the project feylule

vizyonunu yenilemesi gereken oluşum, nasıl olsa bir gün herkeş fenerli olacak, bu konuyu gündemden çıkarabiliriz aslında.

dahil olmaktan gurur duyduğum oluşum. hemen tektip bere, kaşkol, parka, rozet olayına girelim derim. parka için mematinin 1-2 bölümde giydiği vardı ondan sipariş edelim topluca ucuza gelir. bi de (bkz: erkek adam renkli takım tutmaz)(bkz: örgüt içi demokrasi)*

http://www.emule-project.net

yeni gelenler tarafından sulandırılmaması gereken porocedir. tektip bizi bozar güzelim, ordu mu kuruyoruz, 1 mayıs şebekliğine çıkmış kelaynak devrimcisi miyiz? lakin parka işi aklıma yattı bak, iş var bu elemanda. demokrasi mevzuunu da bilahare ayrıca izah ederim ben, gereken şekilde...

http://www.emule-project.net linkine tıklayanlar şaşırmasın, maazallah amblemi merkep değildir. hoş henüz bir amblem kararlaştırmış da değiliz, lakin örgüt'ün kıdemli sayılabilecek bir üyesi olarak naçizane bir önerim olabilir, buyrun;http://www.gungfu.com/.../swords_full_tang_katana.htmsirkencubin caponya seyahatinden getirdi, şimdilik dört adet ve sadece kıdemli üyelere zimmetle veriyoruz, yeni üyelere ise, rüştlerini ispat edene kadar, sirkencubin abimizin orta asyadan getirdiği ve muhtelif baskınlarda kullanmış olduğu, feylule tarihinde önemli bir yer işgal eden, ecnebinin rasp adını verdiği aletten veriyoruz birer tane. efendim, işbu aletin yanında birer adet te beginners guide tadında, ne işe yarayacağı ve nasıl kullanılacağını resimlerle şematik olarak anlatan kitapçık hediye etmeyi de ihmal etmiyoruz. hatta web site bile design ettik ki o derece yani, buyrun:http://horsecare.stablemade.com/...cles2/shoe_off.htmözellikle ortadaki resim, abimizin bir tarihte basmış olduğu mekanda bulunan arkadaşları tırnak törpüsü kullanarak etkisiz hale getirmesi esnasında çekilmiş olup, aynı zamanda gizli toplantı mekanımızn duvarlarını da süslemektedir.

amblemi az çok kesinleşmiş bir oluşumdur: katanaya sarılmış anka kuşu kanatlı demir yılan.

son aldığım haberlerden sonra, doğu bey cenahına doğru gözlerimi belerterekten, keskin bakışlar atmama, kimlik ve kişilik bunalımı yaşamama neden olan oluşum.dındırı,dındırı,dındırı,dındırı-dındırıdındırı-dın-dın-dın..

vazifeyi alıp da hâlen çökertemediğim için amirlerimden yine bir araba dolusu fırça yediğim oluşum. bir oluşum bu kadar mı sağlam olur, bir duvardaki taşların arasından bu kadar mı .... hapşı ... su sızmaz, çözemedim ... hapşşşh.... ben bu işi. .hiyappsşiuu.. elhamdülillah.

kadro açığını, anahtar deliğinden sızmak suretiyle avukat olarak doldurduğum oluşum. "vurun gardaşlarım, koman yiğitlerim" vaveylaları arş-ı alayı inletirken "hay çenene kuvvet" nidalarıyla hain düşmanı herc-ü merc edeceğim, ikinci x kromozomumun da etkisiyle(!), on kaplan gücünde cümleler kurabileceğim, dakikada 381 kelime­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ye varan sözcük fırlatabilme kapasitemle faideli olmaya çalışacağım mutantan proce. allah; bahtımızı açık, istikbalimizi parlak, lütuf, inayet ve atıfetine mazhar eylesin. fikrimiz hür, vicdanımız hür olsun. şanımız yürüsün.

kalem, kağıt, klavye, örgü şişi, tırnak törpüsü, kürdan, mendil gibi herhangi bir aleti kullanarak, icabı halinde, münasip gördüğü yere elif çekebilen, yetmezse çarpı atıp, o da olmazsa üç çizgiyle zoro çizmişten beter edebilen bir müdafii saflarına almak suretiyle gücüne güç katan oluşum. kutlu olsun.şimdi onlar düşünsün...

sıra ve saygı esasına bağlı, "çayda dem, projede kıdem" düsturunu benimsemiş bir oluşumdur. mensuplarının projedeki kıdemleri kadar, yaşları başları da mühimdir. ciddiyetsizlikten, laubalilikten hazzetmez, "enseye tokat" tavrını yadırgar. mensuplarının ilişkilerinin karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yürümesini talep eder. bütün arkadaşların keyfiyeti hatırlarında bulundurmaları hususunu istirham ederim.

(bkz: müssyd)

işte geldim buradayımben bu işte ustayım bu komplolar hikayekralını biz dizayn edeceğizherkesin kompo anlayışı kökünden değişecekve herkes ismi görünce 5 (yazıyla beş) dakika düşünecek.anti-sözlük, pek tatlı; mayhoş vişne düşmanı hareket geliyor.yuh be ayrıntısını iki dakka önce öğrenip de aslan kesilmek buna denir.estirdim bir şekilde lakin dur bakalım.

kimsenin katanasına tebelleş olmayan, olsa da oldum demeyen oluşumdur. esasen şu sıra yürütmesi düşünülebilecek operasyonlar için, bistüri, pens, makas, portegü, 3/0 ipek, gazlı bez, sargı bezi, antiseptik solüsyon (bolca) ve hatta tırnak makası gibi edevattan fazlasına ihtiyacı da olmayan oluşumdur. o da olmazsa, hızar, rende, testere, çekiç, çivi, tornavida, pense, kargaburun kullanabilir. nihayet yontulma özürlü bir iki taş kafa için balyoz da kullanabilir.

anneanneden kalma 5 numara şiş ve tığ ile olmadı, evdeki tüm tencere, tava ve kepçeyi kaparak "yettim bre" feryadıyla lojistik destek sağlayacağım oluşumdur. demokrasilerde çareler ganidir. böylece rakip oluşumlara da demokrasi dersi verilmiş olur. * *

çay içme seferberliği düzenlemesi gereken oluşumdur. yüce bilgin'den aldığımız ilhamla bunu keşfettik. şöyle, demi yerinde, sıcaklığı kararında, râyihâsı kıvamında, leziz, nefis, lebrenk, lebrîz, lebsûz, hadi çay için...

yapılan değerlendirme neticesinde amblemindeki katana, yatağan ile değiştirilmiştir. (herkes katana soruyor kardeşim, cebimden mi çıkaracam bu kadar katanayı?)

yatağan'ın halis bursa işi olması ve mümkünse yeniçari ocağı devirlerinden kalmış olması mühimdir; güzel olur. ayrıca bu projenin ambleminde sorun çıkarsa ince belli çay bardağı, çay kaşışı, semaver teslisi de bir amblem teklifi olarak karşımıza gelebilir. lakin bu durumda zurnanın son deliği de olsam muhalefet şerhi koyarım. coca cola şişesi diye diretirim. bu yüzden yatağanda mutabık kalmak projenin selametinedir. ayrıca şık olur.

lakin kıllanmaktayımdır, biri bir dolaplar çevirmektedir. hele bir reisle görüşelim bakalım, hesap kesmek gerekirse orası olmayacak iş değildir, lakin sabretmek güzeldir, beklemek gerektir. siz yine de ayağınızı denk alın.

ne ile sonuçlanacağını bilmesem de içinde olmak istediğim proje.ilgililere duyurulur

(bkz: içimdesin nasılsa)

+esat, mirovaya skorb.-derhal efendim.+bastonumu da ver kalkmışken.

girmenin kolay olduğu kadar çıkmanın kolay olmayacağını düşünmek istediğim proje. hiç de iyi kotarılmamış okul müsameresi tadındaki yargılama ayini ile de karşılaştırılmasını istemeyeceğim project. kabul edilmekle bitmiyor tabii ki aktif görev bekliyorum :)

genellikle görev verilmez alınır prensibiyle çalışan projedir. mensupları kadar adaylarının da sezgisel öngörü ile üzerlerine düşeni kavrayıp, talimat beklemeksizin gerekeni yapmasını bekler. bazen çok bekler, beklemek iyidir, beklemekle ham polat baron olur. bekleme yapmayın, bekleneni yapın...

beklerken; çamların bardak olduğuna, köprülerin altından ziyadesiyle suyun geçtiğine, hatta köprülerin de kalmadığına, çaylakların yazar olduğuna, yazarların uçurulduğuna, saçlara düşen aklara, surete nüfuz eden çizgilere şahit olunan proje. en kıdemsizden tavsiye: bodoslama dalına.

beklerken, çamların bardak olduğuna, köprülerin altından ziyadesiyle suyun geçtiğine, hatta köprülerin de kalmadığına, çaylakların yazar olduğuna, yazarların uçurulduğuna, saçlara düşen aklara, surete nüfuz eden çizgilere şahit olanlar için:(bkz: project i ebed müddet)

beklemek eğer en son çare ise beklenmesi gereken, ama kendini beklemeye mahkum etmeyenlerin projesidir.

idrismuhtefi'nin terk-i sözlük etmesiyle artık bir devri-i sabık olmuştur. yeni bir yapılanma şarttır. bu yeni hal içinde fesh etme kararı da vardır. buyrun tartışalım.

misyonunu (!) tamamlamadan ortadan kalkmayacak oluşumdur. ayrıca çok konuşan üyelerine her an dokuz su bardağı çay içme cezası kesebilecek oluşumdur. buyur buradan tartış bilader...

çok konuşan eşeğin sucuk yapılmasından daha beter bir infaz yöntemiyle yani dokuz bardak çay içirme fikriyle beni bundan sonra tek kelime telaffuz etmekten imtina etmeye zorlamıştır. aha mühür vurdum dilime.sustum. burası işte böyle bir proje. itaatimi ederim, golümü atarım.

attığını vuran memati kardeşimizin -gecikmiş de olsa- beklenen katılımıyla taze kan kazanan oluşum. kim dedi sana tatilde çalışmıyoruz diye, a çocuğum, iki dakka bekleseydin kapıdan alırdık seni, şeker de verirdik iftarlık. pazartesi tükkana uğra, bizim konfeksiyonculardan birine götürsünler seni, beğendiğin takımı seç, al. geçerken çizgiliyi de kuru temizlemeciye bırak. neyse, olan olmuş. safa geldin, gazan mübarek olsun (tevafukenmiş, tabe tabe*, reis duymasın)

coşup taşmış oluşummuş meğer. yok, deli çoktu da, hikmetlisi yok idi, eksik idi, tamam oldu çok şükür. deli hikmet, sıradaki komple teorini pazartesiye kadar masamda istiyorum. hoşgeldin yiğidim.

kalıcılığı için pek de umutlanılmaması gereken bir oluşum bu, onu da söyleyeyim. bir aydır yemedim, içmedim, doğru dürüst entry girmedim, entry okumadım, entry oylamadım, bu oluşumun içerisinde olduğunu tahmin ettiğim sözlük yazarlarının toplamda binlerce entrylerini inceledim, bâzı cımbızlamalar yaptım ve bu cımbızlamalardan çıkardığım sonuçları raporuma şişire şişire yazdım.terfi edeceğim terfiii.raporumu da göstereyim de, oluşumun gözü korksun. ulan şimdi bi demli çay da nasıl gider beea.http://www.freewebtown.com/...6/jpg/20050324_0427.jpg

pek sakıncalı bir oluşummuş bu.bu sabah kapımın önünde bir çanta buldum. açtım, laptop'a benzer bi şey çıktı. alengirli bir cihâz. açtım. bir de küçük cd çıktı, yerleştirdim. diyordu ki "senin görevin iett 99 806, bu the feylule project ekibini dağıtmak, birbirine düşürmek" . bizzerkil-fitneti vel-fesad. o ekranda resimler, mahlaslar geçtikçe yok şu eleman finansör, bu lojistikten sorumlu falan, dehşete düştüm. yakalanmam ya da öldürülmem halinde sahiplenilmemem riskine rağmen görevi kabul ettim. yalnız not alma alışkanlığım olmadığı için cihaz 5 saniye sonra imha olunca kalakaldım öylece.

(bkz: bin yıllık uykumdan uyandım geliyorum)

gereken katanalar için birkaç yüz bin dolar kadar bir kaynağa ihtiyaç duyan oluşum. mecburen birilerinin tepesine çökecek oluşum. tepeye çökme işlemleri için gerekli desert eagle ve akrep gibi techizat için bir miktar kaynağa ihtiyaç duyan oluşum. mecburen yeni cami önünde mendil serecek oluşum galiba bu durumda. o da olmazsa benim çakı ve arkadaşın parabellum ile bir süre daha idare edecek oluşum.http://www.nihonto.ca/swords.html

hadi katanaları alacak parayı buldu diyelim, türkiye sınırları içinde bir de, katana sapı imalatı ve montajı müessesesi açması gereken oluşum.ama arz talep meselesi malum, talep bu kadar çoksa arz da bir şekilde sağlanacaktır, piyasa dengeye oturacaktır efenim. an itibarıyla talep eğrisi sonsuza gidiyor gibi. gibi gibi.

katanalar icin meraklanmamasi gereken olusum. miura hantou'daki katanaciyi ayarladim. maliyetine verecek bize. "zarar etmiyormusun sensei" dedim, "maksat ayaginiz alissin oglum" dedi. panamali kaptanla da bir karton malbus, iki sise jack daniels'e anlastim, kiliclari turkiyeye kacak goturmeyi kabul etti. siz tahta kiliclarla egitime baslayin sevkiyat geliyor.

misyonuna, ehemniyetine ve ebed müddet olmasına binaen; mavi plastik dosyada, 2-3 sayfalık özetle çözümlenmesi na-mümkün, çözümledim sananların gaflet ve dalalet içinde soluklandıkları *, hakkında cilt cilt eserler verilebilecek, gayet girift, gayet komplike, gayet heyula gibi bir projedir. otobüs yolculukları kimi zaman insan zihnini bulandırır, akıp giden yol ve zaman, gerçek ile hayal arasında ince kırmızı bir hat çizer. o hattın bazen gerçek cenahında, bazen hayal cenahındayızdır. latifeyi sündürüp, iliğini kemiğini kurutmadan susayım. ne de olsa eğlenceden bihaber(!), şaka kaldırmayan(!) çok ciddi, çatık kaşlı, kasvetli bir oluşumdur. kat'a sulu zırtlak esprilere, cıvıklıklara müsamaha göstermez. dua ile nihayetlendirelim (aşk ile). her ne kadar sürç i lisan etti isek affola, şerler defola, akıttığımız zülal ola... amin...

mottosu "muhafazakarız ama kendi aramızda eğlenmesini de biliriz" şeklindeki oluşum.

mottosu "muhafazakarız" olsa (ki öyle mi değil mi bi istişare etmek lazım) yeterli gelecek oluşum. "muhafazakarız"dan sonra gelecek her türlü "ama"nın, ama özellikle de "ama kendi aramızda eğlenmesini de biliriz"in, gereksizliğini ve çelişikliğini idrak edebilecek insanlardan müteşekkil oluşum hatta.ne yani, muhafazakarlık aslında eğlenmeye engel de, bu oluşumun üyeleri muhafazakar insanı bir level ileri mi taşımışlar? geçmişin muhafazakarları hayatlarını hiç eğlenmeden kös kös oturarak mı geçiriyorlardı?ve hatta, "kendi aramızda eğlenmesini biliriz" sözcük grubunda vurgu, "kendi aramızda"ya yıkılacak olursa, "kendi çapımızda, kendi kendimize eğleniriz, başkaları ile zinhar eğlenemeyiz, beceremeyiz, öyle kendi çapımızda takılıyoruz anlamı çıkabilir ki katiyyetle yanlış" şeklinde kıllanabilecek üyeleri de bünyesinde bulunduran oluşum.havadan nem kapan oluşum.

şahin kanadı, at kuyruğu, yılan dili gibi kavramlarla ilintisi bulunmayan, her bir mensubu savaşın kartalı olmakla barışın güvercini olmayı şahsiyetinde mezceden oluşum. çaylak sıfatı reva görülen bir kartalımızın ve yakından tanımasak da kıymetli biri olduğuna inandığımız bir sempatizanımızın dama düşürülmüş olması sözkonusu olsa da, bunlar münferit vak'alar mıdır, yoksa ardında komple mi aramak gerekir araştırılmakta olup icabı halinde bazı lastiklerin havasının alınması sözkonusu olabilecektir.(sirkencubin, 26.03.2005 12:06) //7181823 ... x

mirovaya skorb un başını derde soktuğu sanılan oluşum. bu yorum yanlış olmakla beraber doğru yorum anlayamadığım bir şekilde susam sokağı ile ilgilidir. the project i onemsediginden geri donup yarim kalan konusmaları bu proje dahilinde tamamlayacaktır.

hazırladığım raporun geçersizliğine delil olarak sağ arka lastiğimin inik olduğunu öne süren bir karşı-rapor hazırlayan oluşum. kurum değil, birlik değil, oluşum. kendi hâline bırakıyorsun, o oluşuyor ama çıkan şey de böyle oluyor. eeee ne demişler, bakarsan bağ olur bakmazsan procek feylüle olur.ulan böyle alaya alıyoruz ama aylardır çökertemiyorum, terfi edemiyorum, aksine fırça üzerine fırça yiyorum âmirlerimden. ama buldum sebebini; teşhis tedâvinin yarısıdır derler, ben bunların sokakta adam falan vuran vs. vs. bir ucuz çete olduklarını düşünüyordum. hâlbuki bunların bütün işi masa başında oturup bir şeylerin düğmesine basmak ya da yüksek yerlere telefonlar açıp düğmelere bastırmakmış. henüz girmeyi başaramadığım merkez üslerinde sürekli beyin fırtınaları esiyor, sinerji'den cep telefonları yanıyor, floresanlar patlıyormuş.açık söylüyorum, bu doğrultuda hazırlanan ikinci rapor geliyor. çayı doktor yasak ettiği için bu raporu bitirince vişne suyu içmeyi planlıyorum.elimde kendime göre belgeler var elbet. benim şantaja elverişli belge yolu ile korunma stratejim lâz ziyâ'nın bağkur yatırmasına benzemez. öyle ön lastiği inikmiş, uzunları göz alıyormuş, orta kapı çok nazlı açılıp kapanıyormuş, akbili çift tahsilât yapıyormuş gibi spekülasyonlar çıkar da çaylak olur ya da uçarsam fitilini benim ateşlediğim bomba tam zamanında patlamamış olur ama elbet o belgeler yerine ulaşır.

sadece bir proje, bir oluşum olarak görülmesi son derece tehlikelidir. başlıbaşına bir yaşam felsefesidir demem ama biri derse itiraz da etmem, edemem, ettirmezler

(bkz: kedi oynatma teknikleri)

(ara: feylule*)(bkz: ben bir canavar yarattim)

kadrosunu epey zaman önce oluşturmuş geri kalanlardan istekli, delişmen, hırpani ilh. arkadaşlara dahi kapısı kapamış dühûlasyon mekanizmasını durdurmuş oluşum. özgür-liberal-bireyci bir sistem olduğunu hiç bir şekilde belirtmediği gibi kendi içinde özgün bir istibdat sistemi geliştirmiş, elini kolunu sallayıp gelenlerin yol gecen hanı olmayan ulu birleşim. hele de ben girecem buna, zamanı gelmiştir diyenleri kaptagon hapı ile cidde gümrüğüne sokup nanik yapan organizasyon.kalmadı form morm. itişmeyin kapı önünde lütfen. gidin kendi oluşumunuzu oluşturun. ne bu cemlik uzanlık canım.tünemeyiniz elalemin şeysine..hamiş:sponsor bulmuş katanalar diyarından, resimlerle yetinmeyecek artık.

hint okyanusu kıyısında kanat çırpan kelebeğin, atlas okyanusundaki kasırgayı kendinden bildiğini farkettiren oluşumdur...önemli not : bu entrydeki kelime esprisi meşhur kelebek etkisi teoreminden alınmıştır. bu örneği ilk kim kullanmıştır bilmemekteyim. ayrıca valla hatırladığım kadarı ile yazdım, sonra intihal mintihal deyip bana bunlarla gelmeyin...*

-tek durun evlatlarım, vurur vurur gider sonra..zaten personel kapısını tekmeliyor nadan..-ama bu dellendi reis..baksana hayvani bir şekilde vuruyor kapıya..-ya sallamayın lady'im..boşverin..-eywallah..ama gürültü yapıyor..pata küta..izin ver..katanalarla da siftah yapmamışken hazır..-boşverr dedim ya gider şimdi eli acıyınca..düz duvar katanadan keskindir..-haa tamam..başka çay isteyen var mıydı? yeni demledim de..-yaşa sen lady'im..-kek de var..*

"kayıtlar kapandı" sözünü anlamayıp caz yapacak, "ben bay başkandan torpilliyim genç" havalarına girecek elemanlara ihtiyacı bulunmayan projeydi. kaydetmek gerek ki, "bay başkan" şeklinde hatalı bir unvanla anılan şahıs, bir türlü yoluna koyulamayan rant (!) işlerinden sorumlu başkan iken, "genç" diye tafra atılan şahıs da racon işleri ve personel işlerini de yürüten "ergenekon bölge sorumlusu" ve hasbelkader "reis" diye anılan kişidir. cengâver kardeşler, dergâh kapısında dikilip nârâ salacaklarına, baltayı oduna salıp ocak için yakacak odun devşirseler, alem kendilerini işte görse, baş vurma babında da baltadan halas eyledikleri taşları tercih etseler, çile çekme, pişme, yanma istidatlarını gösterseler ehven olacaktı, olmadı. itikafta bile huzur yok insana, belki de çilemiz budur...lakin bütün bunların bir ehemmiyeti kalmadı esasen, yeni sayfalarda yeni senaryolar yazıladursun, tükkanı kapattık, tabelayı indirdik. kuşçu terk tarikine varalı bir seneyi geçti, arslan bey dahi onun yanına varıp dizi dibine çöktü. can alan polat kılıcını eşiğe gömüp, kalem meşkine durdu. çakır demdir, karardır deyip çarığın giydi, asasın eline aldı. miroğlu demekle maruf fakir şark-ı aksâ temrinlerinden ne vakit avdet eder, ne hâl üzre avdet eder, avdeti müteakip buralarda kaç nefes kalır, allah'a malum.teveccühleri ile bizleri kıvandıran yârân için bağçeyi yeniden tertip ettik, kapıları söktük, minderleri serdik, iskemleleri, peykeleri dizdik, ocağı yaktık: şimdiye dek her ne kusur ettik ise affola, şimdiden geri buyurun efendiler the project feylule aile çay bahçesi'ne.kaynadı küçük dervişyol göründü gedâyahoşça tutup kalplerişükür kılın hüdâya...

öhöm öhöm öhöm. s... s... s... s.ey akılan, ey gafilan, ey the project feylulenin birbirinden değerli üyeleri;mazide hakkında türlü dedikodular, spekülatif yorumlar hasıl oldu ise de böylesi bir efsanevi oluşumu çay bahçesine tahavvül ettirerek açmanın haklı gururunu yaşıyoruz. (alkış, kıyamet, nümayiş) gerekli tadilat çalışmalarının ardından siz sevgili müşterilerimize pardon suserlere layık, eğlenebileceğiz, dinlenebileceğiniz nezih bir mekan teşekkül ettirdik. sözlük manzaralı çay keyfi yapmak isteyenler, birbirinden lezzetli cennet taamı ile açlıklarını bastırmak dileyenler içün soluklanacakları, keyifli sohbetlere imza atacakları, sözlüğün stres ve yorgunluğundan arınacakları bir imkan sağladığımıza inanıyoruz. (şak şak şak şak.) seçkin bir mekanda bulunması abes teşkil eden gazoz reklamlı güneş şemsiyesi beklentisi içinde olanlar kusura bakmasınlar zira konseptimize ve niteliğimize aykırıydı, koymadık. (ıslıklar, alkışlar.) mamafih müessesemiz adı üstünde bir aile mekanıdır. adabı umumiyyeye mugayir davranılamaz. ne idüğü belirsiz, cürufun, teresin üyelerimizin memnuniyeti ve emniyeti açısından müessesemizde yeri yoktur. kapının önünde gereksiz arbede, gulgule çıkarmanın kimseye bir faydası olmaz. zira katana kullanmaya hevesli gençler, kapılar ardında pratik yapmak için tutuşmaktadır.( fiyyyt fiyyuuuuttt, şak şak şak şakkkkk.) efendi gibi girene, çayını çorbasını içene, nargilesini fokurdatana değildir elbette lafımız. üzerine alınacağı tutan kimseye ise ''sözüm sana değil ey gafil, alınma'' demeyiz. bu böyle biline. ben duymadım, ben görmedim, ben bilmiyodum denmeye. hayr ola, hayırlı ola.

proje avukati, ayni zamanda kadin kollari baskanidir. hizmet etmek isteyen bacilarimiz kendisine müracaat edip vazife isteyebilirler. ayrica yoldan geçene, cani sikilana, kafazi bozulana mevki dagitmak proje teamülleri arasinda degildir. elinden bir is gelen, isaret beklemeden de gerekeni yapabilir, bir seyler yapmak için bir sey baskani olmak sart degildir. bunun disinda, erkek hegomonyasi, kadinlar saltanati gibi kavramlara yabanci bir olusumdur. yapilacaklar nelerdir, yapabilecek kimler vardir buna bakilir, kadin erkek tefrik edilmez. son olarak, tehditlere kulak asan, kuru gürültüye pabuç birakan bir olusum da degildir. kimse laga luga etmesin, güzel güzel konussun, cigerimi yesindir. o kadar.

din baki kalmak kaydu sartiyla her nevi dil, irk, cinsiyetten azade tutulup, kisvelerin kapi önünde birakildigi projedir. medine anayasasi ve veda hutbesinden mülhem tekevvün etmis, the project feylule maddelerini magna carta ve diger beyannamelerle dahi kiyaslamamak iktiza eder. proceye göre; aslolan emanetleri, isleri ehline vermektir, aksi ihanettir. binaenaleyh "ademler ve havvalar" gibi bir tefrik, ancak ve ancak piyale madranin karikatürlerinde bulunur. intisab edeceklerin hasletleri fevkalhad mühimdir. procede yer alacak bir hemcins bulunmasi iltimas sebebi degildir ama hos olurdu be.

ahanda marsi:nihavend-i alamut alinmaz bu isin tadi ne armuttan ne duttan bir tatli suikasta geldik alamut'tan, ah alamut'tan yok zerre delil ne hasan'dan ne sabbah'tan bir tatli suikasta geldik alamut'tan, ah alamut'tan afyon'u sevmezse gönül ölümü ne anlar düssün kaleler bir bir, ölsün kadim sultanlar cezb etsin bizi afyon serbetinden tüten dumanlar bir tatli suikasta geldik alamut'tan, ah alamut'tan. of of fethettimiz kale yaman, devletimiz ismailiyyedir gündüz memur olan mürid gece alamut'ta devriyedir ses çikmiyor artik ne nizam-ül mülk'ten ne vezirden emret ya sabbah, istedigin infazi emret of of bir tatli suikasta geldik alamut'tan ah alamut'tan güfte: itaatsizbeste: henüz bestelenmedi.beste ve yorum konusunda güfte sahibinden gelen bilgi:beste hazir münir nureddin selçuk'un kalamis sarkisi... yorumu da lekelimelek'ten bekliyoruz.

epeydir sükut ile sözlüğü tarassut ettiğinden kimi haklı aksülamellere muhatap olmuş bir projedir. lakin projemiz uyumaz, gözlerini dinlendirir. ağlamaz gözüne toz kaçar, susamaz, boğazını ıslatır...her daim tetiktedir.

bazi muzur arkadaslarin zanninin aksine, alamutla, armutla, afyonla, batinilikle alakasi olmayan kurum ve kurulustur. henüz bir mars seçmemistir, ama seçerse de "armut almaya geldik pazardan/ kem gözler sakinsin nazardan/ girsek yine çikariz mezardan/ kem gözler sakinsin nazardan// yine can evinden vurulmussun/ sen sus gözlerin konussun/ bâg-i esrârda hayrân ü hâmussun/ sen sus gözlerin konussun" mealinde bir herze yerine daha bir mehter havasinda olacaktir. arkadaslarimiz alisik olmadiklari sivilari çekip çekip sütre gerisinden desteksiz sallamasinlar bir zahmet, zira gafil ne bilür poroce nedir, feylule kimdir...

reisin deyimiyle "gizli vazife, bir nevi derin yazarlık", kısaca kontr-sözlük...

ancak reise göre, "eylemde bi pasiflik mevcut". ekibi genişletmek, "faşik emprosyanik şeysi düşmanları" çatlatmak, "şiddet uygulanması gereken yazarlar" ile ilgilenmek gerekiyor. son olarak can alan polat kardeşimizi de aramıza aldık, şimdilik pek sesi çıkmasa da yakında sesi, kokusu, görüntüsü, çıkacak. dost ve işbirlikçi yazarların ağızları tatlanacak, hainlerin ağızları ekşidikçe ekşiyecek. feylule timinin "temas"ı şiddetli olacak. bizi -beş duyunuzla- izlemeye devam edin...

gel bakalim hasan sabbahbundan sonra buralarda afyon çekmeyeceksintekstil isine gireceksin keten öreceksinpamuk öreceksin nizam-ül mülkü rahat birakacaksinananin yadigarisin bana hasan sabbahakilli olacaksin ulanyarin hayyamida alip bana geleceksinizsimdi dagilin ulanseklinde bir konusma yapmis biri vaktinde. hasani, sabbahi, * nizami mülkü *görünce seyedeyim dedimdi. ettim. sey.

eski-yeni ayrımı yapmaksızın tüm üyelerine azami dikkat etmek gerekir. zira çoğu tanrı dağlarında, ergenekon kamplarında aldıkları basic eğitimden sonra, yakın-uzak dövüş, vur-kaç(ma bekle ayağa kalkarsa bi daha vur), gerilla (temizliği), komünistleri 500 metreden (ve nickinden) tanıma alanlarında uzmandırlar. aldıkları teorik eğitimin pratik uygulamasını da üniversite yıllarında bol bol yapma fırsatı bulmuşlardır.hele o canpolat yok mu o can alan polat. var ya aynada görsem beşyüz metre kaçarım, bambaşka bir şeydir çok dikkat etmek lazım. alimallah adama "çav bella" türküsünü tersten çığırttırır vallahi. aman diyim.

yedi deveyi üç dakikada hayatından bezdirme uzmanı zeynep hanım'ın çok canlar yakacağının işaretini vermesine aracılık eden kurum ve kuruluş. bilcümle gafiller üç vakte kadar kaçacak delik aramaya başlayacak demektir. hayırlı uğurlu olsun.

yeni suser alımlarıyla birlikte paralel iştiraklerin kaçınılmaz olduğu bir oluşumdur. manifestoya ve dahi logoya itirazı olmayanlar yukarıda bolca entrysi bulanan suserlere takılıp mesut ve bahtiyar olabilirler. racon estetiği ve kontr-sözlükün tarihî kökenleri serlevhalı hizmet içi eğitim seminerleri için tarih bilahare kararlaştırılacaktır.

yeni bir sayfa açan proje. 101....geceleri rahat uyuyor musunuz? hiç rüya görüyor musunuz? umarım sayıklamamayı öğrenmişsinizdir, çene uykuda bile tutulması gereken bir uzuvdur. genellikle...

giriş başvurumu yaptığım, sonucu beklediğim oluşumdur...aynı zamanda eğer kabul edilirsem, afyonla tek bağlantısı ben olacağım oluşumdur... memleketim ne de olsa...not: an itibarı ile 300. entrymi, projenin 100. entrysi olarak girmiş olmam projenin kapısında eğri odun sokmayacağıma delalettir...

başvurmak ile girilmeyen şey.. önce layık olup olmadığın anlaşılcak. teste liyakat tabi ki. sonra çeşitli testlerden gecceksin bu testler seni zorlayacak.yok merak etme, gecen bölümde* nina'nın bi yerlere tıkılması gibi bişii diil. onu ihanet edersen yaşıcaksın. en son sabrın imtahan edilcek ki en zor kısım o işte. 1000 gün eskidenmiş. insanların sabır çıtası düştüğü için gün kısaltılmıştır. ama görsel şeylerle bu kadar haşır neşir olan bir insan için hiç bişi yapmadan boş bir odada 100 beklemesi de iğrenç, bir o kadar da sıtk sıyıran bir durumdur. sabır odasının camekanlı bir kısmında, kırılmaz bir camın arkasında 1000 kbps ile internete bağlı birsony vaio durur. geberirsin ki hem de ne bicim. masa üstünde eksisozluk/the project feylule açık durur 100 gün boyunca ki su içmemezlik bile bu kadar susatmaz insanı.100 gün sonunda çıkınca o odadan 50 gün seni kimse arayıp sormaz. bakalım aşk ile mi girdin bu ile sıdk ile mi anlamak için. aşk ile geldiysen fena. aşk çabuk söner. bencildir. kendi benliğini beslemek içindir. sıdk ile ise ne ala. ene yoktur ente yoktur. hüve vardır. aşk ile girenin hevesi söner biter. 100 cektiklerine lanet okur ki ne bicim. sıdk ile girense adı ile müsemma bir şekilde bekler. ve mutlu son....

yazar, suser, bakkal, manav, muallim, talebe, ahbap, çavuş, reisi cumhur, reisül küttap, kasap, derin devlet, mit, genelkurmay, gazeteci, diktatör, tarator, simitçi, kahveci, gazozcu... yar-ü ağyarın nazarlarını üzerine çekmiş, ali ile cengizin organize suç örgütü kurup üzerinde fevkalede oyunlar oynadığı, müptelası olunan, girdimi çıkılmayan sekter oluşum. bir başka deyişle; o dediğin gazoz ağacı. *

üye kaydı için tapu dairelerini aratmayan işlemlerden geçiren; böylece sabrını sebatına katık eden hazreti eyüp ceddini bünyesine dahil eden oluşum... her şey tamam amma bu sorgu işinde yüreğimi sökmüşler lakin ağzımdan zerre laf(!) alamamışlardır... lakin kendisine esat diyen bu sorgucudan ise çekinmekteyimdir. bugün esat olan yarın esadd olur, hayat hakkını yasaklar insanın nemelazım...

"birşeyler yapmak gerek ama ne?" diye kukumav kuşları gibi düşünenlere, denenmemiş, orijinal, kabından yeni çıkmış ve örnekleri kendinden bir hareket profili sunan, aynı zamanda gücünü etkisinden alan hareket.kapısına dikilen bir muhafızın olmadığı bu oluşumu benzerlerinden tefrik eden en bariz fark, içeri girmeye hazırlanırken, "çalımlı bir biat cümlesi" veya destur gerekmemesidir. elini kolunu sallayarak girene, "hop birader, birini mi aradın?" diyecek düşük kalitede insanın zaten olmadığı bu dostlar meclisinde, kabulun tek şartı, "ben geldim" demek ve bunu resmileştiren bir entari girmektir. bakınız ben dahi, işbu entariyi girip, destursuz dahil oldum ortama. size o sırada orada yer olmasa da, yer bir yerden ayarlanır, saflar daha bir sıkılaştırılıp bünye tam bir "bünyan-ı marsus" haline getirilir.hadd-i zatında resmiyete bürünmüş bir ortamı da yoktur mezkur hareketin. fertleri, bulundukları yerde kamilen temsil donanımıyla, onun temsilciliği makamını da ihraz etmiş olurlar.kararsız kalıp, başı iki elinin arasında kalakalanlara îkaz: siz bir kere sellektörleri kıpraştırmayagörün, hiç ummadığınız bir yerden, hiç ummadığınız bir tarzda sahaya yansıtılacak oyun planını ve karakalem çalışmasından natürmort çalışmalara uzanan geniş bir yelpazade, gerçekleştirilmesi gereken "çizim"(!) misyonları nazarınıza ve dikkatinize sunulur ki ondan sonra korkakların gözüne uyku girmesindir!hülasa, durgunluğun, durgunluğun meydan verdiği kokuşmuşluğun, yeknesaklığın, yamuk hareketlerin, kitle ruh haletini tınlamaz duruş biçimlerinin köküne kibrit suyu dökmeyi misyon edinmiş olanların ve "bize yamuk olmaz, bizde yamuk olmaz" düsturunu ittihaz edenlerin mekanıdır feylule.(bkz: esselamu ala menittebea'l-huda)

bir süreden beri sanal alemde yürütmekte olduğumuz, ancak son günlerde afişe olan projemiz. ilk olarak feylule kodadı ile avasas isimli gönüldaşımız sızdı sözlüğe. kendisi açığa çıktıktan sonra faaliyetlerimizi daha dikkatli sürdürmemiz gerektiğini anladık. ancak bu aşamadan sonra kimse bizi engelleyemeyeceği için, açık konuşmakta bir mahzur yok. bombalar patlayacak, satırlar çekilecek, ortalık toz duman olacak. ha, niye mi feylule projesi değil de the project feylule? walla o kaa dedik, "sir, türkçe bi isim koyalım şuna" diye, dinnemedi bizi. bay başkan öyle istemiş. boynumuz kıldan ince tabiî...

henüz ortada ne katana ne yatağan görülmüşse de bir adet pala edinen ve bu da yeter diyen teşkilat. gözlüklüye dikkat...

efendim (bkz: entrylere efendimle başlama ekolu) nice zamandır, gözümüzün önünde duran, evrensel bilim aleminin -evet, evrensel diyoruz burada zira, beynelmilel demekten şiddetle imtina eden elemanlarla dolu bilim dallarımızdan biriyle iştigal etmektedir kendileri- mümtaz şahsiyetlerinden biri olan natural reis-i kadimimiz tarafından gözümüze gözümüze sokulan ve hatta bir takım wörd fayıllarında giriş entrimizi hazır tutmamıza ragmen bir türlü duhul edemediğimiz bir project olması hasebiyle, öncelikle gecikmişliğimizin mazaretini beyan etmemiz iktiza eder.bu mazaretimizin beyanı babında, şimdilik, değerli büyügümüz, abdülhak hamid bey'in "bak sen bile şimdi sen değilsin" mısraını yazmakla iktifa edelim ve anlayan anlar deyip geçelim. lakin, mayili pusulalı bir takım zırhlılara selam etmekten vazgeçmek her ne kadar pek fazla bir süre almamış olsa bile, dört direkli barko'muzu, karamürsel'imizi, kadırga'mızı, kalyon'umuzu ve hatta hamidiye zırhlısı'mızı sakin limanlara demirlemek kolay bir iş değil. sakin bir liman bulmak kolay değil çünkü.ez-cümle: ben derim 40, o* der 16 budun bayrağını, bırak ki ihtilafımız bu olsun, vişne çürüğü renkli koltuğumun arkasındaki şöminemin üzerine dizdiğimi beyan eder, tombak alem aramak için eski istanbul sokaklarına daldığımı da ifade etmek isterim aslan parçalarım benim. bastonumu ver, esat.edit hakkım mahfuzdur. neler dedim ben şimdi?

bunca zamandır -hele kuşçu da kanatlanıp gideli beri- başında bir büyüğü olmayan boynu bükük, benzi soluk bir teşkilattı; doğu bey'imiz lûtfetti, el uzattı; baz şahin oldu. şimdiden geri kanat çırptıkça vadilerin pusunu dağıtacak teşkilattır şu halde. uğurlu kademli ola...16 ne, 40 ne ki doğu bey'im? emret güneşi bayrak yapalım, yeryüzünü kilim diye serelim ayaklarına...evet, benim de edit hakkım mahfuz, fazla uçtuk galiba biraz...

bilumum suikast, bombalama, kamuflaj, işkence yöntemi ve dahi cabası eğitimi almış, intihar komandosu kadrosunun boş olduğunu öğrendiğim oluşum. (bkz: o kişi benim desem yeterince komik olur muyum acep)

ayak üstü yapılan ilk toplantısından sonra, bugün ikinci defa ve daha etraflı bir toplantı gerçekleştiren oluşum. lakin racon kesme gündemi yine görüşülemedi, kaşıntıların giderilmesi işleri sıradaki baharlara kaldı.

(bkz: feylule)

başkanı çok güzel caz yapan bir oluşumdur. sen hem toplantıya gelme, hem de fraksiyon falan diye zeytinyağı gibi üste çık. var mı öyle reis? ne demek "davet edilmedim", yaldızlı davetiye mi göndereceğiz, bileceksin, geleceksin kardeşim, yok öyle.

patronu palavracı bi işletmedir. toplantıyı emniyetli mekanda yaptık, bütün garsonların siciline vakıfız. sağımıza solumuza bakmadığımız da doğru değildir elbet. 120 derece açı yapacak şekilde oturarak her tarafı tarassut altıda bulunduracak vaziyet aldık. konuşma işinin çoğunu polat üstlendi. ben kıllanma mode on şeklinde sağı solu kolaçan ettim. çakır da ani müdahele mangası vaziyetinde tetikteydi, çakı gibi kerata, bir de çay içmeyi öğrense... neyse, ne diyorduk? ha, pos bıyıklı garson falan yoktu, yalnız pencereden bakan bir top sakallı gözüme ilişti şüpheli. iki dakka sonra yolun karşısında duraklayan bir araca bindi. şoför sarı bi hatundu. hepsini kaydettim, bakıyoruz. bi yamuk olmaz, çizeriz...*

altyapısı, tesisi eksik bir oluşumdur. yahu, sirkencubin'i taa caponya'lara kadar boşuna mı yolladıydık biz? hani nerde katanalar? nerde ninja kıyafetleri? reis niye bunların hesabını sormaz, niye takip etmez işleri? netekim fonda başkaldırıyorum çalmaktadır, nereye varacaktır bakalım bu işin sonu?yahu hiç olmadı bi ustura vereydiniz elimize de, pencereden bakan top sakallıyı cavlaki müritlerine benzeteydik di mi ama?

okinawa bağlantımız fiberoptik hattı depremlerden hasar gördüğünden kelli aksamış bulunduğundan beklenen hattori hanzolara kavuşması zaman alacak oluşumdur. geçecek süreyi kayıp saymıyoruz lakin, akılları başlara devşirmek için mehil vermişizdir. bittabi kesilecek sakal çenede durmaz, orası ayrı. bu arada muhtemel alternatif katana modelleri için one piece araştırmasını da başlattık, tek parça kalmak isteyenler için son uyarı sayılabilir bu.

the project feylule'nin çakır ihalesi fiziksel görünümden üstüme kalmış ne gam?lakin sirkencubin garsonların siciline vakıf evet, sakallı elemanı kesmiş eyvallah, reis bey" bensiz haa" diyerek olmadığını ima etmiş, bu da güzel.amma velakin bu fakir toplantı mahalinden evine gitmek üzere bir dolmuşa binip oradan uzaklaşırken küçük dilini yutmuştur. dolmuş kalabalıktı. cüzdandan parayı çıkardım. "bir kişi alır mısınız" diye uzattım. öyle top sakallı, "r" sesi hafif peltek ecevit şapkalı kamuflaj reis efendi "sok o parayı cebine behey divane" dedikten sonra "ictima nasıldı" buyurmaz mı?sonra da paltomun masum düğmesini benden habersiz kopardı. işte minik bir kulak aramızdaymış da haberimiz yokmuş...

yok yok, gerçekten de azaları gaflet içinde bir teşkilatmış, inandım, kabul ettim. tez vakitte bir hizmet içi eğitim programına başlaması gereken oluşummuş hem de. bugün patronun kulağı, yarınbir başkasının... olmaz ki! gerçi elektromanyetik parazit zamazingolarımız mevcuttu, ama yine de bir güvenlik aksaması olduğu ortada. (bir daha öyle düğmeyle, kulakla gel de, bak sana bir litre çayı sek içiriyor muyum, içirmiyor muyum!?)

çok "maksatlı" bir oluşumdur. maksadını tespit edememiş bulunan büyüklerimiz için bir açıklama yapmak gerekirse:1. bir gün herkeş faşo olcek2. bir gün herkeş fenelbaaceli olcek (ben hariç)3. bilumum dayak arsızlarının derisi yüzülcek, bi daa hiç kaşınamaycekler (duruma göre, keyfimiz yeterse af da çıkabilir, hakedenlere)(bkz: #2486434)

(bkz: maksatları tam tespit edilemeyen düşünce grupları)

öyle baskın planlaması, racon gündemi gibi vak'ay-ı adiyeden toplantılara büyükleri çağırma lüzumu hissetmeyen haylazların oluşumu. lakin bir elinizi öpüp çayınızı içmek üzre ziyaretinize gelmemiz gerekirdi, kabahatliyiz efendim.(bkz: insaf kuşçu)

(bkz: sözlüğün zencileri)

bu projenin bir de tek tabancalik hali var ki dusman basina diyorum. (bkz: boaz). allah kimseyi onun eline dusurmesin.

yolu sordum yordam bilene.dedi düz gidip, sağa sapa bilene...düz gittim sağa saptım, adımlarımı hızlandırdım.bir de gördüm ki,görmez olaydım.önce kendimi kaybettim.sonra dizlerimin üstüne çöktüm.çok pis acıdı, ama karizma çizilmesin diye ses etmedim.göğe doğru baktım, aniden kadir inanır bıyıklarım çıktı.deri ceketi çektim üstüme.bağardım sesimde bir tuhaftı..."neden allahım neden? ""neden bu kadar geç kaldım allahım ?"sonra ellimi yumruk yaptım,ağzıma götürdüm...ısırdım ama nedenini bilmiyorum...oysa beyaz kaşkolumu taktım dı...uzuncana koyu renk paltomda vardı.nisa tayfası pembe hayallerim nerde şimdi...geçtim içeri oturdum.bir demli çay söyledim,"neredeler" dedim."hepsi gitti" dedi çaycı çırağı,başımı önüme eğdim."vatan sağolsun."

Rasgele

+ skank
+ nereye kadar
+ pippi langstrumpf
+ merkit
+ sincabi
+ futbol takimlarinin taraftar sayisi rekabeti
+ cobra
+ digital design
+ lucian staniak
+ hem bilim adami hem filozof olmak
+ artist isimlerini yanlis telaffuz etmek
+ motivasyon mektubu
+ hasan kiyafet
+ kimler var
+ tavsiye edilen satis fiyati
+ dort duvar
+ internet maddesi
+ korkusuz denizci
+ kimden
+ otobronzan

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam