tez savunmasi

tez savunmalarının alınacağı hafta ortalık, takım elbiseli erkek öğrencilerden ve şık giyimli, süslenmiş püslenmiş bayan öğrencilerden geçilmez.. tez sürecinde tüm ayrıntılardan hoca haberdar edilirse savunma sırasında çay kahve içilip bırakılan öğrenciler de yok değildir.. şahsen benim tez sürecim bu şekilde oldu da diyebilirim.. kendi alanımda iyi olduğum bir konu seçtim.. ve bu konuda hoca'dan daha çok biliyordum (o da bunun farkındaydı) fakat daha az biliyor gibi davranmak her zaman akılcıdır.. geneli için şu şekilde de bir yorum geliştirilebilir; savunmayı ciddiye alan ve ciddiye almayan hoca tipleri işin aslında en önemli noktasıdır.. işi ciddiye alan hoca tezi komple okur ve her ayrıntısından soru sormaya çalışır.. bir bakıma o da bilir bir çoğunun sağdan soldan alıntı olduğunu ama anlamamış gibi davranır.. işi ciddiye almayan hoca tipi de baştan belli eder ve göstermelik iki soru sorar.. sonunda her iki durumda da bu tezleri vermek çok kolaydır.. eskiden bir site vardı (halen var mı bilmiyorum) 100 milyon tl karşılığında her türlü tez hazırlıyorlardı.. eminim tez sipariş edip, bunu hocaya bi kere yarım yamalak okuyarak veren bir öğrenci tezden geçer not alır, kimsenin de ruhu duymaz..

(bkz: çok biliyorsanız siz yapın)

ana metne konu ile dolaylı olarak bağlantılı bir ek bilgi koymaya karar verip zamanı kalmayınca bir kitaptan çevirip basan bir öğrencinin dramı. -peki şunla (yarım sayfadan uzun bir formül) şunun (abidik gubidik bir grafik) arasında nasıl nasıl bir benzerlik var.-eeeh, hmmm böahhh (sözsüz oyunculuk yeteneği konuşturulur, olduğu kadar)-herhalde bu yaklaşıma pek girmedin.-(atlanır) eee evet hocam mmm yani işin malzeme yönünden çok eeeh matematiksel modelleme yönü üzerine eğildim ıhmmm bunu da ek tanımlama olarak koydum ya evet yani şey o yüzden pek girmedim.-peki problem değil (iki sayfa çevrilir) girmişsin -ehhhh

bolum ici ve bolum disi profesorlerin birbirlerine hava atmak icin savunani surekli ezmeye calistigi olay. soru sorulan birinci sahis icin trajik, soru soran ikinci sahislar icin komik, izleyen ucuncu sahislar icin traji-komiktir.

tez savunması, filler* için mükemmel bir tepişme mekanıdır, tabii ki olan çimenlere*olacaktır. eğer jüride birbirine düşman, politik görüşleri farklı, ya da en azından birbirinden hoşlanmayan hocalar varsa, tez sahibi isterse dünyanın sırrıyla çıkıp gelsin, hiçbir şey farketmeyecek ve hayatında ilk kez karşılaştığı bir adamın kendisine niçin bunca düşmanlık beslediğini asla anlayamayacak olan garibim tez savunucusunun anasından emdiği süt burnundan getirilecektir. o bakımdan yapılması gereken en önemli iş, tez danışmanı, bölüm başkanı, dekan vb. yüksek mertebelerle kurulacak iyi ilişkiler aracılığıyla jürinin, mümkün olduğunca birbirleriyle iyi görüşen, en azından karşılıklı kötü duygular beslemeyen hocalardan oluşturulmasını sağlamaktır. bu yapılamıyorsa eldeki tüm olanaklar (tüm diyoruz, bak, aloo..) kullanılarak salt çoğunluğun desteği alınmalıdır.

jüride tezi yazana düşen kısımdır; ama özellikle adındaki "savunma" kısmından ötürü hafif kıllandığım da bir durumdur, tez savunması dendiğine göre (irdelemeden çok) bayağı bir saldırı durumu olsa gerek. diğer taraftan hakikaten siz yazdıysanız, ve hakikaten bir "tez" ise, dünya üstünüze gelse ispatlarsınız zaten, hele ampirik bulgularınız da sağlamsa sizi kimse tutamaz.

tez komitesindeki hocalar tezi onceden okumadiysa hic bir sorun yoktur, ancak bazen okuyup gelenler gorulur, o zaman yapilacak bir sey yoktur. tek umudunuz tez hocanizin yaninizda yer alip sorulara sizin yerinize cevap yetistirmesidir. bu olmadigi taktirde en basitinden maymun olursunuz. (bkz: ben bugun bunu gordum)

çeşitli üniversitelerde, bitirme tezi tesliminden sonra talep edilmeyen bir aşamadır.

tez hocanın, diğer hocalardan daha fazla üstüne gelip insanı yerden yere vurduğu durumlarda rezilliği kat be kat artan olay.

eğer tez hazırlanırken, üstünde ciddi bir çalışma yapıldı ise çok kolay geçmesi beklenen bir tür sınavdır. o çalışılan konu hakkında hiçbir hoca sizden daha bilgili olamaz, kimse o spesifik konu hakkında zaten sizin kadar kafa patlatmamıştır. rahat rahat geçilir jürinin karşısına, olay anlatılır, sorulara yanıt verilir ve rahat bir nefes alınır.

(bkz: tez danışmanı)

bunların kimi sürümlerine* 18 yaşından küçükler giremeyebilir. girebilir de*

bir gün öncesinde bile heyecan yaptığım ,sunum sırasında ne hallere gireceğimi çok merak ettiğim hadisedir

sonunda baldıran zehiri içirilecek olan sokratesin savunması gibi düşünüp panikleyenlerin eline ayağına dolaşan,bunun dışındakiler için gayet kolay olacak bir savunmadır,sonuçta okulda 4,5,8 vs senedir yaptığın ve bu doğrultuda yapmak istediğin şeyleri savunamayacaksan zaten bırak o akademik kariyeri.ilerde çocuk falan da yapma bakamazsın.

bu hafta itibariyle yapacak olduğum ama nasıl olacağı konusunda zerre fikrim olmayan yüksek lisans veya doktora tezlerinin tamamlanmasını sağlayan fikri aktivite.

hayatimin en zor yirmi dakikasini yasatan olay. insana mezbahada kesilmeyi bekleyen koyunun neler hissettigini anlatan durum.

(bkz: yüksek lisans tezi)(bkz: doktora tezi)

(bkz: psikopat hocayla tez yazmanin getirdikleri)

hocaların genelde "nerden çıktı bu fikir?","amacın ne?","sen mi yazdin bunlari?","neden,niçin yazdın?","ne kazandırdın sen şimdi topluma?" benzeri sorularla karşınıza çıkıp,terorist sorgularmış gibi sizi sorguladıkları,pek de sallamayıp,sonunda seni geçirdikleri olay.

(bkz: bir matematikcinin savunmasi)

(bkz: tez savunmasinda gecirmeyeni sozlukte rezil etmek)

konuya hakim olunduğu taktirde endişe edilmemesi gereken süreç. ben şahsen bizzat kendim o sırada birşey varmış gibi heyecandan altıma kaçıracak halde olduğum için hayatılarının en sıradışı saatlerinden birisini yaşatmıştım jüri üyelerine. aylarımı verip kendimi paralayarak savunduğum hususu ilk beş dakikada çürütmeyi becerip tez danışmanımın dehşet içindeki bakışlarıyla kendime gelmeye başlayabilmiş, bu sefer de sol tarafta oturan hocalardan gelen sorulara sağ tarafa bakarak yanıt verip, sağ tarafta oturanlara da aynı uygulamayı yaparak dehşet dolu anlara sahne olmuş, bu arada oturduğum sandalyeye asılı olan çantamı devirmeyi de ihmal etmemiştim. o sırada bozulan sinirlerin de etkisiyle "allaam, hepimizin anadili türkçe değil mi, ben dahil olmak üzere neden ingilizce konuşuyor buradaki insanlar" diye düşünüp dikkatimi daha da dağıtmayı becermiştim. dakikalar geçtiğinde toparlanıp makul ve yerinde yanıtlarla jüriyi etkileyebilmeme rağmen, tam bu sıralarda zaten sevgili fahir öğünç'ün deyimiyle "sürecin sonuna" gelmiştik. entrye anı serpiştirmek hususunu daha da abartmadan heyecanlanılmaması gerektiğini hatırlatırım. sonuçta oradaki hiçkimse konu üzerinde sizin kadar güncel ve yoğun olarak çalışmış değil.

aylarca görüstügünüz hocanin ya da hocalarin hazirladiginiz tezde daha evvel makul bulduklari pek cok malumati begenmedikleri görüldügünde insani ayar eden savunma. sunmayi, savunmayi birakip ucan tekme atmak ister insan ama yapmayin, atmayin, biraz daha dayanin, az sonra kurtulacaksiniz.

15 saat sonra girecek olduğum 45 dakikalık sözlü sınav olmasına rağmen bir türlü konsantre olup çalışmaya başlayamadığım sınavdır. böyle stres görülmedi. yazıklar olsun bu salak işi çıkaranlara. oooof of!

yarın saat 13:00 itibarıyle gerçekleştireceğim hadise. merak içindeyim ama tuhaf bir rahatlık da var üzerimde. hadi hayırlısı diyeyim en iyisi.

neyi savunacağım ki, zaten herşey orada yazılı sorusunu sorduran gereksiz olay.

(bkz: uzmanlık tezi)

(bkz: hayatın ne kadar ibne olduğunun anlaşıldığı anlar)

tez savunanın başı tez vurula....

öss öncesi yaşadığınız heyecanın aynısını hatta daha fazlasını yaşamanıza sebep olan bir sözlü sınav.

acik alanda az adamla karsi takim forvetine yakalanmak, akabinde caresizce basa gelecekleri beklemek tadinda bir olay oldugunu tahmin ediyorum. ayrica yakinda basima gelecek bir olay.

(bkz: yeterli tezin savunulmaya ihtiyaci olmaz)

gereken emek harcanmış, konuya hakim olunmuşsa, savunmaya girmeden de gerekli özet çıkartılıp terkrar da edilmişse fazla kasacak bir tarafı bulunmayan hadise. sunu sakin bir şekilde yapılmalı, gerisi akışına bırakılmalıdır.

(bkz: tez savunması için avukat tutmak)

master tezi icin konusmak gerekirse: turkiye'de jurinin onune guzel kiyafetlerinizi giyer cikarsiniz. bu erkekler icin gomlek, kumas pantolon kravat iskencesi anlamina gelir. juri sirasinda gergin olursunuz ve hocalara terbiyesizlik olmasin diye ellerinizi nereye koyacaginizi bilemezsiniz. yurtdisinda ise (genelleme yapmayayim danimarka olarak degistiriyorum) savunmada oncelikle kiyafetten gelen bir rahatlik olur. tshirt, yirtik kot pantalon, kupe vs. herseyi giyebilirsiniz. hocalarin sordugu sorulara eller cepte gayet "cool" bicimde cevabinizi verebilirsiniz.

pek bir gerginlik yaratan olaydır.kişi tüm tezi kendi yaptığı sürece kalması için bir neden yoktur aslında ama bunu bilmek köpek gibi heycanlanmayı engelleyememektedir malesef.tez danışmanınızın belirttiği gün ve saatte odasının önünde hazır bulunursunuz,bir bakarsınız o da nesi,kapı da 10 kişi bekleşmekte adınız da listenin en sonunda.bekledikçe sinirler gerilir,herşeyi bırakıp kaçma isteği belirir zihinde fakat saçmalamaya luzum yoktur.kendinizi odaya atarsınız,sorulan soruları gerekli bilgi kombolarıyla savuşturursunuz ve sunum süresi göz açıp kapayıncaya kadar biter.*

tez sunumu ve jürinin soruları, yorumları ile toplam 1.5 saate yakın sürebilen, gelecek tatilin ve ms (veya dr) ünvanının habercisi, beklendiği kadar korkunç olmayan, sükunetle herşeyin tatlı tatlı çözüldüğü, sonrasındaki bir hafta içinde savunma yapan bünyenin ne olduğunu anlayamadığı, genellikle yaz döneminde yapılan, yüksek lisans veya doktora çalışmalarının alın terinin silindiği olay.

hepimiz bir gun bu yoldan gecegiz

sonrasında kabul, red ya da düzeltme alınması muhtemel olay.uzun süre bunalımlardan bunalımlara koşarak tez bitirmeye uğraşan sıradan bir yüksek lisans öğrencisi, kabul dışındaki herhangi bir seçenekle karşılaşması halinde blanka'ya dönüşebilir. dikkatli olmak lazım.

Rasgele

+ silicon valley
+ ankara yeniden baskent olsun kampanyasi
+ serpentine
+ timsah
+ sevisirken isiklari kapatmak
+ var oldugundan emin olunan seyler
+ bebegim
+ yazlikta bisikletin onunu kaldirmak
+ sozluk dvd edition
+ vranofca
+ wolfenstein
+ dershane tikileri
+ soruyu sorani pisman eden cevaplar
+ cay ocaginin musluguna sarilan bez parcasi
+ headway
+ aglamasinin farkedilmesinden rahatsiz olan kisiler
+ once upon a time there were three bears
+ evren gulcig
+ clearly canadian
+ gulumseyin

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam