portakal

ada zirvesinden erkek ayrilan takimin uyesi. karpuz bile yemediler o derece yani. telefon ettim sordum "neden erken ayrildiniz cicim?" diye, antalyaya rus bakmaya gidiyolarmis. (en son sebzeye telefon ettiginde haber alabildik kendisinden. yaptigimiz istihbarata gore 40 kisilik bir rus kafilesine spasiva demis. sonrasi malum)

otomatik olanı için: (bkz: a clockwork orange)

nasil bir bunye, nasil bir sabir "yaran entryler" basligini bastan sona tarar, hatalarini bulur cikarir diye beni saskinliklara gark eden super meyve.

sozlugun sirma saclilarindan,icinde az da olsa dans etme konusunda potansiyel buldugum zorlasam bi parca da olsa basarabilceimi sandigim seker cici,komik insan..iiki zirveye gelmisim tanimisim dedigim sulu tatli meyvecik.

anladık ki masa üstü ekürisinden, biraz kaçık****, biraz paranoyak, biraz kararsız, kelimelerle arası pek de iyi olmasa da, arasını düzeltmekte ısrarcı suser.

washington'da yetiştirilen narenciye...

ben...sözlükte gezen bir jedi/mage...edit*: yavaş gel... jedi/mage, yavrum benim:)

soyulup basucuna koyulan sayma araci.genellikle saklambac,korebe gibi kulturel degerlerimizi koruma amacli eylemlerde, eleme amacli kullanilir

kendisi fizik matematik veya kimya ile kesinlikle ilgisiz olup, cok iyi shik(şık) sallar.. acaip ukaladir(bazen benim kadar)..sinema ile ilgilenir...seviyoz haliyle...

vitamin deposu,bir renk adi(bazilarina gore)

seksen kere cepten mesajlastiimiz halde telefon ettigimde sen kimsin diyen, daha 2 hafta evel bulustuumuz halde zirvede yanasip selam verdiimde tekrardan sen kimsin demeyi bir borc bilmis , gurbetten euro turk yolu bekleyen icq arkadasim.yirtilan robe*lari ve bunun masrafiyla basa cıkamaması sebebiyle tum robe larina fermuar diktirmistir.soran olursa efendice fermuari indirir, göğüs yarasini gosterir ve tekrar efendice fermuari kapatir.degisik bir kişilik.

(bkz: kadikoy anadolu lisesi)'ndeki (bkz: liman).. (bkz: fransizca bilmemek)

ekşi sözlük sarı sayfaları takip etmiş, kara gün dostu olmuş, ellerine sağlık dedirtmiş, başka bir portakal daha var mı? hem de lisanslı portakal*.

tekerlek gibi kesilince çok güzel olan meyve rengi tadı kokusu en güzel bu şekilde ortaya çıkıyor

o artık bir stajyer.....

üff bi kış meyvesi... (bkz: uff bi gida)

(bkz: raffi portakal)

cocuklugumdan beri tanidigim, sozlukte entrylerini takip ettigim, bircok yazlarimizin beraber gectigi kisi***.. her ne kadar yillardir birbirimizi gormemis olsak da; iyi bir insan olarak aklimda yer etmis kisidir kendisi. ayrica yaz tatillerinde bile nasil ders calistigini hala unutmadim! sanirim cozdugu test kitaplarini ust uste koysak kendi boyunu asar*.

çin elması denilen portakal'ın türkçedeki hikayesi ilginçtir;çin elmasını çinden alıp avrupaya getiren portekizlilerdir ve fransızlar portekizlilere "portügal" derlermiş,,sonra bu olduğu gibi bizim türkçemize ve arap dillerine çin elmasına karşılık olarak geçmiş.

kendisinden genellikle bir üçüncü şahıs* kullanarak aldığım orjinal dragonlance romanlarını zevkle okuduğum, ne zaman görsem gamsız, tasasız görüntüsü ile sık sık yenilediği imajına ve hatta sırma saçlarına hayran olduğum, yine de beraber geçirilen onca yıla rağmen ** adam akıllı bir sohbet etmesiğim jedi.

efendim kendisini sözlüğe adım attığım günden beri takip ederim.. benim genel olarak sözlük yazarlarıyla ilgili bir tespitim vardır.. yine genel olarak diyeceğim, iyi sözlük yazarları bence ikiye ayrılıyor.. bazıları ağırlıklı olarak geyik yaparak insanları güldürüyor, eğlendiriyor, zeki esprilerle sözlük yolunu çiziyor.. bazıları da bilgi yolunu seçiyor, bilgili olduğu konularda aktardıkları güzel hadiselerle insanları yine eğlendiriyorlar, bilgilendiriyorlar.. ha bunu eleştirmek için yazmıyorum bu arkadaşları, bence ikisi de birbiriyle eşdeğer ve harika.. bu geyik yapanın bilgisiz olduğunu göstermediği gibi, bilgi aktaran insanların da espri ve geyik yapma özürlü oldukları konusunda bir saptama değil.. sadece seçtikleri yol bu.. işte yazarlıkla ilgili ikinci saptamam burda, portakal kardeşimle ilgili olarak devreye giriyor.. bence kendisi bilgiyle espritüel bakış açısını ekşi sözlük'te en iyi harmanlayan adamdır, bu özelliğiyle tektir gözümde.. çeşitli konularla verdiği bilgilerle olsun, zeka kokan espri ve geyikleriyle olsun, sözlüğün pırlantasıdır gözümde bu özelliğiyle.. kendisini arada yaptığımız çizgi roman muhabbetleri dışında tanımam, bunu da belirtmek isterim..

sirius,senin bi suru mektup arkadasin varmis, senin annenin adi suymus,senin suyun soyleymis buyun boyleymis gibilerinden, kendisi ile paylasmadigim nice bilgiyi suratima vurmus ve aniden heyecanla tirnaklarima dadanip kokune kadar yememe sebep olmus bir eleman

o artık üniversite öğrencisi bir bıcırık, tebrik ediyoruz. (hamdi şuraya bi smiley koy hemen)

(bkz: akilli bidik) bidik olmakla pek bi alakasi yok gerci ama akilli o. seksenli yillarda hayati taniyanlarin yeni nesle yan gozle bakmasini sirf bu velet yuzunden elestirmisimdir. unide ders calismak icin kasmamasi icin verdigim ogutleri tutmasi gerektigini bi kere de buraya yazayim belge olsun.

enrylerine bakınca, sinema ile ilgilendigini düsündügüm, (bi ihtimal niki de otomatik portakaldan geliyordur) entryleri hos ve okunası sözlük yazarı.

sözlüün imlaaa kılavuzluunu yapan kimse

sevgili arkadaşım portakal, cs partilerimizde bizleri yalnız bırakmayan, arkadaş toplantılarımızda (okuyan da ciddi birşey sanacak) kamerasıyla hep yanımızda olan, gülücükler (beni öldürecek kesin) ve entryler saçan biridir, başarılarının devamını diliyoruz.

su siralar en cok igrenc espriyi* kim yapar gibi bir yarismada birinciligi acik ara goturen arkadas.

ehem, sözlükteki binbirinci entry'si, 1001, ne diyim nice binbirlere...bu da 3003 nokta eder...

kışın çıkan bi tür meyve. hele onun kabuunu soyup sobanın üstüne bi koyacan o kokuyu genzinin en ücra köşesine kadar çek babam çek!

soyup basucumuza koymamız gereken yapıs yapıs ama mukemmel meyve

port olayina kalinmasi gerektigini anlatan cumle. (bkz: ogk igrencsin)

kendisi #3545321 entrysi ile benden kimsenin duymadigi kufurler yemiştir.

hemşerim.. cihangirli..

en cok boş vakti olanlar:10. portakal 1763

yuvarlak ya da nasıl desem cember gibi dilim dilim kesilip de bi de tuzlanıp da yenildiğinde süper bir lezzet oluverir.tadına doyum olmaz. düşüncesi bile tükürük torbalarını harekete geçirir.bir de tuzlanmadan , kesilmeden saklanması gereken , sözlük user i bi kişi var ki onun da tadına doyum olmaz . normalde portakalın ekşisi makbulken bu user kardes pek bir sekerdir yine de pek bir değerlidir. baslı basına kutsal bilgi kaynağıdır.

portakal, portakallı ördek vardır, portakal tatlısı vardır,portakallı meyve salatası vardır. besbelli ki önemli bir şeydir bu portakal. aslında tek başına bile güzeldir portakal yuvarlaktır,ekşidir. böyle önce çizilir bıçakla kabuğu sonra bir hamlede soyuluverir,iyiyse portakal. hiç zorluk çıkarmaz portakal yenilir hemen. bi de portakal göğüslü kızlar vardır.

pazarda gezinirken "hani ya şeker vaşinktona* gel" diye kulağımın tüm aksamlarını miken pazarcının sattığı meyve. vitamini kabuğundadır.*

gecen gun alakasiz bir zamanda istiklal caddesi'nde karşilaştigim bir insan olmakla beraber, uzun zamandir seviyeli bir muhabbetimin oldugu, gozumde cok başarili bir sozluk yazaridir. kendisiyle devamli boyle karşilaşmak ve ben, o ve uninvited'tan oluşan blackjack partileri cevirmek isterim. ayrica, mzr-55'tir abicim o. keh keh keh.

kabugu kek/kurabiye gibi zararlilara konuldugunda onlarin tadini bozan turuncgil

ikiye kesilip emerek yendiğinde bir orgazmik yiyecekhaline gelen meyve.

toplum içinde soymaya ve yemeye kalkışılmaması gereken meyve.(bkz: şeftali)

eksisinden kacilan ama sole o kucuk torbaciklari dolu dolu olanlari hupletilesi super bi meyve.. hem kabuu ile fiskirik bombasi yapiliyor..

nedense nargilenin portakallısını seviyor bu arkadaş.

güzel bir yer ise kalınabilir..

portakal tribun bestelerine ilham kaynagi vermis nefis bir bestedir besiktas taraftarlarinin en sevdigi bestelerden biridir mac oncesi hasbide bol bol soylenir portakal soyulurmu tadina doyulurmu (rakip takimin adi) sana bi koysam fizandan duyulurmu diye baslar ve devam eder yaklasik 35 4 lukten olusur

turuncgillerden bir turunc

(bkz: portakalın meyve suyu baloncukları)

icq nick canavari.. her seferinde gelen mesaja "kim lan bu?" diye iki saat baktirip vakit kaybettiren kardeş*.

super eglenceli insan.sirinlik abidesi.nesesiz anlarin neselendiricisi.saygideger.zeki.okuryazar vs...

habire etrylerini düzelltiğim kişi. neden böyle bişi yapiyorum bilmiyorum. hakkaten özel bi ilgi göstermiyorum. ama nedense hep portakalın entrylerinin altina bişiler yazasım gelior. gicikmiyim neyim.

kayseri'de bulunan marketler zincirinin adı.

kadir kıymet bilen sözlükçü, sabah 4'de mesaj alınca saolsun diyen sözlükçü... (bkz: seker portakalı)

ismini erol olarak degistirmemize cok kizan, bilgili, komik kimse

üç kusaktir türkeye'nin kültür ve sanat hayatina katkida bulunmus, dede yarvent portakal, ogul aret portakal ve torun, müzayedeci raffi portakal...

one piece de naminin favorisi olan nesne.

ursula k leguin'in yerdeniz uclemesinde (dort) gedin cantasindan surekli cikarabildigi yiyecek.

bilinc altimda meme ile ozdeslestigini dusundugum meyve.

trt1de şu anda yayınlanan, sunuculuğunu harun'un*ve bir kızın* yaptığı program.

yanında bulunulan her dakika mutlaka güldürmeyi başaran daimi komik kişi.

son bir haftanin en hiperaktifleri'nde topa oturmak icin canla basla daha da entry girmeye kasan turuncgiller familyasindan bir sozlukcu.

bir gunde en cok entry girme rekorlari:6. portakal 201 son bir haftanin en hiperaktifleri2. portakal 252

enrty girmekten uykusundan olan insan.

"nasil oluyor da beni eksiyle tanistiran, en iyi arkadaslarim listesinde her daim zireveyi zorlayan, hatta bir donem haftada ortalama 9 gun gorustugum portyme hala tek kelime yazmamisim oha ki ne oha!!!" dedirten sozlugun en hazir cevap en zeki ve en azimli yazari. bir zamanlar bu kadar iyi anlasamazdik biz, eh iste cocuktuk, hatta uyuzduk. ama itiraf ediyorum en cok ben uyuzdum... sonra buyuduk, adam olmaya basladik, kiymetimizi daha bir bilir olduk. baktik ki hem iyi hem kotu, hem ciddi hem geyik, hem igrenc hem eglenceli herseyi konusabilecegimiz insanlar sandigimizdan daha az. portakal, newage, ben daha cok vakit gecirir olduk, ki genelde ben "ya ben ozeldim sizi bisiy yapalim, hadi nargileye gidelim!" dedim durdum, bunlar da beni cektiler iste *tanidigim en zeki adam oldu bu portakal benim hep. hala daha zekisini hem de onun kadar tembelini gormedim ben. yani tembeli var tabii ki ama ikisi ayni anda yok. bir de beni uzaklardayken ziyarete gelen tek arkadasimdir ayrica. cok guzel dogumgunu hediyeleri de alir. aman uzatmiyim iste dostumdur, canimdir. * *

enerjisi durgunlaşmış kişiler için yararlıdır. kasvetli düşüncelerden ve can sıkıntısından arındırır, olumlu bir bakış açısı sağlar ve enerji verir. portakal yağı psikolojik gerilim ve strese karşı korunma sağlar.

beni buraya getiren adam.. valla daha önce de sölediim gibi herşeyden o sorumlu :) ben bi şi yapmadım... laf aramızda iyi çocuktur...

aklıma gelmişken o benim faşist kardeşim..biz faşistmişiz öle diolar...

ben olmayınca bu güller, seviler yok.kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok. *

"kargadan başka kuş, rakıdan başka içki tanımam" diyen, biz şarap içerken karşımızda rakıları deviren, gidilen mekanlarda "bunlar babamı tanıyorlar, mekan benim, aman dikkat edin hareketlerinize, mahçup etmeyin beni" diye bizi yola getiren, kulağımızı çeken zat-ı muhterem...sen gel bakiyim şu inşaata yiğenim (amca smileyi)...

senede n kere heidelberg'e gitmesine rağmen hala "bir kere de buraya uğra be olm" dedirten güzel muhabbetli insan.

bi süre başka biri sandığım başka biri. bi mahallede kaç tane portakal olabilirki, niye ben bu kadar şifreli yazıyorumki.

"the first cut is the deepest" lafini cok seviyo anladiim kadariyla

telepatik yetenekleri olan bir portakal yada gelecegi gore biliyor nede olsa orb seklinde bilemiyorum(bkz: obi wan kenobi/2) ve hemen pesinden (bkz: obi wan kenobi/3)(ilk bkz a bastiktan sonra ordan bir alt entry ye bakin buraya donup burdan diger bkz a basmayin gereksiz zahmet ha ben soylemis olayim da)

"portakal ordakal" sözüne anlam kazandıran turuncu bir meyvedir.ayrıca kabuguyla insanlara şakala yapabilirsiniz

fasist olayına acıklama: anlatim bozuklugu yapan edebiyat hocasi tolkien içün faşist dedi, bizde tolkien okuyanlar olarak otomatikman faşist durumuna düştük... olay burdan kaynaklanmaktadır...

bazen sebepsiz paranoya yapabilen kişioysa hic gerek yok di mi? :)

henüz misafir odasina çay ikram edemedim, ama sizlere entry girdiğim ortami gösterebilirim:http://www.geocities.com/dranya/yuva.html

sözlükteki çizgiroman fanatiklerinin önde gelen isimlerinden..

bu yaşta bu zeka dedirten adam,dert babası..öyle rahatımki sırlarımı bile söylüyom..çok şey biliyosunnn,ölmenn gereeekkk

sozlugun yeni dizaynıyla ilgili problemler yaşayan sozluk kullanıcısı eheh.

banyo yapmaya üşenenler derneği asli üyesi.

gayet merakli, bu sayede surekli yeni bişiler ogrenen guzel insan, kardeş ;)

takılanlar listesinde hep komşum olur, nedense hep altımda..paranoyak olarak tanırım kendilerini

aynı sınıfta sınava girip konusmadıgımız, elde olmayan nedenlerden dolayı bina arkadasım olamayan*, bogaz manzarası esliginde ders yapacagı için sanslı addettigim insan.

ay bu çook şekerr,anneaa bizde alalımmı bi tane eve bundan..ehehe zeki yaratık,bilardo oynamaya can attığım kişi,yılın maçı olacak..herkes seyretmeli..

suyunu cıkartıp ıcılebılır bır meyve ama ne meyve

receline bayildigim meyva

komik tespit adami, barakaya elini kolunu sallaya sallaya girip kasilarak "hanci bana sarap atima da su" diyen, buyumus de kuculmus (?), sanildiginin aksine esmer insan.

kritik anlarda takımını ateşleyen, transfer sezonunda beşiktaş'ın dikkatini çekmiş genç futbolcu. özellikle sarkık libero mevkiinde etkili olduğu biliniyor. :)

tekirdag'da bir duragin adi(idi, hala var mi bilmiyorum). kocaman bir portakal vardi. (turuncu,yuvarlak beton). bazen arkadaslarla 'portakalda bulusalim,ordan gideriz' diye sozlesirdik. birgun bekle bekle gelmez bizim kiz, ben de portakalin uzerine not yapistirmistim:ben ayselere gidiyorum,yolu biliyosun,sen gelirsin.b.tower...

gözlerin onu aramasına musade etmeden beliriveren fosforlu yeşil narenciye insanı...

hume girintileri (entry demeye seyim varmadi, evet ingilizceye olum, ve yeniden yaratalim turkceyi) ile sampiyonlar ligine dogrudan katilmistir gonlumde.

girdigi starwars ile ilgili basliklar ile takdiri haketmis starwars fani.

kabugundan, kabugunun kokusunden ve rendelenmiş halinin kondugu her yiyecekten nefret ettigim meyva

sözlükte ayni espriyi on ay aralikla iki degisik yerde yapip kendisini bile sasirtan user... (bkz: yildirim beyazit) ve (bkz: yildirim)ayrica beni çok güldüren entirilerin sahibi... çift kişilik ve megalomanie yolunda ilerliyormuş.. muşum...

daha yazar olmadan önce sözlük okurken* en bi sevdiğim yazarlardandı ve hala en çok güldüklerim (kötü anlamda değil efem yanlış anlaşılma olmasın*) sıralamasından birinciliğe oynamaktadır kendisi. en olmadık zamanda yüzümde anlamsız bir sırıtmaya (hatta kahkahalara) neden olan yaran entrylerin sahibi olan bu tadından yinmez meyveye çok geç olmadan teşekkür edesim geldi. ve hatta muzaffere de selam etmeden geçemiycem, hastasıyam efenim, istemeye gelcez allahın emriyle en kısa zamanda... (bkz: bir yavşama platformu olarak ekşi sözlük)

20'li yaşların200'lü entrylerindüşerken ıskalamanıniçinden 42 geçen sayıların rengi, kişisi (pek şiirsel oldu canım, kendisine de yakıştı)

eski osmanli zamaninda portekizlilere verilen isim. daha sonra bu elemanlar kalkip cin'den bildigimiz portakal meyvesini getirince ve bize satmaya baslayinca, bu meyvenin adini "portakal turuncu" (yani portekiz turuncu) koymusuz. zamanla turunc kismi gitmis, geriye kalmis halis muhlis portakal...

hollanda milli spor takimlarinin lakabi..

çok fazla nba live 2003 oynamış olan suser. sever sayarız kendisini

caylak tabucular zirvesinin parlayan yıldızı. oyundaki başarısıyla hepimizi büyülemiştir. aynı takımda olmaktan mutluluk duydum.

kesinlikle caylak olmayan bir tabucu

kabugundan, kedilerin fellik fellik kactigi bir meyve. portakalin kabugundaki sitrus asitten cok nefret eden kadiler kabuk olan yerlere yaklasmazlar. avustralya' ya geldiginizde bahcelerde portakal kabugu gorurseniz sasmayiniz bahcesine kedilerin girmesini istemeyen ozzy ler portakalin suyunu icip kabugu bahcelerine atarlar.

(bkz: portakal likörü)

soyulduktan sonra basucuna koyulabilme özelliği olan bir meyve...bu konuda rakipsiz olduğu kesin... ayrıca meyvenin bu özelliğini kullanan kimseyi görmedim henüz

(bkz: valensiya portakali)

bol bol sinemaya gidiyor olsa gerek. (bkz: bir sinemada yasanilabilecek en dumur olaylar)

"aportta kal" uyarisinin acele yazilmiş hali...

dunyanin en guzel kedisi.... cok ozledim!

eskiden çin elması derlermiş portakala.

şehir efsaneleri kitabına göre şöyle bir efsane varmış:lsd ile fazlaca muhattap olanlar kendilerini portakal zannetmeye başlıyorlarmış

kendine has, rahat ,rafine kişilik...atlanmaması gereken güzel bir ayrıntı...biricik sırdaşım, denge adamı...

portakal bir meyvedir. bağlı olduğu gruba turunçgiller denir. rengi kavuniçi rengidir. ama bağlı olduğu meyve grubunun adından ötürü turuncu da denir.yuvarlak olur. içinin rengi daha açıktır. sarıya yakındır. ekşimsi bir tadı vardır. ama tam ekşi değildir. bol suludur. dilim dilimdir. dilimleri zarla kaplıdır. sıkılarak hacminin yüzde doksanından fazlası suya dönüştürülebilir. kuru miktarı çok azdır. kendisine en yakın meyve mandalina'dır. bunlar sıcak yörelerde yetişir. türkiye'de akdeniz bölgesinde yetişir. yazın sonlarında olgunlaştığı için kış meyvesidir. bolca c vitamini barındırdığı için kışın soğuk algınlarına karşı korunmak için iyidir. ortalama büyüklükleri yumruk kadardır. kiloya 4 - 6 adet girebilir. bazı ülkelerle de özdeşleşmiştir. örneğin hollanda böyledir. onlara spor organizasyonlarında portakallar dendiği de olur. hollanda futbol takımının rengi de portakal rengi yani turuncu tabi aynı zamanda da kavuniçi'dir. bi de kura tekerlemesi vardır. kura çekileceği zaman bu tekerleme söylenir. şöyledir. " portakalı soydum başucuma koydum ben bir yalan uydurdum duma duma dum kırmızı mum " şeklindedir.

(bkz: altin portakal)

icq yuzunden aylardır gorusemedigim kişi. neyseki sozluk acıldı. (bkz: sozluk)

kendisinin müridlerinden olduğum için sonsuz bir mutluluk içerisindeyim.(bkz: portakala tapmak)

bir tango üstadı o. süper sözlük kişisi porty: özüne dönen adam.

...l'etincelant pour moi!her daim beni dağıtabilecek bi adam,mevsiminde geliyo hani:)izii:ya ben iki kelimeyi bi araya getirip onları özne ve yüklem diye ayıramayacak kadar zikik bi insan olup çıktım,vay beeeporti: boşver, ayırmadan yaz, sonra sürrealist yaptım dersin!

aile dostu oldugum halde 2 ay birbirimizi tanimadan muhabbet ettik. iyi biri olmasinin yaninda cok seri entry girmesiyle de biliyorum artik. futbol oynamak yerine seyretmeye karar vermesi cok yerinde oldu. benden cok kitap okudugunu gordugum ender insanlardan biridir.

taze sikilmişi makbul olan içeceğin(vitamin deposunun)özü..sikilma(e)miş hali:)

kopartan, altıma sıçırtan yazar.

dünyanın en lezzetli meyvesi. yedikçe yiyesi geliyor insanın. şişkinlik yaratmasa 18 kilo yiyebilirim. 19. kilo için belli bir ücret talep ederim.

level atlamis olan mandalina. bi cesit level sonu canavari..daha kotusune halk arasinda greyfurt denir..ben hepsini severim ama.

ben şimdi buradan butun sozluge desem ki "beraber cem yilmaz'a gittigimiz, devamli olarak kikir kikir, kukur kukur guldugumuz sozlukcu" diye, kim inanir acaba? hmm ilginc olmadi pek, herkes de inanir bu olaya sanirim bu sefer, bir tereddut bile olmaz. uhu. amaaaaaaaaaan. olsun abi biz super vakit gecirdik, ilk yarida senin kulagin biraz fena oldu ama olsun. inanirsaniz inanin kardeşim.

kabuğunu yemeyi sevdiğim meyve.

her sağlıklı türk erkeği gibi elfin yüksektepe hastasıdır.

beni de diablocu yapan insan. kendisini severek izliyoruz.

bir sabahattin ali oykusu. ayrica (bkz: #1410517) seklinde bi olay da var ki, ikimizi de taniyanlara sordum, yok benzemiyonuz dediler. :)

karşılıklı harry potter entrileri yazışıyoruz, belli ki 4. kitabı da bitirmiş (ben daha bitirmedim yavaş okuyorum 5.si çıkmadı diye)son harry potter entrisiyle de beni acayip meraka sürüklemiş bir kişi aynı zamanda (nası yeni ufuklar açılıyo yaa noluyo??!)takdir ediyorum yani, ilgiyle izliyorum sözlük çalışmalarını..

afacan edit kişisi

olympos un el degmemis kiyilarindaki bir portakal agacinda efendi efendi yetisirken ve sulu ve leziz bir portakal olma cabalari icerisinde iken ayni zamanda planescape sigil de lady pain in maze bahcelerinden birinde daha exotic bir meyve olma arzusu ile yanip tutusan ve ah keske nameless one dinlenmek icin yetistigim agacin altina uzansa sapim bi yane ben ise agzina dussem oda beni yese mollekullerim ile tenefuz etsem bedeninin en ucra koselerine kadar ve ebediyete nanik cekecek bir simbiosa girsem onla diye hayaller kurmakta olan bir portakal kanimca tabii hm ...

kokeni portugal 'dan gelmektedir.arapcasi : burtukal,, yunancasi: portokáli 'dir

super dikkatli sozluk yazari

sevdigim muzigi başkasiyla paylaşmama* prensibimi hice saymama neden olmuş potansiyel gece kuşu;bilmeyerek de olsa beni tahmin ettiginden cok daha fazla mutlu kilmiş bir narenciyedir.

yedikten sonra mutlaka ellerin yıkanmasını gerektiren meyve. yoksa heryer yapış yapış olur.

sayn seyrciler yayinimiza simdi aldiimiz bir son dakka haberini bildirmek icin ara veriyoruz. bugun sabaaa karsi zekican ergonul'un sahibi olduuu gul manavdan vahşi bi portakal'in kactigi bildirildi. universte baskisi yuzunden manavdan kacan portakalin chat yababildiii, counterstrike ve bilardo oyniyabildii, son derece kil olduu ve ustune gidilirse tehlikeli olabilicegi belirtildi. civarda oturan vatandaşlarimizdan kendi guvenlikleri acisindan portakal yakalanana kadar evden cikmamalari ve tarife uyan 1 portakal gorduklerinde polise haber vermeleri istendi.şindi selvi boylum al yazmalima kaldiimiz yerden devam ediyoruz..pea

sözlüğe pek yabancı kuzenime, "oha tüm başlıklarda şu portakalı görüyorum, kim lan o" dedirten turuncgil..

(bkz: portakallari saklamanin en etkili yolu)ama bu portakal bir gun portakal receli olmaz umarim. guzel yaziyor, begenerek okuyoruz.

iğrenç kokulu ama güzel renkli bi kış meyvesi.

en az altı, en cok sekiz kez söylendiğinde kesinlikle ama kesinlikle yabancılasılan meyve adı.

yakında birlikte top oynamak istediğim, mektebi * özleyen insan, yüzlerce abimden biri.

zaten başarılı bir tabu oyuncusu olduğunu düşündüğüm, çaylak tabucular zirvesi 2'deki perfomansıyla yanılmadığımı ispatlayan yazardır kendisi. gerçi bir ara, oyundaki becerisinden fazlasıyla bahsettiğim için, ilk başta biraz stres yaptı kendisi ama performansından hiçbirşey kaybetmedi. mutluluk duydum kendisini tekrar gördüğüme.**

portakal orda kal tarzi salak esprileri çekmek zorunda olan yazar

planescape torment entrysindeki betimlemeleri ve kutadgu bilig tarzı açıklamaları sebebi ile kendisine sonsuz takdirlerimi sunmayı borç bilmeme sebebiyet veren ogey boogey man.

kankam, birlikte en cok vakit gecirdigim eleman, yıllıgımın bastaci, ayni okulda okuyup universitede de ayni yere girebilmeyi basardigimiz eleman ve butun bunlara ragmen hala adina entry girmedigimi farkettiim insan

özenle çizip gönderdiğim geometri sorularını kurşunkalem bulamadığından(!) çözememiş, kalemini tozlu raflardaki kaynak kitapların arasından çıkarıp saati yarım, karizmayı yerle bir etmiş fakat son anda bir dik indirip onurunu kurtarmış, tekrar güvenimi kazanmış yardımsever kişilik. bir goometri üstadı...

aklı başında entryler sahibi*, sözlüğü sözlük yapan gözümüzün alıştığı voltranlardan bir tanesi.

ben yiyemiyorum bunları,yutamıyorum bi türlü ama adamı(bebeği) gördüm ya suyunu sıkıp içesim var artık.-porty, senin çalışmana da pek gerek yok,nasılsa girersin üniversiteye bu zekayla-ama iq testi yapmıyolar ki, iq testi yapsalar hiç sorun diil..

soledikleri, gordukleri ile hayatimi kurtartmiş insan.. cok sey borclu oldugum adam.. teşkilata katma gayreti icersindeyiz ama kimseden emir alamayacagini belirtip kibarca icraatlerine devam ediyor.. allah islah etsin.. ha bide gassarayli ! yirim direk

beni bazen korkutan insancok korkuorum portakal cok ama coook aaargh

(bkz: dayak yemis portakallar)

konseptime uygun insan(bkz: bir webmasterin ihtiyaclari)

pozitif enerji santralıymış kendisi, bilmiyorduk öğrendik. attığı katliam temalı mesajlarla ıslak yüzüme sapık bir gülümseme yerleştirebilmiş, hayal gücü geniş, güzel insan*.

ben şimdi buradan butun sozluge desem ki "orta1'deyken bir sene boyunca beraber basket kursuna gittigimiz sozlukcu" diye, kim inanir acaba ? hatta uninvited da vardi desem ? o zaman mac aralarinda konuşmuştuk bu sozluk olayini "yapalim ileride boyle bişey" şeklinde diye, onu da itiraf etsem ? cok kotu olurdu sanirim . yalniz şunu diyeyim, cok guzel tesaduf oldu burada karşilaşip tekrar muhabbet olmasi . onu soyleyeyim en azindan . "hamdolsun" .

(bkz: mahmut portakal)

frp camiasına katılan bünyeilk fırsatta kendisinden olumcul frp quotelari beklioruz...

portakal orda kal, tavla oynarken kullanılan bir cümlemizdir.

entrylerinde eksi sözlügün hem eksi hem de sözlük yanini mükemmel biçimde harmanlayan, zeka ve espri yetenegini fazlasiyla takdir ettigim, olayi asmis bitirmis yazar. çalismalarinda basarilar diliyoruz.

gayriresmi fahri fransızca öğretmenim, sınavlarıma da girse çok süper olacak ama neyse... ayrıca "ödevlerini ben yapıyorum, fransaya sen gidiyorsun ama bu haksızlık öyle değil mi?!" diye yakınmış "abidin tê ikibin" yaratıcısı, bir gün benim kapıma da beyaz bir kaplumbağa gelir mi ki, "peki benden bu kadar ukala birine nasıl katlanabilirim ki ben küçüğüm?" diye hayallere boğan bere katili, neşeli yazar. bu şarkıları*** dinleyerek nasıl neşeli kalabiliyorsa artık...*

bir gun biri "yaşam bir portakaldir" demişti.- manav - ---------portakali sooooyduumm--------başucuma kooooyduumm,----ben, bir, ya, lan, uy, dur, duuumm-------duma duma dummmmmmm... gecmiş sahteciliginden sabikali manavyakalanir bir gun portakalin oznel tarihinitagdil, tagyir ve tahrif etmekten," yaşam bir portakaldir " demektedir yabilmez en yakin cevabini onemsiz onermesinin... hicbilinmeyenli denklemlerde, herkesin tanidigi x ve suc ortaklari y ile z,yataklik ve teşvik suclarindan zanli kasaci a b cifti,hepsi siritirlar gazete koşekapmacalarindaki eşgallerinde... reha yunluel / şiirhane

hiç beklemezdim ama aynı sınıfta okuyoruz kendisiyle. star wars rpg de oynuyoruz bir güzel, daha ne olsun. ha bir de kardeşlerini çok seviyor ama sebepleri çok derin konular. hatta yok öyle sebepler..

aksam yemeklerinde verilen ve yemekhane yerine daha keyifli bir ortamda yenmesi amaciyla sinifa goturulup daha sonra etudun ilk dakikalarinda bayaa bi ust siniftan ziyaretcilere metazori teslim edilen, etudun son dakikalarindaki ikinci tesriflerinde yine metazori kendilerinden yirmibes kurus mukabili geri alinan sey. ne hikmetse istatistikler, bu uygulama herkes tarafindan bilinmekle birlikte sekiz yil boyunca bu nadide meyvayi aninda yemeyip sinifa goturenlerin sayisinda bir eksilme olmadigini soylemektedirler. ilgili deyim: - portakalci abi - mektebin bitmesini muteakip on yil icinde sevimli gorunmeye baslayan zorba.

kendisini hiç tanımamama rağmen entrylerine rastgeldikçe bana "akıllı insanın hali de bi başka oluyor" dedirten yazar. severek izlenmeli, takip edilmeli..

sözlerini de yazayım tam olsunportakal sulu suluiçi vitamin doluadana, kozan, dörtyolgit ağaçtan ye bol bol

frp alemine half elf olarak girmiş olan bünye...ha bide ranger olmuşeh adı portakal olan birinden de doğa adamı olmasını beklemek normal bişi zaten :)

trt de 2003 de yayinlanmis olan genclik programi.feza sekerefe dolun yonetti.eglenceliydi..

cogu sözlük yazari arkadaşim tarafindan sözlügün en iyi 2-3 yazari arasinda gösterilen kişi. artik alişkanlik oldu, ben soruyorum cogu zaman (anket ruhumda var, evet). her zaman en kötü 5. sirada portakal kişisinin adini veriyorlar.gercekten de; eger yazar oylarina göre degil de, tüm entryleri tek tek okuyup puan verebilen ve objektif bir kalite ölcütü olan bir sözlük botu olsaydi (hayal tabi ama ya olsaydi...) ve bu bot sözlügün en iyi yazarlari istatigi yapsaydi; işte o zaman portakal o listenin degişmez bir parcasi olurdu. ilk 10'dan aşagi düşecegine pek imkan vermem netekim...

susuzluğu gideren bir meyvedir aslen fakat asidik tadıyla mideyi rahatsız ettiğini farketmeme neden olmuş, narin bünyemi kendisinden uzaklaştırmıştır. sevmem.

paint te ruhunu yansıtan güzellikte portakal modelleri çizen çılgın ve şeker insan. iyi bıkbıklıyo bi de entrileri eğlenceli diolar onun için.*

- 'or(d)akalmiş -portakalmiş, atardamari calkantisindan sebil toprak. yanaklarindan suzulen şeffaf uzum cilkimlari... kadranini unutan kac saat vardir bana benzeyen; ve, ya puluna dudaklarini tutkallayan kac zarf bana (,) bana misin demeyen?reha yunluel / portakal'ane

bir pablo neruda sorusu ile bir aytekin karacoban cevabini barindiran şiir konusu.-pablo neruda'yla söylesisorunasil paylasiyorlar günesi dostçaportakal agaçlarinda portakallar?*yanityoksa kimi tadindan çatlardikimi tatsizligindan(*)bu sorunun kaynagi: p.neruda, sorular kitabi , broy yayinlari ,1987

otomatik format'matik - hatta format'ör..plaj sandalyesinde 10 saat boyunca oturabilitesi var ayrıca..komşuların komşusu..

(bkz: ulan bator/11)(bkz: hastasiyim)

sözlerini kendi kendime tekrarladıkça güldüğüm kahkaha esansı.kaybolan e'yi kurtarmış küçük prens.(bkz: her eve lazım)

vokta *'nın en güzel kardeşidir. sevdiğimiz bir varlıktır.

soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eden meyve.bol miktarda c vitamini içerir...

sitesine görünmesini inatla istediği halde usulca'homme ce n'est rien, l'oeuvre c'est tout... georges sand "yazan kişi.

c-vitamıni, sitrik asit falan içeren turunçgil ailesine mensup meyve... ağaçta yetişir; daha zeki olanları bilgisayar kullanır, net'e girer, sözlük yazarı olanları bilem vardır... (meyve felan ama iyi de yazıyolar hani)

nazarımın deydiğine inandığım kişi,sen gel bana frp oynıyacam de banabende "oeehh hayırlı olsun" diimsonra aradan haftalar geçsin sen hala oynayamakimbilir önümüzdeki hafta yeni yılda başlar...

turuncu rengin psikolojimiz uzerinde biraktigi olumlu etkiyi de gözardı etmemeli. hollanda kraliyet ailesinin sembolu oldugu icin ayni ulkenin milli takimina da adapte edilmis. yine turuncu renk yuzunden dunyain her yerinde sempatizani vardir hollandanin. *

inanır mısın bi dönem kendisini tanımaksızın takip ederdik, severek okurduk (bkz: stalker)* .. işte güzel*de bir kız arkadaşı varmış diyolar allah mesut etsin ne diyelim..

azılı bir hollanda taraftarı.*

hollanda isveç'i penaltılarla geçtikten sonraki gün sabah gazetesini açip spor sayfasında en tepede 27 punto "şanslı portakal" başlığını görünce "nooluyoruz lan?" diye kendine soran yazar... ("abi bak gazeteye çikmişim")

sözlüteki ilk hocam.. güzel insan:)

pazar gecesi saat 01:22'de, pazartesi sendromu nedeniyle yatakta uyumakla uyuyamamak arasinda kalmis, sabah 6da kalkmasi gereken muzmin stajyer arkadasina biz simdi smirnoff ice'larimizi iciyoruz, keyfimize de bakiyoruz ozetli mesajlar atan, beni hasetimden catlatan, interrail'i bile konformist yaklasimiyla dejenere etmis sozluk yazari, basbayagi gezgin. yanina bir de newage'i de aldi, beraber geziniyorlar avrupa'nin sevdigim memleketlerinde. tezelden gelsinler ama bol bol da fotograf ceksinler diyorum.

(bkz: portakallar savasi)

hepimizin bir zamanlar icinde vitamin olmakla suclandigimiz narenciye turu..

entrylerimdeki hataları hatırlatma nezaketinde bulunan ama bir gördüğünü bir daha hatırlamayan sözlük kullanıcısı.tişört operasyonunu da gerçekleştirememiş galiba, haber alamıyoruz ne zamandır.

ilk washington portakalı boston'a ispanyanın bi köyünden göç eden bi kadının aşıladığı ağaçlardan çıkmıştır.kadının bahçesinin yanından geçen bi zat-ı muhterem abla demiş ben bu narenciye olayında kralım gel demiş sen bana bu bahçedeki fidanları sat ben de demiş bunları waşingtondan tüm dünyaya yayayım.kadın parayı görünce demiş satmışım portakalın anasını...işte böyle canlar..

--- spoiler ---vito corleonenin ugruna kursunlandigi meyve. filmin sonlarina dogru don corleone yine agzinda bir portakal kabugu oldugu halde torunuyla oynarken can verir.--- spoiler ---baba 2'de de genc vitoyu manav komsusundan bir kese portakal kabul ederken goruruz.cok sevimli, lezzetli meyvedir; vitamin icerir, hararet giderir, enerji verir, sikilip suyu icilir, receli yapilir, ordege konur vs. bu kadar faydali olabilir bir meyve ancak.kasasi* meshurdur, manavlarda felan kasa icinde satilir. (bkz: portakal kasasi)

avrupalinin ilk gordugundu nemenem bir sey bu, ne guzeldir boyle tane tana kabuklu aman aman dedigi bol bol resimlerini cizdigi harika meyve.

(bkz: portakal tek meyve degildir)

direkt besiktaslilarin milli marsi aklima gelir:portakal soyulur mu tadina doyulur mufener sana bi koysam fizandan duyulur mual bunu alamaz misin sen ne biçim delikanlisindiye baslayan 104 kita süren enteresan bir eserdir.

bazı yazlık alanlarında küçük kızların kabuklarından kolye yaptığı meyve.

germen ellerinden gelişini dört gözle beklediğimiz, fasıl eyleyeceğimiz şahsiyet...commandos'ta öldürdüğü alamanlar için bir dakika saygı duruşundayız efem, tez elden bekleriz buraya...

kurabiye yapiminda kullanildiginda harika sonuclar veren tapilasi meyve

en son icme muhabbetine gelmeyen, takim elbise ile goruldugu rivayet edilen, gsu'yu bitirebilecegine pek ihtimal vermedigim arkadasim...

ankara belediyesinin eski otobüsleri narenciye sıkacağı yaparak ticaretini yaptığı meyve.

kedisiyle yaptigi monologlardan manyak olduguna karar verdigim sahis.(bkz: evcil hayvan monologlari)ama gene de onu sevmemek mumkun degil *

sirius black aracılığıyla nerdeyse bir sene önce* tanıştığım bir suser.

- porkatal -bi cocuk varmiş porkatalmiş. bi cocukmuş porkatalmiş. burdaymiş. yaziyormuş. sonra... oranjmiş. agliyormuş cunku o porkatalmiş. bi kiraz kiz varmiş. cunku cunku yokmuş cunku... kaka. cunku kaka biraz kiz. ben gordum. kiraz kizlar var yukarda. havada. pepitomi korason pepiti pepito. pepitomi korason e pepiti pepito. pepito yaniyor. bi limon kiz yokmuş. cunku pepito cunku. limon istemiyorum limon. bi cocukmuş elmamiş. bak nasil yapiyorum ben denizkabugu yapiyorum, bi denizkabugu yapiyorum, bi denizkabugu yapiyorum. bi kucuk ev goruyorum orada. bi kuş yatiyor. sonra. ben yagmur goruyorum. işte. şimdi bi yazi yapiyorum. bi şey duyuyom. bi dakka. yagmur gelecek. anlat, ne duyuyorsun. aa kuş gordum. evini ariyor. hava ucuyor. bitti. işte. bitti. masal bitti.paris 1989sinan muldur , ic. kuşlama , sayi: 3/mart 1994, s. 6.//yayincinin notu: bu şiiri şiir atinin nisan 1991 sayisinda okudugumuzda yayinlayabilmek icin sinan muldur ile ilişkiye gecmek istedik. ancak elimizde olmayan nedenlerden dolayi baglanti kuramadik. bu şirin şiiri cok sevdigimiz ve onu okuyucularimizla kesinlikle paylaşmak istedigimiz icin yazarindan izin almadiysak da, onun bizi bagişlayacagini umarak, yayinlamaya karar verdik. umariz okuyucularimiz da yureklerimizi isitan cocuklugun o pirpir heyecanini bu şiirle yaşarlar. (...)//ayrica (bkz: paris şiirleri)

yine bir süreliğine {sekiz gün, hemen panik yapmayin canlar} uzak olacak yazar... hoş bunu kimse sallamasa da ben bir alişkanlikla yaziyorum yine buraya, bir nevi info olarak kullaniyorum burayi, ki zaten normal olsa gerek... patates ekelim diye ihsan eylemedi ya ssg bize buralari? hem böyle diyen yazar... dersem formata da uyar üstelik, herneyse, konudan uzaklaşmayalim, burada yokken memleketi yeni nesillere emanet ediyorum... aslinda eskiler de gayet iyi baktilar, global bir sicaklikla herkesi kucakliyorum, çok dert etmeyin, sayili gün, geçer...

gozlukleri olmadan iki elini birbirine degdiremedigini tahmin ettigim insan (bkz: sasi bak sasir/4)

bir dilim portakal kabugundan vampir ya da maymun dişi yapmak mumkundur. dilimin kabugu, uzunlamasına ortasında kesilir. daha sonra dis olabilecek sekilde dikine dikine dis formu verilir. kabugun beyaz tarafı disa gelecek sekilde agzin icine yerlestirilir. yanaklar sisirilerek kulaklar da cekildimi. sahane bir maymun olunur.

arada sirada taksim meydani tramvay duraginda bulusup ozlem gideririz bu insanla...sonra o yoluna gider ben yoluma...

bu meyveye rusçada "apelsin" derler.

07.09.1999'dan beri, silinmişleri saymaz isek, 1811 günde 15001 entry girmiş turuncgil, gün basina 8.28 demek oluyor bu, hayatimda bu istikrarla yaptiğim başka birşey var mi, şu anda bunu sormaktayim kendime... nöronlari dayamışım resmen...

kendisini çooooook özlediğim sözlük yazarı

dun gece babamdan halep ordaysa arsin burda deyiminin anlamini ogrenince "ooh, ben simdi bunu sozluge bi yazarim, insanlar şaşakalir. guzel olur, can olur..." derken, basligi coktaan (2 yil kadar once) acmis oldugunu gordugum yazar. (bkz: hevesi kursaginda kalmak) nedir yani bu "herseyi ben yazacagim" hirsi? nereye kadar?? *

tintin sever olduğunu görünce sevindim kişilik.

zor soyulması itibariyle kalbimi kıran ve mandalinaya benzeyen meyve.

zamanında, ki bu fransızcaya yeni başladığım dönemlere denk geliyor, buraya gene bu tarihte ama 3 sene önce hıdır gayri resmi öğrencisi olarak "joyö aniverseyr" gibi bir şeyler yazmıştım. şu anda nasıl yazıldığını hatırlamadığımdan aynı şeyi yapamıyorum (evet 3 sene içerisinde fransızcam hiç de gelişmedi) ama tabii ki niyetim arbedeye getirip de kendilerinin yüksek başak burcu ukalalığına erişmesini sağlayan doğduğu günü kutlamamazlık etmek kesinlikle değildir. "mutlu yıllar portydella.." diye çığırıp bir de "..lokasyonunu.." eklemek - ya da değdirmek - istiyorum*.. entry girmekten beyaz kaplumbağasını ihmal etmese çok şahane işler başaracak nöron fazlalarıyla.. (editler portakal ukalalığı sonucudur.)

nişantaşı sakinleri zirvesi'nde hepimizin babası olmuş dünyalar zengini..trendkill,marlin, bazen- portakaaaaaal bizi armani cafe'ye götürseneportakal-olurt,m,b- portakaaaaaaal bizi arabana bindirsenep- gümüş rengi olana mıt,m,b-portakaaaaaaal bize terlik,pabuç,etek, kaban alsanap- beni uğraştırmayın, adresi söyleyint,m,b- portakal bize bu ablayı alsanap-yavrum onu alsam kendime alırımp-bende üç tane var o abladanarvo-adları ne?p- natalya,natalya,natalya

dogum gunu adami... spoiler da yapmasa pek şık olacak...

(bkz: monitör patlatan adam)*

dakika başına espri ortalaması muazzam adam. *ne zaman yeryüzünde tek fast food zinciri pizza hut kalacak o zaman bütün arabalar da onun olacak. (bkz: portakal bize şunu al)(bkz: duma duma dum)

(bkz: portakal soymak)(bkz: portakal yeme yontemleri)

surekli kulagi cinlayan bir sozluk yazari olsa gereksimdi bu nerden mi cikti bilmem aklima geldi oyle

(bkz: sallama)dig oyununun en az benim kadar hastası olmuş yaratık

kendisi hala bilmemektedir ki "kemerim namusumdur".. bonus (bkz: kendi halindeki kurukafa)..

ozene bezene kopyaladigim dig oyumunun kopyasinin gittigini tahmin ettigim şahis.

bir tür meyve.

gerekli/gereksiz, abuk sabuk kenarda kösede kalmis bilimum bilgilerin deposu, bi nevi hard disk, yerinde ukala, friends e kazandirilan taze bir mürid, sabah 3 - 4 civarlarinda tum mahalleyi uyandirdigim kahkahalarin nedeni.

yalan soyleyince soyularak bas ucuna konulan meyve

en çok entrysini okuduğum, okuyunca daha çok okumak istediğim (çalışmam gereken iğrenç bir finalim olmasına rağmen), sözlüğe girdiğim ilk günden beri ilgimi çeken,yaşını merak ettiğim ekşi sözlük müdavimi (gerçi benim buralarda olduğum zamanlarda o buralarda olmuyor ama neyse, karşılaşırız elbet bir gün)

içimdeki sıkıntıyı 8 kelime* ile kahkahalarla gülmeye dönüştürmüş sözlük yazarı.

godfather 3'lemesinde (:godfather i-ii-iii) neredeyse filmin temel konusu olamak üzere olan, mario puzo'nun takıntısı yuvarlak turunçgil ailesinden vitamin deposu hede

uygun ten - çil rengi ve yüz hatlarına sahip, çilli bir insanın ağzını hava ile doldurup yanaklarını şişirmesi ve 5-6 saniye size o şekilde baktıktan sonra soracağınız "o neydi" sorunuza verilecek yanıt. olay sizin portakaldan bir ısırık almanızla son bulacaktır muhtemelen.

sonunda rahata ermiş sevimli insan

gelecek sene aynı okulda okuma ihtimalimiz olan (bkz: umarim) kedisever

an itibariyle karmasında şeker gibi yazdığını görmemle benim benden almış yazar. yani bir nick, bir karma, nasıl bir uyum, anlamadım gitti.(bkz: şeker portakalı)

daredevil'den sorumlu sözlük bakanı..selam ediyoruz..*

tenten dostu oldugunu dusunuyorum

devre dolayısıyla abim olur kendisi (bkz: galatasaray lisesi)ayrıca şeker gibi bir muhabbeti vardır, saygı duyulması gerekir.

ben cok seviyom bu adami. bilmem neden...

rafine bir mizah yeteneğine sahip olan dört dörtlük yazar. bu yeteneğini nakte çevirirse köşeyi döner.**

meyvelerin şahi olmasinin yanisira, sözlükte seneler evvel özellikle barcelona* sempatizani ve harry potter okuru olarak ismi dikkatimi cekmeye basladigindan midir nedir, gözlügüyle, alnina dökülen kara saclariyla harry potter'a benzeyen, barcelona formasi giymis bir afacan olarak gözümde canlandirdigim yazardir. severek okuyoruz vesselam.

27 saat sonra "hey naber?" sorusuna cevap veren adam. ben unuttum o unutmadı, komik olan o. hakikatli insan böyle bişiy işte.

inanılmaz bir mühendis. 40 gb'lık bir ipod'u bir buçuk dakikada etkisiz hale getirebiliyor :) (bkz: ben bugün bunu gördüm)

(bkz: porttakal)

oldukça alkol tükettiğim gecelerde mütemadiyen rüyalarımda gördüğüm meyve.(bkz: hararet)(bkz: the godfather)

(bkz: cappy yüzde yüz portakal suyu)

ibni vahşiye göre portakal ağacı kanla ve tercihan insan kanı ile sulanırsa çok büyük ve kırmızı meyveler elde edilirmiş...

limonlu biraya arızası bulunduğu görülen, bu konuda pek ikna olmayacak gibi duran yazar.

kendisi genç bir modern zaman darcysidir. büyük ihtimal gelecek onu jilet gibi giysiler içinde, bir lord gibi dik durmaya yönlendirecektir, ki bu düşünce kendisi tarafından da çoktan benimsenmiştir. yine de gözden kaçırmamamız gereken, onu diğer darcylerden fazlasıyla ayıran nokta ince espri anlayışıdır; ki bu bazen sizi hayrete düşürür. şimdiden ciddi durmayı fazlasıyla, hatta korkulacak kadar becermektedir; bu ciddi duruşundan sonra gelecek küçücük bir gülümseme bile karşısındakini mutlu kılacaktır..(bkz: bugun sevgililer günü neşe doluyor insan)

reflüsü olanların mahrum kaldıkları cennetten düşme caanım meyve. kıymetinin bilinmesi gerekiyor. *

lvl60 olmuş, kodifiye elite mount'uyla horde'a güven veriyor alliance'a korku salıyormuş. kudos.

street fighter 2 nin ustadı.detaylı acıklamalar vererek bana nostalji yasatan,en yakın zmanda kapısmak isteyecegim yazar

aslında her şey olan bir meyve. hem ağaçta yetişiyor, hem turuncu, hem yuvarlak, hem güzel kokuyor, hem lezzetli, hem sulu, hem posası hem de vitaminleri var. daha ne olsun?..

washingtona orjinalini almak icin gidip oradan floridaya gonderildiginiz meyva.

baba filminin lanetli meyvası.her üç filmde de portakal la haşır neşir olan kahramanlarımızın çoğu ölümle buluşmuştur.

helikopter yumurtasi. rivayete gore, kisin 6 ay dünya ile irtibati kesilen van'in bahçesaray ilçesine inen bir helikopterdeki askerler, çocuklara portakal verirler. cocuklar da, adini bile bilmedikleri portakallari görünce, "helikopter yumurtası" diye kacisirlar.(bkz: ya ben lan neyse bir sey diyemiyorum)

devre kardesim

yorgunluktan ve halsizlikten bitik durumdayken iki güdür masanın üzerinde dikkatimi çekmeyen kontrolsüz bir şekilde soyup yedikten sonra kendime gelmemi sağlayan mucizevi yiyecek.

narenciyegillerimizden, çok sevdiğim her daim elimin altında bulunsun istediğim sıcacık bir turuncu renge sahip bazen etli bazen sulu bazen tatlı bazen ekşimsi bazen kalın bazen ince kabuklu muhteşem bir meyvedir. navel portakalı , kan portakalı , sarı portakal( çekirdeksiz) olarak üç grupta incelenebilir. suyu yaz aylarının vazgeçilmez neşesidir. limonatadan sonra en yüksek serinletme potansiyeline sahip meyve suyudur.kabuğunu keklere koyarız . keklere çok hoş ,ılık bi koku verir. tadını da böyle bi değişik yapar , ince ince kıyılır kabuk kek hamuruna atılır , böyle yerken ağzına gelir o kabuk çiğnersin , süperdir . peki reçeli ?? reçeli en güzel ürünüdür portakalın. bol şeker koyunca kıvamı koyulaşır. tercihim az şeker koymaktır böylece portakalın kendine has tadına daha çok varabilirim . portakal reçeli böğürtlen reçelinden sonra hayatımda görüğüm en lezzetli , en güzel kokan , en güzel görünen reçeldir. gecelim nesnel bilgilere; portakalın kabuğunda yuvarlak yuvarlak odacıklar bulunur. bu odacıklardan parfüm , şeker sanayiinde yararlanılır . müthiş bir askorbik asit kaynağıdır. bir adet portakalda 91 mg c vitamini ,237 mg potasyum, 62 kcal bulunur . diğer vitamin minerellar eser miktardadır nerdeyse. eski dönemlerde altın elma olarak geçmiştir literatüre. zira sadece zengin sofralarında tüketilir, hasta olanlara verilirmiş ki iyileşsinler diye. zor bulunan bi meyveymiş yani. yatıp kalkıp şükretmemiz gerekiyomuş bu kadar çok portakal olduğu için çevremizde. (bkz: absolut mandrin)

yazın karpuz neyse kışın portakal odur.

Rasgele

+ lage dor
+ salya sumuk aglamak
+ amortisor kesmek
+ dirty harry
+ sekerpare
+ orgazmdan daha zevkli anlar
+ garip isimli kizlar
+ protektora
+ voleybol
+ postgresql
+ lid
+ sifre kayboldugu icin sozluge girememek
+ kara melek
+ 15 mart 2003 istanbulspor galatasaray maci
+ aslanin disisinin kaplan olmadigini anlamak
+ ilhan irem nerdeyse ortaya ciksin
+ microsoft muavin simulator
+ evcil hayvana cocuk muamelesi yapmak
+ sistemin icinde olup sistemi elestirenler
+ brand new

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam