radikal

aydin dogannın "su insanlari hurriyetle milliyetle gecistiriyoruz, almayanlar icinde bi gazete cıkarıp onlardan da kazanalım" mantıgıyla cıkardıgı aslında radikal olmayan gazete. bu mantikla bi gazetenin cıkması acaba dinci kesim icin ne zaman bişey cıkaracaklar dusuncesine sevk etmiştir beni.

internet sitesi bana yaklasik 1 saattir israrla su mesaji veren gazete...kullanıcı limiti aşıldışu anda sisteme bağlı kullanıcı sayısı limiti aşmıştır. birkaç saniye boyunca hizmet verilemeyecektir. lütfen bir süre sonra tekrar deneyiniz.bu aksaklık için sizlerden özür dileriz.gorende 15bin kisi ayni anda baglaniyo falan zannedecek...

sadece kose yazarlarinin adam kalmasini sagladigi gazete. milliyetten tek farki bu. surekli chp karsiti haberler ve yorumlarla tiksindiriyor cogu zaman. ozellikle de chp-akp cekismesinin doruk zamanlarinda yalakalik had safhaya cikiyor. ismet berkan da periyodik olarak chpye tas atiyor context dahilinde olsun olmasin. ayrica surekli, hatta bas sayfada bile,dizgi hatasi yapiyorlar. halkla iliskileri cok kotu.

"sizde radikal değişime yabancı kalmayın" sloganı ile basın hayatına girmiş sevimli bir yayının adı.

http://www.radikal.com.tr/veriler/2004/03/29/02.gif seçimi en güzel anlatan resimi ilk sayfadan veren gazete. "sorumlulukları altında ezilen,şaşırmış halk, karnaval havasında geçen seçime hazırlanma dönemi sonunda akp'yi vezir etti." tebrik etmek lazım.

mina urgan'ın bir dinozorun anılarında "o kadar da radikal olmayan" şeklinde tanımladığı gazete.

(bkz: radikal i asagilamak prim yapar mi)

kelime, ayrıntılara kadar inip kesin bir sonuca varma, anlamına geliyor. bu adı taşıyan gazetenin adına uygun olup olmadığı konusunda ise kesin bir şey söylemek zor.

internet sayfasi yine ve yine kafayi yemis gazete. bir tek bu gazetenin internet ile bitmeyen bir dert var.

radikaliz biz bizi okuyan akıllı okumayan en hafifinden aptaldır hınh sizi yobazlar diye bar bar bağırınan güzide! bir gazete. tüm radikalliği, uf hemde nasıl marjinal hemde nasıl entel hemde nasıl açık görüşlü olma makyajı anında akmış ve donetalla piatti düzenlediği bir parti sonrası örümcek beyinli yaşlı bir beyinde tavsiyesi ile gazeten "uzaklaştırılmasına" karar verilmiştir. uzun yıllar önce olan bu olay her daim yurdum sözde aydınının nasıl karanlıkta kalmış olduğunu beyninin içinin nasılda örümcekler bastığının bir kanıtı olmuştur. zira bu ülkede sol ile sağın muhafazakarlık ve başkasının hayatına karışma ve zehir etme açısından zerre farkı yoktur. e ondan sonra tabi ufak ayrıntılarda oynanır, büyük patron gölgesinde devrimcilik yapılır.

sezen aksu ve hıncal uluc olayında sezen aksu nun tarafında oldukları gotermek icin hıncal uluc a sokmadıkları laf kalmayan sezen i goklere cıkartan yanlı gazete.*

(bkz: serbest radikal)

baş sayfada, morgan freeman fotoğrafının altına kofi annan yazan sevimli gazete.

yeni reklamında kendisini "akıllı insanların gazetesi" olarak tanımlamış gazetedir. iddialı bir söz söylemiştir. hayır olsundur.

23. iff kapsaminda 3 film birden gösterilen "blues filmleri" icin kupon veren gazete. bu kuponla iki film fiyatina üc film izlemek mümkün imiş.

bir şekilde sol un zamanında sol; sag ın da hala sag oldugu bazı ülkelerde yayınlansa idi: l humanite, taz, die tageszeitung, rizospatis vb gibi gazetelerin yanında esamesi bile okunmayacak amma siyasetin ve gazete okuyucu profilinin şaftının kaydıgı türkiye ortamında hala "sol" "entelektuel" gazete ayagına -alternatifinin de olmaması nedeni ile- bir şekilde istanbul, ankara, izmir in nezih muhitlerinde belli bir tirajı koruyabilen; yazarlarının solculuk anlayışı "taksim de selpak satan çocuklara üzülmek" ve "avrupa nın bazı kalburustu şehirlerinde gördükleri kültür sanat ortamını türkiyede de görmek istemek" ten ibaret olan; pure "liberal ama solcu olma iddiasındaki averaj altı gazete; usa da çıksa idi demokrat parti ve john kerry nin unofficial yayın organı olabilirdi o da ayrı konu(bkz: iyi gazete ne)

manşetleri (ağırlıkla) habere değil yoruma dayanır. ayrıca iç sayfalarda da haberden çok köşe yazarı vardır. bu haliyle gazeteden çok dergi demek daha doğru olur. "sol" iddiasındaki bu yayın organının ekonomi sayfaları da ayrı bir şenliktir, ekonomik sistemin sol bir yorumunu değil, bol bol liberal yorumlarını bulursunuz, sanki bu konuda sıkıntı çekiliyormuş gibi. ha, genel olarak aldığı tavır sol mudur, bu da tartışılır. solcuymuş gibi yapan holding dergisi diyelim, olsun bitsin.

kültür, sanat gazetesi yaklaşımında olmasına rağmen, bugün futbol gibi bir afyona logosunun renklerini değiştirerek bulaşmış olan yayın organı.

perihan magden'den kurtulduktan sonra kusursuzluga giden yolda bir adim daha atmis gazete. sahibinin diger yayinlari kimin umrunda ki zaten.

23 mayıs 2005 tarihli sayısının logosu, bir futbol takımının renkleriyle çıkan gazetedir. birkaç sene önce de aynı girişimde bulunmuş olan bu gazete, tarafımdan mail yağmuruna tutulmuştu, lakin pek sevgili ismet berkan beyefendi, bırakın cevap vermeyi, mail adresimi bloke etmişti.(bkz: senden bunu beklemezdim)

(bkz: #7563120)

(bkz: yildirim turker)(bkz: mine kirikkanat)(bkz: hakki devrim)(bkz: ahmet insel)(bkz: perihan magden)(bkz: mahfi egilmez)(bkz: murat belge)(bkz: gunduz vassaf)(bkz: turker alkan)(bkz: hasan bulent kahraman)(bkz: piyale madra)(bkz: ramize erer)(bkz: enis berberoglu)(bkz: fatih ozguven)(bkz: ismet berkan)(bkz: murat yetkin)(bkz: haydar ergulen)

akıllı insanların gazetesi olduğunu iddia ederek, "bizim dinimizden olmayanlar patates dinindendir" diyen bir erbakan seviyesine inmiş, kanaatimce de bir daha çıkamamış gazete. köşe yazarları vardır okunası, ama haberlerini okuyunca sanırsınız ki aydın doğan muhabir olmuş.

12 nisan 2004 tarihinde yeni safak yazari ali bayramoglu ile "emasya birlikleri herkesi izliyor" konulu gorusmeyi yayimlayan gazete. emasyanin ne oldugunu bilmesek yutturacaklar.

bir muhalefet simülasyonu örneği. herkese görmek istediği dünyayı bahşeden aydın doğan'ın, liberal solcular ve sosyal demokratlar için uygun gördüğü gazete. doğan'ın, faşist içerikli hürriyet'ten sosyalist içerikli radikal'e kadar en sağdan en sola tüm yelpazeyi kapsayan yayınlar çıkararak vermek istediği tek bir mesaj vardır: "görüşünüz ne olursa olsun önemli olan dünyayı benim gazetelerimin merceğinden görmenizdir. zira artık siyaset bitmiştir. hepiniz medyanın ve modanın kölelerisiniz, tüketin!"

bugünki manşeti "baykal, sarıgül'e 'cerahat' dedi " olan gazete. en başa "öğretmeniiiim" yazmayı unutmuşlar.

bence bu gazetenin temel çelişkisi şurada: hem holding medyasının parçası olup "holding medyası gibi değilmiş gibi davranma" şizofrenisi içinde kıvranan bir gazete. mutlaka iyi niyetle, temiz gazete çıkaralım diye uğraşan bir sürü insan çalışıyor ve emek veriyor; ama "holding medyalığı" refleksleri ister istemez sık sık ortaya çıkıyor. bu konu kurcalandığı zaman verilen tepkilerin sertliği ve duygusallığı (bkz: #3114104) meselenin gerçekten de bir "yara" olduğunu ele veriyor gibi. "ne yapsın adamlar, ellerinden geleni yapıyorlar, memlekette daha iyi gazete gösterin okuyalım" da denebilir, ben de bu görüşe daha yakınım. ya da, tam da bu "holding medyası olup holding medyası değilmişçilik oynama" tavrının içtensizliği yüzünden bu gazeteden iyice uzaklaşılabilir, bunu yapanlar da az değil.her ihtimalde, perihan mağden'in ve nur çintay a'nın yazıları utanıp sıkılmadan nasıl yayımlanıyor, ona benim de kafam basmıyor.

turkiyede escinsellikle ve alternatif kulturlerle ilgili en cok haber yapan gazete(bkz: zeynep aksoy)(bkz: lale muldur)

cumhuriyet light

23 kasim 2003 pazar gunu itibariyle radikal iki'den bir kac basliklar vermek ister tecimsel kaygilarla yogrulan su melun bunye:"`antisemitizmi hosgor(me)mek`""kuresellesme anti mi alter mi""liberal hezeyanlar""nihil ergo sum"efenim rahatlikla gorulebilecegi gibi entelektuel seviyesi tavan yapmis bir gazetedir kendisi. zaten millet icin gazetecilik yapanin taa mina kor, gazetecilik entelektuel zumre icin yapilir! dagilin galatlar, biz penis batur ziki yedik (ilk basliktaki parantez icine dikkat!) bir numarali mottosudur. zaten yakinda gazetenin tamamen latincesinin cikmasi elzemdir. yoksa millet okudugunu anlasinmis, halk haber alsinmis falan yalan seylerdir bunlar, kaldi ki bu entry'nin yazari da fazla lumpen, pek bir varos tellalidir yahu, radikal gibi bir yayin organinin boyle avam tabakadan birinin diline/eline pelesenk olmasi kabul edilir gibi degildir.son olarak fena halde alakasi bakimindan itina ile inceleyelim:(bkz: imgesel betim pembeligi)(bkz: diyalektik bir gerilim baglaminda esegin ziki)

şu an ki gazetelerin icinde, formula 1 yarişlarina en cok yer ayiran gazete. yariştan onceki cumartesi gunleri, tam bir sayfa yer verilmiş oluyor.

köşe yazarlarıyla, haberlerinin dliliyle ve bakış açısıyla, sanat faaliyetlerine bolca yer vermesiyle, radikal iki'siyle en okunası gazete.

daha ilk donemlerinde simdiki adi cumartesi olan -o zamanki- sinema ekinin reklaminda, kuforde saclarini yaptirirken aynada süzüm süzüm kendini süzen bir hatun modelioynadip, dış sese antin kuntin palavralar sıktırdıklarından beri kendilerine mesafeliyim *.(bkz: koyunun olmadigi yerde keci abdurrahman celebi)

zaman zaman haberlerine internet üzerinden yorum yazdigim ve icerisinde murat belge ve ahmet insel´e yer verebilmis türkiye´nin en nitelikli gazetesi.

üyelik formunun cinsiyet bölümünde kadın ve erkek seçeneklerinin yanısıra diğer diye de bir seçenek bulunduran gazete ve onun web sitesi.

bazen dalga mi geciyorlar anlayamadigim gazete.http://www.radikal.com.tr/...5/01/12/haber_140118.php

son zamanlarda yapilan calismalarla internet sayfasi düzelmis, düzenli calisir hale gelmis olan gazete.

10 mayis 2004 tarihli sayisininin logosunu sari - lacivert yaparak sampiyon fenerbahce'ye guzellik yapmis gazete. kiminin tepkisini cekmis, kiminin de begenisini kazanmistir haliylen. soyle de bir sey var ki kullandiklari renkler fenerbahce'nin sari ve lacivertiyle alakasizdir.*

"sayın okuyucularımız, radikal internet baskısı, 16/04/2003 tarihinden itibaren üye olmadan da okunabilir bir yapıya kavuşmuştur. üyelik işlemi sadece oy kullanma, yorum yapma gibi etkileşimli hizmetlerde istenecektir. üyelik eskiden olduğu gibi ücretsizdir. ancak bu değişiklikle birlikte şimdiye kadarki üye kayıtları silinmiştir. söz konusu hizmetleri kullanmaya devam etmek için bir kereye mahsus olmak üzere yeniden kayıt işlemini tekrarlamanız gerekecektir.saygılarımızla... " şeklindeki duyurusuyla gönüllerde taht kuran gazete.

ben radikal okursam benden adam olur mu dedirten gazete

içinde pek çok sözlük yazarlarını barındıran gazete..*

inadina internet sayfasi sicmis, bir sure icin webden yayin yapamayacagini internet sayfasindan ilan eden gazete.

16 haziran günkü sayısında rock n coke ile ilgili pek de ahlaki olmayan (çünkü çok açık bir şekilde haber postu altında yazılmış bir reklamdı ve korkarım ki bu haber/reklamı yazanlar radikal'de de çalışöıyorlar) bir haber/reklam yayımlayan gazete. işin ilginci bu festivalin tv reklamları da aynı gün yayına girmiştir. keşke reklam ile haberi ayırabilse bu gazete, hadi ekonomi sayfasında bunu anladık, yapıyorsunuz (bkz: patronunun sesi) faka kültür sanat sayfasını biraz temiz tutun. koladan yazı gelsin, siz basın haberi biz yaptık diye. bir de kampanyanın başladığı gün.. bu kadar radikallik de fazla..

ömrü enikonu kısaldı. yakında olmayacak. hiçbir zaman beni tatmin edebilmiş bir gazete değildi belki ama yine de arada keyif verebilen bir tek o vardı. ya da var diyeyim, hâlâ var. ama bugün var, yarın yok. üzgünüm, kapanmasına az kaldı.

http://www.radikal.com.tr/...amp;ek_tarihi=11/08/2003

geleceğin internet sayfalarını hazırlayıp kağıttan sayfalarında gün geçtikçe sıçan türk gazetesi. nur cintay a pazartesi köşelerini yazdıkça daha da kötü olmaya mahkum. bir de diğer gazetelerden pahalı... içerik falan sıfıra yakın maşallah. pavarotti'den arya çalınmış erdoğanların düğününde... pavarotti'nin yorumladığı değil... adam artık deli gibi arya kasıyor demektir bu.

1. sabah ve hürriyet gibi gazetelerden daha pahalı olmasına rağmen kültür ve sanat konusunda günlük haber veren tek gazete olduğu için aldığım, her şeyin en iyisini yaptığını zanneden bazı büyüklerimin beni küçümser bir tavırla "ulan ne biçim gazete bu içinde doğru düzgün haber yok bunun" şeklindeki bulunduğum yeri derhal terk ettirici yorumlarına neden olan gazete. 2. köşe yazılarında ne olacak bu fener'in hali, galatasaray hangi forveti alırsa avrupa şampiyonu olur türünden yazılar yerine daha ilginç, özgün ve okunası konulara yer veren gazete.3. futbol hakkında klişe haberler vermek yerine adam gibi bir futbol eki vererek futbolu daha değişik, güzel ve entellektüel bir açıdan ele alan gazete.

aydin dogan'in cumhuriyet'e alternatif olarak cikardigi gazete.

(bkz: caya corbaya ve sozluge limon)

son zamanlarda köşe yazısı başına ortalama bir buçuk dizgi hatası düşen gazete.

- radikaltak!annesi sıdıka'ya der... (bkz: sidika)

salı günleri radikal futbol, perşembe günleri h2o gençlik dergisi, cuma günleri radikal kitap, cumartesi günleri radikal cumartesi, pazar günleri de radikal 2 ek ve dergileriyle türkiye'nin "sermayeli" en kaliteli ve acaba sermayesiz aynı şekilde kaliteli olabilir mi diye düşündürten tek gazetesi.

dirayetlilik gösterilince bir şeye benzeyen şey... illa radikal olacağım veya radikal görüneceğim diye radikal olunmaya çalışıldığında ise sahibini komik gösteren libas... ben kendi adıma, evet, bir radikalim!... (dermişim!...) amma velakin, aşkta da hayatta da işte de bilmem neyde de işte her neyse yani olunması gereken azimlilik tavrı, ayak direme değil kararlılık, yavşaklık değil ilkesellik, döneklik, kaypaklık değil karakterlilik ve prensip sahipliği!...

mavice logosunu göstere göstere okumaktan ayrı bir haz alan okurlara da sahip gazete. duruşu serin kanlı, yazı karakterleri ve puntoları diğer gazetelere nispeten daha rahat, cin manşetler ve haber başlıkları üreten cevval gazetemiz. sanırım ab konusundaki tavrıyla rakibi cumhuriyet'ten net şekilde ayrılmaktadır.gazetenin en sevdiğim yönü, ülkemize has bazı haberleri ince bir istihza ile sunmasıdır. doğan grubu şemsiyesi altında faaliyet göstermesi de menfi puan...(bkz: gazeteni söyle sana kim olduğunu söyleyim)(bkz: o bir radikal)

parayı verenin düdüğü çaldığı sıradan bir ticaret kurumudur.(bkz: radikal gazetesindeki darwin karsiti ilan)

(bkz: bu ne perhiz bu ne lahana tursusu)

cumhuriyetten daha iyi olduğunu düşündüğüm gazete.

trabzon da bildiri dagitanlara linc girisimi haberini dün 9. sayfada, kısa bir haber olarak vermeye değer görmüş sözde radikal gazete. bu haberi ana sayfa manşetinden vermesi gerekirdi, fakat yok. tamam olabilir. ama kardeşim sen böyle mühim bir haberi nasıl ana sayfada bir şekilde görmezsin. çeviriyoruz sayfaları sinirle, çeviriyoruz, çeviriyoruz ama yok. tee 9. sayfada, 3 sütuna 20 santim bir ufak haber olarak vermişler. anadolu ajansı'ndan geçtiği kadarıyla.

bir onceki gun yayinladigi dev harun yahya ilanini telafi etmek istermiscesine bugun tam tersi gorusleri iceren bir makale yayınlayan gazete. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=156792 (bkz: nabza göre serbet)(bkz: ifade üzgünlügü)

yıldırım türker'in, pazartesi günü, köşesinde trabzon'da bildiri dağıtanlara linç girişimi'ni yazması beklenen gazete. bakalım, hem birincisinde ve hem de ikincisinde ((bkz: radikal iki)) yazdığı gazetenin bu olayı haberleştirme seviyesinin "isviçre'deki cinsiyet ayrımcılığına ceza" haberi seviyesinde kalmasına ne diyecektir? kamu ve (bu gazeteye para veren) okur vicdanını nasıl rahatlatacaktır?

götü kurtarmak için peş peşe "biz çok bilimseliz" imajı bırakması gereken yazılar yayımlayan gazete.ne yazıkki ki götü kurtarmak öyle kolay iş değildir ve göte giren şemsiye açılmaz, açıldıysa çıkartılamaz.

hürriyet vb. gazetelerin yanında hoş, ama zaman zaman da boş bir seçenek. bir ara radika diye dalga geçiyordum ben bu gazeteyle ama gene de okurum.

en son harun yahya kitapları reklamı ve ertesi gün yayınlanan yazılarına bakıldığında, vakit'e muadil bir gazete olma yolunda ilerlediğini açık seçik gördüğümüz gazete. 1940larda cumhuriyet okuyanlarla şimdi radikal okuyanlar arasında da bir fark yoktur fikrimce.

okuyanda* herseyin aslinda iyi oldugu inancini yaratan hayli* pasifizan neşriyat.

(bkz: sistem sorunu/2)

birgün zengin olursam satın alıp ismet berkan ve hakkı devrimin beline beline odun vererek işten atmalıyım dedirten gazete.

(bkz: radikal 3)

doğan grubunun biraz daha seçici, çıtası daha yüksek okur kitlesini elinde tutmak için, zarar ediyor olmasına rağmen yayınladığı nispeten iyi gazete. son zamanlarda hürriyet tadında light haberler ve köşe yazarlarıyla ayarını bozmaya başladı.ancak sadece periha mağden okumak için bile alınabilir.

haberlere ve köşe yazılarına belirttikleri kurallara göre yorum yapabileceğiniz gazete.1.türkçe yazın ve imla kurallarına dikkat edin! çok fazla imla hatası bulunan yorumlar reddedilmektedir. 2.ş yerine ş, ç yerine ch gibi gereksiz karakterlerden kaçının. kolaylaştırdığınızı sandığınız yazılar bu şekilde daha karmaşık ve ciddiyetsiz hale gelmektedir. 3.kısa, net ve açıklayıcı olun. 4.hakaret, rencide edici söz, küfür, vb. içeren yorumlarda bulunmayın. 5."bence de", "katılmıyorum", "bravo", "teşekkürler" gibi tek cümlelik, sizin ifadelerinizle konuyu zenginleştirmeyen yorumları yollamayın. bu bölümün amacı daha çok sizin bakış açınızı, beğenip beğenmediğiniz yanları öğrenebilmek. açıklayıcı olun. 6.yazınızın altına isminizi, unvanınızı yazmayın. imzanız otomatik olarak yorumunuzun altına eklenmektedir. 7.sizin dışınızdaki yorumcularla karşılıklı yazışmaya girmeyin. bu bölüm sadece haber ve yazarlar hakkındaki görüşleriniz içindir. kişisel tartışma ve fikir alışverişlerinizi eğer karşınızdaki yorumcu hazırlamışsa kişisel sayfasındaki e-posta adresine direkt yazarak gerçekleştirin. bu kurallara riayet edip yorum yazsanız bile unutmamanız gereken bir konu var ki- kesinlikle bu kurallardan daha evladır-editörlerin keyfidir. zira görüş beyan etmek için kendimi parçaladığım iki köşe yazısının altında yorumumu göremeyince sinirlerim tepeme fışkırdı, küfür haznemin en güzide parçalarını gönderdim gönlümün en ücra köşesinden editör zavazingolarına. sonra mail attım kendilerine. cevaplanmaya uygun bulunursa 48 saat içinde cevaplanacaktır mailiniz gibi abuk üssü bir ibare koymuşlar zat-ı muhteremler.(bkz: bi siktir git)

(bkz: radikal2)

(bkz: özgür basın/#2280416)

perihan magden'in yazdığı gazete olsa gerek... kötü olmasa gerek...

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=134451spor kısmındaki kısa haberler bugün itibariyle yaracak cinsten

turkiyedeki en okunabilir gazete.kanal enin basindaki hali yani.

kimseye zorla okutulmayan, kimseyle yayın politikası veya haberlerin içeriği ile ilgili bir sözleşme imzalamamış, ülkenin eli yüzü düzgün gazetesi.

tiraji bulvardan daha dusuk olan gazete

gündemi takip etmek isteyen biri için yeterli olmayan gazete..köşe yazılarışahsi fikrim, en doyurucu köşe yazılarının bu gazetede olduğu yönünde. keşke bir tartışma programı olsa da birileri devamlı fikirlerini anlatsa diye düşündüğüm zamanlarda kesinlikle radikal alırım.dış haberlerayrıca radikal'in diğer bir artısı ise, (cumhuriyet ile birlikte) iki sayfalık "dış haberler" sayfası olması. ancak ajansları okuyunca gözünüze çarpabilecek bir çok dış haber, bu gazetede karşımıza çıkar. birmanya'nın başbakanı'nı görevinden alan cunta'ya rast gelmek, mevcut gazetelerde pek olası değildir.etnik çeşitlilikve maalesef radikal, bazen, etnik çeşitliliğe verdiği destek konusunu abartmaktadır. bir gürcü olarak, her zaman, çeşitli kültürlere çeşitli renklere yer verilmesinden yanayım. bundan şüphe duyulmasın. ancak bir sayfanın yarısında lazlar yarısında kürtlerle ilgili haberler okuduktan sonra arka sayfada da pek çok alternatif habere rastlayınca, insan bir an nefes alıp, bu gazeteyi niye okuyorum diye düşünmeye başlıyor, ki, radikal iki'nin de pek geri kalır yanı yok. birkaç politik yorum ve sanatsal kaygılı birkaç yazının içine sindirilmiş birkaç etnik yazı mutlaka kendine yer buluyor.gündem haberlerievet gazetenin adı radikal iken, normal çizginin dışında bir yol izlemeleri oldukça doğal. ancak bu radikal olma çabaları yüzünden, birçok gündem haberine yer vermeyebiliyorlar. her gün radikal okuyan ve alternatif haberlere kendini kaptırmış bünye, mevcut bir çok konuyu atlayabiliyor.dmgyine de grup içinde bulunduğu konum ve taşıdığı bayrak dolayısıyla takdir etmek gerekir. ancak, bir gün, örneğin 22 aralık 2012'de, cumhuriyet'in eline su dökebileceğini düşünüyorum.

ilk çıktığı yıllarda iyi bir gazete olacağı konusunda umut veren fakat daha sonradan bir aydın doğan klasiğine dönen gazete

bursaspor tribünlerinde zamanında teksastan ayrılanların kurduğu oluşum...

birkac yazari haricindekilerin etrafta donenden haberi bile yok - simdi ukalalik yapilir. murat belge falan kim derler bikac sac bas yolarim , oley - gayler lezbiyenler almis goturmus gazeteyi. bu sebeple super kendisi. oku oku bitmeyen gazete.

digerleri göstere göstere, alanen yaptigi için ciddiye alinmamasina ragmen, nesrettikleriyle ziyadesiyle sistemli bir sekilde yanlis bilgilendiren gazete. çeliskiyi yaratan, yazar çizer taifesinin ya da gazete genel çizgisinin bir sekilde güvenilir ve gerçekçi olarak sunulmasi. ama sonuçta diger sulu sepken gazetelerden farksiz, sade suya tirit, osuruktan teyyare gazete..

http://www.radikal.com.tr sitesinde uyelik olayina girmis, sayfasini yenilemis ve sonunda bir arama fasilitesi olusturmus bir gazete.

(bkz: radikalin yorumlari yayinlamamasi)

politik, ekonomik, kültürel ve sosyal konuları "her türlü okuyucu"ya aktarma görevini yapmak için belli periyotlarda yayınlanan basılı kağıtlara gazete denir. içinde her türlü görüşten insan barındıran bir topluma hitap etmesi gereken "gazete" bu anlamda radikal olmamalı. ama "radikal" ülkemizde yayınlanan, hem de eli ayağı düzgünce gazetelerden biridir. fakat arkasındaki büyük güce, çok sayıda yazarına ve bir çok basın grubunun bile hayal edemeyeceği tanıtım, dağıtım, reklam ve bilumum maddi imkanlara rağmen tirajı 40.000'in üzerine çıkamayan bir gazetedir...

bir türlü radikal olamayan gazete.

ismet berkan ve murat yetkin disindaki yazarlarinin kalitesi diger gazetelerden cok yuksek olan gazete.

vakti zamanında psikolojik harekat işlerinin çalışkan gazetesi şu aralar ne hikmetse aydın doğanın aklında neler varsa psikolojik harekat olayını afişe etmiş yazarları okunası sayfa düzenlemesi güzel gazete.

bugün (21 eylül) kapak, yani ön ve arka sayfaları elle yazılmış ve çizilmiş olan gazete.

bugunki on ve arka sayfalari cok ilgi cekici olan, bugunun onemini merak ettiren gazete. yazilarin bir kismi dagilmis murekkepli daktilo gibi, bir kismi ise el yazisi seklinde. fotograflar ise guzel bir filterdan gecip veya yetenekli birinin elinden gecip su anki haline gelmis ki tadindan yenmiyor. keske her gun boyle olsa gazete.

400bin lira olana kadar zevkle okuduğum gazete.fakat 400bin lira olayından sonra acayip soğudum.geçen gün bi alıcaktım.tuttum gazeteyi küçüle küçüle gözcü kadar olmuş.yakında broşür/flyer şeklinde basarlarsa şaşırmam

web sitesi zirt pirt sistem sorunu hatasi veren gazete.

aydın doğan namıyla malum zatın eskinin sol yeninin sol,liberal,lektüelsiz entel, laik, modern, etiler meskunu, kısmi rum-ermeni kökenli, geçim ve seçim derdi olmayan, cinsel yönden iktidarsız olması muhtemel, sex açısından sınır tanımayan, yer yer statüko/rejim taraftarı tavırlar gösteren yer yer de islamcı ayaklarına yatan, reklamlarında yoga yapar bir pozisyon ile avrupalı çağdaşlarından geri kalmadığını gösterecek kadar kendi dinine ve geleneğine cahil ve fakat budizm,taoizm tarzı yaşam biçimi örnekleyen, cezaevlerinde gerçekleşen açlık eylemlerini başından sonuna dek destekleyen (bkz: hayret dogrusu), sol tandanslı kişi yahut kurumların devlet gücüyle baskı altına alınmasına yüksek sesle bağıran çağıran ve fakat buna mukabil islamci tandansa sahip kitlenin (örnek: imam hatipli kız çocuklarının başörtüsü yasağını protestosu nedeniyle polis dayağına maruz kalması) baskı altına alınmasına kesinlikle ses çıkarmayacak kadar da demokrat (bkz: hassiktir), eşitlikçi (bkz: ananı sikim), insan haklari savunucusu (bkz: hadi len), avrupa birliği yalakası, bağcılar alibeyköy yenibosna ahalisiyle kesinlikle son derece uyuşan yaşam biçimlerini empoze eden (örnek: aikido nun fazileti, jakuzide su ile masaj olurken dikkat edilmesi gereken hususlar, işten sonra takılınacak mekanlar listesi, patronunuza bugün işe gitmek istemediğinizi söyleyin dürüst olun şeklindeki iş tavsiyeleri, paranızı bono / repo / borsa da değerlendirin tripleri) ilerigörüşlü, biraz perihan mağden biraz da zaman zaman zeki coşkun ile durumu idare eden, entel dantellerin orgazm olduğu gazete.

sürekli olarak --hem de "k" harfiyle, kalifornia hesabı-- "radikal" bir internet sayfasını takip ettiğim için de binnenlandse veiligheidsdienst peşime düşünce "abiler sandığınız gibi değil bu valla türkiye'nin en mülayim gazetesi, bakın ne şirin abu cubu cubu" diye nasıl dert anlatacağımı şimdiden kara kara düşündüren gazete.

(bkz: o bir radikal)

(bkz: serbest çağrışım)(bkz: radika)

haberi hazirlayanlarla editorleri arasinda iletisim olmayan, yaptiklardaki bir haberde en onemli kismini yanlis yazabilen gunluk tiraji 40.000'i gecerse iyi bir rakam olan gazete.

son olarak 400.000 liraya yükselmesiyle kendisini cumhuriyet sandığını iyiden iyiye belli eden; ama benim için, üniversite kapımda milliyetle beraber satılan gazete olmaktan öteye gidemeyecek sayfalar topluluğu.. yanarım yanarım çıkmadan önce; reklamlarında "madonna o bir radikal" demelerine yanarım, bak bak kendilerini kimlerle bir tutuyorlar!!

dis haberler ve yorum kosesi ile hicbir gazete yarisamaz, cilgin gibidir, hastasiyim.

beşiktaşin şampiyon oldugu haftanin pazartesinde ismini siyah uzerine beyaz yazip, once "oha noldu ki benim haberim yok, bunlar yas ilan etmiş" diyip bi kac milisaniye icinde ne oldugunu hatirlayip, sonradan belki de gazetenin sahibi galatasarayliydi, beşiktaş yenilgisini hem bu şekilde verip aslinda yas olarak gosterme amacindaydi (bkz: ironi) diye duşuncelere sevk etmiş gazete

haftasonları biraz sinema biraz da kare karalamaca için* ,salı günleri ise futbol eki için alınan radikalliği kendinden menkul gazete.aynı zamanda kendisine quality paper* sıfatını yakıştırır fakat bilmez ki kalite mizanpajla, mürekkeple,mine kırıkkanatla olmaz.totaliter ve kaskatı laik çizgideki yayın hayatında kendisinin uzun ömürlü olmasını dilemiyorum veya uzun ömürlü olsun ama yayın çizgisini değiştirsin ya da öyle bişeyler işte...*

artik perihan magdensiz gazete. uzun zamandir, insanin yetistirip buyuttugu cocugunun gidip hirsizlik yapmasi, issiz gucsuz bi kocaya varmasi, uzak diyarlara gocup arayip sormamasi, olum orucunda yitmesi, eriyip bitmesi, sararip solmasi, kuruyup kalmasi hissi uyandiran gazete... (bkz: #7403174)(bkz: bogazdaki dugum)

1 mayıs 2005 günkü sayısında, 1 mayıs ile ilgili tek satır yazmamış, sadece tarihi 1 mayıs ve sadece imajında solculuk olan aydın doğan gazetesi. (bkz: ha gözcü ha radikal gölgede aynı)

mina urgan'ın deyimiyle adından başka hiçbir şeyi radikal olmayan gazete. zaten doğun grubu'nun çıkardığı bir gazete ne kadar radikal olabilir?

dun us 3 konseri için 250 kişiye beleş bilet dağıtmış gazete.

mesut yilmaz basbakan iken ab gorsumeleri sirasinda avrupali bir burokratin "biz demokratik bir ulkeyiz diyorsunuz ama solcu bir gazeteniz bile yok" demesi uzerine, mesut yilmaz'in aydin dogan'a ricasi ile cikarilmis bir gazete...

medyanın ağır abilerinden birine giydirdi diye perihan mağden'in yazısını yayınlamayan, ama mine g kirikkanat'ın açıkça ırkçı, ayrımcı, elitist öğeler içeren yazısını yayınlamakta sakınca görmeyen gittikçe gözümden düşen gazete.

bu aralar internet sitelerine her girdigimde tepede nal kadar "ulkeniz uygun durumdadir! amerika'da yasayin! buraya tiklayin!" icerikli gaz bir banner gordugum gazete. baska reklamlar da var donusumlu olarak yayinlanan, ama sik sik da bu cikiyor ortaya. reklama tiklayinca green card basvurusuyla ilgili bir site aciliyor. kafasi karisik, ne yapacagini bilmez turk universite ogrencileri arasinda genis bir okunurlugu olan, kendini radikal olarak tanimlayan bir gazetenin web sitesinin acilis sayfasina alacagi baska reklam kalmamis midir? her gordugumde turkiye bir gun batsa, ortamin boku ciksa "aha biz size demistik, tiklamadiniz banner'a, kaldiniz sik gibi" diye manset atarlar mi acaba diyorum kendime.

evrim teorisi aleyhine içinde allah kitap geçen ilanları yayınlamak istemeyen ama tüm istanbullulara hakaret eden yazarlarına kucak açan gazete. hamile karısını amerika'ya yollayarak çoçuğunun abd'de doğmasını ve amerikan pasaportu almasını sağlayan ismet berkan'ın yönetimindeki gazetenin fransız hayranı mine kırıkkanat'ın akıl almaz hakaretlerine yer vermesi abes mi...

kotuler liginin iyilerinden, anadilimizdedir diye takip ediyoruz ama tat almak artik mumkun olmamakta, sahsen sadece cumartesi ve pazar eklerini okuyorum, murat belgenin, hasan bulent kahramanin ve fatih ozguvenin yazilarini takip ediyorum. gazetenin haber nesriyati hurriyet'ten bir nebze daha iyi, milliyet'le neredeyse ayni. zaten hepsi ayni minvalde yayin yapan kardes gazeteler. radikal kurtarilmis bolge hissi yaratan serin* kosecilerinden birini daha kaybederse (bile bile) iyice anlamsizlasacak benim icin. sevgili perihan magden hanimi kaybetmeyi goze almalari bence inanilmaz bir taktik hatasiydi, eger bilerek yapilmadiysa. perihan hanimin ayrilisi dogan medyalama anonim sirketi icin kucuk, gazetenin kapanmasi yolunda buyuk bir adimdi. belki de istedikleri budur, okunmuyor diye edebiyat dergisi muamelesi yapip kapatmak. ismet bey de o zaman tempo dergisine bas makinist olur. parasiyla degil mi ?

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=159965 ve http://www.milliyet.com.tr/...07/29/son/sonspo04.html haberlerini gorunce hangi gazeteyi okudugumu sadece linklerinden ayirtedebildigim gazete.

zamanında sabah grubunun bir reklamında "bakın biz her gazete klasmanında(açıklayacağım) birinciyiz" demişler sonrada grafiklerle tirajları açıklamışlardı. işte genel gazeteler klasmanında sabah hürriyete milliyete basmış, spor gazetelerinde fotomaç fanatike basmış falan, bir de "referans gazeteleri" diye bir başlık altında yeni yüzyılın tirajının cumhuriyete nasıl koyduğunu anlatır grafik eklemişlerdi. o gün öğrenmiştim ki böyle bol yazılı az resimli gazetelere referans gazetesi denirmiş. radikal de, yeni yüzyıl'ın boşluğunu doldurmak(liberal sol?) için üretilmiş bir gazete galiba. neyse...aileden gelen bir alışkanlıkla, yüzbinlerce yıldır sadık bir milliyet okuru olarak, sözkonusu gazetnin artık iyice hürriyet, sabah formatına kaymasıyla, kedi-köpek ile manken-türkücü haberleriyle dolup taşmasıyla, hele hele beni iyice deli eden gündeme karşı serin duruş adlı gudikler ötesi magazin köşesiyle kudurtmasından sonra, bünyeme bir ilaç gibi gelen, bana tekrar gazte okumayı sevdiren gazetedir radikal.öncelikle bu avrupa birliği'ne girme dalgamız dolayısıyla bol miktarda dış haber alma ihtiyacımı en güzel gideren gazetedir. sadece yabancı gazetelerdeki ilgili metinleri yayınladıkları(biri batılı, biri arap ve biri de yunanlı olmak üzere genelde üç yazı) ve sayesinde yabancıların gözlüğüyle ülkemizin nasıl gözüktüğünü anlama olanağına kavuşmam yeterlidir, bu gazete kesinlikle türkiye'deki en iyi gazetedir. valery giscard d'estaingin, dış basında fırtınalar koparan financial timesta çıkmış yazısını nasıl okuyacaktık başka?evet perihan mağden dövülesidir, hakkı devrim de gıcığın allahıdır ama milliyet kadar iyi olmasa da gene de iyi köşe yazarları barındırmaktadır. bir yıldır almaktayım, hiç kedi-köpek ile manken haberi de yayınlamadılar, eksikliğini de hissetmedim hani.ekleri çok doyurucu, radikal2 ile kitap eklerini gayet zevkle okumaktayım. hergün "hangi sinemada ne oynuyor" bölümü yayınlar, en faydalı özelliklerinden biridir. cumartesi-pazar kare karalamaca veriyor, hastasıyım. ramize erer ile piyale madranın harika karikatürleri, ama özellikle tehlikeli ilişkilerdeki durumlar beni kopartıyor.gerçekten okuyup bilgilenmek, entelliğine entellik katmak için birebir bir gazete. cumhuriyet gazetesi gibi asık suratlı bir bezgin solcu havaları da yok. dileğimiz, hiç bozmasınlar, özellikle dış haberler kısmını.

(bkz: radikal okuyup cnbc e izliyorum kaliteli yasiyorum/39)

(bkz: best of türk adaleti)

internet sitesindeki üyelik sisteminin ne işe yaradığı çözülememiş gazete. yıldırım türker için alınır ve okunur.

radikal gazetesi ile lgili ilk söylenmesi gereken ismet berkanın genel yayın yönetmenliğini kaldıramadığıdır. bunun dışında en önemlisi bir fikir gazetesi olarak radikalin iki tip okuyucuya sahip olduğudur, birincisi; ilk önce mine kırıkkanat ı, türker alkanı, mehmet ali kışlalı yı okuyan ve bunlara rağmen gazetenin genel karakterine bakıpta radikal nereye koşuyordiyen sol okur. ikincisi de öncelikle nuray mert i, mahfi eğilmez i, ismet berkan ı okuyan ve 'aman keşke bütün solcular böyle seker olsa' diyen daha sağdaki okur. işin ilginci radikalin internet sayfasındaki okuyucu yorumlarina bakılırsa bu gerçek daha ironik biçimde görülecektir. ismet berkan ın yazısının altına 'iktidara yavşıyosunuz, sağcı oldunuz sizi gidi liboşlar' yazanlar veya nuray merte 'irticacı' diyenler olduğu gibi hararetli bir mine kırıkkkanat yazısı altına da 'hani hoşgörü gazeteseydiniz kardeşim ne demek kamusal alandan allahı çıkarmak' yazanlar da olmuştur. işin aslı ise radikalin fikir farklılıklarını taşıyabilmesidir. dini özgürlüklerini önemseyen, türkiyedeki laikliği sorgulayan ama 'bu liberalleri anlamıyorum' diyerek anti-kapitalist duruşundan da vazgeçmeyen nuray mert i barındırabildiği gibi, başörtüsü yasağının yılmaz savunucusu mine kırıkkkanat ı da gazete taşıyabilmektedir. yahut geyik yazılarıyla perihan mağden yine en çok okunmaktadır.gazetenin ekonomi yazarı mahfi eğilmezise kendisini keynesci bile görmemektedir, piyasa ekonomisini savunmaktadır. hakkı babanın, hasan bülent kahraman ın, murat belge gibi bir bilgenin burada olması da sanırım tesadüf değildir. gazetenin kültür sayfası da yıldırım türker, sevin okyay gibi kalemlerle çok zengindir. gündüz vassaf a da dikkat edilmesi gerek.. yanısıra gazetenin yorum sayfasında dış basında (mısır, arap gazeteleri, ingiltere,amerika farketmez) türkiye ile ilgili yazıların iktibası da farklı bir zenginliktir. lakin gazetenin aydın doğanın olması,örneğin medya tekeline eğilemeyeceği mehmet ali kışlalı-ismet berkan polemiğinde de görülebilmiş önemli bir eksikliktir. ek olarakta; radikal iki de genç yeteneklere yer veren okunası bir ektir.(bkz: radikal iki)

bu gazetemizde son iki hafta içinde görme şerefine eriştiğim bazı inciler şöyle:"her dâhi sanatçı gibi eksantrik bir kişiliği olan maurice bejart'ın son dans gösterisi, her ne hikmetse arap dünyasının bülbülü ümmü gülsüm'ün yaşamını konu alıyor. bana sorsaydı, "boş ver maurice, arap'ın balesi olmaz," derdim kendisine, ama tabii diyemedim, çünkü tanışmıyoruz. "http://www.radikal.com.tr/...03/05/31/haber_76832.php"şebnem ferah rock'çı biliyorsunuz. topraklarımız rock rock kaynıyor. ilk kasedinde (demode teyze) şöyle rock'çı kız sözleri vardı: beşik/bebek/toprak/ doymadan vs. yani fatma girik'in köyy filmleri tadında, sözler. *"http://www.radikal.com.tr/...03/05/25/haber_76163.phpher iki örnekte de yazarlarımızın kendilerinden kat kat daha başarılı ve kalıcı işler yapmış müzisyenlere sataşacağım derken iyice tuhaf şovenist söylemlere bulanması ilginç. fakat radikal kendilerine ifade özgürlüğü tanımış, onlar da ifade etmişler. tabii bu da gerekli. eh, gazetenin adı da "mülayim" değil "radikal" zaten; "köyy", "arabın balesi olmaz" gibi radikal söylemler başka nerede yayımlanacak?benim önerimse şu: murat belge, ahmet insel, fatih özgüven, ülkü tamer gibi doğru dürüst yazarlar şu gazeteyi bıraksa da takip etmek zorunda kalmasak? ismet berkan, nur çintay a, mine g. ablamız falan da kendi aralarında eğlenirler ne güzel.

baskısına, dizgisine, dizinine, yazarlarına, eklerine bir kez alıştıktan sonra diğer gazeteler o radikal okuru için bitiyor.

(bkz: koyunun olmadigi yerde keci abdurrahman celebi)budur.

özellikle amatör yazarların seçme yazılarıyla ve dış basında hakkımızda çıkan haberleri vermesiyle farklılığını göstrmiş gazete.. bu konuda olabilecek bir yanılgı ise dış basındaki türkiye haberlerinin; "vay be biz neymişiz" şeklinde futbol vs. başarılarından çok , dış ülkelerde ve genelde olumsuz bir önyargıyla baktığımız insanların bize karşı olan önyargılarını ve görüşlerini daha açık ve net göstermesidir. ve bendeniz özellikle arap basınındaki türkiye haberlerini ilgiyle takip etmekteyim , dipnot olarak ekleyeyim..

çıkmaya başladığı ilk günden beri birkaç istisna dışında bütün sayılarını aldığım. ama hiçbirinde "sol" oldukları iddiasına rastlamadığım gazete. hatta sol duruş bir taraf "ben liberalim " diye bağıran gazete. bazı günler almakta geç kalınca bulabilmek için karda,kışta, yagmurda saatlerce yürümekten çekinmediğim; hayatımın bir parçası. ilk günlerindeki o ajans haberleri sığlıgından çok çabuk kurtulan ve türkiye'de yüzlerce olayı manşetine çekerek gündem yaratabilen; haberi takip etme konusnda hiç bir gazetenin eline su dökemeyeceği; bağımlılarının neyseki radikal var haber alabiliyoruz dediği gaste ( iyi ki varsın ).

haftasonları 300.000 türk lirası gibi faiş fiyatla satılan incecik gazete.. lakin hiç para veripde almadım alanların yalancısıyım..

içinde 10 sayfa reklam, 5 sayfa spor (futbol), 10 sayfa ilan vs yerine gerçek haberler olan gazete. dogan gurubuna dahil olması şaşırtıcı...

yüksüz yüksek enerjili madde.

cumartesi ekinde babylon a giris için hep indirim veren guzide gazete.

(bkz: bayan rottenmeier)

bursaspor atatürk stadı kale arkası tribünü.

fazlasiyla guzel gazete, reklamlari da ayrica muhtesemdi.

(bkz: mine g kırıkkanat ın radikalden kovulması)

son olaylardan* sonra okuyucu yorumlarini da yayinlamayi durdurmus gazete.

televole gazetesi olma yolunda büyük adimlar atmakta olan günlük gazete.

oncelikle (bkz: ahmet sik). sonrasinda da belirtmeliyim ki her seye ragmen turkiye'de gazete okumak istedigimde elimin ilk gittigi gazetedir. okurken son zamanlarda epey kufrettigim, sogudugum da oldu ama sabah kahvaltiyla beraber haberlere goz atmak, otobuste giderken fikrine deger verilen bir-iki yazarin yorumlarini okumak, cayi spor sayfasina bakarak icmek vs. bunlar gunluk hayati cekilir kilan minik detaylar hep. sunu da pesin olarak kabul etmeliyiz ki herhangi bir gazeteyi kendimizle ozdesletirmemize, kimlik olarak yakamizda tasimamiza gerek yok, zaten imkan da yok gazeteyi bastan asagi bizzat hazirlamadigimiz surece. kusurlariyla da olsa takilip kaliyoruz iste bir takim gazetelere, radikal de benim icin boyle bir gazete. bu entry'i yazmamin sebebi agustos ayinin* ikinci yarisindaki verilere bakildiginda radikal'in gunluk gazete satislarinda ilk 20'ye girememesi. asagi yukari 40 binlik satisiyla pasfotomac*, gozcu, sok, vakit ve yenicag gibi gudik gazetelerin gerisinde, azicik daha az satsa bulvar gazetesinin de gerisine dusecek. bu rakamlar "biz herkesi kendimiz gibi zannediyoruz" deyisini tekrar hatirlatti bana.

iki önemli bayan yazarını* * kovmasıyla okunacak şeylerin sayısında ciddi bir azalma olan, artık eskisi gibi hergün hergün almadığımız gazete.zira haber kalitesi açısından gitgide aynı yayın gubundan çıkan milliyet ve hürriyete benzemektedir.

tirajı en az bir adet düşmüş gazete. ben almıyorum da. o nu kov bunu kov nereye kadar. buraya kadar. okumuyorum.

tiraji bir adet daha dusmus gazete. ben de almiyorum, ici bos artik resmen, malesef ismet berkan in onderliginde buraya kadar... nuray mert i mi okuyacagim kardesim ben? tuvalette omo matik in arkasindakileri okusam daha samimi geliyor...iktidar yalakaliginin yakismadigi, giyabinda okuyucunun baska diyarlara uctugu artik mazide kalmis bir eski gazete.

1 eylulden beri beni gazete okumayan enteller sınıfına sokmayı becerebilmiş yayın organıdır. gazete okumamak insanı rahatsız ediyor ama sanırım sozluk sayesinde eksikliğini hiç hissetmiyorum.

büyükler liginin en eli yüzü düzgün günlük gazetesi olmasına karşın, en düşük tiraja sahip olma özelliğini de kimselere kaptırmayan gazete. aydın doğan'ın sırf, "bir tane de sol görünümlü gastemiz olsun" mantığıyla çıkarttığı, ancak satış grafiği böyle sürüp giderse, big boss'un "sizinle mi uğraşacam lan" diyip kapısına kiliti vurmasının gayet muhtemel olduğu gazetedir ayrıca. o zaman da bize, babadan kalma, cumhuriyet'e dönüş yapmak yada gaste olmayan gaste birgün'e takılmaktan başka çare kalmayacaktır. bu nedenle okuyunuz okutunuz; başında ismet berkan'ın bulunması gibi bir sürü saçmalık sahibi olsa da, sırf cuma-cumartesi ve pazar günü çıkarttığı ekler için (kitap, cumartesi, iki) hayatta kalmasında fayda bulunan bir gazetedir kendileri.

okuyucusu için köşe yazarları, ekleri, yabancı basından seçme makalelerin yayınlandığı dış haberler sayfası, karikatürleri ve dizgisiyle bir kere kanınız kaynadığında bağımlılık yaratan bir gazeteydi eskiden. yeni yüzyıl okurken alınan lezzeti tek veren gazeteydi, hatta köşe yazarları dışındaki ögelerle onu bile geçti. 2003 sonlarından itibarense belirgin kalite düşüşleri göstermeye başladı. ilkin sayfalarındaki resimler artarken başlıklarındaki özen azaldı ve ucuzlaştı. (bkz: #2937665) sonraysa bir bozulma dönemi.. bağımlılık yaratan bu gazetede eskiden yazarlar daha özenliydi sanki. daha kaynak verirler, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamaya özen gösterirlerdi. farklı görüşler farklı bakış açılarına sahipti. zamanla gözlerine kestirdiklerine ucuzca dalmaya başladı bazı yazarlar, yazılar da gitgide kişiselleşmeye ve kişiler üzerinde yoğunlaşmaya başladı. bunda izlenimci portreciliğin de payı büyük oldu ve bunu fark edenler için gazete gittikçe sevimsizleşen bir noktaya ulaştı. (bkz: izlenimci portrecilik) bu değişimlere paralel olarak, bünyesinde magazin haberlerine yer vermeyen radikal'de bu işlevi köşe yazarları* yerine getirmeye başladı. bakılası, göz gezdirilesi ve 15 dakkada okunası olmayan bu gazetede sayfalar hızla çevrilmeye başlandı yavaş yavaş, eski tadı ve alakayı vermemeye başladı.. ama kör olası alışkanlıklarla öyle birden de söküp atılamadı, arasıra internet sitesine girildi ve göz atıldı. gerçi orda da ayrı kopuşlar var. (bkz: radikal online/#8451099)

neden siyah contasürekli ajitasyon yapmaya çalışan ve kimin ortaya attığını hiddetle merak ettiğim normatif önerme bombardımanları yapan bir kağıt birikintisinin adı. bakınız 3 kasım 2005 tarihindeki manşetleri neymiş: en iyisi koruyucu aile. malatya'daki olaylardan sonra radikal'in konuyla ilgili tespiti budur.sanki kendileri bilmiyor bu iddiaya karşı çıkacak, tutarlı ve kapsamlı fikirleri olan bir sürü insan var. sanki koruyucu aile fikri tartışmasız süper birşey. neden bizi aptal yerine koymaya çalışıyorsun radikal? neden sürekli beyin yıkamaya çalışan devlet yayını tarzı manşetler atıyorsun? neden siyah conta? neden aydın doğan?bir de tabii koruyucu aile neden kötü ona da bir değinmek de fayda var.1) koruyucu aile'nin sebep olacağı istismarı gözlemlemek çok daha zor olur. babamın bir arkadaşı (ki kendisi bence psikolojik sorunları olan birisidir) evlatlık çocuk alıp yarı-hizmetçi olarak kullanıyordu çünkü kız çocuğu yoktu adamın ve karısı ev işlerinden çok yorulmuş idi. bu anlattığım yine kötünün iyisi bir örnek oldu. yaşanabilecekleri siz düşünün.2) malatya'daki olayların sebebi eğitimsiz insanlara, fazla mesai ile çocuk baktırılmasıdır. unutmamak lazım ki orda dayak atan kadınlar da kötü muamale görmektedirler. çünkü insani şartlarda çalışamamktadırlar. senin anlayacağın, ayda 350 milyon için, günde 10-15 saat, 40 tane küçük çocuğa bakıp, onların temizleklerini yapmamı isterseniz ben de çok sağlıklı davranmazdım. ki bahsi geçen insanlar lise mezunu bile değil.3) kimsesizlere/öksüzlere/yetimlere bakmak bir hayır işi değil, kamu hizmetidir. (ki aslında en önemlisi de bu zaten)

tdk sozlugune gore köklü,kökten,köktenci anlamına gelen kelime

köşe yazıları arşivinde gezerken bazen ertesi günkü yazılarının linkini (başlığını ve ilk cümlesini) görebiliyorsunuz. tıklayınca ise "bu tarihin haberleri henüz yayında değil. radikal-çevrimiçi her gün türkiye saati ile saat 5 itibariyle güncellenmektedir." yazısı çıkıyor.

ilk cıktıgında yeni yüzyıl gazetesinin taklidi olan, (ntv'den sonra cnntürk'ün hortlaması gibi bişi burda da var) ancak azmiylemi kararlılığıylamı bilemiyorum bu tarzda yayın yapan, bu tarzda haftasonu ekleri veren tek gazete olarak kalmayı başaran gerçekten radikal oldugunu hissettiren yayın organı..ancak radikal gazetesinin spora az önem vermesi, baskı yerine uzak gazetelerde aksam saat 20:00de bitmiş bir spor olayının sonucunu görememek ilginc.. bu acaba entellektuel okuyucuları oldugunu varsaydıgımız radikalin, bu entellektüel okuyucuların sporla fazla ilgilenmedigini düsündügü icin midir, yoksa büyük kentlerde yasamayan okuyucularının spor olayları hakkında radikal gazetesinin fikirlerini ögrenmeselerde olur düsüncesi midir bilemeyiz...ayrıca perihan magden ve mine kırıkkanat gibi kimileri tarafından sevilmeselerde gercekten güclü kalemlerini kaybetmek biz okuyucular icin üzüntü vericidir.ayrıca mine kırıkkanat'ın gazeteden uzaklaştırılması olayı aslında radikal olmanın da türkiye'de gercekten zor oldugunu, sınırları başkalarının koydugunu göstermektedir. olumsuzluklara ragmen radikal okunası tek gazete olarak kalmaya devam edecektir...

son transferi hasan celal güzel'dir. ne kadar radikal bir seçim olduğunun takdirini sevenlerime bırakıyorum.

hasan celal güzel'i transfer etmişler...*

son gelişmeler üzerine bu gazetedeki sağcı yazarları şöyle bir sayayım dedim-ismet berkan (liberal, en azından solcu değil)-hakkı devrim (tatlı matlı ama, bir muhafazakar, özünde)-gündüz aktan (devlet sağcılığı)-hasan celal güzel (bildiğimiz sağ siyasetçi işte)-nuray mert (muhalif ama solcu ya da liberal değil. özünde sağ)-avni özgürel (epey sağ, ülkücü tandanslı)-mehmet ali kışlalı (ordu sağcılığı, ordunun sağ kanadı ya da)-tüm ekonomi yazarları (bu sayfalarda solcu köşe yazarına hiç rastlamadım, bilen varsa beni aydınlatsın)-yiğit bulut (herhangi bir ekonomi yazarı değil o. ulusalcı/milliyetçi ekonomi yazarlarının starı)-nur çintay (ne olduğunu bilemem ama solcu değil, o kesin. hımm, belki şöyle: cumartesi nişantaşı sağcılığı)bunların dışında altan öymen, tarhan erdem gibi chp'liler var ne kadar sol sayılır, tartışmalı. manzara bu iken bu gazeteye için kullanılacak en son tarif "sol gazete" olmalı herhalde. entelektüel gazete mi? eh pek değil. neyin radikali olduğu ise yanıt bulunamayacak bir soru sanırım. hayretle izliyoruz.

hasan celâl güzel'i köşelemesiyle alkolsüz bira kıvamını pekiştiren gazete.

hepsi farkli kulvarlarda olsa da yildirim turker, murat belge ve ayca sen disinda radikal yazar barindirmayan gazetebir de hakan gulseven

hasan celal güzel gibi eskiden bakan olduğu dışında ne iş yaptığı hakkında fikrimin olmadığı bir şahsı yazar yapan, yakında adını değiştirmesi muhtemel gazete.bu arada ceyda karan'ın yazılarına da sanırım son vermiş gazete. lan zaten haftada bir yazıyordu, onuda kestiler ya ne diyeyim bilmem ki.

(bkz: radikalin sizintidan reklam almasi)

yerinin evime uzak olmasından yakındığım ,ömrümüm yollarda geçmesine neden olan gazetem.

iddaa yazısını sol üst köşesinde görüp, şok geçirdiğim gazete. yani radikal bile iddaa eki verirse ne olur bizim halimiz. ama bünyesinde bir ayça şen vardır ki, sırf o yüzden alınır, okunur,saklanır.

an itibariyle web sitesini update etmeyi unutmus gazete. hala 7 ocak 2006 tarihli gazete cikiyor.bir de anasayfada uye girisleri icin kodunuz diye bir sey var ki kullanici adi kullansaydiniz? demek istiyorum ben, dedim.

hasan celâl güzel transferinden sonra "hac dizisi"yle "liberal demokrat" eksenden "muhazafakâr demokrat" çizgiye doğru meyline ivme kazandırmış gazete. trajlar tepetaklak 30 binde... (gazetenin sağa kayması bu gidişatı önlemek için proman bir çözüm de olabilir, bizatihi bundan da kaynaklanıyor olabilir.)muhtemelen 2006 içerisinde ismet berkan ile yollarını ayıracaklar. murat yetkin favori, transfer plase.

the nişantaşı times...

kaliteli yazan spor yazarlarına sahip gazete.(bkz: ben holland)(bkz: ibrahim altınsay)(bkz: asena özkan)ve diğerleri

bilisim yazarlari koru korune acik kaynak amigolari oldugu icin, sabah aksam ticari yazilimlara kufreden gazete.

batı kökenli sözücüktür... dilimizde "kökten, temelden" anlamlarının yanı sıra, "bilimde, dinde, siyasette esasa dönük yenilikler yapma eğiliminden yana olan." anlamında da kullanılmaktadır. felsefede ise "yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde olan kimse." anlamıyla geçmektedir. bu kullanımlar dikkate alınarak radikal için türk dil kurumu tarafından köklü, kökten ve köktenci karşılıkları önerilmektedir.

kendi rengini kaybetmeye, soluklaşmaya ve sıradanlaşmaya başlayan gazete. bir süre sonra, ne yazık ki, başladığı süreci tamamlayıp bir hürriyet ya da milliyete dönüşecek sanırım. bonus olarak; (bkz: yatağımdaki düşman)(bkz: her yaşta cinsellik)

eşini doğum yapması için abd'ye yollayan bir genel yayın yönetmeni'nin gittikçe tuncay özkan'laşan gazetesidir.

herseye ragmen okunabilecek buldugum gazete.

bugünkü kültür-sanat köşesi şahsımı kahkahalara boğan gazete. "internette aleni korsan" başlığında, kitapların e-kitap versiyonlarını bedava sunan internet sitelerine küfreden gazete, yazının devamında sitelerin isimlerini verip yayınlanan kitaplardan birkaç örnek vermiş, alenen korsan reklamı yapmış. benim de ilgimi çekti, gidip indireyim bikaç tane, sağol be radikal.

arvo beyefendinin `#9398433 ` no'lu entride haklı çıkmasını sağlayan gazetedir. zira, arzu başaran'ın 2005 yılında açtığı ihlal sergisi ile ilgili yazıyı 30 nisan 2002 cumartesi günü yayımlamayı başarabilmiştir. * *

spor sayfası (ki aslında spor yazarları demem gerekir - feridun düzağaç, ibrahim altınsay, banu yelkovan vs) dışında beş yeni kuruş (50.000 tl) etmeyen gazete. pazar günleri de radikal 2 ile çekilebilir olmaktadır.ismet berkan ve mehmet ali kışlalı gibi ne idüğü aşırı belirli insanlar olduğu sürece asla "radikal" olamayacağını olsa olsa "marjinal" olabileceğini anlaması gereken gazete.

hasan celal güzel'in yazılarıyla, logosundaki kuşun güvercin değil atmaca olduğunun farkına varılmasını sağlayan gazetedir.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=184920adresinde yer alan sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu tasarısı ile ilgili haberde yüksel çakmur'u öldüren gazete. alıntı:dolayısıyla görev başındayken vefat eden yüksel çakmur'un yerine izmir büyükşehir belediye başkanı olarak atanan aziz kocaoğlu'nun durumunda olan başkanlar da 12 eylül döneminde atananlarla aynı kategoride yer alacak.(vefat eden maalesef ahmet piriştinadır)

bugün köşe yazarlarını okumak isteyenlere işkence eden gazete. bir karakter italik diğer normal. dikkatim dağıldı bir bok anlamadım. baskının tamamında mı var yoksa ben talihsiz azınlıktan mıyım nilmiyorum ama yakışmamış bu acemice hata. ikinci yazıda attım gazeteyi açıp internetten okudum, dizgici uykusuz kalmış anlaşılan.

bugünkü manşetinde "laiklik ipinde köşk canbazlığı" diyerek koskocaman bir yanlış yapmış gazetedir. burdan tebrik ediyorum kendilerini..(bkz: canbaz)(bkz: cambaz)

7 mayıs 2006 pazar günkü sayısında manşet haberi atıf yılmaz'ın ölümü olan gazete. türkiye'de solun gazetesi olma iddiasını taşıyan bu yayın organının neden ite kaka 40 bin sattığına bir işaret sanki.

hazır dönem geldi. birileri 28 şubatı andıracak başlıklar, haberler, polemikler yapsın.kim olur diye düşünülürken akla radikal geldi herhalde. öyleyse devam irtica kokuları, falan yerdeki müdürün talimatları, örgütler vs.radikal gazetesi çıkarken dile getirdiği varlık sebeplerini çoktan kaybetti de, bugünkü vaziyet artık sereserpe. o halde irticai bir koku duyarsanız radikale haber verin. acar muhabirler kimbilir neler çıkartır mevzudan. çevik bir'in bir köşesi olmalı radikalde, vural savaşın, yekta güngörün filan. hazır perihanı da millet yemişken...

istedigi kadar radikal ismi olsun, istedigi kadar en iyi gazete nâminda olsun, sahibi aydin dogan oldukca gözümde zirnik degeri olmayacak bir nesriyattir. yazarlari söyle olsun böyle olsun. aydin dogan, tekel, kartel, pijamali bir basbakan karsilamasi,, aman ya rabbi, "en iyi gazete" bu adamin gazetesi olamaz. cok fazla pesin hükümlü olabilirim, mani olamiyorum kendime mütemadiyen...

tarafsız yayıncılığına olan inancımın gitgide azaldığı gazete.

danıştay saldırısından sonra doğan grubunun kendine tetikçi olarak seçtiğine, ya da ismet berkan ve arkadaşlarında böyle bir görev bilinci oluştuğuna, kanaat getirmeye başladığım gazete. önce erdoğan ın danıştay saldırısından sonra laiklik üzerine verdiği demeçleri manşetine taşıdı. ve erdoğan ın birden laiklik konusundaki açıklamalarına ve bunlar konusunda samimi olmadığını ima etmek için parantez ünlem kullanılmıştı. bir gazeteye tarafsız olunması gerektiğini, bir kişinin ve de başbakanın laiklik konusundaki samimiyetinin sınanmasını(hele hele radikal gibi iyi bir gazete imajı vermiş gazeteye) anlatacak değilim.ama gazete tarafsız olmadığını iddia ediyorsa bile bir başbakanın ve de bakanlarının samimiyetini manşetten sorgulama hakkını kendinde görmemeli. velev ki, bu açıklamalar samimi olmasın yapılanlar üslup olarak olmasa, bazılarınca takiyye olarak da yorumlansa, gayet doğru açıklamalardı.sonra hilmi özkök ün tepkiler daimi olmalı şeklindeki demecine erdoğan ın gayet haklı şekilde cenazedeki tepkileri işaret ederek bu tür tepkileri teşvik etmenin doğru olmadığını söyledi. özkök ün görev başında bulunduğu dönem boyunca çizdiği portreden o olayları kastetmediğini tahmin ediyorum, kastı bu tür(danıştay saldırısı) olaylara karşı seviyeli ve dengeli tepkiydi. ama bazıları bunu gayet seviyesizce ve fiziksel saldırıya varan tepkiler olarak algıladı, dolayısı ile rte nin açıklaması yerindeydi. ama radikal in olayla ilgili sürmanşeti; "erdoğan dan sert tepki" şeklindeydi. anlaşılan formül basitti ortam iyice gerilmeliydi. alt haberlerde yine radikal hükümet ve bakanlarının laiklik konusunda samimiyetlerini sorguluyordu.sonra gazeteyi geçip radikal 2 yi açıyorsunuz, her zamanki gibi ahmet insel ve yıldırım türker in gayet güzel ve seviyeli, itidale çağıran yorumlarını okuyorsunuz. zaten gazete ve radikal 2 arasındaki fark artık bazen uçurumlara varmakta.

bugun arka sayfasinda marihuana'nin kansere yol acmadigini yazma curetinde bulunabilmiş gazete! bundan ala ozendirme sucu mu olur, nerde bu devlet? (bkz: mahkemeler buna bir şey yapmasi lazim)

(bkz: #9595802)

içeriğini falan filan geçersek rss-xml desteği şahane olan gazetedir. not: e içeriği geçersen ne için feed topluyorsun demezler mi? derler...

takip ettiğim tek gazete olduğunu belirterek başliyim.türk basınının ahlak bekçisi gibi davranıyor arada. yayınlamıyosan yayınlama kardeşim ecevit'in yoğun bakım fotoğraflarını, ne yazıyosun oraya "komadaki ecevit resmini basmıyoruz" diye.. saygı bu değil. bu saygı hiç samimi değil.

bülent ecevit'in komadaki resimlerini yayınlamayı reddederek benim ömrüm boyunca türk gazetelerinde rastlayamadığım bir otokontrol örneğini göstermiş, çok klas bir hareket yapmış, bunu da diğer tabloid karakterli gazetelerin gözüne sokarak takdirimi kazanmış olan gazete.

ismi gibi, boyutlarınında radikal olması gerektiğini düşünüyorum. diğer hayvani boyutlu gazeteler gibi okurken şekilde şekile girmeden, sayfaları rahat rahat dergi okuyormuş gibi okuyarak ayrı bir havasının olmasını istiyorum. doğan grubununun gazetesi olması dolayısıyla matbaa makinaları açısından pek bir alternatif sözkonusu değil. zaten diğer gazete sahipleri de bu boyutlarda gazete için matbaa makinelerine yatırım yapacaklarını beklemek yanlış olur. pek anlamasamda standart gazete boyutlarının yarısı büyüklüğünde basılabiliyor pek bi ala o gazeteler. pazar günleri veya özel günlerde eklerin boyutlarını normal gazete boyutlarıyla incelediğinizde yarısı boyutlarında olduğunu göreceksiniz. e o yarım boyutlu haliyle de pek bir işimize yarar gibi gözüküyor..bunun dışında haber paragraflarının başına (-ankara) (-istanbul) gibi eklemeleri pek hoş karşılamıyorum. haber paragrafının sonuna belirttiklerinde daha muntazam ve daha iyi olacağı kanısındayım..

bir nevi bahçıvan."radikal olmak meseleyi/derdi kökünden kavramaktır. lâkin insanlar için, bu kök insanın kendisidir."karl marx, hegel'in hukuk felsefesinin eleştirisine katkı

sıklıkla bazı haberlerine ilginç resimler koyuyorlar. işte biri dahahttp://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=190411gerçi ahmedinecad pakete göz kırpmıyor, daha çok pışşşşşşıııık yapıyor * ama bu da şahane bi gönderme belki de isteyerek yada istemeden bilemedim.

ulusalcı, liberal, sağcı, solcu ve dahi futbolcu yazarları ile, karıştır barıştır uygulamasının türk basınında da fayda sağlamadığını, istikrarla düşmekte olan tirajıyla kanıtlayan gazete.

radikal kitap sayesinde her cuma aldığım gazetedir. sade olması, ucuk kacı büyüklükte punto kullanmaması ile diğer gazetelerden ayrılır. tabi adı "radikal" olunca kendince diğerlerinden "farklı" bir cizdiğini "iddia" edince insan da editörlerinden ve yazarlarından farklı seyler bekliyor acıkcası. dış haberler sayfasında israil'in gazze'de ve bir devlet olan filistin'de mecliste yaptığı "kanunsuz" olayları okuyunca artık bir yazar bu konuya değinmiştir diye bekledim ama her hafta üzerinde konusulan "cumhurbaskanı" meselesi daha önemlisi. hadi hepsini gectim insan m ali kıslalı'dan bir şeyler bekliyor, yani "kitap tanıtımının" sırası mı allah askına. bir gazetenin "israil"le ilgili yorumunu, düsüncelerini "yorum" sayfasından yani dış basından cevirdikleri yazılarından okumak türkiye'ye has bir durum olsa gerek. http://www.radikal.com.tr/...ari.php?tarih=30/06/2006

keremcemin şifresini çözeceklermiş.* tirajlar iyice dibe vurdu sanırım. (bkz: bulvarin radikalden fazla tiraj almasi)

bugun manşetten vardiği haberle, sabahın köründe içimi öfkeyle doldurmuş gazetedir. sevdiğim tek gazetenin bu hale dusmesini anlamamakla beraber, süreyya durust -her kimse tanımıyorum- ondan gercekten gazetecilik dersi almaya ihtiyacları var gibi gorunuyor. uzuldum ve soğudum gercekten.http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=192446

8 temmuz sayisinin cumartesi ekinde hakkinda tam sayfa bir elestiri yayimladigi sureyya yalcin(durust) (bkz: richie rich) ile aniden yapiverdigi "aklayici" roportaji, hemen ertesi gunku 9 temmuz pazar sayisinin ana mansetine tasimaktan utanmamis gazetedir.faruk yalçın: aydin'cim bu senin radikal'deki cocuklar ne yapmis bugun beyauv? yuklenmisler bizim kiza!aydin dogan: aman abi, hemen baktiralim. bi ismet'le konusayim, hatamiz olmussa duzeltelim hemen.faruk yalçın: sagol aydin'cim, severim seni bilirsin.

ayse arman i kadrosuna katmasini bekledigim gazetedir.

giderek posta'laşan haberlere sahip bir gazete. sokak ağzıvari manşetler, popülist yorumlar, sinir bozucu yazı dizileri. yok türkbükü'ndeki sosyetik yaşammış, keremcem'in şifresiymiş, gençlerdeki aşk acı intikam üçgeniymiş.... yeniden kendilerine gelmelerini diliyorum. son noktayı koyan da büyük bir ihtimalle uyuşturucudan ölen (otopsi raporu kesin değil henüz) bir kızcağız ile ilgili haberde kullanılan şu cümleler:"bir yıl önce melis, çok hızlı bir şekilde değişmeye başladı. annesi ve babasıyla sürekli kavga ediyordu. renkli kıyafetlerin yerini yavaş yavaş siyahlar aldı. yüzüne ve bedenine piercing'ler takıyordu. "bir an 3-4 yıl öncesine dönüp o frp öldürüyor haberine baktığımı zannettim. lütfen düzelsinler, yoksa okuycak gazete kalmayacak.

süreyya tatilde başlığıyla bize ailecek "bize ne ulan?" dedirtmiş, güya diğer gazetelere laf sokma çabasındaki komik pipi.

bu aralar tehlikeli denemeler yapan gazete. böyle giderse okuyucularını kaybedecek.

2 temmuz 2006 tarihli nüshasında sivas katliamı ile ilgili tek bir satır bile bulunmamaktadır.

artık okumadığım hatta internet sitesine bile girmediğim magazini bol posta gazetesi klonu.

en radikal haberi, keremcem yazı dizisi olan gazete

israil in lubnan a girmesinin ardından geçen 12 gun boyunca;- saldırıya kayıtsız kalmayan, - objektifliği elden bırakmadan savaşın meşruiyetinin sorgulanmasına gerek bile kalmaksızın gerçekleri olduğu gibi aktaran,- israil in savaşma gerekçelerinin meşru müdafaa hudutlarının fersah fersah dışına çıktığını yalın bir dille anlatan,- savaş yüzünden canlarından olan masum insanların ve özellikle çocukların kimin hangi tarafın daha "radikal" olduğunu gösterdiğini "radikal" bir biçimde sorgulayan,- bir ülkeyi veya bir grubu terorist olarak niteleme hakkını elinde bulunduran "güç sahibi" ülkelerin yine "demokrasi" ve "insan hakları" gibi kavramları, kendilerine yontarak dünyaya zalimce hükmetmeye çalışırken düştükleri ironik durumu gözler önüne seren ve- gerek yazarlarıyla gerek manşetleriyle bu konudaki hassasiyeti takdir edilmesi gereken gazetedir.

(bkz: ismetçiğim yanlış yerdesin)(bkz: kimse yemez)

bugün beşinci sayfası şaka gibi olan gazetedir. "silahların hedefi yine kadınlardı" başlıklı, evlenme teklifini reddettiği ya da evi terk ettiği için öldürülen kadınların yer aldığı haberin yanında türker alkan'ın "kadın egemen topluma doğru" başlıklı yazısı yer almaktadır.

süreyya tatilde basligindan beri okumadigim ve bunun icin de cok mutlu oldugum gazete.

radikal 2 ekinde bu hafta israil'in lübnan saldırılarını astrolojik açıdan inceleyen bir yazıya yer vererek, muhtemelen yıldızlara bakarak ortadoğu politikalarını yorumlayan ilk gazete olmuştur.artık bizden değil demiş miydik?

web sitesine, arkasinda aydin doganin oldugunu dusundugum bir arkadaslik sitesinin reklamini alarak gozumde biraz daha dusen gazete. arkadaslik sitesinden akillara zarar bir gorsel : http://www.istanbul.net/anasayfa/20.jpg

yayın çizgisinin giderek kötüleşmesinden yakınılıyor; her yeni aldığı yazar bir öncekini aratır hale geldi altan öymen'e hasan celal güzel'e bile yer verdiler; ismet berkan'ın saçma başlıklardan, gudik yazılardan sonra çıkıp "ay ben yurtdışındaydım, arkadaşların gözünden kaçmış. kusura bakmayın" diye özür dilemesi çoktan sıktı; tiraj iyiden sürünmeye başladı artık kırk binleri bile zor tutturuyor; sözlükte bile radikal i geri istiyoruz diye kampanya açıldı.. hepsine eyvallah amma...sezar ın hakkı sezara.bizim israil in lubnan a girmesi başlığında incelediğimiz giriş gerçekleşeli beri hiç sektirmeden lübnan'ı manşet yaptılar, çok çarpıcı fotoğraflar, iyi haberler verdiler. hep eleştirecek değiliz ya tarihe bunları da not düşmek lazım.**edit: biraz düşünüp önceki düşüncelerimden vazgeçtim. elinde ceyda karan gibi dış haberler editörü, ondan önemlisi ayşe karabat gibi türkiye'nin en iyi ortadoğu muhabiri varken düzgün gazete yapamasaydı yüzüne tükürmek lazımdı ismet berkan'ın.

israil işgaline kayıtsız kalmayıp vicdandan yana saf tutan gazetedir..birleşmiş milletler için unicef ne anlama geliyorsa doğan medya grubu için de radikal o anlama gelir..

israil'in lübnan'a saldırısı karşısında en etkili yayını yapan, insanı öne çıkartan ve vurucu ilk sayfalar yapan gazete. başlık ve vurucu fotograf ikilisini çok başarılı kullandılar. etkileyicilik adına da bu bir aylık dönemdeki başlıkları dikkatle incelenmeli ve dersler çıkarılmalıdır.neredeyse bütün gazetelerin kayıtsız kaldığı, sadece iki üç gazetenin bu kadar doğrudan karşı çıkabildiği (onların çoğunluğu da dinsel yönden karşı çıkıyor, insani yönden değil. yani tam tersi bir durumda, ölenler israilliler olsaydı zevk manşetleri atabilirlerdi bu vakitlerde) bu saldırıya karşı basının yüzakı olarak radikal'i gösterebiliriz.

(bkz: sasa perfect day)

uzun bir süredir aramızdan ayrılmış olan gazetedir kafayı dinle bozmuş haberler yayınlamaktan öteye geçemeyen yok olmuş bir avuç insanın hala okumaya diretmekle ayakta kalandır . yok kardeşim gelmeyin artık bana radikalle !

mormonlukla alakası olmadığı belirtildiği halde, fundamentalist church of jesus christ of latter day saints tarikatının liderinin tutuklanması haberini birinci sayfadan ''mormonluk sultanlıktır'' gibi ucuz sansasyon peşinde koştuğu belli olan bir başlıkla duyuran 'gaste'. http://www.radikal.com.tr/index.php?tarih=31/08/2006http://www.cnn.com/...w/08/29/jeffs.arrest/index.html

satışının çok düşmesine rağmen entelektüel camiadaki gücünü koruyan gazete.

fidel castro'nun iyileşme haberini chavez'in ağzından "castro emir veriyor" başlığıyla duyuran, kendince bok atmaktan geri kalmayan dandirik gazete..nuray mert'i bi kenara alalım..

06.rıfat bali'nin araştırmasını sürmanşete taşıyan gazete. (bkz: atatürk islam için ne düşünüyordu).

insanın sürü dışına çıkıp kara koyunluk yapmaya başladığı an alabileceği sıfatlardan biri..."now watch what you say or they'll be calling you a radical, liberal, fanatical, criminal..."(bkz: logical song)

okurları tarafından "radikal hala radikal mi?" diye sorgulanan gazete(bkz: radika)

hasan celal güzel ve gündüz aktan gibi insanları köşelerinde bulundurmasından kelli adının hakkını ne kadar verdiği şüpheli olan gazete. dogan yayin holding 'in bu gazeteyi sol entelektüelleri tavlamak, orduya ve chp'ye daha mesafeli, daha liberal bir yaklaşım sergileyerek cumhuriyet'e alternatif oluşturmak amacıyla çıkarttığını düşünüyorum. bir de prestij meselesi var tabi. ne de olsa bir hürriyet'in bir milliyet'in yanında daha ciddi bir yayın organı olarak görünüyor. yoksa tirajı özellikle istanbul dışında yerlerde sürünen bu gazeteyi hala çıkarmak çok da karlı olmasa gerek. alınıp okunuyorsa da yıldırım türker 'in, murat belge 'nin ve radikal iki'nin yuzu suyu hurmetinedir. (en azından benim için)

köfte entellerin gazetesidir, boştur. sonucta dogan grubunun isteklerine göre hareket etmek zorunda olan bir yayın organıdır. radikal'in milliyet ve hürriyet'ten hiçbir farkı yoktur.

papa 16. benediktus'un islam dininin cihad anlayışı dışında bir yenilik getirmediğine dair geçen haftaki açıklamalarına tepkileri ve papanın halen özür dilememiş olmasını birinci sayfada "papa nuh dedi peygamber demedi" manşetiyle vererek sabah sabah beni benden almış gazete. star'dan birilerini transfer ettiklerini düşünüyorum.

soyle bakiyorum da, gunlerdir mor ve otesi ve sebnem ferah konserlerinin haberlerini yapmaktan baska pek bir sey yapmamis bu gazete. sanki mubarekler beles halk konseri duzenliyorlar. madem onuncu yildonumunuz, madem bu sanatcilara sponsor olmussunuz, yapsaydiniz ucretsiz konserler de coluk cocuk eglenseydi ayol. ayrica bugun itibariyle cikan konser izlenimi yazisini, -ki an itibariyle fark ettim, ettigim gibi de hayret ettim, yaziyi mujde yazici yazmis- okuyup gulmemek mumkun degil. o cok ozel notlar beni yedi bitirdi. sadece radikal calisanlarina ozel notlar olsaymis basligi. ayrica merak ettim sebnem ferah yemege katilmadi mi. neden ondan pek bahsedilmemis. --- spoiler ---yemekte herkesin merak edip soramadığını milliyet ankara temsilcisi fikret bila sordu: "neden mor ve ötesi?" harun tekin'in yanıtı "mor en son renkti, mordan ötesini göremeyiz" şeklinde oldu.--- spoiler ---cesur adam su fikret bila.(bkz: ismet berkan sigaraya baslamis)

tirajina üzüldügüm gazetem.takvim 278 binfotomac 256 bingünes 134 binvakit 65 binsok 53 binikenradikal 36 bin (hatta bulvar 22 bin)

bugün onuncu yılını kutlayan, kendi çizgisini-medya tekellerinin baskısına rağmen- elinden geldiğince koruduğuna inandığım başarılı gazete. dış haberler, yorumlar bölümüne gösterdikleri özen ve murat belge, ayşe hür, mahfi eğilmez ve sayamadığım diğer önemli yazarları bünyesinde barındırdığı için takdir edilesi, gazete gibi gazete.

internet sitesi ciddi guvenlik aciklari barindiran gazete.

"haberleri cepten okuyun" sloganıyla yayınladıkları webinin cep versiyonu mobil.radikal.com.tr sayfasında apache test page çıkan errorlu gazete

ilk çıktığı zamanlardaki reklamlarına hasta olduğum gazete. hatırladığım bir tanesi; ekranda zeki müren var, dış ses şöyle diyor: "radikal. alışılmış ya da geleneksel olandan belirgin biçimde ayrılan görüş, davranış, durum veya kişi... zeki müren; o bir radikal."

ismet berkan yönetiminde günden güne kötüleşen ve 40 binin altına düşen gazete...

Rasgele

+ beni bekleme gelmeyecegim
+ cesetten kurtulma teknikleri
+ bunalimdan kurtulmak icin yapilmasi gerekenler
+ formel
+ yeni gameshow
+ xircon
+ kazanmaya alismak
+ istanbulluyuz alemde kraliz
+ alone in the dark
+ unutulmaz dans sahneleri
+ rusya da eszamanli olarak dusen ucaklar
+ yeni bir iliski istememek
+ dam budalasi
+ epica
+ ne kadar somun varsa o kadar civata vardir
+ engur
+ the best kennedys are dead kennedys
+ siyah marti
+ kilicoglu toprakspor
+ yoneylem arastirmasi

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam