucundan girip öbür ucundan kahkahalarla çıkan adamlar vardı.insanların üstüne ölümüne atlayıp "rrööeeaahh pogoaağğ" diye böğüren kişileri ise, bel kısımlarından ayağımızla ittirmek suretiyle geldikleri yöne doğru yollamak lazımdır.
pogo yapayım derken sessiz sakin izleyen seyircileri rahatsız eden yarrak kafalı birey anasına avradına yiyecegi kufuru önceden kabullenmiş sayılır.
giderdiği temel ihtiyaç açısından incelendiğinde çeşitlitarikat ayinlerindeki kafa sallama ritüelleriyle aynınitelikteki bir eylemdir. amaç ritmik bir müzik ya dazikir fon alınarak beyinde hafif bir sersemleme yaratarakbir çeşit esrime yaşamaktır.
disardan bakildiginda tepkimeye girmeye calisan gaz molekullerini animsatan eylem.
fight clubın müziklisidir.
word whomp isimli oyunun oynanabildiği site.
3-5 tane leşimin bulunduğu zıplamalar silsilesi... (bkz: iki seksen uzanmak)
(bkz: bounce) (bkz: soad)
çok sevdigim iki arkadasımın sene 1999 da athena konserinde tanısıp önüzümüzdeki yaz evlenmesine sebep olan sey.
sessiz sakin konser izleyeyim derken pogo yapılacağı kesin olan "sahne önü" mevkiine gelip pogodan rahatsız olan birey ağzının üstüne doğru bir omuz veya dirsek darbesi yemeyi kabullenmiş sayılır.
izlenip eğlenilebilecek olay. fakat kabuklu yemiş atmamak lazım.
taksim'deki barlarda, veya sık sık izlenebilecek grupların konserlerinde yapanları anlarım(bir nebze), ancak örnek vermek gerekirse ülkene ilk defa gelmiş bir grup var sahnede, diyelim ki bu grup manowar. pogocu kişi gidip de bu grubun sahne performansını izlemek yerine ortalıkta maymun gibi guresicek eleman arıyorsa ben ona salak derim, salak da değil allah belanı versin derim. hiç anlamadım, anlayamam da. vokalin yüzünü görmeden eve dönenleri bile var bunların.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |