william wordsworth

(bkz: the world is too much with us)(bkz: composed upon westminster bridge sept 3 1802)

(bkz: the daffodils)

coleridge ile birlikte yazdigi lirik baladlar resmi olarak romantik akim'i baslatir tarih içre. yazdiklari çevrilmesi anlamsiz, belki de olanaksiz yazin adamlarindan biridir, coleridge de tabii. buna göre siir (lirik baladlar'in ikinci baskisinda bahseder) insanin duygu (ya da coskuyu) yasadigi anin degil ama yeniden yasadigi ve hem oyuncu hem izleyici oldugu anin ürünüdür..

splendor in the grass"though nothing can bring back the hourof splendor in the grass, or glory in the flower; we will grieve not, rather find strength in what remains behind."

strange fits of passion have i known :and i will dare to tell,but in the lover's ear alone ,what once to me befell.

odev mi yaziyosun, adamin quote'larina mi ihtiyacin olucak, tiklaa: http://www.brainyquote.com/...william_wordsworth.html

(bkz: pandaemonium)

şiirlerini okumak "bir dağ yamacında gün doğarken bir bardak su içmeye" benzetilen ingiliz romantik şair.http://www.wordsworth.org.uk/

döneminin pozitivizmi ve materyalizminin aklını kaçırtacak kadar üstüne geldiği anlarda, düşmemek için çayırlara uzanıp, sıkı sıkıya çimenlere tutunan (gerçekten), kafasını yeşilliklere gömen, coleridge'e göre çok daha bağnaz, sevimsiz ve kuru bulunan, ama deneyimlediği dönüşümler, travmalar ve döneminin ruhuyla uzlaşamama krizleriyle, coleridge'le karşılaştırdığımda çok daha ilginç bulduğum, hatta ruhbilimcilerin, yazdıklarından hareketle karmaşık psikanalitik tablolar çıkartabileceğini düşündüğüm ilk ingiliz romantiklerinden.

ingiliz romantiklerinden. şu an okunduğunda 'hayvani basit' bulabiliriz şiirlerini, lakin durumcu yaklaşmak gerekmekte bana kalırsa, bazı edebi olaylara. şimdi, wordsworth'ün kuşağının edebiyatçılarından bir jane austen'a 'hayvani basit', 'inanılmaz yavan', 'olamaz derecede kokuşuk' demek imkansızdır, zira kadın büyük bir tevazuyla döktürmüştür; olanca tecrit edilmiş dünyasında, sınırları çoktan belirlenmiş hayatının uçlarında, bir ünzile gibi mesela (romantizm ya hani, konumuz) çitlerinin sonuna kadar çiftliğinin (hayat, metaforize ediliyor) koşmuştur. gerçi onun ötesine pek geçmemiştir. (bu noktada, o çiti geçmek babında william blake'e bakmak gerekebilir, yine aynı dönemin şairlerinden) ama yine de (bazen düşündüğümde) belki budur o'nun hoşluğu: kısıtlılığıdır, dar alandalığıdır. paslaşmasıdır hani. azıcık aşım, kaygısız başım - ben bunları gördüm, okudum, duydum: budur benim yazacağım'dır. hani, olmaz mı?wordsworth'ün yakın arkadaşı coleridge de önemli bir şair. hatta bunlar(:wordsworth, karısı ve coleridge) böyle d.h.lawrence romanı gibi filan, üçlü takılıyorlarmış. ben öyle bir duyum aldım. hatta wordsworth'ün bu konuda 'acayip çakışıyordu ruhlarımız; kanatlanıyordu. tutabilene aşkolsundu, biz ki üçümüz bir olunca' gibi tribal beyanları bulunuyormuş. neyse,bazı soneleri: 'lucy', 'it's a beauteous evening', 'anecdote for fathers', 'peter bell'.ayrıca, faideli olabilir:(bkz: byron)(bkz: walter scott)(bkz: shelley)

the world is too much with us demisligi ile de hatirlarda kalan sair kisisi.

- let the moon shine on thee in thy solitary walk; and let the misty mountain winds be free to blow against thee - demiş, cidden iyi demiş

"we poets in our youth begin in gladnessbut thereof come in the end despondency and madness."'resolution and independence'dan.

romantik dönemin, yakın arkadaşı coleridge ile birlikte başlıca iki şairinden biridir. gençlik yıllarında kendini cambridge'in eğitimine vermek yerine avrupa'yı dolaşmayı seçmiş ve bu arada fransız devrimi'nin en şanlı günlerine şahitlik etmiş, devrimden ve vaad ettiklerinden çok etkilenmişti. ingiltere'de monarşinin ortadan kaldırılabilmesi ve tüm dünyada demokrasinin hakim olması için fransız devrimi'nin evrensel bir boyuta taşınmasına yürekten inanıyordu. bir süre sonra fransız devrimi'ne duyduğu bu coşkulu inancını yitirmişse de devrim her zaman hayatında önemli bir yere sahip olmuştur. geçirdiği büyük bir ruhsal bunalımdan hayatının her devrini paylaştığı ve en büyük destekçisi olan kız kardeşi dorothy'nin yardımı ile doğaya yönelerek atlatmıştır. çoğu edebiyat eleştirmenine göre kardeşlerin birbirlerine yazdıkları mektuplardan anlaşıldığı üzere, dorothy kardeşinden çok daha büyük bir yaratıcılığa sahip olmasına rağmen bu yönünü kardeşine destek olmak adına asla ortaya çıkarmamış ve hayatını kardeşinin bakıma adayarak bir bakıma insanlığı kendisinden mahrum bırakmıştır. wordsworth seksen yaşına kadar yaşamış da olsa kırklı yıllarında tüm dehasına kaybetmiş ve bu dönemden sonra gençlik yıllarındaki görüşlerine denk düşmeyen bağnaz bir anlayış benimsemiş, kayda değer bir eser yaratamamıştır. çağının şiir anlayışına pek çok yenilik getiren şairin, dehasını kaybetmesinin sebepleri; fransız devrimine olan inancını yitirmesi, fransa'da tanıştığı ve kendisinden bir çoçuğu olan gençlik aşkı annette vallon'dan ayrılması, yakın arkadaşı coldridge'le arkadaşlığının bozulması gibi sebeplere dayandırılsa da, bu vahim olayın ardında yatan aslında wordsworth'un bencilliğinin, derinlikten yoksun bir biçimde düşünmeye başlamasının, yoğun duygulardan özellikle de acı çekmekten kaçınması yatmaktaydı.

" bir insanın yaşamının en önemli kısmı, iyilik ve sevgi adına yaptığı küçük, isimsiz ve anımsanmayan eylemleridir. " ---william wordsworth

coleridge'ın ardından yazdığı 'prelude' ü ve (bkz: we are seven)şiiriyle beni çok etkilemiş ingiliz romantizm ekolünün temsilcisi. bir şiir hem şahane pastoral bir tablo hem şahane bir film hem de güzel bir ağıt olur mu oluyor demek. 'büyük adam küçük aşk' belki de bu şiirin senaryolaştırılmış haliydi başka bir yorumla. küçük kızın şairin tüm ısrarına rağmen gösterdiği dirençle filmin küçük kızının konuşmaya gösterdiği direnç ne kadar da aynı.

ölü ozanlar derneği (dilimize çok iyi çevrilmiş olduğunu düşündüğüm film, şairler dense ne sırıtırdı) sayesinde adını duymuş ve unutmamacasına aklımda tutmuştum, diğer ozanların adları silikleşti, wordsworth'ü unutmadım, dizeleri vurmuştu, onlarımızdaydık.

Rasgele

+ markopasa net
+ sozlugun hacklenme korkusu
+ tank alirken dikkat edilecek hususlar
+ kapisiz tuvalet
+ turk kizlarinin yabanci erkek meraki
+ frutia
+ thickskin
+ cold zero
+ sevda demirel in oynadigi fantastik film
+ mujgan teyze mujgan teyze
+ uzun isim
+ buzdan dildo
+ lit
+ metallica
+ vivadixiesubmarinetransmissionplot
+ kara buyu
+ perihan abla
+ on tanimlama
+ helsinki
+ guzel ama sevgilisi olmayan kiz

HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam