|
|
"zorba" diye hep duydugum,elime gecip okuyana kadar adını "zalim, despot" vs.ye yordugum,müthis kitap.
hayatin bedava kisimlarindan en cok zevki almak isteyen herkesin okumasi gereken kitap. hayatsevdiren. kadina, belki dogru belki yanlis, sonsuz hürmet gosteren enfes adam. ayrica sibumideki lecagot'nun akdenizli versiyonu kanımca.(bkz: nikos kazancakis)
esrarengiz saatlerde egitim fakultesinin karanlik koridorlarinda esrarengiz bir bicimde dolaşan, uzuun zaman sonra karşilaştigim neşeli sozlukcu. o karanlik koridorlarda ne yapardi, ajan mi gammaz mi nedir, bilemedim ama olsun..tekrar rastlaşmak uzere diyor selam ediyorum kendisine.
her dinledigimde, "hanim koş mutfaktan tabak getir kiracam" ya da "garson ceketini cikar yakacam" nidalari atmama sebep olan, ortam musaitse arkadaşlarla kalkilip kicindan ter damlayana kadar tepinilesi, her eglenceye lazim musiki eseri.
kurbanın sert albümünden güzel bir parça.
kendi içinde bir kahramandır, sol ayağına sağı karıştırmayan.
(bkz: zorba the greek)
ayrıca gms nin trance albümünün ismi..
defalarca okudum, defalarca okurum...
riktam & bansi adli iki arkadas tarafindan kurulmus, melodik trance grubu... 2003 yilinda yaptiklari zorba albumleri takdire sayendir.
roman kahramanı, hepimizin çok yüksek bir ağacın binlerce dalındaki yaprakların üzerinde dolanan küçük varlıklar olduğumuz, dolanırken yaprağın ucuna gelip aşağı bakınca korktuğumuz ve işte tam orada tanrı inancının başladığı gibi bir şeyler diyordu. çok şeyi özetlemişti benim için (okuyalı çok oldu, yanılmıyorumdur umarım).
ahir zaman peygamberi. modern çağ filozofu. "el greko'ya mektuplar"a da gölgesi düşmüştür. "yatağında yalnız yatan her kadından bir erkek sorumludur" ya da " bir kadın bir erkeği yatağına davet ettiğinde, o erkek red ederse bu teklifi, yaşamı boyunca hatta yaşamından sonra da lanetlenir" gibi özlü sözleriyle gönülçalan bir hergele olduğunu da ispat etmiştir.
(bkz: tiran)
"mutlu olmak o kadar aslında ne kadar kolaymış. bir kaç kadeh şarap, bir avuç kestane, hafif bir meltem ve denizin kokusu yeterliymiş."
(bkz: deniz ve mehtap)(bkz: lock stock and two smoking barrels)
1964 tarihli aynı adlı romanından uyarlanmış ve mikis theodorakisin müzikleriyle bezenmiş siyah beyaz filminde anthony quinn müthiş oyunculuğuyla zorba karakterinin romandan fırlayıp gözümüzün önünde raksetmesine sebebiyet vermiştir...
(bkz: zorbalık)
kesinlikle çok gaz, inanılmaz güzel kurban şarkısı. sert albümünden.
şimdi efendim bu parça unutulmaz yunanca şarkılardan biridir. yavaş yavaş dının... dının... dınınınınınınnn... dının... dının... şeklinde başlar. sonra şarkı başa döndükçe hızlanır, bu sırada ilk notalardan itibaren derhal sirtaki şeklini almış kimseler, gittikçe hızlanan melodiye göre ayaklarını uydurmaya çalışırlar. hızlanır, hızlanır, hıza ayak uyduramayanlar bir müddet saçmaladıktan sonra kenara çekilirler, bu işte usta olanlar gururla devam ederler. en hızlı kısımda artık bir kişi kalmıştır, yere konan rakı kadehini ağzıyla kavrar, içer ve fırlatır hehehyyt!düğün dernekte vb. şahit olduğum bütün zorba sahneleri bu benzerlikte kesişmektedir...
bir arkadaşımın - ki oldukça zekiydi de-, yatılı okul yıllarında her daim, ilk 20-30 sayfası ve kapağı kopuk olmasına rağmen okumakta ve bitirmemekte ısrar ettiği, ranzanın alt katında saatlerce aynı sayfaya bakmasının 10 küsür yıl sonra bile beni güldürdüğü kazancakis'in ünlü kitabı.
kesinlikle bir cinsiyeti olan maskulen kazancakis romanı...hayata, tanrı'ya ve kendi özünü unutup aklı ile ve orda burda okudukları ile yaşamaya çalışan insanlara gururlu bir meydan okuma...zorba, sanırım erkek-insanın hayat rehberi olabilecek bir kitap."...hayatımda yaptım, yaptım, yaptım ve yine de az yaptım. benim gibi adamların bin yıl yaşaması gerekirdi..."vira!
bir zamanlar grek sanatçı fedonun sahibi olduğu gayrettepe'de ki tavernanın adı.
zorla yaptıran, acımasız hatta neredeyse diktatör; zalim, despot...
mikis theodaraks in klasik kabul ettiğim eseri.gerçek bir başyapıt.ama the greek i eksik bu zorbanın.
bi işin, bi olayın zor oldugunu beliten unlem- baba, uzaya türkleri de götüreceklermiş artık..o zor beaa..
the greek i eksik basyapitin ayni adli filminde anthony quinn ustadimiz basrolu oynamisti..
(bkz: yatagini iki kisilik yap)
default yunan lokantasi ismi.
hayat adamı, insan ruhunun ne menem bir şey olduğunu çözmüş güzel insan, vefakar dost, hayatı hayat olarak yaşayan, basitliğin yüceliğini taşıyan ademoğlu. ama böyleleri sadece romanlarda var, ne kötü...
günaha son çağrımın sponsoru.
son 30-40 sayfasını bitmesin diye 1hafta okumaya cesaret edemediğim kitap,saheser..zorba hayatın ta kendisidir..hayatın hafifliğidir( ve ağırlığıdır), hayatın ciddiyetidir(ve ciddiyetsizligidir) , hayattan zevk alma ve onu doya doya yaşama sanatıdır..
bale olarak ilk kez 1988'de yazılıp sunuldu.bugüne kadar 10 kez paris ve 5 kez buenos aires'te olmak üzere 300 kez sahnelendi.
(bkz: kardes kavgasi)
kazancakis'in muthis kitabı...bu kitaptan sonra uzuun bir sure kitap okuyamamıstım (bkz: bir kitap okudum hayatim degisti)
tersi efe.
ruh obezi olmasinda suçum bulunan sözlük kullanicisi.
neyi nasil yasattigini unutmamak icin ilk okudugumdan bugüne kadar zaman zaman tekrar okudugum kitap.her seferinde bi cümlesini daha yaziyorum bi yerlere, hatirlamak icin..bi kitap okursunuz hayatiniz degisir ya,hah,ilk defa ortaokul yillarimda okumus olmasam bu kitabı,elimden biraktigimda dusunduklerimi ne zaman dusunebilirdim bilemiyorum.kendi kendini yeniden yazan kitaptır da bu bir sekilde.her seferinde sekillenir zorba,her seferinde guzelliginin bicimi degisir.
(bkz: insan/#482500). bittiğinde zaman, insana bir dostunu bir daha hiç göremeyecekmiş gibi kaybettiği hissini tattıran roman.
(bkz: aleksi zorba)
izmirde kirk derecelik bir havada, 24 saatte bitirdigim muhtesem kitap.
loopa alıp dinlerken zıp zıp zıplatan, şebelek eden, gaza getiren muhteşem şarkı. evet. daima.
(bkz: zorbanin kitabi ile filmi arasindaki farklar)
kucukken asure kazanina dusen akademik yazar...
v harfiyle minik bir sorunuolan*, asiri realist tutumuyla bi parca bile hayal kurmaniza izin vermeyen kisidir kendisi..
içinde o anda ne varsa döken torba... bi nev i imam *... realistliğine ilişkin bkz #7731817
nikos kazancakisin ölümsüz eseri
mutlu olasim oldugunu bilmisdir de mutlu eden sarkilar gondermistir..ozlenmistir..
dünya üzerindeki neredeyse tüm şehirlerde açılan ilk yunan restaurant'ının ismi
bir solukta okunuveren saheser.kendilerini kitaplara hapseden,kitaplarda yasayan ve gerceklerden kacan, (bkz: kacis edebiyati) etraflarindaki dünyayi göremeyen entellektüellere saglam bir elestiri.
kazancakis'in mükemmel kitabı. çok az kitap aynı tadı verebilmiştir. "ıstıraplar yiğitlere özgüdür patron" sözüyle "zorba" isimli sağlam karakter akıllarda yer etmiştir.
kendileri iadtml'den ilk arkadaşlarımdan biridir. çocukken üstünde genetik deneyler yapıldığı, radyasyon yemiş bir fil tarafından ısırıldığı için burnunun üstünde kıllar çıkmıştır ve müthiş bir hafızası vardır. kendisiyle pek çok şeyi ilk defa beraber yapmışızdır ama şu an hatırlamıyorum (ben radyasyon yemiş bir balık tarafından ısırıldım) ben 4 senede bir lisans tezini veremezken kendisi bu süre zarfında bir lisans tezi, bir yüksek lisans tezi, bir buçuk adana ve bir ayran bitirmiştir. bu genç, körpe ve dombili bünyeye libido deryalarında yüzerken başarılar diliyor bu arada dikkatli olmasını da önermiyor değiliz.
aklının ve kalbinin zorbalığı başka bir bünyeyi sevmenin etkisiyle çoşmuş aşmış sözlük devamsızı...
erkek berberine asla verilmemesi gereken isim.zira vardir boyle bir mekan, her gun onunden gecerken dusunulur tabelasina baka baka...(mekani sariyerdir)
hala var mı bilmem ama zamanında bozcaada da bulunan bir balık lokantası.
insanin dolu dolu yasama istegini dile getiren bir destandir zorba.bir is yapiyorsan tum kalbimizle ona sarilmamiz gerektigini,yasiyorsan vucudumuzun sarsilircasina ondan tad almasi gerektigini belirtir.yasam coskusunu olume kafa tutan bir ihtiyarin bedeninde bizlere gosterdigi icin belki de zorba daha evel cokca soylenenleri yeni bir bicem icinde bize sunabildi ve bu derece etkili olabildi.hepimizin hayatinda eksikligini duydugu guvenilecek babacan,yigit deli dolu bir dosttu zorba.olume yaklastikca genclesmeye cabalayan...ve sonunda cok istedigi olumsuzluge kazancakisin ellerinde kavusmus oldu.ve her okuyusumuzda kimimiz icin kankardes rolunde ,kimimiz icin baba rolunde hayati komplike yasamadan nasil mutlu olabilecegimize dair cok onemli ipuclari verdi.
çanak çömlek yaparken araya giriyor ve isine engel oluyor diye bir parmagini kesen adamdan sozediyoruz burada. alexi zorba özgurluk icin yasadigini soyler hep. ve ozgur olen sayili insandan biridir. bir tepeden asagiya mertek indirirken mekanizma coktugunde bile sogukkanliligi birakmayip "kuzular yaniyor" deye kuzu cevirmenin basina oturmustu. bir kadini korumak icin butun insanligin karsisinda bile durabilirdi. hatta kendini zincirli hissettirecek herhangi birseyden siyrilmak icin herseyi yapardi. ama yine de insandi. ozgur olmak istemeyen bir kadinla karsilastiginda tersduz olmustu ornegin butun dusunceleri. nereye giderse gitsin degismeyen degistiren buyusuz adamlardandi. her halde, zorba, -varsa- cennete gitmesi gereken bir insandi. dusuncesi bile mutla besliyor. herkesin mutlulugunun bundan gectigini daha iyi nasil anlatabilirsiniz ki: cunku o mutlu ederek mutlu olmayi ogrendigi icin zorba olmustu. ozgur olmustu iste.arkaplanda morricone'nin muzigi caliyor. yunan zorba'ya yazilmis."raksetmeyi bilir misin patron?" ben bilen birini taniyorum.
anlatilmasi guc guzellikte bir romandir. aleksi zorba o kadar cok sey anlatir ki insana mesela kadinin insandan farkli bir varlik oldugunu soyler. hatta kadinin tanri tarafindan yaratilisini yaklasik olarak soyle anlatir patronuna: "tanri kadini yaratmak icin erkegin kaburgasini cikardi fakat seytan kaburgayi kapti ve kacmaya basladi. tanri seytani kovalayip tam yakalayacakken tokezledi. seytan kaburgayla kacarken kirilan boynuzu tanrinin elinde kalmisti. ve tanri kaburga yerine seytanin boynuzunu kullandi kadini yaratmak icin"
(bkz: zorba taverna)(bkz: alexis zorbas)
yunanistan en ünlü romancısı nikos kazancakis'in 1946 tarihli romanı. işçi aleksi zorba'nın hayat hikayesini en yakın arkadaşı olan mürekkep yalamış anlatıcının gözünden anlatan, hayat hakkında ipuçlarıyla dolu bir yaşam kılavuzu.
main theme'i de coook unludur . lock stock and two smoking barrels soundtrack'inde super bir versiyonunu da bulmak mumkundur .
david hughes ve john murphy'nin coveri sahanedir.
hayatin gizeminin yasadigimiz her anda sakli degil , apacik ortada oldugunu anlatan nikos kazancakis eseri. gozumuzde simsiki cekilmis bi perde ve isitmeyen kulaklarimizla ogretilmis yasamlarda ilerledigimizi yuzumuze vurur, bu yuzden biz yaslanirken, zorba genclesmektedir aslinda. dogru, yanlis nedir, hayatlarimizi degistirmek icin gereken cesaret midir yalnizca, defalarca insana sordurtan bi nefeslik kitap.tum cevaplari yine zorba verir."hicbir sey ummuyorum, hicbir seyden korkmuyorum."
(bkz: #2884508)
okurken insanın beyninin içine kazınan ve asla çıkmayan kitaptır. öyle bir kitaptır ki elinizde içkiniz denize bakarken kafanızın içinde bir anda alexi belirir ve hayatınızın ne kadar güzel olduğunu anlatan binlerce şey sayar. aynı şekilde tam birini isteyerek veya istemeyerek kıracakken o selanikli hocanın sözünü hatırlarsınız ve insan kalbi kırmanın en büyük suç olduğunu hatırlar geri adım atarsınız. böyle bir kitaptır. başucunda değil beynimde duran.
mısır kahire devlet operası tarafından eylülde crr 'da sergilnecektir ayrıca. ekibi tanımamakla birlikte bu eserin kötü yorumunu bile sahnede görmeye gitmek gerekmektedir.http://www.biletix.com/.../wtsevent.php?eventcd=esya1
mutlu olmayi unuttugumuz, unutturuldugumuz gunlerin basucu kitabi,cesitli hayat periyotlarinda defalarca okunmasini buna bagliyorum, hayatin tadini alabilmek adina hepimizin 70lik zorbadan ogrenecekleri var, egenin bir kiyisinda mangal, sarap, raki, taze meyve, sebze ve calismak ile bir cennetin yoktan var edilebilecegini gosteriyor zorba, zorbanin taptigi bir allah varsa bu korkusuzca herseyin tadini alarak yasamak sadece. ilk okudugum zamani hatirliyorum da zorbaya istedigini verebilmek icin sonunu merak etmekten icim icimi yerken 4 hafta kitabin sonunu getirememistim.
zorbalığın yarattığı bir adamdır aleksi, hayat onun ellerinde bir çocuk oyuncuğı gibidir, bütün zorluklara, engellemere karşın hoyratça yaşar hayatı, ancak buna rağmen mutludur, mutluluk kaynağıdır etrafındakiler için.
çalıştığı ortamda kendisine doğru yaklaşan bir arkadaşını görünce, sözlük penceresini tereyağından kıl çeker gibi ustalıkla küçültüverdiği gözlenen sözlük yazarı, arkadaşım. baskılardan hatta baskınlardan etkilenmeyen hoş insan. birkaç ay sonra asker insan.
(bkz: mikis theodorakis)
kazancakis yazarla zorba arasında taraf tutmamaya çalışır ama yine de bana sanki zorba'nın tarafını tutuyormuş gibi gelir.roman da insanın hafızasına çakılan ilginç cümlelerden biri de "patron, ıstıraplar yiğitlere özgüdür." cümlesi olsa gerek.
yıllar önce tv'de oynadığını hatırladığım ancak bir dvd'sini ya da vcd'sini olmadı vhs'sini bulamadığım derken nihayet bulduğum film, amazon sağolsun. zevkle okunan kitap.
o simdi asker...
elton john un 'z ' harfityle baslayan tek parcasının adı
di li gecmis zaman kullanarak iltifat eden, sorumluluk duygusu gelismis bir askerdir o*.
kiskanc sirin..
kurban ın son albümündeki* son parçadır. sözleri de şöyledir:gizlediğin birşey mi varbilmediğim derdin mi varellerin neden titrerzorbadan korkun mu varyakınman boşabeni suçlumao vurdukça sana yetmedi yetmedialıştın bunaboşuna ağlamaçektiğin sana kar etmedi etmedisen korktukçasen kaçtıkça zorba da gelir üstünedavranmazsan haykırmazsan her gün tokadı ensendegizlediğin birşey mi varbilmediğim derdin mi varellerin neden titrerzorbadan korkun mu varyakınman boşabeni suçlamao vurdukça sana yetmedi yetmedialıştın bunaboşuna ağlamaçektiğin sana kar etmedi etmedisen korktukçasen kaçtıkça zorba da gelir üstünedavranmazsan haykırmazsan her gün tokadı ensende
dizimizin dibine alalim derken yarim istanbula gönderdigimiz memetciktir. ama olsundur, top yuvarlak mac doksan dakikadir.
yunanlı yazar nikos kazancakis'in 1946'da yayınladığı romanın adı. eser aleksi zorba karakteri adı altında, yazarın kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hesaplaşmadır. ayrıca bir karakter üzerinden baştan sona bir arayışın serüvenidir de diyebiliriz. özgür ufukların ve özgür insanların simgesi bir yaşam kılavuzudur aleksi zorba.
cok guzel hi-hat lerle suslenmis sarki.. vokale ise yine laf soylemiyorum, bass lara ise agzim acik baktim hatta..
dalida da leziz bir şekilde coverlar bu her coverına can kurban şarkıyı.
istanbul dan ankara ya transfer olmuş memetçiktir...
uzun bir aradan sonra yeniden badilistimi senlendirmistir, ozlenmistir..edit: ancak fazlasiyla simarmis, izne gelir gelmez delirtmistir beni.
vatani gorevini yapmasina ragmen jestlerinden vazgecmeyen zarif kisilik*..
nikos kazancakisin olumsuz saheseri.70 lik aleksi dimdik karsimizda durur, raks ederek anlatabilir istediklerini, deli gibi calisir, yemek pisirir, sarap-sever, santuruyla icindeki muzigi haykirir, kadinlari mutlu etmeyi sever... bir gurudur...hayat suzgecinde biriktirdiklerini cömertce paylasir bizimle..okumak ve ozellikle onu anlamak herkesin harci degildir. ayrica anti-feminist yaklasimlariyla kadinlari uzebilecek kitap.(oscar wilde'in the picture of dorian gray deki lord henry'nin konusmalariini animsatir) yasama delicesine tutkuyla baglidir aleksi zorba, hicbirsey ummaz, hicbir seyden korkmaz,cunku özgürdür...
kimse dokunmamis ama can yayinlarindan cikmis bu kitaptaki imla yanlislari bana illallah dedirtmistir.
stajyer komplimanör*...
cookie ve surup ile birlikte kendisine duzenledigimiz sanal dogum gunu partisine katilan dogum gunu cocugu*..
yay burcu yazar kişi.
ne masal ne rüya albümünden bir nilüfer şarkısıyıllar oldu yüzünü göremedimdağları al gel benim içinhasretinden öldüm dön banagüneşi al gel benim içinefkarlıyım ah yana yanasorma sorma can gidiyoriçimde sevda zorba mı zorbayandım aman aman yüreğim dardasorma sorma zor geliyor
mezar taşında "hiçbir şey ummuyorum; hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm." yazan bir adamın * yazdığı anason kokusu eşliğinde bir kez daha okunası kitap.
hayattan tad alamayi bilmeyen, ogrenmek isteyen, ya da felesefelerinin dogrulugunu tastik etmek isteyen erkekler icin kilavuz niteligindeki kazancakis ustaligi, akli ve yasam sevinci, tekrar tekrar okunasi edebiyat saheseri. ancak, romanin kadinlar, bilhassa feministler uzerinde ne etki yarattigi kuskuludur. kadina ozel bir deger/ onem veren zorba, aslinda insanlarin sadece erkek oldugu fikrinden yola cikmakta, kadinlarin ise erkekler icin yaratilmis, ancak cok degerli, simartilmasi gereken yaratiklar oldugunu kabul etmektedir... evet, kadinlarin ne istedigini cok iyi bilir, onlari anlik mutlu eder ve gercegi gostermeden kalplerini kirar... sadakat her kadina ayri ayri verilir, ancak hic bir zaman tek bir kadin yoktur. helal olsun zorba'ya, keyfini cikarsin bundan mutlu olan kadinlar da...
bir kadina sarıldiginda bagirmamasi icin memelerinden tutmalisin der ustat..
raks etmek, santur calmak, guzel sozler etmek...yasli kurt boyledir....
"buyuk romanlari buyuk yapan nedir" sorusuna cevap arayanlar icin ipuclariyla dolu bir yapittir. bir kere romanin sevilesi bir karakteri olacak. hani, herkesin arkadaslik yapmak isteyecegi turden, "seni sevmeyen olsun" turunden bir karakter - zorba.bunun yaninda, kendimizi buldugumuz bir karakter de fena olmaz - zorba'nin kitap kurdu filozof patronu (olaylari birinci agizdan anlatan karakter).takip etmesi kolay ilginc olaylar gerekli - bence zorba bu kategoride biraz zayif kalir. zorba ve arkadasi seruvenden seruvene kosmaz. ama bu acigi kapatmak icin, kitap zorba'nin kendi agzindan arkadasina anlattigi eski seruvenlerle, kisa hikayelerle doludur.olaylar ve karakterler arasina serpistirilmis hayata dair saptamalar, biraz felsefe, ama yenilir yutulur hale getirilmis felsefe. - iste zorba'nin en kuvvetli yani budur bence. her sayfasinda bir saptama, bir genelleme vardir da bu saptamalar bir roman orgusu icinde verildigi icin muthis rahat okunur ve akilda kalir. bu saptamalar alinip bir felsefe kitabi yapilsa ne kadar okunurdu acaba? eminim ki zorba kadar degil!! iste, bence buyuk romanlarin en buyuk ozelligi, yazarin hunerlerini sergileyerek mesajini cok daha gozle gorulur bir sekilde vermesidir. zorba'da verilen mesaj da cok guzeldir, mesajin verilis sekli de. son olarak aklimda kalan bir iki "saptama":--- spoiler ---"senin icin her seyi yapabilirim, ama is santur calmaya gelince, onda soz veremem. santur calmak icin kafamin rahat olmasi lazim, havamda olmam lazim""santur calmak istemiyor. ne garip degil, mi, bir santur uzerinde bile kontrolum yok. kendisi istedigi zaman caliyor, istedigi zaman calmiyor!""sonra arkadasima sus dedim. ayaga kalkip dans etmeye basladi ve lafla anlatamadigi her seyi dans ederek anlatti.""hayatta yaptigim hicbir sey icin cehenneme gidecegimi zannetmem ama bir tek sey disinda. elimde firsat varken o kadinla beraber olmadim, o kadini mutlu etme gorevimi yerine getirmedigim icin cehenneme gitmeliyim."zorba ve arkadasi ayrilacagi aksam, zorba su turkuyu mirildanir:iki keklik bir kayada otuyorotme de keklik derdim bana yetiyorbu kisim turkulerimizin, sadece ezgilerinin degil sozlerinin de, ne kadar degerli oldugunu bir kez daha anlamami saglamistir. yunan yazar kazancakisin romanin bu onemli kisminda bir turk turkusu kullanmis olmasi bence ayrica guzeldir. --- spoiler ---
ölürken " benim gibi adam 1000 yıl yaşamalıydı" diyebilecek kadar yaşadığı hayattan keyif almış ve son dakikasına kadar yaşamdan keyif almış kazancakis karakteri. patronunun köyün dul kadınına yanaşmasını sağlamak için tanrıdan örnek verip "tanrı da senin gibi olsaydı meryem anamıza hiç yanaşmaz ve isa babamız hiç doğmazdı" diyebilecek kadar pratik zeka sahibi şahsiyet. bir de güzel santur çalar. velhasıl çok sevdiğim bir kitaptır zaman zaman hala açar bir kaç bölüm okurum.
iflas eder... tek kurusu kalmaz... sarabi ve tutunu disinda hicbiseyi yoktur aksam sofrasina koyacagi... kahretmek? hayata kusmek? gecmisteki guzel gunlere capa atmak? hayir! sadece dans etmek!!
http://www.aksam.com.tr/...06/02/yasam/yasamprn1.html
(bkz: bully)
kurban, gide gide yarelerim dirildi adlı türkünün melodisini kullanmıştır bu şarkıda.
nilüfer'in (yanılmıyorsam) tek 7 8 lik parçası.
büyük usta mikis theodorakis' in imza attığı, hepsi birer başyapıt olan şarkılardan oluşan bir soundtracki vardır. hele zorba' s dance veya zorba the greek adıyla anılan; yunanistan sirtaki vb ile özdeşleşmiş o bildik şarkı, klasik müzik eserlerini saymazsak, benim için tartışmasız tüm zamanların en güzel bestesidir. elimde olduğu kadar bu eşsiz soundtrack muhteviyatı:1- theme from zorba the greek2- the full catastrophe3- life goes on4- the one unforgivable sin5- questions without answers6- zorba' s dance7- the fire inside8- clever people & grocers9- always look for trouble10- life goes on (reprise)11- free12- that's me - zorba!çok egeli, çok sıcak; çok ama çok buruk...
bir diğer deyişle, zorba's dance, filmin soundtrackinin en bildik parçası, çoğumuza yunan müziğini sevdiren, bana göre ise yapılmış gelmiş geçmiş en güzel beste.öncesinde, şu diyalog geçer:basil: teach me to dance, will you?alexis zorbas: dance? did you say...dance? come on, my boy...together.ve hepimizin bildiği o ritim başlar buzukiyle.
askerden dönüp hasretimize son vermiş mağdur, mahur, makul suser, kader arkadaşı.
(bkz: ben nası büyük adam olucam)(bkz: borandan satılık)
tatillere gidesice..
insanın hayatında bazı kitaplar vardır; okunan yüzlerce kitap arasından öne çıkan, iz bırakan, başucu kitapları.. işte böylesi bir kitaptır kazancakis'in zorba'sı.. okuduğum en iyi 10 roman arasındaki yerini her daim koruyan; yaşamayı seven, her koşulda mutlu olmasını bilen, varlığıyla başka insanların da mutluluğuna neden olan bir adam* ve dostluk üzerine kurulmuş bir hikayedir.
son günlerin öfkeli adamı. potansiyel ingilizce fatihi.
g.ö.y sifresiyle gizli mesaj* gonderdigim..
kamikazelige hazirlanan, benden hedef bekleyendir*..edit: kargasa projesi'nden son anda el cektirdigim ve yedege aldigimdir..
decoder**..
tum akademik kariyerimi hice sayacak hayaller kurdurtan, bunca isimin arasinda gulumsetendir*..
|
HaydiSohbet.com İletişim ve Reklam |