|
|
acayip dolusunuzdur, büyük bi hırsla tuvalete girer, aceleyle donu monu indirir, yine büyük bi hazla ihtiyacınızı zevk çıglıkları arasında giderirsiniz. "ohhh bee, dünya varmış" çekipte elinizi kagıtlıga atarsınız, hay allap belanızı versin! kagıt yok...mına koyim...
nezle doneminde hayat kurtaran zimbirti. kagit mendil dayanmaz normalde. ama donem uzarsa burunda ufak yaralara neden olur.
agac olarak reenkarne olanin, popo silme kagidi haline gelip sonunda boku yemesi durumudur.
bazi kalitesiz tuvalet kagitlari vardir. 2 numara zimpara kagidindan farksiz. ol tuvalet kagitlari ureticileri tarafindan bile kullanilmayan ama peynir ekmek gibi satilan tuvalet kagitlaridir.
(bkz: tk) (bkz: solo)
her ise yarar
isi hallettikten sonra olmadiginifark edince kotu oluyo
ultra vialo ishik spektrumunu a dan z ye belli aralıklara ayırdıgımızda t kısmına dushen frekans aralıgını abzorbe eden aletin filitre kagıdı... biliyorum biraz karıshık.. gelin cumlede kullanarak pekishtırelim"ahmmmetttt t-uv alet kagıdının yedegini uzatsanaaa""yok ki""aaaa vardi""ne""hıııı"
(bkz: ultra vialo)
yokluğunu düşünmek bile istemediğim kağıt. (bkz: taharet bezi)
bir dil kursunda, ingilizce hocamızın ilk derste tüm sınıfta dolaştırdığı ve herkesin istedigi kadar koparabilecegini soyledigi, benim de bunun üzerine bir tomarinin yarisini kopardigim, fakat koparma işlemi bittikten sonra hocanın, herkesin elindeki kagittaki bolme adedince cumle kurarak kendini tanitmasi gerektigini soylemesiyle tum sınıfa dumur olmama neden olan nesne.
(bkz: kıç silme şekilleri)
peki tuvalet kagidi cikmadan once napardi insanoglu diye bir dusunce sarmistir naciz benligimi..
alternatifi için (bkz: taharet bezi)
kucukken ustune sicmam gerektigini sandigim hedeayrica (bkz: cocukluk donemi sanrilari)
tuvalette krallik kuran farelerin kirmizi hali niyetine kullandiklari hede.
almanların, nasıl olsa milletin yarısı tuvalette kitap , hede , hödö okuyor diye üzeri kitap baskılı, kısa polisiye öyküler vb. baskılı olarak üretmeyi düşündüğü popo temizleme gereci. teknik aksaklıklara karşı öyküleri birkaç baskı yapmayı planlıyorlarmış ki yarım kalmasın. zaten aksi takdirde şöyle dialoglar vuku bulabilir.- hans allah kahretmesin seni benden önce mi sıçtın bu sabah? tam da elmasları yürüteni bulucaktı dedektif. kıçın kurusun e mi? böhöö ben nerden öğrenicem şimdi , alçak , duyarsız herif.- helgacım sulu sıçtım gel bakalım belki kapanmamıştır yazılar. patır patır patır (banyoya koşan ayak efektleri)- snıf fırk, bu diil. bu dünkü aşk öyküsü.- hah buldum. ...ve sonra dedektif odadaki herkese tek tek bakarak bakışlarını ....... üzerinde sabitleştirdi. inanmıyorum hans yaaa. tam adının üstüne gelmiş bokun. ühüühüh nefret ediyorum sendennnn.
(bkz: hikayeli tuvalet kağıdı)
uzun yollarda nezleli yasli teyzelerin, pikniklerde cocuklu ailelerin vazgecilmez urunu
bugün kütüphanede yüksek sesle konuşan görevli (!) bağyanın çantasından çıkardığı şey.(söylemiştim seni rezil edeceğimi terbiyesiz kadın.. bir dahaki sefere adını da yazıcam.)
sinifa gec kalindiginda nasil gec kagidi getiriliyorsa (en azindan 10 sene once oyleydi), tuvalete gidildiginde de kanit olmasi acisindan sinifa getirilmesi gereken hede.-kusurabakmayin hocam tuvaletteydim, bakin tuvalet kagidi-iyi bi daha erken git, gec.(bkz: oeeh)
ikinci el piyasasına düşmeyecek kadar kıymetli emtia
ünlüler çiftliği adı verilen gereksiz programda armağan çağlayan'ın her ünlüye tuvalet kağıdı aldınız mı yanınıza sorusuna hepsi hayır almadık orada yok mu demişlerdir. bunun üzerine armağan bey hepsiyle dalga geçmiştir geçmesine ama ertesi gün ev ağzına kadar tuvalet kağıdıyla doldurulmuştur.tabi ki ünlü kaprisi diye bişey var.
yüzyılın en iyi buluşlarından biri....
(bkz: yoklugun zindan misali)
bu ürünle şöyle garip bir karşılaşmamız oldu efem; pekmezzz kişisi ve pek muhterem babası, efendi efendi ankara' nın bilinen bir alışveriş merkezinde gezmektedirler*. gezintileri sırasınca tikveşli marka ayran, doristos alaturca zeytinli gibi alışılageldik ürünlerden ikram edilmekte, beleşçilikleri üzerinde olan iki ziyaretçi ise tıkına tıkına amerikan kapitalizminin içerisinde kaybolmakta "alışveriş alışveriş!" nidaları içerisinde tüketim çılgınlığına garkolmaktaydılar. sıra tam temizlik ürünlerine gelmişti ki, hanım hanımcık (ve allah hakkı için taş gibi) bir cins-i latif, bembeyaz kıyafetler içesinde, kolunda içerisi tıklım tıklım tuvalet kağıdı dolu bir sepet, ikimize bakmaktaydı. bendeniz ulem bu kızcağız bu ürünün neresini tattıracak nerede denettirecek. dur benden önce bir iki kişi daha o tarafa doğru gitsin de ne yapacak kız görelim düşünceleri arasında çaktırmadan diğer taraftaki raflarla ilgilenir gibi yaparken, 60' lı yaşlarını yaşamakta ve dolayısıyla refleksleri körelmiş olan babam tehlikeyi farketmeksizin doğrudan kızın olduğu tarafa doğru gitti ve film koptu;hanım kız : günaydın efendimpekmezzz' in babası(sepete ve kıza bakıp olayı anlamaya çalışırken): günaydın hanım kızımhk: efendim tuvalet kağıdımızı koklamak ister misinizpb (en şaşırmış surat ifadesi ile) : koklamak?hk: efendim çok güzel kokuyor buyrunuz!(ben bu andan sonra ortamdan kaçtığımdan olayı sadece duyabiliyorum)pb: teşekkür ederim hanım kızım.babam bir kaç saniye sonra allak bullak bir surat ifadesi ve elinde bir tuvalet kağıdından koparılmış bir parça ile yanıma geldi. bu vakadan tuvalet kağıdı ile ilgili öğrendiklerim;1- bir kısım sanayicimiz tuvalet kağıdını kullandığımız kısımların koku aldığını sanıyor. 2- aynı kısım sanayicimiz buna para harcıyor tabi ki bu maliyetlere ve ürün fiyatlarına yansıyor.3- bu bir kısım sanayicimizin bir kısım akıllı pazarlama personeli bir promosyon düzenliyor ki bu da tuvalet kağıdının alışveriş yapan vatandaşın eline tutuşturulup koklatılması üzerine.
http://www.zefrank.com/giveaway2/index.html
varlığı da yokluğu da işe yarayan şey. bitmiş tuvalet kağıdı rulosunun da işe yaradığı görülebilir**(bkz: delinmişi var)
nezle olunan zamanlarda insanın yoldaşı olan şey.
(bkz: tuvalet kagidinin asilma yönü)
(bkz: tuvalet kagidi yerine notepad kullanmak)
ihtiyacınızı gördükten sonra bitmiş olduğunu farketmek dehşet verici bir olaydır. hele evde yardım isteyecek kimse yoksa durum daha da vahimleşebilir.
her eve lazım
1 rulosunda sanırım 100 parça kağıt olan büyük buluş..
tuvalette akla gelen dahice fikirlerin kaydedildiği medium.
hayat kurtarir diye reklam slogani olan popo temizlik ve kurulama kagidi,egerki ucuzunu alma gafletine dustuyseniz,tahris neticesinde kufurler edilmesine neden olabilecek temizlik mamulu.
(bkz: kalitesiz tuvalet kagidi)
nezle olmam halinde rulo halinde çantamda taşıdığım harika icat.
gökhan kırdar'ın keyf pleasure albumundeki parçalardan biri.
hem yumuşak,hem hesaplı,hemde tek kullanımlık. *
asla delikli yerinden kopmayıp insanı sinir eden uzun kağıt.
kalitesiz olanlarının stadyumlardaki müsabakalarda konfeti amaçlı olarak tercihi mümkündür.
(bkz: kitap ayiraci olarak tuvalet kagidi)
dağa onsuz gidilmemesi gereken nesne.
tuvalet kağıdı 1857 yılında icat edildi... (bkz: trivia)
evde cani sikilmis oturan insanlarin "hadi birini oldurelim mumyalayalim" fikrini benimsemesi, fakat sargi bezi almak icin nobetci eczane aramaya usenmesi sonucu oluyu sarmak icin kullanabilecekleri madde
g.t iyice silindikten sonra içgüdüsel olarak bakılan nesne.
kıçımızın sırdaşı.
kafe ve bar ortamlarındakı tuvaletlerde kullanmaya korktugum,fobi haline getırdıgım,tercihim solo olan urun..iyi hos tuvalete gırdın ya hatunun bırı virus mıkrop enjekte ettiyse ona?al basına belayı?
bundan 20-25 sene öncesinde insanların utana sıkıla aldığı bir ürün imiş:-kolay gelsin...ee şey ben tuvalet kağıdı alcaktım da.-ooo muzaffer bey demek siz de sıçıyosunuz.-yok yok valla ondan diil bizim oğlan nezle olmuş da kağıt mendilden daha ucuza ge..-hadi len sıçıyosunuz işte sıçıyosunuz!böyle bi psikolojik baskı vardı anlaşılan.
biz nonstop marka tuvalet kağıdı kullanıyoruz. işe zıç, işe zıç, işe zıç. nonstop tuvalet kağıdı, nonstop rahatlama. bitme korkusu da yok, nefis. (yani tuvalet kağıdının)
(bkz: saddam resimli tuvalet kagidi)
kedi oyuncağı...
sirkette hic bilinmeyen bir sebepten dolayi ofisin ortasinda meydana cikan ve haliyle müdürümüz tarafindan görüldügünde gözlerinin yerinden firlayacakmis gibi olmasina neden olacak obje
bi aralar minik kartonlara yazılmış duvar yazıları meşhurdu. oda kapılarına falan asılırdı. bunlardan birinde de "lütfen tuvalet kağıdını önlü arkalı kullanınız" yazıyodu. (bkz: nası yani)
o kadar yakınsın ki bana (silerken), bi o kadarda uzak (çöpe at)
lazım olmadığında her yerde karşımıza çıkan, lazım olunca arasanda bulunmayan malzeme... bu bakımdan toplum polisine benzer... hele de ishalken kişinin kendini zar zor attığı kabinde genelde bulunmaz... tabi sıçtıktan sonra farkeder bünye bunu... sora derin düşünceler sarar insanı... "aha şimdi sıçtık" der kişi içinden, sonra "evet sıçtık ne var" der gene içinden biri cevaben, kişiyi bir gülme sarar, tuvaletten gelen garip gülüşü duyan diğer tuvalet sakinleri mahali terkederler felan...
ev icerisindeyken hic acmadan rulo halinde futbol topu olarak kullanılabilecek obje.
eksikliginde kimi ihtiyaclari*yerine getirememenize sebebiyet veren nesneciktir. degeri yoklugunda anlasilanlardandir, an itibariyle candir.evde koli koli bulundurulmalidir.
yunancada tuvalet kagidi icin xarti ygeias kullanilir. aslinda saglik kagidi anlamina gelir. neymis: temizlik saglikmis
yanlış hatırlıyor olabilirim ama zamanın şebek dergisinde ve yahut lemanyak sayılarından birinde '' tuvalet kağıdı göt kanseri yapar mı?'' şeklinde bir tartışma konusuna sebebiyet vermiş temizlik gereci.
maddi gucluk cekildiginde ilk feda edilen sey... aninda evdeki tuvalet kagitlari silen marka falan olmaya baslar. o dokuzuncu sinif sariyer borekcisi pecete sub*ina benzer tuvalet kagidini gorur gormez , "bu ay da tatil icin para isteyemiycem." veya "aabi tam da zarada istedigim gibi bi mont gormustum ,yapilir mi bu bana yaa..." falan diye dusunursunuz.duzgun tuvalet kagidi sadece misafir falan gelirse rezil olmamak icin bulundurulur. bunu da maddi gucluk cekenlere/cekeceklere hatirlatma olarak not dustum. maddi gucluk cektim ordan biliyorum.
hollywood yildizlarinin nazik popocuklari zedelenmesin diye ilk onlar icin ozel uretilmis ve boylece simdi kullandigimiz yumusak pecete halini almis tuvalet kagitlari. yildizlarin kaymak gotleri olmasa buyuk olasilikla hala icinde oldugumuz milletlere gore asagidaki cesitli yontemlerle silecektik;- abd: gazete kagitlari, kagit kataloglar, misir kocanlari, midye kabuklari, kumlar...- ingiltere: koyun yunleri...- portekiz ve ispanyadaki denizciler: eskimis ise yaramayan gemi demirlerinin ipleri, halatlari...- ortacag avrupasi: saman, ot...- ingiliz lordlari: kitap sayfalari- hindistan: sol el ve su - havai: hindistan cevizi kabuklari- fransiz asilleri: popolari icin dantel kullanmayi tercih ediyiorlarmis, sadece fransizlar degil dunyadaki seckin sinif ta fransiz asilleri gibi temizliyorlarmis popolarini...- antik roma insanlari: tuzlu suda(denizde) islatilmis sungeri bir sopa vb. ucuna baglayip islerini goruyorlarmis- antik romadaki zengin insanlar: yun ve gulsuyu- eskimolar: kar...
joseph gayetty tarafindan 1857 yilinda bulunmustur. fakat o donemde insanlar, tuvaletlerinde bulundurduklari dergi, brosur, el ilani ve gazeteleri okuduktan sonra temizlik amacli kullandiklari icin ayri yapraklar halinde paketlenmis, tamamen temiz kagida para vermek pek anlamli bulunmamis, populerligini rulo halinde tekrar piyasaya suruldugunde geri kazanmistir.
cocukken okudugumuz okulu buyuyunce gordugumuzde, bu kadar kucuk muydu bu okul deriz ya da bir baska ornek gittigimiz bir yere olan mesafe zamanla daha da kuculur ya hep; dusunmusumdur , hayatta bazi seylere, bazen zaman kavramina bakis acimiz da rulo kagit gibi olmali. hic bitmeyecekmis gibi duran rulo kagidi birden bire elimizden kayar gider. her bir sonraki cevrim daha da kuculur, daha da kuculur, kuculur...pratikte her ne kadar gidip baska bir tuvalet kagidi alsanizda, varsayimim da buna imkan yok. * *
üretici firmaların %1500 kar ettikleri bir ürün. şöyle örnek vereyim, raflarda 13 - 14 ytl civarında satılan kaliteli bir tuvalet kağıdı ( 24 lü ) aslında üretici firmaya 3 - 4 ytl ye işçilik, vergi vb. giderler dahil olmak üzere mal olmaktadır. peki üretici neden bu derece yüksek fiyata sattırır bu ürünü, çok basit, market raflarının tedarikçi firmalara para karşılığında satılıyor olmasından. yani üretici 3 ytl ye mal ettiği bir ürünü markete satarken 6 - 7 ytl fiyat okur. marketlerde üstüne %30 gibi kar koyarak satarlar. üreticinin iki katı fazla fiyata ürünü satma nedeni ise marketlerin rafta ürünü sergilemek için katılım bedeli, teşhir bedeli, ciro primi, insert bedeli, gondol bedeli, sepet bedeli, insert iskontosu, teşhir iskontosu, gondol iskontosu vb. gibi taleplerde bulunması ve üretici bunları vermezse ürünü satmamasıdır. marketler de bu yolla üründen edemedikleri karlılığı yakalar ve giderlerini karşılamaya çalışırlar. marketlerin giderlerinin bu derce yüksek olması ise ( ortalama %17 ) devletin uyguladığı saçma vergi uygulamalarıdır.sözün özü: devlet vergi indirimine giderse ürünler ucuzlar, insanlar daha çok alışveriş yaparlar ve yaptıkları fazla alışveriş karşısında üretici kapasitesini artırmak adına işçi istihdam eder ve devlet her şekilde bıraktığı vergiden fazlasını sürüm yoluyla geri alır.sonuç: devlet vergi indirmez, biz de marketlerde düdüklenmeye hazır kazlar gibi pahalı alış verişler yaparız. evet...
nedense bilimum tuvalet kağıdının üzerinde çeşitli çiçek, bocek, ağaç desenleri vardır. kullanıldıkları ortamla büyük tezat oluşturuyor bu durum, sanki yaptığımız şeyi çiçekle temizlememiz onu daha güzel bir hale getirecek..
(bkz: tuvalet kagidina methiye)
çok amaçlı şahane bir icattır. tavşan resimlileri bile vardır. uçurtma uçuran tavşan, dondurma yiyen tavşan, patenli tavşan, ressam tavşan... bu resimler küçük kardeşlerin büyük ilgisini çeker. bu yüzden evdeki bütün tuvalet kağıtlarını boyama kitabı yerine kullanırlar.
icerigi doldurulduktan sonra silinmesi kolay degildir.
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |